Sovyetler Birliğin Kuruluşu ve Güçlenmesi

Detaylar

SOVYETLER BIRLIĞININ KURULUŞU VE GÜÇLENMESI

1917'den 1991'e kadar SSCB çeşitli dönemlerden geçmiştir:
1-Savaş Komünizmi dönemi (1917-1921): Sovyetlerin düşmanı olan devletlerin rejimi yıkmak için kışkırttığı iç güçler ve onun yarattığı cephe gereksinimleri, yalnız büyük sanayinin değil, orta ve küçük sanayide ulusallaştırılır.
2-Yeni Iktisat Siyaseti(NEP) dönemi(1922-1928):Içte ve dışta ortaya çıkan güçlüklere karşın , sosyalist kesim yararına işleyen bir karama ekonomi dönemidir.
3-Soğuk Savaş dönemi: Nazi Almanya'sının yenilgisiyle sonuçlanan savaş, Sovyetler Birliği ile Batılı bağlaşıkları arasındaki temel antlaşmazlıkların somut sorunlar halinde ortaya çıkması ve bunun sonucu olarak beliren izler.
4-Stalin'in 1953'de ölümü, 1956'da toplanan 20. Kongre ile yeni bir dönem başlar.
5-Kruşçef'in iş başından uzaklaştırıldığı 1964'ten 1983'e kadar uzanan ve Kosigin-Brejnev ortak yönetiminin dönemi.
6-Bunu daha sonra Andropov ve Çernenko dönemleri izler.
7-Son dönem, Gorbaçov'un reformlarıyla Sovyetler'in çöküşüne zemin hazırlayan dönem olur.

Sovyetler Birliği'ndeki iki temel unsuru vardı
Sovyetler Birliği çok uluslu federal bir devlettir.
Sovyetler Birliği, bir sosyalist demokrasi'dir.
Rus Çarlığı, sınırları içerisinde birbirinden ırk, dil, din bakımından farklı toplulukları barındırırdı.
Bunların arasında Ruslar diğerlerini yönetir konumdaydı.
Bütün bu halkları merkezi otoriteye bağlı kılabilmek için Ruslaştırma politikası izlenirdi.
Devrimden sonra diğer uluslar Ruslarla eşit konuma geldi.
Bağımsızlıkları kabul edilen uluslar federalizm ilkeleri içinde bir araya getirildi.
Sovyetler Birliği, 15 birlik cumhuriyetin meydan gelmekteydi.
Ayrıca bunların içinde özerk cumhuriyet, eyalet ve bölgeler vardı.
Cumhuriyetlerden her biri, federal devletin yetkinse girmeyen konularda bağımsızdı.

Federal devletin yetkileri arasında:
Sovyetler Birliği'nin uluslararası ilişkileri ile savunulması;
Sovyetler Birliği'nin iç örgütlenişi; -
Ekonominin genel yönetimi;
Hukuksal örgütlenme ile kültürel örgütlenmenin genel yönetimi;

Devlet iktidarının temel kurumu, iki meclisli Yüce Sovyet'ti.
Birlik Sovyet'i: Sovyetler Birliği'ndeki halkların bütünü temsil eder,
Ulusal Topluluklar Sovyet'i:  federe cumhuriyetleri ve özerk bölgeleri temsil eder.
Yüce Sovyet bir yasama organıdır.
Yürütme organını oluşturan Bakanlar Kurulu'nu seçer
Bütün yetki Yüce Sovyet'in elindeydi
Batı demokrasilerinden farklı olarak, Sovyet demokrasisi tek partiliydi.
Bu parti, Sovyetler Birliği Komünist Partisi adını taşırdı.
Komünist Parti'nin kendi kongrelerindeki kararları, Sovyetler Birliği'nin siyasal yaşamında bir aşama niteliği taşırdı.
Sovyetlerde özgürlüklerin anlamı Batı'dakinden farklıydı ve kısıtlıydı.
Sovyetler Birliği'nde, devrimden önceki eski sınıf ve zümreler kalmamıştı;
Sovyetler Birliği'nde bir işçinin, bir mühendisin, bir opera sanatçısının topluma verdiklerinin birbirinden farklı şeyler olduğu kabul edilir ve buna göre emekleri karşılanırdı
Rusya'da yapılan 1897 genel nüfus sayımına göre, okuma yazması olmayanların oranı, nüfusun %76'sını buluyordu
Sovyetler Birliği'nin son dönemlerinde okuma yazma bilen insan sayısı %100 yaklaşmıştı.
Sovyetler Birliği'nde, kilise ve devlet arasındaki ilişkiler özel bir kurum tarafından düzenlenirdi.


SOVYET KALKINMA POLITIKALARININ IZLERI
Bolşevik ihtilalinden sonraki ilk yıllarda Sovyetler Birliği yöneticileri genel kalkınma hedefleriyle, Orta Asya'daki özel amaçlarını belirlediler.
Bunlara ulaşmak için, sistemli bir şekilde, acımasızca sert tedbirler uyguladılar.
Sovyetlerin Orta Asya'da uyguladığı politikaların en çok tenkit edilen tarafları şunlardır:
Rusların askerİ ve politik kontrolü elinde tutması
Rusya'ya uzun dönemli iktisadi ve teknolojik bağımlılığın sağlanması.
Geleneksel Müslüman Orta Asya toplum ve kültürlerinin sistemli olarak kaldırılması.
Eskisinin yerini alacak yeni alternatif bir Sovyet-Rus kültür ve toplumun yaratılması.

POLITIK KONTROL: MERKEZILEŞMIŞ DEVLET GÜCÜ

Bolşevik ihtilalinin temel amacı, siyasi otoriteyi elde tutmak ve Komünist Parti'nin tam anlamıyla hakimiyeti sağlamaktı.
"Proletarya diktatörlüğü", sistemin kurulması, üretim faktörlerinin kontrolü ve yönetimi yoluyla diğer ihtilal amaçlarının gerçekleşmesi için kullanılan bir araçtı.
Sömürgeci Rus Çarlık Devleti'nde olduğu gibi, Bolşevik ihtilal hükümeti de Türkistan'da hakimiyet kurmak istedi.
Türkistan'da, komünist sistemin Ruslar tarafından yönetilmesi için, şehirlere ve kırsal kesimlere Ruslar yerleştirilerek Sovyet otoritesi sağlandı.
Bolşeviklere karşı bir direnme hareketi olan "Basmacılar Hareketi", iyi organize olmamakla birlikte, halk tarafından geniş bir şekilde desteklenmiştir.
Ancak, Ruslar 1924'de Müslümanların yiyeceklerine el koyarak onları aç bırakarak ve askerİ güç kullanarak bunu bastırdılar.
1925 yılından itibaren, Orta Asyalılar siyasi bağımsızlıklarını tamamen kaybettiler ve Ruslaştırılmış Müslümanlar tarafından idare edilmeye başladılar.
Potansiyel ve gerçek liderler tasfiye edilerek ve derhal öldürülerek "temizleme hareketleri" sistemli bir şekilde yürütülüyordu.
Bu sebeple, karşı direnme hareketlerinin ortaya çıkması engelleniyordu.

IKTISÂDÎ BAĞIMLILIK
Sovyet politikalarının ikinci en önemli amacı, Orta Asya'nın iktisadi kaynaklarına el koymak ve uzun dönemli olarak iktisadi ve teknolojik bağımlılığı yaratmaktı.
Sovyetler Birliği, pamuk ihtiyaçlarını karşılamak için Orta Asya'da süper ihtisaslaşma denilen bir uygulamayı başlattı.
Pamuk üretimi çoğaltmak için alt yapı yöntemleri artırıldı.
Orta Asya'da tekstil imalatı kurulamadı, bölgenin kendi pamuğuna dayalı elbise imalatı bile Rusya'ya bağımlı hale getirildi.
Orta Asya'nın en verimli topraklarının % 70'den fazlasının pamuk ekiminde kullanılması, gıda ürünlerinde Rusya'ya bağımlılığa sebep oldu.
1980'lerin sonlarında Rusların "tarımsal sömürgeci" yaklaşımlarının ezici etkileriyle; çevre ve Türkistan halkı üzerindeki trajedik sonuçları Sovyet standartlarına göre bile utanç verici boyutlara ulaştı.
Özbekistan'daki bu uygulama sadece tarımı değil, eğitimi, kamu ahlakını çürüttü.


KÜLTÜREL VE IDEOLOJIK KONTROLE DOÄžRU: KIMLIÄžI BULMA MÜCÂDELESI
Eski Sovyetler Birliği'nin iki temel gayesi kültürel ve ideolojik dönüşümle bölgedeki hakimiyeti sağlamaktı.
Sovyetler Bolşevik ihtilalı için gerekli olan Türkistan'ın ürünleri (petrol ve pamuk gibi) eski Çarlık sömürgecileri gibi değil Zinoviev'in dediği gibi medeniyet meşalesi taşıyana büyük ağabeyleri Ruslar adına geri kalmış Orta Asyalıları modernleştirmek ve aydınlatmak için aldılar.Sovyetler Birliği yöneticileri, klasik sömürgeci geleneğiyle yaklaşarak Türkistan halkının diğer şarklılar gibi kendileri yönetemeyecekleri, bu sebeple Ruslar tarafından yönetilmeleri gerektiği varsayımıyla hareket ettiler.
Orta Asyalılar kendi kalkınmaları ile ilgili hedefler ve araçlar hakkında hiç bir söz hakkına sahip değillerdi. Böylece medeniyet meşalesi taşıyana büyük ağabeyleri Ruslar, bu yeni Marksist-Lenist ihtilalci ideolojiyi, teknolojik gücü Orta Asya'yı modernleştirme adına kullandılar.
Yerli yöneticilerin direnişlerini şiddet kullanarak engelleyerek ve bölgelerin kendi kültürel ve dini değerlerini reddederek,"Orta Asya'yı modernleştirme” planlarını gerçekleştirdiler.
Sovyetler, Orta Asyalıların kültürlerinin şahsİ ve müşterek kimliklerinin kendi hedefleriyle uyum sağlamayacağını anladılar. Bunun için de Islamİ değerlerin, kurumların ve hanedana mensup olanların yok edilmesi ve yerine yeni Sovyet Rus değer hükümlerinin yerleştirilmesi gerektiğini düşündüler.
Orta Asya'nın geleneksel sosyo-kültürel sistemine bu amaçla üç açıdan saldırdılar.
Türkistan'ın parçalanması,
Türkistan'ın diğer Müslümanlından ve Türkçe, Farsça konuşan ülkelerden olduğu kadar tarihİ geçmişinden tecrit edilmesi.
Dini inanç ve değerlerin bilhassa Islamiyetin tahrip edilmesi ve Islamİ kurumların bozulması.

TÜRKISTAN'IN PARÇALANMASI
Sovyet politikalarının en bariz başarılarından biri, Türkistan'ın sürekli ve radikal bir şekilde topraklarının ve siyasi bütünlüğünün parçalanmasıdır.
Bu politika 1924 yılında Stalin'in "toprakların sınarlarının çizilmesi" ve "Sovyet Milletler" politikası ile dil ve diyalekt farklılıklarına dayalı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler ve Otonom Cumhuriyetler adı altında bölgenin çok sayıda ve suni şekilde sınırlara ayrılmasıyla başladı.
Türklerin anayurdu manasına gelen Türkistan gibi siyasi ve kültürel mana ifade eden terimler birdenbire resmi yazışmalardan ve beyanlardan kaldırıldı.
Yerine sosyal tansiyonu yükselten ve milletler arasında stratejik kaynakların rekabetine yönelen "milliyetçilik" kavramı getirildi.
Sovyetlerin uyguladığı politikaların tesiriyle 1991'de Batı Türkistan'dan 5 bağımsız cumhuriyet doğdu. Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan.

KÜLTÜREL TECRID
Eski Sovyetler Birliği, Orta Asya kültürünün temellerini gizli entrikalarla çürüttü. Böylece Türkistanlılar hem Türkiye'den hem de diğer Müslüman dünyasının tarihi literatüründen hem de ilmİ mirasından tecrit edildiler.
Bunu iki yolla başardılar:
Eski Sovyetlerin güney sınırları boyunca bir demir perde çekerek ve dışarıdakileri yalanlayarak ve seri alfabe değişimlerine giderek.
Önce Türkçe Çağatay dilinde asırlardır kullanılan standart Arap Fars alfabesi yerine reforme edilmiş bir Arap-Fars alfabesi getirildi.
Sonra 1929 da Latin alfabesi,1939-40 yıllarında da Kiril alfabesinin çeşitli formları kabul edildi.
Rusya'dan ödünç alınan kelimelerle sunİ olarak doğan bu yeni diller zenginleşerek, Türkistanlıların birbirlerinin dillerini anlamaz hale gelmelerine yol açtı.
Yeni neslin hem Türkçe Çağatay alfabesiyle yazılmış çok sayıdaki edebi mirastan mahrum olmalarına hem de Sovyetler Birliği dışındaki diğer Müslüman ülkelerde yazılan eser ve metinleri anlamamalarına, hatta inkar etmelerine ve eski kültürü bilenleri de modası geçmiş fikirlerle dolu kabul etmelerine sebep olmuştur

ISLÂMIYETIN VE KURUMLARIN YIKILMASI


Sovyet'lerin Islamiyet'e ve onun yeniden canlanmasını ve devamını sağlayacak kurumlara yönelen saldırılarının temellerinde, hem ideolojik hem de pragmatik sebepler vardı.Ideolojik açıdan Islamiyet'in laik, ferdiyetçi, rasyonel, sanayileşmiş, modern sosyalist hayatın ihtiyaçlarıyla uyuşamaya cağını düşündüler.
Bunun için de, Islamiyet'e karşı çıktılar.
Islamiyet, Türkistan'daki, heterojen halkın fikren ve manen birleşmesini sağlıyordu. Müslüman liderler, sûfiler ve ulemalar Sovyet hakimiyetine karşı, merkez teşkil edebilecek tek güç kaynağı idiler.
Bu sebeple, Islamiyet, Sovyet devleti tarafından düzenli, sistemli ve yoğun bir şekilde yapılan saldırılara hedef olmuştur.
Bunlar arasında sayısız Müslüman alimi ve mahallİ liderlerin öldürülmesi, Islamİ edebiyatın ve metinlerin yok edilmesi, camilerin, hanların, medreselerin, vakıfların yıkılması, bütün açık ibadetlerin yasaklanması, Müslümanlara ait olan şahıs isimlerinin değiştirilmesi, şeriya mahkemelerinin ilgası bulunmaktadır.
Sovyetler, özellikle, geleneksel akraba ilişkilerine, dini liderlere, soy ve aile münasebetlerine, Islamİ kurallarla belirlenen özel mülkiyet ve miras haklarına hücum ettiler.
Ilaveten, Orta Asyalıları, Islamiyet'i zararlı tesirlerine karşı kışkırtmak ve Islamiyet'e olan güven sarsmak için, bunların yerine yeni Sovyet kurumları kurdular.
Bunlar, başlıca eğitim kurumları olan Sovyet okullarıyla, diğer sosyalleştirme ve toplumsallaştırma hizmeti gören, "köylü birlikleri", "öncü ve konsomol gençlik teşkilatları", "kızıl çayhaneler", basın ve elektronik medya idi.
Ancak bütün bu yıkma faaliyetlerine rağmen, Islamiyet tamamen yok edilemedi ve Sovyet politikaları uygulamalarında başarısızlıklar görülmeye başlandı.

ISTIKBÂL IÇIN MÜCÂDELEYE ÇAÄžRI – TEKLIFLER

Rusların egemenliğindeki Sovyet devletinin anİ ve beklenmedik çöküşü, iktisadi ve teknolojik açılardan bağımlı, siyasi ve sosyo-kültürel bakımlardan da bölünmüş yeni devletlerin doğmasına sebep oldu.
70 yılı aşan bir süredir Sovyetlerin bu topraklarda yaptıkları tahribatın izlerini silme yolunda gayret göstermek, şimdi, bu yeni devletleri bekleyen asıl iştir.
Orta Asyalılar, Asya ve Afrika'da bağımsızlıklarını kazanmak için mücadele veren sömürgelerden farklı olarak, anti-sömürgeci hürriyet savaşları kazanmadılar.
Sovyet'lerin iç çöküşü, anİ ve beklenmedik bir şekilde gerçekleşti.
Siyasi bağımsızlıklarını kazanan yeni beş devletin hiç birinde önemli bir muhalefet hareketi görülmedi.
Dışarıdaki gözlemcilere göre, rekabet sadece komünist parti içinde daha fazla otorite ve şahsİ başarı kazanmak isteyen Ruslaşmış Orta Asyalı bürokratlar arasında oldu.
Mayıs 1992 başlarında Tacikistan'ın başkenti Duşanbe'de ortaya çıkan olaylar, Orta Asya yönetimin yerini alabilecek, sosyo-politik hedeflere sahip, iyi teşkilatlanmış bir alternatif siyasi modelin de bulunmadığını göstermektedir.
Moskova'nın siyasi bağımlılığın ipini koparıp yeni devletlere bağımsızlık vermesine rağmen, hala cevap bekleyen sorular karşımızda durmaktadır:
Türkistanlılar 120 yıldan daha uzun bir süredir, baskıcı, aldatıcı, boğucu ve sömürgeci yönetimin acısını çektiler.

Basmacı Hareketi
Rusya'da Türkistan'ın istiklali için faaliyet gösterenlerin millİ ayaklanmalarına verilen genel ad.
"Baskın yapan, hücum eden" manasına gelen bu tabir, Çarlık döneminde Ruslar tarafından Türkmenistan, Başkurdistan ve Kırım'da faaliyet gösteren çeteciler için kullanılmıştır.
Basmacılar halka dokunmazlar, sadece Rus memurları soyar, hazine mallarını yağmalar ve aldıkları ganimetleri fakirlere dağıtırlardı.
1917 Bolşevik Ihtilali'nden sonra Türkistan'da faaliyet gösteren silahlı mukavemet kuvvetlerine Basmacı denilmesinin sebebi, bu kuruluşların başına geçenlerin bir kısmının ihtilalden önceki yıllarda da Basmacılık yapmış olmalarıdır.
1917 ihtilalinden önce ve sonra Ruslara karşı silahlı mücadelede bulunan Türkistanlılar, kendilerini hiçbir zaman Rusların "haydut, çeteci" anlamında kullandıkları ve dünyaya böyle göstermek istedikleri tarzda Basmacı olarak tanıtmamışlar, Islam askerleri, vatan müdafaacıları ve Türkistan azatlığının askerleri olarak göstermişlerdir.
Basmacı hareketlerinin tek gayesi, "Türkistan Türkistanlılarındır" sloganında ifadesini bulan, Türkistan'ı Ruslardan kurtararak istiklaline kavuşturmaktı.
Basmacı Hareketi 1918 yılında Kor başı Ergaş'ın liderliğinde Hokand şehrinde başladı ve kısa zamanda diğer bölgelere de yayıldı.
Hokand'da üç gün içinde Ruslar tarafından 10.000'den fazla Türkistanlı öldürüldü. 1918'de kırktan fazla korbaşının (Türkistanlı lider) önderliğinde yapılan mücadelelerde ayaklanmalar Fergana vadisine yayıldı.
Bu bölgede Ruslarla birlikte hareket eden Ermeniler 180 köyü ateşe verdiler ve yaklaşık 20.000 kişiyi öldürdüler.
18 Ağustos 1919'da Rus orduları Türkistan cephesi kumandanlığına getirilen Frunze'nin belirttiği gibi Sovyetlerin amacı bütün Türkistan'ı işgal etmekti. Basmacılar ile Kızıl Ordu arasında çok kanlı savaşlar oldu.
Fergana vadisinde Mehmet Emin Beg, Şİr Muhammed Beg, Nur Muhammed Beg, Hal Hoca ve Korbaşı Parpi gibi liderlerin emri altındaki mücahidler zaman zaman Sovyet ordusuna kayıplar verdirdiler ve mücadelelerini 1921'e kadar sürdürdüler; hatta bölgenin lideri Mehmed Emin Beg 1919'da geçici bir Fergana hükümeti kurduysa da 7 Mart 1920'de Sovyetler'e teslim olmak zorunda kaldı.
Yerine geçen Şİr Muhammed Beg de Sovyetler'e boyun eğmedi, 3 Mayıs 1920'de geçici bir Türkistan hükümeti kurarak komşu devletlerle münasebet kurmaya çalıştı.
Bu arada 31 Mayıs'ta kardeşi Nur Muhammed'i Afganistan'a elçi olarak gönderdiyse de Kızıl Ordu Hİve Hanlığı'nı ve Buhara Emirliği'ni işgal etti.
Sovyet Rusya'nın buralarda merkeze bağlı halk cumhuriyetleri kurdurmasına rağmen halk millİ mücadeleye devam etti.
Basmacı hareketlen Enver Paşa'nın 8 Kasım 1921'de Türkistan'a gelip başa geçmesiyle daha da şiddetlendi. Onun Türkistan'daki millİ mücadelelerin başkumandanı olmasından sonra Ruslar önemli kayıplar verdiler ve 19 Nisan 1922'de barış istemek zorunda kaldılar.
Fakat Enver Paşa, "Barış antlaşmasının ancak Türkistan topraklarındaki Sovyet askerlerinin çekilmesinden sonra söz konusu olabileceğini belirterek" bu teklifi reddetti.
Bu sıralarda Semerkant şehrinde Türkistan Türk Müstakil Islam Cumhuriyeti kurulmuştu.
Yıllardır bütün Türkistan'ı ele geçirmek için savaşan ve Türkistan'dan çekilmek niyetinde olmayan Sovyetler daha şiddetli saldırılara başladılar. 1922'de Sovyetlerin genel bir saldırıya geçmesi üzerine Basmacı liderleri birbirlerinden ayrılmak zorunda kaldılar ve geçici Türkistan hükümeti dağıldı.
Şİr Muhammed Beg Afganistan'a geçti, diğer liderlerden Muhyiddin Beg öldürüldü, Canı Beg de teslim oldu. 4 Ağustos 1922'de Belcuvan'a giren bir Sovyet birliğine karşı bizzat yakın muharebeye katılan Enver Paşa on bir Rus'u öldürdü, fakat karşı tarafın makineli tüfek ateşi altında kendisi de şehit oldu.
Enver Paşa'nın Ölümüyle Basmacı hareketleri sona ermedi, fakat genellikle Rusların üstünlüğü ile devam etti.
Kızıl Ordu Basmacılara karşı savaşını her yerde sürdürdü. Mücahitlere yardım eden Türkler hapishanelere atıldı. Böylece Basmacılığın birinci devri sona erdi.
1924'te başlayan Basmacılığın ikinci devresinde mücahitler silah buldukça mücadeleye devam ettiler. Bu mücadeleler de 1935'e kadar sürdü ve bu tarihte Ruslar Basmacılık harekatına kesin olarak son verdiler.
Basmacı harekatının başarıya ulaşamamasının başlıca sebepleri arasında kor başı denen Türkistanlı liderlerin kendi aralarında düzenli bir birlik ve merkezİ bir kumandanlık kuramamaları, savaşlarda tank, uçak, top ve zehirli gaz gibi silahlar kullanan Ruslara karşı mücahitlerin makineli tüfeklerinin bile olmayışı ve nihayet dışarıdan yardım alamamaları zikredilebilir.
Ruslar Basmacılara karşı kazandıkları başarıları tarihlerinin kahramanlık sayfaları olarak kabul ederler.
Dışarıya karşı haydutluk olarak tanıttıkları bu hareketlerin birçok Sovyet kumandanı ve aydını tarafından bir millİ mücadele olduğu itiraf edilmiştir.

Ayrıca Bakınız

Atatürk ResimleriAtatürk Resimleri (105)

Atatürk Videoları

Sevr (10 Ağustos 1920) ve Lozan (24 Temmuz 1923) Antlaşmalarının Karşılaştırılması ve Sınırlar

Kurtuluş Savaşı haritaları

Kurtuluş Savaşı Genel Hatlarıyla Özet

Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Sorular

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Tüm Konular Ders Notları

Osmanlı imparatorluğu Haritaları

Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Sorular

1.Dünya Savaşı Haritaları

Türkiye Haritaları

Dünya Haritaları

Flash Eğitici Oyunlar

Tarih Haritaları

Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Konuları

Kurtuluş Savaşı haritaları

Tc Inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Performans Ödevi

2.Dünya Savası Haritaları

Tarih Konular

Kpss Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük


Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

   
   

Üye Girişi  

   
   
   

Tüm hakları saklıdır. Site Adı Açıkca  belirtilerek , ve yazıya link verilerek bir bölümünden alıntı yapılabilir. Yazının izinsiz tamamen kopyalanması durumunda hukuki işlem yapılacaktır. Detaylı Bilgi için Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesine Bakınız.Telif Hakkı olan mataryel bildirliği an yayından kaldırılacaktır.

Copyright © 2009 aygunhoca.com

 

© aygunhoca.com