Mezopotamya Sanatı Haritası

aygunhoca tarafından yazıldı. Aktif . Yayınlanma Mezopotomya Uygarlıkları Haritaları

Mezopotamya Sanatı Haritası

Mezopotamya Sanatı Haritası

Haritayı Büyütmek İçin Üzerine Tıklayınız

Mezopotamya sözcüğü Grekçe Potamos(nehirler) ve Mezos (arası)sözcüklerinin birleşiminden doğmuştur ve bu yeni sözcük genel anlamda Fırat ve Dicle nehirlerinin Anadolu'yu terk ettiği bölgeden başlayıp iki nehrin birleşerek Basra körfezine döküldüğü noktaya dek uzanan nehirler arasındaki geniş alanı kapsar. Mezopotamya bataklık ve balçık bir bölgedir. Her yıl iki nehrin taşkınlarıyla bölge sular altında kalır ama bu taşkınlar aynı zamanda bölgenin bereketidir. Bu nedenle çok eskiden beri bölgede yaşam vardır. Aynı nedenle bir cazibe merkezi olan bölgede hiçbir zaman uzun süreli bir otorite başa geçmemiştir. Bölge zaman zaman yerli halklar ve saldırgan kavimlerin idaresine girmiştir. Bölgeyi, Bağdat'ı orta nokta alıp Aşağı ve Yukarı Mezopotamya olarak adlandırabiliriz. Yukarı Mezopotamya Asur yurdudur. Bağdat'ın hemen aşağısında Akad ve Babil, onun altında Sümerler ve üçünün doğusunda Elemler görülür. Sümerlerle başlayan Mezopotamya Mimarisi M.I. 5000 yıllarında başlar ve günümüze kadar gelir. Sümerler M.I. 3000 başında Fırat ve Dicle Nehirlerinin mecralarına yerleştiler. Bu insanların geldikleri yer yüksek Iran yaylalarıdır. Bundan önceki yerleri bilinmemektedir. Ilk inşatlar kamış örgüden olup üzerine balçık çamuru sıvanıyordu. Bu yapı anlayışından sonra, pişmiş toprak tuğla, mimarinin esas yapı malzemesi olmuştu. Bu ilk çağda, güzel formlu, pişmiş kaplar bulunmuştur. Ancak bu kaplarda bir form ve süs yoktur. Kapların üzerine ilk süsler kazınarak yapılmıştır. Yukarı Mezopotamya'da nadiren taş malzeme bulunsa da aşağıda hiç bulunmaz, bunun için hakim malzeme balçıktan hazırlanan ve güneşte ya da fırında kurutulan kerpiç tuğladır. Taş malzeme dışarıdan getirilir ve yalnızca temellerde kullanılır, tıpkı ahşap malzemenin de dışarıdan getirildiği gibi. Mezopotamya parlak bir uygarlık göstermiş olmasına rağmen bu dayanıksız malzeme, bölgedeki görkemli yapıların şekilsiz höyük kabartılarına dönüşmesine neden olmuştur. Oysa halklarının ortaya koyduğu anıtsal yapıların, kullandıkları sırlı tuğlaların parlak renkli yüzeyleriyle sağlanan görkemli görünümleri vardı. Mezopotamya sanatı bir halkın, bir imparatorluğun, bir idare sisteminin karakter ve bütünlüğünü göstermez. Mezopotamya'nın coğrafi durumu yüzünden burada, Babil ve Asur'da ayrı ayrı uygarlıklar doğar. I.I ilk binlerde Mezopotamya'da küçük kent devletleri vardır. Bu kent devletleri aralarında durmadan savaşırlar. Ve böylece yönetim bir kentten diğerine geçer. Ayrıca dıştan gelen göçler yüzünden bu bölge süresiz olarak değişmiş ve gelişme olanağı bulamamıştır. Işte bu yüzden Mezopotamya'da sanat, Mısır'da olduğu gibi mantıklı bir gelişim gösterememiştir. Bu nehir boyu sanatı, arkaik yönü ile akla uygun ve sağlamdır. Ancak Mısır'daki gibi portre anlayışlı ve insani değildir. Heykel sanatı Mısır'a göre daha inşaidir. Yani tasvir etmiyor, buna karşılık öğeleri yan yana getirerek inşa ediyor. Bu bakımdan monoton ve dekoratiftir. Mimari zengin buluşlar ve yaratıcılık içindedir. Mezopotamya'nın mimari sanatında Mısır'da olduğu gibi sütun, filpaye gibi öğeler ile cepheden anlatım, simetrik oluş ve dikey kuruluş vardır.

Ayrıca Bakınız

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile