İnkılap Tarihi ilk beş ünite ders notları

aygunhoca tarafından yazıldı. Aktif . Yayınlanma Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Konuları

1. ÜNİTE: Bir Kahraman Doğuyor
Batı’ya Erken Açılan Kent : Selanik
Osmanlı Devlet’i çok uluslu bir yapıya sahiptir. Ülke sınırları içinde Türklerle beraber pek çok farklı millet de bulunuyordu. Selanik Şehrinde de Türklerle birlerle Rum, Bulgar, Sırp, Yahudi ve Ermen’i gibi milletler yaşamaktaydı. Türkler ise bu milletlere göre şehirde çoğunluğu oluşturuyordu. 19. Yüzyıla kadar huzur ve güven içerisinde yaşayan bu milletler, Fransız İhtilali ile ortaya çıkan milliyetçilik düşüncesinden etkilenmişlerdir. 19. Yüzyılda Balkanlar, pek çok siyasi çatışmanın olduğu bir bölge olarak tarihe geçmektedir. Fransız İhtilali’nin etkilerini gören bu kişiler Batıcılık, Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülük gibi fikir akımlarına yöneldiler. Bu akımların ortak amacı, devleti içinde bulunduğu durumdan kurtarmaktı. 20. Yüzyıl başlarında devletin kuruluşunu meşrutiyet yönetiminde arayan Osmanlı aydınları özellikle Selanik şehirlerinde örgütlenmişlerdir. Düşüncelerini geniş kitlelere yaymak amacıyla burada çeşitli gazete ve dergiler çıkarmışlardı. Osmanlıcılık Fikri etrafında birleşen bu aydınlar zamanla güçlenerek sultan 2. Abdülhamid’e meşrutiyeti yeniden ilan ettirdiler.

Mustafa da Çocuktu
Mustafa Kemal’in babası Ali Rıza Efendi’nin ailesi Aydın’ın Söke tarafından Selanik’e gelmişlerdir. Annesi Zübeyde Hanım Konya’da Rumeli’ye göç eden bir ailenin kızıdır.
İyi bir eğitim almış olan Ali Rıza Efendi gümrük memurluğu yapmıştır. Geçim sıkıntısı nedeniyle daha sonra ticaretle uğraşmıştır. Annesi Zübeyde Hanım ise ev hanımıydı. Okuma yazmada bilen Zübeyde Hanım oldukça kültürlüydü. Aile dönemin şartlarına göre orta halli bir yaşam sürmüştür.
Çocukluğundan itibaren aile hayatına önem veren Atatürk, medeniyet esasının, ilerlemenin ve kuvvetin temelinin aile hayatında olduğu düşüncesini taşımıştır.

Cepheden Cepheye Mustafa Kemal

Kurmay yüzbaşı Mustafa Kemal öğrenimini tamamladıktan sonra 5 Şubat 1905 tarihinde stajını yapmak üzere ilk görev yer olan Şam’daki 5. Orduya atandı. Bir süre burada görev yaptıktan sonra merkezi Manastır’da BULUNAN 3. Ordu Karargahında görevlendirildi. Bu karargahın Selanik’teki biriminde çalışmak üzere Selanik’e geldi . Mustafa Kemal’in askerlik hayatında gösterdiği başarılar, hem kendini hem de Türk milletinin kaderini etkilemiştir.

31 Mart Ayaklanması’nı bastıran “ Hareket Ordusu“ na bu adı Mustafa Kemal vermiştir.
Mustafa Kemal İstanbul’dan Trablusgarp’a giderken gazeteci kılığına girerek “ şerif “ takma adını kullanmıştır . ilk asker başarısını Trablusgarp’ta kazanan Mustafa Kemal , görev aldığı tüm cephelerde başarılı olmuştur .

Disiplin, Çaba, Zafer

1914 yılının Kasım ayında Ruslar Osmanlı sınırını aşarak iki yıl içinde Erzurum, Muş, Bitlis, Erzincan , Van, ve Trabzon’u ele geçirdiler. Mustafa Kemal Paşa , Çanakkale ‘ deki başarılarının ardından görevini Ruslara karşı mücadele verilen Kafkas cephesinde 16. Kolordu komutanı olarak sürdürdü .

işe , emrindeki birliklerin yiyecek ve giyecek ihtiyaçlarının temini , haberleşmedeki aksaklıkların giderilmesi ve eksik personelin tamamlanması gibi tedbirleri alarak başladı. Ruslar karşısında dağınık halde olan kuvvetleri bir araya getirdi .

 

2. ÜNiTE : Milli Uyanış: Yurdumuzun İşgaline Tepkiler

OSMANLI DEVLETI HANGI CEPHEDE ?
19. yy Avrupa’da hız kazanan sanayileşme ve bunun sonucu ortaya çıkan sömürgecilik hareketi devletlerarası çıkan çatışmalarına ve ekonomik rekabetine dönüştü. Ayrıca Fransız İhtilalı, getirdiği yeni anlayış ve görüşlerle sıyası ve sosyal hayatta büyük değişikliklere yol açtı. Milliyetçilik düşüncesi özellikle 19. Yy başlarında etkisini göstermeye başladı. Fransız İhtilalı ve sanayi İnkılabı tüm dünyayı ve Avrupa ‘ da sınırlar, sıyası dengeler bozuldu. Tüm bu gelişmeler 20 yy başlarında Avrupa da , şartlara ve zamana göre değişim gösteren gruplaşmaları ortaya çıkardı.

GELDİKLERİ GİBİ GiDERLER…
TARIH : 30 Ekim 1918
Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savası’nın uzamasıyla insan ve malzeme yetersizliği nedeniyle zor durumda kaldı. Bu arda Müttefiki Bulgaristan’ın teslim olması Makedonya Cephesi’nin çökmesine yol açtı. Osmanlı Devletinin Almanya Ve Avusturya-Macaristan ile bağlantısı kesildi. Savaşan tarafların kuvvet dengesinin ittifak Devletleri aleyhine bozulması da ateşkesi zorunlu hale getirdi. İttihat ve terakki partisi hükümetten çekildi. Yeni kurulan hükümet, çaresizlik içinde Ateşkesi kabul etmek zorunda kaldı.
7. MADDE : İtilaf Devletleri , güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkına sahip olacaktır.
24. MADDE : 6 ilde ( Erzurum, Van, Elazığ, Diyarbakır, Sivas, Bitlis) karışıklık çıkarsa itilaf devletleri bu illerin herhangi kısımlarının işgal hakkına sahip olacaktır.

İZMİR’İN İŞGALİ
Paris Barış Konferansı’nda tartışılan ciddi konu ise daha önce gizli anlaşmalarla İtalya’ya vaadi edilen Anadolu Topraklarının bir bölümünün Yunanistan’a verilmesiydi.Doğu Akdeniz ve Batı Anadolu’da güçlü İtalya’nın varlığını kendileri için tehlikeli gören İngiltere Yunanistan ı tercih etti.Yunanistan’ın İzmir ve çevresi de tarihsel hakları ve Rumların nüfusların çoğunluğuna sahip olduğu iddiaları kabul edildi.Yunan ordusu , 15 Mayıs 1919 tarihinde itikaf Devletlerinin savaş gemilerinin koruyuculuğu altında İzmir e cıktı ve şehri işgale başladı.
CEMIYETLER
MAVİ MİRA CEMİYETİ: Rum patrikhanesi tarafından kurulan cemiyet, Yunan hükümetinden aldığı maddi ve manevi destekle çalışıyor. Amacı Eski Bizans Devleti yeniden diriltmek, Ege bölgesinde çetelere kurarak ve propaganda yaparak Yunanlılara yardım olmaktı.
PONTUS CEMİYETİ: Rum patrikhanesi tarafından desteklenen cemiyet, Samsun Merkez olmak üzere Doğu Karadeniz’de bir Pontus Devleti kurmak amacındaydı.
KÜRT TEALİ CEMİYETİ: İstanbul da Mayıs 1919 da kurulan cemiyetin amacı, Doğu illerimizi kapsayacak şekilde aynı bir devlet kurmaktı.
HÜRRİYETİ VE İTİLAF FIRKASI: Bu fırka 1911 yılında ittihat ve Terakki Cemiyetine karsı kuruldu. Mondros Ateşkes’inden sonra Anadolu‘da ki Milli Mücadele Hareketine karsı muhalefet oluşturdu.
İNGİLİZ MUHİPLERİ CEMİYETİ: İstanbul da Ağustos 1919 da Halife’nin etrafında bütünleşerek bir İngiliz mandası sağlamak amacıyla kuruldu.
ISLAM TEALI CEMIYETI: Bu cemiyet, İstanbul Medreselerinin bazı müderrisleri tarafından kuruldu. Saltanat ve hilafeti koruyucu bir yol izledi. İngilizlerin destek ve yardımlarını alan cemiyet, Anadolu da başlayacak olan Milli hareketlere cephe aldı. Halkın Dini duygularını kötüye kullanarak amacına ulaşmaya çalıştı.

Ve Milli Mücadele Başlıyor…
İzmir in işgalinden bir gün sonra Mustafa Kemal Pasa müfettişlik göreviyle Samsun a gönderildi. İngilizler ‘in gelişiyle Samsun ve çevresindeki Rum çeteleri , bölgedeki taşkınlıklarını artırmış ve Türkleri yaşadıkları topraklardan göçe zorlamaya başlamışlardı.Rum saldırıları karşısında Türklerin Direnişi ise İtilaf Devletleri tarafından güvenliği bozma olarak nitelendirdi.Mustafa Kemal Paşa‘dan beklenen , bölgedeki durumu incelemesi ve gerekli tedbirleri almasıydı.
Mustafa Kemal Paşa düşündüğü plan doğrultusunda Samsun da önce güvenliği sağladı. Ardından Orduyla ilk teması kurdu. Ardından orduyla ilk teması kurdu. Zaten Samsun, düzenli askeri birliklerin bulunduğu yerlerden biriydi.
Mustafa Kemal Paşa, Erzurum da bulunan Kazım Karabekir ve Ankara da bulunan Ali Fuat Paşa ya telgraf çekerek kendisiyle bağlantı kurmalarını istedi. Bu esnada Ege de Yunanlıların, güneyde de Fransızların işgali, bölgesel direnişlerle durdurulmaya çalışılıyordu.

Anayasa Genelgesi ( 22 Haziran 1919 )
12 Haziran 1919 tarihinde Amasya’ya gelen Mustafa Kemal Paşa, Rauf Bey, Ali Fuat Paşa ve Refet Bey gibi isimlerle bir araya geldi . Görüşmeler de Milli Mücadelenin planlaması yapıldı.
Müdafaa-i hukuk cemiyeti kuruldu ve daha önce Mustafa Kemal Paşa’nın hazırladığı metin, genelge olarak tüm sivil ve askeri yetkililere gönderildi. Amasya Genelge’si Milli Mücadele düşüncesinin eyleme geçişidir.
Amasya Genelgesi’nin yayımlanmasının ardından Mustafa Kemal Paşa önce Sivas’a, ardından hazırlıklarına daha önce başlanmış olan kongreye katılmak üzere Erzurum’a gitti.


Erzurum Kongresi
Mustafa Kemal Paşa’nın Erzurum’a gelişiyle kongre çalışmaları hız kazandı . Doğu illerinden gelen delegelerin katıldığı kongrede Mustafa Kemal Paşa oy çokluğuyla başkan seçildi .

Mustafa Kemal Paşa’nın Erzurum kongresindeki açılış konuşması oldukça dikkat çekicidir. Bu konuşmasında milli iradeye dayanan bir millet meclisi meydana getirilmesini ve gücünü milli iradeden alacak bir hükümetin kurulması gerektiğini açıklar.

Doğu illerinin temsilcilerinin katıldığı Erzurum Kongresi toplanış amacı itibarıyla bölgeseldir. Burada Mustafa Kemal Paşa’nın başkanı olduğu dokuz kişilik Temsil Heyeti seçildi. Temsil Heyeti’nin geçici bir hükümet gibi çalışmasına karar verildi.

Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919 )
Ülkenin dört bir yanından temsilcilerin katılacağı kongre İstanbul Hükümeti’ni rahatsız etti. Kongrenin toplanmasını engellemek için bazı iddialar ortaya atıldı. Örneğin Mustafa Kemal Paşa’nın ittihatçı olduğu ileri sürüldü çünkü halk, ittihatçıları Birinci Dünya Savaşı’na girişten sorumlu ve suçlu buluyordu.

Ayrıca halk, Yunanlıların ilerlemesin anlaşma yoluyla durdurabileceğine inandırılmaya çalışıldı. Böylece Mustafa Kemal Paşa’nın çalışmaları engellenmek isteniyordu. Bunun yanında İstanbul Hükümeti, Elazığ Valisi Ali Galip’ Mustafa Kemal Paşa’yı tutuklama emrini verdi.


Egemenlik Milletindir

Temsil Heyeti adına Mustafa Kemal Paşa, Mebusan Meclisi toplanmadan önce önemli konuları görüşmek, alınan kararları meclise iletmek amacıyla Sivas’ta bir toplantı yaptı (16-29 Kasım 1919) . Temsil Heyeti üyelerine ve komutanlara İstanbul’a gitmeden önce kendisiyle görüşmek üzere Eskişehir’e gelmeleri yolunda emir gönderdi. Daha sonra toplantının Ankara’da yapılmasına karar verildi.
Mustafa Kemal Paşa ve Temsil Heyeti üyeleri 27 Aralık 1919 tarihinde Ankara’ya geldi. O tarihlerde Ankara’da bir Fransız müfrezesi ve İngiliz askerleri vardı. Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya gelişiyle bu küçük Orta Anadolu şehri artık Mücadele’nin de merkezi oluyordu.

Misakı Milli
Tarih: 12 Ocak 1920
Yer: İtilaf Devletleri Filoları Ve Toplarının Tehdidi Altındaki Osmanlı Devleti’nin Başkenti İstanbul
Toplantının Amacı: Paris Barış Konferansı’nda Osmanlı Devleti ile başlayacak görüşmelerde Türk halkının kabul edilebileceği barış şartlarının ortaya konması.
Toplantıya Katılanlar: Ülkenin dört bir yanından seçilerek gelen Mebusan Meclisi üyeleri.
Toplantının Özelliği: Osmanlı Mebusan Meclisinin yaptığı son toplantı olması.

3. ÜNİTE: ‘’ Ya İstiklal, Ya Ölüm’’

İlk Zaferimiz
Birinci Dünya Savaşı’nı sona erdiren Mondros Ateşkes Anlaşmasının ardından yurdumuz işgal edilmeye başlandı. Türk halkı bu haksız işgallere karşı Topyekûn harekete geçerek Milli Mücadele’yi başlattı. Bu mücadele, Doğuda Ermenilere, Güneyde Fransızlar ve Ermenilere, Batıda ise Yunanlılara karşı yapıldı.

Destanlaşan Direniş
30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşması İtilaf Devletleri’ne Türk yurdunu rahatça işgal etme imkânı tanımıştı.
3 Kasım 1918’de Musul’u işgal eden İngilizler, Ocak 1919’da işgal alanlarını genişleterek Urfa, Maraş, Antep ve Adana’ya girdiler. Daha sonra Musul’un egemenliğinin tamamen kendilerine bırakılması şartıyla bu şehirleri Fransızlara bıraktılar.

İstiklal Milletimindir
19. yy. ‘da Rusya, İngiltere ve Fransa’nın desteği ile Osmanlı Devleti’nden bağımsızlığını kazanan Yunanistan, bu kazancı ile yetinmeyerek Batı Anadolu’yu da hâkimiyeti altına almak istiyordu. Mondros Ateşkes Anlaşmasından sonra İtilaf Devletlerince düzenlenen Paris Barış Konferansında alınan karar doğrultusunda Yunanlılar, İzmir’i işgal ettiler.

 

Birinci İnönü Zaferi
Birinci İnönü Savaşı, düzenli ordunun yaptığı ilk Savaştır. Yunanlılar düzenli orduya katılmayı reddeden Çerkeş Ethem’in ayaklanmasını fırsat bilerek Eskişehir’i ele geçirip Ankara’ya ulaşmak istediler. Bu taarruzla düzenli ordunun daha fazla güçlenmesinin önüne geçeceklerini düşünüyorlardı.

Londra Konferansı
19 Mayıs 1919 tarihinde Anadolu’ya geçen Mustafa Kemal Paşa Türk Milletini İşgallere karşı örgütlemek için siyasi çalışmalara ağırlık vermiştir. Bu çerçevede Amasya genelgesini yayımlamış, Erzurum ve Sivas kongrelerini düzenlemiş ve Amasya görüşmelerini yapmıştır.
Siyasi bir teşkilat örneği olan Temsil Heyetini kurmuş ve bu Heyetin başkanı olmuştur. T.B.M.M’ nin açılması siyasi alandaki teşkilatlanmaya perçinlemiştir.

İstiklal Marşımız Yazılıyor
Her ülkenin bağımsızlığının simgesi olarak bir Milli Marşı vardır. Milli Marşlar, Milletlerin duygu ve düşüncelerini yansıtır. Milli Marş’ta Bayrak gibi bağımsızlık sembollerindendir. Milli Marş konusunda ilk çalışma, Maarif vekâlet’inin Ekim 1920’de açtığı yarışmadır.
T.B.M.M ‘nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda yapılan oylama ile İstiklal Marşı, Milli Marş olarak seçildi.
Anadolu İnsanının Büyük Fedakârlığı
Ordu, malzeme ve erzak yönünden oldukça fakirdi. Yunan ordusu bunu fırsat bilerek Sevr Anlaşması T.B.M.M. hükümetine kabul ettirmek için saldırıya hazırlanıyordu. 5 Ağustos 1921 tarihinde T.B.M.M Mustafa Kemal Paşa’yı üç aylık bir süre için ‘’Başkomutan’’ tahin etti. Mustafa Paşa ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için ‘’Tekâlif-i Milliye Emirleri’ni’’ yayımladı.
Diriliş Destanı Sakarya
24 Temmuz 1921 tarihinde Kütahya-Eskişehir savaşlarını Türk ordusu Sakarya nehrinin Doğusuna çekilmişti. 5 Ağustos 1921 tarihinde T.B.M.M, Mustafa Kemal Paşa’ya üç ay süreyle ‘’Başkomutanlık’’ yetkisi veren kanunu kabul etmişti.
Türk ordusu, Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğinde tüm imkânsızlıklara rağmen bu savaşa hazırlanmaya çalışmıştı. Ancak Yunan kuvvetleri Türk ordusundan daha güçlüydü.
Sakarya Savaşından Sonraki Gelişmeler
Savaşı Başkumandan olarak yöneten ve attan düşerek yaralanmasına rağmen büyük bir fedakârlık gösteren iradeyi elinden bırakmayan Mustafa Kemal Paşa’ya 19 Eylül 1921 tarihinde T.B.M.M. tarafından ‘’Mareşal rütbesi ve Gazi unvanı’’ verilmiştir.
Cephede askeri zaferler elde eden Mustafa Kemal Paşa masa başında da siyasi başarılar elde etmiştir.

Savaşa Son Veren Belge
İstiklal savaşımızın zaferle sonuçlanması üzerine, Yunanistan da, Anadolu’daki başarısızlıktan sorumlu tutulan altı devlet adamı idam edilmiştir.
-- Türklerle Yunanlar arasındaki çatışmaya son verilecek.
-- On beş gün zarfında Trakya tahliye olunacak, bu tahliyeden itibaren otuz gün zarfında Trakya, Türk memurlarına devir olunacak.
-- Mütarekenin imzalanmasından hemen sonra İstanbul ve Boğazlar Türk Mülki İdaresine teslim olunacak.

 

4. ÜNİTE: Çağdaş Türkiye Yolunda Adımlar

Zaferin Ve Bağımsızlığın Tescilleri
Lozan Barış Antlaşması 20.yy. başlarında imzalanan hala geçerliliğini koruyan Uluslar arası bir belgedir. 20 Kasım 1922 tarihinde başlayıp 24 Temmuz 1923 tarihinde sona eren Lozan Barış görüşmelerine Türkiye Dış İşleri Bakanı İsmet Paşa başkanlığındaki bir Heyet ile katılmıştır.
İstanbul Lozan Barış görüşmelerinde söz konusu olmadı Doğu Anadolu’da kurulması planlanan iki yeni devlet, Lozan Barış Antlaşmasında yer almadı. Türkiye-Irak sınırı Türkiye ile İngiltere arasında yapılacak görüşmelere göre çizilecek.

Milli Sınırlardan Milli Ekonomiye
-- 1924 Türkiye İş Bankası kuruldu.
-- 1924 Türkiye Taş Kömürü Kurumu kuruldu.
-- 1925 Ticaret Ve Sanayi Odaları Kanunu Kabul Edildi.
-- 1926 Uşak Şeker Fabrikası Açıldı.
-- 1926 Kayseri Uçak Fabrikası Açıldı.
-- 1927 Teşviki Sanayi Kanunu Çıkarıldı.
-- 1928 Kırıkkale Mermi Fabrikası Üretime Başladı.
-- 1930 Ankara’da Sanayi Kongresi Toplandı.
-- 1933 Sümerbank Kuruldu.
-- 1935 Etibank Kuruldu.
--1936 Türkiye’de İlk Tank İmalatı Gerçekleştirildi.
Yaşasın Cumhuriyet
Mustafa Kemal, demokrasinin gereklerini, ulusal egemenliği ve Cumhuriyete yürekten inanan bir egemendi. Türkiye’de modern bir Devlet ve çağdaş bir toplum oluşturacak tek siyasi rejimin ‘’Cumhuriyet’’ olduğu inancındaydı. Çünkü Cumhuriyet rejimin en önemli özelliği millet egemenliğine dayanması, eşitlikçi olması. Demokrasiyi sistem olarak benimsemesiydi.

Çağdaş Devlete Doğru
Osmanlı Padişahları, Mısır’ın fethedilmesinden sonra halife unvanını da kullanmaya başlamışlardır. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında ise Padişahlar halifelik kurumundan faydalanarak İslam toplumları üzerinde etkili olmaya çalıştırlar. Ancak bunda başarılı olamadıkları gibi, birinci Dünya savaşında da düşündüklerini gerçekleştiremediler.

Serbest Cumhuriyet Fırkası
Serbest Cumhuriyet Fırkası 1930 yılının Ekim ayında yapılan Belediye seçimlerine katılmış ancak seçimler büyük çoğunlukla Cumhuriyet Halk Fırkası tarafından kazanılmıştır.

Hukuk Ve Aile
İnsanın sadece insan olması nedeniyle elde ettiği, onun kişiliğini ve değerini korumayı ve geliştirmeyi amaçlayan evrensel kurallar bütün olarak tanımlayabileceğimiz insan hakları uzun bir süreç sonunda ortaya çıkmıştır. Bu süreç içerisinde 1915 yılında İngiltere’de Magna Carta Libertatum ile halka bir takım özgürlük ve haklar tanınmıştır.