4. Ünite Çağdaş Türkiye Yolunda Adımlar Ders Notları

aygunhoca tarafından yazıldı. Aktif . Yayınlanma Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Konuları

4. Ünite: Çağdaş Türkiye Yolunda Adımlar
Saltanattan Milli Egemenliğe
Cumhuriyetten önce her konuda geri olan ülkemiz cumhuriyetten sonra büyük bir değişim yaşamıştır.
23 Nisan 1920 tarihinde açılan Büyük Millet Meclisi ardından yeni bir devlet kuruldu. Bu yeni devletin ilk anayasası ise 20 Ocak 1921 yılında resmi olarak kabul edildi. “Türkiye Devleti” adının verildiği bu yeni devlet egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu esasına dayalıdır. 1921 anayasasında kesin bir dille belirtilen bu madde yürütme yetkisinin bir aile ya da bir kişiye ait olmadığını aksine halkın seçtiği temsilciler arayıcılığıyla yönetileceği kesin olarak belirtilmiştir.
1 Kasım 1922 yılında halifelik ve saltanat birbirinden ayrılmış ve saltanat mecliste alınan ortak kararla kesin olarak kaldırılmıştır.

Zaferin Ve Bağımsızlığın Tescili
Lozan Barış Görüşmeleri 20 Kasım 1955 tarihinde başlayıp 24 Temmuz 1923 yılında sona ermiştir. Görüşmelere katılan İsmet Paşa TBMM’nin verdiği ortak karara göre hareket etmiş ve tam bağımsızlığımızı engelleyecek herhangi bir duruma karşı çıkmıştır.
Milli Sınırlardan Milli Ekonomiye
Savaş sonunda Misakımilli büyük ölçüde gerçekleşmiş ve bağımsızlık sağlanmıştır. Şimdi ise amaç ülkeyi eğitmek ve cahillikten kurtartmaktır. 17 Şubat 1923 yılında ilk defa toplanan İzmir İktisat Kongresi’nde alınan kararlar sayesinde bu konuda ilk temel atılmış oldu. Kongre sonunda ise Misak-ı İktisadi yani Ekonomi Andı adlı belge kabul edildi.
Başkent Ankara
Sivas Kongresinden sonra Ankara’ya gelen Atatürk bu tarihten itibaren Ankara’yı Kurtuluş Savaşı’nın merkezi haline getirdi. Yeni bir devlet için ilk adım olan TBMM’ de bu şehirde açıldı.
Ankara’nın başkent olması Atatürk tarafından tasarlanılan bir düşünceydi. Uygun zamanı bekleyip bunu meclise tasarı olarak sunduğunda ortak kararla Ankara resmi olarak başkentimiz oldu. ( 13 Ekim 1923)
Yaşasın Cumhuriyet
TBMM ile bağımsızlığa dayanan yeni devlet için yönetim biçimi henüz seçilmemişti. 29 Ekim 1923 yılında kabul edilen cumhuriyet ile devletimizin adı artık “ Türkiye Cumhuriyeti Devleti” oldu. Ardından cumhurbaşkanlığı seçimleri oldu ve yeni devletin cumhurbaşkanı M. Kemal Atatürk oldu.
Çağdaş Devlete Doğru
Hilafet Kaldırılıyor:
TBMM 1 Kasım 1922 yılında halifeliği kaldırmış ama yine de halifeliğin devamına karar vermiştir. Nedeni ise ortamın henüz uygun olmamasıydı.
Öğretimde Birlik Sağlanıyor:
Osmanlı Devletinde birçok medrese, Şeriye ve Evkaflar vardı. Bunlara ek olarak devlet denetimi dışında yabancı okullarda vardı. Eğitim ayrılığına son verilerek 8 Mart 1923 tarihli beyanname ile eğitim birleştirildi ve kız ve erkeklerin birlikte eğitim gördüğü çağdaş sisteme geçildi.
Çok Partili demokratik Hayat
Demokrasi herkesin düşüncesini hiçbir etki altında kalmadan ifade etmesine dayanır. Her insanın ise birbirinden farklı fikirleri olabilir. Demokrasi ise farklı görüşteki insanların birleşmesini örgütlenmesini sağlayan bir yönetim biçimidir. İşte bu yüzde M. Kemal kendi siyasi partisini kurmuş ve bu konu hakkında önemli bir adı atmıştır.
• Terakkiperver Cumhuriyet Fıkrası -> 17 Kasım 1924 - Kazım Karabekir ( Kapatıldı)
• Serbest Cumhuriyet Fıkrası -> 12 Ağustos 1930 – Fatih Okyar ( Kapatıldı)
• Cumhuriyet Halk Fıkrası -> 9 Eylül 1923 – M. Kemal Atatürk
Çağdaş Uygarlığa Doğru Adımlar
Çağdaş Toplum, Medeni Kıyafet:
Çoğu şeyde kendini geliştiren ve gün geçtikçe çağdaş bir ülke haline gelen Türkiye Cumhuriyeti artık medeni kıyafeti de benimsemeliydi.
-Bunu üzerine 25 Kasım 1925 yılında şapka kanunu resmen kabul edildi. –
Çağdaş Devletler İle Uyum Sağlanıyor:
Önceden kullanılan saat, takvim ve ölçüler çağdaş milletlerin kullandıklarından çok farklıydı. Bu yüzden diğer ülkelerle daha rahat iletişim kurmak için 26 Aralık 1925 tarihinde çıkarılan kanunla hicri ve Rumi takvim kaldırılarak yerine miladi takvim, alaturka saat yerineyse uluslararası saat uygulaması getirildi.
Tekke Ve Zaviyeler Kapatılıyor:
Osmanlı zamanında kurulan tekke ve zaviyeler asıl görevini unutmuş topluma zarar vermeye başlamıştı. Çağdaş ve ileri bir millet için 30 Kasım 1925 tarihinde TBMM’de çıkarılan kanunla tekke ve zaviyeler kapatıldı. Bununla birlikte bu kurumlara ait lakaplarda kaldırılmış oldu.