İslam Fetihlerinden Önce Arabistan Haritası

busegül dündar tarafından yazıldı. Aktif . Yayınlanma islam Tarihi Haritaları

İslam Fetihlerinden Önce Arabistan

Haritayı Büyütmek için Üzerine  Tıklayınız

İslam Fetihlerinden Önce Arabistan Haritası

İslam Öncesi Arap Yarımadası

İSLAM ÖNCESİ ARABİSTAN SİYASİ TARİHİ

 

            Arap Yarımadası Tihame, Hicaz, Necid, Yemen ve Arud olmak üzere başlıca beş coğrafi bölgeden oluşmaktadır. Siyasi tarihi de genellikle Güney Arabistan, Kuzey Arabistan ve Hicaz bölgesi olmak üzere üç bölümde incelenir. Güney ve Kuzey Arabistan’da devletler kurulurken, Hicaz’da kabileler müstakil halde yaşıyorlardı.

            İslam öncesinde kuzey Arabistan’da Nabatiler, Tedmürlüler, Gassaniler ve Hireliler hüküm sürmüşlerdir. Bunlardan son ikisi İslam’ın doğuşuna dek varlıklarını korumuşlardır. Gassaniler Bizans imparatorluğuna, Hireliler de Sasani imparatorluğuna bağlıydılar. Aynı zamanda her ikisi de Hristiyanlığı kabul etmişlerdi.

            Güney Arabistan’da önceleri Mainliler hüküm sürmüş, onların yerini Sebeliler almış, Sebelilerden sonra da Himyeriler devlet kurmuşlardır. Himyeriler zamanında Yemen’e iki dönem Habeşliler, daha sonra da Sasaniler hakim olmuşlardır. Himyerilerin son kralı Zünüvas’ın Yahudiliği kabul ederek Hristiyanlara zulmetmesi, Yemen tarihinde önemli yer işgal eder. Bundan yaklaşık elli yıl sonra, II. Habeş hakimiyeti döneminde Ebrehe’nin Kabe’yi yıkmak üzere Mekke üzerine başarısız bir saldırıda bulunması Yemen ve Mekke tarihi açısından önemlidir. Ebrehe’nin ölümünden kısa bir süre sonra Sasaniler Yemen istila edip kendilerine bağlı bir vilayet haline getirdiler.

            İslam doğduğu sırada Yemen’e Sasaniler hakimdi. İslam tarihinde Hicaz’ın yeri çok önemlidir. Çünkü İslam dini bu bölgede doğmuş, Hz. Peyamber de burada yaşamış ve İslam’ı burada tebliğ etmiştir. Mekke, Medine ve Taif bölgenin üç önemli şehridir. Mekke’ye ilk olarak Amalika, onlardan sonra Cürhümlüler, daha sonra da Huzza kabilesi hakim olmuştur.

            Kusay b. Kilab ile birlikte Huzza’dan Kureyş’e geçen Mekke hakimiyeti, İslam’ın doğduğu sırada bu kabilenin elinde bulunuyordu. Yalnız Kureyş’in bu dönemde emiri veya kralı yoktu. Şehir, kabile temsilcilerinden oluşan bir meclis tarafından yöneltiliyordu. Kamu görevlileri kabileler arasında paylaşılmıştı. İslam’ın doğduğu sırada Medine’de Nadir, Kaynuka ve Kurayza adlı Yahudi kabileleriyle, Evs ve Hazrec adlı Yemen asıllı Arap kabileleri oturuyordu. Taif’te ise Sakif kabilesi yaşamaktaydı.

 

İSLAM ÖNCESİ ARAP TOPLUMU

            Arabistan’ın asıl sakinleri Araplardır. Araplar, soyları devam etmeyen, nesilleri kesilmiş Araplar(Arab-Baide) ve soyları devam eden Araplar(Arab-ı Aribe) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Soyları devam eden Araplar da Kahtaniler ve Adnaniler olmak üzere üki kısımdır. Kahtanilere, asıl vatanları Güney Arabistan olduğu için Güney arapları, Adnanilere de Kuzey Arapları denir.

            Yaşayış tarzı bakımından Araplar bedevi(göçebe) ve hadari(şehirli), yerleşik hayat süren olmak üzere ikiye ayrılırlar. Bedeviler çöl ve vahalarda hayvanlarıyla birlikte konar-göçer olarak yaşarlar. Hadariler de köy, kasaba ve şehirlerde kendi mahallerinde hayat sürerler. Toplum yapısı hem bedevilerde ve hem de hadarilerde kabile esasına dayanır. Kabilenin bir başkanı ve bu başkana yardımcı olan bir de meclis vardır. Kabilede dayanışma ruhu (asabiyet) esastır.

            Cahiliye Araplarından kan davaları yaygındı. Kabileler arasında çeşitli sebeplerle savaşlar(Eyyamü’l Arab) meydana gelirdi. Aile müessesi mevcuttu.

            Arapların İslam’dan önceki dini ve sosyal hayat telakkileri cahiliye kavramı ile ifade edilmiştir. Bu kavram, Kur’an-ı Kerim’de ve Hadis_i Şeriflerde, Arapların İslam’dan önceki inanç, tutum ve davranışlarını İslam dönemdekilerden ayırmak için kullanılmıştır.

            İslam’dan önce Arap yarımadasında Yahudilik, Hristiyanlık, Putperestlik, Mecusilik, Sabiilik gibi dinler mevcuttu. Bunun yanında hanifler de vardı. Fakat en fazla putperestlik yaygındı. Putperestlikle birlikte, Hz. İbrahim dininden kalma Allah inancı, hac ve umre gibi ibadet şekilleri de, zaman içinde uğradığı birtakım değişikliklerle varlıklarını sürdürüyorlardı. Putperestlikten sonra, iki semavi din olan Yahudilik ve Hristiyanlık geliyordu.

            Arap yarımadasının ekonomisi ağırlıklı olarak ticarete dayanıyordu. Bunun yanında tarım ve hayvancılık da önemli bir yere sahipti. İslam’ın doğduğu sıralarda ticarette en başarılı ve meşhur kabile, yaz ve kış seyahatleri ile ünlü olan Kureyş kabilesiydi. Arabistan’ın çeşitli yerlerinde panayırlar kurulur, bu panayırlarda alışveriş yapılır, kabileler arası ihtilaflar çözülür, şiir yarışmaları tertiplenirdi.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile