Kpss Tarih Tüm Konular Ders Notları

aygunhoca tarafından yazıldı. Aktif . Yayınlanma Kpss Tarih

 

TARIH NOTLARI

TARIH: Insan topluluklarının bir biriyle olan ilişkilerini yer ve zaman göstererek neden sonuç ilişkisi içinde inceleyen bilimdir. Deneyi, gözlemi yapılamaz ve tekrarlanamaz.  Tarih öncesi devirler(Prehistorya): Yontmataş, cilalıtaş ve maden devridir.

TÜRK ADININ ANLAMI VE KÖKENI

1)- Ziya Gökalp'e göre; Töre kelimesinden gelir. Buna göre Türk demek "Türeli=Nizamlı,geleneklerine
bağlı" demektir.
2)- Danimarkalı Bilgin WAMBERY'e göre Türemekten (Türük) gelir.  Buna göre Türk demek TÜREMIŞ, ÇOÄžALMIŞ demektir.
3)- Kaşgarlı Mahmut'un "Divan-ı Lügatıt Türk" adlı eserinde Türk demek "OLGUNLUK ÇAÄžI" demektir.
4)- Genel olarak Türk demek, GÜÇLÜ,KUVVETLI manasında kabul edilir.

TÜRKLERIN KULLANDIÄžI TAKVIMLER:
1-12 Hayvanlı Takvim: 1 yıl 365 gün ve 12 aya, Gün 12 kısma ayrılmıştır.
2-Hicri Takvim: Islamiyeti kabulden sonra benimsenmiştir. Hicri takvimin başlangıcı (miladi 622) Hz.Muhammed'in Mekke'den Medine'ye göçüdür. Ay yılı esasına dayanır. 1 yıl 354 gündür.
3-Takvim-i Meliki: Selçuklu sultanı Melikşah adına düzenlenmiştir.
4-Rum-i Takvimi: 1.Mahmut zamanında (1676) Mali işlerde kullanılmaya başlanmıştır.
5-Miladi Takvim: 1925 yılında çıkarılan bir kanunla kabul edilmiştir. Hz.Isa'nın doğumuyla başlar.

(KPSS'de Ilk Uygarlıklardan Soru Gelmemektedir. )
ASYA VE MISIRDA KURULAN ILK UYGARLIKLAR
MEZEPOTAMYA: Ilkçağın ilk ve en önemli uygarlıklarının geliştiği bölgedir. Mezepotamya, Fırat ve Dicle nehirleri arasında kalan bereketli toprakları ifade eder. Sümerler, Elamlar, Akatlar, Babiller, Asurlular uygarlıkları mezepotamya uygarlıklarıdır.
Sümerler: Şehir devleti kurmuşlar. Merkeziyetçilik ve mutlakiyetçilik vardır. Çivi yazısını icat ettiler. Ilk hukuk devletidir. Tarihte bilinen ilk yazılı kanunlar Urgakina tarafından hazırlandı. Sümerler, edebi metinler yazmışlardır.  Gılgamış destanı, Tufan menkıbesi… matematik, geometri ve astronomi alanında temel teşkil eden çalışmalar yapmışlardır. Ilk gözlemevini kurup burçları bulmuşlardır. Düzenli posta örgütleri kurmuşlar. Sümerler, köleci bir toplumdur.
Akadlar: Samiler kurmuşlardır. Akadlar, Sümer uygarlığını ön Asya'ya yaymışlardır.
Elamlar: Sümerleri yıkan toplumdur.
Babiller : Kral Hammurabi 282 maddelik kanun hazırladı. Mutlak krallık denilen devlet yönetiminin ilk örneğidir. Babil'in asma bahçeleri, Babil kalesi üstün sanat değeri taşır.
Asurlular: Kayseri yakınlarında Kaniş'te(Kültepe).Anadolu'da ticaret kolonileri kurmuşlardır.  Karum denilen pazar yerleri ve suvari birlikleri kurmuşlardır. Başkent Ninova'da saray ve tapınak yapmışlardır.
ÇIN UYGARLIKLARI : Tunguz, Türk, Moğol ve Tibet kültürüdür. Resim yazısı, 11.YY'da Mürekkep, 200 yılında Kağıt, M.S.8.YY'da Matbaayı bulmuşlardır. Toprak eşya ve ipek yapımında ustalaşmışlar bunları ipek yolu ile batıya aktarmışlardır. Türk akınlarından kurtulmak için Çin Seddini yapmışlardır. Hun ordu kıyafetlerini kullanmışlar, barut ve pusulayı icat etmişlerdir.
Hint Uygarlığı: Kast sistemi; Sint medeniyetine son veren asilerin başlattığı sistemdir. Bu kast sistemi Hindistan'ın millet haline gelmesini engellemiştir.
Iskit Uygarlığı : Kadın egemenliğine dayalı bir toplumdur. At, bu kültürde önemlidir. Üzengi ilk defa Iskitler tarafından kullanılmıştır.
Iran Uygarlığı : Iran uygarlığı, Medler ve Persler tarafından gelişmiştir. Ülke satraplık denilen eyaletlere bölünmüştür. Medler, Ticareti canlandırdılar. Posta örgütü kurdular. Düzenli ve güçlü ordu birlikleri kurdular. Dinleri Zerdüşlük (Ateşe tapan)
Fenike Uygarlığı : Tüccar bir kavimdir. Gemicilik sanatı gelişmiştir. Latin alfabesinin temelini oluşturdular. Fildişi işlemesi ve camı buldular.
Ibraniler: Hz.Musa zamanında Kudüs'ü başkent yaptılar. Tarihte ilk tek tanrılı inanca sahip toplumdur. Bu dinin yalnız Ibrani halkına gönderildiğine inanırlar. Bunun sonucu Musevilik dünya dini olamamış, buna karşılık Musevilerin, eriyip yok olmasını önlemiştir.
ANADOLU UYGARLIKLARI : Hitit (Eti), Frigya, Lidya, Iyon, Urartu uygarlıkları kurulmuştur. Ilk bölgesel yönetimler orta asya kökenli proto Hititler tarafından kurulmuştur. Yerleşim merkezleri:
Çanakkale    : Truva                                    Burdur    :  Hacılar
Çorum    : Alacahöyük            Antalya:  Karain
Yozgat    : Alişar            Konya  :  Çatal höyük
Hititler (M.I.2000-M.I.1200): Kafkasya'dan gelerek Kızılırmak çevresine yerleştiler. Başkenti Hattuşaş'tır (Boğazköy) Hititler, Anadolu da ilk merkeziyetçi krallığı kurdular (Pankuş). Tarihte bilinen ilk meclisi kurdular. Hitit hiyerogrif yazısını kullandılar. Ilk tarih yazmacılığı örneklerini verdiler. Anal denilen yıllıklara kayıt yaptılar. Kanunları tabletlere yazdılar. Mısır ordusu ile tarihin ilk büyük meydan muharebesi olan kadeş savaşını ve kadeş anlaşmasını yaptılar. Tarihin en eski ve önemli anlaşması kadeş anlaşmasıdır. Anlaşmanın bir metni Mısır da karnak tapınağında, diğeri Boğazköy de ki Eti devlet arşivinde bulunmuştur.
Frigya (M.I.1200-M.I.676) : Frigyalılar, trak kökenli bir kavimdir. Başkenti Gordion'dur. Ekonomileri tarıma dayanıyor. En büyük tanrısı kibale, en ünlü hükümdarı Milas'tır. Kaya mezarları ünlüdür. Geçmeli mobilya yapmışlardır.
Lidya (M.I.680-546): Gediz ve Menderes ırmağı civarında kurulmuştur. Başkenti Sard'dır. Batı kültürünün etkisinde kalmışlardır. Kimmerler'i Anadolu'dan çıkardılar. Sard'dan Elam'da sus şehrine kadar uzanan, en eski ticaret yolu “Kral Yol”unu yaptılar. Tarihte ilk kez para kullanan toplumdur. Paranın icadıyla ticaret hacmi artmıştır. Ücretli askerlerden oluşan ordu kurdular. Savaşta med'lere yenildiler ve pers'ler tarafından tarih sahnesinden silindiler.
Iyon (M.I.1200-334): Aka'ların Izmir civarına yerleşerek yerli halkla meydana getirdiği uygarlıktır. Iyonlar uygarlıkta çok ileri gitmişlerdi. Ilk kez demokratik yönetim oluşturdular. Mimaride Iyon düzeni olarak bilinen yapı tarzını oluşturdular. Matematikte: Tales ve pisagor, Fizikte; Aneksinemes, Tıpta; Hipokrat, Tarihte; Heredot, Şiirde; Şair Homeros, Felsefede; millet okulunun kurucusu iyonlardır. Yunan kültürünün oluşmasında Iyon'lu bilginlerin katkısı vardır. Persler tarafından yıkılmıştır.
Urartu (M.I.900-600) : Başkenti Van Tuşba'dır. Sulama kanalları yaparak tarımı geliştirdiler. Kale, saray, tapınak yapmışlardır. Kabartma kaya oymacılığı, maden işlemeciliğinde ileri gitmişlerdir. Med'ler tarafından yıkılmışlardır.
EGE UYGARLIKLARI: Girit, miken, yunan
Girit Uygarlığı : Ege bölgesindeki en eski uygarlıktır. Coğrafi konumu. Knossos rasayı Girit'in en önemli sanat eseridir. Ticaret ve denizcilikle uğraşmışlardır. Tiyatro ve kanalizasyon tertibatı kurmuşlardır. Günümüze ulaşan kabartma freskler dikkat çekicidir.
Miken Uygarlığı : Mora yarımadasının doğunda miken uygarlık merkezidir. Krallar için yapılan kuyu mezarlar, trins ve miken şatoları eserleridir. Miken kralı Aga Memun'un Truva'yı alış öyküsü Momerosun ilyada destanında anlatılmıştır.
Yunan Uygarlığı : Isparta, Atina, Korint, Tebai,… küçük şehir devletlerinden kurulmuştur. Demokratik bir toplum yapısı oluşturulmuştur. Drakon ve solon kanunlarıdır. Ege, Akdeniz ve Karadeniz de koloniler kurdular. M.I.5.YY siyasi, sosyal ve kültürel alanlarda geliştiler. Helen klasik çağı. Tarihçi Heredot ve Tukidides bu devirde yaşadı. Akademi ve okulların kurulmasıyla, bilimsel çalışmalar yapıldı. Aristo, bütün yönetim şekillerini incelemiş; monarşi, Aristokrasi ve Demokrasi olarak üç'e ayırmıştır. Mimari de iyon, dor korint etkisinde kalmışlardır. Dört yılda bir olimpiyat düzenlemişlerdir.
Helenizm Uygarlığı : Yunanistan'ın dışında, yunan etkisiyle gelişmiş olan uygarlığı Helenizm adı verilir. Makedonya kralı Iskender Doğu-Batı sentezinde dünya devleti kurmak istemiştir. Iskenderiye ve Bergama da büyük kütüphaneler, Antakya da bilim merkezi kurulmuştur.  Arşimet, Matematiğin; Öklit ve Apollonios, Geometrinin temelini atmışlardır. Eratosten dünyanın çevresini hesapladı. Anatomi bilgisi (Insanın fiziki yapısını inceleyen bilim) gelişti.
Roma Uygarlığı: Italya'da doğmuştur. (375 Kavimler Göçü) 395'te Kavimler Göçünün etkisi ile ikiye bölünmüştür. Ilk çağın en büyük köleci devletidir. Hristiyanlığı resmi devlet dini yapmışlardır.  Aristokratlarla (Particiler) halk (Plep) arasında ki sınıf mücadelesi sonucunda 12 Levha Kanunları çıkarılmıştır. Latince bilim kültür dili olarak Akdeniz'e yayıldı. Yunan ve Helen uygarlıklarının geliştirerek Avrupa'ya yayılmasını sağlamışlardır. Lejyon adı verilen askeri birliklerden daimi ordu kurmuşlardır.

TÜRK TARIHININ KARAKTERI: Dağınık yaşamışlar, değişik bölgelerde yaşamışlar. Sürekli yeni yurt ve iklimler aramışlar. Ortak bir milli kültürün sahibi olmuşlar. Birisi siyasi hayatını kaybederken diğeri iktidarın zirvesine ulaşmıştır.  Türk tarihi: Çeşitli Türk Devlet ve zümrelerinin ayrı ayrı bölgelerde ortaya koyduğu “Tarihlerin” bütünüdür.

ANAYURTTAKI TÜRK KÜLTÜRLERI: Anav, Kelteminar, Afanesyeva, Andronova, Karasuk, ve Togar kültürleridir. Anayurt: Türklerin ilk ve anayurdu Orta Asya'dır. Orta Asya'nın sınırları şöyledir : Doğuda Kingan ( Kadırgan ) Dağları, Güneyde Hindikuş, Karanlık dağları, Batıda Hazar Gölü, Kuzeyde Sibirya ovaları ile çevrili toprak parçasıdır.

Göçler: Iklim, kıtlık ve kuraklık, salgın hayvan hastalığı nüfus kalabalığı, kavimler arasındaki güç kavgaları, anlaşmazlıklar ve Çin saldırıları göçe neden olmuştur.

Hunlar        : Afganistan, Kuzey Hindistan
Kuzey Hunları    : Avrupa'ya
Oğurlar        : Güney batı Sibirya ve güney Rusya
Sibirler        : Kafkasya'ya
Avarlar        : Orta Avrupa'ya
Bulgarlar        : Balkanlar ve Volga nehri boylarına
Macarlar        : Orta Avrupa'ya
Uygurlar        : Iç Asya'ya
Oğuzlar         : Iran ve Anadolu'ya
Hazarlar        : Kafkasya'ya
Peçenekler        : Doğu Avrupa ve Balkanlar
Kumanlar        : Doğu Avrupa ve Balkanlar
Uzlar            : Doğu Avrupa ve Balkanlar

ILK TÜRK DEVLETLERINDE KÜLTÜR ve UYGARLIK
Devlet Yönetimi : Devletin başında Kağan ( Hakan ) adı verilen bir hükümdar bulunurdu Hakan'ın eşine Katun (Hatun) denilirdi . Kağan devlet işlerini danıştığı Kurultay denilen meclis vardı .
Din ve Inanış :Türkler Gök Tanrı'ya inanırlardı . Buna göre bütün Dünyayı yaratan Gök Tanrı idi , Din adamlarına kam ( taman ) denirdi . Ölüleri için yapılan törene yuğ , mezarlarına kurgan denirdi . Ölenler eşyaları ile gömülürdü . Türkler arasında sonraları bilhassa Uygurlar döneminde diğer dinler de yayıldı . Türkler daha sonraları ( 10. yy ) Müslümanlığı kabul ettiler .
Sosyal ve Ekonomik Yaşam :Türkler önceleri yarı göçebe olarak yaşadılar. Ilk şehirlerini Göktürkler zamanında kuran Türkler Uygurlar döneminde de yerleşik yaşama geçtiler . Göçebe olanlar kıldan yapılmış yurt adı verilen çadırlarda yaşarlardı .
Yazı Dil ve Edebiyat :Türk devletlerinde ilk yazı Göktürk Devletinde kullanıldı . Göktürk Alfabesi denilen bu yazı 38 harften oluşur . Orhun Yazıtları Göktürk Alfabesi ile yazılmıştır . Yazıtlar Türk edebiyat tarihinin ilk yazılı bellgelerindendir . Yazıtlar Kültigin , Bilge kağan ve Tonyukuk adlarına dikilmiştir . Kitabelerin yazarı olan Yuluğ Tigin bilinen ilk Türk edebiyatçılarındandır .
Toy: Toy veya kurultay denilen devlet meclisi. Halk “Töre” düzeni ile yönetiliyordu. Federal yönetim, Ülkenin prensler arasında paylaşımı.
Todun : Eski Türk toplumunda Vergi Memuru

ILK TÜRK DEVLETLERINDE KÜLTÜR VE MEDENIYET

1)- DEVLET YÖNETIMI
A) DEVLET: Islamiyetten önce Türkler devlete IL veya EL demişlerdir. Hükümdarların Ünvanları: Türkler Hükümdarlarına Şanyü,Tanhu, Hakan, Han, Yabgu, Ilteber, Idi-kut, Erkin gibi ünvanlar vermişledir.
Türk Hükümdarlarının Tahta Çıkışı :1- Hanedan üyeleri arasında siyasi ve askeri mücadeleyi kazanan hükümdar olarak tahta çıkıyordu. (En sık rastlanan durum) 2- Hükümdarın rakipsiz aday olması(Bu durumda taht kavgası olmadan başa geçiyordu.) 3- Seçim Usulü (Kengeş, toy veya kurultay denilen devletin ileri gelenlerinden oluşan meclisin toplanarak  hanedan üyelerinden birini tahta geçirmesi. 4)-Ekber ve Erşed(En yaşlı ve Olgun) olanın başa geçmesi. (Bu yöntem III. Ahmet zamanından itibaren sadece Osmanlı Devletinde uygulanmıştır.
Türk Devletlerinde Hükümdar: Hanedandan olan bütün erkeklerin hükümdar olma hakları vardı. (Kardeşler, kardeş çocukları, amca, amca çocukları ve diğer hanedan üyeleri.)
Kut Anlayışı :  Türkler devleti yönetme yetkisinin TANRI tarafından verildiğine inanıyorlardı. Tanrı tarafından verilen bu yönetme hakkına KUT diyorlardı. KUT'un kan yoluyla hükümdarın tüm erkek çocuklarına geçtiğine inanıyorlardı. Bütün hanedan üyelerinde KUT olduğundan kendine siyasi ve askeri bakımdan güvenen kişi TAHT KAVGASINA girebiliyordu. Bu durum Türk devletlerini ya iç savaş sonucu istkrarsızlığa, yada bölünmeye götürüyordu. Türk töresinde ana-babaya  itaat esas olmasına  rağmen, hükümdar bunun dışında tutulmuştur. Devletin devamı için baba-oğul veya kardeşlerin  birbirleriyle mücadelesi normal karşılanmıştır. Çünkü bu sayede en güçlü ve en yetenekli kişi  devletin başına geçecektir.  
Ikili Yönetim(Çifte Krallık): Türk Devletlerinde hükümdar yönetimi kolaylaştırmak için ülkeyi SOL(Doğu) ve SAÄž(Batı) olmak üzere ikiye ayırırdı. Ortada (Merkezde) ise asıl hükümdar bulunurdu.  Sağ ve Solda ise Hanedan üyelerinden YABGU'lar bulunurdu.
B) MECLIS VE HÜKÜMET:  Türk Meclislerine TOY, KURULTAY veya KENGEŞ denilirdi. Kurultay'da devletin ana meseleleri görüşülür, hükümdarın ölümü, savaş veya milli felaketlerde kurultay toplanırdı.
AYGUCI : Hükümet başkanı(başbakan)
BUYRUK : Bakan
TAMGACI: Dış siyaset işlerini yürüten görevliler
TIGIN: Hükümdar çocukları (Tekin)
ŞAD  : Diğer Hanedan mensupları
Bunların dışında Inal, inanç, tarkan, bağa, tudun, çor, külüğ, apa, ataman gibi devlet görevlileri de vardı.

2)- TOPLUM TAPISI: Türk toplumu;
Oguş  : Aile
Urug   :Soy=Aileler birliği
Bod(Boy) :Kabileler
Budun : Millet   denilen birimlerden oluşuyordu.
Boyların başında bulunan BEY'ler, töreye göre boyu idare ederlerdi. Boyların bir araya gelmesiyle Devlet(IL) kurulurdu.
Türk Toplumunun Özellikleri: Halk hürdü. Herkes aynı işi yaptığından(hayvancılık) aralarında kesin
olarak SINIF'ların ortaya çıkması imkansızdı. Yaşam biçimleri GÖÇEBE olduğundan savaşta elde ettikleri  esirleri çalıştırmaya elverişli değildi. Bu yüzden Türk toplumunda KÖLE sınıfı yoktu.  Din adamları
diğer toplumlarda olduğu gibi imtiyazlı değillerdi.

3)- ORDU:  Türk Ordusunun başlıca özellikleri şunlardı:
a)- Türk ordusu ücretli değildi.
b)- Türk Ordusu daimiydi. (Kadın-erkek her an savaşa hazırdı.)
c)- Türk Ordusunun temeli ATLI askerlerden meydana geliyordu.
Türk ordu teşkilatını ilk kuran METE HAN olmuştur. Mete Orduyu 10'luk sisteme göre teşkilatlandırmıştı. Onluk sistem daha sonra tüm Türk devletlerinde  kullanılmıştır. (Türk ordusu; Çin, Roma,Bizans, Rus  ve Moğol Ordu teşkilatı üzerinde etkili olmuştur.) Türk Ordusunu Silahları: Ok, yay, kement, kılıç, kargı, süngü, kalkan vb...

4)- HUKUK: Türklerde yazılı olmamakla beraber, gelişmiş bir hukuk anlayışı vardı. Bu hukuk kurallarına
TÖRE(Türe) denilirdi. Hükümdarın başkanlık ettiği ve siyasi suçlara bakan yüksek mahkemeye YARGU adı verilirdi. YARGANLAR(Yargucu) idaresindeki mahkemeler ise adi suçlara bakarlardı.

5)- DIN VE INANIŞ: Islam öncesi Türklerin din ve inanışlarını şu 4 grupta toplayabiliriz:
1- Tabiat Kuvvetlerine Inanma: Dağ,ağaç, göl, kaya gibi varlıkların gizi güçlere sahip olduklarına inanırlardı.
2- Atalar Kültü: Ölmüş büyüklere ve atalara ait hatıralar kutsal sayılır ve saygı gösterilirdi.
3- TENGRIZM (Şamanizm : Rusların Türk dinini küçümsemek için verdikleri isimdir): Kam veya Şaman adı verilen kişilerin, kötü veya iyi ruhlarla temas sağladıklarını inanılarak, bunların büyücülük ve sihir özelliklerine başvururlardı.  Şaman inançları Anadolu'da hala varlığını sürdürmektedir. Örneğin; Gelinlerin üzerine buğday veya para atmak, Eşikten atlamanın uğursuz kabul edilmesi, tahtaya vurmak, kurşun dökmek gibi...
4- Göktanrı Dini: Türklerin Islamiyetten önceki dini Göktanrı diniydi. Bu dine göre Türkler; Tek bir Tanrının evreni yarattığına ve gökte oturduğuna inanıyorlardı. Öldükten sonra dirileceklerine inandıklarından, ölülerini atı,eşyaları ve silahıyla birlikte gömüyorlardı. Cennet'e UÇMAÄž, cehenneme ise TAMU diyorlardı.Mezarlara ölünün,sağlığında öldürdüğü düşman sayısı kadar BALBAL adı verilen küçük heykeller dikerlerdi. Inanışa göre, yeniden dirilecek kişi atıyla cennete gidecek, ve öldürdüğü düşmanlar sonraki yaşamında ona hizmet edeceklerdir. Ölüleri içöin YOÄž adı verilen cenaze törenleri yapar, ve ardından yas tutarlardı. Türkler arasında ayrıca Maniheizm(Mani dini), Budizm, Musevilik, Hırıstiyanlık gibi dinlerde yayılmıştı.

6)- EKONOMIK HAYAT: Göçebe bir hayat yaşayan Türkler belirli iki merkez arasında (yaylak-kışlak)
hayatlarını sürdürürlerdi. Hayvancılık temel geçim kaynağıydı. Koyun, keçi, at en çok beslenen hayvanlardı. Bunun dışında sığır, katır ve deve de yetiştirilirdi. Beslenme ve giyimde hayvan ürünlerinden yararlanır ve
bunları satarak geçimlerini sağlarlardı. Tarım da gelişmişti. Arpa, buğday, darı gibi tahılları yetiştiriyorlardı. Savaşlarda elde edilen ganimetler ve devletlerden alınan vergiler gelir kaynaklarıydı. Ticaret önemli bir gelir kaynağıydı. Türk ülkeleri IPEK YOLU üzerindeydi. Çin-Türk mücadelesinin temel nedeni Ipek  Yoluna hakim olmaktı. Ayrıca Hazar ve Bulgar ülkelerinden başlayıp, Ural, Sibirya ve Altaylar üzerinden Çin'e giden yola KÜRK YOLU deniliyordu. Türkler bu yolun üzerinde de olduklarından sanar, samur, kunduz, vaşak gibi av hayvanlarının kürklerinin ticaretini yapıyorlardı.

7)- YAZI, DIL VE EDEBIYAT: Türkler tarih boyunca Göktürk, Uygur, Soğd, Brahmi, Süryani, Arap, Kiril ve Latin alfabelerini kullanmışlardır. Göktürk (Orhun) Alfabesi: 38 harften meydana gelir. Göktürk yazısına ilk defa Orhun Nehri kıyısındaki kitabelerde rastlandığı için ORHUN ALFABESI de denir. Uygur Alfabesi: 18 harften meydana gelir. Uygurlar bu alfabeyi Soğd alfabesinden yararlanarak hazırlamışlardır.

Başlıca Türk Destanları:
Hunların(Oğuzların)--> Oğuz Kağan Destanı
Iskitlerin (Saka)------> Alper Tunga Destanı
Göktürklerin----------> Ergenekon Destanı
Uygurların------------> Göç ve Türeyiş Destanları
Kırgızların-------------> Manas Destanı

Orhun Yazıtları (Göktürk Kitabeleri): Türklerin en eski kitabeleri VI. yüzyıla ait YENISEY kitabeleri ile, VIII. yüzyıla ait ORHUN KITABELERI'dir.  Yenisey kitabeleri Kırgızlar'ın mezar taşlarına yazdıkları yazılardı.  Orhun Kitabeleri II. Göktürk Devleti zamanında Bilge Kağan, Kültigin ve vezir Tonyukuk adlarına dikilmişlerdir. YOLLUÄž TIGIN isimli bir Türk prensi tarafından yazılmışlardır. Bu yazılar 1893 yılında Danimarkalı Bilgin THOMSEN tarafından okunmuştur.

8)- BILIM VE SANAT: Türkler 1 yılı 365 gün 6 saat olarak hesaplayarak, 12 hayvanlı Türk Takvimini oluşturmuşlardır. Uygurlar tahta harflerden matbaayı ve pamuktan kağıdı yapmışlardır. Madencilikte özellikle de demircilikte ileri gitmişlerdir. (Kazakistan'ın başkenti Alma Ata yakınlarında bir kurgandan çıkarılan "Altın Adam Heykeli" Türk maden sanatının ne kadar geliştiğini gösterir.) Eşya ve binalarda HAYVAN USLUBÜ denilen, hayvan figürlerini kullanmışlardır. HALI Türklerin Dünya medeniyetine bir katkısıdır. (Altaylarda Pazırık Kurganı'nda bulunan halı dünyanın en eski halısıdır.)

TÜRK KÜLTÜRÜNÜN ÇEVRE KÜLTÜRLERLE MÜNASEBETLERI:
1)- Türklerin Çin Kültürüne Katkıları: a)- Askerlik alanında b)- Devlet Teşkilatında c)- At kültüründe(Atı evcilleştirmede) d)- Gök Tanrı inancıyla...   Çinlileri etkilemişlerdir.
2)- Çinlilerin Türkleri Etkilediği Alanlar:  a)- Tarım ve yerleşik kültür b)- Felsefe( Taoizm, Konfiçyüs ve Budizm)  c)- Giyim ... konularında Çinliler Türkleri etkilemişlerdir.
3)- Türklerin Moğol Kültürüne Katkıları: Askerlik alanında, Devlet teşkilatında , Dil ve Alfabede (Uygurca ve Uygur Alfabesini kullandılar.), Kımız yapmayı öğrettiler, Türk Töresi ve geleneklerinden,  Göktanrı dininden.... etkilendiler.
HUN DEVLETI (MÖ 318 – 216): Tarihi bilinen en eski Türk devletidir. M.I.318'de kuruldu. Orhun-selenga ırmağı ile Ötüken'de Noyun-Ula  dolayları merkezidir. Ilk hükümdarı Tuman (Teoman) Yabgu. Mete M.I.209'da babasını yenerek yönetime geçti. Mete zamanında, imparator ünvanı aldı. Ordu 10'lu sisteme göre teşkilatlandırıldı. Mete;Tüm Türk, Moğol, Tunguz gibi Altay kavimlerini yönetimine aldı. M.I.197'de Doğu Asya'nın ilk anlaşmasını Çin'lilerle yaptı. Ipek yolunu kontrolüne alarak ticareti geliştirdi.
Ipek yolunun Çin denetimine geçmesi ekonomiyi zayıflattı. M.I. 48'de Hun Devleti ikiye bölündü. Bu bölünme M.S.375'te Kavimler Göçüne neden oldu. Avrupa'da ilk çağdan ortaçağa geçiş başladı. Hun Devletinin ikiye bölünmesi 375-395-476 gelişmelerini tetiklemiştir.
Mete Han'ın ölümünden sonra Hunlar bir süre daha Asya'daki güçlerini korudular. Türk beyleri ile evlenen Çin Prensleri beyleri birbirine düşürdüler. Çinliler Türkleri savaş yoluyla yenemeyeceklerini anlamışlardı. Bu nedenle “Böl ve Yönet “ uygulamasıyla Hun Devleti'ni yıkmayı başardılar. Parçalanan Hun Devleti önce Kuzey ve Güney Hunlar olarak M.S. 48 yılında ikiye ayrıldı. Çinliler bundan sonra önce Kuzey HunDevleti'nin daha sonra da Güney Hun Devleti'nin varlığına son verdiler (M.S. 3. Yüzyıl)
Tarihte ilk defa bütün Türkleri tek bayrak altında toplayan Türk Devleti Asya Hun devletidir. Büyük Hun Devleti VERASET SISTEMI ve ÇIN SIYASETI nedeniyle Doğu ve Batı Hun Devleti diye ikiye ayrıldı.Batı Hunları ARAL GÖLÜ civarına göç etmek zorunda kaldılar.  Doğu Hunları ise Kuzey ve Güney olarak ikiye ayrıldı. Ve daha sonra Çinliler tarafından ortadan kaldırıldı.

TÜRKLERDE VERASET SISTEMI :   Türklerde devlet hükümdar ailesinin ortak malı sayılırdı. Ve ülke hükümdarın sağlığında oğulları arasında paylaştırılırdı. Her prensin(TEKIN) hükümdar olma hakkı vardı. Bu anlayış Türk devletlerinde sık sık taht  kavgalarının çıkmasına ve Türk devletlerinin parçalanmasına sebep olmuştur.
375 Kavimler göçü ile Roma imparatorluğu üzerinde yığılma, Roma-Germen gruplaşmasını oluşturmuştur. Asya Hun Devleti'nin yıkılmasından sonra Hunlar dağıldı. Hunlar'ın bir bölümü Balkaş gölü ile Aral gölü arasındaki topraklarda yaşamaya devam etti. Bir süre sonra buradaki Hunlar diğer Türk boylarının da onlara katılmasıyla yeniden güçlendi.  Balamir zamanında Türkler Hazar Gölünün Kuzeyinden batıya doğru ilerlemeye başladılar. Avrupa'da bütün kavimler birbirine baskı yaparak yer değiştirdiler.  Avrupa'nın siyasi haritasının değişmesine neden olan ve toplumları etkileyen bu olaya tarihte Kavimler Göçü denir ( 375 ).  

KAVIMLER GÖÇÜNÜN SONUÇLARI:
1)- Roma Imparatorluğu; Doğu ve Batı Roma Imparatorluğu olmak üzere ikiye ayrıldı.(395). Batı Roma  Imparatorluğu 476 yılında bu Germen kavimleri tarafından yıkıldı.
2)- Avrupa'nın ETNIK yapısı değişti. (Germen kavimlerinin Avrupa'daki yerli kavimlerle karışması sonucu yeni milletler ortaya çıktı.)
3)- Türkler Avrupa'da BATI HUN DEVLETI'ni(AVRUPA HUN) kurdular.
4)- Ingiltere, Fransa gibi Avrupa devletlerinin temeli atıldı.
5)- Avrupa'da FEODALITE (DEREBEYLIK) rejimi ortaya çıktı.
6)- Ilk çağ kapandı, Ortaçağ başladı.

AVRUPA HUN DEVLETI ( 475-469): BATI HUN DEVLETI EGEMENLIK YILLARI: 374 - 469 MERKEZI: Segedin civarı (bugünkü Macaristan'da) ILK HÜKÜMDARI: Balamir Han Uldız ve Rua zamanında orta avrupaya hakim oldular. En parlak dönemi Atilla zamanıdır. Avrupa Hun Devleti, Ural dağlarından Tuna nehrine kadar uzanan Orta ve Doğu Avrupa topraklarında kuruldu. Devletin en ünlü hükümdarı Atilla ‘dır. Atilla önce Doğu Roma Imparatorluğu üzerine seferler yaptı daha sonra Batı Roma Imparatorluğu üzerine de seferler yaptı. Devlet bir süre sonra yıkıldı.Atilla, Bizansla konstantia (margos) ve Anatolios barış anlaşmalarını yaptı.
AK HUNLAR (EFTALITLER) : 420 - 564 MERKEZI: Varvaliz (Kunduz civarında) ILK HÜKÜMDARI: Aksuvar Kagan. Hun devleti yıkılınca Çin denetimine girmek istemeyen bir kısım hunlar 4.YY.da Afganistan, Kuzey Hindistan ve Iran'a yerleştiler. 567'de Sasani ve Göktürklerce yıkıldı.
GÖKTÜRKLER : KÖK TÜRK DEVLETI 552 - 745 MERKEZI: Ötüken  ILK HÜKÜMDARI: Bumin Kağan. Türk adı ile kurulmuş ilk Türk devleti Göktürklerdir. 552'de Bumin Han önderliğinde Ötigen'de kuruldu. Bumin Kağan Orta Asya'daki bütün Türk boylarını egemenliği altında topladı. Kardeşi Istemi‘yi Batı ülkelerine "yabgu" olarak atadı. Istemi  Yağbu, sasanilerle anlaşarak Ak hunları yıktı ve Ipek yolunu denetime aldı. Batı Türkistan hızla Türkleştirilmiştir. Asya da kurulan ikinci büyük Türk devletidir. Millet ve devlet bilinci gelişmiştir. Doğu Roma'ya resmi heyet gönderilmiştir.
Bumin kağan ölünce yerine oğlu Murat Kağan Hükümdar oldu.  Murat kağan, devleti Istemi Yabgu ile birlikte yönetti. Istemi Yabgu; bu defa Sasanilere karşı BIZANS ile işbirliği yaparak, Sasani devletinin zayıflamasını sağladı. Göktürk- Bizans işbirliğinin Sasanileri  zayıflatması, Hz. Ömer Devrinde Islam Ordularının Sasanileri yenmesini kolaylaştırmıştır.
Bu dönemde Ipek Yolu, Türklerin denetimine girdi. Türkler, Çin'e üstünlüklerinin kabul ettirdiler. Devlet 582 yılında önce Doğu Göktürk Devleti ve Batı Göktürk Devleti olmak üzere ikiye ayrıldı. Ayrılıştan bir süre önce Doğu Göktürk Devleti 630 yılında çin egemenliğine girdi. Daha sonra 658 yılında Batı Göktürk Devleti de Çin egemenliğine girdi.
KUTLUK DEVLETI ( 2. Göktürk Devleti ) :  Çin egemenliğinde yaşamak istemeyen Türkler her fırsatta isyan ettiler. Bağımsızlığa alışkın olan Türkler sonunda Kutluk adındaki bir kahraman yönetiminde bağımsızlıklarını kazandılar(682). 630-680 Göktürklerin fetret devridir ve Orhun kitabelerinde anlatılır. Kutluk Kağan Çine karşı "Ulusal Kurtuluş Savaşına" girişerek II. Göktürk devletini kurmuştur. Bu özelliği ile Kutluk Kağan Türkiye Cumhuriyeti'ni  kuran M.Kemal Atatürk'e benzer. Kutluk kağan, Ötüken'e sahip olarak 2. Göktürk Devletini kurdu. Bu devlete kurucusundan dolayı Kutluk Devleti de denir.
Kutluk kağan Çinlilere karşı başarılar kazanarak devletin topraklarını genişletti. Onun en önemli yardımcısı değerli devlet adamı vezir Tonyukuk idi. Kutluk Kağan Devletinin en parlak dönemi Bilge Kağan zamanıdır. Bilge Kağan, devlet başkanı kardeşi Kültigin ise ordu komutanı idi.  Yaşlı ve tecrübeli Tonyukuk da vezir görevi ile Bilge Kağan'nın yanında yer aldılar, Göktürk devletine en parlak dönemini yaşattılar. Önce Tonyukuk sonra Kültigin‘nin ölümü üzerine yalnız kaldı Bilge Kağan‘ın da ölümü üzerine devlet zayıfladı ( 734 ) Uygur Basmil ve Karluklar ayaklandılar, Kutluk Devleti'ni yıktılar ( 744 )
Asya Hun Devleti'nden sonra Türkleri tarihte ikinci defa tek bayrak altında toplamayı başarmışlardır. Milliyetçilik duygusu, Fransız ihtilalinden 1000 yıl önce Göktürkler döneminde en yüksek seviyede yaşanmıştır. Orhun Anıtlarını dikerek (II.Göktürk zamanında) Türk tarihi ve Türk edebiyatının ilk yazılı kaynaklarını oluşturmuşlardır.
UYGUR DEVLETI:  EGEMENLIK YILLARI: 745 - 840 MERKEZI: Ötüken'de Ordu-Balıg (Kara-Balasagun) Selanga Irmağı çevresinde kurulmuştur. 9 uygur + 9 oğuz= 10 uygur devleti. Merkezi Orhun kıyısındaki karabalasagundur. ILK HÜKÜMDARI: Kutlug Bilge Köl Kagan. Uygurlar önceleri Hunların, daha sonra da sıra ile Avarların, Göktürklerin egemenliğinde yaşadılar. Daha sonra Karluklar ve Basmiller ile birleşip 2. Göktürk Devletine son verdiler. Kutluk Bilge Kül, Karabalgasun merkez olmak üzere Uygur Devletini kurdular ( 744 ).
Uygur egemenliği Yüzyıl kadar sürdü. Çin mücadeleleri ve kıtlıktan dolayı 839'da zayıfladılar. Uygur‘lar önceleri Kırgızların saldırılarına dayanamayıp 840'ta iki Uygur devletine bölündü. 13. yy başlarında Moğolların egemenliği altına girdiler. Bundan sonra siyasi varlıkları sona erdi. Uygurlar; yerleşik hayata geçen ilk Türk devletidir. Kutluk Bilge Kül Kağan Türklerin şehir kuran ilk hükümdarıdır. Ilk Türk şehri Ordubalık (Karabalsagun)'dur. Kağıt ve matbaayı kullanmışlardır. Mani dinine inanmışlardır. Mani Dini; Avlanmayı, et yemeyi ve savaşmayı yasaklayan bir dindir. Uygurlar Savaşçılıklarını kaybettiler.
Kırgızlar; Orhun Bölgesinden Uygurları kovarak,  buradaki Türk nüfusunun azalmasına sebep olmuşlardır.  Bu yüzden bu en eski Türk Yurdu, daha sonra Kırgızları yenen Moğolların eline geçerek kolayca Moğollaşmış, MOÄžOLISTAN olarak anılmıştır.
TURFAN( DOÄžU TÜRKISTAN) UYGUR DEVLETI: Kırgızlar tarafından kovulan Uygurların bir kısmı Turfan Bölgesi'ne gelerek, burada yeni bir devlet kurdular. Bu devletleri de Moğollar tarafından 1207'de yıkıldı. Uygurlar günümüzde Doğu Türkistan diye anılan bu bölgede Çin'e bağlı özerk bir devlet olarak yaşamaktadır.
KANSU(SARI UYGUR) DEVLETI: Kırgızlardan kaçarak Kansu Bölgesi'ne gelen Uygurlar tarafından kurulan bu devlete Sarı Uygur Devleti de denilmektedir. 1209'da Moğolların hakimiyetine girmiştir.
UYGURLARLA ILGILI DIÄžER ÖNEMLI HUSUSLAR: 18 harfli Uygur Alfabesini hazırladılar. Cengiz Han'ın egemenliğine girmelerine rağmen medeniyette geliştiklerinden Moğollar'ı devlet teşkilatı, ticaret, bilim, sanat, alfabe gibi konularda etkilediler. Moğolların Türkleşmesinde önemli bir rol oynadılar. (Özbek ve Çağatay Türkleri) Ilk Müslüman Türk Devleti  Karahanlılar'la savaştılar.(Sebep Uygurların Budizmi, Karahanlıların Islamiyeti yaymak istemeleri.) Tahta harflerden MATBAA'yı oluşturdular, pamuktan KAÄžIT yaptılar. Uygurlar Yerleşik hayata geçen ilk Türk topluluğudur.
KIRGIZLAR: (M.I.206-M.S.220) beri mevcudiyetleri bildirilmektedir. Asya Hunları zamanında kuzey-batıda Baykal'ın batısında Irtiş Nehri havalisinde bir Türk kavmi olan Ting-lingler'le karışık olarak oturmuşlardır.
Kırgızlar kaynaklarda Türk asıllı gösterilmekte ve tahminen 5-6. asırlarda, Türkleşmiş kavimlerden sayılmaktadır. 6. asır sonlarında Çin kaynaklarında Hia-kia-sseu diye zikredilen Kırgızların Gök-Türk hakanı Mu-kan zamanında, 560'a doğru, hakanlığa bağlandıktan sonra (630-680) arasındaki fetret devrinde müstakil bir “kagan”a sahip olmalarından anlaşılıyor. II. Gök-Türk hakanlığı devrinde tekrar Gök-Türk idaresine alınan Kırgızlar, Mo-yen-çur Kağan tarafından Uygur hakanlığına bağlanmış (758), fakat 840 yılında şiddetli bir hücumla Uygur devletini yıkarak Ötüken'de kendi devletlerini kurmuşlardı.
En eski Türk kavimlerinden biri olan Kırgızlar, ilk başta Yenisey Irmağı çevresinde yaşıyorlardı. M.S. 1. yüzyılda Asya Hun Devleti'ne bağlandılar ve Tanrı Dağları yönünde yerleştiler.Asya Hun devleti'nin yıkılışı üzerine IV. yüzyılda güçlü bir devlet kurdular. Göktürk Devleti kurulunca da ona bağlandılar. Göktürk Devleti'nin yıkılmasından sonra bir süre bağımsız yaşayan Kırgızlar, Uygur Devleti kurulunca bu yeni siyasi teşkilatın içine girdiler. Daha sonra tekrar bağımsızlıklarını ilan ettiler ve Uygur Devleti'ni yıktılar.Bu yeni Kırgız Devleti 80 yıl bağımsız yaşadı. Daha sonra beliren Hitaylar, Kırgızları kuzeydeki eski yurtlarına sürdüler. Kırgızlar daha sonra Karahanlılar Devleti'ne bağlandılar, ancak yarı bağımsız hayatlarını da sürdürdüler.XIII. yüzyılda beliren Moğol Devleti bütün Asya'nın kaderini değiştirdi. 1207'Moğol egemenliğine girmişlerdir. Pek çok devlet bağımsızlığını yitirdi. Kırgızlar da uzun bir süre siyasi varlıklarını kaybettiler. Yenisey ırmağı dolaylarındaki Kırgızlar, bugün bağımsız Kırgızistan Cumhuriyetidir. Manas Destanı Kırgızlara aittir.
Kırgız kavminin, Uygur Hakanlığı'nı, yıkarak işgal ettiği Ötüken'de tutunamayıp, buranın Moğol K'i-tanlara geçmesine ve tam idrak ve intibak edemediği “Orhun kültüründen ortadan kalkmasına” sebep olmak, dolayısı ile eski Türk Hakanlar yurdunu, bir daha geri gelmemek üzere Moğollar'a intibak ettirmek suretiyle Türk tarihinde oynadığı menfi rol dikkatten kaçmamıştır. Nitekim Karluklar Ötüken'de Kırgız hakimiyetini reddetmişlerdir.
SIBIRLER : (SABARLAR=SABIRLER): Önceleri Hun devletinin egemenliğinde yaşayan Sibirler, VI. yüzyıl başlarında Avarların baskısıyla batıya göç ederek Ural dağlarının güney doğusuna yerleştiler. Sasanilerle anlaşarak, Bizans'a karşı savaştılar. Anadolu'ya akınlar yaptılar. Anadolu'da Kayseri, Konya ve Ankara'ya Kadar geldiler. Anadolu'ya ilk Türk akınları Avrupa Hunları  tarafından, ikinci akın Sibirler tarafından yapılmıştır. Bugünkü SIBIRYA adı Sibir Türklerinden gelir. Avarlara yenilince Hazar Türklerine karıştılar. Hazar Devletinin asıl kitlesini oluşturdular.
AVARLAR: 552 yılında Orta Asya'daki Avar Imparatorluğuna Göktürkler son verince, batıya doğru ilerleyerek Romanya'ya giren AVARLAR merkezi MACARISTAN olan yeni devletlerini kurdular. Çin kaynakları Avarlara JUAN- JUAN demektedir. 619 yılında tek başına, 629 yılında da Sasanilerle ortaklaşa Istanbul'u kuşattılar. Ilk defa Istanbul'u kuşatan Türkler, Avarlar'dır. Slav topluluklarının göç etmesine neden olarak, bunların doğu Avrupa ve Balkanlara inmesini sağladılar. Böylece Balkanların Slavlaşmasında etkili oldular. 805 yılında Franklar tarafından yıkıldılar.
HAZARLAR : Avrupa'da kurulan ilk Türk devletleri için de en kuvvetli ve uzun ömürlü olanı Hazar devletidir. Karadeniz'in kuzeyine kadar hâkimiyetini genişleten Batı Göktürk Devleti'nin bir devamı olarak ortaya çıkmıştır. Göktürkler, VII. yüzyılın başında, Hazar Denizi ile  Karadeniz arasında dağınık bir hâlde  yaşayan, Sabar, Ogur ve Onogur gibi Türk kavimlerini kuvvetli bir birlik hâlinde teşkilâtlandırırlar. Işte bu birliğe Hazar adı verilmiştir. Hazarlar için Bizans ve Çin kaynaklarında Türk veya Türk-Hazar adı da kullanılmıştır. Hazar Devleti'nin kurucuları, Göktürk hükümdar ailesinin mensup olduğu Aşına soyundandırlar. Hükümdarlarına da Göktürkler gibi, kağan diyorlardı. Güney Rusya'da Volga dinyester Irmakları arasında kurulmuş Macaristan'a kadar genişlemiştir. Avarlar Asya' dan Avrupa' ya geçerken Kuzey Kafkasya bölgesindeki Sabarlar' ın yurtlarını ellerinden almışlardı. Fakat Sabar Türkleri Avar fırtınası geçtikten sonra tekrar toparlandılar, Göktürk Imparatorluğu' nun Batı ucunda Göktürkler adına Bizans ve Iran Imparatorlukları ile mücadeleye devam ettiler. 630' dan sonra Göktürk Imparatorluğu Çin hakimiyeti altına girince Sabarlar müstakil bir devlet haline geldiler. Işte Hazar Hakanlığı bunların eseridir.
Hazarlar, Iran' daki Sasani Imparatorluğu' nu devamlı baskılarıyla çok zayıf düşürmüşlerdi. Islam orduları Sasaniler' in böyle zayıf zamanlarında Iran' a girerek onları kolayca çökerttiler. Iran aradan kalkınca Emevi orduları Hazar ülkesine doğru yürüdülerse de Hazarların şiddetli direnişi karşısında Ermenistan sınırından öteye geçemediler.
Hazarlar bütün Doğu Avrupa' yı ellerine geçirerek büyük bir devlet oldular. Arapların Doğu Avrupaya girişlerini engellemişlerdir. Hazar Hakanlığı Kafkaslar' dan Macaristan' a kadar uzanan geniş bir saha içinde yaşayan kavimler bu sayede ticaretle, san' atla, din hayatının gelişmesiyle uğraşma fırsatını bulabildiler. Hazarlar' ın yıkılması ve dağılması Türk tarihinde büyük ibret alınması gereken olaylardan biridir. Bu devlet Türkler bakımından başarısız bir şehirleşmenin sonucu olarak dağılmıştır. Hazarlar eskiden olduğu gibi yarı göçebe kabilelere dayanmadıkları için ücretli bir ordu kurmuşlardı. Fakat bu ücretli ordu sadece kendi kavimlerinden değil, birbiri ile uzlaşması çok zor olan birçok kavimlerin insanlarından meydana geliyordu. Hazarlar aynı hatayı, din konusunda da işlediler. Memlekette bir din birliği sağlamayı düşünmediler. Hazar ülkesinde her dinin misyonerleri at oynatıyor, böylece Hazar halkı dini inanç bakımından bir yamalı bohça haline geliyordu. Hazar Hakanları Sekizinci Yüzyıl' da Museviliği kabul etmişlerdi.
Hazarlar' ın zayıflamasından en çok faydalanan Islavlar, yani bugünkü Ruslar' ın dedeleri oldu. Hazar topraklarının büyük bir kısmı onların eline geçti. Ayrıca Macaristan da o devirde ayrı bir güç halinde ortaya çıktı. Rus Knezliği tarafından yıkılmıştır. 2.Dünya savaşında torunları A.Hitler tarafından fırınlarda pişirilmiş yada kıyma yapılmıştır.
BULGARLAR : "Bir kısım Hunlar' la Dinyeper-Volga arasında yaşayan Ogur Türkleri' nin karışmasından Bulgar kavmi doğmuştur."  "Bulgar" kelimesi Türkçe "Bulgamak" (=birbirine karışmak) fiilinden gelir. Bir kısım Hunlar' la Dinyeper-Volga arasında yaşayan Ogur Türkleri' nin karışmasından Bulgar kavmi doğmuştur. Üç'e bölünmüştür. 1) Hazarlara karışmışlardır. 2) Slavlara  karışan Tuna Bulgarları 3) Islamiyeti benimseyen Kazan Türkleri.
Ilk Bulgar Devleti, Göktürk Imparatorluğu' nun 630' da dağılması üzerine kuruldu. Ilk Bulgar hükümdarı, Asya Hun Tanhularının sülalesinden gelen Kurt Han idi. fakat Kurt Han' ın devleti, kendisinin 665' te ölümünden sonra Hazarlar' ın baskısıyla dağıldı. Bu ilk Bulgar Devleti, Kafkasya' nın kuzeyinde idi. Kurt Han' ın küçük oğlu bir kısım Bulgarlar' la birlikte Balkanlar' a geçti ve orada bir Bulgar Devleti kurdu (679). Şimdiki Bulgaristan topraklarında kurulan bu devletin toprakları üzerinde Islav kitleleri yaşıyordu.
Bizans bunlardan Arap kuşatmasın karşı yardım görmüş ve kendilerine birtakım ticari kolaylıklar sağlamışlardı. Bulgarlar 814' te Istanbul kapılarına dayanarak şehri kuşattılar. Ancak bu sırada Bulgar Kralı Kurum Han öldü. Yerine geçen oğlu Omurtag Han Bizans' la barış yaptı. Tuna Bulgar Hanlığı' nın en parlak devri, bu Omurtag zamanıdır.
Bulgarlar, kalabalık Islav kitleleri arasında yavaş yavaş erimeye başlamışlardı. Boris Han' ın 864' te Ortadoks Hıristiyanlığı kabul etmesinden sonra Bulgarlar iyice Islavlaştılar ve Türk karakterini tamamen kaybettiler. Bugünkü Bulgaristan bir Islav devletidir.
Kazan Bulgarları (Itil Bulgarları)' nın hükümdarı Almış Han zamanında (Onuncu yüzyıl başı) Islam Dini kabul edildi. on üçüncü Yüzyıl' da Moğollar bunların ülkelerini talan ederek halkı kılıçtan geçirdiler. Ama Bulgarlar tekrar toparlandılar. Ardından Altınordu Hanı polat Timur ve en sonunda Timur gürgan, Bulgar ülkesini tahrip ettiler. Itil Bulgarları Kazan bölgesine giderek oraya yerleştiler.
TÜRGIŞLER: Adlarının “Türk+şâ€ şeklinde gelişmiş olduğu bildirilen Türgişler, Talas-Çu-Ili-Isık Göl sahasında oturuyor ve Batı Gök-Türklerin (On-Oklar) To-lu kolunun bir kısmını teşkil ediyorlardı. Çin kaynaklarında ilk defa 651 hadiseleri ile ilgili olarak zikredilen Türgiş (To-ki-şi'ler, şüphesiz Gök-Türk hakanlığının kuruluşundan önceki devirlerdenberi burada bulunuyorlardı, zira Istemi Kağan 552'de Türgişler'in de dahil olduğu On-Okların başımda “yabgu” tayin edilmişti. 630'u takip eden yıllarda Türgişler'in diğer Türk toplulukları gibi teşkilatlı bir mukavemet unsuru halinde ortaya çıktıkları anlaşılıyor. Türkistan'da kurulan bu devletin merkezi Balasagun'dur.
Göktürk devletinin yıkılmasıyla güçlerini artırdılar. Emevilerle mücadele etmişlerdir.Ilk para basan Türk Devleti Türgişler olmuştur. Çin politikaları sonucu sarı ve kara türgişler ikiye ayrıldılar. 657 yılından sonra Çin'in baskısı ile batıya göçüp etrafa yayılmışlardır. 681 yılında Göktürk Devletinin yeniden kurulmasıyla Türgeşler, Göktürkler'in hâkimiyetini kabul etmek zorunda kalmışlardır. 712 yılında ise Göktürk Kağanı Kapagan, Türgeş Kağanı'nı öldürerek onun hanedanına son vermiştir. 717 yılında Türgeşlerin batı kesimlerinin yeniden bir birlik oluşturmuşlar ve 766 yılında Batı Göktürk sahasında hâkim olmaya başlayan Karluklar, Türgeşlerin siyasi varlıklarına son verirler.
KARLUKLAR : Karluklar'ın Türk soyundan geldikleri ve Gök-Türkler'in bir boyudur. Altaylar'ın batısındaki Kara-Irtiş ve Tarbagatay çevresi. On-oklar'ın bir kısmının meydana getirdikleri anlaşılan Karluklar bu arada üç kabileden kurulu birlik halinde bulunuyorlardı (Üç-Karluk). Daha Istemi Kağan zamanında Türk hakimiyetinin Hazar'ın kuzeyi ve Maveraünnehir'e doğru genişlemesinde şüphesiz büyük rolleri olmuştur. Her iki Gök-Türk hakanlığı devrinde Karluklar'ın durumu yukarıda açıklanmıştı. 630-680 yılları arasında, diğer Türk boyları, gibi, bunların da zaman zaman Çin'e başkaldırmışlardır. Kül-Erkin ünvanını taşıyan Üç-Karluk beyi bu tarihlerde “Yabgu” ünvanını almıştı ve kuvvetli bir orduya sahip idi.
Daha sonra Kapagan Kagan tarafından II. Gök-Türk hakanlığına bağlanmışlardır, Çin'in de teşvik ve tahriki ile Gök-Türklere karşı ayarlanarak şiddetli mücadelelerde bulunmuşlardı. Bilge Kagan'ın ölümünden sonra, tekrar faaliyete geçerek Uygur ve Basmıllar'la birlikte, Gök-Türk hakanlığının yıkılmasında müessir oldular. Basmıllar hakim duruma geldikleri sırada (742) “Sağ yabgu” mevkiini alan Karluk başbuğu, Uygur hakanlığının kurucusu Kutlug Kül Bilge zamanında daha üstün sayılan “Sol Yabgu”luğa yükseltildi. Fakat bu Karlukların tamamını temsil etmiyordu. Beş-balık havalisinde oturan Karlukların kendi seçtikleri ayrı bir yabguları vardı: Ton-Bilge. Ancak Ötüken'de yeni kurulan Uygur hakanlığı bütün Karluklar tarafından üst tanınıyor ve yabgular hakana bağlı bulunuyorlardı.
Batıda Emevi-Arap ilerlemesini durdurmuş olan Türgiş hakanlığının çöküntüye doğru gittiği tarihlerde Orta Asya Türk ülkelerinin korunması gibi bir tarihi vazife, bu defa, Karluklar'a düşmüştü.
Arap bakısının iyice hafiflemesi sonucu, Çinliler eski Orta Asya siyasetlerini canlandırarak, Karluklar'ın dahil bulunduğu bölgeye yeniden el koymak istemişlerdi. Talas Savaşı; arap-Çin savaşı (751 Temmuz). Islamlarla Çinliler arasında cereyan eden bu savaşta Araplarla işbirliği yaparak, Çinlilerin ağır mağlubiyete uğramasını sağladılar. Tarım havzasından itibaren batı Karluklar'a, doğu bölgesi Uygurlar'a ait olmak üzere Orta Asya'nın yeniden Türk hakimiyetinde kalmasını temin eden bu savaşta uğradığı hezimet yüzünden Çin ağır iç buhranlara sahne olmuş ve artık bir daha batı ile ilgilenememiştir.
Karluklar, Islamiyeti kabul eden ilk Türk boyu olarak, Ilk Türk-Islam devleti olan Kara Hanlı devletini kurmuşlardır. 8.YY'da Moğol hakimiyetine girmişlerdir.
MACARLAR: Fin Ugor kavmi ile OGUR Türklerinin karışmasıyla MACAR kavmi ortaya çıkmıştır. 896 yılında kendi adlarını verdikleri MACARISTAN'a gelerek devletlerini kurdular. X. yüzyılda Hrıstiyanlığın Katolik mezhebini benimsediler. (Bundan sonra Türklük özelliklerini kaybetmeye başladılar.) Almanların (Germenlerin) doğuya doğru yayılmasını engelleyerek, Balkan topluluklarının(Slavların) Germenleşmesini önlediler.
PEÇENEKLER : Ilk yurtları Aral gölü çevresi. Hristiyanlığı kabul edip savaşlarda Bizansa destek vermiştir. Karadeniz'in kuzeyinde Don ve Dinyesper nehirleri arasındaki bölgeye yerleştiler.Kiev Prensliğini yenerek, Rusların Karadeniz'e inmelerini engellediler. 1071 Malazgirt Savaşına Bizans ordusu içinde ücretli asker olarak katıldılar. Ancak Selçukluların kendileri gibi Türk olduklarını anlayınca Selçuklu ordusu saflarına katıldılar. Edirne ve Trakya'nın Marmara kıyılarına kadar olan toprakları Bizans'tan aldılar. Izmir Beyi ÇAKA BEY Peçeneklerle temas kurdu. Buna göre Çaka Bey Peçeneklerle birlik olarak Anadolu ve Rumeli'den Istanbul'u kuşatmak istiyordu. Ancak Bizans kurnaz bir politikayla, yine bir Türk topluluğu olan KUMANLAR'ı Peçenekler üzerine saldırtarak, Peçeneklerin dağılmasına sebep olmuştur.
UZLAR (OÄžUZLAR):Tarihte Türk Milletinin siyasi, kültür ve medeniyet alanında en büyük rolü oynayan koludur. Selçuklular, Osmanlılar, bir kısmı Macarlaşmış, diğer bir kısmı Rusya'nın batısında Gagauz (Gökoğuz), bambaşka bir kulu ise hristiyanlığı benimsemiş ve 1071 Malazgirt savaşında Selçuklu ordusuna geçmiştir. Oğuzlara; Bizanslılar UZ, Ruslar TORKI veya TORK, Araplar TÜRKMEN, GUZ demişlerdir. 24 Oğuz Boyu vardır. Hazar denizinin kuzeyinden bir kolu "UZ" adı ile Avrupa ve Balkanlara göç etti. Balkanlara gelen UZLAR Bizans ordusunu ve Bulgarları yendi. Ancak Peçenek akınları, soğuklar, salgın hastalıklar yüzünden dağılıp yok oldular. Uzların bir kısmı Malazgirt Savaşı sırasında Bizans Ordusu saflarından, Selçuklu Ordusuna geçtiler.
KUMANLAR (KIPÇIKLAR) : 11.YY'da Orta Avrupa ve Balkanlar üzerine akınlar yapmışlardır. Türk soyunun en güzel boyudur. 1239'da Moğollarca yıkılmıştır. Doğudaki kumanlar, Eyyübi ordusuna ücretli asker olmuşlardır.  Volga'yı aşarak Avrupa'ya ve Balkanlara girmişlerdir. Kıpçakların Karadeniz'in kuzeyinde hakim oldukları topraklara "KIPÇAK BOZKIRLARI" denilmektedir. Macaristan'a giden Kıpçaklar ROMEN devletinin kurulmasında etkili olmuşlardır. Kıpçakların Oğuz Türkleriyle yaptığı mücadeleler DEDE KORKUT HIKAYELERI'nin ortaya çıkmasına sebepolmuştur. CODEX CUMANICUS(Kodeks Kumanikus); Kıpçak Türk şivesi ile yazılan Latin, Fars ve Kuman dilleri üzerine yazılmış bir sözlüktür.
(KPSS'de Islam Tarihinden soru sorulmayacaktır!)
ISLAM TARIHI
MEDINE: Yemen'le Suriye'yi birleştiren baharat yolu üzerinde bulunur. Islamiyet öncesi Arap yarımadasında cahiliye dönemi yaşanıyordu. Lat, menat, hubel ve uzza taptıkları putlarıydı.
HICRET: 622 Yılında Hz. Peygamber (s.a.s) ve ashabinin Islâm devletini kurmak üzere Mekke'den Medine'ye göç etmeleri.
624 BEDIR SAVAŞI: BEDIR GAZVESI
Islâm devletinin Medine'de kurulmasından sonra müslümanlarla müşrikler arasında meydana gelen ilk savaş. Bu savaşa, yapıldığı kasabanın adıyla anılarak, Bedir Gazvesi denilmiştir. Müslümanların ilk askeri başarısıdır.
625 UHUT SAVAŞI: Uhud dagi civarinda müsriklerle yapilan savas. Uhud savasindan önce Kureys'in öfkesi kabarmis, kin ve intikam duygulari artmisti. Putperest Kureysliler Mekke disindaki Arap kabilelerinin de katilmasiyla 3000 kisilik bir askeri kuvvet hazirladilar. Bu kuvvette 700 zirhli, 200 atli süvari, 3000 deve vardi. Aralarinda, basta Ebu Süfyan'in karisi Hind oldugu halde 14 tane de kadin vardi. 11 Sevval 3 (27 Mart 625) Cumartesi günü savas teke tek vurusmalarla basladi; Hz. Ali, Hz. Hamza ve öteki 0slâm savasçilari hasimlarini öldürdüler. Sonra savas kizisti. Resulullah (s.a.s) almis oldugu askeri tedbirler ve uygulamis oldugu planlar sayesinde ilk safhada Müslümanlar galip geldiler. Hazma şehit edildi. Resulullah (s.a.s)'in disi kirilmis, yanagi yarilmisti. Mekkeliler savaşı kazanmış ama sonuç alamamışlardır.
627 HENDEK SAVAŞI : Uhud savaşından iki yıl sonra, Hicret'in beşinci yılının şevval ayında (23 şubat 627) Medine'nin kuzeyinde cereyan etmiştir. Islam'ın savunma savaşıdır.
628 HUBEYDIYE BARIŞI:  Hz. Peygamber ve ashabinin Kabe'yi ziyaret maksadiyla Mekke'ye gitmek istemeleri ve bunun müsrikler tarafinda engellenmesi üzerine çikan olaylardan sonra müslümanlarla müsrikler arasinda yapilan anlasma. Mekkelilerin siyasi olarak islam'ı tanımaları.
629 HAYBER KALESININ FETHI: Hz. Peygamber'in hicretin 7. yilinda fethettigi, Sam-Medine yolu üzerinde Medine'nin 15I km. kuzeyinde Yahûdilerin oturdugu bir yerlesim merkezi. Islamiyetin yayılması hızlanmıştır.
630 Mekkenin Fethi: On ikibin kisilik büyük islam ordusu hiç bir büyük olaya karismadan kolayca Mekke sehrini fethetmislerdir.Hicretin sekizinci yilinda Resulullah (s.a.s.)'e boyun egen Mekke, bu tarihten sonra yeni bir dönemi yasamaya basladi. Allah Teâlâ'nin mübarek kildigi, Islâm dininin merkezi olan bu belde, sirkten, putperestlikten ve bütün diger hurafelerden arindirilmis yeni bir hayata kavustu. Daha önce bagimsiz bir sehir devleti olan Mekke'nin, fetihten sonra ekonomik ve sosyal durumu da degismisti.
630 Huney savaşı: Mekke'nin fethinden sonra Müslümanlarla Havazin Müsrikleri arasinda meydana gelen savas. Rasûlüllah'in Havazin kabilesi kendi üzerlerine gelebilecegi endisesiyle savas hazirliklari yapmisti. Müslümanlar Mekke üzerine yürüyüp orayi fethedince, Havazin kabilesi artik siranin kendilerine geldigini anladilar ve savas hazirliklarini tamamlayip kendilerinin saldirmalarinin daha uygun olacagini hesapladilar. Mekkedeki  putların kırılması bahanesiyle çıkan savaşı Müslümanlar kazandı.
630 Taif seferi : Huney savaşındaki kabileler Taife sığındı. Sefer Müslümanlar için başarısız.
630 Tebük seferi : Gassani Islam olmuş, kaleler alınmıştır. Muammedin son seferidir.
MUHAMMET: Islamiyeti yaymış, Arabistan'da siyasi birliği sağlamıştır.
632-661 DÖRT HALIFE DÖNEMI : Halifeler seçilmiştir. Yalancı peygamber sorunu çözülmüştür.
1.Ebu Bekir(632 - 634): Hire seferini düzenlemiş, Arabistanı yönetimine almıştır. Yalancı peygamberler ortadan kaldırıldı. Ridde Hareketi bastırıldı. Vergi vermeyenlerin ayaklanması önlendi. Kur'an toplanarak kitap haline getirildi. Ilk defa Arap Yarımadası dışında toprak alındı. Dağılmakta olan Arap-Islam devletleri yeniden toparlandı.
2.Ömer (634 - 644) :  Iran ve Irak'ı alarak Sasaniler'e son verdi. Bizans'tan, Suriye, Antakya, Kudüs, Filistin ve Mısır'ı aldı. Sınırların genişlemesi ile devlet kurum ve kurallarını yeniden düzenleme ihtiyacı doğdu. Bunun sonucunda;a- Alınan yerler yönetim birimlerine ayrıldı. b- Adli teşkilat kuruldu. c- Askeri iktalar oluşturuldu. d- Sürekli ordugahlar kuruldu. e- Hicri takvim düzenlendi
3.Osman (644 - 656) :  Ilk Islam donanması oluşturuldu. Bizans'la deniz savaşı yapıldı. Kuzey Afrika'da ilerleme devam etti. * Iran alındıktan sonra tarihte ilk defa Türk-Arap ilişkileri başladı. Kur'an çoğaltılarak dağıtıldı.  Kendi soyu olan Emevileri kayırması sonraki ayrılıklara ortam hazırladı. Tunus, Kıbrıs, Horasan, Harezm alınmış arap-Türk savaşları başlamıştır. Arap ordusu, Kafkas dağlarında Hazarlarla karşılaştı.
4-Ali(656 - 661) Halifeliğini tanımayan peygamberin eşi Ayşe ile yapılan savaşı kazandı Bu olaya Deve olayı veya Cemel Vakası denir.  Halifeliğini tanımayan Muaviye ile yapılan Sıffin Savaşı sonuçsuz kaldı. Halifeyi belirlemek için başvurulan Hakem Olayı sonucunda is1am dünyasında ilk ayrılıklar ortaya çıktı.Buna göre; a- Ali taraftarları Şiiler b- Muaviye taraftarları Emeviler c- ikisine de karşı çıkan Hariciler olmak üzere Islam dünyası üçe ayrıldı.
657 SIFFIN SAVAŞI: Dördüncü Raşid Halife Hz. Ali (r.a) ile ona isyan eden Suriye valisi Muaviye b. Ebu Süfyan arasında M. 657 yılında, Fırat'ın sağ kıyısına yakın Rakka'nın doğusunda bulunan Sıffın'da yapılan savaş. Hz. Ali'nin Cemel vak'asında karşı grubu yenmesinden sonra onun hilafetine muhalif olarak, Suriye bölgesini idare etmekte olan Muaviye ve taraftarları kalmıştı. Hz. Ali'ye isyan edenler, davalarının, Hz. Osman (r.a)'ın intikamını almak olduğunu iddia ediyorlardı. Devir iç mücadeleler içinde geçtiğinden dış savaşlar yapılmadı. Dört Halife Devri Hz. Ali'nin Hariciler tarafından öldürülmesiyle sona erdi.
EMEVILER (661 - 750): Kureyş kabilesinin bir koludur. Şam valisi muaviye kurmuştur. Suriye, mısır, Filistin muaviyeyi halife kabul etti. Muaviye'den sonra yerine oğlu Yezit'in geçmesi ile halifelik babadan oğula geçen bir saltanat haline geldi. Muaviye zamanında Müslümanlar ilk defa Istanbul'u kuşattılar. Yezit zamanında Kerbela Olayı meydana geldi. Bu olay sonucu Islamdaki ayrılıklar kesinleşti. Abdülmelik devrinde altın ve gümüş para basıldı. Arapça resmi dil ilan edildi.Velid devrinde Kadiks Savaşıyla ispanya alındı. Avrupa'daki ilerleme sonucu Avrupalılar ilk kez aralarında birleştiler. Puvatya yenilgisi ile Avrupa 'daki ilerleme durdu.Emeviler zamanında Orta Asya'daki Türk Devleti Türgişlerle Maveraünnehir için uzun savaşlar yapıldı.

1-Muaviye Dönemi: Hazreti Ömer, onu Şam valiliğine getirdi. Hazreti Osman'ın zamanında aynı vazifeye devam etti. Kendisini Şamlılar'a sevdirdi, 16 yıl bu vazifede kaldı. Güçlü bir orduya ve hazineye sahipti. Hazreti Ali'nin zamanında Şam Emiri olarak 4 sene daha vazife yaptı. 19 sene de saltanatını sayarsak, tam 39 yıl yöneticilikte bulundu. Hazreti Osman'ın katillerini bulmadıkça Hazreti Ali'ye biat etmeyeceğini bildirdi. Hazreti Ali'yle, Hazreti Muâviye'nin 80 bin kişilik orduları Sıffin'de karşılaştı. Hâkem usulüyle anlaşmak istediler; Hariciler, Hazreti Ali'yi şehid edince Muâviye güç kazandı. Hazreti Hasan da hilâfetten vaz geçince, Emevi Devleti'nin hâkimi Hazreti Muâviye oldu. Müslümanların kurduğu devlete ilk defa bir isim veriliyordu: Emeviler. Devlet Başkanı Muâviye (r), 661 den 680'e kadar 19 sene hilâfette bulundu Hz. Osman zamanında Şam valiliğine getirilen Muaviye, 661 yılında halife oldu. Muaviye Emevi Devleti'nin ilk hükümdarıdır. Bu dönemde halifelik seçim sisteminden çıkarılarak saltanat haline getirildi. Istanbul kuşatıldı fakat alınamadı.  Islam tarihinde ilk defa Emeviler Istanbul'u kuşatmıştır. Ölmeden önce oğlu Yezid'i halife tayin etti ve böylece halifelik resmen saltanat haline geldi.
2-Yezit Dönemi : 681 kerbela olayı Hüseyin öldürülmesi. Bu dönemde Atlas okyanusuna kadar ilerlenmiştir. Muaviye 680 yılında öldükten sonra yerine oğlu Yezid halife oldu. Kufeliler de Hz. Hüseyin'i halife seçtiler. Bu dönemde Kuzey Afrika'nın fethi tamamlanmasına rağmen, Berberilerin ayaklanması ile bölge tekrar elden çıkmıştır. Kuzey Afrika ancak Abdülmelik zamanında kontrol altına alınabilmiştir. Yezid ve Hz. Hüseyin taraftarları 681 yılında Kerbela denilen yerde karşılaştı ve Hz. Hüseyin ve taraftarları, Yezid ordusu tarafından öldürüldü. Islamiyet toplumu bu olaydan sonra Sunniler ve Şiiler olarak ikiye ayrıldı.
3-Abdülmelik Dönemi : Yezid'in 683 yılında ölmesi ile II. Muaviye halife oldu. II. Muaviye, 685 yılında halifeliği Abdülmelik'e bıraktı. Bizans, Kuzey Afrika, Anadolu ve Hindistan üzerine seferler düzenlendi. Bu fetihler sırasında Kuzey Afrika'da yaşayan Berberiler kitleler halinde Islamiyet'i kabul etmeye başladılar. Bizanslar, Kuzey Afrika'dan tamamen çıkartılarak sınırlar, Atlas Okyanusu'na dayandırıldı. Arapça resmi dil oldu ve ilk Islam parası olan sikke bastırıldı. Böylece Islam Devleti'nin ekonomisi Bizans ve Sasani etkisinden kurtulmaya başlamıştır.
4-Velid Dönemi : Abdülmelik'in 705 yılında ölümü üzerine oğlu Velid halife oldu. Tarık Bin Ziyad komutasında Ispanya'ya geçildi. 711 yılında Kadisk'de Vizigot ordusu yenilgiye uğratıldı. Puvatya Savaşı (732) ile Müslümanlar'ın Avrupa'daki ilerleyişi duruduruldu. 732'de Franklarla Puvetye savaşı kazanılsaydı Fransa da Islâm sınırlarına katılacaktı. Kavimler göçü; emevilerin, Avrupadaki fetihlerini kolaylaştıran en önemli unsurdur. (Merkezi Krallıklar yıkılmıştı) Hazar Türkleri ile yapılan savaş kaybedildi. Türklere karşı 2.cephe açıldı.  Hişam'dan sonraki halifeler Emevi Devletinin yıkılşını hızlandırdı, bu süreç 750'de sona erdi.Şarl Martel ile 732 tarihinde yapılan Puvatya Savaşı'nda yenilindi ve Ispanya'ya geri çekilindi.
Emevi Devleti'nin Yıkılışı : 1. Devlet yönetiminde meydana gelen bozukluklar 2. Emeviler'in Arap milliyetçiliği yaparak Müslümanlar arasında ikilik çıkarmaları 3. Bu politikalarından dolayı Iranlılar ve Türkler Emeviler'e karşı sürekli ayaklanmışlar ve yıkılmalarında etkili olmuşlardır. Örnek olarak Horasan valisi Kuteybe Bin Müslim'in isyanını verebiliriz. 4. Halifelerin, fetihlerde ordunun başında bulunmayıp, saraya kapanmaları  5. Abbasoğulları'nın, Emeviler aleyhinde propagandaları  6.Muaviye ve Yezid döneminde Müslümanlar'a ve Hz. Muhammed'in soyundan gelenlere yapılan kötü muameleler.7. Şii ve Harici grupların aleyhte çalışmaları 8. Kerbela Olayı 'nın etkileri nedenleriyle yıkılmışlardır.
ABBASILER (750 - 1258) : Abbasiler, Emevilerde olduğu gibi Arap olan olmayan ayrımı yapmadılar. Emeviler, arap devletiyken, Abbasiler Islam devleti olmuştur. Bu durum Arap olmayan kitlelerin örneğin Türklerin, Islamiyeti benimsemelerinde etkili oldu. Bu nedenle bir Islam devleti sayılır. Başkenti Bağdat'tır. Abbasiler'in iktidara geçmesinden hemen sonra gerçekleşen Talas Savaşı'nda
(751), Araplar Türklerle birlikte Çinlilere karşı savaştılar.Abbasi hizmetine giren Türkler giderek ön plana çıktılar. Türkler için Avasım denilen savunma şehirleri kuruldu. Böylece Bizans'a karşı önlem alınmış olundu. Bilim ve uygarlığa önem vermişler, tarihte ilk çağdaş öğretim başlamıştır. Askeri ağırlıklı samerra şehri kurularak vezirlik, komutanlık, valilikler Türklere verilmiştir. Türkler kitleler halinde Islam ülkelerine geldiler. Me'mun zamanında dünyanın yuvarlaklığı ispatlandı. Vezirlik makamı ve divan oluşturuldu. Tımarın ilk şekli olan ikta sistemi ilk defa Abbasiler döneminde uygulanmıştır. 1258'de Moğollarca yıkılmıştır.
En parlak dönem Harun Reşit devridir. Mansur zamanında Yunanca ve Hellence klasikler Arapça'ya çevrildi ve bir Islam Rönesans'ı yaşandı. Bağdat kuruldu ve bu şehir bilim-kültür merkezi haline geldi.
Abbasiler; a- Islamiyetin ilk heyecanının azalması b- Yeteneksiz halifelerin işbaşına gelmesi c- XI yüzyıldan itibaren Ön Asya 'nın Selçuklu Türkleri'nin egemenliğine girmesi d- Merkezi otoritenin zayıflaması ile halifeye ait topraklar üzerinde ''Tevaifül Mülük'' denilen devletlerin kurulması (örn: Mısır'da Tulunoğulları ve Akiştler, Irak'ta Büveyhiler, Iran'da Tahiriler, Maveraünnehir'de Samanoğulları) sonucu yıkılmışlardır.Abbasilere 1258 de Moğollardan Cengiz Han'ın torunu Hülagu Han, Bağdat'ı alarak son darbeyi vurmuştur. Emeviler yıkıldıktan sonra Ispanya Abbasiler'e bağlanmadı. Endülüs Emevileri ayrı bir devlet olarak yaşadı. Daha sonra Beni Ahmer Devleti (Gırnata Devleti) varlığını XV. yüzyıla kadar korudu
Abbasi hanedanlığı Osmanlılardan sonra en uzun egemenlik sürdüren hanedanlıktır.
1-Ebu'l Abbas Dönemi :Abbasi Devleti, Hz. Muhammed'in amcası Abbas'ın torunlarından Ebu'l Abbas tarafından 750 tarihinde kuruldu. Abbasi hükümdarları, Emeviler gibi Arap üstünlüğüne dayalı bir devlet kurmadılar. Ebu'l Musa, Haşimiye şehrini devlet merkezi yaptı, iç karışıklıklarla uğraştı, kanlı bir şekilde siyasi birliği sağladı. Ebu'l Abbas, siyasi birliği sağlarken yaptığı çalışmalar yüzünden "Seffah" (kan dökücü) lakabını almıştır.
2-Ebu Cafer El- Mansur Dönemi: Ebu Cafer El-Mansur, 754 yılında halife oldu. 754 yılında Abbasi Devleti'nin başkenti Bağdat'a taşındı. 751 yılında Çinlilerle Talas savaşı yapıldı. Bu dönemde kültür hareketleri oldukça ilerledi.
3-Harun Reşit Dönemi :Harun Reşit, 786 yılında Abbasi Devleti'nin başına geçti. Bu dönem Abbasilerin en parlak dönemi oldu. Binbir Gece Masalları'nda geçen Bağdat halifesi Harun Reşit'tir. Binbir Gece Masalları'nda özellikle bu dönemdeki Islam hazinesinin zenginliği vurgulanır. Anadolu'ya akınlar yapıldı, Istanbul kuşatıldı fakat başarılı olunamadı. Bu dönemde de iç isyanlar sürdü.
4-Me'mun Dönemi :Harun Reşit'in ölümü üzerine yerine oğlu Emin geçti. Kısa süre sonra yerine Harun Reşit'in diğer oğlu Me'mun geçti. Mu'tezile Mezhebi bu dönemde ortaya çıktı. Bu dönemde Antik Çağ Yunan eserleri Arapça'ya çevrildi. Arap-Islam Devleti kültür ve sanat alanında dışarıdan (Helenizm'den) en çok bu dönemde etkilenmiştir.
5-Mu'tasım Dönemi :Me'mun'un ölümü üzerine 833 yılında kardeşi Mu'tasım halife oldu. Bizans sınırlarında "Avasım" denilen Türk ordugahları kurdurdu. Avasım kentlerinin oluşturulma nedeni; Islam dünyasına karşı Bizans saldırılarını kırmaktır. Mu'tasım'ın ölümü üzerine merkez otorite zayıfladı. Türkler'in sınır boylarında, yerleşim yerlerinden uzak bölgelerde Emir'ül Ümera görevi verilerek merkezden uzaklaştırılmasının ve ordugahlarda toplanmasının nedenleri savaşçı özelliklerini kaybetmelerini önlemek ve merkezde tehlike oluşturmalarını engellemekti. Devlete bağlı Tavaif-i Mülk'ler bağımsızlıklarını ilan etti.
Abbasi Devleti'nin yıkılışı : Abbasi Devleti, Mu'tasım'ın ölümü ile zayıfladı ve Moğollar'ın Bağdat'ı istilası ile yıkıldı. Selçukluların yıkılması ile koruyucuları ortadan kalktı. Şiilerin ve Emevilerin olumsuz çalışmalarından zarar gördü. Zayıflama döneminde fetihlerin durgun geçmesi nedeniyle ekonomi zayıfladı. Moğol Hükümdarı Hülagu'nun Bağdat'ı istilası ile Abbasi Devleti ortadan kalktı
Endülüs Emevi Devleti (756-1031): Abbasi Devleti yıkıldıktan sonra Emevi halifesi Hişam'ın torunu Abdurrahman bin Muaviye tarafından Kurtuba merkez olmak üzere ispanya'nın iber adasında  756 yılında kuruldu. Endülüs Emevi Devleti askeri alanda değil, bilim ve kültür alanında ileri gitti. En parlak dönemini III. Abdurrahman zamanında yaşadı.Endülüs Emevileri zamanında yapılan Kurtuba Medresesi dünyanın en ünlü medresesidir. Bu medrese Avrupa Üniversiteleri'nin temelini oluşturmuştur, rönesansın temelini oluşturmuştur. Buradan eski Yunan ve Roma dönemine ait eserler hakkında da Avrupa'ya ilk bilgiler yayılmıştır. Franklar'ın saldırıları sonucunda zayıfladı ve 1031 yılında yıkıldı. Endülüs Emevi Develeti'nden sonra bölgede Beni Ahmer Devleti kuruldu.
Beni Ahmer Devleti (1232-1492): Endülüs Emevi Devleti'nin yıkılmasından sonra, Gırnata merkez olmak üzere Muhammed Bin Ahmer tarafından kuruldu. Gırnata kartubanın güney doğusu.  Kısa sürede güçlenerek deniz ticaret filosu kurdu. Elhamra Sarayı gibi büyük eserlerle mimaride ilerledi. Ispanya'da XV. yüzyılda Ferdinandın, Hristiyan birliğini kurulması ile Hristiyan saldırıları sonucunda yıkıldı. Beni Ahmer Devleti 1492'de yıkıldı. Böylece Ispanya'da Müslüman etkinliği sona erdi. Hızır ve Oruç reis Müslümanları getirmiştir.
ISLAM KÜLTÜRÜ VE UYGARLIÄžI : Eski Mezopotamya, Mısır, Anadolu, Çin ve Hint uygarlıklarından yararlanılmıştır. Doğuşunda ve yükselişinde en çok Yunan ve Hellenizm uygarlıkları etkili olmuştur. Müslüman olan bütün kavimlerin ortak eseridir.  Islam dininin Müslümanlara maddi ve manevi ayrıcalıklar tanıması 1slam devletinin sınırlarının genişlemesi ile ilişkilidir. Islam mimarisi ulusal kültür ve coğrafi özelliklerin etkisiyle değişik ülkelerde üslup ve biçim bakımından farklılaşmıştır. Resim ve heykel günah sayılarak yasaklanınca hat sanatı, oymacılık, kakmacılık, nakkaşlık gibi süsleme sanatları gelişmiştir.  Hz Ömer zamanında devlet teşkilatı alanında Sasaniler, ordu alanında ise Bizans örnek alınmıştır. Islami bilimler gelişmiştir; tefsir - Kuran'ı anlam bakımından açıklar. Hadis - Peygamberin söz ve davranışlarını açıklar Fıkıh - Islam hukukunu inceler Kelam - Islam felsefesine denir. Kıraat - Kuran'ın usulüne göre okunmasıdır.  Islam devletinin hazinesine Beytülmal denir.  Beytülmale dahil olan gelirler; a- Müslümanlardan Alınan zekat ve sadaka b- Savaşlarda alınan ganimetin beşte biri c- Müslümanlardan Alınan toprak vergisi öşür d- Müslüman olmayanlardan alınan sağlık vergisi cizye e- Gümrük, maden, orman ve tuzla gelirleri f- Bağlı beylik ve devletlerin gönderdiği vergilerdir.
Islam mimarisi ilk defa Emeviler zamanında Hıristiyan mimarisiyle yarışabilecek bir düzeye gelmiştir
Islam dünyasında ilk medreseler Abbasiler döneminde kurulmuştur.
Islam Kültür ve Uygarlığı
1-Devlet Yönetimi : Devletin başında bulunan kişi, hem dini, hem de siyasi açıdan tüm yetkilere sahipti.
Islamiyetin kurulduğu ilk yıllarda, devlet başkanı Hz. Muhammed idi. Hz. Muhammed'den sonra devlet başkanlığı görevi için halifeler seçildi. Halifeler, Hz. Muhammed'in peygamberlik görevi dışındaki dünyevi bütün görevlerini yerine getirdiler. Hz. Ömer döneminde sınırların genişlemesi ile devlet yapısında yenilikler yapılarak vali ve kadılar atanmaya başlandı. Devlet hazinesi olarak bilinen Beytül Mal oluşturuldu.
Emeviler Dönemi'nde halifelik babadan oğula geçmeye başladı. Hz. Muhammed'in ölümünden sonra ilk dört halife (Ebubekir, Ömer, Osman ve Ali) seçimle belirlenmiştir (Seçimden dolayı Arapların Cumhuriyet dönemi). Emeviler Dönemi'nde sınırların genişlemesi ile yeni devlet görevlileri ortaya çıktı.
2-Ordu : Sınırların genişlemesi ile ordu önem kazanmaya başladı. Hz. Muhammed ve Hz. Ebubekir döneminde düzenli bir Islam ordusu yoktu. Islam Devleti'nde, eli silah tutan her erkek asker olarak kabul edilirdi. Ilk düzenli Islam ordusu Hz. Ömer devrinde kuruldu. Abbasiler devrinde, Türkler ve diğer milletler Islam ordusunda görev almaya başladı. Hz. Osman devrinde ilk defa donanma kuruldu.
3-Sosyal Hayat : Sosyal hayata dair düzenlemeler Kur'an-ı Kerim'den alınırdı. Islamiyette insanlar arasında fark olmamasına rağmen, Emeviler Dönemi'nde Araplar kendilerini diğer uluslardan üstün görmüşlerdi. Arap olmayan Müslümanlar ise Mevali olarak adlandırılmıştı. Abbasiler döneminde Araplarla Mevali eşit duruma geldi. Islam Devleti'nde, Hristiyan ve Yahudiler'den oluşan topluma Ehl-i Kitap denir.
Ehl-i Kitap haricinde Müslüman olmayan kesime de Ehl-i Küfür denir. Müslüman olmayan bu toplumlar haraç ve cizye vergileri verirdi.
4-Ekonomik Hayat : Ekonomi daha çok tarım, hayvancılık, ticaret ve el zanaatlarına dayalıydı. Abbasiler Dönemi'nde el zanaatları ile uğraşanlar, Fütüvvet Birlikleri denilen meslek örgütleri oluşturmuşlardır. Hayvancılığın gelişmesi ile halı ve kilim dokumacılığı da gelişti. Seramik, cam işlemeciliği ve dokumacılık da ilerledi. Ticaret, Islamiyet ile birlikte Arap Yarımadası'nda oldukça hızlandı. En çok ticaretin yapıldığı devlet Bizans'dı. Islam hukukuna göre, tarımsal araziler devlet mülkiyetindedir. Islam Devletleri'nde, devlete ait gelirlere Beyt-ül Mal denir.
Devlete ait gelir kaynakları : 1. Savaş ganimetlerinin beşte biri  2. Gayrimüslimlerden alınan Haraç 3. Müslümanlar'dan alınan Öşür  4. Gayrimüslümlerden alınan Cizye  5. Maden, tuz, gümrük gelirleri  6. Emevi halifesi I. Velid zamanında ilk Islam parası basıldı.
5-Dil ve Edebiyat : Islamiyet'te dil ve edebiyatın kaynağı Kur'an-ı Kerim'dir. Arapça, Emevi halifesi Abdülmelik zamanında resmi dil olarak kabul edildi. Islamiyet'ten önce, sözlü edebiyat gelişmişken, Hz. Muhammed'in hayatını yeni nesillere aktarmak amacıyla yazılı edebiyata da önem verildi. Düşünce hayatı Abbasiler ile birlikte gelişmiştir.
6-Bilim : Abbasilerde, bilimdeki gelişmelerden dolayı Islam rönesansı yaşanmıştır. Islam medeniyetlerinde bilim; Islami bilimler ve pozitif bilimler olmak üzere ikiye ayrılır. Islam bilimlerinin temeli Kur'an-ı Kerim'dir. Tefsir : Kur'an-ı Kerim'in ayetlerinin yorumlanması bilimidir.
Hadis : Hz. Muhammed'in söylediği sözler ve yaptığı işlerin bütününe hadis denir. Hadis biliminin önde gelenlerinden biri Sahih-i Buhari'nin yazarı Imam Buhari'dir. Fıkıh : Islam hukukudur. Temeli Kur'an-ı Kerim'dir. Kelam : Islam felsefesidir. Ünlü Islam bilginlerinden başlıcaları; Razi, Ibn-i Cemşit, Farabi, Ibn-i Sina, Ibn-i Rüşt, Biruni, Taberi, Mesud-i, Ibnül Esir ve Ibn-i Haldun'dur.
7-Sanat : Sanat Islamiyet ile birlikte büyük gelişme gösterdi. Islamiyet'in yayılması ile Islam sanatında Iran, Türk ve Bizans sanatlarının etkisi görüldü. Islam sanatı denince akla ilk gelen, mimaridir. En önemli mimari eserler arasında; Ömer Camii, El Ezher Camii, Ibn-i Tulun Camii, El Hamra Sarayı ve Kurtuba Camii sayılabilir. El sanatlarında; oymacılık, kakmacılık, nakkaşlık, hat ve tezhip sanatları oldukça gelişti.

Konunun Devamı

Kpss Tarih Tüm Konular Ders Notları2

Ayrıca Bakınız

Tarih Haritaları

Tarih Konular

Kpss Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük

Kpss Genel Kültür

Kpss Tarih

Kpss Coğrafya

Kpss Anayasa

Kpss Vatandaşlık

Kpss Çıkmış Sorular