Öğretim Materyallerinin Öğretim Ortamındaki Yeri ve Önemi

aygunhoca tarafından yazıldı. Aktif . Yayınlanma Öğretim Yöntem ve Teknikleri

Öğretim Materyallerinin Öğretim Ortamındaki Yeri ve Önemi

Öncelikle öğretimin ve öğretim kelimesinin ne ve nasıl maksatla kullanıldığını iyi bilmek gerekir. Bu kelimenin   üzerinde durmamızın sebebi öğretimden ne anladığımız ve bir adayı olarak öğretimi nasıl gerçekleştireceğimizi  ve bu zaman içerisinde öğretimsel materyalleri nasıl geliştirdiğimizi ve kullandığımızı etkilemektedir. Öğretimi kısaca şu şekilde açıklayabiliriz;bireyin davranışlarında yada kapasitesinde zaman içerisinde ve bireyin yaşantılarının sonucunda meydana gelen değişiklikler bütünüdür. Öğretime daha değişik yaklaşımlarda söz konusudur bunlar aşağıda açıklanacaktır. Öğrenme teorilerini incelediğimizde karşımıza iki temel öğrenme anlayışı çıkar davranışsal ve bilişsel.

Davranışçı Yaklaşım:

Davranışsal öğrenme anlayışına göre öğrenme bireyle bilginin arasındaki etkileşimin sonucu olarak kişinin davranışlarındaki değişikliklerdir. Davranışsal eğitim anlayışına göre deneysel araştırma yöntemlerini kullanarak bütünün parçaları üzerinde elde edilen bilgiler sayesinde bütünle ilgili genel bir sonuca ulaşılması gerekir. Davranışçı eğitim anlayışı eğitim camiasında büyük kabul görmüştür. Ancak bu anlayışta ihmal edilen en önemli gerçek,insanın karmaşık  bir canlı olduğu gerçeğidir yani etkileşimlidir. Bu durumda bir değişim süreci içerisinde olduğundan bu kuram insanın bu yönünü ihmal eder buda büyük sorunlar ve hatalar neden olabilir. Davranışçı kuramcılar öğrenmeyi uyarıcı ile davranış arasında bağ kurma işi olarak görürler. Uyarı canlıyı harekete geçiren bazı olaylar bütünüdür. Duyulan bir ses, kâğıt,d,bilgisayar bunlar bazı uyarıcılardır. Uyarıcılar canlıları etkilerler. Bir uyarı karşısında canlıda meydana gelen değişime davranım veya tepki denir.  Tepkilerin oluşturduğu eylem davranıştır.  Davranışçı kuramcılara göre davranış değişmesine neden olan 3 temel öğrenme süreci vardır. Bunlar klasik koşullama,edimsel koşullama birde gözlem yoluyla öğrenmedir. Istenilen davranışları oluşturmanın yolu organizmaya dışardan gerekli uyarıların verilmesine bağlıdır. Temelde davranışçılar bunu etki-tepki formülü ile açıklamaktadırlar. Davranışçı öğrenme ilkelerinin çoğu hayvanlar üzerinde denendiği için bu ilkelere yöneltilen en büyük eleştiri insan öğrenimini karmaşıklığından dolayı, öğrenimin basit bir şekilde gözlemlenebilen davranışsal çıktılar olarak kabul edilmeyişi olmuştur. Günümüzde davranışçılığın etkileri sürmektedir. Örnek olarak  Bilgisayar Destekli Eğitim verilebilir. Davranışçı yaklaşıma Pavlov’un deneyini örnek verebiliriz. Pavlov kontrollü bir deneysel ortam oluşturduktan sonra köpeğe düzenli olarak yiyecek vermeden hemen önce zil sesi ile uyartı vermiştir. Bunu belli aralıklarla tekrarladıktan sonra yiyecek vermediği durumlarda da zil sesini duyduğu zaman köpeğin salya salgıladığını görmüştür. Pavlov, yiyecek ile salya salgılamak arasındaki ilişki doğal ve otomatik olduğundan dolayı yiyeceğe (koşulsuz uyarıcı)salyaya ise (koşulsuz tepki) demiştir. Yeni uyarıcıya (zil sesi)ise doğal olarak köpeğin salya salgılamasına neden olmadığı için (koşullu uyarıcı),zil sesi karşısında gösterilen salya salgılama davranışına ise (koşullu tepki) adını vermiştir.


Bilişsel Yaklaşım:

Bilişsel yaklaşımı anlatmak için biliş kelimesinin tanımı üzerinde durulmalıdır. Biliş ,insan  zihninin dünyayı ve çevresindeki olayları anlamaya yönelik yaptığı işlemlerin tümüdür. Bilişselciliğe göre öğrenme ;öğrencinin ne bildiği ve ona nasıl ulaşabildiğidir. Burada temel ilgi davranışçılıkta ki gibi dışsal etmenlere değil ,öğrencinin içsel olarak kullandığı bilişsel süreçlere yöneltilmiştir. Örneğin bilişselcilerin sıklıkla vurguladığı içsel süreçlerden biri olan bilgi işleme etkinlikleri özde öğrenciye sunulan bilgilerin en iyi biçimde aynen belleğe kayıt edilmesi amacını taşımaktadır. Içeriğin yapısallaştırılması öğrencinin dışsal uyarıcılarla dikkatinin sağlanması ,güdülenmesinin gerçekleştirilmesi ,pekiştirilmesi gibi tüm bu nedenlerle bilişsel yaklaşımla öğretim uygulamaları üzerinde beklenen değişimi oluşturamamıştır. Bilişsel öğrenme kuramcıları davranışçıların aksine öğrencilerin sunulan bilgileri alan durağan bireyler olmadığı ancak bilgiyi alan bunu kodlayan hafızaya kayıt eden ve gerektiğinde hafızadan geri çağırıp kullanan bireyler olduğunun savunmuşlardır. Bu anlayış ile birey ve öğrenilecek içerik arasındaki etkileşim süreci irdelenmeye başlanmış ve bu süreç boyunca bireyin gösterdiği bilişsel öğrenme etkinlikleri tanımlanmaya ve açıklanmaya çalışılmıştır. Diğer bir değişle,bilişsel kuramcılara göre de öğrenme bireyin belirlenmiş hedefler doğrultusunda gözlenebilir ve ölçülebilir davranışlar sergileyebilmeleri olarak yorumlanmıştır. Birey belli bir zaman ve yerde öğrendiği bilgiyi istediği yer ve zamanda uygulama yetisine sahiptir. Örneğim okulda öğrendiğimiz bilgileri , aradan bir süre geçtikten sonra sınavlarda hatırlayabilir; yada yıllar sonra günlük hayatımızda bir problemi çözer iken kullanabiliriz. Bu durum bireyin öğrenilen bilgileri belli bir yerde depolama kapasitesine sahip olduğunu göstermektedir. Birey bu özelliği sayesinde belli bir durum karşısında çeşitli davranışlar ortaya koyabilir.
Dışarıdaki uyarıcının insanın duyu organları tarafından alınması ile davranışa dönüştürülmesi sürecinde bilgilerin nasıl kazanılıp depolandığı doğrudan gözlenememekle birlikte bununla ilgili çeşitli hipotezler geliştirilmiştir. Günümüzde bunlardan en çok kabul göreni bilgiyi işleme kuramıdır. Bu kuram bireyin bilgiyi toplama örgütleme depolama ve hatırlama aşamalarıyla ilgilenir.
Bilgiyi işleme kuramının iki temel sayıltısı vardır. Bunlar :
1-    öğrenme sürecine ögrenci aktif olarak katılmak zorundadır. Birey dışarıdaki uyarıcıların duyu organlarına gelmesine beklemek yerine aramak eğilimindedir. Birey etkileşim kurduğu uyarıcılara kendisi anlam verir ve yorumlar.
2-    Ön bilgiler ve bilişsel becerileri duyularına gelen uyarımları anlamasına ve yorumlamasına yardımcı olur.


Oluşturmacı Yaklaşım:

Öğrenme konusunda oluşturmacı görüş, üretici öğrenme ,keşfederek öğrenme ve duruma bağlı gibi teorilerin bir araya gelmesiyle oluşan oldukça yeni bir görüştür. Bütün bu görüşler arasında ortak nokta ,bireylerin aktif olarak gerçek durumlar karşısında veya gerçek problemi çözerken kendi bilgilerini oluşturmaları ilkesine dayanmaktadır. Bu görüşe göre ,ayrıca ,bireylerin kendi bilgilerini etrafındaki bireylerin yardımıyla oluşturdukları kabul edilmektedir. Oluşturmacı görüş her ne kadar yeni bir terim olsa da, bu fikrin temelleri Jean piaget and lev S. Vaygotsky’e kadar uzanmaktadır. Piaget (1973) mantıksal düşünmenin gelişimi sürecinde öğrenici ve çevrenin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini savunmuştur. Oluşturmacı kuramam göre zihnimiz mercek gibi davranmaktadır. Dolayısıyla bilginin onu oluşturan parçalardan ayrılarak kullanılması düşünülemez. Böylece ,baktığımız resimde gördükleriz sahip olduğumuz merceğe bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Başka bir deyişle aklımız kadar görmek ve anlamaktayız bu görüşe göre , yeni bilgilerin oluşturulması sırasında olayı düşünmek ve eski tecrübelerimizi yorumlamak çok önemli bir yer tutmaktadır. Her kişinin kendi bilgi ,beceri ve tecrübelerinin olduğu göz önüne alındığında herkes kendi bilgisini oluşturur demek mümkün olmaktadır. Öğrenmeyi bu durumda yeniden tanımlamak gerekecek olursa öğrenme eski bilgilerimizin tecrübelerimiz ışığında yeniden yorumlanarak yeni bir hale getirilmesidir diyebiliriz. Davranışçı ve bilişsel öğrenme kuramlarının belirlediği öğrenme alışkanlıklarımızın bilgi cağının gereksinimleri doğrultusunda değiştiğini kabul etmeliyiz. Eski öğrenme alışkanlıklarımız bilgiyi kitap sayfalarında okul duvarları arasında yada bilginin en temel kaynaklarından biri kabul edilen öğretmenlerde aramamıza neden oluyordu. Ancak yeni öğrenme alışkanlıklarımızla birlikte artık bilgiyi arayan bulan yorumlayan ve kullanan bireyler haline geliyoruz.

Ayrıca Bakınız

Seminer Çalışması Dökümanları

Öğretim Yöntem ve Teknikleri

Şube Öğretmenler Kurulu Tutanakları

Zümre Toplantısı Tutanakları

MEB Mevzuat Bankası

Anadolu ve Fen Liseleri Öğretmen Seçme Sınavı

Atatürk Hakkında Bilgi ve Döküman

Atatürk Resimleri

Tarih Haritaları

Coğrafya Haritaları

Hayat Bilgisi

Tc Inkılap Tarihi ve Atatürkçülük

Ülkeler Ansiklopedisi

Tarih

Coğrafya