18 Mart çanakkale Zaferi ve şehitleri Anma Günü Oratoryo Programı

Detaylar

18 MART ÇANAKKALE ZAFERI VE ŞEHITLERI ANMA GÜNÜ ORATORYO PROGRAMI

  Kötü bir gün geldi
Susuverdi mehter, susuverdi davullar
Susuverdi Türk'ün susmaz hürriyeti

  Bozuluverdi dirlik ve düzen
Bozuluverdi birlik
Gölgemize sığınmış uluslar ters döndü

Dayandı vatanın bağrına hançer ve ağlıyordu Türk,
Ağlıyordu kader

Yıldırım olduk, yağdık düşman mevzilerine,
Teslim etmedik canım toprakları düşman eline

Bir yanda Yemen, bir yanda Tuna'm,
Bir yanda Akdeniz, bir yanda Karadeniz,bir yanda Çanakkale'm
Bir yanda ben oy! Bir yanda Suna'm oy!


YEMEN TÜRKÜSÜ

Havada bulut yok                          
Bu ne dumandır       
Mahlede ölen yok       
Bu ne figandır       
Şu yemen elleri   
Ne de yamandır   

Alu yemendir   
Gülü çemendir   
Giden gelmiyor   
Acep nedendir

Burası huştur
Yolu yokuştur
Giden gelmiyor
Acep ne iştir

Kışlanın önünde
Redif sesi var
Bakın çantasında
Acep nesi var
Bir çift kundurayla
Bir de fesi var

Bir ayağım Balkanlarda kaldı, bir kolum Trablusgarp'ta
Arap çöllerinde gördüm kalleşliği
Çanakkale dedim son gücümle
..ÇANAKKALE

..Kalk yiğitim, yine dağ başını duman aldı...
Parçalandı bir kıtanın toprakları,
Aslan payını aslan olmayan aldı...
Kalk yiğitim, yine dağ başını duman aldı.

..Ege'den,Marmara'dan zeybekler ve efeler
..Ankara'dan seymenler
..Erzurum'dan dadaşlar,
..Halep'ten Kosova'ya balabanlar
.Kınalı kuzular Osmanlı'nın dört bir yerinden akın etmişlerdi Çanakkale'ye
GÖNÜLLÜ


Ateş çevresinde uçuşan pervaneler gibiydiler
Uğradılar ceylanlar gibi yağlı kurşunlara
Sivaslı,Malatyalı anaların çocuklarıydılar
Onlar ki bütün ANADOLUYDULAR

..Her beş evden bir yiğit destanlaştı Çanakkale'de. Onbinlerce şehidin kim bilir kaç  tanesini sırasını,kitap ve defterini; lisesini, fakültesini bırakıp cepheye koşmuştu.
...YÜREKLERDEN FIGAN KOPMUŞTU!


Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,

Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.

Ne hayasızca tahaşşüt ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle- "Bu bir Avrupalı!"

Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvam-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer.

Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk;
Sade bir hadise var ortada: Vahşetler denk.

Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela...
Hani, taûna de züldür bu rezil istila!

Öteden saikalar parçalıyor afakı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'makı;

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.

Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaz-ı beşer...

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,
Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.

Şüheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyada eğilmez başlar

Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhidi...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.

"Bu, taşındır" diyerek Kabeyi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;

Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber,
Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber.


. Çanakkale bir ölüm kalım savaşıydı. Ülkenin her köşesinden, dağ başlarından,  köylerden kopup gelen çocuk yaşta gençlerin ana kuzularının aslana dönüştüğü yerin adıydı Çanakkale. Her kınalı kuzu bir kahramandı, bir destandı. Yozgatlı Hasan da bunlardan biriydi. Annesi saçlarını kınalayıp göndermişti cepheye.

.Haydi yavrum, köyüne, nişanlına veda et. Sabanını, tarlanı, her şeyini feda et. Git evladım yıllarca ben oğulsuz kalayım. Haydi oğul, haydi git! Ya gazi ol ya şehit

Kumandanı Hasan'ın saçlarını kınalı görünce yanına çağırır ve sorar:

.Oğlum bir erkek saçlarını hiç kınalar mı?
..Hasan bir cevap veremez çünkü sebebini kendi de bilmez. Hemen bir arkadaşına annesine göndermek için mektup yazdırır.

Anacığım, kardeşlerimi askere gönderirken bşına kına yakma. Zabit efendi bana sordu cevap veremedim. Kardeşlerim de cevap veremeyip mahcup olmasınlar.

..Mektubu alan annesi, ana yüreğinin sıcaklığını yansıtan bir mektup yollar oğluna.

..Ey oğlum,gözümün nuru Hasan'ım. Köyümüzde rahat rahar oturalım mı? Vatan sevgisi içimizde alev alev yanıyor. Allah bu vatan için seni yaşattı. Bu vatanın ekmeği iliklerinde duruyor. Zabit efendiye söyle .Biz  kurbanlık koçları kınalar öyle kurban ederiz . Kurbanlık koçlar nasıl kınalanırsa ben de senin saçını öyle kınaladım. Sen dört kardeşin arasında kurbansın. Sen Ismail'sin.  Sen orada şehit olacaksın inşallah.

Hasan cephede şehit olur. Arkadaşları cebinde mektubu bulurlar. Komutanına kınanın sebebini söylememiştir ama not düşmüştür mektubun sonuna.


Anam yakmış kınayı aday diye
Ben de vatan için kurban doğmuşum
Anamdan Allah'a son bir hediye
Komutanım! Ben Ismail doğmuşum.

Çanakkale içinde aynalı çarşı, ana ben gidiyom düşmana karşı..  hangi ana yanık ciğerinden gelen son nefesle bu türküyü tamamlamaz ki. Hangi ana vatan için, namus için, bayrak için kurban seçip kınaladığı körpe yavrusunu hatırlamaz ki. Hangi ana dualarla tekbirlerle  haydi oğul , ben seni bugün için doğurdum. Damarındaki kanı helal sütle yoğurdum. Haydi oğul haydi git! Ya gazi ol, ya şehit! diyerek geçit vermez dağları aşırıp düğüne gönderir gibi cepheye gönderdiği yiğidini hatırlamaz ki.

HAYDI OĞUL HAYDI GIT! YA GAZI OL YA ŞEHIT!



Eledim Eledim Höllük Eledim,
Aynalı Beşikte Canan Bebek Beledim.
Büyüttüm Besledim Asker Eyledim,
Gitti De Gelmedi Canan Buna Ne Çare,
Yandı Ciğerim De Canan Buna Ne Çare.

Bir Güzel Simadır Aklımı Alan,
Aşkın Sevdasını Canan Sineme Saran.
Bizi Kınamasın Ehl-i Dil Olan.
Gitti De Gelmedi Canan Buna Ne Çare,
Yandı Ciğerim De Canan Buna Ne Çare.

.Cepheden haberler gelir baba ocaklarına. Bu haber kara haberdir ana yüreğine. Bu haberler düğün haberidir vatansevere.

Vatan sağ olsun bu uğurda akan kan sağ olsun,
Gam etme yüreğine anam, can sağ olsun.

Ey Çanakkale, ey şehit şehir
Sende yağmurlar ne güzeldir
Sende yağmurlar bir başkadır.
Hüzün hüzün, sessiz sessiz yağan yağmur
Şehit oğullarına ağlayamayan
Şehit analarının gözyaşlarıdır


Şehitler tepesi boş değil
Biri var bekliyor.
Ve bir göğüs nefes olmak için
Rüzgar bekliyor!!!
Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye
Yattığı toprak belli
Tuttuğu bayrak belli
Kim demiş Meçhul Asker diye
Destanını yapmış kasideye kanmış
Bel el iki ahretten uzanmış
Edeple gelir birer birer
Öpsün diye faniler
Öpelim temizse dudaklarımız
Fakat basmasın toprağına
Temiz değilse ayaklarımız

Rüzgarını kesmesin gövdeler
Sesinden yüksek çıkmasın
Nutuklar, kasideler
Geri gitsin alkışlar geri
Geri gitsin ellerin
Yapma çiçekleri
Ona oğullardan analardan
Dilekler yeter
Yazın sarı, kışın beyaz
Çiçekler yeter
Söyledi söyleyenler demin
Gel, süngülü yiğit alkışlasınlar
Şimdi sen söyle, söz senin
Şehitler Tepesi boş değil
Toprağını kahramanlar bekliyor
Ve bir bayrak dalgalanmak için
Rüzgar bekliyor
Destanı öksüz, sükutu derin
Meçhul Askerin
Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye
Yattığı toprak belli
Tuttuğu bayrak belli
Kim demiş Meçhul Asker diye

Geride dillere destan olmuş bir mücadele , asırlarca yankılanacak ve şairin dizelerinde kanla yazılmış bir destan kaldı
.BU VATAN KIMIN?
.     Bu vatan, toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır;
Bir tarih boyunca, onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir.

..BU VATAN KIMIN?
    Ardına bakmadan yollara düşen,
Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,
Huduttan hududa yol bulup koşan,
Cepheden cepheyi soranlarındır...

BU VATAN KIMIN?
..         Ileri atılıp sellercesine,
Göğsünden vurulup tam ercesine,
Bir gül bahçesine girercesine,
Şu kara toprağa girenlerindir...

..Şehitler Allah'tan şunu istediler: Ya Rabbi, bizi dünyaya tekrar gönder ve senin uğrunda bir kere daha şehit olalım.

.. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak ,toprağı sıksan, şüheda.
Canı,cananı, bütün varımı alsında Hüda.
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
..Bastığın yerleri toprak diyerek geçme ,tanı!
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun,incitme yazıktır atanı.
Verme , dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

....Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal;
Ebediyyen sana yok ırkıma yok izmihlal.
HAKKIDIR HÜR YAŞAMIŞ BAYRAĞIMIN HÜRRIYET,
HAKKIDIR HAKK'A TAPAN MILLETIMIN ISTIKLAL

Nice hürriyet sevdalısı vatan için seve seve şehit oldu  ve türküler yakıldı Çanakkale üstüne;Türk'ün zaferi onurlu bir ezgi oldu  ulusun dudaklarında
ÇANAKKALE TÜRKÜSÜ



Çanakkale içinde vurdular beni                 
Ölmeden mezara koydular beni
Of gençliğim eyvah

Çanakkale içinde aynalı çarşı
Ana ben gidiyom düşmana karşı
Of gençliğim eyvah

Çanakkale içinde bir uzun selvi
Kimimiz nişanlı kimimiz evli
Of gençliğim eyvah

Çanakkale içinde bir kırık testi
Analar babalar ümüdü kesti
Of gençliğim eyvah

Ayrıca Bakınız


Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

   
   

Üye Girişi  

   
   
   

Tüm hakları saklıdır. Site Adı Açıkca  belirtilerek , ve yazıya link verilerek bir bölümünden alıntı yapılabilir. Yazının izinsiz tamamen kopyalanması durumunda hukuki işlem yapılacaktır. Detaylı Bilgi için Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesine Bakınız.Telif Hakkı olan mataryel bildirliği an yayından kaldırılacaktır.

Copyright © 2009 aygunhoca.com

 

© aygunhoca.com