Sosyal Bilgiler Tarih Haritaları Coğrafya Haritaları Tarih ve Cografya Konuları sbs kpssTarih haritaları Coğrafya Haritalar Sosyal Bilgiler Tarih Coğrafya Kpss Tarihi Videolar Tarihi Resimler Flash Oyunlar il ilçe ve Köylerimiz Atatürk Köşesi ülkeler Ansiklopedisihttp://aygunhoca.com/index.php2010-09-08T19:28:39ZJoomla! 1.5 - Open Source Content Management4. Sınıf Sosyal Bilgiler Etkinlikleri Gönüllü Çalışanlar2010-09-07T21:48:05Z2010-09-07T21:48:05Zhttp://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1739-4-sinif-sosyal-bilgiler-etkinlikleri-gonullu-calisanlar.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p>DERS : SOSYAL BİLGİLER <br />SINIF : 4<br />YAKLAŞIK SÜRE : 40 dk<br />ÖĞRENME ALANI : GRUPLAR, KURUMLAR VE SOSYAL ÖRGÜTLER<br />ÜNİTE : HEP BİRLİKTE<br />TEMEL BECERİLER : Eleştirel düşünme, Yaratıcı düşünme, Sosyal Katılım, <br />KAZANIMLAR : İnsanların belli bir amaç çerçevesindeki oluşturdukları sosyal örgüt, resmi kurum ve grupları fark eder. <br />Ön bilgi ve yaşantısını kullanarak çevresindeki belli başlı sosyal problemler ya da ihtiyaçlarla grup, kurum ve sosyal örgütleri ilişkilendirir.<br />MATERYALLER : Panoramik temsili resim<br />KAYNAKLAR : ‘Çanakkale Savaşı’, Panoramik temsili resim, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi, Genelkurmay Başkanlığı.<br /><br /> Sayın Öğretmenimiz, bu etkinlik ilgili kazanım ve becerilere yönelik olarak hazırlanmıştır.Etkinlikte yer alan temsili resim (görsel materyal) yerine aynı kazanım ve becerilere yönelik başka bir resim kullanabilirsiniz. Resmi tepegöz yardımıyla yansıtabilir, çoğaltarak öğrencilerinize dağıtabilirsiniz. Resme yönelik olarak, öğrencilerinize ikinci sayfadaki soruları sormanız tavsiye edilir.<br /><br />Sorular Savaş döneminde bir çok kadının gönüllü hemşire olarak Kızılay’a katıldığını, yaralı askerlerin tedavilerinde ve cephedeki diğer ihtiyaçlarının giderilmesinde yardımcı olduklarını söyleyebilirsinizöğrenciler tarafından cevaplandıktan sonra, temsili resmin Çanakkale Savaşında cephe gerisini tasvir eden bir resim olduğunu açıklayabilirsiniz . Daha sonra öğrencilere şu soruları yöneltebilirsiniz:<br /><br />Çevrende gönüllü olarak katılabileceğin yardım amaçlı etkinlikler düzenleyen grup, kurum ve sosyal örgütler var mı? Eğer varsa bunların bir listesini yapar mısın? <br /><br />Bu grup, kurum ve sosyal örgütlerden hangisinde yer almak istersin? <br /><br />Eğer çevrenizde gönüllü olarak katılabileceğin yardım amaçlı etkinlikler düzenleyen grup, kurum ve sosyal örgütler yoksa çevrendeki sosyal problem ve ihtiyaçları göz önüne alarak yardım amaçlı bir etkinlik önerir misin?</p>
<p><img src="http://aygunhoca.com/images/sos-bil-4-5/kurt-sav.PNG" border="0" alt="4. Sınıf Sosyal Bilgiler Kurtuluş Savaşı Resimleri" width="500" height="500" /></p>
<p>1. Resimde kaç tane kadın var?<br /><br />2. Resimdeki kadınların kıyafetlerini inceleyerek benzerlikleri anlatır mısın?<br /><br />3. Resimdeki kadınların yaptıkları işleri açıklar mısın ?<br /><br />4. Resimde ateşlerin üzerindeki kazan ve kaba bak, sence bu kap ve kazanın içinde ne var? Bunlar ne için kullanılacak olabilir?<br /><br />5. Giydikleri kıyafetlere dayanarak kadınların meslekleri ve çalıştıkları kurumu söyleyebilir misin?<br /><br />6. Resmin üst kısmındaki çadırlara bak, bunlara benzer çadırları daha önce gördün mü? Bu çadırlar hangi kuruma ait olabilir ?<br /><br />7. Bu kurum bugün hâlâ varlığını sürdürüyor mu, eğer sürdürüyorsa hangi durumlarda hizmet veriyor?<br /><br />8. Bu resimde hangi insani değerleri bulabiliriz?<br /><br />9. Resmin gözükmeyen kısımlarında kimler var ve ne yapıyorlar?<br /><br />10. Bu resme kısa bir öykü yazarak, bir başlık verir misin?</p>
<p><em>alıntı</em></p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/56-4-snf-sosyal-bilgiler-1-don-2-yaz-sn-sor.html" style="color: #309cbf;">4.Sınıf Sosyal Bilgiler 1.Dön.2.yaz.Soruları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/971-4-sinif-sosyal-bilgiler-1-donem-2-yazilisi.html" style="color: #309cbf;">4.Sınıf Sosyal Bilgiler 1. Dönem 2 yazılı Soruları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler.html">4.Sınıf Sosyal Bilgiler</a></p>
<ul class="latestnews">
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1706-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-13bolum.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 13. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1705-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-12bolum.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 12. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1704-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-11bolum.html"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 11. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1718-4-sinif-sosyal-bilgiler-etkinlikleri-oyun-parki-istiyoruz.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Etkinlikleri Oyun Parkı İstiyoruz</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1717-4-sinif-sosyal-bilgiler-nasreddin-hoca-ile-birlikte.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Nasreddin Hoca ile Birlikte</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1716-4-sinif-sosyal-bilgiler-gezi-yapalim-etkinligi.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Bir Gezi Yapalım Etkinliği</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1715-4-sinif-sosyal-bilgiler-sozluk-calismasi.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Sözlük Çalışması</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1714-4-sinif-sosyal-bilgiler-kutuphaneye-gidiyoruz-etkinligi.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersi Kütüphaneye Gidiyoruz </a></li>
</ul>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/47-5-snf-sosyal-bilgiler.html">5.Sınıf Sosyal Bilgiler</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi.html" title="ülkeler Ansiklopedisi">Ülkeler Ansiklopedisi</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari.html" title="Tarih Haritaları">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/cografi-haritalar.html" title="Coğrafya Haritaları">Coğrafya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/flash-oyunlar.html" title="Eğitici Flash Oyunlar">Eğitici Flash Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html"><img src="http://aygunhoca.com/images/phocagallery/ataturk/thumbs/phoca_thumb_s_4ata.jpg" border="0" alt="Atatürk Resimleri" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html">Atatürk Resimleri</a> <span class="small">(105)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html"><img src="http://aygunhoca.com/images/phocagallery/turk-bayraklari/thumbs/phoca_thumb_s_turk-bayragi.png" border="0" alt="Türk Bayrakları" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html">Türk Bayrakları</a> <span class="small">(35)</span></p><p>DERS : SOSYAL BİLGİLER <br />SINIF : 4<br />YAKLAŞIK SÜRE : 40 dk<br />ÖĞRENME ALANI : GRUPLAR, KURUMLAR VE SOSYAL ÖRGÜTLER<br />ÜNİTE : HEP BİRLİKTE<br />TEMEL BECERİLER : Eleştirel düşünme, Yaratıcı düşünme, Sosyal Katılım, <br />KAZANIMLAR : İnsanların belli bir amaç çerçevesindeki oluşturdukları sosyal örgüt, resmi kurum ve grupları fark eder. <br />Ön bilgi ve yaşantısını kullanarak çevresindeki belli başlı sosyal problemler ya da ihtiyaçlarla grup, kurum ve sosyal örgütleri ilişkilendirir.<br />MATERYALLER : Panoramik temsili resim<br />KAYNAKLAR : ‘Çanakkale Savaşı’, Panoramik temsili resim, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi, Genelkurmay Başkanlığı.<br /><br /> Sayın Öğretmenimiz, bu etkinlik ilgili kazanım ve becerilere yönelik olarak hazırlanmıştır.Etkinlikte yer alan temsili resim (görsel materyal) yerine aynı kazanım ve becerilere yönelik başka bir resim kullanabilirsiniz. Resmi tepegöz yardımıyla yansıtabilir, çoğaltarak öğrencilerinize dağıtabilirsiniz. Resme yönelik olarak, öğrencilerinize ikinci sayfadaki soruları sormanız tavsiye edilir.<br /><br />Sorular Savaş döneminde bir çok kadının gönüllü hemşire olarak Kızılay’a katıldığını, yaralı askerlerin tedavilerinde ve cephedeki diğer ihtiyaçlarının giderilmesinde yardımcı olduklarını söyleyebilirsinizöğrenciler tarafından cevaplandıktan sonra, temsili resmin Çanakkale Savaşında cephe gerisini tasvir eden bir resim olduğunu açıklayabilirsiniz . Daha sonra öğrencilere şu soruları yöneltebilirsiniz:<br /><br />Çevrende gönüllü olarak katılabileceğin yardım amaçlı etkinlikler düzenleyen grup, kurum ve sosyal örgütler var mı? Eğer varsa bunların bir listesini yapar mısın? <br /><br />Bu grup, kurum ve sosyal örgütlerden hangisinde yer almak istersin? <br /><br />Eğer çevrenizde gönüllü olarak katılabileceğin yardım amaçlı etkinlikler düzenleyen grup, kurum ve sosyal örgütler yoksa çevrendeki sosyal problem ve ihtiyaçları göz önüne alarak yardım amaçlı bir etkinlik önerir misin?</p>
<p><img src="http://aygunhoca.com/images/sos-bil-4-5/kurt-sav.PNG" border="0" alt="4. Sınıf Sosyal Bilgiler Kurtuluş Savaşı Resimleri" width="500" height="500" /></p>
<p>1. Resimde kaç tane kadın var?<br /><br />2. Resimdeki kadınların kıyafetlerini inceleyerek benzerlikleri anlatır mısın?<br /><br />3. Resimdeki kadınların yaptıkları işleri açıklar mısın ?<br /><br />4. Resimde ateşlerin üzerindeki kazan ve kaba bak, sence bu kap ve kazanın içinde ne var? Bunlar ne için kullanılacak olabilir?<br /><br />5. Giydikleri kıyafetlere dayanarak kadınların meslekleri ve çalıştıkları kurumu söyleyebilir misin?<br /><br />6. Resmin üst kısmındaki çadırlara bak, bunlara benzer çadırları daha önce gördün mü? Bu çadırlar hangi kuruma ait olabilir ?<br /><br />7. Bu kurum bugün hâlâ varlığını sürdürüyor mu, eğer sürdürüyorsa hangi durumlarda hizmet veriyor?<br /><br />8. Bu resimde hangi insani değerleri bulabiliriz?<br /><br />9. Resmin gözükmeyen kısımlarında kimler var ve ne yapıyorlar?<br /><br />10. Bu resme kısa bir öykü yazarak, bir başlık verir misin?</p>
<p><em>alıntı</em></p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/56-4-snf-sosyal-bilgiler-1-don-2-yaz-sn-sor.html" style="color: #309cbf;">4.Sınıf Sosyal Bilgiler 1.Dön.2.yaz.Soruları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/971-4-sinif-sosyal-bilgiler-1-donem-2-yazilisi.html" style="color: #309cbf;">4.Sınıf Sosyal Bilgiler 1. Dönem 2 yazılı Soruları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler.html">4.Sınıf Sosyal Bilgiler</a></p>
<ul class="latestnews">
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1706-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-13bolum.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 13. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1705-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-12bolum.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 12. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1704-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-11bolum.html"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 11. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1718-4-sinif-sosyal-bilgiler-etkinlikleri-oyun-parki-istiyoruz.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Etkinlikleri Oyun Parkı İstiyoruz</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1717-4-sinif-sosyal-bilgiler-nasreddin-hoca-ile-birlikte.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Nasreddin Hoca ile Birlikte</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1716-4-sinif-sosyal-bilgiler-gezi-yapalim-etkinligi.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Bir Gezi Yapalım Etkinliği</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1715-4-sinif-sosyal-bilgiler-sozluk-calismasi.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Sözlük Çalışması</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1714-4-sinif-sosyal-bilgiler-kutuphaneye-gidiyoruz-etkinligi.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersi Kütüphaneye Gidiyoruz </a></li>
</ul>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/47-5-snf-sosyal-bilgiler.html">5.Sınıf Sosyal Bilgiler</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi.html" title="ülkeler Ansiklopedisi">Ülkeler Ansiklopedisi</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari.html" title="Tarih Haritaları">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/cografi-haritalar.html" title="Coğrafya Haritaları">Coğrafya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/flash-oyunlar.html" title="Eğitici Flash Oyunlar">Eğitici Flash Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html"><img src="http://aygunhoca.com/images/phocagallery/ataturk/thumbs/phoca_thumb_s_4ata.jpg" border="0" alt="Atatürk Resimleri" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html">Atatürk Resimleri</a> <span class="small">(105)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html"><img src="http://aygunhoca.com/images/phocagallery/turk-bayraklari/thumbs/phoca_thumb_s_turk-bayragi.png" border="0" alt="Türk Bayrakları" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html">Türk Bayrakları</a> <span class="small">(35)</span></p>Cumhuriyete nasıl kavuştuk 4.sınıf sosyal bilgiler Ders Notları2010-09-02T18:10:01Z2010-09-02T18:10:01Zhttp://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1707-cumhuriyete-nasil-kavustuk-4-sosyal-der-notlari.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><br /><strong>Cumhuriyete Nasıl Kavuştuk</strong><br /><br /><strong>1- MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI</strong><br />Birinci Dünya Savaşına giren Osmanlı Devleti, itilaf devletlerine karşı; ittifak devletlerinin yanında yer almış ve yenik çıkmıştır. Savaş sonunda Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918) imzalanmıştır.<br /><br /><strong>Mondros Ateşkes Antlaşması'nın bazı önemli şartları şunlardır :</strong><br />· 7. Maddeye göre İtilaf devletleri, güvenliklerini tehdit eden bir durum olursa istedikleri yerleri işgal edebileceklerdi.<br />· Doğu Anadolu'da bulunan altı ilimizde (Sivas, Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Harput) karışıklık çıkarsa, İtilaf Devletleri, bu illerin herhangi bir bölümünü işgal edebilecekti.<br />· Boğazlar (İstanbul-Çanakkale) işgal edilecek, bütün gemilere açılacak, böylece Anadolu Rumeli Bağlantısı kesilecekti.<br />· Ordunun büyük bölümü terhis edilip silahlara el konulacaktı.<br />· Haberleşme ve ulaşım araçları bu devletler tarafından kontrol edilecekti.<br /><br />Bu antlaşmanın ardından İtilaf Devletleri haksız olarak yurdumuzu işgale başladılar<br /><strong>2- KURTULUŞ SAVAŞI</strong><br />Mustafa Kemal, 9. Ordu Müfettişi göreviyle 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. İşgalleri durdurmak için gerekli çalışmalara başladı.<br /><br />Milli bilincin güçlendirilmesi için sürekli çalışmalar yapıldı, genelge yayımlandı ve<br /><br />kongreler toplandı.<br /><br /><em>22 Haziran 1919 tarihinde Amasya Genelgesi yayımlandı.<br />23 Temmuz 1919 tarihinde Erzurum Kongresi toplandı.<br />4 Eylül 1919 tarihinde Sivas Kongresi toplandı.</em><br /><br />Mustafa Kemal ve Temsil Heyeti üyeleri 27 Aralık 1919 tarihinde Ankara'ya geldiler. Artık vatanın kurtuluşu için yapılan çalışmalar Ankara'dan yürütülecekti.<br /><br /><strong>Misak-ı Milli (Milli Ant)</strong><br />Osmanlı Mebuslar Meclisi'nde Mustafa Kemal'i destekleyen bir grup milletvekili bir bildiri hazırladılar. Bu bildiriye Misak-ı Milli (Milli Ant) adı verilmektedir. Misak-ı Milli ile Kurtuluş Savaşımızın amaçları belirlendi. Milli sınırlarımız tüm dünyaya duyuruldu.<br /><strong><br />Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Açılışı</strong><br />Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara'da törenle açıldı. Büyük Millet Meclisi'nin açılması çok önemlidir, çünkü böylece millet egemenliği kabul ediliyordu. TBMM, millet adına, devleti yönetmeye başlıyordu. Meclisin açılış tarihi olan 23 Nisan günü bayram olarak kabul edilir. Mustafa Kemal, bu günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ilan etmiştir.<br /><br /><strong>Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasından sonraki olaylar</strong><br />Padişah ve İstanbul Hükümeti, Türk milletinin bağımsızlığı yolundaki çabaları engellemek istiyorlardı. İtilaf Devletleri ve İstanbul Hükümeti birlik olarak, halkı Mustafa Kemal ve arkadaşları aleyhinde kışkırtma çalışmalarına başladılar. Bu arada azınlıklar arasında ayaklanmalar başlamış ve bazı azınlıklar halkı katletmişlerdi.<br /><br />10 Ağustos 1920 tarihinde Osmanlı Devleti, İtilaf Devletleri ile Sevr Antlaşması imzaladı. Bu antlaşma yurdumuzun işgal edilmesini kabul ediyordu. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Sevr Antlaşması'nı kabul etmedi ve bu antlaşma hiçbir zaman yürürlüğe girmedi.<br /><br />TBMM, Kuvayı Milliye birliklerini düzenli ordular haline getirdi.</p>
<p><strong>3-SAVAŞ DÖNEMİ</strong><br /><br /><strong>Doğu Cephesi</strong><br />Doğu'da Ermenilerle savaşıldı. Sarıkamış ve Kars geri alındı. Savaş sonunda Ermeniler yenildiler. 2 Aralık 1919 tarihinde Ermenilerle Gümrü Antlaşması imzalandı. Gümrü Antlaşması, Türk Devleti'nin imzaladığı ilk resmi antlaşmadır.<br /><br /><strong>Moskova Antlaşması (16 Mart 1921)</strong><br />TBMM Hükümeti ile Sovyetler Birliği arasında imzalanmıştır. Bu anlaşma ile :<br />- Sovyetler Birliği ile sınır çizildi.<br />- Sovyetler Birliği, Sevr Antlaşması'nı reddetti ve Misak-ı Milli sınırlarını tanıdı.<br />- Kars, Ardahan ve Artvin koşulsuz olarak Türkiye'ye bırakıldı.<br />- Batum bazı şartlarla Gürcistan'a bırakıldı.<br />- Ermeniler, Sevr Antlaşması ile ilgili her türlü isteklerinden vazgeçtiler.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>Güney Cephesi</strong><br />Güney cephesindeki Kuvay-ı Milliye birlikleri, Fransızlara karşı savaştılar. Antep, Urfa ve Maraş yaşayan halk bağımsızlıkları için büyük özveriyle mücadele verdiler. Kahramanca mücadeleler sonucunda Antep, Urfa ve Maraş'taki halk düşmanı topraklarından çıkardı. Fransızlar, 12 Şubat 1920'de Maraş'tan, 11 Nisan 1920'de de Urfa'dan çıkmak zorunda kaldılar. Antep de on bir ay Fransızlara direndi. Bu yiğitçe mücadele sonucunda bağımsızlığa ulaştılar.<br />Fransızlarla 20 Ekim 1921 tarihinde Ankara Antlaşması imzalandı. Ankara Antlaşması ile Fransızlar yeni Türk devletini resmen tanıdılar. Ayrıca bu antlaşma ile Hatay sınırı hariç bugünkü Suriye sınırımız çizilmiş oldu.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>Batı Cephesi</strong><br />Mustafa Kemal, Samsun'a ulaşmadan dört gün önce yani 15 Mayıs 1919 tarihinde Yunanlılar, İzmir'i işgal ettiler. Daha sonra Anadolu'nun içlerine doğru ilerlemeye başladılar. Yunanlılarla, ilk mücadeleyi Kuvay-ı Milliye birlikleri yaptı. Yunanlılarla asıl mücadele, düzenli ordu kurulduktan sonra yapıldı.<br /><br /><em>Yunanlılarla sırasıyla<br />- Birinci İnönü Muharebesi<br />- İkinci İnönü Muhaberesi<br />- Sakarya Meydan Muharebesi<br />- Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi yapılmıştır.</em><br /><br />Yunanlılara karşı yapılan mücadele sonucunda Anadolu'nun sonsuza kadar Türk toprağı olacağı anlaşılmış oldu.<br /><br />11 Ekim 1922 tarihinde İtilaf Devletleri ile Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı.<br /><br />20 Kasım 1922 tarihinde, İsviçre'nin Lausanne (Lozan) şehrinde bir barış konferansı toplandı. Konferansa, Türkiye, İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya katıldı. Ankara Hükümeti'nin isteğiyle Boğazlar sorunu tartışılırken, Rusya, Bulgaristan ve Gürcistan'da toplantıya katıldı. Dış İşleri Bakanı İsmet Paşa'nın başkanı olduğu bir heyet, konferansta Türkiye'yi temsil etti.</p>
<p>24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Barış Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma sonunda Türkiye'nin milli sınırları (Hatay hariç) çizildi. Boğazlar ve azınlıklarla ilgili kararlar alındı</p>
<p><strong>TÜRK İNKILABI VE ÖNEMİ</strong><br />Büyük zorluklarla kazanılan Kurtuluş Savaşı'nın ardından Türk milleti için yeni bir mücadele başlıyordu. Artık, Türk yurdunun kalkınması için çalışmak gerekliydi. Atatürk önderliğindeki Türk milleti, çağdaş devletler seviyesine çıkmak için tüm imkanlarını seferber etti.<br /><br />Türk Devleti'nin çağdaşlaşması için Atatürk önderliğinde Türk İnkılapları gerçekleştirildi. Bu inkılaplar akla ve bilime dayanmaktadır.<br /><br /><strong>Siyasal Alanda inkılaplar</strong><br />- Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922)<br />- Cumhuriyetin ilan edilmesi (29 Ekim 1923<br />- Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924)<br /><strong><br />Hukuk Alanında İnkılaplar</strong><br />- Anayasanın (Teşkilat - ı Esasiye Kanununun) kabulü (20 Ocak 1921)<br />- Türk Medeni Kanununun kabulü ( 4 Ekim 1926)<br />- Türk Ceza Kanununun kabulü (1 Mart 1926)<br /><br /><strong>Eğitim ve Kültür Alanında İnkılaplar</strong><br />- Milli eğitimin sağlanması<br />- Öğretim birliğinin sağlanması (Tevhidi Tedrisat Kanunu 3 Mart 1924)<br />- Öğretimin yaygınlaştırılması,<br />- Milli eğitimin gözeteceği esasların belirlenmesi<br />- Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928)<br />- Milli kültürün geliştirilmesi<br /><br /><strong>Toplumsal Alanda İnkılap</strong><br />- Kıyafette değişiklik (Şapka Giyilmesi Hakkında Kanun 25 Kasım 1925 )<br />- Takvim ve saatte değişiklik (1 Ocak 1926)<br />- Ölçülerde değişiklik (26 Mart 1926)<br />- Soyadı Kanunu (21 Haziran 1934)<br />- Türk kadın hakları (Kadınlara belediyelerde seçme ve seçilme hakkı 3 Nisan 1930, Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı 5 Aralık 1934)<br /><br /><strong>Ekonomik Alanda İnkılap</strong><br />- Tarım alanında yenilikler<br />- Ticaret alanında yenilikler<br />- Sanayi alanında yenilikler<br />- Bayındırlık alanında yenilikler<br /><br />Türk İnkılabı'nın Önemi, Bize Kazandırdıkları ve Bu Konudaki Sorumluluklarımız "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacaktır." Mustafa Kemal Atatürk<br /><br />Cumhuriyetimizin kurulmasıyla birlikte yurdumuzun gelişmesi için pek çok çalışma yapıldı. Siyaset, hukuk, eğitim, kültür, toplumsal ve ekonomik alanlarda inkılaplar gerçekleştirildi. Büyük zorluklarla, değişik alanlarda yapılan yenilikler sayesinde bugün sahip olduğumuz cumhuriyete kavuştuk. Bizler, Türk İnkılabı'nın önemini anlamalıyız. Türkiye Cumhuriyeti'ni korumak ve geliştirmek için çalışmalıyız.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİ</strong><br /><strong>Atatürkçülük</strong><br />Atatürk'ün ilkelerinden oluşan düşünce sistemine Atatürkçülük adı verilmektedir. Bu düşünce sisteminin temel esasları Atatürk tarafından belirlenmiştir.<br /><br />Atatürkçülük, devlet hayatının her alanını ve toplumun fikir hayatını kapsar. Türk milletinin, bugün ve gelecekte tam bağımsızlığa, huzur ve refaha sahip olmasını amaçlar. Devletin, millet egemenliği esasına dayandırılmasını öngörür. Aklın ve bilimin öncülüğünde, Türk kültürünün, çağdaş uygarlık düzeyi üzerine çıkarılmasını hedefler.<br /><br /><strong>Atatürkçülüğün nitelikleri</strong><br />Atatürkçülük, Atatürk ilkelerine dayanmaktadır. Atatürk İlkeleri bir bütündür ve birbirlerinin tamamlayıcısıdır.<br /><br />Atatürkçü düşünce sistemi akla ve bilime dayanmaktadır. Vicdan ve düşünce özgürlüğüne dayalı olan Atatürkçü düşünce sistemi egemenliğin kayıtsız şartsız millet egemenliğine dayandığını savunur. Atatürkçülük, yurtta ve dünyada milletler arasında barışı korumak için çaba harcar.<br /><br /><strong>Atatürkçü düşüncede milli güç unsurları</strong><br />- Siyasi güç<br />- Ekonomik güç<br />- Askeri güç<br />- Sosyokültürel güç<br /><strong><br />Atatürk İlke ve İnkılaplarının Dayandığı Esaslar</strong><br />- Milli tarih bilinci,<br />- Vatan ve millet sevgisi,<br />- Milli dil,<br />- Milli bağımsızlık ve özgürlük,<br />- Egemenliğin millete ait olması,<br />- Çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine yükselme,<br />- Milli kültürün geliştirilmesi,<br />- Türk milletine inanmak ve güvenmek,<br />- Milli birlik ve beraberlik, ülke bütünlüğü,<br />- Barışçılık,<br />- Akılcılık<br /><br /><strong>Atatürk İlkeleri</strong><br />Atatürk ilkeleri, cumhuriyetimizin temelini oluşturur. Bu ilkeleri öğrenmeli, benimsemeli ve uygulayıcısı olmalıyız.<br /><br /><em>- Cumhuriyetçilik<br />- Milliyetçilik<br />- Halkçılık<br />- Devletçilik<br />- Laiklik<br />- İnkılapçılık</em></p>
<p>www.muhteva.com</p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/56-4-snf-sosyal-bilgiler-1-don-2-yaz-sn-sor.html" style="color: #309cbf;">4.Sınıf Sosyal Bilgiler 1.Dön.2.yaz.Soruları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/971-4-sinif-sosyal-bilgiler-1-donem-2-yazilisi.html" style="color: #309cbf;">4.Sınıf Sosyal Bilgiler 1. Dönem 2 yazılı Soruları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler.html">4.Sınıf Sosyal Bilgiler</a></p>
<ul class="latestnews">
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1706-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-13bolum.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 13. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1705-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-12bolum.html"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 12. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1704-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-11bolum.html"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 11. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1703-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-10bolum.html"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 10. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1702-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-9bolum.html"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 9. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1701-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-8bolum.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 8. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1700-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-7bolum.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 7. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1699-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-6bolum.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 6. Bölü</a> </li>
</ul>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi.html" title="ülkeler Ansiklopedisi">Ülkeler Ansiklopedisi</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari.html" title="Tarih Haritaları">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/cografi-haritalar.html" title="Coğrafya Haritaları">Coğrafya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/flash-oyunlar.html" title="Eğitici Flash Oyunlar">Eğitici Flash Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html"><img src="http://aygunhoca.com/images/phocagallery/ataturk/thumbs/phoca_thumb_s_4ata.jpg" border="0" alt="Atatürk Resimleri" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html">Atatürk Resimleri</a> <span class="small">(105)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html"><img src="http://aygunhoca.com/images/phocagallery/turk-bayraklari/thumbs/phoca_thumb_s_turk-bayragi.png" border="0" alt="Türk Bayrakları" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html">Türk Bayrakları</a> <span class="small">(35)</span></p><p><br /><strong>Cumhuriyete Nasıl Kavuştuk</strong><br /><br /><strong>1- MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI</strong><br />Birinci Dünya Savaşına giren Osmanlı Devleti, itilaf devletlerine karşı; ittifak devletlerinin yanında yer almış ve yenik çıkmıştır. Savaş sonunda Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918) imzalanmıştır.<br /><br /><strong>Mondros Ateşkes Antlaşması'nın bazı önemli şartları şunlardır :</strong><br />· 7. Maddeye göre İtilaf devletleri, güvenliklerini tehdit eden bir durum olursa istedikleri yerleri işgal edebileceklerdi.<br />· Doğu Anadolu'da bulunan altı ilimizde (Sivas, Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Harput) karışıklık çıkarsa, İtilaf Devletleri, bu illerin herhangi bir bölümünü işgal edebilecekti.<br />· Boğazlar (İstanbul-Çanakkale) işgal edilecek, bütün gemilere açılacak, böylece Anadolu Rumeli Bağlantısı kesilecekti.<br />· Ordunun büyük bölümü terhis edilip silahlara el konulacaktı.<br />· Haberleşme ve ulaşım araçları bu devletler tarafından kontrol edilecekti.<br /><br />Bu antlaşmanın ardından İtilaf Devletleri haksız olarak yurdumuzu işgale başladılar<br /><strong>2- KURTULUŞ SAVAŞI</strong><br />Mustafa Kemal, 9. Ordu Müfettişi göreviyle 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. İşgalleri durdurmak için gerekli çalışmalara başladı.<br /><br />Milli bilincin güçlendirilmesi için sürekli çalışmalar yapıldı, genelge yayımlandı ve<br /><br />kongreler toplandı.<br /><br /><em>22 Haziran 1919 tarihinde Amasya Genelgesi yayımlandı.<br />23 Temmuz 1919 tarihinde Erzurum Kongresi toplandı.<br />4 Eylül 1919 tarihinde Sivas Kongresi toplandı.</em><br /><br />Mustafa Kemal ve Temsil Heyeti üyeleri 27 Aralık 1919 tarihinde Ankara'ya geldiler. Artık vatanın kurtuluşu için yapılan çalışmalar Ankara'dan yürütülecekti.<br /><br /><strong>Misak-ı Milli (Milli Ant)</strong><br />Osmanlı Mebuslar Meclisi'nde Mustafa Kemal'i destekleyen bir grup milletvekili bir bildiri hazırladılar. Bu bildiriye Misak-ı Milli (Milli Ant) adı verilmektedir. Misak-ı Milli ile Kurtuluş Savaşımızın amaçları belirlendi. Milli sınırlarımız tüm dünyaya duyuruldu.<br /><strong><br />Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Açılışı</strong><br />Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara'da törenle açıldı. Büyük Millet Meclisi'nin açılması çok önemlidir, çünkü böylece millet egemenliği kabul ediliyordu. TBMM, millet adına, devleti yönetmeye başlıyordu. Meclisin açılış tarihi olan 23 Nisan günü bayram olarak kabul edilir. Mustafa Kemal, bu günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ilan etmiştir.<br /><br /><strong>Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasından sonraki olaylar</strong><br />Padişah ve İstanbul Hükümeti, Türk milletinin bağımsızlığı yolundaki çabaları engellemek istiyorlardı. İtilaf Devletleri ve İstanbul Hükümeti birlik olarak, halkı Mustafa Kemal ve arkadaşları aleyhinde kışkırtma çalışmalarına başladılar. Bu arada azınlıklar arasında ayaklanmalar başlamış ve bazı azınlıklar halkı katletmişlerdi.<br /><br />10 Ağustos 1920 tarihinde Osmanlı Devleti, İtilaf Devletleri ile Sevr Antlaşması imzaladı. Bu antlaşma yurdumuzun işgal edilmesini kabul ediyordu. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Sevr Antlaşması'nı kabul etmedi ve bu antlaşma hiçbir zaman yürürlüğe girmedi.<br /><br />TBMM, Kuvayı Milliye birliklerini düzenli ordular haline getirdi.</p>
<p><strong>3-SAVAŞ DÖNEMİ</strong><br /><br /><strong>Doğu Cephesi</strong><br />Doğu'da Ermenilerle savaşıldı. Sarıkamış ve Kars geri alındı. Savaş sonunda Ermeniler yenildiler. 2 Aralık 1919 tarihinde Ermenilerle Gümrü Antlaşması imzalandı. Gümrü Antlaşması, Türk Devleti'nin imzaladığı ilk resmi antlaşmadır.<br /><br /><strong>Moskova Antlaşması (16 Mart 1921)</strong><br />TBMM Hükümeti ile Sovyetler Birliği arasında imzalanmıştır. Bu anlaşma ile :<br />- Sovyetler Birliği ile sınır çizildi.<br />- Sovyetler Birliği, Sevr Antlaşması'nı reddetti ve Misak-ı Milli sınırlarını tanıdı.<br />- Kars, Ardahan ve Artvin koşulsuz olarak Türkiye'ye bırakıldı.<br />- Batum bazı şartlarla Gürcistan'a bırakıldı.<br />- Ermeniler, Sevr Antlaşması ile ilgili her türlü isteklerinden vazgeçtiler.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>Güney Cephesi</strong><br />Güney cephesindeki Kuvay-ı Milliye birlikleri, Fransızlara karşı savaştılar. Antep, Urfa ve Maraş yaşayan halk bağımsızlıkları için büyük özveriyle mücadele verdiler. Kahramanca mücadeleler sonucunda Antep, Urfa ve Maraş'taki halk düşmanı topraklarından çıkardı. Fransızlar, 12 Şubat 1920'de Maraş'tan, 11 Nisan 1920'de de Urfa'dan çıkmak zorunda kaldılar. Antep de on bir ay Fransızlara direndi. Bu yiğitçe mücadele sonucunda bağımsızlığa ulaştılar.<br />Fransızlarla 20 Ekim 1921 tarihinde Ankara Antlaşması imzalandı. Ankara Antlaşması ile Fransızlar yeni Türk devletini resmen tanıdılar. Ayrıca bu antlaşma ile Hatay sınırı hariç bugünkü Suriye sınırımız çizilmiş oldu.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>Batı Cephesi</strong><br />Mustafa Kemal, Samsun'a ulaşmadan dört gün önce yani 15 Mayıs 1919 tarihinde Yunanlılar, İzmir'i işgal ettiler. Daha sonra Anadolu'nun içlerine doğru ilerlemeye başladılar. Yunanlılarla, ilk mücadeleyi Kuvay-ı Milliye birlikleri yaptı. Yunanlılarla asıl mücadele, düzenli ordu kurulduktan sonra yapıldı.<br /><br /><em>Yunanlılarla sırasıyla<br />- Birinci İnönü Muharebesi<br />- İkinci İnönü Muhaberesi<br />- Sakarya Meydan Muharebesi<br />- Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi yapılmıştır.</em><br /><br />Yunanlılara karşı yapılan mücadele sonucunda Anadolu'nun sonsuza kadar Türk toprağı olacağı anlaşılmış oldu.<br /><br />11 Ekim 1922 tarihinde İtilaf Devletleri ile Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı.<br /><br />20 Kasım 1922 tarihinde, İsviçre'nin Lausanne (Lozan) şehrinde bir barış konferansı toplandı. Konferansa, Türkiye, İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya katıldı. Ankara Hükümeti'nin isteğiyle Boğazlar sorunu tartışılırken, Rusya, Bulgaristan ve Gürcistan'da toplantıya katıldı. Dış İşleri Bakanı İsmet Paşa'nın başkanı olduğu bir heyet, konferansta Türkiye'yi temsil etti.</p>
<p>24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Barış Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma sonunda Türkiye'nin milli sınırları (Hatay hariç) çizildi. Boğazlar ve azınlıklarla ilgili kararlar alındı</p>
<p><strong>TÜRK İNKILABI VE ÖNEMİ</strong><br />Büyük zorluklarla kazanılan Kurtuluş Savaşı'nın ardından Türk milleti için yeni bir mücadele başlıyordu. Artık, Türk yurdunun kalkınması için çalışmak gerekliydi. Atatürk önderliğindeki Türk milleti, çağdaş devletler seviyesine çıkmak için tüm imkanlarını seferber etti.<br /><br />Türk Devleti'nin çağdaşlaşması için Atatürk önderliğinde Türk İnkılapları gerçekleştirildi. Bu inkılaplar akla ve bilime dayanmaktadır.<br /><br /><strong>Siyasal Alanda inkılaplar</strong><br />- Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922)<br />- Cumhuriyetin ilan edilmesi (29 Ekim 1923<br />- Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924)<br /><strong><br />Hukuk Alanında İnkılaplar</strong><br />- Anayasanın (Teşkilat - ı Esasiye Kanununun) kabulü (20 Ocak 1921)<br />- Türk Medeni Kanununun kabulü ( 4 Ekim 1926)<br />- Türk Ceza Kanununun kabulü (1 Mart 1926)<br /><br /><strong>Eğitim ve Kültür Alanında İnkılaplar</strong><br />- Milli eğitimin sağlanması<br />- Öğretim birliğinin sağlanması (Tevhidi Tedrisat Kanunu 3 Mart 1924)<br />- Öğretimin yaygınlaştırılması,<br />- Milli eğitimin gözeteceği esasların belirlenmesi<br />- Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928)<br />- Milli kültürün geliştirilmesi<br /><br /><strong>Toplumsal Alanda İnkılap</strong><br />- Kıyafette değişiklik (Şapka Giyilmesi Hakkında Kanun 25 Kasım 1925 )<br />- Takvim ve saatte değişiklik (1 Ocak 1926)<br />- Ölçülerde değişiklik (26 Mart 1926)<br />- Soyadı Kanunu (21 Haziran 1934)<br />- Türk kadın hakları (Kadınlara belediyelerde seçme ve seçilme hakkı 3 Nisan 1930, Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı 5 Aralık 1934)<br /><br /><strong>Ekonomik Alanda İnkılap</strong><br />- Tarım alanında yenilikler<br />- Ticaret alanında yenilikler<br />- Sanayi alanında yenilikler<br />- Bayındırlık alanında yenilikler<br /><br />Türk İnkılabı'nın Önemi, Bize Kazandırdıkları ve Bu Konudaki Sorumluluklarımız "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacaktır." Mustafa Kemal Atatürk<br /><br />Cumhuriyetimizin kurulmasıyla birlikte yurdumuzun gelişmesi için pek çok çalışma yapıldı. Siyaset, hukuk, eğitim, kültür, toplumsal ve ekonomik alanlarda inkılaplar gerçekleştirildi. Büyük zorluklarla, değişik alanlarda yapılan yenilikler sayesinde bugün sahip olduğumuz cumhuriyete kavuştuk. Bizler, Türk İnkılabı'nın önemini anlamalıyız. Türkiye Cumhuriyeti'ni korumak ve geliştirmek için çalışmalıyız.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİ</strong><br /><strong>Atatürkçülük</strong><br />Atatürk'ün ilkelerinden oluşan düşünce sistemine Atatürkçülük adı verilmektedir. Bu düşünce sisteminin temel esasları Atatürk tarafından belirlenmiştir.<br /><br />Atatürkçülük, devlet hayatının her alanını ve toplumun fikir hayatını kapsar. Türk milletinin, bugün ve gelecekte tam bağımsızlığa, huzur ve refaha sahip olmasını amaçlar. Devletin, millet egemenliği esasına dayandırılmasını öngörür. Aklın ve bilimin öncülüğünde, Türk kültürünün, çağdaş uygarlık düzeyi üzerine çıkarılmasını hedefler.<br /><br /><strong>Atatürkçülüğün nitelikleri</strong><br />Atatürkçülük, Atatürk ilkelerine dayanmaktadır. Atatürk İlkeleri bir bütündür ve birbirlerinin tamamlayıcısıdır.<br /><br />Atatürkçü düşünce sistemi akla ve bilime dayanmaktadır. Vicdan ve düşünce özgürlüğüne dayalı olan Atatürkçü düşünce sistemi egemenliğin kayıtsız şartsız millet egemenliğine dayandığını savunur. Atatürkçülük, yurtta ve dünyada milletler arasında barışı korumak için çaba harcar.<br /><br /><strong>Atatürkçü düşüncede milli güç unsurları</strong><br />- Siyasi güç<br />- Ekonomik güç<br />- Askeri güç<br />- Sosyokültürel güç<br /><strong><br />Atatürk İlke ve İnkılaplarının Dayandığı Esaslar</strong><br />- Milli tarih bilinci,<br />- Vatan ve millet sevgisi,<br />- Milli dil,<br />- Milli bağımsızlık ve özgürlük,<br />- Egemenliğin millete ait olması,<br />- Çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine yükselme,<br />- Milli kültürün geliştirilmesi,<br />- Türk milletine inanmak ve güvenmek,<br />- Milli birlik ve beraberlik, ülke bütünlüğü,<br />- Barışçılık,<br />- Akılcılık<br /><br /><strong>Atatürk İlkeleri</strong><br />Atatürk ilkeleri, cumhuriyetimizin temelini oluşturur. Bu ilkeleri öğrenmeli, benimsemeli ve uygulayıcısı olmalıyız.<br /><br /><em>- Cumhuriyetçilik<br />- Milliyetçilik<br />- Halkçılık<br />- Devletçilik<br />- Laiklik<br />- İnkılapçılık</em></p>
<p>www.muhteva.com</p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/56-4-snf-sosyal-bilgiler-1-don-2-yaz-sn-sor.html" style="color: #309cbf;">4.Sınıf Sosyal Bilgiler 1.Dön.2.yaz.Soruları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/971-4-sinif-sosyal-bilgiler-1-donem-2-yazilisi.html" style="color: #309cbf;">4.Sınıf Sosyal Bilgiler 1. Dönem 2 yazılı Soruları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler.html">4.Sınıf Sosyal Bilgiler</a></p>
<ul class="latestnews">
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1706-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-13bolum.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 13. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1705-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-12bolum.html"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 12. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1704-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-11bolum.html"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 11. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1703-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-10bolum.html"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 10. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1702-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-9bolum.html"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 9. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1701-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-8bolum.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 8. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1700-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-7bolum.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 7. Bölüm</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler/1699-4-sinif-sosyal-bilgiler-testi-cevaplari-6bolum.html" style="color: #309cbf;"> 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Testi ve Cevapları 6. Bölü</a> </li>
</ul>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi.html" title="ülkeler Ansiklopedisi">Ülkeler Ansiklopedisi</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari.html" title="Tarih Haritaları">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/cografi-haritalar.html" title="Coğrafya Haritaları">Coğrafya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/flash-oyunlar.html" title="Eğitici Flash Oyunlar">Eğitici Flash Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html"><img src="http://aygunhoca.com/images/phocagallery/ataturk/thumbs/phoca_thumb_s_4ata.jpg" border="0" alt="Atatürk Resimleri" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html">Atatürk Resimleri</a> <span class="small">(105)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html"><img src="http://aygunhoca.com/images/phocagallery/turk-bayraklari/thumbs/phoca_thumb_s_turk-bayragi.png" border="0" alt="Türk Bayrakları" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html">Türk Bayrakları</a> <span class="small">(35)</span></p> 5. Sınıf Sosyal Bilgiler Meslek Konusu Etkinliği2010-08-28T21:54:19Z2010-08-28T21:54:19Zhttp://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/47-5-snf-sosyal-bilgiler/1690-5-sinif-sosyal-bilgiler-meslek-konusu-etkinligi.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><strong>Etkinlik. BUNLAR NE İŞ YAPIYORLAR?</strong><br />Aşağıda verilen resimlerin hangi mesleklere ait olduğunu ve ne iş yaptıklarını yazalım.</p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/images/genel/5-sinif-etk.doc" title="5. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersi Etkinlikleri"><strong>5. Sınıf Sosyal Bilgiler Meslek Konusu Etkinliği İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ</strong></a></p>
<p> </p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler.html">4.Sınıf Sosyal Bilgiler</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/47-5-snf-sosyal-bilgiler.html">5.Sınıf Sosyal Bilgiler</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/49-6-snf-sosyal-bilgiler-sorular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Soruları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/138-6-sinif-sosyal-bilgiler-performans-odevleri.html">6. Sınıf Sosyal Bilgiler Performans Ödevleri</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi.html" title="ülkeler Ansiklopedisi">Ülkeler Ansiklopedisi</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari.html" title="Tarih Haritaları">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/cografi-haritalar.html" title="Coğrafya Haritaları">Coğrafya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/flash-oyunlar.html" title="Eğitici Flash Oyunlar">Eğitici Flash Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html"><img src="http://aygunhoca.com/images/phocagallery/ataturk/thumbs/phoca_thumb_s_4ata.jpg" border="0" alt="Atatürk Resimleri" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html">Atatürk Resimleri</a> <span class="small">(105)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html"><img src="http://aygunhoca.com/images/phocagallery/turk-bayraklari/thumbs/phoca_thumb_s_turk-bayragi.png" border="0" alt="Türk Bayrakları" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html">Türk Bayrakları</a> <span class="small">(35)</span></p><p><strong>Etkinlik. BUNLAR NE İŞ YAPIYORLAR?</strong><br />Aşağıda verilen resimlerin hangi mesleklere ait olduğunu ve ne iş yaptıklarını yazalım.</p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/images/genel/5-sinif-etk.doc" title="5. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersi Etkinlikleri"><strong>5. Sınıf Sosyal Bilgiler Meslek Konusu Etkinliği İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ</strong></a></p>
<p> </p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/46-4-snf-sosyal-bilgiler.html">4.Sınıf Sosyal Bilgiler</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/47-5-snf-sosyal-bilgiler.html">5.Sınıf Sosyal Bilgiler</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/49-6-snf-sosyal-bilgiler-sorular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Soruları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/138-6-sinif-sosyal-bilgiler-performans-odevleri.html">6. Sınıf Sosyal Bilgiler Performans Ödevleri</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi.html" title="ülkeler Ansiklopedisi">Ülkeler Ansiklopedisi</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari.html" title="Tarih Haritaları">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/cografi-haritalar.html" title="Coğrafya Haritaları">Coğrafya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/flash-oyunlar.html" title="Eğitici Flash Oyunlar">Eğitici Flash Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html"><img src="http://aygunhoca.com/images/phocagallery/ataturk/thumbs/phoca_thumb_s_4ata.jpg" border="0" alt="Atatürk Resimleri" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html">Atatürk Resimleri</a> <span class="small">(105)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html"><img src="http://aygunhoca.com/images/phocagallery/turk-bayraklari/thumbs/phoca_thumb_s_turk-bayragi.png" border="0" alt="Türk Bayrakları" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html">Türk Bayrakları</a> <span class="small">(35)</span></p>8. Sınıf Tc İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Ders Kavramları Sözlüğü2010-08-28T21:48:50Z2010-08-28T21:48:50Zhttp://aygunhoca.com/tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/1689-8-sinif-tc-inkilap-tarihi-ataturkculuk-ders-kavramlari-sozlugu.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><strong> 8.Sınıf Sözlük</strong><br />A<br />Abluka:Kuşatma<br />Alaturka:Eski türk gelenek görenek töre ve hayatına uygun Doğuluca alafranfa karşıtı.<br />Anayasa:Bir devletin yönetim biçimini belirten yasama yürütme yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağı gösteren yuttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa kanunuesasi.<br />Anekdot:Hikayecik fıkra.<br />Antant:Devlet arasında bir veya birkaç anlaşmanın imzalanmasıyla oluşan ittifaklara verilen ad.<br />Asala:1975-1985 yılları arasında faaliyet gösteren ermeni silahlı örgütü.<br />Asayiş:Bir yerin düzen ve güvenlik içinde bulunması durumu,düzenlilik güvenlik.<br />Ataşemiliterlik:Bir ulusun yabancı ülkelerdeki görevli askeri uzman.<br />B<br />Bahriye:Bir devletin deniz güçlerinin ve kuruluşlarının bütünü.<br />Banker:Para altın vb. Taşınır değerlerin ticaretiyle uğraşan kimse.<br />Beşeriyet:İnsanlık.<br />Beyanname:Bir kimsenin resmi bir kuruluşa herhangi bir durumu bildirmek için verdiği çizelge bildirge.<br />Bolşevik İhtilali:Çarlık Rusyası’nda Gregoryen takvimi’ne göre 25 ekim 1917’de Petrograd’daki Kışlık Saray’ın Lenin önderliğindeki Bolşeviklerin eline geçmesiyle başlayan ve Sovyetler Birliği’nin kurulmasına yol açan olaylar dizisidir.Ekim Devrimi olarak da bilinir.<br />C<br />Celadet:Yiğitlik kahramanlık<br />Cemiyet:Toplum.<br />Cephe:Üzerinde sasvaşın sürdüğü bölge.<br />Cihan:dünya.<br />Ç<br />Çarlık:Rus imparatorlarının ve Bulgar krallarının hakimiyetindeki ülkeler.<br />Çavuş:Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.<br />Çehre:Yüz görünüş.<br />D<br />Damping:Düşürmek indirmek.<br />Darbe:Bir ülkede baskı kurarak zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükümeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi.<br />Demokrasi:Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi el erki demokratlık.<br />Dogma:Belli bir konuda ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz tartışılamaz gerçek olarak kabul edilmesi.<br />E<br />Ebediyen:Sonsuz olarak sonsuzluğa kadar..<br />Ecnebi:Yabancı daha çok Batılıları anlatır.<br />Ekmek Karnesi:İkinci Dünya Savaşının devam ettiği yıllarda yoksulluk nedeniyle halkın ekmeğini alabilmesi için verilen karne.<br />Emperyalizm:Bir milletin sömrü temeline dayanarak başka bir milleti siyasi ve ekonomik egemenliği altına alıp yayılması veya yayılması istemesi yayılmacılık.<br />Etabli:Yerleşmiş sakin İstanbul’da yerleşmiş Rumlar veya Batı Trakya’daki Türkler için kullanılır.<br />Evrensel:Bütün insasnlığı ilgilendiren alemşümul.<br />F<br />Fıtri:Doğuştan.<br />Filinta:Namlusu kısa kurşun atan bir çeşit küçük tüfek.<br />Filo:Bir arada ve bir komuta altında bulunan savaş gemilerinin veya uçaklarının bütünü.<br />G<br />Gazi:Savaştan sağ olarak dönen kimse.<br />General:Kara ve hava kuvvetlerinde albaylıktan sonra gelen ve mareşalliğe kadar olan yüksek rütbeli subaylara verilen ad.<br />H<br />Hakimiyet:Egemenliik.<br />Halife:1.Müslümanların imamlığı ve din koruyuculuğunu yapmakla görevi kimse.2.Hükümdar<br />Halk oylaması:Halkın türlü siyasi ve toplumsal sorunlar karşısında olumlu veya olumsuz görüşünü belirlemek için başvurulan oylama plebisit refandum.<br />Hanedan:Hükümdar devlet büyüğü vb. Bir kişiye dayanan soy büyük aile.<br />Heyet:Kurul.<br />Huşu:Gönül rahatlığı.<br />Hükümran:Egemen.<br />İ<br />İaşe:Yedirip içirme beslenme bakma.<br />İdadi:Lise derecesindeki okul.<br />İdeoloji:sşyasi veya toplumsal bir öğreyi oluşturan bir hükümetin bir partinin bir grubun davranışlarına yön veren politik hukuki bilimsel felsefi dini morat estetik düşünceler bütünü.<br />İhtilal:Bir devletin siyasi teşkilatını kanuni şekillere riayet etmeden değiştirmek üzere zorla yapılan halk hareketidir.<br />İktisat:Ekonomi.<br />İlham:Esin.<br />İlke:Temel düşünce temell inanç umde unsur prennsip.<br />İnkılap:Toplum düzenini ve yapısını daha iyi duruma getirmek için yapılan köklü değişiklik iyileştirme devrim reform.<br />İnkısam:Bölünme taksim edilme.<br />İnkişaf:Gelişme gelişim.<br />İrade:Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü istenç.<br />İskan:Yurtlandırma.<br />İstihkam:Düşman saldırısını durdurmak düşana karşı savunma yapmak amacıyla düzenlemiş yer.<br />İstiklal:Bağımsızlık.<br />İstila:Bir ülkeyi sillah gücüyle ele geçirme.<br />İtilaf:Anlaşma uyuşma bağlaşma Oy birliği.<br />İtimat:Güven.<br />İtinat:Özen ihtimam.<br />İttifak:Anlaşma uyuşma bağlaşma oy birliği.<br />J<br />Jeopolitik:Coğrafya ekonomi nüfus vb.’nin bir devletin politikası üzerindeki etkisi.<br />K<br />Kabotaj:Bir ülkenin iskele veya limanları arasında gemi işletme işi.<br />Kaim:1.Başka bir şeyin yerine geçen.2.Ayakta duran var olan.<br />Kapitalizm:Üretim araçlarının özel mülkiyetin elinde olduğı ve kar amaçlı kullanıldığı malların üretim dağıtım ve fiyatının arz talep mekanizmasıyla serbest piyasada özgürce belirlendiği bir ekonomik sistemdir.<br />Kolağası:Osmanlı ordusunda yüzbaşı ile binbaşı arasında yer alan rütbe.<br />Kolordu:Değişik sayıda tümen ve savaş destek birliklerinden kurulu büyük askeri birlik.<br />Komite:Alt kurul.<br />Komplo:Düzen.<br />Konferans:Topluluğa bir konuda bilgi vermek amacıyla yapılan konuşma.Uuluslarası bir sorunun çözülmesi için yapılan toplantı<br />Kongre:Çeşitli ülkelerden yöneticilerin elçilerin delegelerin katılmasıyla yapılan toplantı.<br />Konsolos:Yabancı ülkelerde orada bulunan yuttaşlarının haklarını koruyan bağlı bulunduğu hükümete siyasal bir ticari bilgileri veren dış işleri görevlisi şehbender.<br />Karargah:Bir birlik veya kurumun kumandan ile yardımc şube ve bölümlerininden oluşan kuruluş.Ordunun uzun bir süre veya geçimi olarak konakladığı yer.<br />Kurmay:Harp akademilerine girerek eğitimlerine başarıyla bitirmiş subay erkanıharp.Kurmaylık yetkisi ve niteliği olan (subay).<br />Kuvayımilliye:Kurtuluş Savaşı’nda Türk direniş örgütlenmelerine ve güçlerine verilen addır.<br />L<br />Liberal:Serbest ekonomiden yana olan kimse.<br />M<br />Maarif:Eğitim<br />Maarif vekaleti:Eğitim Bakanlığı.<br />Manda:Bir devletin başka bir devletin yönetimine girip dış işlerinde yetkisiz iç işlerinde bağımsız olma durumu.<br />Manevra:Tatbikat.<br />Mareşal:En yüksek askeri rütbe.<br />Marshall pLanı:ABD Dışişleri Bakanı George Marshall’ın kendi adııyla anılan 1947 yılında Harwand Üniversitesinde yaptığı konuşmasıdır.Bu konusşmada AVRUPA ekonomilerini tekrar kalkındırmak için çok geniş ve kapsamlı bir program önermiştir.<br />Milli Mücadele:Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmış Osmanlı Devleti’nin savaşı kazanan devletlerce paylaşılması sonucunda Misakımilli sınırları içinde ülke bütünlüğü korumak ulusal egemenliğe dayalı tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak için tüm milletçe girişilen savaştır.Kurtuluş savaşı.<br />Misakımilli:12 Ocak 1920’de İstanbul’da çalışmalarına başlayacak ve tarihe son Osmanlı Mebusan Meclisi olarak geçecek olan parlamentoyu oluşturan milletvekilleriniin bir kısmna Ankara’da bir eylem planı çerçevesinde çok öenmli bir misak söz edilmiştir.28 Ocak 1920 tarihinde Misakımilli kabul edilmiştir.Bu misak ileride Türk Kurtuluş Savaşı’nda siyasi programı ve cumhuriyet Türkiyesi’nin dış politikasının dayandığı temellerden biri olacaktır.<br />Misilleme:Kötü bir davranışa aynen verilen karşılık.<br />Miting:Gösteri amacıyla veya bir olaya dikkati çekmek için genellikle açık yerlerde yapılan toplantı<br />Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti:Mondros Ateşkes Anlaşması’ndan sonra Anadolu’nun ve Rumeli’nin çeşitli şehirlerinde işgallere karşı kurulan milli cemiyetlerdir.Kurulduğu her şehirde o şehrin adı ile anılmıştır.<br />Müspet:Olumlu.<br />Müstesna:Bir bütünün veya kuralın dışında olan kural dışı.<br />Mütefik:Bağlaşık.Sovyetler Birliği’nin dağılması ile tek kutuplu hale gelen dünyada ABD yandaşlarıa verilen addır.<br /><br />N<br />Naaş:Ölen insanın vücudu ceset.<br />NATO:İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan politik ayrımda ABD önderliğinde Ruslar’a karşı Almanya’yı dışarıda bırakacak bir yapılamayı gerçekleştirmek amacıyla kurulmuş bir örgüttür.<br />Nazır:Bakan.<br />Nutuk:Söz konuşma.<br />Nüfuz:İçine geçme.<br />O<br />Objektif:Nesnel.<br />Ö<br />Önerge:Meclis kongre vb. Resmi bir toplantıda herhangi bir konu veya sorunla ilgili olarak bir öneride bulunmak için üyelerden biri veya birçoğu tarafından başkanlığa verilen oya konularak karar verilmesi istenen yazılı kağıt.<br />P<br />Pakt:Antlaşma.<br />Parti:Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk fırka.<br />Payidar:Kalıcı sonsuza kadar yaşayacak olan.<br />R<br />Reform:Toplumun ihtiyaçlarına cevap vermeyen kurumları bazı prensip ve şekil değişiklilieri koyarak çağın seviyesine göre yeniden düzenlemedir.<br />Rejim:Yönetme düzenleme biçimi düzen.<br />Rezerv:Saklanmış biriktirilmiş şey.<br />Riyaset:Başkanlık.<br />Rüştüye:Ortaokul derecesinde olan eğitim kurumu.<br />S<br />Saltanat:Bir ülkede hükümdarın padişahın sultanın egemen olması.<br />Sanatoryum:Özellikle veremli hastaların iyileştirilmesi için kurulmuş sağlık kuruluşu.<br />Seferberlik:Bir ülkenin silahlı kuvvetlerini savaşa hazır duruma getiren ülkenin ekonomisini yönetimini savaş gereklerine uyacak duruma sokan hazırlık ve önlemlerin tümü.<br />Sevk:Gönderme Götürme.<br />Soğuk savaş:Sovyet Bloğu ülkeleri ile batılı güçler arasında 1945’den 1990’a kadar devam etmiş olan uluslarası siyasi ve askeri gerginlik.<br />Sömürge:Bir devletin kendi ülkesiin sınırları dışınca egemenlik kurarak yönettiği ekonomik veya siyasal çıkarlar sağladığı ülke sömürülen ülke müstemleke koloni.<br />Suikast:Gizlice cana kıyma ve kötülük etmeye kalkışma.<br />Ş<br />Şiar:Ülkü düstur.<br />Şuur:Bilinç.<br />T<br />Taarruz:Saldırı.<br />Tahammül:İnsanın köyü güç durumlara karşı koyabilme gücü kaldırma katlanma.<br />Takat:Bir şeyi yapabilme başarabilme gücü güç hal derman kuvvet.<br />Teokrasi:Siyasi iltidarın Allah’ın temsilcileri oldukları inanılan din adamlarının elinde bulunduğu toplumsal siyasi düzen din erki.<br />Terörzm:Siyasi dini ve ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla sivillere resmi yerel ve genel yönetimlere yönelik baskı yıldırma ve her türlü şiddet içeren davranışlar.<br />Teşkilat:Örgüt.<br />Toprak Reformu:Hükümet tarafından başlatılan ya da desteklenen tarımsal alanların mülkiyetinin yeniden dağıtılmasıdır.<br />Truman Doktrini:1947 yılında amerika birleşik devletleri başkanı Harry Truman taradından sovyet tehdidine karşı hazırlanmış plandır.Truman Doktrini Amerika Birleşik Devletleri’nin uluslarası politikasının değiştiğini ve sovyet düşmanlığının bu yeni politikada temel esas olduğunu ilan etmiştir.Bu foktrin ile amerika birleşik devletleri komünixm tehdidi altındaki devltlere mali ve askeri yardım yapacağını açıklamıştır.<br />Turanizm:Türk kavimlerini bir devlet veya bir birlik hakinde birleşmeyş amaçlayan bir ideolojidir.<br />Tümen:Tugayla kolordu arasında yer alan birlik.<br /><br /><br />U<br />Umumi:genel<br />Ü<br />Üniforma:Silahli kuvvetlerin resmi giysisi.Aynı işi yapanların giydikleri tüzükle belirtilmiş bir örnek giysi.<br />V<br />Vakar:Ağırbaşlılık.<br />Varlık Vergisi:İkinci Dünya savaşı yıllarında türkiyede 1942 yılında hükümet tarafından alınan bir kararla taktir komisyonlarının itiraz edilemeuen varlık vergileri tespiti.Varlık vergisi o zaman devletin İkinci Dünya Savaşı’nda Alman Ve rus işgaline karşı yeterli finans sağlamak amacıyla kararlaştırılmıştır.Uygulama 6 ay sonra kaldırılmıştır.<br />Velayet:Velilik otorite.<br />Veliaht:Bir hükümdarın ölümünden veya tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kimse.<br />Y<br />Yarbay:Orduda rütbesi binbaşı ile albay arasında olan subay.<br />Yasama:Yasa koyma yasa yapma.<br />Z<br />Zabit:Rütbesi teğmenden binbaşıya kadar olan asker.<br />Zaviye:Küçük tekne.<br /><br /><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/1007-8-sinif-tc-inklap-tarihi-ders-kitabi-notlari.html">8. Sınıf Tc İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Kitabı Özet Notlar</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/86-1-dunya-savasi-haritalari.html">1.Dünya Savaşı Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/87-2dunya-savasi-haritalari.html">2.Dünya Savası Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/100-osmanli-imparatorlugu-haritalari.html">Osmanlı imparatorluğu Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/97-kurtulus-savasi-haritalari.html">Kurtuluş Savaşı haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular.html">Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Konuları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/920-kurtulus-savasi-genel-hatlariyla-ozet.html">Kurtuluş Savaşı Genel Hatlarıyla Özet</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/869-ataturkun-kronolojik-hayati.html">Atatürk'ün Kronolojik Hayatı</a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/55-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-sorular.html"><br /></a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../ataturk-kosesi/117-ataturk-videolari.html">Atatürk Videoları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/126-tc-inkilap-tarihi-ve-ataturkculuk.html">Kpss Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarihi-videolar.html" title="Tarihi Videolar">Tarihi Videolar</a></p><p><strong> 8.Sınıf Sözlük</strong><br />A<br />Abluka:Kuşatma<br />Alaturka:Eski türk gelenek görenek töre ve hayatına uygun Doğuluca alafranfa karşıtı.<br />Anayasa:Bir devletin yönetim biçimini belirten yasama yürütme yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağı gösteren yuttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa kanunuesasi.<br />Anekdot:Hikayecik fıkra.<br />Antant:Devlet arasında bir veya birkaç anlaşmanın imzalanmasıyla oluşan ittifaklara verilen ad.<br />Asala:1975-1985 yılları arasında faaliyet gösteren ermeni silahlı örgütü.<br />Asayiş:Bir yerin düzen ve güvenlik içinde bulunması durumu,düzenlilik güvenlik.<br />Ataşemiliterlik:Bir ulusun yabancı ülkelerdeki görevli askeri uzman.<br />B<br />Bahriye:Bir devletin deniz güçlerinin ve kuruluşlarının bütünü.<br />Banker:Para altın vb. Taşınır değerlerin ticaretiyle uğraşan kimse.<br />Beşeriyet:İnsanlık.<br />Beyanname:Bir kimsenin resmi bir kuruluşa herhangi bir durumu bildirmek için verdiği çizelge bildirge.<br />Bolşevik İhtilali:Çarlık Rusyası’nda Gregoryen takvimi’ne göre 25 ekim 1917’de Petrograd’daki Kışlık Saray’ın Lenin önderliğindeki Bolşeviklerin eline geçmesiyle başlayan ve Sovyetler Birliği’nin kurulmasına yol açan olaylar dizisidir.Ekim Devrimi olarak da bilinir.<br />C<br />Celadet:Yiğitlik kahramanlık<br />Cemiyet:Toplum.<br />Cephe:Üzerinde sasvaşın sürdüğü bölge.<br />Cihan:dünya.<br />Ç<br />Çarlık:Rus imparatorlarının ve Bulgar krallarının hakimiyetindeki ülkeler.<br />Çavuş:Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.<br />Çehre:Yüz görünüş.<br />D<br />Damping:Düşürmek indirmek.<br />Darbe:Bir ülkede baskı kurarak zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükümeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi.<br />Demokrasi:Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi el erki demokratlık.<br />Dogma:Belli bir konuda ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz tartışılamaz gerçek olarak kabul edilmesi.<br />E<br />Ebediyen:Sonsuz olarak sonsuzluğa kadar..<br />Ecnebi:Yabancı daha çok Batılıları anlatır.<br />Ekmek Karnesi:İkinci Dünya Savaşının devam ettiği yıllarda yoksulluk nedeniyle halkın ekmeğini alabilmesi için verilen karne.<br />Emperyalizm:Bir milletin sömrü temeline dayanarak başka bir milleti siyasi ve ekonomik egemenliği altına alıp yayılması veya yayılması istemesi yayılmacılık.<br />Etabli:Yerleşmiş sakin İstanbul’da yerleşmiş Rumlar veya Batı Trakya’daki Türkler için kullanılır.<br />Evrensel:Bütün insasnlığı ilgilendiren alemşümul.<br />F<br />Fıtri:Doğuştan.<br />Filinta:Namlusu kısa kurşun atan bir çeşit küçük tüfek.<br />Filo:Bir arada ve bir komuta altında bulunan savaş gemilerinin veya uçaklarının bütünü.<br />G<br />Gazi:Savaştan sağ olarak dönen kimse.<br />General:Kara ve hava kuvvetlerinde albaylıktan sonra gelen ve mareşalliğe kadar olan yüksek rütbeli subaylara verilen ad.<br />H<br />Hakimiyet:Egemenliik.<br />Halife:1.Müslümanların imamlığı ve din koruyuculuğunu yapmakla görevi kimse.2.Hükümdar<br />Halk oylaması:Halkın türlü siyasi ve toplumsal sorunlar karşısında olumlu veya olumsuz görüşünü belirlemek için başvurulan oylama plebisit refandum.<br />Hanedan:Hükümdar devlet büyüğü vb. Bir kişiye dayanan soy büyük aile.<br />Heyet:Kurul.<br />Huşu:Gönül rahatlığı.<br />Hükümran:Egemen.<br />İ<br />İaşe:Yedirip içirme beslenme bakma.<br />İdadi:Lise derecesindeki okul.<br />İdeoloji:sşyasi veya toplumsal bir öğreyi oluşturan bir hükümetin bir partinin bir grubun davranışlarına yön veren politik hukuki bilimsel felsefi dini morat estetik düşünceler bütünü.<br />İhtilal:Bir devletin siyasi teşkilatını kanuni şekillere riayet etmeden değiştirmek üzere zorla yapılan halk hareketidir.<br />İktisat:Ekonomi.<br />İlham:Esin.<br />İlke:Temel düşünce temell inanç umde unsur prennsip.<br />İnkılap:Toplum düzenini ve yapısını daha iyi duruma getirmek için yapılan köklü değişiklik iyileştirme devrim reform.<br />İnkısam:Bölünme taksim edilme.<br />İnkişaf:Gelişme gelişim.<br />İrade:Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü istenç.<br />İskan:Yurtlandırma.<br />İstihkam:Düşman saldırısını durdurmak düşana karşı savunma yapmak amacıyla düzenlemiş yer.<br />İstiklal:Bağımsızlık.<br />İstila:Bir ülkeyi sillah gücüyle ele geçirme.<br />İtilaf:Anlaşma uyuşma bağlaşma Oy birliği.<br />İtimat:Güven.<br />İtinat:Özen ihtimam.<br />İttifak:Anlaşma uyuşma bağlaşma oy birliği.<br />J<br />Jeopolitik:Coğrafya ekonomi nüfus vb.’nin bir devletin politikası üzerindeki etkisi.<br />K<br />Kabotaj:Bir ülkenin iskele veya limanları arasında gemi işletme işi.<br />Kaim:1.Başka bir şeyin yerine geçen.2.Ayakta duran var olan.<br />Kapitalizm:Üretim araçlarının özel mülkiyetin elinde olduğı ve kar amaçlı kullanıldığı malların üretim dağıtım ve fiyatının arz talep mekanizmasıyla serbest piyasada özgürce belirlendiği bir ekonomik sistemdir.<br />Kolağası:Osmanlı ordusunda yüzbaşı ile binbaşı arasında yer alan rütbe.<br />Kolordu:Değişik sayıda tümen ve savaş destek birliklerinden kurulu büyük askeri birlik.<br />Komite:Alt kurul.<br />Komplo:Düzen.<br />Konferans:Topluluğa bir konuda bilgi vermek amacıyla yapılan konuşma.Uuluslarası bir sorunun çözülmesi için yapılan toplantı<br />Kongre:Çeşitli ülkelerden yöneticilerin elçilerin delegelerin katılmasıyla yapılan toplantı.<br />Konsolos:Yabancı ülkelerde orada bulunan yuttaşlarının haklarını koruyan bağlı bulunduğu hükümete siyasal bir ticari bilgileri veren dış işleri görevlisi şehbender.<br />Karargah:Bir birlik veya kurumun kumandan ile yardımc şube ve bölümlerininden oluşan kuruluş.Ordunun uzun bir süre veya geçimi olarak konakladığı yer.<br />Kurmay:Harp akademilerine girerek eğitimlerine başarıyla bitirmiş subay erkanıharp.Kurmaylık yetkisi ve niteliği olan (subay).<br />Kuvayımilliye:Kurtuluş Savaşı’nda Türk direniş örgütlenmelerine ve güçlerine verilen addır.<br />L<br />Liberal:Serbest ekonomiden yana olan kimse.<br />M<br />Maarif:Eğitim<br />Maarif vekaleti:Eğitim Bakanlığı.<br />Manda:Bir devletin başka bir devletin yönetimine girip dış işlerinde yetkisiz iç işlerinde bağımsız olma durumu.<br />Manevra:Tatbikat.<br />Mareşal:En yüksek askeri rütbe.<br />Marshall pLanı:ABD Dışişleri Bakanı George Marshall’ın kendi adııyla anılan 1947 yılında Harwand Üniversitesinde yaptığı konuşmasıdır.Bu konusşmada AVRUPA ekonomilerini tekrar kalkındırmak için çok geniş ve kapsamlı bir program önermiştir.<br />Milli Mücadele:Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmış Osmanlı Devleti’nin savaşı kazanan devletlerce paylaşılması sonucunda Misakımilli sınırları içinde ülke bütünlüğü korumak ulusal egemenliğe dayalı tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak için tüm milletçe girişilen savaştır.Kurtuluş savaşı.<br />Misakımilli:12 Ocak 1920’de İstanbul’da çalışmalarına başlayacak ve tarihe son Osmanlı Mebusan Meclisi olarak geçecek olan parlamentoyu oluşturan milletvekilleriniin bir kısmna Ankara’da bir eylem planı çerçevesinde çok öenmli bir misak söz edilmiştir.28 Ocak 1920 tarihinde Misakımilli kabul edilmiştir.Bu misak ileride Türk Kurtuluş Savaşı’nda siyasi programı ve cumhuriyet Türkiyesi’nin dış politikasının dayandığı temellerden biri olacaktır.<br />Misilleme:Kötü bir davranışa aynen verilen karşılık.<br />Miting:Gösteri amacıyla veya bir olaya dikkati çekmek için genellikle açık yerlerde yapılan toplantı<br />Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti:Mondros Ateşkes Anlaşması’ndan sonra Anadolu’nun ve Rumeli’nin çeşitli şehirlerinde işgallere karşı kurulan milli cemiyetlerdir.Kurulduğu her şehirde o şehrin adı ile anılmıştır.<br />Müspet:Olumlu.<br />Müstesna:Bir bütünün veya kuralın dışında olan kural dışı.<br />Mütefik:Bağlaşık.Sovyetler Birliği’nin dağılması ile tek kutuplu hale gelen dünyada ABD yandaşlarıa verilen addır.<br /><br />N<br />Naaş:Ölen insanın vücudu ceset.<br />NATO:İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan politik ayrımda ABD önderliğinde Ruslar’a karşı Almanya’yı dışarıda bırakacak bir yapılamayı gerçekleştirmek amacıyla kurulmuş bir örgüttür.<br />Nazır:Bakan.<br />Nutuk:Söz konuşma.<br />Nüfuz:İçine geçme.<br />O<br />Objektif:Nesnel.<br />Ö<br />Önerge:Meclis kongre vb. Resmi bir toplantıda herhangi bir konu veya sorunla ilgili olarak bir öneride bulunmak için üyelerden biri veya birçoğu tarafından başkanlığa verilen oya konularak karar verilmesi istenen yazılı kağıt.<br />P<br />Pakt:Antlaşma.<br />Parti:Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk fırka.<br />Payidar:Kalıcı sonsuza kadar yaşayacak olan.<br />R<br />Reform:Toplumun ihtiyaçlarına cevap vermeyen kurumları bazı prensip ve şekil değişiklilieri koyarak çağın seviyesine göre yeniden düzenlemedir.<br />Rejim:Yönetme düzenleme biçimi düzen.<br />Rezerv:Saklanmış biriktirilmiş şey.<br />Riyaset:Başkanlık.<br />Rüştüye:Ortaokul derecesinde olan eğitim kurumu.<br />S<br />Saltanat:Bir ülkede hükümdarın padişahın sultanın egemen olması.<br />Sanatoryum:Özellikle veremli hastaların iyileştirilmesi için kurulmuş sağlık kuruluşu.<br />Seferberlik:Bir ülkenin silahlı kuvvetlerini savaşa hazır duruma getiren ülkenin ekonomisini yönetimini savaş gereklerine uyacak duruma sokan hazırlık ve önlemlerin tümü.<br />Sevk:Gönderme Götürme.<br />Soğuk savaş:Sovyet Bloğu ülkeleri ile batılı güçler arasında 1945’den 1990’a kadar devam etmiş olan uluslarası siyasi ve askeri gerginlik.<br />Sömürge:Bir devletin kendi ülkesiin sınırları dışınca egemenlik kurarak yönettiği ekonomik veya siyasal çıkarlar sağladığı ülke sömürülen ülke müstemleke koloni.<br />Suikast:Gizlice cana kıyma ve kötülük etmeye kalkışma.<br />Ş<br />Şiar:Ülkü düstur.<br />Şuur:Bilinç.<br />T<br />Taarruz:Saldırı.<br />Tahammül:İnsanın köyü güç durumlara karşı koyabilme gücü kaldırma katlanma.<br />Takat:Bir şeyi yapabilme başarabilme gücü güç hal derman kuvvet.<br />Teokrasi:Siyasi iltidarın Allah’ın temsilcileri oldukları inanılan din adamlarının elinde bulunduğu toplumsal siyasi düzen din erki.<br />Terörzm:Siyasi dini ve ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla sivillere resmi yerel ve genel yönetimlere yönelik baskı yıldırma ve her türlü şiddet içeren davranışlar.<br />Teşkilat:Örgüt.<br />Toprak Reformu:Hükümet tarafından başlatılan ya da desteklenen tarımsal alanların mülkiyetinin yeniden dağıtılmasıdır.<br />Truman Doktrini:1947 yılında amerika birleşik devletleri başkanı Harry Truman taradından sovyet tehdidine karşı hazırlanmış plandır.Truman Doktrini Amerika Birleşik Devletleri’nin uluslarası politikasının değiştiğini ve sovyet düşmanlığının bu yeni politikada temel esas olduğunu ilan etmiştir.Bu foktrin ile amerika birleşik devletleri komünixm tehdidi altındaki devltlere mali ve askeri yardım yapacağını açıklamıştır.<br />Turanizm:Türk kavimlerini bir devlet veya bir birlik hakinde birleşmeyş amaçlayan bir ideolojidir.<br />Tümen:Tugayla kolordu arasında yer alan birlik.<br /><br /><br />U<br />Umumi:genel<br />Ü<br />Üniforma:Silahli kuvvetlerin resmi giysisi.Aynı işi yapanların giydikleri tüzükle belirtilmiş bir örnek giysi.<br />V<br />Vakar:Ağırbaşlılık.<br />Varlık Vergisi:İkinci Dünya savaşı yıllarında türkiyede 1942 yılında hükümet tarafından alınan bir kararla taktir komisyonlarının itiraz edilemeuen varlık vergileri tespiti.Varlık vergisi o zaman devletin İkinci Dünya Savaşı’nda Alman Ve rus işgaline karşı yeterli finans sağlamak amacıyla kararlaştırılmıştır.Uygulama 6 ay sonra kaldırılmıştır.<br />Velayet:Velilik otorite.<br />Veliaht:Bir hükümdarın ölümünden veya tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kimse.<br />Y<br />Yarbay:Orduda rütbesi binbaşı ile albay arasında olan subay.<br />Yasama:Yasa koyma yasa yapma.<br />Z<br />Zabit:Rütbesi teğmenden binbaşıya kadar olan asker.<br />Zaviye:Küçük tekne.<br /><br /><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/1007-8-sinif-tc-inklap-tarihi-ders-kitabi-notlari.html">8. Sınıf Tc İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Kitabı Özet Notlar</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/86-1-dunya-savasi-haritalari.html">1.Dünya Savaşı Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/87-2dunya-savasi-haritalari.html">2.Dünya Savası Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/100-osmanli-imparatorlugu-haritalari.html">Osmanlı imparatorluğu Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/97-kurtulus-savasi-haritalari.html">Kurtuluş Savaşı haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular.html">Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Konuları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/920-kurtulus-savasi-genel-hatlariyla-ozet.html">Kurtuluş Savaşı Genel Hatlarıyla Özet</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/869-ataturkun-kronolojik-hayati.html">Atatürk'ün Kronolojik Hayatı</a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/55-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-sorular.html"><br /></a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../ataturk-kosesi/117-ataturk-videolari.html">Atatürk Videoları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/126-tc-inkilap-tarihi-ve-ataturkculuk.html">Kpss Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarihi-videolar.html" title="Tarihi Videolar">Tarihi Videolar</a></p>6. Sınıf Sosyal Bilgiler 400 adet Kılasik soru ve Cevabı2010-08-28T20:23:56Z2010-08-28T20:23:56Zhttp://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/49-6-snf-sosyal-bilgiler-sorular/1677-6-sinif-sosyal-bilgiler-400-kilasik-soru-cevabi.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p>SORULAR<br /><br />S1= Olgu nedir? <br /> C1= Bilimsel verilere dayalı kanıtlanabilir özellikteki bilgilere olgu denir.<br />S2= Görüş nedir?<br /> C2= Kişilere göre değişen bilimsel olarak kanıtlanmanmış bilgiye görüş denir.<br />S3= Kavram nedir?<br /> C3= Bir varlığın ve ya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımıdır.<br />S4= Genelleme nedir?<br /> C4= Zihnin genel düşünceler yapması işlevi veya özelden genele geçiştir.<br />S5= Bir konuyu araştırırken bilimsel basamaklara göre hareket etmenin faydası nedir?<br /> C5= Daha kesin bilgilere ulaşabilmek için faydalı olur.<br /> S6= Ülkemizde yeterince kazı çalışması yapıldığını inanıyor musunuz? Sizde bu çalışmalara katılmak ister misiniz? Neden?<br /> C6= Ülkemizin tarihi ve yer altı zenginlikleri bakımından zengin olduğunu araştırmalar önümüze koyuyor. Ancak bu zenginlikler açığa çıkarılmadığına göre yeterince kazı çalışması yapıldığını düşünüyor. Bende katılmak istiyorum.<br />S7= Atatürk Türk tarihinin araştırılmasını ve öğrenilmesini neden çok önemsiyor?<br /> C7= tarihimizi iyi öğrenip geleceğe yönelik dersler çıkaracağımızı, bugünümüzü iyi değerlendirmemizi ve geleceğe güvenle bakabileceğimize sağlamak için.<br />S8= ülkemizin her yerinde aynı anda farklı iklim özelliklerinin yaşanmasının nedenlerini hiç düşündünüz mü?<br /> C8= ülkemizin matematik iklim koşulları bakımından orta kuşakta bulunulmaktadır.<br />S9= sizce orman yangınlarının en yaygın olduğu bölge hangisidir? Neden?<br /> C9= bence Karadeniz çünkü daha çok ormanlar ve kırlar bulunuyor.<br />S10= sizler gelecekte hangi mesleği yapmak isterdiniz? Neden?<br /> C10= ben doktor olmak istiyorum. Çünkü tıpa meraklıyım.<br />S11= sizce mesleği seçerken nelere dikkat etmeliyiz?<br /> C11= bence o mesleğin bize uygun olup olmadığını seçmeliyiz.<br />S12= size uygun olmayan bir mesleği seçerseniz o mesleği başarılı bir şekilde yapabilir misiniz?<br /> C12= bence yapamayız çünkü o mesleği bizim için uygun olmaz onu hiç yapamayız.<br />S13= ailenizin sizler için belirlediği bir mesleği severek yapabilir misiniz?<br /> C13= bana uygun bir meslekse yapabilirim, eğer değilse yapamam.<br />S14= sizce ülkemizin her yerine nüfus aynı oranda mı dağılmıştır?<br /> C14= hayır. Örneğin Ankara”da 4 milyon insan varsa İstanbul da 10 milyon insan vardır.<br />S15= kişiden kişiye değişen ve insanların bireysel düşüncelerini yansıtan bilgiye olgu denir.<br /> C15= yanlış.<br />S16= bilimsel araştırma basamaklarının ilki konuyu belirlemektir.<br /> C16= doğru.<br />S17= sosyal bilgiler iyi bir vatandaş olmamızı sağlar.<br /> C17= yanlış.<br />S18= Atatürk milli bilincin oluşması için Türk hava kurumunu kurmuştur.<br /> C18= yanlış.<br />S19= Türk tarih kurumu tarih ve arkeoloji alanlarında ülkemizin en büyük kütüphanesine sahiptir.<br /> C19= doğru.<br />S20= Türk dil kurumu tarih kongreleri düzenlemektedir.<br /> C20= doğru.<br />S21= Atatürk’ün öncülüğünde kurulan halk evleri, tarih bilincinin yerleştirilmesinde önemli katkı sağlamıştır.<br /> C21= doğru.<br />S22= arkeoloji, kazı ve araştırma yapan bilim dalıdır.<br /> C22= doğru.<br />S23= harf inkılâbından sonra okuma yazma bilenlerin sayısında azalma olmuştur.<br /> C23= doğru.<br />S24= Türk dilinin tetkik cemiyetinin bugünkü adı türk dil kurumudur.<br /> C24= doğru.<br />S25= dil tarih ve coğrafya fakültesi cumhuriyetten önce yeryüzü şekillerinin araştırılması için kurulmuştur.<br /> C25= yanlış.<br />S26= bir olay insanlar tarafından değişik şekillerde algılanabilir.<br /> C26= doğru.<br />S27= sorun ve şikâyetlerimizi dilekçe yazarak çözüm aramak etkili bir vatandaşlık örneğidir.<br /> C27= doğru.<br />S28= tüketici hakları ihlali için kaymakamlıklara başvurabiliriz.<br /> C28= doğru.<br />S29= karşılaştığımız sorunları hukuki yoldan çözmeliyiz.<br /> C29= doğru.<br />S30= vergi vermek Türk vatandaşlarının isteğine bırakılan bir görevdir.<br /> C30= yanlış.<br />S31= Akdeniz kıyıları, Karadeniz kıyılarından daha sıcaktır nedeni Akdeniz kıyılarının ekvatora daha yakın olmasıdır.<br /> C31= doğru.<br />S32= anakarada yıllık sıcaklık ortalaması erzurumdan daha fazladır. Çünkü ankaranın yükseltisi daha azdır.<br /> C32= doğru.<br />S33= türkiyede kuzeyden esen rüzgârlar etkili olursa sıcaklık azalır. Çünkü kuzeyden esen rüzgarlar soğuktur.<br /> C33= doğru.<br />S34= yaz mevsiminde gündüz sıcaklaşmak için denize gireriz. Çünkü deniz karaya göre daha serindir.<br /> C34= doğru.<br />S35= Karadeniz kıyısında yer alan Rize iç kesimde yer alan bayburttan daha fazla yağış alır. Çünkü kıyıda yağış miktarı daha fazladır.<br /> C35= doğru.<br /><br />S36=matematik ve özel konumun birlikte kullanılması durumunda tarihi konum elde edilir.<br /> C36=doğru <br />S37=Türkiye 36 ile 42 doğu paraleli ile 26-45 kuzey meridyenleri arasında yer alır.<br /> C37= doğru<br />S38=ülkemizin Asya ve Avrupa, Afrika kıtalarında toprakları vardır.<br /> C38= yanlış <br />S39=haritada küçültme oranı arttıkça ölçek büyür. <br /> C38= doğru<br />S39=haritada ayrıntının fazla olabilmesi için ölçeğin küçülmesi gerekir.<br /> C39= doğru <br />S40=ülkemizin güneyinden esen rüzgarlar, sıcaklığı azaltır. <br /> C40= yanlış <br />S41= ülkemizde dağların güney yamaçları, kuzey yamaçlarına göre bakı nedeniyle daha sıcaktır. <br />C41= yanlış.<br />S42= Akdeniz ikliminde yazlar sıcak ve kuraktır.<br />C42= doğru.<br />S43= başkenti Tuşba olan firikler doğu anadoluda hüküm sürmüştür<br />c43= doğru.<br />S44= iyon yalılar site adı verilen şehir devletleri halinde yaşamışlar.<br />C44= doğru.<br />S45= 200 yıl önce dünya nüfusu 800 milyon iken günümüzde 6 milyar civarındadır.<br />C45= doğru.<br />S46= muson asyası dünyada nüfusun sık olduğu yerlerdedir.<br />C46= doğru.<br />S47= eğitimde ve sağlıkta çalışanlar sanayi sektörüne dahil edilirler.<br />C47= yanlış.<br />S48= son 200 yılda nüfusun hızla artmasında yaşam koşullarının iyileşmesi de etki olmuştur.<br />C48= doğru.<br />S49= bir ülkede çalışan nüfus içinde tarımda çalışanların oranı az ise o ülke gelişmemiştir.<br />C49= doğru.<br />S50= Japonya ve Norveç gelişmiş ülkeler arasında yer alır.<br />C50= doğru.<br />S51= ülkemizde işçinin en fazla çalıştığı sanayi kolu tekstil ve konfeksiyondur.<br />C51= doğru.<br />S52= Rusya ile dış ticaretimizde ithalimiz ihracatımızdan daha fazladır.<br />C52= doğru.<br />S53= ülkemizin dış ticarete fazlalık vermektedir.<br />C53= yanlış.<br />S54= Türk cumhuriyetleri içinde yüz ölçümü en büyük ülke Azerbaycan’dır.<br />C54= doğru.<br />S55= sizin için en uygun meslek ailenizin size belirlediği meslektir.<br />C55= yanlış.<br />S56= ülkemizde yeraltı kaynaklarının en fazla olduğu bölge doğu anadoludur.<br />C56= doğru.<br />S57= Zonguldak( Çaycuma ) da ormanlar geniş yer kapladığı için kağıt sanayisi bulunmaktadır.<br />C57= yanlış.<br />S58= antalyada ferro-krom sanayisi bulunmaktadır.<br />C58= yanlış.<br />S59= teknolojinin gelişmesiyle ülkemizde pek çok iş kolları faaliyete geçmiştir.<br />S59= doğru.<br />S60= ülkemizde pamuk tarımını en fazla doğu Anadolu yapmaktadır.<br />C60= yanlış.<br />S61= Karabük’te demir-çelik fabrikasının kurulmasında en önemli neden karabükte demir madeninin bulunmasıdır.<br />C61= doğru.<br />S62= petrol yenilebilir bir enerji kaynağıdır.<br />C62= yanlış.<br />S63= Kars ülkemizde doğal hayvancılığın en fazla yapıldığı yerlerdir.<br />C63= doğru.<br />S64= ülkemizde orman alanlarının hızla tahrip edilmesi erozyonu hızlandırmıştır.<br />C64= doğru.<br />S65= sanayi kuruluşları doğal kaynaklarımız arasındadır.<br />C65= yanlış.<br />s66= ülkemizde yetiştirilen tarım ürünleri arasında tahıllar başta gelir.<br />C66= doğru.<br />S67= doğu Anadolu bölgesinde ve içanadolu bölgesinde büyükbaş hayvancılık yaygındır.<br />C67=yanlış.<br />S68= ege bölgesinde balıkçılıkta ülkemizin ekonomideki payı daha fazladır.<br />C68= yanlış.<br />S69=demir yolları ile ülkemizin her yanına ulaşılır.<br />C69= yanlış.<br />S70= kereste ve yakacak odun sağlaması ormanların doğrudan yararlarındandır.<br />C70= doğru<br />S71= KDV dolaylı vergi kapsamındandır. <br />C71=doğru <br />S72=Doğal doğal kaynakların bilinçsizce tüketilmesini önleyecek davranışlardandır.<br />C72=yanlış. <br />S73= ipek böcekçiliği en fazla içanadolu da gelişmiştir.<br />C73=yanlış.<br />S74= GAP ülke kalkınmasının için önemli projelerdendir.<br />C74= doğru.<br />S75= gıda ihtiyacını kendi üretimi ile karşılaşması ülkemizin jeopolitik konumunu belirler.<br />C75= yanlış.<br />S76= paralel daire doğu ve batı doğrultusunda uzanır.<br />C76= doğru.<br />S77= harita ve planlarının çiziminde kullanılan küçültme oranına ölçek denir.<br />C77= doğru.<br />S78= bir çizimin harita sayılabilmesinde temel şart ölçeğin olmasıdır.<br />C78= doğru.<br />S79= etrafı sularla çevrili büyük kara parçasına kıta denir.<br />C79=doğru.<br />S80= besi ve ahır hayvanlığı modern hayvancılık yöntemidir.<br />C80=doğru.<br />S81=madencilik hizmet sektörü içinde yer alır.<br />C81=yanlış.<br />S82=sanayimizin önemli ham maddelerinde biride madenlerdir.<br />C82=doğru.<br />S83=ülkemizde tahıllar içinde en çok buğday üretilir.<br />C83=doğru.<br />S84=ekili-dikili alanların en az yer kapladığı bölgemiz doğu anadoludur.<br />C84=doğru.<br />S85=ülkemizde yetişme alanı en geniş meyve muzdur.<br />C85=yanlış.<br />S86=sadece kamuda çalışanlar vergi vermekle yükümlüdür.<br />C86=yanlış.<br />S87=tarım ürünlerinden çay ülkemizde yetişme alanı daha dardır.<br />C87=doğru.<br />S88=türkiyede daha çok küçükbaş hayvan yetiştirilmektedir.<br />C88=doğru.<br />S89=ülkemizde baraj yapımına en elverişli bölgemiz iç Anadolu bölgesidir.<br />C89=yanlış.<br />S90= öğretmenlik yönetiminde insanın olduğu mesleklerden biridir.<br />C90=doğru.<br />S91=Ankara ipekli dokuma sanayinin daha çok geliştiği söylenebilir.<br />C91=yanlış.<br />S92=ülkemizde genç nüfus ekonomi için önemli bir kaynaktır.<br />C92=doğru.<br />S93=alışveriş sonrasında fiş almak gerekli değildir.<br />C93=yanlış.<br />S94= liman kentlerimizden biri İçeldir<br />C94=doğru.<br />S95=petrol rafinesi bulunduğu ilimiz isken derundur.<br />C95=doğru.<br />S96=doğu Anadolu bölgesinde seracılık yaygındır.<br />C96=yanlış.<br />S97=bir işte çalışmak vatandaşlık görevimizdir.<br />C97=yanlış.<br />S98= sanayileşmekte olan ülkemizde nitelikli iş gücüne ihtiyacımız fazladır.<br />C98=doğru.<br />S99= yenilebilen enerji kaynaklarından biride rüzgar enerjisidir.<br />C99=doğru.<br />S100= ülkemiz demir bakır krom ve bor madenleri açısından zengin bir ülkedir.<br />C100=doğru.<br />S101=Muson iklimi kara ve denizlerin farklı ısınma özelliklerin oluşumunda büyük rol oynar. <br />C101=doğru<br />S102=karasal iklimin özelliği yazları sıcak ve kurak kışları soğuk ve kar yağışlıdır.<br />C102=doğru<br />S103= Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerde görülen yaygın bitki örtüsü makidir.<br />C103=doğru.<br />S104=çöl ikliminde doğal bitki örtüsü yoktur.<br />C104=doğru.<br />S105=canlıların yaşamasında en elverişliklim tipi ılıman iklimdir.<br />C105=doğru.<br />S106=ekvator ve çevresi dünyanın en çok yağış alan yerlerindendir.<br />C106=doğru.<br />S107=bursa ipek yolu ticaretinde önemli bir merkezdir.<br />C107=doğru.<br />S108=ipek yolunda ipeğin yanı sıra baharat değerli taş ve kürk taşınmıştır.<br />C108=doğru.<br />S109=Çinden yola çıkan bir tüccar ipek yolunu kullandığında hindistandan geçmek zorundadır.<br />C109=yanlış.<br />S110=ipek yolu ticaretini kullanarak ekonomik açıdan önem kazanan devlet türkmenistandır.<br />C110=doğru.<br />S111=orta asyanın iklim ve bitki örtüsü tarım ve hayvancılık yapmaya uygundur.<br />C111=yanlış.<br />S112=ipek yolu ticaretinde en uygun ulaşım aracı kervanlardır.<br />C112=doğru.<br />S113=bilim insanları dünyadaki ilk şehir yerleşmesinin Anadolu da olduğunu saptamışlardır.<br />C113=doğru.<br />S114=frigya uygarlığında avcılık ve toplayıcılık gelişmiş ekonomik faaliyetlerdendir.<br />C114=doğru.<br />S115=friglerde büyükbaş hayvan yerine küçükbaş hayvan yetiştirildi.<br />C115=doğru.<br />S116=MÖ 1280 yılında mısırlılarla gerçekleştirilen kadeş anlaşmasını Hititler imzalamıştır.<br />C116=doğru.<br />S117=iyonlar; Efes Milet Foça ve İzmir gibi polis adı verilen şehir devletleri kurmuşlardır.<br />C117=doğru.<br />S118=orta asyadaki Türk topluluklarında dokumacılık gelişmiştir.<br />C118=doğru.<br />S119=oğuz kağanın halk temsilcilerini toyda toplanması oligarşim yönetim anlayışlardandır.<br />C119=yanlış.<br />S120=oğuz kağan destanı Metehan’ın hayatından esinlenerek oluşturulmuştur.<br />C120=doğru.<br />S121=büyük hun devleti en çok Bizans ile mücadele etmiştir.<br />C121=yanlış.<br />S122=İslamiyet’ten önceki Türk devletlerinde demokratik anlayışın kanıtı kurultaydır.<br />C122=doğru.<br />S123=Çin her alanda Türk kültüründen etkilenmiştir. <br />C123=doğru <br />S124= 476 yılında Batı Roma İmparatorluğunun yıkılmasından sonra bu topraklarda pek çok derebeylikleri kurulmuştur.<br />C124=doğru<br />S125=Büyük Hun devleti tarihte Türk adını kullanan ilk devlettir.<br />C125=yanlış.<br />S126=Uygur Türklerinde daha önceki Türk devletlerinde görülmeyen saray ve tapınak gibi mimari eserleri rastlanmasıdır.<br />C126=doğru.<br />S127=bilge kağan kök Türk devletinin kurucusudur.<br />C127=yanlış.<br />S128=Atilla Avrupa hun devletinin en parlak dönemini yaşadığı hükümdardır.<br />C128=yanlış.<br />S129=Arabistan yarımadasında siyasi birlik yoktur.<br />C129=doğru.<br />S130=İslamiyet ten önce Arap kabilelerinin Mekke’ye gelerek burada spor yarışmaları düzenlemeleri ve alışveriş yapmaları Arabistan yarımadasında dini birliğin oluşmasında etkili olmuştur.<br />C130=yanlış.<br />S131=624 bedir savaşı sonrasında her 10 Müslüman a okuma yazma öğreten bir Mekkeli serbest bırakılmıştır.<br />C131=doğru.<br />S132= Demevilerin Arap olmayan Müslümanların mevali ( köle) olarak görmesi İslam devlet teşkilatının güçlenmesine yol açmıştır.<br />C132=yanlış.<br />S133= Abbasilerin ilk çağın yunan, Helen ve roma uygarlıklarına ait bilimsel eserleri Arapçaya çevirmiştir.<br />C133=doğru.<br />S134=Hz. Muhammed’in çevresi tarafından “Muhammed’ül emin “olarak adlandırılması güvenilir ve saygı değer olmasından kaynaklanmaktadır.<br />C134=doğru.<br />S135=bayramlar toplumlarda birlik beraberlik ve dayanışmayı arttıran özel günlerdir.<br />C135=doğru.<br />S136= ilk Müslüman Türk devletlerinde tarım yerleşik hayata geçiş sürecinde hızlandırmıştır.<br />C136=doğru.<br />S137=gazneli devletinin egemen olduğu topraklarda Türklerin İranlıların Afganların ve Arapların yaşamasıdır.<br />C137=doğru.<br />S138=gazneli hükümdarı Sultan Mahmut; un sarayını bilim akademisi haline getirmiştir.<br />C138=doğru<br />S139=Anadolu’nun Türkleşmesinde etkili olduğu Anadolu’da ilk Türk beyliklerinin kurulmasıdır. <br />C139= doğru.<br />S140=günümüzde tüm bayramların kökeni Asya; ya dayanmaktadır. <br />C140=yanlış <br />S141= kültürümüzde önemli bir yer tutan nevruz her yıl mart ayının21.günü kutlanmaktadır.<br />C141=doğru <br />S142=Türk kültürünün İslam kültürüne katkıları hattatlık sayılır.<br />C142=yanlış<br />S143=orta asyada yaşayan Türk devletlerinde federasyon yönetimi hakimdir. <br />C143=doğru<br />S144=anayasamızın 72. maddesinde askerlik görevinin her Türk;ün hakkı ve ödevi olarak belirtilmiştir.<br />C144=doğru<br />S145=Atatürk bağımsızlığımızın tek koruyucusu olarak askeri teşkilatın düzenlenmesi ve ordunun modernize edilmesidir. <br />C145=doğru<br />S146= Türk milleti tarih boyunca bağımsızlık anlayışından taviz vermemiştir.<br />C146=doğru<br />S147=Uygurlar ait yapılan araştırmalar sonucunda; ipotek senedi,satış protokolü,iş sözleşmesi gibi bilgilere rastlanmıştır.<br />C147=doğru<br />S148=Uygurların müzik aletlerinin ve müziklerinin Çin,İran ve Arap topluluklarını da etkilemekle Uygurlar,İslamiyeti kabul etmişlerdir <br />C148= yanlış <br />S149= Uygurlar Matbaayı kullanıp duvar resimleri yapmışlardır.<br />C149=doğru<br />S150= Uygurların tarımsal faaliyetlerde bulunmaları, yerleşik hayatı benimsediklerinin kanıtıdır.<br />C150=doğru<br />S151=Kanıtlanabilir ve herkes tarafından kabul edilen bilgiye görüş denir.<br />C151=doğru <br />S152=sosyal Bilgiler,bireyin toplumlaşmasına yardımcı olur. <br />C152=yanlış<br />S153=bilimsel araştırma basamaklarının ilk adımı kütüphanede veri toplamaktır. <br />C153=doğru<br />S154=Mekkelilerin Müslümanların siyasi varlığını resmen kabul ettiği anlaşma bedirdir.<br />C154=yanlış.<br />S155=Şahname adlı eser âli şir nevainindir.<br />C155=doğru.<br />S156=Kavimler Göçü Çin'in baskısı nedeniyle Hunların batıya göç etmesinin sonucunda ortaya çıkmıştır.<br />C156=doğru.<br />S157=Uygur Devletinin başkenti karabalgasundur.<br />C157=doğru.<br />S158=Türk kavimlerini toplayıp imparatorluk halinde birleştiren ilk büyük Hun hükümdarı teomandır.<br />C158=doğru.<br />S159=Türkler'in Orta Asya'dan göç etmelerine neden olan faktörlerdini faktörlerdir.<br />C159=doğru.<br />S160=Emevi Devleti zamanında İslamiyet'in yeterince yayılamamasının nedeni İlk Arap parasının bastırılmasıdır.<br />C160=yanlış.<br />S161=Orhun Yazıtları içinde hangi devlet adamının anıtı yokturMetehan<br />C161=doğru<br /> S162= Büyük Selçuklu Devleti en parlak dönemini hangi hükümdar zamanında yaşamıştır? Alparslan<br />C162=yanlış.<br />S163= Satuk Buğra Han zamanında Karahanlılar kitleler halinde İslamiyet'i kabul etmeye başladılar<br />C163= doğru<br />S164 =Türklerle Hıristiyanlar arasındaki çatışmaların yoğunlaşması Türkler'in İslamiyet'i kabul etme sebeplerindendir<br />C164=doğru.<br />S165= Avustralya da Türkler devlet kurmamışlardır<br />C165=doğru.<br />S166= Uygurlar Türk Alfabesini ilk kez kullanan devlet<br />C166=yanlış.<br />S167 =Balbal Türk-İslam Devletleri döneminde görülen mimari eserlerden biridir.<br />C167=yanlış.<br />S168 =Orhun Kitabeleri'nde, hükümdarların açları doyurması,çıplakları giydirmesi ve halkın mutluluğu için çalışması gerektiği belirtilmektedir.<br />C168=doğru.<br />S169= Büyük Selçuklu Devleti zamanında medreselere Nizamiye adı verilirdi <br />C169=doğru.<br />S170 =İlk Türk-İslam devletlerinden olan Tolunoğulları Avrupa kurulmuştur<br />C170=yanlış.<br />S171 =İpek Yolu'nu ilk kez boydan boya geçen gezgin Evliya Çelebi<br />C171=yanlış<br />S172 =Anadolu Selçuklu Devleti Orta Asya'da kurulmuştur<br />C172=yanlış<br />S173= Hun Devletinin en parlak devri Bumin<br />C173= yanlış<br />S174=Talas Savaşı HZ. Muhammed'in yaptığı savaşlardan biridir<br />C174=yanlış<br />S175 =Oğuz Kağan Destanı Hun Devletine aittir<br />C175=doğru.<br />S176 =Türk tarihine ışık tutan önemli belgelerden biride destanlardır<br />C176=doğru.<br />S177= İlyada Türk Destanı değildir?<br />C177=doğru.<br />S178= Yerleşik hayata geçmiş Savaşçı olmayan Matbaayı kullanan Türk devleti hazarlardır<br />C178=yanlış<br />S179= Karahanlı devletinin özelliklerinde Müslüman olmalarıdır <br />C179=yanlış<br />S180 =Şeker Bayramı 21-22 Mart tarihlerinde kutlanır Türklerde baharın müjdeleyicisidir<br />C180=yanlış<br />S181 =Çin'e bağlı Doğu Türkistan’da yaşayan Türkler Uygurlardır<br />C181=doğru<br />S182= Tekâlif_i Milliye ile Türk Devleti Türk ordusunun ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlamıştır<br />C182-doğru<br />S183- Dünyada tarihi eserlerin korunmasını sağlayan kuruluş WHO dur<br />C183-yanlış<br />S184- Ulus bir devleti meydana getiren temel öğelerden biridir<br />C184-doğru<br />S185- Er ve erbaşlar oy kullanma hakkına sahip değildir<br />C185-=doğru<br />S186= Eğitim davranış kazanma sürecidir, bireyin doğumuyla başlar, ölümüne kadar devam eder.<br />C186=doğru<br />S187= Kamera kamuoyunu oluşturan etkenlerden biridir<br />C187=yanlış<br />S188= İthalat ve ihracata yönelik ürünlerin ülke sınır kapılarında kontrol edildiği yere gümrük denir.<br />C188=doğru<br />S189 =Batı Avrupa Dünyanın yoğun nüfuslu yerlerinden biridir.<br />C189=doğru.<br />S190= Turunçgiller Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerde yetişir. Kış ılıklığı ister ve don olaylarına karşı dayanıksızdır.<br />C190=doğru<br />S191=Ülkemizde ipekböcekçiliğinin en yaygın olarak yapıldığı il hak karidir.<br />C191=yanlış<br />S192=doğu Anadolu maden kaynakları bakımından en zengin bölgemizdir<br />C192=yanlış<br />S193 =Bir ülkede sanayinin kurulabilmesi için, hammadde, sermaye, ulaşım, iş gücü. Gibi faktörlerin uygun olması gerekir.<br />C193=doğru<br />S194 =Çeşme'de yaz aylarında yerli ve yabancı turist sayısında artış görülür<br />C194-doğru<br />S195- Tarım, insanın toprağı işleyip, topraktan çeşitli ürünler elde edip, bu ürünlerden gelir sağlamasıdır.<br />C195-doğru<br />S196- İnsanlar ateş yakmayı ve ateşten yaralanmayı bakır devrinde öğrendiler<br />C196-yanlış<br />S197- Sümerlerin Mezopotamya'da kurdukları şehir devletlerine nom denir <br />C197-yanlış<br />S198 -Parayı icat ederek ticareti kolaylaştıran kavim sümerlerdir<br />C198-yanlış<br />S199- Devletlerin kurulması bakımından, Etiler'le Anadolu arasında bir ilişki vardır<br />C199-doğru<br />S200- İki meridyen arasındaki mesafenin Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe daralmasına rağmen aralarındaki zaman farkının her yerde aynı kalır<br />C200- doğru<br />S201- Coğrafi Konum Matematik Konum ve Özel Konum olarak iki sekilde ifade edilir<br />C201-doğru<br />S202- Dünya üzerindeki herhangi bir yerin yeraltı zenginliklerine, önemli ticaret yollarına, denizlere, okyanuslara ve boğazlara göre yerinin belirlenmesine “matematiksel konum” denir<br />C202-yanlış<br />S203- Ekvator Dünyayı Kuzey ve Güney Yarımküre olarak ikiye ayırır<br />C203-doğru<br />S204- Turunçgiller ve zeytin gibi ürünlerin yetişme alanlarını sınırlayan temel faktör yağış miktarıdır<br />C204-yanlış<br />S205 -Nem miktarının fazla olduğu yerlerde gerek yıllık gerekse günlük sıcaklık farkları az olmaktadır<br />C205-doğru<br />S206 -Hititlerde kralın emriyle “Anal” adı verilen yıllıklara, görevliler tarafından bir yıl içinde gelişen önemli olaylar yazılırdı. Daha sonra bu yıllıkları tapınaklarda tanrılarına sunarlardı.<br />C206-doğru<br />S207-frigler, Yunanistan’dan gelerek Ege kıyılarına yerleşmişlerdir.Deniz ticaretinde onemli gelişme göstermişlerdir.<br />C207-yanlış<br />S208- Friglerin tarımla ilgili çok sert kanunlar yapmalarının nedeni Tarımı geliştirmek ve korumak istemeleri<br />C208-doğru<br />S209-. İlk insanlar mağaralarda ve ağaç kovuklarında barınmış, avcılık ve toplayıcılık yaparak yaşamını sürdürmüştür.<br />C209-doğru<br />S210- Antalya’da denize girildiği tarihlerde Erzurum Palandöken’de kayak yapılabilmektedir<br />C210-doğru<br />S211- Özel konum, bir yerin kendine has özelliklerini gösteren konumdur.Matematik konum ise paralel ve meridyenler yardımıyla belirlenen konumdur<br />C211-doğru<br />S212- Asurlular kurdukları koloniler sayesinde Anadolu’da önemli ticari faaliyetlerde bulunmuşlardır.<br />C212-doğru<br />S213- 2 meridyen arası8 dakikadır<br />C213-yanlış<br />S214- Tarih Öncesi devirler Yontma Taş, Cilalı taş ve Maden devri olarak adlandırılmıştır<br />C214-doğru<br />S215 -Uygurların başkenti Hattuşaş’tır<br />C215-yanlış<br />S216 -Haritası çizilecek yerin yüzölçümü büyüdükçe kullanılan ölçek küçülür<br />C216-doğru<br />S217- Anadolu’da kurulmuş olan Frigyalılar tarım ve hayvancılığa çok fazla önem vermişlerdir<br />C217-doğru<br />S218- Paraleller arası yerde eşit olup 111km.dir. Türkiye’nin en kuzey noktası 46 derece Kuzey Paralelidir.<br />C218-yanlış<br />S219- Frigyalılarda, öküz öldüren veya sabankırana ağır cezalar verilirdi<br />C219-doğru<br />S220- Anadolu da birçok yerde yapılan kazı ve incelemelerden tarih öncesi devirlerde ileri bir medeniyet kurulduğu ortaya çıkmıştır<br />C220-doğru<br />S221 -OLGU Kişiden kişiye değişen, öznel yargı ifade eden bilgi<br />C221-yanlış<br />S222- Karadeniz bölgesinin iç kısımlarının kıyıya nazaran daha az yağış alır<br />C222-doğru<br />S223 -Urartular ölülerini ev ya da oda şeklinde yaptıkları mezarlara gömmüşlerdir.Ölünün yanına yiyecek içecek ve özel eşyalarından bazılarını da koymuşlardır<br />C223-doğru<br />S224- Anadolu ve Mezopotamya, İlk Çağ tarihi boyunca bir çok medeniyetin beşiği ve uğrak yeri olmuştur<br />C224-doğru<br />S225- Anadolu’nun kapılarını sonuna kadar Türklere açan savaş pasinlerdir<br />C225-yanlış<br />S226- Kış aylarında şehir merkezleri kırsal bölgelere göre daha fazla sıcaktır<br />C226-doğru<br />S227- 1071’de Türkleşmeye başlayan Anadolu’da yüzyıllardan beri çok sayıda Ermeni ve Rum nüfusunun olduğu belirlenmiştir.<br />C227- doğru<br />S228- Anadolu’da kurulan ilk beyliklerden biri olan Artukoğulları beyliği Erzincan ve civarında kurulmuştur<br />C228-yanlış<br />S229- Anadolu Selçuklu Sultanları, çocuklarını devlet işlerini öğrensinler diye “melik” unvanı ile atabeylerin yanında vilayetlere gönderirlerdi.<br />C229-doğru<br />S230 -Selçuklularda gelirleri cami,medrese,aşevi gibi çeşitli sosyal kurumların giderlerine ayrılan topraklara Ikta arazi denir<br />C230-yanlış<br />S231- Dünyanın en güzel mimari eserlerinden birisi olan Tac Mahal aşağıdaki Türk hükümdarlarından Ekber Şah tarafından yaptırılmıştır<br />C231-yanlış<br />S232- Zonguldak kentlerimizin gelişmesinde yer altı kaynaklarının etkisi en azdır <br />C232-yanlış<br />S233- ülkemizin seyrek nüfuslu alanlarından biri Çukurova Çevresidir<br />C233-yanlış<br />S234- plansız kentleşmenin sonucu olarak ortaya çıkan bir durum Hızlı nüfus artışıdır<br />C234-doğru<br />S235- Anadolu Selçuklu Devleti’nde vakıf arazi geliri sultana verilirdi<br />C235-doğru<br />S236- İzmit körfez kıyısında kurulmuştur<br />C236-yanlış<br />S237- Dünya yüzölçümünün % 29 u karalarla kaplıdır<br />C237-doğru<br />S238 -Ülkemizde ilk nüfus sayımı 1928 yılında yapılmıştır<br />C238-yanlış<br />S239 -Anadolu’da Türk Tarihi 1071 yılında başlamıştır<br />C239-doğru<br />S240 -Selçukluların Bizanslılara karşı kazandığı ilk büyük Malazgirt savaşıdır.<br />C240-yanlış<br />S241- I. Haçlı Seferi başladığında Anadolu Selçuklu Devletinin başında Süleyman Şah bulunuyordu<br />C241-yanlış<br />S242- Barut, Pusula, Matbaa İstanbul’un fethinden sonra Avrupa’ya götürülmüştür<br />C242-yanlış<br />S243- Anadolu Selçuklu Devletinde devlet işleri Divanda görüşülürdü<br />C243-yanlış<br />S244- Anadolu Selçuklu Devletinde devlet malı olarak kabul edilen topraklara Miri adı verilir<br />C244-doğru<br />S245-Ülkemizin en yoğun nüfuslu coğrafi bölgesi akdenizdir<br />C245-yanlış<br />S246-1 Haziranda Kutuplardan Ekvatora dikey olarak 500 km. gidildiğinde sıcaklığın artmadığı bilakis sıcaklığın düştüğü görülmüştür<br />C246-doğru<br />S247-Konya ve çevresinde kurulan Anadolu Beyliği Germiyanoğullarıdır.<br />C247-yanlış<br />S248-Yeniliklere ve gelişmelere açık olmak nitelikli elemanın özelliklerindendir<br />C248-doğru.<br />S249-Halkçılık bir devleti meydana getiren temel öğelerden biri değildir<br />C249-doğru.<br />S250-Bir devletin dayandığı esasları gösteren temel kanuna anayasa denir<br />C250-doğru<br />S251-Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır Anayasa’nın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez hükümlerinden biridir.<br />C251-yanlış<br />S252-Türk Tarih Kurumu Atatürk’ün geçmişten dersler alarak geleceğe yön çizmek istemesi amacıyla kurmuş olduğu dernektir.<br />C252-doğru<br />S253-Cumhuriyetin İlk yıllarında Afet İnan ve Burhan Toprak isimli öğrenciler öğrenim görmeleri amacıyla devlet tarafından yurt dışına gönderilmişlerdir.<br />C253-doğru.<br />S254-Eğitim davranış kazanma sürecidir, bireyin doğumuyla başlar, ölümüne kadar devam eder<br />C254-doğru<br />S255-Nitelikli eleman yetiştirmenin en önemli sonucu Ülke nüfusu artar<br />C255-yanlış<br />S256-Devletin vergi alma amacı aşağıdakilerden Vatandaşa daha iyi hizmet sunabilmek değildir<br />C256-yanlış<br />S257-devletin temel amaç ve görevlerinden biri de Kişinin temel haklarını kanunlarla sınırlamaktır<br />C257-yanlış<br />S258-Anayasamızın ilk dört maddesinde belirtilen Cumhuriyetimizin değişmez niteliklerinden biride milletvekili sayısıdır.<br />C258-doğru.<br />S259-Organ bağışında bulunmak toplumda yardımlaşmanın artmasını sağlar<br />C259-doğru<br />S260-Para kazanmak için çalışmak Çocuk Haklarındandır <br />C260-yanlış<br />S261-Meslek Grupları okul içinde katılabileceğiniz gruplardan değildir<br />C261-doğru<br />S262-Atık kağıtlar ekonomiye gelir sağlar olguya örnektir<br />C262-yanlış<br />S263-Domuz Gribi Dünya Sağlık Örgütünün alarm seviyesini en yüksek dereceye çıkarmasına neden olmuştur<br />C263-doğru<br />S264-“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine.” Bu dizelerde şair özgürlüğü vurgulamış, toplum içindeki görev sorumlulukların da önemine değinmiştir<br />C264-doğru.<br />S265-“Sosyal bilimlerin gelişimi için Atatürk büyük çaba harcamış, bu alanda çalışma yapanları desteklemiştir<br />C265-doğru<br />S266-Kişinin ailesine, devlete, çevresine, topluma ve doğaya karşı sorumlulukları yoktur<br />C266-yanlış<br />S267-Ülkesini ve bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı dillerin egemenliğinden kurtarmalıdır.”<br />C267-doğru.<br />S268-15 Nisan 1931 de kurulan Türk tarihi ile Türkite tarihini ve bunlarla ilgili konuları inceleyen kurum Türk Dil Kurumudur.<br />C268-yanlış<br />S269-TÜKODER Tüketiciyi Koruma Derneğinin açılımıdır.<br />C269-doğru<br />S270-Herhangi bir olay ve durum karşısında bir kurum ya da kuruluşa başvururken dilekçe ile başvurmamız gerekir<br />C270-doğru<br />S271-sosyal bilimlerin yararlarından biri Sadece kendi doğrularımızla hareket etmemizdir <br />C271-yanlış<br />S272-Beyaz ırk sarı ırktan daha zekidir olumsuz görüş belirten cümle örneğidir<br />C272-doğru<br />S273-Hücrenin yapısı Sosyal bilgiler dersinin konusudur<br />C273-yanlış<br />S274-Türk Dil Kurumunun kuruluş tarihi 12.07.1932dir<br />C274-doğru<br />S275-Türk Tarih Kurumu’nun oluşturulmasındaki temel amaç Cumhuriyet’in temellerini güçlendirmektir <br />C275-yanlış<br />S276-Bilimsel bir araştırma yapmak isteyen bir kişi, Hipotez ileri sürmesi gerekir<br />C276-yanlış<br />S277-Sağlık ocaklarının yetersizliği belediyelerin ilgi ve yetki alanı dışındadır<br />C277-doğru<br />S278-Matematik bir sosyal bilimdir<br />C278-yanlış.<br />S279-Türk dilinin öz güvenliğini ve güzelliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek için Türk Dil Kurumu kurulmuştur<br />C279-doğru<br />S280-demir bir enerji kaynağıdır.<br />C280-yanlış<br />S281-ülkemizde en çok petrol doğu Anadolu bölgesinde çıkarılır.<br />C281-yanlış<br />S282-Geçmişe egemen olmayan ulus geleceğe de egemen olamaz<br />C282-doğru<br />S283- Bir konuda araştırma yaparken Sadece internetten yararlanmak ilk işimizidir<br />C283-yanlış<br />S284- Çevremizdeki sorunları çözerken Kişisel çıkarı dikkate almak yanlıştır<br />C284-doğru<br />S285- toplum hayatında toplumda iş bölümü vardır<br />C285-yanlış<br />S286 -Araştırmacı bir düşünceye sahip olan bir kişi Olayı farklı boyutlarıyla ele alması beklenemez<br />C286-doğru<br />S287 -Tarih geçmişteki olayları yer ve zaman göstererek inceleyen bilimdir<br />C287-doğru<br />S288 -Tarih geçmişteki olayları neden-sonuç ilişkileri içinde inceleyemeyen bir bilimdir<br />C288-yanlış<br />S289 -Yeryüzündeki insan toplulukları, insan topluluklarının dağılışı ve bunların çevre ile olan ilişkileri gibi konuları inceleyen ve tarihe yardımcı olan bilim dalına Sosyoloji denir<br />C289-yanlış<br />S290- Tarihin başlangıcı olarak MÖ 3000-3500 arasında Sümer resim yazısının icadı kabul edilir<br />C290-doğru<br />S291- Tarih Öncesi devirleri arasında Yontma Taş Devri yer alır<br />C291-doğru<br />S292 -Tarihte ticaret alanında değiş-tokuş usulünün ortadan kalkmasını ve böylece, ekonomik hayatın büyük ölçüde gelişmesini sağlayan buluş Yazıdır<br />C292-yanlış<br />S293- Tarih öncesinin devirlere ayrılmasında gelişmelerden Araç ve gereç yapma daha çok etkili olmuştur<br />C293-doğru<br />S294 -Deney yapma tarihi olayların araştırılmasında başvurulan yollardan biridir<br />C294-yanlış<br />S295- Göktürk devleti, MÖ. VI. yüzyılda Orta Asya'da Bumin Han tarafından kurulmuştur <br />C295-doğru<br />S296 -1408yılında Çubuk Ovası'nda bir savaş yapılmıştır<br />C296-yanlış<br />S297 -İnsanlar ateş yakmayı ve ateşten yaralanmayı Yontma Taş devirde öğrendiler<br />C297-doğru<br />S298- Sümerlerin Mezopotamya'da kurdukları şehir devletlerine site denir<br />C298-doğru<br />S299- Tarih devri ilk önce aşağıdaki medeniyetlerin Mezopotamya başlamıştır<br />C299-doğru<br />S300- İyonyalılarda Şehir devletlerinin başında patesi adı verilen bir kral bulunurdu.<br />C300-yanlış<br />S301- Roma medeniyetlerde kullandığı alfabe, sonraki dönemlerde büyük bir yayılma alanı bulmuştur<br />C301-doğru<br />S302- Kadeş Antlaşması Mısırlılar – Sümerler arasında olmuştur<br />C302-yanlış<br />S303- başkent - devlet eşleştirmesinden Sard – Babil doğrudur<br />C303-yanlış<br />S304 -Parayı icat ederek ticareti kolaylaştıran kavim lidyalılardır<br />C304-doğru<br />S305 -Babillerde Devletlerin kurulması bakımından, Etiler'le Anadolu arasında bir ilişki vardır denir<br />C305-yanlış<br />S306- Tales, Hipokrat ve Pisagor önemli filozof ve bilginlerindendi<br />C306-doğru<br />S307 -Babil Mezopotamya'da kurulan devletlerden biridir<br />C307-doğru<br />S308 -İyonyalılar En önemli şehirleri, Foça, Efes, Milet ve İzmir'di<br />C308-doğru<br />S309 -Sümer, Akad, Asur, Babil, Mısır devletlerinden 4Mezopotamya'da kurulmuştur<br />C309-doğru<br />S310- Ticaret amacıyla Karadeniz ve Akdeniz sahillerinde koloniler kurmuşlardı<br />C310-doğru<br />S311 -İlk çivi yazısını Asurlar bulmuştur<br />C311-yanlış<br />S312- Mohaç savaşı, Osmanlı İmparatorluğu ile Macarlar arasında olmuştur<br />C312-doğru<br />S313 -Toprak kaplar tarih öncesi devirlerdeki insanların yaşayışları hakkında bize bilgi vermez<br />C313-yanlış<br />S314- Avcılık yapmak tarih öncesi insanların yaptığı faaliyetlerden hangisi ilk sırayı alır<br />C314-doğru<br />S315 -İlkçağ'da Mısır'da kurulan şehir devletlerine verilen isim Kolonidir<br />C315-yanlış<br />S316 -Hititlerde Kraliçe kraldan sonra gelen en güçlü kişiydi<br />C316-doğru<br />S317 -Köylerin kurularak yerleşik hayata geçilmesi tarih öncesi devirlerde görülmez<br />C317-yanlış<br />S318 -Kilden yapılmış tabletler yazıyı bilen bir kültür ve uygarlıktan kalmıştır<br />C318-doğru<br />S319-Cilalı Taş Devri'ne geçişte Madenlerin ateşte eritilmesi etkili olmamıştır<br />C319-doğru<br />S320-Yazının bulunması Cilalı Taş (Yeni Taş) Çağı'ndan sonraki devirlerde gerçekleşmiştir<br />C320-doğru<br />S321-Yazı, ilk önce Orta Asya'da kullanılmıştır<br />C321-yanlış<br />S322-M.Ö. 2000 yıllarında Anadolu'ya gelen Hititlerdir.<br />C322-doğru<br />S323-lidyalıların Başkentleri Hattuşaş'tır<br />C323-yanlış.<br />S324-sümerlerdir Hiyeroglif ve çivi yazısı kullanmışlardır<br />C324-yanlış.<br />S325- İlk insanların, araç ve gereç yapmada, bakır en önce kullandıkları kabul edilir<br />C325-doğru.<br />S326 -Alış verişte paranın kullanılması tarih öncesi devirlerde görülmez<br />C326-doğru<br />S327- Uygarlığın gelişiminde hayvanların evcilleştirilmesi en az etkili olmuştur<br />C327-doğru<br />S328- İyon medeniyeti, Anadolu - Girit medeniyetlerin kaynaşması sonucu ortaya çıkmıştır<br />C328-doğru.<br />S329- Gordion Anadolu'nun tarih öncesi devrini aydınlatan bir merkezdir<br />C329-yanlış<br />S330- Üretimi artırma ilk insanların problemidir<br />C330-yanlış<br />S331- Yazı, ilk önce Mezopotamya'da kullanılmıştır<br />C331-doğru.<br />S332- frigler Hiyeroglif ve çivi yazısı kullanmışlardır<br />C332- yanlış<br />S333- Meridyenlerle eşit sayıda olması paralellerin özellikleri arasında sayılamaz<br />C333- doğru<br />S334- Boylarının eşit olması, Aralarındaki uzaklığın sabit olması meridyenlerin özellikleri arasında gösterilemez<br />C334-doğru<br />S335- Coğrafya'nın Dünya'daki iklim olaylarını inceleyen bölümü Fizikî Coğrafyadır<br />C335-doğru<br />S336 -Tarım aletleri yazıyı bilen bir kültür ve uygarlıktan kalmıştır<br />C336-yanlış<br />S337- Tarım ürünlerinin özellikleri ve dağılışını inceleyen coğrafya bölüm Fizikî Coğrafyadır<br />C337-yanlış<br />S338- M.Ö. 2000 yıllarında Anadolu'ya gelen lidyalılardır<br />C338-yanlış<br />S339- Bir barınağa sahip olma ilk insanların problemidir<br />C339-doğru<br />S340- Güneşin doğuş saatleri arasındaki fark, Adana - Diyarbakır ikisi arasında diğerlerinden daha fazladır<br />C340-yanlış<br />S341- Sümerlerin Başkentleri Hattuşaş'tır<br />C341-yanlış<br />S342- Peş peşe iki meridyen arasındaki mesafe her enlemde farklılık gösterir.<br />C342-doğru<br />S343- İlk insanların, araç ve gereç yapmada, en önce kalay kullandıkları kabul edilir<br />C343-yanlış<br />S344- 30° Doğu meridyeni üzerindeki İzmit'te yerel saatin 12:00 olduğu anda 45° Doğu meridyeni üzerindeki Iğdır'da yerel saat 13.00<br />C344-doğru.<br />S345-Topraktan çanak ve çömlek yapılması Cilalı Taş (Yeni Taş) Çağı'ndan sonraki devirlerde gerçekleşmiştir<br />C345-yanlış<br />S346- 60° Doğu boylamındaki bir noktada yerel saat 15:00 iken yerel saatin 12:00 olduğu boylam 30 doğudur.<br />C346- yanlış<br />S347- İyon medeniyeti, Mezopotamya- ege medeniyetlerin kaynaşması sonucu ortaya çıkmıştır<br />C347-yanlış<br />S348- Başlangıç meridyenindeki Greenvvich'te Güneş doğmadan 200 dakika önce Güneşin doğduğu merkez boylamlardan 30 doğudur.<br />C348-yanlış<br />S349- Madenlerin özellikleri ve dağılışını inceleyen coğrafya bölüm Ülkeler Coğrafyasıdır<br />C349-yanlış<br />S350- Hattuşaş Anadolu'nun tarih öncesi devrini aydınlatan bir merkezdir<br />C350-yanlış<br />S351-Cilalı Taş Devri'ne geçişte Hayvanların evcilleştirilmesi etkili olmamıştır<br />C351-yanlış<br />S352- Yiyecek bulma ilk insanların problemidir<br />C352-doğru<br />S353- En geniş paralel dairesinin Ekvator olması paralellerin özellikleri arasında sayılır.<br />C353-doğru<br />S354- Asurlular Hiyeroglif ve çivi yazısı kullanmışlardır<br />C354-yanlış<br />S355- Ekvatora dikey yönde uzanması, Kutuplarda birleşmiş olması meridyenlerin özellikleri arasında gösterilir<br />C355-doğru<br />S356- İlk insanların, araç ve gereç yapmada, demir en önce kullandıkları kabul edilir<br />C356-yanlış<br />S357- Güneşin doğuş saatleri arasındaki fark, İzmir - Erzurum ikisi arasında diğerlerinden daha fazladır<br />C357-doğru<br />S358- Başlangıç meridyenindeki Greenvvich'te Güneş doğmadan 200 dakika önce Güneşin doğduğu merkez boylamlardan 50 batıdır.<br />C358-yanlış<br />S359- Yazı, ilk önce Anadolu'da kullanılmıştır<br />C359-yanlış<br />S360- Coğrafya'nın Dünya'daki iklim olaylarını inceleyen bölümü Beşerî Coğrafyadır<br />C360-yanlış<br />S361- Uygarlığın gelişiminde yazının icadı en az etkili olmuştur<br />C361-yanlış<br />S362- Üretimi artırma ilk insanların problemi değildir<br />C362-doğru<br />S363- Tarihi bir bilginin, bilim niteliği taşıması için yazılı kaynaklara dayanması gereklidir.<br />C363-doğru.<br />S364-Toprağı ekip biçerek ürün elde edilmesi Cilalı Taş (Yeni Taş) Çağı'ndan sonraki devirlerde gerçekleşmiştir<br />C364-yanlış<br />S365- 30° Doğu meridyeni üzerindeki İzmit'te yerel saatin 12:00 olduğu anda 45° Doğu meridyeni üzerindeki Iğdır'da yerel saat 12.30<br />C365-yanlış<br />S366- Hititlerin Başkentleri Hattuşaş'tır<br />C366-doğru<br />S367- İyon medeniyeti, Anadolu-Mezopotamya medeniyetlerin kaynaşması sonucu ortaya çıkmıştır<br />C367-yanlış<br />S368- Aralarındaki uzaklığın 111 km ile sabit olması paralellerin özellikleri arasında sayılır.<br />C368-doğru<br />S369- Coğrafya'nın Dünya'daki iklim olaylarını inceleyen bölümü Yerel Coğrafyadır<br />C369-yanlış<br />S370-M.Ö. 2000 yıllarında Anadolu'ya gelen asurlardır<br />C370-yanlış<br />S371- 60° Doğu boylamındaki bir noktada yerel saat 15:00 iken yerel saatin 12:00 olduğu boylam 15 doğudur.<br />C371-doğru<br />S372- Yırtıcı hayvanlardan korunma ilk insanların problemidir<br />C372-doğru<br />S373- Ulaşım yolları ve turizm faaliyetleri inceleyen coğrafya bölüm Bölgeler Coğrafyasıdır<br />C373-yanlış<br />S374- kanişAnadolu'nun tarih öncesi devrini aydınlatan bir merkezdir<br />C374- yanlış<br />S375- Uygarlığın gelişiminde tekerleğin kullanılması en az etkili olmuştur<br />C375-yanlış<br />S376-Cilalı Taş Devri'ne geçişte Tarım faaliyetlerinin başlaması etkili olmamıştır<br />C376-yanlış<br />S377- Ekvatora dikey yönde uzanması, Kutuplarda birleşmiş olması meridyenlerin özellikleri arasında gösterilmez.<br />C377-yanlış.<br />S378- Lidyalılar Hiyeroglif ve çivi yazısı kullanmışlardır<br />C378-yanlış<br />S379- Güneşin doğuş saatleri arasındaki fark, İstanbul - Kayseri ikisi arasında diğerlerinden daha fazladır<br />C379-yanlış<br />S380- Başlangıç meridyenindeki Greenvvich'te Güneş doğmadan 200 dakika önce Güneşin doğduğu merkez boylamlardan 30 batıdır<br />C380-yanlış<br />S381- M.Ö. 2000 yıllarında Anadolu'ya gelen friglerdir<br />C381-yanlış<br />S382- Genişliklerinin kutuplara doğru azalması paralellerin özellikleri arasında sayılır.<br />C382-doğru<br />S383- Tarih, geçmişte yaşanmış olayları, yer, zaman ve olayların sebep ve sonuç ilişkileri içinde inceleyen bilim dalıdır<br />C383-doğru<br />S384- İlk insanların, araç ve gereç yapmada, tunç en önce kullandıkları kabul edilir<br />C384-yanlış<br />S385- Coğrafya'nın Dünya'daki iklim olaylarını inceleyen bölümü Ekonomik Coğrafyadır<br />C385-yanlış<br />S386- Güneş, doğuda erken doğar ve batar, batıda ise daha geç doğar ve batar<br />C386-doğru<br />S387- 30° Doğu meridyeni üzerindeki İzmit'te yerel saatin 12:00 olduğu anda 45° Doğu meridyeni üzerindeki Iğdır'da yerel saat 11.00 dır<br />C387-yanlış<br />S388- Yazı, ilk önce Mısır'da kullanılmıştır<br />C388-yanlış<br />S389- İyon medeniyeti, Girit-mısır medeniyetlerin kaynaşması sonucu ortaya çıkmıştır<br />C389-yanlış<br />S390- Başlangıç meridyenindeki Greenvvich'te Güneş doğmadan 200 dakika önce Güneşin doğduğu merkez boylamlardan 50 doğudur.<br />C390-doğru.<br />S391-friglerin Başkentleri Hattuşaş'tır<br />C391-yanlış<br />S392- Güneşin doğuş saatleri arasındaki fark, Ankara-Sivas ikisi arasında diğerlerinden daha fazladır<br />C392-yanlış<br />S393- Tarihi bir bilginin, bilim niteliği taşıması için yazılı kaynaklara dayanması gereklidir.<br />C393-doğru.<br />S394 Uygarlığın gelişiminde ateşin bulunması en az etkili olmuştur -<br />C394-yanlış<br />S395- Çatalhöyük Anadolu'nun tarih öncesi devrini aydınlatan bir merkezdir<br />C395-doğru<br />S396- Meridyenlerle eşit sayıda olması paralellerin özellikleri arasında sayılır.<br />C396-yanlış<br />S397- M.Ö. 2000 yıllarında Anadolu'ya gelen Sümerlerdir.<br />C397-yanlış<br />S398- Coğrafya'nın birbirinden farklı olayları inceleyen ayrı ayrı bölümleri vardır<br />C398-doğru.<br />S399- Hititler Hiyeroglif ve çivi yazısı kullanmışlardır<br />C399-yanlış.<br />S400- Madenlerin özellikleri ve dağılışı, Ulaşım yolları ve turizm faaliyetleri inceleyen coğrafya bölüm Ekonomik Coğrafyadır<br />C400-doğru</p>
<p><strong>Ayrıca BAKINIZ</strong></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/49-6-snf-sosyal-bilgiler-sorular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Soruları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/138-6-sinif-sosyal-bilgiler-performans-odevleri.html">6. Sınıf Sosyal Bilgiler Performans Ödevleri</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/85-islamiyetten-onceki-turk-devletleri.html">islamiyetten Önceki Türk Devletleri</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/88-anadolu-uygarliklari-haritalari.html">Anadolu Uygarlıkları Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/99-ilk-yerlesim-yerleri-haritalari.html">ilk Yerleşim Yerleri Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/96-islam-tarihi-haritalari.html">islam Tarihi Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/98-mezopotomya-uygarlklari-haritalari.html">Mezopotomya Uygarlıkları Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/49-6-snf-sosyal-bilgiler-sorular/1001-6-sinif-sosyal-bilgiler-50-adet-orenk-yazili-sorusu-cevabi.html">Sosyal Bilgiler 6. Sınıf 50 Adet Örnek Yazılı Sorusu ve Cevap Anahtarı</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular/1006-6-sinif-sosyal-bilgiler-ders-notlari.html">6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Notları</a></p>
<p> </p><p>SORULAR<br /><br />S1= Olgu nedir? <br /> C1= Bilimsel verilere dayalı kanıtlanabilir özellikteki bilgilere olgu denir.<br />S2= Görüş nedir?<br /> C2= Kişilere göre değişen bilimsel olarak kanıtlanmanmış bilgiye görüş denir.<br />S3= Kavram nedir?<br /> C3= Bir varlığın ve ya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımıdır.<br />S4= Genelleme nedir?<br /> C4= Zihnin genel düşünceler yapması işlevi veya özelden genele geçiştir.<br />S5= Bir konuyu araştırırken bilimsel basamaklara göre hareket etmenin faydası nedir?<br /> C5= Daha kesin bilgilere ulaşabilmek için faydalı olur.<br /> S6= Ülkemizde yeterince kazı çalışması yapıldığını inanıyor musunuz? Sizde bu çalışmalara katılmak ister misiniz? Neden?<br /> C6= Ülkemizin tarihi ve yer altı zenginlikleri bakımından zengin olduğunu araştırmalar önümüze koyuyor. Ancak bu zenginlikler açığa çıkarılmadığına göre yeterince kazı çalışması yapıldığını düşünüyor. Bende katılmak istiyorum.<br />S7= Atatürk Türk tarihinin araştırılmasını ve öğrenilmesini neden çok önemsiyor?<br /> C7= tarihimizi iyi öğrenip geleceğe yönelik dersler çıkaracağımızı, bugünümüzü iyi değerlendirmemizi ve geleceğe güvenle bakabileceğimize sağlamak için.<br />S8= ülkemizin her yerinde aynı anda farklı iklim özelliklerinin yaşanmasının nedenlerini hiç düşündünüz mü?<br /> C8= ülkemizin matematik iklim koşulları bakımından orta kuşakta bulunulmaktadır.<br />S9= sizce orman yangınlarının en yaygın olduğu bölge hangisidir? Neden?<br /> C9= bence Karadeniz çünkü daha çok ormanlar ve kırlar bulunuyor.<br />S10= sizler gelecekte hangi mesleği yapmak isterdiniz? Neden?<br /> C10= ben doktor olmak istiyorum. Çünkü tıpa meraklıyım.<br />S11= sizce mesleği seçerken nelere dikkat etmeliyiz?<br /> C11= bence o mesleğin bize uygun olup olmadığını seçmeliyiz.<br />S12= size uygun olmayan bir mesleği seçerseniz o mesleği başarılı bir şekilde yapabilir misiniz?<br /> C12= bence yapamayız çünkü o mesleği bizim için uygun olmaz onu hiç yapamayız.<br />S13= ailenizin sizler için belirlediği bir mesleği severek yapabilir misiniz?<br /> C13= bana uygun bir meslekse yapabilirim, eğer değilse yapamam.<br />S14= sizce ülkemizin her yerine nüfus aynı oranda mı dağılmıştır?<br /> C14= hayır. Örneğin Ankara”da 4 milyon insan varsa İstanbul da 10 milyon insan vardır.<br />S15= kişiden kişiye değişen ve insanların bireysel düşüncelerini yansıtan bilgiye olgu denir.<br /> C15= yanlış.<br />S16= bilimsel araştırma basamaklarının ilki konuyu belirlemektir.<br /> C16= doğru.<br />S17= sosyal bilgiler iyi bir vatandaş olmamızı sağlar.<br /> C17= yanlış.<br />S18= Atatürk milli bilincin oluşması için Türk hava kurumunu kurmuştur.<br /> C18= yanlış.<br />S19= Türk tarih kurumu tarih ve arkeoloji alanlarında ülkemizin en büyük kütüphanesine sahiptir.<br /> C19= doğru.<br />S20= Türk dil kurumu tarih kongreleri düzenlemektedir.<br /> C20= doğru.<br />S21= Atatürk’ün öncülüğünde kurulan halk evleri, tarih bilincinin yerleştirilmesinde önemli katkı sağlamıştır.<br /> C21= doğru.<br />S22= arkeoloji, kazı ve araştırma yapan bilim dalıdır.<br /> C22= doğru.<br />S23= harf inkılâbından sonra okuma yazma bilenlerin sayısında azalma olmuştur.<br /> C23= doğru.<br />S24= Türk dilinin tetkik cemiyetinin bugünkü adı türk dil kurumudur.<br /> C24= doğru.<br />S25= dil tarih ve coğrafya fakültesi cumhuriyetten önce yeryüzü şekillerinin araştırılması için kurulmuştur.<br /> C25= yanlış.<br />S26= bir olay insanlar tarafından değişik şekillerde algılanabilir.<br /> C26= doğru.<br />S27= sorun ve şikâyetlerimizi dilekçe yazarak çözüm aramak etkili bir vatandaşlık örneğidir.<br /> C27= doğru.<br />S28= tüketici hakları ihlali için kaymakamlıklara başvurabiliriz.<br /> C28= doğru.<br />S29= karşılaştığımız sorunları hukuki yoldan çözmeliyiz.<br /> C29= doğru.<br />S30= vergi vermek Türk vatandaşlarının isteğine bırakılan bir görevdir.<br /> C30= yanlış.<br />S31= Akdeniz kıyıları, Karadeniz kıyılarından daha sıcaktır nedeni Akdeniz kıyılarının ekvatora daha yakın olmasıdır.<br /> C31= doğru.<br />S32= anakarada yıllık sıcaklık ortalaması erzurumdan daha fazladır. Çünkü ankaranın yükseltisi daha azdır.<br /> C32= doğru.<br />S33= türkiyede kuzeyden esen rüzgârlar etkili olursa sıcaklık azalır. Çünkü kuzeyden esen rüzgarlar soğuktur.<br /> C33= doğru.<br />S34= yaz mevsiminde gündüz sıcaklaşmak için denize gireriz. Çünkü deniz karaya göre daha serindir.<br /> C34= doğru.<br />S35= Karadeniz kıyısında yer alan Rize iç kesimde yer alan bayburttan daha fazla yağış alır. Çünkü kıyıda yağış miktarı daha fazladır.<br /> C35= doğru.<br /><br />S36=matematik ve özel konumun birlikte kullanılması durumunda tarihi konum elde edilir.<br /> C36=doğru <br />S37=Türkiye 36 ile 42 doğu paraleli ile 26-45 kuzey meridyenleri arasında yer alır.<br /> C37= doğru<br />S38=ülkemizin Asya ve Avrupa, Afrika kıtalarında toprakları vardır.<br /> C38= yanlış <br />S39=haritada küçültme oranı arttıkça ölçek büyür. <br /> C38= doğru<br />S39=haritada ayrıntının fazla olabilmesi için ölçeğin küçülmesi gerekir.<br /> C39= doğru <br />S40=ülkemizin güneyinden esen rüzgarlar, sıcaklığı azaltır. <br /> C40= yanlış <br />S41= ülkemizde dağların güney yamaçları, kuzey yamaçlarına göre bakı nedeniyle daha sıcaktır. <br />C41= yanlış.<br />S42= Akdeniz ikliminde yazlar sıcak ve kuraktır.<br />C42= doğru.<br />S43= başkenti Tuşba olan firikler doğu anadoluda hüküm sürmüştür<br />c43= doğru.<br />S44= iyon yalılar site adı verilen şehir devletleri halinde yaşamışlar.<br />C44= doğru.<br />S45= 200 yıl önce dünya nüfusu 800 milyon iken günümüzde 6 milyar civarındadır.<br />C45= doğru.<br />S46= muson asyası dünyada nüfusun sık olduğu yerlerdedir.<br />C46= doğru.<br />S47= eğitimde ve sağlıkta çalışanlar sanayi sektörüne dahil edilirler.<br />C47= yanlış.<br />S48= son 200 yılda nüfusun hızla artmasında yaşam koşullarının iyileşmesi de etki olmuştur.<br />C48= doğru.<br />S49= bir ülkede çalışan nüfus içinde tarımda çalışanların oranı az ise o ülke gelişmemiştir.<br />C49= doğru.<br />S50= Japonya ve Norveç gelişmiş ülkeler arasında yer alır.<br />C50= doğru.<br />S51= ülkemizde işçinin en fazla çalıştığı sanayi kolu tekstil ve konfeksiyondur.<br />C51= doğru.<br />S52= Rusya ile dış ticaretimizde ithalimiz ihracatımızdan daha fazladır.<br />C52= doğru.<br />S53= ülkemizin dış ticarete fazlalık vermektedir.<br />C53= yanlış.<br />S54= Türk cumhuriyetleri içinde yüz ölçümü en büyük ülke Azerbaycan’dır.<br />C54= doğru.<br />S55= sizin için en uygun meslek ailenizin size belirlediği meslektir.<br />C55= yanlış.<br />S56= ülkemizde yeraltı kaynaklarının en fazla olduğu bölge doğu anadoludur.<br />C56= doğru.<br />S57= Zonguldak( Çaycuma ) da ormanlar geniş yer kapladığı için kağıt sanayisi bulunmaktadır.<br />C57= yanlış.<br />S58= antalyada ferro-krom sanayisi bulunmaktadır.<br />C58= yanlış.<br />S59= teknolojinin gelişmesiyle ülkemizde pek çok iş kolları faaliyete geçmiştir.<br />S59= doğru.<br />S60= ülkemizde pamuk tarımını en fazla doğu Anadolu yapmaktadır.<br />C60= yanlış.<br />S61= Karabük’te demir-çelik fabrikasının kurulmasında en önemli neden karabükte demir madeninin bulunmasıdır.<br />C61= doğru.<br />S62= petrol yenilebilir bir enerji kaynağıdır.<br />C62= yanlış.<br />S63= Kars ülkemizde doğal hayvancılığın en fazla yapıldığı yerlerdir.<br />C63= doğru.<br />S64= ülkemizde orman alanlarının hızla tahrip edilmesi erozyonu hızlandırmıştır.<br />C64= doğru.<br />S65= sanayi kuruluşları doğal kaynaklarımız arasındadır.<br />C65= yanlış.<br />s66= ülkemizde yetiştirilen tarım ürünleri arasında tahıllar başta gelir.<br />C66= doğru.<br />S67= doğu Anadolu bölgesinde ve içanadolu bölgesinde büyükbaş hayvancılık yaygındır.<br />C67=yanlış.<br />S68= ege bölgesinde balıkçılıkta ülkemizin ekonomideki payı daha fazladır.<br />C68= yanlış.<br />S69=demir yolları ile ülkemizin her yanına ulaşılır.<br />C69= yanlış.<br />S70= kereste ve yakacak odun sağlaması ormanların doğrudan yararlarındandır.<br />C70= doğru<br />S71= KDV dolaylı vergi kapsamındandır. <br />C71=doğru <br />S72=Doğal doğal kaynakların bilinçsizce tüketilmesini önleyecek davranışlardandır.<br />C72=yanlış. <br />S73= ipek böcekçiliği en fazla içanadolu da gelişmiştir.<br />C73=yanlış.<br />S74= GAP ülke kalkınmasının için önemli projelerdendir.<br />C74= doğru.<br />S75= gıda ihtiyacını kendi üretimi ile karşılaşması ülkemizin jeopolitik konumunu belirler.<br />C75= yanlış.<br />S76= paralel daire doğu ve batı doğrultusunda uzanır.<br />C76= doğru.<br />S77= harita ve planlarının çiziminde kullanılan küçültme oranına ölçek denir.<br />C77= doğru.<br />S78= bir çizimin harita sayılabilmesinde temel şart ölçeğin olmasıdır.<br />C78= doğru.<br />S79= etrafı sularla çevrili büyük kara parçasına kıta denir.<br />C79=doğru.<br />S80= besi ve ahır hayvanlığı modern hayvancılık yöntemidir.<br />C80=doğru.<br />S81=madencilik hizmet sektörü içinde yer alır.<br />C81=yanlış.<br />S82=sanayimizin önemli ham maddelerinde biride madenlerdir.<br />C82=doğru.<br />S83=ülkemizde tahıllar içinde en çok buğday üretilir.<br />C83=doğru.<br />S84=ekili-dikili alanların en az yer kapladığı bölgemiz doğu anadoludur.<br />C84=doğru.<br />S85=ülkemizde yetişme alanı en geniş meyve muzdur.<br />C85=yanlış.<br />S86=sadece kamuda çalışanlar vergi vermekle yükümlüdür.<br />C86=yanlış.<br />S87=tarım ürünlerinden çay ülkemizde yetişme alanı daha dardır.<br />C87=doğru.<br />S88=türkiyede daha çok küçükbaş hayvan yetiştirilmektedir.<br />C88=doğru.<br />S89=ülkemizde baraj yapımına en elverişli bölgemiz iç Anadolu bölgesidir.<br />C89=yanlış.<br />S90= öğretmenlik yönetiminde insanın olduğu mesleklerden biridir.<br />C90=doğru.<br />S91=Ankara ipekli dokuma sanayinin daha çok geliştiği söylenebilir.<br />C91=yanlış.<br />S92=ülkemizde genç nüfus ekonomi için önemli bir kaynaktır.<br />C92=doğru.<br />S93=alışveriş sonrasında fiş almak gerekli değildir.<br />C93=yanlış.<br />S94= liman kentlerimizden biri İçeldir<br />C94=doğru.<br />S95=petrol rafinesi bulunduğu ilimiz isken derundur.<br />C95=doğru.<br />S96=doğu Anadolu bölgesinde seracılık yaygındır.<br />C96=yanlış.<br />S97=bir işte çalışmak vatandaşlık görevimizdir.<br />C97=yanlış.<br />S98= sanayileşmekte olan ülkemizde nitelikli iş gücüne ihtiyacımız fazladır.<br />C98=doğru.<br />S99= yenilebilen enerji kaynaklarından biride rüzgar enerjisidir.<br />C99=doğru.<br />S100= ülkemiz demir bakır krom ve bor madenleri açısından zengin bir ülkedir.<br />C100=doğru.<br />S101=Muson iklimi kara ve denizlerin farklı ısınma özelliklerin oluşumunda büyük rol oynar. <br />C101=doğru<br />S102=karasal iklimin özelliği yazları sıcak ve kurak kışları soğuk ve kar yağışlıdır.<br />C102=doğru<br />S103= Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerde görülen yaygın bitki örtüsü makidir.<br />C103=doğru.<br />S104=çöl ikliminde doğal bitki örtüsü yoktur.<br />C104=doğru.<br />S105=canlıların yaşamasında en elverişliklim tipi ılıman iklimdir.<br />C105=doğru.<br />S106=ekvator ve çevresi dünyanın en çok yağış alan yerlerindendir.<br />C106=doğru.<br />S107=bursa ipek yolu ticaretinde önemli bir merkezdir.<br />C107=doğru.<br />S108=ipek yolunda ipeğin yanı sıra baharat değerli taş ve kürk taşınmıştır.<br />C108=doğru.<br />S109=Çinden yola çıkan bir tüccar ipek yolunu kullandığında hindistandan geçmek zorundadır.<br />C109=yanlış.<br />S110=ipek yolu ticaretini kullanarak ekonomik açıdan önem kazanan devlet türkmenistandır.<br />C110=doğru.<br />S111=orta asyanın iklim ve bitki örtüsü tarım ve hayvancılık yapmaya uygundur.<br />C111=yanlış.<br />S112=ipek yolu ticaretinde en uygun ulaşım aracı kervanlardır.<br />C112=doğru.<br />S113=bilim insanları dünyadaki ilk şehir yerleşmesinin Anadolu da olduğunu saptamışlardır.<br />C113=doğru.<br />S114=frigya uygarlığında avcılık ve toplayıcılık gelişmiş ekonomik faaliyetlerdendir.<br />C114=doğru.<br />S115=friglerde büyükbaş hayvan yerine küçükbaş hayvan yetiştirildi.<br />C115=doğru.<br />S116=MÖ 1280 yılında mısırlılarla gerçekleştirilen kadeş anlaşmasını Hititler imzalamıştır.<br />C116=doğru.<br />S117=iyonlar; Efes Milet Foça ve İzmir gibi polis adı verilen şehir devletleri kurmuşlardır.<br />C117=doğru.<br />S118=orta asyadaki Türk topluluklarında dokumacılık gelişmiştir.<br />C118=doğru.<br />S119=oğuz kağanın halk temsilcilerini toyda toplanması oligarşim yönetim anlayışlardandır.<br />C119=yanlış.<br />S120=oğuz kağan destanı Metehan’ın hayatından esinlenerek oluşturulmuştur.<br />C120=doğru.<br />S121=büyük hun devleti en çok Bizans ile mücadele etmiştir.<br />C121=yanlış.<br />S122=İslamiyet’ten önceki Türk devletlerinde demokratik anlayışın kanıtı kurultaydır.<br />C122=doğru.<br />S123=Çin her alanda Türk kültüründen etkilenmiştir. <br />C123=doğru <br />S124= 476 yılında Batı Roma İmparatorluğunun yıkılmasından sonra bu topraklarda pek çok derebeylikleri kurulmuştur.<br />C124=doğru<br />S125=Büyük Hun devleti tarihte Türk adını kullanan ilk devlettir.<br />C125=yanlış.<br />S126=Uygur Türklerinde daha önceki Türk devletlerinde görülmeyen saray ve tapınak gibi mimari eserleri rastlanmasıdır.<br />C126=doğru.<br />S127=bilge kağan kök Türk devletinin kurucusudur.<br />C127=yanlış.<br />S128=Atilla Avrupa hun devletinin en parlak dönemini yaşadığı hükümdardır.<br />C128=yanlış.<br />S129=Arabistan yarımadasında siyasi birlik yoktur.<br />C129=doğru.<br />S130=İslamiyet ten önce Arap kabilelerinin Mekke’ye gelerek burada spor yarışmaları düzenlemeleri ve alışveriş yapmaları Arabistan yarımadasında dini birliğin oluşmasında etkili olmuştur.<br />C130=yanlış.<br />S131=624 bedir savaşı sonrasında her 10 Müslüman a okuma yazma öğreten bir Mekkeli serbest bırakılmıştır.<br />C131=doğru.<br />S132= Demevilerin Arap olmayan Müslümanların mevali ( köle) olarak görmesi İslam devlet teşkilatının güçlenmesine yol açmıştır.<br />C132=yanlış.<br />S133= Abbasilerin ilk çağın yunan, Helen ve roma uygarlıklarına ait bilimsel eserleri Arapçaya çevirmiştir.<br />C133=doğru.<br />S134=Hz. Muhammed’in çevresi tarafından “Muhammed’ül emin “olarak adlandırılması güvenilir ve saygı değer olmasından kaynaklanmaktadır.<br />C134=doğru.<br />S135=bayramlar toplumlarda birlik beraberlik ve dayanışmayı arttıran özel günlerdir.<br />C135=doğru.<br />S136= ilk Müslüman Türk devletlerinde tarım yerleşik hayata geçiş sürecinde hızlandırmıştır.<br />C136=doğru.<br />S137=gazneli devletinin egemen olduğu topraklarda Türklerin İranlıların Afganların ve Arapların yaşamasıdır.<br />C137=doğru.<br />S138=gazneli hükümdarı Sultan Mahmut; un sarayını bilim akademisi haline getirmiştir.<br />C138=doğru<br />S139=Anadolu’nun Türkleşmesinde etkili olduğu Anadolu’da ilk Türk beyliklerinin kurulmasıdır. <br />C139= doğru.<br />S140=günümüzde tüm bayramların kökeni Asya; ya dayanmaktadır. <br />C140=yanlış <br />S141= kültürümüzde önemli bir yer tutan nevruz her yıl mart ayının21.günü kutlanmaktadır.<br />C141=doğru <br />S142=Türk kültürünün İslam kültürüne katkıları hattatlık sayılır.<br />C142=yanlış<br />S143=orta asyada yaşayan Türk devletlerinde federasyon yönetimi hakimdir. <br />C143=doğru<br />S144=anayasamızın 72. maddesinde askerlik görevinin her Türk;ün hakkı ve ödevi olarak belirtilmiştir.<br />C144=doğru<br />S145=Atatürk bağımsızlığımızın tek koruyucusu olarak askeri teşkilatın düzenlenmesi ve ordunun modernize edilmesidir. <br />C145=doğru<br />S146= Türk milleti tarih boyunca bağımsızlık anlayışından taviz vermemiştir.<br />C146=doğru<br />S147=Uygurlar ait yapılan araştırmalar sonucunda; ipotek senedi,satış protokolü,iş sözleşmesi gibi bilgilere rastlanmıştır.<br />C147=doğru<br />S148=Uygurların müzik aletlerinin ve müziklerinin Çin,İran ve Arap topluluklarını da etkilemekle Uygurlar,İslamiyeti kabul etmişlerdir <br />C148= yanlış <br />S149= Uygurlar Matbaayı kullanıp duvar resimleri yapmışlardır.<br />C149=doğru<br />S150= Uygurların tarımsal faaliyetlerde bulunmaları, yerleşik hayatı benimsediklerinin kanıtıdır.<br />C150=doğru<br />S151=Kanıtlanabilir ve herkes tarafından kabul edilen bilgiye görüş denir.<br />C151=doğru <br />S152=sosyal Bilgiler,bireyin toplumlaşmasına yardımcı olur. <br />C152=yanlış<br />S153=bilimsel araştırma basamaklarının ilk adımı kütüphanede veri toplamaktır. <br />C153=doğru<br />S154=Mekkelilerin Müslümanların siyasi varlığını resmen kabul ettiği anlaşma bedirdir.<br />C154=yanlış.<br />S155=Şahname adlı eser âli şir nevainindir.<br />C155=doğru.<br />S156=Kavimler Göçü Çin'in baskısı nedeniyle Hunların batıya göç etmesinin sonucunda ortaya çıkmıştır.<br />C156=doğru.<br />S157=Uygur Devletinin başkenti karabalgasundur.<br />C157=doğru.<br />S158=Türk kavimlerini toplayıp imparatorluk halinde birleştiren ilk büyük Hun hükümdarı teomandır.<br />C158=doğru.<br />S159=Türkler'in Orta Asya'dan göç etmelerine neden olan faktörlerdini faktörlerdir.<br />C159=doğru.<br />S160=Emevi Devleti zamanında İslamiyet'in yeterince yayılamamasının nedeni İlk Arap parasının bastırılmasıdır.<br />C160=yanlış.<br />S161=Orhun Yazıtları içinde hangi devlet adamının anıtı yokturMetehan<br />C161=doğru<br /> S162= Büyük Selçuklu Devleti en parlak dönemini hangi hükümdar zamanında yaşamıştır? Alparslan<br />C162=yanlış.<br />S163= Satuk Buğra Han zamanında Karahanlılar kitleler halinde İslamiyet'i kabul etmeye başladılar<br />C163= doğru<br />S164 =Türklerle Hıristiyanlar arasındaki çatışmaların yoğunlaşması Türkler'in İslamiyet'i kabul etme sebeplerindendir<br />C164=doğru.<br />S165= Avustralya da Türkler devlet kurmamışlardır<br />C165=doğru.<br />S166= Uygurlar Türk Alfabesini ilk kez kullanan devlet<br />C166=yanlış.<br />S167 =Balbal Türk-İslam Devletleri döneminde görülen mimari eserlerden biridir.<br />C167=yanlış.<br />S168 =Orhun Kitabeleri'nde, hükümdarların açları doyurması,çıplakları giydirmesi ve halkın mutluluğu için çalışması gerektiği belirtilmektedir.<br />C168=doğru.<br />S169= Büyük Selçuklu Devleti zamanında medreselere Nizamiye adı verilirdi <br />C169=doğru.<br />S170 =İlk Türk-İslam devletlerinden olan Tolunoğulları Avrupa kurulmuştur<br />C170=yanlış.<br />S171 =İpek Yolu'nu ilk kez boydan boya geçen gezgin Evliya Çelebi<br />C171=yanlış<br />S172 =Anadolu Selçuklu Devleti Orta Asya'da kurulmuştur<br />C172=yanlış<br />S173= Hun Devletinin en parlak devri Bumin<br />C173= yanlış<br />S174=Talas Savaşı HZ. Muhammed'in yaptığı savaşlardan biridir<br />C174=yanlış<br />S175 =Oğuz Kağan Destanı Hun Devletine aittir<br />C175=doğru.<br />S176 =Türk tarihine ışık tutan önemli belgelerden biride destanlardır<br />C176=doğru.<br />S177= İlyada Türk Destanı değildir?<br />C177=doğru.<br />S178= Yerleşik hayata geçmiş Savaşçı olmayan Matbaayı kullanan Türk devleti hazarlardır<br />C178=yanlış<br />S179= Karahanlı devletinin özelliklerinde Müslüman olmalarıdır <br />C179=yanlış<br />S180 =Şeker Bayramı 21-22 Mart tarihlerinde kutlanır Türklerde baharın müjdeleyicisidir<br />C180=yanlış<br />S181 =Çin'e bağlı Doğu Türkistan’da yaşayan Türkler Uygurlardır<br />C181=doğru<br />S182= Tekâlif_i Milliye ile Türk Devleti Türk ordusunun ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlamıştır<br />C182-doğru<br />S183- Dünyada tarihi eserlerin korunmasını sağlayan kuruluş WHO dur<br />C183-yanlış<br />S184- Ulus bir devleti meydana getiren temel öğelerden biridir<br />C184-doğru<br />S185- Er ve erbaşlar oy kullanma hakkına sahip değildir<br />C185-=doğru<br />S186= Eğitim davranış kazanma sürecidir, bireyin doğumuyla başlar, ölümüne kadar devam eder.<br />C186=doğru<br />S187= Kamera kamuoyunu oluşturan etkenlerden biridir<br />C187=yanlış<br />S188= İthalat ve ihracata yönelik ürünlerin ülke sınır kapılarında kontrol edildiği yere gümrük denir.<br />C188=doğru<br />S189 =Batı Avrupa Dünyanın yoğun nüfuslu yerlerinden biridir.<br />C189=doğru.<br />S190= Turunçgiller Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerde yetişir. Kış ılıklığı ister ve don olaylarına karşı dayanıksızdır.<br />C190=doğru<br />S191=Ülkemizde ipekböcekçiliğinin en yaygın olarak yapıldığı il hak karidir.<br />C191=yanlış<br />S192=doğu Anadolu maden kaynakları bakımından en zengin bölgemizdir<br />C192=yanlış<br />S193 =Bir ülkede sanayinin kurulabilmesi için, hammadde, sermaye, ulaşım, iş gücü. Gibi faktörlerin uygun olması gerekir.<br />C193=doğru<br />S194 =Çeşme'de yaz aylarında yerli ve yabancı turist sayısında artış görülür<br />C194-doğru<br />S195- Tarım, insanın toprağı işleyip, topraktan çeşitli ürünler elde edip, bu ürünlerden gelir sağlamasıdır.<br />C195-doğru<br />S196- İnsanlar ateş yakmayı ve ateşten yaralanmayı bakır devrinde öğrendiler<br />C196-yanlış<br />S197- Sümerlerin Mezopotamya'da kurdukları şehir devletlerine nom denir <br />C197-yanlış<br />S198 -Parayı icat ederek ticareti kolaylaştıran kavim sümerlerdir<br />C198-yanlış<br />S199- Devletlerin kurulması bakımından, Etiler'le Anadolu arasında bir ilişki vardır<br />C199-doğru<br />S200- İki meridyen arasındaki mesafenin Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe daralmasına rağmen aralarındaki zaman farkının her yerde aynı kalır<br />C200- doğru<br />S201- Coğrafi Konum Matematik Konum ve Özel Konum olarak iki sekilde ifade edilir<br />C201-doğru<br />S202- Dünya üzerindeki herhangi bir yerin yeraltı zenginliklerine, önemli ticaret yollarına, denizlere, okyanuslara ve boğazlara göre yerinin belirlenmesine “matematiksel konum” denir<br />C202-yanlış<br />S203- Ekvator Dünyayı Kuzey ve Güney Yarımküre olarak ikiye ayırır<br />C203-doğru<br />S204- Turunçgiller ve zeytin gibi ürünlerin yetişme alanlarını sınırlayan temel faktör yağış miktarıdır<br />C204-yanlış<br />S205 -Nem miktarının fazla olduğu yerlerde gerek yıllık gerekse günlük sıcaklık farkları az olmaktadır<br />C205-doğru<br />S206 -Hititlerde kralın emriyle “Anal” adı verilen yıllıklara, görevliler tarafından bir yıl içinde gelişen önemli olaylar yazılırdı. Daha sonra bu yıllıkları tapınaklarda tanrılarına sunarlardı.<br />C206-doğru<br />S207-frigler, Yunanistan’dan gelerek Ege kıyılarına yerleşmişlerdir.Deniz ticaretinde onemli gelişme göstermişlerdir.<br />C207-yanlış<br />S208- Friglerin tarımla ilgili çok sert kanunlar yapmalarının nedeni Tarımı geliştirmek ve korumak istemeleri<br />C208-doğru<br />S209-. İlk insanlar mağaralarda ve ağaç kovuklarında barınmış, avcılık ve toplayıcılık yaparak yaşamını sürdürmüştür.<br />C209-doğru<br />S210- Antalya’da denize girildiği tarihlerde Erzurum Palandöken’de kayak yapılabilmektedir<br />C210-doğru<br />S211- Özel konum, bir yerin kendine has özelliklerini gösteren konumdur.Matematik konum ise paralel ve meridyenler yardımıyla belirlenen konumdur<br />C211-doğru<br />S212- Asurlular kurdukları koloniler sayesinde Anadolu’da önemli ticari faaliyetlerde bulunmuşlardır.<br />C212-doğru<br />S213- 2 meridyen arası8 dakikadır<br />C213-yanlış<br />S214- Tarih Öncesi devirler Yontma Taş, Cilalı taş ve Maden devri olarak adlandırılmıştır<br />C214-doğru<br />S215 -Uygurların başkenti Hattuşaş’tır<br />C215-yanlış<br />S216 -Haritası çizilecek yerin yüzölçümü büyüdükçe kullanılan ölçek küçülür<br />C216-doğru<br />S217- Anadolu’da kurulmuş olan Frigyalılar tarım ve hayvancılığa çok fazla önem vermişlerdir<br />C217-doğru<br />S218- Paraleller arası yerde eşit olup 111km.dir. Türkiye’nin en kuzey noktası 46 derece Kuzey Paralelidir.<br />C218-yanlış<br />S219- Frigyalılarda, öküz öldüren veya sabankırana ağır cezalar verilirdi<br />C219-doğru<br />S220- Anadolu da birçok yerde yapılan kazı ve incelemelerden tarih öncesi devirlerde ileri bir medeniyet kurulduğu ortaya çıkmıştır<br />C220-doğru<br />S221 -OLGU Kişiden kişiye değişen, öznel yargı ifade eden bilgi<br />C221-yanlış<br />S222- Karadeniz bölgesinin iç kısımlarının kıyıya nazaran daha az yağış alır<br />C222-doğru<br />S223 -Urartular ölülerini ev ya da oda şeklinde yaptıkları mezarlara gömmüşlerdir.Ölünün yanına yiyecek içecek ve özel eşyalarından bazılarını da koymuşlardır<br />C223-doğru<br />S224- Anadolu ve Mezopotamya, İlk Çağ tarihi boyunca bir çok medeniyetin beşiği ve uğrak yeri olmuştur<br />C224-doğru<br />S225- Anadolu’nun kapılarını sonuna kadar Türklere açan savaş pasinlerdir<br />C225-yanlış<br />S226- Kış aylarında şehir merkezleri kırsal bölgelere göre daha fazla sıcaktır<br />C226-doğru<br />S227- 1071’de Türkleşmeye başlayan Anadolu’da yüzyıllardan beri çok sayıda Ermeni ve Rum nüfusunun olduğu belirlenmiştir.<br />C227- doğru<br />S228- Anadolu’da kurulan ilk beyliklerden biri olan Artukoğulları beyliği Erzincan ve civarında kurulmuştur<br />C228-yanlış<br />S229- Anadolu Selçuklu Sultanları, çocuklarını devlet işlerini öğrensinler diye “melik” unvanı ile atabeylerin yanında vilayetlere gönderirlerdi.<br />C229-doğru<br />S230 -Selçuklularda gelirleri cami,medrese,aşevi gibi çeşitli sosyal kurumların giderlerine ayrılan topraklara Ikta arazi denir<br />C230-yanlış<br />S231- Dünyanın en güzel mimari eserlerinden birisi olan Tac Mahal aşağıdaki Türk hükümdarlarından Ekber Şah tarafından yaptırılmıştır<br />C231-yanlış<br />S232- Zonguldak kentlerimizin gelişmesinde yer altı kaynaklarının etkisi en azdır <br />C232-yanlış<br />S233- ülkemizin seyrek nüfuslu alanlarından biri Çukurova Çevresidir<br />C233-yanlış<br />S234- plansız kentleşmenin sonucu olarak ortaya çıkan bir durum Hızlı nüfus artışıdır<br />C234-doğru<br />S235- Anadolu Selçuklu Devleti’nde vakıf arazi geliri sultana verilirdi<br />C235-doğru<br />S236- İzmit körfez kıyısında kurulmuştur<br />C236-yanlış<br />S237- Dünya yüzölçümünün % 29 u karalarla kaplıdır<br />C237-doğru<br />S238 -Ülkemizde ilk nüfus sayımı 1928 yılında yapılmıştır<br />C238-yanlış<br />S239 -Anadolu’da Türk Tarihi 1071 yılında başlamıştır<br />C239-doğru<br />S240 -Selçukluların Bizanslılara karşı kazandığı ilk büyük Malazgirt savaşıdır.<br />C240-yanlış<br />S241- I. Haçlı Seferi başladığında Anadolu Selçuklu Devletinin başında Süleyman Şah bulunuyordu<br />C241-yanlış<br />S242- Barut, Pusula, Matbaa İstanbul’un fethinden sonra Avrupa’ya götürülmüştür<br />C242-yanlış<br />S243- Anadolu Selçuklu Devletinde devlet işleri Divanda görüşülürdü<br />C243-yanlış<br />S244- Anadolu Selçuklu Devletinde devlet malı olarak kabul edilen topraklara Miri adı verilir<br />C244-doğru<br />S245-Ülkemizin en yoğun nüfuslu coğrafi bölgesi akdenizdir<br />C245-yanlış<br />S246-1 Haziranda Kutuplardan Ekvatora dikey olarak 500 km. gidildiğinde sıcaklığın artmadığı bilakis sıcaklığın düştüğü görülmüştür<br />C246-doğru<br />S247-Konya ve çevresinde kurulan Anadolu Beyliği Germiyanoğullarıdır.<br />C247-yanlış<br />S248-Yeniliklere ve gelişmelere açık olmak nitelikli elemanın özelliklerindendir<br />C248-doğru.<br />S249-Halkçılık bir devleti meydana getiren temel öğelerden biri değildir<br />C249-doğru.<br />S250-Bir devletin dayandığı esasları gösteren temel kanuna anayasa denir<br />C250-doğru<br />S251-Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır Anayasa’nın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez hükümlerinden biridir.<br />C251-yanlış<br />S252-Türk Tarih Kurumu Atatürk’ün geçmişten dersler alarak geleceğe yön çizmek istemesi amacıyla kurmuş olduğu dernektir.<br />C252-doğru<br />S253-Cumhuriyetin İlk yıllarında Afet İnan ve Burhan Toprak isimli öğrenciler öğrenim görmeleri amacıyla devlet tarafından yurt dışına gönderilmişlerdir.<br />C253-doğru.<br />S254-Eğitim davranış kazanma sürecidir, bireyin doğumuyla başlar, ölümüne kadar devam eder<br />C254-doğru<br />S255-Nitelikli eleman yetiştirmenin en önemli sonucu Ülke nüfusu artar<br />C255-yanlış<br />S256-Devletin vergi alma amacı aşağıdakilerden Vatandaşa daha iyi hizmet sunabilmek değildir<br />C256-yanlış<br />S257-devletin temel amaç ve görevlerinden biri de Kişinin temel haklarını kanunlarla sınırlamaktır<br />C257-yanlış<br />S258-Anayasamızın ilk dört maddesinde belirtilen Cumhuriyetimizin değişmez niteliklerinden biride milletvekili sayısıdır.<br />C258-doğru.<br />S259-Organ bağışında bulunmak toplumda yardımlaşmanın artmasını sağlar<br />C259-doğru<br />S260-Para kazanmak için çalışmak Çocuk Haklarındandır <br />C260-yanlış<br />S261-Meslek Grupları okul içinde katılabileceğiniz gruplardan değildir<br />C261-doğru<br />S262-Atık kağıtlar ekonomiye gelir sağlar olguya örnektir<br />C262-yanlış<br />S263-Domuz Gribi Dünya Sağlık Örgütünün alarm seviyesini en yüksek dereceye çıkarmasına neden olmuştur<br />C263-doğru<br />S264-“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine.” Bu dizelerde şair özgürlüğü vurgulamış, toplum içindeki görev sorumlulukların da önemine değinmiştir<br />C264-doğru.<br />S265-“Sosyal bilimlerin gelişimi için Atatürk büyük çaba harcamış, bu alanda çalışma yapanları desteklemiştir<br />C265-doğru<br />S266-Kişinin ailesine, devlete, çevresine, topluma ve doğaya karşı sorumlulukları yoktur<br />C266-yanlış<br />S267-Ülkesini ve bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı dillerin egemenliğinden kurtarmalıdır.”<br />C267-doğru.<br />S268-15 Nisan 1931 de kurulan Türk tarihi ile Türkite tarihini ve bunlarla ilgili konuları inceleyen kurum Türk Dil Kurumudur.<br />C268-yanlış<br />S269-TÜKODER Tüketiciyi Koruma Derneğinin açılımıdır.<br />C269-doğru<br />S270-Herhangi bir olay ve durum karşısında bir kurum ya da kuruluşa başvururken dilekçe ile başvurmamız gerekir<br />C270-doğru<br />S271-sosyal bilimlerin yararlarından biri Sadece kendi doğrularımızla hareket etmemizdir <br />C271-yanlış<br />S272-Beyaz ırk sarı ırktan daha zekidir olumsuz görüş belirten cümle örneğidir<br />C272-doğru<br />S273-Hücrenin yapısı Sosyal bilgiler dersinin konusudur<br />C273-yanlış<br />S274-Türk Dil Kurumunun kuruluş tarihi 12.07.1932dir<br />C274-doğru<br />S275-Türk Tarih Kurumu’nun oluşturulmasındaki temel amaç Cumhuriyet’in temellerini güçlendirmektir <br />C275-yanlış<br />S276-Bilimsel bir araştırma yapmak isteyen bir kişi, Hipotez ileri sürmesi gerekir<br />C276-yanlış<br />S277-Sağlık ocaklarının yetersizliği belediyelerin ilgi ve yetki alanı dışındadır<br />C277-doğru<br />S278-Matematik bir sosyal bilimdir<br />C278-yanlış.<br />S279-Türk dilinin öz güvenliğini ve güzelliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek için Türk Dil Kurumu kurulmuştur<br />C279-doğru<br />S280-demir bir enerji kaynağıdır.<br />C280-yanlış<br />S281-ülkemizde en çok petrol doğu Anadolu bölgesinde çıkarılır.<br />C281-yanlış<br />S282-Geçmişe egemen olmayan ulus geleceğe de egemen olamaz<br />C282-doğru<br />S283- Bir konuda araştırma yaparken Sadece internetten yararlanmak ilk işimizidir<br />C283-yanlış<br />S284- Çevremizdeki sorunları çözerken Kişisel çıkarı dikkate almak yanlıştır<br />C284-doğru<br />S285- toplum hayatında toplumda iş bölümü vardır<br />C285-yanlış<br />S286 -Araştırmacı bir düşünceye sahip olan bir kişi Olayı farklı boyutlarıyla ele alması beklenemez<br />C286-doğru<br />S287 -Tarih geçmişteki olayları yer ve zaman göstererek inceleyen bilimdir<br />C287-doğru<br />S288 -Tarih geçmişteki olayları neden-sonuç ilişkileri içinde inceleyemeyen bir bilimdir<br />C288-yanlış<br />S289 -Yeryüzündeki insan toplulukları, insan topluluklarının dağılışı ve bunların çevre ile olan ilişkileri gibi konuları inceleyen ve tarihe yardımcı olan bilim dalına Sosyoloji denir<br />C289-yanlış<br />S290- Tarihin başlangıcı olarak MÖ 3000-3500 arasında Sümer resim yazısının icadı kabul edilir<br />C290-doğru<br />S291- Tarih Öncesi devirleri arasında Yontma Taş Devri yer alır<br />C291-doğru<br />S292 -Tarihte ticaret alanında değiş-tokuş usulünün ortadan kalkmasını ve böylece, ekonomik hayatın büyük ölçüde gelişmesini sağlayan buluş Yazıdır<br />C292-yanlış<br />S293- Tarih öncesinin devirlere ayrılmasında gelişmelerden Araç ve gereç yapma daha çok etkili olmuştur<br />C293-doğru<br />S294 -Deney yapma tarihi olayların araştırılmasında başvurulan yollardan biridir<br />C294-yanlış<br />S295- Göktürk devleti, MÖ. VI. yüzyılda Orta Asya'da Bumin Han tarafından kurulmuştur <br />C295-doğru<br />S296 -1408yılında Çubuk Ovası'nda bir savaş yapılmıştır<br />C296-yanlış<br />S297 -İnsanlar ateş yakmayı ve ateşten yaralanmayı Yontma Taş devirde öğrendiler<br />C297-doğru<br />S298- Sümerlerin Mezopotamya'da kurdukları şehir devletlerine site denir<br />C298-doğru<br />S299- Tarih devri ilk önce aşağıdaki medeniyetlerin Mezopotamya başlamıştır<br />C299-doğru<br />S300- İyonyalılarda Şehir devletlerinin başında patesi adı verilen bir kral bulunurdu.<br />C300-yanlış<br />S301- Roma medeniyetlerde kullandığı alfabe, sonraki dönemlerde büyük bir yayılma alanı bulmuştur<br />C301-doğru<br />S302- Kadeş Antlaşması Mısırlılar – Sümerler arasında olmuştur<br />C302-yanlış<br />S303- başkent - devlet eşleştirmesinden Sard – Babil doğrudur<br />C303-yanlış<br />S304 -Parayı icat ederek ticareti kolaylaştıran kavim lidyalılardır<br />C304-doğru<br />S305 -Babillerde Devletlerin kurulması bakımından, Etiler'le Anadolu arasında bir ilişki vardır denir<br />C305-yanlış<br />S306- Tales, Hipokrat ve Pisagor önemli filozof ve bilginlerindendi<br />C306-doğru<br />S307 -Babil Mezopotamya'da kurulan devletlerden biridir<br />C307-doğru<br />S308 -İyonyalılar En önemli şehirleri, Foça, Efes, Milet ve İzmir'di<br />C308-doğru<br />S309 -Sümer, Akad, Asur, Babil, Mısır devletlerinden 4Mezopotamya'da kurulmuştur<br />C309-doğru<br />S310- Ticaret amacıyla Karadeniz ve Akdeniz sahillerinde koloniler kurmuşlardı<br />C310-doğru<br />S311 -İlk çivi yazısını Asurlar bulmuştur<br />C311-yanlış<br />S312- Mohaç savaşı, Osmanlı İmparatorluğu ile Macarlar arasında olmuştur<br />C312-doğru<br />S313 -Toprak kaplar tarih öncesi devirlerdeki insanların yaşayışları hakkında bize bilgi vermez<br />C313-yanlış<br />S314- Avcılık yapmak tarih öncesi insanların yaptığı faaliyetlerden hangisi ilk sırayı alır<br />C314-doğru<br />S315 -İlkçağ'da Mısır'da kurulan şehir devletlerine verilen isim Kolonidir<br />C315-yanlış<br />S316 -Hititlerde Kraliçe kraldan sonra gelen en güçlü kişiydi<br />C316-doğru<br />S317 -Köylerin kurularak yerleşik hayata geçilmesi tarih öncesi devirlerde görülmez<br />C317-yanlış<br />S318 -Kilden yapılmış tabletler yazıyı bilen bir kültür ve uygarlıktan kalmıştır<br />C318-doğru<br />S319-Cilalı Taş Devri'ne geçişte Madenlerin ateşte eritilmesi etkili olmamıştır<br />C319-doğru<br />S320-Yazının bulunması Cilalı Taş (Yeni Taş) Çağı'ndan sonraki devirlerde gerçekleşmiştir<br />C320-doğru<br />S321-Yazı, ilk önce Orta Asya'da kullanılmıştır<br />C321-yanlış<br />S322-M.Ö. 2000 yıllarında Anadolu'ya gelen Hititlerdir.<br />C322-doğru<br />S323-lidyalıların Başkentleri Hattuşaş'tır<br />C323-yanlış.<br />S324-sümerlerdir Hiyeroglif ve çivi yazısı kullanmışlardır<br />C324-yanlış.<br />S325- İlk insanların, araç ve gereç yapmada, bakır en önce kullandıkları kabul edilir<br />C325-doğru.<br />S326 -Alış verişte paranın kullanılması tarih öncesi devirlerde görülmez<br />C326-doğru<br />S327- Uygarlığın gelişiminde hayvanların evcilleştirilmesi en az etkili olmuştur<br />C327-doğru<br />S328- İyon medeniyeti, Anadolu - Girit medeniyetlerin kaynaşması sonucu ortaya çıkmıştır<br />C328-doğru.<br />S329- Gordion Anadolu'nun tarih öncesi devrini aydınlatan bir merkezdir<br />C329-yanlış<br />S330- Üretimi artırma ilk insanların problemidir<br />C330-yanlış<br />S331- Yazı, ilk önce Mezopotamya'da kullanılmıştır<br />C331-doğru.<br />S332- frigler Hiyeroglif ve çivi yazısı kullanmışlardır<br />C332- yanlış<br />S333- Meridyenlerle eşit sayıda olması paralellerin özellikleri arasında sayılamaz<br />C333- doğru<br />S334- Boylarının eşit olması, Aralarındaki uzaklığın sabit olması meridyenlerin özellikleri arasında gösterilemez<br />C334-doğru<br />S335- Coğrafya'nın Dünya'daki iklim olaylarını inceleyen bölümü Fizikî Coğrafyadır<br />C335-doğru<br />S336 -Tarım aletleri yazıyı bilen bir kültür ve uygarlıktan kalmıştır<br />C336-yanlış<br />S337- Tarım ürünlerinin özellikleri ve dağılışını inceleyen coğrafya bölüm Fizikî Coğrafyadır<br />C337-yanlış<br />S338- M.Ö. 2000 yıllarında Anadolu'ya gelen lidyalılardır<br />C338-yanlış<br />S339- Bir barınağa sahip olma ilk insanların problemidir<br />C339-doğru<br />S340- Güneşin doğuş saatleri arasındaki fark, Adana - Diyarbakır ikisi arasında diğerlerinden daha fazladır<br />C340-yanlış<br />S341- Sümerlerin Başkentleri Hattuşaş'tır<br />C341-yanlış<br />S342- Peş peşe iki meridyen arasındaki mesafe her enlemde farklılık gösterir.<br />C342-doğru<br />S343- İlk insanların, araç ve gereç yapmada, en önce kalay kullandıkları kabul edilir<br />C343-yanlış<br />S344- 30° Doğu meridyeni üzerindeki İzmit'te yerel saatin 12:00 olduğu anda 45° Doğu meridyeni üzerindeki Iğdır'da yerel saat 13.00<br />C344-doğru.<br />S345-Topraktan çanak ve çömlek yapılması Cilalı Taş (Yeni Taş) Çağı'ndan sonraki devirlerde gerçekleşmiştir<br />C345-yanlış<br />S346- 60° Doğu boylamındaki bir noktada yerel saat 15:00 iken yerel saatin 12:00 olduğu boylam 30 doğudur.<br />C346- yanlış<br />S347- İyon medeniyeti, Mezopotamya- ege medeniyetlerin kaynaşması sonucu ortaya çıkmıştır<br />C347-yanlış<br />S348- Başlangıç meridyenindeki Greenvvich'te Güneş doğmadan 200 dakika önce Güneşin doğduğu merkez boylamlardan 30 doğudur.<br />C348-yanlış<br />S349- Madenlerin özellikleri ve dağılışını inceleyen coğrafya bölüm Ülkeler Coğrafyasıdır<br />C349-yanlış<br />S350- Hattuşaş Anadolu'nun tarih öncesi devrini aydınlatan bir merkezdir<br />C350-yanlış<br />S351-Cilalı Taş Devri'ne geçişte Hayvanların evcilleştirilmesi etkili olmamıştır<br />C351-yanlış<br />S352- Yiyecek bulma ilk insanların problemidir<br />C352-doğru<br />S353- En geniş paralel dairesinin Ekvator olması paralellerin özellikleri arasında sayılır.<br />C353-doğru<br />S354- Asurlular Hiyeroglif ve çivi yazısı kullanmışlardır<br />C354-yanlış<br />S355- Ekvatora dikey yönde uzanması, Kutuplarda birleşmiş olması meridyenlerin özellikleri arasında gösterilir<br />C355-doğru<br />S356- İlk insanların, araç ve gereç yapmada, demir en önce kullandıkları kabul edilir<br />C356-yanlış<br />S357- Güneşin doğuş saatleri arasındaki fark, İzmir - Erzurum ikisi arasında diğerlerinden daha fazladır<br />C357-doğru<br />S358- Başlangıç meridyenindeki Greenvvich'te Güneş doğmadan 200 dakika önce Güneşin doğduğu merkez boylamlardan 50 batıdır.<br />C358-yanlış<br />S359- Yazı, ilk önce Anadolu'da kullanılmıştır<br />C359-yanlış<br />S360- Coğrafya'nın Dünya'daki iklim olaylarını inceleyen bölümü Beşerî Coğrafyadır<br />C360-yanlış<br />S361- Uygarlığın gelişiminde yazının icadı en az etkili olmuştur<br />C361-yanlış<br />S362- Üretimi artırma ilk insanların problemi değildir<br />C362-doğru<br />S363- Tarihi bir bilginin, bilim niteliği taşıması için yazılı kaynaklara dayanması gereklidir.<br />C363-doğru.<br />S364-Toprağı ekip biçerek ürün elde edilmesi Cilalı Taş (Yeni Taş) Çağı'ndan sonraki devirlerde gerçekleşmiştir<br />C364-yanlış<br />S365- 30° Doğu meridyeni üzerindeki İzmit'te yerel saatin 12:00 olduğu anda 45° Doğu meridyeni üzerindeki Iğdır'da yerel saat 12.30<br />C365-yanlış<br />S366- Hititlerin Başkentleri Hattuşaş'tır<br />C366-doğru<br />S367- İyon medeniyeti, Anadolu-Mezopotamya medeniyetlerin kaynaşması sonucu ortaya çıkmıştır<br />C367-yanlış<br />S368- Aralarındaki uzaklığın 111 km ile sabit olması paralellerin özellikleri arasında sayılır.<br />C368-doğru<br />S369- Coğrafya'nın Dünya'daki iklim olaylarını inceleyen bölümü Yerel Coğrafyadır<br />C369-yanlış<br />S370-M.Ö. 2000 yıllarında Anadolu'ya gelen asurlardır<br />C370-yanlış<br />S371- 60° Doğu boylamındaki bir noktada yerel saat 15:00 iken yerel saatin 12:00 olduğu boylam 15 doğudur.<br />C371-doğru<br />S372- Yırtıcı hayvanlardan korunma ilk insanların problemidir<br />C372-doğru<br />S373- Ulaşım yolları ve turizm faaliyetleri inceleyen coğrafya bölüm Bölgeler Coğrafyasıdır<br />C373-yanlış<br />S374- kanişAnadolu'nun tarih öncesi devrini aydınlatan bir merkezdir<br />C374- yanlış<br />S375- Uygarlığın gelişiminde tekerleğin kullanılması en az etkili olmuştur<br />C375-yanlış<br />S376-Cilalı Taş Devri'ne geçişte Tarım faaliyetlerinin başlaması etkili olmamıştır<br />C376-yanlış<br />S377- Ekvatora dikey yönde uzanması, Kutuplarda birleşmiş olması meridyenlerin özellikleri arasında gösterilmez.<br />C377-yanlış.<br />S378- Lidyalılar Hiyeroglif ve çivi yazısı kullanmışlardır<br />C378-yanlış<br />S379- Güneşin doğuş saatleri arasındaki fark, İstanbul - Kayseri ikisi arasında diğerlerinden daha fazladır<br />C379-yanlış<br />S380- Başlangıç meridyenindeki Greenvvich'te Güneş doğmadan 200 dakika önce Güneşin doğduğu merkez boylamlardan 30 batıdır<br />C380-yanlış<br />S381- M.Ö. 2000 yıllarında Anadolu'ya gelen friglerdir<br />C381-yanlış<br />S382- Genişliklerinin kutuplara doğru azalması paralellerin özellikleri arasında sayılır.<br />C382-doğru<br />S383- Tarih, geçmişte yaşanmış olayları, yer, zaman ve olayların sebep ve sonuç ilişkileri içinde inceleyen bilim dalıdır<br />C383-doğru<br />S384- İlk insanların, araç ve gereç yapmada, tunç en önce kullandıkları kabul edilir<br />C384-yanlış<br />S385- Coğrafya'nın Dünya'daki iklim olaylarını inceleyen bölümü Ekonomik Coğrafyadır<br />C385-yanlış<br />S386- Güneş, doğuda erken doğar ve batar, batıda ise daha geç doğar ve batar<br />C386-doğru<br />S387- 30° Doğu meridyeni üzerindeki İzmit'te yerel saatin 12:00 olduğu anda 45° Doğu meridyeni üzerindeki Iğdır'da yerel saat 11.00 dır<br />C387-yanlış<br />S388- Yazı, ilk önce Mısır'da kullanılmıştır<br />C388-yanlış<br />S389- İyon medeniyeti, Girit-mısır medeniyetlerin kaynaşması sonucu ortaya çıkmıştır<br />C389-yanlış<br />S390- Başlangıç meridyenindeki Greenvvich'te Güneş doğmadan 200 dakika önce Güneşin doğduğu merkez boylamlardan 50 doğudur.<br />C390-doğru.<br />S391-friglerin Başkentleri Hattuşaş'tır<br />C391-yanlış<br />S392- Güneşin doğuş saatleri arasındaki fark, Ankara-Sivas ikisi arasında diğerlerinden daha fazladır<br />C392-yanlış<br />S393- Tarihi bir bilginin, bilim niteliği taşıması için yazılı kaynaklara dayanması gereklidir.<br />C393-doğru.<br />S394 Uygarlığın gelişiminde ateşin bulunması en az etkili olmuştur -<br />C394-yanlış<br />S395- Çatalhöyük Anadolu'nun tarih öncesi devrini aydınlatan bir merkezdir<br />C395-doğru<br />S396- Meridyenlerle eşit sayıda olması paralellerin özellikleri arasında sayılır.<br />C396-yanlış<br />S397- M.Ö. 2000 yıllarında Anadolu'ya gelen Sümerlerdir.<br />C397-yanlış<br />S398- Coğrafya'nın birbirinden farklı olayları inceleyen ayrı ayrı bölümleri vardır<br />C398-doğru.<br />S399- Hititler Hiyeroglif ve çivi yazısı kullanmışlardır<br />C399-yanlış.<br />S400- Madenlerin özellikleri ve dağılışı, Ulaşım yolları ve turizm faaliyetleri inceleyen coğrafya bölüm Ekonomik Coğrafyadır<br />C400-doğru</p>
<p><strong>Ayrıca BAKINIZ</strong></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/49-6-snf-sosyal-bilgiler-sorular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Soruları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/138-6-sinif-sosyal-bilgiler-performans-odevleri.html">6. Sınıf Sosyal Bilgiler Performans Ödevleri</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/85-islamiyetten-onceki-turk-devletleri.html">islamiyetten Önceki Türk Devletleri</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/88-anadolu-uygarliklari-haritalari.html">Anadolu Uygarlıkları Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/99-ilk-yerlesim-yerleri-haritalari.html">ilk Yerleşim Yerleri Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/96-islam-tarihi-haritalari.html">islam Tarihi Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/98-mezopotomya-uygarlklari-haritalari.html">Mezopotomya Uygarlıkları Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/49-6-snf-sosyal-bilgiler-sorular/1001-6-sinif-sosyal-bilgiler-50-adet-orenk-yazili-sorusu-cevabi.html">Sosyal Bilgiler 6. Sınıf 50 Adet Örnek Yazılı Sorusu ve Cevap Anahtarı</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular/1006-6-sinif-sosyal-bilgiler-ders-notlari.html">6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Notları</a></p>
<p> </p>Orta Öğretim Kurumları Denetlenecek2010-08-24T16:24:45Z2010-08-24T16:24:45Zhttp://aygunhoca.com/haber/1668-orta-ogretim-kurumlari-denetlenecek.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p> </p>
<p><br /><strong>Orta Öğretim Kurumları Denetlenecek</strong><br /><br /><br />23 Ağustos-3 Eylül 2010 tarihleri arasında 2010-2011 öğretim yılı başı Ortaöğretim Kurumlarının Eğitim Öğretim Hazırlık Çalışmalarının Genel Olarak Değerlendirilmesi ile Ortaöğretim Kurumlarının Hazırlık Çalışmaları ve Sorumluluk, Ortalama Yükseltme Sınavlarının Bakanlık Müfettişleri tarafından Denetimi yapılacaktır.<br /><br />T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI<br />Teftiş Kurulu<br /><br /> <br /> Sayı :8970/146 18/08/2010 <br /> Konu : Denetim <br /> <br /> <br />MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE <br /> ....... <br /><br />İlgi: Teftiş Kurulu Başkanlığının 13/08/2010 gün ve 4894 sayılı turne emirleri. İlgi turne emri gereği Manisa İlinde 23 Ağustos-03 Eylül 2010 tarihleri arasında 2010-2011 öğretim yılıbaşıİl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin eğitim-öğretim hazırlık çalışmalarının genel olarak değerlendirilmesi ile ortaöğretim kurumlarının eğitim-öğretim hazırlık çalışmaları ve sorumluluk, ortalama yükseltme sınavlarının denetimi yapılacaktır. Bu itibarla; 1. Aşağıda istenilen bilgilerin ilçe Milli Eğitim Müdürlüklerince ayrı ayrı hazırlanması; ilçelerden alınan bu veriler esas alınarak İl verilerinin oluşturulması; 2. Ortaöğretim kurumlarının, kurum kodları, ilçeleri ve son yapılan genel denetim tarihleri belirtilerek listesinin oluşturulması; 3. Okulların denetimi sırasında istenilen bilgi ve belgelerin okul müdürlüklerince önceden hazır hale getirilmesi; İçin gereğinin yapılmasını rica ederim. <br /><br /><br /> <br /> Bekir KARAKÖSE</p>
<p>Müfettiş</p>
<p>kamusitesi.com</p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/haber/1614-ogretmen-alimi-yeniden-duezenleniyor.html" style="color: #309cbf;">'Öğretmen alımı' yeniden düzenleniyor</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/haber/1496-ilkogretimde-haftalik-ders-saati-25e-dusuyor.html" style="color: #309cbf;">İlköğretimde haftalık ders saati 25’e düşüyor</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/haber/1495-sbs-6-7-snflarda-kaldrlyor.html" style="color: #309cbf;">SBS 6. ve 7. sınıflarda kaldırılıyor</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/haber/1492-657-sayili-devlet-memurlari-kanuni-degisiyor.html" style="color: #309cbf;">657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu Değişiyor</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/haber/1489-8-siniflar-sbs-sinavi-soru-cevaplari-2010.html" style="color: #309cbf;"> 8. Sınıflar SBS Sınavı Soru ve Cevapları 2010</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../ogretmen-dokumanlari/128-seminer-calismasi-dokumanlari.html">Seminer Çalışması Dökümanları</a> <span class="small"> </span></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../ogretmen-dokumanlari/133-meb-mevzuat-bankas.html">MEB Mevzuat Bankası</a> <span class="small"> </span></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../ogretmen-dokumanlari/131-ogretim-yontem-teknikleri.html">Öğretim Yöntem ve Teknikleri</a></p><p> </p>
<p><br /><strong>Orta Öğretim Kurumları Denetlenecek</strong><br /><br /><br />23 Ağustos-3 Eylül 2010 tarihleri arasında 2010-2011 öğretim yılı başı Ortaöğretim Kurumlarının Eğitim Öğretim Hazırlık Çalışmalarının Genel Olarak Değerlendirilmesi ile Ortaöğretim Kurumlarının Hazırlık Çalışmaları ve Sorumluluk, Ortalama Yükseltme Sınavlarının Bakanlık Müfettişleri tarafından Denetimi yapılacaktır.<br /><br />T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI<br />Teftiş Kurulu<br /><br /> <br /> Sayı :8970/146 18/08/2010 <br /> Konu : Denetim <br /> <br /> <br />MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE <br /> ....... <br /><br />İlgi: Teftiş Kurulu Başkanlığının 13/08/2010 gün ve 4894 sayılı turne emirleri. İlgi turne emri gereği Manisa İlinde 23 Ağustos-03 Eylül 2010 tarihleri arasında 2010-2011 öğretim yılıbaşıİl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin eğitim-öğretim hazırlık çalışmalarının genel olarak değerlendirilmesi ile ortaöğretim kurumlarının eğitim-öğretim hazırlık çalışmaları ve sorumluluk, ortalama yükseltme sınavlarının denetimi yapılacaktır. Bu itibarla; 1. Aşağıda istenilen bilgilerin ilçe Milli Eğitim Müdürlüklerince ayrı ayrı hazırlanması; ilçelerden alınan bu veriler esas alınarak İl verilerinin oluşturulması; 2. Ortaöğretim kurumlarının, kurum kodları, ilçeleri ve son yapılan genel denetim tarihleri belirtilerek listesinin oluşturulması; 3. Okulların denetimi sırasında istenilen bilgi ve belgelerin okul müdürlüklerince önceden hazır hale getirilmesi; İçin gereğinin yapılmasını rica ederim. <br /><br /><br /> <br /> Bekir KARAKÖSE</p>
<p>Müfettiş</p>
<p>kamusitesi.com</p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/haber/1614-ogretmen-alimi-yeniden-duezenleniyor.html" style="color: #309cbf;">'Öğretmen alımı' yeniden düzenleniyor</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/haber/1496-ilkogretimde-haftalik-ders-saati-25e-dusuyor.html" style="color: #309cbf;">İlköğretimde haftalık ders saati 25’e düşüyor</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/haber/1495-sbs-6-7-snflarda-kaldrlyor.html" style="color: #309cbf;">SBS 6. ve 7. sınıflarda kaldırılıyor</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/haber/1492-657-sayili-devlet-memurlari-kanuni-degisiyor.html" style="color: #309cbf;">657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu Değişiyor</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/haber/1489-8-siniflar-sbs-sinavi-soru-cevaplari-2010.html" style="color: #309cbf;"> 8. Sınıflar SBS Sınavı Soru ve Cevapları 2010</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../ogretmen-dokumanlari/128-seminer-calismasi-dokumanlari.html">Seminer Çalışması Dökümanları</a> <span class="small"> </span></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../ogretmen-dokumanlari/133-meb-mevzuat-bankas.html">MEB Mevzuat Bankası</a> <span class="small"> </span></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../ogretmen-dokumanlari/131-ogretim-yontem-teknikleri.html">Öğretim Yöntem ve Teknikleri</a></p>Eyfel Kulesi Eiffel2010-08-22T22:58:37Z2010-08-22T22:58:37Zhttp://aygunhoca.com/tarihi-resimler/1654-eyfel-kulesi-eiffel.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><strong>EİFFEL KULESİ</strong><br />Eyfel Kulesi 1887 ile 1889 yılları arasında Gustave Eiffel'in firması tarafından, Fransız Devrimi'nin 100. yıl kutlamaları çerçevesinde inşa edilmiştir. Aslında kulenin mimarı Gustave Eiffel değil, İsviçreli Maurice Koechlin 'in siparişi üzerine tasarlayan Stephen Sauvestre'dir. Meslektaşı Emile Nouguier ile beraber ilk tasarımları yapmıştır. Kulenin, 7.739.401 Frank 31 Sent tutan inşaat masrafları, Gustave Eiffel'in tahminlerinin 1 milyon frank üstündedir. 1889 yılındaki açılış tarihden önceki 5 ayda 1,9 milyon kişi ziyaret edince, yıl sonuna kadar toplam masrafın 3/4'ü çıkartılmıştır. Böylelikle Eyfel Kulesi, daha başından, kazanç sağlayan bir şirket görünümüne bürünmüştü.<br />3.000 işçi 26 ay boyunca 18.038 adet demir parçayı 2,5 milyon perçinle bir araya getirdi. Hiç ölüm vakası yaşanmamış olması, o günün şartlarında şaşırtıcı bir durumdur.<br />Ancak bu arada kule, onu bir utanç lekesi olarak gören Paris halkının tepkisini de çekmiştir. Bazı sanatçılar devasa bir sokak lambasına benzetirken, bir fabrika bacası gibi Paris'in görsel itibarını zedeleyeceğini ileri sürmüşlerdir. Böylelikle devrin sanatçı ve edebiyatçı çevresinde bir kampanya başlatılmış, bu kampanya süresince ünlü sanatçıların imzaladığı bildiriler dağıtılmıştır. Bugün ise Eyfel Kulesi, Dünya'nın en güzel mimari yapılarından biri olarak kabul edilir. Parisliler onu Demir Bayan olarak adlandırırlar. İlk başlarda Eiffel, Kule'ye sadece 20 yıl için müsaade almıştı. Dolayısıyla, 1909 yılında kulenin sökülmesi gerekiyordu. Ancak kule, iletişim için çok uygun yüksekliğe ulaştığından ve yeni yüzyılda Atlantik ötesi haberleşmeye imkân tanıdığından, kalmasına izin verildi.<br /><strong>Teknik özellikler ,</strong><br /><strong>Taşıyıcı konstrüksiyon</strong><br />Eyfel Kulesi 300 m yüksekliktedir. Zirvesindeki televizyon vericileri 27 m daha yükseklik kazandırır. Günümüzde yaygın olarak kullanılan çelik yerine demirden inşa edilmiş, özel teknikler sayesinde günümüze kadar sağlam olarak gelmiştir.<br />200.000 metrekare alanda bulunan Eyfel Kulesi her 7 yılda bir, 60 ton boya ile boyanır. Bu çalışmada 25 boyacı görev yaparken, çalışma 15 ay sürer. Bu işlem sırasında 1.500 fırça, 5.000 zımpara kağıdı ve 1.500 iş tulumu tüketilir. Ayrıca güvenlik maksadıyla toplam 50 km güvenlik halatı, 20.000 metrekare koruyucu ağ kullanılır. Boyama maliyeti yaklaşık 3 milyon avro tutar. Zaman içinde kulenin rengi kırmızımsı kahveden, sarımsı kahveye, daha sonra kestane kahvesinden bugünkü bronz tonuna dönüşmüştür. Kule 3 renk tonunda boyanır. En açık renk zirvede kullanılırken, en koyusu zeminde kullanılır.<br />Kulede intihar olayları da yaşanmaktadır. Şu ana kadar 400 kişi bunu gerçekleştirmiştir. Zamanla, intiharların önüne geçmek maksadıyla platformların çıkış noktalarına demir parmaklıklar yerleştirilmiştir. 22 Temmuz 2003 tarihinde, kısa devre sonucu, kulenin zirvesinde, hemen en üst ziyaretçi platformunun üstünde yangın çıkmıştır. Yangın bir saat gibi bir sürede kimse yaralanmadan söndürülmüştür.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>Manzara platformları</strong><br />Manzara platformuKamuya açık platformlar 57 m, 115 m ve 276 m yükseklikte bulunur.<br />Ziyaretçiler, üç asansörle kuzey, batı ve doğu kanatlarından ilk iki platforma ulaşır. İlk ve ikinci katlarda lokantalar mevcuttur. Ayrıca ilk katta, Eyfel Kulesinin tarihinin anlatıldığı bir sergi bulunur. En üst platforma ulaşmak isteyen bir ziyaretçi, ikinci katta aktarma yapar ve başka bir asansöre geçer. En üst platform hem çatılı hem de üstü açık bir alana sahiptir.<br />Kulenin açılışından sonra, ilk platforma kadar 50 yolcu taşıyan iki hidrolik asansör kullanıma girmişti. Bunlar için gerekli hidrolik presler 16 sütuna monte edilmişti. Kuzey kanadından başka bir asansörle ikinci kata ulaşılıyordu. 2. Dünya savaşı sırasında, işletim sistemindeki hasarlar sebebiyle bunlar devre dışı kalınca, Adolf Hitler kuleye yaya olarak çıkmak zorunda kalmıştı.<br />1983 tarihinde ikinci ve üçüncü katlar arasına, 1000 tonluk yürüyen merdivenin yerini alan, 4 yeni turuncu asansör monte edildi. Yürüyen merdiven 954 basamaklı ve 3 m genişliğindeydi.</p>
<p><img src="http://aygunhoca.com/images/ulkeler-ansiklopedisi/eyfel-kulesi.jpg" border="0" alt="Eyfel Kulesi Fransa Paris" width="960" height="1280" /></p>
<p><strong>NOTRE DAME</strong><br />Notre Dame Katedrali (Fransızca: Cathédrale Notre Dame de Paris) Paris, Fransa'da bulunan dünyaca ünlü bir katedraldir. Meryem Ana'ya ithafen isimlendirilmiştir. Gotik yapı Île de la Cité'in doğu kısmında, Paris'in diğer tüm önemli yapıları gibi Seine Nehri'nin kıyısında bulunur. Girişi batıya bakar.<br />Fransız gotik mimarisinin en güzide örneği olarak bilinen Notre Dame, ayrıca ilk gotik katedrallerden biridir ve gotik dönem boyunca inşası sürmüştür. Heykellerin ve işlemeli camların ortaçağ Roma mimari üslubundan sonra pek görülmemiş bir dünyevilik içermesi, natüralizm akımının eserlerdeki ağır etkisi sebebiyledir.<br />Turistler açısından popüler bir yer olmasının yanı sıra, halen bir Roma Katolik katedrali olarak kullanılır ve Paris başpiskoposluğuna ev sahipliği yapar. (15 Şubat 2005'ten beri görevi André Vingt-Trois yürütmektedir.)</p><p><strong>EİFFEL KULESİ</strong><br />Eyfel Kulesi 1887 ile 1889 yılları arasında Gustave Eiffel'in firması tarafından, Fransız Devrimi'nin 100. yıl kutlamaları çerçevesinde inşa edilmiştir. Aslında kulenin mimarı Gustave Eiffel değil, İsviçreli Maurice Koechlin 'in siparişi üzerine tasarlayan Stephen Sauvestre'dir. Meslektaşı Emile Nouguier ile beraber ilk tasarımları yapmıştır. Kulenin, 7.739.401 Frank 31 Sent tutan inşaat masrafları, Gustave Eiffel'in tahminlerinin 1 milyon frank üstündedir. 1889 yılındaki açılış tarihden önceki 5 ayda 1,9 milyon kişi ziyaret edince, yıl sonuna kadar toplam masrafın 3/4'ü çıkartılmıştır. Böylelikle Eyfel Kulesi, daha başından, kazanç sağlayan bir şirket görünümüne bürünmüştü.<br />3.000 işçi 26 ay boyunca 18.038 adet demir parçayı 2,5 milyon perçinle bir araya getirdi. Hiç ölüm vakası yaşanmamış olması, o günün şartlarında şaşırtıcı bir durumdur.<br />Ancak bu arada kule, onu bir utanç lekesi olarak gören Paris halkının tepkisini de çekmiştir. Bazı sanatçılar devasa bir sokak lambasına benzetirken, bir fabrika bacası gibi Paris'in görsel itibarını zedeleyeceğini ileri sürmüşlerdir. Böylelikle devrin sanatçı ve edebiyatçı çevresinde bir kampanya başlatılmış, bu kampanya süresince ünlü sanatçıların imzaladığı bildiriler dağıtılmıştır. Bugün ise Eyfel Kulesi, Dünya'nın en güzel mimari yapılarından biri olarak kabul edilir. Parisliler onu Demir Bayan olarak adlandırırlar. İlk başlarda Eiffel, Kule'ye sadece 20 yıl için müsaade almıştı. Dolayısıyla, 1909 yılında kulenin sökülmesi gerekiyordu. Ancak kule, iletişim için çok uygun yüksekliğe ulaştığından ve yeni yüzyılda Atlantik ötesi haberleşmeye imkân tanıdığından, kalmasına izin verildi.<br /><strong>Teknik özellikler ,</strong><br /><strong>Taşıyıcı konstrüksiyon</strong><br />Eyfel Kulesi 300 m yüksekliktedir. Zirvesindeki televizyon vericileri 27 m daha yükseklik kazandırır. Günümüzde yaygın olarak kullanılan çelik yerine demirden inşa edilmiş, özel teknikler sayesinde günümüze kadar sağlam olarak gelmiştir.<br />200.000 metrekare alanda bulunan Eyfel Kulesi her 7 yılda bir, 60 ton boya ile boyanır. Bu çalışmada 25 boyacı görev yaparken, çalışma 15 ay sürer. Bu işlem sırasında 1.500 fırça, 5.000 zımpara kağıdı ve 1.500 iş tulumu tüketilir. Ayrıca güvenlik maksadıyla toplam 50 km güvenlik halatı, 20.000 metrekare koruyucu ağ kullanılır. Boyama maliyeti yaklaşık 3 milyon avro tutar. Zaman içinde kulenin rengi kırmızımsı kahveden, sarımsı kahveye, daha sonra kestane kahvesinden bugünkü bronz tonuna dönüşmüştür. Kule 3 renk tonunda boyanır. En açık renk zirvede kullanılırken, en koyusu zeminde kullanılır.<br />Kulede intihar olayları da yaşanmaktadır. Şu ana kadar 400 kişi bunu gerçekleştirmiştir. Zamanla, intiharların önüne geçmek maksadıyla platformların çıkış noktalarına demir parmaklıklar yerleştirilmiştir. 22 Temmuz 2003 tarihinde, kısa devre sonucu, kulenin zirvesinde, hemen en üst ziyaretçi platformunun üstünde yangın çıkmıştır. Yangın bir saat gibi bir sürede kimse yaralanmadan söndürülmüştür.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>Manzara platformları</strong><br />Manzara platformuKamuya açık platformlar 57 m, 115 m ve 276 m yükseklikte bulunur.<br />Ziyaretçiler, üç asansörle kuzey, batı ve doğu kanatlarından ilk iki platforma ulaşır. İlk ve ikinci katlarda lokantalar mevcuttur. Ayrıca ilk katta, Eyfel Kulesinin tarihinin anlatıldığı bir sergi bulunur. En üst platforma ulaşmak isteyen bir ziyaretçi, ikinci katta aktarma yapar ve başka bir asansöre geçer. En üst platform hem çatılı hem de üstü açık bir alana sahiptir.<br />Kulenin açılışından sonra, ilk platforma kadar 50 yolcu taşıyan iki hidrolik asansör kullanıma girmişti. Bunlar için gerekli hidrolik presler 16 sütuna monte edilmişti. Kuzey kanadından başka bir asansörle ikinci kata ulaşılıyordu. 2. Dünya savaşı sırasında, işletim sistemindeki hasarlar sebebiyle bunlar devre dışı kalınca, Adolf Hitler kuleye yaya olarak çıkmak zorunda kalmıştı.<br />1983 tarihinde ikinci ve üçüncü katlar arasına, 1000 tonluk yürüyen merdivenin yerini alan, 4 yeni turuncu asansör monte edildi. Yürüyen merdiven 954 basamaklı ve 3 m genişliğindeydi.</p>
<p><img src="http://aygunhoca.com/images/ulkeler-ansiklopedisi/eyfel-kulesi.jpg" border="0" alt="Eyfel Kulesi Fransa Paris" width="960" height="1280" /></p>
<p><strong>NOTRE DAME</strong><br />Notre Dame Katedrali (Fransızca: Cathédrale Notre Dame de Paris) Paris, Fransa'da bulunan dünyaca ünlü bir katedraldir. Meryem Ana'ya ithafen isimlendirilmiştir. Gotik yapı Île de la Cité'in doğu kısmında, Paris'in diğer tüm önemli yapıları gibi Seine Nehri'nin kıyısında bulunur. Girişi batıya bakar.<br />Fransız gotik mimarisinin en güzide örneği olarak bilinen Notre Dame, ayrıca ilk gotik katedrallerden biridir ve gotik dönem boyunca inşası sürmüştür. Heykellerin ve işlemeli camların ortaçağ Roma mimari üslubundan sonra pek görülmemiş bir dünyevilik içermesi, natüralizm akımının eserlerdeki ağır etkisi sebebiyledir.<br />Turistler açısından popüler bir yer olmasının yanı sıra, halen bir Roma Katolik katedrali olarak kullanılır ve Paris başpiskoposluğuna ev sahipliği yapar. (15 Şubat 2005'ten beri görevi André Vingt-Trois yürütmektedir.)</p>Louvre Müzesi2010-08-22T22:52:35Z2010-08-22T22:52:35Zhttp://aygunhoca.com/tarihi-resimler/1653-louvre-muzesi.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><strong>Louvre Müzesi ( Musée du Louvre )</strong></p>
<p>Paris'in en çok ziyaret edilen yerlerinden birisi olan Louvre Müzesi, dünyanın da en büyük ve ünlü müzelerindendir. Önceleri kraliyete ait olan bu yapı, dünyanın en ünlü ve değerli sanat eserlerine de ev sahipliği yapmaktadır. Leonardo Da Vinci'nin Mona Lisa'sı, The Virgin and Child with St. Anne, Madonna of the Rocks, Jacques Louis David'in Oath of the Horatii adlı eseri, Delacroix'nın Liberty Leading the People adlı eseri ve Alexandros of Antioch'un Venus de Milo'su bunlardan bir kaçıdır. 2006 yılında 8.3 milyon ziyaretçi sayısıyla dünyanın en çok ziyaret edilen sanat müzesi olmuştur. <br />Louvre Müzesi, şehrin merkezinde Seine Nehri'nin sağ yakasıyla şehrin ünlü yerlerinden birisi olan Rivoli Caddesi arasındadır. Tarihi 1190 yılında kraliyet adına Philip Augustus tarafından Louvre Kalesi'nin kurulmasına kadar dayanır. Bu kale Paris'in batı yakasını gelecek çeşitli saldırılardan korumak amacıyla yapılmıştır. Kalenin yıkılmasının ardından şimdiki Louvre'a ait ilk bina ise rönesans etkileriyle mimar Pierre Lescot tarafından 1535'de yapılmıştır. 1589 ile 1610 yılları arasında hüküm süren Kral IV. Henry ise ek olarak, o dönemde dünyanın en büyük ve uzun binası olan Grande Galerie'yi yaptırmıştır. Büyük bir sanat destekçisi olan IV. Henry, yüzlerce sanatçı ve ustaya bu binanın aşağı katlarında yaşamaları için davette bulunmuştur.<br />Kraliçe Catherine Medici tarafından 1560'da başlatılan Denon Kanadı'nı, XIII. Louis (1610-1643) tamamlatmıştır. Günümüzde burası Louvre'u Yenileme Programı çerçevesinde yenilenmiştir. Sarayın kuzey tarafında bulunan ve yine XIII. Louis tarafından yaptırılan Richelieu Kanadı ise uzun süre boyunca Ekonomi Bakanlığı olarak kullanılmıştır. Bakanlığın taşınmasının ardından yenilenen bölüm 1993'de; müzenin 8 Kasım 1793'te Fransız Devrimi'nden sonra halka ilk kez açılmasından 200 yıl sonra, yeniden sanat galerisi haline getirilmiştir. Binanın III. Napolyon (1852-1857) tarafından eklenen kanadı ise yeni-barok tarzın İkinci İmparatorluk dönemini yansıtmaktadır ve detaylı heykellerle yüklüdür. Burada yürütülen yapım çalışmaları 1876'ya dek sürmüştür.<br />Müze avlusunun merkezinde ise Champs-Élysées'nin eksenindeolmak üzere, 1989 yılında inşa edilen Louvre Piramidi bulunmaktadır. Eski Fransa Başkanı François Mitterrand tarafından öne sürülen camdan piramitin dizaynını, I. M. Pei yapmıştır. Louvre Piramidi müzede yürütülen büyük yenileme operasyonun da ilk adımı olmuştur. Mona Lisa'nın sergilendiği Carre Galerisi de bu çerçevede yenilenmiştir. <br />Louvre Müzesi'ne metro yoluyla Palais Royal-Musée du Louvre istasyonundan ulaşılabilir. 1990'lara kadar ismi sadece Palais Royal olan durağın adı, müzenin yeni yapılan yerlerine ulaşan bir istasyon daha kurulması nedeniyle Palais Royal-Musée du Louvre olarak değiştirilmiştir. Uzun süre Réunion des Musées Nationaux'a bağlı olarak yönetilen müze, sonrasında kendi kendini yönetme gücünü elde etmiştir. Önceleri "conservateur" olarak adlandırılan müze yöneticilerine şu anda "président directeur général" denmektedir. Dominique Vivant (1804-1815), Michel Delignat-Lavaut (?-1987), Michel Laclotte (1987-1994) ve Pierre Rosenberg'in (1994-2001) ardından 2001'de gelen Henri Loyrette, görevine halen devam etmektedir.<br />Fragonard, Rembrandt, Rubens, Titian, Poussin ve David gibi sanatçıların eserlerinin görülebileceği Louvre Müzesi'nde, Winged Victory of Samothrace ve Venus de Milo gibi çok iyi bilinen heykel koleksiyonları da bulunmaktadır. Baron Edmond de Rothschild'ın (1845–1934) 40,000'den fazla oyma resim, yaklaşık 3,000 çizim ve 500 resimli kitap içeren koleksiyonu 1935'te Louvre'a verilmiştir. Bunların yanısıra Louvre'da arkeolojik, mimari ve tarihsel sergilere de yer verilmektedir. <br />14 Eylül 2005'ten bu yana Louvre'daki sanat eserlerinin fotoğraflanması yasaklanmıştır fakat müze yetkilileri tarafından hazırlanmış online kataloglar bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../ataturk-kosesi/117-ataturk-videolari.html">Atatürk Videoları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari.html">Dünya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/126-tc-inkilap-tarihi-ve-ataturkculuk.html">Kpss Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarihi-videolar.html" title="Tarihi Videolar">Tarihi Videolar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarihi-resimler.html" title="Tarihi Resimler">Resimlerlerle Tarih<br /></a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/turk-bayraklari/thumbs/phoca_thumb_s_uygur-devleti.png" border="0" alt="Türk Bayrakları" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html">Türk Bayrakları</a> <span class="small">(35)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/3-tarihi-resimler.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/tarihi-resimler/thumbs/phoca_thumb_s_osmanli_arma.jpg" border="0" alt="Tarihi Resimler" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/3-tarihi-resimler.html">Tarihi Resimler</a> <span class="small">(74)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/5-istiklal-gazetesi.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/istiklal-gazetesi/thumbs/phoca_thumb_s_istiklal-gazetesi29.jpg" border="0" alt="İstiklal Gazetesi" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/5-istiklal-gazetesi.html">İstiklal Gazetesi</a> <span class="small">(53)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/ataturk/thumbs/phoca_thumb_s_67ata.jpg" border="0" alt="Atatürk Resimleri" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html">Atatürk Resimleri</a> <span class="small">(105)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/4-cografi-resimler.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/cografi-resimler/thumbs/phoca_thumb_s_logo3.jpg" border="0" alt="Coğrafi Resimler" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/4-cografi-resimler.html">Coğrafi Resimler</a></p><p><strong>Louvre Müzesi ( Musée du Louvre )</strong></p>
<p>Paris'in en çok ziyaret edilen yerlerinden birisi olan Louvre Müzesi, dünyanın da en büyük ve ünlü müzelerindendir. Önceleri kraliyete ait olan bu yapı, dünyanın en ünlü ve değerli sanat eserlerine de ev sahipliği yapmaktadır. Leonardo Da Vinci'nin Mona Lisa'sı, The Virgin and Child with St. Anne, Madonna of the Rocks, Jacques Louis David'in Oath of the Horatii adlı eseri, Delacroix'nın Liberty Leading the People adlı eseri ve Alexandros of Antioch'un Venus de Milo'su bunlardan bir kaçıdır. 2006 yılında 8.3 milyon ziyaretçi sayısıyla dünyanın en çok ziyaret edilen sanat müzesi olmuştur. <br />Louvre Müzesi, şehrin merkezinde Seine Nehri'nin sağ yakasıyla şehrin ünlü yerlerinden birisi olan Rivoli Caddesi arasındadır. Tarihi 1190 yılında kraliyet adına Philip Augustus tarafından Louvre Kalesi'nin kurulmasına kadar dayanır. Bu kale Paris'in batı yakasını gelecek çeşitli saldırılardan korumak amacıyla yapılmıştır. Kalenin yıkılmasının ardından şimdiki Louvre'a ait ilk bina ise rönesans etkileriyle mimar Pierre Lescot tarafından 1535'de yapılmıştır. 1589 ile 1610 yılları arasında hüküm süren Kral IV. Henry ise ek olarak, o dönemde dünyanın en büyük ve uzun binası olan Grande Galerie'yi yaptırmıştır. Büyük bir sanat destekçisi olan IV. Henry, yüzlerce sanatçı ve ustaya bu binanın aşağı katlarında yaşamaları için davette bulunmuştur.<br />Kraliçe Catherine Medici tarafından 1560'da başlatılan Denon Kanadı'nı, XIII. Louis (1610-1643) tamamlatmıştır. Günümüzde burası Louvre'u Yenileme Programı çerçevesinde yenilenmiştir. Sarayın kuzey tarafında bulunan ve yine XIII. Louis tarafından yaptırılan Richelieu Kanadı ise uzun süre boyunca Ekonomi Bakanlığı olarak kullanılmıştır. Bakanlığın taşınmasının ardından yenilenen bölüm 1993'de; müzenin 8 Kasım 1793'te Fransız Devrimi'nden sonra halka ilk kez açılmasından 200 yıl sonra, yeniden sanat galerisi haline getirilmiştir. Binanın III. Napolyon (1852-1857) tarafından eklenen kanadı ise yeni-barok tarzın İkinci İmparatorluk dönemini yansıtmaktadır ve detaylı heykellerle yüklüdür. Burada yürütülen yapım çalışmaları 1876'ya dek sürmüştür.<br />Müze avlusunun merkezinde ise Champs-Élysées'nin eksenindeolmak üzere, 1989 yılında inşa edilen Louvre Piramidi bulunmaktadır. Eski Fransa Başkanı François Mitterrand tarafından öne sürülen camdan piramitin dizaynını, I. M. Pei yapmıştır. Louvre Piramidi müzede yürütülen büyük yenileme operasyonun da ilk adımı olmuştur. Mona Lisa'nın sergilendiği Carre Galerisi de bu çerçevede yenilenmiştir. <br />Louvre Müzesi'ne metro yoluyla Palais Royal-Musée du Louvre istasyonundan ulaşılabilir. 1990'lara kadar ismi sadece Palais Royal olan durağın adı, müzenin yeni yapılan yerlerine ulaşan bir istasyon daha kurulması nedeniyle Palais Royal-Musée du Louvre olarak değiştirilmiştir. Uzun süre Réunion des Musées Nationaux'a bağlı olarak yönetilen müze, sonrasında kendi kendini yönetme gücünü elde etmiştir. Önceleri "conservateur" olarak adlandırılan müze yöneticilerine şu anda "président directeur général" denmektedir. Dominique Vivant (1804-1815), Michel Delignat-Lavaut (?-1987), Michel Laclotte (1987-1994) ve Pierre Rosenberg'in (1994-2001) ardından 2001'de gelen Henri Loyrette, görevine halen devam etmektedir.<br />Fragonard, Rembrandt, Rubens, Titian, Poussin ve David gibi sanatçıların eserlerinin görülebileceği Louvre Müzesi'nde, Winged Victory of Samothrace ve Venus de Milo gibi çok iyi bilinen heykel koleksiyonları da bulunmaktadır. Baron Edmond de Rothschild'ın (1845–1934) 40,000'den fazla oyma resim, yaklaşık 3,000 çizim ve 500 resimli kitap içeren koleksiyonu 1935'te Louvre'a verilmiştir. Bunların yanısıra Louvre'da arkeolojik, mimari ve tarihsel sergilere de yer verilmektedir. <br />14 Eylül 2005'ten bu yana Louvre'daki sanat eserlerinin fotoğraflanması yasaklanmıştır fakat müze yetkilileri tarafından hazırlanmış online kataloglar bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../ataturk-kosesi/117-ataturk-videolari.html">Atatürk Videoları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari.html">Dünya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/126-tc-inkilap-tarihi-ve-ataturkculuk.html">Kpss Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarihi-videolar.html" title="Tarihi Videolar">Tarihi Videolar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarihi-resimler.html" title="Tarihi Resimler">Resimlerlerle Tarih<br /></a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/turk-bayraklari/thumbs/phoca_thumb_s_uygur-devleti.png" border="0" alt="Türk Bayrakları" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html">Türk Bayrakları</a> <span class="small">(35)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/3-tarihi-resimler.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/tarihi-resimler/thumbs/phoca_thumb_s_osmanli_arma.jpg" border="0" alt="Tarihi Resimler" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/3-tarihi-resimler.html">Tarihi Resimler</a> <span class="small">(74)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/5-istiklal-gazetesi.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/istiklal-gazetesi/thumbs/phoca_thumb_s_istiklal-gazetesi29.jpg" border="0" alt="İstiklal Gazetesi" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/5-istiklal-gazetesi.html">İstiklal Gazetesi</a> <span class="small">(53)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/ataturk/thumbs/phoca_thumb_s_67ata.jpg" border="0" alt="Atatürk Resimleri" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html">Atatürk Resimleri</a> <span class="small">(105)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/4-cografi-resimler.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/cografi-resimler/thumbs/phoca_thumb_s_logo3.jpg" border="0" alt="Coğrafi Resimler" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/4-cografi-resimler.html">Coğrafi Resimler</a></p>Uygur Devleti ( 745 - 840 )2010-08-22T21:21:38Z2010-08-22T21:21:38Zhttp://aygunhoca.com/tarih/35-tarih-konular/1646-uygur-devleti-745-840.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><strong>Uygur Devleti</strong></p>
<p>Uygurlar hakkındaki bilgiler, Çin yıllıkları ile Göktürk ve Uygur kitabelerinde bulunmaktadır. Uygur kelimesine çeşitli anlamlar verilmekle birlikte en kabul göreni; akraba, müttefik anlamında olanıdır. Uygurlar Çin kaynaklarında Hunların soyundan gösterilmektedir. V. yüzyılda Orta Asya'nın büyük bir kısmına yayılmış olan Töleslerin bir boyu olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p><em>Resimleri Büyütmek içi Üzerine Tıklayınız</em></p>
<p><img src="http://aygunhoca.com/images/genel/uygur-bay.jpg" border="0" alt="Uygur Bayrağı" width="250" height="150" /> <img src="http://aygunhoca.com/images/genel/uygur-hart.jpg" border="0" alt="Uygur Haritası" width="250" height="150" /></p>
<p><img src="http://aygunhoca.com/images/genel/uygur-hey.JPG" border="0" alt="Uygurlarda Heykelcilik" width="250" height="150" /> <img src="http://aygunhoca.com/images/genel/uygur-sanati.JPG" border="0" alt="Uygur Sanatı" width="250" height="150" /></p>
<p><img src="http://aygunhoca.com/images/genel/uygur-sanati1.JPG" border="0" alt="Uygurlarda Sanat" width="250" height="150" /> <img src="http://aygunhoca.com/images/genel/uygur-soyagaci.JPG" border="0" alt="Uygur Devletinin Soyağacı" width="250" height="150" /></p>
<p>Uygurlar bu dönemde Kao-çı (yüksek tekerlekli arabalılar) adıyla bilinmekteydiler. Orhun Kitabeleri'nde ise Dokuz Oğuz adı ile anılıyorlardı. Uygurlar, Orhun ve Selenga vadilerinin yerli kavimleri idiler. Bunlar Göktürk devleti kurulunca, onların hâkimiyetini tanıdılar. 630 yılında Göktürk devleti Çinliler tarafından yıkıldığında serbest kalmışlar ve bir siyasî birlik oluşturmuşlardır. Çin ise Göktürklere karşı bu Uygur birliğini destekliyordu. Bu çağda başlarında Alp İlteber ûnvanını taşıyan, Pusa isimli biri bulunuyordu. Uygurlar, 681 yılından sonra, İl Teriş Kağan'ın ortaya çıkmasıyla, yine Göktürklere bağlanmak zorunda kaldılar. Bu süre içinde kendilerini toplamış olan Uygurlar, Göktürk İmparatorluğu'nun zayıflaması ile yeni bir fırsat daha bulmuş oldular. Göktürklerin hâkimiyetinde bulunan Basmıl ve Karluk gibi Türk toplulukları ile birleşen Uygurlar, 742-43 yıllarında Göktürk Kağanı Ozamış'ı mağlûp ederek öldürdüler.<br /><strong>Uygur Devleti'nin Kuruluşu</strong></p>
<p>Göktürk devleti ortadan kalkınca, 743 yılında Basmılların idaresinde yeni bir devlet kuruldu. Uygurlar bu Basmıl Kağanlığı' nın Sol Yabgusu, yani doğu Yabgusu; Karluklar ise, Sağ Yabgusu, yani batı Yabgusu oldular. Bu yeni devlet, tam bir federal devlet biçimindeydi. 744 yılında Uygur Yabgusu, Basmıl Kağan'ını mağlûp ederek kendini kağan ilân etti. Kağanlık ûnvanı olarak da Kutluk Bilge Kül Kağan ûnvanını aldı. Böylece Uygur Kağanlığı kurulmuş oldu. Bu kağanlık ûnvanından da anlaşılacağı üzere, Göktürk devletinin gelenek ve töreleri yeni Uygur Kağanlığı'nda da devam ediyordu. Ancak Uygurlar arasında Buda ve Mani dini gibi yabancı inanışlar yayıldıkça, Kağan unvanlarında da birtakım değişiklikler olmaya başlayacaktır. Uygur devletini kuranlar Orhun bölgesini yurt tuttukları için, bunlara Orhun Uygurları denilmektedir.<br />Kutluk Bilge Kül Kağan ölünce yerine oğlu Bayan Çur, kağan oldu. Uygurların en büyük kağanı olan Bayan Çur Kağan, unvan olarak da "Tengride bolmış, il itmiş Bilge Kağan" ûnvanını aldı. Bu ûnvanın anlamı ise, Gökte doğmuş, devlet yönetmiş, Bilge Kağan demekti. Bayan Çur Kağan devri (747-759), Uygurların dört yönde genişledikleri bir devirdir. batıda Kara Türgeş devleti, Uygur hâkimiyetini tanımak zorunda kaldı. Kırgız, Çik, Sekiz Oğuz ve Dokuz Tatar gibi Türk boyları itaat altına alınarak, devlet otoritesi güçlendirildi. Öte yandan yine bu devirde, güneydeki Beş-balıg, Kuça ve Karaşar gibi zengin tarım ve ticaret şehirleri de Uygur etkisi altına alınmıştır. Turfan bölgesi ile Uygurlar arasındaki ilişkiler de, yine bu devirden itibaren başlamış oluyordu. Bayan Çur Kağan'ın önemli işlerinden birisi de, onun zamanında, Uygurlar arasında şehirleşme eğilimlerinin başlamasıdır. O, Ordu-balıg adında başkentleri olan bir şehir kurdurmuştur (757).<br /> Diğer yandan aynı kağan, gittikçe güçlenmekte olan Tibet tehlikesini sezerek onlara karşı cephe aldı. İmparatorun isteği üzerine, Çin'de büyük bir tehlike yaratan An-luşan adlı Türk asıllı bir generalin isyanının bastırılmasına yardım etmiştir. Bu yardım sonunda yapılan anlaşma ile, Uygur tüccarlarına Çin kapıları da açılmış oldu. Bayan Çur Kağan'ın Şine-usu gölü yakınında bulunmuş, Göktürk yazısı ile yazılmış olan, Türkçe bir kitabesi vardır. Bu kitabede kağan olarak yaptığı işler anlatılmaktadır. Bayan Çur kağan'ın ölümünden sonra yerine oğlu Bögü Kağan oldu (759) . Bögü Kağan'ın faaliyetleri siyasî ve manevi olmak üzere başlıca iki alanda olmuştur. Siyasî faaliyetleri daha çok Çin üzerine olmuştur. Çin'de baş gösteren isyanların bastırılması sebebiyle sık sık Çin'e girilmiştir. Ancak Uygurların Çin'e girişlerinde Çin'in çeşitli bölgelerine yağma akınları da yapılıyordu. Çin'deki isyanların en önemlisi yabancı kavimlerin Tibetliler etrafında birleşmeleri sonucunda ortaya çıkan isyan olmuştur. Bu Tibet isyanı ancak Uygurlar yardımı ile önlenebilmiştir.<br /> Bögü Kağan'ın manevî alandaki en büyük faaliyeti, Maniheizm dinini kabul etmesi olmuştur. Bögü Kağan, aynı zamanda bu dinin öncülüğünü de üstlenmişti. Bir tüccar ve şehirli dini olan Mani dininin kabulünün, Uygurların savaşçı ruhlarını gevşetmekle beraber, ilim, sanat ve edebiyatta ilerlemelerine katkısı olmuştur. Eskiden beri Orta Asya Türk kavimleri arasında, çok geniş ve köklü bir kültüre sahip olan Çin'in zapt edilemeyeceği, bu mümkün olsa bile uzun süre elde tutulamayacağına dair yaygın bir inanış vardı. Bögü Kağan Çin'in zayıf bir anında Çin'i ele geçirmek istemişti. Ancak veziri Baga Tarkan, adı geçen inanış sebebiyle Kağan'ın bu girişimine karşı çıktı. Ancak sözünü dinletemeyince Bögü Kağan'ı öldürüp Alp Kutluk Bilge Kağan ûnvanıyla tahta geçti (779). Bundan sonraki kağanlar onun soyundan gelmiştir. Bu tarihten sonra Uygur devletini oluşturan kabileler arasında huzursuzluklar da başlamıştır.<br /> Kültür ve ticaret bakımından gelişen Uygurların savaşçılık tarafları zayıflamıştı. 840 yılında, Uygurların kuzeybatı kısımlarında yaşayan Kırgızlar, 100 bin kişilik atlı kuvvetleri ile, Uygur başkentine baskın düzenleyerek kağanlarını öldürüp, halkı kılıçtan geçirdiler. Bu şekilde Bayan Çur ve Kutlug Bilge Kağan zamanında uğradıkları saldırıların intikamını korkunç bir şekilde almış oldular. Bu baskından kurtulan Uygurlar, canlarını kurtarmak için çeşitli yönlere dağılmak zorunda kaldılar.<br /> <br /><strong>Turfan Uygurları</strong><br /> Kırgız baskınından kaçan Uygur boylarının önemli bir kısmı Doğu Türkistan'a göçmüşlerdir. Burada Turfan ve Karaşar şehirlerinin civarında yerleşen Uygurlar, Türk medeniyet tarihî açısından büyük değer taşırlar. Daha Orhun Uygurları zamanında, tarım ve ticaret merkezleri olan Türkistan'ın bu büyük şehirleri, Uygurların etkisi altına girmişlerdi. Bu nedenle Uygur devletinin yıkılmasından sonra, Turfan dolaylarına kaçan Uygurlar için, bu bölge güvenilir bir yer olmuştur.848 yılından sonra, kendilerini toparlayıp, varlıklarını komşularına kabul ettiren Uygurlar, 856 yılında ise kağanlıklarını ilân etmişlerdir. Bu dönemde başlarında Mengli Kağan bulunuyordu. Mengli Kağan, Uluğ Tengride Kut Bulmış Alp Külük Bilge Kağan, (bugünkü Türkçe ile; Ulu Tanrı da güç ve saadet bulmuş, kahraman, çalışkan Bilge Kağan) ûnvanını taşıyordu.<br /> Kağanlık merkezî olarak Turfan şehrini seçtikleri için, kendilerine Turfan Uygurları denilmiştir. Ayrıca yazlık başkentleri olarak Beş-balıg şehrini kullandıkları için, kaynaklarda Beş-balıg Uygurları adı da kullanılıyordu. Çin yönetimi, bu Uygur devletini Tibet tehlikesine karşı desteklemiştir. Uygurlar da Doğu Türkistan'da etkinliklerini artırmış olan Tibetlileri bu bölgeden çıkarmışlardır. Böylece batıdaki sınırlarını Urumçi şehrine kadar uzatmışlardır. Turfan Uygurları Mani dinine inanıyorlardı . Bu dini, siyasî amaçları için de kullanan Uygurlar, dinlerini himaye bahanesiyle Çin üzerinde baskı kurmuşlardır.<br /> Kültür ve medeniyet bakımından büyük gelişmeler gösterecek olan Uygurlar, 1335 yılına kadar devletlerini yaşatacaklardır. Gerek X. yüzyılda Çin'in kuzeyinde Hıtay devletinin kuruluşunda, gerekse Cengiz Han devletinin gelişmesinde, bu Uygurların, öncülük, bilgi ve tecrübelerinin çok büyük payı olmuştur. Uygurlara devlet teşkilâtında çok önemli görevler veren Moğollar, yazı olarak da Uygur yazısını kullanıyorlardı. Moğolların XVI. yüzyıla gelindiğinde büyük oranda Türkleşmesinde Uygurlar, önemli rol oynamışlardır.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>Sarı Uygurlar</strong><br /> 840 yılındaki Kırgız baskınından sonra, dört bir yana dağılan Uygurların bir kısmı, güney kesimlere, yani Çin ile Doğu Türkistan arasındaki Kansu bölgesine indiler. Önemli bir ticaret merkezî olan bu bölge, meşhur İpek yolu üzerinde idi. Bu bölgede yerleşen Uygurlar, büyük bir şehir olan Kan-Cov'da yeni bir devlet kurmuşlardır. Sonradan, Sarı Uygurlar adı ile anılacak olan bu Uygurlar, bu bölgenin yerli halkı ile karışmadan kalmışlardır. Türk dili ve kültürünü uzun yıllar yaşatan bu Uygur Türklerinin torunlarına bugün bile rastlamak mümkündür.<br /> Din olarak Budizm'i kabul etmiş olan Sarı Uygurlar, ticaret ve medeniyet bakımından çok gelişmişlerdir. Budistlerin en kıymetli eserlerinin bulunduğu Bin Buda Mağaraları, Sarı Uygurların yaşadığı bölgede idi. Daha sonraki yıllarda İslâmiyet'i seçen ve Karahanlılar Çağında Türk-İslâm medeniyetine önemli katkılar sağlayan Uygur Türkleri, bugün de varlıklarını aynı adla, devam ettirmektedirler.</p>
<p><strong> Hükümdarlar </strong><br /><br /> * Kutlug Bilge Kül Kağan (QutluğBilgä Kül Qağan) (Gulipeilo, Guli-pei-lo veya Ku-tu-lu Pi-Chia Chüeh Ko-han) (744-747), Tang Hanedanı tarafından kendisine "Feng-i Wang" adı ve daha sonra da "Husai-jen" ünvanı verilmiştir.<br /> * Bilge Kül Kağan (Bilgä Kül Qağan) (747-759) Gulipeilo'nun birinci oğlu Moyunçor Kağan,<br /> * Tengri Kağan (Tängri Qağan) (759-779) Gulipeilo'nun ikinci oğlu Bögü Kağan,<br /><br />Tengri Kağan 762 yılında Mani (یین مانی Āyin e Māni; 摩尼教, Móní Jiào) dinine dönmüş, daha sonra yeğeni Tun Bağa Tarkan tarafından öldürülmüştür.<br /><br /> * Alp Kutluk Bilge Kağan (Alp Qutluğ Bilgä Qağan) (Tun Bağa Tarkan) (779-789), 788 yılından sonra Çinliler Uygurlara Huihe (回紇 huíhé) yerine Huigu (回鶻 huígu) ismini vermişlerdir,<br /> * Külüg Bilge Kağan (Külüg Bilgä Qağan) (789-790) Alp Qutluğ'un birinci oğlu,<br /> * Kutluk Bilge Kağan (Qutluğ Bilgä Qağan) (790-795) Alp Kutluk'un ikinci oğlu, yaşı küçük olduğundan ülkeyi general Kutluk yönetmiştir.<br /> * Ay Tengride Ülük Bulmış Alp Kutluk Bilge Kağan (Ay Tängridä Ülüg Bulmıš Alp Qutluğ Uluğ Bilgä Qağan) (795-805),<br /> * Ay Tengride Kut Bulmış Alp Külük Bilge Kağan (Ay Tängridä Qut Bulmıš Külüg Bilgä Qağan) (805-808),<br /> * Ay Tengride Kut Bulmış Alp Bilge Kağan (Ay Tängri-dä Qut Bulmıš Alp Bilgä Qağan) (808-821),<br /> * Gün Tengride Ülük Bulmış Alp Küçlük Bilge Kağan (Kün Tängridä Ülüg Bulmıš Alp Küčlüg Bilgä Qağan) (821-824),<br /> * Ay Tengride Kut Bulmış Alp Bilge Kağan (Ay Tängridä Qut Bulmıš Alp Bilgä Qağan) (Kasar Tegin) (824-832),<br /> * Ay Tengride Kut Bulmış Alp Külük Bilge Kağan (Ay Tängridä Qut Bulmıš Alp Külüg Bilgä Qağan) (832-839) yardımcısı Kürebir'in batı'dan gelen Şato üç Türk boyları ile işbirliği yaptığını duyunca intahar etmiştir, ayrıca 839 yılında çok sert kış olmuş hemen hemen tüm hayvan sürüleri yok olmuş, Uygurların yaşam koşulları çok zorlaşmıştır.<br /> * Wuzong (Luji Qasar) + General Külüg Bağa (839-840)</p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/85-islamiyetten-onceki-turk-devletleri.html">islamiyetten Önceki Türk Devletleri</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/85-islamiyetten-onceki-turk-devletleri/258-gokturk-kokturk-devleti-haritasi-552-630.html">Göktürk (Köktürk) Devleti Haritası 552-630</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/85-islamiyetten-onceki-turk-devletleri/188-asya-hun-devleti-haritasi.html">Asya Hun Devleti Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/85-islamiyetten-onceki-turk-devletleri/204-avrupa-hun-devleti-haritasi.html">Avrupa Hun Devleti Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/85-islamiyetten-onceki-turk-devletleri/281-uygur-devleti-haritasi.html">Uygur Devleti Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/85-islamiyetten-onceki-turk-devletleri/376-kutluk-devleti-haritasi.html">Kutluk Devleti Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/85-islamiyetten-onceki-turk-devletleri/530-turklerin-anayurdu-ve-gocler-haritasi.html">Türklerin Anayurdu ve Göçler Haritası</a></p><p><strong>Uygur Devleti</strong></p>
<p>Uygurlar hakkındaki bilgiler, Çin yıllıkları ile Göktürk ve Uygur kitabelerinde bulunmaktadır. Uygur kelimesine çeşitli anlamlar verilmekle birlikte en kabul göreni; akraba, müttefik anlamında olanıdır. Uygurlar Çin kaynaklarında Hunların soyundan gösterilmektedir. V. yüzyılda Orta Asya'nın büyük bir kısmına yayılmış olan Töleslerin bir boyu olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p><em>Resimleri Büyütmek içi Üzerine Tıklayınız</em></p>
<p><img src="http://aygunhoca.com/images/genel/uygur-bay.jpg" border="0" alt="Uygur Bayrağı" width="250" height="150" /> <img src="http://aygunhoca.com/images/genel/uygur-hart.jpg" border="0" alt="Uygur Haritası" width="250" height="150" /></p>
<p><img src="http://aygunhoca.com/images/genel/uygur-hey.JPG" border="0" alt="Uygurlarda Heykelcilik" width="250" height="150" /> <img src="http://aygunhoca.com/images/genel/uygur-sanati.JPG" border="0" alt="Uygur Sanatı" width="250" height="150" /></p>
<p><img src="http://aygunhoca.com/images/genel/uygur-sanati1.JPG" border="0" alt="Uygurlarda Sanat" width="250" height="150" /> <img src="http://aygunhoca.com/images/genel/uygur-soyagaci.JPG" border="0" alt="Uygur Devletinin Soyağacı" width="250" height="150" /></p>
<p>Uygurlar bu dönemde Kao-çı (yüksek tekerlekli arabalılar) adıyla bilinmekteydiler. Orhun Kitabeleri'nde ise Dokuz Oğuz adı ile anılıyorlardı. Uygurlar, Orhun ve Selenga vadilerinin yerli kavimleri idiler. Bunlar Göktürk devleti kurulunca, onların hâkimiyetini tanıdılar. 630 yılında Göktürk devleti Çinliler tarafından yıkıldığında serbest kalmışlar ve bir siyasî birlik oluşturmuşlardır. Çin ise Göktürklere karşı bu Uygur birliğini destekliyordu. Bu çağda başlarında Alp İlteber ûnvanını taşıyan, Pusa isimli biri bulunuyordu. Uygurlar, 681 yılından sonra, İl Teriş Kağan'ın ortaya çıkmasıyla, yine Göktürklere bağlanmak zorunda kaldılar. Bu süre içinde kendilerini toplamış olan Uygurlar, Göktürk İmparatorluğu'nun zayıflaması ile yeni bir fırsat daha bulmuş oldular. Göktürklerin hâkimiyetinde bulunan Basmıl ve Karluk gibi Türk toplulukları ile birleşen Uygurlar, 742-43 yıllarında Göktürk Kağanı Ozamış'ı mağlûp ederek öldürdüler.<br /><strong>Uygur Devleti'nin Kuruluşu</strong></p>
<p>Göktürk devleti ortadan kalkınca, 743 yılında Basmılların idaresinde yeni bir devlet kuruldu. Uygurlar bu Basmıl Kağanlığı' nın Sol Yabgusu, yani doğu Yabgusu; Karluklar ise, Sağ Yabgusu, yani batı Yabgusu oldular. Bu yeni devlet, tam bir federal devlet biçimindeydi. 744 yılında Uygur Yabgusu, Basmıl Kağan'ını mağlûp ederek kendini kağan ilân etti. Kağanlık ûnvanı olarak da Kutluk Bilge Kül Kağan ûnvanını aldı. Böylece Uygur Kağanlığı kurulmuş oldu. Bu kağanlık ûnvanından da anlaşılacağı üzere, Göktürk devletinin gelenek ve töreleri yeni Uygur Kağanlığı'nda da devam ediyordu. Ancak Uygurlar arasında Buda ve Mani dini gibi yabancı inanışlar yayıldıkça, Kağan unvanlarında da birtakım değişiklikler olmaya başlayacaktır. Uygur devletini kuranlar Orhun bölgesini yurt tuttukları için, bunlara Orhun Uygurları denilmektedir.<br />Kutluk Bilge Kül Kağan ölünce yerine oğlu Bayan Çur, kağan oldu. Uygurların en büyük kağanı olan Bayan Çur Kağan, unvan olarak da "Tengride bolmış, il itmiş Bilge Kağan" ûnvanını aldı. Bu ûnvanın anlamı ise, Gökte doğmuş, devlet yönetmiş, Bilge Kağan demekti. Bayan Çur Kağan devri (747-759), Uygurların dört yönde genişledikleri bir devirdir. batıda Kara Türgeş devleti, Uygur hâkimiyetini tanımak zorunda kaldı. Kırgız, Çik, Sekiz Oğuz ve Dokuz Tatar gibi Türk boyları itaat altına alınarak, devlet otoritesi güçlendirildi. Öte yandan yine bu devirde, güneydeki Beş-balıg, Kuça ve Karaşar gibi zengin tarım ve ticaret şehirleri de Uygur etkisi altına alınmıştır. Turfan bölgesi ile Uygurlar arasındaki ilişkiler de, yine bu devirden itibaren başlamış oluyordu. Bayan Çur Kağan'ın önemli işlerinden birisi de, onun zamanında, Uygurlar arasında şehirleşme eğilimlerinin başlamasıdır. O, Ordu-balıg adında başkentleri olan bir şehir kurdurmuştur (757).<br /> Diğer yandan aynı kağan, gittikçe güçlenmekte olan Tibet tehlikesini sezerek onlara karşı cephe aldı. İmparatorun isteği üzerine, Çin'de büyük bir tehlike yaratan An-luşan adlı Türk asıllı bir generalin isyanının bastırılmasına yardım etmiştir. Bu yardım sonunda yapılan anlaşma ile, Uygur tüccarlarına Çin kapıları da açılmış oldu. Bayan Çur Kağan'ın Şine-usu gölü yakınında bulunmuş, Göktürk yazısı ile yazılmış olan, Türkçe bir kitabesi vardır. Bu kitabede kağan olarak yaptığı işler anlatılmaktadır. Bayan Çur kağan'ın ölümünden sonra yerine oğlu Bögü Kağan oldu (759) . Bögü Kağan'ın faaliyetleri siyasî ve manevi olmak üzere başlıca iki alanda olmuştur. Siyasî faaliyetleri daha çok Çin üzerine olmuştur. Çin'de baş gösteren isyanların bastırılması sebebiyle sık sık Çin'e girilmiştir. Ancak Uygurların Çin'e girişlerinde Çin'in çeşitli bölgelerine yağma akınları da yapılıyordu. Çin'deki isyanların en önemlisi yabancı kavimlerin Tibetliler etrafında birleşmeleri sonucunda ortaya çıkan isyan olmuştur. Bu Tibet isyanı ancak Uygurlar yardımı ile önlenebilmiştir.<br /> Bögü Kağan'ın manevî alandaki en büyük faaliyeti, Maniheizm dinini kabul etmesi olmuştur. Bögü Kağan, aynı zamanda bu dinin öncülüğünü de üstlenmişti. Bir tüccar ve şehirli dini olan Mani dininin kabulünün, Uygurların savaşçı ruhlarını gevşetmekle beraber, ilim, sanat ve edebiyatta ilerlemelerine katkısı olmuştur. Eskiden beri Orta Asya Türk kavimleri arasında, çok geniş ve köklü bir kültüre sahip olan Çin'in zapt edilemeyeceği, bu mümkün olsa bile uzun süre elde tutulamayacağına dair yaygın bir inanış vardı. Bögü Kağan Çin'in zayıf bir anında Çin'i ele geçirmek istemişti. Ancak veziri Baga Tarkan, adı geçen inanış sebebiyle Kağan'ın bu girişimine karşı çıktı. Ancak sözünü dinletemeyince Bögü Kağan'ı öldürüp Alp Kutluk Bilge Kağan ûnvanıyla tahta geçti (779). Bundan sonraki kağanlar onun soyundan gelmiştir. Bu tarihten sonra Uygur devletini oluşturan kabileler arasında huzursuzluklar da başlamıştır.<br /> Kültür ve ticaret bakımından gelişen Uygurların savaşçılık tarafları zayıflamıştı. 840 yılında, Uygurların kuzeybatı kısımlarında yaşayan Kırgızlar, 100 bin kişilik atlı kuvvetleri ile, Uygur başkentine baskın düzenleyerek kağanlarını öldürüp, halkı kılıçtan geçirdiler. Bu şekilde Bayan Çur ve Kutlug Bilge Kağan zamanında uğradıkları saldırıların intikamını korkunç bir şekilde almış oldular. Bu baskından kurtulan Uygurlar, canlarını kurtarmak için çeşitli yönlere dağılmak zorunda kaldılar.<br /> <br /><strong>Turfan Uygurları</strong><br /> Kırgız baskınından kaçan Uygur boylarının önemli bir kısmı Doğu Türkistan'a göçmüşlerdir. Burada Turfan ve Karaşar şehirlerinin civarında yerleşen Uygurlar, Türk medeniyet tarihî açısından büyük değer taşırlar. Daha Orhun Uygurları zamanında, tarım ve ticaret merkezleri olan Türkistan'ın bu büyük şehirleri, Uygurların etkisi altına girmişlerdi. Bu nedenle Uygur devletinin yıkılmasından sonra, Turfan dolaylarına kaçan Uygurlar için, bu bölge güvenilir bir yer olmuştur.848 yılından sonra, kendilerini toparlayıp, varlıklarını komşularına kabul ettiren Uygurlar, 856 yılında ise kağanlıklarını ilân etmişlerdir. Bu dönemde başlarında Mengli Kağan bulunuyordu. Mengli Kağan, Uluğ Tengride Kut Bulmış Alp Külük Bilge Kağan, (bugünkü Türkçe ile; Ulu Tanrı da güç ve saadet bulmuş, kahraman, çalışkan Bilge Kağan) ûnvanını taşıyordu.<br /> Kağanlık merkezî olarak Turfan şehrini seçtikleri için, kendilerine Turfan Uygurları denilmiştir. Ayrıca yazlık başkentleri olarak Beş-balıg şehrini kullandıkları için, kaynaklarda Beş-balıg Uygurları adı da kullanılıyordu. Çin yönetimi, bu Uygur devletini Tibet tehlikesine karşı desteklemiştir. Uygurlar da Doğu Türkistan'da etkinliklerini artırmış olan Tibetlileri bu bölgeden çıkarmışlardır. Böylece batıdaki sınırlarını Urumçi şehrine kadar uzatmışlardır. Turfan Uygurları Mani dinine inanıyorlardı . Bu dini, siyasî amaçları için de kullanan Uygurlar, dinlerini himaye bahanesiyle Çin üzerinde baskı kurmuşlardır.<br /> Kültür ve medeniyet bakımından büyük gelişmeler gösterecek olan Uygurlar, 1335 yılına kadar devletlerini yaşatacaklardır. Gerek X. yüzyılda Çin'in kuzeyinde Hıtay devletinin kuruluşunda, gerekse Cengiz Han devletinin gelişmesinde, bu Uygurların, öncülük, bilgi ve tecrübelerinin çok büyük payı olmuştur. Uygurlara devlet teşkilâtında çok önemli görevler veren Moğollar, yazı olarak da Uygur yazısını kullanıyorlardı. Moğolların XVI. yüzyıla gelindiğinde büyük oranda Türkleşmesinde Uygurlar, önemli rol oynamışlardır.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>Sarı Uygurlar</strong><br /> 840 yılındaki Kırgız baskınından sonra, dört bir yana dağılan Uygurların bir kısmı, güney kesimlere, yani Çin ile Doğu Türkistan arasındaki Kansu bölgesine indiler. Önemli bir ticaret merkezî olan bu bölge, meşhur İpek yolu üzerinde idi. Bu bölgede yerleşen Uygurlar, büyük bir şehir olan Kan-Cov'da yeni bir devlet kurmuşlardır. Sonradan, Sarı Uygurlar adı ile anılacak olan bu Uygurlar, bu bölgenin yerli halkı ile karışmadan kalmışlardır. Türk dili ve kültürünü uzun yıllar yaşatan bu Uygur Türklerinin torunlarına bugün bile rastlamak mümkündür.<br /> Din olarak Budizm'i kabul etmiş olan Sarı Uygurlar, ticaret ve medeniyet bakımından çok gelişmişlerdir. Budistlerin en kıymetli eserlerinin bulunduğu Bin Buda Mağaraları, Sarı Uygurların yaşadığı bölgede idi. Daha sonraki yıllarda İslâmiyet'i seçen ve Karahanlılar Çağında Türk-İslâm medeniyetine önemli katkılar sağlayan Uygur Türkleri, bugün de varlıklarını aynı adla, devam ettirmektedirler.</p>
<p><strong> Hükümdarlar </strong><br /><br /> * Kutlug Bilge Kül Kağan (QutluğBilgä Kül Qağan) (Gulipeilo, Guli-pei-lo veya Ku-tu-lu Pi-Chia Chüeh Ko-han) (744-747), Tang Hanedanı tarafından kendisine "Feng-i Wang" adı ve daha sonra da "Husai-jen" ünvanı verilmiştir.<br /> * Bilge Kül Kağan (Bilgä Kül Qağan) (747-759) Gulipeilo'nun birinci oğlu Moyunçor Kağan,<br /> * Tengri Kağan (Tängri Qağan) (759-779) Gulipeilo'nun ikinci oğlu Bögü Kağan,<br /><br />Tengri Kağan 762 yılında Mani (یین مانی Āyin e Māni; 摩尼教, Móní Jiào) dinine dönmüş, daha sonra yeğeni Tun Bağa Tarkan tarafından öldürülmüştür.<br /><br /> * Alp Kutluk Bilge Kağan (Alp Qutluğ Bilgä Qağan) (Tun Bağa Tarkan) (779-789), 788 yılından sonra Çinliler Uygurlara Huihe (回紇 huíhé) yerine Huigu (回鶻 huígu) ismini vermişlerdir,<br /> * Külüg Bilge Kağan (Külüg Bilgä Qağan) (789-790) Alp Qutluğ'un birinci oğlu,<br /> * Kutluk Bilge Kağan (Qutluğ Bilgä Qağan) (790-795) Alp Kutluk'un ikinci oğlu, yaşı küçük olduğundan ülkeyi general Kutluk yönetmiştir.<br /> * Ay Tengride Ülük Bulmış Alp Kutluk Bilge Kağan (Ay Tängridä Ülüg Bulmıš Alp Qutluğ Uluğ Bilgä Qağan) (795-805),<br /> * Ay Tengride Kut Bulmış Alp Külük Bilge Kağan (Ay Tängridä Qut Bulmıš Külüg Bilgä Qağan) (805-808),<br /> * Ay Tengride Kut Bulmış Alp Bilge Kağan (Ay Tängri-dä Qut Bulmıš Alp Bilgä Qağan) (808-821),<br /> * Gün Tengride Ülük Bulmış Alp Küçlük Bilge Kağan (Kün Tängridä Ülüg Bulmıš Alp Küčlüg Bilgä Qağan) (821-824),<br /> * Ay Tengride Kut Bulmış Alp Bilge Kağan (Ay Tängridä Qut Bulmıš Alp Bilgä Qağan) (Kasar Tegin) (824-832),<br /> * Ay Tengride Kut Bulmış Alp Külük Bilge Kağan (Ay Tängridä Qut Bulmıš Alp Külüg Bilgä Qağan) (832-839) yardımcısı Kürebir'in batı'dan gelen Şato üç Türk boyları ile işbirliği yaptığını duyunca intahar etmiştir, ayrıca 839 yılında çok sert kış olmuş hemen hemen tüm hayvan sürüleri yok olmuş, Uygurların yaşam koşulları çok zorlaşmıştır.<br /> * Wuzong (Luji Qasar) + General Külüg Bağa (839-840)</p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/85-islamiyetten-onceki-turk-devletleri.html">islamiyetten Önceki Türk Devletleri</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/85-islamiyetten-onceki-turk-devletleri/258-gokturk-kokturk-devleti-haritasi-552-630.html">Göktürk (Köktürk) Devleti Haritası 552-630</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/85-islamiyetten-onceki-turk-devletleri/188-asya-hun-devleti-haritasi.html">Asya Hun Devleti Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/85-islamiyetten-onceki-turk-devletleri/204-avrupa-hun-devleti-haritasi.html">Avrupa Hun Devleti Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/85-islamiyetten-onceki-turk-devletleri/281-uygur-devleti-haritasi.html">Uygur Devleti Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/85-islamiyetten-onceki-turk-devletleri/376-kutluk-devleti-haritasi.html">Kutluk Devleti Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/85-islamiyetten-onceki-turk-devletleri/530-turklerin-anayurdu-ve-gocler-haritasi.html">Türklerin Anayurdu ve Göçler Haritası</a></p>7.Sınıf Sosyal Bilgiler 3.Ünite Türk Tarihinde Yolculuk Ders Notları 2010-08-21T19:01:27Z2010-08-21T19:01:27Zhttp://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/1645-7-sosyal-turk-tarihinde-yolculuk-ders-notlari.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><strong>TÜRK TARİHİNE YOLCULUK<br /><br />İLK ANADOLU TÜRK BEYLİKLERİ</strong><br />Selçuklu Devleti komutanları Tuğrul ve Çağrı Beylerin Anadolu fetihlerine başlamaları ve Selçuklu komutanı Sultan Alparslan'ın 1071 Malazgirt Savaşı'nda başarılı olmasından sonra Anadolu'nun çeşitli yerlerinde kurulan beyliklere ilk Anadolu Türk Beylikleri ismi verilir.<br />Bunlar;<br />1- Saltuklular: Erzurum ve çevresinde kurulmuştur.<br />2- Mengücekliler: Erzincan ve çevresinde kurulmuştur.<br />3- Danişmentliler: Sivas - Malatya çevresinde kurulmuştur.<br />4- Artuklular: Diyarbakır ve çevresinde kurulmuştur.<br />5- Çaka Beyliği: İzmir ve çevresinde kurulmuştur.<br /> <br /><em>Saltuklular - Mengücekliler - Danişmentliler - Artuklular - Çaka Beyliği</em><br /><br /><strong>SELÇUKLU TARİHİ</strong><br /> <br /> <strong> BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ<br />DANDANAKAN SAVAŞI (1040)<br /> </strong><br />Dandanakan Savaşı (1040), Selçuklu Devleti'nin Gazne Devletini yendiği ve Gazne Devleti'nin çözülmesine yol açan savaştır. Bu savaştan sonra Gazne Devleti yıkılış dönemine girmiş, Selçuklu Devleti resmen kurulmuştur.<br />Tuğrul ve Çağrı Bey'lerin gittikçe büyüyen Türkmen kuvvetleri Gazne şehirlerini tehdit edip, yağmalamaya başlamıştı. Gazne hükümdarı Sultan Mesud Selçuklu tehlikesine son vermek için çoğunlukla zırhlı askerlerden oluşan büyük bir ordu ile Selçukluların üzerine sefere çıktı.<br />Gazne Ordusu, Serah'a yürüyüş sırasında Selçuklu Devletinin vur-kaçları ile yıpranmış, su ve yiyecek kaynakları da Selçuklu askerleri tarafından kesilmişti. Sonunda 23 Mayıs 1040'ta, Merv ve Serah arasındaki Dandanakan'da iki ordu çatışmaya başladı.<br />Üç gün süren savaş Selçukluların büyük galibiyeti ile sona ererken, Sultan Mesud 100 süvarisi ile canını zor kurtardı. Savaş, Selçuklular'ın bölgede hakimiyetinin başlangıcı ve Büyük Selçuklu Devleti'nin kuruluşu olarak kabul edilir. Büyük Selçuklu Devleti'nin Anadolu yolundaki ilk adımıdır. Sultan Mesud, askerleri tarafından öldürülür<br /><br /><strong>KATVAN SAVAŞI (1141)</strong><br /> <br />Katvan Savaşı, 1141 yılında Karahitaylılar Devleti ile Büyük Selçuklu Devleti arasında yapılan savaştır. Savaşı Karahitaylılar Devleti kazanmıştır. Ahmed Sencer, devletini yeniden toparlamıştı. Ancak Karahitaylılar Devleti'nin engelini gören Ahmed Sencer, devletin topraklarını ele geçirmeyi düşünmüş bunun sonucunda savaş ortaya çıkmıştır. Karahitaylılar Devleti, Ahmed Sencer'i ağır bir yenilgiye uğrattı. Bunun sonucunda Büyük Selçuklu Devleti yıkılış dönemine girdi. Bu savaş Katvan Çölü'nde yapıldığı için bu adla anılır.<br /> <br /> <br /> <strong> PASİNLER SAVAŞI (1048)</strong><br /><br />Bizans ve Gürcü kuvvetleri Pasinler çevresinde akınlarda bulunan Musa Yabgu'nun oğlu Hasan Bey komutasındaki Selçuklu birliklerini pusuya düşürdüler. Zap Suyu yöresindeki savaşta Hasan şehit oldu. (1047/8). Tuğrul Bey bu duruma çok üzüldü. Hasan'ın intikamını almak için İbrahim Yınal ve Kutalmış'ı görevlendirdi. İki komutan Erzurum'a doğru ilerlediler. Bizans, Gürcü ve Ermeniler'den oluşan düşmanı Pasinler Ovası'nda karşılayan Selçuklular büyük bir zafer kazandılar (1048). Gürcü Kralı Liparit esir alındı. Pasinler Savaşı düzenli Selçuklu ordularının Anadolu'da kazandığı ilk büyük savaş olması sebebiyle önemlidir. Daha önceki devrede mücadele vur kaç taktiği güden Türkmenler tarafından gerçekleştirilirken, bu savaşta Selçuklu hanedanına mensup kişilerin komutasındaki ordu kullanılmıştır. Nitekim Bizans yenilgiyi kabul ederek Selçuklu devletiyle barış anlaşması yapar. Bu barışa göre Bizans imparatoru, IX. yüzyılda yapılan ancak sonra yıkılan İstanbul'daki camiyi tamir etmeyi ve burada Tuğrul Bey adına hutbe okutmayı kabul eder. Ancak vergi vermeyi reddeder. Tuğrul Bey'in Anadolu Seferi: Vergi ödemeyi reddeden imparatorun Doğu Anadolu'ya ordu sevk etmesi üzerine Tuğrul Bey bizzat sefere çıkar (1054). Erciş, Bayburt, Kemah ve Erzincan ele geçirilir.<br /> Malazgirt'i kuşatan Tuğrul Bey, kışın yaklaşması üzerine ordusunu geri çekerek, geriye döner. Bu seferden sonra Anadolu'nun fethi için Çağrı Bey'in oğlu Yakutî görevlendirilir (1057). Yakutî Sivas'ı alır ve Kayseri'ye kadar ilerler. Öte yandan Kars ve Ani kuşatılır. Dinar Bey'e bağlı birlikler de Malatya civarına inerler. Bu akınlar Alp Arslan zamanına kadar devam etmiştir.<br /><br /><strong> MALAZGİRT MEYDAN SAVAŞI(1071)</strong><br /> <br />Alp Arslan’ın Anadolu topraklarına akınlar yapması üzerine Bizans imparatoru Romanos Diogenes büyük bir ordu ile Selçuklulara karşı sefere çıktı. Alparslan, Anadolu içlerine akınlar yaptı. Bizans İmparatoru, 200.000 kişilik bir ordu ile Malazgirt Ovası'na geldi. Mısır Seferi'ne çıkmış olan Alparslan, ordusunun bir bölümünü Suriye'de bıraktı. 50.000 kadar askeriyle Malazgirt'e geldi.<br />26 Ağustos 1071'de yapılan savaşta, Bizans ordusu yenildi. İmparator Ramanos Diogenes(Romen Diyojen) esir edildi. Bağışlanarak ülkesinin başkenti İstanbul'a gönderildi.<br /> <br />Malazgirt Meydan Muharebesi, tarihin önemli olaylarından biridir. Bu savaştan sonra Anadolu'nun kapıları Türklere açılmıştır.<br /><br /><br /><strong>İLK ANADOLU TÜRK BEYLİKLERİ</strong><br />Selçuklu Devleti komutanları Tuğrul ve Çağrı Beylerin Anadolu fetihlerine başlamaları ve Selçuklu komutanı Sultan Alparslan'ın 1071 Malazgirt Savaşı'nda başarılı olmasından sonra Anadolu'nun çeşitli yerlerinde kurulan beyliklere ilk Anadolu Türk Beylikleri ismi verilir.<br />Bunlar;<br /> <br /><strong> <br />SALTUKLULAR</strong><br />Saltuklular, 1072'de Erzurum merkez olmak üzere kurulmuştur. Kurucusu Alp Arslan'ın komutanlarından Ebulkasım Saltuk'tur. Haçlılar ve Gürcülerle mücadele etmişlerdir. Saltukluların varlığına 1202'de Anadolu Selçuklu hükümdarı Rükneddin Süleyman Şah son vermiştir.<br /> <br /><strong>MENGÜCEKLİLER</strong><br />Mengücekliler, 1080 tarihinde Erzincan merkez olmak üzere kurulmuştur. Kurucusu Alp Arslan'ın komutanlarından Mengücek Gazi'dir. Gürcülere ve Rumlara karşı mücadele etmişlerdir. Mengüceklerin varlığına 1228 tarihinde Anadolu Selçuklu Hükümdarı Alaaddin Keykubat son vermiştir.<br /> <br /><strong>DANİŞMENTLİLER</strong><br />Danişmentliler 1080 yılında Sivas merkez olmak üzere kuruldu.<br />Kurucusu Melikşah'ın komutanlarından Danişmentoğlu Ahmet Gazi'dir. Bizanslılar'a ve Haçlılara karşı mücadele etmişlerdir.<br />Danişmenliler'in varlığına 1178 tarihinde Anadolu Selçuklu hükümdarı II. Kılıç Arslan son vermiştir.<br /><strong>ARTUKLULAR</strong><br /> <br />Artuklular, 1102'de Harput, Diyarbakır, Halep ve Mardin civarında kurulmuştur. Bu beyliğin Hasankeyf kolu 1102'de Diyarbakır'da kurulmuştur ve 1231'de Eyyubiler tarafından yıkılmıştır.<br />Diğer kolu olan Harput kolu 1112'de Harput'ta kurulmuştur ve 1234'te Anadolu Selçuklu Devleti tarafından yıkılmıştır. Diğer bir kolu olan Mardin kolu ise, 1108'de Mardin'de kurulmuştur ve 1409'da Karakoyunlular tarafından yıkılmıştır.<br /> <br /><strong>ÇAKA BEYLİĞİ</strong><br />Çaka Bey Devleti 1081 tarihinde İzmir'de kurulmuştur. Kurucusu Çaka Bey'dir. İlk denizci Türk devleti olan bu beylik bazı Ege Adaları'na sahip olmuştur. Beyliğin kurucusu Çaka Bey, İstanbul'u kuşatmak isteyince, Bizans'ın kışkırtmaları sonucu I. Kılıç Arslan tarafından öldürtülmüştür. Çaka Beyliği 1093 tarihinde Bizans tarafından yıkıldı. Böylece Batı Anadolu'dakiilk Türk egemenliği sona ermiş oldu.<br /> <br /><strong>ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ<br />(1077 – 1308)</strong><br />Kuruluş Dönemi<br />Anadolu Selçukluları Devleti, Selçuklu soyundan gelen Kutalmış Bey’in oğullarından Süleyman Şah tarafından kurulmuştur.<br />Bizans’ın elinden Konya ve çevresini alan Süleyman Şah, Anadolu’daki ilerleyişini devam ettirerek İznik’i fethetti. Burayı başkent yapan Süleyman Şah kardeşi Mansur Bey ile giriştiği saltanat mücadelesini, Melikşah’ın yardımı ile kazandı. Melikşah, Süleyman Şah’a hükümdarlık unvanı veren bir ferman gönderdi. Abbasi halifesi de menşur göndererek hükümdarlığını onayladı. Böylece Anadolu Selçukluları Devleti böylece kurulmuş oldu(1077).<br /> <br /><strong>Süleyman Şah Devri (1077–1086)</strong><br />Süleyman Şah, Bizans'ta süren taht kavgalarına karışarak desteklediği Botaniates’in imparator olmasını sağladı. Bizans’ın içinde bulunduğu durumdan yararlanarak, Güney Marmara kıyılarını, Kocaeli Yarımadasını, Üsküdar ve Kadıköy’ü ele geçirdi. Boğazın Anadolu yakasını kontrolü altına alan Süleyman Şah, bir gümrük idaresi kurarak Boğaz’dan geçen gemilerden vergi aldı.<br />Bizans, vergi vermeyi kabul ederek Selçuklular ile barış yapmak istedi. Yapılan antlaşma ile Dragos Çayı sınır kabul edildi. Bundan sonra doğuya yönelen Süleyman Şah’ın önce Antakya’yı alması, ardından Halep’i kuşatması, Suriye Selçukluları ile savaşmasına yol açtı. Halep yakınlarında yapılan savaşı kaybeden Süleyman Şah öldü (1086)<br /> <br /><strong>I. Kılıç Arslan Devri (1092–1107)</strong><br />Melikşah, Süleyman Şah’ın ölümünden sonra çocuklarını yanına getirtti. Bu sırada Süleyman Şah’ın vekil olarak bıraktığı Ebulkasım, devletin dağılmasını önledi. Melikşah’ın ölümü üzerine serbest kalan I. Kılıç Arslan, Anadolu’ya gelerek devletin başına geçti(1092). I. Kılıç Arslan, Bizans’a karşı Çaka Bey ile ittifak kurdu. Ancak bir süre sonra Çaka Bey’in güçlenmesinden çekindiği için Bizans’ın da kışkırtmaları ile Çaka Bey’i öldürtmüştür. Başa geçen 1. Mesut zamanında, II. Haçlı ordusu ile başarılı savaşlar yapıldı. II. Kılıç Arslan, Denizli yakınlarında Miryakefalon da büyük bir Bizans ordusunu yendi. Bu zafer ile Türkler Anadolu’ya kesin olarak yerleştiler(1176). II. Kılıç Arslan, III. Haçlı seferini başarısızlığa uğrattı.<br /> <strong> </strong></p>
<p><strong>Anadolu Selçuklu Devleti Sultanları</strong><br /><br /><strong>Süleyman Şah Devri (1077–1086)</strong><br />Süleyman Şah, Bizans'ta süren taht kavgalarına karışarak desteklediği Botaniates’in imparator olmasını sağladı. Bizans’ın içinde bulunduğu durumdan yararlanarak, Güney Marmara kıyılarını, Kocaeli Yarımadasını, Üsküdar ve Kadıköy’ü ele geçirdi. Boğazın Anadolu yakasını kontrolü altına alan Süleyman Şah, bir gümrük idaresi kurarak Boğaz’dan geçen gemilerden vergi aldı.<br />Bizans, vergi vermeyi kabul ederek Selçuklular ile barış yapmak istedi. Yapılan antlaşma ile Dragos Çayı sınır kabul edildi. Bundan sonra doğuya yönelen Süleyman Şah’ın önce Antakya’yı alması, ardından Halep’i kuşatması, Suriye Selçukluları ile savaşmasına yol açtı. Halep yakınlarında yapılan savaşı kaybeden Süleyman Şah öldü (1086).<br />I. Kılıç Arslan Devri (1092–1107)<br />Melikşah, Süleyman Şah’ın ölümünden sonra çocuklarını yanına getirtti. Bu sırada Süleyman Şah’ın vekil olarak bıraktığı Ebulkasım, devletin dağılmasını önledi. Melikşah’ın ölümü üzerine serbest kalan I. Kılıç Arslan, Anadolu’ya gelerek devletin başına geçti(1092). I. Kılıç Arslan, Bizans’a karşı Çaka Bey ile ittifak kurdu. Ancak bir süre sonra Çaka Bey’in güçlenmesinden çekindiği için Bizans’ın da kışkırtmaları ile Çaka Bey’i öldürtmüştür. Başa geçen 1. Mesut zamanında, II. Haçlı ordusu ile başarılı savaşlar yapıldı. II. Kılıç Arslan, Denizli yakınlarında Miryakefalon da büyük bir Bizans ordusunu yendi. Bu zafer ile Türkler Anadolu’ya kesin olarak yerleştiler(1176). II. Kılıç Arslan, III. Haçlı seferini başarısızlığa uğrattı.<br /><strong> I. Mesud Devri</strong><br /> <br />1116 tarinde Anadolu Selçuklu Devleti'nin başına geçti. Bir süre Danişmentlilere bağlı olarak hareket etmek zorunda kaldı. 1147 tarihinde II. Haçlı seferi başladı. Haçlılar bozguna uğratıldı. Anadolu'daki ilk bayındırlık ve kurumlaşma hareketleri bu dönemde başlamıştır.<br />Sultan I. Mesut 1155 tarihinde vefat etti.<br /><strong>2. Kılıç Arslan Devri</strong><br /> <br />I. Mesut'un 1155 tarihinde ölümü üzerine oğlu II. Kılıç Arslan başa geçti. 1176 tarihinde Miryakefalon Savaşı'nda Bizanslılar bozguna uğratıldı. Bir daha Anadolu için "Türkler'in işgali altındaki ülke" deyimi kullanılmadı. Miryakefalon'dan sonra Türkler'in Anadolu'ya yerleşmesi kesinleşti. 1178 tarihinde Danişmenliler Beyliği'ne son verildi. II. Kılıç Arslan, 1192 yılında öldü. Selçuklu tahtına Gıyaseddin Keyhüsrev geçti.<br /> <br /><br /><strong>Rükneddin Süleyman Şah Devri</strong><br />Rükneddin Süleyman döneminde, Bizans vergiye bağlandı. Ermenilerle yapılan savaş kazanıldı. Saltukoğulları Beyliğine son verildi. Anadolu Selçuklu Devleti, bu dönemde yükselme dönemine girdi.<br /> <br /><strong>1. Gıyaseddin Keyhüsrev Devri</strong><br /> <br />Süleyman Şah'ın 1204 yılında ölümü üzerine tahta Gıyaseddin Keyhüsrev yeniden geçti.<br />Karadeniz seferi sonunda Trabzon Rum Devleti'ni yendi. Akdeniz seferi sonunda Antalya'yı aldı. Anadolu Selçukluları ilk kez Akdeniz'e indi. Antalya ithalat ve ihracat yapılan yer haline geldi. Ticareti geliştirmek amacıyla Venedik'le ilk defa ticaret anlaşması yaptı. İlk defa bir ticaret anlaşması Venediklilerle bu dönemde yapıldı.<br /> <br />Gıyaseddin Keyhüsrev 1211 tarihinde öldü.<br /> <br /> <br /><strong>İzzeddin Keykavus Devri</strong><br /> <br />Gıyaseddin Keyhüsrev'in 1211 yılında ölmesi üzerine tahta geçti. Trabzon Rum İmparatorluğu'nu yenerek Sinop'u fethetti. Böylece Anadolu Selçukluları ilk defa Karadeniz'e ulaştı. Kıbrıs Krllığı ve Venedik Cumhuriyeti ile ticaret antlaşmaları imzaladı.<br /> <br />I. İzzettin Keykavus 1220 yılında öldü.<br /> <br /> <br /><strong> KÖSEDAĞ SAVAŞI (1243)</strong><br /> <br /><strong>Yıkılış Dönemi</strong><br />Alaaddin Keykubat'ın ölümü üzerine oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev tahta geçti.<br />Asya'da başlayan Moğol istilası birçok Türkmen boyunun Anadolu'ya göç etmesine neden oldu.<br />Baba İshak, 1240 tarihinde devlete karşı ayaklandı.<br />1242 yılında Moğollar, Anadolu'ya girdi.<br />1243 yılında Kösedağ Savaşı'nda Selçuklular yenildi.<br />II. Gıyaseddin'in ölümü üzerine Rükneddin Kılıç Aslan tahta geçti.<br />Memlük hükümdarı Baybars Anadolu'yu Moğol baskısından kurtarmak için Anadolu'ya gelerek Moğolları yenilgiye uğrattı.<br /> <br /><strong>ANADOLU SELÇUKLU BEYLİKLERİ</strong><br />Anadolu Selçuklu Devleti’nin 1243 Kösedağ Savaşı’nda yenilmesi ve gerileme dönemine girmesiyle, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde beylikler kurulmuştur. Bu beylikler genellikle birbirinden bağımsız olarak kurulmuşlardır.<br />Anadolu’da kurulan bu beylikler, Moğolların Anadolu’yu işgal etmesiyle ortaya çıkan otorite boşluğunu doldurmak için çalışmışlardır.<br />Bu beylikler Anadolu Türk birliğini sağlamaya çalışmışlardır. Bu beylikler Moğollar ve Bizans Devleti ile savaşmışlardır.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>ANADOLU TÜRK BEYLİKLERİ</strong><br />OSMANOĞULLARI: 1299 tarihinde, Osman Bey tarafından Söğüt ve Domaniç çevresinde kurulmuştur. Kurulan Türk beylikleri içinde en uzun süre hüküm süren beyliktir. Diğer Türk beyliklerini ele geçirerek, Anadolu Türk birliğini sağlamışlardır.<br />KARAMANOĞULLARI: 1250 tarihinde Konya, Ermenek, Larende(Karaman) ve çevresinde kurulan beyliğin kurucusu Nure Sofi olarak bilinir. Beyliğin en güçlü olduğu dönem ise Mehmet Bey dönemidir. Mehmet Bey döneminde Türkçe resmi dil olarak kabul edilmiştir. Beylikler içerisinde Osmanlı Devleti’ni en fazla uğraştıran beyliktir. Anadolu(Türkiye) Selçuklu Devleti’nin tek varisi olduklarını iddia etmişlerdir. II. Bayezid döneminde 1487 tarihinde yıkılmıştır.<br />GERMİYANOĞULLARI: Kütahya merkez olmak üzere Yakup Bey tarafından kurulmuştur. Yakup Bey’in vasiyeti üzerine II: Murat zamanında Osmanlı Devleti’ne katılmıştır.<br />HAMİTOĞULLARI: Isparta ve Eğirdir çevresinde Dündar Bey tarafından kurulmuştur. 1425 tarihinde II. Murat tarafından beyliğe son verilmiştir.<br />MENTEŞEOĞULLARI: Muğla ve çevresinde Menteşe Bey tarafından kurulan beylik, 1424 tarihinde II. Murat döneminde Osmanlı hakimiyetine girmiştir.<br />CANDAROĞULLARI: Kastamonu ve Sinop’ta Şemseddin Yamancandar tarafından kurulmuştur. 1384 tarihinde iki kola ayrılan beylik, İsfendiyar oğulları Beyliği adıyla varlığını sürdürmüştür. 1461 tarihinde Fatih tarafından beylik ele geçirilmiştir.<br />AYDINOĞULLARI: Birgi, Selçuk ve Tire’de kurulmuştur. <br />DULKADİROĞULLARI: Elbistan ve Maraş çevresinde kurulmuştur.<br />SARUHANOĞULLARI: Manisa ve çevresinde kurulmuştur.<br />ERETNA BEYLİĞİ: Sivas ve çevresinde kurulmuştur.<br />KARASİOĞULLARI: Balıkesir ve çevresinde kurulmuştur.<br />KARAKOYUNLULAR: Erzurum - Musul arasında hüküm sürmüş Türk devletidir.<br />RAMAZANOĞULLARI: Adana - Maraş arasında kurulmuş bir Türk devletidir.<br />AKKOYUNLULAR: Diyarbakır başkent olarak kurulmuş bir Türk devletidir.<br /><br /><strong>MİRYOKEFALON SAVAŞI(1176)</strong><br /> <br />Anadolu Selçuklu Devleti ile Bizans arasında gerçekleşmiştir. 1071 Malazgirt Meydan Savaşı ile Anadolu'nun kapıları Türklere açılmıştı. Türkler hızlı bir şekilde Anadolu da fetihler gerçekleştiriyordu. Türklerin ilerlemesinden rahatsız olan Bizans, bu ilerlemeyi durdurmaya karar verdi. Selçuklu komutanı 2. Kılıçarslan ile Bizans hükümdarı Manuel Komnenos 1176 tarihinde Miryakefalon mevkiinde karşılaştı. 100.000 kişilik bir orduya sahip olan 2. Kılıçarslan, Bizans ordusunu Miryakefalon da sıkıştırdı. Bizans ordusu bozguna uğratıldı. Bizans hükümdarı Manuel, geri çekilmek zorunda kaldı.<br /> <br />Bu zafer Türkler için çok önemlidir. Bu zafer ile Türklerin Anadolu'dan atılamayacağı anlaşıldı. Türkler Anadolu'ya kesin olarak yerleşti.<br /><strong>HAÇLI SEFERLERİ<br /> </strong><br />Avrupa da yaşayan Hıristiyan devletlerin, Türk ve İslam ülkeleri üzerine düzenledikleri seferlerdir. Sefere katılan kişilerin üzerlerinde "haç işareti" bulunmasından dolayı haçlı seferleri denilmiştir.<br /> Haçlı Orduları, Türk ve İslam ülkeleri üzerine 8 haçlı seferi yapmışlardır. Bu seferlerden ilk 4 tanesi Anadolu üzerinden, sonraki 4 seferde deniz yoluyla gerçekleştirilmiştir.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>HAÇLI SEFERLERİNİN SEBEPLERİ</strong><br /><strong>1- Ekonomik Sebepler</strong><br />a) Fakir Avrupalıların, İslam ülkelerinin zenginliklerini elde etme düşüncesi.<br />b) Türk ve İslam devletlerinin elinde bulunan önemli ticaret yollarını ele geçirme düşüncesi.<br />c) Avrupa da baş gösteren işsizlik sorunu.<br /><strong>2- Siyasal Sebepler</strong><br />a) Türklerin Anadolu'daki ilerlemeleri.<br />b) Bizans'ın, Türklere karşı Avrupa'dan yardım istemesi.<br />c) Avrupa da, macera arayan bir sınıfın ortaya çıkması.<br /><strong>3- Dini Sebepler</strong><br />a) Müslümanların elinde bulunan Kudüs, Antakya, İskenderiye gibi kutsal şehirlerin alınmak istenmesi.<br />b) Kluni tarikatının faaliyetleri.<br />c) Papanın, Hıristiyanları Müslümanlara karşı kışkırtması.<br />d) Hıristiyanlığı yayma düşüncesi.<br /><br /><strong>HAÇLI SEFERLERİNİN SONUÇLARI</strong><br /><strong>1- Ekonomik Sonuçları</strong><br />— Akdeniz limanları önem kazandı. Ticaret gelişti.<br />— Anadolu yakılıp, yıkıldı, büyük zararlara uğradı.<br />— Venedikliler bu seferler sonunda zenginleştiler.<br /><br /><strong>2- Siyasal Sonuçları</strong><br />— Derebeylik rejimi güç kaybetti.<br />— Merkezi krallıklar güçlendi.<br />- Türklerin Avrupa'ya geçişleri ve İstanbul'un Fethi 200 yıl gecikti.<br />—Türklerin İslâm dünyası üzerindeki etkinlikleri arttı.<br /><br /><strong>3- Dini Sonuçları</strong><br />—Papa ve Din adamlarının otoriteleri sarsıldı. İlerideki Reform hareketlerine<br />Zemin hazırladı.<br />—Kudüs’ü geri alamadılar (Amaçları gerçekleş¬medi).<br />4- Kültürel Sonuçları<br />- Kâğıt, pusula, barut, matbaa gibi uygarlık değerleri Avrupa'ya taşındı.<br />—Arap rakamlar, logaritma, cebir, satranç Haçlı Seferleri sonucunda Avru¬pa'ya geçti.<br />—Bu taşınan değerler ve bilgiler ilerideki aydın¬lanma çağına zemin hazırlamıştır.<br /> <br /><br /><strong> OSMANLI DEVLETİ’NİN KURULUŞU</strong><br /><br /> Kayı boyuna ait Ertuğrul Gazi yönetimindeki aşiret Anadolu Selçukluları zamanında Ankara dolaylarına yerleştirilmişlerdi. Sonraki süreçte Osman Bey idaresindeki Kayı Türkleri Eskişehir ve Söğüt çevresine yerleştiler.<br />Osman Gazi Karaca hisar İnegöl Yenişehir ve Bilecik yörelerini fethedince çevredeki Bizans tekfurları ordu kurdular Bu ordu, Osman Gazi idaresindeki birlikler tarafından Koyunhisar (Bafeon) Savaşında yenilgiye uğratıldı (1302). Böylece Osmanlılar ilk zaferlerini kazandılar.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>Orhan Gazi Dönemi (1324–1362)</strong><br />1.Bursa fethedildi ve başkent yapıldı.<br />2.İznik'in fethine girişildi. Bunu önlemek isteyen Bizans kralının kurduğu ordu Maltepe (Pelekonon) Savaşında yenilgiye uğratıldı (1329). Böylece Osmanlılar, Bizans devletiyle doğrudan yaptıkları bu savaşı kazandılar. Savaştan sonra İznik başkent yapıldı.<br />3.Bizansta taht kavgasına giren Kantakuze'ne yardım edildi. Bu yardım karşılığında Gelibolu’daki Çimpe Kalesi kazanıldı. Gelibolu’nun fethine girişildi. Kazanılan Tekirdağ dolaylarına Anadolu'dan getirilen Türkler yerleştirildi.<br />4.Karesi Beyliğine son verildi. Rumeli’ye geçiş yolu Çimpe kalesiyle birlikte açılmış oldu.<br />5.Divan teşkilâtı kuruldu. Yaya ve Müsellem (atlı) askerlerden ilk düzenli ordu kuruldu. Böylece beylikten devlete geçiş sağlandı.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>I. Murat Dönemi (1362–1389)</strong><br />1.Karamanlıların kışkırtması nedeniyle Ankara'yı idrelerine alan Ahilerden Ankara geri alındı.<br />2.Rumeli'de yapılan Sazlıdere Savaşı kazanıldı. Bundan sonra Edirne fethedildi (1363)<br />3.Papalık Edirne'nin fethine tepki olarak propaganda yaptı Bunun sonucu balkanlı uluslar Haçlı Ordusu kurdular. Haçlılar Sırpsındığı Savaşında yenilgiye uğratıldı (1364).<br />4.Sırpların kurduğu haçlı ordusu Çirmen Savaşında yenilgiye uğratıldı. (1371)<br />5.Hamitoğulları Beyliğinden Toprak satın alındı.<br />6.Karamanlılar, Osmanlıların Anadolu’ya yönelmesine karşı çıktılar Osmanlıların yaptıkları savaşla karamanlılara üstünlüklerini kabul ettirdiler.<br />7.Balkanlarda bir Osmanlı akıncı birliği Ploşnik Savaşında yenilgiye uğratıldı. Bundan yararlanan Sırplar Osmanlıları Balkanlardan atmak için birleşik Haçlı ordusu kurdular. I. Murat, bu haçlı ordusunu I. Kosova Savaşında yenilgiye uğrattı (1389) Ancak Savaş sonunda I. Murat bir Sırplının saldırısıyla öldü.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>Yıldırım Beyazıt Dönemi (1389–1402)</strong><br />1.I. Murat'ın kararı üzerine hükümdar oldu. Taht kavgasına gireceğinden şüphelendiği kardeşi Yakup'u öldürttü.<br />2.Karamanlılar dâhil Batı Anadolu'daki beyliklere son verdi. Böylece büyük ölçüde siyasi birliği sağladı.<br />3.İstanbul'u ilk kez kuşattı. Bunun üzerine Batı Avrupa uluslarının katılımıyla büyük bir Haçlı ordusu kuruldu. Yıldırım Beyazıt bu orduyu Niğbolu Savaşında yendi (1396).<br />4.Yıldırım Beyazıt Bizans'ı ikinci kez kuşattı. Karadenizden Bizans'a gelecek yardımları önlemek için Anadolu Hisarını (Güzelce Hisarı) yaptırdı. Kuşatma sürerken Doğu Anadolu'da Timur tehlikesi belirdi. Bunun üzerine Bizans'la anlaşma yapılarak kuşatma kaldırıldı. Bu anlaşmaya göre:<br /><br />a)Bizans yıllık vergi verecek.<br />b)İstanbul’da bir Müslüman Mahallesi kurulacak<br />c)Haliç'e bir Osmanlı birliği yerleştirilecek.<br /><strong>Ankara Savaşı (1402)</strong><br /><strong><br />Nedenleri</strong><br />1.Timur'a topraklarını kaptıran Karakoyunlu ve Celayir hükümdarlarının Osmanlı Devleti'ne sığınmaları Timur'un bunları kendisine teslim edilmesini istemesi.<br />2.Yıldırım Beyazıt'ın, beyliklerine son verdiği Anadolu beylerinin Timur'dan yardım istemeleri.<br />3.Timur'un, kendi üstünlüğünün tanınmasını istemesi.<br />Ankara Savaşını Timur kazandı.<br />Sonuçlar<br />1.Anadolu'da siyasi birlik bozuldu. Bu durum savaşın en önemli sonucudur. Çünkü beylikler yeniden kurulmuştur.<br />2.Yıldırım Beyazıt öldü ve oğulları arasında taht kavgaları başladı.<br />3.Yıldırımın oğulları arasındaki taht kavgası döneminde (fetret devrinde) devlet dağılma tehlikesi geçirdi. 11 yıl süren bu kavgayı Çelebi Mehmet kazanmıştır.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>Çelebi Mehmet Dönemi (1413–1421)</strong><br />1.Bozulan devlet kurumlarını yeniden sağlamlaştırdı. Anadolu'da otoriteyi yeniden sağladı. Böylece devleti dağılmaktan kurtardı. Bu çalışmalarından dolayı Çelebi Mehmet devletin ikinci kurucusu sayılmıştır.<br />2.Ege denizinde Venediklilere ait Adalardan Anadolu kıyılarına saldırılar oldu. Bundan dolayı Venediklilerle ilk büyük deniz savaşı yapıldı. Osmanlının deniz gücü zayıftı. Osmanlılar yenildi. Bizans'ın araya girmesiyle anlaşma yapıldı.<br />3.Fetret dönemindeki siyasi ve sosyal sorunları gerekçe gösteren Şeyh Bedrettin isyan çıkardı. Rumeli de çıkan bu isyan bastırıldı. (1420)<br />4.Timur'un Semerkant'a götürdüğü Mustafa Çelebi geri dönerek taht kavgasına girdi. Mücadeleyi kaybedince Bizans'a sığındı. Bu kişinin gerçek Şehzade Mustafa Çelebi olmadığı iddia edildi. Bundan dolayı bu olaya "Düzmece Mustafa Olayı" denilmiştir.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>II. Murat Dönemi (1421–1451)</strong><br />1.Bizans Devleti Mustafa Çelebi'nin başlattığı taht kavgasını yeniden destekledi. II. Murat bu mücadeleyi kazandı. Mustafa Çelebi öldürüldü.<br />2.Karaman ve Germiyan Beyleri Osmanlının otoritesini sarsmak için II. Muratın kardeşi Şehzade Mustafa'yı taht kavgasına sürüklediler. II. Murat bu mücadeleyi kazandı.<br />3.Osmanlı orduları Balkanlarda Macarlarla yaptıkları savaşları kaybettiler. Bunun üzerine II. Murat barış istedi. Macarlarla Edirne Segedin Anlaşması imzalandı (1444). Anlaşmaya göre<br />a)10 yıl savaş olmayacak.<br />b)Tuna sınır sayılacak.<br />4.II. Murat iktidarı küçük yaştaki II. Mehmet’e bıraktı. Ancak devlet adamları arasında sorunlar çıktı. Macarlar anlaşmayı bozdular. II. Murat yeniden padişahlığa geldi. Macarlar Varna Savaşında yenilgiye uğratıldı (1444).<br />5.II. Murat iktidarı tekrar bıraktı. Yine aynı sorunlar çıktı. II. Murat tekrar padişahlığa geldi. Macarların yönetimindeki haçlı ordusunu II. Kosova Savaşında yenilgiye uğrattı (1448). Balkanlı uluslar bir daha saldırı düzenlemediler. Böylece Osmanlıların Balkanlara yerleşmesi kesinleşmiştir<br /><strong>"BİR RÜYADAN DOĞAN DEVLET: OSMANLILAR"</strong><br /> Osman Bey sık sık Şeyh Edebalı'nın ziyaretine gider öğütlerini dinlerdi. Misafir olarak kaldığı bir gecede gördüğü rüya şöyle idi. Şey Edebalı'nın koynundan çıkan bir ay geldi kendi koynuna girdi. Göğsünden bir ağaç bitti. Öylesine büyük bir ağaç oldu ki dalları gökleri, kökleri tüm dünyaya sardı. Gölgesi bütün yeryüzünü tuttu. İnsanlar o ağacın gölgesinde toplandılar. Ulu dağlara ve dağların eteğinden çıkan coşkun sulara hep o ağaç gölge etti.<br /> Osman Bey rüyasını Şeyh Edebalı'ya anlatır. Edebalı rüyayı şöyle yorumlar:"Oğul Osman, Hak Teala sana ve soyuna hükümranlık verdi mübarek olsun, kızım Malhun Hatun senin helâlin olsun."der. Edebalı’nın bu yorumu üzerine Osman Gazi Malhun Hatun(Rabia Bala Hatun)ile evlenir.<br /> Bu rüyadan doğan Osmanlı Devleti tam 6 asır Devlet-i Muazzama olarak üç kıt'a da hüküm sürdü. Osman Gazi'nin soyundan gelen Padişahlardan bazıları 50 yıl bazıları birkaç ay Tahtta kaldı. Büyük bir devlet kuran Osman Gazi öldüğünde kendisinden geriye şahsi mirası olarak bir atı bir kılıcı bir çizme ve birde çadırı<br /><strong>ŞEYH EDEBALI'NIN OSMAN GAZİ'YE NASİHATİ</strong><br /> <br />Oğul,<br />İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar<br />Akşam ezanında ölürler.<br /> <br />Avun oğlum avun,<br />Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın<br />Ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen<br />Öfken ve nefsin bir olup aklını yener,<br />Sabah rüzgârlarında savrulur gidersin.<br /> <br />Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın.<br />Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir.<br />Bütün fethedilmeyen gizemler, bilinmeyenler,<br />Görülmeyenler,<br />Ancak senin erdemlerinle<br />Gün ışığına çıkacaklar.<br /> <br />Ananı-atanı say. Bereket büyüklerle beraberdir.<br />Bu dünya inancını kaybedersen<br />Yeşilken çorak olur, çöllere dönersin.<br />Açık sözlü ol.<br />Her sözü üstüne alma, gördün söyleme, bildin bilme.<br />Sevildiğin yere sık gidip gelme.<br />Kalkar itibarın, muhabbet olmaz.<br />Üç kişiye acı:<br />Cahiller arasındaki âlime,<br />Zenginken fakir düşene,<br />Hatırlı iken itibarını kaybedene.<br />Unutma ki! Yüksekte yer tutanlar<br />Aşağıdakiler kadar emniyette değildir.<br /> <br />Haklı olduğunda mücadeleden korkma.<br />Bilesin ki atın iyisine doru,<br />Yiğidin iyisine deli derler... <br /><br /><strong>OSMANLI DEVLET YÖNETİMİ</strong><br /> <br />Osmanlı Devleti'nde yönetim;<br />1- Merkez Yönetimi<br />2- Taşra Yönetimi<br />Olmak üzere ikiye ayrılırdı.<br />1- Merkez Yönetimi:<br />Divan: Din ve devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı en yüksek kuruldur.<br /><strong>Divan Üyeleri:</strong><br /><em>Padişah başkanlığında;<br />a) Vezir-i Âzam (Sadrazam)<br />b) Vezirler<br />c) Nişancı<br />ç) Kazasker<br />d) Defterdar<br />e) Şeyhülislam<br />f) Kaptan-ı Derya</em><br /> <br /> <br /><strong>OSMANLI TOPLUM YAPISI</strong><br />Osmanlı Devleti'nde halk; Askerler ve Reaya diye ikiye ayrılırdı.<br />1- Askerler: Devlet ileri gelenleri, askerler, memurlardan oluşan, devlet işleriyle ilgilenen kişilerdir.<br />2- Reaya: Köylüler, zanaatkârlar, tüccarlardan oluşan halk grubudur. Müslüman ve Gayri Müslim halk reayayı oluştururdu. Köyde yaşayanlar tarım ve hayvancılıkla, şehirde yaşayanlar ise zanaat ve ticaretle uğraşırdı.<br /><br /><strong>OSMANLI DEVLETİ'NDE ORDU SİSTEMİ</strong><br />Osmanlı Devleti 1299–1922 tarihleri arasında yaklaşık 623 yıl hüküm sürmüş güçlü bir devlettir. Bu kadar uzun süre Üç kıtaya hâkim olmasının sebepleri arasında birçok sebep vardır. Bu sebeplerin en önemlilerinden birisi de güçlü bir orduya ve askeri sisteme sahip olmasıdır.<br />Osmanlı Devleti'nde ilk askeri teşkilat, Orhan Bey zamanında kurulmuştur. Orhan Bey'den itibaren güçlenen Osmanlı ordusu kara ve denizde güçlenerek, başarılar kazanmıştır.<br />Osmanlı kara ordusu, Kapıkulu Askerleri, Eyalet Askerleri ve Yardımcı Kuvvetlerden oluşmaktaydı.<br />Osmanlı ordusunun belkemiği sayılan Yeniçeri Ocağı, I. Murat zamanında kurulmuştur. Bu ocak, Osmanlı Devleti'nin kuruluş ve yükselme dönemlerinde çok önemli başarı elde etmiştir. Duraklama döneminde bozulmaya başlayan bu ocak, Osmanlı Devleti için sorun oluşturunca II. Mahmut tarafından 1826 tarihinde kaldırılmış, yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye isminde yeni bir ordu kurulmuştur.<br /> <br /><strong>OSMANLI ORDUSU</strong><br /> <br /><strong>1- Kara Kuvvetleri </strong> <br />A) Eyalet Askerleri<br />a) Tımarlı Sipahiler<br />Tımarlı Sipahiler, Eyalet askerlerinin dolayısıyla Osmanlı Ordusu'nun en önemli kesimiydi. Tımarlı sipahiler Türklerden oluşurdu. Tımarlı sipahiler tımar sahiplerinden ve bunların beslemekle yükümlü oldukları askerlerden meydana gelirdi. Bir seferden 2-3 ay önce tımarlı sipahilere hazır olmaları emredilirdi. Bütün sipahilerin sefere katılması zorunluydu. Sipahilerin subaylarına Alaybeyi denirdi. Her alaybeyi 1000 sipahiyi kumanda ederdi. Silahları kılıç, ok-kalkan, mızrak idi. Her sipahiye bir de at verilirdi. Başlarında miğfer üstlerinde zırh bulunurdu. Tımarlı sipahiler atlı olduğundan hızlı hareket edebilirlerdi. Bu nedenle düşmanı çember içine almak ve kaçan düşmanı kovalamak onların göreviydi. Akıncılar sınır boylarında oturur, seferde ordunun güvenliğini sağlardı. Bir kaç dil bilen tımarlı sipahiler istihbarat görevi yaparlardı. Barış zamanında ise düşman topraklarına akınlar düzenlenirdi. Ayrıca onların eğittiği askerlere cebelü denirdi.<br />b) Azaplar<br />Anadolu beyliklerinde, donanma hizmetinde kullanılan asker. Osmanlı teşkilatında hafif yaya askeri. Azab, Arapçada evli olmayan, bekâr erkek demektir. Yaya azabları, harp vukuunda, ihtiyaca göre 20 veya 30 haneden bir kişi alınmak suretiyle toplanırdı. Diğer haneler de, seçilen bu azabların masraf ve iaşelerini karşılamakla mükellef tutulurdu. Askerden kaçmaması için, her azabın bir kefili vardı. Kaçtığı takdirde masraf bu kişiden alınırdı. Azablar, vergiden muaftılar. Kara savaşlarında düşmanın ilk saldırısını karşılamak, azabların vazifesiydi. Düşmanı ilk önce ok yağmuruna tutan Azablar, göğüs göğse harbe girdiklerinde, belli bir plan dâhilinde iki yana açılırlar ve düşmanı topçu kuvvetleri ile karşı karşıya bırakırlardı. İşte bu anda Osmanlı topçusunun seri atışı sonunda, düşmana öldürücü darbe indirilmiş olurdu.<br /><strong>c) Akıncılar</strong><br />Akıncılar Osmanlı Devleti askeri teşkilatında sınır bölgelerinde, düşman memleketlerine ani baskınlar tertipleyerek yıpratma harekatında bulunan hafif süvari gruplarına verilen isim. Akıncılar, bazılarının zannettikleri gibi yağma gayesiyle düşman içine giren ve hayatlarını talanla kazanan askeri bir birlik değildi. Akıncıların vazifeleri, akın yapmakla kalmayıp, aynı zamanda düşmanın durumunu, yolları ve kuvveti hakkında bilgi toplamak gibi istihbarat görevini de yerine getirirlerdi. Bu görevlerini esasa bağlayan kanunları vardı. Akıncılık, babadan oğula geçerdi ve yalnızca Türklere has askeri bir sınıftı. Bunlar, şimdiki askeri teşkilattaki komando birliklerine benzetilebilir.<br />B) Kapıkulu Askerleri<br />a) Kapıkulu Piyadeleri<br />a1) Acemi Ocağı<br />a2) Yeniçeri Ocağı<br />a3) Topçu Ocağı<br />a4) Top Arabacıları Ocağı<br />a5) Lağımcı Ocağı<br />b) Kapıkulu Süvarileri<br />b1) Sipahi<br />b2) Silahtar<br />b3) Sağ Garipler<br />b4) Sol Garipler<br />b5) Sağ Ulufeciler<br />b6) Sol Ulufeciler<br />C) Yardımcı Kuvvetler<br /><strong> <br />2- Deniz Kuvvetleri</strong><br /> <br />Deniz Kuvveti İle İlgili Kavramlar<br />Kaptan-ı Derya: Deniz Komutanı<br />Levent: Deniz Askeri<br />Reisler: Küçük tekne kaptanıdır.<br />Forsalar: Osmanlı askeri sınıfı.<br />Tayfalar: Osmanlı askeri sınıfı.<br /><strong> <br /><br />OSMANLI DEVLETİ'NDE TOPRAK YÖNETİMİ</strong><br />Osmanlı Devleti'nde toprakların tamamına yakını devletin malı sayılırdı. Devlet, toprakları işlenmesi karşılığı halka vermişti. Halk bu toprakları eker - biçer gelirinden devlete vergi verirdi. Devlet, toprağın işlenmesini denetler ve toprak boş kalmazdı. Toprağını boş bırakanlardan alınır ve başkasına verilirdi. Böylece üretim devam ederdi.<br /><em>Osmanlı Toprak Sistemi<br />1- Devlete Ait Topraklar(Miri Arazi):<br />a) Has<br />b) Zeamet<br />c) Tımar<br />2- Mülk Topraklar: Hizmetlerinde başarı gösteren kişilere verilen, babadan oğula geçebilen topraklardır.<br />3- Vakıf Topraklar:</em> Geliri hastane, camii, medrese gibi kurumlara bırakılan topraklardır.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>OSMANLI DEVLETİ'NDE DİN VE İNANIŞ</strong><br />Osmanlı Devleti topraklarında din olarak İslamiyet benimsenmiştir. Osmanlı padişahları da İslamiyet'i din olarak seçmiş ve İslam'ın getirdiği kurallara harfiyen uymuşlardır. Osmanlı padişahları İslamiyet'i yaymayı kendilerine vazife bilmişler ve yaptıkları seferler sonunda ele geçirdikleri yerlerde İslamiyet'in yayılması için çalışmışlardır.<br />Osmanlı Devleti'nde kanunlar belirlenip, uygulanırken Kuran ve Hadis temel kaynak olarak belirlenmiş ve Şer'i Hukuk ile Örfi Hukuk birlikte uygulanmıştır.<br />Osmanlı Devlet yönetiminde, yapılacak bir işin, alınacak bir kanunun, İslam Dini'ne uygunluğunu "Şeyhülislam(Müftü)" denetler ve "Fetva" ismi verilen kararı verirdi. II. Murat döneminde kurulan Şeyhülislamlık makamının ilk Şeyhülislamı Molla Şemseddin Fenari'dir.<br />Osmanlı Devleti'nin kuruluşunun ilk yıllarından itibaren İslamiyet'in yayılması için Ahilik, Babailik, Mevlevilik gibi tarikatlar büyük rol oynamışlardır.<br />Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferi'nden sonra Halifelik Osmanlı Devleti'ne geçmiştir. Osmanlı Devleti, bu olaydan sonra İslam'ın koruyuculuğunu üstlenmiştir. <br />Osmanlı Devleti'nde din ve inanış çok önemli bir kavramdı. Ülke de çeşitli dinlere inanan insanlar, toplumlar, milletler bulunmaktaydı. İslamiyet başta olmak üzere, Hıristiyanlık, Musevilik gibi dinlere inanan insanlar, dini yönden serbestlik içindeydi. Hiç kimseye, dininden dolayı ayrım yapılmaz, herkes kanun önünde eşit sayılırdı.<br /> <br /> <strong>OSMANLI YENİ BAŞKENTİNDE<br /> İSTANBUL’UN FETHİ<br /> (29 MAYIS 1453)</strong><br /><br /><strong>İSTANBUL'UN FETHİ, NEDENLERİ VE SONUÇLARI</strong><br /><br />II. Murat'ın ölümünden sonra, yerine oğlu II. Mehmet (Fatih) ikinci defa Osmanlı tahtına çıktı.<br /><br />II. Mehmet devletin iç ve dış güvenliğinin sağlanması, Balkanlardaki ilerlemenin devamı için İstanbul’un mutlaka alınması gerektiğine inanıyordu. Bu nedenle hükümdar olduktan hemen sonra İstanbul’un fethi için hazırlanmaya başladı.<br /><br />İstanbul’un Fethinin Nedenleri<br /><br />1. Osmanlı Devleti'nin Rumeli ve Anadolu'daki topraklarını birleştirme düşüncesi,<br /><br />2. Bizans'ın, Avrupa'yı Türklere karşı her fırsatta kışkırtması ve Haçlı seferlerinin düzenlenmesine yol açması,<br /><br />3. Bizans'ın, Anadolu beyliklerini Osmanlı Devleti'ne karşı kışkırtması. Osmanlı şehzadelerini isyan etmeleri için kışkırtması. Bu nedenle Anadolu Türk siyasal birliği ve Osmanlı Devleti'nin güvenliği açısından tehdit oluşturması,<br /><br />4. Bizans'ın konumundan dolayı, Türk ordularının Rumeli'den Anadolu'ya, Anadolu'dan Rumeli'ye geçerken çeşitli zorluklarla karşılaşması,<br /><br />5. Ekonomik yönden gelişmek isteyen Osmanlı Devleti'nin İstanbul'u alarak kara ve deniz ticaret yollarına egemen olmak istemesi,<br /><br />6. İstanbul'un alınması durumunda, Avrupa devletlerinin Türkleri Balkanlardan atma ümidinin kırılacak olması.<br /><br />Kısaca; II. Mehmet, Batı dünyasına üstünlük sağlamak, Anadolu ve Rumeli topraklarının güvenliğini ve bütünlüğünü sağlamak, İslam dünyasında itibar kazanmak, Türk ekonomisini canlandırmak gibi amaçlarla İstanbul'un fethi için hazırlıklara başladı.<br /><br />7. Hz. Muhammed’in İstanbul hakkındaki hadisi.<br /><br /><br />Fetih için Yapılan Hazırlıklar<br /><br />II. Mehmet padişah olduktan hemen sonra, İstanbul'un fethi için hazırlıklara başladı. İstanbul tarih boyunca birçok kez değişik milletler tarafından kuşatılmış fakat alınamamıştır. (Avarlar, Araplar ve Bulgarlar gibi). Osmanlı hükümdarlarından; Yıldırım Beyazıt, Musa Çelebi ve II. Murat’ta şehri kuşatmış fakat alamamışlardı. Bütün bunları dikkate alan II. Mehmet, şehrin fethi için gereken planları hazırladı.<br /><br />II. Mehmet'in fetih için yaptığı hazırlıklar<br /><br />1. Bizans'a, Karadeniz'den gelecek yardımları engellemek ve kuşatma sırasında üs olarak kullanılmak üzere Yıldırım Beyazıt zamanında yapılmış olan Anadolu Hisarı'nın (Güzelce Hisar) karşısına Rumeli Hisarı'nı (Boğazkesen) yaptırıldı.<br /><br />2. Boğazlardan gelebilecek yardımları engellemek ve İstanbul'u denizden de kuşatmak amacıyla 400 parçalık büyük bir donanma kuruldu.<br /><br />3. Bizans'ın, İstanbul çevresindeki kaleleri ele geçirildi.<br /><br />4. Surların üzerinden aşırtma gülleler atacak havan topları yapıldı.<br /><br />5. Edirne'de, İstanbul surlarını yıkmak için büyük toplar döktürdü. Bu topların planlarını Fatih'in kendisi çizdi.<br /><br />6. Surlara yaklaşmayı ve tırmanmayı kolaylaştırmak amacıyla tekerlekli kuleler yaptırıldı.<br /><br />7. Kuşatma sırasında sınırların güvenliği için Macaristan, Sırbistan, Eflak, Venedik ve Karamanoğulları’yla barış anlaşmaları yapıldı.<br /><br />8. Avrupa'dan gelebilecek yardımları önlemek için Balkanlara ordu gönderildi.<br /><br />Bizans'ın Savunma Hazırlıkları<br /><br />Osmanlı Devleti'nin hazırlıklarını gören Bizans imparatoru Kostantin;<br /><br />• Haliç’ten gelebilecek Türk saldırılarına karşı Haliç’in ağzını zincirle kapattı.<br /><br />• Surları ve kaleleri tamir ettirdi. Halktan bir kısmını askere aldı.<br /><br />• Halkı silahlandırdı.<br /><br />• Avrupa devletlerinden yardım istedi.<br /><br />• Bizanslıların en önemli silahlarından biri de hem karada hem de suda yanabilen Grejuva ateşiydi.<br /><br />İstanbul'un Kuşatılması ve Fethi<br /> <br />Hazırlıklarını tamamlayan II. Mehmet, 5 Nisan 1453’te İstanbul önlerine geldi. Şehri karadan ve denizden kuşattı. Bizans imparatoru, Osmanlıların İstanbul'u savaşsız terk etmeleri teklifini kabul etmedi.<br /><br />6 Nisan 1453'ten itibaren İstanbul kuşatması ve taraflar arasında çatışmalar başladı. 21–22 Nisan gecesinde 72 parçalık Osmanlı donanması kızaklardan kaydırılarak Haliç'e indirildi. Bu durum Bizans’ın işini zorlaştırdı. 53 gün süren kuşatma, 29 Mayıs 1453'te şehrin düşmesiyle sona erdi.<br /><br /><strong>İstanbul'un Fethinin Sonuçları</strong><br /><br />İstanbul'un fethi hem Türk hem de dünya tarihi açısından önemli sonuçlara yol açtı.<br /><br />Bu sonuçlar;<br /><br />. İstanbul yeni başkent oldu.<br /><br />• Bizans imparatorluğu sona erdi.<br /><br />• Avrupa, Türklere karşı Hıristiyanlığın doğu kalesi olan İstanbul’u kaybetti. Böylece Osmanlı Devleti Avrupa'ya karşı siyası bir üstünlük kazanmış oldu.<br /><br />• Osmanlı Devleti'nin Rumeli ve Anadolu toprakları arasında bütünlük sağlandı.<br /><br />• Avrupalıların, Türkleri Balkanlardan çıkarma ümidi kalmadı. Türkler için Balkanlarda daha güvenle yerleşme imkânı doğdu.<br /><br /><br />• Türk ordularının doğuda ve batıda daha güvenle ilerlemesi sağlandı.<br /><br />• Osmanlı Devleti'nin başkenti Edirne'den İstanbul’a taşındı.<br /><br />• II. Mehmet Fatih unvanını aldı.<br /><br />• Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Devri sona ererek Yükselme Devri başladı.<br /><br />• Osmanlıların İslam dünyasında saygınlığı arttı.<br /><br />• Hıristiyanlığın Ortodoks Mezhebi (Ortodoks Patrikliği) Osmanlı himayesine alınarak din ve vicdan özgürlüğü sağlandı.<br /><br />• Karadeniz ile Akdeniz arasındaki ticaret yolunun denetimi, Türklerin eline geçti. Böylece Osmanlı ekonomisi güçlendi. Türk deniz ticareti gelişti.<br /><br />• Ticaret yollarının Türklerin eline geçmesi üzerine Avrupalılar doğuya giden yeni yollar aramaya başladı. Avrupalıların doğu ülkelerine giden yeni yol arayışları Coğrafi Keşiflere neden oldu.<br /> <br />Orta Çağ sona erip Yeni Çağ başladı.<br /><br />Büyük topların, surları yıktığı görüldü. Topun savaşlardaki önemi arttı. Bu durum, Avrupa'da feodalite rejiminin yıkılmasını kralların güçlenmesini sağladı.<br /><br /><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/947-icatlar-buluslar.html" style="color: #309cbf;">İcatlar ve Buluşlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/848-osmanli-devletinin-kurulus-donemi.html">Osmanlı Devletinin Kuruluş Dönemi</a></p>
<p><a class="category" href="http://www.aygunhoca.com/cografi-haritalar/112-meb-astetat-seti-haritalari.html">Meb Asetat Seti Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/52-7-snf-sosyal-bilgiler-sorular/1095-7-sosyal-bilgiler-genel-tekrar-yazili-sorulari.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler 500 Soruluk Tüm Konular Genel Tekrar ve Yazılı Soruları (Bölüm 1)</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/52-7-snf-sosyal-bilgiler-sorular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Soruları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/1145-7-sinif-sosyal-bilgiler-ders-notlari.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler Tüm Konular Ders Notları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih Notları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/100-osmanli-imparatorlugu-haritalari.html">Osmanlı imparatorluğu Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/102-turkiye-selcuklu-devleti-haritalar.html">Türkiye Selçuklu Devleti Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/86-1-dunya-savasi-haritalari.html">1.Dünya Savaşı Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari.html">Dünya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar.html" title="Coğrafya Haritaları">Coğrafya Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/77-turkiye-bolgeler-haritalar.html">Türkiye Bölgeler Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/137-7-sinif-sosyal-bilgiler-performans-odevleri.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler Performans Ödevleri</a></p><p><strong>TÜRK TARİHİNE YOLCULUK<br /><br />İLK ANADOLU TÜRK BEYLİKLERİ</strong><br />Selçuklu Devleti komutanları Tuğrul ve Çağrı Beylerin Anadolu fetihlerine başlamaları ve Selçuklu komutanı Sultan Alparslan'ın 1071 Malazgirt Savaşı'nda başarılı olmasından sonra Anadolu'nun çeşitli yerlerinde kurulan beyliklere ilk Anadolu Türk Beylikleri ismi verilir.<br />Bunlar;<br />1- Saltuklular: Erzurum ve çevresinde kurulmuştur.<br />2- Mengücekliler: Erzincan ve çevresinde kurulmuştur.<br />3- Danişmentliler: Sivas - Malatya çevresinde kurulmuştur.<br />4- Artuklular: Diyarbakır ve çevresinde kurulmuştur.<br />5- Çaka Beyliği: İzmir ve çevresinde kurulmuştur.<br /> <br /><em>Saltuklular - Mengücekliler - Danişmentliler - Artuklular - Çaka Beyliği</em><br /><br /><strong>SELÇUKLU TARİHİ</strong><br /> <br /> <strong> BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ<br />DANDANAKAN SAVAŞI (1040)<br /> </strong><br />Dandanakan Savaşı (1040), Selçuklu Devleti'nin Gazne Devletini yendiği ve Gazne Devleti'nin çözülmesine yol açan savaştır. Bu savaştan sonra Gazne Devleti yıkılış dönemine girmiş, Selçuklu Devleti resmen kurulmuştur.<br />Tuğrul ve Çağrı Bey'lerin gittikçe büyüyen Türkmen kuvvetleri Gazne şehirlerini tehdit edip, yağmalamaya başlamıştı. Gazne hükümdarı Sultan Mesud Selçuklu tehlikesine son vermek için çoğunlukla zırhlı askerlerden oluşan büyük bir ordu ile Selçukluların üzerine sefere çıktı.<br />Gazne Ordusu, Serah'a yürüyüş sırasında Selçuklu Devletinin vur-kaçları ile yıpranmış, su ve yiyecek kaynakları da Selçuklu askerleri tarafından kesilmişti. Sonunda 23 Mayıs 1040'ta, Merv ve Serah arasındaki Dandanakan'da iki ordu çatışmaya başladı.<br />Üç gün süren savaş Selçukluların büyük galibiyeti ile sona ererken, Sultan Mesud 100 süvarisi ile canını zor kurtardı. Savaş, Selçuklular'ın bölgede hakimiyetinin başlangıcı ve Büyük Selçuklu Devleti'nin kuruluşu olarak kabul edilir. Büyük Selçuklu Devleti'nin Anadolu yolundaki ilk adımıdır. Sultan Mesud, askerleri tarafından öldürülür<br /><br /><strong>KATVAN SAVAŞI (1141)</strong><br /> <br />Katvan Savaşı, 1141 yılında Karahitaylılar Devleti ile Büyük Selçuklu Devleti arasında yapılan savaştır. Savaşı Karahitaylılar Devleti kazanmıştır. Ahmed Sencer, devletini yeniden toparlamıştı. Ancak Karahitaylılar Devleti'nin engelini gören Ahmed Sencer, devletin topraklarını ele geçirmeyi düşünmüş bunun sonucunda savaş ortaya çıkmıştır. Karahitaylılar Devleti, Ahmed Sencer'i ağır bir yenilgiye uğrattı. Bunun sonucunda Büyük Selçuklu Devleti yıkılış dönemine girdi. Bu savaş Katvan Çölü'nde yapıldığı için bu adla anılır.<br /> <br /> <br /> <strong> PASİNLER SAVAŞI (1048)</strong><br /><br />Bizans ve Gürcü kuvvetleri Pasinler çevresinde akınlarda bulunan Musa Yabgu'nun oğlu Hasan Bey komutasındaki Selçuklu birliklerini pusuya düşürdüler. Zap Suyu yöresindeki savaşta Hasan şehit oldu. (1047/8). Tuğrul Bey bu duruma çok üzüldü. Hasan'ın intikamını almak için İbrahim Yınal ve Kutalmış'ı görevlendirdi. İki komutan Erzurum'a doğru ilerlediler. Bizans, Gürcü ve Ermeniler'den oluşan düşmanı Pasinler Ovası'nda karşılayan Selçuklular büyük bir zafer kazandılar (1048). Gürcü Kralı Liparit esir alındı. Pasinler Savaşı düzenli Selçuklu ordularının Anadolu'da kazandığı ilk büyük savaş olması sebebiyle önemlidir. Daha önceki devrede mücadele vur kaç taktiği güden Türkmenler tarafından gerçekleştirilirken, bu savaşta Selçuklu hanedanına mensup kişilerin komutasındaki ordu kullanılmıştır. Nitekim Bizans yenilgiyi kabul ederek Selçuklu devletiyle barış anlaşması yapar. Bu barışa göre Bizans imparatoru, IX. yüzyılda yapılan ancak sonra yıkılan İstanbul'daki camiyi tamir etmeyi ve burada Tuğrul Bey adına hutbe okutmayı kabul eder. Ancak vergi vermeyi reddeder. Tuğrul Bey'in Anadolu Seferi: Vergi ödemeyi reddeden imparatorun Doğu Anadolu'ya ordu sevk etmesi üzerine Tuğrul Bey bizzat sefere çıkar (1054). Erciş, Bayburt, Kemah ve Erzincan ele geçirilir.<br /> Malazgirt'i kuşatan Tuğrul Bey, kışın yaklaşması üzerine ordusunu geri çekerek, geriye döner. Bu seferden sonra Anadolu'nun fethi için Çağrı Bey'in oğlu Yakutî görevlendirilir (1057). Yakutî Sivas'ı alır ve Kayseri'ye kadar ilerler. Öte yandan Kars ve Ani kuşatılır. Dinar Bey'e bağlı birlikler de Malatya civarına inerler. Bu akınlar Alp Arslan zamanına kadar devam etmiştir.<br /><br /><strong> MALAZGİRT MEYDAN SAVAŞI(1071)</strong><br /> <br />Alp Arslan’ın Anadolu topraklarına akınlar yapması üzerine Bizans imparatoru Romanos Diogenes büyük bir ordu ile Selçuklulara karşı sefere çıktı. Alparslan, Anadolu içlerine akınlar yaptı. Bizans İmparatoru, 200.000 kişilik bir ordu ile Malazgirt Ovası'na geldi. Mısır Seferi'ne çıkmış olan Alparslan, ordusunun bir bölümünü Suriye'de bıraktı. 50.000 kadar askeriyle Malazgirt'e geldi.<br />26 Ağustos 1071'de yapılan savaşta, Bizans ordusu yenildi. İmparator Ramanos Diogenes(Romen Diyojen) esir edildi. Bağışlanarak ülkesinin başkenti İstanbul'a gönderildi.<br /> <br />Malazgirt Meydan Muharebesi, tarihin önemli olaylarından biridir. Bu savaştan sonra Anadolu'nun kapıları Türklere açılmıştır.<br /><br /><br /><strong>İLK ANADOLU TÜRK BEYLİKLERİ</strong><br />Selçuklu Devleti komutanları Tuğrul ve Çağrı Beylerin Anadolu fetihlerine başlamaları ve Selçuklu komutanı Sultan Alparslan'ın 1071 Malazgirt Savaşı'nda başarılı olmasından sonra Anadolu'nun çeşitli yerlerinde kurulan beyliklere ilk Anadolu Türk Beylikleri ismi verilir.<br />Bunlar;<br /> <br /><strong> <br />SALTUKLULAR</strong><br />Saltuklular, 1072'de Erzurum merkez olmak üzere kurulmuştur. Kurucusu Alp Arslan'ın komutanlarından Ebulkasım Saltuk'tur. Haçlılar ve Gürcülerle mücadele etmişlerdir. Saltukluların varlığına 1202'de Anadolu Selçuklu hükümdarı Rükneddin Süleyman Şah son vermiştir.<br /> <br /><strong>MENGÜCEKLİLER</strong><br />Mengücekliler, 1080 tarihinde Erzincan merkez olmak üzere kurulmuştur. Kurucusu Alp Arslan'ın komutanlarından Mengücek Gazi'dir. Gürcülere ve Rumlara karşı mücadele etmişlerdir. Mengüceklerin varlığına 1228 tarihinde Anadolu Selçuklu Hükümdarı Alaaddin Keykubat son vermiştir.<br /> <br /><strong>DANİŞMENTLİLER</strong><br />Danişmentliler 1080 yılında Sivas merkez olmak üzere kuruldu.<br />Kurucusu Melikşah'ın komutanlarından Danişmentoğlu Ahmet Gazi'dir. Bizanslılar'a ve Haçlılara karşı mücadele etmişlerdir.<br />Danişmenliler'in varlığına 1178 tarihinde Anadolu Selçuklu hükümdarı II. Kılıç Arslan son vermiştir.<br /><strong>ARTUKLULAR</strong><br /> <br />Artuklular, 1102'de Harput, Diyarbakır, Halep ve Mardin civarında kurulmuştur. Bu beyliğin Hasankeyf kolu 1102'de Diyarbakır'da kurulmuştur ve 1231'de Eyyubiler tarafından yıkılmıştır.<br />Diğer kolu olan Harput kolu 1112'de Harput'ta kurulmuştur ve 1234'te Anadolu Selçuklu Devleti tarafından yıkılmıştır. Diğer bir kolu olan Mardin kolu ise, 1108'de Mardin'de kurulmuştur ve 1409'da Karakoyunlular tarafından yıkılmıştır.<br /> <br /><strong>ÇAKA BEYLİĞİ</strong><br />Çaka Bey Devleti 1081 tarihinde İzmir'de kurulmuştur. Kurucusu Çaka Bey'dir. İlk denizci Türk devleti olan bu beylik bazı Ege Adaları'na sahip olmuştur. Beyliğin kurucusu Çaka Bey, İstanbul'u kuşatmak isteyince, Bizans'ın kışkırtmaları sonucu I. Kılıç Arslan tarafından öldürtülmüştür. Çaka Beyliği 1093 tarihinde Bizans tarafından yıkıldı. Böylece Batı Anadolu'dakiilk Türk egemenliği sona ermiş oldu.<br /> <br /><strong>ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ<br />(1077 – 1308)</strong><br />Kuruluş Dönemi<br />Anadolu Selçukluları Devleti, Selçuklu soyundan gelen Kutalmış Bey’in oğullarından Süleyman Şah tarafından kurulmuştur.<br />Bizans’ın elinden Konya ve çevresini alan Süleyman Şah, Anadolu’daki ilerleyişini devam ettirerek İznik’i fethetti. Burayı başkent yapan Süleyman Şah kardeşi Mansur Bey ile giriştiği saltanat mücadelesini, Melikşah’ın yardımı ile kazandı. Melikşah, Süleyman Şah’a hükümdarlık unvanı veren bir ferman gönderdi. Abbasi halifesi de menşur göndererek hükümdarlığını onayladı. Böylece Anadolu Selçukluları Devleti böylece kurulmuş oldu(1077).<br /> <br /><strong>Süleyman Şah Devri (1077–1086)</strong><br />Süleyman Şah, Bizans'ta süren taht kavgalarına karışarak desteklediği Botaniates’in imparator olmasını sağladı. Bizans’ın içinde bulunduğu durumdan yararlanarak, Güney Marmara kıyılarını, Kocaeli Yarımadasını, Üsküdar ve Kadıköy’ü ele geçirdi. Boğazın Anadolu yakasını kontrolü altına alan Süleyman Şah, bir gümrük idaresi kurarak Boğaz’dan geçen gemilerden vergi aldı.<br />Bizans, vergi vermeyi kabul ederek Selçuklular ile barış yapmak istedi. Yapılan antlaşma ile Dragos Çayı sınır kabul edildi. Bundan sonra doğuya yönelen Süleyman Şah’ın önce Antakya’yı alması, ardından Halep’i kuşatması, Suriye Selçukluları ile savaşmasına yol açtı. Halep yakınlarında yapılan savaşı kaybeden Süleyman Şah öldü (1086)<br /> <br /><strong>I. Kılıç Arslan Devri (1092–1107)</strong><br />Melikşah, Süleyman Şah’ın ölümünden sonra çocuklarını yanına getirtti. Bu sırada Süleyman Şah’ın vekil olarak bıraktığı Ebulkasım, devletin dağılmasını önledi. Melikşah’ın ölümü üzerine serbest kalan I. Kılıç Arslan, Anadolu’ya gelerek devletin başına geçti(1092). I. Kılıç Arslan, Bizans’a karşı Çaka Bey ile ittifak kurdu. Ancak bir süre sonra Çaka Bey’in güçlenmesinden çekindiği için Bizans’ın da kışkırtmaları ile Çaka Bey’i öldürtmüştür. Başa geçen 1. Mesut zamanında, II. Haçlı ordusu ile başarılı savaşlar yapıldı. II. Kılıç Arslan, Denizli yakınlarında Miryakefalon da büyük bir Bizans ordusunu yendi. Bu zafer ile Türkler Anadolu’ya kesin olarak yerleştiler(1176). II. Kılıç Arslan, III. Haçlı seferini başarısızlığa uğrattı.<br /> <strong> </strong></p>
<p><strong>Anadolu Selçuklu Devleti Sultanları</strong><br /><br /><strong>Süleyman Şah Devri (1077–1086)</strong><br />Süleyman Şah, Bizans'ta süren taht kavgalarına karışarak desteklediği Botaniates’in imparator olmasını sağladı. Bizans’ın içinde bulunduğu durumdan yararlanarak, Güney Marmara kıyılarını, Kocaeli Yarımadasını, Üsküdar ve Kadıköy’ü ele geçirdi. Boğazın Anadolu yakasını kontrolü altına alan Süleyman Şah, bir gümrük idaresi kurarak Boğaz’dan geçen gemilerden vergi aldı.<br />Bizans, vergi vermeyi kabul ederek Selçuklular ile barış yapmak istedi. Yapılan antlaşma ile Dragos Çayı sınır kabul edildi. Bundan sonra doğuya yönelen Süleyman Şah’ın önce Antakya’yı alması, ardından Halep’i kuşatması, Suriye Selçukluları ile savaşmasına yol açtı. Halep yakınlarında yapılan savaşı kaybeden Süleyman Şah öldü (1086).<br />I. Kılıç Arslan Devri (1092–1107)<br />Melikşah, Süleyman Şah’ın ölümünden sonra çocuklarını yanına getirtti. Bu sırada Süleyman Şah’ın vekil olarak bıraktığı Ebulkasım, devletin dağılmasını önledi. Melikşah’ın ölümü üzerine serbest kalan I. Kılıç Arslan, Anadolu’ya gelerek devletin başına geçti(1092). I. Kılıç Arslan, Bizans’a karşı Çaka Bey ile ittifak kurdu. Ancak bir süre sonra Çaka Bey’in güçlenmesinden çekindiği için Bizans’ın da kışkırtmaları ile Çaka Bey’i öldürtmüştür. Başa geçen 1. Mesut zamanında, II. Haçlı ordusu ile başarılı savaşlar yapıldı. II. Kılıç Arslan, Denizli yakınlarında Miryakefalon da büyük bir Bizans ordusunu yendi. Bu zafer ile Türkler Anadolu’ya kesin olarak yerleştiler(1176). II. Kılıç Arslan, III. Haçlı seferini başarısızlığa uğrattı.<br /><strong> I. Mesud Devri</strong><br /> <br />1116 tarinde Anadolu Selçuklu Devleti'nin başına geçti. Bir süre Danişmentlilere bağlı olarak hareket etmek zorunda kaldı. 1147 tarihinde II. Haçlı seferi başladı. Haçlılar bozguna uğratıldı. Anadolu'daki ilk bayındırlık ve kurumlaşma hareketleri bu dönemde başlamıştır.<br />Sultan I. Mesut 1155 tarihinde vefat etti.<br /><strong>2. Kılıç Arslan Devri</strong><br /> <br />I. Mesut'un 1155 tarihinde ölümü üzerine oğlu II. Kılıç Arslan başa geçti. 1176 tarihinde Miryakefalon Savaşı'nda Bizanslılar bozguna uğratıldı. Bir daha Anadolu için "Türkler'in işgali altındaki ülke" deyimi kullanılmadı. Miryakefalon'dan sonra Türkler'in Anadolu'ya yerleşmesi kesinleşti. 1178 tarihinde Danişmenliler Beyliği'ne son verildi. II. Kılıç Arslan, 1192 yılında öldü. Selçuklu tahtına Gıyaseddin Keyhüsrev geçti.<br /> <br /><br /><strong>Rükneddin Süleyman Şah Devri</strong><br />Rükneddin Süleyman döneminde, Bizans vergiye bağlandı. Ermenilerle yapılan savaş kazanıldı. Saltukoğulları Beyliğine son verildi. Anadolu Selçuklu Devleti, bu dönemde yükselme dönemine girdi.<br /> <br /><strong>1. Gıyaseddin Keyhüsrev Devri</strong><br /> <br />Süleyman Şah'ın 1204 yılında ölümü üzerine tahta Gıyaseddin Keyhüsrev yeniden geçti.<br />Karadeniz seferi sonunda Trabzon Rum Devleti'ni yendi. Akdeniz seferi sonunda Antalya'yı aldı. Anadolu Selçukluları ilk kez Akdeniz'e indi. Antalya ithalat ve ihracat yapılan yer haline geldi. Ticareti geliştirmek amacıyla Venedik'le ilk defa ticaret anlaşması yaptı. İlk defa bir ticaret anlaşması Venediklilerle bu dönemde yapıldı.<br /> <br />Gıyaseddin Keyhüsrev 1211 tarihinde öldü.<br /> <br /> <br /><strong>İzzeddin Keykavus Devri</strong><br /> <br />Gıyaseddin Keyhüsrev'in 1211 yılında ölmesi üzerine tahta geçti. Trabzon Rum İmparatorluğu'nu yenerek Sinop'u fethetti. Böylece Anadolu Selçukluları ilk defa Karadeniz'e ulaştı. Kıbrıs Krllığı ve Venedik Cumhuriyeti ile ticaret antlaşmaları imzaladı.<br /> <br />I. İzzettin Keykavus 1220 yılında öldü.<br /> <br /> <br /><strong> KÖSEDAĞ SAVAŞI (1243)</strong><br /> <br /><strong>Yıkılış Dönemi</strong><br />Alaaddin Keykubat'ın ölümü üzerine oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev tahta geçti.<br />Asya'da başlayan Moğol istilası birçok Türkmen boyunun Anadolu'ya göç etmesine neden oldu.<br />Baba İshak, 1240 tarihinde devlete karşı ayaklandı.<br />1242 yılında Moğollar, Anadolu'ya girdi.<br />1243 yılında Kösedağ Savaşı'nda Selçuklular yenildi.<br />II. Gıyaseddin'in ölümü üzerine Rükneddin Kılıç Aslan tahta geçti.<br />Memlük hükümdarı Baybars Anadolu'yu Moğol baskısından kurtarmak için Anadolu'ya gelerek Moğolları yenilgiye uğrattı.<br /> <br /><strong>ANADOLU SELÇUKLU BEYLİKLERİ</strong><br />Anadolu Selçuklu Devleti’nin 1243 Kösedağ Savaşı’nda yenilmesi ve gerileme dönemine girmesiyle, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde beylikler kurulmuştur. Bu beylikler genellikle birbirinden bağımsız olarak kurulmuşlardır.<br />Anadolu’da kurulan bu beylikler, Moğolların Anadolu’yu işgal etmesiyle ortaya çıkan otorite boşluğunu doldurmak için çalışmışlardır.<br />Bu beylikler Anadolu Türk birliğini sağlamaya çalışmışlardır. Bu beylikler Moğollar ve Bizans Devleti ile savaşmışlardır.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>ANADOLU TÜRK BEYLİKLERİ</strong><br />OSMANOĞULLARI: 1299 tarihinde, Osman Bey tarafından Söğüt ve Domaniç çevresinde kurulmuştur. Kurulan Türk beylikleri içinde en uzun süre hüküm süren beyliktir. Diğer Türk beyliklerini ele geçirerek, Anadolu Türk birliğini sağlamışlardır.<br />KARAMANOĞULLARI: 1250 tarihinde Konya, Ermenek, Larende(Karaman) ve çevresinde kurulan beyliğin kurucusu Nure Sofi olarak bilinir. Beyliğin en güçlü olduğu dönem ise Mehmet Bey dönemidir. Mehmet Bey döneminde Türkçe resmi dil olarak kabul edilmiştir. Beylikler içerisinde Osmanlı Devleti’ni en fazla uğraştıran beyliktir. Anadolu(Türkiye) Selçuklu Devleti’nin tek varisi olduklarını iddia etmişlerdir. II. Bayezid döneminde 1487 tarihinde yıkılmıştır.<br />GERMİYANOĞULLARI: Kütahya merkez olmak üzere Yakup Bey tarafından kurulmuştur. Yakup Bey’in vasiyeti üzerine II: Murat zamanında Osmanlı Devleti’ne katılmıştır.<br />HAMİTOĞULLARI: Isparta ve Eğirdir çevresinde Dündar Bey tarafından kurulmuştur. 1425 tarihinde II. Murat tarafından beyliğe son verilmiştir.<br />MENTEŞEOĞULLARI: Muğla ve çevresinde Menteşe Bey tarafından kurulan beylik, 1424 tarihinde II. Murat döneminde Osmanlı hakimiyetine girmiştir.<br />CANDAROĞULLARI: Kastamonu ve Sinop’ta Şemseddin Yamancandar tarafından kurulmuştur. 1384 tarihinde iki kola ayrılan beylik, İsfendiyar oğulları Beyliği adıyla varlığını sürdürmüştür. 1461 tarihinde Fatih tarafından beylik ele geçirilmiştir.<br />AYDINOĞULLARI: Birgi, Selçuk ve Tire’de kurulmuştur. <br />DULKADİROĞULLARI: Elbistan ve Maraş çevresinde kurulmuştur.<br />SARUHANOĞULLARI: Manisa ve çevresinde kurulmuştur.<br />ERETNA BEYLİĞİ: Sivas ve çevresinde kurulmuştur.<br />KARASİOĞULLARI: Balıkesir ve çevresinde kurulmuştur.<br />KARAKOYUNLULAR: Erzurum - Musul arasında hüküm sürmüş Türk devletidir.<br />RAMAZANOĞULLARI: Adana - Maraş arasında kurulmuş bir Türk devletidir.<br />AKKOYUNLULAR: Diyarbakır başkent olarak kurulmuş bir Türk devletidir.<br /><br /><strong>MİRYOKEFALON SAVAŞI(1176)</strong><br /> <br />Anadolu Selçuklu Devleti ile Bizans arasında gerçekleşmiştir. 1071 Malazgirt Meydan Savaşı ile Anadolu'nun kapıları Türklere açılmıştı. Türkler hızlı bir şekilde Anadolu da fetihler gerçekleştiriyordu. Türklerin ilerlemesinden rahatsız olan Bizans, bu ilerlemeyi durdurmaya karar verdi. Selçuklu komutanı 2. Kılıçarslan ile Bizans hükümdarı Manuel Komnenos 1176 tarihinde Miryakefalon mevkiinde karşılaştı. 100.000 kişilik bir orduya sahip olan 2. Kılıçarslan, Bizans ordusunu Miryakefalon da sıkıştırdı. Bizans ordusu bozguna uğratıldı. Bizans hükümdarı Manuel, geri çekilmek zorunda kaldı.<br /> <br />Bu zafer Türkler için çok önemlidir. Bu zafer ile Türklerin Anadolu'dan atılamayacağı anlaşıldı. Türkler Anadolu'ya kesin olarak yerleşti.<br /><strong>HAÇLI SEFERLERİ<br /> </strong><br />Avrupa da yaşayan Hıristiyan devletlerin, Türk ve İslam ülkeleri üzerine düzenledikleri seferlerdir. Sefere katılan kişilerin üzerlerinde "haç işareti" bulunmasından dolayı haçlı seferleri denilmiştir.<br /> Haçlı Orduları, Türk ve İslam ülkeleri üzerine 8 haçlı seferi yapmışlardır. Bu seferlerden ilk 4 tanesi Anadolu üzerinden, sonraki 4 seferde deniz yoluyla gerçekleştirilmiştir.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>HAÇLI SEFERLERİNİN SEBEPLERİ</strong><br /><strong>1- Ekonomik Sebepler</strong><br />a) Fakir Avrupalıların, İslam ülkelerinin zenginliklerini elde etme düşüncesi.<br />b) Türk ve İslam devletlerinin elinde bulunan önemli ticaret yollarını ele geçirme düşüncesi.<br />c) Avrupa da baş gösteren işsizlik sorunu.<br /><strong>2- Siyasal Sebepler</strong><br />a) Türklerin Anadolu'daki ilerlemeleri.<br />b) Bizans'ın, Türklere karşı Avrupa'dan yardım istemesi.<br />c) Avrupa da, macera arayan bir sınıfın ortaya çıkması.<br /><strong>3- Dini Sebepler</strong><br />a) Müslümanların elinde bulunan Kudüs, Antakya, İskenderiye gibi kutsal şehirlerin alınmak istenmesi.<br />b) Kluni tarikatının faaliyetleri.<br />c) Papanın, Hıristiyanları Müslümanlara karşı kışkırtması.<br />d) Hıristiyanlığı yayma düşüncesi.<br /><br /><strong>HAÇLI SEFERLERİNİN SONUÇLARI</strong><br /><strong>1- Ekonomik Sonuçları</strong><br />— Akdeniz limanları önem kazandı. Ticaret gelişti.<br />— Anadolu yakılıp, yıkıldı, büyük zararlara uğradı.<br />— Venedikliler bu seferler sonunda zenginleştiler.<br /><br /><strong>2- Siyasal Sonuçları</strong><br />— Derebeylik rejimi güç kaybetti.<br />— Merkezi krallıklar güçlendi.<br />- Türklerin Avrupa'ya geçişleri ve İstanbul'un Fethi 200 yıl gecikti.<br />—Türklerin İslâm dünyası üzerindeki etkinlikleri arttı.<br /><br /><strong>3- Dini Sonuçları</strong><br />—Papa ve Din adamlarının otoriteleri sarsıldı. İlerideki Reform hareketlerine<br />Zemin hazırladı.<br />—Kudüs’ü geri alamadılar (Amaçları gerçekleş¬medi).<br />4- Kültürel Sonuçları<br />- Kâğıt, pusula, barut, matbaa gibi uygarlık değerleri Avrupa'ya taşındı.<br />—Arap rakamlar, logaritma, cebir, satranç Haçlı Seferleri sonucunda Avru¬pa'ya geçti.<br />—Bu taşınan değerler ve bilgiler ilerideki aydın¬lanma çağına zemin hazırlamıştır.<br /> <br /><br /><strong> OSMANLI DEVLETİ’NİN KURULUŞU</strong><br /><br /> Kayı boyuna ait Ertuğrul Gazi yönetimindeki aşiret Anadolu Selçukluları zamanında Ankara dolaylarına yerleştirilmişlerdi. Sonraki süreçte Osman Bey idaresindeki Kayı Türkleri Eskişehir ve Söğüt çevresine yerleştiler.<br />Osman Gazi Karaca hisar İnegöl Yenişehir ve Bilecik yörelerini fethedince çevredeki Bizans tekfurları ordu kurdular Bu ordu, Osman Gazi idaresindeki birlikler tarafından Koyunhisar (Bafeon) Savaşında yenilgiye uğratıldı (1302). Böylece Osmanlılar ilk zaferlerini kazandılar.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>Orhan Gazi Dönemi (1324–1362)</strong><br />1.Bursa fethedildi ve başkent yapıldı.<br />2.İznik'in fethine girişildi. Bunu önlemek isteyen Bizans kralının kurduğu ordu Maltepe (Pelekonon) Savaşında yenilgiye uğratıldı (1329). Böylece Osmanlılar, Bizans devletiyle doğrudan yaptıkları bu savaşı kazandılar. Savaştan sonra İznik başkent yapıldı.<br />3.Bizansta taht kavgasına giren Kantakuze'ne yardım edildi. Bu yardım karşılığında Gelibolu’daki Çimpe Kalesi kazanıldı. Gelibolu’nun fethine girişildi. Kazanılan Tekirdağ dolaylarına Anadolu'dan getirilen Türkler yerleştirildi.<br />4.Karesi Beyliğine son verildi. Rumeli’ye geçiş yolu Çimpe kalesiyle birlikte açılmış oldu.<br />5.Divan teşkilâtı kuruldu. Yaya ve Müsellem (atlı) askerlerden ilk düzenli ordu kuruldu. Böylece beylikten devlete geçiş sağlandı.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>I. Murat Dönemi (1362–1389)</strong><br />1.Karamanlıların kışkırtması nedeniyle Ankara'yı idrelerine alan Ahilerden Ankara geri alındı.<br />2.Rumeli'de yapılan Sazlıdere Savaşı kazanıldı. Bundan sonra Edirne fethedildi (1363)<br />3.Papalık Edirne'nin fethine tepki olarak propaganda yaptı Bunun sonucu balkanlı uluslar Haçlı Ordusu kurdular. Haçlılar Sırpsındığı Savaşında yenilgiye uğratıldı (1364).<br />4.Sırpların kurduğu haçlı ordusu Çirmen Savaşında yenilgiye uğratıldı. (1371)<br />5.Hamitoğulları Beyliğinden Toprak satın alındı.<br />6.Karamanlılar, Osmanlıların Anadolu’ya yönelmesine karşı çıktılar Osmanlıların yaptıkları savaşla karamanlılara üstünlüklerini kabul ettirdiler.<br />7.Balkanlarda bir Osmanlı akıncı birliği Ploşnik Savaşında yenilgiye uğratıldı. Bundan yararlanan Sırplar Osmanlıları Balkanlardan atmak için birleşik Haçlı ordusu kurdular. I. Murat, bu haçlı ordusunu I. Kosova Savaşında yenilgiye uğrattı (1389) Ancak Savaş sonunda I. Murat bir Sırplının saldırısıyla öldü.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>Yıldırım Beyazıt Dönemi (1389–1402)</strong><br />1.I. Murat'ın kararı üzerine hükümdar oldu. Taht kavgasına gireceğinden şüphelendiği kardeşi Yakup'u öldürttü.<br />2.Karamanlılar dâhil Batı Anadolu'daki beyliklere son verdi. Böylece büyük ölçüde siyasi birliği sağladı.<br />3.İstanbul'u ilk kez kuşattı. Bunun üzerine Batı Avrupa uluslarının katılımıyla büyük bir Haçlı ordusu kuruldu. Yıldırım Beyazıt bu orduyu Niğbolu Savaşında yendi (1396).<br />4.Yıldırım Beyazıt Bizans'ı ikinci kez kuşattı. Karadenizden Bizans'a gelecek yardımları önlemek için Anadolu Hisarını (Güzelce Hisarı) yaptırdı. Kuşatma sürerken Doğu Anadolu'da Timur tehlikesi belirdi. Bunun üzerine Bizans'la anlaşma yapılarak kuşatma kaldırıldı. Bu anlaşmaya göre:<br /><br />a)Bizans yıllık vergi verecek.<br />b)İstanbul’da bir Müslüman Mahallesi kurulacak<br />c)Haliç'e bir Osmanlı birliği yerleştirilecek.<br /><strong>Ankara Savaşı (1402)</strong><br /><strong><br />Nedenleri</strong><br />1.Timur'a topraklarını kaptıran Karakoyunlu ve Celayir hükümdarlarının Osmanlı Devleti'ne sığınmaları Timur'un bunları kendisine teslim edilmesini istemesi.<br />2.Yıldırım Beyazıt'ın, beyliklerine son verdiği Anadolu beylerinin Timur'dan yardım istemeleri.<br />3.Timur'un, kendi üstünlüğünün tanınmasını istemesi.<br />Ankara Savaşını Timur kazandı.<br />Sonuçlar<br />1.Anadolu'da siyasi birlik bozuldu. Bu durum savaşın en önemli sonucudur. Çünkü beylikler yeniden kurulmuştur.<br />2.Yıldırım Beyazıt öldü ve oğulları arasında taht kavgaları başladı.<br />3.Yıldırımın oğulları arasındaki taht kavgası döneminde (fetret devrinde) devlet dağılma tehlikesi geçirdi. 11 yıl süren bu kavgayı Çelebi Mehmet kazanmıştır.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>Çelebi Mehmet Dönemi (1413–1421)</strong><br />1.Bozulan devlet kurumlarını yeniden sağlamlaştırdı. Anadolu'da otoriteyi yeniden sağladı. Böylece devleti dağılmaktan kurtardı. Bu çalışmalarından dolayı Çelebi Mehmet devletin ikinci kurucusu sayılmıştır.<br />2.Ege denizinde Venediklilere ait Adalardan Anadolu kıyılarına saldırılar oldu. Bundan dolayı Venediklilerle ilk büyük deniz savaşı yapıldı. Osmanlının deniz gücü zayıftı. Osmanlılar yenildi. Bizans'ın araya girmesiyle anlaşma yapıldı.<br />3.Fetret dönemindeki siyasi ve sosyal sorunları gerekçe gösteren Şeyh Bedrettin isyan çıkardı. Rumeli de çıkan bu isyan bastırıldı. (1420)<br />4.Timur'un Semerkant'a götürdüğü Mustafa Çelebi geri dönerek taht kavgasına girdi. Mücadeleyi kaybedince Bizans'a sığındı. Bu kişinin gerçek Şehzade Mustafa Çelebi olmadığı iddia edildi. Bundan dolayı bu olaya "Düzmece Mustafa Olayı" denilmiştir.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>II. Murat Dönemi (1421–1451)</strong><br />1.Bizans Devleti Mustafa Çelebi'nin başlattığı taht kavgasını yeniden destekledi. II. Murat bu mücadeleyi kazandı. Mustafa Çelebi öldürüldü.<br />2.Karaman ve Germiyan Beyleri Osmanlının otoritesini sarsmak için II. Muratın kardeşi Şehzade Mustafa'yı taht kavgasına sürüklediler. II. Murat bu mücadeleyi kazandı.<br />3.Osmanlı orduları Balkanlarda Macarlarla yaptıkları savaşları kaybettiler. Bunun üzerine II. Murat barış istedi. Macarlarla Edirne Segedin Anlaşması imzalandı (1444). Anlaşmaya göre<br />a)10 yıl savaş olmayacak.<br />b)Tuna sınır sayılacak.<br />4.II. Murat iktidarı küçük yaştaki II. Mehmet’e bıraktı. Ancak devlet adamları arasında sorunlar çıktı. Macarlar anlaşmayı bozdular. II. Murat yeniden padişahlığa geldi. Macarlar Varna Savaşında yenilgiye uğratıldı (1444).<br />5.II. Murat iktidarı tekrar bıraktı. Yine aynı sorunlar çıktı. II. Murat tekrar padişahlığa geldi. Macarların yönetimindeki haçlı ordusunu II. Kosova Savaşında yenilgiye uğrattı (1448). Balkanlı uluslar bir daha saldırı düzenlemediler. Böylece Osmanlıların Balkanlara yerleşmesi kesinleşmiştir<br /><strong>"BİR RÜYADAN DOĞAN DEVLET: OSMANLILAR"</strong><br /> Osman Bey sık sık Şeyh Edebalı'nın ziyaretine gider öğütlerini dinlerdi. Misafir olarak kaldığı bir gecede gördüğü rüya şöyle idi. Şey Edebalı'nın koynundan çıkan bir ay geldi kendi koynuna girdi. Göğsünden bir ağaç bitti. Öylesine büyük bir ağaç oldu ki dalları gökleri, kökleri tüm dünyaya sardı. Gölgesi bütün yeryüzünü tuttu. İnsanlar o ağacın gölgesinde toplandılar. Ulu dağlara ve dağların eteğinden çıkan coşkun sulara hep o ağaç gölge etti.<br /> Osman Bey rüyasını Şeyh Edebalı'ya anlatır. Edebalı rüyayı şöyle yorumlar:"Oğul Osman, Hak Teala sana ve soyuna hükümranlık verdi mübarek olsun, kızım Malhun Hatun senin helâlin olsun."der. Edebalı’nın bu yorumu üzerine Osman Gazi Malhun Hatun(Rabia Bala Hatun)ile evlenir.<br /> Bu rüyadan doğan Osmanlı Devleti tam 6 asır Devlet-i Muazzama olarak üç kıt'a da hüküm sürdü. Osman Gazi'nin soyundan gelen Padişahlardan bazıları 50 yıl bazıları birkaç ay Tahtta kaldı. Büyük bir devlet kuran Osman Gazi öldüğünde kendisinden geriye şahsi mirası olarak bir atı bir kılıcı bir çizme ve birde çadırı<br /><strong>ŞEYH EDEBALI'NIN OSMAN GAZİ'YE NASİHATİ</strong><br /> <br />Oğul,<br />İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar<br />Akşam ezanında ölürler.<br /> <br />Avun oğlum avun,<br />Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın<br />Ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen<br />Öfken ve nefsin bir olup aklını yener,<br />Sabah rüzgârlarında savrulur gidersin.<br /> <br />Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın.<br />Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir.<br />Bütün fethedilmeyen gizemler, bilinmeyenler,<br />Görülmeyenler,<br />Ancak senin erdemlerinle<br />Gün ışığına çıkacaklar.<br /> <br />Ananı-atanı say. Bereket büyüklerle beraberdir.<br />Bu dünya inancını kaybedersen<br />Yeşilken çorak olur, çöllere dönersin.<br />Açık sözlü ol.<br />Her sözü üstüne alma, gördün söyleme, bildin bilme.<br />Sevildiğin yere sık gidip gelme.<br />Kalkar itibarın, muhabbet olmaz.<br />Üç kişiye acı:<br />Cahiller arasındaki âlime,<br />Zenginken fakir düşene,<br />Hatırlı iken itibarını kaybedene.<br />Unutma ki! Yüksekte yer tutanlar<br />Aşağıdakiler kadar emniyette değildir.<br /> <br />Haklı olduğunda mücadeleden korkma.<br />Bilesin ki atın iyisine doru,<br />Yiğidin iyisine deli derler... <br /><br /><strong>OSMANLI DEVLET YÖNETİMİ</strong><br /> <br />Osmanlı Devleti'nde yönetim;<br />1- Merkez Yönetimi<br />2- Taşra Yönetimi<br />Olmak üzere ikiye ayrılırdı.<br />1- Merkez Yönetimi:<br />Divan: Din ve devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı en yüksek kuruldur.<br /><strong>Divan Üyeleri:</strong><br /><em>Padişah başkanlığında;<br />a) Vezir-i Âzam (Sadrazam)<br />b) Vezirler<br />c) Nişancı<br />ç) Kazasker<br />d) Defterdar<br />e) Şeyhülislam<br />f) Kaptan-ı Derya</em><br /> <br /> <br /><strong>OSMANLI TOPLUM YAPISI</strong><br />Osmanlı Devleti'nde halk; Askerler ve Reaya diye ikiye ayrılırdı.<br />1- Askerler: Devlet ileri gelenleri, askerler, memurlardan oluşan, devlet işleriyle ilgilenen kişilerdir.<br />2- Reaya: Köylüler, zanaatkârlar, tüccarlardan oluşan halk grubudur. Müslüman ve Gayri Müslim halk reayayı oluştururdu. Köyde yaşayanlar tarım ve hayvancılıkla, şehirde yaşayanlar ise zanaat ve ticaretle uğraşırdı.<br /><br /><strong>OSMANLI DEVLETİ'NDE ORDU SİSTEMİ</strong><br />Osmanlı Devleti 1299–1922 tarihleri arasında yaklaşık 623 yıl hüküm sürmüş güçlü bir devlettir. Bu kadar uzun süre Üç kıtaya hâkim olmasının sebepleri arasında birçok sebep vardır. Bu sebeplerin en önemlilerinden birisi de güçlü bir orduya ve askeri sisteme sahip olmasıdır.<br />Osmanlı Devleti'nde ilk askeri teşkilat, Orhan Bey zamanında kurulmuştur. Orhan Bey'den itibaren güçlenen Osmanlı ordusu kara ve denizde güçlenerek, başarılar kazanmıştır.<br />Osmanlı kara ordusu, Kapıkulu Askerleri, Eyalet Askerleri ve Yardımcı Kuvvetlerden oluşmaktaydı.<br />Osmanlı ordusunun belkemiği sayılan Yeniçeri Ocağı, I. Murat zamanında kurulmuştur. Bu ocak, Osmanlı Devleti'nin kuruluş ve yükselme dönemlerinde çok önemli başarı elde etmiştir. Duraklama döneminde bozulmaya başlayan bu ocak, Osmanlı Devleti için sorun oluşturunca II. Mahmut tarafından 1826 tarihinde kaldırılmış, yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye isminde yeni bir ordu kurulmuştur.<br /> <br /><strong>OSMANLI ORDUSU</strong><br /> <br /><strong>1- Kara Kuvvetleri </strong> <br />A) Eyalet Askerleri<br />a) Tımarlı Sipahiler<br />Tımarlı Sipahiler, Eyalet askerlerinin dolayısıyla Osmanlı Ordusu'nun en önemli kesimiydi. Tımarlı sipahiler Türklerden oluşurdu. Tımarlı sipahiler tımar sahiplerinden ve bunların beslemekle yükümlü oldukları askerlerden meydana gelirdi. Bir seferden 2-3 ay önce tımarlı sipahilere hazır olmaları emredilirdi. Bütün sipahilerin sefere katılması zorunluydu. Sipahilerin subaylarına Alaybeyi denirdi. Her alaybeyi 1000 sipahiyi kumanda ederdi. Silahları kılıç, ok-kalkan, mızrak idi. Her sipahiye bir de at verilirdi. Başlarında miğfer üstlerinde zırh bulunurdu. Tımarlı sipahiler atlı olduğundan hızlı hareket edebilirlerdi. Bu nedenle düşmanı çember içine almak ve kaçan düşmanı kovalamak onların göreviydi. Akıncılar sınır boylarında oturur, seferde ordunun güvenliğini sağlardı. Bir kaç dil bilen tımarlı sipahiler istihbarat görevi yaparlardı. Barış zamanında ise düşman topraklarına akınlar düzenlenirdi. Ayrıca onların eğittiği askerlere cebelü denirdi.<br />b) Azaplar<br />Anadolu beyliklerinde, donanma hizmetinde kullanılan asker. Osmanlı teşkilatında hafif yaya askeri. Azab, Arapçada evli olmayan, bekâr erkek demektir. Yaya azabları, harp vukuunda, ihtiyaca göre 20 veya 30 haneden bir kişi alınmak suretiyle toplanırdı. Diğer haneler de, seçilen bu azabların masraf ve iaşelerini karşılamakla mükellef tutulurdu. Askerden kaçmaması için, her azabın bir kefili vardı. Kaçtığı takdirde masraf bu kişiden alınırdı. Azablar, vergiden muaftılar. Kara savaşlarında düşmanın ilk saldırısını karşılamak, azabların vazifesiydi. Düşmanı ilk önce ok yağmuruna tutan Azablar, göğüs göğse harbe girdiklerinde, belli bir plan dâhilinde iki yana açılırlar ve düşmanı topçu kuvvetleri ile karşı karşıya bırakırlardı. İşte bu anda Osmanlı topçusunun seri atışı sonunda, düşmana öldürücü darbe indirilmiş olurdu.<br /><strong>c) Akıncılar</strong><br />Akıncılar Osmanlı Devleti askeri teşkilatında sınır bölgelerinde, düşman memleketlerine ani baskınlar tertipleyerek yıpratma harekatında bulunan hafif süvari gruplarına verilen isim. Akıncılar, bazılarının zannettikleri gibi yağma gayesiyle düşman içine giren ve hayatlarını talanla kazanan askeri bir birlik değildi. Akıncıların vazifeleri, akın yapmakla kalmayıp, aynı zamanda düşmanın durumunu, yolları ve kuvveti hakkında bilgi toplamak gibi istihbarat görevini de yerine getirirlerdi. Bu görevlerini esasa bağlayan kanunları vardı. Akıncılık, babadan oğula geçerdi ve yalnızca Türklere has askeri bir sınıftı. Bunlar, şimdiki askeri teşkilattaki komando birliklerine benzetilebilir.<br />B) Kapıkulu Askerleri<br />a) Kapıkulu Piyadeleri<br />a1) Acemi Ocağı<br />a2) Yeniçeri Ocağı<br />a3) Topçu Ocağı<br />a4) Top Arabacıları Ocağı<br />a5) Lağımcı Ocağı<br />b) Kapıkulu Süvarileri<br />b1) Sipahi<br />b2) Silahtar<br />b3) Sağ Garipler<br />b4) Sol Garipler<br />b5) Sağ Ulufeciler<br />b6) Sol Ulufeciler<br />C) Yardımcı Kuvvetler<br /><strong> <br />2- Deniz Kuvvetleri</strong><br /> <br />Deniz Kuvveti İle İlgili Kavramlar<br />Kaptan-ı Derya: Deniz Komutanı<br />Levent: Deniz Askeri<br />Reisler: Küçük tekne kaptanıdır.<br />Forsalar: Osmanlı askeri sınıfı.<br />Tayfalar: Osmanlı askeri sınıfı.<br /><strong> <br /><br />OSMANLI DEVLETİ'NDE TOPRAK YÖNETİMİ</strong><br />Osmanlı Devleti'nde toprakların tamamına yakını devletin malı sayılırdı. Devlet, toprakları işlenmesi karşılığı halka vermişti. Halk bu toprakları eker - biçer gelirinden devlete vergi verirdi. Devlet, toprağın işlenmesini denetler ve toprak boş kalmazdı. Toprağını boş bırakanlardan alınır ve başkasına verilirdi. Böylece üretim devam ederdi.<br /><em>Osmanlı Toprak Sistemi<br />1- Devlete Ait Topraklar(Miri Arazi):<br />a) Has<br />b) Zeamet<br />c) Tımar<br />2- Mülk Topraklar: Hizmetlerinde başarı gösteren kişilere verilen, babadan oğula geçebilen topraklardır.<br />3- Vakıf Topraklar:</em> Geliri hastane, camii, medrese gibi kurumlara bırakılan topraklardır.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>OSMANLI DEVLETİ'NDE DİN VE İNANIŞ</strong><br />Osmanlı Devleti topraklarında din olarak İslamiyet benimsenmiştir. Osmanlı padişahları da İslamiyet'i din olarak seçmiş ve İslam'ın getirdiği kurallara harfiyen uymuşlardır. Osmanlı padişahları İslamiyet'i yaymayı kendilerine vazife bilmişler ve yaptıkları seferler sonunda ele geçirdikleri yerlerde İslamiyet'in yayılması için çalışmışlardır.<br />Osmanlı Devleti'nde kanunlar belirlenip, uygulanırken Kuran ve Hadis temel kaynak olarak belirlenmiş ve Şer'i Hukuk ile Örfi Hukuk birlikte uygulanmıştır.<br />Osmanlı Devlet yönetiminde, yapılacak bir işin, alınacak bir kanunun, İslam Dini'ne uygunluğunu "Şeyhülislam(Müftü)" denetler ve "Fetva" ismi verilen kararı verirdi. II. Murat döneminde kurulan Şeyhülislamlık makamının ilk Şeyhülislamı Molla Şemseddin Fenari'dir.<br />Osmanlı Devleti'nin kuruluşunun ilk yıllarından itibaren İslamiyet'in yayılması için Ahilik, Babailik, Mevlevilik gibi tarikatlar büyük rol oynamışlardır.<br />Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferi'nden sonra Halifelik Osmanlı Devleti'ne geçmiştir. Osmanlı Devleti, bu olaydan sonra İslam'ın koruyuculuğunu üstlenmiştir. <br />Osmanlı Devleti'nde din ve inanış çok önemli bir kavramdı. Ülke de çeşitli dinlere inanan insanlar, toplumlar, milletler bulunmaktaydı. İslamiyet başta olmak üzere, Hıristiyanlık, Musevilik gibi dinlere inanan insanlar, dini yönden serbestlik içindeydi. Hiç kimseye, dininden dolayı ayrım yapılmaz, herkes kanun önünde eşit sayılırdı.<br /> <br /> <strong>OSMANLI YENİ BAŞKENTİNDE<br /> İSTANBUL’UN FETHİ<br /> (29 MAYIS 1453)</strong><br /><br /><strong>İSTANBUL'UN FETHİ, NEDENLERİ VE SONUÇLARI</strong><br /><br />II. Murat'ın ölümünden sonra, yerine oğlu II. Mehmet (Fatih) ikinci defa Osmanlı tahtına çıktı.<br /><br />II. Mehmet devletin iç ve dış güvenliğinin sağlanması, Balkanlardaki ilerlemenin devamı için İstanbul’un mutlaka alınması gerektiğine inanıyordu. Bu nedenle hükümdar olduktan hemen sonra İstanbul’un fethi için hazırlanmaya başladı.<br /><br />İstanbul’un Fethinin Nedenleri<br /><br />1. Osmanlı Devleti'nin Rumeli ve Anadolu'daki topraklarını birleştirme düşüncesi,<br /><br />2. Bizans'ın, Avrupa'yı Türklere karşı her fırsatta kışkırtması ve Haçlı seferlerinin düzenlenmesine yol açması,<br /><br />3. Bizans'ın, Anadolu beyliklerini Osmanlı Devleti'ne karşı kışkırtması. Osmanlı şehzadelerini isyan etmeleri için kışkırtması. Bu nedenle Anadolu Türk siyasal birliği ve Osmanlı Devleti'nin güvenliği açısından tehdit oluşturması,<br /><br />4. Bizans'ın konumundan dolayı, Türk ordularının Rumeli'den Anadolu'ya, Anadolu'dan Rumeli'ye geçerken çeşitli zorluklarla karşılaşması,<br /><br />5. Ekonomik yönden gelişmek isteyen Osmanlı Devleti'nin İstanbul'u alarak kara ve deniz ticaret yollarına egemen olmak istemesi,<br /><br />6. İstanbul'un alınması durumunda, Avrupa devletlerinin Türkleri Balkanlardan atma ümidinin kırılacak olması.<br /><br />Kısaca; II. Mehmet, Batı dünyasına üstünlük sağlamak, Anadolu ve Rumeli topraklarının güvenliğini ve bütünlüğünü sağlamak, İslam dünyasında itibar kazanmak, Türk ekonomisini canlandırmak gibi amaçlarla İstanbul'un fethi için hazırlıklara başladı.<br /><br />7. Hz. Muhammed’in İstanbul hakkındaki hadisi.<br /><br /><br />Fetih için Yapılan Hazırlıklar<br /><br />II. Mehmet padişah olduktan hemen sonra, İstanbul'un fethi için hazırlıklara başladı. İstanbul tarih boyunca birçok kez değişik milletler tarafından kuşatılmış fakat alınamamıştır. (Avarlar, Araplar ve Bulgarlar gibi). Osmanlı hükümdarlarından; Yıldırım Beyazıt, Musa Çelebi ve II. Murat’ta şehri kuşatmış fakat alamamışlardı. Bütün bunları dikkate alan II. Mehmet, şehrin fethi için gereken planları hazırladı.<br /><br />II. Mehmet'in fetih için yaptığı hazırlıklar<br /><br />1. Bizans'a, Karadeniz'den gelecek yardımları engellemek ve kuşatma sırasında üs olarak kullanılmak üzere Yıldırım Beyazıt zamanında yapılmış olan Anadolu Hisarı'nın (Güzelce Hisar) karşısına Rumeli Hisarı'nı (Boğazkesen) yaptırıldı.<br /><br />2. Boğazlardan gelebilecek yardımları engellemek ve İstanbul'u denizden de kuşatmak amacıyla 400 parçalık büyük bir donanma kuruldu.<br /><br />3. Bizans'ın, İstanbul çevresindeki kaleleri ele geçirildi.<br /><br />4. Surların üzerinden aşırtma gülleler atacak havan topları yapıldı.<br /><br />5. Edirne'de, İstanbul surlarını yıkmak için büyük toplar döktürdü. Bu topların planlarını Fatih'in kendisi çizdi.<br /><br />6. Surlara yaklaşmayı ve tırmanmayı kolaylaştırmak amacıyla tekerlekli kuleler yaptırıldı.<br /><br />7. Kuşatma sırasında sınırların güvenliği için Macaristan, Sırbistan, Eflak, Venedik ve Karamanoğulları’yla barış anlaşmaları yapıldı.<br /><br />8. Avrupa'dan gelebilecek yardımları önlemek için Balkanlara ordu gönderildi.<br /><br />Bizans'ın Savunma Hazırlıkları<br /><br />Osmanlı Devleti'nin hazırlıklarını gören Bizans imparatoru Kostantin;<br /><br />• Haliç’ten gelebilecek Türk saldırılarına karşı Haliç’in ağzını zincirle kapattı.<br /><br />• Surları ve kaleleri tamir ettirdi. Halktan bir kısmını askere aldı.<br /><br />• Halkı silahlandırdı.<br /><br />• Avrupa devletlerinden yardım istedi.<br /><br />• Bizanslıların en önemli silahlarından biri de hem karada hem de suda yanabilen Grejuva ateşiydi.<br /><br />İstanbul'un Kuşatılması ve Fethi<br /> <br />Hazırlıklarını tamamlayan II. Mehmet, 5 Nisan 1453’te İstanbul önlerine geldi. Şehri karadan ve denizden kuşattı. Bizans imparatoru, Osmanlıların İstanbul'u savaşsız terk etmeleri teklifini kabul etmedi.<br /><br />6 Nisan 1453'ten itibaren İstanbul kuşatması ve taraflar arasında çatışmalar başladı. 21–22 Nisan gecesinde 72 parçalık Osmanlı donanması kızaklardan kaydırılarak Haliç'e indirildi. Bu durum Bizans’ın işini zorlaştırdı. 53 gün süren kuşatma, 29 Mayıs 1453'te şehrin düşmesiyle sona erdi.<br /><br /><strong>İstanbul'un Fethinin Sonuçları</strong><br /><br />İstanbul'un fethi hem Türk hem de dünya tarihi açısından önemli sonuçlara yol açtı.<br /><br />Bu sonuçlar;<br /><br />. İstanbul yeni başkent oldu.<br /><br />• Bizans imparatorluğu sona erdi.<br /><br />• Avrupa, Türklere karşı Hıristiyanlığın doğu kalesi olan İstanbul’u kaybetti. Böylece Osmanlı Devleti Avrupa'ya karşı siyası bir üstünlük kazanmış oldu.<br /><br />• Osmanlı Devleti'nin Rumeli ve Anadolu toprakları arasında bütünlük sağlandı.<br /><br />• Avrupalıların, Türkleri Balkanlardan çıkarma ümidi kalmadı. Türkler için Balkanlarda daha güvenle yerleşme imkânı doğdu.<br /><br /><br />• Türk ordularının doğuda ve batıda daha güvenle ilerlemesi sağlandı.<br /><br />• Osmanlı Devleti'nin başkenti Edirne'den İstanbul’a taşındı.<br /><br />• II. Mehmet Fatih unvanını aldı.<br /><br />• Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Devri sona ererek Yükselme Devri başladı.<br /><br />• Osmanlıların İslam dünyasında saygınlığı arttı.<br /><br />• Hıristiyanlığın Ortodoks Mezhebi (Ortodoks Patrikliği) Osmanlı himayesine alınarak din ve vicdan özgürlüğü sağlandı.<br /><br />• Karadeniz ile Akdeniz arasındaki ticaret yolunun denetimi, Türklerin eline geçti. Böylece Osmanlı ekonomisi güçlendi. Türk deniz ticareti gelişti.<br /><br />• Ticaret yollarının Türklerin eline geçmesi üzerine Avrupalılar doğuya giden yeni yollar aramaya başladı. Avrupalıların doğu ülkelerine giden yeni yol arayışları Coğrafi Keşiflere neden oldu.<br /> <br />Orta Çağ sona erip Yeni Çağ başladı.<br /><br />Büyük topların, surları yıktığı görüldü. Topun savaşlardaki önemi arttı. Bu durum, Avrupa'da feodalite rejiminin yıkılmasını kralların güçlenmesini sağladı.<br /><br /><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/947-icatlar-buluslar.html" style="color: #309cbf;">İcatlar ve Buluşlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/848-osmanli-devletinin-kurulus-donemi.html">Osmanlı Devletinin Kuruluş Dönemi</a></p>
<p><a class="category" href="http://www.aygunhoca.com/cografi-haritalar/112-meb-astetat-seti-haritalari.html">Meb Asetat Seti Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/52-7-snf-sosyal-bilgiler-sorular/1095-7-sosyal-bilgiler-genel-tekrar-yazili-sorulari.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler 500 Soruluk Tüm Konular Genel Tekrar ve Yazılı Soruları (Bölüm 1)</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/52-7-snf-sosyal-bilgiler-sorular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Soruları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/1145-7-sinif-sosyal-bilgiler-ders-notlari.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler Tüm Konular Ders Notları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih Notları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/100-osmanli-imparatorlugu-haritalari.html">Osmanlı imparatorluğu Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/102-turkiye-selcuklu-devleti-haritalar.html">Türkiye Selçuklu Devleti Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/86-1-dunya-savasi-haritalari.html">1.Dünya Savaşı Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari.html">Dünya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar.html" title="Coğrafya Haritaları">Coğrafya Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/77-turkiye-bolgeler-haritalar.html">Türkiye Bölgeler Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/137-7-sinif-sosyal-bilgiler-performans-odevleri.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler Performans Ödevleri</a></p>7.Sınıf Sosyal Bilgiler 1.Ünite İletişim ve İnsan İlişkileri Ders Notları2010-08-21T18:50:12Z2010-08-21T18:50:12Zhttp://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/1643-7-sinif-sosyalbilgiler-1-unite-iletisim-insan-iliskileri-notlari.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><strong>İLETİŞİM<br /><br />• İLETİŞİM NEDİR? VE İLETİŞİM ÇATIŞMALARI </strong> <br />Bu yazımızda; iletişim nedir ve iletişim yolları nasıldır, iletişim türleri ve de iletişim çatışmalarını incelemeye çalışacağız.<br />İletişim şöyle tanımlanmaktadır: Düşünce ve görüşlerin sözlü olarak karşılıklı alışverişidir. Başka bir tanıma göre; Bizim başkalarını başkalarınındı bizi anlaması süreci olarak tanımlanmaktadır. Doğan Cüceloğlu ise; “iletişim iki birim arasında bir biriyle ilişkili mesaj alışverişidir” şeklinde açıklamıştır. Birim kelimesi insanı, hayvanı ya da makineleri kapsamaktadır. İletişim sadece insana özgü bir olay değildir.<br /><strong>İNSANLARDA İLETİŞİM</strong><br />İnsan, jest ve mimikleri kullanan gelişmiş refleks ve içgüdülerinin yanısıra dilide içine alan çok karmaşık öğrenilmiş davranışlarla iletişim yapan yegane varlıktır. Davranışlar doğuştan gelen gelip geçici ve öğrenilmiş olarak üçe ayrılır. Öğrenilmiş davranışlar bireylerin toplum içinde doğduktan sonra iç ve dış çevrelerinden gelen uyarıcılarla iletişimini etkileşim sonucu edindikleri nisbeten kalıcı davranışlardır. Bunlar ikiye ayrılır:<br />a) Toplumca arzu edilen davranışlar, b) Toplumca arzu edilmeyen davranışlar.<br />Toplumca arzu edilen davranışlarda da uyum gösterme isteği söz konusudur.<br />İnsan etkileşim dinamiğini açıklamada beş temel varsayım öne sürülmektedir:<br />1) İletişim kuramamak imkânsızdır. Hiçbir şey yapmamak dahi anlamlı bir mesaj oluşturur ve iletişime girer.<br />2) İletişimin içerik ve ilişki düzeyleri vardır. İlişki düzeyi içerik düzeyine anlam verir. Kişi öğretmeninden kalem isterken farklı, arkadaşından isterken farklı cümleler kuracaktır. İkisinde de anlam içerik aynıdır.<br />3) Mesaj alışverişindeki dizinsel yapı anlamı oluşturur. Kurulan cümlede yükleme en yakın kelime vurgulanmak isteniyor demektir.<br />4) Mesajlar sözlü ve sözsüz olarak iki tiptir. İçerik iletişiminde sözlü mesajlar ilişkiyle ilgili tutum ve tercihlerde anlatımda ise sözsüz mesajlar etkili olurlar. Mantıksal mesajlar sözlü, duygusal mesajlar sözsüz olurlar.<br />5) İletişimi kuran kişiler eşit veya eşit olmayan ilişki içindedir.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>İLETİŞİM TÜRLERİ VE ÇATIŞMALAR</strong><br />1) Kişi içi iletişim ve çatışma: Bir insanın düşünmesini, duygulanmasını, kişisel ihtiyaçlarının farkına varmasını içgözlem yapmasını, rüya görerek kendi içinden mesaj almasını ya da kendine sorular sorarak bunlara cevaplar üretmesini bir iç iletişim olarak görebiliriz. İki insan arasında gerçekleşen iletişim benzeri tek bir insan içinde de gerçekleşebilir. Mesaj üretmekle yorumlamak kişi içi iletişimdir. Kişi içi çatışmalarda iki grupta toplanabilir:<br />Bilinç dışında baskıda tutulan çatışmalar ve bilişsel çatışmalar.<br />2) Kişiler arası iletişim. Mesaj gönderenin başka, gönderilenin başka insanlardan oluştuğu iletişimdir. Mekân ve zaman birliği olmalıdır.<br />Kişiler arası iletişim sözlü ve sözsüz olarak ikiye ayrılır. Sözlü iletişim dil ve dilötesi şeklinde olur. Sözsüz iletişim yüz ve beden bedensel temas, mekân kullanımı şeklinde olur.<br />3) Örgüt içi iletişim ve çatışma: Örgüt içinde görev alan kişilerin önceden tanımlanmış bir takım rollere girerek hiyerarşik bir düzen içinde bu rollerinin gereğini yerine getirerek, iletişimde bulunmaları örgüt içi iletişime girer. Örgüt içi çatışmalar ise genelde rol çatışmaları ve alt üst ilişkilerinden doğar. Kendi yönetiminde olmayan bir personel ya da birimi bir yönetici kendi hizmetinde esas sorumludan gereken izni almadan kullanması ilgili kişiyi hiçe saymak ya sa o kişiyi tanımamaktır. Böyle bir durumda yapılan işler ve birbirine karışmakta ve esas yapılması gereken iş aksamaktadır. Aynı zamanda fikri alınmayan yönetici bir çatışma yaşamaktadır. Ve bu çatışmayı farklı şekillerde dışada yansıta bilmektedir.<br />4) Kitle iletişimi ve çatışma: Bir takım bilgilerin sembollerin, bir takım hedefler tarafından üretilmesi geniş insan topluluklarına iletilmesi ve bu insanlar tarafından yorumlanması sürecine kitle iletişimi denir. Kaynak ve hedef arasındaki kanallara ise kitle iletişim araçları denir.<br />İletişim çatışmalarını farklı bir açıdan ise söyle açıklamaktayız:<br />1) Aktif çatışma. Burada düşünülen şu olmaktadır. “Kötü adam ne söylerse kötüdür.” Karşı karşıya gelinen kişilerin birbirilerinden hoşlanmamaları, birbirilerine kızmaları durumunda aktif çatışma ortaya çıkar.<br />2) Pasif çatışma: Küsler diyaloğu olarakta anılır. Burada insanlar herhangi bir sebepten ötürü örneğin, çekindikleri için veya kötü oldukları için ilişki kurmaktan çekinirler. Yani birlikte yaşayan insanların birbirleriyle iletişim kurmamaları bir tür çatışmadır.<br />3) Var oluş çatışması: Ben sandım ki! Bir insan karşısındakinin sözlerini yanlış anlarsa ya da onun sözleriyle ilgisi olmayan bir mesaj verirse bu duruma var oluş çatışması adı verilir.<br />4) Tümden reddetme: Eğer bir kişi kendisine yöneltilen mesajı tümüyle reddeder tamamen aksi görüş sunarsa tümden reddetme çatışması sergilenmiş olur.<br />5) Ön yargılı çatışma: ya da ben kararımı çoktan verdim: Bu tür çatışmada kişiler belli bir konuda tartışmaya başlamadan önce o konuda bir önyargı, bir peşin hüküm edinmişlerdir. Tartışma sırasında ısrarla bu önyargılarını savunurlar. Tartışma onların başlangıçta sabit olan fikirlerini herhangi bir şekilde etkilemez.<br />6) Yoğunluk çatışması: ya da Haklısın ama: İki kişinin görüşleri arasında kısmen uyuşma olması halinde yoğunluk çatışması oluşur.<br />7) Kısmi algılama çatışması: ya da Bunuda mı demiştin: Eğer bir kişi karşısındaki kaynaktan kendisine gönderilen mesajlardan ancak bir kısmını algılar diğerlerini algılamazsa bu durumda kısmi algılama çatışması ortaya çıkar.<br />Alı koyma çatışması: ya da Anlatamadım galiba: Bu çatışmada kişi karşısındaki kaynaktan kendisine gönderilen mesajı tam olarak anlar fakat üçüncü kişiye tam doğru olarak iletemez. Aktarmayı eksik ya da çarptırarak gerçekleştirir.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>KİŞİLER ARASI İLETİŞİM ÇATIŞMALARININ NEDENLERİ</strong><br />1) Bilişsel: Gördüklerimizi, işittiklerimizi zihnimizde bunlara verdiğimiz anlamları, unuttuklarımızı, hazırladıklarımız, kendimiz ve çevremize ve düşünceler şemalar kuracağımız iletişimleri büyük ölçüde etkiler.<br />2) Algı: Algı duyu organlarının beynimize ulaşan verilerinin örgütlenmesi, yorumlanması, anlamlandırılması sürecine verilen addır. Algıda oluşacak bir bozukluk iletişim çatışmalarında önemli bir rol oynamaktadır.<br />3) Duygu: Vücutta gözlenen değişikliklerle tanımlanır. Bireyin içinde bulunduğu duygu durumuna göre iletişimi sağlıklı kurabilir ya da kuramaz. Çünkü duyguları kişiyi olaylara karşı nasıl bakacağını büyük ölçüde belirlemektedir.<br />4) Bilinç dışı: İnsanların bilinç dışlarında bulunan duygular, çatışmalar, bunlar görünürdeki kişi davranışlarını duygularını düşüncelerini yönlendirir.<br />5) İhtiyaçlar: İnsanlarla kurulan ilişkilerin ve yaratacağımız çalışmaların niteliğini belirleyen ihtiyaçlarımızdır.<br />6) İletişim becerisi: İnsanlar iletişim sırasında yaptıkları hataları gösterir, nasıl iletişim kurması konusunda bilgi verirsek, iletişim çatışmalarına girme olasılını önleriz. Uygun eğitim verilmesi halinde kişiler karşılarındaki insanların duygusal durumlarını, içerisinde bulundukları durumları daha iyi anlayabilmektedirler.<br />7) Kişisel faktörler: Cinsiyet, fiziksel görünüm, tutumlar. Burada iletişime geçilen insanların bulundukları konum büyük önem taşımaktadır. Örneğin görme engelli bir insanla konuşurken ya da bir şey tanıtırken insanlar bu insanlarla herhangi bir göz teması olmadığı için seslerini yükselterek konuşmakta, görme engelli kişinin sağından solundan çekiştirmektedir.<br />Kültürel faktörler: Kurallar, dil, din. İçinde yaşanılan toplumun ortaya koyduğu kurallar büyük iletişim çatışmalarına yol açmaktadır. Görmeyenlerin henüz eğitilmedikleri dönemde hafızlık yaparak geçimlerini sağlarlarmış bu söylence günümüzde eğitiminin son noktasına yaklaşmış insanlara seslenirken “hafız” diye seslenilmekte ve bir genelleme yapılarak görmeyenin ayırt edici özelliklileri bir kenara bırakılarak işin sadece dinsel kısmı vurgulanmaktadır.<br />9) Roller: Grup içinde belli bir pozisyonda bulunan kişilerden beklenen davranışlara rol adı verilir. Mesleki ve sosyal roller olarak ikiye ayrılır.<br />10) Sosyal ve fiziksel çevre: Farklı ortamlarda olayları farklı algılar farklı tepkilerde bulunuruz.<br />11) Mesajın niteliği: Kişiler kendilerine ulaşan bir mesajın kapsamına karşı olduklarında sırf bu büzden mesaj gönderenle çatışmaya başlayabilirler. Mesajla mesaj getiren kişiyi birbiriyle karıştırmamalıyız.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>İNSAN İLETİŞİMİNDEKİ DÖNEMLER</strong><br />1) Ana rahmindeki dönem: Doğmadan önceki 40 hafta. Gerek zigot gerekse fetüs halindeyken halindeyken bile çocuğun ana karnındayken çevresiyle iletişimde bulunmaktadır. Bu sırada çocuk, annenin yaşantılarından doğrudan doğruya veya dolaylı olarak etkilenir. Bu dönemde kişi içi iletişimin gelişmemiş hali egemendir.<br />2) Yeni doğmuşluk dönemi: Doğuştan sonraki ilk 12 haftadır. Çocuk bu devrede dokunma, duyma, görmeyle ilgili uyarıcılara cevap vermeyi öğrenir. Kişi içi iletişimi etkili olarak devam eder ve gelişir.<br />3) Bebeklik dönemi: 3–24 aylar. Baş, göz, el, gövde, parmak hareketlerinde gelişmeler devam eder. Yirmi dört’üncü ay içinde konuşma yoluyla iletişim başlar.<br />4) İlk çocukluk dönemi: 2-5’inci yıllar. Bu dönemde bireyler arası iletişim gelişir. Ancak burada daha çok ana baba, yakın akrabalarla bu ilişki oluşur.<br />5) İkinci çocukluk dönemi: 6-18’inci yıllar. Karşı cinsten kimselerle bir şeyler ve bireyler arası iletişim gelişir. Ayrıca grupların üyeleriyle iletişim başlar.<br />6) Yetişkinliğin ilk dönemi: 19-30’uncu yıllar. Bu dönemde her türlü karmaşık iletişim çeşitleri gelişmiştir. Birey içinde değişik roller alma ve çeşitli kurallara uyma zorunluluğundadır. Bu dönemde kendinden yukarı yaşlarla iletişim egemendir.<br />7) Yetişkinliğin orta dönemi: 30-45’inci yıllar. Kendinden küçüklerle ve çocuklarla iletişimin en ileri olduğu dönemdir. Duygulanıcı ve iletici rolünden daha büyük sorumluluklar almaya geçiş dönemidir.<br />Yetişkinliğin son dönemi: 45-60’ıncı yıllar. Bilgi edinme ve öğrenmenin yerine bilgi verme, öğretme, yönetme, hükmetme geçiş yaşanmaktadır. Bireylerin karar verici gruplar halinde içinde bulunduğu dönemdir.<br />9) Emeklilik dönemi: 65-80’inci yıllar. İktidarı terk etme ve karar vericilikten çekilme dönemidir. Hayatın sonuyla ilgili filozofik düşüncelerin geliştirildiği dönemdir. Olayların bütün olarak ele alındığı ve değerlendirildiği dönemdir.<br />10) Yaşlılık dönemi: 80 yıldan sonrası. Bu dönemde özellikle ilk anılara önem vererek geçmişte olanlar düşünülür.<br />11) Bu yazımızda iletişim nedir ve iletişim çatışmaları nedir genel hatlarıyla bakmaya çalıştık. Gelecek sayımızda görme engelli ve iletişim başlıklı bir yazıyla kendi dünyamıza daha yakından bakacağız. Sözlerimi bitirirken şunları söylemek istiyorum; karşınızdaki kişi kim olursa olsun, hakkında bir yargıya varmadan onu iyi anlayalım ve çok boyutlu düşünmeyi ihmal etmiyelim. Kısacası karşıdaki insanın ayakkabılarını giyerek birde o taraftan bakalım. İşte o zaman dünyaya ve insanlara bakışımız değişik bir boyut kazanacaktır.<br />Evlilikte iletişim, aile içi iletişim, arkadaşlıklarda iletişim<br />Evlilikle birlikte kişilerin yaşamlarında birçok değişiklikler olmaktadır. Evlilik yaşantısıyla bekârlık rollerinden evlilik rollerine geçilmektedir. Aile yaşamının temelini eşler arasındaki etkileşim ve iletişim oluşturmaktadır. Eşler duygusal olarak birbirlerine bağlıdır. Aynı evi paylaşırlar ve alınan kararlarda birlikte sorumluluk alırlar. Doğal olarak evli çiftlerin arasında çeşitli nedenlerle sorumlulukların paylaşılması, çocukların yetiştirilmesi vb. sorunlarda ortaya çıkabilmektedir. Evlilikte ortaya çıkan sorunların yoğunluğu evlilik süresine ve kişilerin kişilik özelliklerine göre farklılıklar göstermektedir. Mutlu eşler birbirleriyle daha çok konuşmaktalar ve iletişim kanallarını açık tutmakta daha fazla çaba göstermektedirler. Mutsuz çiftler ise; birbirleriyle konuşmak için daha az zaman ayırmakta ve aralarında çıkan sorunları çözmek yerine daha çok kaçmayı tercih etmişlerdir. Mutsuz çiftlerde oluşan boşanmaların en başta gelen sebebi ise çiftler arasında yetersiz iletişim ve sorunları yerinde çözememek gelmektedir.<br />Evlilikte iletişim ve evlilik doyumu arasında neden sonuç ilişkisinden daha çok karşılıklı bir ilişki söz konusudur. Evlilik doyumu iletişimi, iletişim de evlilik doyumunu etkilemektedir. Dolaysıyla olabildiği kadar açık bir şekilde birbirilerinin duygularını paylaşmanın, eşlerin duygularının ve şikâyetlerinin dinlenmesinin, empatik olmanın yani karşınızdaki insanın duygularını anlamanın, saygılı bir şekilde davranmanın evlilik doyumunu olumlu olarak etkilemektedir.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>AİLE İÇİ İLETİŞİM</strong><br />İki birim arasında birbirine ilişkin mesaj alış-verişi diye tanımlanan iletişimin kurulamaması, duyguların bastırılması ve sorunların çözümlenememesi anlamına gelir ki böyle bir aile ortamı psikolojik açıdan sağlıksızdır. Çocukluğunda sabit ve köklü adetlere göre yetiştirilmiş ana babalar, çocukları bir problemle karşılaştıklarında kendi ana babalarına takındıkları tutumları benimserler. Bundan daha iyi bir yolu öğrenmeye fırsatları olmadığından kendi ana babalarının yapmış oldukları hataları tekrarlarlar. Anne babalarından öğüt işitmiş olanlar kendi çocuklarına da aynı şekilde nasihat etmeye ve onların problemini çözmede bu şekilde yardımcı olmaya eğilimlidirler. Ana babaların çocuklarına karşı iletişim biçimlerini gözden geçirdiğimizde ana babaların problemi olan çocuklarına karşı davranışları dinlemek değil, konuşmak, öğüt vermek şeklinde olduğunu görmekteyiz. Bu ana babalar çocuğu bir şeyler söyleme gereği duyarlar. Etkili ana baba olmanın amacı ana babaların biraz susup dinlemeyi öğrenmeleridir. Kendisinin dinlendiğini hisseden çocuk daha sağlıklı ve kendine güvenli yetişilecektir.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>AİLE İÇİ İLETİŞİM VE ARKADAŞLARLA İLETİŞİM</strong><br />Aileye ilişkin pek çok özellik arkadaşlığı da etkilemektedir. Ana babanın varlığı, yokluğu, kardeşlerin cinsiyeti, annenin çalışıp çalışmaması gibi özellikler arkadaşlıkların üzerinde etkili olmaktadır. Ayrıca aile bozulmalarının, aile içi çatışmaların arkadaşlıkları olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Arkadaşlar konusunda anababanın güç uygulayıcı tavrı açıklama yapmamayla birlikte görüldüğü zaman gencin arkadaşlıklarında önemli zedelenmeler görülmekte, yani reddedici ve baskıcı ana baba tutumları arkadaşlıklara müdahale ettiklerinde sonuç yıkıcı olmaktadır. Çocuklukta ya da gençlik döneminde arkadaşlarınca kabul edilen çocuklar ilerde daha başarılı olmakta ve kendilerine olan güvenleri daha çok olmaktadır. Tabii ki çocuğumuzun seçtiği arkadaşlar hakkında bilgi edinmek en doğal hakkımızdır. Ancak bu bilgi edinme süresince çocuğu ya da genci incitmemeye özen göstermemiz gerekmektedir. Arkadaşlık ederek, ikna ederek yapılan ana baba davranışları, çocuğun ana babasının isteklerine uyum göstermesine, tehdit ederek ve sevgi esirgeyerek yapılan ana baba davranışlarının çocuğun ana babasının isteklerine uyum göstermemesine ya da ana baba varken isteklere uymasına yokken yine kendi bildiği gibi yapmasına neden olmaktadır.<br />Arkadaşlık ilişkilerinde sağlıklı bir iletişim kurabilmek için şu durumlar önem taşımaktadır:<br />Fiziksel yakınlık, fiziksel görünüş, kişisel benzerlik veya tamamlayıcılık, karşılıklı olumlu yaklaşım. Fiziksel yakınlık arkadaşlık kurulabilmesi için gereken şartların başında gelir. Her şeyden önce kişilerin birbirilerini görüp, hissedebilecek, konuşmalarına izin verecek olanakların olabilmesi için belli bir fiziksel yakınlığa ihtiyaç vardır. Fiziksel görünüş ikinci sırada yer almaktadır. Çünkü kişi yeni tanıştığı bir grup insan arasından ilk olarak görünüşünden hoşlandığı kişilerle arkadaş olmak ister. Kişisel benzerlik arkadaşlığın kurulmasında ve sürdürülmesinde önemli bir unsurdur. Çünkü benzerlik kişiye yaşam tarzının ve düşüncelerinin doğru olduğu izlenimini verir. Karşılaştığı bir problemde kendisi gibi olanların onu daha iyi anlayacağını düşünür. Ama bu durum her zaman olumlu sonuçlar doğurmayabilir.<br />Kişiler sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeleri için kesinlikle iletişim kurmaları gereklidir. İletişimi engellenmiş insanlar da daha önceden görülmemiş psiko-patolojik hastalıklar görülmektedir.<br />Sonuç olarak şunları söylemek istiyorum. Öncelikle yaşadığımızı fark etmemiz gerekmektedir. Acaba geri kalan günlerimizi mi tamamlıyoruz yoksa insanlık için bir şeyler yapmak için mi yaşıyoruz. Bu sorulara yanıt vermek öyle düşünüldüğü gibi kolay değil. Örneğin bir deneme yapalım. Şu anda bir şeyler düşünün ve lütfen bu düşünme sırasında okumayı durdurun.<br />Evet, yeniden merhaba. Eğer yanılmıyorsam büyük bir çoğunluğumuz ya geçmişteki güzel bir anı veya hoş olmayan bir anı düşündük. Ya da gelecekte neler yapacağımızı, tatilde nere gideceğimizi, ay sonunu nasıl getireceğimizi düşündük. Ancak şu an ben yaşıyorum ve mutluyum diyebilen kaç kişi oldu bilemiyorum. Eğer dediyseniz ne mutlu size. Çünkü anın tadını çıkarıp bir takım isteklerimizi ertelemeden yaşamak ya da onları bir düzene sokmak kendimizle olan iletişimizi daha sağlıklı kılacak ve hayata bağlılığımızı daha da artıracaktır. Bir sabah kalkınca önce kendinize sonra odanıza daha sonra evdekilere merhaba demeyi esirgemeyin. Sokağa çıktığınızda ağaçlara, ilk karşılaştığınıza merhaba demeyi esirgemeyin. Siz bu cömertliği gösterirseniz inanın o gün sizin için daha çekilir ve yaşanası bir hale gelir.<br />Bütün güzelliklere kocaman bir merhaba…<br /><br />Evlilikte iletişim, aile içi iletişim, arkadaşlıklarda iletişim<br />Evlilikle birlikte kişilerin yaşamlarında birçok değişiklikler olmaktadır. Evlilik yaşantısıyla bekârlık rollerinden evlilik rollerine geçilmektedir. Aile yaşamının temelini eşler arasındaki etkileşim ve iletişim oluşturmaktadır. Eşler duygusal olarak birbirlerine bağlıdır. Aynı evi paylaşırlar ve alınan kararlarda birlikte sorumluluk alırlar. Doğal olarak evli çiftlerin arasında çeşitli nedenlerle sorumlulukların paylaşılması, çocukların yetiştirilmesi vb. sorunlarda ortaya çıkabilmektedir. Evlilikte ortaya çıkan sorunların yoğunluğu evlilik süresine ve kişilerin kişilik özelliklerine göre farklılıklar göstermektedir. Mutlu eşler birbirleriyle daha çok konuşmaktalar ve iletişim kanallarını açık tutmakta daha fazla çaba göstermektedirler. Mutsuz çiftler ise; birbirleriyle konuşmak için daha az zaman ayırmakta ve aralarında çıkan sorunları çözmek yerine daha çok kaçmayı tercih etmişlerdir. Mutsuz çiftlerde oluşan boşanmaların en başta gelen sebebi ise çiftler arasında yetersiz iletişim ve sorunları yerinde çözememek gelmektedir.<br /><strong><br /></strong>Ayrıca Bakınız</p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/947-icatlar-buluslar.html" style="color: #309cbf;">İcatlar ve Buluşlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/848-osmanli-devletinin-kurulus-donemi.html">Osmanlı Devletinin Kuruluş Dönemi</a></p>
<p><a class="category" href="http://www.aygunhoca.com/cografi-haritalar/112-meb-astetat-seti-haritalari.html">Meb Asetat Seti Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/52-7-snf-sosyal-bilgiler-sorular/1095-7-sosyal-bilgiler-genel-tekrar-yazili-sorulari.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler 500 Soruluk Tüm Konular Genel Tekrar ve Yazılı Soruları (Bölüm 1)</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/52-7-snf-sosyal-bilgiler-sorular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Soruları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/1145-7-sinif-sosyal-bilgiler-ders-notlari.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler Tüm Konular Ders Notları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih Notları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/100-osmanli-imparatorlugu-haritalari.html">Osmanlı imparatorluğu Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/102-turkiye-selcuklu-devleti-haritalar.html">Türkiye Selçuklu Devleti Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/86-1-dunya-savasi-haritalari.html">1.Dünya Savaşı Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari.html">Dünya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar.html" title="Coğrafya Haritaları">Coğrafya Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/77-turkiye-bolgeler-haritalar.html">Türkiye Bölgeler Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/137-7-sinif-sosyal-bilgiler-performans-odevleri.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler Performans Ödevleri</a></p>
<p> </p><p><strong>İLETİŞİM<br /><br />• İLETİŞİM NEDİR? VE İLETİŞİM ÇATIŞMALARI </strong> <br />Bu yazımızda; iletişim nedir ve iletişim yolları nasıldır, iletişim türleri ve de iletişim çatışmalarını incelemeye çalışacağız.<br />İletişim şöyle tanımlanmaktadır: Düşünce ve görüşlerin sözlü olarak karşılıklı alışverişidir. Başka bir tanıma göre; Bizim başkalarını başkalarınındı bizi anlaması süreci olarak tanımlanmaktadır. Doğan Cüceloğlu ise; “iletişim iki birim arasında bir biriyle ilişkili mesaj alışverişidir” şeklinde açıklamıştır. Birim kelimesi insanı, hayvanı ya da makineleri kapsamaktadır. İletişim sadece insana özgü bir olay değildir.<br /><strong>İNSANLARDA İLETİŞİM</strong><br />İnsan, jest ve mimikleri kullanan gelişmiş refleks ve içgüdülerinin yanısıra dilide içine alan çok karmaşık öğrenilmiş davranışlarla iletişim yapan yegane varlıktır. Davranışlar doğuştan gelen gelip geçici ve öğrenilmiş olarak üçe ayrılır. Öğrenilmiş davranışlar bireylerin toplum içinde doğduktan sonra iç ve dış çevrelerinden gelen uyarıcılarla iletişimini etkileşim sonucu edindikleri nisbeten kalıcı davranışlardır. Bunlar ikiye ayrılır:<br />a) Toplumca arzu edilen davranışlar, b) Toplumca arzu edilmeyen davranışlar.<br />Toplumca arzu edilen davranışlarda da uyum gösterme isteği söz konusudur.<br />İnsan etkileşim dinamiğini açıklamada beş temel varsayım öne sürülmektedir:<br />1) İletişim kuramamak imkânsızdır. Hiçbir şey yapmamak dahi anlamlı bir mesaj oluşturur ve iletişime girer.<br />2) İletişimin içerik ve ilişki düzeyleri vardır. İlişki düzeyi içerik düzeyine anlam verir. Kişi öğretmeninden kalem isterken farklı, arkadaşından isterken farklı cümleler kuracaktır. İkisinde de anlam içerik aynıdır.<br />3) Mesaj alışverişindeki dizinsel yapı anlamı oluşturur. Kurulan cümlede yükleme en yakın kelime vurgulanmak isteniyor demektir.<br />4) Mesajlar sözlü ve sözsüz olarak iki tiptir. İçerik iletişiminde sözlü mesajlar ilişkiyle ilgili tutum ve tercihlerde anlatımda ise sözsüz mesajlar etkili olurlar. Mantıksal mesajlar sözlü, duygusal mesajlar sözsüz olurlar.<br />5) İletişimi kuran kişiler eşit veya eşit olmayan ilişki içindedir.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>İLETİŞİM TÜRLERİ VE ÇATIŞMALAR</strong><br />1) Kişi içi iletişim ve çatışma: Bir insanın düşünmesini, duygulanmasını, kişisel ihtiyaçlarının farkına varmasını içgözlem yapmasını, rüya görerek kendi içinden mesaj almasını ya da kendine sorular sorarak bunlara cevaplar üretmesini bir iç iletişim olarak görebiliriz. İki insan arasında gerçekleşen iletişim benzeri tek bir insan içinde de gerçekleşebilir. Mesaj üretmekle yorumlamak kişi içi iletişimdir. Kişi içi çatışmalarda iki grupta toplanabilir:<br />Bilinç dışında baskıda tutulan çatışmalar ve bilişsel çatışmalar.<br />2) Kişiler arası iletişim. Mesaj gönderenin başka, gönderilenin başka insanlardan oluştuğu iletişimdir. Mekân ve zaman birliği olmalıdır.<br />Kişiler arası iletişim sözlü ve sözsüz olarak ikiye ayrılır. Sözlü iletişim dil ve dilötesi şeklinde olur. Sözsüz iletişim yüz ve beden bedensel temas, mekân kullanımı şeklinde olur.<br />3) Örgüt içi iletişim ve çatışma: Örgüt içinde görev alan kişilerin önceden tanımlanmış bir takım rollere girerek hiyerarşik bir düzen içinde bu rollerinin gereğini yerine getirerek, iletişimde bulunmaları örgüt içi iletişime girer. Örgüt içi çatışmalar ise genelde rol çatışmaları ve alt üst ilişkilerinden doğar. Kendi yönetiminde olmayan bir personel ya da birimi bir yönetici kendi hizmetinde esas sorumludan gereken izni almadan kullanması ilgili kişiyi hiçe saymak ya sa o kişiyi tanımamaktır. Böyle bir durumda yapılan işler ve birbirine karışmakta ve esas yapılması gereken iş aksamaktadır. Aynı zamanda fikri alınmayan yönetici bir çatışma yaşamaktadır. Ve bu çatışmayı farklı şekillerde dışada yansıta bilmektedir.<br />4) Kitle iletişimi ve çatışma: Bir takım bilgilerin sembollerin, bir takım hedefler tarafından üretilmesi geniş insan topluluklarına iletilmesi ve bu insanlar tarafından yorumlanması sürecine kitle iletişimi denir. Kaynak ve hedef arasındaki kanallara ise kitle iletişim araçları denir.<br />İletişim çatışmalarını farklı bir açıdan ise söyle açıklamaktayız:<br />1) Aktif çatışma. Burada düşünülen şu olmaktadır. “Kötü adam ne söylerse kötüdür.” Karşı karşıya gelinen kişilerin birbirilerinden hoşlanmamaları, birbirilerine kızmaları durumunda aktif çatışma ortaya çıkar.<br />2) Pasif çatışma: Küsler diyaloğu olarakta anılır. Burada insanlar herhangi bir sebepten ötürü örneğin, çekindikleri için veya kötü oldukları için ilişki kurmaktan çekinirler. Yani birlikte yaşayan insanların birbirleriyle iletişim kurmamaları bir tür çatışmadır.<br />3) Var oluş çatışması: Ben sandım ki! Bir insan karşısındakinin sözlerini yanlış anlarsa ya da onun sözleriyle ilgisi olmayan bir mesaj verirse bu duruma var oluş çatışması adı verilir.<br />4) Tümden reddetme: Eğer bir kişi kendisine yöneltilen mesajı tümüyle reddeder tamamen aksi görüş sunarsa tümden reddetme çatışması sergilenmiş olur.<br />5) Ön yargılı çatışma: ya da ben kararımı çoktan verdim: Bu tür çatışmada kişiler belli bir konuda tartışmaya başlamadan önce o konuda bir önyargı, bir peşin hüküm edinmişlerdir. Tartışma sırasında ısrarla bu önyargılarını savunurlar. Tartışma onların başlangıçta sabit olan fikirlerini herhangi bir şekilde etkilemez.<br />6) Yoğunluk çatışması: ya da Haklısın ama: İki kişinin görüşleri arasında kısmen uyuşma olması halinde yoğunluk çatışması oluşur.<br />7) Kısmi algılama çatışması: ya da Bunuda mı demiştin: Eğer bir kişi karşısındaki kaynaktan kendisine gönderilen mesajlardan ancak bir kısmını algılar diğerlerini algılamazsa bu durumda kısmi algılama çatışması ortaya çıkar.<br />Alı koyma çatışması: ya da Anlatamadım galiba: Bu çatışmada kişi karşısındaki kaynaktan kendisine gönderilen mesajı tam olarak anlar fakat üçüncü kişiye tam doğru olarak iletemez. Aktarmayı eksik ya da çarptırarak gerçekleştirir.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>KİŞİLER ARASI İLETİŞİM ÇATIŞMALARININ NEDENLERİ</strong><br />1) Bilişsel: Gördüklerimizi, işittiklerimizi zihnimizde bunlara verdiğimiz anlamları, unuttuklarımızı, hazırladıklarımız, kendimiz ve çevremize ve düşünceler şemalar kuracağımız iletişimleri büyük ölçüde etkiler.<br />2) Algı: Algı duyu organlarının beynimize ulaşan verilerinin örgütlenmesi, yorumlanması, anlamlandırılması sürecine verilen addır. Algıda oluşacak bir bozukluk iletişim çatışmalarında önemli bir rol oynamaktadır.<br />3) Duygu: Vücutta gözlenen değişikliklerle tanımlanır. Bireyin içinde bulunduğu duygu durumuna göre iletişimi sağlıklı kurabilir ya da kuramaz. Çünkü duyguları kişiyi olaylara karşı nasıl bakacağını büyük ölçüde belirlemektedir.<br />4) Bilinç dışı: İnsanların bilinç dışlarında bulunan duygular, çatışmalar, bunlar görünürdeki kişi davranışlarını duygularını düşüncelerini yönlendirir.<br />5) İhtiyaçlar: İnsanlarla kurulan ilişkilerin ve yaratacağımız çalışmaların niteliğini belirleyen ihtiyaçlarımızdır.<br />6) İletişim becerisi: İnsanlar iletişim sırasında yaptıkları hataları gösterir, nasıl iletişim kurması konusunda bilgi verirsek, iletişim çatışmalarına girme olasılını önleriz. Uygun eğitim verilmesi halinde kişiler karşılarındaki insanların duygusal durumlarını, içerisinde bulundukları durumları daha iyi anlayabilmektedirler.<br />7) Kişisel faktörler: Cinsiyet, fiziksel görünüm, tutumlar. Burada iletişime geçilen insanların bulundukları konum büyük önem taşımaktadır. Örneğin görme engelli bir insanla konuşurken ya da bir şey tanıtırken insanlar bu insanlarla herhangi bir göz teması olmadığı için seslerini yükselterek konuşmakta, görme engelli kişinin sağından solundan çekiştirmektedir.<br />Kültürel faktörler: Kurallar, dil, din. İçinde yaşanılan toplumun ortaya koyduğu kurallar büyük iletişim çatışmalarına yol açmaktadır. Görmeyenlerin henüz eğitilmedikleri dönemde hafızlık yaparak geçimlerini sağlarlarmış bu söylence günümüzde eğitiminin son noktasına yaklaşmış insanlara seslenirken “hafız” diye seslenilmekte ve bir genelleme yapılarak görmeyenin ayırt edici özelliklileri bir kenara bırakılarak işin sadece dinsel kısmı vurgulanmaktadır.<br />9) Roller: Grup içinde belli bir pozisyonda bulunan kişilerden beklenen davranışlara rol adı verilir. Mesleki ve sosyal roller olarak ikiye ayrılır.<br />10) Sosyal ve fiziksel çevre: Farklı ortamlarda olayları farklı algılar farklı tepkilerde bulunuruz.<br />11) Mesajın niteliği: Kişiler kendilerine ulaşan bir mesajın kapsamına karşı olduklarında sırf bu büzden mesaj gönderenle çatışmaya başlayabilirler. Mesajla mesaj getiren kişiyi birbiriyle karıştırmamalıyız.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>İNSAN İLETİŞİMİNDEKİ DÖNEMLER</strong><br />1) Ana rahmindeki dönem: Doğmadan önceki 40 hafta. Gerek zigot gerekse fetüs halindeyken halindeyken bile çocuğun ana karnındayken çevresiyle iletişimde bulunmaktadır. Bu sırada çocuk, annenin yaşantılarından doğrudan doğruya veya dolaylı olarak etkilenir. Bu dönemde kişi içi iletişimin gelişmemiş hali egemendir.<br />2) Yeni doğmuşluk dönemi: Doğuştan sonraki ilk 12 haftadır. Çocuk bu devrede dokunma, duyma, görmeyle ilgili uyarıcılara cevap vermeyi öğrenir. Kişi içi iletişimi etkili olarak devam eder ve gelişir.<br />3) Bebeklik dönemi: 3–24 aylar. Baş, göz, el, gövde, parmak hareketlerinde gelişmeler devam eder. Yirmi dört’üncü ay içinde konuşma yoluyla iletişim başlar.<br />4) İlk çocukluk dönemi: 2-5’inci yıllar. Bu dönemde bireyler arası iletişim gelişir. Ancak burada daha çok ana baba, yakın akrabalarla bu ilişki oluşur.<br />5) İkinci çocukluk dönemi: 6-18’inci yıllar. Karşı cinsten kimselerle bir şeyler ve bireyler arası iletişim gelişir. Ayrıca grupların üyeleriyle iletişim başlar.<br />6) Yetişkinliğin ilk dönemi: 19-30’uncu yıllar. Bu dönemde her türlü karmaşık iletişim çeşitleri gelişmiştir. Birey içinde değişik roller alma ve çeşitli kurallara uyma zorunluluğundadır. Bu dönemde kendinden yukarı yaşlarla iletişim egemendir.<br />7) Yetişkinliğin orta dönemi: 30-45’inci yıllar. Kendinden küçüklerle ve çocuklarla iletişimin en ileri olduğu dönemdir. Duygulanıcı ve iletici rolünden daha büyük sorumluluklar almaya geçiş dönemidir.<br />Yetişkinliğin son dönemi: 45-60’ıncı yıllar. Bilgi edinme ve öğrenmenin yerine bilgi verme, öğretme, yönetme, hükmetme geçiş yaşanmaktadır. Bireylerin karar verici gruplar halinde içinde bulunduğu dönemdir.<br />9) Emeklilik dönemi: 65-80’inci yıllar. İktidarı terk etme ve karar vericilikten çekilme dönemidir. Hayatın sonuyla ilgili filozofik düşüncelerin geliştirildiği dönemdir. Olayların bütün olarak ele alındığı ve değerlendirildiği dönemdir.<br />10) Yaşlılık dönemi: 80 yıldan sonrası. Bu dönemde özellikle ilk anılara önem vererek geçmişte olanlar düşünülür.<br />11) Bu yazımızda iletişim nedir ve iletişim çatışmaları nedir genel hatlarıyla bakmaya çalıştık. Gelecek sayımızda görme engelli ve iletişim başlıklı bir yazıyla kendi dünyamıza daha yakından bakacağız. Sözlerimi bitirirken şunları söylemek istiyorum; karşınızdaki kişi kim olursa olsun, hakkında bir yargıya varmadan onu iyi anlayalım ve çok boyutlu düşünmeyi ihmal etmiyelim. Kısacası karşıdaki insanın ayakkabılarını giyerek birde o taraftan bakalım. İşte o zaman dünyaya ve insanlara bakışımız değişik bir boyut kazanacaktır.<br />Evlilikte iletişim, aile içi iletişim, arkadaşlıklarda iletişim<br />Evlilikle birlikte kişilerin yaşamlarında birçok değişiklikler olmaktadır. Evlilik yaşantısıyla bekârlık rollerinden evlilik rollerine geçilmektedir. Aile yaşamının temelini eşler arasındaki etkileşim ve iletişim oluşturmaktadır. Eşler duygusal olarak birbirlerine bağlıdır. Aynı evi paylaşırlar ve alınan kararlarda birlikte sorumluluk alırlar. Doğal olarak evli çiftlerin arasında çeşitli nedenlerle sorumlulukların paylaşılması, çocukların yetiştirilmesi vb. sorunlarda ortaya çıkabilmektedir. Evlilikte ortaya çıkan sorunların yoğunluğu evlilik süresine ve kişilerin kişilik özelliklerine göre farklılıklar göstermektedir. Mutlu eşler birbirleriyle daha çok konuşmaktalar ve iletişim kanallarını açık tutmakta daha fazla çaba göstermektedirler. Mutsuz çiftler ise; birbirleriyle konuşmak için daha az zaman ayırmakta ve aralarında çıkan sorunları çözmek yerine daha çok kaçmayı tercih etmişlerdir. Mutsuz çiftlerde oluşan boşanmaların en başta gelen sebebi ise çiftler arasında yetersiz iletişim ve sorunları yerinde çözememek gelmektedir.<br />Evlilikte iletişim ve evlilik doyumu arasında neden sonuç ilişkisinden daha çok karşılıklı bir ilişki söz konusudur. Evlilik doyumu iletişimi, iletişim de evlilik doyumunu etkilemektedir. Dolaysıyla olabildiği kadar açık bir şekilde birbirilerinin duygularını paylaşmanın, eşlerin duygularının ve şikâyetlerinin dinlenmesinin, empatik olmanın yani karşınızdaki insanın duygularını anlamanın, saygılı bir şekilde davranmanın evlilik doyumunu olumlu olarak etkilemektedir.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>AİLE İÇİ İLETİŞİM</strong><br />İki birim arasında birbirine ilişkin mesaj alış-verişi diye tanımlanan iletişimin kurulamaması, duyguların bastırılması ve sorunların çözümlenememesi anlamına gelir ki böyle bir aile ortamı psikolojik açıdan sağlıksızdır. Çocukluğunda sabit ve köklü adetlere göre yetiştirilmiş ana babalar, çocukları bir problemle karşılaştıklarında kendi ana babalarına takındıkları tutumları benimserler. Bundan daha iyi bir yolu öğrenmeye fırsatları olmadığından kendi ana babalarının yapmış oldukları hataları tekrarlarlar. Anne babalarından öğüt işitmiş olanlar kendi çocuklarına da aynı şekilde nasihat etmeye ve onların problemini çözmede bu şekilde yardımcı olmaya eğilimlidirler. Ana babaların çocuklarına karşı iletişim biçimlerini gözden geçirdiğimizde ana babaların problemi olan çocuklarına karşı davranışları dinlemek değil, konuşmak, öğüt vermek şeklinde olduğunu görmekteyiz. Bu ana babalar çocuğu bir şeyler söyleme gereği duyarlar. Etkili ana baba olmanın amacı ana babaların biraz susup dinlemeyi öğrenmeleridir. Kendisinin dinlendiğini hisseden çocuk daha sağlıklı ve kendine güvenli yetişilecektir.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>AİLE İÇİ İLETİŞİM VE ARKADAŞLARLA İLETİŞİM</strong><br />Aileye ilişkin pek çok özellik arkadaşlığı da etkilemektedir. Ana babanın varlığı, yokluğu, kardeşlerin cinsiyeti, annenin çalışıp çalışmaması gibi özellikler arkadaşlıkların üzerinde etkili olmaktadır. Ayrıca aile bozulmalarının, aile içi çatışmaların arkadaşlıkları olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Arkadaşlar konusunda anababanın güç uygulayıcı tavrı açıklama yapmamayla birlikte görüldüğü zaman gencin arkadaşlıklarında önemli zedelenmeler görülmekte, yani reddedici ve baskıcı ana baba tutumları arkadaşlıklara müdahale ettiklerinde sonuç yıkıcı olmaktadır. Çocuklukta ya da gençlik döneminde arkadaşlarınca kabul edilen çocuklar ilerde daha başarılı olmakta ve kendilerine olan güvenleri daha çok olmaktadır. Tabii ki çocuğumuzun seçtiği arkadaşlar hakkında bilgi edinmek en doğal hakkımızdır. Ancak bu bilgi edinme süresince çocuğu ya da genci incitmemeye özen göstermemiz gerekmektedir. Arkadaşlık ederek, ikna ederek yapılan ana baba davranışları, çocuğun ana babasının isteklerine uyum göstermesine, tehdit ederek ve sevgi esirgeyerek yapılan ana baba davranışlarının çocuğun ana babasının isteklerine uyum göstermemesine ya da ana baba varken isteklere uymasına yokken yine kendi bildiği gibi yapmasına neden olmaktadır.<br />Arkadaşlık ilişkilerinde sağlıklı bir iletişim kurabilmek için şu durumlar önem taşımaktadır:<br />Fiziksel yakınlık, fiziksel görünüş, kişisel benzerlik veya tamamlayıcılık, karşılıklı olumlu yaklaşım. Fiziksel yakınlık arkadaşlık kurulabilmesi için gereken şartların başında gelir. Her şeyden önce kişilerin birbirilerini görüp, hissedebilecek, konuşmalarına izin verecek olanakların olabilmesi için belli bir fiziksel yakınlığa ihtiyaç vardır. Fiziksel görünüş ikinci sırada yer almaktadır. Çünkü kişi yeni tanıştığı bir grup insan arasından ilk olarak görünüşünden hoşlandığı kişilerle arkadaş olmak ister. Kişisel benzerlik arkadaşlığın kurulmasında ve sürdürülmesinde önemli bir unsurdur. Çünkü benzerlik kişiye yaşam tarzının ve düşüncelerinin doğru olduğu izlenimini verir. Karşılaştığı bir problemde kendisi gibi olanların onu daha iyi anlayacağını düşünür. Ama bu durum her zaman olumlu sonuçlar doğurmayabilir.<br />Kişiler sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeleri için kesinlikle iletişim kurmaları gereklidir. İletişimi engellenmiş insanlar da daha önceden görülmemiş psiko-patolojik hastalıklar görülmektedir.<br />Sonuç olarak şunları söylemek istiyorum. Öncelikle yaşadığımızı fark etmemiz gerekmektedir. Acaba geri kalan günlerimizi mi tamamlıyoruz yoksa insanlık için bir şeyler yapmak için mi yaşıyoruz. Bu sorulara yanıt vermek öyle düşünüldüğü gibi kolay değil. Örneğin bir deneme yapalım. Şu anda bir şeyler düşünün ve lütfen bu düşünme sırasında okumayı durdurun.<br />Evet, yeniden merhaba. Eğer yanılmıyorsam büyük bir çoğunluğumuz ya geçmişteki güzel bir anı veya hoş olmayan bir anı düşündük. Ya da gelecekte neler yapacağımızı, tatilde nere gideceğimizi, ay sonunu nasıl getireceğimizi düşündük. Ancak şu an ben yaşıyorum ve mutluyum diyebilen kaç kişi oldu bilemiyorum. Eğer dediyseniz ne mutlu size. Çünkü anın tadını çıkarıp bir takım isteklerimizi ertelemeden yaşamak ya da onları bir düzene sokmak kendimizle olan iletişimizi daha sağlıklı kılacak ve hayata bağlılığımızı daha da artıracaktır. Bir sabah kalkınca önce kendinize sonra odanıza daha sonra evdekilere merhaba demeyi esirgemeyin. Sokağa çıktığınızda ağaçlara, ilk karşılaştığınıza merhaba demeyi esirgemeyin. Siz bu cömertliği gösterirseniz inanın o gün sizin için daha çekilir ve yaşanası bir hale gelir.<br />Bütün güzelliklere kocaman bir merhaba…<br /><br />Evlilikte iletişim, aile içi iletişim, arkadaşlıklarda iletişim<br />Evlilikle birlikte kişilerin yaşamlarında birçok değişiklikler olmaktadır. Evlilik yaşantısıyla bekârlık rollerinden evlilik rollerine geçilmektedir. Aile yaşamının temelini eşler arasındaki etkileşim ve iletişim oluşturmaktadır. Eşler duygusal olarak birbirlerine bağlıdır. Aynı evi paylaşırlar ve alınan kararlarda birlikte sorumluluk alırlar. Doğal olarak evli çiftlerin arasında çeşitli nedenlerle sorumlulukların paylaşılması, çocukların yetiştirilmesi vb. sorunlarda ortaya çıkabilmektedir. Evlilikte ortaya çıkan sorunların yoğunluğu evlilik süresine ve kişilerin kişilik özelliklerine göre farklılıklar göstermektedir. Mutlu eşler birbirleriyle daha çok konuşmaktalar ve iletişim kanallarını açık tutmakta daha fazla çaba göstermektedirler. Mutsuz çiftler ise; birbirleriyle konuşmak için daha az zaman ayırmakta ve aralarında çıkan sorunları çözmek yerine daha çok kaçmayı tercih etmişlerdir. Mutsuz çiftlerde oluşan boşanmaların en başta gelen sebebi ise çiftler arasında yetersiz iletişim ve sorunları yerinde çözememek gelmektedir.<br /><strong><br /></strong>Ayrıca Bakınız</p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/947-icatlar-buluslar.html" style="color: #309cbf;">İcatlar ve Buluşlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/848-osmanli-devletinin-kurulus-donemi.html">Osmanlı Devletinin Kuruluş Dönemi</a></p>
<p><a class="category" href="http://www.aygunhoca.com/cografi-haritalar/112-meb-astetat-seti-haritalari.html">Meb Asetat Seti Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/52-7-snf-sosyal-bilgiler-sorular/1095-7-sosyal-bilgiler-genel-tekrar-yazili-sorulari.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler 500 Soruluk Tüm Konular Genel Tekrar ve Yazılı Soruları (Bölüm 1)</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/52-7-snf-sosyal-bilgiler-sorular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Soruları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/1145-7-sinif-sosyal-bilgiler-ders-notlari.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler Tüm Konular Ders Notları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih Notları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/100-osmanli-imparatorlugu-haritalari.html">Osmanlı imparatorluğu Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/102-turkiye-selcuklu-devleti-haritalar.html">Türkiye Selçuklu Devleti Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/86-1-dunya-savasi-haritalari.html">1.Dünya Savaşı Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari.html">Dünya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar.html" title="Coğrafya Haritaları">Coğrafya Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/77-turkiye-bolgeler-haritalar.html">Türkiye Bölgeler Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/137-7-sinif-sosyal-bilgiler-performans-odevleri.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler Performans Ödevleri</a></p>
<p> </p>7. Sosyal Bilgiler Yaşayan Demokrasi Ünitesi Ders Notları2010-08-21T18:45:43Z2010-08-21T18:45:43Zhttp://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/1642-7-sosyal-bilgiler-yasayan-demokrasi-ders-notlari.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><strong>7. Sosyal Bilgiler Yaşayan Demokrasi Ünitesi Ders Notları</strong></p>
<p>1. İnsan nedir ve ortak nitelikleri nelerdir?<br />— Doğan büyüyen gelişen düşünen vb. şeyleri yapan varlıktır. Yardımlaşmak, dürüst olmak, insanlara saygılı olmak, insanları sevmek vb ortak niteliklerdir.<br /><br />2. Miras, ortam miras ve sanat ne demektir?<br />— bir kuşağın kendinden sonraki kuşaklara bıraktığı şeyler miras, insanlığın tarih boyunca yaparak gelecek kuşaklara bıraktıkları maddi ve manevi değerlerin tümüne ortak miras, bir duygunun ve düşüncenin yaratıcılık katılarak anlatılmasına sanat denir.<br /><br />3. Dünyaca ünlü yazarlardan Cervasten, Wictor Hugo, Montaigne, R. Nuri Güntekin, Y. Kadri Karaosmanoğlu’nun yazdığı eserler nelerdir?<br /> Cervantes: Donkişot<br /> Wictor Hugo: Sefiller <br /> Montaigne: Denemeler<br /> R. Nuri Güntekin: Çalıkuşu<br /> Y. Kadri Karaosmanoğlu: Yaban<br /><br />4. Bilim nedir? Bilinen bilim adamlarına örnek veriniz. <br />— Evreni ve evrende olanları deney ve gözleme dayanarak yapılan çalışmaya bilim denir. JJ. Rousseau Voltaire Montesguieu Arşimet <br /><br />5. Rönesans ve Reform ne demektir?<br />— Rönesans: Düşünce ve sanatta “ yeniden doğuş “ ve “ canlandırma “ anlamına gelir. Reform ise dinsel düşüncelerin akılla kontrol edilerek insan yaşamına uygun duruma getirilmesidir. <br /><br />6. Müzelere 3 tane örnek veriniz.<br />— Anadolu medeniyetler müzesi, etnografya müzesi, Ayasofya müzesi<br /><br />7. Büyük özgürlük bildirisi kaç tarihinde yapılmıştır.<br />— 1215 Magnacarta Libertatum <br /><br />8. İnsan hakları bildirisinde neler vardır?<br />— Yaşama hakkı kişi güvenliği işkence yasağı kölelik yasağı haksız tutuklanmaların önlenmesi herkesin ülkesindeki yönetime katılması genel ve eşit oy kullanılması yasalar önünde eşitlik din vicdan düşünce ve inanç özgürlüklerinin serbestlikleri vb.<br /><br />9. Kaç kuşak hak vardır? Bunlar nelerdir?<br />— 3 kuşak hak vardır. Bunlar kişisel siyasi haklar, ekonomik sosyal kültürel haklar ve dayanışma hakları <br /><br />10. Evrensellik nedir?<br />— Evrensellik dünyanın her yerinde her zaman herkes için geçerli olma özelliğidir. <br /><br />11. Evrensel ilkeler olan insan haklarının bazı özelliklerini söyleyiniz.<br />— insan hakları vazgeçilmez ve devredilmez haklardır. İnsan hakları sınırlandırılamaz. İnsan hakları ayrım gözetmeksizin bütün insanlar için onur özgürlük eşitlik adalet gibi evrensel değerlere dayanır. İnsanlara sonradan verilen haklar değildir.<br /><br />12. Davranış ilkeleri olarak insan haklarının özelliklerini söyleyiniz<br />— İnsanlar sahip olduklarını korumalı haklarının çiğnenmesine izin vermemelidir. Yasal yollardan haklar aranmalı, başkalarının haklarına saygılı olunmalı, saygı duymayanlar uyarılmalıdır.<br /><br />13. Hukuk nedir? <br />— Hukuk insanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen devlet yaptırımı ile desteklenmiş olan yasaların bütünüdür.<br /><br />14. Ahlak nedir?<br />— Bir toplumda iyi yâda kötü olarak kabul edilen davranışları belirleyen değer yargıları ve kurallar bütünüdür.<br /><br />15. Ahlaklılık nedir? Özellikleri nelerdir?<br />— Ahlaklılık toplumda geçerli ahlak kurallarına uygunluktur. Özellikleri her zaman her koşulda aynı kalır. Barış ve güvenliği sağlar ortak mirastır evrenseldir. Bütün insanlar için kabul görür.<br /><br />16. Haklara örnek veriniz.<br />- Yasama hakkı , sağlık hakkı , eğitim hakkı , çevrenin korunması vb.<br /><br />17. Özel kişi ve tüzel kişi nedir?<br />— Özel kişi hukuk kurallarına göre toplumda bir yeri ve görevi olan insandır. Tüzel kişi toplumda hukuk kurallarına göre kurulmuş vakıf dernek şirket vb. gibi kavramlar ifade eder.<br /><br />18. Özgürlük nedir?<br />— Bir toplumda başkalarına zarar vermeden her istediğini yapmaktır.<br /><br />19. Demokrasi nedir?<br />— İnsan hak ve özgürlüklerinin en iyi şekilde korunmasına olanak sağlayan yönetim biçimidir.<br /><br />20. Anayasamızda belirtilen mahkemeler nelerdir?<br />—Anayasa mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, askeri Yargıtay, askeri yüksek idari mahkemesi, uyuşmazlık mahkemeleri <br /><br />21. Telif hakkı nedir? <br />— Bir düşünce veya sanat eserini yaratan kişinin bu eser üzerindeki haklarının tümüdür. <br /><br />22. Patent hakkı nedir?<br />— Bir buluş yapan ve bu buluş üzerindeki veya yapılan bu buluşu uygulamada kullanacak kişi kurum ve kuruluşların kullanabilme hakkıdır.<br /><br />23. Dünya düşünsel mülkiyet örgütünün amaçları nelerdir?<br />— Ebedi artistik ve bilimsel eserlerin sanat yorumcularının eserlerinin ve icracı sanatçılarının eserlerinin radyo yayınlarının insan eliyle yapılan her alanda eserlerinin sanayi resim ve modellerini korumaktır.<br /><br />24. Yaşama hakkı neden en temek haktır?<br />— Yaşama hakkı olmazsa diğer hakların olmasına da gerek kalmazdı insanlar birbirlerini öldürürlerdi.<br /><br />25. Fikir ve sanat eserleri kanunun 4 temel ilkesi nedir?<br />— Eser sahibinin haklarının korunması, konunun eserden yararlanmasını sağlaması, eser sahibinin hakları ile ilgili süre, eserle ilgili yasal ve toplumsal yaptırımlar<br /><br />26. Haberleşme özgürlüğü nedir?<br />— Kişilerin yakınları özel veya devlet kuruluşlarıyla çeşitli yollarla haberleşmesi bilgi alışverişinde bulunması<br /><br />27. Toplantı hak ve özgürlükleri nelerdir?<br />— Kişilerin toplu olarak her hangi bir konuda düşüncelerini halka açıklamak için toplantı düzenlemesi veya gösteri yürüyüşünü yapmasına denir. Vatandaşların siyasi hak ve özgürlüklerin var olmasında ve kullanılmasında toplantı hak ve özgürlüğü çok önemli bir rol oynar. Gösteri yürüyüşü ve toplantı düzenlemek düşünceleri açıklamanın bir başka yoludur. İnsanlar istek ve tepkilerini bu yollarla duyurabilirler.<br /><br />28. Yasama organının görevi nedir ?<br />— Devlet ve yurttaşlar arasındaki ilişkileri düzenlemek için yasalar çıkarırlar. Bu yasaları toplum doğudan kendisi koyamaz. TBMM koyabilir. Anayasa ve yasalarında insan haklarını tanıyan koruyup gelişmesini sağlayan düzenlemelerini devlet yapar ve vatandaşların haklarını güvence altına alır.<br /><br />29. Yürütme organının görevleri nelerdir?<br />— Yürütmenin görevi meclisin çıkardığı yasaların uygulanmasıdır. Yürütmenin yetki ve görevi cumhurbaşkanı ve bakanlar kuruluna verilmiştir. İnsanların hakları ile ilgili konular olduğunda bunlar için komisyonlar kurulmuştur. Bu kurumlar kurum ve kuruluşları denetleyerek gerekli önlemleri alırlar. İdari ve mali yönden bu kurumları denetleyen Sayıştay ve Danıştay gibi birimleri vardır.<br /><br />30. Sağlık haklarının korunmasında devlete düşen görevler nelerdir?<br />— Hastalandığında bakılacak kimsesi ve ekonomik gücü olmayan vatandaşlara yardım etmek, koruyucu sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmak, bulaşıcı hastalıkları önlemek, içme suyunu hakla ucuz ve temiz şekilde vermek<br /><br />31. Cumhurbaşkanı olabilmek için neler gereklidir? <br />— Yüksekokul mezunu olmak, 40 yaşını geçmiş olmak ve TC. Vatandaşı olmak gereklidir.<br /><br />32. Basın özgürlüğü hakkında kısa bilgi veriniz.<br />- İnsanların düşünce ve görüşlerini gazete dergi kitap televizyon vb. yoluyla diğer insanlara iletmesi olayıdır. Bu yolla geniş halk kitlelerinin bilinçlendirilmesi sağlanır.<br /><br />33. Din ve vicdan nedir?<br />— Din doğaüstü güçlere çeşitli kutsal varlıklara veya tanrıya inanmak ve ibadet etmedir. Vicdan ise kişinin kendi davranışlarını değerlendirme ve kontrol etme yeteneğidir.<br /><br />34. Yerleşim ve seyahat özgürlüğünü hangi durumlarda sınırlanır?<br />— Suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu malını korumak için sınırlandırılabilir.<br /><br />35. Yurt dışına çıkma özgürlüğü hangi durumlarda sınırlandırılır.<br />— Ülkenin ekonomik durumu vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması yada kovuşturması nedeni ile sınırlandırılır.<br /><br />36. Anayasadaki zorunlu yasalar nelerdir?<br />— İlköğretim, kız ve öğrencilerin bir arada yaşaması, Arap alfabesi yerine Türk alfabesi soyadı kanunu vb.<br /><br />37. Çocuk hakları bildirgesi hangi tarihte yayınlanmıştır. Yükümlülükleri nelerdir?<br />— 20 Kasım 1959 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından benimsenmiştir. Yükümlülükleri yeterli beslenme barınma dinlenme tıbbi bakım hakkı hoşgörü barış ve evrensel kardeşlik düşüncesi içinde yetişme bedensel ve ruhsal olarak sağlıklı gelişme gibi yükümlülükleri vardır.<br /><br />38. İnsan hakları korunmazsa neler olur?<br />— Vatandaşların siyasi hak ve özgürlükleri kalmaz, özgürce mal ve mülk edinemezler, inanç ibadet ve vicdan özgürlüğü ortadan kalkar, insanın onurunu koruyan bir yaşam sağlanamaz.<br /><br />39. İnsan hakları evrensel bildirgesi hangi tarihte yayınlanmış ve yer alan ilkeler nelerdir?<br />- 10 Aralık 1948 de yayınlanmıştır. Yaşama hakkı, işkence yasağı, yasalar önüne eşitlik vb.<br /><br />40. İnsanlar haklarını nasıl korur?<br />— 3 Eylül 1953 yılında kurulan insan hakları sözleşmesine göre insan haklarını arayan Avrupa insan hakları yargı organı kuruluyor buda insanların iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra başvurulacak son noktadır.<br /><br />41. Gelişen bilim ve teknolojide ne gibi yeni haklar ortaya çıkmıştır?<br />— Çevre hakkı, barış hakkı, gelişme ve ilerleme hakkı, insanlığın ortak mirasını koruma hakkı vb.<br /><br />42. İnsan haklarının tarihsel gelişimi göz önüne alındığında kaç değişik grupta incelenir açıklayınız?<br />— 1. kuşak haklar; düşünce özgürlüğü yasalar önünde eşitlik din ve vicdan özgürlüğü 2. kuşak haklar; eğitim hakkı sağlık hakkı çalışma hakkı sosyal güvenlik hakkı 3. kuşak hakkı; barış hakkı çevre hakkı gelişme hakkı vb.<br /><br />43. Seçme ve seçilme hakkı kimlere verilmiştir?<br />— 18 yaşını dolduran her TC vatandaşı seçimlere katılabilir. Silâhaltında bulunan er ve erbaşlar ile askeri öğrenciler taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamaz.<br /><br />44. Danıştay’ın ve Sayıştay’ın görevi nedir?<br />— Sayıştay hükümeti mali yönden Danıştay ise idari yönden denetler hükümet insan haklarına ve kişi hak ve özgürlüklerine aykırı uygulamalar yaparsa vatandaşlar Sayıştay ve Danıştay denetleme kurumlarına başvurarak yanlış uygulamaların iptalini yada mağduriyet halinde tazminat ödenmesini ister.<br /><br />45. Ulusal kuruluşlara örnekler veriniz?<br />— Dünya sağlık örgütü, Birleşmiş milletler, Uluslar arası para fonu, NATO, AB vb.<br /><br />46. Dilekçe hakkında kısaca bilgi veriniz?<br />— Kişilerin kendileriyle ilgili dileklerini yâda devlet kurum ve kuruluşlarıyla ilgili istek ve şikâyetlerini ilgili kurum ve kuruluşlara iletebilmesidir. İnsanlar böylelikle haklarını arama imkânına kavuşurlar.<br /><br />47. Yüksek seçim kurulunun görevi?<br />— Yüksek seçim kurulu seçim başlayıp bitene kadar seçimin düzen içersinde yürütülmesini sağlamakta görevlidir. Yüksek seçim kurulu aleyhine başka bir makama başvurulamaz.<br /><br />48. Tema’nın görevi nedir?<br />— Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin vatandaşlara birer görevi olduğundan bu vakıf kurulmuştur.<br /><br />49. Rio ve Stockholm Beyannameleri hangi senelerde toplanmıştır?<br />— Stockholm 1972’de Birleşmiş Milletler çevre konferansıyla Rio 1992 de Rio’da çevre geliştirme zirvesi düzenlenerek yayınlanmıştır.<br /><br />50. Cekkül’ün anlamı nedir?<br />— Çevre ve kültür varlıklarını koruma vakfının kısaltılmış adıdır.</p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/947-icatlar-buluslar.html" style="color: #309cbf;">İcatlar ve Buluşlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/848-osmanli-devletinin-kurulus-donemi.html">Osmanlı Devletinin Kuruluş Dönemi</a></p>
<p><a class="category" href="http://www.aygunhoca.com/cografi-haritalar/112-meb-astetat-seti-haritalari.html">Meb Asetat Seti Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/52-7-snf-sosyal-bilgiler-sorular/1095-7-sosyal-bilgiler-genel-tekrar-yazili-sorulari.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler 500 Soruluk Tüm Konular Genel Tekrar ve Yazılı Soruları (Bölüm 1)</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/52-7-snf-sosyal-bilgiler-sorular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Soruları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/1145-7-sinif-sosyal-bilgiler-ders-notlari.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler Tüm Konular Ders Notları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih Notları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/100-osmanli-imparatorlugu-haritalari.html">Osmanlı imparatorluğu Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/102-turkiye-selcuklu-devleti-haritalar.html">Türkiye Selçuklu Devleti Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/86-1-dunya-savasi-haritalari.html">1.Dünya Savaşı Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari.html">Dünya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar.html" title="Coğrafya Haritaları">Coğrafya Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/77-turkiye-bolgeler-haritalar.html">Türkiye Bölgeler Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/137-7-sinif-sosyal-bilgiler-performans-odevleri.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler Performans Ödevleri</a></p><p><strong>7. Sosyal Bilgiler Yaşayan Demokrasi Ünitesi Ders Notları</strong></p>
<p>1. İnsan nedir ve ortak nitelikleri nelerdir?<br />— Doğan büyüyen gelişen düşünen vb. şeyleri yapan varlıktır. Yardımlaşmak, dürüst olmak, insanlara saygılı olmak, insanları sevmek vb ortak niteliklerdir.<br /><br />2. Miras, ortam miras ve sanat ne demektir?<br />— bir kuşağın kendinden sonraki kuşaklara bıraktığı şeyler miras, insanlığın tarih boyunca yaparak gelecek kuşaklara bıraktıkları maddi ve manevi değerlerin tümüne ortak miras, bir duygunun ve düşüncenin yaratıcılık katılarak anlatılmasına sanat denir.<br /><br />3. Dünyaca ünlü yazarlardan Cervasten, Wictor Hugo, Montaigne, R. Nuri Güntekin, Y. Kadri Karaosmanoğlu’nun yazdığı eserler nelerdir?<br /> Cervantes: Donkişot<br /> Wictor Hugo: Sefiller <br /> Montaigne: Denemeler<br /> R. Nuri Güntekin: Çalıkuşu<br /> Y. Kadri Karaosmanoğlu: Yaban<br /><br />4. Bilim nedir? Bilinen bilim adamlarına örnek veriniz. <br />— Evreni ve evrende olanları deney ve gözleme dayanarak yapılan çalışmaya bilim denir. JJ. Rousseau Voltaire Montesguieu Arşimet <br /><br />5. Rönesans ve Reform ne demektir?<br />— Rönesans: Düşünce ve sanatta “ yeniden doğuş “ ve “ canlandırma “ anlamına gelir. Reform ise dinsel düşüncelerin akılla kontrol edilerek insan yaşamına uygun duruma getirilmesidir. <br /><br />6. Müzelere 3 tane örnek veriniz.<br />— Anadolu medeniyetler müzesi, etnografya müzesi, Ayasofya müzesi<br /><br />7. Büyük özgürlük bildirisi kaç tarihinde yapılmıştır.<br />— 1215 Magnacarta Libertatum <br /><br />8. İnsan hakları bildirisinde neler vardır?<br />— Yaşama hakkı kişi güvenliği işkence yasağı kölelik yasağı haksız tutuklanmaların önlenmesi herkesin ülkesindeki yönetime katılması genel ve eşit oy kullanılması yasalar önünde eşitlik din vicdan düşünce ve inanç özgürlüklerinin serbestlikleri vb.<br /><br />9. Kaç kuşak hak vardır? Bunlar nelerdir?<br />— 3 kuşak hak vardır. Bunlar kişisel siyasi haklar, ekonomik sosyal kültürel haklar ve dayanışma hakları <br /><br />10. Evrensellik nedir?<br />— Evrensellik dünyanın her yerinde her zaman herkes için geçerli olma özelliğidir. <br /><br />11. Evrensel ilkeler olan insan haklarının bazı özelliklerini söyleyiniz.<br />— insan hakları vazgeçilmez ve devredilmez haklardır. İnsan hakları sınırlandırılamaz. İnsan hakları ayrım gözetmeksizin bütün insanlar için onur özgürlük eşitlik adalet gibi evrensel değerlere dayanır. İnsanlara sonradan verilen haklar değildir.<br /><br />12. Davranış ilkeleri olarak insan haklarının özelliklerini söyleyiniz<br />— İnsanlar sahip olduklarını korumalı haklarının çiğnenmesine izin vermemelidir. Yasal yollardan haklar aranmalı, başkalarının haklarına saygılı olunmalı, saygı duymayanlar uyarılmalıdır.<br /><br />13. Hukuk nedir? <br />— Hukuk insanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen devlet yaptırımı ile desteklenmiş olan yasaların bütünüdür.<br /><br />14. Ahlak nedir?<br />— Bir toplumda iyi yâda kötü olarak kabul edilen davranışları belirleyen değer yargıları ve kurallar bütünüdür.<br /><br />15. Ahlaklılık nedir? Özellikleri nelerdir?<br />— Ahlaklılık toplumda geçerli ahlak kurallarına uygunluktur. Özellikleri her zaman her koşulda aynı kalır. Barış ve güvenliği sağlar ortak mirastır evrenseldir. Bütün insanlar için kabul görür.<br /><br />16. Haklara örnek veriniz.<br />- Yasama hakkı , sağlık hakkı , eğitim hakkı , çevrenin korunması vb.<br /><br />17. Özel kişi ve tüzel kişi nedir?<br />— Özel kişi hukuk kurallarına göre toplumda bir yeri ve görevi olan insandır. Tüzel kişi toplumda hukuk kurallarına göre kurulmuş vakıf dernek şirket vb. gibi kavramlar ifade eder.<br /><br />18. Özgürlük nedir?<br />— Bir toplumda başkalarına zarar vermeden her istediğini yapmaktır.<br /><br />19. Demokrasi nedir?<br />— İnsan hak ve özgürlüklerinin en iyi şekilde korunmasına olanak sağlayan yönetim biçimidir.<br /><br />20. Anayasamızda belirtilen mahkemeler nelerdir?<br />—Anayasa mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, askeri Yargıtay, askeri yüksek idari mahkemesi, uyuşmazlık mahkemeleri <br /><br />21. Telif hakkı nedir? <br />— Bir düşünce veya sanat eserini yaratan kişinin bu eser üzerindeki haklarının tümüdür. <br /><br />22. Patent hakkı nedir?<br />— Bir buluş yapan ve bu buluş üzerindeki veya yapılan bu buluşu uygulamada kullanacak kişi kurum ve kuruluşların kullanabilme hakkıdır.<br /><br />23. Dünya düşünsel mülkiyet örgütünün amaçları nelerdir?<br />— Ebedi artistik ve bilimsel eserlerin sanat yorumcularının eserlerinin ve icracı sanatçılarının eserlerinin radyo yayınlarının insan eliyle yapılan her alanda eserlerinin sanayi resim ve modellerini korumaktır.<br /><br />24. Yaşama hakkı neden en temek haktır?<br />— Yaşama hakkı olmazsa diğer hakların olmasına da gerek kalmazdı insanlar birbirlerini öldürürlerdi.<br /><br />25. Fikir ve sanat eserleri kanunun 4 temel ilkesi nedir?<br />— Eser sahibinin haklarının korunması, konunun eserden yararlanmasını sağlaması, eser sahibinin hakları ile ilgili süre, eserle ilgili yasal ve toplumsal yaptırımlar<br /><br />26. Haberleşme özgürlüğü nedir?<br />— Kişilerin yakınları özel veya devlet kuruluşlarıyla çeşitli yollarla haberleşmesi bilgi alışverişinde bulunması<br /><br />27. Toplantı hak ve özgürlükleri nelerdir?<br />— Kişilerin toplu olarak her hangi bir konuda düşüncelerini halka açıklamak için toplantı düzenlemesi veya gösteri yürüyüşünü yapmasına denir. Vatandaşların siyasi hak ve özgürlüklerin var olmasında ve kullanılmasında toplantı hak ve özgürlüğü çok önemli bir rol oynar. Gösteri yürüyüşü ve toplantı düzenlemek düşünceleri açıklamanın bir başka yoludur. İnsanlar istek ve tepkilerini bu yollarla duyurabilirler.<br /><br />28. Yasama organının görevi nedir ?<br />— Devlet ve yurttaşlar arasındaki ilişkileri düzenlemek için yasalar çıkarırlar. Bu yasaları toplum doğudan kendisi koyamaz. TBMM koyabilir. Anayasa ve yasalarında insan haklarını tanıyan koruyup gelişmesini sağlayan düzenlemelerini devlet yapar ve vatandaşların haklarını güvence altına alır.<br /><br />29. Yürütme organının görevleri nelerdir?<br />— Yürütmenin görevi meclisin çıkardığı yasaların uygulanmasıdır. Yürütmenin yetki ve görevi cumhurbaşkanı ve bakanlar kuruluna verilmiştir. İnsanların hakları ile ilgili konular olduğunda bunlar için komisyonlar kurulmuştur. Bu kurumlar kurum ve kuruluşları denetleyerek gerekli önlemleri alırlar. İdari ve mali yönden bu kurumları denetleyen Sayıştay ve Danıştay gibi birimleri vardır.<br /><br />30. Sağlık haklarının korunmasında devlete düşen görevler nelerdir?<br />— Hastalandığında bakılacak kimsesi ve ekonomik gücü olmayan vatandaşlara yardım etmek, koruyucu sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmak, bulaşıcı hastalıkları önlemek, içme suyunu hakla ucuz ve temiz şekilde vermek<br /><br />31. Cumhurbaşkanı olabilmek için neler gereklidir? <br />— Yüksekokul mezunu olmak, 40 yaşını geçmiş olmak ve TC. Vatandaşı olmak gereklidir.<br /><br />32. Basın özgürlüğü hakkında kısa bilgi veriniz.<br />- İnsanların düşünce ve görüşlerini gazete dergi kitap televizyon vb. yoluyla diğer insanlara iletmesi olayıdır. Bu yolla geniş halk kitlelerinin bilinçlendirilmesi sağlanır.<br /><br />33. Din ve vicdan nedir?<br />— Din doğaüstü güçlere çeşitli kutsal varlıklara veya tanrıya inanmak ve ibadet etmedir. Vicdan ise kişinin kendi davranışlarını değerlendirme ve kontrol etme yeteneğidir.<br /><br />34. Yerleşim ve seyahat özgürlüğünü hangi durumlarda sınırlanır?<br />— Suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu malını korumak için sınırlandırılabilir.<br /><br />35. Yurt dışına çıkma özgürlüğü hangi durumlarda sınırlandırılır.<br />— Ülkenin ekonomik durumu vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması yada kovuşturması nedeni ile sınırlandırılır.<br /><br />36. Anayasadaki zorunlu yasalar nelerdir?<br />— İlköğretim, kız ve öğrencilerin bir arada yaşaması, Arap alfabesi yerine Türk alfabesi soyadı kanunu vb.<br /><br />37. Çocuk hakları bildirgesi hangi tarihte yayınlanmıştır. Yükümlülükleri nelerdir?<br />— 20 Kasım 1959 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından benimsenmiştir. Yükümlülükleri yeterli beslenme barınma dinlenme tıbbi bakım hakkı hoşgörü barış ve evrensel kardeşlik düşüncesi içinde yetişme bedensel ve ruhsal olarak sağlıklı gelişme gibi yükümlülükleri vardır.<br /><br />38. İnsan hakları korunmazsa neler olur?<br />— Vatandaşların siyasi hak ve özgürlükleri kalmaz, özgürce mal ve mülk edinemezler, inanç ibadet ve vicdan özgürlüğü ortadan kalkar, insanın onurunu koruyan bir yaşam sağlanamaz.<br /><br />39. İnsan hakları evrensel bildirgesi hangi tarihte yayınlanmış ve yer alan ilkeler nelerdir?<br />- 10 Aralık 1948 de yayınlanmıştır. Yaşama hakkı, işkence yasağı, yasalar önüne eşitlik vb.<br /><br />40. İnsanlar haklarını nasıl korur?<br />— 3 Eylül 1953 yılında kurulan insan hakları sözleşmesine göre insan haklarını arayan Avrupa insan hakları yargı organı kuruluyor buda insanların iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra başvurulacak son noktadır.<br /><br />41. Gelişen bilim ve teknolojide ne gibi yeni haklar ortaya çıkmıştır?<br />— Çevre hakkı, barış hakkı, gelişme ve ilerleme hakkı, insanlığın ortak mirasını koruma hakkı vb.<br /><br />42. İnsan haklarının tarihsel gelişimi göz önüne alındığında kaç değişik grupta incelenir açıklayınız?<br />— 1. kuşak haklar; düşünce özgürlüğü yasalar önünde eşitlik din ve vicdan özgürlüğü 2. kuşak haklar; eğitim hakkı sağlık hakkı çalışma hakkı sosyal güvenlik hakkı 3. kuşak hakkı; barış hakkı çevre hakkı gelişme hakkı vb.<br /><br />43. Seçme ve seçilme hakkı kimlere verilmiştir?<br />— 18 yaşını dolduran her TC vatandaşı seçimlere katılabilir. Silâhaltında bulunan er ve erbaşlar ile askeri öğrenciler taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamaz.<br /><br />44. Danıştay’ın ve Sayıştay’ın görevi nedir?<br />— Sayıştay hükümeti mali yönden Danıştay ise idari yönden denetler hükümet insan haklarına ve kişi hak ve özgürlüklerine aykırı uygulamalar yaparsa vatandaşlar Sayıştay ve Danıştay denetleme kurumlarına başvurarak yanlış uygulamaların iptalini yada mağduriyet halinde tazminat ödenmesini ister.<br /><br />45. Ulusal kuruluşlara örnekler veriniz?<br />— Dünya sağlık örgütü, Birleşmiş milletler, Uluslar arası para fonu, NATO, AB vb.<br /><br />46. Dilekçe hakkında kısaca bilgi veriniz?<br />— Kişilerin kendileriyle ilgili dileklerini yâda devlet kurum ve kuruluşlarıyla ilgili istek ve şikâyetlerini ilgili kurum ve kuruluşlara iletebilmesidir. İnsanlar böylelikle haklarını arama imkânına kavuşurlar.<br /><br />47. Yüksek seçim kurulunun görevi?<br />— Yüksek seçim kurulu seçim başlayıp bitene kadar seçimin düzen içersinde yürütülmesini sağlamakta görevlidir. Yüksek seçim kurulu aleyhine başka bir makama başvurulamaz.<br /><br />48. Tema’nın görevi nedir?<br />— Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin vatandaşlara birer görevi olduğundan bu vakıf kurulmuştur.<br /><br />49. Rio ve Stockholm Beyannameleri hangi senelerde toplanmıştır?<br />— Stockholm 1972’de Birleşmiş Milletler çevre konferansıyla Rio 1992 de Rio’da çevre geliştirme zirvesi düzenlenerek yayınlanmıştır.<br /><br />50. Cekkül’ün anlamı nedir?<br />— Çevre ve kültür varlıklarını koruma vakfının kısaltılmış adıdır.</p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/947-icatlar-buluslar.html" style="color: #309cbf;">İcatlar ve Buluşlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/848-osmanli-devletinin-kurulus-donemi.html">Osmanlı Devletinin Kuruluş Dönemi</a></p>
<p><a class="category" href="http://www.aygunhoca.com/cografi-haritalar/112-meb-astetat-seti-haritalari.html">Meb Asetat Seti Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/52-7-snf-sosyal-bilgiler-sorular/1095-7-sosyal-bilgiler-genel-tekrar-yazili-sorulari.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler 500 Soruluk Tüm Konular Genel Tekrar ve Yazılı Soruları (Bölüm 1)</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/52-7-snf-sosyal-bilgiler-sorular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Soruları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/1145-7-sinif-sosyal-bilgiler-ders-notlari.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler Tüm Konular Ders Notları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih Notları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/100-osmanli-imparatorlugu-haritalari.html">Osmanlı imparatorluğu Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/102-turkiye-selcuklu-devleti-haritalar.html">Türkiye Selçuklu Devleti Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/86-1-dunya-savasi-haritalari.html">1.Dünya Savaşı Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari.html">Dünya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar.html" title="Coğrafya Haritaları">Coğrafya Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/77-turkiye-bolgeler-haritalar.html">Türkiye Bölgeler Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/137-7-sinif-sosyal-bilgiler-performans-odevleri.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler Performans Ödevleri</a></p>6 ve 7. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersinin 400 soru ile Genel Tekrarı2010-08-21T18:13:48Z2010-08-21T18:13:48Zhttp://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/52-7-snf-sosyal-bilgiler-sorular/1640-6-7-sosyal-bilgiler-400-soru-genel-tekrar.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><strong>6 ve 7. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersinin 400 soru ile Genel Tekrarı</strong><br /><br />1-)Aşağıdakilerden hangisi M. Kemal ATATÜRK’ün sosyal bilimlere katkılarından biri değildir?<br /> a-)Dil ve tarih, coğrafya fakültesinin açılması<br /> b-)Türk Dil Kurumu’nun kurulması<br /> c-)İstanbul Üniversitesinin açılması<br /> d-)Türk Dil Kurumu’nun açılması</p>
<p>2-)Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir görüş cümlesidir ?<br /> a-)M..Kemal Selanik’te doğmuştur.<br /> b-)İstanbul dünyanın en güzel şehridir.<br /> c-)Türkiye Asya ve Avrupa kıtaları üzerinde bir ülkedir.<br /> d-)Türkiye’de zorunlu eğitim 8 yıldır.</p>
<p>3. “Türk çocuğu atalarını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.” Atatürk bu sözünü gerçekleştirmek ve Türk çocuğuna atalarını tanıtmak amacıyla hangi kurumu kurmuştur? <br />A) Türk Tarih Kurumu. B) Dil Tarih Coğrafya Fakültesi <br /> C)Türk Dil Kurumu D) İş Bankasının kurulması</p>
<p>4- Aşagıdakilerden hangisi Türkiye’nin matematik konumunu belirtiyor?<br />A) 26 – 45 Dogu meridyenleri , 36 – 42 Kuzey paralelleri<br />B) 36 – 45 Dogu meridyenleri , 53 – 63 K uzey paralelleri <br />C) 75 – 79 Batı meridyenleri , 24 – 42 Güney paralelleri<br />D) 43 – 79 Dogu meridyenleri 82 – 90 Güney paralelleri<br /> 5- I.Marmara Bölgesi Türkiye’nin en güzel bölgesidir<br /> II. Kocaeli Marmara Bölgesinin ilidir<br /> III.Türkiye Asya ve Avrupa kıtasının en güzel ülkesidir<br /><br /> 1) Yukarıdaki cümlelerden hangisi olgu özelliğindedir?<br /><br /> A).yalnız I B)yalnız II C)I ve III D)II ve III<br /><br />6- Kocaeli ve çevresini daha ayrıntılı görmek için hanği haritayı kullanmak daha uygun olur?<br /> A)Marmara bölgesi B)Türkiye C)Dünya D)Asya kıtası <br /><br />7--Metin,arkadaşları ile konuşurken futbolun basketboldan daha eğlenceli olduğunu ve dünyada en fazla sevilen spor dalı olduğunu söylemiştir.<br /> Buna göre Metin”in bu konuşması ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?<br /><br />a- Görüş bildirmiştir. b-Olay anlatmıştır c-Olgudan bahsetmiştir. D-Bilimsel bir açıklama yapmıştır.<br />8-Her Türk vatandaşının devlet tarafından belirlenen kanunlara uyması gerekir.Toplumsal yaşayışımızı düzenleyen bu kanunlara uymakla vatandaşlık görevimizi de yerine getirmiş oluruz.<br /><br /> Buna göre vatandaşlık görevinin yerine getirilmesi öncelikle aşağıdakilerden hangisini sağlamaktadır?<br />a-Toplumun ekonomik yönden kalkınmasını b-İnsanların rahat ve huzurlu yaşamasını<br />c-Devletin askeri yönden güçlenmesini d-İnsanların kendilerini geliştirmesini<br /><br />9-Ülkemizde Sosyal Bilimlerin gelişmesine önem veren Mustafa Kemal Atatürk ya bizzat kuruluşunu sağlayarak ya da teşvik ederek okul,kurum ve kuruluşların açılmasını sağlamıştır.<br /> Aşağıdakilerden hangisi Sosyal Bilimlerin gelişmesini sağlayan kurumlardan biridir?<br />a-Türk Standartları Enstitüsü Kurumu b-Etibank<br />c-Maden Tetkik Arama Enstitüsü d-Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi<br /><br />10-Sosyal Bilgiler, tarih, coğrafya, vatandaşlık bilgileri felsefe ve sosyoloji gibi konuları içine alan bir derstir.<br /> Aşağıdakilerden hangisi Sosyal Bilgiler dersinin amaçları arasında yer almaz?<br />a-İnsan haklarına saygılı vatandaşlar yetiştirmek b-Öğrenciye toplumsal kişilik kazandırmak<br />c-İnsanların rahat ve huzurlu yaşamalarını sağlamak d-Türk tarihi ve kültürünü kavratmak<br /><br />11-Aşağıdakilerden hangisi bilimsel araştırmada son basamaktır?<br />a-Araştırma konusunu tesbit etmek b-Araştırma konusu için kaynak eserleri bulmak<br />c-Rapor yazmak d-Varsayımlar ileri sürmek</p>
<p>12- 1-Türkiye devletinin yönetim şekli Cumhuriyettir.<br /> 2-Türkiye”nin üç tarafı denizlerle çevrilidir.<br /> 3-Türkiye”de köylerden şehirlere sürekli bir göç yaşanmaktadır.<br /> 4-Türkiye”nin en önemli sorunu çevre kirliliğidir.<br /> Yukarıdaki bilgilerdin hangisi bir görüştür?<br />a- 1 b-2 c-3 d-4<br /><br />13-Yakın çevremizde hizmet aksamalarıyla karşılaştığımızda aşağıdakilerden hangisine başvururuz?<br />a-Tüketici hakları mahkemesi b-Belediyeler c-Tüketici hakları koruma derneği d-Halk evleri<br />14-Dünyadaki en büyük ve en küçük kıtalar aşağıdaki eşleştirmelerin hangisinde doğru verilmiştir?<br />a-Asya-Avrupa b-Asya-Avusturalya c-Afrika-Antartika d-Kuzey Amerika-Avrupa<br /><br />15-Aşağıda verilen ölçeklerden hangisi bir bölgeyi daha ayrıntılı gösterir?<br />a- 1/500 000 b-1/50 000 c-1/2.000.000 d-1/100.000</p>
<p>16- Sosyal Bilgiler dersinde anlatılan “kişi dokunulmazlığı” konuları arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?<br />A) Seyahat hürriyeti B) Seçme-seçilme hürriyeti C) Din hürriyeti D) Özel hayata müdahale hürriyeti</p>
<p>17- İnsanların bir konu ile ilgili düşündüklerini ifade etmesine ve o konu ile ilgili yorumlarını katmasına ……………….. denir.<br />Yukarıda boş bırakılan yere hangi kavram getirilir?<br />A) Olay B) Görüş C) Kavram D) Genelleme<br /><br />18- Aşağıdakilerden hangisi Türk Tarih Kurumu’nun görevidir?<br />a) Türk dilinin gelişimi izlemek b) Türk tarihini araştırmak c) Gazeteleri incelemek d)Tüketici haklarını korumak<br /><br />19- Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilimleri oluşturan bilim dallarından biri değildir?<br />a) Coğrafyab) Tarih c) Felsefe d) Kimya</p>
<p>20- Kisiye göre değişen ve insanların kendi düşüncelerini yansıtan bilgilere “görüş” denir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi bir görüş cümlesidir?<br />A) Ülkemizde dört mevsim belirgin olarak yaşanır. B) Tarihte ilk parayı Lidyalılar kullanmıştır.<br />C) En güzel okul bizim okulumuzdur. D) Türkiye’nin en büyük gölü Van Gölüdür.</p>
<p>21. Aşağıdakilerden hangisi Anayasa’nın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez hükümlerin den biri değildir?<br />A) Türkiye Devleti bir cumhuriyettir.<br />B) Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.<br />C) Türkiye Devleti bölünmez bir bütündür.<br />D) Cumhurbaşkanının görev süresi yedi yıldır.<br /><br />22- .Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin özel konumuyla ilgilidir?<br /> a) Türkiye, Başlangıç Meridyenine göre Doğu Yarımkürededir.<br /> b) Türkiye, 36˚-42˚Kuzey paralelindedir.<br /> c) Türkiye, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarına sahiptir.<br /> d) Türkiye, Ekvator’un Kuzeyinde yer alır.<br /><br />23-Aşağıdakilerden hangisi bilimsel araştırma basamaklarının ikincisidir?<br />A) Notları sınıflandırma B)Varsayımları yazma C) Konu belirleme D)Metin oluşturma<br /><br />24-1928 yılında yapılan yenilik hareketi aşağıdakilerden hangisidir?<br />A)Türk Tarih Kurumu Açıldı B)Türk Dil Kurumu Açıldı C)Harf İnkılabı Yapıldı D)Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Açıldı<br /><br />25-Olgu: Kolayca anlaşılabilir, kanıtlanabilir ve bilimsel verilere dayanan bilgidir. Bu bilgiye göre aşağıdakilerden hangisi olgudur?<br />A)Fatih Sultan Mehmet 1453 yılında İstanbul’u feth etmiştir.<br />B)Yakup Kadri üslubu ile insanları adeta büyüler.<br />C)Abant gölü ülkemizin en güzel gölüdür.<br />D)Hande Yener çok hoş bir şarkıcıdır.<br /><br />26. Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilgilerin sağladığı yararlardan biri değildir? <br />A) Yaşadığımız çevreyi tanımak B) Kişi haklarına saygılı olmak C) Çevre sorunlarına duyarsız kalmak D) Ülkemizin kalkınması için çalışmak</p>
<p>27.Bir araştırmacı toplumda sık yaşanan kapkaç ve hırsızlık olaylarının nedenlerini ortaya koymaya karar vermiştir.<br />Bu araştırmacı bilimsel sonuçlara ulaşabilmek için aşağıdaki yöntemlerden hangisini kullanamaz?<br />a)Kapkaç ve hırsızlıktan mağdur olanlarla görüşme yapma<br />b)Kapkaç ve hırsızlıktan mahkûm olanlarla anket yapmak<br />c)Daha önce bu konu ile ilgili yapılmış araştırmaları inceleme<br />d)Laboratuar ortamında deney yapma <br /><br />28.) Aşağıdaki yerlerden hangisinin haritası aynı büyüklükteki bir kağıda çizildiğinde daha ayrıntılı olur ?<br />A-) Dünya Haritası B-) Marmara Bölgesi Haritası C-) Türkiye Haritası D-) Kocaeli İl Haritası</p>
<p>29. bir haritanın ölçeği büyüdükçe aşağıdakilerden hangisi gerçekleşmez ?<br /> A-) gösterdiği alan büyür B-) ayrıntısı artar C-) hata payı azalır D-) gösterdiği alan küçülür<br /><br /> 30 I-Paranın kullanılması<br /> II-Sard şehrinin ticaret merkezi haline getirilmesi<br /> III-Kral Yolunun inşa edilmesi<br /> Lidyalılar bu etkinlikler ile aşağıdakilerden hangisini amaçlamışlardır?<br />a) Sınıf mücadelesine son vermek b)Tarımsal üretimi arttırmak c)Ticareti geliştirmek d)Anadolu kültürünü geliştirmek <br /> <br />31.Türkiye’de ortalama yükseltinin fazla olduğu yerlerde ulaşım ağı pek gelişmemiştir.<br />O halde ortalama yükseltinin azlığından dolayı aşağıdaki coğrafi bölgelerimizden hangisinin ulaşım ağı daha gelişmiştir?<br /> a)Marmara Bölgesi b)Karadeniz Bölgesi c)Akdeniz Bölgesi d)Doğu Anadolu Bölgesi <br /><br />32. Aşağıda verilen bilgilerden hangileri yanlıştır?<br />I-Hititler çivi yazısı ve resim yazısı(hiyeroglif) kullanmışlardır<br />II-Tarihte ilk kez parayı Frigler kullanmışlardır.<br />III- Urartular site adı verilen şehir devletlerinde yaşamışlardır.<br />IV-İyonlar saban kırana ,tarım arazisine zarar verene çok ağır cezalar verdiler.<br />V-Lidyalılar ticareti geliştirmek amacıyla kral yolunu kurdular.<br />VI-Hititler tarihteki ilk yazılı antlaşmayı Mısırla imzaladılar.<br /><br />A)II-III-IV B)I-II-III C)III-IV-V D)I-IV-V<br /><br />33. Özel konum,bir yerin kendine has özelliklerini gösteren konumdur.Matematik konum ise paralel ve meridyenler yardımıyla belirlenen konumdur.<br /><br /> Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin özel konumuyla ilgili değildir? <br />A) Üç tarafı denizlerle çevrilidir.<br />B) Kuzey Yarım kürede bulunan bir ülkedir.<br />C) Yükseltisi batıdan doğuya doğru artmaktadır.<br />D) Asya ve Avrupa arasında uzanan bir köprü konumundadır.<br /><br />34- Aşağıdakilerden hangisi bir yerin iklimi üzerinde etkili değildir?<br /> A) Tarım çeşiti B) Yeryüzü şekilleri C) Denize yakınlık D) Enlem<br /><br />35. Aşağıdakilerden hangisi Ekvator ile ilgili bir özellik değildir? <br />A. Dünyamızı iki eşit parçaya böler. B. Başlangıç paraleli durumundadır.<br />C. Uzunluğu en fazla olan paraleldir. D. Meridyenlere paralel olarak uzanmaktadır.<br /><br />36.Aşağıdaki iklim tiplerinden hangisi Sıcak Kuşak’ta görülmez?<br /><br />A. Savan iklimi B.Ekvatoral iklim C.Tundra iklimi D. Muson iklimi<br /><br />37.Asurlular kurdukları koloniler sayesinde Anadolu’da önemli ticari faaliyetlerde bulunmuşlardır.<br />Bu durum Anadolu’da aşağıdakilerden hangisinin ortaya çıkmasında etkili olmuştur?<br />A) Paranın icat edilmesinde <br />B) Kral yolu’nun yapılmasında<br />C) Çivi yazısının kullanılmasında<br />D) Şehir devletlerinin kurulmasında<br /><br />38.Anadolu’da kurulmuş olan Frigyalılar tarım ve hayvancılığa çok fazla önem vermişlerdir.<br />Buna göre, aşağıdakilerden hangisi, bu durumun sonuçları arasında yer almaz?<br />A) Dokumacılıkta ileri gidilmesi.<br />B) Kaya mimarisinin gelişmiş olması.<br />C) Saban kırma cezasının ölüm olması<br />D) Bereket Tanrıçası Kibele’ye inanılması<br /><br />39. Tarih Öncesi devirler Yontma Taş, Cilalı taş ve Maden devri olarak adlandırılmıştır. Devirlerin bu şekilde adlandırılmasında hangisi etkili olmuştur? <br />A) Hayvanların evcilleştirilmesi B) Kullanılan araç ve gereçler C) Yerleşik yaşam D) Ticari faaliyetler<br /><br />40- Aşağıdakilerden hangisi büyük ölçekli haritaların özelliklerinden değildir? <br /><br />A) Küçültme oranı azdır. B) Dar alanları gösterir C) Ayrıntıyı gösterme gücü azdır. D) D)Ölçeğin paydasındaki rakam küçüktür.<br /><br />41.Ülkemize en yakın kıtalar arasında aşağıdakilerden hangisi yer alır?<br />A-Afrika B-Amerika C-Okyanusya D-Antartika<br /><br />42-Ülkemizin sınırları ve komşularına göre yerini belirlemek için hangi haritalardan yararlanabiliriz?<br />A-Siyasi haritalar B-Beşeri haritalar C-Fiziki haritalar D-Özel haritalar<br /><br />43.Tarihte parayı ilk bulan ilkçağ uygarlığı aşağıdakilerden hangisidir?<br />A-Sümerler B-İyonlar C-Lidyalılar D-Frigler</p>
<p>44-Anadolu da bir çok yerde yapılan kazı ve incelemelerden tarih öncesi devirlerde ileri bir medeniyet kurulduğu ortaya çıkmıştır.<br />Aşağıdakilerden hangisi bu durumu doğrulamaz?<br />A- Şehir devletlerinin kurulmaya başlanması<br />B- Yazılı belgelerin olması<br />C- Taş temeller üzerine oturtulmuş kerpiçten evlerin yapılması<br />D- Seramik yapımının ortaya çıkması<br /><br />45.Anadolu ve Mezopotamya, İlk Çağ tarihi boyunca bir çok medeniyetin beşiği ve uğrak yeri olmuştur.<br />Aşağıdakilerden hangisi farklı medeniyetlerin, özellikle bu bölgeleri tercih etmelerinin<br />nedenlerinden biri değildir?<br />a) Verimli topraklara sahip olması<br />b) Topraklarının kutsal sayılması<br />c) Göç yollarının üzerinde bulunması<br />d) İklim şartlarının uygun olması<br />46.I. Mezopotamya’da kurulan ilk uygarlıktır.<br />II. Deniz ticaretinde ileri gitmişlerdir.<br />III. Anadolu’ya yazıyı getirmişlerdir.<br />Yukarıda özellikleri verilen medeniyetler aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?<br /><br />I II IIII<br />a) Lidya Asur Yunan<br />b) Sümer Mısır İyon<br />c) İyon Lidya Asur<br />d) Sümer İyon Asur<br /><br />47. Aşağıdaki bilim dallarından hangisi sosyal bilimlere girmez?<br /> A. Tarih B. Psikoloji C.Biyoloji D. Coğrafya<br /><br />48. Aşağıdakilerden hangisi güzel sanatlar alanında ünlü bir kişidir?<br /> A. Halil İnalcık B. Jale İnan C. Burhan Toprak D. Afet İnan<br /><br /><br />49.Aşağıdakilerden hangisi insanların kendilerine seçtikleri uygun yerleşim yerlerinden biri değildir?<br />a) Akarsu kenarları b) İklimi ılıman yerler c) Çok yağmur yağan bölgeler d) Verimli ovalar</p>
<p>50.Aşağıdakilerden hangisi Karadeniz ikliminin özelliği değildir?<br />a) Yazların kurak olması b) Kışların ılık ve yağmurlu olması<br />c) En çok yağmurun sonbaharda yağması d) Dört mevsim yağmur yağması</p>
<p>51.Aşağıdakilerden hangisi Sosyal Bilimleri oluşturan bilim dallarından değildir?<br />a) Coğrafya b) Arkeoloji c) Matematik d) Tarih<br /><br />52. Aşağıdaki iklim çeşitlerinden hangisi ülkemizde görülmez?<br />a) Muson İklimi b) Karadeniz İklimi c) Akdeniz İklimi d) Karasal İklim <br /><br />53. Aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?<br />a) Küçük ölçekli haritada ayrıntı azalır b) 180 paralel dairesi vardır.<br />c) Kuzeyden esen rüzgarlar sıcaklığı azaltır d) Deniz seviyesinden yükseldikçe sıcaklık artar. <br /><br />54. İlk Çağ Anadolu uygarlıklarıyla ilgili olarak aşağıda verilen yargılardan hangisi Hititlere aittir?<br />A) Tarihte ilk yazılı antlaşmayı imzalamışlardır.<br />B) Tarımla ilgili çok sert hukuk kuralları vardır.<br />C) Parayı ilk defa onlar kullanmışlardır.<br />D) Sulama kanalları, bentler ve barajlar yapmışlardır<br /><br />55. Aşağıda verilenlerden hangisi Türkiye’nin Kuzey Yarım Küre’de olmasının bir sonucudur?<br />A) Ağrı Dağı’nın zirvesinde yazın bile kar bulunması<br />B) Kuzeyden esen rüzgârların sıcaklığı düşürmesi<br />C) İzmir’in Ankara’dan daha sıcak olması<br />D) Kuzey kıyılarının daha çok yağış alması<br /><br />56. Dünyada belirli alanlar çok yağış almaktadır. <br /> Aşağıdaki yerlerden hangisi çok yağışlı yerlerdendir ?<br /><br />a. Kuzey Afrika b. Ekvator c. Orta Asya d. Sibirya<br /><br />57..Hangisi İyonlar için yanlış bir ifadedir?<br /> <br /> a)Ticaretle uğraşmışlardır. b)Homeros önemli bilim adamlarıdır. <br /> c)Başkentleri Tuşpa dır. d)Efes, Milet önemli şehirleridir.<br /><br />58.Aşağıdakilerden hangisi ülkemizde görülen iklimlerden biri değildir?<br /> <br /> a)Karasal b)Çöl c)Akdeniz d)Karadeniz<br /><br />59. Meridyenlerin toplam sayısı kaçtır ?<br />a)120 b)180 c)360 d)380<br /><br />60.Babillerin anayasa hazırlayan ünlü hükümdarları kimdir?<br /> <br /> a)Ziggurat b)Hammurabi c)Zeus d)Pankuş<br /><br />61Oğuz Kağan Destanı kimlere aittir?<br /> <br /> a)HUNLARA b)GÜKTÜRKLERE c)UYGURLARA d)SÜMERLERE<br /><br />62.Aşağıdaki yörelerden hangisinde yazlar serin kışlar ılık ve her mevsim yağışlı <br />geçmektedir?<br /><br />A-Doğu Karadeniz kıyılarında B-İzmir ve çevresinde C-Antalya kıyılarında D-Çukurova yöresinde <br /><br />63-Nemin fazla olduğu yerlerde sıcaklık farkı azdır. Buna göre aşağıdaki kentlerden hangisinde yıllık sıcaklık farkı diğerlerinden azdır? <br />A-Sivas B-İzmir C-Konya D-Bayburt<br /><br />64.Meridyenlerle ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?<br />a)2 meridyen arası 4 dakikadır.<br />b)Ekvatoru dik keserler.<br />c)Başlangıç noktası ekvatordur.<br />d)Doğu yarım kürede 180 meridyen bulunur.<br /><br />65. 1/1.700.000 ölçekli haritada İZMİT,ADAPAZARI 3 cm olarak gösterilmiştir.Gerçek uzaklık kaç kilometredir?<br />a)51 km b)34 km c)170 km d)17 km<br /><br />66. Meryem arkadaşları ile konuşurken en güzel rengin pembe olduğunu söyledi . Bazı arkadaşları ona katılırken bazıları bu görüşe katılmadıklarını söylediler ve en güzel rengin kendilerince hangisi olduğunu söylediler<br /> Buna göre,renk tartışmasına katılanların farklı farklı renklerin güzelliğinden söz<br />etmelerinin nedeninin aşağıdakilerden hangisi olduğu söylenebilir?<br /> <br />A) Herkesin zevklerinin kendine özgü olması B) Bütün renklerin güzel olması<br />C) Her rengin farklı olması D) Herkesin aynı renkten hoşlanması<br /><br />67.Bilimsel araştırma yaparken belli yöntemlerin kullanılması gerekir. Bu yöntemler ;<br /> 1.Kaynakların bulunması ve incelenmesi<br /> 2.Problemin seçimi<br /> 3. Sonucun bütünlük içinde verilmesi şeklindedir<br /> <br /> Bu yöntemlerin hangi sırayla uygulanması doğru olur?<br /> A)3-2-1 B)3-1-2 C)2-1-3 D)1-3-2<br /><br />68.Anadolu’da kurulan ilk uygarlıklardan hangisi tarıma en fazla önem vermiştir?<br />A) Hititler B) İyonlar C) Urartular D) Frigler<br /><br />69. Hititlerin başkenti olan Hattuşaş bugün hangi ilimiz yakınlarındadır?<br /><br />A) Denizli B)İzmir C)Çorum D)Ankara<br /><br /><br />70.Haritası çizilecek yerin yüzölçümü büyüdükçe kullanılan ölçek küçülür.<br /> Buna göre , bir atlas sayfasına çizilecek aşağıdaki yerlerden hangisinin haritasında ölçek daha küçüktür?<br />A) Asya Kıtası B) Kocaeli<br />C) Akdeniz Bölgesi D) Türkiye<br /><br />71. Aşağıda verilenlerden hangisi bir bölgede sıcaklığı etkileyen unsurdan biri değildir?<br />A) Yükselti B) Rüzgarlar C) Toprak tipi D) Enlem<br /><br />72.Vatandaşların devlete karşı görevlerinin yanı sıra, devletin de vatandaşlarına karşı görevleri vardır. <br />Aşağıdakilerden hangisi devletin görevleri arasında yer alır? <br /><br />a)Vergi verme b)Askere gitme c)Yasama ve yürütme d)Oy kullanma<br /><br />73.. I-1/2.500.000<br /> II-1/4.000.000<br /> III-1/1.000.000<br /><br />Yukarıdaki ölçeklerin büyükten küçüğe doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir.<br />a)I, II, III b)II, I, III c)II, III, I d)III, I, II <br /><br />74. Ülkemizde görülen iklim çeşitlerinden biriside Akdeniz İklimi’dir.</p>
<p>Aşağıdakilerden hangisi Akdeniz İklimi’nin özelliklerinden biri değildir?<br /> A) Gece gündüz sıcaklık farkı fazla değildir.<br /> B) Bitki örtüsü makidir.<br /> C) Kışlar ılık ve yağışlı, yazlar sıcak ve kurak geçer.<br /> D) Her mevsimi yağışlıdır.<br /><br />75.Ahmet biriktirdiği harçlıkla bir spor mağazasından kendine bir spor ayakkabı almıştır.Ancak aldığı ayakkabı birkaç gün sonra yırtılmıştır.Ahmet aldığı ayakkabı ile birlikte spor mağazasına gitmiş ancak satıcı satılan malın geri alınmayacağını ve değiştirilemeyeceğini söylemiştir.<br /><br />Yukarıdaki metne göre Ahmet’in aşağıdakilerden hangisini yapması daha doğru olur?<br /><br />a)Hiçbir şey yapmadan evine dönmeli<br />b)Ayakkabıyı tamir ettirmeli<br />c)Bir tüketici olarak hakkını aramalı<br />d)Ayakkabıyı giymeye devam etmeli<br /><br /><br />76.Paraleller arası her yerde eşit olup 111 km.dir. Türkiye’nin en kuzey noktası 42 derece Kuzey Paralelidir. En güney noktası 36 derecedir.<br /><br />Buna göre Türkiye’nin en güney ile en kuzey noktaları arasındaki kuş uçuşu uzaklık kaç km.dir?<br /><br />a)66 km b)666 km c)6666 km d)6660 km<br /><br />77. Frigyalılarda,öküz öldüren veya saban kırana ağır cezalar verilirdi.Frigyalıların bu tür cezalar vermesinin nedeni hangisidir?<br />A)Tarıma önem vermeleri<br />B)Çok tanrılı dine inanmaları<br />C)Hukuk kurallarına önem vermeleri<br />D)Sosyal yapı <br /><br />78.Aşağıdakilerden hangisi bilimsel araştırma yapmanın ilk basamağını oluşturur.<br />A) Hipotezleri ileri sürme <br />B) Konu veya sorunu belirleme <br />C) Veri toplama <br />D) Hipotezleri test etme<br /><br /><br />79.Kış aylarında şehir merkezleri kırsal bölgelere göre daha fazla sıcaktır. Aşağıdakilerden hangisi bu durumun nedenidir?<br />a) Binaların sıcaklığı hapsetmesi<br />b) Tarım ürünlerinin etkisi<br />c) Yerşekillerinin etkisi<br />d) Eğitim seviyesi <br /><br />80. Karadeniz bölgesinin iç kısımlarının kıyıya nazaran daha az yağış almasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />a) Enlem faktörü<br />b) Dağların denize uzanış yönü<br />c) Akarsu rejimi<br />d) Ulaşım ağı <br /> <br />81.. Urartular ölülerini ev ya da oda şeklinde yaptıkları mezarlara gömmüşlerdir.Ölünün yanına yiyecek içecek ve özel eşyalarından bazılarını da koymuşlardır.<br />Bu durum Urartularda aşağıdakilerden hangisinin varlığını göstermektedir?<br />A) Tek Tanrı inancının<br />B) Öldükten sonra yaşamın devam ettiği inancının<br />C) Demokrasi anlayışının<br />D) Hukuk devleti anlayışının<br /><br />82. Konya Çatalhöyük’te yapılan kazılarda Cilalı taş döneminde burada yaşayan insanların birbirine bitişik evler yaptıkları, su ve kanalizasyon sistemi kurdukları anlaşılmıştır.<br />Bu durum aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?<br />A) Madenlerin işlendiğinin<br />B) Göçebe yaşamın sürdüğünün<br />C) Hayvanların evcilleştirildiğinin<br />D) Şehircilik anlayışının geliştiğinin<br /><br />83.. Kolayca kanıtlanabilen ve herkes tarafından kabul edilen bilgiye olgu denir.<br /> Aşağıdakilerden hangisi bir olgu cümlesidir?<br /> A) İstanbul doğal ve tarihi güzellikleriyle dünyanın en güzel şehridir.<br /> B) Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrilidir.<br /> C) En güzel mevsim yaz mevsimidir.<br /> D) Ülkemizin en güzel şehri İzmir'dir.<br /><br /><br /><br /><br />84.- Aşağıdakilerden hangisi bilimsel araştırmanın ilk aşamasıdır?<br /> A) Konu belirleme<br /> B) Hipotezler ileri sürme<br /> C) Hipotezleri test etme<br /> D) Konuyla ilgili bilgi toplamak<br /><br />85..Bilimsel araştırma yapılırken, yapılacak ilk iş ne olmalıdır?<br />a) Problem tespit edilmeli<br />b) Araştırma yapılacak kütüphane seçilmeli<br />c) Hipotez kurulmalı<br />d) Veri toplamalı<br /><br />86..OLGU: İspatlanabilir, herkes tarafından kabul edilen bilgi.<br />GÖRÜŞ: Kişiden kişiye değişen, öznel yargı ifade eden bilgi.<br />Verilen bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi görüş cümlesidir?<br />a) Yer çekimi kanununu Newton bulmuştur<br />b) Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te ilan edilmiştir<br />c) Müzik ruhun gıdasıdır<br />d) Türkiye yedi coğrafi bölgeden oluşur<br /><br />87..Aşağıdakilerden hangisi küçük ölçekli haritalar ile ve büyük ölçekli haritaların ortak özelliğidir?<br />a) Kullanılan ölçekler<br />b) Gösterdikleri alan<br />c) Ölçek dahilinde çizilmeleri<br />d) Ayrıntıyı gösterme güçleri <br /><br />88.Türkiye’de iklim çeşitliliğinin fazla olması aşağıdakilerden hangisini etkilemez?<br />a) Yer şekillerini<br />b) Bitki örtüsünü<br />c) Tarım ürünlerini<br />d) Ekonomik faaliyetleri<br /><br />89.Kuzey yarım küre ile güney yarım küre arasında her zaman bir derece sıcaklık farkı olmasının nedeni nedir?<br />A) Kuzey yarım kürede okyanusların fazla olması.<br />B) Güney yarım küreye güneş ışınlarının daha dik gelmesi.<br />C) Güney yarım kürede kıtaların daha az yer kaplaması.<br />D) Kuzey yarım kürede buzulların daha fazla olması.<br /><br />90.Aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?<br />A) 90 güneyde, 90 kuzeyde toplam 180 paralel dairesi vardır.<br />B) Yerel saatlerin oluşmasında meridyen yaylarının etkisi bulunur.<br />C) 360 meridyen yayı vardır.<br />D) İki meridyen yayı arasında 111km mesafe vardır.<br /><br />91.Aşağıdaki harita ölçeklerini büyükten küçüğe sıralayınız.<br /><br />I. 1/ 40.000 II. 1/ 20.000 III. 1/ 3.000.000 IV. 1/ 2.000.000<br /><br />A) I>II>III>IV B) II>I>IV>III C) I>III>IV>II D) IV>III>II>I<br /><br />92.<br /> 2 0 2 4km<br /> <br /> 3 cm<br /><br />Yukarıdaki çizik ölçeğin kesir ölçek olarak karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br /> A) 1/300.000 B) 1/100.000 C) 1/200.000 D) 1/ 400.000<br /><br /><br />93. İlk insanlar aşağıdakilerden hangisinin öğrenilmesi ile yerleşik hayata geçti?<br /> A) Tarım yapma B) Tekerleğin icadıyla <br /> C) Yazını icadıyla D) Avlanmayı öğrenmesiyle <br /><br />94.. Tarihte ilk yazılı antlaşma olan Kadeş Antlaşması kimler arasında imzalanmıştır?<br />A) Hititler ile Mısırlılar arasında B) Frigler ile Hititler arasında<br />C) Lidyalılar ile mısırlılar arasında D) Urartular ile Hititler arasında <br /><br /><br />95..Aşağıdakilerden hangisi ,karşılaştığımız sorunlara hak ve özgürlükler temelinde çözüm bulabilmek için başvurabileceğimiz kurumlardan biri değildir?<br /> a- Reklam kurulu b-Tüketici mahkemeleri <br /> c-Siyasi partilerin il ve ilçe teşkilatları d-Kaymakamlıklar <br /><br /><br />96..Atatürk’ün direktifleri ile 16 üye tarafından 15 Nisan 1931 tarihinde kurulan “Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti”,3 Ekim 1935 ‘te “Türk Tarih Kurumu” adını almıştır.<br /> Aşağıdakilerden hangisi bu kurumun çalışmaları arasında yer almaz?<br /> a-Türk tarihi ile ilgili belgelerin toplanması <br /> b-Türk tarihi ile ilgili toplantılar ve tartışmalar yapılması<br />c-Türk tarihinin araştırılması<br />d-Türkiye’nin yer altı kaynaklarının tespit edilmesi.<br /><br /><br />97.Paralel (Enlem) daireleri ile ilgili verilen aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?<br /><br />a) Başlangıç paraleli Ekvatordur. <br />b) Kutuplarda nokta halindedir.<br />c) İki paralel arası uzaklık 111 km’dir.<br />d) Dünya üzerinde 360 tane paralel vardır.<br /><br />98..<br /> <br />KKN<br />GKN<br />Yukarıda şekle göre A noktasından hare¬ket eden bir uçak B noktasına varıyor. Bu uçak toplam kaç km yol almıştır?<br />A) 555 B) 1665 C) 2220 D) 3885<br /><br /><br />99.Lidyalılar Kral Giges zamanında başkent Sard’tan başlayarak Mezopotamya da Sus şehrine kadar uzanan Kral Yolunu yaparak ticareti canlandırmışlardır.ticareti kolaylaştırmak için ilk kez altın parayı kullanan Lidyalılar takas yöntemine son vererek ticaret faaliyetlerini daha da geliştirmişlerdir.<br /> Bu bilgilere bakılarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez ?<br />A)Paranın kullanılması ticaretin gelişmesini sağlamıştır.<br />B)Yeni buluşlar insanların ihtiyaçlarından doğmuştur.<br />C)Lidyalılar ticaretin gelişmesine katkıda bulunmuşlardır.<br />D)Ticaretle gelişmesi Lidyalıların askeri alanda güçlenmesini sağlamıştır<br /><br /><br />100.Atatürk sosyal bilimlerin gelişmesi için bazı kurum ve kuruluşların açılmasına destek olmuştur. Aşağıdakilerden hangisi bu kuruluşlara örnek olarak gösterilemez?<br />a)Dil ve tarih-coğrafya fakültesi b)Türk Dil Kurumu<br />c)Ziraat Bankası d)Türk tarih Kurumu<br /><br />101..Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilgiler dersinin amaçlarından değildir?<br />a)Demokratik değerleri benimsetmek<br />b)Topluma uyum sağlatmak<br />c)Bilgi birikimini yaşama geçirmek, donanımlar kazandırmak<br />d)Her bireye istediği mesleği kazandırmak<br /><br />102..Aşağıdakilerden hangisi bir yörenin iklimi hakkında en fazla bilgi verir?<br /><br />A)Bitki Örtüsü B)Nüfus<br />C)Yer altı kaynakları D)Yüz Ölçümü<br /><br />103.. Türkiye’de çeşitli iklim tiplerinin görüldüğünü söyleyen bir kimse bu duruma aşağıdakilerden hangisini kanıt gösterebilir?<br />A)Orta kuşakta yer almasını<br />B)Üç tarafının denizlerle çevrili olmasını<br />C)Farklı bitki toplulukları bulunduğunu<br />D)Yükseltinin batıdan doğuya doğru artmasını<br /><br />104.Bir haritanın ölçeğine bağlı olarak aşağıdakilerden hangisi değişmez?<br />A) Enlem ve boylam dereceleri<br />B) Ayrıntıyı gösterme gücü<br />C) Haritanın boyutu<br />D) Haritada gösterilen alan<br /><br /><br />105. Aşağıdaki paralel ve meridyen numaralarından hangisi Türkiye’nin coğrafi koordinatları içerisinde yer almaz?<br />A) 40 Kuzey Paraleli<br />B) 38 Doğu meridyeni<br />C) 43 Kuzey paraleli<br />D) 27 Doğu meridyeni<br /><br /><br />106.İklim aşağıdakilerin hangisini etkilemez?<br />A) Tarım ürünlerini <br />B) Yer altı kaynaklarını <br />C) Yerleşim şekillerini <br />D) Yaşam tarzlarını<br /><br />107.Aşağıda verilenlerden hangisi büyük ölçekli haritaların özelliklerinden değildir?<br />A) Ayrıntı fazladır <br />B) Hata oranı azdır <br />C) Büyük alanları gösterir <br /> D) Kağıtta fazla yer kaplar<br /><br />108.Türkiye’de dört mevsim görülmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?<br />A) Orta kuşakta olması B) Asya ve Avrupa kıtası arasında olması<br />C) Yükseltisinin fazla olması D) Üç tarafının denizlerle çevrili olması<br /><br />109.Yaz aylarında Antalya’nın Sinop’tan daha sıcak olmasını sıcaklığı etkileyen faktörlerden hangisi ile açıklarız?<br />A-Enlem faktörü<br />B-Denizellik faktörü<br />C-Karasallık faktörü<br />D-Yükseklik faktörü<br /><br />110.Aşağıda dünya üzerinde görülen çeşitli iklimler ve özellikleri verilmiştir.Bu eşleştirmelerden hangisi yanlış verilmiştir?<br />A-Muson iklimi—yaz mevsimi sürekli yağışlıdır.<br />B-Kutup iklimi—tarım yapılamaz,balıkçılık temel geçim kaynağıdır.<br />C-Ekvator iklimi—kış mevsiminde hava sıcaklığı 0 derecenin altına düşebilir.<br />D-Çöl iklimi—yağış çok azdır,bazı yıllar hiç görülmez.<br /><br /><br />111.Aynı ebatlardaki iki kağıttan birine İç Anadolu Bölgesinin haritası ,diğerine Türkiye haritası çizilmiştir.<br />Bu iki haritada hangi özelliğin aynı olması beklenir?<br />A)ayrıntıları gösterme gücü B)ölçekleri<br />C)görülen alan D)Ankara-Eskişehir arası gerçek uzaklık<br /><br />112.Denizli ve Isparta şehirlerinin ikisi de deniz kıyısında olmamasına rağmen Isparta Denizli’den daha soğuktur.<br />Bu durumun temel sebebi nedir?<br />A)Enlem B)Karasallık C)Dağların uzanışı D)Boylam<br /><br /><br />113.Aşağıda bazı haklarımızın ihlallerini gösteren durumlarla hak ve özgürlüklerimiz arasında eşleştirme yapılmıştır. Bu eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?<br /><br />A) Seçme ve seçilme hakkının sadece erkeklere verilmesi – Eşitlik<br /> B) Bir kişinin kendi görüşlerini söylemesinden dolayı yargılanması - Kişi Dokunulmazlığı <br /> C) İnsanların düşüncelerini aktardığı ve bilgi edindiği televizyon programının yayınına izin <br /> verilmemesi – Kitle İletişim Özgürlüğü<br /> D) İnsanların imara açık olan bir arazide ev yaptırıp ikamet etmesine izin verilmemesi - Yerleşme Hakkı<br /><br /><br />114.Eleştirel düşünen, üretken ve demokratik değerleri olan bir bireyin aşağıdaki düşüncelerden hangisine sahip olması beklenemez?<br /> A) Bir olayın birden fazla nedeni vardır.<br /> B) Her insan sınırsız özgürlüğüne dayanarak istediğini yapabilir.<br /> C) Bilimsel gelişme ve yenilikler insanı yaratıcı kılar.<br /> D) Her insan doğuştan diğer insanlarla eşittir.<br /><br />115. .Dünyayı iki eşit yarım küreye bölen en büyük paralel dairesine ne ad verilir? <br /> A)Dönence B)Meridyen C)Kutuplar D)Ekvator <br /><br />116..Yaklaşık 36 derece doğu boylamında yer alan Sivas’ta saat 11:00 iken yaklaşık 33 derece boylamında yer alan Ankara’da yerel saat kaçtır?<br /> A)10:48 B)11:12 C)11:22 D)10:38<br /><br /><br />117.Türkiye aşağıdaki numaralandırılmış bölgelerin hangisinde yer alır?<br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /> A)1 B)2 C)3 D)4<br /><br /><br />118. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin matematik konumunun sonuçlarından biridir?<br /> A) Türkiye’nin doğusu ile batısı arasında 76 dakikalık zaman farkı vardır.<br /> B) Türkiye kuzeybatısındaki Yunanistan ve Bulgaristan ile komşudur.<br /> C) Türkiye Ortadoğu ile Avrupa arasında bağlantı noktasını oluşturur.<br /> D) Türkiye Asya,Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirine en çok yakınlaştığı noktadadır.<br /><br /><br />119.Kocaeli fiziki özellikleri konusunu işleyen bir öğretmen aşağıda verilen haritalardan hangisini kullanmalıdır?<br /> <br />a)Asya Haritası b)Avrupa Haritası c)Batı Anadolu Haritası d)Türkiye Haritası <br /> <br /><br />120.Aşağıda verilenlerden hangisi ilkçağ yerleşmelerinde 1.sırada dikkate alınmakta iken,diğeri ise günümüzdeki yerleşmelerde 1.sıralarda yer alır?<br /> a)İklim-Sanayi b)Ulaşım-Ticaret c)Ticaret-Sanayi d)İklim-Ulaşım<br /> <br /><br />121.<br />I.Coğrafi etmenler<br />II. Teknolojik gelişmeler<br />III. Doğal kaynaklar<br />IV. İhtiyaç ve istekler<br /><br />Yukarıdaki maddelerden hangisi veya hangileri yaşadığımız bölgedeki ekonomik faaliyetleri etkileyen başlıca etmenlerdendir.<br />A) I-III B)II-III C) I-II-III-IV D)II-IV<br /><br />122. Akdeniz iklimi yurdumuzda etkili bir iklimdir.Aşağıdaki şehirlerimizden hangisinde bu iklim görülmez?<br />a) Sinop b)Muğla c)İzmir d)Adana<br /><br /><br />123. Maki ve bozkır hangi iklim tiplerinin doğal bitki örtüsüdür?<br /><br />a)Muson-çöl b)Akdeniz-karasal c)çöl-kutup d)Karadeniz-Akdeniz<br /><br />124.Ekvator üzerinde yer alan A ve B şehirleri arasındaki mesafe 7437 km dir. A şehrine göre doğuda bulunan B şehrinde yerel saat 20:00 olduğuna göre A şehrinde yerel saat kaçtır?<br />A. 24:28 B. 00:28 C. 15:32 D. 18:53<br /><br /><br />125.Türkiye turuna çıkan Ekin, sırasıyla Erzurum, Antalya, Kuşadası ve Ordu’yu ziyaret etmiş. Ekin, sırasıyla hangi iklimleri yaşamıştır?<br />A. Karadeniz, Akdeniz, Karasal, Karasal<br />B. Karasal, Akdeniz, , Akdeniz, Karadeniz<br />C. Karasal, Akdeniz, , Karasal, Karadeniz<br />D. Karadeniz, Akdeniz, Akdeniz, Karasal<br />126. 1 / 2 000 000 ölçekli bir haritada iki şehir arasında ki uzaklık 4 cm dir. Bu iki şehir arasındaki uzaklık kaç km dir.?<br /> A ) 50 km B ) 80km C ) 500 km D ) 800 km<br /><br /><br />127. Fiziki haritalarda koyu kahve rengi ile hangi yeryüzü şekilleri gösterilir ?<br /> A) Yüksek dağlar B ) Platolar C ) Deniz seviyesindeki yerler d ) Ovalar<br /><br /><br />128.. Aşağıdakilerden hangisi Anadolu’nun eski çağlardan beri yerleşim yeri olarak tercih edilmesinin nedenlerinden biri değildir? <br />A) Her çeşit tarım ürünün yetişebildiği verimli topraklara ve uygun iklime sahiptir.<br />B) İki nehir arası bir yer olduğu için kolayca sulama yapılabilmektedir.<br />C) Su, yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından zengindir.<br />D) Üç tarafı denizlerle çevrilidir.<br /><br />129. Aşağıdakilerden hangisi devletin temel amaç ve görevlerinden biri değildir?<br /> A) Ülkenin bölünmezliğini korumak<br /> B) Milletin bağımsızlığını korumak<br /> C) Kişinin temel haklarını kanunlarla sınırlamak<br /> D) Cumhuriyet yönetimini ve demokrasiyi korumak<br /><br /><br />130.Tarih öncesi dönemle ilgili yapılan araştırmalarda insanların mağaralarda yaşadıkları ve bu mağaraların duvarlarına avladıkları hayvanların resimlerini yaptıklarını biliyoruz. Bu insanların, taş ve madenden yaptıkları alet ve araçları kullandıkları; çanak-çömlek yapımında ileri gittikleri bilinmektedir.<br /> Yukarıdaki bilgilerden aşağıdaki yorumlardan hangisine ulaşılamaz?<br />A) Tarih öncesi insanları daha çok mağara ve ağaç kovuklarında yaşarlardı<br />B) Maden ve taşları işleyerek çeşitli alet ve araçlar yaparlardı<br />C) Duvar resimlerinin üzerinde, resmi yapan kişilerin isim ve kişiliklerine ait yazılar bulunurdu<br />D) Topraktan çanak-çömlek yapmayı geliştirmişlerdi<br /><br />131.Deniz seviyesinden ne kadar yükseğe çıkılırsa sıcaklık o kadar azalır.Ortalama her 200 m. de 1C de azalır.<br /> Bu bilgiye göre aşağıda verilen illerden hangisinin ortalama sıcaklığı daha düşüktür?<br /><br /> A-Konya B-Kocaeli C-İstanbul D-Antalya<br /><br /><br />132. Aşağıda verilen ölçeklerden hangisinde ayrıntı daha fazladır?<br /><br />A- 1/100000 B- 1/50000 C-1/200000 D- 1/500000<br /><br /><br /><br />133.Aşağıdaki Türkiye’de görülen iklim-bölge eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?<br /><br />a) Karadeniz iklimi-Karadeniz Bölgesi<br />b) Akdeniz İklimi-Akdeniz Bölgesi<br />c) Karasal İklim-Doğu Anadolu Bölgesi<br />d) Muson İklimi-Marmara Bölgesi<br /><br />134.Aşağıdakilerden hangisi iklimi etkileyen faktörlerden biri değildir?<br /> <br /> a)Yükselti b)Enlemler c) Turizm d) Rüzgarlar<br /><br /><br /><br /><br />135.Aşağıdakilerden hangisi Anadolu dışında kurulan bir uygarlıktır?<br /><br />A) Asurlular B) Lidyalılar C) Frigyalılar D) İyonyalılar <br /><br />136.Aşağıdaki medeniyetlerden hangisi hem denizcilikle uğraşmış hem de site denilen şehirler halinde yaşamıştır?<br /><br />A) Urartu B) Hititler C) Frigler D) İyonlar <br /><br /><br />137. Aşağıda ölçeği verilen haritalardan hangisinin ölçeği daha büyüktür? <br />A) 1/10.000 B) 1/100.000 C) 1/500.000 D) 1/1.000.000<br /><br /><br /><br />138. Aşağıdakilerden hangisi Mezopotamya’da yaşayan uygarlıklardan birisi değildir? <br />A) Sümerler B) Lidyalılar C) Babiller D) Asurlar <br /><br /><br />139..Ülkemizde en fazla heyelan olayları hangi bölümümüzde görülmektedir?<br /> <br />A-Doğu Karadeniz<br /> B-Batı Karadeniz<br /> C-Çatalca-Kocaeli<br />D-Ege Bölümü<br />140.İnsanlık tarihinde il tarih yazıcılığını hangi uygarlık başlatmıştır?<br /><br />A-Frigler B-Urartular C-Hititler D-Lidyalılar<br /><br /><br />141.Aşağıda verilen yerlerin haritalarını aynı boydaki kağıtlara ayrı ayrı çizersek hangisinde ayrıntılar daha belirgin olur? <br /><br />a) Türkiye Haritası<br />b) Marmara Bölgesi Haritası<br />c) Kocaeli Haritası<br />d) Dünya Haritası<br /><br />142. “Yaşadığım yerde gece ve gündüz arasında sıcaklık farkı fazladır.Sabah çok sıcak olurken,gece çok soğuk olur.”<br /> Yukarıdaki sözleri söyleyen kişi hangi iklim bölgesinde yaşamış olabilir? <br /><br />a)Çöl iklimi<br />b)Ekvator iklimi<br />c)Kutup iklimi<br />d)Muson<br /><br /><br /><br /><br />143.Aşağıda verilen iklim çeşitlerinden hangisi Türkiye’de görülmez?<br />A)Karasal İklim B)Akdeniz İklimi<br />C)Muson İklimi D)Karadeniz İklimi<br /><br /><br />344.Bir yerin iklim koşullarını etkileyen birçok fiziki faktör vardır.<br />Aşağıdakilerden hangisi iklim koşullarını belirleyen faktörlerden biri sayılmaz?<br />A)Toprak çeşidi B)Yükselti<br />C)Enlem D)Denize yakınlık-uzaklık<br /><br /><br />145.nların arızalı mallarla ilgilisiz kalması halinde aşağıdakilerin hangisine başvurmamız gerekmektedir?<br /> a)Danıştay’a<br /> b)Sayıştay’a<br /> c)Tüketici Hakları Mahkemesi’ne<br />d)TMMM’ye<br /><br />146.1 Kasım 1928 tarihinde yapılan Harf inkılabı’nın yanı sıra “Türk Dili’nin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak , onun yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliği eriştirmek” amacıyla Atatürk döneminde hangi kurum açılmıştır?<br /><br />A) Türk Tarih Kurumu C) Dil Tarih Coğrafya Fakültesi <br />B) Türk Dil Kurumu D) İş Bankasının kurulması. <br /><br /><br />147.Aşağıdakilerden hangisi Lidyalıların özelliklerinden biri değildir ?<br />a) Sakarya nehri kıyısında kurulmuşlardır.<br />b) Lidyalılar pek çok konuda Yunan uygarlığından etkilenmişlerdir.<br />c) Kral yolunu yapmışlardır.<br />d) Parayı ilk kez Lidyalılar kullanmışlardır.<br /><br />148.Sümerler ve İyonlar yaşadıkları coğrafyanın avantajlarını iyi kullanmışlar ve bu sayede refahı yakalayarak bilimde birçok gelişmeye imza atmışlardır.<br />-Yukarıda verilen bilgiden yaralanarak aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşılabilir?<br />a) Bilimsel gelişmeler uygarlıkların belli bir refah seviyesine ulaşmasıyla mümkündür<br />b)Sümerler ve İyonlar bilimsel gelişmelerde birbirlerini etkilemişlerdir.<br />c) Anadolu ve Mezopotamya’da bilim aynı seviyede süre gelmiştir.<br />d) Bilimsel gelişmeler sadece belli bölgelerde ortaya çıkmıştır<br /><br /><br />149.Karadeniz ikliminde her mevsim yağış görülür.<br />Buna göre aşağıdakilerden hangisi Karadeniz iklimi görülen bir yerde yetiştirilemez? <br /><br />A) Buğday B) Çay C) Mısır D) Fındık<br /><br />150. Ali’nin babası elektrik faturasını ödemeyi unutmuştu ve bu sebeple Ali’lerin elektrikleri kesilmişti.<br /> Bu durumda Ali’nin babası aşağıdakilerden hangisini yerine getirmemiş olur?<br />A) Haklarını<br />B) Özgürlüklerini<br />C) Sorumluluklarını<br />D) Düşüncelerini<br /><br />151. Aynı büyüklükteki kağıtlara aşağıdakilerden hangisinin haritası çizildiğinde ayrıntı daha fazla <br />olur?<br />A) Avrupa<br />B) Türkiye<br />C) Dünya<br />D) Marmara Bölgesi<br /><br />152. Aşağıdakilerden hangisi Dünya üzerindeki bir yerin matematik konumunu belirlemek için kullanılacak bilgilerden değildir.<br />A. Yükseltisi<br />B. Ekvatora Uzaklığı<br />C. Bulunduğu Kıta<br />D. Denizlere göre Konumu<br /><br /><br />153. <br />I. 1/ 2.500.000<br />II. 1/4.000.000<br />III. 1/ 1.000.000<br />Yukarıdaki ölçeklerin büyükten küçüğe doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir.?<br />A. I,II,III<br />B. II,I,III<br />C. II,III,I<br />D. III,I,II<br /><br /><br />156.Aşağıdaki cümlelerden hangisi olgu cümlesidir?<br />a- Çok güzel bir araban var.<br />b- Güneydoğu Anadolu bölgesi en küçük bölgemizdir.<br />c- En sevdiğim renk beyazdır.<br />d- Bence o, seni sevmiyor<br />157. Türk Dil Kurumu ne zaman kurulmuştur?<br />a- 1929<br />b- 1931<br />c- 1928<br />d- 1932<br /><br />158. Bir ülkenin Dünya üzerindeki yerini en kesin biçimi ile,aşağıdakilerden hangisi belirler?<br /> A) Hangi kıtada bulunduğu<br /> B) Hangi paralel ve meridyende olduğu<br /> C) Denizlere ve boğazlara göre durumu<br /> D) Hangi yarım kürede yer aldığı<br /><br />159. I.Vatandaş olarak hak ve sorumlulukları bilme,<br /> II.Ülkemizin coğrafyasını bilme,<br /> III.Ülkemizin tarihini bilme,<br />Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Sosyal Bilgiler sayesinde elde ettiğimiz bilgilerdir ?<br /> A)Yalnız I B)Yalnız II C)I ve II D)I,II ve III<br /><br />160Bir haritada iki şehir arasındaki uzunluk 10 cm gösterilmiştir. Gerçekte bu iki şehrin <br /> arasındaki uzunluk 500 km ise haritanın ölçeği nedir?<br />a) 1/5.000.000<br />b) 1/250.000<br />c) 1/50.000<br />d) 1/500.000<br /><br /><br /><br /><br />161.Hangisi olgu cümlesidir?<br />a) İstanbul Türkiye’nin en güzel ilidir.<br />b) Kızlar resim dersinde daha başarılıdır.<br />c) Ankara Türkiye’nin başkentidir.<br />d) Öğrenciler matematik dersini hiç sevmezler <br />e) <br /> II. I.Türk Tarih Kurumu<br />Devlet Tiyatroları<br /> III. Türk Dil Kurumu <br /> IV. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi<br />Yukarıdaki verilen kurumlardan hangisi ya da hangilerinin sosyal bilimlere doğrudan katkı yaptığı söylenemez ?<br /><br />a) Yalnız II b) Yalnız I c) I,III d) II ve IV<br /><br /><br />163.Bilimsel araştırma metotlarını kullanarak Türkiye’de çevre kirliliğine bağlı kanser <br /> oranının artışı ile ilgili araştırma yapmak isteyen bir öğrencinin araştırmasında <br /> hangisinden bahsetmesine gerek yoktur?<br /><br /> a-Hastalığı yaratan nedenlerden <br />b-Çevre kirliliğinin sağlık üzerindeki etkilerinden <br />c-Doğum oranlarından<br />d-Çevre kirliliğini önleme yollarından<br /><br />164.Aşağıdakilerden hangisi bir olguyu işaret etmektedir?<br />a-Göçmen kuşlar her yıl sonunda sıcak ülkelere gider.<br />b-Kediler nankördür.<br />c-Muhabbet kuşları canı sıkılınca öter.<br />d-Ayılar armut kadar şeftaliye de bayılır.<br /><br /><br />165.Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilim değildir?<br />a-Psikoloji b-Sosyoloji c-Coğrafya d-Matematik<br /><br /><br />166.Okul,yol,köprü ve fabrika gibi yatırım hizmetlerinin yapılabilmesi için aşağıdakilerden <br /> hangisini yapmak görevimizdir?<br />A)Vergi vermek B)Kurallara uymak C)Oy vermek D)Askere Gitmek<br /><br />167.Aşağıdakilerden hangisi bir olgu cümlesidir?<br /><br />A) Eğitimde yazılı sınavlar çok önemlidir.<br />B) Türkiye’nin en doğusunda 45o doğu meridyeni geçer.<br />C) En güzel mevsim sonbahardır.<br />D) En zevkli ders Sosyal Bilgilerdir.<br />168. Olgu:Kişiden kişiye değişmeyen ,herkes tarafından kabul gören kanıtlanabilir <br /> bilgilerdir.<br /><br />Buna göre aşağıdaki cümlelerden hangisi olguya örnek gösterilebilir?<br />A)Futbol izlemek basketbol izlemekten daha çok keyif verir .<br />B)Yurdumuzun en güzel dağı Uludağdır.<br />C)İstanbul Türkiye’nin en kalabalık şehridir.<br />D)Sosyal bilgiler dersi Fen dersinden daha kolay öğrenilir.<br /><br />169.I.Türk Tarih Kurumu <br /> II . Dil Tarih coğrafya Fakültesi <br /> III.Türk Dil Kurumu <br /> IV.Eğitim Gönüllüleri Vakfı<br /><br />Yukarıda verilenlerden hangisi Atatürk tarafından sosyal bilimlerin geliştirilmesi amacıyla kurulan kuruluşlara örnek değildir?<br /><br />A)I B)II C)III D)IV<br /><br />170. Aşağıdakilerden hangisi demokratik toplumlarda vatandaşların sorunların çözümünde <br /> başvurduğu yollardan birisi değildir?<br />A) Haklarını ve özgürlüklerini iyi bilmek<br />B) Herhangi bir sorunu olduğunda dilekçe hakkını kullanarak ilgili yerlere şikayetini bildirmek<br />C) Kendi haklı olduğu bir konuda başkalarının haklarını göz önünde bulundurmamak<br />D)Hak ve sorumluluklarımız ile ilgili gerektiğinde çevresindeki bilinçsiz insanları bilgilendirmek<br /><br /><br />171. Aşağıdakilerden hangisi Atatürk’ün Sosyal Bilimlerin gelişimine yaptığı katkılardan <br /> birisidir?<br />A)Liseler için Geometri kitabı yazması<br />B)Cumhuriyetin ilanı sonrası Avrupa’ya öğrenci gönderilmesi<br />C)Türk Hava Kurumunun kurulmasına öncülük etmesi<br />D)Milli Mücadele sonrası dönemde sanayi yatırımlarını desteklemesi<br /><br /><br />172.Görüş: Kişiden kişiye göre değişen ve insanların bireysel düşüncelerine denir.<br />Buna göre aşağıdakilerden hangisi görüş tanımlamasına uygun bir örnek olabilir?<br /> <br />A)İstanbul , Türkiye’nin en kalabalık şehridir<br />B)İstanbul , Türkiye’nin en güzel şehridir<br />C)İstanbul, Marmara Bölgesi’ndedir.<br />D)İstanbul, tarihi bir şehirdir<br /><br /><br /><br />173.Aşağıdakilerden hangisi bilimsel çalışmayla ilgili bir kavram değildir?<br />A)Dipnot B)Kaynakça<br />C)Kopya D)Katalog taraması<br /><br />174.Aşağıdakilerden hangisi Tarih biliminin yararları arasında yer almaz?<br /><br /> A) Geçmişimizi öğretir. B) Devletler arası düşmanlığı körükler<br /> C)geleceğimize yön vermemizi sağlar. D) Uluslar arası ilişkileri öğretir.<br /><br />175. Tamamı güney yarım kürede yer alan kıtalar grubu hangisidir?<br /> A) Antarktika- Okyanusya, B) Asya – Afrika<br /> C) Avrupa Güney Amerika, D) Avrupa – Afrika<br /><br />176. Aşağıdakilerin hangisi Türkiye’nin coğrafi konumunun sonuçlarından değildir?<br />a-) Etrafının denizlerle çevrili olması sebebiyle kıyı kesimlerde ılıman iklim görülür.<br />b-) Zengin petrol yatakları ülke ekonomisine büyük katkı sağlar<br />c-) Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan köprü konumundadır.<br />d-) İstanbul ve Çanakkale boğazları Türkiye’nin denetimi altında olması nedeniyle önemli ticaret ve ulaşım yollarına sahiptir.<br />177.Aşağıdakilerden hangisi bir olgu cümlesidir?<br />A)Haftanın en yoğun günü çarşambadır.<br />B)Öğrenilmesi en zor ders sosyal bilgilerdir.<br />C)Menteşe yöresi, Ege’nin en engebeli yöresidir.<br />D)Antalya, Akdeniz’in en güzel şehridir.<br /><br /><br />178.”Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir,yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen gerçek insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır”<br />Mustafa Kemal’in yukarıdaki ifadeleri ile tarih biliminin aşağıdaki özelliklerinden hangisi örtüşmez?<br />A)Belgelere dayanması<br />B)Objektif olması<br />C)Tarihin günümüzün koşullarına göre değerlendirilmesi.<br />D)Bilimsel olguları incelemesi<br /><br />179.“Ali en güzel rengin mavi olduğunu söylerken, Ahmet kırmızı olduğunda ısrar etmektedir.”<br />Bu durum hangisini doğrular?<br /><br />A) Görüşler kişiden kişiye değişir.<br />B) Ali Ahmet’ten daha zekidir.<br />C) Olguların ispatlanabileceğini.<br />D) Ahmet’in Ali’den daha zeki olduğunu.<br /><br /> 180.Aşağıdakilerden hangisi vatandaşlık sorumluluklarımızdan değildir? <br /> <br />A) Askerlik yapmak.<br />B) Vergi vermek.<br />C) Seyahat etmek<br />D) Oy vermek<br /><br />181.Aşağıdakilerden hangisi sorunlarımızın çözümü için başvurmamız gereken yollardandır?<br /><br />A) Sorunla ilgili kurumdaki yakınımızdan yardım istemek.<br />B) Sorunla ilgili torpil yapabilecek bir yetkiliyi aramak.<br />C) Dilekçe yazarak ilgili kuruma başvurmak.<br />D) Milletvekillerinden yardım istemek. <br /><br /><br />182.Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’nun kurulması hangi alanda gelişme göstermemizde etkili olmuştur?<br />A) Siyasette B) Sosyal Bilimlerde C) Fen bilimlerinde D)Ekonomide<br /><br /><br /><br /><br /><br />183. I. Ağrı Dağı ülkemizin en yüksek dağıdır.<br /> II. Çok gezen, çok okuyandan daha iyi bilir.<br /> III. Ülkemizde ilköğretim zorunlu ve devlet okullarında parasızdır.<br /> IV. Uçak bir ulaşım aracıdır.<br />Yukarıdakilerden hangisi bir görüştür?<br /><br />A) I B) II C) III D) IV<br /><br />184.Aşağıdakilerden verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?<br /><br /> A) Meridyenler arasındaki mesafe yalnızca Ekvator’da eşittir ve 111 km’dir.<br /> B) Paraleller arası mesafe eşit değildir ve kutuplara gidildikçe bu mesafe kısalır.<br /> C) 180 tane doğuda, 180 tane batıda olmak üzere toplam 360 meridyen vardır.<br /> D) Dünya üzerinde çizgisel hız Ekvator’dan kutuplara gidildikçe azalır.<br /><br /><br /><br />185. Aşağıdakilerden hangisi temel hak ve özgürlüklerimizin kısıtlanabileceği durumlardan biri değildir?<br /><br />A) Savaş hal B) Kamu sağlığı ve güvenliği C) Nüfus sayımı D) Olağanüstü hal<br /> <br /><br />186. Aşağıdakilerden hangisi bir yerin yerleşim yeri olarak seçilmesinde etkili olan <br /> etkenlerden biri değildir? <br /><br />A) Verimli tarım alanları<br />B) Bitki örtüsünün gür olması<br />C) Endüstri kuruluşlarının yaygın olması<br />D) Uygun iklim şartları<br /><br />187. Coca Cola’nın üç kapağını toplayan bir kişi, coca cola firmasının hediye olarak sunduğu cam <br /> bardağı almaya gittiğinde, market sahibi tarafından haksızlığa uğruyor ve bardağı verilmiyor. <br /> Bu durumda, haksızlığa uğrayan kişi, aşağıdakilerden hangisine başvurmalıdır?<br />a) Tüketici sorunları – hakem heyeti<br />b) İnsan hakları derneği<br />c) Anayasa mahkemesi<br />d) Emniyet<br /><br /> <br /> 188.Aşağıdakilerden hangisi haritanın ölçeği değiştiğinde haritada değişen özelliklerden biri <br /> değildir?<br /> a) Coğrafi konum<br /> b) Yüzey şekillerinin yansıtılmasındaki hata payı<br /> c) Haritada gösterilen ayrıntı<br /> d) Haritaların kapladıkları alan<br /><br />189.Aşağıdakilerden hangisi paralellerin özelliklerinden birisidir?<br /><br />a) 180 tane doğuda 180 tane batıda toplam 360 tane paralel vardır.<br />b) İki paralel arasındaki uzaklık birbirine eşittir.<br />c) Paralellerin boyları birbirine eşittir.<br />d) 180 tane kuzeyde 180 tane güneyde toplam 360 tane paralel vardır.<br /> <br /><br />190. Kolayca anlaşılabilir, kanıtlanabilir ve bilimsel verilere dayanan bilgilere olgu denir.<br />Yukarıdaki tanıma göre aşağıdaki seçeneklerden hangisi bir olgudur?<br />A) Sosyal bilgiler dersi çok zevklidir.,<br />B) Türkiye’nin en güzel bölgesi Akdeniz Bölgesi’dir.<br />C) Türkiye devletinin başkenti Ankara’dır.<br />D) Muhabbet kuşları canı sıkılınca öter.<br /> <br /><br />191. Bilimsel çalışma ile ilgili çeşitli kavramlar vardır.<br />Aşağıdakilerden hangisi bu kavramlar arasında gösterilmez?<br />A- Hipotez<br />B- Dipnot<br />C- Empati<br />D- Katalog Taraması<br /><br /> <br /><br />192. Paralel dairelerinin boylarının ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe küçülmesinin ve kutuplarda nokta haline gelmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br /> A)Dünyanın uzay boşluğunda yer alması<br /> B)Dünyanın şekli<br /> C)Toplam 180 tane paralel dairesinin bulunması<br /> D)Paraleller arası mesafenin 111 kilometre olması<br /><br /><br />193.Gerçekliği herkes tarafından kabul edilen ve kanıtlanabilen bilgilere olgu, gerçekliği ispat edilmemiş bilgilere ise görüş denir.<br />Buna göre, aşağıda verilen eşleştirmelerden hangisi doğrudur?<br /><br /> Olgu Görüş<br /><br />A) Televizyondaki en güzel programlar En sevmediğim günler yağışlı günlerdir.<br /> Belgesellerdir.<br />B) İstanbul Marmara Bölgesindedir. Yasalar Anayasaya göre çıkarılır.<br />C) İlköğretim kesintisiz sekiz yıldır ve Öğrenciler okula giderken siyah önlük<br /> Zorunludur. Giymek zorundadır.<br />D) Vergi vermek bir vatandaşlık görevidir. Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili bir<br /> yarımadadır.<br />194. Furkan evlerinin yanında bulunan çocuk parkının bakımsızlığından ve park içinde rahatça <br /> oynamalarını engelleyen dikenlerden şikayetçidir.Furkan rahatsızlığını dile getireceği <br /> dilekçeyi hangi makama yazmalıdır?<br /><br /> A)Tüketici mahkemesine <br /> B)Muhtarlığa<br /> C)Reklam kuruluna<br /> D)Belediyeye<br /><br /><br />195.Ülkemizin dünya üzerinde bulunan yedi kıtadan ikisi üzerinde toprakları vardır.Bu iki kıta <br /> aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?<br /><br /> A)Asya-Avrupa<br /> B)Antartika-Asya<br /> C)Avrupa –Afrika<br /> D)Asya-Avustralya<br /><br />196.Yaklaşık 36 derece doğu boylamında yer alan Sivas’ta saat 11:00 iken yaklaşık 33 derece boylamında <br /> yer alan Ankara’da yerel saat kaçtır?<br /><br />a)10:48 b)11:12 c)11:22 d)10:38<br /><br /> 197. "Türkiye'nin…………………. şehri İstanbul’dur." cümlesinde boş bırakılan yerlere aşağıdaki sözcük¬lerden hangilerinin gelmesi durumunda bir gö¬rüş ifade edilmiş olur?<br />A-En kalabalık B- En güzel <br /> C- En fazla sanayileşmiş D- En fazla okul bulunan<br />198. Aşağıdakilerden hangisi bütün insanlar için za¬rarlı olarak kabul edilir? <br />A) Akarsular üzerine barajların yapılması <br />B) Bazı öğrencilerin ödevlerini zamanında yapma¬ması <br />C) Aşırı yağışların sel ve toprak kaymalarına yol aç¬ması <br />D) Fabrika atıklarının doğrudan denizlere akıtılması <br /><br />199.Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? <br /><br /><br />A) Olgu kişiden kişiye değişebilir. <br />B) Görüşün doğruluğu her zaman ispatlanamaz. <br />C) Olgunun doğruluğu her zaman ispatlanabilir. <br /> D)Olgu ile görüş birbirinden farklıdır.<br /><br />200. Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilgiler dersinin temel amaçlarından biri olamaz? <br />A) Bireyin toplumsal yaşama uyum sağlamasına yardımcı olmak <br />B) Kurallara uymanın önemini kavratmak <br />C) Bireyin bir meslek edinmesini sağlamak <br />D) Bireye bilgi edinme yollarını öğretmek <br />201.Aşağıdakilerden hangisinde “olgu” doğru tanımlanmıştır.<br /> a. Kolayca anlaşılabilir, kanıtlanabilir ve bilimsel verilere dayanan bilgidir.<br /> b. Kişiden kişiye değişen, insanların bireysel düşüncelerini yansıtan bilgidir.<br /> c. Bir nesnenin zihindeki soyut ve genel tasarımı olan bilgidir.<br /> d. Öğrenme, araştırma ve gözlem yoluyla elde edilen bilgidir.<br /><br />202.Paralel ve meridyenlerden yararlanarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?<br /> a) Dünya üzerindeki herhangi bir noktanın yerine b) Türkiye’nin Ekvatora olan uzaklığına<br /> c) Yer şekillerinin yükseltisine d) Bir ülkenin hangi yarımkürede olduğuna<br /><br />203.Ülkemizde dört mevsim yerine iki mevsimin görülebilmesi için aşağıdakilerden hangisinin değişmesi gerekir? <br /> a) Yer şekillerinin b) Coğrafi konumunun c) Dağların uzanış doğrultusunun d) Yükseltisinin<br /><br />204- Tarih öncesi dönemlerde aşağıdakilerden hangisi insanların yerleşmek için seçtiği alanlardan biri değildir?<br /> a) Sanayinin geliştiği yerler b) Verimli tarım alanları c) Su kaynaklarının çevresi d) Düz ve ovalık alanlar<br /><br />205 Nitelikli elemanlar işini en iyi şekilde yapan ,işlerinin özelliklerini bilen,eğitim görmüş kişilerdir. <br /> Aşağıdakilerden hangisi nitelikli elemanın ülke ekonomisi açısından yararları arasında gösterilemez?<br /> a) Daha fazla enerji ve zaman harcanarak üretim sağlanır. b) Teknolojik alanın yabancı ülkelere bağımlı olması önlenir.<br /> c) Malzeme ve emekten tasarruf sağlanır. d) Ulusal gelirin gereksiz yere harcanması önlenir. <br /><br />206. Bir ülkenin ihracatında sanayi ürünleri en önemli paya sahip ise bu ülke için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?<br /> a) Ekonomik bakımından geri kalmış bir ülkedir. b) Sanayileşmiş ,gelişmiş bir ülkedir.<br /> c) Tarım kesiminde çalışan nüfus fazladır. d) Nüfus artış hızının fazla olduğu bir ülkedir.<br /> <br />207. Aşağıdakilerden hangisi Atatürk’ün milli dış politika anlayışını oluşturan kavramlardan biri değildir?<br /> a) Yayılmacılık b) Tam bağımsızlık c) Karşılıklılık d) Devletlerin eşitliği<br /> <br />208. Aşağıdakilerden hangisi ormanların faydalarından değildir?<br />a)Hava ve gürültü kirliliğini önler. b)Yakacak ve hammadde kaynağıdır. c)Yeraltı sularını fakirleştirir. d)İnsanlar için eğlence ve dinlenme ortamıdır<br /><br />209.Aşağıda verilen şehirlerin hangisinin yaz mevsiminde aşırı nüfuslanmasının nedeni diğerlerinden daha farklıdır?<br /> A) Antalya B) İzmir C) Muğla D) Adana<br />210.Aşağıdaki kıtalardan hangisi güney yarım kürededir?<br /><br /> a) Antartika b) Asya c) Avrupa d) Kuzey Amerika<br /><br /><br />211. Yaptıkları kaleler ve açtıkları sulama kanalları ile tanınan Anadolu uygarlığı aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />a) Hititler b) Urartular c) İyonlar d) Lidyalılar<br /><br /><br />2 12.Hangisi Sosyal Bilgilerin yaralarından biri değildir?<br /><br />A)Bireysel farklılıklarımızı fark etmemizi sağlar<br />B)Etkin bir vatandaş olarak yetişmemizi sağlar<br />C)Fiziki gelişmemizi sağlar<br />D)Sosyal bütünlüğümüzü korumamızı sağlar<br /><br />213.Türkiye’de Akdeniz kıyıları, kar yağışının en az görüldüğü yerdir. Aşağıdakilerden hangisi bu duruma yol açan etmenlerden biridir?<br /><br />A)Yer şekillerinin dağlık ve engebeli olması<br />B)Ortalama yükseltinin fazla olması<br />C)Ekvatora yakın olması<br />D)Akdeniz kıyılarının Asya kıtasında yer alması<br />214.Aşağıdaki uygarlık bölgelerinden hangisinde tarihi dönemlerin diğerlerinden daha önce başlamıştır?<br /> <br />A)Mısır B)Orta Asya C)Mezopotamya D)Anadolu<br /><br />215.Geçimimizi lahana, patates, muz, şeker kamışı gibi ürünler yetiştirerek ve ihtiyaçtan fazlasını satarak sağlamaktayız. Ülkemde sürekli yaz mevsimi yaşandığı için kışlık giysiye ve yakacağa ihtiyacımız yoktur” Böyle söyleyen biri aşağıdaki iklim çeşitlerinden hangisinde yaşamaktadır<br /><br />A)Çöl İklimi B)Muson İklimi C)Ekvatoral İklim D)Akdeniz İklimi<br /><br /><br />216.Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de aynı anda farklı iklim çeşitlerinin görülmesinin nedenlerinden değildir?<br /><br />A)Enlem B)Yükseklik C)Yer şekilleri D)Jeopolitik konumu<br /><br />217.Türkiye’de çeşitli nedenlere bağlı olarak birden çok iklim görülür. Yükseltinin fazla olduğu bölgelerde karasal iklim görülmektedir. Buna göre aşağıdaki illerden hangisinde karasal iklim görülmektedir?<br /><br />A)Antalya B)Kocaeli C)Ağrı D)İzmir<br /><br />218.Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de görülen iklim çeşitliliğinin nedenleri arasında olamaz?<br /><br />A)Enlem B)Yer şekilleri C)Bakı D)Yağış düzeni<br /><br />219.Aşağıdakilerden hangisi Akdeniz ikliminin özellikleri arasında yer almaz?<br /><br />A)Yazları sıcak ve kuraktır. B)Kışlar ılık ve yağışlıdır<br />C)Sıkça don olayları görülür D)Akdeniz ve Ege kıyılarında görülür<br /><br />220.Aşağıdakilerden hangisi iklimi etkileyen etmenlerden biri değildir?<br /><br />A)Nüfusun çok olması B)Deniz seviyesinden yükseklik<br />C)Ekvatora yakınlık D)Deniz kıyısına yakınlık<br /><br />221.Akdeniz kıyılarında kış sıcaklığının diğer kıyılarından yüksek olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Dağların denize paralel uzanması B)Ekvatora daha yakın olması<br />C)Ormanların geniş yer kaplaması D)Yer altından sıcak suların çıkması<br /><br />222. I.Hititler anal adı verilen, kralların icraatlarını anlatan yıllıklar tutmuşlardır.<br /> II.Urartular Asur çivi yazısını kullanmışlardı.<br /> III. İbraniler tek tanrı inancını benimsemişlerdir.<br /> IV. Fenikelilerin buldukları 22 harfli alfabe Romalılar tarafından geliştirilmiştir.<br /><br />Yukarıda İlk Çağ medeniyetlerine ait bazı bilgiler verilmiştir. Bunlardan hangileri medeniyetlerin birbirinden etkilendiklerinin kanıtı olarak gösterilebilir?<br /><br />A)II.-III B)II-IV C)III-IV d)IV-I<br /><br />223.Konya’da her yıl 17 Aralık’ ta Şeb-i Arus törenleri düzenlenerek anılan büyük düşünür ve şair, aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Hacı Bektaşi Veli B)Yunus Emre<br />C)Mevlana Celaleddin Rumi D)Şems-i Tebrizi<br /><br />224.Tarihte ilk tarih yazıcılığı yapan millet aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Urartular B)Hititler C)Sümerler D)Frigler<br /><br />225.Milat Hangi olayla başlar?<br /><br />A)Yazının bulunmasıyla B)İsa’nın doğumuyla<br />C)Kadeş savaşı ile D)İstanbul’un fethiyle<br /><br />226.Anadolu, çeşitli özellikleriyle tarih öncesinden günümüze kadar birçok medeniyetin yerleştiği bölge olmuştur. Aşağıdakilerden hangisi Anadolu’da birçok medeniyetin yerleşmesinin nedenleri arasında gösterilemez?<br /><br />A)İklim koşullarının elverişli olması<br />B)Verimli tarım alanlarının olması<br />C)Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan yollar üzerinde olması<br />D)Ekvatorun kuzeyinde yer alması.<br /><br />227.Dünya üzerinde enlemler arası uzaklık 111 km dir. 36-42 derece Kuzey enlemleri ile 26-45 derece Doğu boylamları arasında yer alan Türkiye’nin en kuzey noktası ile en güney noktası arası uzaklık kaç Km dir?<br /><br />A)2109km B)666km C)1650km D)333 km<br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br />228.Sümerler;<br />-Yazıyı bulmuşlar, geometri, aritmetik, astronomi gibi bilimlerin temelini oluşturmuşlar, ilk yasaları ve edebi eserleri ortaya koymuşlardır.<br />-Birbirleriyle mücadele içindeki site devletlerinde yaşayıp, sınırları geniş olmayan devletler kurmuşlardır.<br /> Buna göre Sümerlerle ilgili verilenlerden hangisi doğru bir bilgidir?<br /><br />A)Savaş sanatında oldukça ileri bir uygarlıktır.<br />B)Uygarlığın gelişmesine önemli katkıları vardır<br />C)Ticari Koniler kurmuşlardır.<br />D)Değişik uygarlıkları tek çatı altında toplamışlardır.<br /><br />229.Aşağıdaki Cümlelerden hangisi bir görüş cümlesidir?<br /><br />A)Türk sinemasının ilk renkli filmi “halıcı kız” dır<br />B)Cep telefonu kullanımı ülkemizde 1995’te başlamıştır.<br />C)Cep telefonu 18 yaşından sonra kullanılmıştır.<br />D)Aile toplumun en küçük birimidir.<br /><br />230.Aşağıdakilerden hangisi bilimsel araştırma basamaklarının birinci aşamasıdır?<br /><br />A)Hipotez geliştirme B)Veri toplama<br />C)Konu veya sorunu belirleme D)Hipotezleri test etme<br /><br />231.Aşağıdaki iklim türlerinin hangisinde en belirgin tarım ürünü pirinçtir?<br /><br />A)Ekvator iklimi B)Muson iklimi C)Kutup iklimi d)Çöl iklimi<br /><br />232.Haritalardaki küçültme oranına ne denir?<br /><br />A)Lejant B)Ölçek C)Kroki D)Kuşbakışı çizim<br /><br />233.Bir yerin nüfusunda o yerin iklimi, yer şekillerinin elverişliliği, ulaşım olanaklarının yeterliliği, tarım alanlarının verimliliği ve sanayinin gelişmişliği gibi faktörler etkili olmaktadır. Verilen bilgilere göre aşağıdaki illerden hangisinde bu faktörlerin tümü etkilidir?<br /><br />A)Adana B)Çanakkale C)Trabzon D)Antalya<br /><br />234.Hititler, Suriye egemenliği nedeniyle Mısırlılarla savaşmıştır. 16 yıl süren savaşların sonunda Kadeş Antlaşmasını imzalamışlardır. (M.Ö.1280) Bu antlaşma, tarihte bilinen ilk yazılı antlaşmadır. Bu bilgiler aşağıdakilerden hangisinin kesin ispatı sayılabilir?<br /><br />A)Hititlerin Suriye’ ye egemen olduğu<br />B)Her iki tarafında tarihi çağları yaşadığının <br />C)Antlaşmanın savaştan önce imzalandığının <br />D)Hititlerin bölgenin en güçlü devleti haline geldiğinin<br /><br /><br /><br />235.40o paraleli üzerinde yer alan Çanakkale ve Sivas şehirlerinin yıl içinde aynı mevsimlerde sıcaklıkları farklıdır. Aşağıdakilerden hangisi bi ik şehrin sıcaklık farklılığının nedenlerinden biri olamaz?<br /><br />A)İki şehrin yükseltilerinin farklı olması<br />B)Ekvatora olan uzaklıklarının uzaklıklarının farklı olması<br />C)Çanakkale’nin denize kıyısının olması, Sivas’ın ise denize kıyısının olmaması<br />D)İki şehirde etkili olan rüzgarların farklı yönden esmesi<br /><br />236.İlkçağlarda Anadolu’da kurulan tarımı ve tarımla uğraşanları korumak amacıyla sert kurallar hazırlayan uygarlık aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Frigler B)Sümerler C)Lidyalılar D)İyonlar<br /><br />237.Aşağıdakilerden hangisi Anadolu’nun tarih öncesi dönemlerini aydınlatan merkezlerden değildir?<br /><br />A)Çatalhöyük B)Çayönü D)Sard D)Alacahöyük<br /><br />238.Lidyalıların tarihte ilk parayı bulmaları hangisini sağlamıştır?<br /><br />A)Ticaretin kolaylaşmasını B)Tarımda verimin artmasını<br />C)Anadolu’nun öneminin artmasını D)Köyden kente göçün artmasını<br /><br />239.A merkezinde güneyden esen rüzgarlar havayı ısıtmasına karşılık kuzeyden esen rüzgarlar havayı soğutmaktadır. Bu bilgiye göre A merkezi için aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?<br /><br />A)Kuzey yarımkürededir B)Güney yarımkürededir<br />C)Orta enlemlerdedir. D)Dönenceler civarıdadır.<br /><br />240.Aşağıda verilen medeniyetlerden hangisi Mezopotamya’da kurulmuştur?<br /><br />A)Hititler B)Urartular C)Babilliler D)Frigyalılar<br /><br />241.Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin yeryüzü şekilleri için söylenemez?<br /><br />A)Akdeniz kıyılarının Karadeniz kıyılarından daha sıcak olmasının nedeni ekvatora daha yakın olmasıdır.<br />B)Doğu Anadolu’nun İç Anadolu’dan daha soğuk olması yüksek olmasından kaynaklanır<br />C)Deniz etkisinin Batı Anadolu’da daha iç kısımlara sokulmasının nedeni dağların kıyıya dik uzanmasındandır.<br />D)Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında dağlar kıyıya dik olarak uzanmaktadır.<br /><br />242.Anal denilen yıllıklar yazmışlardır<br /> -Pankuş adı verilen meclisleri vardır<br /> -Yönetimde Tavananna’nın sözü geçmektedir.<br />Yukarıda verilen bilgiler aşağıdaki devletlerden hangisini göstermektedir?<br /><br />A)Hititler B)Frigler C)Lidyalılar D)İyonlar<br />243.Uluslar arası kültür sanat ve spor etkinliklerinin toplumlar arası ilişkilere sağladığı katkılar arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?<br /><br />A)Ülkeler arası kültürel ilişkileri arttırması<br />B)Uluslar arası barışın güçlenmesine hizmet etmesi<br />C)Ülkelerin birini daha yakından tanımasını sağlaması<br />D)Ülkeler hakkındaki ön yargıları derinleştirmesi<br /><br />244.Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini ortaya çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek amacıyla açılan kurum aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Dil Tarih – Coğrafya Fakültesi B)Türk Tarih Kurumu<br />C)Halk Evleri D)Türk Dil Kurumu<br /><br />245.Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır” diyen Atatürk’ ün bu amaçla açtığı kurum aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Türk Dil Kurumu B)Türk Tarih Kurumu <br />C)Halk Evleri D)Dil Tarih –Coğrafya Fakültesi<br /><br />246.Atatürk döneminde açılan halkevlerinin yararları arasında hangisi gösterilemez?<br /><br />A)Yabancı kültür özelliklerinin Türk kültürünü etkilemesi<br />B)Dilin Türkçeleştirilmesi<br />C)Milli ve manevi değerlerin topluma kazandırılması<br />D)tarih bilincinin yerleştirilmesi<br /><br />247.Haritalardaki kahverengi alanlar, hangi coğrafi oluşumu gösterir?<br /><br />A)Ovalar B)Denizler C)Nehirler D)Dağlar<br /><br />248.Aşağıdakilerden hangisi Atatürk’ün ülkemizde sosyal bilimleri geliştirmek amacıyla yaptığı uygulamalardan biri değildir?<br /><br />A)Türk Tarih Kurumunun açılması<br />B)Türk Dil Kurumunun açılması<br />C)Dil Tarih ve Coğrafya Fakültelerinin açılması<br />D)Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılması<br /><br />249.Aşağıdakilerden hangisi Atatürk’ün sosyal bilimlere verdiği önemin bir göstergesi değildir?<br /><br />A)Antropoloji bölümünün açılması<br />B) Dil Tarih ve Coğrafya Fakültelerinin kurulması<br />C) Türk Dil Kurumunun kurulması<br />D)Türk Hava Kurumunun kurulması<br /><br />250.Aşağıdakilerden hangisi Sosyal Bilimlerin alanına girmez?<br /><br />A)Yüzey şekilleri B)İnsan hakları C)Özgürlükler D)Bitki yapısı<br /><br />251. Dünya üzerindeki herhangi bir noktanın matematik konumu aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?<br /><br />A)Ekvator ve başlangıç meridyenine göre yerini<br />B)Jeopolitik yerini<br />C)Denizlere olan mesafesini<br />D)Büyük Şehirlere olan uzaklığını<br /><br />252.Ülkemizde kıyılarımızdan itibaren iç kısımlara ve batıdan doğuya gidildikçe nem miktarının azalmasına ve yükseltinin artmasına bağlı olarak karlı günlerin sayısı artmaktadır. Buna göre aşağıdaki illerimizden hangisinde belirtilen durum diğerlerine göre daha fazladır?<br /><br />A)Afyon B)Kars C)İstanbul D)Malatya<br /><br />253.Tarihte ilk kez parayı Lidyalıların bularak kullanmalarının sonucu aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?<br /><br />A)Batı Anadolu’da kurulmuş olmaları<br />B)Matematikte ilerlemiş olmaları<br />C)Madencilikte ilerlemiş olmalarıyla<br />D)Doğu-Batı ticaretini geliştirmeleriyle<br /><br />254.Çöl ikliminin etkili olduğu bir bölge için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?<br /><br />A)Su ihtiyacı çok zor karşılanır<br />B)Bitki örtüsü makilerdir<br />C)Nem oranı çok fazladır<br />D)Gece gündüz arasındaki sıcaklık farkları azdır<br /><br /><br />255.Türkiye’de dört mevsim görülmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Orta kuşakta olması B)Asya ve Avrupa kıtası arasında olması<br />C)Yükseltinin fazla olması D)Üç tarafın denizlerle çevrili olması<br /><br />256.Aşağıdakilerden hangisi karasal iklim şartlarının hüküm sürdüğü bir bölgenin özellikleri arasında gösterilemez?<br /><br />A)Bitki örtüsü bozkırdır<br />B)Gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı fazladır<br />C)Nem oranı yüksektir<br />D)Kışın yağışlar kar şeklinde düşer<br /><br />257.Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin özel konumu ile ilgili değildir?<br /><br />A)Yükselti batıdan doğuya doğru artar<br />B)Asya ve Avrupa kıtaları arasında köprü konumundadır<br />C)Ekvatorun kuzeyinde yer alır<br />D)Üç tarafı denizlerle çevrilidir.<br /><br />258.Aşağıdaki uygarlıklardan hangisi Anadolu’da kurulan uygarlıklardan biri değildir?<br /><br />A)Lidyalılar B)Urartular C)İyonlar D)Asurlular<br /><br />259.Aşağıdaki haritalardan hangisi yeryüzü şekillerini (Dağ, ova, plato,vadi vb.) gösteren haritalardır?<br /><br />A)Siyasi B)Beşeri C)İdari D)Fiziki<br /><br />260.Bursa-Kırklareli arası gerçek uzaklık 300 km dir. İki kent arası harita üzerinde 5 cm olarak gösterildiğine göre bu haritanın ölçeği nedir?<br /><br />A)1 / 3.500.000 B)1 / 350.000 C)1 / 700.000 D)1 / 6.000.000<br /><br />261.Ege kıyısında kurulmuş bir uygarlıktır, denizcilikte gelişmiştir. Şehir devleti şeklinde örgütlenmişler ve birçok ilim adamı yetiştirmişlerdir. Buna göre anlatılan ilk çağ uygarlığı hangisidir?<br /><br />A)Lidya B)İyonya C)Hitit D)Frigya<br /><br />262.Aşağıda verilen yerlerden hangisinde insanlar yıl boyunca kalın kıyafetler giyerler?<br /><br />A)Çin B)Türkiye C)Brezilya D)Sibirya<br /><br />263.Yıllık sıcaklık farkı azdır, Her mevsim Yağışlıdır, Yağışlar en fazla sonbaharda düşer. Yukarıda özellikleri verilen iklim tipi aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Karadeniz iklimi B)Akdeniz iklimi C)Karasal iklim D)Kutup iklimi<br /><br /><br />264.Hangisi iklimi etkileyen temel faktörlerden birisi değildir?<br /><br />A)Yükselti B)Denize göre konum C)Toprak yapısı D)Bakı durumu<br /><br />265.Türkiye Cumhuriyetinin ilanından sonra yapılan inkılapların halka mal edilmesi, derinleştirilmesi ve halkın eğitilmesi için herkesin rahatlıkla çalışmalarına katılabileceği yaygın bir teşkilata ihtiyaç vardır. <br />Yukarıda bahsedilen teşkilat aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Halkevi B)TTK C)TDK D)Anadolu ajansı<br /><br />266.Paralel ve meridyenlerle ilgili aşağıdaki verilenlerden hangisi yanlıştır?<br /><br />A)Paralel dairelerin uzunlukları birbirine eşittir<br />B)Meridyenler Ekvatoru dik olarak keser<br />C)İki meridyen arası 4 dakikadır<br />D)İki meridyen arası mesafenin en geniş olduğu paralel dairesi Ekvatordur.<br /><br />267.Urartular döneminde Van gölü ve Aras nehri kıyılarına birçok sulama kanalları ve barajlar inşa etmiştir. Bu durum Urartuların hangi alanda gelişme gösterdiklerini kanıtlar?<br /><br />A)Sanayi B)Tarım C)Hayvancılık D)Madencilik<br /><br />268.Aynı iklim bölgesinde yetişmesi çok zor olan bitki ikilisi aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)İncir-Zeytin B)Pamuk-Çay C)Patates-Mısır D)Zeytin-üzüm<br /><br />269.Kuzey yarım küre, güney yarım küreye göre birkaç derece sıcaktır. Bu durumun temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Kuzey yarım kürede karaların güney yarım küreye göre daha az olması<br />B)Güney yarım kürede karaların küzey yarım küreye göre daha az olması<br />C)Kuzey yarım kürede suların güney yarım küreye göre daha fazla olması<br />D)Güneş ışınlarının güney yarım küreye, küzey yarım küreye göre daha eğik açılarla gelmesi<br /><br />270.Eski çağlardan beri Anadolu birçok medeniyete beşiklik etmiştir. Anadolu’ ya gelen ve yerleşen çeşitli milletler kültür ve uygarlıklarını yansıtan birçok eser bırakmışlardır. Verilen bilgilere göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?<br /><br />A)Göç yolları üzerinde bulunan Anadolu önemli bir geçiş bölgesidir<br />B)Anadolu birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır<br />C)Anadolu coğrafyası insanların yaşamı için elverişlidir<br />D)Anadolu’da yapılan çetin savaşlar birçok devletin kurulup yıkılmasına sebep olmuştur.<br /><br />271.Dünya üzerinde bulunan bir yeri haritada ayrıntılı olarak görmek istememiz aşağıdaki hangi konuyla ilgilidir?<br /><br />A)Haritanın ölçeği B)Haritanın göstereceği yerin coğrafi şekilleri<br />C)Nüfus durumu D)Gelişmişlik düzeyi<br /><br />272.Mezopotamya medeniyetlerinden günümüze yok denecek kadar az eser ulaşmıştır. Bu durumun temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Mezopotamya’da mimariden çok ticarete önem verilmesi<br />B)Mezopotamya’da taş ve mermer gibi malzemelerin çok az bulunması<br />C)Mezopotamya’da yaşanılan büyük depremlerin eserlere zarar vermesi<br />D)Yeryüzü şekillerinin elverişsiz olması mimari eserlerin yapılmasını zorlaştırmıştır.<br /><br />278.Anadolu’da kurulan Frigler, çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşmışlardır. Öküz öldürenlerin, saban kıranların ölümle cezalandırıldığı ve en büyük tanrıların toprak ve bereket tanrısı Kibele olduğu bilinmektedir. Kilim ve halı dokumacılığı hayvancılığa dayalı olarak gelişmiştir. Verilen bilgilere göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?<br /><br />A)Dokumacılık alanında ileri gittikleri <br />B)Tarımsal üretimde dinsel etkinin görüldüğü<br />C)Tarımsal faaliyetleri korumak amacıyla sert kanunlar yaptıkları<br />D)Friglerin çok güçlü ordulara sahip olduğu<br /><br />279.Aşağıdakilerden hangisi Anadolu’da bulunan ilk yerleşim yerlerinden biri değildir?<br /><br />A)Tuşpa B)Hattuşaş C)Alacahöyük D)Ninova<br /><br />280.Ekvatora farklı uzaklıklardaki iki yerin, aşağıdakilerden hangisinde farklılık göstermesi kesindir?<br /><br />A)Sıcaklık B)Konuşma dili C)Folklör D)Ulaşım araçları<br /><br />281.Doğu boylarında bulunan iki şehir arası 24 dakika olduğu belirlenmiştir. Bu iki şehrin boylamları aşağıdakilerden hangileri olabilir?<br /><br />A)18 doğu-24 doğu B)21 Doğu-24 Doğu <br />C)18 doğu-21 Doğu D)20 doğu-24 doğu<br /><br />282.Dağları, ovaları, akarsuları,platoları ve gölleri gösteren harita çeşidi hangisidir?<br /><br />A)Siyasi harita B)Özel harita C)Fizik harta D)Beşeri harita<br /><br />283.Anadolu’ ya Avrupa’dan gelen topluluktur. Ankara yakınlarındaki Gordion şehrini başkent olarak kurmuşlardır. Tarım ve hayvancılıkla uğraşmışlardır. En önemli kralları Midas’tır. Verilen özellikler aşağıdaki medeniyetlerden hangisine aittir?<br /><br />A)Urartular B)İyonlar C)Frigler D)Lidyalılar<br /><br />284.Aşağıdakilerden hangisi insanların ortak yaşadığı sorunlardan biri olamaz?<br /><br />A)Gürültü kirliliği B)arkadaş edinmede zorluk yaşama<br />C)Hava kirliliği D)Doğal hayatın yok olması<br /><br />285.Urartular ölülerini oda şeklinde yaptıkları mezarlara gömmüşlerdir. Ölülerin yanına günlük yaşantılarında kullandıkları bazı eşyaları da koymuşlardır. Bu durum Urartularda aşağıdakilerden hangisinin varlığını göstermektedir?<br /><br />A)Tek tanrı inancının B)Tarımda ilerlediklerinin<br />C)Hukuk devleti anlayışının D)Öldükten sonra yaşamın devam ettiğinin <br /><br />286.Aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?<br /><br />A)Güneş takviminin ilk örneğini Romalılar kullanmıştır<br />B)Lidyalılar ilk kez parayı ticarette kullanmışlardır<br />C)Hititler tarihte bilinen ilk yazılı antlaşmayı yapmışlardır.<br />D)Sümerler ilk kez çivi yazısını kullanmışlardır.<br /><br />287.Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin özel konumunun sonuçlarından biri değildir?<br /><br />A)Türkiye, Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirine yaklaştığı yerdedir<br />B)Üç tarafı Ege, Karadeniz ve Akdeniz ile çevrilidir<br />C)36-42 derece kuzey enlemleri arasındadır<br />D)Orta doğu ülkeleri ile Avrupa ülkeleri arasında köprü özelliği taşır<br /><br />288.Aşağıdakilerden hangisi meridyenlerin özelliklerinden değildir?<br /><br />A)Dünya üzerinde toplam 360 meridyen vardır<br />B)Londra’da Greenwich den geçen meridyen başlangıç meridyeni olarak kabul edilir<br />C)Aynı meridyen üzerinde bulunan her yerde yerel saat aynıdır<br />D)Meridyen dairelerinin başlangıcı Ekvator’dur.<br /><br />289.Türkiye’nin en doğusu ile en batısı arasında kaç dakikalık zaman farkı vardır?<br /><br />A)19 B)36 C)60 D)76<br /><br />290.Aralarında 3 saat olan iki yer arasındaki boylam farkı nedir?<br /><br />A)45 B)55 C)65 D)75<br /><br />291.Aşağıdakilerden hangisi iklimi etkileyen faktörlerden biri değildir?<br /><br />A)Enlem B)Yükselti C)Denizlere göre konum D)Bitki örtüsü<br />292.I. Asya ve Avrupa kıtaları arasında köprü konumunda olması<br /> II. İklim Şartları<br /> III. Nüfusun çok olması<br /> IV. Toprak yapısı<br />Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Anadolu’nun uygarlıkların beşiği olmasında etkili olmuştur?<br /><br />A)Yalnız I B)I-II C)I-II-III D)II-IV<br /><br />293.Aşağıda verilen yerlerin haritalarını aynı boydaki kağıtlara ayrı ayrı çizersek hangisinde ayrıntılar daha belirgin olur?<br /><br />A)Türkiye Haritası B)Marmara Bölgesi Haritası<br />C)Kocaeli Haritası D)Dünya haritası<br /><br />294.Yaşadığım yerde gece ve gündüz arasında sıcaklık farkı fazladır. Sabah çok sıcak olurken, gece çok soğuk olur. Bu sözleri söyleyen kişi hangi iklim bölgesinde yaşamış olabilir?<br /><br />A)Çöl iklimi B)Ekvator iklimi C)Kutup iklimi D)Muson<br /><br />295.Aşağıda bazı harita ölçekleri verilmiştir. Hangisinde Kocaeli’nin caddelerini daha iyi görebiliriz?<br /><br />A)1 / 2.000.000 B)1 / 500.000 C)1 / 250.000 D)1 / 30.000<br /><br />296.Muğla ile Mardin aynı enlemde yer almaktadır. Ocak ayında Mardin’de sıcaklık 3 derece ölçülmüştür. Muğla’da ise sıcaklık 12 derecedir. Bu durumun nedeni hangi şıkta verilmiştir? 495)Erzurum ve Ankara hemen hemen aynı emlemler üzerinde yer almasına rağmen Erzurum’da kışlar Ankara’ya göre daha soğuktur. Bu durumun temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Doğuda yer alması B)Yükseltinin fazla olması<br />C)Kuzey ve güneyinde sıra dağlar olması D)Yağış miktarının fazla olması<br /><br />297.Anadolu’da İlk çağa ait bir yerleşim yerinde yapılan kazı çalışmalarında tapınak (ibadet yeri) kalıntılarına, demirden silahlara ve sulama kanallarına rastlanmıştır. Bu yerleşim yerinde yaşayan toplulukla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?<br /><br />A)Tarımla Uğraşmışlardır B)Demir madenini kullanmışlardır<br />C)Yazıyı kullanmışlardır D)Yerleşik hayata geçmişlerdir.<br /><br /><br /><br /><br /><br /><br />298.I. Ekvatoral İklim<br /> II. Muson iklimi<br /> III. Kutup iklimi<br /> IV. Çöl iklimi<br />Yukarıda verilen iklim tiplerinden hangilerinin yıllık yağış miktarı daha fazladır?<br /><br />A)I ve II B)II ve III C)II ve IV D)III ve IV<br /><br />299.Hititlerde evlenme, boşanma, miras gibi medeni hukuk konuları yasalarla düzenlenmiştir. Bu durumun öncelikle aşağıdakilerden hangisini kolaylaştırması beklenir?<br /><br />A)Askeri başarıları B)Devlet gelirlerinin arttırılması<br />C)Toplum ilişkilerinin düzenli yürütülmesi D)Ticaret faaliyetlerinin gelişmesini<br /><br /><br /><br />A)Karasallık B)Bitki örtüsü C)Rüzgarlar D)Toprak çeşiti<br /><br />300.Türkiye’de en uzun gündüz aşağıdaki tarihlerden hangisinde yaşanır?<br /><br />A)23 Eylül B)21 Haziran C)21 <br />301.Aşağıdakilerden hangisi bir görüştür?<br /><br /><br />A)Mustafa Kemal Atatürk Türkiye’nin ilk Cumhurbaşkanıdır.<br /><br />B)İstanbul Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilmiştir.<br /><br />C)Fenerbahçe Türkiye’nin en çok taraftarı olan kulübüdür.<br /><br />D)Dünya 7 kıtadan oluşmaktadır.<br /> <br /><br />302-) 1.Konu belirlemek<br /> 2.Kaynak araştırması<br /> 3.Bilgilerin sınıflandırılması<br /> 4.Bir varsayım ileri sürme <br />Yukarıdakilerden hangisi bilimsel araştırma basamaklarının 2.sidir?<br /><br />A)4 B)3 C)2 D)1<br /><br />303-)Aşağıdakilerden hangisi okul ve halk kütüphanelerindeki kitap sınıflama sisteminde edebiyatın numarasıdır?<br /> <br /> A)100 B)400 C)200 D)800 <br /><br />304-)1-Tüketici mahkemesi<br /> 2-Muhtarlıklar<br /> 3-Reklam kurulu<br /> 4-Tüketici hakları derneği<br />Yukarıdakilerden kaç tanesi tüketici hakları ihlalleri için başvurulan yerlerdir?<br /><br /> A)1 B)3 C)4 D)2<br /><br /><br />305-)Aşağıdakilerden hangisi Türk Tarih kurumunun kısaltılmışıdır?<br /><br /> A)TAK B)TÜRK C)TTK D)TDK<br /><br /><br />306-)1-Başkalarının haklarına saygılı olmalıyız.<br /> 2-Sorumluluklarını yerine getirmeyenleri ödüllendirmeliyiz.<br /> 3-Kendi haklarımızı bilmeliyiz.<br /> 4-Başkalarının haklarını ezmeliyiz.<br />Yukarıdakilerden hangileri sorunlarımıza çözüm ararken dikkat etmemiz gereken kurallardandır?<br /> <br /> A)1,3,2 B)1,3 C)Yalnız 4 D)1,2,3,4<br /><br />307-)Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi hangi yılda kurulmuştur?<br /><br /> A)1925 B)1984 C)1936 D)1937<br /><br />308-)Aşağıdakilerden hangisi vatandaş olmanın sorumluluklarından biridir?<br /><br /> A)Vergi verme B)İş yeri açma C)Doktor olma D)Yangın çıkartma<br /><br />309-)Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilgiler dersini oluşturan kavramlardan değildir?<br /><br /> A)Tarih B)Coğrafya C)Vatandaşlık D)Biyoloji<br /><br /><br /><br />310-)Cumhuriyet’in kurulmasıyla sosyal bilimler alanında önemli çalışmalar yapılmıştır.Öğretim görevlilerinin Avrupa’ya gönderilmesi,yabancı öğretim görevlilerine Türk üniversitelerinin kapılarının açılması, Türk üniversitelerle ilgili yeni düzenlemeler yapılması bu tür çalışmalardan sayılabilir.<br />Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilimler alanında yapılan çalışmalarla hedeflenenlerden biri değildir?<br /> <br /> A)Çağdaş ülkeler seviyesine yükselmek<br /> B)Avrupa ülkeleriyle ilişkileri geliştirmek <br /> C)Toplumu yeniden şekillendirmek D)Bilimsel çalışmaları yakından takip etmek <br /><br />311-)Aşağıdakilerden hangisi iyi bir bilimsel araştırmada olması gereken özelliklerden biri değildir?<br /> <br /> A)Anlaşırlık B)Tek düzelik<br /> C)Amaca uygunluk D)Etkililik <br />312-)Aşağıdakilerden hangisi haklarımızdan biridir?<br /><br /> A)Yaşama hakkı B)Çöp atma hakkı <br /> C)Askerlik yapma hakkı D)Vergi verme hakkı<br /><br />313-)Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilgiler ile ilgili bir cümle değildir?<br /><br /> A)İstanbul 1453 yılında feth edildi<br /> B)Cumhuriyet 29 ekimde kurulmuştur.<br /> C)Nokta cümlelerin sonuna konulur.<br /> D)Dünya 7 kıtadan oluşmaktadır.<br /><br />314-)Bilimsel araştırma basamaklarının 5.si nedir?<br /><br /> A)Bir varsayım ileri sürme<br /> B)Konunun yazılması<br /> C)Kaynak araştırması<br /> D)Bilgilerin sınıflandırılması<br /><br />3 15-)Kişiye ait bireysel düşünceye görüş denir.<br /> Buna göre aşağıdakilerden hangisi görüştür?<br /> <br /> A)Tatilde Çorum’a gittik.<br /> B)Türkiye’nin başkenti Ankara’dır.<br /> C)En güzel renk mavidir.<br /> D)Ayşe televizyon izliyordu<br />316-)Yerküreyi kuzey ve güney olmak üzere iki eşit parçaya bölen dairelere …………………….. denir. <br /> Yukarıdaki noktalı yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?<br /><br />A)Ekvator B)Paralel C)Meridyenler D)Daireler<br /><br />317-)1-Yurdumuzun beşeri ve ekonomik yapısını tanımak.<br /> 2-Ülke kalkılmasında sorumluluk alma duygusunu geliştirmek.<br /> 3-ülkemizin başbakanlarını tanımak<br /> 4-ülkemizin tarihini tanımak<br />Yukarıdakilerden kaç tanesi coğrafya öğrenmenin gerekliliğinden değildir?<br /> <br />A)1 B)2 C)3 D)4<br /><br />318-)Aşağıdakilerden hangisi dünyamızın şekline verilen addır?<br /><br />A)Yuvarlak B)Kare C)Dikdörtgen D)Geoid<br /><br />319-)Herhangi bir yerin başlangıç meridyenine ve ekvatora göre durumuna …………………………. denir.<br />Yukarıdaki noktalı yere ne gelir?<br /><br />A)Enlem B)Boylam C)Matematik Konum D)Paraleller<br /><br /><br />320-)Başlangıç meridyeninin derecesi kaçtır?<br /><br />A)66 Derece B)0 Derece C)23 Derece D)72 Derece<br /><br />321-)Yerküre üzerindeki irili ufaklı kara parçaları gelişi güzel dağılmıştır.Karaların çok büyük boyutlarda olanlarına …….denir.<br /> Yukarıda verilen boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?<br /><br /> A)Ada B)Yarımada<br /> C)Kıta D)Yanardağ<br /><br />322-)Dünya üzerin 3 büyük okyanus vardır.<br /> 1-Hint okyanusu <br /> 2-Büyük okyanus 3-Atlas okyanusu<br />Yukarıda verilen okyanusların küçükten büyüğe doğru sıralanışı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?<br /><br /> A)3-2-1 B)1-3-2 C)3-1-2 D)2-1-3<br /><br />323-)Haritalardaki küçültme oranı arttıkça gösterilen ayrıntı azalır.<br /> Buna göre;<br /> 1-1/1.000.000<br /> 2-1/400.000<br /> 3-1/150.000<br /> 4-1/80.000<br />Yukarıda verilen hangi ölçekle çizilen haritada gösterilen ayrıntı daha fazladır?<br /> A)1 B)2 C)3 D)4<br />324-)Kıtaların arasındaki çukur alanları dolduran büyük su kütlelerine …………. Denir.<br />Yukarıda verilen boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?<br /> A)deniz B)iç deniz c)okyanus d)körfez<br />325-)Türkiyeden hareket eden bir gözlemci gittiği yerde güneşin daha erken doğduğunu gözlemliyor.<br />Buna göre gözlemci bulunduğu yerden nereye hareket etmiştir?<br />a)batıya b) kuzeye c)doğuya d)güneye<br />326-)Aşağıdakilerden hangisi bir çizimin harita olabilmesi için gerekli olan şartlardan değildir?<br /> a)ölçek <br /> b)düzleme aktarma<br /> c)kabataslak çizim<br /> d)kuşbakışı görünüm<br /> 327-)Türkiye’de üç farklı iklim tipinin görülmesinde aşağıdakilerden hangisi etkili olmamıştır?<br /> a)Bitki örtüsü b)Deniz etkisi c)Dağların doğrultusu d)Yükselti<br /> 328-)Aşağıdakilerin hangisinde karasal iklim bulunmaz?<br /> a)Van b)Sivas c)Rize d)Edirne<br />3 29-)Aşağıdaki kıtalardan hangisinin kuzey ,güney doğu ve batı yarım kürelerde toprağı vardır?<br /> a)Asya b)Afrika C)Amerika d)Avpura<br /> 330-)insanlar havaların ısınmasıyla göl ve nehir kenarlarında küçük yerleşim yerleri kurdular.Çeşitli hayvanları evcilleştirip beslediler.Toplayıcılıktan kurtulup arpa,darı ve buğday yetiştirmeye başladılar.Böylece üretici bir toplum haline gelidiler.<br /> Buna göre yerleşik hayata geçilmesiyle beraber aşağıdaki ekonomik faaliyetlerden hangisinin başladığı söylenebilir?<br /> a)ticaret b)tarım c)sanayi d)madencilik<br />331-)<br />uygarlık Yaşadıkları zaman dilimi<br />Hititler MÖ 2000-1200<br />Frigyalılar MÖ 750-600<br />Lidyalılar MÖ 700-546<br />Urartular MÖ 500-700<br />İyonlular MÖ 1200-700<br /><br /><br />Yukarıdakilerden hangisi yanlış verilmiştir?<br />a)Hititler b)Frigyalılar c)Urartular d)iyonlular<br /> <br />332-)İnsanlar Cilalı taş devri’nde çanak ve çömlek yapmaya başladılar.<br />Bu durum öncelikle aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?<br /> a)Hayvanların evcilleştirildiğinin <br /> b)9Tarımsal faaliyetlerin arttığının <br /> c)Topraktan araç ve gereç yapıldığının<br /> d)Ticari faaliyetlerin geliştiğinin<br />333-)Aşağıdakilerden hangisi ilk çağ’da Anadolu’da kurulan merkezlerden birisi değildir?<br /> a)Sard b)Tuşpa c)Ninova d)Gordion<br />334-)Orta Asya’nın coğrafi yapısı ve iklimi,tarım faaliyetlerinin yaygınlaşmasını engellemiştir.<br /> Bu durum ,Türklerin yaşamını nasıl etkilemiştir?<br /> a)Türkler yerleşik yaşama geçmiştir.<br /> b)Türkler geçimlerini hayvancılık ve ticaret faaliyetleriyle sağlamışlardır.<br /> c)mimari faaliyetlerde gelişmeler olmuştur.<br /> d)hukuk kurallarına önem verilmiştir.<br />335-)ilk Türk devletleri<br />1-Büyük Hun Devleti a)Yerleşik hayata geçen ilk Türk Devletidir<br />2-Kök Türk Devleti b)Bilinen ilk Türk devletidir.<br />3-2. Kök Türk Devleti c)Türk adıyla kurulan ilkTürk devletidir.<br />4-Uygur Devleti d)Türk tarihinin ilk yazılı eserlerini vermişlerdir.<br />336-)Aşağıdaki şıkların hangisinde bu devletler ve özellikleri doğru olarak verilmiştir?<br /><br /> A)1-B B)1-A C)1-B D)1-B<br /> 2-D 2-B 2- C 2- A 3-C 3-C 3- D 3- C<br /> 4-A 4-D 4-A 4-D<br /><br />337-)Orta Asya’da yaşayan Türkler dünyanın değişik bölgelerine göç etmişlerdir.<br />Aşağıdakilerden hangisi bu göçlerin ekonomik nedenlerindendir?<br /><br />A)Çin ve Moğol saldırıları<br />b)yeni yerler fethetme arzusu<br />c)boylar arası mücadeleler<br />d)bölge kaynaklarının artan nüfus ihtiyaçlarını karşılayamaması<br />338-) kavimler göçü hangi yılda gerçekleşmiştir?<br />a)575 b)624 c)1200 d)946<br />339-)ülkemizdeki ilk sanayi kuruluşları ……… ve ……….. fabrikalarıdır.<br />Yukarıdaki boşluklara sırasıyla ne getirilmelidir?<br />a)çay-zeytin b)şeker dondurma<br />c)pamuk-yağ d)turunçgiller- pamuk <br />340-)Rümeysa’nın yaşadığı yerde en çok yetişen tahıl buğdaydır.buna göre Rümeysa aşağıdaki bölgelerden hangisinde yaşıyor olabilir?<br />a)Ege bölgesi<br />b)iç Anadolu bölgesi<br />c)Marmara bölgesi<br />d)Karadeniz bölgesi<br /><br /><br /><br /><br />341-) *yumuşak iletken bir maden olduğu için işlenmesi ………..kullanım alanı yaygındır.<br />Bakır için bu söylelenlerden boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelebilir?<br />a)zor<br />b)öldürücü<br />c)kolay<br />d)yumuşak<br />342-) İL İLÇE<br />1-MUĞLA Fethiye<br />2-Artvin Murgul<br />3-Kastamonu Küre<br />4-Bursa Uludağ<br />5-Isparta Keçiborlu<br />Yukarılardakilerden hangisi doğru olarak verilmiştir?<br />a)1-5 b)1-3 c)2-3 d)3-5<br />343-)süt ürünleri üzerine yatırım yapmak isteyen bir kişi bölgelerimizden hangisini seçerse doğru bir karar vermiş olur?<br />a)doğu Anadolu bölgesi<br />b)iç Anadolu bölgesi<br />c)ege bölgesi<br />d)Akdeniz bölgesi<br />344-)yer kabuğunu oluşturan kayaçların ,başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri veya bir yerden başka bir yere taşınmasına …………. Denir.<br />Boş yere aşağıdaki kelimelerden hangisi getirilmelidir?<br />a)orman<br />b)sel<br />c)erozyon<br />d)deprem<br />345-)su gücünden elde edilen enerjiye…………denir.<br />Yenilebilen enerjidir.<br />Yukarıdaki noktalı yere aşağıdakilerden hangisi gelebilir?<br />a)güneş b)hidroelektrik<br />c)termik d)jeotermal<br />346-)Aşağıdakilerden hangisi barajlarımızdan biri değildir?<br />a)Atatürk b)Keban c)İç An. B. d)Hirfanlı <br />347-)aşağıdakilerden hangisi jeotermal enerji santrallerindendir?<br />a)Sarayköy b)Atatürk c)Kralkızı d)Hirfanlı<br />347-)Yeraltından çıkan sıcak su buharından elde edilir.<br />Bu hangi enerji türüdür?<br />a)hidroelektrik b)Termik <br />c)Jeotermal d)Nükleer enerji <br />348-)1-Çok ucuzdur ve çevre dostudur.<br /> 2-Güneşli gün sayısı fazla olan yerlerde kullanılır..<br /> 3-Konutlarda yaygın olarak kullanılmaktadır.<br />Buna göre bu hangi enerjidir?<br />a)Nükleer enerji b)Termik enerji<br />c)güneş enerjisi d)jeotermal enerji<br />349-)Okyanusya kıtasının diğer adı nedir?<br />a)Avustralya b)Asya c)Avrupa d)Antartika<br />350-)büyük hun devleti en çok……………….ile mücadele etmiştir.<br />Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?<br />a)Moğol b)Çin c)Türkiye d)Amerika<br />351-)Orhun yazıtları…………………. Alfabesiyle yazılmıştır.<br />Buna göre boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?<br />a)Kavimler b)Türkçe c)hunca d)Kök Türk<br />352-)Kavimler göçü sonucunda Eskiçağ bitmiş ………….. başlamıştır.<br />Buna göre boş bırakılan yere ne gelmelidir?<br />a)Orta Çağ b)Yeni Çağ <br />c)Yakın Çağ d)Uzay Çağı<br />353-)Kök Türk Devlet,………………merkez olmak üzere Bumin Kağan tarafından kurulmuştur.<br />Noktalı yere ne getirilmelidir?<br />a)Karabalgasan b)Ötüken<br />c)Türkiye d)Çin <br />354-)Türk adının ilk geçtiği metin……................dır.<br />Boş bırakılan yere?<br />a)Bumin Kağan b)Mete han<br />c)Roma d)Orhun Yazıtları<br />355-)Türeyiş ve Göç Destanları,…………….ait destanlardır.<br />Buna göre boş bırakılan yere?<br />a)Türklere b)Uygurlara <br />c)Kök Türklere d)Orhunlara<br />356-)Turunçgiller ve zeytin………………iklimin görüldüğü bölgelerimizde yetişir.<br />Boş bırakılan yere?<br />a)Karadeniz b)karasal c)Akdeniz d)muson <br />357-)Çay sadece……………..Bölgesi’nde yetişir.<br />Boş bırakılan yere?<br />a)Dericilik………………yapıldığı yerlerde yaygındır.<br />Boş bırakılan yere?<br />a)Hayvancılığın b)Seracılığın<br />c)Arıcılık d)Turunçgiller.<br />358-)Gıda sektörü…………….yetiştirildiği yerlerde gelişmiştir.<br />Boş bırakılan yere?<br />a)Arıcılığın b)Tahılın<br />c)Seracılığın d)Dericilik<br />359-)Pamuk ………………..sanayinin ham maddesidir.<br />Boş bırakılan yere?<br />a)Dericilik b)Tahılın<br />c)tekstil d)Arıcılık<br />360-)Ülkemiz fındık üretiminde dünyada……………sıradadır.<br />Boş bırakılan yere?<br />a)3. b)2.<br />c)4. d)1.<br />361-)Jeotermal kaynaklar sera ve……………….ısıtılmasına kullanılır.<br />Boş bırakılan yere?<br />a)Konutların b)ülkenin c)dünya d)ilçe<br />362-)Petrol enerji ülkemizin ………………..bölgesinde bulunur.<br />Boş bırakılan yere?<br />a)Karadeniz b)Marmara c)Güneydoğu an. D)Akdeniz<br />363-)Aşağıdakilerden hangisi ülkemizde ön sırada gelen temel ekonomik faaliyettir?<br />a)Madencilik b)Tarım c)Sanayi d)hayvancılık<br />364-)Devlet kurumunda çalışan bir memurun yıl boyunca kazanmış olduğu gelirden devlete vermiş olduğu vergi aşağıdakilerden hangisidir?<br />a)Emlak vergisi<br />b)Gelir vergisi<br />c)Çöp vergisi<br />d)Kurumlar vergisi<br />365-)Akdeniz bölgesinde turunçgil tarımın,İç Anadolu Bölgesinde ise tahıl tarımının yaygın olması bu bölgelerin hangi hangi bakımdan farklı olduğu kanıtıdı durumundadır?<br />a)Yeryüzü şekilleri<br />b)Sosyal imkanlar<br />c)Sıcaklık ve nem <br />d)Bitki örtüsü<br />366-)aşağıda verilen petrol rafineri ve bu rafinelerin bulunduğu merkezlerden hangisi yanlış eşleştirilmiştir?<br />a)ipraş-ankara<br />b)ailağa rafinerisi-izmir<br />c) ataş-mersin<br />d)orta Anadolu rafinerisi Kırıkkale <br />367-)Karabük ve4 ereğlide demir-çelik fabrikaları kurulurken öncelikle aşağıdakilerden hangisi göz önünde bulundurulmalıdır?<br />a)iş gücü<br />b) hammadde<br />c)sermaya<br />d)enerji<br />368-)Dünya rezervinin%60 ının türkiyeden çıkarıldığı özelikle roket ve jet yakıtlarında kullanılan çok değerli olan maden aşağıdakilerden hangisidir ?<br />a)manganez<br />b)volffam<br />c)krom<br /><br />d)bor<br />369-)Türkiye de esnaf ve sanatkarların çıkarlarını savunmak, mesleki eğitimlerine geliştirmek için kurulan kuruluş aşağıdakilerden hangisidir ?<br />a)TESK<br />b) DİSK<br />c)TÜRK-İŞ<br />d)TÜSİAD<br />370-)Türkiye de 2006 yılı itibariyle en cok üye ye sahip olan türkiyenin ilk sendikası olma özelliğinide taşıyan sendika aşağıdakilerden hangisidir ?<br />a)tisk<br />b)türk-iş<br />c)hak-iş<br />d)disk<br />371-) Sinop un doğal bir liman olmasına rağmen Antalya, mersin ve İzmir limanları kadar gelişmemiş olmasının sebebi aşağıdakilerden handisidir ?<br />a) nüfüs miktarının az olması<br />b)yer şekillerinin engebeli olması <br />c) bitki örtüsünün gür olması<br />d)hinterland alanının az olması<br />372-) 1-tunçbilek<br /> 2- yatağan<br /> 3-soma<br /> 4- Salihli<br />Ege bölgesinde bulunan yukarıdaki ilçelerden hangisinde termik santral yoktur?<br />a) 1 b) 2 c) 3 d)4<br />373-) aşağıdaki yörelerimizin hangisindeki turistik faliyetin nedeni diğerlerinkininden farklıdır?<br />a) Nevşehir-ürgüp peri bacaları<br />b)denizli – Pamukkale traverterleri<br />c)Kastamonu – Safranbolu evleri <br />d)bolu – yedi göller<br />374-)Türkiye fizik haritasında renglendirme yöntemi kullanıldığını düşünürsek yeşil rengin en fazla olduğu bölgemiz hangisi olur ?<br />a) Marmara<br />b)Karadeniz<br />c)Akdeniz <br />d)ege<br />375-)Türkiye de kuzey güney yönünde görülen bitki örtüsü değişikliği aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir ?<br />a) maki – bozkır – karışık orman<br />b)karışık orman – bozkır – maki<br />c)karışık orman – bozkır – geniş yapraklı orman<br />d)bozkır – karışık orman – maki<br />376-)aşağıdakilerden hangisi orm anların tahrip edilmesinin sonuçlarından biri değildir? <br />a) yaban hayatı tehlikeye girer<br />b)iklim kuraklaşır<br />c)bitki örtüsü zenginleşir<br />d)doğal denge bozulur<br />377-)yol,su,kanalizyon,elektirik,hastane,okul vs. gibi hizmetlerin planlı olarak yürütüilebilmesi için her vatandaşın üzerine düşen sorumluluk aşağıdakilerden hangisidir ?<br />a)vergi vermek<br />b)kanunlara uymak<br />c)seçimlere katılmak<br />d)askerlik yapmak<br />378-)aşağıdakilerden hangisi anadoluda ilk çağda kurulan uygarlıklardan biri değildir ?<br />a) Lidyalılar<br />b)frigler<br />c)persler<br />d)Hititler<br />379-)önce krallık sonra oligarşi en sonunda cumhuriyet idaresiyle yönetilmiş olan ilk çağ uygarlığı aşağıdakilerden hangisidir?<br />a)iyonlar<br />b)frigler<br />c)Lidyalılar<br />d)Hititler<br />380-)hitilerdeki pankuş meclisinin son sözü söyleme hakkının olmaması aşağıdaki hangi niteliğe sahip olduğunun kanıtıdır?<br />a)karar alıcı meclis<br />b)parlemento<br />c)danışma meclisi<br />d)yüksek mahkeme<br />381-)aşağıdakilerden hangisi dünya nufusun dağılışını etkileyen doğal koşullardan biri değildir?<br />a)coğrafi konum<br />b)yer şekilleri<br />c)iklim<br />d)demografik yapı<br />382-)aşağıdaki transit ticaret yollarından hangisi doğal olarak oluşmuştur?<br />a)panama kanalı<br />b)Süveyş kanalı<br />c)İstanbul boğazı<br />d)don – Volga kanalı<br />383-)Türkiye ihracatının büyük bir bölümünü Avrupa ülkelerine yapmaktadır<br />Buna göre aşağıdaki hangi Avrupa ülkesi ihracatımızda en büyük payı alır?<br />a)Almanya<br />b)İngiltere<br />c)Fransa<br />d)İtalya<br />384-)1990 yılında bağamsızlığını ilan eden Bosna hersek cumhuriyeti hangi devletten ayrılarak bunu gerçekleştirilmişdir?<br />a)Yugoslavya<br />b)Romanya<br />c)Avusturya<br />d)Hırvatistan<br />385-)batısında iran ın güneyinde pakistanın yer aldığı başkenti kabil olan devlet aşağıdakilerden hangisidir?<br />a)Hindistan<br />b)Bangladeş<br />c)Tacikistan<br />d)Afganistan<br />386-)aşağıdaki kuruluşlardan hangisi sosyal be kültürel çalışmalarda bulunmamaktadır?<br />a)tika<br />b)türksoy<br />c)unicef<br />d)nato<br />387-)aşağıdaki ülkelerden hangisinin karadenize kıyısı bulunmamaktadır?<br />a)ukranya<br />b)Romanya<br />c)Bulgaristan <br />d)Yunanistan<br />388-)aşağıdaki Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkler den hangileri tarihsel nedenlerden çok ekonomik şartlar yüzünden Avrupa da yaşamak durumunda kalmıştır?<br />a)kırım Türkleri<br />b)Romanya Türkleri<br />c)Gagavuz Türkleri<br />d)türk işçileri<br />389-)yaşadıkları toplumu ve kültürü anlatan orta asya türk edebiyetının önemli eseri olan manas destanı hangi ülkeye aittir?<br />a)Kırgızistan<br />b)Türkmenistan<br />c)kazagistan<br />d)Özbekistan<br />390-)aşağıdaki özerk cumhuriyetlerinden hangisi Rusya federasyonu sınırları içinde yer almaz?<br />a)Dağıstan<br />b)kabartay – balkan<br />c)nahçivan<br />d)başkırdistan<br />391-)en önemli ihraç malı petrol ve doğal gaz olan başkenti bakü olan devlet aşağıdakilerden hangisidir?<br />a)Ermenistan<br />b)azerbeycan<br />c)Gürcistan<br />d)Romanya<br />392-)aşağıdaki ülkelerden hangisinin türksoy a üye olması mümkün değildir?<br />a)azerbeycan<br />b)Türkiye<br />c)Ermenistan<br />d)Kazakistan<br />393-)dünya nufüsünün yer yüzünde dağılışı göz önüne alındığında aşağıdaki enlemlerin hangisinde nügüsün sıklaşdığı dikkat çekmektedir?<br />a)0-20<br />b)40 – 60 <br />c)60 – 80 <br />d)20 – 40 <br />394-)Aşağıdakilerden hangisi Atatürk’ün dış politikadaki hedeflerinden biri değildir?<br />a)Barışın korunması<br />b)Egemenlik sahasının genişletilmesi<br />c)Hhukuka bağlılık ilkesinin korunması<br />c)Milli bağımsızlıktan ödün verilmemesi<br />395-)Aşağıdaki uygulamalardan hangisi 1980’li tıllardan sonra Türkiye’de uygulanan ticaret politikasıyla ilgili değildir?<br />a)Dış ticaretteki sınırlamaların kaldırılması <br />b)Gümrük tarifelerinde artışa gidilmesi<br />c)İhraçtaki ürünlerin çeşitlendirilmesi<br />d)Yeni pazarlara girişin özendirilmesi<br />396-)Türkiye Cumhuriyeti dış politikasında barışçıl ve eşitliğe dayalı bir politika izlemeye gayret etmektedir.diyen Atatürk’ü Türkiye’deki aşağıdaki uygulamalardan hangisi doğrulamaktadır?<br />a)Eğitim dilinin Türkçe olması<br />b)Yabancılardan ülkeye girişte vize alınması<br />c)Yabancılara toprak satışının serbest bırakılması<br />d)Din ve vicdan hürriyetinin sağlanmış olması<br />397-)Aşağıdakilerden hangisi dünyamızın yoğun nüfuslu yerleri arasında gösterilemez?<br />a)İtalya b)Tokyo c)Avusturalya d)Hindistan<br />398-)Aşağıdakilerden hangisi ülkemizin dış ülkelere sattığı ürünler arsında gösterilemez?<br />a)Bor minerali b)Fındık c)Pamuk d)petrol<br />399-)Aşağıdakilerden hangisi vatandaşlık görevlerimizde biri değildir?<br />a)Seçme ve seçilme hakkı<br />b)Vergi vermek<br />c)Parti kurmak<br />d)Askerlik yapmak<br />400-)Aşağıdakierden hangisi ülkemizin satın aldığı ürünler arasında gösterilemez?<br />a)Petrol b)Fındık c)Otomobil d)Sanayi ürünleri<br /><br /><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/49-6-snf-sosyal-bilgiler-sorular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Soruları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/138-6-sinif-sosyal-bilgiler-performans-odevleri.html">6. Sınıf Sosyal Bilgiler Performans Ödevleri</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/85-islamiyetten-onceki-turk-devletleri.html">islamiyetten Önceki Türk Devletleri</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/88-anadolu-uygarliklari-haritalari.html">Anadolu Uygarlıkları Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/99-ilk-yerlesim-yerleri-haritalari.html">ilk Yerleşim Yerleri Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/96-islam-tarihi-haritalari.html">islam Tarihi Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/98-mezopotomya-uygarlklari-haritalari.html">Mezopotomya Uygarlıkları Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/71-dunya-haritalari.html">Dünya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/49-6-snf-sosyal-bilgiler-sorular/1001-6-sinif-sosyal-bilgiler-50-adet-orenk-yazili-sorusu-cevabi.html">Sosyal Bilgiler 6. Sınıf 50 Adet Örnek Yazılı Sorusu ve Cevap Anahtarı</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/49-6-snf-sosyal-bilgiler-sorular/989-6-sinif-sosyal-bilgiler-1-donem-2-yazilisi.html">6. Sınıf Sosyal Bilgiler 1.Dönem 2.Yazılı Soruları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular/1006-6-sinif-sosyal-bilgiler-ders-notlari.html">6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Notları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html"><img src="http://aygunhoca.com/images/phocagallery/turk-bayraklari/thumbs/phoca_thumb_s_Altinordu-devleti.png.png" border="0" alt="Türk Bayrakları" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html">Türk Bayrakları</a> <span class="small">(35)</span></p><p><strong>6 ve 7. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersinin 400 soru ile Genel Tekrarı</strong><br /><br />1-)Aşağıdakilerden hangisi M. Kemal ATATÜRK’ün sosyal bilimlere katkılarından biri değildir?<br /> a-)Dil ve tarih, coğrafya fakültesinin açılması<br /> b-)Türk Dil Kurumu’nun kurulması<br /> c-)İstanbul Üniversitesinin açılması<br /> d-)Türk Dil Kurumu’nun açılması</p>
<p>2-)Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir görüş cümlesidir ?<br /> a-)M..Kemal Selanik’te doğmuştur.<br /> b-)İstanbul dünyanın en güzel şehridir.<br /> c-)Türkiye Asya ve Avrupa kıtaları üzerinde bir ülkedir.<br /> d-)Türkiye’de zorunlu eğitim 8 yıldır.</p>
<p>3. “Türk çocuğu atalarını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.” Atatürk bu sözünü gerçekleştirmek ve Türk çocuğuna atalarını tanıtmak amacıyla hangi kurumu kurmuştur? <br />A) Türk Tarih Kurumu. B) Dil Tarih Coğrafya Fakültesi <br /> C)Türk Dil Kurumu D) İş Bankasının kurulması</p>
<p>4- Aşagıdakilerden hangisi Türkiye’nin matematik konumunu belirtiyor?<br />A) 26 – 45 Dogu meridyenleri , 36 – 42 Kuzey paralelleri<br />B) 36 – 45 Dogu meridyenleri , 53 – 63 K uzey paralelleri <br />C) 75 – 79 Batı meridyenleri , 24 – 42 Güney paralelleri<br />D) 43 – 79 Dogu meridyenleri 82 – 90 Güney paralelleri<br /> 5- I.Marmara Bölgesi Türkiye’nin en güzel bölgesidir<br /> II. Kocaeli Marmara Bölgesinin ilidir<br /> III.Türkiye Asya ve Avrupa kıtasının en güzel ülkesidir<br /><br /> 1) Yukarıdaki cümlelerden hangisi olgu özelliğindedir?<br /><br /> A).yalnız I B)yalnız II C)I ve III D)II ve III<br /><br />6- Kocaeli ve çevresini daha ayrıntılı görmek için hanği haritayı kullanmak daha uygun olur?<br /> A)Marmara bölgesi B)Türkiye C)Dünya D)Asya kıtası <br /><br />7--Metin,arkadaşları ile konuşurken futbolun basketboldan daha eğlenceli olduğunu ve dünyada en fazla sevilen spor dalı olduğunu söylemiştir.<br /> Buna göre Metin”in bu konuşması ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?<br /><br />a- Görüş bildirmiştir. b-Olay anlatmıştır c-Olgudan bahsetmiştir. D-Bilimsel bir açıklama yapmıştır.<br />8-Her Türk vatandaşının devlet tarafından belirlenen kanunlara uyması gerekir.Toplumsal yaşayışımızı düzenleyen bu kanunlara uymakla vatandaşlık görevimizi de yerine getirmiş oluruz.<br /><br /> Buna göre vatandaşlık görevinin yerine getirilmesi öncelikle aşağıdakilerden hangisini sağlamaktadır?<br />a-Toplumun ekonomik yönden kalkınmasını b-İnsanların rahat ve huzurlu yaşamasını<br />c-Devletin askeri yönden güçlenmesini d-İnsanların kendilerini geliştirmesini<br /><br />9-Ülkemizde Sosyal Bilimlerin gelişmesine önem veren Mustafa Kemal Atatürk ya bizzat kuruluşunu sağlayarak ya da teşvik ederek okul,kurum ve kuruluşların açılmasını sağlamıştır.<br /> Aşağıdakilerden hangisi Sosyal Bilimlerin gelişmesini sağlayan kurumlardan biridir?<br />a-Türk Standartları Enstitüsü Kurumu b-Etibank<br />c-Maden Tetkik Arama Enstitüsü d-Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi<br /><br />10-Sosyal Bilgiler, tarih, coğrafya, vatandaşlık bilgileri felsefe ve sosyoloji gibi konuları içine alan bir derstir.<br /> Aşağıdakilerden hangisi Sosyal Bilgiler dersinin amaçları arasında yer almaz?<br />a-İnsan haklarına saygılı vatandaşlar yetiştirmek b-Öğrenciye toplumsal kişilik kazandırmak<br />c-İnsanların rahat ve huzurlu yaşamalarını sağlamak d-Türk tarihi ve kültürünü kavratmak<br /><br />11-Aşağıdakilerden hangisi bilimsel araştırmada son basamaktır?<br />a-Araştırma konusunu tesbit etmek b-Araştırma konusu için kaynak eserleri bulmak<br />c-Rapor yazmak d-Varsayımlar ileri sürmek</p>
<p>12- 1-Türkiye devletinin yönetim şekli Cumhuriyettir.<br /> 2-Türkiye”nin üç tarafı denizlerle çevrilidir.<br /> 3-Türkiye”de köylerden şehirlere sürekli bir göç yaşanmaktadır.<br /> 4-Türkiye”nin en önemli sorunu çevre kirliliğidir.<br /> Yukarıdaki bilgilerdin hangisi bir görüştür?<br />a- 1 b-2 c-3 d-4<br /><br />13-Yakın çevremizde hizmet aksamalarıyla karşılaştığımızda aşağıdakilerden hangisine başvururuz?<br />a-Tüketici hakları mahkemesi b-Belediyeler c-Tüketici hakları koruma derneği d-Halk evleri<br />14-Dünyadaki en büyük ve en küçük kıtalar aşağıdaki eşleştirmelerin hangisinde doğru verilmiştir?<br />a-Asya-Avrupa b-Asya-Avusturalya c-Afrika-Antartika d-Kuzey Amerika-Avrupa<br /><br />15-Aşağıda verilen ölçeklerden hangisi bir bölgeyi daha ayrıntılı gösterir?<br />a- 1/500 000 b-1/50 000 c-1/2.000.000 d-1/100.000</p>
<p>16- Sosyal Bilgiler dersinde anlatılan “kişi dokunulmazlığı” konuları arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?<br />A) Seyahat hürriyeti B) Seçme-seçilme hürriyeti C) Din hürriyeti D) Özel hayata müdahale hürriyeti</p>
<p>17- İnsanların bir konu ile ilgili düşündüklerini ifade etmesine ve o konu ile ilgili yorumlarını katmasına ……………….. denir.<br />Yukarıda boş bırakılan yere hangi kavram getirilir?<br />A) Olay B) Görüş C) Kavram D) Genelleme<br /><br />18- Aşağıdakilerden hangisi Türk Tarih Kurumu’nun görevidir?<br />a) Türk dilinin gelişimi izlemek b) Türk tarihini araştırmak c) Gazeteleri incelemek d)Tüketici haklarını korumak<br /><br />19- Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilimleri oluşturan bilim dallarından biri değildir?<br />a) Coğrafyab) Tarih c) Felsefe d) Kimya</p>
<p>20- Kisiye göre değişen ve insanların kendi düşüncelerini yansıtan bilgilere “görüş” denir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi bir görüş cümlesidir?<br />A) Ülkemizde dört mevsim belirgin olarak yaşanır. B) Tarihte ilk parayı Lidyalılar kullanmıştır.<br />C) En güzel okul bizim okulumuzdur. D) Türkiye’nin en büyük gölü Van Gölüdür.</p>
<p>21. Aşağıdakilerden hangisi Anayasa’nın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez hükümlerin den biri değildir?<br />A) Türkiye Devleti bir cumhuriyettir.<br />B) Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.<br />C) Türkiye Devleti bölünmez bir bütündür.<br />D) Cumhurbaşkanının görev süresi yedi yıldır.<br /><br />22- .Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin özel konumuyla ilgilidir?<br /> a) Türkiye, Başlangıç Meridyenine göre Doğu Yarımkürededir.<br /> b) Türkiye, 36˚-42˚Kuzey paralelindedir.<br /> c) Türkiye, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarına sahiptir.<br /> d) Türkiye, Ekvator’un Kuzeyinde yer alır.<br /><br />23-Aşağıdakilerden hangisi bilimsel araştırma basamaklarının ikincisidir?<br />A) Notları sınıflandırma B)Varsayımları yazma C) Konu belirleme D)Metin oluşturma<br /><br />24-1928 yılında yapılan yenilik hareketi aşağıdakilerden hangisidir?<br />A)Türk Tarih Kurumu Açıldı B)Türk Dil Kurumu Açıldı C)Harf İnkılabı Yapıldı D)Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Açıldı<br /><br />25-Olgu: Kolayca anlaşılabilir, kanıtlanabilir ve bilimsel verilere dayanan bilgidir. Bu bilgiye göre aşağıdakilerden hangisi olgudur?<br />A)Fatih Sultan Mehmet 1453 yılında İstanbul’u feth etmiştir.<br />B)Yakup Kadri üslubu ile insanları adeta büyüler.<br />C)Abant gölü ülkemizin en güzel gölüdür.<br />D)Hande Yener çok hoş bir şarkıcıdır.<br /><br />26. Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilgilerin sağladığı yararlardan biri değildir? <br />A) Yaşadığımız çevreyi tanımak B) Kişi haklarına saygılı olmak C) Çevre sorunlarına duyarsız kalmak D) Ülkemizin kalkınması için çalışmak</p>
<p>27.Bir araştırmacı toplumda sık yaşanan kapkaç ve hırsızlık olaylarının nedenlerini ortaya koymaya karar vermiştir.<br />Bu araştırmacı bilimsel sonuçlara ulaşabilmek için aşağıdaki yöntemlerden hangisini kullanamaz?<br />a)Kapkaç ve hırsızlıktan mağdur olanlarla görüşme yapma<br />b)Kapkaç ve hırsızlıktan mahkûm olanlarla anket yapmak<br />c)Daha önce bu konu ile ilgili yapılmış araştırmaları inceleme<br />d)Laboratuar ortamında deney yapma <br /><br />28.) Aşağıdaki yerlerden hangisinin haritası aynı büyüklükteki bir kağıda çizildiğinde daha ayrıntılı olur ?<br />A-) Dünya Haritası B-) Marmara Bölgesi Haritası C-) Türkiye Haritası D-) Kocaeli İl Haritası</p>
<p>29. bir haritanın ölçeği büyüdükçe aşağıdakilerden hangisi gerçekleşmez ?<br /> A-) gösterdiği alan büyür B-) ayrıntısı artar C-) hata payı azalır D-) gösterdiği alan küçülür<br /><br /> 30 I-Paranın kullanılması<br /> II-Sard şehrinin ticaret merkezi haline getirilmesi<br /> III-Kral Yolunun inşa edilmesi<br /> Lidyalılar bu etkinlikler ile aşağıdakilerden hangisini amaçlamışlardır?<br />a) Sınıf mücadelesine son vermek b)Tarımsal üretimi arttırmak c)Ticareti geliştirmek d)Anadolu kültürünü geliştirmek <br /> <br />31.Türkiye’de ortalama yükseltinin fazla olduğu yerlerde ulaşım ağı pek gelişmemiştir.<br />O halde ortalama yükseltinin azlığından dolayı aşağıdaki coğrafi bölgelerimizden hangisinin ulaşım ağı daha gelişmiştir?<br /> a)Marmara Bölgesi b)Karadeniz Bölgesi c)Akdeniz Bölgesi d)Doğu Anadolu Bölgesi <br /><br />32. Aşağıda verilen bilgilerden hangileri yanlıştır?<br />I-Hititler çivi yazısı ve resim yazısı(hiyeroglif) kullanmışlardır<br />II-Tarihte ilk kez parayı Frigler kullanmışlardır.<br />III- Urartular site adı verilen şehir devletlerinde yaşamışlardır.<br />IV-İyonlar saban kırana ,tarım arazisine zarar verene çok ağır cezalar verdiler.<br />V-Lidyalılar ticareti geliştirmek amacıyla kral yolunu kurdular.<br />VI-Hititler tarihteki ilk yazılı antlaşmayı Mısırla imzaladılar.<br /><br />A)II-III-IV B)I-II-III C)III-IV-V D)I-IV-V<br /><br />33. Özel konum,bir yerin kendine has özelliklerini gösteren konumdur.Matematik konum ise paralel ve meridyenler yardımıyla belirlenen konumdur.<br /><br /> Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin özel konumuyla ilgili değildir? <br />A) Üç tarafı denizlerle çevrilidir.<br />B) Kuzey Yarım kürede bulunan bir ülkedir.<br />C) Yükseltisi batıdan doğuya doğru artmaktadır.<br />D) Asya ve Avrupa arasında uzanan bir köprü konumundadır.<br /><br />34- Aşağıdakilerden hangisi bir yerin iklimi üzerinde etkili değildir?<br /> A) Tarım çeşiti B) Yeryüzü şekilleri C) Denize yakınlık D) Enlem<br /><br />35. Aşağıdakilerden hangisi Ekvator ile ilgili bir özellik değildir? <br />A. Dünyamızı iki eşit parçaya böler. B. Başlangıç paraleli durumundadır.<br />C. Uzunluğu en fazla olan paraleldir. D. Meridyenlere paralel olarak uzanmaktadır.<br /><br />36.Aşağıdaki iklim tiplerinden hangisi Sıcak Kuşak’ta görülmez?<br /><br />A. Savan iklimi B.Ekvatoral iklim C.Tundra iklimi D. Muson iklimi<br /><br />37.Asurlular kurdukları koloniler sayesinde Anadolu’da önemli ticari faaliyetlerde bulunmuşlardır.<br />Bu durum Anadolu’da aşağıdakilerden hangisinin ortaya çıkmasında etkili olmuştur?<br />A) Paranın icat edilmesinde <br />B) Kral yolu’nun yapılmasında<br />C) Çivi yazısının kullanılmasında<br />D) Şehir devletlerinin kurulmasında<br /><br />38.Anadolu’da kurulmuş olan Frigyalılar tarım ve hayvancılığa çok fazla önem vermişlerdir.<br />Buna göre, aşağıdakilerden hangisi, bu durumun sonuçları arasında yer almaz?<br />A) Dokumacılıkta ileri gidilmesi.<br />B) Kaya mimarisinin gelişmiş olması.<br />C) Saban kırma cezasının ölüm olması<br />D) Bereket Tanrıçası Kibele’ye inanılması<br /><br />39. Tarih Öncesi devirler Yontma Taş, Cilalı taş ve Maden devri olarak adlandırılmıştır. Devirlerin bu şekilde adlandırılmasında hangisi etkili olmuştur? <br />A) Hayvanların evcilleştirilmesi B) Kullanılan araç ve gereçler C) Yerleşik yaşam D) Ticari faaliyetler<br /><br />40- Aşağıdakilerden hangisi büyük ölçekli haritaların özelliklerinden değildir? <br /><br />A) Küçültme oranı azdır. B) Dar alanları gösterir C) Ayrıntıyı gösterme gücü azdır. D) D)Ölçeğin paydasındaki rakam küçüktür.<br /><br />41.Ülkemize en yakın kıtalar arasında aşağıdakilerden hangisi yer alır?<br />A-Afrika B-Amerika C-Okyanusya D-Antartika<br /><br />42-Ülkemizin sınırları ve komşularına göre yerini belirlemek için hangi haritalardan yararlanabiliriz?<br />A-Siyasi haritalar B-Beşeri haritalar C-Fiziki haritalar D-Özel haritalar<br /><br />43.Tarihte parayı ilk bulan ilkçağ uygarlığı aşağıdakilerden hangisidir?<br />A-Sümerler B-İyonlar C-Lidyalılar D-Frigler</p>
<p>44-Anadolu da bir çok yerde yapılan kazı ve incelemelerden tarih öncesi devirlerde ileri bir medeniyet kurulduğu ortaya çıkmıştır.<br />Aşağıdakilerden hangisi bu durumu doğrulamaz?<br />A- Şehir devletlerinin kurulmaya başlanması<br />B- Yazılı belgelerin olması<br />C- Taş temeller üzerine oturtulmuş kerpiçten evlerin yapılması<br />D- Seramik yapımının ortaya çıkması<br /><br />45.Anadolu ve Mezopotamya, İlk Çağ tarihi boyunca bir çok medeniyetin beşiği ve uğrak yeri olmuştur.<br />Aşağıdakilerden hangisi farklı medeniyetlerin, özellikle bu bölgeleri tercih etmelerinin<br />nedenlerinden biri değildir?<br />a) Verimli topraklara sahip olması<br />b) Topraklarının kutsal sayılması<br />c) Göç yollarının üzerinde bulunması<br />d) İklim şartlarının uygun olması<br />46.I. Mezopotamya’da kurulan ilk uygarlıktır.<br />II. Deniz ticaretinde ileri gitmişlerdir.<br />III. Anadolu’ya yazıyı getirmişlerdir.<br />Yukarıda özellikleri verilen medeniyetler aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?<br /><br />I II IIII<br />a) Lidya Asur Yunan<br />b) Sümer Mısır İyon<br />c) İyon Lidya Asur<br />d) Sümer İyon Asur<br /><br />47. Aşağıdaki bilim dallarından hangisi sosyal bilimlere girmez?<br /> A. Tarih B. Psikoloji C.Biyoloji D. Coğrafya<br /><br />48. Aşağıdakilerden hangisi güzel sanatlar alanında ünlü bir kişidir?<br /> A. Halil İnalcık B. Jale İnan C. Burhan Toprak D. Afet İnan<br /><br /><br />49.Aşağıdakilerden hangisi insanların kendilerine seçtikleri uygun yerleşim yerlerinden biri değildir?<br />a) Akarsu kenarları b) İklimi ılıman yerler c) Çok yağmur yağan bölgeler d) Verimli ovalar</p>
<p>50.Aşağıdakilerden hangisi Karadeniz ikliminin özelliği değildir?<br />a) Yazların kurak olması b) Kışların ılık ve yağmurlu olması<br />c) En çok yağmurun sonbaharda yağması d) Dört mevsim yağmur yağması</p>
<p>51.Aşağıdakilerden hangisi Sosyal Bilimleri oluşturan bilim dallarından değildir?<br />a) Coğrafya b) Arkeoloji c) Matematik d) Tarih<br /><br />52. Aşağıdaki iklim çeşitlerinden hangisi ülkemizde görülmez?<br />a) Muson İklimi b) Karadeniz İklimi c) Akdeniz İklimi d) Karasal İklim <br /><br />53. Aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?<br />a) Küçük ölçekli haritada ayrıntı azalır b) 180 paralel dairesi vardır.<br />c) Kuzeyden esen rüzgarlar sıcaklığı azaltır d) Deniz seviyesinden yükseldikçe sıcaklık artar. <br /><br />54. İlk Çağ Anadolu uygarlıklarıyla ilgili olarak aşağıda verilen yargılardan hangisi Hititlere aittir?<br />A) Tarihte ilk yazılı antlaşmayı imzalamışlardır.<br />B) Tarımla ilgili çok sert hukuk kuralları vardır.<br />C) Parayı ilk defa onlar kullanmışlardır.<br />D) Sulama kanalları, bentler ve barajlar yapmışlardır<br /><br />55. Aşağıda verilenlerden hangisi Türkiye’nin Kuzey Yarım Küre’de olmasının bir sonucudur?<br />A) Ağrı Dağı’nın zirvesinde yazın bile kar bulunması<br />B) Kuzeyden esen rüzgârların sıcaklığı düşürmesi<br />C) İzmir’in Ankara’dan daha sıcak olması<br />D) Kuzey kıyılarının daha çok yağış alması<br /><br />56. Dünyada belirli alanlar çok yağış almaktadır. <br /> Aşağıdaki yerlerden hangisi çok yağışlı yerlerdendir ?<br /><br />a. Kuzey Afrika b. Ekvator c. Orta Asya d. Sibirya<br /><br />57..Hangisi İyonlar için yanlış bir ifadedir?<br /> <br /> a)Ticaretle uğraşmışlardır. b)Homeros önemli bilim adamlarıdır. <br /> c)Başkentleri Tuşpa dır. d)Efes, Milet önemli şehirleridir.<br /><br />58.Aşağıdakilerden hangisi ülkemizde görülen iklimlerden biri değildir?<br /> <br /> a)Karasal b)Çöl c)Akdeniz d)Karadeniz<br /><br />59. Meridyenlerin toplam sayısı kaçtır ?<br />a)120 b)180 c)360 d)380<br /><br />60.Babillerin anayasa hazırlayan ünlü hükümdarları kimdir?<br /> <br /> a)Ziggurat b)Hammurabi c)Zeus d)Pankuş<br /><br />61Oğuz Kağan Destanı kimlere aittir?<br /> <br /> a)HUNLARA b)GÜKTÜRKLERE c)UYGURLARA d)SÜMERLERE<br /><br />62.Aşağıdaki yörelerden hangisinde yazlar serin kışlar ılık ve her mevsim yağışlı <br />geçmektedir?<br /><br />A-Doğu Karadeniz kıyılarında B-İzmir ve çevresinde C-Antalya kıyılarında D-Çukurova yöresinde <br /><br />63-Nemin fazla olduğu yerlerde sıcaklık farkı azdır. Buna göre aşağıdaki kentlerden hangisinde yıllık sıcaklık farkı diğerlerinden azdır? <br />A-Sivas B-İzmir C-Konya D-Bayburt<br /><br />64.Meridyenlerle ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?<br />a)2 meridyen arası 4 dakikadır.<br />b)Ekvatoru dik keserler.<br />c)Başlangıç noktası ekvatordur.<br />d)Doğu yarım kürede 180 meridyen bulunur.<br /><br />65. 1/1.700.000 ölçekli haritada İZMİT,ADAPAZARI 3 cm olarak gösterilmiştir.Gerçek uzaklık kaç kilometredir?<br />a)51 km b)34 km c)170 km d)17 km<br /><br />66. Meryem arkadaşları ile konuşurken en güzel rengin pembe olduğunu söyledi . Bazı arkadaşları ona katılırken bazıları bu görüşe katılmadıklarını söylediler ve en güzel rengin kendilerince hangisi olduğunu söylediler<br /> Buna göre,renk tartışmasına katılanların farklı farklı renklerin güzelliğinden söz<br />etmelerinin nedeninin aşağıdakilerden hangisi olduğu söylenebilir?<br /> <br />A) Herkesin zevklerinin kendine özgü olması B) Bütün renklerin güzel olması<br />C) Her rengin farklı olması D) Herkesin aynı renkten hoşlanması<br /><br />67.Bilimsel araştırma yaparken belli yöntemlerin kullanılması gerekir. Bu yöntemler ;<br /> 1.Kaynakların bulunması ve incelenmesi<br /> 2.Problemin seçimi<br /> 3. Sonucun bütünlük içinde verilmesi şeklindedir<br /> <br /> Bu yöntemlerin hangi sırayla uygulanması doğru olur?<br /> A)3-2-1 B)3-1-2 C)2-1-3 D)1-3-2<br /><br />68.Anadolu’da kurulan ilk uygarlıklardan hangisi tarıma en fazla önem vermiştir?<br />A) Hititler B) İyonlar C) Urartular D) Frigler<br /><br />69. Hititlerin başkenti olan Hattuşaş bugün hangi ilimiz yakınlarındadır?<br /><br />A) Denizli B)İzmir C)Çorum D)Ankara<br /><br /><br />70.Haritası çizilecek yerin yüzölçümü büyüdükçe kullanılan ölçek küçülür.<br /> Buna göre , bir atlas sayfasına çizilecek aşağıdaki yerlerden hangisinin haritasında ölçek daha küçüktür?<br />A) Asya Kıtası B) Kocaeli<br />C) Akdeniz Bölgesi D) Türkiye<br /><br />71. Aşağıda verilenlerden hangisi bir bölgede sıcaklığı etkileyen unsurdan biri değildir?<br />A) Yükselti B) Rüzgarlar C) Toprak tipi D) Enlem<br /><br />72.Vatandaşların devlete karşı görevlerinin yanı sıra, devletin de vatandaşlarına karşı görevleri vardır. <br />Aşağıdakilerden hangisi devletin görevleri arasında yer alır? <br /><br />a)Vergi verme b)Askere gitme c)Yasama ve yürütme d)Oy kullanma<br /><br />73.. I-1/2.500.000<br /> II-1/4.000.000<br /> III-1/1.000.000<br /><br />Yukarıdaki ölçeklerin büyükten küçüğe doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir.<br />a)I, II, III b)II, I, III c)II, III, I d)III, I, II <br /><br />74. Ülkemizde görülen iklim çeşitlerinden biriside Akdeniz İklimi’dir.</p>
<p>Aşağıdakilerden hangisi Akdeniz İklimi’nin özelliklerinden biri değildir?<br /> A) Gece gündüz sıcaklık farkı fazla değildir.<br /> B) Bitki örtüsü makidir.<br /> C) Kışlar ılık ve yağışlı, yazlar sıcak ve kurak geçer.<br /> D) Her mevsimi yağışlıdır.<br /><br />75.Ahmet biriktirdiği harçlıkla bir spor mağazasından kendine bir spor ayakkabı almıştır.Ancak aldığı ayakkabı birkaç gün sonra yırtılmıştır.Ahmet aldığı ayakkabı ile birlikte spor mağazasına gitmiş ancak satıcı satılan malın geri alınmayacağını ve değiştirilemeyeceğini söylemiştir.<br /><br />Yukarıdaki metne göre Ahmet’in aşağıdakilerden hangisini yapması daha doğru olur?<br /><br />a)Hiçbir şey yapmadan evine dönmeli<br />b)Ayakkabıyı tamir ettirmeli<br />c)Bir tüketici olarak hakkını aramalı<br />d)Ayakkabıyı giymeye devam etmeli<br /><br /><br />76.Paraleller arası her yerde eşit olup 111 km.dir. Türkiye’nin en kuzey noktası 42 derece Kuzey Paralelidir. En güney noktası 36 derecedir.<br /><br />Buna göre Türkiye’nin en güney ile en kuzey noktaları arasındaki kuş uçuşu uzaklık kaç km.dir?<br /><br />a)66 km b)666 km c)6666 km d)6660 km<br /><br />77. Frigyalılarda,öküz öldüren veya saban kırana ağır cezalar verilirdi.Frigyalıların bu tür cezalar vermesinin nedeni hangisidir?<br />A)Tarıma önem vermeleri<br />B)Çok tanrılı dine inanmaları<br />C)Hukuk kurallarına önem vermeleri<br />D)Sosyal yapı <br /><br />78.Aşağıdakilerden hangisi bilimsel araştırma yapmanın ilk basamağını oluşturur.<br />A) Hipotezleri ileri sürme <br />B) Konu veya sorunu belirleme <br />C) Veri toplama <br />D) Hipotezleri test etme<br /><br /><br />79.Kış aylarında şehir merkezleri kırsal bölgelere göre daha fazla sıcaktır. Aşağıdakilerden hangisi bu durumun nedenidir?<br />a) Binaların sıcaklığı hapsetmesi<br />b) Tarım ürünlerinin etkisi<br />c) Yerşekillerinin etkisi<br />d) Eğitim seviyesi <br /><br />80. Karadeniz bölgesinin iç kısımlarının kıyıya nazaran daha az yağış almasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />a) Enlem faktörü<br />b) Dağların denize uzanış yönü<br />c) Akarsu rejimi<br />d) Ulaşım ağı <br /> <br />81.. Urartular ölülerini ev ya da oda şeklinde yaptıkları mezarlara gömmüşlerdir.Ölünün yanına yiyecek içecek ve özel eşyalarından bazılarını da koymuşlardır.<br />Bu durum Urartularda aşağıdakilerden hangisinin varlığını göstermektedir?<br />A) Tek Tanrı inancının<br />B) Öldükten sonra yaşamın devam ettiği inancının<br />C) Demokrasi anlayışının<br />D) Hukuk devleti anlayışının<br /><br />82. Konya Çatalhöyük’te yapılan kazılarda Cilalı taş döneminde burada yaşayan insanların birbirine bitişik evler yaptıkları, su ve kanalizasyon sistemi kurdukları anlaşılmıştır.<br />Bu durum aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?<br />A) Madenlerin işlendiğinin<br />B) Göçebe yaşamın sürdüğünün<br />C) Hayvanların evcilleştirildiğinin<br />D) Şehircilik anlayışının geliştiğinin<br /><br />83.. Kolayca kanıtlanabilen ve herkes tarafından kabul edilen bilgiye olgu denir.<br /> Aşağıdakilerden hangisi bir olgu cümlesidir?<br /> A) İstanbul doğal ve tarihi güzellikleriyle dünyanın en güzel şehridir.<br /> B) Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrilidir.<br /> C) En güzel mevsim yaz mevsimidir.<br /> D) Ülkemizin en güzel şehri İzmir'dir.<br /><br /><br /><br /><br />84.- Aşağıdakilerden hangisi bilimsel araştırmanın ilk aşamasıdır?<br /> A) Konu belirleme<br /> B) Hipotezler ileri sürme<br /> C) Hipotezleri test etme<br /> D) Konuyla ilgili bilgi toplamak<br /><br />85..Bilimsel araştırma yapılırken, yapılacak ilk iş ne olmalıdır?<br />a) Problem tespit edilmeli<br />b) Araştırma yapılacak kütüphane seçilmeli<br />c) Hipotez kurulmalı<br />d) Veri toplamalı<br /><br />86..OLGU: İspatlanabilir, herkes tarafından kabul edilen bilgi.<br />GÖRÜŞ: Kişiden kişiye değişen, öznel yargı ifade eden bilgi.<br />Verilen bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi görüş cümlesidir?<br />a) Yer çekimi kanununu Newton bulmuştur<br />b) Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te ilan edilmiştir<br />c) Müzik ruhun gıdasıdır<br />d) Türkiye yedi coğrafi bölgeden oluşur<br /><br />87..Aşağıdakilerden hangisi küçük ölçekli haritalar ile ve büyük ölçekli haritaların ortak özelliğidir?<br />a) Kullanılan ölçekler<br />b) Gösterdikleri alan<br />c) Ölçek dahilinde çizilmeleri<br />d) Ayrıntıyı gösterme güçleri <br /><br />88.Türkiye’de iklim çeşitliliğinin fazla olması aşağıdakilerden hangisini etkilemez?<br />a) Yer şekillerini<br />b) Bitki örtüsünü<br />c) Tarım ürünlerini<br />d) Ekonomik faaliyetleri<br /><br />89.Kuzey yarım küre ile güney yarım küre arasında her zaman bir derece sıcaklık farkı olmasının nedeni nedir?<br />A) Kuzey yarım kürede okyanusların fazla olması.<br />B) Güney yarım küreye güneş ışınlarının daha dik gelmesi.<br />C) Güney yarım kürede kıtaların daha az yer kaplaması.<br />D) Kuzey yarım kürede buzulların daha fazla olması.<br /><br />90.Aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?<br />A) 90 güneyde, 90 kuzeyde toplam 180 paralel dairesi vardır.<br />B) Yerel saatlerin oluşmasında meridyen yaylarının etkisi bulunur.<br />C) 360 meridyen yayı vardır.<br />D) İki meridyen yayı arasında 111km mesafe vardır.<br /><br />91.Aşağıdaki harita ölçeklerini büyükten küçüğe sıralayınız.<br /><br />I. 1/ 40.000 II. 1/ 20.000 III. 1/ 3.000.000 IV. 1/ 2.000.000<br /><br />A) I>II>III>IV B) II>I>IV>III C) I>III>IV>II D) IV>III>II>I<br /><br />92.<br /> 2 0 2 4km<br /> <br /> 3 cm<br /><br />Yukarıdaki çizik ölçeğin kesir ölçek olarak karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br /> A) 1/300.000 B) 1/100.000 C) 1/200.000 D) 1/ 400.000<br /><br /><br />93. İlk insanlar aşağıdakilerden hangisinin öğrenilmesi ile yerleşik hayata geçti?<br /> A) Tarım yapma B) Tekerleğin icadıyla <br /> C) Yazını icadıyla D) Avlanmayı öğrenmesiyle <br /><br />94.. Tarihte ilk yazılı antlaşma olan Kadeş Antlaşması kimler arasında imzalanmıştır?<br />A) Hititler ile Mısırlılar arasında B) Frigler ile Hititler arasında<br />C) Lidyalılar ile mısırlılar arasında D) Urartular ile Hititler arasında <br /><br /><br />95..Aşağıdakilerden hangisi ,karşılaştığımız sorunlara hak ve özgürlükler temelinde çözüm bulabilmek için başvurabileceğimiz kurumlardan biri değildir?<br /> a- Reklam kurulu b-Tüketici mahkemeleri <br /> c-Siyasi partilerin il ve ilçe teşkilatları d-Kaymakamlıklar <br /><br /><br />96..Atatürk’ün direktifleri ile 16 üye tarafından 15 Nisan 1931 tarihinde kurulan “Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti”,3 Ekim 1935 ‘te “Türk Tarih Kurumu” adını almıştır.<br /> Aşağıdakilerden hangisi bu kurumun çalışmaları arasında yer almaz?<br /> a-Türk tarihi ile ilgili belgelerin toplanması <br /> b-Türk tarihi ile ilgili toplantılar ve tartışmalar yapılması<br />c-Türk tarihinin araştırılması<br />d-Türkiye’nin yer altı kaynaklarının tespit edilmesi.<br /><br /><br />97.Paralel (Enlem) daireleri ile ilgili verilen aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?<br /><br />a) Başlangıç paraleli Ekvatordur. <br />b) Kutuplarda nokta halindedir.<br />c) İki paralel arası uzaklık 111 km’dir.<br />d) Dünya üzerinde 360 tane paralel vardır.<br /><br />98..<br /> <br />KKN<br />GKN<br />Yukarıda şekle göre A noktasından hare¬ket eden bir uçak B noktasına varıyor. Bu uçak toplam kaç km yol almıştır?<br />A) 555 B) 1665 C) 2220 D) 3885<br /><br /><br />99.Lidyalılar Kral Giges zamanında başkent Sard’tan başlayarak Mezopotamya da Sus şehrine kadar uzanan Kral Yolunu yaparak ticareti canlandırmışlardır.ticareti kolaylaştırmak için ilk kez altın parayı kullanan Lidyalılar takas yöntemine son vererek ticaret faaliyetlerini daha da geliştirmişlerdir.<br /> Bu bilgilere bakılarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez ?<br />A)Paranın kullanılması ticaretin gelişmesini sağlamıştır.<br />B)Yeni buluşlar insanların ihtiyaçlarından doğmuştur.<br />C)Lidyalılar ticaretin gelişmesine katkıda bulunmuşlardır.<br />D)Ticaretle gelişmesi Lidyalıların askeri alanda güçlenmesini sağlamıştır<br /><br /><br />100.Atatürk sosyal bilimlerin gelişmesi için bazı kurum ve kuruluşların açılmasına destek olmuştur. Aşağıdakilerden hangisi bu kuruluşlara örnek olarak gösterilemez?<br />a)Dil ve tarih-coğrafya fakültesi b)Türk Dil Kurumu<br />c)Ziraat Bankası d)Türk tarih Kurumu<br /><br />101..Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilgiler dersinin amaçlarından değildir?<br />a)Demokratik değerleri benimsetmek<br />b)Topluma uyum sağlatmak<br />c)Bilgi birikimini yaşama geçirmek, donanımlar kazandırmak<br />d)Her bireye istediği mesleği kazandırmak<br /><br />102..Aşağıdakilerden hangisi bir yörenin iklimi hakkında en fazla bilgi verir?<br /><br />A)Bitki Örtüsü B)Nüfus<br />C)Yer altı kaynakları D)Yüz Ölçümü<br /><br />103.. Türkiye’de çeşitli iklim tiplerinin görüldüğünü söyleyen bir kimse bu duruma aşağıdakilerden hangisini kanıt gösterebilir?<br />A)Orta kuşakta yer almasını<br />B)Üç tarafının denizlerle çevrili olmasını<br />C)Farklı bitki toplulukları bulunduğunu<br />D)Yükseltinin batıdan doğuya doğru artmasını<br /><br />104.Bir haritanın ölçeğine bağlı olarak aşağıdakilerden hangisi değişmez?<br />A) Enlem ve boylam dereceleri<br />B) Ayrıntıyı gösterme gücü<br />C) Haritanın boyutu<br />D) Haritada gösterilen alan<br /><br /><br />105. Aşağıdaki paralel ve meridyen numaralarından hangisi Türkiye’nin coğrafi koordinatları içerisinde yer almaz?<br />A) 40 Kuzey Paraleli<br />B) 38 Doğu meridyeni<br />C) 43 Kuzey paraleli<br />D) 27 Doğu meridyeni<br /><br /><br />106.İklim aşağıdakilerin hangisini etkilemez?<br />A) Tarım ürünlerini <br />B) Yer altı kaynaklarını <br />C) Yerleşim şekillerini <br />D) Yaşam tarzlarını<br /><br />107.Aşağıda verilenlerden hangisi büyük ölçekli haritaların özelliklerinden değildir?<br />A) Ayrıntı fazladır <br />B) Hata oranı azdır <br />C) Büyük alanları gösterir <br /> D) Kağıtta fazla yer kaplar<br /><br />108.Türkiye’de dört mevsim görülmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?<br />A) Orta kuşakta olması B) Asya ve Avrupa kıtası arasında olması<br />C) Yükseltisinin fazla olması D) Üç tarafının denizlerle çevrili olması<br /><br />109.Yaz aylarında Antalya’nın Sinop’tan daha sıcak olmasını sıcaklığı etkileyen faktörlerden hangisi ile açıklarız?<br />A-Enlem faktörü<br />B-Denizellik faktörü<br />C-Karasallık faktörü<br />D-Yükseklik faktörü<br /><br />110.Aşağıda dünya üzerinde görülen çeşitli iklimler ve özellikleri verilmiştir.Bu eşleştirmelerden hangisi yanlış verilmiştir?<br />A-Muson iklimi—yaz mevsimi sürekli yağışlıdır.<br />B-Kutup iklimi—tarım yapılamaz,balıkçılık temel geçim kaynağıdır.<br />C-Ekvator iklimi—kış mevsiminde hava sıcaklığı 0 derecenin altına düşebilir.<br />D-Çöl iklimi—yağış çok azdır,bazı yıllar hiç görülmez.<br /><br /><br />111.Aynı ebatlardaki iki kağıttan birine İç Anadolu Bölgesinin haritası ,diğerine Türkiye haritası çizilmiştir.<br />Bu iki haritada hangi özelliğin aynı olması beklenir?<br />A)ayrıntıları gösterme gücü B)ölçekleri<br />C)görülen alan D)Ankara-Eskişehir arası gerçek uzaklık<br /><br />112.Denizli ve Isparta şehirlerinin ikisi de deniz kıyısında olmamasına rağmen Isparta Denizli’den daha soğuktur.<br />Bu durumun temel sebebi nedir?<br />A)Enlem B)Karasallık C)Dağların uzanışı D)Boylam<br /><br /><br />113.Aşağıda bazı haklarımızın ihlallerini gösteren durumlarla hak ve özgürlüklerimiz arasında eşleştirme yapılmıştır. Bu eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?<br /><br />A) Seçme ve seçilme hakkının sadece erkeklere verilmesi – Eşitlik<br /> B) Bir kişinin kendi görüşlerini söylemesinden dolayı yargılanması - Kişi Dokunulmazlığı <br /> C) İnsanların düşüncelerini aktardığı ve bilgi edindiği televizyon programının yayınına izin <br /> verilmemesi – Kitle İletişim Özgürlüğü<br /> D) İnsanların imara açık olan bir arazide ev yaptırıp ikamet etmesine izin verilmemesi - Yerleşme Hakkı<br /><br /><br />114.Eleştirel düşünen, üretken ve demokratik değerleri olan bir bireyin aşağıdaki düşüncelerden hangisine sahip olması beklenemez?<br /> A) Bir olayın birden fazla nedeni vardır.<br /> B) Her insan sınırsız özgürlüğüne dayanarak istediğini yapabilir.<br /> C) Bilimsel gelişme ve yenilikler insanı yaratıcı kılar.<br /> D) Her insan doğuştan diğer insanlarla eşittir.<br /><br />115. .Dünyayı iki eşit yarım küreye bölen en büyük paralel dairesine ne ad verilir? <br /> A)Dönence B)Meridyen C)Kutuplar D)Ekvator <br /><br />116..Yaklaşık 36 derece doğu boylamında yer alan Sivas’ta saat 11:00 iken yaklaşık 33 derece boylamında yer alan Ankara’da yerel saat kaçtır?<br /> A)10:48 B)11:12 C)11:22 D)10:38<br /><br /><br />117.Türkiye aşağıdaki numaralandırılmış bölgelerin hangisinde yer alır?<br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /> A)1 B)2 C)3 D)4<br /><br /><br />118. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin matematik konumunun sonuçlarından biridir?<br /> A) Türkiye’nin doğusu ile batısı arasında 76 dakikalık zaman farkı vardır.<br /> B) Türkiye kuzeybatısındaki Yunanistan ve Bulgaristan ile komşudur.<br /> C) Türkiye Ortadoğu ile Avrupa arasında bağlantı noktasını oluşturur.<br /> D) Türkiye Asya,Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirine en çok yakınlaştığı noktadadır.<br /><br /><br />119.Kocaeli fiziki özellikleri konusunu işleyen bir öğretmen aşağıda verilen haritalardan hangisini kullanmalıdır?<br /> <br />a)Asya Haritası b)Avrupa Haritası c)Batı Anadolu Haritası d)Türkiye Haritası <br /> <br /><br />120.Aşağıda verilenlerden hangisi ilkçağ yerleşmelerinde 1.sırada dikkate alınmakta iken,diğeri ise günümüzdeki yerleşmelerde 1.sıralarda yer alır?<br /> a)İklim-Sanayi b)Ulaşım-Ticaret c)Ticaret-Sanayi d)İklim-Ulaşım<br /> <br /><br />121.<br />I.Coğrafi etmenler<br />II. Teknolojik gelişmeler<br />III. Doğal kaynaklar<br />IV. İhtiyaç ve istekler<br /><br />Yukarıdaki maddelerden hangisi veya hangileri yaşadığımız bölgedeki ekonomik faaliyetleri etkileyen başlıca etmenlerdendir.<br />A) I-III B)II-III C) I-II-III-IV D)II-IV<br /><br />122. Akdeniz iklimi yurdumuzda etkili bir iklimdir.Aşağıdaki şehirlerimizden hangisinde bu iklim görülmez?<br />a) Sinop b)Muğla c)İzmir d)Adana<br /><br /><br />123. Maki ve bozkır hangi iklim tiplerinin doğal bitki örtüsüdür?<br /><br />a)Muson-çöl b)Akdeniz-karasal c)çöl-kutup d)Karadeniz-Akdeniz<br /><br />124.Ekvator üzerinde yer alan A ve B şehirleri arasındaki mesafe 7437 km dir. A şehrine göre doğuda bulunan B şehrinde yerel saat 20:00 olduğuna göre A şehrinde yerel saat kaçtır?<br />A. 24:28 B. 00:28 C. 15:32 D. 18:53<br /><br /><br />125.Türkiye turuna çıkan Ekin, sırasıyla Erzurum, Antalya, Kuşadası ve Ordu’yu ziyaret etmiş. Ekin, sırasıyla hangi iklimleri yaşamıştır?<br />A. Karadeniz, Akdeniz, Karasal, Karasal<br />B. Karasal, Akdeniz, , Akdeniz, Karadeniz<br />C. Karasal, Akdeniz, , Karasal, Karadeniz<br />D. Karadeniz, Akdeniz, Akdeniz, Karasal<br />126. 1 / 2 000 000 ölçekli bir haritada iki şehir arasında ki uzaklık 4 cm dir. Bu iki şehir arasındaki uzaklık kaç km dir.?<br /> A ) 50 km B ) 80km C ) 500 km D ) 800 km<br /><br /><br />127. Fiziki haritalarda koyu kahve rengi ile hangi yeryüzü şekilleri gösterilir ?<br /> A) Yüksek dağlar B ) Platolar C ) Deniz seviyesindeki yerler d ) Ovalar<br /><br /><br />128.. Aşağıdakilerden hangisi Anadolu’nun eski çağlardan beri yerleşim yeri olarak tercih edilmesinin nedenlerinden biri değildir? <br />A) Her çeşit tarım ürünün yetişebildiği verimli topraklara ve uygun iklime sahiptir.<br />B) İki nehir arası bir yer olduğu için kolayca sulama yapılabilmektedir.<br />C) Su, yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından zengindir.<br />D) Üç tarafı denizlerle çevrilidir.<br /><br />129. Aşağıdakilerden hangisi devletin temel amaç ve görevlerinden biri değildir?<br /> A) Ülkenin bölünmezliğini korumak<br /> B) Milletin bağımsızlığını korumak<br /> C) Kişinin temel haklarını kanunlarla sınırlamak<br /> D) Cumhuriyet yönetimini ve demokrasiyi korumak<br /><br /><br />130.Tarih öncesi dönemle ilgili yapılan araştırmalarda insanların mağaralarda yaşadıkları ve bu mağaraların duvarlarına avladıkları hayvanların resimlerini yaptıklarını biliyoruz. Bu insanların, taş ve madenden yaptıkları alet ve araçları kullandıkları; çanak-çömlek yapımında ileri gittikleri bilinmektedir.<br /> Yukarıdaki bilgilerden aşağıdaki yorumlardan hangisine ulaşılamaz?<br />A) Tarih öncesi insanları daha çok mağara ve ağaç kovuklarında yaşarlardı<br />B) Maden ve taşları işleyerek çeşitli alet ve araçlar yaparlardı<br />C) Duvar resimlerinin üzerinde, resmi yapan kişilerin isim ve kişiliklerine ait yazılar bulunurdu<br />D) Topraktan çanak-çömlek yapmayı geliştirmişlerdi<br /><br />131.Deniz seviyesinden ne kadar yükseğe çıkılırsa sıcaklık o kadar azalır.Ortalama her 200 m. de 1C de azalır.<br /> Bu bilgiye göre aşağıda verilen illerden hangisinin ortalama sıcaklığı daha düşüktür?<br /><br /> A-Konya B-Kocaeli C-İstanbul D-Antalya<br /><br /><br />132. Aşağıda verilen ölçeklerden hangisinde ayrıntı daha fazladır?<br /><br />A- 1/100000 B- 1/50000 C-1/200000 D- 1/500000<br /><br /><br /><br />133.Aşağıdaki Türkiye’de görülen iklim-bölge eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?<br /><br />a) Karadeniz iklimi-Karadeniz Bölgesi<br />b) Akdeniz İklimi-Akdeniz Bölgesi<br />c) Karasal İklim-Doğu Anadolu Bölgesi<br />d) Muson İklimi-Marmara Bölgesi<br /><br />134.Aşağıdakilerden hangisi iklimi etkileyen faktörlerden biri değildir?<br /> <br /> a)Yükselti b)Enlemler c) Turizm d) Rüzgarlar<br /><br /><br /><br /><br />135.Aşağıdakilerden hangisi Anadolu dışında kurulan bir uygarlıktır?<br /><br />A) Asurlular B) Lidyalılar C) Frigyalılar D) İyonyalılar <br /><br />136.Aşağıdaki medeniyetlerden hangisi hem denizcilikle uğraşmış hem de site denilen şehirler halinde yaşamıştır?<br /><br />A) Urartu B) Hititler C) Frigler D) İyonlar <br /><br /><br />137. Aşağıda ölçeği verilen haritalardan hangisinin ölçeği daha büyüktür? <br />A) 1/10.000 B) 1/100.000 C) 1/500.000 D) 1/1.000.000<br /><br /><br /><br />138. Aşağıdakilerden hangisi Mezopotamya’da yaşayan uygarlıklardan birisi değildir? <br />A) Sümerler B) Lidyalılar C) Babiller D) Asurlar <br /><br /><br />139..Ülkemizde en fazla heyelan olayları hangi bölümümüzde görülmektedir?<br /> <br />A-Doğu Karadeniz<br /> B-Batı Karadeniz<br /> C-Çatalca-Kocaeli<br />D-Ege Bölümü<br />140.İnsanlık tarihinde il tarih yazıcılığını hangi uygarlık başlatmıştır?<br /><br />A-Frigler B-Urartular C-Hititler D-Lidyalılar<br /><br /><br />141.Aşağıda verilen yerlerin haritalarını aynı boydaki kağıtlara ayrı ayrı çizersek hangisinde ayrıntılar daha belirgin olur? <br /><br />a) Türkiye Haritası<br />b) Marmara Bölgesi Haritası<br />c) Kocaeli Haritası<br />d) Dünya Haritası<br /><br />142. “Yaşadığım yerde gece ve gündüz arasında sıcaklık farkı fazladır.Sabah çok sıcak olurken,gece çok soğuk olur.”<br /> Yukarıdaki sözleri söyleyen kişi hangi iklim bölgesinde yaşamış olabilir? <br /><br />a)Çöl iklimi<br />b)Ekvator iklimi<br />c)Kutup iklimi<br />d)Muson<br /><br /><br /><br /><br />143.Aşağıda verilen iklim çeşitlerinden hangisi Türkiye’de görülmez?<br />A)Karasal İklim B)Akdeniz İklimi<br />C)Muson İklimi D)Karadeniz İklimi<br /><br /><br />344.Bir yerin iklim koşullarını etkileyen birçok fiziki faktör vardır.<br />Aşağıdakilerden hangisi iklim koşullarını belirleyen faktörlerden biri sayılmaz?<br />A)Toprak çeşidi B)Yükselti<br />C)Enlem D)Denize yakınlık-uzaklık<br /><br /><br />145.nların arızalı mallarla ilgilisiz kalması halinde aşağıdakilerin hangisine başvurmamız gerekmektedir?<br /> a)Danıştay’a<br /> b)Sayıştay’a<br /> c)Tüketici Hakları Mahkemesi’ne<br />d)TMMM’ye<br /><br />146.1 Kasım 1928 tarihinde yapılan Harf inkılabı’nın yanı sıra “Türk Dili’nin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak , onun yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliği eriştirmek” amacıyla Atatürk döneminde hangi kurum açılmıştır?<br /><br />A) Türk Tarih Kurumu C) Dil Tarih Coğrafya Fakültesi <br />B) Türk Dil Kurumu D) İş Bankasının kurulması. <br /><br /><br />147.Aşağıdakilerden hangisi Lidyalıların özelliklerinden biri değildir ?<br />a) Sakarya nehri kıyısında kurulmuşlardır.<br />b) Lidyalılar pek çok konuda Yunan uygarlığından etkilenmişlerdir.<br />c) Kral yolunu yapmışlardır.<br />d) Parayı ilk kez Lidyalılar kullanmışlardır.<br /><br />148.Sümerler ve İyonlar yaşadıkları coğrafyanın avantajlarını iyi kullanmışlar ve bu sayede refahı yakalayarak bilimde birçok gelişmeye imza atmışlardır.<br />-Yukarıda verilen bilgiden yaralanarak aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşılabilir?<br />a) Bilimsel gelişmeler uygarlıkların belli bir refah seviyesine ulaşmasıyla mümkündür<br />b)Sümerler ve İyonlar bilimsel gelişmelerde birbirlerini etkilemişlerdir.<br />c) Anadolu ve Mezopotamya’da bilim aynı seviyede süre gelmiştir.<br />d) Bilimsel gelişmeler sadece belli bölgelerde ortaya çıkmıştır<br /><br /><br />149.Karadeniz ikliminde her mevsim yağış görülür.<br />Buna göre aşağıdakilerden hangisi Karadeniz iklimi görülen bir yerde yetiştirilemez? <br /><br />A) Buğday B) Çay C) Mısır D) Fındık<br /><br />150. Ali’nin babası elektrik faturasını ödemeyi unutmuştu ve bu sebeple Ali’lerin elektrikleri kesilmişti.<br /> Bu durumda Ali’nin babası aşağıdakilerden hangisini yerine getirmemiş olur?<br />A) Haklarını<br />B) Özgürlüklerini<br />C) Sorumluluklarını<br />D) Düşüncelerini<br /><br />151. Aynı büyüklükteki kağıtlara aşağıdakilerden hangisinin haritası çizildiğinde ayrıntı daha fazla <br />olur?<br />A) Avrupa<br />B) Türkiye<br />C) Dünya<br />D) Marmara Bölgesi<br /><br />152. Aşağıdakilerden hangisi Dünya üzerindeki bir yerin matematik konumunu belirlemek için kullanılacak bilgilerden değildir.<br />A. Yükseltisi<br />B. Ekvatora Uzaklığı<br />C. Bulunduğu Kıta<br />D. Denizlere göre Konumu<br /><br /><br />153. <br />I. 1/ 2.500.000<br />II. 1/4.000.000<br />III. 1/ 1.000.000<br />Yukarıdaki ölçeklerin büyükten küçüğe doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir.?<br />A. I,II,III<br />B. II,I,III<br />C. II,III,I<br />D. III,I,II<br /><br /><br />156.Aşağıdaki cümlelerden hangisi olgu cümlesidir?<br />a- Çok güzel bir araban var.<br />b- Güneydoğu Anadolu bölgesi en küçük bölgemizdir.<br />c- En sevdiğim renk beyazdır.<br />d- Bence o, seni sevmiyor<br />157. Türk Dil Kurumu ne zaman kurulmuştur?<br />a- 1929<br />b- 1931<br />c- 1928<br />d- 1932<br /><br />158. Bir ülkenin Dünya üzerindeki yerini en kesin biçimi ile,aşağıdakilerden hangisi belirler?<br /> A) Hangi kıtada bulunduğu<br /> B) Hangi paralel ve meridyende olduğu<br /> C) Denizlere ve boğazlara göre durumu<br /> D) Hangi yarım kürede yer aldığı<br /><br />159. I.Vatandaş olarak hak ve sorumlulukları bilme,<br /> II.Ülkemizin coğrafyasını bilme,<br /> III.Ülkemizin tarihini bilme,<br />Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Sosyal Bilgiler sayesinde elde ettiğimiz bilgilerdir ?<br /> A)Yalnız I B)Yalnız II C)I ve II D)I,II ve III<br /><br />160Bir haritada iki şehir arasındaki uzunluk 10 cm gösterilmiştir. Gerçekte bu iki şehrin <br /> arasındaki uzunluk 500 km ise haritanın ölçeği nedir?<br />a) 1/5.000.000<br />b) 1/250.000<br />c) 1/50.000<br />d) 1/500.000<br /><br /><br /><br /><br />161.Hangisi olgu cümlesidir?<br />a) İstanbul Türkiye’nin en güzel ilidir.<br />b) Kızlar resim dersinde daha başarılıdır.<br />c) Ankara Türkiye’nin başkentidir.<br />d) Öğrenciler matematik dersini hiç sevmezler <br />e) <br /> II. I.Türk Tarih Kurumu<br />Devlet Tiyatroları<br /> III. Türk Dil Kurumu <br /> IV. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi<br />Yukarıdaki verilen kurumlardan hangisi ya da hangilerinin sosyal bilimlere doğrudan katkı yaptığı söylenemez ?<br /><br />a) Yalnız II b) Yalnız I c) I,III d) II ve IV<br /><br /><br />163.Bilimsel araştırma metotlarını kullanarak Türkiye’de çevre kirliliğine bağlı kanser <br /> oranının artışı ile ilgili araştırma yapmak isteyen bir öğrencinin araştırmasında <br /> hangisinden bahsetmesine gerek yoktur?<br /><br /> a-Hastalığı yaratan nedenlerden <br />b-Çevre kirliliğinin sağlık üzerindeki etkilerinden <br />c-Doğum oranlarından<br />d-Çevre kirliliğini önleme yollarından<br /><br />164.Aşağıdakilerden hangisi bir olguyu işaret etmektedir?<br />a-Göçmen kuşlar her yıl sonunda sıcak ülkelere gider.<br />b-Kediler nankördür.<br />c-Muhabbet kuşları canı sıkılınca öter.<br />d-Ayılar armut kadar şeftaliye de bayılır.<br /><br /><br />165.Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilim değildir?<br />a-Psikoloji b-Sosyoloji c-Coğrafya d-Matematik<br /><br /><br />166.Okul,yol,köprü ve fabrika gibi yatırım hizmetlerinin yapılabilmesi için aşağıdakilerden <br /> hangisini yapmak görevimizdir?<br />A)Vergi vermek B)Kurallara uymak C)Oy vermek D)Askere Gitmek<br /><br />167.Aşağıdakilerden hangisi bir olgu cümlesidir?<br /><br />A) Eğitimde yazılı sınavlar çok önemlidir.<br />B) Türkiye’nin en doğusunda 45o doğu meridyeni geçer.<br />C) En güzel mevsim sonbahardır.<br />D) En zevkli ders Sosyal Bilgilerdir.<br />168. Olgu:Kişiden kişiye değişmeyen ,herkes tarafından kabul gören kanıtlanabilir <br /> bilgilerdir.<br /><br />Buna göre aşağıdaki cümlelerden hangisi olguya örnek gösterilebilir?<br />A)Futbol izlemek basketbol izlemekten daha çok keyif verir .<br />B)Yurdumuzun en güzel dağı Uludağdır.<br />C)İstanbul Türkiye’nin en kalabalık şehridir.<br />D)Sosyal bilgiler dersi Fen dersinden daha kolay öğrenilir.<br /><br />169.I.Türk Tarih Kurumu <br /> II . Dil Tarih coğrafya Fakültesi <br /> III.Türk Dil Kurumu <br /> IV.Eğitim Gönüllüleri Vakfı<br /><br />Yukarıda verilenlerden hangisi Atatürk tarafından sosyal bilimlerin geliştirilmesi amacıyla kurulan kuruluşlara örnek değildir?<br /><br />A)I B)II C)III D)IV<br /><br />170. Aşağıdakilerden hangisi demokratik toplumlarda vatandaşların sorunların çözümünde <br /> başvurduğu yollardan birisi değildir?<br />A) Haklarını ve özgürlüklerini iyi bilmek<br />B) Herhangi bir sorunu olduğunda dilekçe hakkını kullanarak ilgili yerlere şikayetini bildirmek<br />C) Kendi haklı olduğu bir konuda başkalarının haklarını göz önünde bulundurmamak<br />D)Hak ve sorumluluklarımız ile ilgili gerektiğinde çevresindeki bilinçsiz insanları bilgilendirmek<br /><br /><br />171. Aşağıdakilerden hangisi Atatürk’ün Sosyal Bilimlerin gelişimine yaptığı katkılardan <br /> birisidir?<br />A)Liseler için Geometri kitabı yazması<br />B)Cumhuriyetin ilanı sonrası Avrupa’ya öğrenci gönderilmesi<br />C)Türk Hava Kurumunun kurulmasına öncülük etmesi<br />D)Milli Mücadele sonrası dönemde sanayi yatırımlarını desteklemesi<br /><br /><br />172.Görüş: Kişiden kişiye göre değişen ve insanların bireysel düşüncelerine denir.<br />Buna göre aşağıdakilerden hangisi görüş tanımlamasına uygun bir örnek olabilir?<br /> <br />A)İstanbul , Türkiye’nin en kalabalık şehridir<br />B)İstanbul , Türkiye’nin en güzel şehridir<br />C)İstanbul, Marmara Bölgesi’ndedir.<br />D)İstanbul, tarihi bir şehirdir<br /><br /><br /><br />173.Aşağıdakilerden hangisi bilimsel çalışmayla ilgili bir kavram değildir?<br />A)Dipnot B)Kaynakça<br />C)Kopya D)Katalog taraması<br /><br />174.Aşağıdakilerden hangisi Tarih biliminin yararları arasında yer almaz?<br /><br /> A) Geçmişimizi öğretir. B) Devletler arası düşmanlığı körükler<br /> C)geleceğimize yön vermemizi sağlar. D) Uluslar arası ilişkileri öğretir.<br /><br />175. Tamamı güney yarım kürede yer alan kıtalar grubu hangisidir?<br /> A) Antarktika- Okyanusya, B) Asya – Afrika<br /> C) Avrupa Güney Amerika, D) Avrupa – Afrika<br /><br />176. Aşağıdakilerin hangisi Türkiye’nin coğrafi konumunun sonuçlarından değildir?<br />a-) Etrafının denizlerle çevrili olması sebebiyle kıyı kesimlerde ılıman iklim görülür.<br />b-) Zengin petrol yatakları ülke ekonomisine büyük katkı sağlar<br />c-) Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan köprü konumundadır.<br />d-) İstanbul ve Çanakkale boğazları Türkiye’nin denetimi altında olması nedeniyle önemli ticaret ve ulaşım yollarına sahiptir.<br />177.Aşağıdakilerden hangisi bir olgu cümlesidir?<br />A)Haftanın en yoğun günü çarşambadır.<br />B)Öğrenilmesi en zor ders sosyal bilgilerdir.<br />C)Menteşe yöresi, Ege’nin en engebeli yöresidir.<br />D)Antalya, Akdeniz’in en güzel şehridir.<br /><br /><br />178.”Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir,yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen gerçek insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır”<br />Mustafa Kemal’in yukarıdaki ifadeleri ile tarih biliminin aşağıdaki özelliklerinden hangisi örtüşmez?<br />A)Belgelere dayanması<br />B)Objektif olması<br />C)Tarihin günümüzün koşullarına göre değerlendirilmesi.<br />D)Bilimsel olguları incelemesi<br /><br />179.“Ali en güzel rengin mavi olduğunu söylerken, Ahmet kırmızı olduğunda ısrar etmektedir.”<br />Bu durum hangisini doğrular?<br /><br />A) Görüşler kişiden kişiye değişir.<br />B) Ali Ahmet’ten daha zekidir.<br />C) Olguların ispatlanabileceğini.<br />D) Ahmet’in Ali’den daha zeki olduğunu.<br /><br /> 180.Aşağıdakilerden hangisi vatandaşlık sorumluluklarımızdan değildir? <br /> <br />A) Askerlik yapmak.<br />B) Vergi vermek.<br />C) Seyahat etmek<br />D) Oy vermek<br /><br />181.Aşağıdakilerden hangisi sorunlarımızın çözümü için başvurmamız gereken yollardandır?<br /><br />A) Sorunla ilgili kurumdaki yakınımızdan yardım istemek.<br />B) Sorunla ilgili torpil yapabilecek bir yetkiliyi aramak.<br />C) Dilekçe yazarak ilgili kuruma başvurmak.<br />D) Milletvekillerinden yardım istemek. <br /><br /><br />182.Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’nun kurulması hangi alanda gelişme göstermemizde etkili olmuştur?<br />A) Siyasette B) Sosyal Bilimlerde C) Fen bilimlerinde D)Ekonomide<br /><br /><br /><br /><br /><br />183. I. Ağrı Dağı ülkemizin en yüksek dağıdır.<br /> II. Çok gezen, çok okuyandan daha iyi bilir.<br /> III. Ülkemizde ilköğretim zorunlu ve devlet okullarında parasızdır.<br /> IV. Uçak bir ulaşım aracıdır.<br />Yukarıdakilerden hangisi bir görüştür?<br /><br />A) I B) II C) III D) IV<br /><br />184.Aşağıdakilerden verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?<br /><br /> A) Meridyenler arasındaki mesafe yalnızca Ekvator’da eşittir ve 111 km’dir.<br /> B) Paraleller arası mesafe eşit değildir ve kutuplara gidildikçe bu mesafe kısalır.<br /> C) 180 tane doğuda, 180 tane batıda olmak üzere toplam 360 meridyen vardır.<br /> D) Dünya üzerinde çizgisel hız Ekvator’dan kutuplara gidildikçe azalır.<br /><br /><br /><br />185. Aşağıdakilerden hangisi temel hak ve özgürlüklerimizin kısıtlanabileceği durumlardan biri değildir?<br /><br />A) Savaş hal B) Kamu sağlığı ve güvenliği C) Nüfus sayımı D) Olağanüstü hal<br /> <br /><br />186. Aşağıdakilerden hangisi bir yerin yerleşim yeri olarak seçilmesinde etkili olan <br /> etkenlerden biri değildir? <br /><br />A) Verimli tarım alanları<br />B) Bitki örtüsünün gür olması<br />C) Endüstri kuruluşlarının yaygın olması<br />D) Uygun iklim şartları<br /><br />187. Coca Cola’nın üç kapağını toplayan bir kişi, coca cola firmasının hediye olarak sunduğu cam <br /> bardağı almaya gittiğinde, market sahibi tarafından haksızlığa uğruyor ve bardağı verilmiyor. <br /> Bu durumda, haksızlığa uğrayan kişi, aşağıdakilerden hangisine başvurmalıdır?<br />a) Tüketici sorunları – hakem heyeti<br />b) İnsan hakları derneği<br />c) Anayasa mahkemesi<br />d) Emniyet<br /><br /> <br /> 188.Aşağıdakilerden hangisi haritanın ölçeği değiştiğinde haritada değişen özelliklerden biri <br /> değildir?<br /> a) Coğrafi konum<br /> b) Yüzey şekillerinin yansıtılmasındaki hata payı<br /> c) Haritada gösterilen ayrıntı<br /> d) Haritaların kapladıkları alan<br /><br />189.Aşağıdakilerden hangisi paralellerin özelliklerinden birisidir?<br /><br />a) 180 tane doğuda 180 tane batıda toplam 360 tane paralel vardır.<br />b) İki paralel arasındaki uzaklık birbirine eşittir.<br />c) Paralellerin boyları birbirine eşittir.<br />d) 180 tane kuzeyde 180 tane güneyde toplam 360 tane paralel vardır.<br /> <br /><br />190. Kolayca anlaşılabilir, kanıtlanabilir ve bilimsel verilere dayanan bilgilere olgu denir.<br />Yukarıdaki tanıma göre aşağıdaki seçeneklerden hangisi bir olgudur?<br />A) Sosyal bilgiler dersi çok zevklidir.,<br />B) Türkiye’nin en güzel bölgesi Akdeniz Bölgesi’dir.<br />C) Türkiye devletinin başkenti Ankara’dır.<br />D) Muhabbet kuşları canı sıkılınca öter.<br /> <br /><br />191. Bilimsel çalışma ile ilgili çeşitli kavramlar vardır.<br />Aşağıdakilerden hangisi bu kavramlar arasında gösterilmez?<br />A- Hipotez<br />B- Dipnot<br />C- Empati<br />D- Katalog Taraması<br /><br /> <br /><br />192. Paralel dairelerinin boylarının ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe küçülmesinin ve kutuplarda nokta haline gelmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br /> A)Dünyanın uzay boşluğunda yer alması<br /> B)Dünyanın şekli<br /> C)Toplam 180 tane paralel dairesinin bulunması<br /> D)Paraleller arası mesafenin 111 kilometre olması<br /><br /><br />193.Gerçekliği herkes tarafından kabul edilen ve kanıtlanabilen bilgilere olgu, gerçekliği ispat edilmemiş bilgilere ise görüş denir.<br />Buna göre, aşağıda verilen eşleştirmelerden hangisi doğrudur?<br /><br /> Olgu Görüş<br /><br />A) Televizyondaki en güzel programlar En sevmediğim günler yağışlı günlerdir.<br /> Belgesellerdir.<br />B) İstanbul Marmara Bölgesindedir. Yasalar Anayasaya göre çıkarılır.<br />C) İlköğretim kesintisiz sekiz yıldır ve Öğrenciler okula giderken siyah önlük<br /> Zorunludur. Giymek zorundadır.<br />D) Vergi vermek bir vatandaşlık görevidir. Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili bir<br /> yarımadadır.<br />194. Furkan evlerinin yanında bulunan çocuk parkının bakımsızlığından ve park içinde rahatça <br /> oynamalarını engelleyen dikenlerden şikayetçidir.Furkan rahatsızlığını dile getireceği <br /> dilekçeyi hangi makama yazmalıdır?<br /><br /> A)Tüketici mahkemesine <br /> B)Muhtarlığa<br /> C)Reklam kuruluna<br /> D)Belediyeye<br /><br /><br />195.Ülkemizin dünya üzerinde bulunan yedi kıtadan ikisi üzerinde toprakları vardır.Bu iki kıta <br /> aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?<br /><br /> A)Asya-Avrupa<br /> B)Antartika-Asya<br /> C)Avrupa –Afrika<br /> D)Asya-Avustralya<br /><br />196.Yaklaşık 36 derece doğu boylamında yer alan Sivas’ta saat 11:00 iken yaklaşık 33 derece boylamında <br /> yer alan Ankara’da yerel saat kaçtır?<br /><br />a)10:48 b)11:12 c)11:22 d)10:38<br /><br /> 197. "Türkiye'nin…………………. şehri İstanbul’dur." cümlesinde boş bırakılan yerlere aşağıdaki sözcük¬lerden hangilerinin gelmesi durumunda bir gö¬rüş ifade edilmiş olur?<br />A-En kalabalık B- En güzel <br /> C- En fazla sanayileşmiş D- En fazla okul bulunan<br />198. Aşağıdakilerden hangisi bütün insanlar için za¬rarlı olarak kabul edilir? <br />A) Akarsular üzerine barajların yapılması <br />B) Bazı öğrencilerin ödevlerini zamanında yapma¬ması <br />C) Aşırı yağışların sel ve toprak kaymalarına yol aç¬ması <br />D) Fabrika atıklarının doğrudan denizlere akıtılması <br /><br />199.Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? <br /><br /><br />A) Olgu kişiden kişiye değişebilir. <br />B) Görüşün doğruluğu her zaman ispatlanamaz. <br />C) Olgunun doğruluğu her zaman ispatlanabilir. <br /> D)Olgu ile görüş birbirinden farklıdır.<br /><br />200. Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilgiler dersinin temel amaçlarından biri olamaz? <br />A) Bireyin toplumsal yaşama uyum sağlamasına yardımcı olmak <br />B) Kurallara uymanın önemini kavratmak <br />C) Bireyin bir meslek edinmesini sağlamak <br />D) Bireye bilgi edinme yollarını öğretmek <br />201.Aşağıdakilerden hangisinde “olgu” doğru tanımlanmıştır.<br /> a. Kolayca anlaşılabilir, kanıtlanabilir ve bilimsel verilere dayanan bilgidir.<br /> b. Kişiden kişiye değişen, insanların bireysel düşüncelerini yansıtan bilgidir.<br /> c. Bir nesnenin zihindeki soyut ve genel tasarımı olan bilgidir.<br /> d. Öğrenme, araştırma ve gözlem yoluyla elde edilen bilgidir.<br /><br />202.Paralel ve meridyenlerden yararlanarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?<br /> a) Dünya üzerindeki herhangi bir noktanın yerine b) Türkiye’nin Ekvatora olan uzaklığına<br /> c) Yer şekillerinin yükseltisine d) Bir ülkenin hangi yarımkürede olduğuna<br /><br />203.Ülkemizde dört mevsim yerine iki mevsimin görülebilmesi için aşağıdakilerden hangisinin değişmesi gerekir? <br /> a) Yer şekillerinin b) Coğrafi konumunun c) Dağların uzanış doğrultusunun d) Yükseltisinin<br /><br />204- Tarih öncesi dönemlerde aşağıdakilerden hangisi insanların yerleşmek için seçtiği alanlardan biri değildir?<br /> a) Sanayinin geliştiği yerler b) Verimli tarım alanları c) Su kaynaklarının çevresi d) Düz ve ovalık alanlar<br /><br />205 Nitelikli elemanlar işini en iyi şekilde yapan ,işlerinin özelliklerini bilen,eğitim görmüş kişilerdir. <br /> Aşağıdakilerden hangisi nitelikli elemanın ülke ekonomisi açısından yararları arasında gösterilemez?<br /> a) Daha fazla enerji ve zaman harcanarak üretim sağlanır. b) Teknolojik alanın yabancı ülkelere bağımlı olması önlenir.<br /> c) Malzeme ve emekten tasarruf sağlanır. d) Ulusal gelirin gereksiz yere harcanması önlenir. <br /><br />206. Bir ülkenin ihracatında sanayi ürünleri en önemli paya sahip ise bu ülke için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?<br /> a) Ekonomik bakımından geri kalmış bir ülkedir. b) Sanayileşmiş ,gelişmiş bir ülkedir.<br /> c) Tarım kesiminde çalışan nüfus fazladır. d) Nüfus artış hızının fazla olduğu bir ülkedir.<br /> <br />207. Aşağıdakilerden hangisi Atatürk’ün milli dış politika anlayışını oluşturan kavramlardan biri değildir?<br /> a) Yayılmacılık b) Tam bağımsızlık c) Karşılıklılık d) Devletlerin eşitliği<br /> <br />208. Aşağıdakilerden hangisi ormanların faydalarından değildir?<br />a)Hava ve gürültü kirliliğini önler. b)Yakacak ve hammadde kaynağıdır. c)Yeraltı sularını fakirleştirir. d)İnsanlar için eğlence ve dinlenme ortamıdır<br /><br />209.Aşağıda verilen şehirlerin hangisinin yaz mevsiminde aşırı nüfuslanmasının nedeni diğerlerinden daha farklıdır?<br /> A) Antalya B) İzmir C) Muğla D) Adana<br />210.Aşağıdaki kıtalardan hangisi güney yarım kürededir?<br /><br /> a) Antartika b) Asya c) Avrupa d) Kuzey Amerika<br /><br /><br />211. Yaptıkları kaleler ve açtıkları sulama kanalları ile tanınan Anadolu uygarlığı aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />a) Hititler b) Urartular c) İyonlar d) Lidyalılar<br /><br /><br />2 12.Hangisi Sosyal Bilgilerin yaralarından biri değildir?<br /><br />A)Bireysel farklılıklarımızı fark etmemizi sağlar<br />B)Etkin bir vatandaş olarak yetişmemizi sağlar<br />C)Fiziki gelişmemizi sağlar<br />D)Sosyal bütünlüğümüzü korumamızı sağlar<br /><br />213.Türkiye’de Akdeniz kıyıları, kar yağışının en az görüldüğü yerdir. Aşağıdakilerden hangisi bu duruma yol açan etmenlerden biridir?<br /><br />A)Yer şekillerinin dağlık ve engebeli olması<br />B)Ortalama yükseltinin fazla olması<br />C)Ekvatora yakın olması<br />D)Akdeniz kıyılarının Asya kıtasında yer alması<br />214.Aşağıdaki uygarlık bölgelerinden hangisinde tarihi dönemlerin diğerlerinden daha önce başlamıştır?<br /> <br />A)Mısır B)Orta Asya C)Mezopotamya D)Anadolu<br /><br />215.Geçimimizi lahana, patates, muz, şeker kamışı gibi ürünler yetiştirerek ve ihtiyaçtan fazlasını satarak sağlamaktayız. Ülkemde sürekli yaz mevsimi yaşandığı için kışlık giysiye ve yakacağa ihtiyacımız yoktur” Böyle söyleyen biri aşağıdaki iklim çeşitlerinden hangisinde yaşamaktadır<br /><br />A)Çöl İklimi B)Muson İklimi C)Ekvatoral İklim D)Akdeniz İklimi<br /><br /><br />216.Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de aynı anda farklı iklim çeşitlerinin görülmesinin nedenlerinden değildir?<br /><br />A)Enlem B)Yükseklik C)Yer şekilleri D)Jeopolitik konumu<br /><br />217.Türkiye’de çeşitli nedenlere bağlı olarak birden çok iklim görülür. Yükseltinin fazla olduğu bölgelerde karasal iklim görülmektedir. Buna göre aşağıdaki illerden hangisinde karasal iklim görülmektedir?<br /><br />A)Antalya B)Kocaeli C)Ağrı D)İzmir<br /><br />218.Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de görülen iklim çeşitliliğinin nedenleri arasında olamaz?<br /><br />A)Enlem B)Yer şekilleri C)Bakı D)Yağış düzeni<br /><br />219.Aşağıdakilerden hangisi Akdeniz ikliminin özellikleri arasında yer almaz?<br /><br />A)Yazları sıcak ve kuraktır. B)Kışlar ılık ve yağışlıdır<br />C)Sıkça don olayları görülür D)Akdeniz ve Ege kıyılarında görülür<br /><br />220.Aşağıdakilerden hangisi iklimi etkileyen etmenlerden biri değildir?<br /><br />A)Nüfusun çok olması B)Deniz seviyesinden yükseklik<br />C)Ekvatora yakınlık D)Deniz kıyısına yakınlık<br /><br />221.Akdeniz kıyılarında kış sıcaklığının diğer kıyılarından yüksek olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Dağların denize paralel uzanması B)Ekvatora daha yakın olması<br />C)Ormanların geniş yer kaplaması D)Yer altından sıcak suların çıkması<br /><br />222. I.Hititler anal adı verilen, kralların icraatlarını anlatan yıllıklar tutmuşlardır.<br /> II.Urartular Asur çivi yazısını kullanmışlardı.<br /> III. İbraniler tek tanrı inancını benimsemişlerdir.<br /> IV. Fenikelilerin buldukları 22 harfli alfabe Romalılar tarafından geliştirilmiştir.<br /><br />Yukarıda İlk Çağ medeniyetlerine ait bazı bilgiler verilmiştir. Bunlardan hangileri medeniyetlerin birbirinden etkilendiklerinin kanıtı olarak gösterilebilir?<br /><br />A)II.-III B)II-IV C)III-IV d)IV-I<br /><br />223.Konya’da her yıl 17 Aralık’ ta Şeb-i Arus törenleri düzenlenerek anılan büyük düşünür ve şair, aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Hacı Bektaşi Veli B)Yunus Emre<br />C)Mevlana Celaleddin Rumi D)Şems-i Tebrizi<br /><br />224.Tarihte ilk tarih yazıcılığı yapan millet aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Urartular B)Hititler C)Sümerler D)Frigler<br /><br />225.Milat Hangi olayla başlar?<br /><br />A)Yazının bulunmasıyla B)İsa’nın doğumuyla<br />C)Kadeş savaşı ile D)İstanbul’un fethiyle<br /><br />226.Anadolu, çeşitli özellikleriyle tarih öncesinden günümüze kadar birçok medeniyetin yerleştiği bölge olmuştur. Aşağıdakilerden hangisi Anadolu’da birçok medeniyetin yerleşmesinin nedenleri arasında gösterilemez?<br /><br />A)İklim koşullarının elverişli olması<br />B)Verimli tarım alanlarının olması<br />C)Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan yollar üzerinde olması<br />D)Ekvatorun kuzeyinde yer alması.<br /><br />227.Dünya üzerinde enlemler arası uzaklık 111 km dir. 36-42 derece Kuzey enlemleri ile 26-45 derece Doğu boylamları arasında yer alan Türkiye’nin en kuzey noktası ile en güney noktası arası uzaklık kaç Km dir?<br /><br />A)2109km B)666km C)1650km D)333 km<br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br />228.Sümerler;<br />-Yazıyı bulmuşlar, geometri, aritmetik, astronomi gibi bilimlerin temelini oluşturmuşlar, ilk yasaları ve edebi eserleri ortaya koymuşlardır.<br />-Birbirleriyle mücadele içindeki site devletlerinde yaşayıp, sınırları geniş olmayan devletler kurmuşlardır.<br /> Buna göre Sümerlerle ilgili verilenlerden hangisi doğru bir bilgidir?<br /><br />A)Savaş sanatında oldukça ileri bir uygarlıktır.<br />B)Uygarlığın gelişmesine önemli katkıları vardır<br />C)Ticari Koniler kurmuşlardır.<br />D)Değişik uygarlıkları tek çatı altında toplamışlardır.<br /><br />229.Aşağıdaki Cümlelerden hangisi bir görüş cümlesidir?<br /><br />A)Türk sinemasının ilk renkli filmi “halıcı kız” dır<br />B)Cep telefonu kullanımı ülkemizde 1995’te başlamıştır.<br />C)Cep telefonu 18 yaşından sonra kullanılmıştır.<br />D)Aile toplumun en küçük birimidir.<br /><br />230.Aşağıdakilerden hangisi bilimsel araştırma basamaklarının birinci aşamasıdır?<br /><br />A)Hipotez geliştirme B)Veri toplama<br />C)Konu veya sorunu belirleme D)Hipotezleri test etme<br /><br />231.Aşağıdaki iklim türlerinin hangisinde en belirgin tarım ürünü pirinçtir?<br /><br />A)Ekvator iklimi B)Muson iklimi C)Kutup iklimi d)Çöl iklimi<br /><br />232.Haritalardaki küçültme oranına ne denir?<br /><br />A)Lejant B)Ölçek C)Kroki D)Kuşbakışı çizim<br /><br />233.Bir yerin nüfusunda o yerin iklimi, yer şekillerinin elverişliliği, ulaşım olanaklarının yeterliliği, tarım alanlarının verimliliği ve sanayinin gelişmişliği gibi faktörler etkili olmaktadır. Verilen bilgilere göre aşağıdaki illerden hangisinde bu faktörlerin tümü etkilidir?<br /><br />A)Adana B)Çanakkale C)Trabzon D)Antalya<br /><br />234.Hititler, Suriye egemenliği nedeniyle Mısırlılarla savaşmıştır. 16 yıl süren savaşların sonunda Kadeş Antlaşmasını imzalamışlardır. (M.Ö.1280) Bu antlaşma, tarihte bilinen ilk yazılı antlaşmadır. Bu bilgiler aşağıdakilerden hangisinin kesin ispatı sayılabilir?<br /><br />A)Hititlerin Suriye’ ye egemen olduğu<br />B)Her iki tarafında tarihi çağları yaşadığının <br />C)Antlaşmanın savaştan önce imzalandığının <br />D)Hititlerin bölgenin en güçlü devleti haline geldiğinin<br /><br /><br /><br />235.40o paraleli üzerinde yer alan Çanakkale ve Sivas şehirlerinin yıl içinde aynı mevsimlerde sıcaklıkları farklıdır. Aşağıdakilerden hangisi bi ik şehrin sıcaklık farklılığının nedenlerinden biri olamaz?<br /><br />A)İki şehrin yükseltilerinin farklı olması<br />B)Ekvatora olan uzaklıklarının uzaklıklarının farklı olması<br />C)Çanakkale’nin denize kıyısının olması, Sivas’ın ise denize kıyısının olmaması<br />D)İki şehirde etkili olan rüzgarların farklı yönden esmesi<br /><br />236.İlkçağlarda Anadolu’da kurulan tarımı ve tarımla uğraşanları korumak amacıyla sert kurallar hazırlayan uygarlık aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Frigler B)Sümerler C)Lidyalılar D)İyonlar<br /><br />237.Aşağıdakilerden hangisi Anadolu’nun tarih öncesi dönemlerini aydınlatan merkezlerden değildir?<br /><br />A)Çatalhöyük B)Çayönü D)Sard D)Alacahöyük<br /><br />238.Lidyalıların tarihte ilk parayı bulmaları hangisini sağlamıştır?<br /><br />A)Ticaretin kolaylaşmasını B)Tarımda verimin artmasını<br />C)Anadolu’nun öneminin artmasını D)Köyden kente göçün artmasını<br /><br />239.A merkezinde güneyden esen rüzgarlar havayı ısıtmasına karşılık kuzeyden esen rüzgarlar havayı soğutmaktadır. Bu bilgiye göre A merkezi için aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?<br /><br />A)Kuzey yarımkürededir B)Güney yarımkürededir<br />C)Orta enlemlerdedir. D)Dönenceler civarıdadır.<br /><br />240.Aşağıda verilen medeniyetlerden hangisi Mezopotamya’da kurulmuştur?<br /><br />A)Hititler B)Urartular C)Babilliler D)Frigyalılar<br /><br />241.Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin yeryüzü şekilleri için söylenemez?<br /><br />A)Akdeniz kıyılarının Karadeniz kıyılarından daha sıcak olmasının nedeni ekvatora daha yakın olmasıdır.<br />B)Doğu Anadolu’nun İç Anadolu’dan daha soğuk olması yüksek olmasından kaynaklanır<br />C)Deniz etkisinin Batı Anadolu’da daha iç kısımlara sokulmasının nedeni dağların kıyıya dik uzanmasındandır.<br />D)Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında dağlar kıyıya dik olarak uzanmaktadır.<br /><br />242.Anal denilen yıllıklar yazmışlardır<br /> -Pankuş adı verilen meclisleri vardır<br /> -Yönetimde Tavananna’nın sözü geçmektedir.<br />Yukarıda verilen bilgiler aşağıdaki devletlerden hangisini göstermektedir?<br /><br />A)Hititler B)Frigler C)Lidyalılar D)İyonlar<br />243.Uluslar arası kültür sanat ve spor etkinliklerinin toplumlar arası ilişkilere sağladığı katkılar arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?<br /><br />A)Ülkeler arası kültürel ilişkileri arttırması<br />B)Uluslar arası barışın güçlenmesine hizmet etmesi<br />C)Ülkelerin birini daha yakından tanımasını sağlaması<br />D)Ülkeler hakkındaki ön yargıları derinleştirmesi<br /><br />244.Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini ortaya çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek amacıyla açılan kurum aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Dil Tarih – Coğrafya Fakültesi B)Türk Tarih Kurumu<br />C)Halk Evleri D)Türk Dil Kurumu<br /><br />245.Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır” diyen Atatürk’ ün bu amaçla açtığı kurum aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Türk Dil Kurumu B)Türk Tarih Kurumu <br />C)Halk Evleri D)Dil Tarih –Coğrafya Fakültesi<br /><br />246.Atatürk döneminde açılan halkevlerinin yararları arasında hangisi gösterilemez?<br /><br />A)Yabancı kültür özelliklerinin Türk kültürünü etkilemesi<br />B)Dilin Türkçeleştirilmesi<br />C)Milli ve manevi değerlerin topluma kazandırılması<br />D)tarih bilincinin yerleştirilmesi<br /><br />247.Haritalardaki kahverengi alanlar, hangi coğrafi oluşumu gösterir?<br /><br />A)Ovalar B)Denizler C)Nehirler D)Dağlar<br /><br />248.Aşağıdakilerden hangisi Atatürk’ün ülkemizde sosyal bilimleri geliştirmek amacıyla yaptığı uygulamalardan biri değildir?<br /><br />A)Türk Tarih Kurumunun açılması<br />B)Türk Dil Kurumunun açılması<br />C)Dil Tarih ve Coğrafya Fakültelerinin açılması<br />D)Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılması<br /><br />249.Aşağıdakilerden hangisi Atatürk’ün sosyal bilimlere verdiği önemin bir göstergesi değildir?<br /><br />A)Antropoloji bölümünün açılması<br />B) Dil Tarih ve Coğrafya Fakültelerinin kurulması<br />C) Türk Dil Kurumunun kurulması<br />D)Türk Hava Kurumunun kurulması<br /><br />250.Aşağıdakilerden hangisi Sosyal Bilimlerin alanına girmez?<br /><br />A)Yüzey şekilleri B)İnsan hakları C)Özgürlükler D)Bitki yapısı<br /><br />251. Dünya üzerindeki herhangi bir noktanın matematik konumu aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?<br /><br />A)Ekvator ve başlangıç meridyenine göre yerini<br />B)Jeopolitik yerini<br />C)Denizlere olan mesafesini<br />D)Büyük Şehirlere olan uzaklığını<br /><br />252.Ülkemizde kıyılarımızdan itibaren iç kısımlara ve batıdan doğuya gidildikçe nem miktarının azalmasına ve yükseltinin artmasına bağlı olarak karlı günlerin sayısı artmaktadır. Buna göre aşağıdaki illerimizden hangisinde belirtilen durum diğerlerine göre daha fazladır?<br /><br />A)Afyon B)Kars C)İstanbul D)Malatya<br /><br />253.Tarihte ilk kez parayı Lidyalıların bularak kullanmalarının sonucu aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?<br /><br />A)Batı Anadolu’da kurulmuş olmaları<br />B)Matematikte ilerlemiş olmaları<br />C)Madencilikte ilerlemiş olmalarıyla<br />D)Doğu-Batı ticaretini geliştirmeleriyle<br /><br />254.Çöl ikliminin etkili olduğu bir bölge için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?<br /><br />A)Su ihtiyacı çok zor karşılanır<br />B)Bitki örtüsü makilerdir<br />C)Nem oranı çok fazladır<br />D)Gece gündüz arasındaki sıcaklık farkları azdır<br /><br /><br />255.Türkiye’de dört mevsim görülmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Orta kuşakta olması B)Asya ve Avrupa kıtası arasında olması<br />C)Yükseltinin fazla olması D)Üç tarafın denizlerle çevrili olması<br /><br />256.Aşağıdakilerden hangisi karasal iklim şartlarının hüküm sürdüğü bir bölgenin özellikleri arasında gösterilemez?<br /><br />A)Bitki örtüsü bozkırdır<br />B)Gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı fazladır<br />C)Nem oranı yüksektir<br />D)Kışın yağışlar kar şeklinde düşer<br /><br />257.Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin özel konumu ile ilgili değildir?<br /><br />A)Yükselti batıdan doğuya doğru artar<br />B)Asya ve Avrupa kıtaları arasında köprü konumundadır<br />C)Ekvatorun kuzeyinde yer alır<br />D)Üç tarafı denizlerle çevrilidir.<br /><br />258.Aşağıdaki uygarlıklardan hangisi Anadolu’da kurulan uygarlıklardan biri değildir?<br /><br />A)Lidyalılar B)Urartular C)İyonlar D)Asurlular<br /><br />259.Aşağıdaki haritalardan hangisi yeryüzü şekillerini (Dağ, ova, plato,vadi vb.) gösteren haritalardır?<br /><br />A)Siyasi B)Beşeri C)İdari D)Fiziki<br /><br />260.Bursa-Kırklareli arası gerçek uzaklık 300 km dir. İki kent arası harita üzerinde 5 cm olarak gösterildiğine göre bu haritanın ölçeği nedir?<br /><br />A)1 / 3.500.000 B)1 / 350.000 C)1 / 700.000 D)1 / 6.000.000<br /><br />261.Ege kıyısında kurulmuş bir uygarlıktır, denizcilikte gelişmiştir. Şehir devleti şeklinde örgütlenmişler ve birçok ilim adamı yetiştirmişlerdir. Buna göre anlatılan ilk çağ uygarlığı hangisidir?<br /><br />A)Lidya B)İyonya C)Hitit D)Frigya<br /><br />262.Aşağıda verilen yerlerden hangisinde insanlar yıl boyunca kalın kıyafetler giyerler?<br /><br />A)Çin B)Türkiye C)Brezilya D)Sibirya<br /><br />263.Yıllık sıcaklık farkı azdır, Her mevsim Yağışlıdır, Yağışlar en fazla sonbaharda düşer. Yukarıda özellikleri verilen iklim tipi aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Karadeniz iklimi B)Akdeniz iklimi C)Karasal iklim D)Kutup iklimi<br /><br /><br />264.Hangisi iklimi etkileyen temel faktörlerden birisi değildir?<br /><br />A)Yükselti B)Denize göre konum C)Toprak yapısı D)Bakı durumu<br /><br />265.Türkiye Cumhuriyetinin ilanından sonra yapılan inkılapların halka mal edilmesi, derinleştirilmesi ve halkın eğitilmesi için herkesin rahatlıkla çalışmalarına katılabileceği yaygın bir teşkilata ihtiyaç vardır. <br />Yukarıda bahsedilen teşkilat aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Halkevi B)TTK C)TDK D)Anadolu ajansı<br /><br />266.Paralel ve meridyenlerle ilgili aşağıdaki verilenlerden hangisi yanlıştır?<br /><br />A)Paralel dairelerin uzunlukları birbirine eşittir<br />B)Meridyenler Ekvatoru dik olarak keser<br />C)İki meridyen arası 4 dakikadır<br />D)İki meridyen arası mesafenin en geniş olduğu paralel dairesi Ekvatordur.<br /><br />267.Urartular döneminde Van gölü ve Aras nehri kıyılarına birçok sulama kanalları ve barajlar inşa etmiştir. Bu durum Urartuların hangi alanda gelişme gösterdiklerini kanıtlar?<br /><br />A)Sanayi B)Tarım C)Hayvancılık D)Madencilik<br /><br />268.Aynı iklim bölgesinde yetişmesi çok zor olan bitki ikilisi aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)İncir-Zeytin B)Pamuk-Çay C)Patates-Mısır D)Zeytin-üzüm<br /><br />269.Kuzey yarım küre, güney yarım küreye göre birkaç derece sıcaktır. Bu durumun temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Kuzey yarım kürede karaların güney yarım küreye göre daha az olması<br />B)Güney yarım kürede karaların küzey yarım küreye göre daha az olması<br />C)Kuzey yarım kürede suların güney yarım küreye göre daha fazla olması<br />D)Güneş ışınlarının güney yarım küreye, küzey yarım küreye göre daha eğik açılarla gelmesi<br /><br />270.Eski çağlardan beri Anadolu birçok medeniyete beşiklik etmiştir. Anadolu’ ya gelen ve yerleşen çeşitli milletler kültür ve uygarlıklarını yansıtan birçok eser bırakmışlardır. Verilen bilgilere göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?<br /><br />A)Göç yolları üzerinde bulunan Anadolu önemli bir geçiş bölgesidir<br />B)Anadolu birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır<br />C)Anadolu coğrafyası insanların yaşamı için elverişlidir<br />D)Anadolu’da yapılan çetin savaşlar birçok devletin kurulup yıkılmasına sebep olmuştur.<br /><br />271.Dünya üzerinde bulunan bir yeri haritada ayrıntılı olarak görmek istememiz aşağıdaki hangi konuyla ilgilidir?<br /><br />A)Haritanın ölçeği B)Haritanın göstereceği yerin coğrafi şekilleri<br />C)Nüfus durumu D)Gelişmişlik düzeyi<br /><br />272.Mezopotamya medeniyetlerinden günümüze yok denecek kadar az eser ulaşmıştır. Bu durumun temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Mezopotamya’da mimariden çok ticarete önem verilmesi<br />B)Mezopotamya’da taş ve mermer gibi malzemelerin çok az bulunması<br />C)Mezopotamya’da yaşanılan büyük depremlerin eserlere zarar vermesi<br />D)Yeryüzü şekillerinin elverişsiz olması mimari eserlerin yapılmasını zorlaştırmıştır.<br /><br />278.Anadolu’da kurulan Frigler, çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşmışlardır. Öküz öldürenlerin, saban kıranların ölümle cezalandırıldığı ve en büyük tanrıların toprak ve bereket tanrısı Kibele olduğu bilinmektedir. Kilim ve halı dokumacılığı hayvancılığa dayalı olarak gelişmiştir. Verilen bilgilere göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?<br /><br />A)Dokumacılık alanında ileri gittikleri <br />B)Tarımsal üretimde dinsel etkinin görüldüğü<br />C)Tarımsal faaliyetleri korumak amacıyla sert kanunlar yaptıkları<br />D)Friglerin çok güçlü ordulara sahip olduğu<br /><br />279.Aşağıdakilerden hangisi Anadolu’da bulunan ilk yerleşim yerlerinden biri değildir?<br /><br />A)Tuşpa B)Hattuşaş C)Alacahöyük D)Ninova<br /><br />280.Ekvatora farklı uzaklıklardaki iki yerin, aşağıdakilerden hangisinde farklılık göstermesi kesindir?<br /><br />A)Sıcaklık B)Konuşma dili C)Folklör D)Ulaşım araçları<br /><br />281.Doğu boylarında bulunan iki şehir arası 24 dakika olduğu belirlenmiştir. Bu iki şehrin boylamları aşağıdakilerden hangileri olabilir?<br /><br />A)18 doğu-24 doğu B)21 Doğu-24 Doğu <br />C)18 doğu-21 Doğu D)20 doğu-24 doğu<br /><br />282.Dağları, ovaları, akarsuları,platoları ve gölleri gösteren harita çeşidi hangisidir?<br /><br />A)Siyasi harita B)Özel harita C)Fizik harta D)Beşeri harita<br /><br />283.Anadolu’ ya Avrupa’dan gelen topluluktur. Ankara yakınlarındaki Gordion şehrini başkent olarak kurmuşlardır. Tarım ve hayvancılıkla uğraşmışlardır. En önemli kralları Midas’tır. Verilen özellikler aşağıdaki medeniyetlerden hangisine aittir?<br /><br />A)Urartular B)İyonlar C)Frigler D)Lidyalılar<br /><br />284.Aşağıdakilerden hangisi insanların ortak yaşadığı sorunlardan biri olamaz?<br /><br />A)Gürültü kirliliği B)arkadaş edinmede zorluk yaşama<br />C)Hava kirliliği D)Doğal hayatın yok olması<br /><br />285.Urartular ölülerini oda şeklinde yaptıkları mezarlara gömmüşlerdir. Ölülerin yanına günlük yaşantılarında kullandıkları bazı eşyaları da koymuşlardır. Bu durum Urartularda aşağıdakilerden hangisinin varlığını göstermektedir?<br /><br />A)Tek tanrı inancının B)Tarımda ilerlediklerinin<br />C)Hukuk devleti anlayışının D)Öldükten sonra yaşamın devam ettiğinin <br /><br />286.Aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?<br /><br />A)Güneş takviminin ilk örneğini Romalılar kullanmıştır<br />B)Lidyalılar ilk kez parayı ticarette kullanmışlardır<br />C)Hititler tarihte bilinen ilk yazılı antlaşmayı yapmışlardır.<br />D)Sümerler ilk kez çivi yazısını kullanmışlardır.<br /><br />287.Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin özel konumunun sonuçlarından biri değildir?<br /><br />A)Türkiye, Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirine yaklaştığı yerdedir<br />B)Üç tarafı Ege, Karadeniz ve Akdeniz ile çevrilidir<br />C)36-42 derece kuzey enlemleri arasındadır<br />D)Orta doğu ülkeleri ile Avrupa ülkeleri arasında köprü özelliği taşır<br /><br />288.Aşağıdakilerden hangisi meridyenlerin özelliklerinden değildir?<br /><br />A)Dünya üzerinde toplam 360 meridyen vardır<br />B)Londra’da Greenwich den geçen meridyen başlangıç meridyeni olarak kabul edilir<br />C)Aynı meridyen üzerinde bulunan her yerde yerel saat aynıdır<br />D)Meridyen dairelerinin başlangıcı Ekvator’dur.<br /><br />289.Türkiye’nin en doğusu ile en batısı arasında kaç dakikalık zaman farkı vardır?<br /><br />A)19 B)36 C)60 D)76<br /><br />290.Aralarında 3 saat olan iki yer arasındaki boylam farkı nedir?<br /><br />A)45 B)55 C)65 D)75<br /><br />291.Aşağıdakilerden hangisi iklimi etkileyen faktörlerden biri değildir?<br /><br />A)Enlem B)Yükselti C)Denizlere göre konum D)Bitki örtüsü<br />292.I. Asya ve Avrupa kıtaları arasında köprü konumunda olması<br /> II. İklim Şartları<br /> III. Nüfusun çok olması<br /> IV. Toprak yapısı<br />Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Anadolu’nun uygarlıkların beşiği olmasında etkili olmuştur?<br /><br />A)Yalnız I B)I-II C)I-II-III D)II-IV<br /><br />293.Aşağıda verilen yerlerin haritalarını aynı boydaki kağıtlara ayrı ayrı çizersek hangisinde ayrıntılar daha belirgin olur?<br /><br />A)Türkiye Haritası B)Marmara Bölgesi Haritası<br />C)Kocaeli Haritası D)Dünya haritası<br /><br />294.Yaşadığım yerde gece ve gündüz arasında sıcaklık farkı fazladır. Sabah çok sıcak olurken, gece çok soğuk olur. Bu sözleri söyleyen kişi hangi iklim bölgesinde yaşamış olabilir?<br /><br />A)Çöl iklimi B)Ekvator iklimi C)Kutup iklimi D)Muson<br /><br />295.Aşağıda bazı harita ölçekleri verilmiştir. Hangisinde Kocaeli’nin caddelerini daha iyi görebiliriz?<br /><br />A)1 / 2.000.000 B)1 / 500.000 C)1 / 250.000 D)1 / 30.000<br /><br />296.Muğla ile Mardin aynı enlemde yer almaktadır. Ocak ayında Mardin’de sıcaklık 3 derece ölçülmüştür. Muğla’da ise sıcaklık 12 derecedir. Bu durumun nedeni hangi şıkta verilmiştir? 495)Erzurum ve Ankara hemen hemen aynı emlemler üzerinde yer almasına rağmen Erzurum’da kışlar Ankara’ya göre daha soğuktur. Bu durumun temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?<br /><br />A)Doğuda yer alması B)Yükseltinin fazla olması<br />C)Kuzey ve güneyinde sıra dağlar olması D)Yağış miktarının fazla olması<br /><br />297.Anadolu’da İlk çağa ait bir yerleşim yerinde yapılan kazı çalışmalarında tapınak (ibadet yeri) kalıntılarına, demirden silahlara ve sulama kanallarına rastlanmıştır. Bu yerleşim yerinde yaşayan toplulukla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?<br /><br />A)Tarımla Uğraşmışlardır B)Demir madenini kullanmışlardır<br />C)Yazıyı kullanmışlardır D)Yerleşik hayata geçmişlerdir.<br /><br /><br /><br /><br /><br /><br />298.I. Ekvatoral İklim<br /> II. Muson iklimi<br /> III. Kutup iklimi<br /> IV. Çöl iklimi<br />Yukarıda verilen iklim tiplerinden hangilerinin yıllık yağış miktarı daha fazladır?<br /><br />A)I ve II B)II ve III C)II ve IV D)III ve IV<br /><br />299.Hititlerde evlenme, boşanma, miras gibi medeni hukuk konuları yasalarla düzenlenmiştir. Bu durumun öncelikle aşağıdakilerden hangisini kolaylaştırması beklenir?<br /><br />A)Askeri başarıları B)Devlet gelirlerinin arttırılması<br />C)Toplum ilişkilerinin düzenli yürütülmesi D)Ticaret faaliyetlerinin gelişmesini<br /><br /><br /><br />A)Karasallık B)Bitki örtüsü C)Rüzgarlar D)Toprak çeşiti<br /><br />300.Türkiye’de en uzun gündüz aşağıdaki tarihlerden hangisinde yaşanır?<br /><br />A)23 Eylül B)21 Haziran C)21 <br />301.Aşağıdakilerden hangisi bir görüştür?<br /><br /><br />A)Mustafa Kemal Atatürk Türkiye’nin ilk Cumhurbaşkanıdır.<br /><br />B)İstanbul Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilmiştir.<br /><br />C)Fenerbahçe Türkiye’nin en çok taraftarı olan kulübüdür.<br /><br />D)Dünya 7 kıtadan oluşmaktadır.<br /> <br /><br />302-) 1.Konu belirlemek<br /> 2.Kaynak araştırması<br /> 3.Bilgilerin sınıflandırılması<br /> 4.Bir varsayım ileri sürme <br />Yukarıdakilerden hangisi bilimsel araştırma basamaklarının 2.sidir?<br /><br />A)4 B)3 C)2 D)1<br /><br />303-)Aşağıdakilerden hangisi okul ve halk kütüphanelerindeki kitap sınıflama sisteminde edebiyatın numarasıdır?<br /> <br /> A)100 B)400 C)200 D)800 <br /><br />304-)1-Tüketici mahkemesi<br /> 2-Muhtarlıklar<br /> 3-Reklam kurulu<br /> 4-Tüketici hakları derneği<br />Yukarıdakilerden kaç tanesi tüketici hakları ihlalleri için başvurulan yerlerdir?<br /><br /> A)1 B)3 C)4 D)2<br /><br /><br />305-)Aşağıdakilerden hangisi Türk Tarih kurumunun kısaltılmışıdır?<br /><br /> A)TAK B)TÜRK C)TTK D)TDK<br /><br /><br />306-)1-Başkalarının haklarına saygılı olmalıyız.<br /> 2-Sorumluluklarını yerine getirmeyenleri ödüllendirmeliyiz.<br /> 3-Kendi haklarımızı bilmeliyiz.<br /> 4-Başkalarının haklarını ezmeliyiz.<br />Yukarıdakilerden hangileri sorunlarımıza çözüm ararken dikkat etmemiz gereken kurallardandır?<br /> <br /> A)1,3,2 B)1,3 C)Yalnız 4 D)1,2,3,4<br /><br />307-)Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi hangi yılda kurulmuştur?<br /><br /> A)1925 B)1984 C)1936 D)1937<br /><br />308-)Aşağıdakilerden hangisi vatandaş olmanın sorumluluklarından biridir?<br /><br /> A)Vergi verme B)İş yeri açma C)Doktor olma D)Yangın çıkartma<br /><br />309-)Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilgiler dersini oluşturan kavramlardan değildir?<br /><br /> A)Tarih B)Coğrafya C)Vatandaşlık D)Biyoloji<br /><br /><br /><br />310-)Cumhuriyet’in kurulmasıyla sosyal bilimler alanında önemli çalışmalar yapılmıştır.Öğretim görevlilerinin Avrupa’ya gönderilmesi,yabancı öğretim görevlilerine Türk üniversitelerinin kapılarının açılması, Türk üniversitelerle ilgili yeni düzenlemeler yapılması bu tür çalışmalardan sayılabilir.<br />Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilimler alanında yapılan çalışmalarla hedeflenenlerden biri değildir?<br /> <br /> A)Çağdaş ülkeler seviyesine yükselmek<br /> B)Avrupa ülkeleriyle ilişkileri geliştirmek <br /> C)Toplumu yeniden şekillendirmek D)Bilimsel çalışmaları yakından takip etmek <br /><br />311-)Aşağıdakilerden hangisi iyi bir bilimsel araştırmada olması gereken özelliklerden biri değildir?<br /> <br /> A)Anlaşırlık B)Tek düzelik<br /> C)Amaca uygunluk D)Etkililik <br />312-)Aşağıdakilerden hangisi haklarımızdan biridir?<br /><br /> A)Yaşama hakkı B)Çöp atma hakkı <br /> C)Askerlik yapma hakkı D)Vergi verme hakkı<br /><br />313-)Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilgiler ile ilgili bir cümle değildir?<br /><br /> A)İstanbul 1453 yılında feth edildi<br /> B)Cumhuriyet 29 ekimde kurulmuştur.<br /> C)Nokta cümlelerin sonuna konulur.<br /> D)Dünya 7 kıtadan oluşmaktadır.<br /><br />314-)Bilimsel araştırma basamaklarının 5.si nedir?<br /><br /> A)Bir varsayım ileri sürme<br /> B)Konunun yazılması<br /> C)Kaynak araştırması<br /> D)Bilgilerin sınıflandırılması<br /><br />3 15-)Kişiye ait bireysel düşünceye görüş denir.<br /> Buna göre aşağıdakilerden hangisi görüştür?<br /> <br /> A)Tatilde Çorum’a gittik.<br /> B)Türkiye’nin başkenti Ankara’dır.<br /> C)En güzel renk mavidir.<br /> D)Ayşe televizyon izliyordu<br />316-)Yerküreyi kuzey ve güney olmak üzere iki eşit parçaya bölen dairelere …………………….. denir. <br /> Yukarıdaki noktalı yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?<br /><br />A)Ekvator B)Paralel C)Meridyenler D)Daireler<br /><br />317-)1-Yurdumuzun beşeri ve ekonomik yapısını tanımak.<br /> 2-Ülke kalkılmasında sorumluluk alma duygusunu geliştirmek.<br /> 3-ülkemizin başbakanlarını tanımak<br /> 4-ülkemizin tarihini tanımak<br />Yukarıdakilerden kaç tanesi coğrafya öğrenmenin gerekliliğinden değildir?<br /> <br />A)1 B)2 C)3 D)4<br /><br />318-)Aşağıdakilerden hangisi dünyamızın şekline verilen addır?<br /><br />A)Yuvarlak B)Kare C)Dikdörtgen D)Geoid<br /><br />319-)Herhangi bir yerin başlangıç meridyenine ve ekvatora göre durumuna …………………………. denir.<br />Yukarıdaki noktalı yere ne gelir?<br /><br />A)Enlem B)Boylam C)Matematik Konum D)Paraleller<br /><br /><br />320-)Başlangıç meridyeninin derecesi kaçtır?<br /><br />A)66 Derece B)0 Derece C)23 Derece D)72 Derece<br /><br />321-)Yerküre üzerindeki irili ufaklı kara parçaları gelişi güzel dağılmıştır.Karaların çok büyük boyutlarda olanlarına …….denir.<br /> Yukarıda verilen boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?<br /><br /> A)Ada B)Yarımada<br /> C)Kıta D)Yanardağ<br /><br />322-)Dünya üzerin 3 büyük okyanus vardır.<br /> 1-Hint okyanusu <br /> 2-Büyük okyanus 3-Atlas okyanusu<br />Yukarıda verilen okyanusların küçükten büyüğe doğru sıralanışı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?<br /><br /> A)3-2-1 B)1-3-2 C)3-1-2 D)2-1-3<br /><br />323-)Haritalardaki küçültme oranı arttıkça gösterilen ayrıntı azalır.<br /> Buna göre;<br /> 1-1/1.000.000<br /> 2-1/400.000<br /> 3-1/150.000<br /> 4-1/80.000<br />Yukarıda verilen hangi ölçekle çizilen haritada gösterilen ayrıntı daha fazladır?<br /> A)1 B)2 C)3 D)4<br />324-)Kıtaların arasındaki çukur alanları dolduran büyük su kütlelerine …………. Denir.<br />Yukarıda verilen boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?<br /> A)deniz B)iç deniz c)okyanus d)körfez<br />325-)Türkiyeden hareket eden bir gözlemci gittiği yerde güneşin daha erken doğduğunu gözlemliyor.<br />Buna göre gözlemci bulunduğu yerden nereye hareket etmiştir?<br />a)batıya b) kuzeye c)doğuya d)güneye<br />326-)Aşağıdakilerden hangisi bir çizimin harita olabilmesi için gerekli olan şartlardan değildir?<br /> a)ölçek <br /> b)düzleme aktarma<br /> c)kabataslak çizim<br /> d)kuşbakışı görünüm<br /> 327-)Türkiye’de üç farklı iklim tipinin görülmesinde aşağıdakilerden hangisi etkili olmamıştır?<br /> a)Bitki örtüsü b)Deniz etkisi c)Dağların doğrultusu d)Yükselti<br /> 328-)Aşağıdakilerin hangisinde karasal iklim bulunmaz?<br /> a)Van b)Sivas c)Rize d)Edirne<br />3 29-)Aşağıdaki kıtalardan hangisinin kuzey ,güney doğu ve batı yarım kürelerde toprağı vardır?<br /> a)Asya b)Afrika C)Amerika d)Avpura<br /> 330-)insanlar havaların ısınmasıyla göl ve nehir kenarlarında küçük yerleşim yerleri kurdular.Çeşitli hayvanları evcilleştirip beslediler.Toplayıcılıktan kurtulup arpa,darı ve buğday yetiştirmeye başladılar.Böylece üretici bir toplum haline gelidiler.<br /> Buna göre yerleşik hayata geçilmesiyle beraber aşağıdaki ekonomik faaliyetlerden hangisinin başladığı söylenebilir?<br /> a)ticaret b)tarım c)sanayi d)madencilik<br />331-)<br />uygarlık Yaşadıkları zaman dilimi<br />Hititler MÖ 2000-1200<br />Frigyalılar MÖ 750-600<br />Lidyalılar MÖ 700-546<br />Urartular MÖ 500-700<br />İyonlular MÖ 1200-700<br /><br /><br />Yukarıdakilerden hangisi yanlış verilmiştir?<br />a)Hititler b)Frigyalılar c)Urartular d)iyonlular<br /> <br />332-)İnsanlar Cilalı taş devri’nde çanak ve çömlek yapmaya başladılar.<br />Bu durum öncelikle aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?<br /> a)Hayvanların evcilleştirildiğinin <br /> b)9Tarımsal faaliyetlerin arttığının <br /> c)Topraktan araç ve gereç yapıldığının<br /> d)Ticari faaliyetlerin geliştiğinin<br />333-)Aşağıdakilerden hangisi ilk çağ’da Anadolu’da kurulan merkezlerden birisi değildir?<br /> a)Sard b)Tuşpa c)Ninova d)Gordion<br />334-)Orta Asya’nın coğrafi yapısı ve iklimi,tarım faaliyetlerinin yaygınlaşmasını engellemiştir.<br /> Bu durum ,Türklerin yaşamını nasıl etkilemiştir?<br /> a)Türkler yerleşik yaşama geçmiştir.<br /> b)Türkler geçimlerini hayvancılık ve ticaret faaliyetleriyle sağlamışlardır.<br /> c)mimari faaliyetlerde gelişmeler olmuştur.<br /> d)hukuk kurallarına önem verilmiştir.<br />335-)ilk Türk devletleri<br />1-Büyük Hun Devleti a)Yerleşik hayata geçen ilk Türk Devletidir<br />2-Kök Türk Devleti b)Bilinen ilk Türk devletidir.<br />3-2. Kök Türk Devleti c)Türk adıyla kurulan ilkTürk devletidir.<br />4-Uygur Devleti d)Türk tarihinin ilk yazılı eserlerini vermişlerdir.<br />336-)Aşağıdaki şıkların hangisinde bu devletler ve özellikleri doğru olarak verilmiştir?<br /><br /> A)1-B B)1-A C)1-B D)1-B<br /> 2-D 2-B 2- C 2- A 3-C 3-C 3- D 3- C<br /> 4-A 4-D 4-A 4-D<br /><br />337-)Orta Asya’da yaşayan Türkler dünyanın değişik bölgelerine göç etmişlerdir.<br />Aşağıdakilerden hangisi bu göçlerin ekonomik nedenlerindendir?<br /><br />A)Çin ve Moğol saldırıları<br />b)yeni yerler fethetme arzusu<br />c)boylar arası mücadeleler<br />d)bölge kaynaklarının artan nüfus ihtiyaçlarını karşılayamaması<br />338-) kavimler göçü hangi yılda gerçekleşmiştir?<br />a)575 b)624 c)1200 d)946<br />339-)ülkemizdeki ilk sanayi kuruluşları ……… ve ……….. fabrikalarıdır.<br />Yukarıdaki boşluklara sırasıyla ne getirilmelidir?<br />a)çay-zeytin b)şeker dondurma<br />c)pamuk-yağ d)turunçgiller- pamuk <br />340-)Rümeysa’nın yaşadığı yerde en çok yetişen tahıl buğdaydır.buna göre Rümeysa aşağıdaki bölgelerden hangisinde yaşıyor olabilir?<br />a)Ege bölgesi<br />b)iç Anadolu bölgesi<br />c)Marmara bölgesi<br />d)Karadeniz bölgesi<br /><br /><br /><br /><br />341-) *yumuşak iletken bir maden olduğu için işlenmesi ………..kullanım alanı yaygındır.<br />Bakır için bu söylelenlerden boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelebilir?<br />a)zor<br />b)öldürücü<br />c)kolay<br />d)yumuşak<br />342-) İL İLÇE<br />1-MUĞLA Fethiye<br />2-Artvin Murgul<br />3-Kastamonu Küre<br />4-Bursa Uludağ<br />5-Isparta Keçiborlu<br />Yukarılardakilerden hangisi doğru olarak verilmiştir?<br />a)1-5 b)1-3 c)2-3 d)3-5<br />343-)süt ürünleri üzerine yatırım yapmak isteyen bir kişi bölgelerimizden hangisini seçerse doğru bir karar vermiş olur?<br />a)doğu Anadolu bölgesi<br />b)iç Anadolu bölgesi<br />c)ege bölgesi<br />d)Akdeniz bölgesi<br />344-)yer kabuğunu oluşturan kayaçların ,başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri veya bir yerden başka bir yere taşınmasına …………. Denir.<br />Boş yere aşağıdaki kelimelerden hangisi getirilmelidir?<br />a)orman<br />b)sel<br />c)erozyon<br />d)deprem<br />345-)su gücünden elde edilen enerjiye…………denir.<br />Yenilebilen enerjidir.<br />Yukarıdaki noktalı yere aşağıdakilerden hangisi gelebilir?<br />a)güneş b)hidroelektrik<br />c)termik d)jeotermal<br />346-)Aşağıdakilerden hangisi barajlarımızdan biri değildir?<br />a)Atatürk b)Keban c)İç An. B. d)Hirfanlı <br />347-)aşağıdakilerden hangisi jeotermal enerji santrallerindendir?<br />a)Sarayköy b)Atatürk c)Kralkızı d)Hirfanlı<br />347-)Yeraltından çıkan sıcak su buharından elde edilir.<br />Bu hangi enerji türüdür?<br />a)hidroelektrik b)Termik <br />c)Jeotermal d)Nükleer enerji <br />348-)1-Çok ucuzdur ve çevre dostudur.<br /> 2-Güneşli gün sayısı fazla olan yerlerde kullanılır..<br /> 3-Konutlarda yaygın olarak kullanılmaktadır.<br />Buna göre bu hangi enerjidir?<br />a)Nükleer enerji b)Termik enerji<br />c)güneş enerjisi d)jeotermal enerji<br />349-)Okyanusya kıtasının diğer adı nedir?<br />a)Avustralya b)Asya c)Avrupa d)Antartika<br />350-)büyük hun devleti en çok……………….ile mücadele etmiştir.<br />Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?<br />a)Moğol b)Çin c)Türkiye d)Amerika<br />351-)Orhun yazıtları…………………. Alfabesiyle yazılmıştır.<br />Buna göre boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?<br />a)Kavimler b)Türkçe c)hunca d)Kök Türk<br />352-)Kavimler göçü sonucunda Eskiçağ bitmiş ………….. başlamıştır.<br />Buna göre boş bırakılan yere ne gelmelidir?<br />a)Orta Çağ b)Yeni Çağ <br />c)Yakın Çağ d)Uzay Çağı<br />353-)Kök Türk Devlet,………………merkez olmak üzere Bumin Kağan tarafından kurulmuştur.<br />Noktalı yere ne getirilmelidir?<br />a)Karabalgasan b)Ötüken<br />c)Türkiye d)Çin <br />354-)Türk adının ilk geçtiği metin……................dır.<br />Boş bırakılan yere?<br />a)Bumin Kağan b)Mete han<br />c)Roma d)Orhun Yazıtları<br />355-)Türeyiş ve Göç Destanları,…………….ait destanlardır.<br />Buna göre boş bırakılan yere?<br />a)Türklere b)Uygurlara <br />c)Kök Türklere d)Orhunlara<br />356-)Turunçgiller ve zeytin………………iklimin görüldüğü bölgelerimizde yetişir.<br />Boş bırakılan yere?<br />a)Karadeniz b)karasal c)Akdeniz d)muson <br />357-)Çay sadece……………..Bölgesi’nde yetişir.<br />Boş bırakılan yere?<br />a)Dericilik………………yapıldığı yerlerde yaygındır.<br />Boş bırakılan yere?<br />a)Hayvancılığın b)Seracılığın<br />c)Arıcılık d)Turunçgiller.<br />358-)Gıda sektörü…………….yetiştirildiği yerlerde gelişmiştir.<br />Boş bırakılan yere?<br />a)Arıcılığın b)Tahılın<br />c)Seracılığın d)Dericilik<br />359-)Pamuk ………………..sanayinin ham maddesidir.<br />Boş bırakılan yere?<br />a)Dericilik b)Tahılın<br />c)tekstil d)Arıcılık<br />360-)Ülkemiz fındık üretiminde dünyada……………sıradadır.<br />Boş bırakılan yere?<br />a)3. b)2.<br />c)4. d)1.<br />361-)Jeotermal kaynaklar sera ve……………….ısıtılmasına kullanılır.<br />Boş bırakılan yere?<br />a)Konutların b)ülkenin c)dünya d)ilçe<br />362-)Petrol enerji ülkemizin ………………..bölgesinde bulunur.<br />Boş bırakılan yere?<br />a)Karadeniz b)Marmara c)Güneydoğu an. D)Akdeniz<br />363-)Aşağıdakilerden hangisi ülkemizde ön sırada gelen temel ekonomik faaliyettir?<br />a)Madencilik b)Tarım c)Sanayi d)hayvancılık<br />364-)Devlet kurumunda çalışan bir memurun yıl boyunca kazanmış olduğu gelirden devlete vermiş olduğu vergi aşağıdakilerden hangisidir?<br />a)Emlak vergisi<br />b)Gelir vergisi<br />c)Çöp vergisi<br />d)Kurumlar vergisi<br />365-)Akdeniz bölgesinde turunçgil tarımın,İç Anadolu Bölgesinde ise tahıl tarımının yaygın olması bu bölgelerin hangi hangi bakımdan farklı olduğu kanıtıdı durumundadır?<br />a)Yeryüzü şekilleri<br />b)Sosyal imkanlar<br />c)Sıcaklık ve nem <br />d)Bitki örtüsü<br />366-)aşağıda verilen petrol rafineri ve bu rafinelerin bulunduğu merkezlerden hangisi yanlış eşleştirilmiştir?<br />a)ipraş-ankara<br />b)ailağa rafinerisi-izmir<br />c) ataş-mersin<br />d)orta Anadolu rafinerisi Kırıkkale <br />367-)Karabük ve4 ereğlide demir-çelik fabrikaları kurulurken öncelikle aşağıdakilerden hangisi göz önünde bulundurulmalıdır?<br />a)iş gücü<br />b) hammadde<br />c)sermaya<br />d)enerji<br />368-)Dünya rezervinin%60 ının türkiyeden çıkarıldığı özelikle roket ve jet yakıtlarında kullanılan çok değerli olan maden aşağıdakilerden hangisidir ?<br />a)manganez<br />b)volffam<br />c)krom<br /><br />d)bor<br />369-)Türkiye de esnaf ve sanatkarların çıkarlarını savunmak, mesleki eğitimlerine geliştirmek için kurulan kuruluş aşağıdakilerden hangisidir ?<br />a)TESK<br />b) DİSK<br />c)TÜRK-İŞ<br />d)TÜSİAD<br />370-)Türkiye de 2006 yılı itibariyle en cok üye ye sahip olan türkiyenin ilk sendikası olma özelliğinide taşıyan sendika aşağıdakilerden hangisidir ?<br />a)tisk<br />b)türk-iş<br />c)hak-iş<br />d)disk<br />371-) Sinop un doğal bir liman olmasına rağmen Antalya, mersin ve İzmir limanları kadar gelişmemiş olmasının sebebi aşağıdakilerden handisidir ?<br />a) nüfüs miktarının az olması<br />b)yer şekillerinin engebeli olması <br />c) bitki örtüsünün gür olması<br />d)hinterland alanının az olması<br />372-) 1-tunçbilek<br /> 2- yatağan<br /> 3-soma<br /> 4- Salihli<br />Ege bölgesinde bulunan yukarıdaki ilçelerden hangisinde termik santral yoktur?<br />a) 1 b) 2 c) 3 d)4<br />373-) aşağıdaki yörelerimizin hangisindeki turistik faliyetin nedeni diğerlerinkininden farklıdır?<br />a) Nevşehir-ürgüp peri bacaları<br />b)denizli – Pamukkale traverterleri<br />c)Kastamonu – Safranbolu evleri <br />d)bolu – yedi göller<br />374-)Türkiye fizik haritasında renglendirme yöntemi kullanıldığını düşünürsek yeşil rengin en fazla olduğu bölgemiz hangisi olur ?<br />a) Marmara<br />b)Karadeniz<br />c)Akdeniz <br />d)ege<br />375-)Türkiye de kuzey güney yönünde görülen bitki örtüsü değişikliği aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir ?<br />a) maki – bozkır – karışık orman<br />b)karışık orman – bozkır – maki<br />c)karışık orman – bozkır – geniş yapraklı orman<br />d)bozkır – karışık orman – maki<br />376-)aşağıdakilerden hangisi orm anların tahrip edilmesinin sonuçlarından biri değildir? <br />a) yaban hayatı tehlikeye girer<br />b)iklim kuraklaşır<br />c)bitki örtüsü zenginleşir<br />d)doğal denge bozulur<br />377-)yol,su,kanalizyon,elektirik,hastane,okul vs. gibi hizmetlerin planlı olarak yürütüilebilmesi için her vatandaşın üzerine düşen sorumluluk aşağıdakilerden hangisidir ?<br />a)vergi vermek<br />b)kanunlara uymak<br />c)seçimlere katılmak<br />d)askerlik yapmak<br />378-)aşağıdakilerden hangisi anadoluda ilk çağda kurulan uygarlıklardan biri değildir ?<br />a) Lidyalılar<br />b)frigler<br />c)persler<br />d)Hititler<br />379-)önce krallık sonra oligarşi en sonunda cumhuriyet idaresiyle yönetilmiş olan ilk çağ uygarlığı aşağıdakilerden hangisidir?<br />a)iyonlar<br />b)frigler<br />c)Lidyalılar<br />d)Hititler<br />380-)hitilerdeki pankuş meclisinin son sözü söyleme hakkının olmaması aşağıdaki hangi niteliğe sahip olduğunun kanıtıdır?<br />a)karar alıcı meclis<br />b)parlemento<br />c)danışma meclisi<br />d)yüksek mahkeme<br />381-)aşağıdakilerden hangisi dünya nufusun dağılışını etkileyen doğal koşullardan biri değildir?<br />a)coğrafi konum<br />b)yer şekilleri<br />c)iklim<br />d)demografik yapı<br />382-)aşağıdaki transit ticaret yollarından hangisi doğal olarak oluşmuştur?<br />a)panama kanalı<br />b)Süveyş kanalı<br />c)İstanbul boğazı<br />d)don – Volga kanalı<br />383-)Türkiye ihracatının büyük bir bölümünü Avrupa ülkelerine yapmaktadır<br />Buna göre aşağıdaki hangi Avrupa ülkesi ihracatımızda en büyük payı alır?<br />a)Almanya<br />b)İngiltere<br />c)Fransa<br />d)İtalya<br />384-)1990 yılında bağamsızlığını ilan eden Bosna hersek cumhuriyeti hangi devletten ayrılarak bunu gerçekleştirilmişdir?<br />a)Yugoslavya<br />b)Romanya<br />c)Avusturya<br />d)Hırvatistan<br />385-)batısında iran ın güneyinde pakistanın yer aldığı başkenti kabil olan devlet aşağıdakilerden hangisidir?<br />a)Hindistan<br />b)Bangladeş<br />c)Tacikistan<br />d)Afganistan<br />386-)aşağıdaki kuruluşlardan hangisi sosyal be kültürel çalışmalarda bulunmamaktadır?<br />a)tika<br />b)türksoy<br />c)unicef<br />d)nato<br />387-)aşağıdaki ülkelerden hangisinin karadenize kıyısı bulunmamaktadır?<br />a)ukranya<br />b)Romanya<br />c)Bulgaristan <br />d)Yunanistan<br />388-)aşağıdaki Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkler den hangileri tarihsel nedenlerden çok ekonomik şartlar yüzünden Avrupa da yaşamak durumunda kalmıştır?<br />a)kırım Türkleri<br />b)Romanya Türkleri<br />c)Gagavuz Türkleri<br />d)türk işçileri<br />389-)yaşadıkları toplumu ve kültürü anlatan orta asya türk edebiyetının önemli eseri olan manas destanı hangi ülkeye aittir?<br />a)Kırgızistan<br />b)Türkmenistan<br />c)kazagistan<br />d)Özbekistan<br />390-)aşağıdaki özerk cumhuriyetlerinden hangisi Rusya federasyonu sınırları içinde yer almaz?<br />a)Dağıstan<br />b)kabartay – balkan<br />c)nahçivan<br />d)başkırdistan<br />391-)en önemli ihraç malı petrol ve doğal gaz olan başkenti bakü olan devlet aşağıdakilerden hangisidir?<br />a)Ermenistan<br />b)azerbeycan<br />c)Gürcistan<br />d)Romanya<br />392-)aşağıdaki ülkelerden hangisinin türksoy a üye olması mümkün değildir?<br />a)azerbeycan<br />b)Türkiye<br />c)Ermenistan<br />d)Kazakistan<br />393-)dünya nufüsünün yer yüzünde dağılışı göz önüne alındığında aşağıdaki enlemlerin hangisinde nügüsün sıklaşdığı dikkat çekmektedir?<br />a)0-20<br />b)40 – 60 <br />c)60 – 80 <br />d)20 – 40 <br />394-)Aşağıdakilerden hangisi Atatürk’ün dış politikadaki hedeflerinden biri değildir?<br />a)Barışın korunması<br />b)Egemenlik sahasının genişletilmesi<br />c)Hhukuka bağlılık ilkesinin korunması<br />c)Milli bağımsızlıktan ödün verilmemesi<br />395-)Aşağıdaki uygulamalardan hangisi 1980’li tıllardan sonra Türkiye’de uygulanan ticaret politikasıyla ilgili değildir?<br />a)Dış ticaretteki sınırlamaların kaldırılması <br />b)Gümrük tarifelerinde artışa gidilmesi<br />c)İhraçtaki ürünlerin çeşitlendirilmesi<br />d)Yeni pazarlara girişin özendirilmesi<br />396-)Türkiye Cumhuriyeti dış politikasında barışçıl ve eşitliğe dayalı bir politika izlemeye gayret etmektedir.diyen Atatürk’ü Türkiye’deki aşağıdaki uygulamalardan hangisi doğrulamaktadır?<br />a)Eğitim dilinin Türkçe olması<br />b)Yabancılardan ülkeye girişte vize alınması<br />c)Yabancılara toprak satışının serbest bırakılması<br />d)Din ve vicdan hürriyetinin sağlanmış olması<br />397-)Aşağıdakilerden hangisi dünyamızın yoğun nüfuslu yerleri arasında gösterilemez?<br />a)İtalya b)Tokyo c)Avusturalya d)Hindistan<br />398-)Aşağıdakilerden hangisi ülkemizin dış ülkelere sattığı ürünler arsında gösterilemez?<br />a)Bor minerali b)Fındık c)Pamuk d)petrol<br />399-)Aşağıdakilerden hangisi vatandaşlık görevlerimizde biri değildir?<br />a)Seçme ve seçilme hakkı<br />b)Vergi vermek<br />c)Parti kurmak<br />d)Askerlik yapmak<br />400-)Aşağıdakierden hangisi ülkemizin satın aldığı ürünler arasında gösterilemez?<br />a)Petrol b)Fındık c)Otomobil d)Sanayi ürünleri<br /><br /><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/49-6-snf-sosyal-bilgiler-sorular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Soruları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/138-6-sinif-sosyal-bilgiler-performans-odevleri.html">6. Sınıf Sosyal Bilgiler Performans Ödevleri</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/85-islamiyetten-onceki-turk-devletleri.html">islamiyetten Önceki Türk Devletleri</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/88-anadolu-uygarliklari-haritalari.html">Anadolu Uygarlıkları Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/99-ilk-yerlesim-yerleri-haritalari.html">ilk Yerleşim Yerleri Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/96-islam-tarihi-haritalari.html">islam Tarihi Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/98-mezopotomya-uygarlklari-haritalari.html">Mezopotomya Uygarlıkları Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/71-dunya-haritalari.html">Dünya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/49-6-snf-sosyal-bilgiler-sorular/1001-6-sinif-sosyal-bilgiler-50-adet-orenk-yazili-sorusu-cevabi.html">Sosyal Bilgiler 6. Sınıf 50 Adet Örnek Yazılı Sorusu ve Cevap Anahtarı</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/49-6-snf-sosyal-bilgiler-sorular/989-6-sinif-sosyal-bilgiler-1-donem-2-yazilisi.html">6. Sınıf Sosyal Bilgiler 1.Dönem 2.Yazılı Soruları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular/1006-6-sinif-sosyal-bilgiler-ders-notlari.html">6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Notları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html"><img src="http://aygunhoca.com/images/phocagallery/turk-bayraklari/thumbs/phoca_thumb_s_Altinordu-devleti.png.png" border="0" alt="Türk Bayrakları" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html">Türk Bayrakları</a> <span class="small">(35)</span></p>'Öğretmen alımı' yeniden düzenleniyor2010-08-11T09:48:32Z2010-08-11T09:48:32Zhttp://aygunhoca.com/haber/1614-ogretmen-alimi-yeniden-duezenleniyor.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><strong>'Öğretmen alımı' yeniden düzenleniyor</strong></p>
<p>Fen, anadolu, güzel sanatlar ve spor liselerine, öğrencileri olduğu gibi öğretmenleri de sınavla seçen MEB, anadolu liselerine artık sınavla öğretmen alınmayacak<br /><br />ANKARA- Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), "Fen Liseleri ve Sosyal Bilimler Liselerinin Öğretmenleri ile Güzel Sanatlar ve Spor Liselerinin Beden Eğitimi, Müzik ve Görsel Sanatlar/Resim Öğretmenlerinin Seçimi ve Atamalarına Dair Yönetmelik Taslağı" hazırladı ve görüş alınmak üzere ilgili kuruluşlara gönderildi.<br /><br />Taslağa göre, fen, güzel sanatlar, sosyal bilimler ve spor liselerine öğretmen alımı yine sınavla yapılacak ancak tüm genel liselerin Anadolu liselerine dönüştürülmesi kapsamında "Anadolu" statüsündeki liselere öğretmen seçimi sınav dışında tutulacak.<br /><br />Taslakta, seçme sınavına ile başvuru koşullarında bazı değişiklikler öngörüldü. Buna göre, bu okullar için Seçme Sınavı Komisyonu, Personel Genel Müdürünün veya görevlendireceği bir genel müdür yardımcısının başkanlığında, bir hukuk müşaviri ile Ortaöğretim Genel Müdürlüğü, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü ve Personel Genel Müdürlüğünden en az daire başkanı düzeyinde birer temsilci olmak üzere 5 kişiden oluşacak. Mevcut yönetmelikte bu komisyon 10 kişiden oluşuyor. İl Değerlendirme Komisyonunda ise 3 kişi olacak.<br /><br /><strong>3 YIL DENEYİM ŞARTI</strong><br /><br />Bu okullarda görev almak isteyen öğretmenlerde aranan şartlarda da bazı değişiklikler yapıldı. Başvuracak adaylarda öğretmenlik deneyimi koşulu 2 yıldan 3 yıla çıkarıldı.<br /><br />Başvuracak adaylarda Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının Öğretmen Olarak Atanacakların Belirlenmesine İlişkin Kararlarına göre "alanı’,’ atanacağı eğitim kurumuna atanmaya uygun, alanında en az 3 yıl öğretmenlik yapmış, başvuru tarihi itibariyle bakanlık kadrolarında öğretmen olarak ya da diğer hizmet sınıflarında görev yapıyor ve son 3 yıllık sicil notu ortalamasının en az iyi derece olması şartı aranacak.<br /><br /><strong>AĞIRLIKLAR DEĞİŞTİRİLECEK</strong><br /><br />Adaylara yapılacak seçme sınavında soru yöneltilecek alanların ağırlıkları da değiştirildi. Seçme sınavında "öğretmenlik meslek bilgisi" konusunun ağırlığı yüzde 25’den yüzde 15’e indirilirken, "özel alan bilgisi" konusunun ağırlığı ise yüzde 45’den 55’e çıkarıldı. Sınavda yer alan "Türkçe" ve "Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi" konularının ise ağırlığı aynı kaldı.<br /><br />Seçme sınavı 100 tam puan üzerinden değerlendirilecek. Değerlendirmede adayların sorulara verdikleri doğru cevaplar dikkate alınacak. Sınavda 70 ve daha yukarı puan alanlar başarılı olacak. Mevcut yönetmelikte ise "Sınavda 40 ve daha yukarı puan alanlar başarılı sayılır" hükmü bulunuyor.<br /><br /><strong>UYGULAMALI SINAVI</strong><br /><br />Güzel sanatlar ve spor liselerinin beden eğitimi, müzik ve görsel sanatlar/resim öğretmenliklerine atama için adayların seçme sınavından sonra girecekleri uygulama sınavında da en az 70 ve daha yukarı puan alanlar başarılı olacak.<br /><br />Güzel Sanatlar ve Spor Liselerinin Beden Eğitimi, Müzik ve Görsel Sanatlar/Resim öğretmenliğine atanmak için başvuruda bulunan adaylardan, seçme sınavı ile "değerlendirme formu" üzerinde yapılacak değerlendirmenin yüzde 40’ı ile uygulama sınavından almış oldukları puanın yüzde 60’ının toplamı sonucu en yüksek puan alanlar atanacak.<br /><br />Adaylar seçme sonuçlarına ilanı tarihinden itibaren 10 gün içinde bir dilekçe ile doğrudan Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğüne itiraz edebilecek.<br /><br />Taslakta yer alan eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenler, fen liseleri, fen liseleri-sosyal bilimler liseleri ya da sosyal bilimlerin liseleri-fen liseleri arasında yer değiştirme suretiyle atama isteğinde bulunabilecek.<br /><br /><strong>SAKLI HAKLAR</strong><br /><br />Bu taslak yönetmeliğin yürürlüğe girmesi halinde, 19.09.2009 tarihli ve 27354 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan "Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri ile Her Türdeki Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin Seçimi ve Atamalarına Dair Yönetmelik" yürürlükten kaldırılacak.<br /><br />Kaldırılacak yönetmelik hükümlerine göre 27.12.2009 tarihinde yapılan sınavda 70 ve daha yukarı puan alanlardan ataması yapılamayan adayların, taslak yönetmelik kapsamında sayılan eğitim kurumlarına atamalarında bu yönetmelik<br />hükümlerine göre yapılacak ilk seçme sınavına kadar kazanılmış hakları saklı kalacak.(aa)</p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<ul class="latestnews">
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../haber/1491-6-siniflar-sbs-sinavi-soru-cevaplari-2010.html" style="color: #309cbf;"> 6.Sınıflar SBS Sınavı Soru ve Cevapları 2010</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../haber/1490-7-siniflar-sbs-sinavi-soru-cevaplari-2010.html" style="color: #309cbf;"> 7. Sınıflar SBS Sınavı Soru ve Cevapları 2010</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../haber/1489-8-siniflar-sbs-sinavi-soru-cevaplari-2010.html" style="color: #309cbf;"> 8. Sınıflar SBS Sınavı Soru ve Cevapları 2010</a> </li>
</ul>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../haber/1483-ulkelerin-bilinmeyen100-gercegi.html" style="color: #309cbf;"> Ülkelerin bilinmeyen 100 gerçeği</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../haber/1479-okullarin-acilma-kapanma-tarihleri.html" style="color: #309cbf;">Okulların açılma ve kapanma tarihi 2010</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../haber/893-ilkogretimde-kayitlar-belli-oldu.html" style="color: #309cbf;"> İlköğretim'de kayıtlar belli oldu</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../haber/1366-cindeki-turk-piramitleri.html" style="color: #309cbf;">Çin'deki Türk Piramitleri</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari/615-dunya-nufus-yogunlugu-haritasi.html">Dünya Nüfüs Yoğunluğu Haritası</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari.html">Dünya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari/529-turkiye-nufus-yogunlugu-haritasi.html">Türkiye Nüfüs Yoğunluğu Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari/664-dunyada-toprak-tiplerinin-dagilisi-haritasi.html">Dünya'da Toprak Tiplerinin Dağılışı Haritası</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/112-meb-astetat-seti-haritalari.html">Meb Asetat Seti Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografya/38-cografya-konular.html">Coğrafya Konular</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-resimler/1153-yerin-sekli-hareketleri.html">Yerin Şekli ve Hareketleri</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari/512-kitalar-haritasi-dunya.html">Kıtalar Haritası Dünya</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari/505-dunya-haritasi-mavi-dilsiz-harita.html">Dünya Haritası Mavi Dilsiz Harita</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/122-kpss-cografya.html">Kpss Coğrafya</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-resimler/1211-gunes-sistemi-gezegenler.html">Güneş Sistemi ve Gezegenler</a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografya/109-cografya-animasyonlar-flashlar.html">Coğrafya Animasyonlar Flashlar</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/1145-7-sinif-sosyal-bilgiler-ders-notlari.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler Tüm Konular Ders Notları</a></p><p><strong>'Öğretmen alımı' yeniden düzenleniyor</strong></p>
<p>Fen, anadolu, güzel sanatlar ve spor liselerine, öğrencileri olduğu gibi öğretmenleri de sınavla seçen MEB, anadolu liselerine artık sınavla öğretmen alınmayacak<br /><br />ANKARA- Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), "Fen Liseleri ve Sosyal Bilimler Liselerinin Öğretmenleri ile Güzel Sanatlar ve Spor Liselerinin Beden Eğitimi, Müzik ve Görsel Sanatlar/Resim Öğretmenlerinin Seçimi ve Atamalarına Dair Yönetmelik Taslağı" hazırladı ve görüş alınmak üzere ilgili kuruluşlara gönderildi.<br /><br />Taslağa göre, fen, güzel sanatlar, sosyal bilimler ve spor liselerine öğretmen alımı yine sınavla yapılacak ancak tüm genel liselerin Anadolu liselerine dönüştürülmesi kapsamında "Anadolu" statüsündeki liselere öğretmen seçimi sınav dışında tutulacak.<br /><br />Taslakta, seçme sınavına ile başvuru koşullarında bazı değişiklikler öngörüldü. Buna göre, bu okullar için Seçme Sınavı Komisyonu, Personel Genel Müdürünün veya görevlendireceği bir genel müdür yardımcısının başkanlığında, bir hukuk müşaviri ile Ortaöğretim Genel Müdürlüğü, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü ve Personel Genel Müdürlüğünden en az daire başkanı düzeyinde birer temsilci olmak üzere 5 kişiden oluşacak. Mevcut yönetmelikte bu komisyon 10 kişiden oluşuyor. İl Değerlendirme Komisyonunda ise 3 kişi olacak.<br /><br /><strong>3 YIL DENEYİM ŞARTI</strong><br /><br />Bu okullarda görev almak isteyen öğretmenlerde aranan şartlarda da bazı değişiklikler yapıldı. Başvuracak adaylarda öğretmenlik deneyimi koşulu 2 yıldan 3 yıla çıkarıldı.<br /><br />Başvuracak adaylarda Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının Öğretmen Olarak Atanacakların Belirlenmesine İlişkin Kararlarına göre "alanı’,’ atanacağı eğitim kurumuna atanmaya uygun, alanında en az 3 yıl öğretmenlik yapmış, başvuru tarihi itibariyle bakanlık kadrolarında öğretmen olarak ya da diğer hizmet sınıflarında görev yapıyor ve son 3 yıllık sicil notu ortalamasının en az iyi derece olması şartı aranacak.<br /><br /><strong>AĞIRLIKLAR DEĞİŞTİRİLECEK</strong><br /><br />Adaylara yapılacak seçme sınavında soru yöneltilecek alanların ağırlıkları da değiştirildi. Seçme sınavında "öğretmenlik meslek bilgisi" konusunun ağırlığı yüzde 25’den yüzde 15’e indirilirken, "özel alan bilgisi" konusunun ağırlığı ise yüzde 45’den 55’e çıkarıldı. Sınavda yer alan "Türkçe" ve "Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi" konularının ise ağırlığı aynı kaldı.<br /><br />Seçme sınavı 100 tam puan üzerinden değerlendirilecek. Değerlendirmede adayların sorulara verdikleri doğru cevaplar dikkate alınacak. Sınavda 70 ve daha yukarı puan alanlar başarılı olacak. Mevcut yönetmelikte ise "Sınavda 40 ve daha yukarı puan alanlar başarılı sayılır" hükmü bulunuyor.<br /><br /><strong>UYGULAMALI SINAVI</strong><br /><br />Güzel sanatlar ve spor liselerinin beden eğitimi, müzik ve görsel sanatlar/resim öğretmenliklerine atama için adayların seçme sınavından sonra girecekleri uygulama sınavında da en az 70 ve daha yukarı puan alanlar başarılı olacak.<br /><br />Güzel Sanatlar ve Spor Liselerinin Beden Eğitimi, Müzik ve Görsel Sanatlar/Resim öğretmenliğine atanmak için başvuruda bulunan adaylardan, seçme sınavı ile "değerlendirme formu" üzerinde yapılacak değerlendirmenin yüzde 40’ı ile uygulama sınavından almış oldukları puanın yüzde 60’ının toplamı sonucu en yüksek puan alanlar atanacak.<br /><br />Adaylar seçme sonuçlarına ilanı tarihinden itibaren 10 gün içinde bir dilekçe ile doğrudan Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğüne itiraz edebilecek.<br /><br />Taslakta yer alan eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenler, fen liseleri, fen liseleri-sosyal bilimler liseleri ya da sosyal bilimlerin liseleri-fen liseleri arasında yer değiştirme suretiyle atama isteğinde bulunabilecek.<br /><br /><strong>SAKLI HAKLAR</strong><br /><br />Bu taslak yönetmeliğin yürürlüğe girmesi halinde, 19.09.2009 tarihli ve 27354 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan "Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri ile Her Türdeki Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin Seçimi ve Atamalarına Dair Yönetmelik" yürürlükten kaldırılacak.<br /><br />Kaldırılacak yönetmelik hükümlerine göre 27.12.2009 tarihinde yapılan sınavda 70 ve daha yukarı puan alanlardan ataması yapılamayan adayların, taslak yönetmelik kapsamında sayılan eğitim kurumlarına atamalarında bu yönetmelik<br />hükümlerine göre yapılacak ilk seçme sınavına kadar kazanılmış hakları saklı kalacak.(aa)</p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<ul class="latestnews">
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../haber/1491-6-siniflar-sbs-sinavi-soru-cevaplari-2010.html" style="color: #309cbf;"> 6.Sınıflar SBS Sınavı Soru ve Cevapları 2010</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../haber/1490-7-siniflar-sbs-sinavi-soru-cevaplari-2010.html" style="color: #309cbf;"> 7. Sınıflar SBS Sınavı Soru ve Cevapları 2010</a> </li>
<li class="latestnews"> <a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../haber/1489-8-siniflar-sbs-sinavi-soru-cevaplari-2010.html" style="color: #309cbf;"> 8. Sınıflar SBS Sınavı Soru ve Cevapları 2010</a> </li>
</ul>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../haber/1483-ulkelerin-bilinmeyen100-gercegi.html" style="color: #309cbf;"> Ülkelerin bilinmeyen 100 gerçeği</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../haber/1479-okullarin-acilma-kapanma-tarihleri.html" style="color: #309cbf;">Okulların açılma ve kapanma tarihi 2010</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../haber/893-ilkogretimde-kayitlar-belli-oldu.html" style="color: #309cbf;"> İlköğretim'de kayıtlar belli oldu</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../haber/1366-cindeki-turk-piramitleri.html" style="color: #309cbf;">Çin'deki Türk Piramitleri</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari/615-dunya-nufus-yogunlugu-haritasi.html">Dünya Nüfüs Yoğunluğu Haritası</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari.html">Dünya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari/529-turkiye-nufus-yogunlugu-haritasi.html">Türkiye Nüfüs Yoğunluğu Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari/664-dunyada-toprak-tiplerinin-dagilisi-haritasi.html">Dünya'da Toprak Tiplerinin Dağılışı Haritası</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/112-meb-astetat-seti-haritalari.html">Meb Asetat Seti Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografya/38-cografya-konular.html">Coğrafya Konular</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-resimler/1153-yerin-sekli-hareketleri.html">Yerin Şekli ve Hareketleri</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari/512-kitalar-haritasi-dunya.html">Kıtalar Haritası Dünya</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari/505-dunya-haritasi-mavi-dilsiz-harita.html">Dünya Haritası Mavi Dilsiz Harita</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/122-kpss-cografya.html">Kpss Coğrafya</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-resimler/1211-gunes-sistemi-gezegenler.html">Güneş Sistemi ve Gezegenler</a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografya/109-cografya-animasyonlar-flashlar.html">Coğrafya Animasyonlar Flashlar</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/1145-7-sinif-sosyal-bilgiler-ders-notlari.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler Tüm Konular Ders Notları</a></p>Türkiyenin Beşeri Coğrafyası ve Nüfus 2. Bölüm2010-07-17T23:21:22Z2010-07-17T23:21:22Zhttp://aygunhoca.com/kpss/122-kpss-cografya/1597-turkiyenin-beseri-cografyasi-ve-nufus-2-bolum.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><a href="http://aygunhoca.com/kpss/122-kpss-cografya/108-turkiyenin-beseri-cografyasi-ve-nufus.html" title="Türkiyenin Beşeri Coğrafyası ve Nüfus">Konunun İlk Bölümünü Görmek için Tıklayınız</a></p>
<p><strong>Türkiye'nin Coğrafi Bölgeleri</strong></p>
<p><strong>Akdeniz Bölgesi<br /></strong><br />Türkiyenin akdeniz sahillerini ve güneyini kapsayan bölgedir. Bölge sınırı ile il sınırları birbiri ile çakışmaz<br /><br />Akdeniz Bölgesi, Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Anadolu’nun güneyinde Akdeniz kıyısı boyunca uzanır. Genişliği 120-180 km arasında değişir. Batı ve kuzey batısında Ege Bölgesi, kuzeyinde İç Anadolu Bölgesi, doğusunda Güneydoğu Anadolu Bölgesi, güneyinde ise Akdeniz bulunur. Güneydoğudan Suriye ile komşudur. Türkiye’nin başka bölgelerinde olduğu gibi Akdeniz Bölgesi’nde de bölge sınırları ile yönetim birimleri olan illerin sınırları tümüyle çakışmaz.</p>
<p>Coğrafya<br />Coğrafi konum<br />Adını güneyindeki denizden alan Akdeniz Bölgesi, kuzey batıda Ege Bölgesi, kuzeyde İç Anadolu Bölgesi, kuzeydoğuda Doğu Anadolu Bölgesi ve doğuda Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile komşudur.<br /><br />Kıyı uzunluğu doğuda Suriye sınırından batıda Marmaris'e kadar 1542 Km'dir.<br /><br />Akdeniz Bölgesinin yüz ölçümü 89.493 Km2 dolayındadır; Türkiye toplam alanının yaklaşık %14'ünü kaplar. Yüz ölçümü bakımından Türkiye'nin dördüncü büyük bölgesidir ve nüfusunun en çok değil ama fazla olduğu bir coğrafi bölgedir doğal bitki örtüsü makidir<br />Arazi Yapısı<br /><br />Akdeniz bölgesinin dağlık ve oldukça engebeli bir yapısı vardır. Bölgenin yeryüzü şekillerinin ana çizgilerini Toroslar belirler. Antalya Körfezi’nin iki yanında yer alan Batı Toroslar, Kuzeyde Göller Yöresinde birbirine yaklaşıp sıkışır. Teke Yarımadası'nın batısında beliren Batı Toroslar, Taşeli Platosu'na kadar uzanır.<br /><br />Genellikle kalker ve ofiyolitli kayalarından oluşan bu dağlar kırıklı ve kıvrımlı bir yapı gösterir. Batı Torosların en yüksek noktası Bey Dağlarındaki 3096 m’lik Kızlar Sivrisi Tepesidir. Göller Yöresi’nin kalker oluşumu, sarp dağlarının ortalama yüksekliği 2000-2005 m arasındadır. Yüksek kütleler arasında Avlan, Gördes, Söğüt gibi karstik kökenli çanak biçimli çukur alanlar vardır.<br /><br />Bu kesim aynı zamanda düden, obruk, mağara, yer altı dereleri, suyutan ve voklüz kaynakları gibi karstik şekiller bakımından da zengindir.<br /><br />Türkiye’nin, Beyşehir ve Eğridir gibi büyük tatlı su gölleri buradadır. Batı Toroslar, dik eğimli yamaçlarından inen bol sulu akarsular tarafından parçalanmış ve genellikle boylamasına uzanan derin vadiler ortaya çıkmıştır. siz yokken biz vardık anlaşmalarıyla dünyada bir büyük ve tek olduk bilinizmi.<br /><br />Orta Toroslar, güney batıdaki Taşeli platosu ile kuzey doğudaki Uzun Yayla arasında uzanır. Bu kesimdeki başlıca yüksek kütleler batıdan doğuya doğru Bolkar Dağları, Aydos Dağları, Ala Dağlar, Tahtalı Dağları ve Binboğa Dağlarıdır. Orta Torosların en yüksek noktası Ala Dağlar’da 3756 m’ye yetişen Demirkazık Tepesidir. Orta Toroslar Uzun Yayla’da 1500m yüksekliğindeki bir platoya dönüşür. Orta Toroslar kuzey-güney doğrultusunda akan bol sulu akarsular tarafından parçalanmıştır. Göksu, 130 km uzunluğundaki Limonlu Çayı, Tarsus çayı bunların başlıcalarıdır. Bu akarsular kalker oluşumlu dağlar arasında, derinliği 1000m’yi bulan vadiler açar ve yörenin yüzey şekillerinin sert bir görünüm almasına neden olur.<br /><br />Amanos Dağları (Nur Dağları), Toroslar dağ sisteminin en güneyindeki bölümünü oluşturur ve İskenderun Körfezinin doğusunda dik bir duvar gibi yükselir.<br /><br />Lübnan topraklarından doğarak kuzeye doğru akan ve Antakya yakınlarında dik bir açıyla batıya dönen Asi Irmağı, Amik Ovasının Güneybatı ucunda, geniş tabanlı bir vadiden geçer ve Samandağı yakınlarında Akdeniz'e dökülür.<br /><br />Çukurova, doğuda Amanos Dağları, batıda ise Orta Toroslarla sınırlanır. Bu geniş düzlük batıda Seyhan doğuda Ceyhan ırmaklarının taşıdığı alüvyonlarla oluşmuş büyük bir delta ovasıdır. Çukurova’nın kuzey kesimleri bu iki ırmağın kolları ile yeryer parçalanmış bir plato görünümündedir; buna karşılık güneyde tekdüze bir hal alır. Bölgedeki en önemli akarsular doğudan batıya doğru sırasıyla Asi, Ceyhan ve Seyhan ırmakları ile Göksu, Köprü Suyu, Aksu, Eşem ve Dalaman çaylarıdır.<br /><br />Başlıca doğal göller Beyşehir, Eğirdir, Burdur ve Suğla gölleridir. Kıyılarda ise irili ufaklı birçok lagün vardır. En önemli yapay göller ise Seyhan ve Aslantaş baraj gölleridir.<br /><br />Akdeniz kıyıları genellikle, az girintili çıkıntılı olması ve geniş yaylar çizmesi bakımından Karadeniz kıyılarına benzer; kıyı sahanlıklarına da pek rastlanmaz. Bölgenin en batı kesiminde ise dağlar kıyıya dik uzandığı için, burada Ege kıyılarına benzeyen daha girintili çıkıntılı bir kıyı tipi vardır. Bu kıyıların, yakın zamanlardaki bir deniz düzeyi yükselmesi sonucu oluştuğu sanılmaktadır. Engebeli kıyının içine sokulmuş küçük koylar, adalar ve yarımadalar bu yükselme nedeniyle ortaya çıkmıştır.<br />İklim<br /><br />Akdeniz ve Ege bölgesi kıyıları ile Marmara Denizi çevresinde görülür . Bu iklimde yazlar sıcak ve kurak geçmektedir Kışlar ise ılık ve yağışlıdır yaz ve kış mevsimindeki yağış miktarı arasında büyük fark bulunur. İç kesimlere doğru karasal iklim görülür .<br />Bitki örtüsü<br /><br />Dağların denize bakan yamaçlarında makilikler ve yer yer yüksek ormanlar kaplı ve arkalarında çukur alanlar ise karasal etkilerin arttığı bir iklim tipine rastlanır. Yine de Akdeniz’in etkisi nedeniyle bu kesimlerdeki iklim, İç Anadolu’daki kadar şiddetli karasal özellikler taşımaz. En sıcak ay ortalaması kıyılardaki 27-28 °C, iç kısımlar 23-25 °C dir; en soğuk ay ortalaması ise kıyıda 10 °C dolayında iken iç kısımlarda 1,5-2 °C kadar iner. Benzer biçimde, yıllık ortalama sıcaklık kıyılarda 18-20 °C, iç kısımlarda ise 12-14 °C kadardır. Yine Türkiyenin ortalama sıcaklıgı en yüksek noktası da buradadır Mersin kent merkezinin ortama sıcakklığı yıllık 22 °C dir. Bu sayede turizm gelişmiştir. Turizm bölgenin önemli geçim kaynaklarındandır. Aynı zamanda iklim şartları nedeniyli bitki örtüsü makidir ve aynı zamanda yazları sıcak ve kurak kışları ise ılık ve yağışlı geçer. Yinede bu bölgede ortalama derece yazları 18°-30° derece kışları ise ortalama 8°-10° derece arasında yer alır. Bitki örtümüz maki, defne, keçiboynuzu, zeytin gibi bodur vede kısa ağaçlardan oluşur. Ancak bu ağaçlar orman ağaçlarına nisbeten sıcağa ve soğuğa daha dayanıklıdır.<br />İller<br /><br />Akdeniz Bölgesi sınırları içerisindeki iller şunlardır:<br /><br />* Adana<br />* Antalya<br />* Burdur<br />* Hatay<br />* Isparta<br />* Mersin<br />* Osmaniye<br />* Kahramanmaraş (Afşin ve Elbistan ilçeleri hariç)<br />* Konya’nın Bozkır, Halkapınar, Yalıhüyük, Ahırlı, Seydişehir ve Derebucak ilçeleri<br />* Karaman'ın merkez ilçe ve Ayrancı ilçelerinin bazı bölümleri<br />* Afyon Karahisar’ın Başmakçı, Dinar ve Dazkırı ilçeleri<br />* Muğla'nın Marmaris-Aksaz, Köyceğiz, Ortaca ,Dalaman ve Fethiye ilçesi<br />* Denizli'nin Acıpayam, Çameli, Bozkurt, Beyağaç ilçeleri<br />* Gaziantep'in İslahiye, Nurdağı ilçeleri<br />* Kilis<br /><br />Nüfus ve Yerleşme<br />2007 nüfus sayımı sonuçlarına göre Akdeniz Bölgesi'nin nüfusu yaklaşık olarak 8,9 milyondur. Akdeniz Bölgesi kıyı bölgelerimize göre daha az nüfusludur. Nüfus yoğunluğunun en az olduğu yerler Teke ve Taşeli Platosu ile dağlık alanlardır. Akdeniz Bölgesi sulak ve kurak olmayan bir bölge olduğundan nüfus dağınıktır.<br /><br />Turizm<br /><br />Bölgenin kıyı kesimindeki elverişli iklim koşulları, doğal güzellikler ve tarihi zenginlikler turizmin gelişmesini sağlamıştır. Özellikle Antalya Bölümü’nde turizm gelişmiştir. Antalya, Alanya, Side, Kaş, Kalkan bu bölümde deniz turizminin geliştiği merkezlerdir. Akdeniz medeniyetini simgeleyen Olimpus, Patara gibi tarihi şehir kalıntıları önemli turistik çekiciliklerdir. Bölgede geniş alan kaplayan karstik şekiller, özellikle Damlataş ve İnsuyu mağaraları ile Cennet – Cehennem obrukları doğa harikasıdır. Pek çok milli park ile uluslararası yarışma ve festivallere duyulan aşırı ilgi bölge turizminin gelişmesine katkıda bulunmaktadır.<strong><br />EGE BÖLGESi</strong><br />1. Konumu ve Sınırları<br />Türkiye’nin batısını oluşturan bölge, ismini Ege Denizi’nden almıştır. Bölgenin şekli, batıdan doğuya doğru daralan bir üçgeni andırır. Güneyde Köyceğiz Gölü’nün batısı ile Sultan Dağları arasından geçen sınır, bölgeyi Akdeniz Bölgesi’nden ayırır. Kuzeyde Kazdağı’nın kuzeyi ile Uludağ’a, doğuda ise Emirdağ’a kadar uzanır. Türkiye yüzölçümünün % 10'una sahiptir. Yüzölçüm bakımından bölgeler arasında beşinci sırada bulunur.<br />Ege Bölgesi, Kıyı Ege ve içbatı Anadolu adı verilen iki coğrafi bölüme ayrılır.<br />2. Yeryüzü şekilleri<br />Bölgenin kıyı şeridinde doğu - batı istikametinde denize dik uzanan orta yükseklikteki dağlar yer alır. Dağlar arasına sokulan Ege Denizi, kıyılarda birçok koy ve körfezin oluşumuna neden olmuştur.<br />Ege Denizi’ne dik uzanan dağlar arasındaki grabenler üzerinde bulunan akarsular batıya doğru akar. Akarsuların taşıdığı alüvyonlarla üzerleri kapanan grabenlerde Bakırçay, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes ovaları oluşmuştur.<br />Bölgenin en önemli akarsuları Bakırçay, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes’tir. Bu akarsuların yatak eğimleri az olduğundan kıvrımlar yaparak akarlar. Bölgede Marmara ve Çamiçi (Bafa) gölleri bulunmaktadır.<br />3. iklim<br />Ege Bölgesi’nde Akdeniz iklim özellikleri etkilidir. Ancak, iç kesimlere gidildikçe karasal iklim özellikleri etkisini gösterir. Akdeniz iklim koşulları dağlar arasındaki ovaları takip ederek, 100 - 150 km içerilere kadar etkili olur.<br />Yükseltinin artmasından dolayı kıyıdan iç kesimlere doğru gidildikçe sıcaklık düşer. Kış mevsimi, kıyılarda ılık geçerken, iç kesimlerde karasallığın etkisi ile daha sert ve kar yağışlı geçer. Yaz mevsimi bölgenin tamamında sıcak ve kuraktır. Yıllık yağışın en fazlası, kıyı şeridinde ve iç kesimlerin önemli bir bölümünde kışın düşer.<br />4. Bitki Örtüsü<br />Kıyı şeridinin hakim bitki örtüsü makidir. Yüksek kesimlerde ise, maki yerini geniş ve iğne yapraklı ormanlara bırakır. Bölgenin iç kesimlerinin karakteristik bitki örtüsü bozkırdır. Bölge, Türkiye ormanlarının % 17'sini kaplayarak bölgeler arasında 3. sırada yer alır.<br />5. Toprak<br />Ege Bölgesi’nin kıyı şeridindeki ovalarda alüvyal topraklar, kireçtaşlarının bulunduğu yerlerde ise kırmızı topraklar yaygındır. Çevrelerindeki dağ sıralarında kireçli kahverengi rendzina toprakları bulunur. iç kısımlarda kireçli kahverengi orman toprakları yer alır.<br />Plâtolar üzerinde ise, kestane renkli topraklar görülürken, çevresine göre alçakta kalan yerlerde killi - kireçli topraklar bulunmaktadır.<br />6. Nüfus ve Yerleşme<br />Bölge, 1997 nüfus sayımına göre, 8,3 milyon nüfusa sahiptir. Nüfus yoğunluğu km2 ye 89 kişidir. Bölgenin nüfus yoğunluğu sürekli artmaktadır. Bu artmada, bölgenin sürekli göç alması etkili olur. şehirlerde yaşayan nüfus miktarı kırsal kesimde yaşayan nüfustan fazladır. içbatı Anadolu Eşiği ile Menteşe Yöresi bölgede nüfus yoğunluğunun en az olduğu yerlerdir. Ancak yaz mevsiminde turizme bağlı olarak kıyı kesiminde nüfus yoğunluğu artar.<br />7. Ekonomik Özellikler<br />Bölgede tarım oldukça gelişmiştir. Bölgedeki tarım alanlarında teknik imkânların kullanımı yaygındır. Kıyı şeridinde zeytin, pamuk, turunçgiller, incir, tütün gibi ürünler ile çeşitli sebzeler yetiştirilir. iç kesimlerde ise şekerpancarı ve tahıl tarımı yaygındır. Menteşe Yöresi’nde arıcılık yoğunlaşmıştır.<br />Bölge yeraltı kaynakları yönünden zengindir. Türkiye linyit çıkarımında ilk sıradadır. Demir, krom, altın, civa, tuz, zımpara taşı ve jeotermal enerji bölgenin diğer önemli yeraltı zenginlikleridir.<br />Marmara’dan sonra, sanayinin en çok geliştiği bölgedir. Bunun sebebi, bölgede ulaşım, sermaye, hammadde ve işgücü gibi imkanların fazla olmasıdır. Dokuma, tekstil, petro-kimya, makine ve gıda endüstrisi bölgede gelişen en önemli sanayi kollarıdır.<br />Ege, iç ve dış ticaretin en fazla geliştiği bölgelerimizden birisidir. Her yıl düzenlenen Uluslararası izmir Fuarı ülkemiz dış ticareti açısından önemli bir yere sahiptir.<br />Yerli ve yabancı turistlerin en fazla tercih ettiği bölgelerimizin başında Ege Bölgesi gelir. Bunun nedeni turizm kaynaklarının hemen hepsinin bölgede mevcut olmasıdır.<br /><br /><strong>KARADENİZ BÖLGESİ</strong><br />1. Konumu ve Sınırları<br />Bölge, Türkiye’nin kuzeyindedir. İsmini kuzeyindeki Karadeniz’den alır. Bölge, doğuda Gürcistan sınırından başlayarak, batıda Sakarya Ovası ile Bilecik’in doğusunda kadar uzanır.<br />Türkiye yüzölçümünün % 18'ine sahip olan bölge, bu oranla yüzölçüm bakımından üçüncüdür. Doğu - batı istikametinde en uzun olan bölgemizdir. Bölge, batıdan doğuya doğru yaklaşık 1400 km lik uzunluğa, kuzey - güney istikametinde ise 100 - 200 km arasında değişen genişliğe sahiptir.<br />Bölge, Doğu Karadeniz, Orta Karadeniz ve Batı Karadeniz olmak üzere üç coğrafi bölümden meydana gelir.<br />2. Yeryüzü Şekilleri<br />Bölgede, çeşitli jeolojik zamanlara ait araziler bulunmakla birlikte, daha çok III. jeolojik zamanda oluşmuş araziler yer alır. Dağlar kıyıya paralel uzanır. Bu dağlara Karadeniz Dağları ya da Kuzey Anadolu Dağları adı verilir. Kuzey Anadolu Dağları kıyı ve iç sıra dağları olarak ikiye ayrılır. Bu iki sıradağ kuşağını Kuzey Anadolu Fay Hattı birbirinden ayırır.<br />Dağlar, Batı Karadeniz Bölümü’nde yaklaşık 2000 m. yükseltiye sahiptir. Orta Karadeniz Bölümü’nde yükselti azalarak 1000 m.ye iner. Doğu Karadeniz Bölümü’nde ise yükselti artarak yaklaşık 4000 m.ye çıkar.<br />Bölgede, ovalar çok az yer kaplar ve genellikle Orta Karadeniz Bölümü’nde toplanmıştır. Çarşamba ve Bafra ovaları bölgenin en büyük ovalarıdır.<br />Bölgenin en önemli akarsuları Kızılırmak, Yeşilırmak, Sakarya, Çoruh, Bartın ve Yenice (Filyos) dir. Yerşekillerinin özelliği nedeni ile, göllerin yüzölçümü küçüktür. Sera, Tortum, Uzungöl, Yedigöller ve Abant bölgenin başlıca gölleridir. Doğu Karadeniz Bölümü’nün yüksek dağ zirvelerinde ise buzul (sirk) gölleri bulunur.<br />Yerşekillerinin özelliği nedeni ile ulaşım kıyı şeridinde yoğunlaşır. İç kesimlerle olan bağlantı Kalkanlı (Zigana) ve Kop gibi önemli geçitlerle sağlanır. Ayrıca, bölgedeki dağlar denize paralel uzandığı için, kıyılarda boyuna kıyı tipi görülür.<br />3. İklim<br />Bölgenin kıyı şeridinde Karadeniz iklimi etkilidir. Her mevsim yağış almasından dolayı, bulutlu gün sayısı ile yıllık yağış miktarı fazladır.<br />Doğu Karadeniz kıyı şeridinde yıllık yağış miktarı oldukça fazladır. (Giresun 1268 mm, Rize 2400 mm.)<br />Bunun yanında, Doğu Karadeniz kıyılarında yer almasına rağmen Trabzon’da yağış miktarı daha azdır. (833 mm)<br />Orta Karadeniz kıyı şeridinde yıllık yağış miktarı 600 - 1200 mm. arasındadır. (Samsun 650 mm, Ordu 1146 mm) Batı Karadeniz kıyı şeridinde ise, yağış 1000 mm. nin üzerindedir. (Zonguldak 1220 mm, Bartın 1196 mm)<br />Kıyıdan itibaren duvar gibi yükselen dağlar, Karadeniz üzerinden gelen nemli hava kütlelerinin dağların denize bakan yamaçlarında yağış bırakmalarına, iç kısımlara da kuru olarak geçmelerine neden olur. Buna bağlı olarak, yağış miktarı güneye gidildikçe azalır ve Karadeniz iklimi yerini karasal iklime bırakır. Bölgelerin iç kesimlerinde günlük ve yıllık sıcaklık farkları kıyıya nazaran daha fazladır.<br />Bölgede her mevsim etkili, soğuk karakterli poyraz kuzeydoğudan, karayel ise kuzeybatıdan yer yer şiddetli olarak eser. Şiddetli estikleri dönemlerde deniz ulaşımını ve balıkçılığı olumsuz yönde etkilerler.<br />4. Bitki Örtüsü<br />Bitki örtüsü, iklim tiplerinin özelliklerini en iyi şekilde yansıtır. Bundan dolayı, iki iklim tipinin etkili olduğu bölgede, iki karakteristik bitki örtüsü vardır. Karadeniz iklim özelliklerinin etkili olduğu kıyı şeridinde ormanlar yaygınken, karasal iklim özelliklerinin etkili olduğu iç kesimlerde seyrek ağaçlı ot toplulukları görülür.<br />Türkiye’de % 25 ile orman oranının en fazla olduğu bölge Karadeniz’dir. Bölgede nemliliğin fazla olması, ormanların yetişmesini kolaylaştırdığı gibi, orman yangınlarının da çok az olmasını sağlar.<br />5. Toprak<br />Bölgede, iklime bağlı olarak asit tepkime (reaksiyon) gösteren, koyu renkli, humus bakımından zengin yıkanmış çeşitli topraklar bulunur. Kuzey Anadolu Dağları’nın fazla yağış alan kuzey yamaçlarında boz ve esmer renkte kireçsiz orman toprakları yaygındır. Toprak yüzeyinde kimyasal reaksiyonun fazla olması, toprak katmanlarının kalınlaşmasını kolaylaştırır. Aynı dağların güneye bakan yamaçlarında yağışın azalması ve güneş radyasyonunun artmasıyla kireçli kahverengi orman toprakları bulunur. Batı Karadeniz Bölümü’nde de podzol topraklarına rastlanır.<br />6. Nüfus ve Yerleşme<br />Karadeniz Bölgesi, 1997 nüfus sayımına göre, 8,2 milyon nüfusa sahiptir. Bu miktar, bölge yüzölçümü ile oranlandığında km2 ye 58 kişi düşer. Bölgenin nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının altındadır.<br />1975 nüfus sayımına göre, Karadeniz Bölgesi’nin nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının üzerindeydi. Şimdi ise Türkiye ortalamasının altına düşmesinin nedeni, son yirmi yıldır, bölgeden diğer bölgelere özellikle Marmara Bölgesi’ne olan göçlerdir. Göçün en önemli nedeni, bölgedeki ekonomik faaliyetlerin sınırlı oluşudur.<br />Bölgede nüfus dağılışı da düzenli değildir. Bölüm ve yöreler arasında önemli farklar vardır.<br />Bunun en önemli nedeni, bölgedeki yeryüzü şekillerinin engebeli ve yüksek olmasıdır. Nüfus daha çok, Karadeniz kıyı şeridinde ve iç kesimlerdeki ovalarda toplanmıştır.<br />7. Ekonomik Özellikler<br />Tarım, kıyı kesimindeki sınırlı alanlar ile iç kesimlerdeki ovalarda yapılır. Bölgede dağların geniş yer kaplaması ve arazinin engebeli olması makineli tarımı güçleştirir. Daha çok insan ve hayvan gücüne dayalı emek yoğun tarım yaygındır. Bölgenin kıyı şeridinde çay, fındık, sebze, meyve ve mısır tarımı yapılırken, iç kesimlerde şekerpancarı, tütün ve tahıl tarımı yaygındır. Akarsu boylarının bazı kesimlerinde ise çeltik tarımı yapılır.<br />Türkiye çay üretiminin tamamı, fındık üretiminin de % 80'den fazlası Karadeniz Bölgesi’ne aittir. Karadeniz Bölgesi, nadasa ayrılan toprak oranının en az olduğu bölgedir. Bölgede, tarım alanlarının sınırlı oluşu ve sanayinin az gelişmesi gibi nedenlerle kıyı şeridindeki bölge halkı balıkçılığa yönelmiştir. Bölgenin iç kesimlerinde ise, balıkçılığın yerini küçük ve büyükbaş hayvancılık alır. Arıcılık ve kümes hayvancılığı da gelişmiştir.<br />Maden kaynakları açısından fazla zengin değildir. En önemli yeraltı zenginliği taşkömürü ve bakırdır. Türkiye’deki taşkömürü üretiminin tamamı, bakırın ise % 50 den fazlası bu bölgeye aittir. Endüstri istenilen düzeyde gelişmemiştir.<br />Zonguldak, Karabük ve Samsun bölgede en çok sanayileşmiş illerdir. Demir - çelik, bakır, çimento, tuğla, kiremit, kereste, konserve, kâğıt, sigara, tütün, şekerpancarı, çay ve fındık işleyen fabrikalar bölgedeki sanayi kuruluşlarıdır. Sarp sınır kapısı bölge ticaretini canlandırmıştır. Bölge, birçok doğal güzelliklere ve tarihi eserlere sahip olmasına rağmen turizm gelişmemiştir.<br /><br /><strong>MARMARA BÖLGESi</strong><br />1. Konumu ve Sınırları<br />Türkiye’nin kuzeybatısını oluşturur. ismini Marmara Denizi’nden almıştır. Avrupa kıtasındaki topraklarımızın tamamı bölge sınırları içindedir. Bölge doğuda Adapazarı ovası ile Bilecik’in doğusuna kadar uzanır. Bölgenin güney sınırı Kazdağı’ndan başlayarak Balıkesir ovasını içine alır ve Uludağ’ın güneyinden geçer. Çanakkale açıklarındaki Gökçeada ve Bozcaada bölgede bulunur. Bölge ülkemiz yüzölçümünün %8,5'ine sahiptir. Yüzölçümün büyüklüğü bakımından bölgeler arasında altıncı sıradadır.<br />Bölgenin bölümleri Çatalca - Kocaeli, Ergene, Yıldız Dağları ve Güney Marmara’dır.<br />2. Yeryüzü şekilleri<br />Türkiye’nin ortalama yükseltisi en az olan bölgesidir. En önemli yükseltilerini kuzeyde Yıldız Dağları, güneyde Samanlı Dağları ile Uludağ oluşturur. Uludağ 2543 m. ile bölgenin en yüksek yeridir.<br />Bölgede alçak, tepelik alanlar ile dalgalı düzlükler geniş yer kaplar. En önemli ovaları, Ergene, Adapazarı, Bursa, Karacabey, inegöl, Pamukova, Gönen ve Balıkesir ovalarıdır.<br />Meriç, Ergene, Sakarya ve Susurluk bölgenin en büyük akarsularıdır. Bölgenin ortalama yükseltisi az olduğu için akarsuların enerji potansiyelleri düşüktür.<br />Manyas, Ulubat, iznik, Sapanca, Büyük ve Küçük Çekmece ile Durusu (Terkos) bölgede yer alan göllerdir. Kuzey Anadolu fay hattının bir kısmı bu bölgeden geçer.<br />3. iklim<br />Marmara Bölgesi’nde Akdeniz, Karadeniz ve karasal iklim özelliklerinin hepsi görülür. Bölge yılda ortalama 500 - 700 mm. arasında yağış alır. Örneğin, istanbul 677 mm, Bursa 696 mm, Edirne 586 mm. yağış almaktadır.<br />Bölgedeki yıllık ortalama sıcaklık 13 - 15 °C’dir. istanbul’da, en sıcak ay ortalaması 23,2 °C iken, en soğuk ay ortalaması 5,6 °C dir. Güney Marmara Bölümü’nün dağlık iç kısımlarında ve Ergene Havzası’nda karasal iklim koşulları etkili iken, Karadeniz kıyı şeridinde Karadeniz iklimi görülür. Marmara ve Ege Denizi çevresindeki 300 - 400 m. yüksekliğe kadar olan alanlarda ise Akdeniz geçiş iklimi etkilidir.<br />4. Bitki Örtüsü<br />Bölge, bitki örtüsü çeşitliliği açısından zengindir. Bu durum, bölgedeki iklim çeşitliliğinin fazla olmasından kaynaklanır. Ergene Havzası’nın karakteristik bitki örtüsü, ormanların tahrip edilmesi ile oluşmuş antropojen bozkırdır. Yıldız Dağları’nın Karadeniz’e bakan yamaçları ile Koru ve Işık dağlarında ormanlar yer alır. Marmara ve Ege Denizi çevresinde, Akdeniz ikliminin etkisi ile 300 - 400 m. yüksekliğe kadar maki toplulukları bulunur. Güney Marmara’nın yüksek kesimlerinde ise, iğne yapraklı ormanlar yer alır. Bölge, Türkiye ormanlarının % 13'ünü kaplayarak bölgeler arasında dördüncü sırada bulunur.<br />5. Toprak<br />Trakya’nın kuzeyinde, Kocaeli Yarımadası’nda, Güney Marmara’nın doğusu ve güneyinde, asitli, koyu renkli ve organik madde bakımından zengin topraklar bulunur. Ergene çayı havzası ile Güney Marmara Bölümü’ndeki ovalarda vertisol topraklar, Trakya’nın batısı Gelibolu ve Biga Yarımadası çevresinde ise rendzina adı verilen kireçli topraklar yer alır.<br />6. Nüfus ve Yerleşme<br />Nüfus ve nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu bölgedir. Türkiye’nin toplam nüfusununun yaklaşık % 20 sinden fazlası bu bölgede yaşar. 1997 nüfus sayımına göre bölge nüfusu 15,9 milyon, nüfus yoğunluğu km2 ye 236 kişidir.<br />Bölgede şehir nüfusu fazla iken, kır nüfusu oldukça azdır. Diğer bölgelerden göç aldığından nüfusu sürekli olarak artmaktadır.<br />7. Ekonomik Özellikler<br />Marmara Bölgesi, bölge yüzölçümüne göre tarım alanları oranının en fazla olduğu bölgemizdir. Bölge, Türkiye ayçiçeği ve pirinç üretiminde birincidir. Zeytin, tütün, şekerpancarı, üzüm, mısır ve buğday tarımı yapılan diğer ürünlerdir.<br />Marmara, ahır ve kümes hayvancılığının en fazla geliştiği bölgemizdir. Bu durum, bölgede başta tüketici nüfusun fazlalığı ve pazarlama sorununun çözülmüş olması ile ilgilidir. Yine Marmara, Türkiye’de ipekböcekçiliğinin en fazla yapıldığı bölgedir.<br />Bölge, bor mineralleri çıkarımında Türkiye’de birincidir. Mermer, linyit, barit, volfram ve doğal gaz bölgede çıkarılan diğer yeraltı zenginlikleridir. Endüstrinin en çok geliştiği bölgedir. Türkiye’deki endüstri kuruluşlarının % 75'i bu bölgededir. Makine, kimya, ilaç, dokuma, tekstil ve gıda gibi hemen her tür endüstri kuruluşunu Marmara Bölgesi’nde görmek mümkündür.<br />Marmara, Türkiye’de iç ve dış ticaretin en fazla geliştiği bölgedir. Bölge ticaretinin gelişmesinde, tarım ve endüstrinin çok gelişmiş olması ile ulaşım ağının çok sık ve kolay olmasının da rolü vardır. Marmara Bölgesi, turizm potansiyellerinin hemen hepsine sahiptir. Dolayısı ile turizm gelirlerinin en çok olduğu bölgemizdir.</p>
<p><strong><span style="font-family: trebuchet ms,geneva;">Güneydoğu Anadolu Bölgesi</span></strong><br /><span style="font-family: trebuchet ms,geneva;">1. Konumu ve Sınırları<br />Bölge, Türkiye’nin güneydoğu kesimini oluşturur. Bu bölge, kuzeyde Güneydoğu Toroslar’ın güney etekleri ile güneyde Suriye ve Irak sınırları arasında bulunur. Batıda K. Maraş’ın doğusu ile Gazi Antep Plâtosu’nun batısından geçen sınır, bölgeyi Akdeniz Bölgesi’nden ayırır. Türkiye yüzölçümünün % 7,5'ini kaplayarak, bölgeler arasında en küçük olan bölgemizdir.<br />Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Dicle ve Orta Fırat bölümlerinden oluşur.<br />2. Yeryüzü Şekilleri<br />Güneydoğu Anadolu Bölgesi, genel olarak plâto ve ovalardan oluşur. Bölgenin batısında ş. Urfa, G. Antep ve Adıyaman plâtoları yer alır. Doğudaki plâtolar daha engebelidir. Kuzeydoğuda Diyarbakır Havzası, güneyde Mardin Eşiği bulunur. <br />Bölgede yer alan başlıca akarsular Fırat ve Dicle ile kollarıdır. Birecik, Suruç, Altınbaşak (Harran) ve Ceylanpınar bölgedeki ovalardır.<br />3. İklim<br />Bölgenin batısında, Fırat nehrine kadar olan sahalarda Akdeniz iklim koşulları etkilidir. Bölgede, batıdan doğuya doğru yükseltinin ve denize olan uzaklığın artmasına bağlı olarak bozulmuş karasal iklim şartları etkisini göstermeye başlar. Yaz mevsiminde Türkiye’nin en sıcak ve kurak olan bölgesidir. Temmuz sıcaklık ortalaması 30°C yi geçer. Buharlaşma şiddeti yüksektir. Bölgenin yıllık yağış miktarı ise 500 - 600 mm. civarındadır.<br />4. Bitki Örtüsü<br />Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin hakim bitki örtüsü bozkırdır. Yağış alan yüksek kesimlerde ise kümeler halinde ormanlar görülür. Güneydoğu Toroslar’ın 700 m. den daha yüksek kesimlerinde meşe, Siirt dolaylarında ise kızılçam ormanları bulunur. Bölgedeki orman oranı % 3'tür. Orman oranı en az olan bölgemizdir.<br />5. Toprak<br />Bu bölgede kızıl renkli kireçli topraklar bulunur. Güneydoğu Toroslar’ın güney yamaçlarında kireçli orman toprakları vardır. Kilis çevresinde ise, kırmızımsı Akdeniz toprakları yaygındır.<br />6. Nüfus ve Yerleşme<br />1997 nüfus sayımına göre, bölgede 5,7 milyon kişi yaşar. Nüfus yoğunluğu ise km2 ye 96 kişidir. Bu miktar, Türkiye ortalamasının üzerindedir. Bölgenin yüz-ölçümü küçük olduğu için nüfus yoğunluğu fazladır.<br />Önceleri bölgede kırsal nüfus fazla iken, son yıllarda kırsal kesimden şehirlere olan göçler kent nüfusunu arttırmıştır.<br />7. Ekonomik Özellikler<br />Tarım ve hayvancılığın bölge ekonomisinde önemli bir yeri vardır. Sulama imkânlarının sınırlı olduğu sahalarda, buğday, arpa, kırmızı mercimek, tütün ve üzüm tarımı yapılırken, sulamanın yeterli olduğu yerlerde pamuk yetiştirilir. Bölgede tarım istenilen verim düzeyine ulaşmamışıtır. Tarımı sınırlandıran en önemli sorun, kuraklık ve sulama imkânlarının yetersizliğidir. Hızla tamamlanmaya çalışan Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ile bu olumsuz durum önemli ölçüde ortadan kalkacaktır. Proje tamamen bittiğinde, pamuk, sebze, mısır, soya fasulyesi ve pirinç gibi ürünlerin ekim alanı genişleyecektir.<br />Bölgede küçükbaş hayvancılık yaygındır. Özellikle Toroslar’ın güney eteklerinde yoğun olarak koyun ve kıl keçisi beslenir.<br />Türkiye’de çıkarılan petrolün büyük bir bölümü bu bölgeye aittir. Bu üretim, Türkiye petrol tüketiminin yaklaşık % 15'ini karşılar. Fosfat, linyit ve doğal gaz diğer yeraltı zenginlikleridir.<br />Bölgede endüstri çok fazla gelişmemiştir. Bölgenin en önemli endüstri kuruluşu Batman’da yer alan petrol rafinerisidir. Bölgede sınır ticareti yaygındır. Sınır ticareti bölge ekonomisini olumlu yönde etkiler. Bölgede turizm yeterince gelişmemiştir. <br /><strong>DOĞU ANADOLU BÖLGESİ </strong><br />1. Konumu ve Sınırları<br />Türkiye’nin doğusunu oluşturan bölge, doğudan batıya doğru daralarak adeta bir üçgeni andırır. Bölgenin kuzeybatısında, Gürcistan ve Ermenistan, doğusunda Nahcivan ve iran, güneyinde Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Kuzeyinde Karadeniz Bölgesi yer alır. Bölge batıda, Tahtalı Dağları’ndan başlayıp, kuzeyde Kızıldağ’a ulaşan bir sınır ile iç Anadolu Bölgesi’nden ayrılır. Yüzölçümü en büyük bölgemizdir. Bölge, ülkemiz yüzölçümünün % 21 ine sahiptir.<br />Doğu Anadolu Bölgesi, Yukarı Fırat, Erzurum - Kars, Hakkâri ve Yukarı Murat - Van bölümlerinden meydana gelir.<br />2. Yeryüzü şekilleri<br />Doğu Anadolu Bölgesi, 2000 - 2200 m. ortalama yükseltisi ile en yüksek olan bölgemizdir. Bölgenin yeryüzü şekillerini sıradağlar, geniş plâtolar ve plâtolar arasındaki ovalar oluşturur.<br />Bölgedeki dağlar, doğu - batı doğrultusunda üç sıra halinde uzanırlar. Bölgenin kuzeyini oluşturan Çimen, Kop ve Yalnızçam dağlarının güneyinde Divriği, Erzincan, Erzurum, Horasan, Kağızman ve Iğdır çöküntü hendekleri yer alır. Bu çöküntü hendeklerinin güneyinde ise, orta sıra dağlarını oluşturan Munzur, Karasu ve Aras dağları uzanır. Bu dağ sıralarının güneyinde ise, Afşin’den başlayarak, Malatya, Elazığ ve Bingöl ovalarından geçen ve Muş Ovası’na kadar devam eden diğer çöküntü hendeği bulunur. Bu hendek Güney Anadolu Fay Hattı üzerindedir. Doğu Anadolu Bölgesi’nin en güneyini Güneydoğu Toroslar, Bitlis, Hakkari ve Buzul (Cilo) dağlarından oluşan üçüncü dağ kuşağı yer alır.<br />Bu bölgenin doğusunda güneybatı kuzeydoğu doğrultusunda uzanan Nemrut, Süphan, Tendürek ve Ağrı volkanik dağları bulunur.<br />Bölgede dağlardan sonra en fazla yer kaplayan yeryüzü şekli plâtolardır. Erzurum - Kars Plâtosu bu plâtoların en büyük olanıdır. Aras, Kura, Fırat, Dicle ve Zap bölgenin önemli akarsularıdır. Akarsuların hidroelektrik üretim potansiyelleri fazladır. Bunun sebebi yükselti ve eğimin etkisiyle derin vadilerden akmalarıdır.<br />Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü başta olmak üzere, Çıldır, Nazik, Erçek, Hazar, Balık ve Bulanık gölleri bu bölge sınırları içindedir. Bölgedeki, Van Gölü havzası, Türkiye’nin ikinci büyük kapalı havzasıdır.3. iklim<br />Doğu Anadolu Bölgesi’nde karasal iklim özellikleri görülür. Karasal iklim koşullarının yaşanmasında bölgenin ortalama yüksekliğinin fazla olması ve denizlere olan uzaklığı etkilidir. Kış mevsimi çok soğuk ve kar yağışlı geçer. Yaz mevsimi, Doğu Anadolu Bölgesi’nin yüksek kesimlerinde serin, alçak ovalarında sıcak geçer ve çok kısa sürer. Bölgenin yaz sıcaklık ortalamaları 20°C dir. Yıllık sıcaklık farkının en çok olduğu bölgemizdir.<br />Yıllık yağış miktarı 500 - 600 mm olan bölgenin kuzeydoğusu ile güneydoğusunda yağış miktarları daha fazladır. Özellikle Hakkâri Bölümü’nün yüksek dağlık kesimlerinde yıllık yağış 1000 mm.yi geçer. Bölgedeki alçak alanlarda yağış miktarı azalır.<br />4. Bitki Örtüsü<br />Doğu Anadolu Bölgesi’nin tabii bitki örtüsü bozkırdır. Bölgenin ova ve havzalarında yaygın olan bozkırlar, ilkbaharın geç gelmesinden dolayı Mayıs ayında yeşerir. Temmuz ayında sararmaya başlarlar. Yağışların fazla olduğu dağ eteklerinde meşe ve sarıçam ormanlarına rastlanır. Dağ çayırları diğer bitki örtüsüdür. Türkiye ormanlarının %11'ine sahip olan bölge, orman alanları bakımından 5. sırada bulunur.<br />5. Toprak<br />Bölgenin yüksek kesimlerinde dağ - çayır toprakları bulunurken, Erzurum - Kars Plâtosu’nda çernezyom toprakları bulunur. Bölgenin diğer plâtolarında ise kestane renkli topraklar, çöküntü ovalarında kireç ve kil miktarının fazla olduğu vertisol topraklar ile rendzinalar bulunur. Ayrıca yer yer alüvyal topraklar da yer almaktadır.<br />6. Nüfus ve Yerleşme<br />Bölgenin nüfusu 1997 nüfus sayımına göre, 5,9 milyondur. Nüfus yoğunluğu ise km2 ye 36 kişidir. Nüfus yoğunluğunun en az olduğu bölgemizdir. Yoğunluğun azlığında, bölge yüzölçümünün büyük olması da etkilidir.<br />Bölgedeki kırsal nüfus, kent nüfusundan fazladır. Diğer bölgelere sürekli göç verir. Bunun nedeni iş im-kânlarının sınırlı olması ve ekonomik kaynaklarını yeterince değerlendirememesidir.<br />7. Ekonomik Özellikler<br />Doğu Anadolu Bölgesi nüfusunun %80'i tarım ve hayvancılıkla uğraşır. Tarımsal nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu bölgemizdir. Bölgede daha çok arpa ve buğday gibi tahıl ürünleri yetiştirilir. şekerpancarı, pamuk, tütün ve kayısı bölgede üretilen diğer tarım ürünleridir. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık ile arıcılık faaliyetleri yaygındır.<br />Doğu Anadolu, Türkiye’de maden çeşitliliğinin ve rezervinin en çok olduğu bölgedir. Bakır, kurşun, krom, demir, linyit, oltutaşı, barit ve kalay bölgede çıkarılan başlıca madenlerdir. Ancak bu madenler ulaşım zorluğu ve sermaye yetersizliği nedeniyle yeterince işletilememektedir. Yine aynı nedenlerden dolayı, endüstri de yeterince gelişmemiştir. En fazla elektrik enerjisi üreten bölge olmasına rağmen, en az elektrik kullanan bölgedir.<br />Canlı hayvan, tereyağı, bal, peynir ve yapağı ticareti bölge halkı için önemli bir ekonomik uğraştır. Doğal güzellikler, tarihi eserler, antik kalıntılar ve kaplıcalar bölgedeki turizm kaynaklarıdır. Ancak, turizm gelişmemiştir.<br /><strong>iÇ ANADOLU BÖLGESi</strong><br />1. Konumu ve Sınırları<br />Bölge, Türkiye’nin orta kesiminde yer alır. Bölgenin kuzeyindeki sınır, Karadeniz Bölgesi’nin iç sıradağlarının güney eteklerini takip eder. Güneyde Akdeniz Bölgesi ile olan sınırı Toroslar’ın kuzey eteklerinden geçer. Doğu Anadolu Bölgesi ile arasındaki sınır, Uzunyayla’nın orta kesiminden kuzeyde Kızıldağ’a ulaşır. Batıda ise Ege Bölgesi ile sınırı, iç Batı Anadolu Eşiği’nin doğusundaki dağların doğu ve güney eteklerinden geçer. Türkiye yüzölçümünün yaklaşık %20'sini kaplar. Türkiye’nin ikinci büyük bölgesidir. Bölgenin, Güneydoğu Anadolu Bölgesi hariç her bölgeyle sınırı vardır.<br />iç Anadolu Bölgesi, Konya, Yukarı Sakarya, Orta Kızılırmak ve Yukarı Kızılırmak olmak üzere dört coğrafi bölümden meydana gelir.<br />2. Yeryüzü Şekilleri<br />iç Anadolu Bölgesi, etrafı dağlarla çevrili büyük bir çanak görünümündedir. Ortalama yükseltisi 1000 m.dir. Bölümün en alçak yeri olan Sakarya ve Kızılırmak vadilerinde yükselti 700 m ye kadar iner.<br />Bölgenin güneydoğusunda, Erciyes, Hasandağı, Melendiz, Karacadağ ve Karadağ volkanik kütleleri uzanır.<br />Bölgede yüksek plâtolar geniş alan kaplar. Bunlar, özellikle Kızılırmak ve Sakarya’nın kollarıyla parçalanmış Obruk, Haymana, Cihanbeyli, Bozok ve Uzunyayla plâtolarıdır. Bu plâtolar arasında Tuz Gölü, Konya, Develi, Akşehir kapalı havzaları ile Konya ve Yukarı Sakarya ovaları yer alır. Tuz Gölü başta olmak üzere, Akşehir, Çavuşçu (Ilgın), Eber, Eymir ve Mogan bölgede yer alan en önemli göllerdir.<br />3. İklim<br />Bölgede yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlı geçer. Konveksiyonel yağışların en çok görüldüğü bölgedir. iç Anadolu Bölgesi’nin büyük bir bölümü 350 - 550 mm. arasında yağış alır. Yüksek dağların yamaçlarında ise yağış miktarı biraz daha fazladır.<br />Bölge yağışların en az düştüğü bölgemizdir. Ayrıca, Güneydoğu Anadolu’dan sonra kuraklığın en fazla yaşandığı bölümdür.<br />4. Bitki Örtüsü<br />iç Anadolu Bölgesi’nde hakim bitki örtüsü, ilkbahar yağışlarıyla yeşeren yaz kuraklığının başlamasıyla sararıp kuruyan ot topluluklarından oluşan bozkırlardır. Bölgede yağışın fazla olduğu alanlarda meşelere, daha yükseklerde ise iğne yapraklı ormanlara rastlanır.<br />iç Anadolu Bölgesi’ndeki ormanlar tarih boyunca tahrip edilmiştir. Bunun sonucu olarak bölge, geniş alan kaplayan bozkırlar arasında, yer yer orman ağacı topluluklarının bulunduğu antropojen step sahası haline gelmiştir. Bölge Türkiye ormanlarının %7 sine sahiptir ve bölgeler arasında 6. sırada yer alır.<br />5. Toprak<br />iç Anadolu Bölgesi’nde kahve ve kestane renkli topraklar yaygındır. 1200 m. den yüksek alanlardaki orman altlarında, organik madde bakımından zengin, koyu renkli orman toprakları vardır. Ayrıca meşe ormanları altında kireçli kahverengi orman toprakları da bulunmaktadır.<br />6. Nüfus ve Yerleşme<br />Bölge nüfusu 1997 nüfus sayımına göre, 10,5 milyondur. Nüfus yoğunluğu ise km2 ye 64 kişidir. Bu oran Türkiye ortalamasının altındadır. Nüfus daha çok ovalarda ve yağışın fazla olduğu dağ eteklerinde toplanmıştır. Bölgenin en büyük şehri başkent Ankara’dır.<br />7. Ekonomik Özellikler<br />iç Anadolu Bölgesi’nin ekonomisi daha çok tarım ve hayvancılığa dayanır. Tarım alanlarının en geniş olduğu bölgemizdir. Yaygın olarak tahıl tarımı yapılır. Buğday, arpa, çavdar, şekerpancarı, patates, yeşil mercimek, nohut, armut ve elmanın en fazla yetiştirildiği bölgedir.<br />Yağış miktarının az olması, bölgede nadas yönteminin yaygın olarak kullanılmasında etkili olmuştur. Toplam hayvan sayısının en fazla (% 25) olduğu bu bölgemizde özellikle koyun yetiştiriciliği yaygındır.<br />Bölge, madenler açısından fazla zengin sayılmaz. Endüstri kuruluşlarının, Marmara ve Ege Bölgesi’nden sonra en yoğun olduğu bölgemizdir. Endüstri kuruluşları, Ankara, Kırıkkale, Eskişehir, Konya ve Kayseri’de yoğunlaşır.<br />iç Anadolu, turizmin en fazla geliştiği dördüncü bölgedir. Ankara, Konya, Niğde ve Kayseri bölgede turizmin canlı olduğu yerlerdir. Sağlık turizmi de yaygındır. Ancak bölgedeki birçok kaplıca ve ılıca çevresinde tesis yoktur. Haymana, Ayaş, Kozaklı, Balıklıçermik, Yozgat, Eskişehir ve Kırşehir kaplıcaları her yıl birçok insanın tedavi için uğradıkları yerlerdir. </span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva;">ORMANCILIK<br />Türkiye, sıcaklık ve yağış koşulları bakımından ormanın yetişmesine genel olarak elverişlidir. İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki bazı alanlar hariç, ülkemizin % 70'lik kısmının orman olması gerekir. Fakat, bugün bu oran % 26 civarındadır. Bu durum ormanlarımızın büyük bir kısmının yok edildiğini göstermektedir.<br />Ülkemizde, şu anda orman dağılışındaki en önemli faktör yağış ve nemdir. Yağış miktarı ile orman dağılımı arasında çok sıkı bir ilişki vardır. Örneğin, Doğu Karadeniz kıyılarında yağış fazlalığından ormanlar çok iken, Güneydoğu Anadolu’da aşırı kuraklıktan dolayı ormanlar azdır.<br />Türkiye’de ormanların coğrafi dağılışı (%)<br />Karadeniz Bölgesi ..........................................25<br />Akdeniz Bölgesi .......................................... ..24<br />Ege Bölgesi ..................................................17<br />Marmara Bölgesi ...........................................13<br />Doğu Anadolu Bölgesi ....................................11<br />İç Anadolu Bölgesi .........................................7<br />G. Doğu Anadolu Bölgesi ..................................3<br />Ülkemizdeki ormanların % 79'u kıyı bölgelerimizde toplanırken, %21'i iç bölgelerimizde toplanmıştır. İç bölgelerdeki orman azlığının nedeni, sıcaklıkların ve yağışların yetersiz olmasıdır. <br />MADENCİLİK ve ENERJİ KAYNAKLARI<br />A. MADENCİLİK<br />Yerkabuğunun farklı derinliklerinden çıkarılan, ekonomik değer taşıyan mineral ve elementlere maden denir. Türkiye’de madencilik faaliyetleri 1935 yılında kurulan M.T.A. ile özel sektör tarafından yürütülmektedir.<br />Türkiye’de çıkarılan önemli madenler<br />En zengin demir yataklarımız, Divriği (Sivas), Hekimhan ve Hasançelebi (Malatya), Edremit (Balıkesir), Dikili ve Torbalı (İzmir) ve Simav (Kütahya) çevresinde bulunmaktadır.<br />Ereğli, Karabük ve İskenderun’da demir - çelik fabrikaları bulunmaktadır.<br />Bakır: Ülkemizin en zengin madenlerinden biri olan bakır yatakları, çoğu kez kurşun ve çinko ile birlikte bulunur. En önemli bakır yataklarımız Karadeniz Bölgesi’nde bulunur. Murgul (Artvin), Küre (Kastamonu), Çayeli (Rize) ve Köprübaşı (Giresun) bu bölgedeki başlıca yataklardandır. Ayrıca Maden (Elazığ) ve Ergani (Diyarbakır)'de de bakır yatakları mevcuttur.<br />Krom: Paslanmayan ve çok sert bir maden olduğundan, madeni eşya yapımında ve kaplamasında kullanılır.<br />Krom yatakları altı ana bölgede toplanmıştır.<br />• Fethiye, Köyceğiz, Denizli <br />• Alacakaya (Guleman) (Elazığ) <br />• Bursa, Eskişehir <br />• Adana, Kayseri, Mersin <br />• İskenderun, Kahraman Maraş, İslahiye <br />• Kopdağı (Doğu Anadolu) <br />Krom madeni Antalya ve Guleman’daki ferro-krom tesislerinde işlenmektedir.<br />Boksit: Alüminyumun hammaddesi olan boksit çok hafif olduğundan uçak sanayiinde, otomobil, ev, elektrik malzemesi yapımında kullanılır. <br />Boksit yatakları Seydişehir (Konya), Akseki (Antalya) İslahiye (Gazi Antep) ve Milas (Muğla) civarında bulunur. Buralarda çıkarılan boksit, Seydişehir alüminyum tesislerinde işlenmektedir.<br />Bor Mineralleri: Ülkemiz bor rezervi bakımından Dünya’nın en zengin yataklarına sahiptir. Bu nedenle, bor madeninin çoğu ihraç edilmektedir. Bor madeninden elde edilen boraks ve asit borik nükleer alanda, jet ve roket yakıtında katkı maddesi olarak, ayrıca sabun, tekstil, cam, kâğıt sanayii, vb alanlarda kullanılır.<br />Bor mineralleri Balıkesir, Susurluk, Bigadiç çevresi ile Kütahya, Emet ve Eskişehir çevresinde çıkarılır. Çıkarılan mineraller Bandırma’daki tesislerde işlenir.<br />Kükürt: Kükürt gübre, kimya ve boya sanayiinde kullanılır. Ayrıca kauçuğun işlenmesinde ve sülfirik asit üretiminde de kullanılır. <br />Ülkemizde kükürt yatakları Keçiborlu (Isparta) ve Milas (Muğla) çevresinde bulunmaktadır.<br />Zımpara Taşı: Çeşitli kesici, torpüleyici ve silici aletlerin yapımında kullanılan zımpara taşı yönünden ülkemiz çok zengindir. Tire (İzmir), Manisa, Söke (Aydın), Milas (Muğla) ve Tavas (Denizli) da çıkarılır.<br />Barit: Suda erimeyen bir maden olduğundan boya, deri, kimya, cam ve kauçuk sanayiinde kullanılır. Ülkemiz barit yatakları bakımından zengin sayılır. Antalya, Muş, Gazi Antep ve Eskişehir çevresinde barit yatakları bulunmaktadır.<br />Tuz: Türkiye tuz yatakları bakımından son derece zengindir. Kaya tuzu yatakları üçüncü jeolojik zamanda, kapalı göl havzalarında suların buharlaşması ile oluşmuştur. Son yıllarda tuz üretimimiz üç kat artmıştır.<br />Türkiye’deki tuz üretiminin çoğu, Tuz Gölü ile İzmir Çamaltı tuzlasından sağlanır. Kaya tuzu yatakları, Çankırı, Kars, Iğdır ve Nevşehir çevresinde bulunmaktadır.<br />Cıva: Tek sıvı madendir. Zirai ilaç yapımında, kâğıt sanayiinde, suni gübre üretiminde ve boya sanayiinde kullanılır. Türkiye’de Sarayönü (Konya), Ödemiş (İzmir), Manisa ve Uşak çevresinde çıkarılmaktadır.<br />Kurşun - Çinko: Genelde kurşun ve çinko bir arada bulunur. Ülkemizde Keban (Elazığ) ve Kayseri çevresinde kurşun-çinko yatakları vardır.<br />Lületaşı: Eskişehir çevresinde çıkarılır ve işlenir. Süs eşyası yapımında kullanılır.<br />Oltutaşı: Erzurumun Oltu ilçesinde çıkarılır ve işlenir. Süs eşyası yapımında kullanılır.<br />Fosfat: Gübre hammaddesi olarak kullanılan fosfat ihtiyacımızı karşılamaz. Fas, Tunus ve Cezayir’de yaygın olarak görülür ve daha çok bu ülkelerden ithal edilir. Türkiye’deki en zengin fosfat yatakları Mazıdağı (Mardin), Adıyaman, Bingöl ve Bitlis’te bulunmaktadır.<br />Manganez: Çeliğe sertlik kazandırmak ve direncini artırmak için kullanılır. Uşak, Afyon, Muğla, Adana, Erzincan, Artvin ve Trabzon çevresinde manganez yatakları bulunur. İhtiyacı karşılamaz. Bu nedenle ithal edilir.<br />Mermer: Ülkemiz mermer bakımından zengindir. Afyon, Kütahya, Marmara Adası, Kırşehir, Tokat ve İzmir çevresinde çıkarılır. Yurt dışına ihracatı yapılır.<br />Volfram (Tungsten): Çok sert olması nedeniyle özel sanayi çeliği olarak kullanılır. Demiryolu, iş makineleri, uçak ve gemi yapımı yanında, ampüllerde enerjiyi ışığa çevirmede kullanılır. Bursa Uludağ’da çıkarılıp işletilmektedir. Fakat son yıllarda üretimi durmuştur.<br />Asbest (Amyant): 14 bin °C sıcaklığa dayanır. Isıya dayanıklı araç ve gereç yapımında kullanılır. Konserojen madde bulundurması nedeniyle, kullanımı sınırlandırılmıştır. Eskişehir, Bursa, Erzincan, Hatay, Kars, Ağrı, Malatya, Sivas, İskenderun, Uşak ve Konya’da çıkarılır. <br />B. ENERJİ KAYNAKLARI<br />Taşkömürü: Birinci jeolojik zamanda oluşmuş organik tortul kayaçlardandır. Ülkemiz ise, genelde üçüncü zamanda karalaştığından dolayı, taşkömürü yatakları bakımından fazla zengin sayılmaz. Türkiye’de Zonguldak, Amasra, Ereğli arasındaki sahada çıkarılır.<br />Demir - çelik sanayiinde enerji kaynağı olarak tüketildiğinden, Karabük ve Ereğli demir - çelik fabrikaları buraya kurulmuştur.<br />Linyit: Türkiye genelde üçüncü jeolojik devirde oluştuğundan linyit en zengin enerji kaynaklarımızdan biridir. Bütün bölgelerde linyit rezervi bulunmaktadır. Taşkömürüne göre kalorisi daha azdır. Ancak yaygın olduğundan enerji ihtiyacımızın en önemli kısmını karşılamaktadır.<br />Linyit yatakları Afşin, Elbistan (K. Maraş), Tavşanlı, Seyitömer (Kütahya), Soma (Manisa), Yatağan (Muğla), Saray (Tekirdağ), Aşkale (Erzurum), Aydın, Amasya ve Yozgat çevresinde bulunmaktadır.<br />Linyitten elektrik enerjisi elde eden termik santrallerimiz, Soma, Tunçbilek, Seyitömer, Afşin - Elbistan, Yatağan ve Orhaneli termik santralleridir.<br />Petrol: Günümüzün en önemli enerji kaynaklarından biri petroldür. Petrol ulaşım araçlarında yakıt olarak ve plastik, gübre, boya gibi çok değişik sanayilerde kullanılır. Türkiye’deki petrol yatakları fazla zengin sayılmaz. İhtiyacımızın % 90'nına yakınını ithal etmekteyiz.<br />Petrol yataklarımızın % 98'i G. Doğu Anadolu Bölgesi’nde bulunur. Petrol, Raman, Garzan, Kurtalan, Adıyaman ve Mardin çevresinde çıkarılmaktadır.<br />Ülkemizde çıkarılan ve ithal edilen petrol, Orta Anadolu (Kırıkkale), Aliağa (İzmir), Ataş (Mersin), İpraş (İzmit) ve Batman rafinerilerinde işlenmektedir.<br />Doğal gaz: Ülkemiz, doğal gaz yatakları bakımından zengin değildir. Şu anda sadece Trakya’da Hamitabat ve Güneydoğu Anadolu’da Mardin - Çamurlu sahasında üretim yapılmaktadır. Hamitabat’tan çıkarılan doğal gazdan aynı yerde elektrik enerjisi üretilir. Doğalgaz ihtiyacımızın önemli bir kısmı, Rusya Federasyonu ve Cezayir’den ithal edilmektedir. <br />Su Gücü (Hidroelektrik enerjisi): Barajlardaki suyun, elektrik üreten santralleri çalıştırması ile oluşan enerjiye hidroelektrik enerjisi denir.<br />Türkiye’de elektrik ihtiyacının % 40 lık kısmı hidroelektrik santrallerden elde edilmektedir. Keban, Karakaya, Atatürk, Hirfanlı, Seyhan, Kemer ve Demirköprü gibi birçok baraj elektrik ihtiyacımızı karşılamaktadır.<br />Dışarıya akıntısı olan bazı göllerimiz, tabii baraj özelliğindedir. Bunlardan elektrik üretilir. Başlıcaları, Hazar, Çıldır, Tortum ve Kovada gölleridir.<br />Rüzgâr Gücü: Ülkemizde eskiden yel değirmenlerinde ve yelkenli gemilerde kullanılmıştır. Fakat elektrik ve petrol enerjisinin devreye girmesiyle kullanım alanı çok azalmıştır.<br />Jeotermal Enerji: Jeotermal enerji, yer altındaki sıcak sulardan ya da su buharından elde edilir. Türkiye yakın bir jeolojik devirde oluştuğundan ve genç kıvrım dağları kuşağında bulunduğundan dolayı, fay hatları ve fay kaynakları oldukça yaygındır. Özellikle Ege Bölgesi’ndeki Germencik (Aydın), Balçova (İzmir), Sandıklı (Afyon) ve Sarayköy (Denizli) civarında sıcak su kaynakları bulunmaktadır. Şu anda sadece Sarayköy (Denizli) de elektrik enerjisi üreten jeotermal santral bulunmaktadır.<br />Radyoaktif Mineraller: Radyoaktif mineraller, nükleer enerji üretiminde kullanılır. Uranyum ve toryum gibi radyoaktif maddelerin parçalanmasıyla enerji elde edilir. Ülkemizde Aydın, Uşak, Manisa, Çanakkale ve Yozgat yörelerinde uranyum, Eskişehir çevresinde toryum yatakları tespit edilmiştir. Fakat, şu anda, ülkemizde radyoaktif maddelerden nükleer enerji üretimi yapılmamaktadır.<br />Güneş Enerjisi: Türkiye ve özellikle güney bölgelerimiz, Güneş enerjisinden iyi yararlanabilecek bir konuma sahiptir. Bu enerjiden, en çok su ısıtmada faydalanılır. Ayrıca, sera ısıtmasında, su pompası çalıştırılmasında, bazı elektronik aletlerin çalıştırılmasında, vs. Güneş enerjisi kullanılmaktadır. </span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva;">SANAYİ <br />Hammaddenin mamül ve yarı mamül duruma getirilmesi faaliyetlerine üretim, üretim tekniğine de sanayi ya da endüstri denir.<br />SANAYİNİN KURULMASI İÇİN<br />GEREKLİ KOŞULLAR<br />1. Hammadde<br />Sanayide üretim yapılabilmesi için hammaddenin olması gerekmektedir. Ülkemizde hammadde kaynakları ile sanayi kuruluşları arasında son derece sıkı bir ilişki mevcuttur. <br />Örneğin, unlu gıda sanayii İç Anadolu’da, dokuma sanayii Adana, İzmir, Denizli çevresinde, zeytin yağı sanayii Ege kıyılarında, boya, plastik ve lastik fabrikaları rafineri kenarlarında yaygınlık göstermektedir.<br />2. Sermaye<br />Sanayi tesisleri büyük sermayelerle kurulmaktadır. Bu nedenle, sermayenin, yani paranın biriktiği veya fazla olduğu bölgelerde sanayinin kuruluşu daha kolay olmaktadır. <br />Sermaye birikimi fazla olduğundan Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde sanayi yatırımları daha fazladır. Türkiye’de sanayinin gelişmesinde en büyük etken sermayedir. Sermayemiz yeterli olmadığından, ülkemizde yabancı sermayenin girmesi için kolaylıklar sağlanmaktadır.<br />3. Enerji<br />Fabrikaların çalışması için enerji gerekmektedir. Bunun için, taşkömürü, petrol, linyit gibi kaynaklardan yararlanılır. Ülkemizde petrol, taşkömürü, doğal gaz gibi enerji kaynaklarının çoğu dışarıdan temin edildiğinden önemli bir döviz çıktısına neden olmakta, bu durum sanayileşme hızını azaltmaktadır.<br />4. İş Gücü ve Teknik Eleman<br />Sanayi tesislerinin çalışması ve üretimin artması yönünden iç gücüne ihtiyaç vardır. <br />Ülkemizde iş gücü ihtiyacı rahatlıkla karşılanabilmekte, hatta dış ülkelere bile gönderilmektedir. Fakat, ülkemizde bazı sanayi kollarında teknik eleman henüz tam olarak yeterli değildir.<br />5. Ulaşım<br />Sanayinin ihtiyacı olan hammadde ve mamül maddenin taşınması faaliyetlerine ulaşım denir. Hammaddenin fabrikalara taşınması ve üretildikten sonra pazarlara taşınması yaygın ulaşım ağıyla mümkündür. Ülkemizde, sanayi tesisleri, genelde önemli ulaşım yolları kenarlarında ve limanlara yakın yerlere kurulmuştur. İstanbul, İzmir, Mersin, Adana gibi merkezlerin çok gelişmesi ulaşımla çok yakından ilişkilidir.<br />6. Pazar<br />Üretilen her türlü sanayi ürününün satılması gereklidir. Bu bakımdan sanayi tesislerinin kurulmasında diğer etkenlerin yanında nüfusun kalabalık olduğu, tüketimin fazla olduğu sahalar tercih edilmektedir. Örneğin, batı bölgelerinde nüfus fazla olduğundan ürünlerin pazarlanması kolay olurken doğu bölgelerinde nüfus az olduğundan ürünlerin pazarlanması zor olur. Bu durum sanayi tesislerinin buralarda kurulmasını zorlaştırmaktadır.<br />7. Yüzey Şekilleri<br />Sanayi tesisleri, genelde düz sahalarda daha kolay kurulabilmektedir. Dağlık ve engebeli yerlerde sanayinin kurulması zordur.<br />TÜRKİYE’DEKİ SANAYİ KOLLARI<br />1. Besin Sanayii<br />Hammaddesi tarımsal ve hayvansal ürünlerden oluşan sanayi dalıdır. <br />Ülkemizde tarım ve hayvancılık geliştiğinden ve nüfus fazla olduğundan besin sanayii oldukça gelişmiştir. Kuruluş yerleri genelde hammaddenin fazla olduğu yerlerde veya büyük şehirlerin kenarlarında toplanmıştır.<br />Şeker fabrikaları: İlk defa 1926 yılında kurulmuştur. Şekerpancarı kıyı kesimler hariç her yerde yetişir. Hemen işlenmesi gerektiğinden fabrikaları üretim alanları yakınında kurulmuştur. Şu anda ülkemizde 30'a yakın şeker fabrikası bulunmaktadır.<br />Çay fabrikaları: Trabzon - Rize arasındaki bölgede bulunmaktadır.<br />Un fabrikaları: Buğday, Doğu Karadeniz ve Batı Karadeniz kıyıları dışında her yerde yetiştirilir. Aynı zamanda halkın temel besin maddesidir. Bu nedenle un fabrikaları her bölgeye dağılmıştır.<br />Makarna ve bisküvi fabrikaları daha çok İç Anadolu’da yoğunlaşmıştır.<br />Zeytin yağı fabrikaları: Ege ve Güney Marmara’da yoğun olarak görülür. Özellikle Edremit, Ayvalık, Burhaniye, Aydın, İzmir çevresinde yoğunlaşmıştır.Ayçiçek yağı fabrikaları: Trakya’da yoğun olmakla birlikte, İç Anadolu, Ege ve Güneydoğu Anadolu’da da görülür. Soya ve mısırdan ise Akdeniz Bölgesi’nde yağ elde edilir.<br />Tütün fabrikaları: İstanbul, İzmir, Samsun, Tokat, Malatya, Adana ve Bitlis’de bulunmaktadır.<br />İspirtolu içki ve şarap fabrikaları: İstanbul, Yozgat, Diyarbakır, Tekirdağ, İzmir, Ankara, Kırşehir, Gazi Antep, Elazığ gibi merkezlerde rakı, bira ve şarap fabrikaları bulunmaktadır.<br />Konserve ve salça fabrikaları: Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinin kıyı kesimlerinde yaygındır.<br />Süt ürünleri fabrikaları: İzmir, Balıkesir, Edirne, Erzurum, Elazığ, Kars, İstanbul, Trabzon ve Bursa çevresinde yer alırlar.<br />2. Dokuma, Tekstil ve Deri Sanayii<br />Dokuma ve giyim, Türkiye’de en gelişmiş ve üretimin önemli bir kısmının ihraç edildiği bir sanayi koludur. Gelişmiş ülkelerle rekabet edilebilmekte ve onların pazarlarına dahi girebilmektedir. Böylece ülkemize çok fazla döviz girdisi sağlanmaktadır.<br />Pamuk ipliği ve pamuklu dokuma: Adana, Antalya, K. Maraş, Tarsus, Nazilli, Denizli, Manisa ve İzmir<br />Yün ipliği ve yünlü kumaş: Hereke<br />Suni ipek ve kumaş: İstanbul ve Bursa<br />Tabii ipek ve kumaş: Gemlik ve Bursa<br />Hazır giyim sanayii: İstanbul, Bursa ve İzmir<br />Halıcılık: Isparta, Uşak, Gördes ve Kayseri<br />Deri ve kösele işleme: İstanbul, İzmir, Bolu, Gerede ve Uşak<br />3. Maden Sanayii (Metalurji Sanayii)<br />Demir - çelik fabrikaları: Karabük, Ereğli, İskenderun, Kırıkkale, Sivas ve İzmir’de bulunmaktadır.<br />Alüminyum fabrikaları: Seydişehir’de bulunmaktadır.<br />Bakır işleme fabrikaları: Samsun ve Artvin (Murgul) de bulunmaktadır.<br />Kurşun ve çinko fabrikaları: Elazığ ve Kayseri’de bulunmaktadır.<br />Krom işleme fabrikaları: Menteşe Yöresi’ndeki krom madeni Antalya’da, Elazığ ve çevresindeki kromlar da Guleman’daki fabrikalarda işlenmektedir.<br />4. Makine Sanayii<br />Türkiye otomotiv sanayiinde son yıllarda yabancı marka otomobillerin de fabrikalarının kurulmasıyla üretimde artış meydana getirmiştir. Bursa, İstanbul, İzmir, İzmit, Adapazarı, Konya, Adana gibi merkezlerde otomobil, kamyon ve otobüs fabrikaları bulunmaktadır.<br />Eskişehir ve Adapazarı’nda lokomotif ve vagon fabrikaları, Ankara - Mürted’de uçak fabrikası, İstanbul, Tuzla, Pendik, Gölcük ve İzmir’de gemi tersaneleri bulunmaktadır.<br />5. Kimya Sanayii<br />Petrokimya: Batman, İzmit, Mersin, İzmir ve Kırıkkale’de petrol rafinerileri bulunmaktadır.<br />İlaç fabrikaları: İstanbul, İzmir, Ankara, Adapazarı çevresinde yoğunlaşmıştır. 130 civarında ilaç fabrikamız bulunmaktadır.<br />Lâstik fabrikaları: İzmit, Adapazarı ve Kırşehir’de bulunmaktadır.<br />Gübre fabrikaları: Mersin, Bandırma, Elazığ, Kütahya, Tekirdağ ve İskenderun’da bulunmaktadır. Ülkemizdeki gübre üretimi yeterli değildir.<br />6. Orman Ürünleri Sanayii<br />Ağaç malzemeden üretilen tüm malzemeler orman ürünleri endüstrisine girer. Karadeniz Bölgesi’nde hammadde fazla bulunduğundan burada gelişmiştir.<br />Başlıca kereste fabrikaları Düzce, Bartın, Ayancık, Rize, Ordu, Ardeşen, Burdur, Antalya ve Isparta’da bulunur.<br />Mobilya Sanayii: Adapazarı, Ankara, İnegöl, İstanbul, İzmir ve Kayseri’de gelişmiştir. Türkiye mobilya ürünlerini ihraç edebilmektedir.<br />Kâğıt fabrikaları: İzmit, Balıkesir, Giresun, Zonguldak, Taşucu, Dalaman, Bolvadin, Bartın ve Denizli çevresinde bulunur.<br />7. Çimento, Cam, Seramik Sanayii<br />Bu sanayi koluna taşa, toprağa bağlı sanayi kolu da denilmektedir.<br />Çimento fabrikaları: Hammaddesi kolay temin edilir. Her bölgede inşaat sanayiinde kullanılır. Ayrıca ulaşım masrafları maliyeti artırır. Bu nedenle çimento fabrikaları Türkiye’nin her bölgesine dağılmıştır. İstanbul, İzmit, Adana, İzmir, Elazığ, Mersin, Yozgat, Denizli, Adıyaman, Ordu gibi merkezler bunlardan bazılarıdır. <br />Cam fabrikaları: İstanbul, Denizli, Mersin, Kırklareli ve Sinop’ta cam fabrikaları bulunmaktadır. Ülkemiz cam ürünleri üretiminde ve ihracatında Dünya’da sayılı ülkeler arasındadır.<br />Seramik fabrikaları: Çanakkale, Bilecik, Kütahya, İstanbul ve İzmir’de bulunmaktadır. Üretimin bir kısmı yurt dışına ihraç edilir. <br />ULAŞIM <br />İnsanların ürettikleri çeşitli ham ve işlenmiş maddelerin, haberlerin bir yerden başka bir yere nakledilmesine ulaşım veya ulaştırma denilmektedir.<br />BAŞLICA ULAŞIM YOLLARI<br />1. Kara Yolları<br />Ülkemizde en yaygın olan ulaşım türüdür. Yük taşımacılığının % 70'i, yolcu taşımacılığının da %90'ı karayolu ile yapılmaktadır. Özellikle 1950'li yıllardan sonra, karayolu yapımı artmış ve ulaşım araçları çoğalmıştır. Ülkemizdeki en işlek karayolları, Edirne, İstanbul, Ankara, Adana arası ile İstanbul, Bursa, İzmir arası ve İzmir, Aydın, Denizli arasıdır. Modern karayolu olan otoyollar ülkemizde sadece Edirne, İstanbul, Bolu ve Ankara arasında,Adana, Hatay çevresinde ve İzmir çevresinde bulunur.<br />2. Demir Yolları<br />Türkiye’de İlk demiryolu hattı 1866 yılında İzmir - Aydın arasında kurulmuştur. Cumhuriyetin ilk yıllarında demiryoluna önem verilmiştir. <br />Ancak, 1950'li yıllardan sonra, karayollarına daha çok önem verildiğinden demiryolu yapımı azalmıştır. Şu anda, ülkemizde 8200 km uzunluğunda demiryolu ağı vardır. <br />Bu uzunluk yeterli değildir. Sözgelimi, Almanya’da 43 bin, Fransa’da 34 bin, İtalya’da 29 bin km lik demiryolu ağı bulunmaktadır.<br />3. Deniz Yolları<br />Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olması ve iki önemli boğaza sahip olması, denizcilik alanında gelişmesi bakımından çok önemlidir. Dünya ticaretinde en fazla kullanılan yol deniz yoludur. Bu nedenle, ülkemizde deniz yolunun ve limanların geliştirilmesi gerekmektedir. 8333 km kıyı şeridine sahip olan ülkemizde, bölgeler arasında düzenli ve tarifeli yolcu ve yük taşımacılığı henüz gerçekleşmemiştir.<br />Dünya deniz ticaret filosundaki payımız %1'e dahi ulaşmamıştır. Fakat, son yıllarda sanayi ve ticaretin gelişmesiyle, limanlarımızdaki indirilen - bindirilen yükte 8 - 10 katlık artışlar olmuştur.<br /> <br />Türkiye'de Başlıca Limanlar<br />4. Hava Yolları<br />Ülkemiz ulaşımında en az payı olan ulaşım sektörüdür. Çünkü, hava yolu ile ulaşım yüksek sermaye ve teknoloji gerektirmektedir.<br />Son yıllarda, Türk hava yollarının yanında, özel hava yolu şirketlerinin kurulması hava yolu taşımacılığında önemli artışlar meydana getirmiştir.<br />Ülkemizde en işlek olan hava limanlarımız İstanbul (Atatürk), Ankara (Esenboğa), İzmir (A. Menderes) dedir. Bunun yanında daha çok iç hat seferleri yapılan Adana, Antalya, Dalaman, Bodrum, Diyarbakır, Erzurum, Malatya, Elazığ, Van, Samsun, Trabzon gibi, 25 ayrı il merkezinde hava alanı bulunmaktadır.<br />TİCARET<br />Üretilen mal ve hizmetlerin alınıp satılmasına ticaret denir. İç ve dış ticaret olmak üzere ikiye ayrılır.<br />1. İç Ticaret<br />Ülke sınırları içinde, bölge ve bölümler arasında yapılan ticarete iç ticaret denir.<br />Türkiye’de çok canlı bir ticaret vardır. Bunda etkili olan faktörler şunlardır:<br />• Sanayi kuruluşlarının dengesiz dağılımı <br />• Bölgeler arasında yetişen tarım ürünlerinin farklı olması <br />• Nüfusun dengesiz dağılımı <br />• Hayvansal maddelerin her yerde üretilememesi <br />Ülkemizde bazı il merkezleri ticaret şehirleri özelliği kazanmışlardır. Bunlar, İstanbul, Bursa, İzmit, İzmir, Denizli, Adana, GaziAntep, Diyarbakır, Ankara, Konya, Kayseri, Samsun, Trabzon, Erzurum ve Malatya gibi illerdir. Bu merkezlerde ticaretin gelişmesinde, ulaşım yolları üzerinde bulunmalarının büyük etkisi olmuştur.<br />İhracat (Dış satım): Bir ülkenin başka ülkelere yaptığı satışlardır. <br />İthalat (Dış alım): Bir ülkenin başka ülkelerden aldığı mallara denir.<br />2. Dış Ticaret<br />Bir ülkenin başka ülkelerle yaptığı alışverişe dış ticaret denir. Dış ticaretin para karşılığına dış ticaret hacmi denir. Gelişmiş ülkelerde dış ticaret hacmi fazla, gelişmemiş ülkelerde düşüktür. Yine, gelişmiş ülkelerde ihracat, genelde ithalattan daha fazladır. Bu ülkeler dışarıdan daha çok hammadde alıp dışarıya işlenmiş sanayi ürünleri satarlar. Az gelişmiş ülkeler ise dışardan daha çok işlenmiş sanayi ürünleri alıp, dışarıya tarım ürünleri veya ham maddeler satarlar.<br />TÜRKİYE’DE DIŞ TİCARET<br />Türkiye’de, Cumhuriyetin ilk yıllarında çok az olan dış ticaret hacmi, artan nüfus ve canlanan ekonomiye bağlı olarak artış göstermiştir.<br />1980'li yıllara kadar Türkiye’de,<br />• Dış ticaret hacmi düşük, ihracatta tarım ve maden ürünleri, ithalatta ise daha çok işlenmiş sanayi ürünleri önemliydi. <br />• 1980'li yıllardan sonra, dış ticaret hacmi arttı. İhracatta sanayi ürünlerinin payı % 90 lara çıktı. İthalatta ise fabrika kuracak aletlerin, yatırım mallarının ve hammaddelerin oranı artmıştır. <br />Başlıca İhraç Ürünlerimiz<br />• Tarım ürünleri (Pamuk, fındık, tütün, baklagiller, kuru ve yaş meyveler) <br />• Dokuma ve tekstil ürünleri <br />• Hayvan ve hayvansal ürünler (Deri, yumurta, yün, tiftik) <br />• Bitkisel yağlar <br />• Bazı dayanıklı tüketim malları (Televizyon, buzdolabı, vs.) <br />• İpekli dokuma ve giyim eşyaları <br />• Mobilya, çimento, cam ve seramik ürünleri <br />• Madenler (krom, bakır, cıva, demir, bor, tuz) <br />Başlıca İthal Ürünlerimiz<br />Fabrika kurmaya yarayan aletler, ham petrol, ilaç ve kimyasal maddeler, elektronik araçlar, motorlu araçlar, silah, optik araçlar, tropikal ürünler (muz, kahve, hurma, pirinç)<br />Dış ticaretimizde önemli ülkeler<br />Almanya, İtalya, ABD, İngiltere, Fransa, Hollanda, Belçika, Japonya, İran, Suudi Arabistan ve son yıllarda Rusya Federasyonu, Gürcistan ve Orta Asya ülkeleri (Kazakistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan)<br />Ülkemizde son yıllarda uygulanmak istenen diğer bir ticaret şekli de serbest ticarettir. Serbest ticarette ülkeler ürettikleri çeşitli malları, belli yerlerde kurulacak pazarlarda gümrük vergisi ödemeden pazarlamaktadır. Ülkemizde serbest ticaret bölgesi olarak şu anda İstanbul, Mersin, İzmir, İskenderun, Antalya ve Trabzon illeri belirlenmiştir.<br />TURİZM<br />İnsanların gezmek, görmek, eğlenmek ve dinlenmek amacıyla yaptığı gezilere turizm denir. Bu geziyi yapan kişilere de turist adı verilmektedir.<br />İç turizm: Vatandaşların kendi ülkeleri içinde yaptıkları gezilere denir. <br />Dış turizm: Bir ülkeden başka ülkelere yapılan gezilere denir.<br />Dünya’nın çeşitli ülkelerindeki doğal güzellikler ve tarihi değerler insanlara çekici gelmektedir.<br />Turizme konu olan çekicilikler şunlardır:<br />• Bazı hastalıkları tedavi edici kaplıca ve içmecelerin bulunması <br />• Tabii manzaranın güzel olması <br />• Spor sahalarının ve denize girmeye uygun plajların bulunması <br />• Tarihi kalıntıların bulunması <br />• Kaliteli malların pazarlandığı merkezler olması <br />• Kutsal ibadet yerlerinin varlığı <br />Türkiye’de turizmi etkileyen faktörler<br />• Deniz turizmine ve kış turizmine elverişli iklim koşulları <br />• Doğal ve tarihi zenginlikler <br />• Turizm alt yapısının (ulaşım, tanıtım, konaklama) yetersizliği <br />• Folklor zenginliği <br />Türkiye’nin turistik değerleri<br />• Yazların sıcak ve uzun geçmesi <br />• Deniz suyu sıcaklığının yeterli olması (Karadeniz kıyıları hariç) <br />• Zengin bitki toplulukları <br />• Yeryüzü şekillerinin çeşitliliği (mağara, peribacası, traverten) <br />• Tarihi değerlerin zenginliği (İlkçağ, Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemi eserleri) <br /></span></p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/126-tc-inkilap-tarihi-ve-ataturkculuk.html">Kpss Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/120-kpps-genel-kultur.html">Kpss Genel Kültür</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/122-kpss-cografya.html">Kpss Coğrafya</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/123-kpss-anayasa.html">Kpss Anayasa</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/124-kpss-vatandaslik.html">Kpss Vatandaşlık</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/125-kpss-cikmis-sorular.html">Kpss Çıkmış Sorular</a></p><p><a href="http://aygunhoca.com/kpss/122-kpss-cografya/108-turkiyenin-beseri-cografyasi-ve-nufus.html" title="Türkiyenin Beşeri Coğrafyası ve Nüfus">Konunun İlk Bölümünü Görmek için Tıklayınız</a></p>
<p><strong>Türkiye'nin Coğrafi Bölgeleri</strong></p>
<p><strong>Akdeniz Bölgesi<br /></strong><br />Türkiyenin akdeniz sahillerini ve güneyini kapsayan bölgedir. Bölge sınırı ile il sınırları birbiri ile çakışmaz<br /><br />Akdeniz Bölgesi, Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Anadolu’nun güneyinde Akdeniz kıyısı boyunca uzanır. Genişliği 120-180 km arasında değişir. Batı ve kuzey batısında Ege Bölgesi, kuzeyinde İç Anadolu Bölgesi, doğusunda Güneydoğu Anadolu Bölgesi, güneyinde ise Akdeniz bulunur. Güneydoğudan Suriye ile komşudur. Türkiye’nin başka bölgelerinde olduğu gibi Akdeniz Bölgesi’nde de bölge sınırları ile yönetim birimleri olan illerin sınırları tümüyle çakışmaz.</p>
<p>Coğrafya<br />Coğrafi konum<br />Adını güneyindeki denizden alan Akdeniz Bölgesi, kuzey batıda Ege Bölgesi, kuzeyde İç Anadolu Bölgesi, kuzeydoğuda Doğu Anadolu Bölgesi ve doğuda Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile komşudur.<br /><br />Kıyı uzunluğu doğuda Suriye sınırından batıda Marmaris'e kadar 1542 Km'dir.<br /><br />Akdeniz Bölgesinin yüz ölçümü 89.493 Km2 dolayındadır; Türkiye toplam alanının yaklaşık %14'ünü kaplar. Yüz ölçümü bakımından Türkiye'nin dördüncü büyük bölgesidir ve nüfusunun en çok değil ama fazla olduğu bir coğrafi bölgedir doğal bitki örtüsü makidir<br />Arazi Yapısı<br /><br />Akdeniz bölgesinin dağlık ve oldukça engebeli bir yapısı vardır. Bölgenin yeryüzü şekillerinin ana çizgilerini Toroslar belirler. Antalya Körfezi’nin iki yanında yer alan Batı Toroslar, Kuzeyde Göller Yöresinde birbirine yaklaşıp sıkışır. Teke Yarımadası'nın batısında beliren Batı Toroslar, Taşeli Platosu'na kadar uzanır.<br /><br />Genellikle kalker ve ofiyolitli kayalarından oluşan bu dağlar kırıklı ve kıvrımlı bir yapı gösterir. Batı Torosların en yüksek noktası Bey Dağlarındaki 3096 m’lik Kızlar Sivrisi Tepesidir. Göller Yöresi’nin kalker oluşumu, sarp dağlarının ortalama yüksekliği 2000-2005 m arasındadır. Yüksek kütleler arasında Avlan, Gördes, Söğüt gibi karstik kökenli çanak biçimli çukur alanlar vardır.<br /><br />Bu kesim aynı zamanda düden, obruk, mağara, yer altı dereleri, suyutan ve voklüz kaynakları gibi karstik şekiller bakımından da zengindir.<br /><br />Türkiye’nin, Beyşehir ve Eğridir gibi büyük tatlı su gölleri buradadır. Batı Toroslar, dik eğimli yamaçlarından inen bol sulu akarsular tarafından parçalanmış ve genellikle boylamasına uzanan derin vadiler ortaya çıkmıştır. siz yokken biz vardık anlaşmalarıyla dünyada bir büyük ve tek olduk bilinizmi.<br /><br />Orta Toroslar, güney batıdaki Taşeli platosu ile kuzey doğudaki Uzun Yayla arasında uzanır. Bu kesimdeki başlıca yüksek kütleler batıdan doğuya doğru Bolkar Dağları, Aydos Dağları, Ala Dağlar, Tahtalı Dağları ve Binboğa Dağlarıdır. Orta Torosların en yüksek noktası Ala Dağlar’da 3756 m’ye yetişen Demirkazık Tepesidir. Orta Toroslar Uzun Yayla’da 1500m yüksekliğindeki bir platoya dönüşür. Orta Toroslar kuzey-güney doğrultusunda akan bol sulu akarsular tarafından parçalanmıştır. Göksu, 130 km uzunluğundaki Limonlu Çayı, Tarsus çayı bunların başlıcalarıdır. Bu akarsular kalker oluşumlu dağlar arasında, derinliği 1000m’yi bulan vadiler açar ve yörenin yüzey şekillerinin sert bir görünüm almasına neden olur.<br /><br />Amanos Dağları (Nur Dağları), Toroslar dağ sisteminin en güneyindeki bölümünü oluşturur ve İskenderun Körfezinin doğusunda dik bir duvar gibi yükselir.<br /><br />Lübnan topraklarından doğarak kuzeye doğru akan ve Antakya yakınlarında dik bir açıyla batıya dönen Asi Irmağı, Amik Ovasının Güneybatı ucunda, geniş tabanlı bir vadiden geçer ve Samandağı yakınlarında Akdeniz'e dökülür.<br /><br />Çukurova, doğuda Amanos Dağları, batıda ise Orta Toroslarla sınırlanır. Bu geniş düzlük batıda Seyhan doğuda Ceyhan ırmaklarının taşıdığı alüvyonlarla oluşmuş büyük bir delta ovasıdır. Çukurova’nın kuzey kesimleri bu iki ırmağın kolları ile yeryer parçalanmış bir plato görünümündedir; buna karşılık güneyde tekdüze bir hal alır. Bölgedeki en önemli akarsular doğudan batıya doğru sırasıyla Asi, Ceyhan ve Seyhan ırmakları ile Göksu, Köprü Suyu, Aksu, Eşem ve Dalaman çaylarıdır.<br /><br />Başlıca doğal göller Beyşehir, Eğirdir, Burdur ve Suğla gölleridir. Kıyılarda ise irili ufaklı birçok lagün vardır. En önemli yapay göller ise Seyhan ve Aslantaş baraj gölleridir.<br /><br />Akdeniz kıyıları genellikle, az girintili çıkıntılı olması ve geniş yaylar çizmesi bakımından Karadeniz kıyılarına benzer; kıyı sahanlıklarına da pek rastlanmaz. Bölgenin en batı kesiminde ise dağlar kıyıya dik uzandığı için, burada Ege kıyılarına benzeyen daha girintili çıkıntılı bir kıyı tipi vardır. Bu kıyıların, yakın zamanlardaki bir deniz düzeyi yükselmesi sonucu oluştuğu sanılmaktadır. Engebeli kıyının içine sokulmuş küçük koylar, adalar ve yarımadalar bu yükselme nedeniyle ortaya çıkmıştır.<br />İklim<br /><br />Akdeniz ve Ege bölgesi kıyıları ile Marmara Denizi çevresinde görülür . Bu iklimde yazlar sıcak ve kurak geçmektedir Kışlar ise ılık ve yağışlıdır yaz ve kış mevsimindeki yağış miktarı arasında büyük fark bulunur. İç kesimlere doğru karasal iklim görülür .<br />Bitki örtüsü<br /><br />Dağların denize bakan yamaçlarında makilikler ve yer yer yüksek ormanlar kaplı ve arkalarında çukur alanlar ise karasal etkilerin arttığı bir iklim tipine rastlanır. Yine de Akdeniz’in etkisi nedeniyle bu kesimlerdeki iklim, İç Anadolu’daki kadar şiddetli karasal özellikler taşımaz. En sıcak ay ortalaması kıyılardaki 27-28 °C, iç kısımlar 23-25 °C dir; en soğuk ay ortalaması ise kıyıda 10 °C dolayında iken iç kısımlarda 1,5-2 °C kadar iner. Benzer biçimde, yıllık ortalama sıcaklık kıyılarda 18-20 °C, iç kısımlarda ise 12-14 °C kadardır. Yine Türkiyenin ortalama sıcaklıgı en yüksek noktası da buradadır Mersin kent merkezinin ortama sıcakklığı yıllık 22 °C dir. Bu sayede turizm gelişmiştir. Turizm bölgenin önemli geçim kaynaklarındandır. Aynı zamanda iklim şartları nedeniyli bitki örtüsü makidir ve aynı zamanda yazları sıcak ve kurak kışları ise ılık ve yağışlı geçer. Yinede bu bölgede ortalama derece yazları 18°-30° derece kışları ise ortalama 8°-10° derece arasında yer alır. Bitki örtümüz maki, defne, keçiboynuzu, zeytin gibi bodur vede kısa ağaçlardan oluşur. Ancak bu ağaçlar orman ağaçlarına nisbeten sıcağa ve soğuğa daha dayanıklıdır.<br />İller<br /><br />Akdeniz Bölgesi sınırları içerisindeki iller şunlardır:<br /><br />* Adana<br />* Antalya<br />* Burdur<br />* Hatay<br />* Isparta<br />* Mersin<br />* Osmaniye<br />* Kahramanmaraş (Afşin ve Elbistan ilçeleri hariç)<br />* Konya’nın Bozkır, Halkapınar, Yalıhüyük, Ahırlı, Seydişehir ve Derebucak ilçeleri<br />* Karaman'ın merkez ilçe ve Ayrancı ilçelerinin bazı bölümleri<br />* Afyon Karahisar’ın Başmakçı, Dinar ve Dazkırı ilçeleri<br />* Muğla'nın Marmaris-Aksaz, Köyceğiz, Ortaca ,Dalaman ve Fethiye ilçesi<br />* Denizli'nin Acıpayam, Çameli, Bozkurt, Beyağaç ilçeleri<br />* Gaziantep'in İslahiye, Nurdağı ilçeleri<br />* Kilis<br /><br />Nüfus ve Yerleşme<br />2007 nüfus sayımı sonuçlarına göre Akdeniz Bölgesi'nin nüfusu yaklaşık olarak 8,9 milyondur. Akdeniz Bölgesi kıyı bölgelerimize göre daha az nüfusludur. Nüfus yoğunluğunun en az olduğu yerler Teke ve Taşeli Platosu ile dağlık alanlardır. Akdeniz Bölgesi sulak ve kurak olmayan bir bölge olduğundan nüfus dağınıktır.<br /><br />Turizm<br /><br />Bölgenin kıyı kesimindeki elverişli iklim koşulları, doğal güzellikler ve tarihi zenginlikler turizmin gelişmesini sağlamıştır. Özellikle Antalya Bölümü’nde turizm gelişmiştir. Antalya, Alanya, Side, Kaş, Kalkan bu bölümde deniz turizminin geliştiği merkezlerdir. Akdeniz medeniyetini simgeleyen Olimpus, Patara gibi tarihi şehir kalıntıları önemli turistik çekiciliklerdir. Bölgede geniş alan kaplayan karstik şekiller, özellikle Damlataş ve İnsuyu mağaraları ile Cennet – Cehennem obrukları doğa harikasıdır. Pek çok milli park ile uluslararası yarışma ve festivallere duyulan aşırı ilgi bölge turizminin gelişmesine katkıda bulunmaktadır.<strong><br />EGE BÖLGESi</strong><br />1. Konumu ve Sınırları<br />Türkiye’nin batısını oluşturan bölge, ismini Ege Denizi’nden almıştır. Bölgenin şekli, batıdan doğuya doğru daralan bir üçgeni andırır. Güneyde Köyceğiz Gölü’nün batısı ile Sultan Dağları arasından geçen sınır, bölgeyi Akdeniz Bölgesi’nden ayırır. Kuzeyde Kazdağı’nın kuzeyi ile Uludağ’a, doğuda ise Emirdağ’a kadar uzanır. Türkiye yüzölçümünün % 10'una sahiptir. Yüzölçüm bakımından bölgeler arasında beşinci sırada bulunur.<br />Ege Bölgesi, Kıyı Ege ve içbatı Anadolu adı verilen iki coğrafi bölüme ayrılır.<br />2. Yeryüzü şekilleri<br />Bölgenin kıyı şeridinde doğu - batı istikametinde denize dik uzanan orta yükseklikteki dağlar yer alır. Dağlar arasına sokulan Ege Denizi, kıyılarda birçok koy ve körfezin oluşumuna neden olmuştur.<br />Ege Denizi’ne dik uzanan dağlar arasındaki grabenler üzerinde bulunan akarsular batıya doğru akar. Akarsuların taşıdığı alüvyonlarla üzerleri kapanan grabenlerde Bakırçay, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes ovaları oluşmuştur.<br />Bölgenin en önemli akarsuları Bakırçay, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes’tir. Bu akarsuların yatak eğimleri az olduğundan kıvrımlar yaparak akarlar. Bölgede Marmara ve Çamiçi (Bafa) gölleri bulunmaktadır.<br />3. iklim<br />Ege Bölgesi’nde Akdeniz iklim özellikleri etkilidir. Ancak, iç kesimlere gidildikçe karasal iklim özellikleri etkisini gösterir. Akdeniz iklim koşulları dağlar arasındaki ovaları takip ederek, 100 - 150 km içerilere kadar etkili olur.<br />Yükseltinin artmasından dolayı kıyıdan iç kesimlere doğru gidildikçe sıcaklık düşer. Kış mevsimi, kıyılarda ılık geçerken, iç kesimlerde karasallığın etkisi ile daha sert ve kar yağışlı geçer. Yaz mevsimi bölgenin tamamında sıcak ve kuraktır. Yıllık yağışın en fazlası, kıyı şeridinde ve iç kesimlerin önemli bir bölümünde kışın düşer.<br />4. Bitki Örtüsü<br />Kıyı şeridinin hakim bitki örtüsü makidir. Yüksek kesimlerde ise, maki yerini geniş ve iğne yapraklı ormanlara bırakır. Bölgenin iç kesimlerinin karakteristik bitki örtüsü bozkırdır. Bölge, Türkiye ormanlarının % 17'sini kaplayarak bölgeler arasında 3. sırada yer alır.<br />5. Toprak<br />Ege Bölgesi’nin kıyı şeridindeki ovalarda alüvyal topraklar, kireçtaşlarının bulunduğu yerlerde ise kırmızı topraklar yaygındır. Çevrelerindeki dağ sıralarında kireçli kahverengi rendzina toprakları bulunur. iç kısımlarda kireçli kahverengi orman toprakları yer alır.<br />Plâtolar üzerinde ise, kestane renkli topraklar görülürken, çevresine göre alçakta kalan yerlerde killi - kireçli topraklar bulunmaktadır.<br />6. Nüfus ve Yerleşme<br />Bölge, 1997 nüfus sayımına göre, 8,3 milyon nüfusa sahiptir. Nüfus yoğunluğu km2 ye 89 kişidir. Bölgenin nüfus yoğunluğu sürekli artmaktadır. Bu artmada, bölgenin sürekli göç alması etkili olur. şehirlerde yaşayan nüfus miktarı kırsal kesimde yaşayan nüfustan fazladır. içbatı Anadolu Eşiği ile Menteşe Yöresi bölgede nüfus yoğunluğunun en az olduğu yerlerdir. Ancak yaz mevsiminde turizme bağlı olarak kıyı kesiminde nüfus yoğunluğu artar.<br />7. Ekonomik Özellikler<br />Bölgede tarım oldukça gelişmiştir. Bölgedeki tarım alanlarında teknik imkânların kullanımı yaygındır. Kıyı şeridinde zeytin, pamuk, turunçgiller, incir, tütün gibi ürünler ile çeşitli sebzeler yetiştirilir. iç kesimlerde ise şekerpancarı ve tahıl tarımı yaygındır. Menteşe Yöresi’nde arıcılık yoğunlaşmıştır.<br />Bölge yeraltı kaynakları yönünden zengindir. Türkiye linyit çıkarımında ilk sıradadır. Demir, krom, altın, civa, tuz, zımpara taşı ve jeotermal enerji bölgenin diğer önemli yeraltı zenginlikleridir.<br />Marmara’dan sonra, sanayinin en çok geliştiği bölgedir. Bunun sebebi, bölgede ulaşım, sermaye, hammadde ve işgücü gibi imkanların fazla olmasıdır. Dokuma, tekstil, petro-kimya, makine ve gıda endüstrisi bölgede gelişen en önemli sanayi kollarıdır.<br />Ege, iç ve dış ticaretin en fazla geliştiği bölgelerimizden birisidir. Her yıl düzenlenen Uluslararası izmir Fuarı ülkemiz dış ticareti açısından önemli bir yere sahiptir.<br />Yerli ve yabancı turistlerin en fazla tercih ettiği bölgelerimizin başında Ege Bölgesi gelir. Bunun nedeni turizm kaynaklarının hemen hepsinin bölgede mevcut olmasıdır.<br /><br /><strong>KARADENİZ BÖLGESİ</strong><br />1. Konumu ve Sınırları<br />Bölge, Türkiye’nin kuzeyindedir. İsmini kuzeyindeki Karadeniz’den alır. Bölge, doğuda Gürcistan sınırından başlayarak, batıda Sakarya Ovası ile Bilecik’in doğusunda kadar uzanır.<br />Türkiye yüzölçümünün % 18'ine sahip olan bölge, bu oranla yüzölçüm bakımından üçüncüdür. Doğu - batı istikametinde en uzun olan bölgemizdir. Bölge, batıdan doğuya doğru yaklaşık 1400 km lik uzunluğa, kuzey - güney istikametinde ise 100 - 200 km arasında değişen genişliğe sahiptir.<br />Bölge, Doğu Karadeniz, Orta Karadeniz ve Batı Karadeniz olmak üzere üç coğrafi bölümden meydana gelir.<br />2. Yeryüzü Şekilleri<br />Bölgede, çeşitli jeolojik zamanlara ait araziler bulunmakla birlikte, daha çok III. jeolojik zamanda oluşmuş araziler yer alır. Dağlar kıyıya paralel uzanır. Bu dağlara Karadeniz Dağları ya da Kuzey Anadolu Dağları adı verilir. Kuzey Anadolu Dağları kıyı ve iç sıra dağları olarak ikiye ayrılır. Bu iki sıradağ kuşağını Kuzey Anadolu Fay Hattı birbirinden ayırır.<br />Dağlar, Batı Karadeniz Bölümü’nde yaklaşık 2000 m. yükseltiye sahiptir. Orta Karadeniz Bölümü’nde yükselti azalarak 1000 m.ye iner. Doğu Karadeniz Bölümü’nde ise yükselti artarak yaklaşık 4000 m.ye çıkar.<br />Bölgede, ovalar çok az yer kaplar ve genellikle Orta Karadeniz Bölümü’nde toplanmıştır. Çarşamba ve Bafra ovaları bölgenin en büyük ovalarıdır.<br />Bölgenin en önemli akarsuları Kızılırmak, Yeşilırmak, Sakarya, Çoruh, Bartın ve Yenice (Filyos) dir. Yerşekillerinin özelliği nedeni ile, göllerin yüzölçümü küçüktür. Sera, Tortum, Uzungöl, Yedigöller ve Abant bölgenin başlıca gölleridir. Doğu Karadeniz Bölümü’nün yüksek dağ zirvelerinde ise buzul (sirk) gölleri bulunur.<br />Yerşekillerinin özelliği nedeni ile ulaşım kıyı şeridinde yoğunlaşır. İç kesimlerle olan bağlantı Kalkanlı (Zigana) ve Kop gibi önemli geçitlerle sağlanır. Ayrıca, bölgedeki dağlar denize paralel uzandığı için, kıyılarda boyuna kıyı tipi görülür.<br />3. İklim<br />Bölgenin kıyı şeridinde Karadeniz iklimi etkilidir. Her mevsim yağış almasından dolayı, bulutlu gün sayısı ile yıllık yağış miktarı fazladır.<br />Doğu Karadeniz kıyı şeridinde yıllık yağış miktarı oldukça fazladır. (Giresun 1268 mm, Rize 2400 mm.)<br />Bunun yanında, Doğu Karadeniz kıyılarında yer almasına rağmen Trabzon’da yağış miktarı daha azdır. (833 mm)<br />Orta Karadeniz kıyı şeridinde yıllık yağış miktarı 600 - 1200 mm. arasındadır. (Samsun 650 mm, Ordu 1146 mm) Batı Karadeniz kıyı şeridinde ise, yağış 1000 mm. nin üzerindedir. (Zonguldak 1220 mm, Bartın 1196 mm)<br />Kıyıdan itibaren duvar gibi yükselen dağlar, Karadeniz üzerinden gelen nemli hava kütlelerinin dağların denize bakan yamaçlarında yağış bırakmalarına, iç kısımlara da kuru olarak geçmelerine neden olur. Buna bağlı olarak, yağış miktarı güneye gidildikçe azalır ve Karadeniz iklimi yerini karasal iklime bırakır. Bölgelerin iç kesimlerinde günlük ve yıllık sıcaklık farkları kıyıya nazaran daha fazladır.<br />Bölgede her mevsim etkili, soğuk karakterli poyraz kuzeydoğudan, karayel ise kuzeybatıdan yer yer şiddetli olarak eser. Şiddetli estikleri dönemlerde deniz ulaşımını ve balıkçılığı olumsuz yönde etkilerler.<br />4. Bitki Örtüsü<br />Bitki örtüsü, iklim tiplerinin özelliklerini en iyi şekilde yansıtır. Bundan dolayı, iki iklim tipinin etkili olduğu bölgede, iki karakteristik bitki örtüsü vardır. Karadeniz iklim özelliklerinin etkili olduğu kıyı şeridinde ormanlar yaygınken, karasal iklim özelliklerinin etkili olduğu iç kesimlerde seyrek ağaçlı ot toplulukları görülür.<br />Türkiye’de % 25 ile orman oranının en fazla olduğu bölge Karadeniz’dir. Bölgede nemliliğin fazla olması, ormanların yetişmesini kolaylaştırdığı gibi, orman yangınlarının da çok az olmasını sağlar.<br />5. Toprak<br />Bölgede, iklime bağlı olarak asit tepkime (reaksiyon) gösteren, koyu renkli, humus bakımından zengin yıkanmış çeşitli topraklar bulunur. Kuzey Anadolu Dağları’nın fazla yağış alan kuzey yamaçlarında boz ve esmer renkte kireçsiz orman toprakları yaygındır. Toprak yüzeyinde kimyasal reaksiyonun fazla olması, toprak katmanlarının kalınlaşmasını kolaylaştırır. Aynı dağların güneye bakan yamaçlarında yağışın azalması ve güneş radyasyonunun artmasıyla kireçli kahverengi orman toprakları bulunur. Batı Karadeniz Bölümü’nde de podzol topraklarına rastlanır.<br />6. Nüfus ve Yerleşme<br />Karadeniz Bölgesi, 1997 nüfus sayımına göre, 8,2 milyon nüfusa sahiptir. Bu miktar, bölge yüzölçümü ile oranlandığında km2 ye 58 kişi düşer. Bölgenin nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının altındadır.<br />1975 nüfus sayımına göre, Karadeniz Bölgesi’nin nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının üzerindeydi. Şimdi ise Türkiye ortalamasının altına düşmesinin nedeni, son yirmi yıldır, bölgeden diğer bölgelere özellikle Marmara Bölgesi’ne olan göçlerdir. Göçün en önemli nedeni, bölgedeki ekonomik faaliyetlerin sınırlı oluşudur.<br />Bölgede nüfus dağılışı da düzenli değildir. Bölüm ve yöreler arasında önemli farklar vardır.<br />Bunun en önemli nedeni, bölgedeki yeryüzü şekillerinin engebeli ve yüksek olmasıdır. Nüfus daha çok, Karadeniz kıyı şeridinde ve iç kesimlerdeki ovalarda toplanmıştır.<br />7. Ekonomik Özellikler<br />Tarım, kıyı kesimindeki sınırlı alanlar ile iç kesimlerdeki ovalarda yapılır. Bölgede dağların geniş yer kaplaması ve arazinin engebeli olması makineli tarımı güçleştirir. Daha çok insan ve hayvan gücüne dayalı emek yoğun tarım yaygındır. Bölgenin kıyı şeridinde çay, fındık, sebze, meyve ve mısır tarımı yapılırken, iç kesimlerde şekerpancarı, tütün ve tahıl tarımı yaygındır. Akarsu boylarının bazı kesimlerinde ise çeltik tarımı yapılır.<br />Türkiye çay üretiminin tamamı, fındık üretiminin de % 80'den fazlası Karadeniz Bölgesi’ne aittir. Karadeniz Bölgesi, nadasa ayrılan toprak oranının en az olduğu bölgedir. Bölgede, tarım alanlarının sınırlı oluşu ve sanayinin az gelişmesi gibi nedenlerle kıyı şeridindeki bölge halkı balıkçılığa yönelmiştir. Bölgenin iç kesimlerinde ise, balıkçılığın yerini küçük ve büyükbaş hayvancılık alır. Arıcılık ve kümes hayvancılığı da gelişmiştir.<br />Maden kaynakları açısından fazla zengin değildir. En önemli yeraltı zenginliği taşkömürü ve bakırdır. Türkiye’deki taşkömürü üretiminin tamamı, bakırın ise % 50 den fazlası bu bölgeye aittir. Endüstri istenilen düzeyde gelişmemiştir.<br />Zonguldak, Karabük ve Samsun bölgede en çok sanayileşmiş illerdir. Demir - çelik, bakır, çimento, tuğla, kiremit, kereste, konserve, kâğıt, sigara, tütün, şekerpancarı, çay ve fındık işleyen fabrikalar bölgedeki sanayi kuruluşlarıdır. Sarp sınır kapısı bölge ticaretini canlandırmıştır. Bölge, birçok doğal güzelliklere ve tarihi eserlere sahip olmasına rağmen turizm gelişmemiştir.<br /><br /><strong>MARMARA BÖLGESi</strong><br />1. Konumu ve Sınırları<br />Türkiye’nin kuzeybatısını oluşturur. ismini Marmara Denizi’nden almıştır. Avrupa kıtasındaki topraklarımızın tamamı bölge sınırları içindedir. Bölge doğuda Adapazarı ovası ile Bilecik’in doğusuna kadar uzanır. Bölgenin güney sınırı Kazdağı’ndan başlayarak Balıkesir ovasını içine alır ve Uludağ’ın güneyinden geçer. Çanakkale açıklarındaki Gökçeada ve Bozcaada bölgede bulunur. Bölge ülkemiz yüzölçümünün %8,5'ine sahiptir. Yüzölçümün büyüklüğü bakımından bölgeler arasında altıncı sıradadır.<br />Bölgenin bölümleri Çatalca - Kocaeli, Ergene, Yıldız Dağları ve Güney Marmara’dır.<br />2. Yeryüzü şekilleri<br />Türkiye’nin ortalama yükseltisi en az olan bölgesidir. En önemli yükseltilerini kuzeyde Yıldız Dağları, güneyde Samanlı Dağları ile Uludağ oluşturur. Uludağ 2543 m. ile bölgenin en yüksek yeridir.<br />Bölgede alçak, tepelik alanlar ile dalgalı düzlükler geniş yer kaplar. En önemli ovaları, Ergene, Adapazarı, Bursa, Karacabey, inegöl, Pamukova, Gönen ve Balıkesir ovalarıdır.<br />Meriç, Ergene, Sakarya ve Susurluk bölgenin en büyük akarsularıdır. Bölgenin ortalama yükseltisi az olduğu için akarsuların enerji potansiyelleri düşüktür.<br />Manyas, Ulubat, iznik, Sapanca, Büyük ve Küçük Çekmece ile Durusu (Terkos) bölgede yer alan göllerdir. Kuzey Anadolu fay hattının bir kısmı bu bölgeden geçer.<br />3. iklim<br />Marmara Bölgesi’nde Akdeniz, Karadeniz ve karasal iklim özelliklerinin hepsi görülür. Bölge yılda ortalama 500 - 700 mm. arasında yağış alır. Örneğin, istanbul 677 mm, Bursa 696 mm, Edirne 586 mm. yağış almaktadır.<br />Bölgedeki yıllık ortalama sıcaklık 13 - 15 °C’dir. istanbul’da, en sıcak ay ortalaması 23,2 °C iken, en soğuk ay ortalaması 5,6 °C dir. Güney Marmara Bölümü’nün dağlık iç kısımlarında ve Ergene Havzası’nda karasal iklim koşulları etkili iken, Karadeniz kıyı şeridinde Karadeniz iklimi görülür. Marmara ve Ege Denizi çevresindeki 300 - 400 m. yüksekliğe kadar olan alanlarda ise Akdeniz geçiş iklimi etkilidir.<br />4. Bitki Örtüsü<br />Bölge, bitki örtüsü çeşitliliği açısından zengindir. Bu durum, bölgedeki iklim çeşitliliğinin fazla olmasından kaynaklanır. Ergene Havzası’nın karakteristik bitki örtüsü, ormanların tahrip edilmesi ile oluşmuş antropojen bozkırdır. Yıldız Dağları’nın Karadeniz’e bakan yamaçları ile Koru ve Işık dağlarında ormanlar yer alır. Marmara ve Ege Denizi çevresinde, Akdeniz ikliminin etkisi ile 300 - 400 m. yüksekliğe kadar maki toplulukları bulunur. Güney Marmara’nın yüksek kesimlerinde ise, iğne yapraklı ormanlar yer alır. Bölge, Türkiye ormanlarının % 13'ünü kaplayarak bölgeler arasında dördüncü sırada bulunur.<br />5. Toprak<br />Trakya’nın kuzeyinde, Kocaeli Yarımadası’nda, Güney Marmara’nın doğusu ve güneyinde, asitli, koyu renkli ve organik madde bakımından zengin topraklar bulunur. Ergene çayı havzası ile Güney Marmara Bölümü’ndeki ovalarda vertisol topraklar, Trakya’nın batısı Gelibolu ve Biga Yarımadası çevresinde ise rendzina adı verilen kireçli topraklar yer alır.<br />6. Nüfus ve Yerleşme<br />Nüfus ve nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu bölgedir. Türkiye’nin toplam nüfusununun yaklaşık % 20 sinden fazlası bu bölgede yaşar. 1997 nüfus sayımına göre bölge nüfusu 15,9 milyon, nüfus yoğunluğu km2 ye 236 kişidir.<br />Bölgede şehir nüfusu fazla iken, kır nüfusu oldukça azdır. Diğer bölgelerden göç aldığından nüfusu sürekli olarak artmaktadır.<br />7. Ekonomik Özellikler<br />Marmara Bölgesi, bölge yüzölçümüne göre tarım alanları oranının en fazla olduğu bölgemizdir. Bölge, Türkiye ayçiçeği ve pirinç üretiminde birincidir. Zeytin, tütün, şekerpancarı, üzüm, mısır ve buğday tarımı yapılan diğer ürünlerdir.<br />Marmara, ahır ve kümes hayvancılığının en fazla geliştiği bölgemizdir. Bu durum, bölgede başta tüketici nüfusun fazlalığı ve pazarlama sorununun çözülmüş olması ile ilgilidir. Yine Marmara, Türkiye’de ipekböcekçiliğinin en fazla yapıldığı bölgedir.<br />Bölge, bor mineralleri çıkarımında Türkiye’de birincidir. Mermer, linyit, barit, volfram ve doğal gaz bölgede çıkarılan diğer yeraltı zenginlikleridir. Endüstrinin en çok geliştiği bölgedir. Türkiye’deki endüstri kuruluşlarının % 75'i bu bölgededir. Makine, kimya, ilaç, dokuma, tekstil ve gıda gibi hemen her tür endüstri kuruluşunu Marmara Bölgesi’nde görmek mümkündür.<br />Marmara, Türkiye’de iç ve dış ticaretin en fazla geliştiği bölgedir. Bölge ticaretinin gelişmesinde, tarım ve endüstrinin çok gelişmiş olması ile ulaşım ağının çok sık ve kolay olmasının da rolü vardır. Marmara Bölgesi, turizm potansiyellerinin hemen hepsine sahiptir. Dolayısı ile turizm gelirlerinin en çok olduğu bölgemizdir.</p>
<p><strong><span style="font-family: trebuchet ms,geneva;">Güneydoğu Anadolu Bölgesi</span></strong><br /><span style="font-family: trebuchet ms,geneva;">1. Konumu ve Sınırları<br />Bölge, Türkiye’nin güneydoğu kesimini oluşturur. Bu bölge, kuzeyde Güneydoğu Toroslar’ın güney etekleri ile güneyde Suriye ve Irak sınırları arasında bulunur. Batıda K. Maraş’ın doğusu ile Gazi Antep Plâtosu’nun batısından geçen sınır, bölgeyi Akdeniz Bölgesi’nden ayırır. Türkiye yüzölçümünün % 7,5'ini kaplayarak, bölgeler arasında en küçük olan bölgemizdir.<br />Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Dicle ve Orta Fırat bölümlerinden oluşur.<br />2. Yeryüzü Şekilleri<br />Güneydoğu Anadolu Bölgesi, genel olarak plâto ve ovalardan oluşur. Bölgenin batısında ş. Urfa, G. Antep ve Adıyaman plâtoları yer alır. Doğudaki plâtolar daha engebelidir. Kuzeydoğuda Diyarbakır Havzası, güneyde Mardin Eşiği bulunur. <br />Bölgede yer alan başlıca akarsular Fırat ve Dicle ile kollarıdır. Birecik, Suruç, Altınbaşak (Harran) ve Ceylanpınar bölgedeki ovalardır.<br />3. İklim<br />Bölgenin batısında, Fırat nehrine kadar olan sahalarda Akdeniz iklim koşulları etkilidir. Bölgede, batıdan doğuya doğru yükseltinin ve denize olan uzaklığın artmasına bağlı olarak bozulmuş karasal iklim şartları etkisini göstermeye başlar. Yaz mevsiminde Türkiye’nin en sıcak ve kurak olan bölgesidir. Temmuz sıcaklık ortalaması 30°C yi geçer. Buharlaşma şiddeti yüksektir. Bölgenin yıllık yağış miktarı ise 500 - 600 mm. civarındadır.<br />4. Bitki Örtüsü<br />Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin hakim bitki örtüsü bozkırdır. Yağış alan yüksek kesimlerde ise kümeler halinde ormanlar görülür. Güneydoğu Toroslar’ın 700 m. den daha yüksek kesimlerinde meşe, Siirt dolaylarında ise kızılçam ormanları bulunur. Bölgedeki orman oranı % 3'tür. Orman oranı en az olan bölgemizdir.<br />5. Toprak<br />Bu bölgede kızıl renkli kireçli topraklar bulunur. Güneydoğu Toroslar’ın güney yamaçlarında kireçli orman toprakları vardır. Kilis çevresinde ise, kırmızımsı Akdeniz toprakları yaygındır.<br />6. Nüfus ve Yerleşme<br />1997 nüfus sayımına göre, bölgede 5,7 milyon kişi yaşar. Nüfus yoğunluğu ise km2 ye 96 kişidir. Bu miktar, Türkiye ortalamasının üzerindedir. Bölgenin yüz-ölçümü küçük olduğu için nüfus yoğunluğu fazladır.<br />Önceleri bölgede kırsal nüfus fazla iken, son yıllarda kırsal kesimden şehirlere olan göçler kent nüfusunu arttırmıştır.<br />7. Ekonomik Özellikler<br />Tarım ve hayvancılığın bölge ekonomisinde önemli bir yeri vardır. Sulama imkânlarının sınırlı olduğu sahalarda, buğday, arpa, kırmızı mercimek, tütün ve üzüm tarımı yapılırken, sulamanın yeterli olduğu yerlerde pamuk yetiştirilir. Bölgede tarım istenilen verim düzeyine ulaşmamışıtır. Tarımı sınırlandıran en önemli sorun, kuraklık ve sulama imkânlarının yetersizliğidir. Hızla tamamlanmaya çalışan Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ile bu olumsuz durum önemli ölçüde ortadan kalkacaktır. Proje tamamen bittiğinde, pamuk, sebze, mısır, soya fasulyesi ve pirinç gibi ürünlerin ekim alanı genişleyecektir.<br />Bölgede küçükbaş hayvancılık yaygındır. Özellikle Toroslar’ın güney eteklerinde yoğun olarak koyun ve kıl keçisi beslenir.<br />Türkiye’de çıkarılan petrolün büyük bir bölümü bu bölgeye aittir. Bu üretim, Türkiye petrol tüketiminin yaklaşık % 15'ini karşılar. Fosfat, linyit ve doğal gaz diğer yeraltı zenginlikleridir.<br />Bölgede endüstri çok fazla gelişmemiştir. Bölgenin en önemli endüstri kuruluşu Batman’da yer alan petrol rafinerisidir. Bölgede sınır ticareti yaygındır. Sınır ticareti bölge ekonomisini olumlu yönde etkiler. Bölgede turizm yeterince gelişmemiştir. <br /><strong>DOĞU ANADOLU BÖLGESİ </strong><br />1. Konumu ve Sınırları<br />Türkiye’nin doğusunu oluşturan bölge, doğudan batıya doğru daralarak adeta bir üçgeni andırır. Bölgenin kuzeybatısında, Gürcistan ve Ermenistan, doğusunda Nahcivan ve iran, güneyinde Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Kuzeyinde Karadeniz Bölgesi yer alır. Bölge batıda, Tahtalı Dağları’ndan başlayıp, kuzeyde Kızıldağ’a ulaşan bir sınır ile iç Anadolu Bölgesi’nden ayrılır. Yüzölçümü en büyük bölgemizdir. Bölge, ülkemiz yüzölçümünün % 21 ine sahiptir.<br />Doğu Anadolu Bölgesi, Yukarı Fırat, Erzurum - Kars, Hakkâri ve Yukarı Murat - Van bölümlerinden meydana gelir.<br />2. Yeryüzü şekilleri<br />Doğu Anadolu Bölgesi, 2000 - 2200 m. ortalama yükseltisi ile en yüksek olan bölgemizdir. Bölgenin yeryüzü şekillerini sıradağlar, geniş plâtolar ve plâtolar arasındaki ovalar oluşturur.<br />Bölgedeki dağlar, doğu - batı doğrultusunda üç sıra halinde uzanırlar. Bölgenin kuzeyini oluşturan Çimen, Kop ve Yalnızçam dağlarının güneyinde Divriği, Erzincan, Erzurum, Horasan, Kağızman ve Iğdır çöküntü hendekleri yer alır. Bu çöküntü hendeklerinin güneyinde ise, orta sıra dağlarını oluşturan Munzur, Karasu ve Aras dağları uzanır. Bu dağ sıralarının güneyinde ise, Afşin’den başlayarak, Malatya, Elazığ ve Bingöl ovalarından geçen ve Muş Ovası’na kadar devam eden diğer çöküntü hendeği bulunur. Bu hendek Güney Anadolu Fay Hattı üzerindedir. Doğu Anadolu Bölgesi’nin en güneyini Güneydoğu Toroslar, Bitlis, Hakkari ve Buzul (Cilo) dağlarından oluşan üçüncü dağ kuşağı yer alır.<br />Bu bölgenin doğusunda güneybatı kuzeydoğu doğrultusunda uzanan Nemrut, Süphan, Tendürek ve Ağrı volkanik dağları bulunur.<br />Bölgede dağlardan sonra en fazla yer kaplayan yeryüzü şekli plâtolardır. Erzurum - Kars Plâtosu bu plâtoların en büyük olanıdır. Aras, Kura, Fırat, Dicle ve Zap bölgenin önemli akarsularıdır. Akarsuların hidroelektrik üretim potansiyelleri fazladır. Bunun sebebi yükselti ve eğimin etkisiyle derin vadilerden akmalarıdır.<br />Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü başta olmak üzere, Çıldır, Nazik, Erçek, Hazar, Balık ve Bulanık gölleri bu bölge sınırları içindedir. Bölgedeki, Van Gölü havzası, Türkiye’nin ikinci büyük kapalı havzasıdır.3. iklim<br />Doğu Anadolu Bölgesi’nde karasal iklim özellikleri görülür. Karasal iklim koşullarının yaşanmasında bölgenin ortalama yüksekliğinin fazla olması ve denizlere olan uzaklığı etkilidir. Kış mevsimi çok soğuk ve kar yağışlı geçer. Yaz mevsimi, Doğu Anadolu Bölgesi’nin yüksek kesimlerinde serin, alçak ovalarında sıcak geçer ve çok kısa sürer. Bölgenin yaz sıcaklık ortalamaları 20°C dir. Yıllık sıcaklık farkının en çok olduğu bölgemizdir.<br />Yıllık yağış miktarı 500 - 600 mm olan bölgenin kuzeydoğusu ile güneydoğusunda yağış miktarları daha fazladır. Özellikle Hakkâri Bölümü’nün yüksek dağlık kesimlerinde yıllık yağış 1000 mm.yi geçer. Bölgedeki alçak alanlarda yağış miktarı azalır.<br />4. Bitki Örtüsü<br />Doğu Anadolu Bölgesi’nin tabii bitki örtüsü bozkırdır. Bölgenin ova ve havzalarında yaygın olan bozkırlar, ilkbaharın geç gelmesinden dolayı Mayıs ayında yeşerir. Temmuz ayında sararmaya başlarlar. Yağışların fazla olduğu dağ eteklerinde meşe ve sarıçam ormanlarına rastlanır. Dağ çayırları diğer bitki örtüsüdür. Türkiye ormanlarının %11'ine sahip olan bölge, orman alanları bakımından 5. sırada bulunur.<br />5. Toprak<br />Bölgenin yüksek kesimlerinde dağ - çayır toprakları bulunurken, Erzurum - Kars Plâtosu’nda çernezyom toprakları bulunur. Bölgenin diğer plâtolarında ise kestane renkli topraklar, çöküntü ovalarında kireç ve kil miktarının fazla olduğu vertisol topraklar ile rendzinalar bulunur. Ayrıca yer yer alüvyal topraklar da yer almaktadır.<br />6. Nüfus ve Yerleşme<br />Bölgenin nüfusu 1997 nüfus sayımına göre, 5,9 milyondur. Nüfus yoğunluğu ise km2 ye 36 kişidir. Nüfus yoğunluğunun en az olduğu bölgemizdir. Yoğunluğun azlığında, bölge yüzölçümünün büyük olması da etkilidir.<br />Bölgedeki kırsal nüfus, kent nüfusundan fazladır. Diğer bölgelere sürekli göç verir. Bunun nedeni iş im-kânlarının sınırlı olması ve ekonomik kaynaklarını yeterince değerlendirememesidir.<br />7. Ekonomik Özellikler<br />Doğu Anadolu Bölgesi nüfusunun %80'i tarım ve hayvancılıkla uğraşır. Tarımsal nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu bölgemizdir. Bölgede daha çok arpa ve buğday gibi tahıl ürünleri yetiştirilir. şekerpancarı, pamuk, tütün ve kayısı bölgede üretilen diğer tarım ürünleridir. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık ile arıcılık faaliyetleri yaygındır.<br />Doğu Anadolu, Türkiye’de maden çeşitliliğinin ve rezervinin en çok olduğu bölgedir. Bakır, kurşun, krom, demir, linyit, oltutaşı, barit ve kalay bölgede çıkarılan başlıca madenlerdir. Ancak bu madenler ulaşım zorluğu ve sermaye yetersizliği nedeniyle yeterince işletilememektedir. Yine aynı nedenlerden dolayı, endüstri de yeterince gelişmemiştir. En fazla elektrik enerjisi üreten bölge olmasına rağmen, en az elektrik kullanan bölgedir.<br />Canlı hayvan, tereyağı, bal, peynir ve yapağı ticareti bölge halkı için önemli bir ekonomik uğraştır. Doğal güzellikler, tarihi eserler, antik kalıntılar ve kaplıcalar bölgedeki turizm kaynaklarıdır. Ancak, turizm gelişmemiştir.<br /><strong>iÇ ANADOLU BÖLGESi</strong><br />1. Konumu ve Sınırları<br />Bölge, Türkiye’nin orta kesiminde yer alır. Bölgenin kuzeyindeki sınır, Karadeniz Bölgesi’nin iç sıradağlarının güney eteklerini takip eder. Güneyde Akdeniz Bölgesi ile olan sınırı Toroslar’ın kuzey eteklerinden geçer. Doğu Anadolu Bölgesi ile arasındaki sınır, Uzunyayla’nın orta kesiminden kuzeyde Kızıldağ’a ulaşır. Batıda ise Ege Bölgesi ile sınırı, iç Batı Anadolu Eşiği’nin doğusundaki dağların doğu ve güney eteklerinden geçer. Türkiye yüzölçümünün yaklaşık %20'sini kaplar. Türkiye’nin ikinci büyük bölgesidir. Bölgenin, Güneydoğu Anadolu Bölgesi hariç her bölgeyle sınırı vardır.<br />iç Anadolu Bölgesi, Konya, Yukarı Sakarya, Orta Kızılırmak ve Yukarı Kızılırmak olmak üzere dört coğrafi bölümden meydana gelir.<br />2. Yeryüzü Şekilleri<br />iç Anadolu Bölgesi, etrafı dağlarla çevrili büyük bir çanak görünümündedir. Ortalama yükseltisi 1000 m.dir. Bölümün en alçak yeri olan Sakarya ve Kızılırmak vadilerinde yükselti 700 m ye kadar iner.<br />Bölgenin güneydoğusunda, Erciyes, Hasandağı, Melendiz, Karacadağ ve Karadağ volkanik kütleleri uzanır.<br />Bölgede yüksek plâtolar geniş alan kaplar. Bunlar, özellikle Kızılırmak ve Sakarya’nın kollarıyla parçalanmış Obruk, Haymana, Cihanbeyli, Bozok ve Uzunyayla plâtolarıdır. Bu plâtolar arasında Tuz Gölü, Konya, Develi, Akşehir kapalı havzaları ile Konya ve Yukarı Sakarya ovaları yer alır. Tuz Gölü başta olmak üzere, Akşehir, Çavuşçu (Ilgın), Eber, Eymir ve Mogan bölgede yer alan en önemli göllerdir.<br />3. İklim<br />Bölgede yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlı geçer. Konveksiyonel yağışların en çok görüldüğü bölgedir. iç Anadolu Bölgesi’nin büyük bir bölümü 350 - 550 mm. arasında yağış alır. Yüksek dağların yamaçlarında ise yağış miktarı biraz daha fazladır.<br />Bölge yağışların en az düştüğü bölgemizdir. Ayrıca, Güneydoğu Anadolu’dan sonra kuraklığın en fazla yaşandığı bölümdür.<br />4. Bitki Örtüsü<br />iç Anadolu Bölgesi’nde hakim bitki örtüsü, ilkbahar yağışlarıyla yeşeren yaz kuraklığının başlamasıyla sararıp kuruyan ot topluluklarından oluşan bozkırlardır. Bölgede yağışın fazla olduğu alanlarda meşelere, daha yükseklerde ise iğne yapraklı ormanlara rastlanır.<br />iç Anadolu Bölgesi’ndeki ormanlar tarih boyunca tahrip edilmiştir. Bunun sonucu olarak bölge, geniş alan kaplayan bozkırlar arasında, yer yer orman ağacı topluluklarının bulunduğu antropojen step sahası haline gelmiştir. Bölge Türkiye ormanlarının %7 sine sahiptir ve bölgeler arasında 6. sırada yer alır.<br />5. Toprak<br />iç Anadolu Bölgesi’nde kahve ve kestane renkli topraklar yaygındır. 1200 m. den yüksek alanlardaki orman altlarında, organik madde bakımından zengin, koyu renkli orman toprakları vardır. Ayrıca meşe ormanları altında kireçli kahverengi orman toprakları da bulunmaktadır.<br />6. Nüfus ve Yerleşme<br />Bölge nüfusu 1997 nüfus sayımına göre, 10,5 milyondur. Nüfus yoğunluğu ise km2 ye 64 kişidir. Bu oran Türkiye ortalamasının altındadır. Nüfus daha çok ovalarda ve yağışın fazla olduğu dağ eteklerinde toplanmıştır. Bölgenin en büyük şehri başkent Ankara’dır.<br />7. Ekonomik Özellikler<br />iç Anadolu Bölgesi’nin ekonomisi daha çok tarım ve hayvancılığa dayanır. Tarım alanlarının en geniş olduğu bölgemizdir. Yaygın olarak tahıl tarımı yapılır. Buğday, arpa, çavdar, şekerpancarı, patates, yeşil mercimek, nohut, armut ve elmanın en fazla yetiştirildiği bölgedir.<br />Yağış miktarının az olması, bölgede nadas yönteminin yaygın olarak kullanılmasında etkili olmuştur. Toplam hayvan sayısının en fazla (% 25) olduğu bu bölgemizde özellikle koyun yetiştiriciliği yaygındır.<br />Bölge, madenler açısından fazla zengin sayılmaz. Endüstri kuruluşlarının, Marmara ve Ege Bölgesi’nden sonra en yoğun olduğu bölgemizdir. Endüstri kuruluşları, Ankara, Kırıkkale, Eskişehir, Konya ve Kayseri’de yoğunlaşır.<br />iç Anadolu, turizmin en fazla geliştiği dördüncü bölgedir. Ankara, Konya, Niğde ve Kayseri bölgede turizmin canlı olduğu yerlerdir. Sağlık turizmi de yaygındır. Ancak bölgedeki birçok kaplıca ve ılıca çevresinde tesis yoktur. Haymana, Ayaş, Kozaklı, Balıklıçermik, Yozgat, Eskişehir ve Kırşehir kaplıcaları her yıl birçok insanın tedavi için uğradıkları yerlerdir. </span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva;">ORMANCILIK<br />Türkiye, sıcaklık ve yağış koşulları bakımından ormanın yetişmesine genel olarak elverişlidir. İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki bazı alanlar hariç, ülkemizin % 70'lik kısmının orman olması gerekir. Fakat, bugün bu oran % 26 civarındadır. Bu durum ormanlarımızın büyük bir kısmının yok edildiğini göstermektedir.<br />Ülkemizde, şu anda orman dağılışındaki en önemli faktör yağış ve nemdir. Yağış miktarı ile orman dağılımı arasında çok sıkı bir ilişki vardır. Örneğin, Doğu Karadeniz kıyılarında yağış fazlalığından ormanlar çok iken, Güneydoğu Anadolu’da aşırı kuraklıktan dolayı ormanlar azdır.<br />Türkiye’de ormanların coğrafi dağılışı (%)<br />Karadeniz Bölgesi ..........................................25<br />Akdeniz Bölgesi .......................................... ..24<br />Ege Bölgesi ..................................................17<br />Marmara Bölgesi ...........................................13<br />Doğu Anadolu Bölgesi ....................................11<br />İç Anadolu Bölgesi .........................................7<br />G. Doğu Anadolu Bölgesi ..................................3<br />Ülkemizdeki ormanların % 79'u kıyı bölgelerimizde toplanırken, %21'i iç bölgelerimizde toplanmıştır. İç bölgelerdeki orman azlığının nedeni, sıcaklıkların ve yağışların yetersiz olmasıdır. <br />MADENCİLİK ve ENERJİ KAYNAKLARI<br />A. MADENCİLİK<br />Yerkabuğunun farklı derinliklerinden çıkarılan, ekonomik değer taşıyan mineral ve elementlere maden denir. Türkiye’de madencilik faaliyetleri 1935 yılında kurulan M.T.A. ile özel sektör tarafından yürütülmektedir.<br />Türkiye’de çıkarılan önemli madenler<br />En zengin demir yataklarımız, Divriği (Sivas), Hekimhan ve Hasançelebi (Malatya), Edremit (Balıkesir), Dikili ve Torbalı (İzmir) ve Simav (Kütahya) çevresinde bulunmaktadır.<br />Ereğli, Karabük ve İskenderun’da demir - çelik fabrikaları bulunmaktadır.<br />Bakır: Ülkemizin en zengin madenlerinden biri olan bakır yatakları, çoğu kez kurşun ve çinko ile birlikte bulunur. En önemli bakır yataklarımız Karadeniz Bölgesi’nde bulunur. Murgul (Artvin), Küre (Kastamonu), Çayeli (Rize) ve Köprübaşı (Giresun) bu bölgedeki başlıca yataklardandır. Ayrıca Maden (Elazığ) ve Ergani (Diyarbakır)'de de bakır yatakları mevcuttur.<br />Krom: Paslanmayan ve çok sert bir maden olduğundan, madeni eşya yapımında ve kaplamasında kullanılır.<br />Krom yatakları altı ana bölgede toplanmıştır.<br />• Fethiye, Köyceğiz, Denizli <br />• Alacakaya (Guleman) (Elazığ) <br />• Bursa, Eskişehir <br />• Adana, Kayseri, Mersin <br />• İskenderun, Kahraman Maraş, İslahiye <br />• Kopdağı (Doğu Anadolu) <br />Krom madeni Antalya ve Guleman’daki ferro-krom tesislerinde işlenmektedir.<br />Boksit: Alüminyumun hammaddesi olan boksit çok hafif olduğundan uçak sanayiinde, otomobil, ev, elektrik malzemesi yapımında kullanılır. <br />Boksit yatakları Seydişehir (Konya), Akseki (Antalya) İslahiye (Gazi Antep) ve Milas (Muğla) civarında bulunur. Buralarda çıkarılan boksit, Seydişehir alüminyum tesislerinde işlenmektedir.<br />Bor Mineralleri: Ülkemiz bor rezervi bakımından Dünya’nın en zengin yataklarına sahiptir. Bu nedenle, bor madeninin çoğu ihraç edilmektedir. Bor madeninden elde edilen boraks ve asit borik nükleer alanda, jet ve roket yakıtında katkı maddesi olarak, ayrıca sabun, tekstil, cam, kâğıt sanayii, vb alanlarda kullanılır.<br />Bor mineralleri Balıkesir, Susurluk, Bigadiç çevresi ile Kütahya, Emet ve Eskişehir çevresinde çıkarılır. Çıkarılan mineraller Bandırma’daki tesislerde işlenir.<br />Kükürt: Kükürt gübre, kimya ve boya sanayiinde kullanılır. Ayrıca kauçuğun işlenmesinde ve sülfirik asit üretiminde de kullanılır. <br />Ülkemizde kükürt yatakları Keçiborlu (Isparta) ve Milas (Muğla) çevresinde bulunmaktadır.<br />Zımpara Taşı: Çeşitli kesici, torpüleyici ve silici aletlerin yapımında kullanılan zımpara taşı yönünden ülkemiz çok zengindir. Tire (İzmir), Manisa, Söke (Aydın), Milas (Muğla) ve Tavas (Denizli) da çıkarılır.<br />Barit: Suda erimeyen bir maden olduğundan boya, deri, kimya, cam ve kauçuk sanayiinde kullanılır. Ülkemiz barit yatakları bakımından zengin sayılır. Antalya, Muş, Gazi Antep ve Eskişehir çevresinde barit yatakları bulunmaktadır.<br />Tuz: Türkiye tuz yatakları bakımından son derece zengindir. Kaya tuzu yatakları üçüncü jeolojik zamanda, kapalı göl havzalarında suların buharlaşması ile oluşmuştur. Son yıllarda tuz üretimimiz üç kat artmıştır.<br />Türkiye’deki tuz üretiminin çoğu, Tuz Gölü ile İzmir Çamaltı tuzlasından sağlanır. Kaya tuzu yatakları, Çankırı, Kars, Iğdır ve Nevşehir çevresinde bulunmaktadır.<br />Cıva: Tek sıvı madendir. Zirai ilaç yapımında, kâğıt sanayiinde, suni gübre üretiminde ve boya sanayiinde kullanılır. Türkiye’de Sarayönü (Konya), Ödemiş (İzmir), Manisa ve Uşak çevresinde çıkarılmaktadır.<br />Kurşun - Çinko: Genelde kurşun ve çinko bir arada bulunur. Ülkemizde Keban (Elazığ) ve Kayseri çevresinde kurşun-çinko yatakları vardır.<br />Lületaşı: Eskişehir çevresinde çıkarılır ve işlenir. Süs eşyası yapımında kullanılır.<br />Oltutaşı: Erzurumun Oltu ilçesinde çıkarılır ve işlenir. Süs eşyası yapımında kullanılır.<br />Fosfat: Gübre hammaddesi olarak kullanılan fosfat ihtiyacımızı karşılamaz. Fas, Tunus ve Cezayir’de yaygın olarak görülür ve daha çok bu ülkelerden ithal edilir. Türkiye’deki en zengin fosfat yatakları Mazıdağı (Mardin), Adıyaman, Bingöl ve Bitlis’te bulunmaktadır.<br />Manganez: Çeliğe sertlik kazandırmak ve direncini artırmak için kullanılır. Uşak, Afyon, Muğla, Adana, Erzincan, Artvin ve Trabzon çevresinde manganez yatakları bulunur. İhtiyacı karşılamaz. Bu nedenle ithal edilir.<br />Mermer: Ülkemiz mermer bakımından zengindir. Afyon, Kütahya, Marmara Adası, Kırşehir, Tokat ve İzmir çevresinde çıkarılır. Yurt dışına ihracatı yapılır.<br />Volfram (Tungsten): Çok sert olması nedeniyle özel sanayi çeliği olarak kullanılır. Demiryolu, iş makineleri, uçak ve gemi yapımı yanında, ampüllerde enerjiyi ışığa çevirmede kullanılır. Bursa Uludağ’da çıkarılıp işletilmektedir. Fakat son yıllarda üretimi durmuştur.<br />Asbest (Amyant): 14 bin °C sıcaklığa dayanır. Isıya dayanıklı araç ve gereç yapımında kullanılır. Konserojen madde bulundurması nedeniyle, kullanımı sınırlandırılmıştır. Eskişehir, Bursa, Erzincan, Hatay, Kars, Ağrı, Malatya, Sivas, İskenderun, Uşak ve Konya’da çıkarılır. <br />B. ENERJİ KAYNAKLARI<br />Taşkömürü: Birinci jeolojik zamanda oluşmuş organik tortul kayaçlardandır. Ülkemiz ise, genelde üçüncü zamanda karalaştığından dolayı, taşkömürü yatakları bakımından fazla zengin sayılmaz. Türkiye’de Zonguldak, Amasra, Ereğli arasındaki sahada çıkarılır.<br />Demir - çelik sanayiinde enerji kaynağı olarak tüketildiğinden, Karabük ve Ereğli demir - çelik fabrikaları buraya kurulmuştur.<br />Linyit: Türkiye genelde üçüncü jeolojik devirde oluştuğundan linyit en zengin enerji kaynaklarımızdan biridir. Bütün bölgelerde linyit rezervi bulunmaktadır. Taşkömürüne göre kalorisi daha azdır. Ancak yaygın olduğundan enerji ihtiyacımızın en önemli kısmını karşılamaktadır.<br />Linyit yatakları Afşin, Elbistan (K. Maraş), Tavşanlı, Seyitömer (Kütahya), Soma (Manisa), Yatağan (Muğla), Saray (Tekirdağ), Aşkale (Erzurum), Aydın, Amasya ve Yozgat çevresinde bulunmaktadır.<br />Linyitten elektrik enerjisi elde eden termik santrallerimiz, Soma, Tunçbilek, Seyitömer, Afşin - Elbistan, Yatağan ve Orhaneli termik santralleridir.<br />Petrol: Günümüzün en önemli enerji kaynaklarından biri petroldür. Petrol ulaşım araçlarında yakıt olarak ve plastik, gübre, boya gibi çok değişik sanayilerde kullanılır. Türkiye’deki petrol yatakları fazla zengin sayılmaz. İhtiyacımızın % 90'nına yakınını ithal etmekteyiz.<br />Petrol yataklarımızın % 98'i G. Doğu Anadolu Bölgesi’nde bulunur. Petrol, Raman, Garzan, Kurtalan, Adıyaman ve Mardin çevresinde çıkarılmaktadır.<br />Ülkemizde çıkarılan ve ithal edilen petrol, Orta Anadolu (Kırıkkale), Aliağa (İzmir), Ataş (Mersin), İpraş (İzmit) ve Batman rafinerilerinde işlenmektedir.<br />Doğal gaz: Ülkemiz, doğal gaz yatakları bakımından zengin değildir. Şu anda sadece Trakya’da Hamitabat ve Güneydoğu Anadolu’da Mardin - Çamurlu sahasında üretim yapılmaktadır. Hamitabat’tan çıkarılan doğal gazdan aynı yerde elektrik enerjisi üretilir. Doğalgaz ihtiyacımızın önemli bir kısmı, Rusya Federasyonu ve Cezayir’den ithal edilmektedir. <br />Su Gücü (Hidroelektrik enerjisi): Barajlardaki suyun, elektrik üreten santralleri çalıştırması ile oluşan enerjiye hidroelektrik enerjisi denir.<br />Türkiye’de elektrik ihtiyacının % 40 lık kısmı hidroelektrik santrallerden elde edilmektedir. Keban, Karakaya, Atatürk, Hirfanlı, Seyhan, Kemer ve Demirköprü gibi birçok baraj elektrik ihtiyacımızı karşılamaktadır.<br />Dışarıya akıntısı olan bazı göllerimiz, tabii baraj özelliğindedir. Bunlardan elektrik üretilir. Başlıcaları, Hazar, Çıldır, Tortum ve Kovada gölleridir.<br />Rüzgâr Gücü: Ülkemizde eskiden yel değirmenlerinde ve yelkenli gemilerde kullanılmıştır. Fakat elektrik ve petrol enerjisinin devreye girmesiyle kullanım alanı çok azalmıştır.<br />Jeotermal Enerji: Jeotermal enerji, yer altındaki sıcak sulardan ya da su buharından elde edilir. Türkiye yakın bir jeolojik devirde oluştuğundan ve genç kıvrım dağları kuşağında bulunduğundan dolayı, fay hatları ve fay kaynakları oldukça yaygındır. Özellikle Ege Bölgesi’ndeki Germencik (Aydın), Balçova (İzmir), Sandıklı (Afyon) ve Sarayköy (Denizli) civarında sıcak su kaynakları bulunmaktadır. Şu anda sadece Sarayköy (Denizli) de elektrik enerjisi üreten jeotermal santral bulunmaktadır.<br />Radyoaktif Mineraller: Radyoaktif mineraller, nükleer enerji üretiminde kullanılır. Uranyum ve toryum gibi radyoaktif maddelerin parçalanmasıyla enerji elde edilir. Ülkemizde Aydın, Uşak, Manisa, Çanakkale ve Yozgat yörelerinde uranyum, Eskişehir çevresinde toryum yatakları tespit edilmiştir. Fakat, şu anda, ülkemizde radyoaktif maddelerden nükleer enerji üretimi yapılmamaktadır.<br />Güneş Enerjisi: Türkiye ve özellikle güney bölgelerimiz, Güneş enerjisinden iyi yararlanabilecek bir konuma sahiptir. Bu enerjiden, en çok su ısıtmada faydalanılır. Ayrıca, sera ısıtmasında, su pompası çalıştırılmasında, bazı elektronik aletlerin çalıştırılmasında, vs. Güneş enerjisi kullanılmaktadır. </span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva;">SANAYİ <br />Hammaddenin mamül ve yarı mamül duruma getirilmesi faaliyetlerine üretim, üretim tekniğine de sanayi ya da endüstri denir.<br />SANAYİNİN KURULMASI İÇİN<br />GEREKLİ KOŞULLAR<br />1. Hammadde<br />Sanayide üretim yapılabilmesi için hammaddenin olması gerekmektedir. Ülkemizde hammadde kaynakları ile sanayi kuruluşları arasında son derece sıkı bir ilişki mevcuttur. <br />Örneğin, unlu gıda sanayii İç Anadolu’da, dokuma sanayii Adana, İzmir, Denizli çevresinde, zeytin yağı sanayii Ege kıyılarında, boya, plastik ve lastik fabrikaları rafineri kenarlarında yaygınlık göstermektedir.<br />2. Sermaye<br />Sanayi tesisleri büyük sermayelerle kurulmaktadır. Bu nedenle, sermayenin, yani paranın biriktiği veya fazla olduğu bölgelerde sanayinin kuruluşu daha kolay olmaktadır. <br />Sermaye birikimi fazla olduğundan Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde sanayi yatırımları daha fazladır. Türkiye’de sanayinin gelişmesinde en büyük etken sermayedir. Sermayemiz yeterli olmadığından, ülkemizde yabancı sermayenin girmesi için kolaylıklar sağlanmaktadır.<br />3. Enerji<br />Fabrikaların çalışması için enerji gerekmektedir. Bunun için, taşkömürü, petrol, linyit gibi kaynaklardan yararlanılır. Ülkemizde petrol, taşkömürü, doğal gaz gibi enerji kaynaklarının çoğu dışarıdan temin edildiğinden önemli bir döviz çıktısına neden olmakta, bu durum sanayileşme hızını azaltmaktadır.<br />4. İş Gücü ve Teknik Eleman<br />Sanayi tesislerinin çalışması ve üretimin artması yönünden iç gücüne ihtiyaç vardır. <br />Ülkemizde iş gücü ihtiyacı rahatlıkla karşılanabilmekte, hatta dış ülkelere bile gönderilmektedir. Fakat, ülkemizde bazı sanayi kollarında teknik eleman henüz tam olarak yeterli değildir.<br />5. Ulaşım<br />Sanayinin ihtiyacı olan hammadde ve mamül maddenin taşınması faaliyetlerine ulaşım denir. Hammaddenin fabrikalara taşınması ve üretildikten sonra pazarlara taşınması yaygın ulaşım ağıyla mümkündür. Ülkemizde, sanayi tesisleri, genelde önemli ulaşım yolları kenarlarında ve limanlara yakın yerlere kurulmuştur. İstanbul, İzmir, Mersin, Adana gibi merkezlerin çok gelişmesi ulaşımla çok yakından ilişkilidir.<br />6. Pazar<br />Üretilen her türlü sanayi ürününün satılması gereklidir. Bu bakımdan sanayi tesislerinin kurulmasında diğer etkenlerin yanında nüfusun kalabalık olduğu, tüketimin fazla olduğu sahalar tercih edilmektedir. Örneğin, batı bölgelerinde nüfus fazla olduğundan ürünlerin pazarlanması kolay olurken doğu bölgelerinde nüfus az olduğundan ürünlerin pazarlanması zor olur. Bu durum sanayi tesislerinin buralarda kurulmasını zorlaştırmaktadır.<br />7. Yüzey Şekilleri<br />Sanayi tesisleri, genelde düz sahalarda daha kolay kurulabilmektedir. Dağlık ve engebeli yerlerde sanayinin kurulması zordur.<br />TÜRKİYE’DEKİ SANAYİ KOLLARI<br />1. Besin Sanayii<br />Hammaddesi tarımsal ve hayvansal ürünlerden oluşan sanayi dalıdır. <br />Ülkemizde tarım ve hayvancılık geliştiğinden ve nüfus fazla olduğundan besin sanayii oldukça gelişmiştir. Kuruluş yerleri genelde hammaddenin fazla olduğu yerlerde veya büyük şehirlerin kenarlarında toplanmıştır.<br />Şeker fabrikaları: İlk defa 1926 yılında kurulmuştur. Şekerpancarı kıyı kesimler hariç her yerde yetişir. Hemen işlenmesi gerektiğinden fabrikaları üretim alanları yakınında kurulmuştur. Şu anda ülkemizde 30'a yakın şeker fabrikası bulunmaktadır.<br />Çay fabrikaları: Trabzon - Rize arasındaki bölgede bulunmaktadır.<br />Un fabrikaları: Buğday, Doğu Karadeniz ve Batı Karadeniz kıyıları dışında her yerde yetiştirilir. Aynı zamanda halkın temel besin maddesidir. Bu nedenle un fabrikaları her bölgeye dağılmıştır.<br />Makarna ve bisküvi fabrikaları daha çok İç Anadolu’da yoğunlaşmıştır.<br />Zeytin yağı fabrikaları: Ege ve Güney Marmara’da yoğun olarak görülür. Özellikle Edremit, Ayvalık, Burhaniye, Aydın, İzmir çevresinde yoğunlaşmıştır.Ayçiçek yağı fabrikaları: Trakya’da yoğun olmakla birlikte, İç Anadolu, Ege ve Güneydoğu Anadolu’da da görülür. Soya ve mısırdan ise Akdeniz Bölgesi’nde yağ elde edilir.<br />Tütün fabrikaları: İstanbul, İzmir, Samsun, Tokat, Malatya, Adana ve Bitlis’de bulunmaktadır.<br />İspirtolu içki ve şarap fabrikaları: İstanbul, Yozgat, Diyarbakır, Tekirdağ, İzmir, Ankara, Kırşehir, Gazi Antep, Elazığ gibi merkezlerde rakı, bira ve şarap fabrikaları bulunmaktadır.<br />Konserve ve salça fabrikaları: Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinin kıyı kesimlerinde yaygındır.<br />Süt ürünleri fabrikaları: İzmir, Balıkesir, Edirne, Erzurum, Elazığ, Kars, İstanbul, Trabzon ve Bursa çevresinde yer alırlar.<br />2. Dokuma, Tekstil ve Deri Sanayii<br />Dokuma ve giyim, Türkiye’de en gelişmiş ve üretimin önemli bir kısmının ihraç edildiği bir sanayi koludur. Gelişmiş ülkelerle rekabet edilebilmekte ve onların pazarlarına dahi girebilmektedir. Böylece ülkemize çok fazla döviz girdisi sağlanmaktadır.<br />Pamuk ipliği ve pamuklu dokuma: Adana, Antalya, K. Maraş, Tarsus, Nazilli, Denizli, Manisa ve İzmir<br />Yün ipliği ve yünlü kumaş: Hereke<br />Suni ipek ve kumaş: İstanbul ve Bursa<br />Tabii ipek ve kumaş: Gemlik ve Bursa<br />Hazır giyim sanayii: İstanbul, Bursa ve İzmir<br />Halıcılık: Isparta, Uşak, Gördes ve Kayseri<br />Deri ve kösele işleme: İstanbul, İzmir, Bolu, Gerede ve Uşak<br />3. Maden Sanayii (Metalurji Sanayii)<br />Demir - çelik fabrikaları: Karabük, Ereğli, İskenderun, Kırıkkale, Sivas ve İzmir’de bulunmaktadır.<br />Alüminyum fabrikaları: Seydişehir’de bulunmaktadır.<br />Bakır işleme fabrikaları: Samsun ve Artvin (Murgul) de bulunmaktadır.<br />Kurşun ve çinko fabrikaları: Elazığ ve Kayseri’de bulunmaktadır.<br />Krom işleme fabrikaları: Menteşe Yöresi’ndeki krom madeni Antalya’da, Elazığ ve çevresindeki kromlar da Guleman’daki fabrikalarda işlenmektedir.<br />4. Makine Sanayii<br />Türkiye otomotiv sanayiinde son yıllarda yabancı marka otomobillerin de fabrikalarının kurulmasıyla üretimde artış meydana getirmiştir. Bursa, İstanbul, İzmir, İzmit, Adapazarı, Konya, Adana gibi merkezlerde otomobil, kamyon ve otobüs fabrikaları bulunmaktadır.<br />Eskişehir ve Adapazarı’nda lokomotif ve vagon fabrikaları, Ankara - Mürted’de uçak fabrikası, İstanbul, Tuzla, Pendik, Gölcük ve İzmir’de gemi tersaneleri bulunmaktadır.<br />5. Kimya Sanayii<br />Petrokimya: Batman, İzmit, Mersin, İzmir ve Kırıkkale’de petrol rafinerileri bulunmaktadır.<br />İlaç fabrikaları: İstanbul, İzmir, Ankara, Adapazarı çevresinde yoğunlaşmıştır. 130 civarında ilaç fabrikamız bulunmaktadır.<br />Lâstik fabrikaları: İzmit, Adapazarı ve Kırşehir’de bulunmaktadır.<br />Gübre fabrikaları: Mersin, Bandırma, Elazığ, Kütahya, Tekirdağ ve İskenderun’da bulunmaktadır. Ülkemizdeki gübre üretimi yeterli değildir.<br />6. Orman Ürünleri Sanayii<br />Ağaç malzemeden üretilen tüm malzemeler orman ürünleri endüstrisine girer. Karadeniz Bölgesi’nde hammadde fazla bulunduğundan burada gelişmiştir.<br />Başlıca kereste fabrikaları Düzce, Bartın, Ayancık, Rize, Ordu, Ardeşen, Burdur, Antalya ve Isparta’da bulunur.<br />Mobilya Sanayii: Adapazarı, Ankara, İnegöl, İstanbul, İzmir ve Kayseri’de gelişmiştir. Türkiye mobilya ürünlerini ihraç edebilmektedir.<br />Kâğıt fabrikaları: İzmit, Balıkesir, Giresun, Zonguldak, Taşucu, Dalaman, Bolvadin, Bartın ve Denizli çevresinde bulunur.<br />7. Çimento, Cam, Seramik Sanayii<br />Bu sanayi koluna taşa, toprağa bağlı sanayi kolu da denilmektedir.<br />Çimento fabrikaları: Hammaddesi kolay temin edilir. Her bölgede inşaat sanayiinde kullanılır. Ayrıca ulaşım masrafları maliyeti artırır. Bu nedenle çimento fabrikaları Türkiye’nin her bölgesine dağılmıştır. İstanbul, İzmit, Adana, İzmir, Elazığ, Mersin, Yozgat, Denizli, Adıyaman, Ordu gibi merkezler bunlardan bazılarıdır. <br />Cam fabrikaları: İstanbul, Denizli, Mersin, Kırklareli ve Sinop’ta cam fabrikaları bulunmaktadır. Ülkemiz cam ürünleri üretiminde ve ihracatında Dünya’da sayılı ülkeler arasındadır.<br />Seramik fabrikaları: Çanakkale, Bilecik, Kütahya, İstanbul ve İzmir’de bulunmaktadır. Üretimin bir kısmı yurt dışına ihraç edilir. <br />ULAŞIM <br />İnsanların ürettikleri çeşitli ham ve işlenmiş maddelerin, haberlerin bir yerden başka bir yere nakledilmesine ulaşım veya ulaştırma denilmektedir.<br />BAŞLICA ULAŞIM YOLLARI<br />1. Kara Yolları<br />Ülkemizde en yaygın olan ulaşım türüdür. Yük taşımacılığının % 70'i, yolcu taşımacılığının da %90'ı karayolu ile yapılmaktadır. Özellikle 1950'li yıllardan sonra, karayolu yapımı artmış ve ulaşım araçları çoğalmıştır. Ülkemizdeki en işlek karayolları, Edirne, İstanbul, Ankara, Adana arası ile İstanbul, Bursa, İzmir arası ve İzmir, Aydın, Denizli arasıdır. Modern karayolu olan otoyollar ülkemizde sadece Edirne, İstanbul, Bolu ve Ankara arasında,Adana, Hatay çevresinde ve İzmir çevresinde bulunur.<br />2. Demir Yolları<br />Türkiye’de İlk demiryolu hattı 1866 yılında İzmir - Aydın arasında kurulmuştur. Cumhuriyetin ilk yıllarında demiryoluna önem verilmiştir. <br />Ancak, 1950'li yıllardan sonra, karayollarına daha çok önem verildiğinden demiryolu yapımı azalmıştır. Şu anda, ülkemizde 8200 km uzunluğunda demiryolu ağı vardır. <br />Bu uzunluk yeterli değildir. Sözgelimi, Almanya’da 43 bin, Fransa’da 34 bin, İtalya’da 29 bin km lik demiryolu ağı bulunmaktadır.<br />3. Deniz Yolları<br />Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olması ve iki önemli boğaza sahip olması, denizcilik alanında gelişmesi bakımından çok önemlidir. Dünya ticaretinde en fazla kullanılan yol deniz yoludur. Bu nedenle, ülkemizde deniz yolunun ve limanların geliştirilmesi gerekmektedir. 8333 km kıyı şeridine sahip olan ülkemizde, bölgeler arasında düzenli ve tarifeli yolcu ve yük taşımacılığı henüz gerçekleşmemiştir.<br />Dünya deniz ticaret filosundaki payımız %1'e dahi ulaşmamıştır. Fakat, son yıllarda sanayi ve ticaretin gelişmesiyle, limanlarımızdaki indirilen - bindirilen yükte 8 - 10 katlık artışlar olmuştur.<br /> <br />Türkiye'de Başlıca Limanlar<br />4. Hava Yolları<br />Ülkemiz ulaşımında en az payı olan ulaşım sektörüdür. Çünkü, hava yolu ile ulaşım yüksek sermaye ve teknoloji gerektirmektedir.<br />Son yıllarda, Türk hava yollarının yanında, özel hava yolu şirketlerinin kurulması hava yolu taşımacılığında önemli artışlar meydana getirmiştir.<br />Ülkemizde en işlek olan hava limanlarımız İstanbul (Atatürk), Ankara (Esenboğa), İzmir (A. Menderes) dedir. Bunun yanında daha çok iç hat seferleri yapılan Adana, Antalya, Dalaman, Bodrum, Diyarbakır, Erzurum, Malatya, Elazığ, Van, Samsun, Trabzon gibi, 25 ayrı il merkezinde hava alanı bulunmaktadır.<br />TİCARET<br />Üretilen mal ve hizmetlerin alınıp satılmasına ticaret denir. İç ve dış ticaret olmak üzere ikiye ayrılır.<br />1. İç Ticaret<br />Ülke sınırları içinde, bölge ve bölümler arasında yapılan ticarete iç ticaret denir.<br />Türkiye’de çok canlı bir ticaret vardır. Bunda etkili olan faktörler şunlardır:<br />• Sanayi kuruluşlarının dengesiz dağılımı <br />• Bölgeler arasında yetişen tarım ürünlerinin farklı olması <br />• Nüfusun dengesiz dağılımı <br />• Hayvansal maddelerin her yerde üretilememesi <br />Ülkemizde bazı il merkezleri ticaret şehirleri özelliği kazanmışlardır. Bunlar, İstanbul, Bursa, İzmit, İzmir, Denizli, Adana, GaziAntep, Diyarbakır, Ankara, Konya, Kayseri, Samsun, Trabzon, Erzurum ve Malatya gibi illerdir. Bu merkezlerde ticaretin gelişmesinde, ulaşım yolları üzerinde bulunmalarının büyük etkisi olmuştur.<br />İhracat (Dış satım): Bir ülkenin başka ülkelere yaptığı satışlardır. <br />İthalat (Dış alım): Bir ülkenin başka ülkelerden aldığı mallara denir.<br />2. Dış Ticaret<br />Bir ülkenin başka ülkelerle yaptığı alışverişe dış ticaret denir. Dış ticaretin para karşılığına dış ticaret hacmi denir. Gelişmiş ülkelerde dış ticaret hacmi fazla, gelişmemiş ülkelerde düşüktür. Yine, gelişmiş ülkelerde ihracat, genelde ithalattan daha fazladır. Bu ülkeler dışarıdan daha çok hammadde alıp dışarıya işlenmiş sanayi ürünleri satarlar. Az gelişmiş ülkeler ise dışardan daha çok işlenmiş sanayi ürünleri alıp, dışarıya tarım ürünleri veya ham maddeler satarlar.<br />TÜRKİYE’DE DIŞ TİCARET<br />Türkiye’de, Cumhuriyetin ilk yıllarında çok az olan dış ticaret hacmi, artan nüfus ve canlanan ekonomiye bağlı olarak artış göstermiştir.<br />1980'li yıllara kadar Türkiye’de,<br />• Dış ticaret hacmi düşük, ihracatta tarım ve maden ürünleri, ithalatta ise daha çok işlenmiş sanayi ürünleri önemliydi. <br />• 1980'li yıllardan sonra, dış ticaret hacmi arttı. İhracatta sanayi ürünlerinin payı % 90 lara çıktı. İthalatta ise fabrika kuracak aletlerin, yatırım mallarının ve hammaddelerin oranı artmıştır. <br />Başlıca İhraç Ürünlerimiz<br />• Tarım ürünleri (Pamuk, fındık, tütün, baklagiller, kuru ve yaş meyveler) <br />• Dokuma ve tekstil ürünleri <br />• Hayvan ve hayvansal ürünler (Deri, yumurta, yün, tiftik) <br />• Bitkisel yağlar <br />• Bazı dayanıklı tüketim malları (Televizyon, buzdolabı, vs.) <br />• İpekli dokuma ve giyim eşyaları <br />• Mobilya, çimento, cam ve seramik ürünleri <br />• Madenler (krom, bakır, cıva, demir, bor, tuz) <br />Başlıca İthal Ürünlerimiz<br />Fabrika kurmaya yarayan aletler, ham petrol, ilaç ve kimyasal maddeler, elektronik araçlar, motorlu araçlar, silah, optik araçlar, tropikal ürünler (muz, kahve, hurma, pirinç)<br />Dış ticaretimizde önemli ülkeler<br />Almanya, İtalya, ABD, İngiltere, Fransa, Hollanda, Belçika, Japonya, İran, Suudi Arabistan ve son yıllarda Rusya Federasyonu, Gürcistan ve Orta Asya ülkeleri (Kazakistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan)<br />Ülkemizde son yıllarda uygulanmak istenen diğer bir ticaret şekli de serbest ticarettir. Serbest ticarette ülkeler ürettikleri çeşitli malları, belli yerlerde kurulacak pazarlarda gümrük vergisi ödemeden pazarlamaktadır. Ülkemizde serbest ticaret bölgesi olarak şu anda İstanbul, Mersin, İzmir, İskenderun, Antalya ve Trabzon illeri belirlenmiştir.<br />TURİZM<br />İnsanların gezmek, görmek, eğlenmek ve dinlenmek amacıyla yaptığı gezilere turizm denir. Bu geziyi yapan kişilere de turist adı verilmektedir.<br />İç turizm: Vatandaşların kendi ülkeleri içinde yaptıkları gezilere denir. <br />Dış turizm: Bir ülkeden başka ülkelere yapılan gezilere denir.<br />Dünya’nın çeşitli ülkelerindeki doğal güzellikler ve tarihi değerler insanlara çekici gelmektedir.<br />Turizme konu olan çekicilikler şunlardır:<br />• Bazı hastalıkları tedavi edici kaplıca ve içmecelerin bulunması <br />• Tabii manzaranın güzel olması <br />• Spor sahalarının ve denize girmeye uygun plajların bulunması <br />• Tarihi kalıntıların bulunması <br />• Kaliteli malların pazarlandığı merkezler olması <br />• Kutsal ibadet yerlerinin varlığı <br />Türkiye’de turizmi etkileyen faktörler<br />• Deniz turizmine ve kış turizmine elverişli iklim koşulları <br />• Doğal ve tarihi zenginlikler <br />• Turizm alt yapısının (ulaşım, tanıtım, konaklama) yetersizliği <br />• Folklor zenginliği <br />Türkiye’nin turistik değerleri<br />• Yazların sıcak ve uzun geçmesi <br />• Deniz suyu sıcaklığının yeterli olması (Karadeniz kıyıları hariç) <br />• Zengin bitki toplulukları <br />• Yeryüzü şekillerinin çeşitliliği (mağara, peribacası, traverten) <br />• Tarihi değerlerin zenginliği (İlkçağ, Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemi eserleri) <br /></span></p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/126-tc-inkilap-tarihi-ve-ataturkculuk.html">Kpss Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/120-kpps-genel-kultur.html">Kpss Genel Kültür</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/122-kpss-cografya.html">Kpss Coğrafya</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/123-kpss-anayasa.html">Kpss Anayasa</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/124-kpss-vatandaslik.html">Kpss Vatandaşlık</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/125-kpss-cikmis-sorular.html">Kpss Çıkmış Sorular</a></p>Kpss Tarih Tüm Konular Ders Notları 3. Bölüm2010-07-17T22:36:28Z2010-07-17T22:36:28Zhttp://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/1595-kpss-tarih-tum-konular-ders-notlari3-bolum.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><strong>Konunun Önceki Bölümlerini Görmek İçin Aşağıdaki Linkleri Tıklayınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih/116-kpss-tarih-tum-konular-ders-notlari2.html" style="color: #309cbf;">Kpss Tarih Tüm Konular Ders Notları2</a></p>
<p><a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih/1594-kpss-tarih-tum-konular-ders-notlari2-bolum.html" style="color: #309cbf;">Kpss Tarih Tüm Konular Ders Notları 2. Bölüm</a></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva;">II.BEYAZIT DÖNEMİ (1481-1512) : 1481 yılında Fatih'in yerine geçti. İmparatorlukta bu dönemde önemli gelişme olmadı.<br /><br />Cem Sultan Olayı Fatih'in ölümü üzerine Amasya sancağında bulunan Bayezit devşirmelerin desteğiyle tahta geçti. Konya sancağında bulunan ve Türkmenlerin desteklediği Şehzade Cem bunun üzerine taht mücadelesine başladı. Memluklerin'de desteklediği Cem Sultan, Bursa'yı aldı ve adına para bastırıp hutbe okuttu. 1481'de Yenişehir Ovası'nda yenilen Cem, Konya'ya kaçtı. II. Bayezit'in gönderdiği kuvvetlere yenilen Cem Sultan, önce Mısır'da Memlüklülere, ardından da Rodos şövalyelerine sığındı. Yıllarca Avrupa'da dolaştırılan Cem Sultan, 1495 yılında Napoli'de öldü. Cem Sultan'ın Avrupalılara sığınması Osmanlıların bu iç sorununu uluslararası bir sorun haline getirdi. II. Bayezit Cem'i ellerinde tuttukları için Papalığa -1495'te Cem Sultan'ın ölümüne kadar- vergi ödedi. Bu dönemde İspanyolların saldırısına uğrayan Beni Ahmer Devleti'ne destek gönderilemedi. <br />Osmanlı-Memluk İlişkileri :Osmanlı-Memluk ilişkileri II. Bayezit Dönemi'nde tamamen gerginleşti. Memluk sorunu ileride kesin bir şekilde Yavuz Sultan Selim tarafından çözümlenecektir. Fatih Dönemi'nde Memlüklüler, Osmanlı Devleti'nin Hicaz su yolları teklifini reddetmiş ve Dulkadiroğulları Beyleri arasında çıkan iç çekişmelere karışmıştı. Memlükler, Cem Sultan'ı ve Karamanoğlu Beyi'ni de himaye etmişti. II. Bayezit 1485 ve 1491’de Memlükler üzerine sefere çıktı. Bu savaşlar genel olarak Osmanlıların aleyhine sonuçlandı. Ramazanoğulları Beyliği alındı. <br />Osmanlı-Venedik İlişkileri :1499'da Venediklilerin elinden İnebahtı, Modon ve Koron alındı. Navarin Limanı Osmanlıların eline geçti. Karadeniz kıyılarında Kili ve Dinyester Irmağı'nın ağzında bulunan Akkerman kaleleri alındı. <br />Osmanlı-İran İlişkileri :1501'de Akkoyunlu Devleti toprakları üzerinde Safavi Devleti kuruldu. Safavi hükümdarı Şah İsmail, Anadolu ve çevresinde Şii birçok taraftar topladı. Doğu Anadolu'da Şahkulu Baba Tekeli tarafından Şii kökenli bir ayaklanma çıkarıldı ve bastırıldı. II. Bayezit'ın izlediği gevşek politika ve devlet işlerinden iyice elini çekmesi, Şehzade Selim'i kızdırdı. Selim, 1512'de Osmanlı tahtına geçti.<br /><br />I. SELİM ( YAVUZ SULTAN SELİM ) (1512-1520) : Yeniçeri desteğinde tahta çıkan ilk padişahtır.1514 yılında Şah İsmail'in ordusunu Çaldıran Savaşı'nda yenerek, Safevi Devleti'ni ortadan kaldırdı. Amacı, bütün müslümanları bir bayrak altında toplamaktı. 1516 Mercidabık, 1517 Ridaniye Savaşlarından sonra Memlük Devleti ortadan kaldırıldı. Yavuz, bu savaşların ardından Mısır, Hicaz be birçok Arap ülkesinin tek hakimi oldu. Ayrıca Mısır seferinden sonra HALİFELİK de Osmanlı sultanlarına geçti. <br />I. Selim (Yavuz) Dönemi Çaldıran Savaşı (1514) :Doğu Anadolu'ya sahip olmak isteyen Şah İsmail bölgedeki Şii Türkmen aşiretlerini Osmanlı'ya karşı ayaklandırıyordu. Yavuz İran seferi öncesi Dulkadiroğlu Alaüddevle'den yardım istedi fakat isteği reddedildi. 1514'te Osmanlı orduları İran ordularını Çaldıran Savaşı'nda yendi. UYARI : Yavuz Sultan Selim Trabzon sancağında valilik yaparken Şah İsmail'le savaşmış ve Şah İsmail'in savaş taktiğini öğrenmiştir. Bu savaş sırasında Osmanlılar hareketli topları kullanmışlardır. Bu durum, teknolojik ilerlemenin savaşların sonucunu nasıl etkilediğini göstermektedir. Bu savaş Osmanlı Devleti'ne Doğu Anadolu'yu kazandırdı. Şah İsmail kaçtığı için Safavi Devleti yıkılamadı. Tebrize kadar olan bütün topraklar Osmanlı Devleti'nin eline geçti. Şii sorunu geçici olarak çözümlendi ve Doğu Anadolu güvenlik altına alındı. Safavi hazinesi Osmanlı hazinesine aktarıldı. <br />Turnadağ Savaşı (1515) :Yavuz'un Çaldıran Savaşı öncesi Dulkadiroğullarından istediği yardım reddedilmişti. Yavuz, Çaldıran zaferinden sonra 1515 yılında Dulkadiroğulları'nı yendi ve bu beylik yıkıldı. Turnadağ Savaşı sonunda Maraş, Mardin, Elbistan ve Diyarbakır Osmanlı topraklarına katıldı. Anadolu'da siyasal birlik tamamlanmış oldu. <br />Mısır Seferi :Yavuz'un İran seferi sırasında Şah İsmail ile Memlüklüler Osmanlı'ya karşı bağlaşma yapmıştı. Yavuz, 1516 yılında Mısır üzerine sefere çıktı. 1516 yılında Mercidabık Savaşı ile Memluk ordusu bozguna uğratıldı. Mercidabık zaferi ile Osmanlı Devleti, Suriye ve Filistin'i ele geçirdi. Yavuz Sultan Selim, 1517 yılında tekrar Mısır seferine devam etti. <br />Rıdaniye Savaşı ve Memlük Devleti'nin Yıkılışı :Kansu Gavri'nin yerine geçen Tomanbay Osmanlıları Mısır'dan atmak istiyordu. 1517 yılında yapılan Ridaniye Savaşı ile Mısır Ordusu bir kez daha yenildi. Rıdaniye Savaşı sonunda Memlük Devleti yıkıldı ve Mısır Osmanlı hakimiyeti altına alındı. <br />Mısır Fethi'nin Sonuçları :1. Memlük Devleti yıkıldı. 2. Suriye, Filistin ve Mısır Osmanlı topraklarına katıldı. 3. Doğu Akdeniz Osmanlı hakimiyetine girdi. 4. Kutsal Topraklar (Mekke ve Medine) Osmanlı hakimiyetine girdi. 5. Kutsal emanetler ve Mekke ile Medine'nin anahtarları Yavuz'a yollandı. 6. Halifelik makamı Osmanlılara geçti. Halifelik böylece Kureyş kabilesinden çıkarak Osmanlı soyuna geçti. Ayrıca Osmanlı'nın teokratik yapısı tamamlandı. 7. Memlük hazinesi, İstanbul'a getirildi. 8. Kıbrıs adasını ellerinde bulunduran Venedikliler, Osmanlı'ya vergi ödemek zorunda kaldı. 9. Baharat yolu Osmanlıların eline geçti. Bu durum Osmanlılar için büyük bir ekonomik kazançtır. Ancak Portekizliler Ümit Burnu'ndan Hindistan'a ulaştığı için Osmanlılar buradan kazanç sağlayamadı. <br />I. Selim (Yavuz) Dönemi Genel Özelliği :Türk ve İslam alemini tek bir çatı altında toplamaya çalıştı. Sadece doğu ülkelerine seferler düzenlendi. Bunun nedeni; Yavuz'un Türk-İslam devletlerini tek çatı altında birleştirmek istemesi ve devlet bütünlüğünü sarsacak tehlikeyi Doğu'da görmesiydi. İlk celali ayaklanmaları bu dönemde görüşmüştür.<br /><br />SÜLEYMAN (KANUNİ) (1520-1566):Yavuz'dan sonra başa Süleyman geçti. Tarihçiler en parlak dönem olarak, Kanuni Sultan Süleyman dönemini belirlerler. Bu dönemde Avrupa'da en geniş sınırlara erişildi. 1522 yılında kazanılan Mohaç Zaferi Osmanlıların Avrupa'daki etkinliğini artırdı. 1535 yılında Fransa ile Kapitülasyon adı verilen ticaret anlaşması yapıldı. 1535’te kanuninin Fransızlara verdiği kapitilasyonlar 1.Mahmut zamanında sürekli sürekli olmuştur 1840.) Ancak bu anlaşma, Osmanlı Devletinin ekonomik gelişmesi bakımından çok zararlı oldu. Bu dönemde Osmanlı donanması denizlerde büyük hakimiyet kurdu. Barbaros Hayrettin Paşa büyük deniz zaferlerine imza attı. Kuzey Afrika fethedildi. Kanuni Sultan Süleyman, kanunları ve zaferleriyle büyük bir ün kazandı.<br />I. Süleyman (Kanuni) Dönemi İç ayaklanmalar :Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'nde güçlü devlet otoritesi sayesinde saltanat kavgaları olmamış, ancak bir takım iç isyanlar çıkmıştı. İlk isyanı 1520 yılında Şam valisi Camberd Gazali çıkarmıştı. 1524 yılında sadrazam olamadığı için ikinci vezir Ahmet Paşa isyan etti. 1526 Yozgat civarında, vergi yüzünden Baba Zennun isimli bir şafi isyan etti. 1527 yılında da, Şiiliği yayma iddiasıyla Kalenderoğlu isyan etti. İlk iki isyan Memlük devletini kurma, son ikisi ise Aleviliği yayma amaçlı yapılmıştır.<br />Batıya Yapılan Seferler :Batı'da en zor rakip Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu idi. Şarlken Avusturya ve Macaristan'ı da yanına çekti. Fransa bu ittifaka karşı cephe aldı. Kanuni, Şarlken'e karşı Fransa kralı I. Fransuva'yı destekledi. Fransızlara kapitülasyonlar verildi. <br />Belgrat'ın Fethi (1521) ve Mohaç Meydan Savaşı (1526) :Macaristan'ın Balkan milletlerini Osmanlı'ya karşı kışkırtması ile 1521'de Macaristan'a sefer düzenlendi. 1521'de Osmanlı ordusu Belgrat şehrini ele geçirdi. Kanuni, 1526 yılında Macaristan'a bir sefer daha düzenledi. 29 Ağustos 1526'da Mohaç Meydan Savaşı ile Macar Ordusu bozguna uğratıldı. Osmanlı Ordusu Macaristan'ın başkenti Budin'i (Budapeşte) ele geçirdi. Macaristan toprakları Osmanlı Devleti'ne katıldı. Bu durum Macaristan toprakları üzerinde emelleri olan Avusturya'yı rahatsız etmiş, böylece Osmanlı Avusturya savaşları başlamıştır. <br />I. Viyana Kuşatması (1529) :Osmanlı Devleti 1522'de Macaristan'ı fethetmişti. Şarlken ve Avusturya Arşidük'ü Ferdinand, Macaristan'dan Türkleri atmak istiyordu. 1529 yılında Ferdinand Macaristan'a saldırdı, Macar kralı Yanoş'da Kanuni'den yardım istedi. Osmanlı ordusu 1529 yılında tekrar Macaristan seferine çıktı. Avusturya topraklarına giren Osmanlı ordusu başkent Viyana'yı kuşattı fakat kış nedeniyle kuşatma kaldırıldı. <br />Almanya Seferi (1532) :Avusturya Arşidük'ü Ferdinand, İstanbul'a elçi göndererek kendisinin Macaristan kralı olarak tanınmasını istedi. İsteği reddedildi ve Ferdinand Budin'i işgal etti. Kanuni, yeniden Macaristan seferine çıktı ve Almanya içlerine kadar ilerledi. Karşısına çıkan kimse olmayınca İstanbul'a döndü. Avusturya ile Osmanlı Devleti arasında 1533 İstanbul Antlaşması imzalandı. <br />Macaristan Seferi :1533 İstanbul Antlaşması'na rağmen 1540'ta Macar kralı Yanoş'un ölmesi üzerine Kral Ferdinand, Avusturya Macaristan topraklarında hak iddia ederek tekrar Budin'i işgal etti. Kanuni 1541 yılında Macaristan topraklarına yeniden girdi. Avusturyalıları Macaristan'dan attı. Macaristan'ın Osmanlılar tarafından alınan bölgesi Budin Eyaleti adıyla Osmanlı topraklarına katıldı. I. Süleyman, Macaristan'ı ele geçirdiği zaman iç işlerinde serbest dış işlerinde Osmanlı'ya bağlı duruma getirmişti. Fakat bu durumda Macaristan üzerinde tam bir egemenlik sağlanamamış, Avusturya vakit kaybetmeden Macaristan topraklarını işgal etmişti. Bunun üzerine I. Süleyman Macaristan'ı Budin ve Temeşvar eyaleti bir de Erdel Beyliği olarak üçe ayırdı. Böylece Macaristan doğrudan merkeze bağlandı. Kanuni, 1566'da Avusturya üzerine tekrar bir sefer düzenledi ve Zigetvar Kalesi'ni aldı. Zigetvar seferi Kanuni'nin son seferidir. Bu savaş esnasında ölmüştür. Askerlerin morali bozulmasın diye ölümü bir süre gizlenmiştir. <br />Kapitülasyonlar; Fransa'ya Kapitülasyonların Verilmesinin Siyasal Nedenleri :Kanuni'nin, Avrupa'da Şarlken'e karşı giriştiği mücadelede, Fransa'yı yanına çekmek istemesi. Kanuni'nin Avrupa Hristiyan birliğini parçalamak istemesi. Avrupa'da bir bağlaşık elde etmek isteği. Fransa ile 1535 tarihinde bir antlaşma imzalandı. <br />İran Seferleri (1533-1555) ve (1533-1547-1553) Amasya Antlaşması Nedenleri :1. Kanuni'nin daha çok Batı'ya sefer yapıp, Doğu'yu ihmal etmesi. 2. İran'ın Şiilik propagandasına devam etmesi. 3. İran'ın Bağdat, Basra ve Basra Körfezi civarında yaşayan Sunni halka baskı yapması ve halkın Kanuni'den yardım istemesi. Kanuni, 1533-1553 (1533-1547-1553) tarihleri arasında İran üzerine topam üç sefer düzenledi. Bu seferlerde başarı sağlanamadı. Çünkü seferlerde İran şahı Osmanlı Padişahının karşısına çıkmadı. 1555 yılında İran ile Amasya Antlaşması imzalandı. <br />Amasya Antlaşması (1555) :Bu antlaşma ile Erivan, Tebriz, Bağdat ve Doğu Anadolu Osmanlılara bırakılmıştı. Amasya Antlaşması İran ile Osmanlı arasında imzalanan ilk resmi antlaşma oldu. <br />Deniz Seferleri; Rodos'un Fethi (1522) :Rodos Adası'nda St. Jean Şövalyeleri hüküm sürmekteydi. Rodos adası, Papalığın Doğu Akdenizdeki ileri karakolu görevini yapmakta idi. Şövalyeler Müslüman ticaret gemilerine saldırmakta ve Hristiyan korsan gemilerine yataklık yapmaktaydı. Rodos Adası, 1522 yılında fethedildi. Barbaros hayrettin paşa ve Cezayir Osmanlı himaseyine girdi. <br />Cezayir'in Alınması :Kanuni, Şarlken'i Akdeniz'de zor duruma düşürmek için Cezayir Beyi Barbaros'u İstanbul'a davet etti. Barbaros, Kaptan-ı Derya olarak Osmanlı donanmasının başına getirildi. Barbaros Hayrettin Paşa Cezayir'i Osmanlı Devleti'ne hediye etti ve Cezayir savaşsız Osmanlı himayesine geçmiş oldu. Barbaros Cezayir'e beylerbeyi olarak atandı. <br />1537 korfu kuşatması ve 1538 Preveze Deniz Savaşı : Avrupalılar Osmanlı'nın Akdeniz'deki üstünlüğüne son vermek amacıyla Papa'nın önderliğinde Haçlı donanması hazırladılar. Haçlı donanması Andre Dorya komutasında, Osmanlı donanması ise Barboros Hayrettin Paşa komutasındaydı. 27 Eylül 1538 tarihinde meydana gelen Preveze Deniz Savaşı'nda Barbaros Haçlı donanmasını bozguna uğrattı. Bu savaşla Akdeniz egemenliği tamamiyle Osmanlıların eline geçti. Akdeniz Türk gölü haline geldi. Venedik savaş tazminatı ödedi. 1543 Fransızlara yardım edildi, Nis alındı. Turgut Reis Trablusgarpı aldı ve beylerbeyi atandı. 1553’te Korsika adası alındı.Cerbe savaşında ispanyayı yendi. Cerbe alındı. Cerbe savaşı ikinci büyük deniz savaşı ve zaferidir. Batı Akdeniz ve Kuzey Afrikada hakimiyet sağlanmıştır.<br />Hint Seferleri :Portekizliler Ümit Burnu yolunu keşfederek Hint Okyanusu'na ulaşıp, bu bölgeyi ele geçirerek hem Hindistan'ı ekonomik açıdan kullanmak, hem de Hristiyanlığı yaymak istemişti.Portekizliler aynı zamanda Müslüman ticaret gemilerine ve hacca giden Müslüman gemilerine zarar vermeye başlamıştı. Hindistan'daki Gücerat Müslümanları Kanuni'den yardım istemişti. Osmanlılar 1538-1553 yılları arasında Hindistan'a dört sefer düzenledi. Osmanlılar Hindistan'a yaptıkları bu seferlerde başarı gösteremediler. Bunun nedenleri : 1. Osmanlıların bu seferlerde siyasi veya ekonomik amaç taşımamaları. 2. Dönemin devlet adamlarının Hindistan'ın ekonomik önemini kavrayamaması. 3. İç denizlere göre yapılmış Osmanlı gemilerinin, Okyanus'ta Portekiz Donanması ile başedememesiydi. Sonuçta; yemen, aden alındı. Basra körfezi ve kızıldeniz’de Türk hakimiyeti sağlandı.<br />II. SELİM: Kanuni'den sonra başa geçti. Fakat yönetim uzun süre Osmanlı veziri Sokullu Mehmet Paşa'nın elinde kaldı. Sokullu, bilgi ve tecrübesiyle Kanuni'yi aratmadı. 1571 yılında Kıbrıs fethedildi. Lehistanla iyi ilişkiler kurularak, Osmanlıların Avrupa'daki üstünlükleri daha da güçlendirildi. 1579 yılında Sokullu Mehmet Paşa'nın ölümü ile Osmanlı İmparatorluğu'nun Yükselme Devri sona erdi. <br />Sokullu Mehmet Paşa Dönemi (1564-1579) :Sokullu Mehmet Paşa; Kanuni, II. Selim ve III. Murat dönemlerinde sadrazamlık yaptı. Bu dönemde 1568'da Sakız Adası Cenevizliler'den alındı. 1569 Endonezya seferi. 1570 yemen isyanının bastırılması Yemen'in egemenliği sağlandı. 1571'de İnebahtı Savaşı'nda Haçlı donanmasına yenildi. 1571 yılında Venediklilerden Kıbrıs Adası alındı. Sokullu bu fethin arkasından kendisini ziyarete gelen bir Venedik elçisine şu sözleri söylemişti; "Ziyaretinizin sebebini anlıyorum, İnabahtı yenilgisinin üzerimizdeki etkisini anlamaya çalışıyorsunuz. Fakat unutmayın ki, biz sizden Kıbrıs'ı almakla kolunuzu kestik. Halbuki siz donanmamızı yakmakla bizim sakalımızı traş etmiş oldunuz. Kesilen kol yerine gelmez. Lakin traş edilen sakal eskisinden daha gür çıkar. 1574 Tunus İspanyollardan alınarak Osmanlı topraklarına katıldı. Lehistan 1575'te Osmanlı himayesine girdi. 1577'de Fas Portekizlilerden alındı. İngilizlere ticari imtiyazlar sağlandı. 1568 Avusturya, 1578 İngilizlere kapitilasyonlar verildi. Fransızlara verilen kapitilasyonlar genişletildi.<br />Sokullu Mehmet Paşa'nın Projeleri : Sokullu sadrazamlığı süresince Doğu Avrupa Türkleri ile Kafkasya bölgesini Osmanlı Devleti'ne bağlamak istedi. Don ve Volga Irmaklarını bir kanalla birleştirerek, Karadeniz'den Hazar'a geçmeyi planladı. 1579 yılında Süveyş Kanalı'nı açmayı düşündü, böylece, Hindistan ve Endonezyadaki Müslümanlara yardım etmeyi planladı. Sokullu 1579 yılında hançerlenerek öldürüldü, projeleri de uygulamaya konulamadan yarım kaldı.<br /><br />DURAKLAMA DÖNEMİ 1579 – 1699:<br />Sokullu Mehmet Paşa'nın ölümünden, ilk kez toprak kaybedilen Karlofça Antlaşmasına kadar geçen döneme tarihimizde "Duraklama Dönemi" denir.<br />Duraklamanın çeşitli nedenleri vardır.Bunları; İç nedenler ve Dış nedenler diye iki grupta toplayabiliriz. <br />İÇ NEDENLER : a) Kanuni'den sonraki padişahlardan çoğunun yetersiz olması, b) Orduda eski disiplin ve düzenin bozulması c) Devlet kasasının gittikçe boşalması, d) Değerli kişilerin yerine, iltimaslı ve rüşvet verenlerin devlet memurluklarına getirilmesi.<br />DIŞ NEDENLER : a) Avrupa ülkelerinin teknik yöneden gelişmesi, b) Komşu ülkelerin askerlik alanında ileri gitmeleri. <br />Duraklama Dönemi Duraklamanın Nedenleri <br />A. İç Nedenler : <br />1. Merkezi Yapıdaki Bozulmalar : <br />Padişahlık Makamının Bozulması :I. Ahmet ile birlikte şehzadelerin sancak eğitimi uygulaması kaldırıldı, şehzadeler sarayda kapalı bir hayat yaşamaya başladı. Saraya kapanan şehzadelerin ruhsal yapılarında bozulmalar görüldü. III. Mehmet; son kez sancağa çıkan Osmanlı padişahıdır.I. Ahmet Dönemiyle hanedanın en yaşlı üyesi tahta geçmeye başladı. I. Ahmet, sancağa çıkmadan tahta çıkan ilk padişahdır. <br />Sadrazamalık Makamının Bozulması :Sadrazam padişahtan sonra en etkili olan ikinci kişi idi. Sadrazamlar, önceleri eğitim ve tecrübelerine göre seçilirken, daha sonraki dönemlerde rüşvet ve iltimas yolu ile göreve gelmişlerdi. Duraklama Dönemi'nde 61 sadrazam göreve gelmiştir. Duraklama Dönemi'nde yeteneksiz kişiler sadrazamlık görevine getirildi. Bu durum halkın devlete olan güvenini azalttı, isyanların çıkmasına neden oldu. <br />Saray Kadınlarının Yönetime Katılması :Kimi padişahların zamansız ölümü üzerine geride tahta geçecek çocuk yaşta kişiler kalıyordu. Veraset sisteminden dolayı çocuk da olsa bu kişi tahta geçebiliyordu. Bu çocuk hükümdarların tahta geçmesi ile anneleri devlet yönetiminde etkili olmaya başlıyordu. Kadınların devlet işlerinde etkinliği Kanuni Dönemi'nde Hürrem Sultan ile başladı. Valide Kösem Sultan ve Turhan Sultanla devam etti. Duraklama Dönemi'nde IV. Murat'ın annesi Kösem Sultan ile, IV. Mehmet'in annesi Turhan Sultan yönetimde oldukça etkili olmuşlardı. Zamanla saray kadınları devlet adamlarının atanmasında da söz sahibi oldu. Bu da bilgi ve beceriden yoksun kişilerin iş başına gelmesine neden oldu. <br />2. Orduda Meydana Gelen Bozulmalar; Yeniçeri Teşkilatındaki Bozulmalar :Askeri kanun ve geleneklere saygı gösterilmemeye başlandı. Yeniçerilerin ve Kapıkulu Ocağı'nın bozulması ile orduya olan güven kayboldu. Kanun-i Kadim'e aykırı askere alım işlemleri yapılmaya başlandı. Yeniçeri Ocağı'na usülsüz asker kaydeden ilk padişah III. Murat'tır. Devşirme sistemi bozuldu. Yeniçeriler çeşitli nedenlerden dolayı sık sık ayaklanmaya başladı. Merkeze her istediklerini yaptırabilen Yeniçeriler, bazan padişahları bile tahttan indirmişti. <br />Eyalet Ordusundaki Bozulmalar :XVII. yüzyılda Tımar dağıtımındaki adaletsizlik ve haksızlık Eyalet ordusunun itibarını zedeledi. Dirlik araziler askerlikle ilgisi olmayan kişilere verilmeye başlandı. Yükselme Dönemi'nde Eyalet Ordusu Yeniçeri Ocağı'na karşı önemli bir denge unsuruydu. XVII. yüzyılda eyalet askerlerinin sayısının azalması ile, Yeniçeri Ocağı güç kazanmış ve devlet yönetiminde Ocağın etkinliği artırmıştır. Bir kısım dirlik arazi de peşin vergi amacıyla iltizama çevrildi. <br />Donanmadaki Bozulmalar : Osmanlı donanması Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'nde en üst düzeye ulaşmış, Barbaros Hayreddin Paşa'nın ölümüyle de giderek önemini kaybetmişti. Denizcilikle ilgisi olmayan kişiler kaptan-ı deryalığa getirilmişti. <br />Ekonomideki Bozulmalar :Savaş ganimetlerinin azalması. Uzun süren ve genelde yenilgiyle sonuçlanan savaşlar. Eskisi gibi yabancı devletlerden vergi ve hediye alınamaması. Artan saray masrafları ve devlet ihtişamına paralel olarak lüks ve israfın artması. Sık sık padişah değişiklikleri yüzünden ödenen cülus bahşişleri. Tımar sisteminin bozulması. Kapıkulu askerlerinin sayısının artması. <br />Eğitimdeki Bozulmalar :Osmanlı Eğitim sistemi Avrupa'nın oldukça gerisinde kalmıştı. Osmanlı Devleti'nde en önemli eğitim kurumu medreselerdi. Medreselerin başında bulunan ulemalar gelişmeye ayak uyduramadı. Medreselerde zamanla pozitif bilimler askıya alındı. Medrese eğitimi yapmamış bir çok insana diploma ve ve rütbe verildi. Yeni doğmuş çocuklara müderris ünvanı verilerek beşik uleması zümresi meydana geldi. Ulemalar zamanla askerle birlike isyanlara katılıp saraya hücum etti. <br />Toplum Yapısındaki Bozulmalar Siyasi, sosyal ve ekonomik yapının bozulması ile Anadolu'da Celali İsyanları çıktı. Celali isyanları ile merkezi otorite tamamen sarsıldı. İsyanların artması üzerine Anadolu'da yaşayan halk şehirlere göç etmeye başladı. İsyanların bastırılmasında kullanılan yöntemler, halkla devletin arasının açılmasına neden oldu. <br />B. Dış Nedenler : <br />İmparatorluğun Doğal Sınırlarına Ulaşması :Osmanlı Devleti, XVI. yüzyılın sonunda yaklaşık 20 milyon kilometre kare sınır ve 100 milyon nüfus ile en geniş sınırlarına ulaşmıştı. Üç kıtaya yayılan bu sınırların korunmasında zorluk çeken Osmanlı Devleti, bazen birçok cephede savaşıyor ve bu nedenle mevcut gücü bölünüyordu. <br />Avrupa'da Merkezi Krallıkların Kurulması :Osmanlı Devleti Kuruluş Dönemi'nde Batı'da çok rahat ilerledi, çünkü Avrupa'da derebeylik rejimi (küçük kırallıklar) hüküm sürmekteydi. XV. yüzyıl ile birlikte Avrupa'da güçlü merkezi krallıklar kuruldu. Avrupa, XV. ve XVI. yüzyıllarda Coğrafi Keşifler, Rönesans ve Reform ile önemli adımlar atmış, Osmanlı Devleti'nde ise aynı gelişmeler görülmemişti.Bu dönemde ülke çeşitli isyanlarla sarsıldı. Yeniçeri askerleri de çeşitli bahanelerle sıkça ayaklandılar. En önemlisi Genç Osman'a karşı yapılan ayaklanmadır. Bu dönemde II.Osman (Genç Osman) ve IV.Murat ile sadrazam Tarhuncu Ahmet Paşa ve Köprülüler durumu düzeltmek isteyen kimselerdir. <br />II. OSMAN :14 yaşında padişah oldu. İleri görüşlüydü. Devletin durumunu düzeltmek istiyordu. Lehistan seferinde ordunun bozulmuş olduğunu gördü. İstanbul'a dönünce orduyu düzeltmek istedi. Bu disipline dayanamayan Yeniçeriler ayaklanarak, Genç Osman'ı öldürdüler. <br />IV. MURAT: 12 yaşında padişah oldu. Çok akıllı, cesur ve kararlı bir hükümdardı. Orduya düzen verdi. Anadolu'daki ayaklanmaları bastırdı. Maliyeyi düzeltti. Bu dönemde Kasr-ı Şirin barışı ile bugünkü Türkiye - İran sınırı belirlendi. <br />SULTAN İBRAHİM: Tutarsız hareketlerinden dolayı saltanat önemli sarsıntılar geçirdi. Köprülü Mehmet Paşa ve Fazıl Ahmet Paşa bu dönemin ünlü sadrazamlarındandır. Bu dönemde Avusturya ile önemli savaşlar oldu. II. Viyana kuşatması bozgunla sonuçlandı. Bu bozgunun ardından Lehler, Venedikliler, Avusturyalılar ve Ruslarla savaşmak zorunda kaldılar. 15 yıl süren bu savaşların ardından 1699 yılında Karlofça Antlaşmasını imzalamak mecburiyetinde kaldılar. Bu antlaşma, Osmanlı tarihinde bir dönüm noktasını teşkil eder. Osmanlılar ilk kez bu anlaşmadan sonra toprak kaybettiler. Bu toprak kaybı Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışına kadar devam etti. Bundan sonra "Gerileme Devri" başladı. <br />XVII. Yüzyıl Siyasi Tarihi <br />Osmanlı-İran Savaşları <br />III. Murat Dönemi (1577-1590) :III. Murat, 1579'da İran şahı Tahmasb'ın ölümü ile ortaya çıkan taht kavgalarından faydalanarak İran üzerine sefere çıktı. Osmanlı Ordusu, Hazar Denizi'ne kadar ilerledi fakat, 1590'da İranlılar'ın barış İstemesi Üzerine Ferhat Paşa Antlaşması imzalandı. 1590 Ferhatpaşa anlaşması ile Osmanlı doğudaki en geniş sınırlarına ulaşmış oldu. Bu antlaşma ile Azerbeycan, Luristan, Gürcistan ve Dağıstan Osmanlılara bırakıldı. Osmanlı İmparatorluğu, bu antlaşma ile doğuda en geniş sınırlara ulaşmış oldu. <br />I. Ahmet Dönemi (1603-1611) :Nedeni : Osmanlı Devleti'nin Batı'da Avusturya ile savaşta bulunmasını ve Anadoludaki Celali İsyanlarını fırsat bilen İran'ın Ferhat Paşa Antlaşması ile Osmanlı Devleti'ne verilen yerleri geri almak istemesi. Şah Abbas, 1603'te Tebriz ve Erivan'ı alarak Diyarbakır ve Musul'a kadar ilerledi. Osmanlı başarısız oldu. 1611 yılında Nasuh Paşa Antlaşması imzalanarak bu savaşa son verildi. <br />Nasuh Paşa Antlaşması (1611) :1. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti, Ferhat paşa Antlaşması ile aldığı toprakları geri verdi. 2. İran her sene Osmanlı Devleti'ne ikiyüz deve yükü ipek verecekti. 1611 yılında Nasuh Paşa Antlaşması Osmanlı Devleti'nin elde ettiği toprakları geri verdiği ilk antlaşmadır. <br />I. Mustafa Dönemi (1617-1618) :Nedeni : İran'ın antlaşmalarda verdiği sözü tutmayıp Osmanlı Devleti'ne söz verdiği ekonomik yükümlülüğü yerine getirmemesi. 1617-1618 tarihleri arasında devam eden bu savaşlarda önemli bir çatışma olmadı, 1618'de İran ile Serav Antlaşması imzalandı. 1618 yılında imzalanan Serav Antlaşması ile Nasuh Paşa Antlaşması'nın koşulları her iki ülke tarafından da yeniden kabul edildi. <br />IV. Murat Dönemi (1622-1639) : Nedeni : İran'ın hile ile Bağdat'ı işgal etmesi. IV. Murat, İran'a iki sefer düzenledi. Bu seferler sonunda Revan ve Bağdat'ı tekrar ele geçirdi. 1639 yılında İran ile Kasr-ı Şirin Antlaşması imzalandı ve altmış yıldır süren İran savaşları sona erdi. <br />Kasr-ı Şirin Antlaşması (1639) :1. Azerbaycan ve Revan İran'a bırakıldı. 2. Bağdat Osmanlı Devleti'ne bırakıldı. 3. Zağros Dağları iki ülke arasında sınır oldu. 1639 yılında İran ile Kasr-ı Şirin Antlaşması ile XVII. yüzyıl Osmanlı-İran savaşları sona erdi ve bugünkü Türkiye-İran sınırı büyük ölçüde çizildi. <br />Osmanlı-Lehistan Savaşları <br />Genç Osman Dönemi (1618-1622) Nedeni : Lehistan'ın Boğdan'ın iç işlerine karışması. Genç Osman 1618 yılında Lehistan seferine çıktı. Leh ordusunu yendi ve Hotin Kalesi'ni kuşattı. Bu sefer, yeniçerilerin gevşek davranması üzerine, 1621 yılında Hotin Antlaşması imzalanarak son buldu. <br />Hotin Antlaşması (1621) :1. Lehliler ve Osmanlılar birbirlerinin topraklarına saldırmayacaktır. 2. Lehistan, Kırım Hanı'na 40 bin düka altını vergi olarak ödemeye devam edecektir. Hotin seferi'nde Yeniçerilerin yetersizliği anlaşılmış ve ilk defa Genç Osman, Yeniçeri Ocağı'nı kaldırmak istemişti. <br />IV. Mehmet Dönemi (1672-1676) :Nedeni : Lehistan'ın, Türk himayesinde bulunan Ukrayna Kazakları'nın iç işlerine karışması. Osmanlı ordusu 1672'de Lehistan seferine çıktı. Lehliler birçok defa yenildi ve 1676'da Bucaş Antlaşması imzalandı. <br />Bucaş Antlaşması (1676) :a) Ukrayna Osmanlıların koruması altında kalacak. b) Podolya Osmanlılara verilecek c) Lehistan her sene vergi ödeyecek 1672 Bucaş Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu'nun topraklarına toprak kattığı son antlaşmadır(Podolya). Bu antlaşma ile Osmanlı İmaparatorluğu Batı'da en geniş sınırlarına ulaşmıştı. Lehistan Diyet Meclisi, Bucaş Antlaşması'nın vergiyle ilgili üçüncü maddesini kabul etmedi. Savaş yeniden başladı. Osmanlılar vergiyle ilgili maddeyi kaldırınca 1676 yılında Bucaş Antlaşması yenilendi. 1669 Köprülü Fazıl Ahmet Paşa giritin fethini tamamladı.<br />Osmanlı-Venedik Savaşları (1645-1669) :<br />Nedeni : Venediklilerin Osmanlı ticaret gemilerine saldırması ve Osmanlı Devleti'nin Girit Adası'nı almak istemesi. 1645'te Girit yüzünden Osmanlı-Venedik savaşları başladı. 25 yıl alınamayan Kandiye Kalesi'nin alınması ile Venedikliler barış isteğinde bulundu. <br />Osmanlı-Avusturya Savaşları (1593-1606) Nedeni : 1. Avusturya ile Osmanlı arasındaki sınır mücadelesi. 2. 1593 tarihinde Bosna Beylerbeyi Hasan Paşa'nın Avusturyalılar tarafından pusuya düşürülerek öldürülmesi <br />III. Murat Dönemi'nde Avusturya savaşları başladı. 1573 yılında Estergon ve Kanije kalelelerini Avusturya'ya kaptırdı. III. Mehmet Dönemi'nde Avusturya'dan Eğri Kalesi alındı. 1596'da Haçova Savaşı ile Avusturya ordusu bozguna uğratıldı. 1596'da Estergon ve Kanije Kaleleri geri alındı. İran sorunu ve Celali İsyanları yüzünden Osmanlı Devleti barış istedi ve 1606'da Zitvatorok Antlaşması imzalandı. <br />Zitvatorok Antlaşması (1606) :1. Eğri, Kanije ve Estergon Kaleleri Osmanlılarda kalacaktır. 2. Avusturya Kuzey Macaristan topraklarını elinde tuttuğu için her sene Osmanlılara ödediği vergiyi artık ödemeyecektir. 3. Avusturya bir defaya mahsus olmak üzere savaş tazminatı ödeyecektir.4. Avusturya arşidükası protokol bakımından Osmanlı padişahına denk olacaktır. Not : 1533 İstanbul Antlaşması'na göre Avusturya arşidükası Osmanlı sadrazamına denkti. Zitvatorok Antlaşması ile Osmanlı İmparatorluğu Orta Avrupa'daki üstünlüğünü kaybetmiş, Avrupadaki devletlerle eşit seviyeye gelmişti. <br />Osmanlı-Avusturya Savaşları (1622-1664) :Avusturya'nın Erdel Beyliği iç işlerine karışması. 1662'de Avusturya seferine çıkan Osmanlı ordusu Uyvar, Zerinvar ve Novigrat kalelerini aldı. Bu savaşlar 1664 yılında imzalanan Vasvar Antlaşması ile son buldu. <br />Vasvar Antlaşması (1664) :a) Uyvar ve Novigrat kaleleri Osmanlılara bırakılacak, Zerinvar Avusturya'da kalacaktır. b) Erdel Osmanlı Devleti'nde kalacak, Osmanlı Devleti ve Avusturya, Erdel'den askerlerini çekecektir. c) Avusturya, Osmanlıların Erdel Beyi adayını tanıyacaktır. d) Avusturya savaş tazminatı ödeyecektir. Bu antlaşmadan sonra Avrupalılar, Osmanlıların eski gücünü kazandığını zannederek büyük bir paniğe kapılmıştı. <br />II. Viyana Kuşatması (1683) Nedenleri : 1. Koyu katolik olan Avusturya'nın, Protestan Macarlara baskı yapması, 2. Macarların Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'dan yardım istemesi. 1682'de Osmanlı Devleti Avusturya'ya savaş ilan etti. 1683'te Avusturya üzerine sefere çıkıldı. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, 1683'te Viyana'yı kuşattı. Kutsal ittifak haçlı ordusunun yardıma gelmesi üzerine Osmanlı ordusu Viyana önlerinde bozguna uğradı. <br />Bozgunun nedenleri : II. Viyana bozgunu ile, Kosova Savaşı'ndan sonra Avrupa'da taarruza geçen Osmanlılar, artık savunmaya geçmiştir. 2.Viyana bozgunu 1922’de Sakarya savaşında durdu. Osmanlıları Avrupa'dan atmak amacıyla "Kutsal İttifak" oluşturulmuştur. 1. Merzifonlu'nun deneyimli komutan ve devlet adamlarının sözünü dinlememesi 2. Merzifonlu'nun şehrin yağmalanmasına izin vermemesi, 3. Viyana'nın güçlü surlarla çevrili olması, 4. Kırım Hanı'nın zamanında yardım göndermemesi. <br />Kutsal Bağlaşma ve Savaşlar (1683-1699) Nedeni : Osmanlı Devleti'nin Viyana önünde bozguna uğraması ve bu fırsattan yararlanmak isteyen Hristiyan Avrupa'nın Papa'nın önderliğinde kutsal ittifak kurarak, Türkleri Avrupa'dan atmak istemesi. Avusturya, Macaristan ve Erdel'i alıp Bulgaristan'a girdi, Osmanlı Devleti ile Haçlı ittifakı arasında 1683'te dört cephede savaş başladı. Lehistan, Podolya ve Boğdan'ı, Venedik, Mora ve Dalmaçya'yı aldı. 1687 yılında II. Süleyman, 1695'de de II. Mustafa tahta geçti. Yenilgilerin devam etmesi üzerine Osmanlı Devleti Karlofça Antlaşması'nı imzalayarak savaştan çekildi. <br />Karlofça Antlaşması (1699) :Avusturya, Lehistan, Venedik ve Osmanlı Devleti arasında imzalandı. 1. Temeşvar ve Banat Yaylası dışında kalan bütün Macaristan ve Erdel Avusturya'ya verildi. 2. Hırvatistan'ın bir bölümü Avusturya'ya verildi; Sava ırmağı sınır oldu. 3. Podolya ve Ukrayna Lehistan'a verildi. 4. Dalmaçya kıyıları ve Mora, Venedik'e verildi. Korint Osmanlılarda kaldı. 5. Antlaşmanın süresi 25 yıl olacak ve Avusturya'nın garantisinde bulunacaktı. Rusya, Karlofça Antlaşması imzalanırken iki yıllık bir ateşkes imzalamış ve barışa yanaşmamıştır. Amacı Kırım'a doğru ilerlemektir. Ancak, Avrupalı Devletlerin baskısıyla 1700'de antlaşma masasına oturmuştur. Osmanlılar, 1699 Karlofça ve 1700 İstanbul Antlaşmaları'yla (azak kalesi Ruslara verilmiştir) ilk defa toprak kaybına uğradı. Osmanlı Devleti'nde Gerileme Dönemi Başladı. <br /><br />XVII. ve XVIII Yüzyıl Osmanlı Kültür ve Uygarlığındaki Değişmeler<br />Merkez Teşkilatındaki Değişmeler :XVI. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde padiah otoritesi ve merkezi yönetim zayıflamıştı. <br />Hükümet otoritesinin zayıflamasından faydalanan bazı kimseler, tımar ve zeametleri kendi tasarruflarına geçirip, sipahileri dirliksiz bıraktığı için sipahi ordusunun önemi kaybolmuştu. <br />Avrupa'da silah teknolojisinin gelişmesi üzerine, tımarlı sipahiler, savaşlarda yetersiz kaldı, bu nedenle tüfekli kapıkulu askerlerinin sayısı artırıldı. <br />Tımarlı sipahiler ikinci dereceye düştü. XVII. ve XVIII. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde tımar sistemi çöktü. <br />Kapıkulu askerlerinin sayısının artması üzerine devlet bu askerlere ulufe yetiştirmekte zorlandı. Sayısı giderek artan Kapıkulu askerleri devlete hükmeder hale geldi. <br />Yönetimde padişah otoritesi azaldığı için sadrazamlar güçlendi. XVIII. yüzyıldan itibaren Divan, Bab-ı Ali (Sadrazam Kapısı) denilen yerde toplanmaya başladı. <br />Taşra Teşkilatındaki Değişmeler :XVII. ve XVIII. yüzyılda taşra teşkilatında uygulamada bir takım değişiklikler yaşandı. Tımar sisteminin bozulması ile taşra teşkilatı önemini kaybetti. Eyaletler ve sancaklarda, arpalık usulü denilen bir yolla yüksek dereceli memurlar görevlendirilmeye başlandı. Eşraf ve Ayanlar taşra teşkilatı yönetiminde söz sahibi olmaya başladılar. Devletin önemli gelir kaynağı olan tımar sisteminin önemini yitirmesi üzerine, yeni yeni vergi türleri uygulamaya konulmuş, eski vergiler artırılmıştı. <br />Toplumdaki Değişmeler :XVI. yüzyılda dünyada yaşanan nüfus artışı Osmanlı Devleti'nde de görüldü. 1554'ten itibaren dirlikler, Kapıkulu Askerleri'nin eline geçmeye başladı. Böylece; bir takım köy zenginleri ortaya çıktı. <br />Coğrafi Keşifler ile Avrupa'da değerli maden birikimi oldu. Avrupa parasının Osmanlı pazarlarına sürülmesi ile yıpranmış olan Osmanlı ekonomisi iyice sarsıldı. XVI. ve XVII. yüzyıllarda Osmanlı Devleti'nde fiyat artışları görüldü. Anadolu'da yer yer büyük Celali İsyanları başladı. <br />Yönetim Kadrosundaki Değişmeler :Kalemiyye sınıfı diğer askeri zümrelerin önüne geçti. ReisülKütaplık sadrazamlığa giden yol haline geldi. XVIII. yüzyılda Osmanlı devlet adamları, devleti çağa uydurmak amacıyla yani reform yapmak amacıyla yabancı uzmanlardan yararlanmaya başladı. XVIII. yüzyıl ile birlikte Osmanlı Devlet yöneticileri devşirme sistemi ile iş başına gelmemeye başladı. Ayan ve eşraf, Celali isyanlarında, kiracı ya da tahsildar olarak tımar sahiplerinin yerini aldı. XVII. yüzyıldan itibaren tımarların iltizama verilemsi ve yeni vergi türlerinin getirilmesi ile ayan ve eşrafın yönetimdeki gücü arttı. Ayan ve eşrafların güçlenmesi ile XVII. ve XVIII. yüzyılda merkezi otoritenin zayıflaması yüzünden devlet, güç kazanan ayanlarla işbirliği yapmak zorunda kaldı ve ayanların iktidardaki etkisi arttı. <br />Ekonomideki Değişmeler :Osmanlı Devleti'nde Kuruluş ve Yükselme döneminde etkili olan tımar sisteminin XVI. yüzyılda bozulması ile tarımsal üretim azaldı. Avrupa'da meydana gelen Sanayi Devrimi ile üretim arttı ve ürünler ucuzladı. Osmanlı pazarına giren ucuz mallar, küçük atölyelerin kapanmasına yol açtı. Kanuni döneminde Fransa'ya verilen kapitülasyonlar, 1740 yılında daha da genişletildi, bu nedenle iç ve dış ticaret Avrupalıların eline geçti. Osmanlı ekonomisinin bozulmasında, gelir ve gider dengelerinin bozulması, tımar sisteminin önemini kaybetmesi, miri toprakların mukata'aya çevrilmesi etkili oldu. 1775'te mukata'aların yıllık karlarının paylara ayrılarak bu payların satılması demek olan Esham Usülü uygulanmaya başlandı. XVIII. yüzyılda tek hazine uygulaması bırakılarak, İrad-ı Cedit, Tersane, Darphane Hazinesi gibi yeni hazineler kuruldu. <br />Kültür Alanındaki Değişmeler :XVIII. yüzyıldan itibaren Osmanlı kurumları Batı örneklerine göre düzenlenmeye başlandı. Değişim, 1718-1730 Lale Devri'nde iyice arttı. Lale Devri'nde, Avrupa'ya gönderilen geçici elçiler sayesinde, Avrupa Uygarlığı hakkında bilgi toplandı. Matbaanın kullanılmaya başlanması ile düşünce hayatında canlılık belirdi. Edebiyatta, yerli söyleyiş olgunlaştı, halk anlatımlarına önem verilmeye başlandı. <br />Eğitim ve Öğretim Alanındaki Değişmeler :XVI. yüzyılda medreselerde, pozitif bilimlere ikinci derecede önem verildi. Din eğitimi ön plana çıkarıldı. Mederese ile ilgisi olmayan kişilere müderrislik ünvanı verilmeye başlandı. Bu şekilde işbaşına geçen ulemanın, kendi çocuklarına müderrislik ünvanı vermeye başlaması ile beşik uleması denilen sınıf ortaya çıktı. Lale Devri ile matbaa kullanılmaya başlandı. 1734'te Hendesehane, 1773'te Mühendishane açıldı. 1773 yılında Mühendishane-i Bahr-i Hümayun açıldı.1795'te Mühendishane-i Berr-i Hümayun'un kuruldu <br />XVII. Yüzyıl İç İsyanları <br />İsyanların Genel Nedenleri :1. XVII. yüzyıl ile birlikte idari, askeri ve mali yapının bozulması 2. Merkez ve taşra yönetiminin bozulması ile devlet otoritesinin zayıflaması 3. Eyaletlerde yaşanan denetim güçlüğü <br />4. Beylerbeyi ve sancak beylerinin bu yüzyılda yapılan savaşların uzun sürmesi ile yönetmek zorunda kaldıkları topraklarda bulunması 5. Tımar sisteminin dejenere olması nedeniyle üretimin azalması, fiyatların artması, dolayısı ile ekonominin bozulması. 6. Ordu ve memurların disiplinsizliği yüzünden halkın devlete karşı güveninin zedelenmesi. <br />İstanbul İsyanları <br />Özellikleri :1. XVII. yüzyılda meydan gelen İstanbul isyanlarının elebaşları Yeniçeriler ve sipahilerdi. <br />2. İsyanların çıkmasında bazı devlet adamları ve saray kadınlarının rolü de vardı. 3. Bazı isyanlar ulema sınıfı ve halk tarafından da desteklendi. 4. İsyanların temel nedeni, kapıkulu askerlerine verilen ulufelerin gecikmesi ya da değeri düşük akçe ile ödenmesi, cülus bahşişinin kimi zaman dağıtılmamasıdır. 5. Ordudaki bozulmanın temel nedeni Kapıkulu ocaklarına kural dışı asker alınması. 6. İsyancılar zamanla her isyanda istediklerini elde etmeye başladılar. "Ocak devlet içindir." anlayışının yerini "Devlet ocak içindir." anlayışı aldı. <br />Önemli İsyanlar :1589 yılında, III. Murat zamanında yeniçeri ulufelerinin düşük ayardan ödenmesi üzerine isyan çıktı. Sarayı basan yeniçeriler defterdarı öldürdüler. <br />1620 yılında, Hotin seferi sonunda disiplinsiz davranışlarından rahatsız olduğu için yeniçeri ocağını kaldırmayı planlayan Genç Osman'a karşı isyan eden yeniçeriler sarayı basıp II. Osman'ı tahttan indirerek Yedikule Zindanları'nda boğdular. <br />IV. Mehmet döneminde, ulufelerin zamanıda ödenmediğini ve saray adamlarının devlet işlerine karıtığını öne süre sipahiler isyan ettiler. <br />Padişahtan sarayda bulunan otuz devlet adamının idamını istediler. İdam edilen bu kişilerin cesetleri Sultanahmet Meydanı'nda bir çınara asıldı. 1656 tarihinde meydana gelen bu olay "Vaka-yı Vakvakiye" olarak bilinir. <br />Her isyanda istediklerini yaptıran askerler, önemli bir güç durumuna geldiler. İstanbul'da huzur ve güvenlik bozuldu. <br />Anadolu (Celali) İsyanları <br />Özellikleri :1. Miri topraklarının iltizama çevrilmesi sonucu daha önce sipahilerin elindeki dirlik gelirlerinin hazineye aktarılması. 2. Taşradaki yöneticilerin halka zulmetmesi ve devlet gelirlerinin artırılması için vergilerin yükseltilmesi 3. Rüşvetin yaygınlaşması ile taşra yönetimine alakasız kişilerin atanması 4. Savaşların uzun sürmesi ile taşrada görevli yöneticilerin görev yerlerine dönememesi 5. Avarız vergisinin toplanamaması 6. Hakkı yenen devlet adamları ve işsiz kalan medrese öğrencileri ile leventlerin isyanlara katılması <br />Önemli İsyanlar <br />Karayazıcı İsyanı : Haçova Savaşı'ndan kaçarak Anadolu'ya gelen Karayazıcı, ortamın elverişli olmasıyal Urfa dolaylarında isyan etti. İsyanı Sokullu Mehmet Paşa bastırdı. <br />Deli Hasan isyanı : XVII. y.y'da Osmanlı Devleti'nin Avusturya savaşları ile uğraşmasını fırsat bilerek isyan etti. İsyan bastırıldı. <br />Canbolatoğlu, Kalenderoğlu ve TavilAhmet de isyan ettiler fakat isyanları bastırıldı. <br />1622 yılında Genç Osman'ın öldürülmesiyle kanını dava eden Erzurum valisi Abaza Mehmet Paşa ve Sivas Valisi Vardar Ali Paşa isyan etti. Bu isyanlar da bastırıldı. <br />Anadolu'da çıkan Celali isyanları, Anadolu'nun yakılıp yıkılmasına sebep oldu. Ekonomik hayat durgunlaştı, üretim azaldı, köyden kente göç başladı. <br />Eyalet İsyanları :Eyalet isyanlarının öncülüğünü, bu eyaletlerin başındaki hanedena üyeleri, ya da bu beyliklerin başında bulunan beyler yaptı. Osmanlı Devleti'nden ayrılıp bağımsız olma ve ya yeniçerilerin halktan keyfi vergiler toplaması nedeniyle isyan ettiler. <br />XVII. yüzyıl eyalet isyanlarının en önemlileri; Kırım, Eflak, Boğdan, Erdel gibi bağlı eyaletlerle, Yemen ve Bağdat gibi Arap eyaletlerinde çıkan isyanlardır. <br />Bu isyanlar sonunda devletin eyaletlerdeki etkisi azaldı. Vergilerin toplanması imkansızlaştı. İsyanların bastırılmasında şiddet ve kullanılması, eyalet halkında Osmanlı yönetimine karşı güvensizlik başlamasına neden oldu. <br />XVII. Yüzyıl Islahatları <br />I. Ahmet Islahatları :Şehzadelerin sebep olduğu ayaklanmaları önlemek için şehzadelerin sancağa gönderilmesi geleneğini kaldırdı. "Kafes Hayatı" uygulamasını başlattı. "Ekber ve erşet" (en yaşlı ve en olgun) olan haneden üyesinin başa geçmesi kuralını getirdi. <br />Kuyucu Murat Paşa Islahatları :I. Ahmet dönemi sadrazamlarındandır. Ülkede asayişi yeniden sağlamak ve Anadolu'da devlet otoritesini kurmak amacıyla askeri yöntemlerle düzeltmeler yaptı. Anadolu Celali İsyanları'nı bastırmada, isyanın nedenlerini aramadan, korku ve şiddet yayarak, düzen sağlamaya çalıştı. Celali İsyanları'nı bastırmışsa da, isyanın nedenlerini ortadan kaldırmadığı için başarılı olamadı ve ölümü üzerine isyanlar yeniden başladı. <br />II. Osman Islahatları :Fatih Dönemi'nden beri devam eden padişahların saray dışından bir kızla evlenmemesi geleneğini yıkarak, saray dışından evlendi. 1620 yılında yapılan Lehistan Seferi'nde aksaklıklar gördüğü için Yeniçeri Ocağı'nı kaldırmak istedi. 1622 yılında Yeniçeriler, ulemanın da desteğini alarak isyan çıkardı. Genç Osman, Yeniçeriler tarafından Yedikule zindanlarında boğularak öldürüldü. <br />Kemankeş Mustafa Paşa Islahatları :Padişah İbrahim döneminde vezirlik yaptı. İlleri yeniden kaydettirerek gelirlerini tespit etti. Piyasada bulunan ayarı düşük paraları kaldırarak, sikkenin yeniden değer kazanmasını sağladı. Uzun süredir dağıtılmayan Yeniçeri ulufelerinin dağıtılmasını sağladı. <br />IV. Murat Islahatları :1623 yılında 11 yaşında padişah oldu. Başlangıçta devlet yönetimi Yeniçeri Ağaları ve valide sultanların elindeydi. Develet yönetimini eline alan IV. Murat, şiddete dayalı bir yönetim uyguladı. Yeniçeri ve sipah ağalarını ortadan kaldırdı. İçki ve tütünü yasakladı, meyhaneleri kapattı, gece sokağa çıkılmasını engelledi. Yönetim ve askeri yapıdaki bozulmalarının nedenini anlayabilmek için, Koçi Bey'e bir rapor hazırlattı. <br />Tarhuncu Ahmet Paşa Islahatları :IV. Mehmet dönemi sadrazamıdır. Devlet bütçesini düzeltti. Bütçe açığının saray masraflarından kaynaklandığını ortaya çıkararak, ilk defa saray masraflarında kısıtlamaya gidildi. Sokullu Mehmet Paşa'dan sonra denk bütçeyi hazırlayan ikinci kişi oldu. <br />Köprülüler Dönemi <br />Köprülü Mehmet Paşa Islahatları :IV. Mehmet dönemi sadrazamıdır. Sadrazamlığa şu şartlarla gelmişti; <br />-Saray, devlet işlerine karışmayacak, -Devlet işleriyle ilgili alacağı kararlar saray tarafından kabul edilecek, <br />-Devlet memurları ile ilgili atamalar ve azletmeler kendi kontrolünde olacak, <br />-Hakkında şikayet olursa savunması alınacak, daha sonra karar verilecek. <br />İlk önce iç işlerini ele alarak huzur ve asayişi sağladı. XVII. yüzyıl Osmanlı-Venedik savaşları sırasında ablukaya alınan Çanakkale Boğazı'nı kurtardı. Erdel Beyi Rakoçi ve Abaza Hasan Paşa isyanlarını bastırdı. Devlet otoritesini sağlarken şiddet ve zora başvurdu. <br />Köprülü Fazıl Ahmet Paşa Islahatları :IV. Mehmet dönemi sadrazamı ve Köprülü Mehmet Paşa'nın oğludur. İlk olarak Erdel yüzünden Avusturya'ya savaş açtı. 1669 yılında Girit alındı. 1672 yılında Bucaş Antlaşması imzalandı. Osmanlı Devleti'ne Sokullu Devri'ni bir ölçüde yaşatan Fazıl Ahmet Paşa da, devlet otoritesini sağlamada şiddete başvurmadı. <br />Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Islahatları :IV. Mehmet dönemi sadrazamı Köprülü Mehmet Paşa'nın evlatlığı ve damadıdır. 1683 yılında Viyana'yı kuşattı fakat bu II. Viyana Kuşatması başarısızlıkla sonuçlandı. II. Viyana Kuşatması'nda başarısızlığı görüldüğü için idam edildi. Bu dönemden sonra Osmanlı Devleti Gerileme Dönemi'ne girdi. <br />Köprülü Fazıl Mustafa Paşa Islahatları :1683 yılında II. Viyana yenilgisinin ardından Avrupa devletleri birleşerek Osmanlı Devleti'ne karşı harekete geçti. II. Süleyman dönemi sadrazamıdır. Fazıl Mustafa Paşa, yönetim, askeri ve mali alanda ıslahat yaparak devletin iç işlerini halletti. 1691 yılında Avusturya üzerine sefere çıktı fakat sefer sırasında vurularak öldü. <br />Amcazade Hüseyin Paşa Islahatları :1697 yılında Osmanlı Devleti Zenta'da Avusturya'ya yenildi. II. Süleyman dönemi sadrazamı ve Köprülü Mehmet Paşa'nın yeğenidir. 1699 yılında imzalanan Karlofça ve 1700 yılında imzalanan İstanbul Antlaşmaları ile Osmanlı Devleti ilk defa toprak kaybetti. Köprülü Sülalesi'nin iş başında olduğu dönem, Osmanlı Devleti'nin Duraklama içinde Yükselme Dönemi'ni yaşadığı yıllar oldu. <br />XVII. Yüzyıl Islahatlarının Özellikleri : 1. Baskı ve şiddet kullanılarak merkezi otoritenin yeniden sağlanmasına çalışıldı. 2. Devleti gerilemeye götüren sorunların kökenine inilmediği için başarısız olundu. 3. Avrupa'nın etkisi görülmedi. 4. Yükselme Dönemi yeniden canlandırmaya çalışıldı. 5. Islahatlar devlet politikası haline gelmediği için, ıslahatcıların kişiliğine bağlı kaldı, onların ölümü ile devlet düzeni eski halini aldı. 17.yy ıslahatlarında batının etkisi yoktur. Sorunların nedeninden ziyade sonuçları üzerinde durmuşlardır. Islahatlar askeri nitelikte ve genellikle çıkan isyanları önlemeye yöneliktir. Devlet politikası olmamış, kişilere bağlı kalmıştır.<br />GERİLEME DÖNEMİ 1699 – 1792<br />Osmanlı İmparatorluğu 1699 yılında imzaladığı Karlofça Antlaşması ile ilk kez toprak kaybetti. Bu tarihten itibaren de "Gerileme Devri'ne" girilmiş oldu. Bu dönemde Ruslarla, Avusturyalılarla ve Venediklilerle savaşıldı. Yenilmek ve toprak kaybetmek Osmanlılara çok ağır geldi. Hazırlıksız yapılan savaşlar yeni yenilgilere sebep oldu. <br />Edirne Olayı :II. Mustafa (1695-1703) 1699 Karlofça Antlaşması'ndan sonra Edirne'ye çekilip, devlet yönetimini Feyzullah Efendi'ye bırakıp, kendini av ve eğlenceye vermişti. Bu durumdan memnun olmayan ve Edirne'nin başkent olacağı söylentilerine inanan bir grup İstanbul'da isyan etti. Asiler 1703 yılında Edirne'ye yürüyüp Feyzullah Efendi'yi idam ettikten sonra, II. Mustafa'yı tahttan indirerek, yerine III. Ahmet'i tahta geçirdi. 3.Ahmet isyan sonucu tahta çıkarılmış isyanla tahttan indirilmiştir.<br /> III. AHMET: II. Mustafa'dan sonra padişah olan III. Ahmet, Osmanlı hazinesini doldurmaya çalıştı. Eski devlet otoritesini kurmak için çok uğraştı. Osmanlı gururunu kurtarmak istiyordu. Rusya'yı ve Avusturya'yı yenerek eski gücünde olduğunu ispatlamak istedi. Rus ordusunu Prut ırmağında sıkıştırdı. Karlofça Antlaşmasıyla Ruslar'a kaptırılan topraklar, 1711'de PRUT ANTLAŞMASI ile geri alındı. Venedik ve Avusturya ile yapılan savaşlar aynı sonucu vermedi. 1718'de imzalanan PASAROFÇA ANTLAŞMASI ile bir kısım topraklar da elden çıktı. III. Ahmet bu başarısızlıklardan sonra; savaşçı politikayı bırakarak, barışçı bir politika izleme gereğini duydu. Bu barış döneminde kültür, sanat ve bilim alanında bazı gelişmeler dikkati çekti. Bu dönemde ilk Türk basımevi açıldı. (1727) Kağıt fabrikası kuruldu. İtfaiye bölüğü oluşturuldu. Bununla beraber, saray ve çevresinin zevke, sefaya düşkünlükleri de dikkati çeken bir olaydı. Bu dönem lale çiçeğine olan düşkünlük nedeniyle "LALE DEVRİ" adını aldı. (1718 - 1730) Lale Devri, Patrona Halil isyanı ile sona erdi. Lale Devrinden sonraki savaşlar sonunda; 1739'daki Belgrat, 1744 yılındaki Küçük Kaynarca ve 1792'deki Yaş Antlaşmalarıyla Avrupalılara çok büyük topraklar verildi. Bu dönemde bazı iyi niyetli ve çalışkan padişahların da uğraşıları sonuç vermedi. I. Mahmut, III.Mustafa ve III. Selim'in bu iyi niyetli çalışmaları gerilemeyi önleyemedi. İmparatorluk yavaş yavaş dağılmaya doğru gitti. <br /> Çar 1.Petronun Politikası: Rusyayı Avrupa devleti yapmak, Balkanları egemenliğine alarak bir taraftan baltık denizine, diğer taraftan akdenize inmektir. Bunun için Ortodoks Slavları (Panislavizm) kullandı.<br />XVIII. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti : Osmanlı Devleti, 1699'da imzalanan Karlofça ve İstanbul Antlaşmaları ile kaybettiği toprakları geri alma siyaseti izledi. Osmanlı Devleti, Karlofça Antlaşması'ndan sonra sürekli toprak kaybetmesine rağmen uzun süre varlığını koruyabilmiştir. Bunun nedeni, Avrupa Devletleri arasındaki çıkar çatışmalarıdır. Osmanlı Devleti bu dönemde başarılı olamadı, toprak kazanmak yerine, yeni toprak kayıpları yaşadı. Osmanlı Devleti'nde "Gerileme Dönemi" 1792'de imzalanan Yaş Antlaşmasına kadar sürdü. <br />XVIII. Yüzyıl Dış Siyasal Gelişmeleri <br />Prut Savaşı ve Prut Antlaşması (1711) :Nedenleri : I. Petro'ya Poltova Savaşı'nda yenilen XII. Şarl'ın Osmanlı Devleti'ne sığınması üzerine Rusların Osmanlı topraklarına saldırması.1711' de Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa Eflak'a girdi. Baltacı Mehmet Paşa'nın ileriyi göremeyen bir vezir olması ve çevresindekilerin paraya düşkün olması nedeniyle bu seferden istenilen sonuç alınamamıştır. Baltacı Mehmet Paşa'nın Rus ordusunu sıkıştırdığı bir sırada Rusya'nın barış istemesi üzerine Prut Antlaşması imzalandı. Bu Tarihte “Baltacı&katherine” vakası olarak bilinir. 1711 prut savaşı ile 1700 İstanbul anlaşmasıyla Ruslara verilen topraklar (azak kalesi ve çevresi) ve ayrıcalıklar alınmıştır. Katherina olayı ??<br />Osmanlı-Venedik, Avusturya Savaşları ve Pasarofça Antlaşması (1715-1718) :Nedenleri; Osmanlı Devleti'nin Karlofça Antlaşması ile kaybettiği Mora ve Dalmaçya kıyılarını tekrar ele geçirmek istemesi ve Venediklilerin Mora Rumlarına baskı yapması ile Mora Rumlarının Osmanlıdan yardım istemesi. Osmanlı Devleti, 1715 yılında sadrazam Ali Paşa Mora'yı yeniden aldı. Osmanlı Devleti'nin Korfu Adası'nı kuşatması üzerine Avusturya, Mora'nın tekrar Venediklilere verilmesini istedi. Osmanlı Devleti, 1716'da Avusturya'ya savaş ilan etti. Osmanlı ordusunun Petervaradin'de yenilmesi üzerine, Avusturyalılar Belgrat'ı ele geçirdi. Osmanlı Devleti'nin barış istemesi üzerine 1718'de Pasarofça Antlaşması imzalandı. <br />Pasarofça Antlaşması (1718) :Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında imzalanan bu antlaşma ile : 1. Yukarı Sırbistan, Belgrat, Sırmiyum, Batı Eflak ve Banat Yaylası (Temeşvar) Avusturya'ya bırakıldı. 2. Venedik'ten alınan Mora ve Grit Osmanlılarda kaldı. 3. Arnavutluk ve Dalmaçya kıyılarındaki bazı kaleler Venedik'e verildi. <br />Antlaşmanın Önemi : 1. Osmanlı Devleti, Batı'nın üstünlüğünü tamamen kabul etti ve toprak kurtaramayacağını anladı. 2. Osmanlılar, Ortodoksları koruma görevini son kez yerine getirdi. 3. İngiltere ve Hollanda'ya verilen ayrıcalıklar Kapitülasyona dönüştürüldü. 4. Pasarofça Antlaşması'nın yarattığı barış ortamında Lale Devri'ne girildi ve ilk defa Batı tipinde ıslahatlara gidildi. 1718 pasarofça anlaşması;1739 Belgrat anlaşmasıyla iptal oldu.<br />Osmanlı-İran Savaşları (1722-1746) :Nedenleri; Safavi Devleti'nin Sunni Müslümanları Şiiliğe zorlaması üzerine Kafkasya ve Azerbaycan'da bulunan Sunnilerin isyan ederek Osmanlı Devleti'nden yardım istemesi. Sunnilerle İran arasında çıkan savaşı fırsat bilen I. Petro Kafkasya'ya girip, Bakü taraflarını işgal etti. Osmanlı Devleti, 1724'te Kafkasya'ya girdi. Fransa'nın araya girmesi ile İstanbul Antlaşması imzalandı. İran tahtına geçen Şah Tahmasb, Şahkulu'nunda desteğini alarak , tekrar Osmanlı üzerine yürüdü. 1730 yılında İstanbul'da Patrona Halil İsyanı çıktı. İsyancılar III. Ahmet'i tahttan indirerek yerine I. Mahmut'u tahta geçirdi. I. Mahmut Dönemi'nde İran ile 1732'de Ahmet Paşa Antlaşması imzalandı. 1639'da İran ile Kasr-ı Şirin Antlaşması imzalandı. <br />İstanbul Antlaşması (1724) :1. Derbent, Bakü Kaleleri ve Dağıstan Rusya'ya bırakıldı. 2. Gence, Karabağ, Revan ve Tebriz Osmanlı Devleti'ne verildi. İstanbul Antlaşması (1724) Osmanlılarla Ruslar arasındaki ilk dostluk antlaşmasıdır. <br />Patrona Halil İsyanı (1730):Lale Devri'nde Avrupa tarzında yapılan ve Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın kişiliği ile özdeşleştirilen ıslahatlar, ulemadan ve yeniçerilerden bir takım kişilerin çıkarlarına ters düşmüştü. Lale Devri ile birlikte artan Lüks yaşantı, fakir halkın tepkisine yol açmıştı. O yıllarda İran ile yapılan savaşlar da devam etmekteydi. Sadrazam Damat İbrahim Paşa'nın İran seferine gitmek istememesi, ona karşı olanlara bulunmaz bir fırsat vermiş, Bayezit Hamamı tellaklarından Patrona Halil ve Muslu Beşe ismindeki iki Arnavut önderliğinde bir grup 1730 yılında isyana başlamışlardı. Vergilerden şikayet eden halk ve İran Seferi'ne katılmak istemeyen Yeniçeriler de isyana katılınca, isyan giderek büyümüş, saraya giden asiler, padişah III. Ahmet'ten Damat İbrahim Paşa'nın kafasını istemişlerdi. Kendilerine teslim edilen Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'yı idam eden asiler, tekrar saraya yürüyerek, padişah III. Ahmet'i tahttan indirerek yerine I. Mahmut'u geçirdiler. Bu isyanla Lale Devri sona ermiş oldu. <br />Ahmet Paşa Antlaşması (1732) :İran ile Osmanlı Devleti arasında imzalanan bu antlaşma ile; 1. Gence, Tiflis ve Dağıstan Osmanlılarda kaldı. 2. Tebriz, Kirmanşah ve Hemedan Eyaletleri İran'a verildi. <br />Osmanlı-Rusya, Avusturya Savaşları ve Belgrat Antlaşmaları (1736-1739) Nedenleri 1. Rusya'nın İran savaşları sırasında Kırım Hanı'nın İran'a gidişini engellemesi 2. Rusya'nın Lehistan'ın iç işlerine karışması 3. Avusturya ile Rusya arasında bağlaşma yapılması Osmanlı Devleti, 1736 yılında Rusya ve Avusturya ile savaşa girdi. 1739 yılında, Avusturya ile Belgrat Antlaşması imzalandı. Belgrat Antlaşmaları'ndan sonra Avusturya ve Rusya aralarındaki bağlaşmayı yenileyip, Osmanlı Devletine bildirdiler. Buna karşılık Osmanlı Devleti İsveç'te bir bağlaşma yaparak Avusturya ve Rusya'ya bildirdi. Böylece, Batı'da uzun süren barış dönemi başladı. Rusya ile de Belgrat'ta ikinci bir antlaşma imzalandı. 1739 Belgrat anlaşması ile Rusların Karadeniz’e inmeleri bir süre engellenmiş oldu. 18.yy’da Osmanlının imzaladığı en kazançlı anlaşmadır. 1740 kapitilasyonları: 1.mahmutun Fransızlara verdiği kapitilasyonlar artırıldı ve sürekli hale getirildi. <br />Osmanlı-Rus Savaşı ve Küçük Kaynarca Antlaşması (1768-1774) Nedenleri : Rusya'nın geleneksel Karadeniz'e inme, Boğazlardan geçerek sıcak denizlere açılma politikası. Bu politikanın sonucu olarak Rusya, 1768 'de Lehistan'ın iç işlerine karıştı. III. Mustafa, 1768'de Rusya'ya savaş ilan etti. Osmanlı ordusu birçok cephede yenilgiye uğradı. Baltık denizinden açılan Rus donanması, ilk defa Akdenize indi.1770'te Çeşme'de Osmanlı donanmasını ilk defa yaktı. 1774 yılında III. Mustafa'nın yerine I. Abdülhamit tahta geçti. 1774 yılında, Rusya ile Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı. Ruslar; Osmanlı donanmasını üç kere yakmışlardır. Çeşme 1770, Navarin 1827, Sinop 1853 bir defada inebahtı deniz savaşında 1571’de de Venedikliler yakmıştır.<br />Küçük Kaynarca Antlaşması (1774) Küçük Kaynarca Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin o güne kadar imzaladığı en ağır koşullu antlaşmadır. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti'nin egemenlik hakları zedelenmiştir. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti'nin büyük devlet olma özelliği sona ermiş ayrıca Rusya, Akdenize inme politikasını gerçekleştirmiştir. Yine Rusya, ilk defa Osmanlıların iç işlerine karışma hakkını elde etmiş, Ortodoksları koruma görevi Rusya'ya geçmiştir. Ruslar; eflak, boğadan ve ege adalarından çekildi. Kırıma bağımsızlık verildi.Ruslara savaş tazminatı ve kapitilasyon verildi. <br />Kırım Olayı :Ruslar, Küçük Kaynarca Antlaşması'ndan sonra, Kırım'ı kendilerine bağlamak istediler. Ruslar 1778 yılında Kırım'a girerek, kendi yandaşı olan Şahin Giray'ı han seçtirdi. Osmanlı Devleti bu hanlığı onaylamadı. 1779 tarihinde Fransa'nın devreye girmesi ile Rusya ile Aynalıkavak Tenkinamesi imzalandı. Böylece, Kırım Rusya'ya bağımlı hale getirildi. 1783'te Şahin Giray'la anlaşan II. Katerina, Kırım'ı Rus topraklarına kattı, Osmanlı Devleti bu olayı ancak protesto edebildi. <br />Osmanlı-Avusturya, Rusya Savaşları, Ziştovi ve Yaş Antlaşmaları (1787-1792) Rusya'nın, Aynalıkavak'a rağmen, Kırım'ın iç işlerine karışması ve 1783 yılında Kırım'ı işgal etmesi. Osmanlı Devleti, Kırım'ın Rusya'ya bağlanmasını kabul etmedi ve 1787 yılında Rusya'ya savaş açtı. Kısa bir süre sonra Avusturya ile de savaşa girildi. 1789'da Rusların Ozi Kalesi'ni alarak halkı kılıçtan geçirmesi üzerine I. Abdulhamit üzüntüden öldü. 1789 yılında III. Selim tahta geçti. 1789 yılında Fransız İhtilali oldu. Osmanlı Devleti Avusturya ile Ziştovi Rusya ile de Yaş Antlaşmasını imzaladı. 3.Selimin Nizam-ı cedit islahatları uygulanmaya başladı. Yaş anlaşması Osmanlının çöküşünü başlattı. <br />Ziştovi Antlaşması (1791) Avusturya ile Osmanlı Devleti arasında imzalandı. 1. Avusturya, savaşta aldığı toprakları Osmanlı Devleti'ne geri verecektir. 2. Orsova ve Unna Irmakları arasındaki topraklar Avusturya'ya bırakılacaktır. <br />Yaş Antlaşması (1792) Rusya ile Osmanlı Devleti arasında imzalandı. 1. Kırım'ın Rusya'ya ait olduğu kabul edildi. 2. Dinyester Irmağı Rusya ve Osmanlı Devleti arasında sınır olarak kabul edildi. 3. Rusya, Boğazlar'dan geçip serbestçe ticaret yapabilecekti. <br />Osmanlı-Fransız İlişkileri :Fransa, Rusya'nın ve Avusturya'nın Osmanlı toprakları üzerinde yerleşmesini istemiyordu. Lale Devri'nde Osmanlı-Fransız dostluğu iyice arttı. I. Mahmut zamanında 1740 yılında imzalanan antlaşma ile Fransa'ya kapitülasyonlar verildi. 1789 İhtilali ile Fransa'da başa geçen Drektuvar hükümeti döneminde Osmanlı-Fransız ilişkileri bozuldu. 1789 yılında Napolyon Bonapart Mısır'ı işgal etti. Fransa ile 1801 yılında El-Ariş Mukavelesi imzalandı. <br />Osmanlı devlet adamları, XVIII. yüzyılın sonlarında var olan topraklarını korumak için denge siyaseti izlemeye başlamıştır. Denge siyaseti, Avrupalı devletler arasındaki çıkar çatışmalarından faydalanarak toprak bütünlüğünün korunmasıdır. III. Selim Dönemi'nde ağırlık kazanmıştır. Öncelikle Akdenizdeki Osmanlı varlığını korumaya yönelik bir amaç izlenmiştir. <br />El-Ariş Mukavelesi (1801) Fransa ile Osmanlı Devleti arasında imzalandı. Bu mukaveleye göre ; 1. Fransızlar Mısır'ı boşaltacaklar 2. İngilizler deniz yolu ile Fransız askerlerini ülkelerine götüreceklerdir.<br />XVIII. Yüzyıl Islahatları <br />XVIII. Yüzyıl Islahatlarının Genel Niteliği :XVIII. Yüzyıl ıslahatlarında Osmanlı Devlet adamları, gerilemenin nedenlerini araştırıp, bunlara çareler bulma yoluna gitti. Bu yüzyıl ıslahatları, XVII. yüzyıl ıslahatlarına göre daha köklü, sonuç bakımından daha olumludur. Yapılan ıslahatlarda, ilk defa neden-sonuç ilişkisi kuruldu. <br />XVIII. yüzyıl ıslahatarı, daha öncekilerde olduğu gibi kişilerle sabit kalmayıp devlet politikası haline getirildi. Avrupa'nın teknik ve askeri üstünlüğü kabul edildi. Yapılan ıslahatlar genelde, askeri alana yönelikti. XVII. yüzyılın aksine Batı'daki gelişmelerden yararlanıldı. <br />Lale Devri Islahatları (1718-1730) :Lale Devri; 1718'de imzalanan Pasarofça Antlaşması ile başlayan ve 1730'da çıkan Patrona Halil İsyanı ile son bulan dönemin adıdır. Lale Devri ıslahatlarının en önemlisi, 1727 yılında Osmanlı Devleti'nde kullanılmaya başlanan matbaadır. Matbaanın kullanılmaya başlamasından sonra, Üsküdar'da Dar-üt Tıbat-ül Amire adıyla devlet matbaası kuruldu. Çeşitli semtlerde kütüphaneler, Yalova'da kağıt imalathanesi açıldı. Avrupa'yı yakından tanımak amacıyla Avrupa'ya ilk elçiler bu dönemde gönderildi. Kumaş imalathaneleri açıldı. Yeniçeri Ocağı'ndan Tulumbacı Ocağı adıyla ilk defa bir itfaiye bölüğü kuruldu. Çiçek aşısı ilk kez kullanıldı. Patrona Halil İsyanı Lale Devri'nde yapılan ıslahatlar, ulemanın ve yeniçerilerin çıkarlarına ters düşmüştü. Lale Devri ile birlikte artan lüks yaşantı, halkın tepkisine yol açmıştı. Sadrazam Damat İbrahim Paşa, İran seferine gitmek istememişti. Patrona Halil ve Muslu Beşe ismindeki iki Arnavut önderliğindeki bir grup 1730'da isyanı başlattılar. Vergilerden şikayetçi halk ve İran Seferi'ne katılmak istemeyen yeniçeriler de isyana katıldı. Saraya giden asiler, padişah III. Ahmet'ten Damat İbrahim Paşa'nın kafasını istediler. Sadrazam kendilerine teslim edilince onu idam ettiler. Asiler, padişah III. Ahmet'i tahttan indirerek yerine I. Mahmut'u geçirdiler. 1730 Patrona Halil İsyanı ile Lale Devri sona erdi. <br />I. Mahmut Dönemi Islahatları Yabancı uzmanlardan yararlanarak askeri alanda ıslahatlar yaptı. Aslen Fransız olan Humabaracı Ahmet Paşa'nın yardımıyla Osmanlı ordusunun Topçu ve Humbaracı sınıflarında düzeltme yaptı. <br />Humbaracı Ahmet Paşa orduyu, takım, bölük, tabur ve alay gibi birimlere ayırdı. Subay yetiştirmek amacıyla ilk defa Kara Mühendishanesi açıldı. (1734 mühendishane-i berri humayun). Batılı anlamda askeri ıslahatın yapıldığı ilk dönemdir. <br />III. Mustafa Dönemi Islahatları :İlk önce maliyeye düzen verdi. Lüzumsuz devlet masraflarını keserek hazineyi rahatlattı. Sadrazam Koca Ragıp Paşa'nın tavsiyesi üzerine, Topçu Ocağı'nın başına Baron de Tot isminde bir Macar getirildi. Baron de Tot, topçu ocağı ve tophaneyi düzenledi. Osmanlı ordusunda sürat topçuları ismiyle yeni bir sınıf oluşturdu. III. Mustafa, maliyeyi düzletmek için "Esham-ı Tahvilat" ismiyle borçlanma senetleri çıkardı. Deniz Mühendishanesi açıldı. (1773 Mühendishane-i Bahr-i Hümayun)<br />I. Abdulhamit Dönemi Islahatları :Sadrazam Halil Hamid Paşa'nın yardımları ile orduda ıslahatlar yaptı. Topçu, humbaracı ve lağımcı ocaklarında yeni düzenlemeler yapıldı. Yeniçeri sayımı yapılarak ulufe sahteciliği önlenmek istendi. Tersanelerin sayısı arttırıldı. Fransadan teknik ekip getirildi.<br />III. Selim Dönemi Islahatları :Dönemin ünlü devlet adamlarına yapılacak ıslahatlar konusunda rapor hazırlattı. Ordu ve maliye işlerine öncelik vererek ıslahatlara başladı. Yeniçeri Ocağı'na el sürmeden Nizam-ı Cedid Ocağı'nı kurdu. 3.Selimin tüm ıslahatlarına ve ordusuna nizamı cedit denir. 1795 yılında Mühendishane-i Berr-i Hümayun açıldı. Selimiye kışlası kuruldu. Nizam-ı Cedid ordusunun masraflarını karşılamak amacıyla İrad-ı Cedid hazinesi oluşturuldu. Dış siyasete önem verildi, Avrupa'ya sürekli elçiler gönderildi. Nizam-ı Cedid ıslahatlarına karşı olanlar, Yeniçerilerin de desteğini alarak, 1807 yılında Kabakçı Mustafa İsyanı'nı sonunda tahtını 4.mustafaya bıraktı.<br /><br />DAĞILMA DÖNEMİ 1792 – 1918<br />Gerileme dönemindeki iyi niyetli çalışmalar dağılmayı önleyemedi. <br />II. MAHMUT:Bu dönemin en ünlü padişahı II. Mahmut'tur. II. Mahmut döneminde birçok çağdaş yenilkler yapıldı. Devlet örgütü yeniden düzenlendi. Yeni üniversiteler açıldı. Devlet eliyle bir gazete yayımlandı. İlk nüfus sayımı yapıldı. Yeniçeri Ocağı kaldırıldı. 1826 <br />ABDÜLMECİT: II. Mahmut'tan sonra başa geçmiştir. 1839 - 1861 yılları arasında padişahlık yapmıştır. Toplum ve devlet düzeninde önemli değişiklikleri sağlayan Tanzimat Fermanı gerçekleşti. Tanzimat Fermanı 1839'da ilan edildi. Tanzimat Fermanı'nda; İmparatorluk içerisinde yaşayan herkesin can, mal ve namusunun korunması, Mahkemede yargılanmadan kimseye ceza verilmemesi, Vergilerin vatandaşın gelirine göre alınması, Müslümanlarla Hırıstiyanların aynı haklara sahip olması gibi, ilkeler yer aldı. Bu fermanla "Tanzimat Dönemi" adıyla bir dönem başladı. Fakat çeşitli nedenlerle bu ferman da aranılan mutluluğu getirmedi. <br />ABDÜLAZİZ 1861 - 1867 yılları arasında padişahlık yaptı. Ülke ekonomik yönden çok hızlı geriledi. Devlet dış borçlara sarıldı. Fakat durum yine de kurtarılamadı. Yüksek faizle alınan borçlar ödenemeyecek duruma geldi. Bunlara ilaveten Orta Doğu'da ve Balkanlar'da ayaklanmalar oldu. Yunan Devleti kuruldu. M. Ali Paşa Mısır'da ayaklandı. Fransızlar Cezayir'i aldı. Devlet tam bir çaresizlik içine girdi. <br />V. MURAT: Bu dönem de çeşitli çalkantılarla geçti. <br />II. ABDÜLHAMİT: Bu dönemde; Mithat Paşa, Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi Meşrutiyetçilerin çalışmaları ile ilk Anayasa hazırlandı. Meşrutiyet kabul edildi (1876). Bir yıl sonra çeşitli siyasal gelişmelerin sonunda padişah meclisi kapattı. Abdülhamit, 1908'de kabul edilen II. Meşrutiyete kadar katı bir mutlakiyetçi düzen uyguladı. Bu dönemde yapılan anlaşmalar sonunda Balkanlarda, Ön Asya'da ve Kuzey Afrika'da büyük toprak kayıpları oldu. 1909 yılında Harekat Ordusu İstanbul'a geldi ve Abdülhamit yönetimine son verdi. <br />İTTİHAT VE TERAKKİ DÖNEMİ: Abdülhamit'ten sonra yönetimi ele alan İttihat ve Terakki ileri gelenleri de başarılı olamadılar. Trablus Savaşı (1911) ve Balkan Savaşı (1912) ile çok önemli kayıplar oldu. 1914 yılında I. Dünya Savaşı başladı. İngiltere, Fransa ve Rusya birleştiler. Almanya, Macaristan ve İtalya'da ayrı bir grup kurdular. 4 yıl süren bu savaşa zamanla başka devletler de katıldı. Osmanlı Devleti, savaşın ilk yıllarında tarafsız kaldı. Daha sonra devlet yönetimi Almanların kazanacağına inandıkları ve sempati duydukları için, Almanlarla bir dostluk anlaşması yaptılar. Osmanlılara sığınan iki Alman gemisi, Rus limanlarını bombalayınca, Osmanlılar kendilerini savaşın içinde buldular. Osmanlılar birçok cephede savaşa girdiler. Çanakkale Zaferi kazanıldı. Almanların teslim olmasıyla, Osmanlılar'da yenik sayıldılar. 1918 yılında koşulları çok çok ağır olan "MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI"nı imzaladılar. Böylece 600 yıldan fazla yaşayan koca imparatorluk, tarihe karışmış oldu.<br />Ulusçuluk Eylemleri <br />1789 Fransız İhtilali : Yalnız Fransa'da değil bütün dünyada etkileri görülen Fransız İhtilali, dünya tarihinde yeni bir çağın başlangıcı olmuştur. Avrupa'da mutlakiyet idarelerinin yıkılışını başlatan bu olay, Fransa'nın XVIII. yüzyılın başlarından itibaren sürüklendiği ekonomik ve sosyal bunalımların doğal bir sonucu idi. 14 Temmuz 1789 tarihinde Fransız Kralı XVI. Lui'nin meclisi dağıtmak istemesi üzerien halk ayaklandı ve Bastille Hapisanesi'ni bastı. Mahkumlar serbest bırakıldı ve isyan giderek büyüyerek bütün Avrupa'ya yayıldı. <br />Sırp İsyanı (1804) 1. Osmanlı Devleti'nde merkezi otoritenin zayıflaması 2. Sırbistan'ı yöneten Yeniçeri kodamanlarının halka baskı yapması 3. Rusya ve Avusturya'nın kışkırtması. 4. 1789 Fransız İhtilali ile ortaya çıkan "ulusçuluk" akımlarının Sırplar arasında yayılması. 5. XVIII. yüzyılda Osmanlı-Avusturya, Rusya arasında çıkan savaşların Sırp topraklarında yapılması <br />Sırplar , 1804'te, Kara Yogi önderliğinde ayaklanma başlattı. 1812'de imzalanan BükreşAntlaşması ile Sırplara ayrıcalık verildi. Sırp ayaklanması, 1813'te Miloş Obronoviç önderliğinde yeniden başladı. 1829'da Edirne Antlaşması ile Özerk Sırbistan Prensliği kuruldu. 1878 Berlin Antlaşması ile Sırbistan bağımsızlığını elde etti. Sırp Ayaklanması, Fransız Devrimi'nin getirdiği ulusçuluk akımının Osmanlı Devleti'nde görülen ilk etkisidir. <br />1806-1812 Rus savaşı ve 1807 İngiliz savaşları Bükreş Antlaşması (1812) :Osmanlı Devleti ile Rusya arasında 1812 tarihinde imzalandı. Antlaşma maddeleri şu şekildeydi: 1. Eflak ve Boğdan Osmanlı Devleti'ne geri verilecek, ancak Osmanlı Devleti, Eflak ve Boğdan beylerini görevine iade edecektir. 2. Beserabya Rusya'ya verilecek, Prut ırmağı sınır olacaktır. 3. Osmanlı Devleti, Sırbistan'a ayrıcalık verecektir. Bükreş Antlaşması ile Osmanlı Devleti ilk defa kendisine bağlı bir ulusa ayrıcalık verdi. <br />1829 Edirne Antlaşması : 1. Yunanistan bağımsız olacaktır. 2. Eflak ve Boğdan özerkleştirilecektir. 3. Sırbistan Prensliği kurulacaktır. 4. Tuna Irmağının kenarındaki bazı kaleler Rusya'ya verilecektir.5. Rus ticaret gemileri Boğazlar'dan serbestçe geçecektir. 6. Osmanlı Devleti, Rusya'ya savaş tazminatı ödeyecektir. 7. Doğu Anadolu'da bazı kaleler Rusya'ya bırakılacaktır. <br />Önemi : 1. Edirne Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin Küçük Kaynarca Antlaşması'ndan sonra imzaladığı en ağır koşullu antlaşmalarından biridir. 2. İlk defa Osmanlı Devleti'ne bağlı bir ulus bağımsızlık kazanmıştır. 3. Rusya, Orta Avrupa ticaretini denetlemeye başlamıştır. 4. Bugünkü Romanya'nın temelleri atılmıştır. 5. Mısır Sorunu'nun başlamasına neden olmuştur. Osmanlı Devleri, bu antlaşmadan sonra Rusya'ya karşı tek başına olamayacağını anladı ve kendi varlığını sürdürmenin Avrupa devletleri arasındaki denge politikasına bağlı olduğunu gördü. <br />1877-1878 Rus savaşı (93 harbi) Berlin Antlaşması (13 Temmuz 1878) :1. Sırbistan, Karadağ ve Romanya'ya bağımsızlık verilecektir. 2. Bulgaristan 3 Bölüme ayrılacak; Makedonya Osmanlı Devleti'ne verilecek, Doğu Trakya özerkleştirilecek, Bulgaristan Prensliği kurulacak. Böylece, Rusya'nın Balkanlar'da güçlenmesi ve Balkanlar üzerinden Akdeniz'e inmesi engellendi. 3. Kars, Ardahan ve Batum Rusya'ya verilecek, Doğu Bayezit Osmanlı Devleti'ne kalacaktır. (Kars, Ardahan ve Batum Brest Litowsk Antlaşmasıile Osmanlı Devleti'ne geri verildi.) 4. Bosna Hersek, Osmanlı Devleti'ne bağlı olacak, Avusturya tarafından yönetilecektir. (1908'de Avusturya, Bosna Hersek'i işgal etti.) 5. Girit ve Ermenistan'da ıslahat yapılacaktır. 6. Teselya Yunanistan'a bırakılacaktır. 7. Osmanlı Devleti, Rusya'ya savaş tazminatı ödeyecektir. <br />önemi : 1. Osmanlılara bağlı pek çok ulus bağımsızlığını kazandı. 2. Osmanlılarda çoküş dönemi başladı. 3. Osmanlı Devleti'nin egemenlik hakları zedelendi. 4. Ermeni sorunu başladı. 5. Rusya'nın Balkanlar'da güçlenmesi ve Akdeniz'e inmesi engellendi. 6. İngiltere ve Fransa'nın Osmanlı Devleti'ni korumaktan vazgeçtiği anlaşıldı. 7. Osmanlı-Alman yakınlaşması başladı. <br />Yunan İsyanı (1820-1829) :1. Osmanlı Devleti'nde merkezi otoritenin zayıflaması 2. 1789 Fransız İhtilali ile ortaya çıkan "ulusçuluk" akımlarının Yunanlılar arasında yayılması. 3. Rönesans ve Hümanizm hareketleri ile Avrupa'da Yunan hayranlığının başlaması. 4. Rumlar'ın, gemicilik sayesinde Avrupa ile iyi ilişkilere girmesi 5. Rumlar'ın, bağımsızlık amacıyla Etnik-i Eterya Cemiyeti'ni kurması.<br />Rumlar 1820'de Eflak'ta isyan etti. 1821 yılında Mora Yarımadası'nda isyan çıktı. Mora isyanı, Mehmet Ali Paşa'nın yardımı ile bastırıldı. İngiltere, Fransa ve Rusya, Osmanlı Devleti'nin Yunanistan'a bağımsızlık vermesi için 1827'de Navarin'de Osmanlı donanmasını yaktı. Ruslar doğuda Erzuruma Batıda edirneye kadar geldiler. Bu yenilgide yeniçeri ocağının kaldırılmasının etkisi vardır. 1829'da Edirne Antlaşması ile Yunanistan bağımsızlığını elde etti. Ulusçuluk akımının etkisiyle Osmanlılardan bağımsızlığını elde eden ilk ulus Yunanlılar (Rumlar) olmuştur. 1878 Berlin Anlaşmasıyla Sırbistan, Romanya ve karabağ devletleri kuruldu. 1908 2.Meşrutiyet ile Bulgaristan, 1912 1.Balkan savaşıyla Arnavutluk, 1914 1.Dünya savaşıyla İngiltere güdümünde Araplar bağımsızlık kazanmışlardır.<br />Etnik-i Eterya Cemiyeti Bu cemiyet 1814'te Odessa'da ikisi Rum, biri Bulgar üç kişi tarafından kurulmuştur. Cemiyetin asıl amacı eski Bizans İmparatorluğu'nu yeniden canlandırmaktı. İstanbul Patriği ile Rus Çarı'nın da desteklediği bu derneğin başında Rus Çarı'nın yaveri olan Aleksandr Ipsillanti bulunuyordu. Cemiyet kısa sürede güçlenmiş, Yunanistan ve İstanbul'da şubeler açmıştır. <br />Kavalalı Mehmet Ali Paşa 1769'da Kavala'da doğdu. 1799'da Fransızlar'ı Mısır'dan çıkarmak üzere gönderilen orduda bayraktar olarak görev aldı. Kısa sürede "başıbozuk alayı" komutanlığına atandı. Mısır'da çıkan Kölemen ayaklanmalarını bastırdı. 1805'te Mısır valiliğine atandı. Mısır'da Avrupalı uzmanların denetiminde kuvvetli bir ordu kurdu. Ayrıca Batı eğitim sistemine dayalı bir eğitim sistemi ve toprak reformunu gerçekleştirdi. Bu arada İstanbul ile iyi geçinmeye de dikkat etti. Hicaz'da çıkan Vahhabi İsyanı'nı bastırdı. 1820'de Sudan'ı ele geçirdi. 1824'te Mora ayaklanmasının bastırılmasında Osmanlı ordusuna çok yardımı oldu. Oğlu için istediği Suriye valiliği yerine Girit valiliği verilince devlete karşı ilk Müslüman isyanı başlattı. 2.Mahmut zamanında, Mısır Valisi kavalalı ve oğlu suriyeyi işgal ve ilhak ettiler. Adana ve Konya civarında Osmanlı ordularını yendiler. Bu iç sorun uluslararası bir boyuta Rusya’dan Osmanlı’ya yardım gelmesiyle oldu. Devreye giren İngiltere, Fransa 1833 Kütahya anlaşmasının imzalanmasını sağladılar. Kavalalı Mehmet Paşaya Mısır, Girit ve Suriye valiliği oğluna da Cidde valiliği verildi. 2.Mahmut ve Kavalalı memnun olmadılar. <br />Osmanlı; İngiltere ve Fransa’ya güvenemediğinden 1833’te Ruslarla Hünkar İskelesi anlaşmasını imzaladı. Buna göre savaşta Ruslar, Osmanlıya asker yardımı yapacak, Osmanlı da boğazları diğer devletlere kapatacaktır. Önemi: Osmanlının boğazlar ile ilgili egemenlik haklarına dayanarak imzaladığı son anlaşmadır. 1833 Hünkar iskelesi anlaşmasından sonra boğazlarla ilgili sorunlar uluslar arası anlaşmalarla çözüldü.<br />1839 Nizip savaşında kavalalı Osmanlıyı yendi. Rusların müdahalesinden çekinen İngiltere, Fransa Kavalalının ilerlemesine engel oldular. 1840’ta Londra Mukavelenamesi imzalandı. Mısır, Osmanlıya bağlı kalacak, vergi verecektir. Suriye, Adana, Girit Osmanlılara verildi. 1841'de Suriye elinden alındıysa da Mısır'da kendi hanedanını kurdu. <br />1841 Londra anlaşması ve boğazlar: Osmanlı, İngiltere, Fransa, Avusturya, Rusya Prusya arasında. Boğazlar Osmanlıda kalacak ve barış zamanı savaş gemisi geçmeyecektir.<br />Eflak-Boğdan, Sırbistan, Karadağ, Bosna-Hersek İsyanları (1875-1878): 1. 1789 Fransız İhtilali'nin getirdiği uluşçuluk akımı 2. Rusya'nın Panislavizm politikası. İlk ayaklanma 1875 yılında Bosna ve Hersek'te meydana geldi. Aynı yıl Bulgarlar da ayaklandı. Kargaşadan yararlanan Sırplar ve Karadağlılar da Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti. Avrupa devletleri Balkanlardaki barışı sağlama amacıyla İstanbul'da bir konferans düzenledi. Osmanlı Devleti, Avrupa'nın iç işlerine karışmasını engellemek amacıyla 1876 yılında Kanun-ı Esasiyi ilan etti. <br />Osmanlı-Rus Savaşları <br />1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı ve Bükreş Antlaşması : 1804 Sırp isyanında Rusya'nın Sırpları kışkırtması ve çıkan isyanı desteklemesi. Osmanlı Devleti, 1806 tarihinde Boğazlar'ı Rusya'ya karşı kapattı. 1806 tarihinde Rusya Eflak ve Boğdan'ı işgal etti. 1807 tarihinde de Osmanlı Devleti Rusya'ya savaş ilan etti. Fransa'ya güvenerek bu savaşa giren Osmanlı Devleti, Fransa'nın iki yüzlü politikası sonucu 1812'de Bükreş Antlaşması'nı imzalayarak savaştan çekildi. Bükreş Antlaşması (1812) :Osmanlı Devleti ile Rusya arasında 1812 tarihinde imzalandı. Antlaşma maddeleri şu şekildeydi: 1. Eflak ve Boğdan Osmanlı Devleti'ne geri verilecek, ancak Osmanlı Devleti, Eflak ve Boğdan beylerini görevine iade edecektir. 2. Beserabya Rusya'ya verilecek, Prut ırmağı sınır olacaktır. 3. Osmanlı Devleti, Sırbistan'a ayrıcalık verecektir. Bükreş Antlaşması ile Osmanlı Devleti ilk defa kendisine bağlı bir ulusa ayrıcalık verdi.<br />1827-1829 Osmanlı-Rus Savaşı ve Edirne Antlaşması :1. Rusya'nın 1820 tarihindeki Yunan isyanını desteaklemesi 2. 1827 yılında da Navarin'de Osmanlı ve Mısır donanmasını yakılması olayına katılması. 1827'de Rusya, Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti. Osmanlı Devleti'nin savaşa hazır olmaması nedeniyle, Rusya, Batı'da Edirne'yi, Doğu'da da Erzurum'u ele geçirdi. Osmanlı Devleti, 1829 tarihinde Edirne Antlaşması'nı imzalayarak savaştan çekildi. <br />1829 Edirne Antlaşması : 1. Yunanistan bağımsız olacaktır. 2. Eflak ve Boğdan özerkleştirilecektir. 3. Sırbistan Prensliği kurulacaktır. 4. Tuna Irmağının kenarındaki bazı kaleler Rusya'ya verilecektir.5. Rus ticaret gemileri Boğazlar'dan serbestçe geçecektir. 6. Osmanlı Devleti, Rusya'ya savaş tazminatı ödeyecektir. 7. Doğu Anadolu'da bazı kaleler Rusya'ya bırakılacaktır. <br />Önemi : 1. Edirne Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin Küçük Kaynarca Antlaşması'ndan sonra imzaladığı en ağır koşullu antlaşmalarından biridir. 2. İlk defa Osmanlı Devleti'ne bağlı bir ulus bağımsızlık kazanmıştır. 3. Rusya, Orta Avrupa ticaretini denetlemeye başlamıştır. 4. Bugünkü Romanya'nın temelleri atılmıştır. 5. Mısır Sorunu'nun başlamasına neden olmuştur. Osmanlı Devleri, bu antlaşmadan sonra Rusya'ya karşı tek başına olamayacağını anladı ve kendi varlığını sürdürmenin Avrupa devletleri arasındaki denge politikasına bağlı olduğunu gördü.<br />Kırım Savaşı (1853) ve Paris Antlaşması: Rusya Akdenize inmek istiyordu. İngiltere ise 1838 Balta Limanı anlaşmasıyla büyük imtiyazlar koparmıştı. 1. Rusya'nın Akdeniz'e inme emelleri. 2. Rusya'nın, Eflak ve Boğdan'ı işgal edip, Sinop'ta Osmanlı donanmasını yakması. 1853 yılında İngiltere,Fransa, Piyemonte (Sardunya) Osmanlı Devleti ile ittifak yaparak Rusya'ya savaş ilan etti. Rusları yenmişlerdir. 1856'da Kırım'ın Sivastopol ve Malakof şehirleri ele geçirildi. 1856 yılında Paris Antlaşması imzalandı.Osmanlı ilk defa bu savaşla dış borçlanmaya gitmiştir 1854. <br />Paris Antlaşması (1856) :Koşulları : 1. Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılacak, Avrupa Devletler Hukukundan yararlanacaktır. Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğü Avrupa devletleri tarafından korunacaktır. 2. Karadeniz, tarafsız hale getirilecek, savaş gemisi bulunmayacak, yalnızca ticaret gemileri geçecektir. 3. Rusya ve Osmanlı Devleti, Karadeniz'de savaş gemisi bulundurmayacaktır. 4. Eflak ve Boğdan'a özerklik verilecek, Avrupa devletleri'nin garantisinde olacaktır. 5. Tuna ırmağında ticaret gemileri serbestçe dolaşacak ve Avrupa Devletleri tarafından denetlenecektir. 6. Boğazlar, 1841 Londra Senedi'ne göre düzenlenecektir. 7. Osmanlı Devleti'nde 1856 Islahat Fermanı izlenecek, ancak iç işlerine müdahale edilmeyecektir. <br /> Antlaşmanın Önemi : 1. Osmanlıların XIX. yüzyılda kazanan devlet olarak imzaladıkları tek antlaşmadır. 2. Osmanlı Devleti'nin kendi toprak bütünlüğünü koruyamayacağı anlaşıldı. 3. Osmanlı Devleti, bir Avrupa devleti olmanın diyetini Islahat Fermanı ile ödedi. 4. Osmanlı Devleti, savaşı kazanan devlet olmasına rağmen yenik devlet durumuna düşürüldü. 5. Karadeniz tarafsız bir deniz haline getirildi. 6. Rusya'nın Akdeniz'e inmesini engelleyerek İngiltere ve Fransa Akdeniz'de güvenliklerini sağladı. 7. Rusya'nın Balkanlar'da egemenlik kurması engellendi. 8. Rusya, 1774'te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile elde ettiği haklarını kaybetti, bundan sonra Pan-Slavizm politikasını ortaya attı. </span></p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/126-tc-inkilap-tarihi-ve-ataturkculuk.html">Kpss Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/120-kpps-genel-kultur.html">Kpss Genel Kültür</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/122-kpss-cografya.html">Kpss Coğrafya</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/123-kpss-anayasa.html">Kpss Anayasa</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/124-kpss-vatandaslik.html">Kpss Vatandaşlık</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/125-kpss-cikmis-sorular.html">Kpss Çıkmış Sorular</a></p><p><strong>Konunun Önceki Bölümlerini Görmek İçin Aşağıdaki Linkleri Tıklayınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih/116-kpss-tarih-tum-konular-ders-notlari2.html" style="color: #309cbf;">Kpss Tarih Tüm Konular Ders Notları2</a></p>
<p><a class="latestnews" href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih/1594-kpss-tarih-tum-konular-ders-notlari2-bolum.html" style="color: #309cbf;">Kpss Tarih Tüm Konular Ders Notları 2. Bölüm</a></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva;">II.BEYAZIT DÖNEMİ (1481-1512) : 1481 yılında Fatih'in yerine geçti. İmparatorlukta bu dönemde önemli gelişme olmadı.<br /><br />Cem Sultan Olayı Fatih'in ölümü üzerine Amasya sancağında bulunan Bayezit devşirmelerin desteğiyle tahta geçti. Konya sancağında bulunan ve Türkmenlerin desteklediği Şehzade Cem bunun üzerine taht mücadelesine başladı. Memluklerin'de desteklediği Cem Sultan, Bursa'yı aldı ve adına para bastırıp hutbe okuttu. 1481'de Yenişehir Ovası'nda yenilen Cem, Konya'ya kaçtı. II. Bayezit'in gönderdiği kuvvetlere yenilen Cem Sultan, önce Mısır'da Memlüklülere, ardından da Rodos şövalyelerine sığındı. Yıllarca Avrupa'da dolaştırılan Cem Sultan, 1495 yılında Napoli'de öldü. Cem Sultan'ın Avrupalılara sığınması Osmanlıların bu iç sorununu uluslararası bir sorun haline getirdi. II. Bayezit Cem'i ellerinde tuttukları için Papalığa -1495'te Cem Sultan'ın ölümüne kadar- vergi ödedi. Bu dönemde İspanyolların saldırısına uğrayan Beni Ahmer Devleti'ne destek gönderilemedi. <br />Osmanlı-Memluk İlişkileri :Osmanlı-Memluk ilişkileri II. Bayezit Dönemi'nde tamamen gerginleşti. Memluk sorunu ileride kesin bir şekilde Yavuz Sultan Selim tarafından çözümlenecektir. Fatih Dönemi'nde Memlüklüler, Osmanlı Devleti'nin Hicaz su yolları teklifini reddetmiş ve Dulkadiroğulları Beyleri arasında çıkan iç çekişmelere karışmıştı. Memlükler, Cem Sultan'ı ve Karamanoğlu Beyi'ni de himaye etmişti. II. Bayezit 1485 ve 1491’de Memlükler üzerine sefere çıktı. Bu savaşlar genel olarak Osmanlıların aleyhine sonuçlandı. Ramazanoğulları Beyliği alındı. <br />Osmanlı-Venedik İlişkileri :1499'da Venediklilerin elinden İnebahtı, Modon ve Koron alındı. Navarin Limanı Osmanlıların eline geçti. Karadeniz kıyılarında Kili ve Dinyester Irmağı'nın ağzında bulunan Akkerman kaleleri alındı. <br />Osmanlı-İran İlişkileri :1501'de Akkoyunlu Devleti toprakları üzerinde Safavi Devleti kuruldu. Safavi hükümdarı Şah İsmail, Anadolu ve çevresinde Şii birçok taraftar topladı. Doğu Anadolu'da Şahkulu Baba Tekeli tarafından Şii kökenli bir ayaklanma çıkarıldı ve bastırıldı. II. Bayezit'ın izlediği gevşek politika ve devlet işlerinden iyice elini çekmesi, Şehzade Selim'i kızdırdı. Selim, 1512'de Osmanlı tahtına geçti.<br /><br />I. SELİM ( YAVUZ SULTAN SELİM ) (1512-1520) : Yeniçeri desteğinde tahta çıkan ilk padişahtır.1514 yılında Şah İsmail'in ordusunu Çaldıran Savaşı'nda yenerek, Safevi Devleti'ni ortadan kaldırdı. Amacı, bütün müslümanları bir bayrak altında toplamaktı. 1516 Mercidabık, 1517 Ridaniye Savaşlarından sonra Memlük Devleti ortadan kaldırıldı. Yavuz, bu savaşların ardından Mısır, Hicaz be birçok Arap ülkesinin tek hakimi oldu. Ayrıca Mısır seferinden sonra HALİFELİK de Osmanlı sultanlarına geçti. <br />I. Selim (Yavuz) Dönemi Çaldıran Savaşı (1514) :Doğu Anadolu'ya sahip olmak isteyen Şah İsmail bölgedeki Şii Türkmen aşiretlerini Osmanlı'ya karşı ayaklandırıyordu. Yavuz İran seferi öncesi Dulkadiroğlu Alaüddevle'den yardım istedi fakat isteği reddedildi. 1514'te Osmanlı orduları İran ordularını Çaldıran Savaşı'nda yendi. UYARI : Yavuz Sultan Selim Trabzon sancağında valilik yaparken Şah İsmail'le savaşmış ve Şah İsmail'in savaş taktiğini öğrenmiştir. Bu savaş sırasında Osmanlılar hareketli topları kullanmışlardır. Bu durum, teknolojik ilerlemenin savaşların sonucunu nasıl etkilediğini göstermektedir. Bu savaş Osmanlı Devleti'ne Doğu Anadolu'yu kazandırdı. Şah İsmail kaçtığı için Safavi Devleti yıkılamadı. Tebrize kadar olan bütün topraklar Osmanlı Devleti'nin eline geçti. Şii sorunu geçici olarak çözümlendi ve Doğu Anadolu güvenlik altına alındı. Safavi hazinesi Osmanlı hazinesine aktarıldı. <br />Turnadağ Savaşı (1515) :Yavuz'un Çaldıran Savaşı öncesi Dulkadiroğullarından istediği yardım reddedilmişti. Yavuz, Çaldıran zaferinden sonra 1515 yılında Dulkadiroğulları'nı yendi ve bu beylik yıkıldı. Turnadağ Savaşı sonunda Maraş, Mardin, Elbistan ve Diyarbakır Osmanlı topraklarına katıldı. Anadolu'da siyasal birlik tamamlanmış oldu. <br />Mısır Seferi :Yavuz'un İran seferi sırasında Şah İsmail ile Memlüklüler Osmanlı'ya karşı bağlaşma yapmıştı. Yavuz, 1516 yılında Mısır üzerine sefere çıktı. 1516 yılında Mercidabık Savaşı ile Memluk ordusu bozguna uğratıldı. Mercidabık zaferi ile Osmanlı Devleti, Suriye ve Filistin'i ele geçirdi. Yavuz Sultan Selim, 1517 yılında tekrar Mısır seferine devam etti. <br />Rıdaniye Savaşı ve Memlük Devleti'nin Yıkılışı :Kansu Gavri'nin yerine geçen Tomanbay Osmanlıları Mısır'dan atmak istiyordu. 1517 yılında yapılan Ridaniye Savaşı ile Mısır Ordusu bir kez daha yenildi. Rıdaniye Savaşı sonunda Memlük Devleti yıkıldı ve Mısır Osmanlı hakimiyeti altına alındı. <br />Mısır Fethi'nin Sonuçları :1. Memlük Devleti yıkıldı. 2. Suriye, Filistin ve Mısır Osmanlı topraklarına katıldı. 3. Doğu Akdeniz Osmanlı hakimiyetine girdi. 4. Kutsal Topraklar (Mekke ve Medine) Osmanlı hakimiyetine girdi. 5. Kutsal emanetler ve Mekke ile Medine'nin anahtarları Yavuz'a yollandı. 6. Halifelik makamı Osmanlılara geçti. Halifelik böylece Kureyş kabilesinden çıkarak Osmanlı soyuna geçti. Ayrıca Osmanlı'nın teokratik yapısı tamamlandı. 7. Memlük hazinesi, İstanbul'a getirildi. 8. Kıbrıs adasını ellerinde bulunduran Venedikliler, Osmanlı'ya vergi ödemek zorunda kaldı. 9. Baharat yolu Osmanlıların eline geçti. Bu durum Osmanlılar için büyük bir ekonomik kazançtır. Ancak Portekizliler Ümit Burnu'ndan Hindistan'a ulaştığı için Osmanlılar buradan kazanç sağlayamadı. <br />I. Selim (Yavuz) Dönemi Genel Özelliği :Türk ve İslam alemini tek bir çatı altında toplamaya çalıştı. Sadece doğu ülkelerine seferler düzenlendi. Bunun nedeni; Yavuz'un Türk-İslam devletlerini tek çatı altında birleştirmek istemesi ve devlet bütünlüğünü sarsacak tehlikeyi Doğu'da görmesiydi. İlk celali ayaklanmaları bu dönemde görüşmüştür.<br /><br />SÜLEYMAN (KANUNİ) (1520-1566):Yavuz'dan sonra başa Süleyman geçti. Tarihçiler en parlak dönem olarak, Kanuni Sultan Süleyman dönemini belirlerler. Bu dönemde Avrupa'da en geniş sınırlara erişildi. 1522 yılında kazanılan Mohaç Zaferi Osmanlıların Avrupa'daki etkinliğini artırdı. 1535 yılında Fransa ile Kapitülasyon adı verilen ticaret anlaşması yapıldı. 1535’te kanuninin Fransızlara verdiği kapitilasyonlar 1.Mahmut zamanında sürekli sürekli olmuştur 1840.) Ancak bu anlaşma, Osmanlı Devletinin ekonomik gelişmesi bakımından çok zararlı oldu. Bu dönemde Osmanlı donanması denizlerde büyük hakimiyet kurdu. Barbaros Hayrettin Paşa büyük deniz zaferlerine imza attı. Kuzey Afrika fethedildi. Kanuni Sultan Süleyman, kanunları ve zaferleriyle büyük bir ün kazandı.<br />I. Süleyman (Kanuni) Dönemi İç ayaklanmalar :Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'nde güçlü devlet otoritesi sayesinde saltanat kavgaları olmamış, ancak bir takım iç isyanlar çıkmıştı. İlk isyanı 1520 yılında Şam valisi Camberd Gazali çıkarmıştı. 1524 yılında sadrazam olamadığı için ikinci vezir Ahmet Paşa isyan etti. 1526 Yozgat civarında, vergi yüzünden Baba Zennun isimli bir şafi isyan etti. 1527 yılında da, Şiiliği yayma iddiasıyla Kalenderoğlu isyan etti. İlk iki isyan Memlük devletini kurma, son ikisi ise Aleviliği yayma amaçlı yapılmıştır.<br />Batıya Yapılan Seferler :Batı'da en zor rakip Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu idi. Şarlken Avusturya ve Macaristan'ı da yanına çekti. Fransa bu ittifaka karşı cephe aldı. Kanuni, Şarlken'e karşı Fransa kralı I. Fransuva'yı destekledi. Fransızlara kapitülasyonlar verildi. <br />Belgrat'ın Fethi (1521) ve Mohaç Meydan Savaşı (1526) :Macaristan'ın Balkan milletlerini Osmanlı'ya karşı kışkırtması ile 1521'de Macaristan'a sefer düzenlendi. 1521'de Osmanlı ordusu Belgrat şehrini ele geçirdi. Kanuni, 1526 yılında Macaristan'a bir sefer daha düzenledi. 29 Ağustos 1526'da Mohaç Meydan Savaşı ile Macar Ordusu bozguna uğratıldı. Osmanlı Ordusu Macaristan'ın başkenti Budin'i (Budapeşte) ele geçirdi. Macaristan toprakları Osmanlı Devleti'ne katıldı. Bu durum Macaristan toprakları üzerinde emelleri olan Avusturya'yı rahatsız etmiş, böylece Osmanlı Avusturya savaşları başlamıştır. <br />I. Viyana Kuşatması (1529) :Osmanlı Devleti 1522'de Macaristan'ı fethetmişti. Şarlken ve Avusturya Arşidük'ü Ferdinand, Macaristan'dan Türkleri atmak istiyordu. 1529 yılında Ferdinand Macaristan'a saldırdı, Macar kralı Yanoş'da Kanuni'den yardım istedi. Osmanlı ordusu 1529 yılında tekrar Macaristan seferine çıktı. Avusturya topraklarına giren Osmanlı ordusu başkent Viyana'yı kuşattı fakat kış nedeniyle kuşatma kaldırıldı. <br />Almanya Seferi (1532) :Avusturya Arşidük'ü Ferdinand, İstanbul'a elçi göndererek kendisinin Macaristan kralı olarak tanınmasını istedi. İsteği reddedildi ve Ferdinand Budin'i işgal etti. Kanuni, yeniden Macaristan seferine çıktı ve Almanya içlerine kadar ilerledi. Karşısına çıkan kimse olmayınca İstanbul'a döndü. Avusturya ile Osmanlı Devleti arasında 1533 İstanbul Antlaşması imzalandı. <br />Macaristan Seferi :1533 İstanbul Antlaşması'na rağmen 1540'ta Macar kralı Yanoş'un ölmesi üzerine Kral Ferdinand, Avusturya Macaristan topraklarında hak iddia ederek tekrar Budin'i işgal etti. Kanuni 1541 yılında Macaristan topraklarına yeniden girdi. Avusturyalıları Macaristan'dan attı. Macaristan'ın Osmanlılar tarafından alınan bölgesi Budin Eyaleti adıyla Osmanlı topraklarına katıldı. I. Süleyman, Macaristan'ı ele geçirdiği zaman iç işlerinde serbest dış işlerinde Osmanlı'ya bağlı duruma getirmişti. Fakat bu durumda Macaristan üzerinde tam bir egemenlik sağlanamamış, Avusturya vakit kaybetmeden Macaristan topraklarını işgal etmişti. Bunun üzerine I. Süleyman Macaristan'ı Budin ve Temeşvar eyaleti bir de Erdel Beyliği olarak üçe ayırdı. Böylece Macaristan doğrudan merkeze bağlandı. Kanuni, 1566'da Avusturya üzerine tekrar bir sefer düzenledi ve Zigetvar Kalesi'ni aldı. Zigetvar seferi Kanuni'nin son seferidir. Bu savaş esnasında ölmüştür. Askerlerin morali bozulmasın diye ölümü bir süre gizlenmiştir. <br />Kapitülasyonlar; Fransa'ya Kapitülasyonların Verilmesinin Siyasal Nedenleri :Kanuni'nin, Avrupa'da Şarlken'e karşı giriştiği mücadelede, Fransa'yı yanına çekmek istemesi. Kanuni'nin Avrupa Hristiyan birliğini parçalamak istemesi. Avrupa'da bir bağlaşık elde etmek isteği. Fransa ile 1535 tarihinde bir antlaşma imzalandı. <br />İran Seferleri (1533-1555) ve (1533-1547-1553) Amasya Antlaşması Nedenleri :1. Kanuni'nin daha çok Batı'ya sefer yapıp, Doğu'yu ihmal etmesi. 2. İran'ın Şiilik propagandasına devam etmesi. 3. İran'ın Bağdat, Basra ve Basra Körfezi civarında yaşayan Sunni halka baskı yapması ve halkın Kanuni'den yardım istemesi. Kanuni, 1533-1553 (1533-1547-1553) tarihleri arasında İran üzerine topam üç sefer düzenledi. Bu seferlerde başarı sağlanamadı. Çünkü seferlerde İran şahı Osmanlı Padişahının karşısına çıkmadı. 1555 yılında İran ile Amasya Antlaşması imzalandı. <br />Amasya Antlaşması (1555) :Bu antlaşma ile Erivan, Tebriz, Bağdat ve Doğu Anadolu Osmanlılara bırakılmıştı. Amasya Antlaşması İran ile Osmanlı arasında imzalanan ilk resmi antlaşma oldu. <br />Deniz Seferleri; Rodos'un Fethi (1522) :Rodos Adası'nda St. Jean Şövalyeleri hüküm sürmekteydi. Rodos adası, Papalığın Doğu Akdenizdeki ileri karakolu görevini yapmakta idi. Şövalyeler Müslüman ticaret gemilerine saldırmakta ve Hristiyan korsan gemilerine yataklık yapmaktaydı. Rodos Adası, 1522 yılında fethedildi. Barbaros hayrettin paşa ve Cezayir Osmanlı himaseyine girdi. <br />Cezayir'in Alınması :Kanuni, Şarlken'i Akdeniz'de zor duruma düşürmek için Cezayir Beyi Barbaros'u İstanbul'a davet etti. Barbaros, Kaptan-ı Derya olarak Osmanlı donanmasının başına getirildi. Barbaros Hayrettin Paşa Cezayir'i Osmanlı Devleti'ne hediye etti ve Cezayir savaşsız Osmanlı himayesine geçmiş oldu. Barbaros Cezayir'e beylerbeyi olarak atandı. <br />1537 korfu kuşatması ve 1538 Preveze Deniz Savaşı : Avrupalılar Osmanlı'nın Akdeniz'deki üstünlüğüne son vermek amacıyla Papa'nın önderliğinde Haçlı donanması hazırladılar. Haçlı donanması Andre Dorya komutasında, Osmanlı donanması ise Barboros Hayrettin Paşa komutasındaydı. 27 Eylül 1538 tarihinde meydana gelen Preveze Deniz Savaşı'nda Barbaros Haçlı donanmasını bozguna uğrattı. Bu savaşla Akdeniz egemenliği tamamiyle Osmanlıların eline geçti. Akdeniz Türk gölü haline geldi. Venedik savaş tazminatı ödedi. 1543 Fransızlara yardım edildi, Nis alındı. Turgut Reis Trablusgarpı aldı ve beylerbeyi atandı. 1553’te Korsika adası alındı.Cerbe savaşında ispanyayı yendi. Cerbe alındı. Cerbe savaşı ikinci büyük deniz savaşı ve zaferidir. Batı Akdeniz ve Kuzey Afrikada hakimiyet sağlanmıştır.<br />Hint Seferleri :Portekizliler Ümit Burnu yolunu keşfederek Hint Okyanusu'na ulaşıp, bu bölgeyi ele geçirerek hem Hindistan'ı ekonomik açıdan kullanmak, hem de Hristiyanlığı yaymak istemişti.Portekizliler aynı zamanda Müslüman ticaret gemilerine ve hacca giden Müslüman gemilerine zarar vermeye başlamıştı. Hindistan'daki Gücerat Müslümanları Kanuni'den yardım istemişti. Osmanlılar 1538-1553 yılları arasında Hindistan'a dört sefer düzenledi. Osmanlılar Hindistan'a yaptıkları bu seferlerde başarı gösteremediler. Bunun nedenleri : 1. Osmanlıların bu seferlerde siyasi veya ekonomik amaç taşımamaları. 2. Dönemin devlet adamlarının Hindistan'ın ekonomik önemini kavrayamaması. 3. İç denizlere göre yapılmış Osmanlı gemilerinin, Okyanus'ta Portekiz Donanması ile başedememesiydi. Sonuçta; yemen, aden alındı. Basra körfezi ve kızıldeniz’de Türk hakimiyeti sağlandı.<br />II. SELİM: Kanuni'den sonra başa geçti. Fakat yönetim uzun süre Osmanlı veziri Sokullu Mehmet Paşa'nın elinde kaldı. Sokullu, bilgi ve tecrübesiyle Kanuni'yi aratmadı. 1571 yılında Kıbrıs fethedildi. Lehistanla iyi ilişkiler kurularak, Osmanlıların Avrupa'daki üstünlükleri daha da güçlendirildi. 1579 yılında Sokullu Mehmet Paşa'nın ölümü ile Osmanlı İmparatorluğu'nun Yükselme Devri sona erdi. <br />Sokullu Mehmet Paşa Dönemi (1564-1579) :Sokullu Mehmet Paşa; Kanuni, II. Selim ve III. Murat dönemlerinde sadrazamlık yaptı. Bu dönemde 1568'da Sakız Adası Cenevizliler'den alındı. 1569 Endonezya seferi. 1570 yemen isyanının bastırılması Yemen'in egemenliği sağlandı. 1571'de İnebahtı Savaşı'nda Haçlı donanmasına yenildi. 1571 yılında Venediklilerden Kıbrıs Adası alındı. Sokullu bu fethin arkasından kendisini ziyarete gelen bir Venedik elçisine şu sözleri söylemişti; "Ziyaretinizin sebebini anlıyorum, İnabahtı yenilgisinin üzerimizdeki etkisini anlamaya çalışıyorsunuz. Fakat unutmayın ki, biz sizden Kıbrıs'ı almakla kolunuzu kestik. Halbuki siz donanmamızı yakmakla bizim sakalımızı traş etmiş oldunuz. Kesilen kol yerine gelmez. Lakin traş edilen sakal eskisinden daha gür çıkar. 1574 Tunus İspanyollardan alınarak Osmanlı topraklarına katıldı. Lehistan 1575'te Osmanlı himayesine girdi. 1577'de Fas Portekizlilerden alındı. İngilizlere ticari imtiyazlar sağlandı. 1568 Avusturya, 1578 İngilizlere kapitilasyonlar verildi. Fransızlara verilen kapitilasyonlar genişletildi.<br />Sokullu Mehmet Paşa'nın Projeleri : Sokullu sadrazamlığı süresince Doğu Avrupa Türkleri ile Kafkasya bölgesini Osmanlı Devleti'ne bağlamak istedi. Don ve Volga Irmaklarını bir kanalla birleştirerek, Karadeniz'den Hazar'a geçmeyi planladı. 1579 yılında Süveyş Kanalı'nı açmayı düşündü, böylece, Hindistan ve Endonezyadaki Müslümanlara yardım etmeyi planladı. Sokullu 1579 yılında hançerlenerek öldürüldü, projeleri de uygulamaya konulamadan yarım kaldı.<br /><br />DURAKLAMA DÖNEMİ 1579 – 1699:<br />Sokullu Mehmet Paşa'nın ölümünden, ilk kez toprak kaybedilen Karlofça Antlaşmasına kadar geçen döneme tarihimizde "Duraklama Dönemi" denir.<br />Duraklamanın çeşitli nedenleri vardır.Bunları; İç nedenler ve Dış nedenler diye iki grupta toplayabiliriz. <br />İÇ NEDENLER : a) Kanuni'den sonraki padişahlardan çoğunun yetersiz olması, b) Orduda eski disiplin ve düzenin bozulması c) Devlet kasasının gittikçe boşalması, d) Değerli kişilerin yerine, iltimaslı ve rüşvet verenlerin devlet memurluklarına getirilmesi.<br />DIŞ NEDENLER : a) Avrupa ülkelerinin teknik yöneden gelişmesi, b) Komşu ülkelerin askerlik alanında ileri gitmeleri. <br />Duraklama Dönemi Duraklamanın Nedenleri <br />A. İç Nedenler : <br />1. Merkezi Yapıdaki Bozulmalar : <br />Padişahlık Makamının Bozulması :I. Ahmet ile birlikte şehzadelerin sancak eğitimi uygulaması kaldırıldı, şehzadeler sarayda kapalı bir hayat yaşamaya başladı. Saraya kapanan şehzadelerin ruhsal yapılarında bozulmalar görüldü. III. Mehmet; son kez sancağa çıkan Osmanlı padişahıdır.I. Ahmet Dönemiyle hanedanın en yaşlı üyesi tahta geçmeye başladı. I. Ahmet, sancağa çıkmadan tahta çıkan ilk padişahdır. <br />Sadrazamalık Makamının Bozulması :Sadrazam padişahtan sonra en etkili olan ikinci kişi idi. Sadrazamlar, önceleri eğitim ve tecrübelerine göre seçilirken, daha sonraki dönemlerde rüşvet ve iltimas yolu ile göreve gelmişlerdi. Duraklama Dönemi'nde 61 sadrazam göreve gelmiştir. Duraklama Dönemi'nde yeteneksiz kişiler sadrazamlık görevine getirildi. Bu durum halkın devlete olan güvenini azalttı, isyanların çıkmasına neden oldu. <br />Saray Kadınlarının Yönetime Katılması :Kimi padişahların zamansız ölümü üzerine geride tahta geçecek çocuk yaşta kişiler kalıyordu. Veraset sisteminden dolayı çocuk da olsa bu kişi tahta geçebiliyordu. Bu çocuk hükümdarların tahta geçmesi ile anneleri devlet yönetiminde etkili olmaya başlıyordu. Kadınların devlet işlerinde etkinliği Kanuni Dönemi'nde Hürrem Sultan ile başladı. Valide Kösem Sultan ve Turhan Sultanla devam etti. Duraklama Dönemi'nde IV. Murat'ın annesi Kösem Sultan ile, IV. Mehmet'in annesi Turhan Sultan yönetimde oldukça etkili olmuşlardı. Zamanla saray kadınları devlet adamlarının atanmasında da söz sahibi oldu. Bu da bilgi ve beceriden yoksun kişilerin iş başına gelmesine neden oldu. <br />2. Orduda Meydana Gelen Bozulmalar; Yeniçeri Teşkilatındaki Bozulmalar :Askeri kanun ve geleneklere saygı gösterilmemeye başlandı. Yeniçerilerin ve Kapıkulu Ocağı'nın bozulması ile orduya olan güven kayboldu. Kanun-i Kadim'e aykırı askere alım işlemleri yapılmaya başlandı. Yeniçeri Ocağı'na usülsüz asker kaydeden ilk padişah III. Murat'tır. Devşirme sistemi bozuldu. Yeniçeriler çeşitli nedenlerden dolayı sık sık ayaklanmaya başladı. Merkeze her istediklerini yaptırabilen Yeniçeriler, bazan padişahları bile tahttan indirmişti. <br />Eyalet Ordusundaki Bozulmalar :XVII. yüzyılda Tımar dağıtımındaki adaletsizlik ve haksızlık Eyalet ordusunun itibarını zedeledi. Dirlik araziler askerlikle ilgisi olmayan kişilere verilmeye başlandı. Yükselme Dönemi'nde Eyalet Ordusu Yeniçeri Ocağı'na karşı önemli bir denge unsuruydu. XVII. yüzyılda eyalet askerlerinin sayısının azalması ile, Yeniçeri Ocağı güç kazanmış ve devlet yönetiminde Ocağın etkinliği artırmıştır. Bir kısım dirlik arazi de peşin vergi amacıyla iltizama çevrildi. <br />Donanmadaki Bozulmalar : Osmanlı donanması Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'nde en üst düzeye ulaşmış, Barbaros Hayreddin Paşa'nın ölümüyle de giderek önemini kaybetmişti. Denizcilikle ilgisi olmayan kişiler kaptan-ı deryalığa getirilmişti. <br />Ekonomideki Bozulmalar :Savaş ganimetlerinin azalması. Uzun süren ve genelde yenilgiyle sonuçlanan savaşlar. Eskisi gibi yabancı devletlerden vergi ve hediye alınamaması. Artan saray masrafları ve devlet ihtişamına paralel olarak lüks ve israfın artması. Sık sık padişah değişiklikleri yüzünden ödenen cülus bahşişleri. Tımar sisteminin bozulması. Kapıkulu askerlerinin sayısının artması. <br />Eğitimdeki Bozulmalar :Osmanlı Eğitim sistemi Avrupa'nın oldukça gerisinde kalmıştı. Osmanlı Devleti'nde en önemli eğitim kurumu medreselerdi. Medreselerin başında bulunan ulemalar gelişmeye ayak uyduramadı. Medreselerde zamanla pozitif bilimler askıya alındı. Medrese eğitimi yapmamış bir çok insana diploma ve ve rütbe verildi. Yeni doğmuş çocuklara müderris ünvanı verilerek beşik uleması zümresi meydana geldi. Ulemalar zamanla askerle birlike isyanlara katılıp saraya hücum etti. <br />Toplum Yapısındaki Bozulmalar Siyasi, sosyal ve ekonomik yapının bozulması ile Anadolu'da Celali İsyanları çıktı. Celali isyanları ile merkezi otorite tamamen sarsıldı. İsyanların artması üzerine Anadolu'da yaşayan halk şehirlere göç etmeye başladı. İsyanların bastırılmasında kullanılan yöntemler, halkla devletin arasının açılmasına neden oldu. <br />B. Dış Nedenler : <br />İmparatorluğun Doğal Sınırlarına Ulaşması :Osmanlı Devleti, XVI. yüzyılın sonunda yaklaşık 20 milyon kilometre kare sınır ve 100 milyon nüfus ile en geniş sınırlarına ulaşmıştı. Üç kıtaya yayılan bu sınırların korunmasında zorluk çeken Osmanlı Devleti, bazen birçok cephede savaşıyor ve bu nedenle mevcut gücü bölünüyordu. <br />Avrupa'da Merkezi Krallıkların Kurulması :Osmanlı Devleti Kuruluş Dönemi'nde Batı'da çok rahat ilerledi, çünkü Avrupa'da derebeylik rejimi (küçük kırallıklar) hüküm sürmekteydi. XV. yüzyıl ile birlikte Avrupa'da güçlü merkezi krallıklar kuruldu. Avrupa, XV. ve XVI. yüzyıllarda Coğrafi Keşifler, Rönesans ve Reform ile önemli adımlar atmış, Osmanlı Devleti'nde ise aynı gelişmeler görülmemişti.Bu dönemde ülke çeşitli isyanlarla sarsıldı. Yeniçeri askerleri de çeşitli bahanelerle sıkça ayaklandılar. En önemlisi Genç Osman'a karşı yapılan ayaklanmadır. Bu dönemde II.Osman (Genç Osman) ve IV.Murat ile sadrazam Tarhuncu Ahmet Paşa ve Köprülüler durumu düzeltmek isteyen kimselerdir. <br />II. OSMAN :14 yaşında padişah oldu. İleri görüşlüydü. Devletin durumunu düzeltmek istiyordu. Lehistan seferinde ordunun bozulmuş olduğunu gördü. İstanbul'a dönünce orduyu düzeltmek istedi. Bu disipline dayanamayan Yeniçeriler ayaklanarak, Genç Osman'ı öldürdüler. <br />IV. MURAT: 12 yaşında padişah oldu. Çok akıllı, cesur ve kararlı bir hükümdardı. Orduya düzen verdi. Anadolu'daki ayaklanmaları bastırdı. Maliyeyi düzeltti. Bu dönemde Kasr-ı Şirin barışı ile bugünkü Türkiye - İran sınırı belirlendi. <br />SULTAN İBRAHİM: Tutarsız hareketlerinden dolayı saltanat önemli sarsıntılar geçirdi. Köprülü Mehmet Paşa ve Fazıl Ahmet Paşa bu dönemin ünlü sadrazamlarındandır. Bu dönemde Avusturya ile önemli savaşlar oldu. II. Viyana kuşatması bozgunla sonuçlandı. Bu bozgunun ardından Lehler, Venedikliler, Avusturyalılar ve Ruslarla savaşmak zorunda kaldılar. 15 yıl süren bu savaşların ardından 1699 yılında Karlofça Antlaşmasını imzalamak mecburiyetinde kaldılar. Bu antlaşma, Osmanlı tarihinde bir dönüm noktasını teşkil eder. Osmanlılar ilk kez bu anlaşmadan sonra toprak kaybettiler. Bu toprak kaybı Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışına kadar devam etti. Bundan sonra "Gerileme Devri" başladı. <br />XVII. Yüzyıl Siyasi Tarihi <br />Osmanlı-İran Savaşları <br />III. Murat Dönemi (1577-1590) :III. Murat, 1579'da İran şahı Tahmasb'ın ölümü ile ortaya çıkan taht kavgalarından faydalanarak İran üzerine sefere çıktı. Osmanlı Ordusu, Hazar Denizi'ne kadar ilerledi fakat, 1590'da İranlılar'ın barış İstemesi Üzerine Ferhat Paşa Antlaşması imzalandı. 1590 Ferhatpaşa anlaşması ile Osmanlı doğudaki en geniş sınırlarına ulaşmış oldu. Bu antlaşma ile Azerbeycan, Luristan, Gürcistan ve Dağıstan Osmanlılara bırakıldı. Osmanlı İmparatorluğu, bu antlaşma ile doğuda en geniş sınırlara ulaşmış oldu. <br />I. Ahmet Dönemi (1603-1611) :Nedeni : Osmanlı Devleti'nin Batı'da Avusturya ile savaşta bulunmasını ve Anadoludaki Celali İsyanlarını fırsat bilen İran'ın Ferhat Paşa Antlaşması ile Osmanlı Devleti'ne verilen yerleri geri almak istemesi. Şah Abbas, 1603'te Tebriz ve Erivan'ı alarak Diyarbakır ve Musul'a kadar ilerledi. Osmanlı başarısız oldu. 1611 yılında Nasuh Paşa Antlaşması imzalanarak bu savaşa son verildi. <br />Nasuh Paşa Antlaşması (1611) :1. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti, Ferhat paşa Antlaşması ile aldığı toprakları geri verdi. 2. İran her sene Osmanlı Devleti'ne ikiyüz deve yükü ipek verecekti. 1611 yılında Nasuh Paşa Antlaşması Osmanlı Devleti'nin elde ettiği toprakları geri verdiği ilk antlaşmadır. <br />I. Mustafa Dönemi (1617-1618) :Nedeni : İran'ın antlaşmalarda verdiği sözü tutmayıp Osmanlı Devleti'ne söz verdiği ekonomik yükümlülüğü yerine getirmemesi. 1617-1618 tarihleri arasında devam eden bu savaşlarda önemli bir çatışma olmadı, 1618'de İran ile Serav Antlaşması imzalandı. 1618 yılında imzalanan Serav Antlaşması ile Nasuh Paşa Antlaşması'nın koşulları her iki ülke tarafından da yeniden kabul edildi. <br />IV. Murat Dönemi (1622-1639) : Nedeni : İran'ın hile ile Bağdat'ı işgal etmesi. IV. Murat, İran'a iki sefer düzenledi. Bu seferler sonunda Revan ve Bağdat'ı tekrar ele geçirdi. 1639 yılında İran ile Kasr-ı Şirin Antlaşması imzalandı ve altmış yıldır süren İran savaşları sona erdi. <br />Kasr-ı Şirin Antlaşması (1639) :1. Azerbaycan ve Revan İran'a bırakıldı. 2. Bağdat Osmanlı Devleti'ne bırakıldı. 3. Zağros Dağları iki ülke arasında sınır oldu. 1639 yılında İran ile Kasr-ı Şirin Antlaşması ile XVII. yüzyıl Osmanlı-İran savaşları sona erdi ve bugünkü Türkiye-İran sınırı büyük ölçüde çizildi. <br />Osmanlı-Lehistan Savaşları <br />Genç Osman Dönemi (1618-1622) Nedeni : Lehistan'ın Boğdan'ın iç işlerine karışması. Genç Osman 1618 yılında Lehistan seferine çıktı. Leh ordusunu yendi ve Hotin Kalesi'ni kuşattı. Bu sefer, yeniçerilerin gevşek davranması üzerine, 1621 yılında Hotin Antlaşması imzalanarak son buldu. <br />Hotin Antlaşması (1621) :1. Lehliler ve Osmanlılar birbirlerinin topraklarına saldırmayacaktır. 2. Lehistan, Kırım Hanı'na 40 bin düka altını vergi olarak ödemeye devam edecektir. Hotin seferi'nde Yeniçerilerin yetersizliği anlaşılmış ve ilk defa Genç Osman, Yeniçeri Ocağı'nı kaldırmak istemişti. <br />IV. Mehmet Dönemi (1672-1676) :Nedeni : Lehistan'ın, Türk himayesinde bulunan Ukrayna Kazakları'nın iç işlerine karışması. Osmanlı ordusu 1672'de Lehistan seferine çıktı. Lehliler birçok defa yenildi ve 1676'da Bucaş Antlaşması imzalandı. <br />Bucaş Antlaşması (1676) :a) Ukrayna Osmanlıların koruması altında kalacak. b) Podolya Osmanlılara verilecek c) Lehistan her sene vergi ödeyecek 1672 Bucaş Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu'nun topraklarına toprak kattığı son antlaşmadır(Podolya). Bu antlaşma ile Osmanlı İmaparatorluğu Batı'da en geniş sınırlarına ulaşmıştı. Lehistan Diyet Meclisi, Bucaş Antlaşması'nın vergiyle ilgili üçüncü maddesini kabul etmedi. Savaş yeniden başladı. Osmanlılar vergiyle ilgili maddeyi kaldırınca 1676 yılında Bucaş Antlaşması yenilendi. 1669 Köprülü Fazıl Ahmet Paşa giritin fethini tamamladı.<br />Osmanlı-Venedik Savaşları (1645-1669) :<br />Nedeni : Venediklilerin Osmanlı ticaret gemilerine saldırması ve Osmanlı Devleti'nin Girit Adası'nı almak istemesi. 1645'te Girit yüzünden Osmanlı-Venedik savaşları başladı. 25 yıl alınamayan Kandiye Kalesi'nin alınması ile Venedikliler barış isteğinde bulundu. <br />Osmanlı-Avusturya Savaşları (1593-1606) Nedeni : 1. Avusturya ile Osmanlı arasındaki sınır mücadelesi. 2. 1593 tarihinde Bosna Beylerbeyi Hasan Paşa'nın Avusturyalılar tarafından pusuya düşürülerek öldürülmesi <br />III. Murat Dönemi'nde Avusturya savaşları başladı. 1573 yılında Estergon ve Kanije kalelelerini Avusturya'ya kaptırdı. III. Mehmet Dönemi'nde Avusturya'dan Eğri Kalesi alındı. 1596'da Haçova Savaşı ile Avusturya ordusu bozguna uğratıldı. 1596'da Estergon ve Kanije Kaleleri geri alındı. İran sorunu ve Celali İsyanları yüzünden Osmanlı Devleti barış istedi ve 1606'da Zitvatorok Antlaşması imzalandı. <br />Zitvatorok Antlaşması (1606) :1. Eğri, Kanije ve Estergon Kaleleri Osmanlılarda kalacaktır. 2. Avusturya Kuzey Macaristan topraklarını elinde tuttuğu için her sene Osmanlılara ödediği vergiyi artık ödemeyecektir. 3. Avusturya bir defaya mahsus olmak üzere savaş tazminatı ödeyecektir.4. Avusturya arşidükası protokol bakımından Osmanlı padişahına denk olacaktır. Not : 1533 İstanbul Antlaşması'na göre Avusturya arşidükası Osmanlı sadrazamına denkti. Zitvatorok Antlaşması ile Osmanlı İmparatorluğu Orta Avrupa'daki üstünlüğünü kaybetmiş, Avrupadaki devletlerle eşit seviyeye gelmişti. <br />Osmanlı-Avusturya Savaşları (1622-1664) :Avusturya'nın Erdel Beyliği iç işlerine karışması. 1662'de Avusturya seferine çıkan Osmanlı ordusu Uyvar, Zerinvar ve Novigrat kalelerini aldı. Bu savaşlar 1664 yılında imzalanan Vasvar Antlaşması ile son buldu. <br />Vasvar Antlaşması (1664) :a) Uyvar ve Novigrat kaleleri Osmanlılara bırakılacak, Zerinvar Avusturya'da kalacaktır. b) Erdel Osmanlı Devleti'nde kalacak, Osmanlı Devleti ve Avusturya, Erdel'den askerlerini çekecektir. c) Avusturya, Osmanlıların Erdel Beyi adayını tanıyacaktır. d) Avusturya savaş tazminatı ödeyecektir. Bu antlaşmadan sonra Avrupalılar, Osmanlıların eski gücünü kazandığını zannederek büyük bir paniğe kapılmıştı. <br />II. Viyana Kuşatması (1683) Nedenleri : 1. Koyu katolik olan Avusturya'nın, Protestan Macarlara baskı yapması, 2. Macarların Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'dan yardım istemesi. 1682'de Osmanlı Devleti Avusturya'ya savaş ilan etti. 1683'te Avusturya üzerine sefere çıkıldı. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, 1683'te Viyana'yı kuşattı. Kutsal ittifak haçlı ordusunun yardıma gelmesi üzerine Osmanlı ordusu Viyana önlerinde bozguna uğradı. <br />Bozgunun nedenleri : II. Viyana bozgunu ile, Kosova Savaşı'ndan sonra Avrupa'da taarruza geçen Osmanlılar, artık savunmaya geçmiştir. 2.Viyana bozgunu 1922’de Sakarya savaşında durdu. Osmanlıları Avrupa'dan atmak amacıyla "Kutsal İttifak" oluşturulmuştur. 1. Merzifonlu'nun deneyimli komutan ve devlet adamlarının sözünü dinlememesi 2. Merzifonlu'nun şehrin yağmalanmasına izin vermemesi, 3. Viyana'nın güçlü surlarla çevrili olması, 4. Kırım Hanı'nın zamanında yardım göndermemesi. <br />Kutsal Bağlaşma ve Savaşlar (1683-1699) Nedeni : Osmanlı Devleti'nin Viyana önünde bozguna uğraması ve bu fırsattan yararlanmak isteyen Hristiyan Avrupa'nın Papa'nın önderliğinde kutsal ittifak kurarak, Türkleri Avrupa'dan atmak istemesi. Avusturya, Macaristan ve Erdel'i alıp Bulgaristan'a girdi, Osmanlı Devleti ile Haçlı ittifakı arasında 1683'te dört cephede savaş başladı. Lehistan, Podolya ve Boğdan'ı, Venedik, Mora ve Dalmaçya'yı aldı. 1687 yılında II. Süleyman, 1695'de de II. Mustafa tahta geçti. Yenilgilerin devam etmesi üzerine Osmanlı Devleti Karlofça Antlaşması'nı imzalayarak savaştan çekildi. <br />Karlofça Antlaşması (1699) :Avusturya, Lehistan, Venedik ve Osmanlı Devleti arasında imzalandı. 1. Temeşvar ve Banat Yaylası dışında kalan bütün Macaristan ve Erdel Avusturya'ya verildi. 2. Hırvatistan'ın bir bölümü Avusturya'ya verildi; Sava ırmağı sınır oldu. 3. Podolya ve Ukrayna Lehistan'a verildi. 4. Dalmaçya kıyıları ve Mora, Venedik'e verildi. Korint Osmanlılarda kaldı. 5. Antlaşmanın süresi 25 yıl olacak ve Avusturya'nın garantisinde bulunacaktı. Rusya, Karlofça Antlaşması imzalanırken iki yıllık bir ateşkes imzalamış ve barışa yanaşmamıştır. Amacı Kırım'a doğru ilerlemektir. Ancak, Avrupalı Devletlerin baskısıyla 1700'de antlaşma masasına oturmuştur. Osmanlılar, 1699 Karlofça ve 1700 İstanbul Antlaşmaları'yla (azak kalesi Ruslara verilmiştir) ilk defa toprak kaybına uğradı. Osmanlı Devleti'nde Gerileme Dönemi Başladı. <br /><br />XVII. ve XVIII Yüzyıl Osmanlı Kültür ve Uygarlığındaki Değişmeler<br />Merkez Teşkilatındaki Değişmeler :XVI. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde padiah otoritesi ve merkezi yönetim zayıflamıştı. <br />Hükümet otoritesinin zayıflamasından faydalanan bazı kimseler, tımar ve zeametleri kendi tasarruflarına geçirip, sipahileri dirliksiz bıraktığı için sipahi ordusunun önemi kaybolmuştu. <br />Avrupa'da silah teknolojisinin gelişmesi üzerine, tımarlı sipahiler, savaşlarda yetersiz kaldı, bu nedenle tüfekli kapıkulu askerlerinin sayısı artırıldı. <br />Tımarlı sipahiler ikinci dereceye düştü. XVII. ve XVIII. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde tımar sistemi çöktü. <br />Kapıkulu askerlerinin sayısının artması üzerine devlet bu askerlere ulufe yetiştirmekte zorlandı. Sayısı giderek artan Kapıkulu askerleri devlete hükmeder hale geldi. <br />Yönetimde padişah otoritesi azaldığı için sadrazamlar güçlendi. XVIII. yüzyıldan itibaren Divan, Bab-ı Ali (Sadrazam Kapısı) denilen yerde toplanmaya başladı. <br />Taşra Teşkilatındaki Değişmeler :XVII. ve XVIII. yüzyılda taşra teşkilatında uygulamada bir takım değişiklikler yaşandı. Tımar sisteminin bozulması ile taşra teşkilatı önemini kaybetti. Eyaletler ve sancaklarda, arpalık usulü denilen bir yolla yüksek dereceli memurlar görevlendirilmeye başlandı. Eşraf ve Ayanlar taşra teşkilatı yönetiminde söz sahibi olmaya başladılar. Devletin önemli gelir kaynağı olan tımar sisteminin önemini yitirmesi üzerine, yeni yeni vergi türleri uygulamaya konulmuş, eski vergiler artırılmıştı. <br />Toplumdaki Değişmeler :XVI. yüzyılda dünyada yaşanan nüfus artışı Osmanlı Devleti'nde de görüldü. 1554'ten itibaren dirlikler, Kapıkulu Askerleri'nin eline geçmeye başladı. Böylece; bir takım köy zenginleri ortaya çıktı. <br />Coğrafi Keşifler ile Avrupa'da değerli maden birikimi oldu. Avrupa parasının Osmanlı pazarlarına sürülmesi ile yıpranmış olan Osmanlı ekonomisi iyice sarsıldı. XVI. ve XVII. yüzyıllarda Osmanlı Devleti'nde fiyat artışları görüldü. Anadolu'da yer yer büyük Celali İsyanları başladı. <br />Yönetim Kadrosundaki Değişmeler :Kalemiyye sınıfı diğer askeri zümrelerin önüne geçti. ReisülKütaplık sadrazamlığa giden yol haline geldi. XVIII. yüzyılda Osmanlı devlet adamları, devleti çağa uydurmak amacıyla yani reform yapmak amacıyla yabancı uzmanlardan yararlanmaya başladı. XVIII. yüzyıl ile birlikte Osmanlı Devlet yöneticileri devşirme sistemi ile iş başına gelmemeye başladı. Ayan ve eşraf, Celali isyanlarında, kiracı ya da tahsildar olarak tımar sahiplerinin yerini aldı. XVII. yüzyıldan itibaren tımarların iltizama verilemsi ve yeni vergi türlerinin getirilmesi ile ayan ve eşrafın yönetimdeki gücü arttı. Ayan ve eşrafların güçlenmesi ile XVII. ve XVIII. yüzyılda merkezi otoritenin zayıflaması yüzünden devlet, güç kazanan ayanlarla işbirliği yapmak zorunda kaldı ve ayanların iktidardaki etkisi arttı. <br />Ekonomideki Değişmeler :Osmanlı Devleti'nde Kuruluş ve Yükselme döneminde etkili olan tımar sisteminin XVI. yüzyılda bozulması ile tarımsal üretim azaldı. Avrupa'da meydana gelen Sanayi Devrimi ile üretim arttı ve ürünler ucuzladı. Osmanlı pazarına giren ucuz mallar, küçük atölyelerin kapanmasına yol açtı. Kanuni döneminde Fransa'ya verilen kapitülasyonlar, 1740 yılında daha da genişletildi, bu nedenle iç ve dış ticaret Avrupalıların eline geçti. Osmanlı ekonomisinin bozulmasında, gelir ve gider dengelerinin bozulması, tımar sisteminin önemini kaybetmesi, miri toprakların mukata'aya çevrilmesi etkili oldu. 1775'te mukata'aların yıllık karlarının paylara ayrılarak bu payların satılması demek olan Esham Usülü uygulanmaya başlandı. XVIII. yüzyılda tek hazine uygulaması bırakılarak, İrad-ı Cedit, Tersane, Darphane Hazinesi gibi yeni hazineler kuruldu. <br />Kültür Alanındaki Değişmeler :XVIII. yüzyıldan itibaren Osmanlı kurumları Batı örneklerine göre düzenlenmeye başlandı. Değişim, 1718-1730 Lale Devri'nde iyice arttı. Lale Devri'nde, Avrupa'ya gönderilen geçici elçiler sayesinde, Avrupa Uygarlığı hakkında bilgi toplandı. Matbaanın kullanılmaya başlanması ile düşünce hayatında canlılık belirdi. Edebiyatta, yerli söyleyiş olgunlaştı, halk anlatımlarına önem verilmeye başlandı. <br />Eğitim ve Öğretim Alanındaki Değişmeler :XVI. yüzyılda medreselerde, pozitif bilimlere ikinci derecede önem verildi. Din eğitimi ön plana çıkarıldı. Mederese ile ilgisi olmayan kişilere müderrislik ünvanı verilmeye başlandı. Bu şekilde işbaşına geçen ulemanın, kendi çocuklarına müderrislik ünvanı vermeye başlaması ile beşik uleması denilen sınıf ortaya çıktı. Lale Devri ile matbaa kullanılmaya başlandı. 1734'te Hendesehane, 1773'te Mühendishane açıldı. 1773 yılında Mühendishane-i Bahr-i Hümayun açıldı.1795'te Mühendishane-i Berr-i Hümayun'un kuruldu <br />XVII. Yüzyıl İç İsyanları <br />İsyanların Genel Nedenleri :1. XVII. yüzyıl ile birlikte idari, askeri ve mali yapının bozulması 2. Merkez ve taşra yönetiminin bozulması ile devlet otoritesinin zayıflaması 3. Eyaletlerde yaşanan denetim güçlüğü <br />4. Beylerbeyi ve sancak beylerinin bu yüzyılda yapılan savaşların uzun sürmesi ile yönetmek zorunda kaldıkları topraklarda bulunması 5. Tımar sisteminin dejenere olması nedeniyle üretimin azalması, fiyatların artması, dolayısı ile ekonominin bozulması. 6. Ordu ve memurların disiplinsizliği yüzünden halkın devlete karşı güveninin zedelenmesi. <br />İstanbul İsyanları <br />Özellikleri :1. XVII. yüzyılda meydan gelen İstanbul isyanlarının elebaşları Yeniçeriler ve sipahilerdi. <br />2. İsyanların çıkmasında bazı devlet adamları ve saray kadınlarının rolü de vardı. 3. Bazı isyanlar ulema sınıfı ve halk tarafından da desteklendi. 4. İsyanların temel nedeni, kapıkulu askerlerine verilen ulufelerin gecikmesi ya da değeri düşük akçe ile ödenmesi, cülus bahşişinin kimi zaman dağıtılmamasıdır. 5. Ordudaki bozulmanın temel nedeni Kapıkulu ocaklarına kural dışı asker alınması. 6. İsyancılar zamanla her isyanda istediklerini elde etmeye başladılar. "Ocak devlet içindir." anlayışının yerini "Devlet ocak içindir." anlayışı aldı. <br />Önemli İsyanlar :1589 yılında, III. Murat zamanında yeniçeri ulufelerinin düşük ayardan ödenmesi üzerine isyan çıktı. Sarayı basan yeniçeriler defterdarı öldürdüler. <br />1620 yılında, Hotin seferi sonunda disiplinsiz davranışlarından rahatsız olduğu için yeniçeri ocağını kaldırmayı planlayan Genç Osman'a karşı isyan eden yeniçeriler sarayı basıp II. Osman'ı tahttan indirerek Yedikule Zindanları'nda boğdular. <br />IV. Mehmet döneminde, ulufelerin zamanıda ödenmediğini ve saray adamlarının devlet işlerine karıtığını öne süre sipahiler isyan ettiler. <br />Padişahtan sarayda bulunan otuz devlet adamının idamını istediler. İdam edilen bu kişilerin cesetleri Sultanahmet Meydanı'nda bir çınara asıldı. 1656 tarihinde meydana gelen bu olay "Vaka-yı Vakvakiye" olarak bilinir. <br />Her isyanda istediklerini yaptıran askerler, önemli bir güç durumuna geldiler. İstanbul'da huzur ve güvenlik bozuldu. <br />Anadolu (Celali) İsyanları <br />Özellikleri :1. Miri topraklarının iltizama çevrilmesi sonucu daha önce sipahilerin elindeki dirlik gelirlerinin hazineye aktarılması. 2. Taşradaki yöneticilerin halka zulmetmesi ve devlet gelirlerinin artırılması için vergilerin yükseltilmesi 3. Rüşvetin yaygınlaşması ile taşra yönetimine alakasız kişilerin atanması 4. Savaşların uzun sürmesi ile taşrada görevli yöneticilerin görev yerlerine dönememesi 5. Avarız vergisinin toplanamaması 6. Hakkı yenen devlet adamları ve işsiz kalan medrese öğrencileri ile leventlerin isyanlara katılması <br />Önemli İsyanlar <br />Karayazıcı İsyanı : Haçova Savaşı'ndan kaçarak Anadolu'ya gelen Karayazıcı, ortamın elverişli olmasıyal Urfa dolaylarında isyan etti. İsyanı Sokullu Mehmet Paşa bastırdı. <br />Deli Hasan isyanı : XVII. y.y'da Osmanlı Devleti'nin Avusturya savaşları ile uğraşmasını fırsat bilerek isyan etti. İsyan bastırıldı. <br />Canbolatoğlu, Kalenderoğlu ve TavilAhmet de isyan ettiler fakat isyanları bastırıldı. <br />1622 yılında Genç Osman'ın öldürülmesiyle kanını dava eden Erzurum valisi Abaza Mehmet Paşa ve Sivas Valisi Vardar Ali Paşa isyan etti. Bu isyanlar da bastırıldı. <br />Anadolu'da çıkan Celali isyanları, Anadolu'nun yakılıp yıkılmasına sebep oldu. Ekonomik hayat durgunlaştı, üretim azaldı, köyden kente göç başladı. <br />Eyalet İsyanları :Eyalet isyanlarının öncülüğünü, bu eyaletlerin başındaki hanedena üyeleri, ya da bu beyliklerin başında bulunan beyler yaptı. Osmanlı Devleti'nden ayrılıp bağımsız olma ve ya yeniçerilerin halktan keyfi vergiler toplaması nedeniyle isyan ettiler. <br />XVII. yüzyıl eyalet isyanlarının en önemlileri; Kırım, Eflak, Boğdan, Erdel gibi bağlı eyaletlerle, Yemen ve Bağdat gibi Arap eyaletlerinde çıkan isyanlardır. <br />Bu isyanlar sonunda devletin eyaletlerdeki etkisi azaldı. Vergilerin toplanması imkansızlaştı. İsyanların bastırılmasında şiddet ve kullanılması, eyalet halkında Osmanlı yönetimine karşı güvensizlik başlamasına neden oldu. <br />XVII. Yüzyıl Islahatları <br />I. Ahmet Islahatları :Şehzadelerin sebep olduğu ayaklanmaları önlemek için şehzadelerin sancağa gönderilmesi geleneğini kaldırdı. "Kafes Hayatı" uygulamasını başlattı. "Ekber ve erşet" (en yaşlı ve en olgun) olan haneden üyesinin başa geçmesi kuralını getirdi. <br />Kuyucu Murat Paşa Islahatları :I. Ahmet dönemi sadrazamlarındandır. Ülkede asayişi yeniden sağlamak ve Anadolu'da devlet otoritesini kurmak amacıyla askeri yöntemlerle düzeltmeler yaptı. Anadolu Celali İsyanları'nı bastırmada, isyanın nedenlerini aramadan, korku ve şiddet yayarak, düzen sağlamaya çalıştı. Celali İsyanları'nı bastırmışsa da, isyanın nedenlerini ortadan kaldırmadığı için başarılı olamadı ve ölümü üzerine isyanlar yeniden başladı. <br />II. Osman Islahatları :Fatih Dönemi'nden beri devam eden padişahların saray dışından bir kızla evlenmemesi geleneğini yıkarak, saray dışından evlendi. 1620 yılında yapılan Lehistan Seferi'nde aksaklıklar gördüğü için Yeniçeri Ocağı'nı kaldırmak istedi. 1622 yılında Yeniçeriler, ulemanın da desteğini alarak isyan çıkardı. Genç Osman, Yeniçeriler tarafından Yedikule zindanlarında boğularak öldürüldü. <br />Kemankeş Mustafa Paşa Islahatları :Padişah İbrahim döneminde vezirlik yaptı. İlleri yeniden kaydettirerek gelirlerini tespit etti. Piyasada bulunan ayarı düşük paraları kaldırarak, sikkenin yeniden değer kazanmasını sağladı. Uzun süredir dağıtılmayan Yeniçeri ulufelerinin dağıtılmasını sağladı. <br />IV. Murat Islahatları :1623 yılında 11 yaşında padişah oldu. Başlangıçta devlet yönetimi Yeniçeri Ağaları ve valide sultanların elindeydi. Develet yönetimini eline alan IV. Murat, şiddete dayalı bir yönetim uyguladı. Yeniçeri ve sipah ağalarını ortadan kaldırdı. İçki ve tütünü yasakladı, meyhaneleri kapattı, gece sokağa çıkılmasını engelledi. Yönetim ve askeri yapıdaki bozulmalarının nedenini anlayabilmek için, Koçi Bey'e bir rapor hazırlattı. <br />Tarhuncu Ahmet Paşa Islahatları :IV. Mehmet dönemi sadrazamıdır. Devlet bütçesini düzeltti. Bütçe açığının saray masraflarından kaynaklandığını ortaya çıkararak, ilk defa saray masraflarında kısıtlamaya gidildi. Sokullu Mehmet Paşa'dan sonra denk bütçeyi hazırlayan ikinci kişi oldu. <br />Köprülüler Dönemi <br />Köprülü Mehmet Paşa Islahatları :IV. Mehmet dönemi sadrazamıdır. Sadrazamlığa şu şartlarla gelmişti; <br />-Saray, devlet işlerine karışmayacak, -Devlet işleriyle ilgili alacağı kararlar saray tarafından kabul edilecek, <br />-Devlet memurları ile ilgili atamalar ve azletmeler kendi kontrolünde olacak, <br />-Hakkında şikayet olursa savunması alınacak, daha sonra karar verilecek. <br />İlk önce iç işlerini ele alarak huzur ve asayişi sağladı. XVII. yüzyıl Osmanlı-Venedik savaşları sırasında ablukaya alınan Çanakkale Boğazı'nı kurtardı. Erdel Beyi Rakoçi ve Abaza Hasan Paşa isyanlarını bastırdı. Devlet otoritesini sağlarken şiddet ve zora başvurdu. <br />Köprülü Fazıl Ahmet Paşa Islahatları :IV. Mehmet dönemi sadrazamı ve Köprülü Mehmet Paşa'nın oğludur. İlk olarak Erdel yüzünden Avusturya'ya savaş açtı. 1669 yılında Girit alındı. 1672 yılında Bucaş Antlaşması imzalandı. Osmanlı Devleti'ne Sokullu Devri'ni bir ölçüde yaşatan Fazıl Ahmet Paşa da, devlet otoritesini sağlamada şiddete başvurmadı. <br />Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Islahatları :IV. Mehmet dönemi sadrazamı Köprülü Mehmet Paşa'nın evlatlığı ve damadıdır. 1683 yılında Viyana'yı kuşattı fakat bu II. Viyana Kuşatması başarısızlıkla sonuçlandı. II. Viyana Kuşatması'nda başarısızlığı görüldüğü için idam edildi. Bu dönemden sonra Osmanlı Devleti Gerileme Dönemi'ne girdi. <br />Köprülü Fazıl Mustafa Paşa Islahatları :1683 yılında II. Viyana yenilgisinin ardından Avrupa devletleri birleşerek Osmanlı Devleti'ne karşı harekete geçti. II. Süleyman dönemi sadrazamıdır. Fazıl Mustafa Paşa, yönetim, askeri ve mali alanda ıslahat yaparak devletin iç işlerini halletti. 1691 yılında Avusturya üzerine sefere çıktı fakat sefer sırasında vurularak öldü. <br />Amcazade Hüseyin Paşa Islahatları :1697 yılında Osmanlı Devleti Zenta'da Avusturya'ya yenildi. II. Süleyman dönemi sadrazamı ve Köprülü Mehmet Paşa'nın yeğenidir. 1699 yılında imzalanan Karlofça ve 1700 yılında imzalanan İstanbul Antlaşmaları ile Osmanlı Devleti ilk defa toprak kaybetti. Köprülü Sülalesi'nin iş başında olduğu dönem, Osmanlı Devleti'nin Duraklama içinde Yükselme Dönemi'ni yaşadığı yıllar oldu. <br />XVII. Yüzyıl Islahatlarının Özellikleri : 1. Baskı ve şiddet kullanılarak merkezi otoritenin yeniden sağlanmasına çalışıldı. 2. Devleti gerilemeye götüren sorunların kökenine inilmediği için başarısız olundu. 3. Avrupa'nın etkisi görülmedi. 4. Yükselme Dönemi yeniden canlandırmaya çalışıldı. 5. Islahatlar devlet politikası haline gelmediği için, ıslahatcıların kişiliğine bağlı kaldı, onların ölümü ile devlet düzeni eski halini aldı. 17.yy ıslahatlarında batının etkisi yoktur. Sorunların nedeninden ziyade sonuçları üzerinde durmuşlardır. Islahatlar askeri nitelikte ve genellikle çıkan isyanları önlemeye yöneliktir. Devlet politikası olmamış, kişilere bağlı kalmıştır.<br />GERİLEME DÖNEMİ 1699 – 1792<br />Osmanlı İmparatorluğu 1699 yılında imzaladığı Karlofça Antlaşması ile ilk kez toprak kaybetti. Bu tarihten itibaren de "Gerileme Devri'ne" girilmiş oldu. Bu dönemde Ruslarla, Avusturyalılarla ve Venediklilerle savaşıldı. Yenilmek ve toprak kaybetmek Osmanlılara çok ağır geldi. Hazırlıksız yapılan savaşlar yeni yenilgilere sebep oldu. <br />Edirne Olayı :II. Mustafa (1695-1703) 1699 Karlofça Antlaşması'ndan sonra Edirne'ye çekilip, devlet yönetimini Feyzullah Efendi'ye bırakıp, kendini av ve eğlenceye vermişti. Bu durumdan memnun olmayan ve Edirne'nin başkent olacağı söylentilerine inanan bir grup İstanbul'da isyan etti. Asiler 1703 yılında Edirne'ye yürüyüp Feyzullah Efendi'yi idam ettikten sonra, II. Mustafa'yı tahttan indirerek, yerine III. Ahmet'i tahta geçirdi. 3.Ahmet isyan sonucu tahta çıkarılmış isyanla tahttan indirilmiştir.<br /> III. AHMET: II. Mustafa'dan sonra padişah olan III. Ahmet, Osmanlı hazinesini doldurmaya çalıştı. Eski devlet otoritesini kurmak için çok uğraştı. Osmanlı gururunu kurtarmak istiyordu. Rusya'yı ve Avusturya'yı yenerek eski gücünde olduğunu ispatlamak istedi. Rus ordusunu Prut ırmağında sıkıştırdı. Karlofça Antlaşmasıyla Ruslar'a kaptırılan topraklar, 1711'de PRUT ANTLAŞMASI ile geri alındı. Venedik ve Avusturya ile yapılan savaşlar aynı sonucu vermedi. 1718'de imzalanan PASAROFÇA ANTLAŞMASI ile bir kısım topraklar da elden çıktı. III. Ahmet bu başarısızlıklardan sonra; savaşçı politikayı bırakarak, barışçı bir politika izleme gereğini duydu. Bu barış döneminde kültür, sanat ve bilim alanında bazı gelişmeler dikkati çekti. Bu dönemde ilk Türk basımevi açıldı. (1727) Kağıt fabrikası kuruldu. İtfaiye bölüğü oluşturuldu. Bununla beraber, saray ve çevresinin zevke, sefaya düşkünlükleri de dikkati çeken bir olaydı. Bu dönem lale çiçeğine olan düşkünlük nedeniyle "LALE DEVRİ" adını aldı. (1718 - 1730) Lale Devri, Patrona Halil isyanı ile sona erdi. Lale Devrinden sonraki savaşlar sonunda; 1739'daki Belgrat, 1744 yılındaki Küçük Kaynarca ve 1792'deki Yaş Antlaşmalarıyla Avrupalılara çok büyük topraklar verildi. Bu dönemde bazı iyi niyetli ve çalışkan padişahların da uğraşıları sonuç vermedi. I. Mahmut, III.Mustafa ve III. Selim'in bu iyi niyetli çalışmaları gerilemeyi önleyemedi. İmparatorluk yavaş yavaş dağılmaya doğru gitti. <br /> Çar 1.Petronun Politikası: Rusyayı Avrupa devleti yapmak, Balkanları egemenliğine alarak bir taraftan baltık denizine, diğer taraftan akdenize inmektir. Bunun için Ortodoks Slavları (Panislavizm) kullandı.<br />XVIII. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti : Osmanlı Devleti, 1699'da imzalanan Karlofça ve İstanbul Antlaşmaları ile kaybettiği toprakları geri alma siyaseti izledi. Osmanlı Devleti, Karlofça Antlaşması'ndan sonra sürekli toprak kaybetmesine rağmen uzun süre varlığını koruyabilmiştir. Bunun nedeni, Avrupa Devletleri arasındaki çıkar çatışmalarıdır. Osmanlı Devleti bu dönemde başarılı olamadı, toprak kazanmak yerine, yeni toprak kayıpları yaşadı. Osmanlı Devleti'nde "Gerileme Dönemi" 1792'de imzalanan Yaş Antlaşmasına kadar sürdü. <br />XVIII. Yüzyıl Dış Siyasal Gelişmeleri <br />Prut Savaşı ve Prut Antlaşması (1711) :Nedenleri : I. Petro'ya Poltova Savaşı'nda yenilen XII. Şarl'ın Osmanlı Devleti'ne sığınması üzerine Rusların Osmanlı topraklarına saldırması.1711' de Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa Eflak'a girdi. Baltacı Mehmet Paşa'nın ileriyi göremeyen bir vezir olması ve çevresindekilerin paraya düşkün olması nedeniyle bu seferden istenilen sonuç alınamamıştır. Baltacı Mehmet Paşa'nın Rus ordusunu sıkıştırdığı bir sırada Rusya'nın barış istemesi üzerine Prut Antlaşması imzalandı. Bu Tarihte “Baltacı&katherine” vakası olarak bilinir. 1711 prut savaşı ile 1700 İstanbul anlaşmasıyla Ruslara verilen topraklar (azak kalesi ve çevresi) ve ayrıcalıklar alınmıştır. Katherina olayı ??<br />Osmanlı-Venedik, Avusturya Savaşları ve Pasarofça Antlaşması (1715-1718) :Nedenleri; Osmanlı Devleti'nin Karlofça Antlaşması ile kaybettiği Mora ve Dalmaçya kıyılarını tekrar ele geçirmek istemesi ve Venediklilerin Mora Rumlarına baskı yapması ile Mora Rumlarının Osmanlıdan yardım istemesi. Osmanlı Devleti, 1715 yılında sadrazam Ali Paşa Mora'yı yeniden aldı. Osmanlı Devleti'nin Korfu Adası'nı kuşatması üzerine Avusturya, Mora'nın tekrar Venediklilere verilmesini istedi. Osmanlı Devleti, 1716'da Avusturya'ya savaş ilan etti. Osmanlı ordusunun Petervaradin'de yenilmesi üzerine, Avusturyalılar Belgrat'ı ele geçirdi. Osmanlı Devleti'nin barış istemesi üzerine 1718'de Pasarofça Antlaşması imzalandı. <br />Pasarofça Antlaşması (1718) :Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında imzalanan bu antlaşma ile : 1. Yukarı Sırbistan, Belgrat, Sırmiyum, Batı Eflak ve Banat Yaylası (Temeşvar) Avusturya'ya bırakıldı. 2. Venedik'ten alınan Mora ve Grit Osmanlılarda kaldı. 3. Arnavutluk ve Dalmaçya kıyılarındaki bazı kaleler Venedik'e verildi. <br />Antlaşmanın Önemi : 1. Osmanlı Devleti, Batı'nın üstünlüğünü tamamen kabul etti ve toprak kurtaramayacağını anladı. 2. Osmanlılar, Ortodoksları koruma görevini son kez yerine getirdi. 3. İngiltere ve Hollanda'ya verilen ayrıcalıklar Kapitülasyona dönüştürüldü. 4. Pasarofça Antlaşması'nın yarattığı barış ortamında Lale Devri'ne girildi ve ilk defa Batı tipinde ıslahatlara gidildi. 1718 pasarofça anlaşması;1739 Belgrat anlaşmasıyla iptal oldu.<br />Osmanlı-İran Savaşları (1722-1746) :Nedenleri; Safavi Devleti'nin Sunni Müslümanları Şiiliğe zorlaması üzerine Kafkasya ve Azerbaycan'da bulunan Sunnilerin isyan ederek Osmanlı Devleti'nden yardım istemesi. Sunnilerle İran arasında çıkan savaşı fırsat bilen I. Petro Kafkasya'ya girip, Bakü taraflarını işgal etti. Osmanlı Devleti, 1724'te Kafkasya'ya girdi. Fransa'nın araya girmesi ile İstanbul Antlaşması imzalandı. İran tahtına geçen Şah Tahmasb, Şahkulu'nunda desteğini alarak , tekrar Osmanlı üzerine yürüdü. 1730 yılında İstanbul'da Patrona Halil İsyanı çıktı. İsyancılar III. Ahmet'i tahttan indirerek yerine I. Mahmut'u tahta geçirdi. I. Mahmut Dönemi'nde İran ile 1732'de Ahmet Paşa Antlaşması imzalandı. 1639'da İran ile Kasr-ı Şirin Antlaşması imzalandı. <br />İstanbul Antlaşması (1724) :1. Derbent, Bakü Kaleleri ve Dağıstan Rusya'ya bırakıldı. 2. Gence, Karabağ, Revan ve Tebriz Osmanlı Devleti'ne verildi. İstanbul Antlaşması (1724) Osmanlılarla Ruslar arasındaki ilk dostluk antlaşmasıdır. <br />Patrona Halil İsyanı (1730):Lale Devri'nde Avrupa tarzında yapılan ve Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın kişiliği ile özdeşleştirilen ıslahatlar, ulemadan ve yeniçerilerden bir takım kişilerin çıkarlarına ters düşmüştü. Lale Devri ile birlikte artan Lüks yaşantı, fakir halkın tepkisine yol açmıştı. O yıllarda İran ile yapılan savaşlar da devam etmekteydi. Sadrazam Damat İbrahim Paşa'nın İran seferine gitmek istememesi, ona karşı olanlara bulunmaz bir fırsat vermiş, Bayezit Hamamı tellaklarından Patrona Halil ve Muslu Beşe ismindeki iki Arnavut önderliğinde bir grup 1730 yılında isyana başlamışlardı. Vergilerden şikayet eden halk ve İran Seferi'ne katılmak istemeyen Yeniçeriler de isyana katılınca, isyan giderek büyümüş, saraya giden asiler, padişah III. Ahmet'ten Damat İbrahim Paşa'nın kafasını istemişlerdi. Kendilerine teslim edilen Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'yı idam eden asiler, tekrar saraya yürüyerek, padişah III. Ahmet'i tahttan indirerek yerine I. Mahmut'u geçirdiler. Bu isyanla Lale Devri sona ermiş oldu. <br />Ahmet Paşa Antlaşması (1732) :İran ile Osmanlı Devleti arasında imzalanan bu antlaşma ile; 1. Gence, Tiflis ve Dağıstan Osmanlılarda kaldı. 2. Tebriz, Kirmanşah ve Hemedan Eyaletleri İran'a verildi. <br />Osmanlı-Rusya, Avusturya Savaşları ve Belgrat Antlaşmaları (1736-1739) Nedenleri 1. Rusya'nın İran savaşları sırasında Kırım Hanı'nın İran'a gidişini engellemesi 2. Rusya'nın Lehistan'ın iç işlerine karışması 3. Avusturya ile Rusya arasında bağlaşma yapılması Osmanlı Devleti, 1736 yılında Rusya ve Avusturya ile savaşa girdi. 1739 yılında, Avusturya ile Belgrat Antlaşması imzalandı. Belgrat Antlaşmaları'ndan sonra Avusturya ve Rusya aralarındaki bağlaşmayı yenileyip, Osmanlı Devletine bildirdiler. Buna karşılık Osmanlı Devleti İsveç'te bir bağlaşma yaparak Avusturya ve Rusya'ya bildirdi. Böylece, Batı'da uzun süren barış dönemi başladı. Rusya ile de Belgrat'ta ikinci bir antlaşma imzalandı. 1739 Belgrat anlaşması ile Rusların Karadeniz’e inmeleri bir süre engellenmiş oldu. 18.yy’da Osmanlının imzaladığı en kazançlı anlaşmadır. 1740 kapitilasyonları: 1.mahmutun Fransızlara verdiği kapitilasyonlar artırıldı ve sürekli hale getirildi. <br />Osmanlı-Rus Savaşı ve Küçük Kaynarca Antlaşması (1768-1774) Nedenleri : Rusya'nın geleneksel Karadeniz'e inme, Boğazlardan geçerek sıcak denizlere açılma politikası. Bu politikanın sonucu olarak Rusya, 1768 'de Lehistan'ın iç işlerine karıştı. III. Mustafa, 1768'de Rusya'ya savaş ilan etti. Osmanlı ordusu birçok cephede yenilgiye uğradı. Baltık denizinden açılan Rus donanması, ilk defa Akdenize indi.1770'te Çeşme'de Osmanlı donanmasını ilk defa yaktı. 1774 yılında III. Mustafa'nın yerine I. Abdülhamit tahta geçti. 1774 yılında, Rusya ile Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı. Ruslar; Osmanlı donanmasını üç kere yakmışlardır. Çeşme 1770, Navarin 1827, Sinop 1853 bir defada inebahtı deniz savaşında 1571’de de Venedikliler yakmıştır.<br />Küçük Kaynarca Antlaşması (1774) Küçük Kaynarca Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin o güne kadar imzaladığı en ağır koşullu antlaşmadır. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti'nin egemenlik hakları zedelenmiştir. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti'nin büyük devlet olma özelliği sona ermiş ayrıca Rusya, Akdenize inme politikasını gerçekleştirmiştir. Yine Rusya, ilk defa Osmanlıların iç işlerine karışma hakkını elde etmiş, Ortodoksları koruma görevi Rusya'ya geçmiştir. Ruslar; eflak, boğadan ve ege adalarından çekildi. Kırıma bağımsızlık verildi.Ruslara savaş tazminatı ve kapitilasyon verildi. <br />Kırım Olayı :Ruslar, Küçük Kaynarca Antlaşması'ndan sonra, Kırım'ı kendilerine bağlamak istediler. Ruslar 1778 yılında Kırım'a girerek, kendi yandaşı olan Şahin Giray'ı han seçtirdi. Osmanlı Devleti bu hanlığı onaylamadı. 1779 tarihinde Fransa'nın devreye girmesi ile Rusya ile Aynalıkavak Tenkinamesi imzalandı. Böylece, Kırım Rusya'ya bağımlı hale getirildi. 1783'te Şahin Giray'la anlaşan II. Katerina, Kırım'ı Rus topraklarına kattı, Osmanlı Devleti bu olayı ancak protesto edebildi. <br />Osmanlı-Avusturya, Rusya Savaşları, Ziştovi ve Yaş Antlaşmaları (1787-1792) Rusya'nın, Aynalıkavak'a rağmen, Kırım'ın iç işlerine karışması ve 1783 yılında Kırım'ı işgal etmesi. Osmanlı Devleti, Kırım'ın Rusya'ya bağlanmasını kabul etmedi ve 1787 yılında Rusya'ya savaş açtı. Kısa bir süre sonra Avusturya ile de savaşa girildi. 1789'da Rusların Ozi Kalesi'ni alarak halkı kılıçtan geçirmesi üzerine I. Abdulhamit üzüntüden öldü. 1789 yılında III. Selim tahta geçti. 1789 yılında Fransız İhtilali oldu. Osmanlı Devleti Avusturya ile Ziştovi Rusya ile de Yaş Antlaşmasını imzaladı. 3.Selimin Nizam-ı cedit islahatları uygulanmaya başladı. Yaş anlaşması Osmanlının çöküşünü başlattı. <br />Ziştovi Antlaşması (1791) Avusturya ile Osmanlı Devleti arasında imzalandı. 1. Avusturya, savaşta aldığı toprakları Osmanlı Devleti'ne geri verecektir. 2. Orsova ve Unna Irmakları arasındaki topraklar Avusturya'ya bırakılacaktır. <br />Yaş Antlaşması (1792) Rusya ile Osmanlı Devleti arasında imzalandı. 1. Kırım'ın Rusya'ya ait olduğu kabul edildi. 2. Dinyester Irmağı Rusya ve Osmanlı Devleti arasında sınır olarak kabul edildi. 3. Rusya, Boğazlar'dan geçip serbestçe ticaret yapabilecekti. <br />Osmanlı-Fransız İlişkileri :Fransa, Rusya'nın ve Avusturya'nın Osmanlı toprakları üzerinde yerleşmesini istemiyordu. Lale Devri'nde Osmanlı-Fransız dostluğu iyice arttı. I. Mahmut zamanında 1740 yılında imzalanan antlaşma ile Fransa'ya kapitülasyonlar verildi. 1789 İhtilali ile Fransa'da başa geçen Drektuvar hükümeti döneminde Osmanlı-Fransız ilişkileri bozuldu. 1789 yılında Napolyon Bonapart Mısır'ı işgal etti. Fransa ile 1801 yılında El-Ariş Mukavelesi imzalandı. <br />Osmanlı devlet adamları, XVIII. yüzyılın sonlarında var olan topraklarını korumak için denge siyaseti izlemeye başlamıştır. Denge siyaseti, Avrupalı devletler arasındaki çıkar çatışmalarından faydalanarak toprak bütünlüğünün korunmasıdır. III. Selim Dönemi'nde ağırlık kazanmıştır. Öncelikle Akdenizdeki Osmanlı varlığını korumaya yönelik bir amaç izlenmiştir. <br />El-Ariş Mukavelesi (1801) Fransa ile Osmanlı Devleti arasında imzalandı. Bu mukaveleye göre ; 1. Fransızlar Mısır'ı boşaltacaklar 2. İngilizler deniz yolu ile Fransız askerlerini ülkelerine götüreceklerdir.<br />XVIII. Yüzyıl Islahatları <br />XVIII. Yüzyıl Islahatlarının Genel Niteliği :XVIII. Yüzyıl ıslahatlarında Osmanlı Devlet adamları, gerilemenin nedenlerini araştırıp, bunlara çareler bulma yoluna gitti. Bu yüzyıl ıslahatları, XVII. yüzyıl ıslahatlarına göre daha köklü, sonuç bakımından daha olumludur. Yapılan ıslahatlarda, ilk defa neden-sonuç ilişkisi kuruldu. <br />XVIII. yüzyıl ıslahatarı, daha öncekilerde olduğu gibi kişilerle sabit kalmayıp devlet politikası haline getirildi. Avrupa'nın teknik ve askeri üstünlüğü kabul edildi. Yapılan ıslahatlar genelde, askeri alana yönelikti. XVII. yüzyılın aksine Batı'daki gelişmelerden yararlanıldı. <br />Lale Devri Islahatları (1718-1730) :Lale Devri; 1718'de imzalanan Pasarofça Antlaşması ile başlayan ve 1730'da çıkan Patrona Halil İsyanı ile son bulan dönemin adıdır. Lale Devri ıslahatlarının en önemlisi, 1727 yılında Osmanlı Devleti'nde kullanılmaya başlanan matbaadır. Matbaanın kullanılmaya başlamasından sonra, Üsküdar'da Dar-üt Tıbat-ül Amire adıyla devlet matbaası kuruldu. Çeşitli semtlerde kütüphaneler, Yalova'da kağıt imalathanesi açıldı. Avrupa'yı yakından tanımak amacıyla Avrupa'ya ilk elçiler bu dönemde gönderildi. Kumaş imalathaneleri açıldı. Yeniçeri Ocağı'ndan Tulumbacı Ocağı adıyla ilk defa bir itfaiye bölüğü kuruldu. Çiçek aşısı ilk kez kullanıldı. Patrona Halil İsyanı Lale Devri'nde yapılan ıslahatlar, ulemanın ve yeniçerilerin çıkarlarına ters düşmüştü. Lale Devri ile birlikte artan lüks yaşantı, halkın tepkisine yol açmıştı. Sadrazam Damat İbrahim Paşa, İran seferine gitmek istememişti. Patrona Halil ve Muslu Beşe ismindeki iki Arnavut önderliğindeki bir grup 1730'da isyanı başlattılar. Vergilerden şikayetçi halk ve İran Seferi'ne katılmak istemeyen yeniçeriler de isyana katıldı. Saraya giden asiler, padişah III. Ahmet'ten Damat İbrahim Paşa'nın kafasını istediler. Sadrazam kendilerine teslim edilince onu idam ettiler. Asiler, padişah III. Ahmet'i tahttan indirerek yerine I. Mahmut'u geçirdiler. 1730 Patrona Halil İsyanı ile Lale Devri sona erdi. <br />I. Mahmut Dönemi Islahatları Yabancı uzmanlardan yararlanarak askeri alanda ıslahatlar yaptı. Aslen Fransız olan Humabaracı Ahmet Paşa'nın yardımıyla Osmanlı ordusunun Topçu ve Humbaracı sınıflarında düzeltme yaptı. <br />Humbaracı Ahmet Paşa orduyu, takım, bölük, tabur ve alay gibi birimlere ayırdı. Subay yetiştirmek amacıyla ilk defa Kara Mühendishanesi açıldı. (1734 mühendishane-i berri humayun). Batılı anlamda askeri ıslahatın yapıldığı ilk dönemdir. <br />III. Mustafa Dönemi Islahatları :İlk önce maliyeye düzen verdi. Lüzumsuz devlet masraflarını keserek hazineyi rahatlattı. Sadrazam Koca Ragıp Paşa'nın tavsiyesi üzerine, Topçu Ocağı'nın başına Baron de Tot isminde bir Macar getirildi. Baron de Tot, topçu ocağı ve tophaneyi düzenledi. Osmanlı ordusunda sürat topçuları ismiyle yeni bir sınıf oluşturdu. III. Mustafa, maliyeyi düzletmek için "Esham-ı Tahvilat" ismiyle borçlanma senetleri çıkardı. Deniz Mühendishanesi açıldı. (1773 Mühendishane-i Bahr-i Hümayun)<br />I. Abdulhamit Dönemi Islahatları :Sadrazam Halil Hamid Paşa'nın yardımları ile orduda ıslahatlar yaptı. Topçu, humbaracı ve lağımcı ocaklarında yeni düzenlemeler yapıldı. Yeniçeri sayımı yapılarak ulufe sahteciliği önlenmek istendi. Tersanelerin sayısı arttırıldı. Fransadan teknik ekip getirildi.<br />III. Selim Dönemi Islahatları :Dönemin ünlü devlet adamlarına yapılacak ıslahatlar konusunda rapor hazırlattı. Ordu ve maliye işlerine öncelik vererek ıslahatlara başladı. Yeniçeri Ocağı'na el sürmeden Nizam-ı Cedid Ocağı'nı kurdu. 3.Selimin tüm ıslahatlarına ve ordusuna nizamı cedit denir. 1795 yılında Mühendishane-i Berr-i Hümayun açıldı. Selimiye kışlası kuruldu. Nizam-ı Cedid ordusunun masraflarını karşılamak amacıyla İrad-ı Cedid hazinesi oluşturuldu. Dış siyasete önem verildi, Avrupa'ya sürekli elçiler gönderildi. Nizam-ı Cedid ıslahatlarına karşı olanlar, Yeniçerilerin de desteğini alarak, 1807 yılında Kabakçı Mustafa İsyanı'nı sonunda tahtını 4.mustafaya bıraktı.<br /><br />DAĞILMA DÖNEMİ 1792 – 1918<br />Gerileme dönemindeki iyi niyetli çalışmalar dağılmayı önleyemedi. <br />II. MAHMUT:Bu dönemin en ünlü padişahı II. Mahmut'tur. II. Mahmut döneminde birçok çağdaş yenilkler yapıldı. Devlet örgütü yeniden düzenlendi. Yeni üniversiteler açıldı. Devlet eliyle bir gazete yayımlandı. İlk nüfus sayımı yapıldı. Yeniçeri Ocağı kaldırıldı. 1826 <br />ABDÜLMECİT: II. Mahmut'tan sonra başa geçmiştir. 1839 - 1861 yılları arasında padişahlık yapmıştır. Toplum ve devlet düzeninde önemli değişiklikleri sağlayan Tanzimat Fermanı gerçekleşti. Tanzimat Fermanı 1839'da ilan edildi. Tanzimat Fermanı'nda; İmparatorluk içerisinde yaşayan herkesin can, mal ve namusunun korunması, Mahkemede yargılanmadan kimseye ceza verilmemesi, Vergilerin vatandaşın gelirine göre alınması, Müslümanlarla Hırıstiyanların aynı haklara sahip olması gibi, ilkeler yer aldı. Bu fermanla "Tanzimat Dönemi" adıyla bir dönem başladı. Fakat çeşitli nedenlerle bu ferman da aranılan mutluluğu getirmedi. <br />ABDÜLAZİZ 1861 - 1867 yılları arasında padişahlık yaptı. Ülke ekonomik yönden çok hızlı geriledi. Devlet dış borçlara sarıldı. Fakat durum yine de kurtarılamadı. Yüksek faizle alınan borçlar ödenemeyecek duruma geldi. Bunlara ilaveten Orta Doğu'da ve Balkanlar'da ayaklanmalar oldu. Yunan Devleti kuruldu. M. Ali Paşa Mısır'da ayaklandı. Fransızlar Cezayir'i aldı. Devlet tam bir çaresizlik içine girdi. <br />V. MURAT: Bu dönem de çeşitli çalkantılarla geçti. <br />II. ABDÜLHAMİT: Bu dönemde; Mithat Paşa, Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi Meşrutiyetçilerin çalışmaları ile ilk Anayasa hazırlandı. Meşrutiyet kabul edildi (1876). Bir yıl sonra çeşitli siyasal gelişmelerin sonunda padişah meclisi kapattı. Abdülhamit, 1908'de kabul edilen II. Meşrutiyete kadar katı bir mutlakiyetçi düzen uyguladı. Bu dönemde yapılan anlaşmalar sonunda Balkanlarda, Ön Asya'da ve Kuzey Afrika'da büyük toprak kayıpları oldu. 1909 yılında Harekat Ordusu İstanbul'a geldi ve Abdülhamit yönetimine son verdi. <br />İTTİHAT VE TERAKKİ DÖNEMİ: Abdülhamit'ten sonra yönetimi ele alan İttihat ve Terakki ileri gelenleri de başarılı olamadılar. Trablus Savaşı (1911) ve Balkan Savaşı (1912) ile çok önemli kayıplar oldu. 1914 yılında I. Dünya Savaşı başladı. İngiltere, Fransa ve Rusya birleştiler. Almanya, Macaristan ve İtalya'da ayrı bir grup kurdular. 4 yıl süren bu savaşa zamanla başka devletler de katıldı. Osmanlı Devleti, savaşın ilk yıllarında tarafsız kaldı. Daha sonra devlet yönetimi Almanların kazanacağına inandıkları ve sempati duydukları için, Almanlarla bir dostluk anlaşması yaptılar. Osmanlılara sığınan iki Alman gemisi, Rus limanlarını bombalayınca, Osmanlılar kendilerini savaşın içinde buldular. Osmanlılar birçok cephede savaşa girdiler. Çanakkale Zaferi kazanıldı. Almanların teslim olmasıyla, Osmanlılar'da yenik sayıldılar. 1918 yılında koşulları çok çok ağır olan "MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI"nı imzaladılar. Böylece 600 yıldan fazla yaşayan koca imparatorluk, tarihe karışmış oldu.<br />Ulusçuluk Eylemleri <br />1789 Fransız İhtilali : Yalnız Fransa'da değil bütün dünyada etkileri görülen Fransız İhtilali, dünya tarihinde yeni bir çağın başlangıcı olmuştur. Avrupa'da mutlakiyet idarelerinin yıkılışını başlatan bu olay, Fransa'nın XVIII. yüzyılın başlarından itibaren sürüklendiği ekonomik ve sosyal bunalımların doğal bir sonucu idi. 14 Temmuz 1789 tarihinde Fransız Kralı XVI. Lui'nin meclisi dağıtmak istemesi üzerien halk ayaklandı ve Bastille Hapisanesi'ni bastı. Mahkumlar serbest bırakıldı ve isyan giderek büyüyerek bütün Avrupa'ya yayıldı. <br />Sırp İsyanı (1804) 1. Osmanlı Devleti'nde merkezi otoritenin zayıflaması 2. Sırbistan'ı yöneten Yeniçeri kodamanlarının halka baskı yapması 3. Rusya ve Avusturya'nın kışkırtması. 4. 1789 Fransız İhtilali ile ortaya çıkan "ulusçuluk" akımlarının Sırplar arasında yayılması. 5. XVIII. yüzyılda Osmanlı-Avusturya, Rusya arasında çıkan savaşların Sırp topraklarında yapılması <br />Sırplar , 1804'te, Kara Yogi önderliğinde ayaklanma başlattı. 1812'de imzalanan BükreşAntlaşması ile Sırplara ayrıcalık verildi. Sırp ayaklanması, 1813'te Miloş Obronoviç önderliğinde yeniden başladı. 1829'da Edirne Antlaşması ile Özerk Sırbistan Prensliği kuruldu. 1878 Berlin Antlaşması ile Sırbistan bağımsızlığını elde etti. Sırp Ayaklanması, Fransız Devrimi'nin getirdiği ulusçuluk akımının Osmanlı Devleti'nde görülen ilk etkisidir. <br />1806-1812 Rus savaşı ve 1807 İngiliz savaşları Bükreş Antlaşması (1812) :Osmanlı Devleti ile Rusya arasında 1812 tarihinde imzalandı. Antlaşma maddeleri şu şekildeydi: 1. Eflak ve Boğdan Osmanlı Devleti'ne geri verilecek, ancak Osmanlı Devleti, Eflak ve Boğdan beylerini görevine iade edecektir. 2. Beserabya Rusya'ya verilecek, Prut ırmağı sınır olacaktır. 3. Osmanlı Devleti, Sırbistan'a ayrıcalık verecektir. Bükreş Antlaşması ile Osmanlı Devleti ilk defa kendisine bağlı bir ulusa ayrıcalık verdi. <br />1829 Edirne Antlaşması : 1. Yunanistan bağımsız olacaktır. 2. Eflak ve Boğdan özerkleştirilecektir. 3. Sırbistan Prensliği kurulacaktır. 4. Tuna Irmağının kenarındaki bazı kaleler Rusya'ya verilecektir.5. Rus ticaret gemileri Boğazlar'dan serbestçe geçecektir. 6. Osmanlı Devleti, Rusya'ya savaş tazminatı ödeyecektir. 7. Doğu Anadolu'da bazı kaleler Rusya'ya bırakılacaktır. <br />Önemi : 1. Edirne Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin Küçük Kaynarca Antlaşması'ndan sonra imzaladığı en ağır koşullu antlaşmalarından biridir. 2. İlk defa Osmanlı Devleti'ne bağlı bir ulus bağımsızlık kazanmıştır. 3. Rusya, Orta Avrupa ticaretini denetlemeye başlamıştır. 4. Bugünkü Romanya'nın temelleri atılmıştır. 5. Mısır Sorunu'nun başlamasına neden olmuştur. Osmanlı Devleri, bu antlaşmadan sonra Rusya'ya karşı tek başına olamayacağını anladı ve kendi varlığını sürdürmenin Avrupa devletleri arasındaki denge politikasına bağlı olduğunu gördü. <br />1877-1878 Rus savaşı (93 harbi) Berlin Antlaşması (13 Temmuz 1878) :1. Sırbistan, Karadağ ve Romanya'ya bağımsızlık verilecektir. 2. Bulgaristan 3 Bölüme ayrılacak; Makedonya Osmanlı Devleti'ne verilecek, Doğu Trakya özerkleştirilecek, Bulgaristan Prensliği kurulacak. Böylece, Rusya'nın Balkanlar'da güçlenmesi ve Balkanlar üzerinden Akdeniz'e inmesi engellendi. 3. Kars, Ardahan ve Batum Rusya'ya verilecek, Doğu Bayezit Osmanlı Devleti'ne kalacaktır. (Kars, Ardahan ve Batum Brest Litowsk Antlaşmasıile Osmanlı Devleti'ne geri verildi.) 4. Bosna Hersek, Osmanlı Devleti'ne bağlı olacak, Avusturya tarafından yönetilecektir. (1908'de Avusturya, Bosna Hersek'i işgal etti.) 5. Girit ve Ermenistan'da ıslahat yapılacaktır. 6. Teselya Yunanistan'a bırakılacaktır. 7. Osmanlı Devleti, Rusya'ya savaş tazminatı ödeyecektir. <br />önemi : 1. Osmanlılara bağlı pek çok ulus bağımsızlığını kazandı. 2. Osmanlılarda çoküş dönemi başladı. 3. Osmanlı Devleti'nin egemenlik hakları zedelendi. 4. Ermeni sorunu başladı. 5. Rusya'nın Balkanlar'da güçlenmesi ve Akdeniz'e inmesi engellendi. 6. İngiltere ve Fransa'nın Osmanlı Devleti'ni korumaktan vazgeçtiği anlaşıldı. 7. Osmanlı-Alman yakınlaşması başladı. <br />Yunan İsyanı (1820-1829) :1. Osmanlı Devleti'nde merkezi otoritenin zayıflaması 2. 1789 Fransız İhtilali ile ortaya çıkan "ulusçuluk" akımlarının Yunanlılar arasında yayılması. 3. Rönesans ve Hümanizm hareketleri ile Avrupa'da Yunan hayranlığının başlaması. 4. Rumlar'ın, gemicilik sayesinde Avrupa ile iyi ilişkilere girmesi 5. Rumlar'ın, bağımsızlık amacıyla Etnik-i Eterya Cemiyeti'ni kurması.<br />Rumlar 1820'de Eflak'ta isyan etti. 1821 yılında Mora Yarımadası'nda isyan çıktı. Mora isyanı, Mehmet Ali Paşa'nın yardımı ile bastırıldı. İngiltere, Fransa ve Rusya, Osmanlı Devleti'nin Yunanistan'a bağımsızlık vermesi için 1827'de Navarin'de Osmanlı donanmasını yaktı. Ruslar doğuda Erzuruma Batıda edirneye kadar geldiler. Bu yenilgide yeniçeri ocağının kaldırılmasının etkisi vardır. 1829'da Edirne Antlaşması ile Yunanistan bağımsızlığını elde etti. Ulusçuluk akımının etkisiyle Osmanlılardan bağımsızlığını elde eden ilk ulus Yunanlılar (Rumlar) olmuştur. 1878 Berlin Anlaşmasıyla Sırbistan, Romanya ve karabağ devletleri kuruldu. 1908 2.Meşrutiyet ile Bulgaristan, 1912 1.Balkan savaşıyla Arnavutluk, 1914 1.Dünya savaşıyla İngiltere güdümünde Araplar bağımsızlık kazanmışlardır.<br />Etnik-i Eterya Cemiyeti Bu cemiyet 1814'te Odessa'da ikisi Rum, biri Bulgar üç kişi tarafından kurulmuştur. Cemiyetin asıl amacı eski Bizans İmparatorluğu'nu yeniden canlandırmaktı. İstanbul Patriği ile Rus Çarı'nın da desteklediği bu derneğin başında Rus Çarı'nın yaveri olan Aleksandr Ipsillanti bulunuyordu. Cemiyet kısa sürede güçlenmiş, Yunanistan ve İstanbul'da şubeler açmıştır. <br />Kavalalı Mehmet Ali Paşa 1769'da Kavala'da doğdu. 1799'da Fransızlar'ı Mısır'dan çıkarmak üzere gönderilen orduda bayraktar olarak görev aldı. Kısa sürede "başıbozuk alayı" komutanlığına atandı. Mısır'da çıkan Kölemen ayaklanmalarını bastırdı. 1805'te Mısır valiliğine atandı. Mısır'da Avrupalı uzmanların denetiminde kuvvetli bir ordu kurdu. Ayrıca Batı eğitim sistemine dayalı bir eğitim sistemi ve toprak reformunu gerçekleştirdi. Bu arada İstanbul ile iyi geçinmeye de dikkat etti. Hicaz'da çıkan Vahhabi İsyanı'nı bastırdı. 1820'de Sudan'ı ele geçirdi. 1824'te Mora ayaklanmasının bastırılmasında Osmanlı ordusuna çok yardımı oldu. Oğlu için istediği Suriye valiliği yerine Girit valiliği verilince devlete karşı ilk Müslüman isyanı başlattı. 2.Mahmut zamanında, Mısır Valisi kavalalı ve oğlu suriyeyi işgal ve ilhak ettiler. Adana ve Konya civarında Osmanlı ordularını yendiler. Bu iç sorun uluslararası bir boyuta Rusya’dan Osmanlı’ya yardım gelmesiyle oldu. Devreye giren İngiltere, Fransa 1833 Kütahya anlaşmasının imzalanmasını sağladılar. Kavalalı Mehmet Paşaya Mısır, Girit ve Suriye valiliği oğluna da Cidde valiliği verildi. 2.Mahmut ve Kavalalı memnun olmadılar. <br />Osmanlı; İngiltere ve Fransa’ya güvenemediğinden 1833’te Ruslarla Hünkar İskelesi anlaşmasını imzaladı. Buna göre savaşta Ruslar, Osmanlıya asker yardımı yapacak, Osmanlı da boğazları diğer devletlere kapatacaktır. Önemi: Osmanlının boğazlar ile ilgili egemenlik haklarına dayanarak imzaladığı son anlaşmadır. 1833 Hünkar iskelesi anlaşmasından sonra boğazlarla ilgili sorunlar uluslar arası anlaşmalarla çözüldü.<br />1839 Nizip savaşında kavalalı Osmanlıyı yendi. Rusların müdahalesinden çekinen İngiltere, Fransa Kavalalının ilerlemesine engel oldular. 1840’ta Londra Mukavelenamesi imzalandı. Mısır, Osmanlıya bağlı kalacak, vergi verecektir. Suriye, Adana, Girit Osmanlılara verildi. 1841'de Suriye elinden alındıysa da Mısır'da kendi hanedanını kurdu. <br />1841 Londra anlaşması ve boğazlar: Osmanlı, İngiltere, Fransa, Avusturya, Rusya Prusya arasında. Boğazlar Osmanlıda kalacak ve barış zamanı savaş gemisi geçmeyecektir.<br />Eflak-Boğdan, Sırbistan, Karadağ, Bosna-Hersek İsyanları (1875-1878): 1. 1789 Fransız İhtilali'nin getirdiği uluşçuluk akımı 2. Rusya'nın Panislavizm politikası. İlk ayaklanma 1875 yılında Bosna ve Hersek'te meydana geldi. Aynı yıl Bulgarlar da ayaklandı. Kargaşadan yararlanan Sırplar ve Karadağlılar da Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti. Avrupa devletleri Balkanlardaki barışı sağlama amacıyla İstanbul'da bir konferans düzenledi. Osmanlı Devleti, Avrupa'nın iç işlerine karışmasını engellemek amacıyla 1876 yılında Kanun-ı Esasiyi ilan etti. <br />Osmanlı-Rus Savaşları <br />1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı ve Bükreş Antlaşması : 1804 Sırp isyanında Rusya'nın Sırpları kışkırtması ve çıkan isyanı desteklemesi. Osmanlı Devleti, 1806 tarihinde Boğazlar'ı Rusya'ya karşı kapattı. 1806 tarihinde Rusya Eflak ve Boğdan'ı işgal etti. 1807 tarihinde de Osmanlı Devleti Rusya'ya savaş ilan etti. Fransa'ya güvenerek bu savaşa giren Osmanlı Devleti, Fransa'nın iki yüzlü politikası sonucu 1812'de Bükreş Antlaşması'nı imzalayarak savaştan çekildi. Bükreş Antlaşması (1812) :Osmanlı Devleti ile Rusya arasında 1812 tarihinde imzalandı. Antlaşma maddeleri şu şekildeydi: 1. Eflak ve Boğdan Osmanlı Devleti'ne geri verilecek, ancak Osmanlı Devleti, Eflak ve Boğdan beylerini görevine iade edecektir. 2. Beserabya Rusya'ya verilecek, Prut ırmağı sınır olacaktır. 3. Osmanlı Devleti, Sırbistan'a ayrıcalık verecektir. Bükreş Antlaşması ile Osmanlı Devleti ilk defa kendisine bağlı bir ulusa ayrıcalık verdi.<br />1827-1829 Osmanlı-Rus Savaşı ve Edirne Antlaşması :1. Rusya'nın 1820 tarihindeki Yunan isyanını desteaklemesi 2. 1827 yılında da Navarin'de Osmanlı ve Mısır donanmasını yakılması olayına katılması. 1827'de Rusya, Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti. Osmanlı Devleti'nin savaşa hazır olmaması nedeniyle, Rusya, Batı'da Edirne'yi, Doğu'da da Erzurum'u ele geçirdi. Osmanlı Devleti, 1829 tarihinde Edirne Antlaşması'nı imzalayarak savaştan çekildi. <br />1829 Edirne Antlaşması : 1. Yunanistan bağımsız olacaktır. 2. Eflak ve Boğdan özerkleştirilecektir. 3. Sırbistan Prensliği kurulacaktır. 4. Tuna Irmağının kenarındaki bazı kaleler Rusya'ya verilecektir.5. Rus ticaret gemileri Boğazlar'dan serbestçe geçecektir. 6. Osmanlı Devleti, Rusya'ya savaş tazminatı ödeyecektir. 7. Doğu Anadolu'da bazı kaleler Rusya'ya bırakılacaktır. <br />Önemi : 1. Edirne Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin Küçük Kaynarca Antlaşması'ndan sonra imzaladığı en ağır koşullu antlaşmalarından biridir. 2. İlk defa Osmanlı Devleti'ne bağlı bir ulus bağımsızlık kazanmıştır. 3. Rusya, Orta Avrupa ticaretini denetlemeye başlamıştır. 4. Bugünkü Romanya'nın temelleri atılmıştır. 5. Mısır Sorunu'nun başlamasına neden olmuştur. Osmanlı Devleri, bu antlaşmadan sonra Rusya'ya karşı tek başına olamayacağını anladı ve kendi varlığını sürdürmenin Avrupa devletleri arasındaki denge politikasına bağlı olduğunu gördü.<br />Kırım Savaşı (1853) ve Paris Antlaşması: Rusya Akdenize inmek istiyordu. İngiltere ise 1838 Balta Limanı anlaşmasıyla büyük imtiyazlar koparmıştı. 1. Rusya'nın Akdeniz'e inme emelleri. 2. Rusya'nın, Eflak ve Boğdan'ı işgal edip, Sinop'ta Osmanlı donanmasını yakması. 1853 yılında İngiltere,Fransa, Piyemonte (Sardunya) Osmanlı Devleti ile ittifak yaparak Rusya'ya savaş ilan etti. Rusları yenmişlerdir. 1856'da Kırım'ın Sivastopol ve Malakof şehirleri ele geçirildi. 1856 yılında Paris Antlaşması imzalandı.Osmanlı ilk defa bu savaşla dış borçlanmaya gitmiştir 1854. <br />Paris Antlaşması (1856) :Koşulları : 1. Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılacak, Avrupa Devletler Hukukundan yararlanacaktır. Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğü Avrupa devletleri tarafından korunacaktır. 2. Karadeniz, tarafsız hale getirilecek, savaş gemisi bulunmayacak, yalnızca ticaret gemileri geçecektir. 3. Rusya ve Osmanlı Devleti, Karadeniz'de savaş gemisi bulundurmayacaktır. 4. Eflak ve Boğdan'a özerklik verilecek, Avrupa devletleri'nin garantisinde olacaktır. 5. Tuna ırmağında ticaret gemileri serbestçe dolaşacak ve Avrupa Devletleri tarafından denetlenecektir. 6. Boğazlar, 1841 Londra Senedi'ne göre düzenlenecektir. 7. Osmanlı Devleti'nde 1856 Islahat Fermanı izlenecek, ancak iç işlerine müdahale edilmeyecektir. <br /> Antlaşmanın Önemi : 1. Osmanlıların XIX. yüzyılda kazanan devlet olarak imzaladıkları tek antlaşmadır. 2. Osmanlı Devleti'nin kendi toprak bütünlüğünü koruyamayacağı anlaşıldı. 3. Osmanlı Devleti, bir Avrupa devleti olmanın diyetini Islahat Fermanı ile ödedi. 4. Osmanlı Devleti, savaşı kazanan devlet olmasına rağmen yenik devlet durumuna düşürüldü. 5. Karadeniz tarafsız bir deniz haline getirildi. 6. Rusya'nın Akdeniz'e inmesini engelleyerek İngiltere ve Fransa Akdeniz'de güvenliklerini sağladı. 7. Rusya'nın Balkanlar'da egemenlik kurması engellendi. 8. Rusya, 1774'te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile elde ettiği haklarını kaybetti, bundan sonra Pan-Slavizm politikasını ortaya attı. </span></p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/126-tc-inkilap-tarihi-ve-ataturkculuk.html">Kpss Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/120-kpps-genel-kultur.html">Kpss Genel Kültür</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/122-kpss-cografya.html">Kpss Coğrafya</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/123-kpss-anayasa.html">Kpss Anayasa</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/124-kpss-vatandaslik.html">Kpss Vatandaşlık</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/125-kpss-cikmis-sorular.html">Kpss Çıkmış Sorular</a></p>Türkiye'nin Komşuları2010-08-03T21:05:33Z2010-08-03T21:05:33Zhttp://aygunhoca.com/cografya/38-cografya-konular/1601-turkiyenin-komsulari.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><strong>Türkiye'nin Komşuları</strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey yarımkürede, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülke. Ülke topraklarının büyük bir bölümü Anadolu yarımadasında, kalanı ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan ( Nahçıvan) İran, Irak ve Suriye'dir.</p>
<p><strong>Gürcistan, </strong><br />Gürcistan (Gürcüce: საქართველო/Sakartvelo; Gürcistan olarak da yazılır), Karadeniz’in doğu kıyısında, Güney Kafkasya’da yer alır. Tam adı Gürcistan Cumhuriyeti’dir. Eski Sovyet cumhuriyetlerinden biri olan Gürcüstan’ın kuzeyinde Rusya, güneyinde Azerbaycan, Ermenistan ve güneybatısında Türkiye yer alır. Ülkenin batı sınırını Karadeniz belirler.<br /><br /><strong>Ermenistan, </strong><br />Ermenistan (Ermenice: Հայաստան, Hayastan, Hayq), Asya’nın batısında yer alan bir devlet. Kuzeyinde Gürcistan, doğusunda Âzerbaycan, batısında Türkiye, güneyinde Nahçıvan ve İran yer alır. Güney Kafkas Dağları ile Karadeniz ve Hazar Denizi arasında kalan bölgede denize kıyısı olmayan bir ülkedir. Başkenti Erivan'dır.<br /><br /><strong>Azerbaycan </strong><br />Azerbaycan Cumhuriyeti Sovyetler Birliği'nin dağılması üzerine Kafkas Dağları'nın Hazar Denizine bakan güneydoğu eteklerinde kurulan ülkelerden biri. Batısında Ermenistan, kuzeybatısında Gürcistan, güneyinde İran, doğusunda Hazar Denizi yer alır <br /><br /><strong>Tarihi</strong><br /><br />Azerbaycan, tarih sahnesinde M.Ö. 6. asırdan itibaren görülmeye başlar. Jeopolitik durumu itibariyle, devamlı istilalara uğramış ve çeşitli devletlerin hakimiyeti altında kalmıştır.<br /><br /><strong>Nahcivan ve İran ile güneyde </strong><br />İran İslam Cumhuriyeti Asya’nın batısında yer alan bir devlet. Kuzeyinde Ermenistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve Hazar Denizi, doğusunda Afganistan ve Pakistan, batısında Türkiye ve Irak, güneyinde Basra ve Umman körfezleri bulunur.<br /><br /><strong>Irak </strong><br />Irak Orta Doğu ülkelerinden biri. Kuzeyinde Türkiye, batısında Suriye ve Ürdün, doğusunda İran, güneyinde Kuveyt, Suudi Arabistan ve Basra Körfezi yer alır. Başkenti Bağdat olan ülkenin nüfusu 26 milyondur. (46. sırada) Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünün ardından Ortadoğu’da kurulmuş olan devletlerden birisidir. Tarih içinde hiçbir zaman yaşamış olan bir Irak devleti ve Irak halkı olmamıştır. Irak adı da Osmanlı İmparatorluğu döneminde merkeze olan uzaklığından dolayı “Irak “ kelimesiyle <br /><br /><strong>Suriye; </strong><br />Suriye Arap Cumhuriyeti ortadoğu ülkelerinden. Başkenti Şam'dır. Yüzölçümü 185.180 km2, nüfusu 17.585.540, dili Arapça, dini İslam olan ülke Güneybatı Asya’da, Ortadoğu’nun kalbi durumunda bir mevkiye sahiptir. 32° 19’ - 37° 20’ kuzey enlemleriyle 35° 37’ - 42° 22’ doğu boylamları arasındadır. Kuzey ve kuzeybatıdan Türkiye, doğudan Irak, güneyden Ürdün, batıdan İsrail, Lübnan ve Akdeniz ile çevrilidir.<br /><br /><strong>Yunanistan </strong><br />Yunanistan Cumhuriyeti Balkan Yarımadasının güneyinde, kuzeyden Arnavutluk, Makedonya ve Bulgaristan, Doğudan Türkiye, güneydoğudan Ege Denizi, güneyden Akdeniz ve batıdan Adriyatik Denizi ile çevrili ülke. Başkenti Atina olan ülkenin nüfusu 10.665.989 kişidir. Resmi dili Yunanca, dini Hıristiyanlık (İslamiyet, Batı Trakya) ve para birimi Euro'dur.<br />Bulgaristan ile komşudur.</p>
<p><strong>Bulgaristan Demokratik Halk Cumhuriyeti</strong></p>
<p>Türkiye'nin kuzey batı komşusu olup, kuzeyden Romanya, batıdan Yugoslavya ve güneyden Yunanistan ile sınırlandırılır. Kuzeyde Tuna ve doğuda Karadeniz tabii sınırlarını teşkil eder. Ekonomi ve ideolojik bakımdan Sovyetler Birliği’ne bağlıyken, 1989’da Rusya’da başlayan yeniden yapılanma ve batıya açılma politikası, Bulgaristan’da da hızla yayıldı ve komünizm eski hâkimiyetini büyük ölçüde kaybetti.<br /><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari/615-dunya-nufus-yogunlugu-haritasi.html">Dünya Nüfüs Yoğunluğu Haritası</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari.html">Dünya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari/529-turkiye-nufus-yogunlugu-haritasi.html">Türkiye Nüfüs Yoğunluğu Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari/664-dunyada-toprak-tiplerinin-dagilisi-haritasi.html">Dünya'da Toprak Tiplerinin Dağılışı Haritası</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/112-meb-astetat-seti-haritalari.html">Meb Asetat Seti Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografya/38-cografya-konular.html">Coğrafya Konular</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-resimler/1153-yerin-sekli-hareketleri.html">Yerin Şekli ve Hareketleri</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari/512-kitalar-haritasi-dunya.html">Kıtalar Haritası Dünya</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari/505-dunya-haritasi-mavi-dilsiz-harita.html">Dünya Haritası Mavi Dilsiz Harita</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/122-kpss-cografya.html">Kpss Coğrafya</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-resimler/1211-gunes-sistemi-gezegenler.html">Güneş Sistemi ve Gezegenler</a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografya/109-cografya-animasyonlar-flashlar.html">Coğrafya Animasyonlar Flashlar</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/1145-7-sinif-sosyal-bilgiler-ders-notlari.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler Tüm Konular Ders Notları</a></p><p><strong>Türkiye'nin Komşuları</strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey yarımkürede, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülke. Ülke topraklarının büyük bir bölümü Anadolu yarımadasında, kalanı ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan ( Nahçıvan) İran, Irak ve Suriye'dir.</p>
<p><strong>Gürcistan, </strong><br />Gürcistan (Gürcüce: საქართველო/Sakartvelo; Gürcistan olarak da yazılır), Karadeniz’in doğu kıyısında, Güney Kafkasya’da yer alır. Tam adı Gürcistan Cumhuriyeti’dir. Eski Sovyet cumhuriyetlerinden biri olan Gürcüstan’ın kuzeyinde Rusya, güneyinde Azerbaycan, Ermenistan ve güneybatısında Türkiye yer alır. Ülkenin batı sınırını Karadeniz belirler.<br /><br /><strong>Ermenistan, </strong><br />Ermenistan (Ermenice: Հայաստան, Hayastan, Hayq), Asya’nın batısında yer alan bir devlet. Kuzeyinde Gürcistan, doğusunda Âzerbaycan, batısında Türkiye, güneyinde Nahçıvan ve İran yer alır. Güney Kafkas Dağları ile Karadeniz ve Hazar Denizi arasında kalan bölgede denize kıyısı olmayan bir ülkedir. Başkenti Erivan'dır.<br /><br /><strong>Azerbaycan </strong><br />Azerbaycan Cumhuriyeti Sovyetler Birliği'nin dağılması üzerine Kafkas Dağları'nın Hazar Denizine bakan güneydoğu eteklerinde kurulan ülkelerden biri. Batısında Ermenistan, kuzeybatısında Gürcistan, güneyinde İran, doğusunda Hazar Denizi yer alır <br /><br /><strong>Tarihi</strong><br /><br />Azerbaycan, tarih sahnesinde M.Ö. 6. asırdan itibaren görülmeye başlar. Jeopolitik durumu itibariyle, devamlı istilalara uğramış ve çeşitli devletlerin hakimiyeti altında kalmıştır.<br /><br /><strong>Nahcivan ve İran ile güneyde </strong><br />İran İslam Cumhuriyeti Asya’nın batısında yer alan bir devlet. Kuzeyinde Ermenistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve Hazar Denizi, doğusunda Afganistan ve Pakistan, batısında Türkiye ve Irak, güneyinde Basra ve Umman körfezleri bulunur.<br /><br /><strong>Irak </strong><br />Irak Orta Doğu ülkelerinden biri. Kuzeyinde Türkiye, batısında Suriye ve Ürdün, doğusunda İran, güneyinde Kuveyt, Suudi Arabistan ve Basra Körfezi yer alır. Başkenti Bağdat olan ülkenin nüfusu 26 milyondur. (46. sırada) Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünün ardından Ortadoğu’da kurulmuş olan devletlerden birisidir. Tarih içinde hiçbir zaman yaşamış olan bir Irak devleti ve Irak halkı olmamıştır. Irak adı da Osmanlı İmparatorluğu döneminde merkeze olan uzaklığından dolayı “Irak “ kelimesiyle <br /><br /><strong>Suriye; </strong><br />Suriye Arap Cumhuriyeti ortadoğu ülkelerinden. Başkenti Şam'dır. Yüzölçümü 185.180 km2, nüfusu 17.585.540, dili Arapça, dini İslam olan ülke Güneybatı Asya’da, Ortadoğu’nun kalbi durumunda bir mevkiye sahiptir. 32° 19’ - 37° 20’ kuzey enlemleriyle 35° 37’ - 42° 22’ doğu boylamları arasındadır. Kuzey ve kuzeybatıdan Türkiye, doğudan Irak, güneyden Ürdün, batıdan İsrail, Lübnan ve Akdeniz ile çevrilidir.<br /><br /><strong>Yunanistan </strong><br />Yunanistan Cumhuriyeti Balkan Yarımadasının güneyinde, kuzeyden Arnavutluk, Makedonya ve Bulgaristan, Doğudan Türkiye, güneydoğudan Ege Denizi, güneyden Akdeniz ve batıdan Adriyatik Denizi ile çevrili ülke. Başkenti Atina olan ülkenin nüfusu 10.665.989 kişidir. Resmi dili Yunanca, dini Hıristiyanlık (İslamiyet, Batı Trakya) ve para birimi Euro'dur.<br />Bulgaristan ile komşudur.</p>
<p><strong>Bulgaristan Demokratik Halk Cumhuriyeti</strong></p>
<p>Türkiye'nin kuzey batı komşusu olup, kuzeyden Romanya, batıdan Yugoslavya ve güneyden Yunanistan ile sınırlandırılır. Kuzeyde Tuna ve doğuda Karadeniz tabii sınırlarını teşkil eder. Ekonomi ve ideolojik bakımdan Sovyetler Birliği’ne bağlıyken, 1989’da Rusya’da başlayan yeniden yapılanma ve batıya açılma politikası, Bulgaristan’da da hızla yayıldı ve komünizm eski hâkimiyetini büyük ölçüde kaybetti.<br /><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari/615-dunya-nufus-yogunlugu-haritasi.html">Dünya Nüfüs Yoğunluğu Haritası</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari.html">Dünya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari/529-turkiye-nufus-yogunlugu-haritasi.html">Türkiye Nüfüs Yoğunluğu Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari/664-dunyada-toprak-tiplerinin-dagilisi-haritasi.html">Dünya'da Toprak Tiplerinin Dağılışı Haritası</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/112-meb-astetat-seti-haritalari.html">Meb Asetat Seti Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografya/38-cografya-konular.html">Coğrafya Konular</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-resimler/1153-yerin-sekli-hareketleri.html">Yerin Şekli ve Hareketleri</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari/512-kitalar-haritasi-dunya.html">Kıtalar Haritası Dünya</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/71-dunya-haritalari/505-dunya-haritasi-mavi-dilsiz-harita.html">Dünya Haritası Mavi Dilsiz Harita</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/122-kpss-cografya.html">Kpss Coğrafya</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../cografi-resimler/1211-gunes-sistemi-gezegenler.html">Güneş Sistemi ve Gezegenler</a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografya/109-cografya-animasyonlar-flashlar.html">Coğrafya Animasyonlar Flashlar</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular/1145-7-sinif-sosyal-bilgiler-ders-notlari.html">7. Sınıf Sosyal Bilgiler Tüm Konular Ders Notları</a></p>İstanbul'daki Tarihi Mekanlar2010-08-03T21:17:25Z2010-08-03T21:17:25Zhttp://aygunhoca.com/tarih/35-tarih-konular/1602-istanbuldaki-tarihi-mekanlar.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><strong>AYASOFYA</strong><br /> <br />İstanbul'da Bizans devrinden kalan en ünlü kilisedir. 1453'te Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u almasıyla camiye çevrilmiş, 1935'te müze oluncaya kadar bu amaçla kullanılmıştır. Büyük Kostantinos'un İstanbul'u imparatorluk merkezi haline getirip kenti yeni baştan ele alması sırasında bugünkü Ayasofya'nın yerinde bir kilise yaptırılmış, M.S.326 yıllarına rastlayan bu ilk yapıdan sonra M.S. 360'ta imparatorun oğlu Konstantinos küçük geldiği veya bir depremde yıkıldığı için yapıyı yeni baştan daha büyük olarak ele aldırmıştır. Büyük kilise (Megale Ekklesia) adıyla anılan ve bazilikal bir plan gösterdiği sanılan yapı V. yüzyıldan sonra daha çok Hagia Sophia adıyla tanınmış ve bu ad sonuna kadar yaşamıştır. <br /><br />404 tarihinde bir ayaklanma sırasında yanan kilisenin yerine Theodosios II. devrinde 415'te yapılan yenisinin bazı kısımları bugünde görülmektedir. Bu yapının batı yüzünü süslediği anlaşılan sütunlu galeri ile karteks duvarlarını bir kısmı 1935 yılında yapılan kazılarla bugünkü Ayasofya'nın batı avlusunda ortaya çıkmıştır.<br /><br />532 yılında çıkan yangından Ayasofya kurtulamamış, ayaklanmadan sonra Justinianos'un çağında ikinci bir örneği olmayacak büyüklükte ve özellikte bir yapı istemesi üzerine, devrin iki önemli mimarından Aydınlı Anthemios ile Miletoslu İsidoros sorumluluğu yüklenmişler, yangınların etkileyemeyeceği her türlü malzemenin en zengin şekilde kullanılacağı bir kilisenin yapımına girişmişler 537 tarihinde tamamlanan yapı, büyük bir açılış töreninden sonra imparatorun "Ey Süleyman seni geçtim" demesine sebep olacak kadar etkileyici olmuştu. <br /><br />Zaman içerisinde birçok yangın ve deprem atlatan Ayasofya, 29 Mayıs 1453'te İstanbul'un Türkler tarafından alınmasından sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye çevrilmiş ilk Cuma namazı burada kılınmıştı. Camiye çevrilmesi sırasında yapının ana çizgileri korunmuş, figürlü mozaiklere bile dokunulmamıştır. Bunlar ancak Kanuni devrinde badanayla örtülmüştür. Güneydoğudaki büyük dayanak duvarların Fatih devrinde yapıldığı, ayrıca tuğla minarenin eklendiği kabul edilir. Sultan İkinci Bayezid devrindeyse kuzeybatıdaki ince minare, Sultan İkinci Selim devrinde de Mimar Sinan tarafından batıdaki iki kalın minare eklenmiş ve yer dayanaklarla kuvvetlendirilmiştir. Mimar Sinan'ın yaptığı dayanaklar ve onarımlar yapının bugüne kadar ulaşabilmesini sağlamıştır.<br /><br />Bu yapının çevresinde Bizans devrinden kalan ek yapılar vaftizhane ve hazine dairesidir. Bu ek yapılardan vaftizhane Osmanlı devrinde Sultan Mustafa ve İbrahim'in türbesi olmuş, Sultan İkinci Selim türbesi Mimar Sinan, Sultan Üçüncü Murad türbesi de Davut Ağa tarafından yapılmıştır. Ayrıca Sultan Üçüncü Mehmed'in kendi türbesi, bir okul binası, Sultan Birinci Mahmud döneminden özellikler taşıyan bir şadırvan ve imaret yapının çevresinde yer alır.<br /><br />Ayasofya, birçok özelliğiyle uzun yıllar birçok mimarı etkilemiş, çeşitli devirlerde gördüğü ek ve onarımlarla bugünkü şeklini almış bir yapıdır. Mimari ve süsleme zenginliğinin yanı sıra her devirde eklenen efsaneleriyle de büyük bir geçmişi içinde saklamaktadır.<br /><strong><br />TOPKAPI SARAYI</strong><br /> <br />İstanbul'da Sarayburnu sırtları üzerinde, Fatih devrinden Abdülmecid'e kadar Osmanlı padişahlarının oturduğu Topkapı Sarayı şehrin birinci tepesinde, Zeytinlik adı verilen bölgede kuruldu. 1478 yılında yapılan 1400 metrelik surlarla çevrili olan Topkapı Sarayı'nın Marmara tarafındaki Otluk kapısı ve Haliç tarafındaki Demirkapı'dan başka küçük ölçüde beş koltuk kapısı olan Suru Sultani adı verilen surun ana girişi, Ayasofya arkasındaki Bab-ı Hümayundur.<br /><br />Topkapı sarayı 700.000 metrekarelik bir alanı kaplar, içinde kasırlar, köşkler, devlet daireleri, saray halkına ayrılan koğuşlar, camiler, kütüphaneler ve büyük bir mutfak vardır. Burada yapılan son köşk, Abdülmecid'in Avrupa üslubundaki Mecidiye kasrıdır. Önünde toplar durduğundan sahil sarayına Topkapı Sarayı denilmeye başlanmış daha sonra bu ad bugünkü Topkapı Sarayı'na verilmiştir.<br /><br />Sarayın ilk avlusunun içindeki köşklerden sadece ikisi bozulmadan bugüne kadar gelmiştir. Bunlardan biri 1472'de yaptırılan Sırçasaray öteki ise sur üzerindeki Sultan İkinci Mahmud tarafından yaptırılan Alay köşküdür. <br />3 Nisan 1924'de Bakanlar Kurulu kararı ile müze haline getirilen sarayın Alay Meydanı denilen birinci avlusunda, sağından Defterdar dairesi, solunda iç cephane arasından geçen bir yolla çifte kuleli orta kapıya ulaşılır. Babüsselam adı verilen bu kapının temeli Fatih Sultan Mehmed zamanından kaldığı sanılıyor, fakat Kanuni devrinde kuleler değiştirilmiş, Sultan Üçüncü Mustafa zamanında iç tarafı geniş saçaklı bir revak yapılmıştır. Bu kapıdan geçilerek girilen ikinci avlu sarayın ana sınırlarının başladığı yerdir. İkinci avlunun sağ tarafında Dolap ocağı, Marmara'ya bakan sınır boyunca Mimar Sinan'ın yaptığı mutfaklar, Aşçılar koğuşu, hamamı, camii, ayrıca Vekilharç dairesi ve Yağhane vardır. Avlunun sol tarafındaki revakların sonunda, sadrazamın başkanlığında vezirlerin toplandığı ve uzun süre devletin yönetildiği Kubbealtı denilen iki kubbeli daire vardır. Burası da Kanuni zamanında yapılmıştır. Kubbe altının arkasında yüksek bir kule yer alır. İkinci avlunun sonunda bulunan ve üçüncü avlu veya Enderun'a geçişi sağlayan büyük kapıya Akağalar kapısı denir. Bugünkü biçimiyle Sultan Üçüncü Selim devrinde yapılan bu kapının iki yanında Ağa dairesi ve Akağalar koğuşu vardır. Bu kapının iç tarafında uzanan üçüncü avlunun içinde temeli Fatih'ten kalan, sonraları değiştirilen, iç süslemesi ve kapıları XIX. yy üslubunda yenileştirilen Arz odası vardır. Arz odası elçilerin ve vezirlerin kabulünde kullanılırdı. <br />Enderun Kütüphanesi sarayın kütüphanelerinin en büyüğüdür. Üçüncü avlunun sağ tarafında Enderun mektebi, meşkhanesi, Seferli koğuşu, bugün Hazine dairesi olan ve Fatih devrinden kalma köşk, Sultan İkinci Selim devrinden kalma bir hamam kalıntısı, solda Silahdar hazinesi ve Mukaddes emanetlerin saklandığı dört kubbeli Hırkai Saadet dairesi vardır. Burada sol tarafta, üzeri tonozla örtülü, Ağalar camii vardır. Caminin arkasında, Haremin ikinci girişinin hemen yanında bulunan ve Ağalar koğuşuna bitişik çok küçük kagir yapıda padişahın yemeğinin özel olarak hazırlandığı Kuşanedir. Üçüncü avludan yokuş iki yol ile dördüncü avluya inilir. Bunlardan sağdakinin iki tarafında Kilerli koğuşu ve Hazineli koğuşu, ötekinin sol yanında Emanet hazinesi dairesi bulunur. Dördüncü avlunun Marmara'ya bakan yüzünde Fatih devrinden kaldığı sanılan bir köşk bodrumunun üstünde Anadolu yakasına ve denize bakan bir noktada Çadır köşkü ve Abdülmecid tarafından yaptırılan Mecidiye kasrı vardır. Bu yapının yanında, Esvap odası denilen ufak bir bina ve Sofa camii adı verilen minareli küçük bir cami yer alır. Yeniköşk de denilen Mecidiye kasrının önünden aşağı kapıyı giden bir yol vardır. Buradan bugün Gülhane Parkı denilen, Sarayburnu bahçesine çıkılır. Harem denilen kısmın kubbealtı yanında açılan ve 1588 tarihli Araba kapısı denilen esas girişinden başka, ikinci avluya ve üçüncü avluda Akağalar dairesi yanında Kuşane kapısı ve Raht hazinesinin arkasından dışarı parka açılan bire de Şal kapısı vardır. Zülüflü Baltacılar dairesi ile Hırkai Saadet dairesi arasındaki alanda bulunan Harem, eğimli bir arazi üzerinde kurularak, 400 yıl boyunca devamlı değişikliklere uğramış ve son olarak bugünkü görünümünü almıştır. Harem, 250 kadar oda, hamamlar ve aralarda bulunan avlulardan kuruludur. Haremin yönetimine bakan görevlilerin (Kara ağalar) Darüssaade dairesi, cariyelerin dairesi ve Hastanesi, Veliaht ve Valide Sultan dairesi, Şehzadeler dairesi ve Gözdeler dairesi gibi herbirinin bir çok bölümü olan dairelerden başka, bir de Hünkâr dairesi vardır.<br /><br /><strong>YEDİKULE ZİNDANLARI</strong><br /><br />İstanbul'u güneybatı'dan çevreleyen kara surları ve kuleler topluluğudur. Yedikule Hisarı, ya da Yedikule Zindanları da denilmektedir. I. Theodosius tarafından bir zafer takı yaptırılmış, 412 yılında bu tak, şehrin giriş kapısı olmuş, II. Theodosius tarafından kapının sağ ve sol taraflarına birer kule ekletilerek kara surlarına bağlanmıştır. Şehrin en büyük caddesine açılan bu kapıdan genelde zaferden dönen imparatorlar geçerlerdi. Kapının kemer ve cephesi altın yaldızlarla süslüdür bu nedenle "Yaldızlı Kapı" denilmektedir. IV. Kantakuzenos tarafından kulelerin yanlarına birer kule daha eklettirildi. XV. yüzyılda orta geçidin yüksekliği 8m'den 4m'ye indirilmiş ve bu geçit kapatılmıştır. Fatih, İstanbul'un fethinden sonra 1470'de farklı yüksekliklerde üç kule yaptırmış, öteki kulelere ve surlara bağlatmıştır. Kulelerin sayısı yediye çıkmış ve hisar görünümü almıştır. <br /><br />Kulelerden biri Bizanslılar döneminde tutuklular ve idam mahkumları için kullanılırdı. Burada işkence aletleri, hücreler ve kuyular bulunmaktadır. <br /><br />Osmanlılarda da mahkûmlar, savaşta ele geçirilen elçiler için hapishane olarak kullanılmıştır. Ana kapının solunda bulunan mermer kulenin içinde "Kanlıkuyu" adı verilen derin bir kuyu bulunmaktadır. Mahkûmlar bu kuyunun kenarında idam edilir ve başları kuyunun içine atılırdı. Kuyunun dibinde Marmara Denizi'ne açılan bir tünel bulunmaktadır. Kuyuya atılan başlar deniz sularının kuyunun dibine vurmasıyla denize sürüklenirdi. Bu kulenin orta karında biri küçük ve penceresiz, diğeri büyük iki oda vardı. Burada birçok siyasi tutuklu hapsedilmiş, Sultan II. Osman'da Yedikule'de öldürülmüştür. Bugün müze olarak kullanılmaktadır.<br /><strong><br />RUMELİ HİSARI</strong><br /> <br />İstanbul'un Avrupa yakasında aynı adlı semtte bulunan, Boğazkesen Hisarı olarak bilinen kale. <br /><br />Boğazın en dar noktasında ve Anadolu Hisarı'nın tam karşısındadır. 1452 yılında II. Mehmet tarafından İstanbul'un fethini kolaylaştırmak, Boğaz'dan gelecek yardımı kesmek için yapılmış ve inşaatı sadece 4 ay sürmüştür. Planı kabaca dörtgen biçiminde, uzunluğu yaklaşık 250 m, eni ise 50-125 m arasında değişmektedir. Uzun kenarı itibariyle kıyıya paralel olarak uzanır. <br /><br />Dörtgenin kuzey ucunda Sarıca Paşa Kulesi, güney ucunda ise Zaganos Paşa Kulesi yer almaktadır. Herbiri yapımı yönetmiş olan Paşa'nın adını almış üç kule vardır. Ortada ise Halil Paşa Kulesi vardır. Kalenin beden duvarları üstünde seğirdim yolu yer almaktadır. Bir savunma önlemi olarak seğirdim yolu hisarı çepeçevre olacak şekilde yapılmıştır; bütün burçlarda kesintiye uğramaktadır. Böylelikle, düşman beden duvarını bir aşıp seğirdim yoluna ulaşırsa, her iki yöndende ilerleyebilmek için de karşısına çıkan burcun içinden geçmek zorundaydı. <br /><br />Rumeli Hisarı, Osmanlıların eline geçtikten sonra önemini yitirdi. Zamanla içine ahşap evler yapılmış, böylelikle konut bölgesi haline gelmiştir. 1918'de bir ölçüde onarılmıştır. 1953'te ise, içindeki bütün evler yıkılarak büyük bir onarımdan geçmiştir. Bahçesi park olarak düzenlenmiş, yalnız minaresi kalan ortadaki camiinin yeri, arazinin eğiminden yararlanılarak açık hava tiyatrosuna çevrilmiştir. Günümüzde de Rumeli Hisarları konseri ismiyle burada her yaz etkinlikler düzenlenmektedir.<br /><br /><strong>YENİ CAMİİ</strong><br /> <br />Sultan III. Mehmed tarafından temelleri atılmış, Sultan II. Murad tarafından 1447'de tamamlanmıştır. Yeni Cami'ye, Cami-i Kebir denildiği gibi halk arasında Üçüncü Şerefeli Cami olarak anılmaktadır. En önemli Türk eserleri arasında yer alan Yeni Cami'nin felçli bir Konyalı mimar tarafından yaptırıldığı söylenir. <br /><br />Cami altı köşeli sütun üzerinde büyük bir kubbe ile bunun iki yanında dördü büyük, dördü küçük 8 kubbeyle örtülüdür. 18 sütun üzerine dayanan 21 kubbeli revakla çevrilidir ve dört minaresi vardır; biri üç, biri iki, diğer ikisi ise birer şerefelidir (Üç şerefeli minarenin yüksekliği: 67,62 metredir).<br /><br /><strong>SULTANAHMED CAMİİ</strong><br /><br />İstanbul'da bugünkü Sultanahmet semtinde Sultan I. Ahmed tarafından yaptırılan cami; medrese, darülkurra, sıbyan mektebi, türbe, arasta, dükkânlar, hamam, darüşşifa, imaret ve üç sebilden oluşmaktadır. 1609-1620 yılları arasında Mimar Sedefkâr Mehmed Ağa tarafından yapılmıştır. <br /><br />Duvarlarla çevrili bir dış avlunun içinde yer alan cami, her ikiside kareye yakın planlı bir ibadet mekânı ile bir şadırvan avlusundan oluşur. İbadet mekânını örten yirmi iki metre çapındaki ortak kubbe dört yandan yarım kubbelerle çevrilmiş, boş kalan dört köşeye de birer küçük kubbe getirilerek tam bir merkezi plan şeması oluşturulmuştur. Büyük kubbeyi taşıyan kemerlerin oluşturduğu daire kesitli dört filayağı dilimli yapılarak kalınlık etkisinin azaltılmasına çalışılmıştır. Kubbeye geçiş büyük pandantiflerle sağlanmıştır. Caminin duvarları, ikinci pencere sırasına kadar mavi rengin egemen olduğu çinilerle kaplıdır. Duvarların ve filayaklarının yarıdan yukarısı, kemelerin, pandantiflerin, yarım kubbelerin ve büyük kubbenin içi gene mavi ağırlıklı kalem işleri ile bezenmiştir. Bu yüzden cami, özellikle Avrupalılar arasında Mavi Camii olarak bilinir.<br /><br />Dört yanı revaklı şadırvan avlusunun dış avluya bakan iki yan duvarıyla, caminin iki katlı revaklarla zenginleştirilmiş yan duvarlarının üstünde, zemin hizasında abdest muslukları sıralanmıştır. İkisi iç avlunun dış köşelerinde, dördü de cami kütlesinin köşelerinde yer alan minarelerin ilk ikisi ikişer öbürleri üçer şerefelidir. <br /><br />Dış avluda, caminin güneydoğu köşesinde yer alan ve bir rampa ile çıkılan Hünkar Kasrı bu uygulamanın ilk örneğidir. burası bugün Halı Müzesi olarak kullanılmaktadır. Caminin bodrumunda da Kilim ve Düz Yaygılar Müzesi açılmıştır.<br /><br />Sultan I. Ahmed ile oğullarının ve annesinin türbesi burada bulunmaktadır.<br /><br /><strong>EYÜP SULTAN CAMİİ</strong><br /><br /> <br />Eyüp Sultan Camii, İstanbul'da Haliç'in kuzey ucunda Eyüp semtinde bulunmaktadır. İslamiyet'i ilk kabul edenlerden ve Arapların İstanbul'u kuşatması sırasında şehit olan Hz. Eyyubu El-Ensari'nin gömüldüğü yerdedir. Fatih Sultan Mehmed'in emri ile buraya bir türbe, yanına da bir cami yapıldı. 1458 yılında yapılan ilk cami yıkılmış, bugünkü caminin ilk örneği olan yapı Sultan Üçüncü Selim zamanında 1798-1800 yıllarında Uzun Hüseyin Efendi tarafından yaptırılmıştı. Cami son defa Sultan İkinci Mahmud zamanında tamir ettirildi. 1822 yılında deniz tarafına rastlayan minareye yıldırım düşünce, minarelerin üst şerefelerine kadar olan kısmı yeniden yaptırıldı. Cami, planı bakımından sekiz payeli camiler grubuna girer.<br /><br />Eyüp Sultan Camii'nin çevre duvarı içinde yer alan Hz.Eyyubu El Ensari'ye ait türbe 1458 yılında yaptırıldı. Sultan Birinci Ahmed ve Sultan İkinci Mahmud dönemlerinde tamir gören türbe 16.yy'dan itibaren çinilerle süslendi. Türbedeki gümüş şebeke ve şamdanlar son devirlere ait olmakla beraber sandukanın ayak ucundaki kuyunun kabrin keşfi sırasında bulunan pınar olduğu ileri sürülür. Eyüp Sultan Türbesi yüz yıllar boyu İslam âleminin ziyaret yeri olmuştur<br /><br /><strong>AHIRKAPI DENİZ FENERİ</strong><br /> <br />1755 yılında III. Osman tarafından yaptırılmıştır. İstanbul Boğazı'nın Marmara'ya bakan kısmının batı kıyısındadır. Beyaz kule şeklinde olan fener İstanbul'u çeviren surların burçlarından birisinin üzerine oturtulmuştur. Denizden yüksekliği 40 metredir. Her 6 saniyede bir yanıp sönerek gece karanlığında denizcilerin yön bulmalarına ve gemilerin karaya oturmamalarına yardımcı olur. Bu fener önemli bir deniz kazasından sonra yaptırılmıştır. Bu deniz kazası 1755 yılında Mısır'a gitmekte olan Hacı Kaptan emrindeki bir kalyon fırtınaya tutularak gece vakti Kumkapı' da karaya oturur. Olayı öğrenen Padişah III. Osman ve Sadrazam Sait Paşa derhal Kumkapı' ya giderek kalyon ve denizcilerin kurtarılmasında hazır bulunur. Kurtarılan gemicilerden birisi padişaha şöyle der:<br /><br />- Eğer burada ve surlar üzerinde bir fener yapılırsa, uzağa gidip gelen gemiler ışığı görünce yollarını bulurlar. <br /><br />Bunun üzerine III. Osman bir fener yapılmasını emreder ve Kaptan-ı Derya Süleyman Paşa da Ahırkapı Feneri'ni yaptırır.<br /><br /><strong>ANADOLU HİSARI</strong><br /><br />1391 yılında Yıldırım Bayezid tarafından İstanbul Boğazı'nın en dar yerinde yaptırılmış surlardır. İstanbul Boğazı'nı ele geçirmek ve Rumeli yakınlarında yapılabilecek bir savaşta orduyu karşı kıyıya güvenli bir şekilde geçirmek için yapılmıştır. <br /><br />Dış taraftaki kale, sur durumundadır. Doğu-batı çapı 65 m., kuzey-güney çapı 80 m. olup, surların kalınlığı 2-5 m. arasındadır.<br /><br />Surların üzerinde mangallar vardır. Hisarı korumak için surun üzerine silindir şeklinde üç kule yapılmıştır</p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/126-tc-inkilap-tarihi-ve-ataturkculuk.html">Kpss Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarihi-videolar.html" title="Tarihi Videolar">Tarihi Videolar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarihi-resimler.html" title="Tarihi Resimler">Resimlerlerle Tarih<br /> </a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/turk-bayraklari/thumbs/phoca_thumb_s_uygur-devleti.png" border="0" alt="Türk Bayrakları" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html">Türk Bayrakları</a> <span class="small">(35)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/3-tarihi-resimler.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/tarihi-resimler/thumbs/phoca_thumb_s_osmanli_arma.jpg" border="0" alt="Tarihi Resimler" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/3-tarihi-resimler.html">Tarihi Resimler</a> <span class="small">(74)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/5-istiklal-gazetesi.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/istiklal-gazetesi/thumbs/phoca_thumb_s_istiklal-gazetesi29.jpg" border="0" alt="İstiklal Gazetesi" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/5-istiklal-gazetesi.html">İstiklal Gazetesi</a> <span class="small">(53)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/ataturk/thumbs/phoca_thumb_s_67ata.jpg" border="0" alt="Atatürk Resimleri" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html">Atatürk Resimleri</a> <span class="small">(105)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/4-cografi-resimler.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/cografi-resimler/thumbs/phoca_thumb_s_logo3.jpg" border="0" alt="Coğrafi Resimler" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/4-cografi-resimler.html">Coğrafi Resimler</a></p><p><strong>AYASOFYA</strong><br /> <br />İstanbul'da Bizans devrinden kalan en ünlü kilisedir. 1453'te Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u almasıyla camiye çevrilmiş, 1935'te müze oluncaya kadar bu amaçla kullanılmıştır. Büyük Kostantinos'un İstanbul'u imparatorluk merkezi haline getirip kenti yeni baştan ele alması sırasında bugünkü Ayasofya'nın yerinde bir kilise yaptırılmış, M.S.326 yıllarına rastlayan bu ilk yapıdan sonra M.S. 360'ta imparatorun oğlu Konstantinos küçük geldiği veya bir depremde yıkıldığı için yapıyı yeni baştan daha büyük olarak ele aldırmıştır. Büyük kilise (Megale Ekklesia) adıyla anılan ve bazilikal bir plan gösterdiği sanılan yapı V. yüzyıldan sonra daha çok Hagia Sophia adıyla tanınmış ve bu ad sonuna kadar yaşamıştır. <br /><br />404 tarihinde bir ayaklanma sırasında yanan kilisenin yerine Theodosios II. devrinde 415'te yapılan yenisinin bazı kısımları bugünde görülmektedir. Bu yapının batı yüzünü süslediği anlaşılan sütunlu galeri ile karteks duvarlarını bir kısmı 1935 yılında yapılan kazılarla bugünkü Ayasofya'nın batı avlusunda ortaya çıkmıştır.<br /><br />532 yılında çıkan yangından Ayasofya kurtulamamış, ayaklanmadan sonra Justinianos'un çağında ikinci bir örneği olmayacak büyüklükte ve özellikte bir yapı istemesi üzerine, devrin iki önemli mimarından Aydınlı Anthemios ile Miletoslu İsidoros sorumluluğu yüklenmişler, yangınların etkileyemeyeceği her türlü malzemenin en zengin şekilde kullanılacağı bir kilisenin yapımına girişmişler 537 tarihinde tamamlanan yapı, büyük bir açılış töreninden sonra imparatorun "Ey Süleyman seni geçtim" demesine sebep olacak kadar etkileyici olmuştu. <br /><br />Zaman içerisinde birçok yangın ve deprem atlatan Ayasofya, 29 Mayıs 1453'te İstanbul'un Türkler tarafından alınmasından sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye çevrilmiş ilk Cuma namazı burada kılınmıştı. Camiye çevrilmesi sırasında yapının ana çizgileri korunmuş, figürlü mozaiklere bile dokunulmamıştır. Bunlar ancak Kanuni devrinde badanayla örtülmüştür. Güneydoğudaki büyük dayanak duvarların Fatih devrinde yapıldığı, ayrıca tuğla minarenin eklendiği kabul edilir. Sultan İkinci Bayezid devrindeyse kuzeybatıdaki ince minare, Sultan İkinci Selim devrinde de Mimar Sinan tarafından batıdaki iki kalın minare eklenmiş ve yer dayanaklarla kuvvetlendirilmiştir. Mimar Sinan'ın yaptığı dayanaklar ve onarımlar yapının bugüne kadar ulaşabilmesini sağlamıştır.<br /><br />Bu yapının çevresinde Bizans devrinden kalan ek yapılar vaftizhane ve hazine dairesidir. Bu ek yapılardan vaftizhane Osmanlı devrinde Sultan Mustafa ve İbrahim'in türbesi olmuş, Sultan İkinci Selim türbesi Mimar Sinan, Sultan Üçüncü Murad türbesi de Davut Ağa tarafından yapılmıştır. Ayrıca Sultan Üçüncü Mehmed'in kendi türbesi, bir okul binası, Sultan Birinci Mahmud döneminden özellikler taşıyan bir şadırvan ve imaret yapının çevresinde yer alır.<br /><br />Ayasofya, birçok özelliğiyle uzun yıllar birçok mimarı etkilemiş, çeşitli devirlerde gördüğü ek ve onarımlarla bugünkü şeklini almış bir yapıdır. Mimari ve süsleme zenginliğinin yanı sıra her devirde eklenen efsaneleriyle de büyük bir geçmişi içinde saklamaktadır.<br /><strong><br />TOPKAPI SARAYI</strong><br /> <br />İstanbul'da Sarayburnu sırtları üzerinde, Fatih devrinden Abdülmecid'e kadar Osmanlı padişahlarının oturduğu Topkapı Sarayı şehrin birinci tepesinde, Zeytinlik adı verilen bölgede kuruldu. 1478 yılında yapılan 1400 metrelik surlarla çevrili olan Topkapı Sarayı'nın Marmara tarafındaki Otluk kapısı ve Haliç tarafındaki Demirkapı'dan başka küçük ölçüde beş koltuk kapısı olan Suru Sultani adı verilen surun ana girişi, Ayasofya arkasındaki Bab-ı Hümayundur.<br /><br />Topkapı sarayı 700.000 metrekarelik bir alanı kaplar, içinde kasırlar, köşkler, devlet daireleri, saray halkına ayrılan koğuşlar, camiler, kütüphaneler ve büyük bir mutfak vardır. Burada yapılan son köşk, Abdülmecid'in Avrupa üslubundaki Mecidiye kasrıdır. Önünde toplar durduğundan sahil sarayına Topkapı Sarayı denilmeye başlanmış daha sonra bu ad bugünkü Topkapı Sarayı'na verilmiştir.<br /><br />Sarayın ilk avlusunun içindeki köşklerden sadece ikisi bozulmadan bugüne kadar gelmiştir. Bunlardan biri 1472'de yaptırılan Sırçasaray öteki ise sur üzerindeki Sultan İkinci Mahmud tarafından yaptırılan Alay köşküdür. <br />3 Nisan 1924'de Bakanlar Kurulu kararı ile müze haline getirilen sarayın Alay Meydanı denilen birinci avlusunda, sağından Defterdar dairesi, solunda iç cephane arasından geçen bir yolla çifte kuleli orta kapıya ulaşılır. Babüsselam adı verilen bu kapının temeli Fatih Sultan Mehmed zamanından kaldığı sanılıyor, fakat Kanuni devrinde kuleler değiştirilmiş, Sultan Üçüncü Mustafa zamanında iç tarafı geniş saçaklı bir revak yapılmıştır. Bu kapıdan geçilerek girilen ikinci avlu sarayın ana sınırlarının başladığı yerdir. İkinci avlunun sağ tarafında Dolap ocağı, Marmara'ya bakan sınır boyunca Mimar Sinan'ın yaptığı mutfaklar, Aşçılar koğuşu, hamamı, camii, ayrıca Vekilharç dairesi ve Yağhane vardır. Avlunun sol tarafındaki revakların sonunda, sadrazamın başkanlığında vezirlerin toplandığı ve uzun süre devletin yönetildiği Kubbealtı denilen iki kubbeli daire vardır. Burası da Kanuni zamanında yapılmıştır. Kubbe altının arkasında yüksek bir kule yer alır. İkinci avlunun sonunda bulunan ve üçüncü avlu veya Enderun'a geçişi sağlayan büyük kapıya Akağalar kapısı denir. Bugünkü biçimiyle Sultan Üçüncü Selim devrinde yapılan bu kapının iki yanında Ağa dairesi ve Akağalar koğuşu vardır. Bu kapının iç tarafında uzanan üçüncü avlunun içinde temeli Fatih'ten kalan, sonraları değiştirilen, iç süslemesi ve kapıları XIX. yy üslubunda yenileştirilen Arz odası vardır. Arz odası elçilerin ve vezirlerin kabulünde kullanılırdı. <br />Enderun Kütüphanesi sarayın kütüphanelerinin en büyüğüdür. Üçüncü avlunun sağ tarafında Enderun mektebi, meşkhanesi, Seferli koğuşu, bugün Hazine dairesi olan ve Fatih devrinden kalma köşk, Sultan İkinci Selim devrinden kalma bir hamam kalıntısı, solda Silahdar hazinesi ve Mukaddes emanetlerin saklandığı dört kubbeli Hırkai Saadet dairesi vardır. Burada sol tarafta, üzeri tonozla örtülü, Ağalar camii vardır. Caminin arkasında, Haremin ikinci girişinin hemen yanında bulunan ve Ağalar koğuşuna bitişik çok küçük kagir yapıda padişahın yemeğinin özel olarak hazırlandığı Kuşanedir. Üçüncü avludan yokuş iki yol ile dördüncü avluya inilir. Bunlardan sağdakinin iki tarafında Kilerli koğuşu ve Hazineli koğuşu, ötekinin sol yanında Emanet hazinesi dairesi bulunur. Dördüncü avlunun Marmara'ya bakan yüzünde Fatih devrinden kaldığı sanılan bir köşk bodrumunun üstünde Anadolu yakasına ve denize bakan bir noktada Çadır köşkü ve Abdülmecid tarafından yaptırılan Mecidiye kasrı vardır. Bu yapının yanında, Esvap odası denilen ufak bir bina ve Sofa camii adı verilen minareli küçük bir cami yer alır. Yeniköşk de denilen Mecidiye kasrının önünden aşağı kapıyı giden bir yol vardır. Buradan bugün Gülhane Parkı denilen, Sarayburnu bahçesine çıkılır. Harem denilen kısmın kubbealtı yanında açılan ve 1588 tarihli Araba kapısı denilen esas girişinden başka, ikinci avluya ve üçüncü avluda Akağalar dairesi yanında Kuşane kapısı ve Raht hazinesinin arkasından dışarı parka açılan bire de Şal kapısı vardır. Zülüflü Baltacılar dairesi ile Hırkai Saadet dairesi arasındaki alanda bulunan Harem, eğimli bir arazi üzerinde kurularak, 400 yıl boyunca devamlı değişikliklere uğramış ve son olarak bugünkü görünümünü almıştır. Harem, 250 kadar oda, hamamlar ve aralarda bulunan avlulardan kuruludur. Haremin yönetimine bakan görevlilerin (Kara ağalar) Darüssaade dairesi, cariyelerin dairesi ve Hastanesi, Veliaht ve Valide Sultan dairesi, Şehzadeler dairesi ve Gözdeler dairesi gibi herbirinin bir çok bölümü olan dairelerden başka, bir de Hünkâr dairesi vardır.<br /><br /><strong>YEDİKULE ZİNDANLARI</strong><br /><br />İstanbul'u güneybatı'dan çevreleyen kara surları ve kuleler topluluğudur. Yedikule Hisarı, ya da Yedikule Zindanları da denilmektedir. I. Theodosius tarafından bir zafer takı yaptırılmış, 412 yılında bu tak, şehrin giriş kapısı olmuş, II. Theodosius tarafından kapının sağ ve sol taraflarına birer kule ekletilerek kara surlarına bağlanmıştır. Şehrin en büyük caddesine açılan bu kapıdan genelde zaferden dönen imparatorlar geçerlerdi. Kapının kemer ve cephesi altın yaldızlarla süslüdür bu nedenle "Yaldızlı Kapı" denilmektedir. IV. Kantakuzenos tarafından kulelerin yanlarına birer kule daha eklettirildi. XV. yüzyılda orta geçidin yüksekliği 8m'den 4m'ye indirilmiş ve bu geçit kapatılmıştır. Fatih, İstanbul'un fethinden sonra 1470'de farklı yüksekliklerde üç kule yaptırmış, öteki kulelere ve surlara bağlatmıştır. Kulelerin sayısı yediye çıkmış ve hisar görünümü almıştır. <br /><br />Kulelerden biri Bizanslılar döneminde tutuklular ve idam mahkumları için kullanılırdı. Burada işkence aletleri, hücreler ve kuyular bulunmaktadır. <br /><br />Osmanlılarda da mahkûmlar, savaşta ele geçirilen elçiler için hapishane olarak kullanılmıştır. Ana kapının solunda bulunan mermer kulenin içinde "Kanlıkuyu" adı verilen derin bir kuyu bulunmaktadır. Mahkûmlar bu kuyunun kenarında idam edilir ve başları kuyunun içine atılırdı. Kuyunun dibinde Marmara Denizi'ne açılan bir tünel bulunmaktadır. Kuyuya atılan başlar deniz sularının kuyunun dibine vurmasıyla denize sürüklenirdi. Bu kulenin orta karında biri küçük ve penceresiz, diğeri büyük iki oda vardı. Burada birçok siyasi tutuklu hapsedilmiş, Sultan II. Osman'da Yedikule'de öldürülmüştür. Bugün müze olarak kullanılmaktadır.<br /><strong><br />RUMELİ HİSARI</strong><br /> <br />İstanbul'un Avrupa yakasında aynı adlı semtte bulunan, Boğazkesen Hisarı olarak bilinen kale. <br /><br />Boğazın en dar noktasında ve Anadolu Hisarı'nın tam karşısındadır. 1452 yılında II. Mehmet tarafından İstanbul'un fethini kolaylaştırmak, Boğaz'dan gelecek yardımı kesmek için yapılmış ve inşaatı sadece 4 ay sürmüştür. Planı kabaca dörtgen biçiminde, uzunluğu yaklaşık 250 m, eni ise 50-125 m arasında değişmektedir. Uzun kenarı itibariyle kıyıya paralel olarak uzanır. <br /><br />Dörtgenin kuzey ucunda Sarıca Paşa Kulesi, güney ucunda ise Zaganos Paşa Kulesi yer almaktadır. Herbiri yapımı yönetmiş olan Paşa'nın adını almış üç kule vardır. Ortada ise Halil Paşa Kulesi vardır. Kalenin beden duvarları üstünde seğirdim yolu yer almaktadır. Bir savunma önlemi olarak seğirdim yolu hisarı çepeçevre olacak şekilde yapılmıştır; bütün burçlarda kesintiye uğramaktadır. Böylelikle, düşman beden duvarını bir aşıp seğirdim yoluna ulaşırsa, her iki yöndende ilerleyebilmek için de karşısına çıkan burcun içinden geçmek zorundaydı. <br /><br />Rumeli Hisarı, Osmanlıların eline geçtikten sonra önemini yitirdi. Zamanla içine ahşap evler yapılmış, böylelikle konut bölgesi haline gelmiştir. 1918'de bir ölçüde onarılmıştır. 1953'te ise, içindeki bütün evler yıkılarak büyük bir onarımdan geçmiştir. Bahçesi park olarak düzenlenmiş, yalnız minaresi kalan ortadaki camiinin yeri, arazinin eğiminden yararlanılarak açık hava tiyatrosuna çevrilmiştir. Günümüzde de Rumeli Hisarları konseri ismiyle burada her yaz etkinlikler düzenlenmektedir.<br /><br /><strong>YENİ CAMİİ</strong><br /> <br />Sultan III. Mehmed tarafından temelleri atılmış, Sultan II. Murad tarafından 1447'de tamamlanmıştır. Yeni Cami'ye, Cami-i Kebir denildiği gibi halk arasında Üçüncü Şerefeli Cami olarak anılmaktadır. En önemli Türk eserleri arasında yer alan Yeni Cami'nin felçli bir Konyalı mimar tarafından yaptırıldığı söylenir. <br /><br />Cami altı köşeli sütun üzerinde büyük bir kubbe ile bunun iki yanında dördü büyük, dördü küçük 8 kubbeyle örtülüdür. 18 sütun üzerine dayanan 21 kubbeli revakla çevrilidir ve dört minaresi vardır; biri üç, biri iki, diğer ikisi ise birer şerefelidir (Üç şerefeli minarenin yüksekliği: 67,62 metredir).<br /><br /><strong>SULTANAHMED CAMİİ</strong><br /><br />İstanbul'da bugünkü Sultanahmet semtinde Sultan I. Ahmed tarafından yaptırılan cami; medrese, darülkurra, sıbyan mektebi, türbe, arasta, dükkânlar, hamam, darüşşifa, imaret ve üç sebilden oluşmaktadır. 1609-1620 yılları arasında Mimar Sedefkâr Mehmed Ağa tarafından yapılmıştır. <br /><br />Duvarlarla çevrili bir dış avlunun içinde yer alan cami, her ikiside kareye yakın planlı bir ibadet mekânı ile bir şadırvan avlusundan oluşur. İbadet mekânını örten yirmi iki metre çapındaki ortak kubbe dört yandan yarım kubbelerle çevrilmiş, boş kalan dört köşeye de birer küçük kubbe getirilerek tam bir merkezi plan şeması oluşturulmuştur. Büyük kubbeyi taşıyan kemerlerin oluşturduğu daire kesitli dört filayağı dilimli yapılarak kalınlık etkisinin azaltılmasına çalışılmıştır. Kubbeye geçiş büyük pandantiflerle sağlanmıştır. Caminin duvarları, ikinci pencere sırasına kadar mavi rengin egemen olduğu çinilerle kaplıdır. Duvarların ve filayaklarının yarıdan yukarısı, kemelerin, pandantiflerin, yarım kubbelerin ve büyük kubbenin içi gene mavi ağırlıklı kalem işleri ile bezenmiştir. Bu yüzden cami, özellikle Avrupalılar arasında Mavi Camii olarak bilinir.<br /><br />Dört yanı revaklı şadırvan avlusunun dış avluya bakan iki yan duvarıyla, caminin iki katlı revaklarla zenginleştirilmiş yan duvarlarının üstünde, zemin hizasında abdest muslukları sıralanmıştır. İkisi iç avlunun dış köşelerinde, dördü de cami kütlesinin köşelerinde yer alan minarelerin ilk ikisi ikişer öbürleri üçer şerefelidir. <br /><br />Dış avluda, caminin güneydoğu köşesinde yer alan ve bir rampa ile çıkılan Hünkar Kasrı bu uygulamanın ilk örneğidir. burası bugün Halı Müzesi olarak kullanılmaktadır. Caminin bodrumunda da Kilim ve Düz Yaygılar Müzesi açılmıştır.<br /><br />Sultan I. Ahmed ile oğullarının ve annesinin türbesi burada bulunmaktadır.<br /><br /><strong>EYÜP SULTAN CAMİİ</strong><br /><br /> <br />Eyüp Sultan Camii, İstanbul'da Haliç'in kuzey ucunda Eyüp semtinde bulunmaktadır. İslamiyet'i ilk kabul edenlerden ve Arapların İstanbul'u kuşatması sırasında şehit olan Hz. Eyyubu El-Ensari'nin gömüldüğü yerdedir. Fatih Sultan Mehmed'in emri ile buraya bir türbe, yanına da bir cami yapıldı. 1458 yılında yapılan ilk cami yıkılmış, bugünkü caminin ilk örneği olan yapı Sultan Üçüncü Selim zamanında 1798-1800 yıllarında Uzun Hüseyin Efendi tarafından yaptırılmıştı. Cami son defa Sultan İkinci Mahmud zamanında tamir ettirildi. 1822 yılında deniz tarafına rastlayan minareye yıldırım düşünce, minarelerin üst şerefelerine kadar olan kısmı yeniden yaptırıldı. Cami, planı bakımından sekiz payeli camiler grubuna girer.<br /><br />Eyüp Sultan Camii'nin çevre duvarı içinde yer alan Hz.Eyyubu El Ensari'ye ait türbe 1458 yılında yaptırıldı. Sultan Birinci Ahmed ve Sultan İkinci Mahmud dönemlerinde tamir gören türbe 16.yy'dan itibaren çinilerle süslendi. Türbedeki gümüş şebeke ve şamdanlar son devirlere ait olmakla beraber sandukanın ayak ucundaki kuyunun kabrin keşfi sırasında bulunan pınar olduğu ileri sürülür. Eyüp Sultan Türbesi yüz yıllar boyu İslam âleminin ziyaret yeri olmuştur<br /><br /><strong>AHIRKAPI DENİZ FENERİ</strong><br /> <br />1755 yılında III. Osman tarafından yaptırılmıştır. İstanbul Boğazı'nın Marmara'ya bakan kısmının batı kıyısındadır. Beyaz kule şeklinde olan fener İstanbul'u çeviren surların burçlarından birisinin üzerine oturtulmuştur. Denizden yüksekliği 40 metredir. Her 6 saniyede bir yanıp sönerek gece karanlığında denizcilerin yön bulmalarına ve gemilerin karaya oturmamalarına yardımcı olur. Bu fener önemli bir deniz kazasından sonra yaptırılmıştır. Bu deniz kazası 1755 yılında Mısır'a gitmekte olan Hacı Kaptan emrindeki bir kalyon fırtınaya tutularak gece vakti Kumkapı' da karaya oturur. Olayı öğrenen Padişah III. Osman ve Sadrazam Sait Paşa derhal Kumkapı' ya giderek kalyon ve denizcilerin kurtarılmasında hazır bulunur. Kurtarılan gemicilerden birisi padişaha şöyle der:<br /><br />- Eğer burada ve surlar üzerinde bir fener yapılırsa, uzağa gidip gelen gemiler ışığı görünce yollarını bulurlar. <br /><br />Bunun üzerine III. Osman bir fener yapılmasını emreder ve Kaptan-ı Derya Süleyman Paşa da Ahırkapı Feneri'ni yaptırır.<br /><br /><strong>ANADOLU HİSARI</strong><br /><br />1391 yılında Yıldırım Bayezid tarafından İstanbul Boğazı'nın en dar yerinde yaptırılmış surlardır. İstanbul Boğazı'nı ele geçirmek ve Rumeli yakınlarında yapılabilecek bir savaşta orduyu karşı kıyıya güvenli bir şekilde geçirmek için yapılmıştır. <br /><br />Dış taraftaki kale, sur durumundadır. Doğu-batı çapı 65 m., kuzey-güney çapı 80 m. olup, surların kalınlığı 2-5 m. arasındadır.<br /><br />Surların üzerinde mangallar vardır. Hisarı korumak için surun üzerine silindir şeklinde üç kule yapılmıştır</p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/126-tc-inkilap-tarihi-ve-ataturkculuk.html">Kpss Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarihi-videolar.html" title="Tarihi Videolar">Tarihi Videolar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarihi-resimler.html" title="Tarihi Resimler">Resimlerlerle Tarih<br /> </a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/turk-bayraklari/thumbs/phoca_thumb_s_uygur-devleti.png" border="0" alt="Türk Bayrakları" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/2-turk-bayraklari.html">Türk Bayrakları</a> <span class="small">(35)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/3-tarihi-resimler.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/tarihi-resimler/thumbs/phoca_thumb_s_osmanli_arma.jpg" border="0" alt="Tarihi Resimler" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/3-tarihi-resimler.html">Tarihi Resimler</a> <span class="small">(74)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/5-istiklal-gazetesi.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/istiklal-gazetesi/thumbs/phoca_thumb_s_istiklal-gazetesi29.jpg" border="0" alt="İstiklal Gazetesi" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/5-istiklal-gazetesi.html">İstiklal Gazetesi</a> <span class="small">(53)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/ataturk/thumbs/phoca_thumb_s_67ata.jpg" border="0" alt="Atatürk Resimleri" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/1-ataturk-resimleri.html">Atatürk Resimleri</a> <span class="small">(105)</span></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/4-cografi-resimler.html"><img src="http://aygunhoca.com/../images/phocagallery/cografi-resimler/thumbs/phoca_thumb_s_logo3.jpg" border="0" alt="Coğrafi Resimler" style="border: 0pt none;" /></a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../sosyal-bilimler-resim-galerisi/category/4-cografi-resimler.html">Coğrafi Resimler</a></p>Eisenhower Doktrini2010-07-17T21:41:13Z2010-07-17T21:41:13Zhttp://aygunhoca.com/tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/1591-eisenhower-doktrini.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><strong>Eisenhower Doktrini</strong></p>
<p>Başkan Eisenhower, 5 Ocak 1957 de Kongreye gönderdiği ve Eisenhower Doktrini adını alan mesajda bütün bu hususları açıkladıktan sonra, Kongre’den şu hususlarda kendisine yetki verilmesini istiyordu.</p>
<p><em> </em><em>1) Bağımsızlığını korumak için ekonomik kalkınma çabası içine giren Orta Doğu ülkelerine ekonomik yardım yapmak.<br /> 2) Bunlardan isteyen ülkelere askeri yardım yapmak.<br /> 3) Bu ülkelerin istemeleri şartı ile “milletler arası komünizmin kontrolu altında bulunan bir ülkeden gelecek açık silahla saldırılar karşısında”, Amerikan silahlı kuvvetlerinin kullanılması. </em> <br /> Bu amaçlarla Başkan Eisenhower, Kongreden, üç yıl süre ile, her yıl 200 milyon Dolar harcama yetkisi istemekteydi. <br /> Eisenhower Doktrini iki bakımdan Amerikan dış politikası için mühim bir gelişmeyi ifade etmekteydi. Birincisi, Amerika’nın orta doğu ile bağlantı alanını bir hayli genişletmesidir. Her ne kadar Amerika Orta Doğu ile ilgisini ilk defa Truman Doktrini ile göstermiş ise de, Truman Doktrini sadece Türkiye ve Yunanistan’a ve yine sadece askeri yardım yapılmasını öngörmekteydi. Halbuki Eisenhower Doktrini, bütün bir Orta Doğu bölgesini içine alıyor ve Amerikan askerinin kullanılması sureti ile bölgedeki ülkelerin komünizme karşı savunulmasını da üzerine alıyordu. <br /> Eisenhower Doktrini karşısında Orta Doğu ikiye ayrılmıştır. Bu doktrini kabul ettiğini ilk ilan eden, 6 Ocak’ta Lübnan’a olmuştur. Lübnan bu hareketi ile şimdiye kadar takip ettiği tarafsızlık politikasını terk etmiş oluyordu. Lübnan’ın arkasından Pakistan, Irak, Türkiye ve Yunanistan Eisenhower Doktrini kabul ettiklerini açıkladılar. Bunlardan sonra Afganistan, Libya, Tunus ve Fas en sonunda İsrail bu Doktrini kabul ettiklerini bildirdiler. <br /> Buna karşılık, ilk şiddetli tepki Mısır’dan geldi. Arkasından Suriye bu tepkiye katıldı. Bu iki devleti ise Ürdün ve Suudi Arabistan takip etti ise de birkaç hafta sonrada Suudi Arabistan tutumunu değiştirerek, Eisenhower Doktrini “iyi ve müsbet” bulduğunu bildirdi. Çünkü Suudi Arabistan, İsrail konusunda bu devletlerle beraber gitmeye hazırdı; lâkin Sovyetler konusunda bu devletlerle bir adım bile atmamaya kararlı idi. <br /> Tabiat ile Sovyetlerde büyük tepki gösterdiler. 7 Ocak’ta yayınladıkları resmi bildiride, Eisenhower Doktrini, “Orta Doğu ülkelerini esaret altına alma amacını günden bir tedbir”, “Amerikan tekelci kapitalizminin militarist çevrelerinin Orta Doğu işlerine kaba bir mücadelesi” olarak nitelemişlerdir. Bunun arkasından 11 Şubatta Amerika, İngiltere ve Fransa’ya verdikleri notlarda, Orta Doğu için bir barış planı ortaya attılar. Buna göre, bölgede ittifak blokları kurulmayacak, yabancı askerler geri çekilecek, yabancı üsler tasfiye edilecek ve bölgenin içişlerine karışılmayacaktı. Bölge ülkelerine silah satılmayacaktı.<br /> Sovyetlere verilen cevapta, bu plan reddedildiği gibi bölgeyi silahlandıran ilk devletin kendisi olduğu ve içişlerine karışmadan söz eden Sovyetlerin önce Macaristan’dan elini çekmesi gerektiği bildirildi.</p>
<p><em>alıntı</em></p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/1007-8-sinif-tc-inklap-tarihi-ders-kitabi-notlari.html">8. Sınıf Tc İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Kitabı Özet Notlar</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/86-1-dunya-savasi-haritalari.html">1.Dünya Savaşı Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/87-2dunya-savasi-haritalari.html">2.Dünya Savası Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/100-osmanli-imparatorlugu-haritalari.html">Osmanlı imparatorluğu Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/97-kurtulus-savasi-haritalari.html">Kurtuluş Savaşı haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular.html">Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Konuları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/920-kurtulus-savasi-genel-hatlariyla-ozet.html">Kurtuluş Savaşı Genel Hatlarıyla Özet</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/55-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-sorular.html">Tc inkılap Tarihi ve</a><a href="http://aygunhoca.com/tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/869-ataturkun-kronolojik-hayati.html">Atatürk'ün Kronolojik Hayatı</a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/55-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-sorular.html"> Atatürkçülük Sorular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/ataturk-kosesi/117-ataturk-videolari.html">Atatürk Videoları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/126-tc-inkilap-tarihi-ve-ataturkculuk.html">Kpss Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarihi-videolar.html" title="Tarihi Videolar">Tarihi Videolar</a></p>
<p><br /><br /></p><p><strong>Eisenhower Doktrini</strong></p>
<p>Başkan Eisenhower, 5 Ocak 1957 de Kongreye gönderdiği ve Eisenhower Doktrini adını alan mesajda bütün bu hususları açıkladıktan sonra, Kongre’den şu hususlarda kendisine yetki verilmesini istiyordu.</p>
<p><em> </em><em>1) Bağımsızlığını korumak için ekonomik kalkınma çabası içine giren Orta Doğu ülkelerine ekonomik yardım yapmak.<br /> 2) Bunlardan isteyen ülkelere askeri yardım yapmak.<br /> 3) Bu ülkelerin istemeleri şartı ile “milletler arası komünizmin kontrolu altında bulunan bir ülkeden gelecek açık silahla saldırılar karşısında”, Amerikan silahlı kuvvetlerinin kullanılması. </em> <br /> Bu amaçlarla Başkan Eisenhower, Kongreden, üç yıl süre ile, her yıl 200 milyon Dolar harcama yetkisi istemekteydi. <br /> Eisenhower Doktrini iki bakımdan Amerikan dış politikası için mühim bir gelişmeyi ifade etmekteydi. Birincisi, Amerika’nın orta doğu ile bağlantı alanını bir hayli genişletmesidir. Her ne kadar Amerika Orta Doğu ile ilgisini ilk defa Truman Doktrini ile göstermiş ise de, Truman Doktrini sadece Türkiye ve Yunanistan’a ve yine sadece askeri yardım yapılmasını öngörmekteydi. Halbuki Eisenhower Doktrini, bütün bir Orta Doğu bölgesini içine alıyor ve Amerikan askerinin kullanılması sureti ile bölgedeki ülkelerin komünizme karşı savunulmasını da üzerine alıyordu. <br /> Eisenhower Doktrini karşısında Orta Doğu ikiye ayrılmıştır. Bu doktrini kabul ettiğini ilk ilan eden, 6 Ocak’ta Lübnan’a olmuştur. Lübnan bu hareketi ile şimdiye kadar takip ettiği tarafsızlık politikasını terk etmiş oluyordu. Lübnan’ın arkasından Pakistan, Irak, Türkiye ve Yunanistan Eisenhower Doktrini kabul ettiklerini açıkladılar. Bunlardan sonra Afganistan, Libya, Tunus ve Fas en sonunda İsrail bu Doktrini kabul ettiklerini bildirdiler. <br /> Buna karşılık, ilk şiddetli tepki Mısır’dan geldi. Arkasından Suriye bu tepkiye katıldı. Bu iki devleti ise Ürdün ve Suudi Arabistan takip etti ise de birkaç hafta sonrada Suudi Arabistan tutumunu değiştirerek, Eisenhower Doktrini “iyi ve müsbet” bulduğunu bildirdi. Çünkü Suudi Arabistan, İsrail konusunda bu devletlerle beraber gitmeye hazırdı; lâkin Sovyetler konusunda bu devletlerle bir adım bile atmamaya kararlı idi. <br /> Tabiat ile Sovyetlerde büyük tepki gösterdiler. 7 Ocak’ta yayınladıkları resmi bildiride, Eisenhower Doktrini, “Orta Doğu ülkelerini esaret altına alma amacını günden bir tedbir”, “Amerikan tekelci kapitalizminin militarist çevrelerinin Orta Doğu işlerine kaba bir mücadelesi” olarak nitelemişlerdir. Bunun arkasından 11 Şubatta Amerika, İngiltere ve Fransa’ya verdikleri notlarda, Orta Doğu için bir barış planı ortaya attılar. Buna göre, bölgede ittifak blokları kurulmayacak, yabancı askerler geri çekilecek, yabancı üsler tasfiye edilecek ve bölgenin içişlerine karışılmayacaktı. Bölge ülkelerine silah satılmayacaktı.<br /> Sovyetlere verilen cevapta, bu plan reddedildiği gibi bölgeyi silahlandıran ilk devletin kendisi olduğu ve içişlerine karışmadan söz eden Sovyetlerin önce Macaristan’dan elini çekmesi gerektiği bildirildi.</p>
<p><em>alıntı</em></p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/1007-8-sinif-tc-inklap-tarihi-ders-kitabi-notlari.html">8. Sınıf Tc İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Kitabı Özet Notlar</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/86-1-dunya-savasi-haritalari.html">1.Dünya Savaşı Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/87-2dunya-savasi-haritalari.html">2.Dünya Savası Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/100-osmanli-imparatorlugu-haritalari.html">Osmanlı imparatorluğu Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/97-kurtulus-savasi-haritalari.html">Kurtuluş Savaşı haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular.html">Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Konuları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/920-kurtulus-savasi-genel-hatlariyla-ozet.html">Kurtuluş Savaşı Genel Hatlarıyla Özet</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/55-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-sorular.html">Tc inkılap Tarihi ve</a><a href="http://aygunhoca.com/tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/869-ataturkun-kronolojik-hayati.html">Atatürk'ün Kronolojik Hayatı</a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/55-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-sorular.html"> Atatürkçülük Sorular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/ataturk-kosesi/117-ataturk-videolari.html">Atatürk Videoları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/126-tc-inkilap-tarihi-ve-ataturkculuk.html">Kpss Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarihi-videolar.html" title="Tarihi Videolar">Tarihi Videolar</a></p>
<p><br /><br /></p>Türkiye'de İklim Tipleri2010-08-03T20:50:56Z2010-08-03T20:50:56Zhttp://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular/1600-turkiyede-iklim-tipleri.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><strong>TÜRKİYE'NİN İKLİMİ</strong><br />Yurdumuz kuzey yarım küredeki ılıman iklim kuşağındadır. genelde dört mevsim vardır. Ancak denizlerin ve dağların etkisiyle iklim her yörede aynı geçmez.<br />Türkiye'de başlıca üç iklim tipi görülür<br /><strong></strong></p>
<p><strong>1-AKDENİZ-İKLİMİ</strong><br />Yazları Sıcak ve kurak, kışları ılık ve bol yağışlıdır. en çok yağış kış mevsiminde görülür. Doğal Bitki örtüsü makiler ve çam ormanlarıdır. Makiler her mevsim yeşil kalan bodur bitkileridir. Keçiboynuzu, mersin, böğürtlen, delice, bodur meşe, defne, bodur ardıç... gibi çeşitleri vardır. Yurdumuzun Güney Marmara, Kıyı Ege ve Akdeniz bölgelerinde bu iklim hüküm sürer.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>2-KARADENİZ-İKLİMİ</strong><br />Her mevsimi yağışlı ılıman bir iklimdir. Yazları serin, kışları ılık geçer. En çok yağmurlar sonbaharda yağar. Doğu Karadeniz bölümü ülkenin en yağmurlu yöresidir. Yurdumuzun en ormanlık alanı bu bölgedir.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>3-KARASAL-İKLİMİ(Karasal-İklim)</strong><br />Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve Kar yağışlıdır. Yağmurlar en çok ilkbaharda yağar. İç Anadolu'da, az yağışlı, kışları soğuk yazları sıcak bir kara iklimi vardır. Buralarda ilkbaharlar çok güzel olur. <br />Doğu Anadolu'daki kara ikliminde kışlar çok sert ve uzun geçer. yurdumuzun en soğuk yöresi Erzurum-Kars civarıdır. Kışın ısı eksi 45-47 derece olur. 7-8 Ay kış yaşanır.<br />Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ise yazları çok sıcak geçen bir kara iklimi vardır. Yağışları çok azdır. Urfa, Mardin, Diyarbakır yöresinde yazın Sıcaklığın 45 dereceye çıktığı olur. kara ikliminde yağışlar az olduğundan Toprak bozkır durumundadır. Bahar yağmurlarıyla yeşeren yamaçlarda renk renk çiçekler açar. Bodur yeşillikler görülür. Yaz kuraklığında hepsi kurur. Ağaçlar daha çok akarsu boylarındadır.</p>
<p><strong>Türkiye’de-yıllık-ortalama-Sıcaklık-dağılışına-baktığımızda;</strong><br />En-sıcak-Yerler<br />YAZ → G.D. ANADOLU (Nedeni; nem farklılığı)<br />KIŞ → AKDENİZ’DİR.<br />En Soğuk Yerler: YAZ-KIŞ K.D.ANADOLU’DUR. (Erzurum, Kars, Ağrı) <br />En-fazla-Sıcaklık-Farkı: K.D.ANADOLU (30°C)<br />En Az ise<br />D.KARADENİZ’dir. (15°c) Ortalama Sıcaklık Dağılışı<br />Kıyılar-iç<br />kesimlere göre daha sıcaktır. Kıyılarda sıcaklığın dağılışı <br />Enleme-göre<br />güneyden-kuzeye-doğru-azalır)-paralellik-gösterir<br /> <br />İç kesimlerde ise sıcaklık yükseltiye göre (batıdan doğuya doru azalır) paralellik gösterir.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>Sıcaklık-Dağılışı</strong><br />Kışın iç ve doğu kesimler kuzeyden gelen Hava kütlelerinin etkisiyle çok soğur. Akdeniz bölgesi ise enlem faktörü sayesinde daha sıcaktır. Kuzey kıyılara gidildikçe bu sıcaklık azalır ama D.Karadeniz’de föhn rüzgârlarının etkisi ve Gürcistan’daki Kafkas dağlarının Sibirya’dan gelen soğuk<br />havayı-engellemesiyle-kış-Sıcaklığı-Marmara’dan-daha-yüksektir<br /> <br /><strong>Yaz Sıcaklık Dağılışı:</strong> Yazın Güneydoğu Anadolu enlemin etkisinin yanı sıra Afrika’dan gelen çöl rüzgarlarıyla kavrulur. Yüksekliğin etkisiyle Kuzeydoğu Anadolu yazın en serin yerdir. Kıyı kesimlerde de yazın nemlilik sayesinde aşırı sıcaklar olmaz. <br />Türkiye’de Don Olayları ve Önemi: Don olayları da kıyıdan iç kesimlere ve batıdan doğuya gidildikçe artar. Bu olayı tarım yerleşme ve ulaşım gibi etkinlikleri çok etkiler. Özellikle mevsim normali dışındaki donlar ve dona alışkın olmayan Akdeniz bölgesi tarım ürünleri büyük zarar görür. Yollarda kazalara ve trenlerin raydan çıkmasına neden olur. Kışın görülen donlar bahar aylarındaki kadar zararlı olmaz. Çünkü karla kaplı tarım alanları dondan korunmuş olur.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>Türkiye’de Yağış Çeşitleri ve Önemi</strong><br /><strong>YAĞMUR</strong><br />İkiye ayrılır. Küçük taneli ve yavaş yağana ÇİSELİ, iri taneli ve hızlı yağana SAĞANAK yağış denir. Çiseli yağmur daha zararsızdır. Ancak sağanak yağışlarla toprak fazla yağışı hemen ememez ve sellere, dolayısıyla Erozyona neden olur. Tarımsal alanların, hidroelektrik santrallerinin Su ihtiyacı, kurak bölgelerin içme ve sulama suyu, meraların yeşerebilmesi (hayvancılık açısından) yağmurların etkisiyle olur. Buda insan hayatı için çok önemlidir.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>KAR</strong><br />Kar aşırı yağmadıkça tarımsal ürünlere zarar vermez hatta onları dondan korur. Yavaş yavaş eriyerek erozyona sebep olmaz, toprağın su ihtiyacını karşılar yeraltı sularını besler. Ancak aşırı olanı ulaşımı etkiler. Karın yerde kalma süresi B ’dan D ’ya doğru artar.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>DOLU</strong><br />Zararlı etkileri fazla olan bir yağış çeşididir. Yere düşünce çabuk erir ve Seller yol açar, tarım ürünlerine ve hatta eşyalara zarar verir<br />SİS:<br />Kara-Kıyı-Yamaç(orografik)-ve-cephe-sisleri-gibi-çeşitleri-vardır.<br />Görüş mesafesi 1 km’den az olduğunda meteorolojik anlamda o Gün sisli gün sayılır. En fazla sisli gün-sayısı-İç-Anadolu’dadır.-Akdeniz-kıyı-kesiminde-ise-sis-neredeyse-hiç-görülmez.Ulaşımı olumsuz-etkiler.<br /><strong>Türkiye’de-Yağışın-Dağılışı</strong><br /><br />Türkiye’de genel olarak kıyı kesimler ve yüksek dağ yamaçları bol yağışlı denize<br />kapalı-iç-kesimler-ve-çukur-yerler-az-yağışlıdır.</p>
<p><img src="http://aygunhoca.com/images/harita2/yagis-dagilisi-har.JPG" border="0" alt="Türkiye Yağışın Dağılışı Haritası" width="665" height="341" /></p>
<p><strong>Türkiye Yağışın Dağılışı Haritası</strong></p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular/1320-6-sosyalbilgiler-ders-notlari-sbs-tum-konular.html" style="color: #309cbf;">6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Notları SBS Hazırlık Tüm Konular</a></p>
<p><a href="http://www.aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular/1156-cizik-olcekle-gercek-uzaklgi-bulma.html">Çizik Ölçek Yardımıyla Gerçek Uzaklığı Bulma</a></p>
<p><a href="http://www.aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular/1171-fiziki-haritalarda-renklendirme-yontemi.html">Fiziki Haritalarda Renklendirme Yöntemi</a></p>
<p><a href="http://www.aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular/1006-6-sinif-sosyal-bilgiler-ders-notlari.html">6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Notları</a></p>
<p><a href="http://www.aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular/864-turklerin-ilk-yurdu-turk-gocleri-kavimler-gocu.html">Türklerin ilk yurdu ve Türk Göçleri Kavimler Göçü</a></p>
<p><a href="http://www.aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular/1172-parelel-meridyenler.html">Paraleller ve Meridyenler</a></p>
<p><a class="category" href="http://www.aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/49-6-snf-sosyal-bilgiler-sorular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Soruları</a></p>
<p><a class="category" href="http://www.aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/138-6-sinif-sosyal-bilgiler-performans-odevleri.html">6. Sınıf Sosyal Bilgiler Performans Ödevleri</a></p>
<p><a class="category" href="http://www.aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a href="http://www.aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi.html" title="ülkeler Ansiklopedisi">Ülkeler Ansiklopedisi</a></p>
<p><a href="http://www.aygunhoca.com/tarih-haritalari.html" title="Tarih Haritaları">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a href="http://www.aygunhoca.com/cografi-haritalar.html" title="Coğrafya Haritaları">Coğrafya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://www.aygunhoca.com/flash-oyunlar.html" title="Eğitici Flash Oyunlar">Eğitici Flash Oyunlar</a></p><p><strong>TÜRKİYE'NİN İKLİMİ</strong><br />Yurdumuz kuzey yarım küredeki ılıman iklim kuşağındadır. genelde dört mevsim vardır. Ancak denizlerin ve dağların etkisiyle iklim her yörede aynı geçmez.<br />Türkiye'de başlıca üç iklim tipi görülür<br /><strong></strong></p>
<p><strong>1-AKDENİZ-İKLİMİ</strong><br />Yazları Sıcak ve kurak, kışları ılık ve bol yağışlıdır. en çok yağış kış mevsiminde görülür. Doğal Bitki örtüsü makiler ve çam ormanlarıdır. Makiler her mevsim yeşil kalan bodur bitkileridir. Keçiboynuzu, mersin, böğürtlen, delice, bodur meşe, defne, bodur ardıç... gibi çeşitleri vardır. Yurdumuzun Güney Marmara, Kıyı Ege ve Akdeniz bölgelerinde bu iklim hüküm sürer.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>2-KARADENİZ-İKLİMİ</strong><br />Her mevsimi yağışlı ılıman bir iklimdir. Yazları serin, kışları ılık geçer. En çok yağmurlar sonbaharda yağar. Doğu Karadeniz bölümü ülkenin en yağmurlu yöresidir. Yurdumuzun en ormanlık alanı bu bölgedir.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>3-KARASAL-İKLİMİ(Karasal-İklim)</strong><br />Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve Kar yağışlıdır. Yağmurlar en çok ilkbaharda yağar. İç Anadolu'da, az yağışlı, kışları soğuk yazları sıcak bir kara iklimi vardır. Buralarda ilkbaharlar çok güzel olur. <br />Doğu Anadolu'daki kara ikliminde kışlar çok sert ve uzun geçer. yurdumuzun en soğuk yöresi Erzurum-Kars civarıdır. Kışın ısı eksi 45-47 derece olur. 7-8 Ay kış yaşanır.<br />Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ise yazları çok sıcak geçen bir kara iklimi vardır. Yağışları çok azdır. Urfa, Mardin, Diyarbakır yöresinde yazın Sıcaklığın 45 dereceye çıktığı olur. kara ikliminde yağışlar az olduğundan Toprak bozkır durumundadır. Bahar yağmurlarıyla yeşeren yamaçlarda renk renk çiçekler açar. Bodur yeşillikler görülür. Yaz kuraklığında hepsi kurur. Ağaçlar daha çok akarsu boylarındadır.</p>
<p><strong>Türkiye’de-yıllık-ortalama-Sıcaklık-dağılışına-baktığımızda;</strong><br />En-sıcak-Yerler<br />YAZ → G.D. ANADOLU (Nedeni; nem farklılığı)<br />KIŞ → AKDENİZ’DİR.<br />En Soğuk Yerler: YAZ-KIŞ K.D.ANADOLU’DUR. (Erzurum, Kars, Ağrı) <br />En-fazla-Sıcaklık-Farkı: K.D.ANADOLU (30°C)<br />En Az ise<br />D.KARADENİZ’dir. (15°c) Ortalama Sıcaklık Dağılışı<br />Kıyılar-iç<br />kesimlere göre daha sıcaktır. Kıyılarda sıcaklığın dağılışı <br />Enleme-göre<br />güneyden-kuzeye-doğru-azalır)-paralellik-gösterir<br /> <br />İç kesimlerde ise sıcaklık yükseltiye göre (batıdan doğuya doru azalır) paralellik gösterir.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>Sıcaklık-Dağılışı</strong><br />Kışın iç ve doğu kesimler kuzeyden gelen Hava kütlelerinin etkisiyle çok soğur. Akdeniz bölgesi ise enlem faktörü sayesinde daha sıcaktır. Kuzey kıyılara gidildikçe bu sıcaklık azalır ama D.Karadeniz’de föhn rüzgârlarının etkisi ve Gürcistan’daki Kafkas dağlarının Sibirya’dan gelen soğuk<br />havayı-engellemesiyle-kış-Sıcaklığı-Marmara’dan-daha-yüksektir<br /> <br /><strong>Yaz Sıcaklık Dağılışı:</strong> Yazın Güneydoğu Anadolu enlemin etkisinin yanı sıra Afrika’dan gelen çöl rüzgarlarıyla kavrulur. Yüksekliğin etkisiyle Kuzeydoğu Anadolu yazın en serin yerdir. Kıyı kesimlerde de yazın nemlilik sayesinde aşırı sıcaklar olmaz. <br />Türkiye’de Don Olayları ve Önemi: Don olayları da kıyıdan iç kesimlere ve batıdan doğuya gidildikçe artar. Bu olayı tarım yerleşme ve ulaşım gibi etkinlikleri çok etkiler. Özellikle mevsim normali dışındaki donlar ve dona alışkın olmayan Akdeniz bölgesi tarım ürünleri büyük zarar görür. Yollarda kazalara ve trenlerin raydan çıkmasına neden olur. Kışın görülen donlar bahar aylarındaki kadar zararlı olmaz. Çünkü karla kaplı tarım alanları dondan korunmuş olur.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>Türkiye’de Yağış Çeşitleri ve Önemi</strong><br /><strong>YAĞMUR</strong><br />İkiye ayrılır. Küçük taneli ve yavaş yağana ÇİSELİ, iri taneli ve hızlı yağana SAĞANAK yağış denir. Çiseli yağmur daha zararsızdır. Ancak sağanak yağışlarla toprak fazla yağışı hemen ememez ve sellere, dolayısıyla Erozyona neden olur. Tarımsal alanların, hidroelektrik santrallerinin Su ihtiyacı, kurak bölgelerin içme ve sulama suyu, meraların yeşerebilmesi (hayvancılık açısından) yağmurların etkisiyle olur. Buda insan hayatı için çok önemlidir.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>KAR</strong><br />Kar aşırı yağmadıkça tarımsal ürünlere zarar vermez hatta onları dondan korur. Yavaş yavaş eriyerek erozyona sebep olmaz, toprağın su ihtiyacını karşılar yeraltı sularını besler. Ancak aşırı olanı ulaşımı etkiler. Karın yerde kalma süresi B ’dan D ’ya doğru artar.<br /><strong></strong></p>
<p><strong>DOLU</strong><br />Zararlı etkileri fazla olan bir yağış çeşididir. Yere düşünce çabuk erir ve Seller yol açar, tarım ürünlerine ve hatta eşyalara zarar verir<br />SİS:<br />Kara-Kıyı-Yamaç(orografik)-ve-cephe-sisleri-gibi-çeşitleri-vardır.<br />Görüş mesafesi 1 km’den az olduğunda meteorolojik anlamda o Gün sisli gün sayılır. En fazla sisli gün-sayısı-İç-Anadolu’dadır.-Akdeniz-kıyı-kesiminde-ise-sis-neredeyse-hiç-görülmez.Ulaşımı olumsuz-etkiler.<br /><strong>Türkiye’de-Yağışın-Dağılışı</strong><br /><br />Türkiye’de genel olarak kıyı kesimler ve yüksek dağ yamaçları bol yağışlı denize<br />kapalı-iç-kesimler-ve-çukur-yerler-az-yağışlıdır.</p>
<p><img src="http://aygunhoca.com/images/harita2/yagis-dagilisi-har.JPG" border="0" alt="Türkiye Yağışın Dağılışı Haritası" width="665" height="341" /></p>
<p><strong>Türkiye Yağışın Dağılışı Haritası</strong></p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular/1320-6-sosyalbilgiler-ders-notlari-sbs-tum-konular.html" style="color: #309cbf;">6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Notları SBS Hazırlık Tüm Konular</a></p>
<p><a href="http://www.aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular/1156-cizik-olcekle-gercek-uzaklgi-bulma.html">Çizik Ölçek Yardımıyla Gerçek Uzaklığı Bulma</a></p>
<p><a href="http://www.aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular/1171-fiziki-haritalarda-renklendirme-yontemi.html">Fiziki Haritalarda Renklendirme Yöntemi</a></p>
<p><a href="http://www.aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular/1006-6-sinif-sosyal-bilgiler-ders-notlari.html">6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Notları</a></p>
<p><a href="http://www.aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular/864-turklerin-ilk-yurdu-turk-gocleri-kavimler-gocu.html">Türklerin ilk yurdu ve Türk Göçleri Kavimler Göçü</a></p>
<p><a href="http://www.aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/48-6-snf-sosyal-bilgiler-konular/1172-parelel-meridyenler.html">Paraleller ve Meridyenler</a></p>
<p><a class="category" href="http://www.aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/49-6-snf-sosyal-bilgiler-sorular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Soruları</a></p>
<p><a class="category" href="http://www.aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/138-6-sinif-sosyal-bilgiler-performans-odevleri.html">6. Sınıf Sosyal Bilgiler Performans Ödevleri</a></p>
<p><a class="category" href="http://www.aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/51-7-snf-sosyal-bilgiler-konular.html">7.Sınıf Sosyal Bilgiler Konuları</a></p>
<p><a href="http://www.aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi.html" title="ülkeler Ansiklopedisi">Ülkeler Ansiklopedisi</a></p>
<p><a href="http://www.aygunhoca.com/tarih-haritalari.html" title="Tarih Haritaları">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a href="http://www.aygunhoca.com/cografi-haritalar.html" title="Coğrafya Haritaları">Coğrafya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://www.aygunhoca.com/flash-oyunlar.html" title="Eğitici Flash Oyunlar">Eğitici Flash Oyunlar</a></p>İngiltere Genel Bilgiler ve Özellikleri2010-08-04T23:39:49Z2010-08-04T23:39:49Zhttp://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi/67-avrupa-ktas/1604-ingiltere-genel-bilgiler-ozellikleri.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><strong>İngiltere Bayrağı </strong> <strong>İngiltere Haritası</strong></p>
<p><img src="http://aygunhoca.com/images/ulkeler-ansiklopedisi/ingiltere.png" border="0" alt="İngiltere Bayrağı" width="250" height="200" /> <img src="http://aygunhoca.com/images/ulkeler-ansiklopedisi/ingiltere (2).jpg" border="0" alt="İngiltere Haritası" width="250" height="200" /></p>
<p><img src="http://aygunhoca.com/images/ulkeler-ansiklopedisi/ingiltere (2).png" border="0" alt="İngiltere'nin Dünya Haritasındaki Yeri Haritası" width="250" height="200" /> <img src="http://aygunhoca.com/images/ulkeler-ansiklopedisi/ingiltere (3).jpg" border="0" alt="İngiltere Meydanı Times Nehri" width="250" height="200" /></p>
<p><img src="http://aygunhoca.com/images/ulkeler-ansiklopedisi/ingiltere.jpg" border="0" alt="Westminster Sarayı" width="500" height="250" /></p>
<p><strong>Westminster Sarayı </strong> <em>( Resimleri Büyütmek İçin Üzerine Tıklayınız )</em></p>
<p><strong>İngiltere Genel Bilgiler ve Özellikleri</strong></p>
<p>İngiltere (İngilizce: England), Birleşik Krallığı meydana getiren dört devletten en büyük ve merkezi olanı. Avrupa'nın batısında, Büyük Britanya adasında bulunur.<br /><br />İngiltere adı, 5. yüzyıl'da Saksonlar'la birlikte adayı istila eden Cermen halkı Anglus'lardan (İngilizce: kaynaklanır. Angleland (Anglus Diyarı) olarak kullanılan isim, zamanla England şekline dönüşmüştür.<br /><br />İngiltere adı günümüzde yaygın olarak uluslararası medyada ve zaman zaman da resmi düzeyde Birleşik Krallık yerine kullanılır.<br /><br /><strong>İngiltere'nin coğrafyası </strong><br /><br />İngiltere, Büyük Britanya adasının merkezi ve güney üçte ikisini, ayrıca çevredeki adaları (en büyükleri Wight Adası) kaplar. Kuzeyde İskoçya, Batıda Galler ile komşudur. Britanya takımadalarında kıta Avrupası'na en yakın olan ülkedir: Fransa'dan sadece 52 km uzunluğundaki Manş Denizi ile ayrılır. Manş Tüneli, ülkeyi kıta Avrupası'na bağlar. Fransa-İngiltere sınırı, kanalın tam ortasından geçer.<br /><br />İngiltere'nin iklimi değişken bir yapıya sahiptir ve kışlar yumuşak yazlar serin geçer.Golf stream sıcak su akıntısı iklim üzerinde etkilidir. İngiltere'nin büyük kısmı alçak tepelerle kaplıdır. Ancak kuzeye doğru biraz daha dağlık bir görünüm alır, Pennine Dağları ülkeyi kuzeyden güneye doğru ikiye ayırır. Buna karşın dağlar fazla yükselmez. En yüksek nokta, 978 m. irtifadaki Scafell Pike zirvesidir.[4] Tepelik bölgeyle dağlık bölge arasındaki sınırı Tees-Exe hattının oluşturduğu kabul edilir. Doğuda düz bir bataklık bölge olan the Fens yer alır. Bataklığın büyük kısmı tarım amacıyla kurutulmuştur. İngiltere'nin en büyük kentlerinin hangileri olduğu tartışmalı bir konudur. Sıralama "kent" kelimesinin farklı tanımlanmasıyla değişmektedir, oturdukları şehrin önemini yüksek göstermek isteyenler kendilerine uygun tanımı seçmektedir. Ancak hangi tanım esas alınırsa alınsın, Londra İngiltere'nin en büyük kenti olduğu gibi dünyanın da önemli kentleri arasındadır. Özellikle merkezi ve kuzey İngiltere'deki bazı kentler nüfus ve faaliyetler açısından önem taşır: Manchester, Birmingham, Leeds, Liverpool, Newcastle, Sheffield, Bristol, Coventry, Leicester, Nottingham ve Hull gibi.<br /><br />İngiltere'nin en büyük doğal limanı merkezi güney kıyıda yer alan Poole'dür. Bu limanın, Avusturalya'daki Sydney'den sonra, dünyanın en büyük ikinci doğal limanı olduğu iddia edilir.<br /><strong>Tarih </strong><br /><br />Bu bölümde İngiltere tarihi konu edilmiştir. Birleşik Krallığın tümünün genel tarihi için bkz. Birleşik Krallık tarihi<br /><br />İngiltere'nin bilinen ilk yerlileri Keltlerdir. Romalılar, Batı Avrupayı istila ederken İngiltere'yi de fethedip (MS 1. yy) adaya "Britania" adını verdiler. Roma egemenliğinin dört yüzyıl sürmesine karşın ülke bu durumdan fazla etkilenmedi. 5. yy'dan itibaren Anglus ve Sakson halklarının karışımından oluşmuş Anglosakson akınları, Keltleri kuzeydeki (İskoçya) ve batıdaki (Galler) dağlık yörelere göç etmek zorunda bıraktı. Bu göçler sonrasında İngiltere büyük ölçüde Anglosakson kültürü etkisine girdi.<br /><br />Anglosaksonlar 6 ve 7. yüzyıllarda birbirine rakip küçük krallıklar kurdular. Sekizinci yüzyılda Roma İmparatorluğu ve İrlanda’nın etkisiyle Hıristiyanlığı kabul ettiler. 795’te başlayan İskandinav istilası 11. yüzyılın başına kadar birkaç defa tekrarlandı. Danimarkalı Büyük Knud, Büyük Britanya adasını tamamen fethetti. Anglosakson hanedanından Edward (1042-1066) İngiltere'nin bağımsızlığını sağladı. Onun ölümü üzerine tahta geçen Harold’u tanımayan Normandiya Dükü I. William (Fatih William diye de bilinir), taht üzerinde hak iddia etti ve ülkeye beş yıl süren savaşlar sonucunda egemen oldu. Normandiya kralları ve özellikle ilk Anjou’lu hükümdarlar Fransa’da geniş ve zengin topraklara sahiptiler. İngiltere Krallığı bir süre Avrupa’da Somme Vadisinden Pirene Dağları'na kadar uzanan büyük bir mülkün uzantısı gibi yaşadı. Norman işgalinin önemli bir sonucu, Anglosakson kültürüyle Fransa'dan gelen Norman kültürünün birbirine karışması oldu. İngilizce dili de bu kültür karışımından önemli ölçüde etkilendi.<br /><br />Avrupa ile ilişkiler İngiltere Krallığı ile Fransa Krallığını uzun savaşlara sürükledi. Bunların başlıcası 1337-1453 seneleri arasında süren Yüzyıl Savaşlarıdır.<br /><br />Üçüncü Henry, Galler ülkesinde uç beyliklerinin gelişmesini destekledi ve 1170 yılında İrlanda’da “Pale” sömürgeleri kuruldu. Birinci Edward, Galler ülkesini fethetti. Etkisini İskoçya’ya kabul ettirmeyi denedi. Daha sonra 14 ve 15. yüzyıllarda İngiltere Krallığı birtakım sosyal, dini, siyasi karışıklıklara sahne oldu.<br /><br />Tudor Hanedanı'ndan 7. Henry ve 8. Henry (1458-1541), parlamentoyu kullanarak ülkede düzen ve birliği sağlamlaştırdılar, krallık otoritesinin halkın kabullenmesini sağladılar. 8. Henry kilisede de reform yaptı ve İngiliz deniz gücünü kurdu. 1. Elizabeth (1558-1603) Anglikanizmi İngiltere'nin resmi dini olarak kabul edip Katolik direnişini kırdı; yenilmez İspanyol armadası'nı bozguna uğratarak, İrlanda'yı İngiltere topraklarına kattı. Saltanatı döneminde edebiyat ve sanatta önemli gelişmeler yaşandı.<br /><br />1. Elizabeth’in uzun ve başarılı saltanatında İskoçya’da İngiliz etkisinde farklılık görülmeye başlandı. İngiltere'deki Tudor hanedanıyla, İskoçya'daki Stuart hanedanı arasındaki evlenmeler, iki geleneksel düşmanı birbirine yaklaştırdı. İskoçya Kralı 1. James İngiltere kralı oldu. 1707 yılında iki krallığı birleştiren bir antlaşma imzalandı. Bu tarihten sonra Büyük Britanya tarihi başlar.<br /><br />1642-1651 yılları arasında gerçekleşen İngiltere İç Savaşı sonucunda krallık devrildi. Bunun yerine önce parlamento idaresinde (1649–1653) sonra da Oliver Cromwell iktidarında (1653–1659) kısa süren bir cumhuriyet kuruldu. Cromwell'in ölümünün ardından parlamento iç karışıklıkları önlemek için sürgündeki kral 2. Charles'ı krallığı yeniden kurmak üzere İngiltere'ye davet etti.<br /><br />18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyılda İngiltere, sömürgelerden gelen hammadeleri işleme ve bunlara pazar bulma ihtiyacı sayesinde büyük bir sanayi devleti ve sömürge gücü haline gelen bir ülkeydi. 19. yüzyılın başlarında Avustralya, Kanada, Hindistan, Afrika’daki bazı gelişmemiş, güçsüz; fakat hammedesi bol devletlerle, Antil Adaları ve Hong Kong gibi dünyanın büyük bir kısmına yayılan dev bir sömürge imparatorluğu kurulmuştu. Kraliçe Victoria (1837-1901) zamanında İngiltere dünyanın en büyük gücü durumuna geldi. 1877'de Hindistan sömürgeleştirildi. 1882'de Mısır ele geçirildi.<br /><br />Birleşik Krallık, I. Dünya Savaşı'ndan zaferle çıktı. Savaş sonunda imparatorluğun en geniş sınırlarına ulaşmıştı. Ancak sömürgeler yavaş yavaş elden çıkıyordu. 1922 yılında bir ayaklanmayla İrlanda, Birleşik Krallıktan ayrıldı ve 1949’da İrlanda Cumhûriyeti kuruldu. İrlanda Adasının kuzeydoğusunda kalan kısmı Birleşik Krallığa kaldı. 1936'da Mısır bağımsız oldu. Sudan'da İngiliz-Mısır ortak yönetimi kuruldu.<br /><br />1929-1930 dünya ekonomik buhranı büyük ölçüde İngiltere’yi de etkisi altına aldı. Ülke, 2. Dünya Savaşı'ndan da zaferle çıktıysa da batı dünyasının liderliğini Amerika Birleşik Devletleri'ne bırakmak zorunda kaldı.<br /><br />Hindistan, Pakistan, İrlanda ve Afrika'da birçok sömürge bağımsızlıklarına kavuştu. Savaş sonrası seçimleri İşçi Partisi kazandı. 1951'de Muhafazakârlar yeniden iktidara geldilerse de bazı iç ve dış güçlüklerle karşılaştılar. 1952'de Kraliçe II. Elizabeth tahta çıktı. 1951-1964 arasında iktidarda bulunan, Muhafazakâr Parti (Churchill, Eden, Macmillan, Douglas-Home hükümetleri) sosyal ve ekonomik güçlükleri yenmede başarılı olamadı. İşçi Partisi iktidarı döneminde (1964-1970), sterlin devalüe edildiyse de ekonomik bunalım tam olarak giderilemedi. Kuzey Denizi'nde petrol bulunması ülke ekonomisini bir ölçüde rahatlattı.<br /><br />1979'da iktidara gelen Muhafazakâr Parti lideri Margaret Thatcher yönetimindeki yeni hükümet sıkı para politikası ve ücretlerin dondurulması siyaseti ve enflasyonu yenmeye, ülkeye eski istikrarlı ekonomik gücünü kazandırmaya çalıştı. Ancak İrlanda'daki Katolik tehdiş hareketleri ve içerde yabancılara karşı başlayan düşmanlık Thatcher Hükümeti'ni uğraştıran önemli sorunlar oldu. Thatcher'in 1990 yılının sonlarında istifa etmesi üzerine yerine John Major başbakan oldu.<br /><strong>Siyasi durum </strong><br /><br />İngiltere, Birleşik Krallığı oluşturan 4 ülkeden en geniş ve en kalabalık olandır. 60 milyondan fazla olan Birleşik Krallık nüfusunun %85'i (yaklaşık 50 milyon kişi) İngiltere'de yaşamaktadır.<br /><strong>İktisat </strong><br /><br />Çalışan nüfusun %40'ını sanayi kollarındakiler oluşturur. İngiltere sanayi devrimini Avrupa'da ilk gerçekleştiren ülkedir. Sanayi 18. yüzyıl'ın ikinci yarısında zengin taş kömürü yataklarının işletilmesiyle başlamıştır. Günümüzde taşkömürü üretimi azalmıştır (yılda 122 Mt) ve hepsi iç tüketimde kullanılmaktadır. Enerjinin ancak üçte biri kömürden sağlanmaktadır. Buna karşılık hidrokarbon tüketimi artmıştır. Bunun önemli bir bölümü (53 Mt petrol, 40 milyar doğalgaz) Kuzey Denizi'nden çıkartılmaktadır. Yine de yılda 20 Mt petrol dışalımı yapılmaktadır. Elektrik üretimi 288 milyar KWh'yi bulur ve bunun 37 KWh'si nükleer santrallardan sağlanır. Çelik üretimi, çoğu dışarıdan satın alınan demir cevherinden olmak üzere yılda 20 Mt kadardır. Gemi yapımı ve motorlu taşıt endüstrileri çok gelişmiştir (2 milyona yakın taşıt, bunun %80'i binek otosu). Uçak sanayi ile birlikte daha birçok sanayi dalını bunlara eklemek gerekir (takım tezgahları, tarım ve demiryolu makineleri, elektrikli makineler vb.)<br /><br />En eski endüstri kolu tekstildir. Ancak eski önemini yitirmiş durumdadır. Bununla birlikte dışarıdan alınan pamuk ve hem yerli hem ithal yünle yılda 90.000 ton pamuklu, 185.000 ton yünlü üretilmektedir. Sentetik tekstil üretimi ise 400.000 ton dolayındadır. Kimya endüstrisi tekstile göre daha yeni olmasına karşın büyük bir hızla gelişmiştir. Petrokimya sanayinin (plastik madde, sentetik iplik, kauçuk, vb.) önemi de diğer kimya dallarına (gübre, boya, sabun, vb. üretimi) göre daha fazladır.<br /><br />Endüstrinin yanında tarım ikinci plandadır. Çalışan nüfusun ancak %5'i tarım alanındadır. Gerçekte doğal koşullar da tarıma pek elverişli değildir. Yetiştirilen başlıca ürünler; buğday (5-10 Mt), patates, şeker pancarı, sebze ve meyvedir. Hayvancılık, tarıma göre daha geniş bir yer tutar: 15 milyon baş sığır, 30 milyon baş koyun. Yılda 1 Mt balık tutulmaktadır. Yoğun gübre kullanımına karşın tarım üretimi nüfusu beslemeye yetmemektedir.<br /><br />İngiltere'nin önemli gelir kaynağı eskiden bu yana ticaretti. Sömürgelerden ve geri kalmış ülkelerden alınan hammaddeler işlenerek yine bu ülkelere satıldığından ekonomik zenginlik büyük boyutlara ulaşmıştı. Sömürgeler bağımsızlıklarını kazandıktan sonra bu durum değişmiştir. Bununla birlikte çok uluslu İngiliz şirketleri (British Petroleum, Imperial Chemical Ins. ve Shell gibi) ve büyük bir ticaret filosu ticaret dengesini ülke lehine destekleyici etmenlerdir. Ancak gene de ülke ekonomisi zaman zaman bunalıma düşmekte, bu da toplumsal sorunlara yol açmaktadır. Dolayısıyla İngiltere giderek eski ekonomik gücünü yitirmektedir.<br /><strong>Spor </strong><br /><br />İngiltere futbol'un merkezi olarak adlandırılır.<br /><br />İngiltere, dünya çapında ün yapan futbol ligi FA Premier Lig'in anavatanıdır. İngiltere'nin Avrupa kupalarında başarılı olmuş bazı takımları, Liverpool, Nottingham Forest, Manchester United, Aston Villa, Chelsea, Arsenal, Tottenham Hotspur, Everton, Newcastle United, Leeds United'tır.<br /><br />İngiltere, Dünya Kupası'nı kazanan (1966) ülkeler arasındadır.<br /><br />İngiltere'de her yıl Haziran ayında tenis sporunun en eski turnuvası olan Wimbledon Tenis Turnuvası düzenlenmektedir. Ülke ragbi ve kriket sporlarının da beşiği olarak bilinir.</p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi/67-avrupa-ktas/210-bulgaristan-siyasi-haritasi.html">Bulgaristan Siyasi Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi/67-avrupa-ktas/1024-yunanistan.html">Yunanistan</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi/67-avrupa-ktas/191-avusturya-haritasi.html">Avusturya Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi/67-avrupa-ktas/225-fransa-siyasi-haritasi.html">Fransa Siyasi Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi/67-avrupa-ktas/229-almanya-siyasi-haritasi.html">Almanya Siyasi Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi/67-avrupa-ktas/501-italya-fiziki-haritasi.html">İtalya Fiziki Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi/67-avrupa-ktas/628-ispanya-haritasi.html">İspanya Haritası</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/100-osmanli-imparatorlugu-haritalari.html">Osmanlı imparatorluğu Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/cografi-haritalar.html" title="Coğrya Haritaları">Coğrafya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari.html" title="Tarih Haritaları">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/il-ilce-ve-koylerimiz.html" title="İl İlçe Ve Köylerimiz">İl İlçe ve Köylerimiz</a></p><p><strong>İngiltere Bayrağı </strong> <strong>İngiltere Haritası</strong></p>
<p><img src="http://aygunhoca.com/images/ulkeler-ansiklopedisi/ingiltere.png" border="0" alt="İngiltere Bayrağı" width="250" height="200" /> <img src="http://aygunhoca.com/images/ulkeler-ansiklopedisi/ingiltere (2).jpg" border="0" alt="İngiltere Haritası" width="250" height="200" /></p>
<p><img src="http://aygunhoca.com/images/ulkeler-ansiklopedisi/ingiltere (2).png" border="0" alt="İngiltere'nin Dünya Haritasındaki Yeri Haritası" width="250" height="200" /> <img src="http://aygunhoca.com/images/ulkeler-ansiklopedisi/ingiltere (3).jpg" border="0" alt="İngiltere Meydanı Times Nehri" width="250" height="200" /></p>
<p><img src="http://aygunhoca.com/images/ulkeler-ansiklopedisi/ingiltere.jpg" border="0" alt="Westminster Sarayı" width="500" height="250" /></p>
<p><strong>Westminster Sarayı </strong> <em>( Resimleri Büyütmek İçin Üzerine Tıklayınız )</em></p>
<p><strong>İngiltere Genel Bilgiler ve Özellikleri</strong></p>
<p>İngiltere (İngilizce: England), Birleşik Krallığı meydana getiren dört devletten en büyük ve merkezi olanı. Avrupa'nın batısında, Büyük Britanya adasında bulunur.<br /><br />İngiltere adı, 5. yüzyıl'da Saksonlar'la birlikte adayı istila eden Cermen halkı Anglus'lardan (İngilizce: kaynaklanır. Angleland (Anglus Diyarı) olarak kullanılan isim, zamanla England şekline dönüşmüştür.<br /><br />İngiltere adı günümüzde yaygın olarak uluslararası medyada ve zaman zaman da resmi düzeyde Birleşik Krallık yerine kullanılır.<br /><br /><strong>İngiltere'nin coğrafyası </strong><br /><br />İngiltere, Büyük Britanya adasının merkezi ve güney üçte ikisini, ayrıca çevredeki adaları (en büyükleri Wight Adası) kaplar. Kuzeyde İskoçya, Batıda Galler ile komşudur. Britanya takımadalarında kıta Avrupası'na en yakın olan ülkedir: Fransa'dan sadece 52 km uzunluğundaki Manş Denizi ile ayrılır. Manş Tüneli, ülkeyi kıta Avrupası'na bağlar. Fransa-İngiltere sınırı, kanalın tam ortasından geçer.<br /><br />İngiltere'nin iklimi değişken bir yapıya sahiptir ve kışlar yumuşak yazlar serin geçer.Golf stream sıcak su akıntısı iklim üzerinde etkilidir. İngiltere'nin büyük kısmı alçak tepelerle kaplıdır. Ancak kuzeye doğru biraz daha dağlık bir görünüm alır, Pennine Dağları ülkeyi kuzeyden güneye doğru ikiye ayırır. Buna karşın dağlar fazla yükselmez. En yüksek nokta, 978 m. irtifadaki Scafell Pike zirvesidir.[4] Tepelik bölgeyle dağlık bölge arasındaki sınırı Tees-Exe hattının oluşturduğu kabul edilir. Doğuda düz bir bataklık bölge olan the Fens yer alır. Bataklığın büyük kısmı tarım amacıyla kurutulmuştur. İngiltere'nin en büyük kentlerinin hangileri olduğu tartışmalı bir konudur. Sıralama "kent" kelimesinin farklı tanımlanmasıyla değişmektedir, oturdukları şehrin önemini yüksek göstermek isteyenler kendilerine uygun tanımı seçmektedir. Ancak hangi tanım esas alınırsa alınsın, Londra İngiltere'nin en büyük kenti olduğu gibi dünyanın da önemli kentleri arasındadır. Özellikle merkezi ve kuzey İngiltere'deki bazı kentler nüfus ve faaliyetler açısından önem taşır: Manchester, Birmingham, Leeds, Liverpool, Newcastle, Sheffield, Bristol, Coventry, Leicester, Nottingham ve Hull gibi.<br /><br />İngiltere'nin en büyük doğal limanı merkezi güney kıyıda yer alan Poole'dür. Bu limanın, Avusturalya'daki Sydney'den sonra, dünyanın en büyük ikinci doğal limanı olduğu iddia edilir.<br /><strong>Tarih </strong><br /><br />Bu bölümde İngiltere tarihi konu edilmiştir. Birleşik Krallığın tümünün genel tarihi için bkz. Birleşik Krallık tarihi<br /><br />İngiltere'nin bilinen ilk yerlileri Keltlerdir. Romalılar, Batı Avrupayı istila ederken İngiltere'yi de fethedip (MS 1. yy) adaya "Britania" adını verdiler. Roma egemenliğinin dört yüzyıl sürmesine karşın ülke bu durumdan fazla etkilenmedi. 5. yy'dan itibaren Anglus ve Sakson halklarının karışımından oluşmuş Anglosakson akınları, Keltleri kuzeydeki (İskoçya) ve batıdaki (Galler) dağlık yörelere göç etmek zorunda bıraktı. Bu göçler sonrasında İngiltere büyük ölçüde Anglosakson kültürü etkisine girdi.<br /><br />Anglosaksonlar 6 ve 7. yüzyıllarda birbirine rakip küçük krallıklar kurdular. Sekizinci yüzyılda Roma İmparatorluğu ve İrlanda’nın etkisiyle Hıristiyanlığı kabul ettiler. 795’te başlayan İskandinav istilası 11. yüzyılın başına kadar birkaç defa tekrarlandı. Danimarkalı Büyük Knud, Büyük Britanya adasını tamamen fethetti. Anglosakson hanedanından Edward (1042-1066) İngiltere'nin bağımsızlığını sağladı. Onun ölümü üzerine tahta geçen Harold’u tanımayan Normandiya Dükü I. William (Fatih William diye de bilinir), taht üzerinde hak iddia etti ve ülkeye beş yıl süren savaşlar sonucunda egemen oldu. Normandiya kralları ve özellikle ilk Anjou’lu hükümdarlar Fransa’da geniş ve zengin topraklara sahiptiler. İngiltere Krallığı bir süre Avrupa’da Somme Vadisinden Pirene Dağları'na kadar uzanan büyük bir mülkün uzantısı gibi yaşadı. Norman işgalinin önemli bir sonucu, Anglosakson kültürüyle Fransa'dan gelen Norman kültürünün birbirine karışması oldu. İngilizce dili de bu kültür karışımından önemli ölçüde etkilendi.<br /><br />Avrupa ile ilişkiler İngiltere Krallığı ile Fransa Krallığını uzun savaşlara sürükledi. Bunların başlıcası 1337-1453 seneleri arasında süren Yüzyıl Savaşlarıdır.<br /><br />Üçüncü Henry, Galler ülkesinde uç beyliklerinin gelişmesini destekledi ve 1170 yılında İrlanda’da “Pale” sömürgeleri kuruldu. Birinci Edward, Galler ülkesini fethetti. Etkisini İskoçya’ya kabul ettirmeyi denedi. Daha sonra 14 ve 15. yüzyıllarda İngiltere Krallığı birtakım sosyal, dini, siyasi karışıklıklara sahne oldu.<br /><br />Tudor Hanedanı'ndan 7. Henry ve 8. Henry (1458-1541), parlamentoyu kullanarak ülkede düzen ve birliği sağlamlaştırdılar, krallık otoritesinin halkın kabullenmesini sağladılar. 8. Henry kilisede de reform yaptı ve İngiliz deniz gücünü kurdu. 1. Elizabeth (1558-1603) Anglikanizmi İngiltere'nin resmi dini olarak kabul edip Katolik direnişini kırdı; yenilmez İspanyol armadası'nı bozguna uğratarak, İrlanda'yı İngiltere topraklarına kattı. Saltanatı döneminde edebiyat ve sanatta önemli gelişmeler yaşandı.<br /><br />1. Elizabeth’in uzun ve başarılı saltanatında İskoçya’da İngiliz etkisinde farklılık görülmeye başlandı. İngiltere'deki Tudor hanedanıyla, İskoçya'daki Stuart hanedanı arasındaki evlenmeler, iki geleneksel düşmanı birbirine yaklaştırdı. İskoçya Kralı 1. James İngiltere kralı oldu. 1707 yılında iki krallığı birleştiren bir antlaşma imzalandı. Bu tarihten sonra Büyük Britanya tarihi başlar.<br /><br />1642-1651 yılları arasında gerçekleşen İngiltere İç Savaşı sonucunda krallık devrildi. Bunun yerine önce parlamento idaresinde (1649–1653) sonra da Oliver Cromwell iktidarında (1653–1659) kısa süren bir cumhuriyet kuruldu. Cromwell'in ölümünün ardından parlamento iç karışıklıkları önlemek için sürgündeki kral 2. Charles'ı krallığı yeniden kurmak üzere İngiltere'ye davet etti.<br /><br />18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyılda İngiltere, sömürgelerden gelen hammadeleri işleme ve bunlara pazar bulma ihtiyacı sayesinde büyük bir sanayi devleti ve sömürge gücü haline gelen bir ülkeydi. 19. yüzyılın başlarında Avustralya, Kanada, Hindistan, Afrika’daki bazı gelişmemiş, güçsüz; fakat hammedesi bol devletlerle, Antil Adaları ve Hong Kong gibi dünyanın büyük bir kısmına yayılan dev bir sömürge imparatorluğu kurulmuştu. Kraliçe Victoria (1837-1901) zamanında İngiltere dünyanın en büyük gücü durumuna geldi. 1877'de Hindistan sömürgeleştirildi. 1882'de Mısır ele geçirildi.<br /><br />Birleşik Krallık, I. Dünya Savaşı'ndan zaferle çıktı. Savaş sonunda imparatorluğun en geniş sınırlarına ulaşmıştı. Ancak sömürgeler yavaş yavaş elden çıkıyordu. 1922 yılında bir ayaklanmayla İrlanda, Birleşik Krallıktan ayrıldı ve 1949’da İrlanda Cumhûriyeti kuruldu. İrlanda Adasının kuzeydoğusunda kalan kısmı Birleşik Krallığa kaldı. 1936'da Mısır bağımsız oldu. Sudan'da İngiliz-Mısır ortak yönetimi kuruldu.<br /><br />1929-1930 dünya ekonomik buhranı büyük ölçüde İngiltere’yi de etkisi altına aldı. Ülke, 2. Dünya Savaşı'ndan da zaferle çıktıysa da batı dünyasının liderliğini Amerika Birleşik Devletleri'ne bırakmak zorunda kaldı.<br /><br />Hindistan, Pakistan, İrlanda ve Afrika'da birçok sömürge bağımsızlıklarına kavuştu. Savaş sonrası seçimleri İşçi Partisi kazandı. 1951'de Muhafazakârlar yeniden iktidara geldilerse de bazı iç ve dış güçlüklerle karşılaştılar. 1952'de Kraliçe II. Elizabeth tahta çıktı. 1951-1964 arasında iktidarda bulunan, Muhafazakâr Parti (Churchill, Eden, Macmillan, Douglas-Home hükümetleri) sosyal ve ekonomik güçlükleri yenmede başarılı olamadı. İşçi Partisi iktidarı döneminde (1964-1970), sterlin devalüe edildiyse de ekonomik bunalım tam olarak giderilemedi. Kuzey Denizi'nde petrol bulunması ülke ekonomisini bir ölçüde rahatlattı.<br /><br />1979'da iktidara gelen Muhafazakâr Parti lideri Margaret Thatcher yönetimindeki yeni hükümet sıkı para politikası ve ücretlerin dondurulması siyaseti ve enflasyonu yenmeye, ülkeye eski istikrarlı ekonomik gücünü kazandırmaya çalıştı. Ancak İrlanda'daki Katolik tehdiş hareketleri ve içerde yabancılara karşı başlayan düşmanlık Thatcher Hükümeti'ni uğraştıran önemli sorunlar oldu. Thatcher'in 1990 yılının sonlarında istifa etmesi üzerine yerine John Major başbakan oldu.<br /><strong>Siyasi durum </strong><br /><br />İngiltere, Birleşik Krallığı oluşturan 4 ülkeden en geniş ve en kalabalık olandır. 60 milyondan fazla olan Birleşik Krallık nüfusunun %85'i (yaklaşık 50 milyon kişi) İngiltere'de yaşamaktadır.<br /><strong>İktisat </strong><br /><br />Çalışan nüfusun %40'ını sanayi kollarındakiler oluşturur. İngiltere sanayi devrimini Avrupa'da ilk gerçekleştiren ülkedir. Sanayi 18. yüzyıl'ın ikinci yarısında zengin taş kömürü yataklarının işletilmesiyle başlamıştır. Günümüzde taşkömürü üretimi azalmıştır (yılda 122 Mt) ve hepsi iç tüketimde kullanılmaktadır. Enerjinin ancak üçte biri kömürden sağlanmaktadır. Buna karşılık hidrokarbon tüketimi artmıştır. Bunun önemli bir bölümü (53 Mt petrol, 40 milyar doğalgaz) Kuzey Denizi'nden çıkartılmaktadır. Yine de yılda 20 Mt petrol dışalımı yapılmaktadır. Elektrik üretimi 288 milyar KWh'yi bulur ve bunun 37 KWh'si nükleer santrallardan sağlanır. Çelik üretimi, çoğu dışarıdan satın alınan demir cevherinden olmak üzere yılda 20 Mt kadardır. Gemi yapımı ve motorlu taşıt endüstrileri çok gelişmiştir (2 milyona yakın taşıt, bunun %80'i binek otosu). Uçak sanayi ile birlikte daha birçok sanayi dalını bunlara eklemek gerekir (takım tezgahları, tarım ve demiryolu makineleri, elektrikli makineler vb.)<br /><br />En eski endüstri kolu tekstildir. Ancak eski önemini yitirmiş durumdadır. Bununla birlikte dışarıdan alınan pamuk ve hem yerli hem ithal yünle yılda 90.000 ton pamuklu, 185.000 ton yünlü üretilmektedir. Sentetik tekstil üretimi ise 400.000 ton dolayındadır. Kimya endüstrisi tekstile göre daha yeni olmasına karşın büyük bir hızla gelişmiştir. Petrokimya sanayinin (plastik madde, sentetik iplik, kauçuk, vb.) önemi de diğer kimya dallarına (gübre, boya, sabun, vb. üretimi) göre daha fazladır.<br /><br />Endüstrinin yanında tarım ikinci plandadır. Çalışan nüfusun ancak %5'i tarım alanındadır. Gerçekte doğal koşullar da tarıma pek elverişli değildir. Yetiştirilen başlıca ürünler; buğday (5-10 Mt), patates, şeker pancarı, sebze ve meyvedir. Hayvancılık, tarıma göre daha geniş bir yer tutar: 15 milyon baş sığır, 30 milyon baş koyun. Yılda 1 Mt balık tutulmaktadır. Yoğun gübre kullanımına karşın tarım üretimi nüfusu beslemeye yetmemektedir.<br /><br />İngiltere'nin önemli gelir kaynağı eskiden bu yana ticaretti. Sömürgelerden ve geri kalmış ülkelerden alınan hammaddeler işlenerek yine bu ülkelere satıldığından ekonomik zenginlik büyük boyutlara ulaşmıştı. Sömürgeler bağımsızlıklarını kazandıktan sonra bu durum değişmiştir. Bununla birlikte çok uluslu İngiliz şirketleri (British Petroleum, Imperial Chemical Ins. ve Shell gibi) ve büyük bir ticaret filosu ticaret dengesini ülke lehine destekleyici etmenlerdir. Ancak gene de ülke ekonomisi zaman zaman bunalıma düşmekte, bu da toplumsal sorunlara yol açmaktadır. Dolayısıyla İngiltere giderek eski ekonomik gücünü yitirmektedir.<br /><strong>Spor </strong><br /><br />İngiltere futbol'un merkezi olarak adlandırılır.<br /><br />İngiltere, dünya çapında ün yapan futbol ligi FA Premier Lig'in anavatanıdır. İngiltere'nin Avrupa kupalarında başarılı olmuş bazı takımları, Liverpool, Nottingham Forest, Manchester United, Aston Villa, Chelsea, Arsenal, Tottenham Hotspur, Everton, Newcastle United, Leeds United'tır.<br /><br />İngiltere, Dünya Kupası'nı kazanan (1966) ülkeler arasındadır.<br /><br />İngiltere'de her yıl Haziran ayında tenis sporunun en eski turnuvası olan Wimbledon Tenis Turnuvası düzenlenmektedir. Ülke ragbi ve kriket sporlarının da beşiği olarak bilinir.</p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi/67-avrupa-ktas/210-bulgaristan-siyasi-haritasi.html">Bulgaristan Siyasi Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi/67-avrupa-ktas/1024-yunanistan.html">Yunanistan</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi/67-avrupa-ktas/191-avusturya-haritasi.html">Avusturya Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi/67-avrupa-ktas/225-fransa-siyasi-haritasi.html">Fransa Siyasi Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi/67-avrupa-ktas/229-almanya-siyasi-haritasi.html">Almanya Siyasi Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi/67-avrupa-ktas/501-italya-fiziki-haritasi.html">İtalya Fiziki Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/ulkeler-ansiklopedisi/67-avrupa-ktas/628-ispanya-haritasi.html">İspanya Haritası</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari/100-osmanli-imparatorlugu-haritalari.html">Osmanlı imparatorluğu Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/cografi-haritalar.html" title="Coğrya Haritaları">Coğrafya Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/tarih-haritalari.html" title="Tarih Haritaları">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/il-ilce-ve-koylerimiz.html" title="İl İlçe Ve Köylerimiz">İl İlçe ve Köylerimiz</a></p> Osmanli Devletinin 1. Dünya Savaşında Savaştığı Cepheler 2010-07-16T22:07:02Z2010-07-16T22:07:02Zhttp://aygunhoca.com/tarih/35-tarih-konular/1561-osmanli-devletinin-1-dunya-savasinda-savatigi-cepheler.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><strong> Osmanli Devletinin Savaştığı Cepheler </strong><br /><br /><strong>** Kendi toprakları üzerindeki cepheler :</strong><br /><br /><strong>Taarruz Cepheleri :</strong><br /><br /><em>* Kafkas<br />* Kanal</em><br /><strong><br />Savunma Cepheleri :</strong><br /><br /><em>* Çanakkale<br />* Irak<br />* Suriye -Filistin<br />* Hicaz - Yemen</em><br /><br /><strong>** Müttefiklerine yardım için savaştığı cepheler :</strong><br /><em><br />* Romanya<br />* Makedonya<br />* Galiçya</em><br /><strong><br />Kafkas Cephesi :</strong><br />Doğu Cephesinde askerî harekât, 1 Kasım 1914 günü Rus Ordusunun sınırı geçmesiyle başladı. Bu cephede, Osmanlı devletinin 3. Ordusu bulunuyordu. 21 Kasım’da sınırı geçerek Erzurum istikametinde ilerleyen Rus kuvvetleri, önce Köprüköy ve ardından da Azap muharebelerini kaybederek geri çekilmek zorunda kaldı. Ancak Türk Ordusu da ağır zayiat verdiği için geri çekilen düşman takip edilemedi; daha elverişli bir arazide toplanmak, takviye kuvvetlerinin gelmesini beklemek ve yeni bir Rus taarruzunu karşılamaya hazır olmak amacı ile geri çekildi.<br />Avrupa’da savaşın mevzî harbine dönüşmesi ve Galiçya’da Avusturya’lıların Ruslar karşısında zor durumda kalmaları üzerine; Harbiye Nazırı ve Türk Başkomutan Vekili Enver Paşa, doğu cephesinde Rus kuvvetlerinin imhasını hedef alan büyük ölçüde kuşatıcı bir taarruza karar verdi. Bu amaçla 14 Aralık 1914’te Erzurum’a geldi. Taarruz için mevsimin uygun olmadığını ve bu nedenle bahara bırakılmasını isteyen 3 Ordu Komutanını görevden aldı. Ordu komutanlığını kendisi üstlendi. Savaş plânı, düşmanın cepheden ve yanlardan kuşatılarak imha edilmesi esasına dayanıyordu.<br />Tamamen karla örtülü çok yüksek dağlık ve yolsuz bir arazide, o günün şartları altında kış donatımından yoksun yaya ve atlı birliklerle yapılan bu hareket çok riskli idi. Nitekim Türk Kuvvetlerinin büyük bir kısmı donarak öldü. Sarıkamış’a girebilen çok az sayıda bir kuvvet de Ruslar tarafından geri atıldı. 3. Türk Ordusu tamamen elden çıktı. Bu savaşta Türklerden 60.000 asker kaybedilmiş, çok sayıda da esir verilmişti. Bu başarısızlık üzerine Doğu Anadolu’nun kapıları Rus ordularına açılmış oldu.<br />1915 Nisan sonlarında Rus ordusu tekrar taarruza geçti. Bu arada, Van bölgesindeki Ermeniler de ayaklanarak Türk ordusunu arkadan vurmaya başladılar. Bu durumda Osmanlı Devleti, Ermeni azınlığı, çıkartılan “Tehcir Kanunu” ile başka yerlere göç ettirerek buradaki Türk kuvvetlerinin arkasını sağlama almaya çalıştı.<br />1915 yılı sonunda doğudaki kuvvetlerinin sayısını 700.000’e çıkaran Ruslar karşı taarruza geçtiler ve Erzurum, Muş Rusların eline geçti. 1916 ve 1917 yıllarında cereyan eden savaşlar sonunda Doğu Anadolu’nun büyük bir kısmını işgal ettiler. Ruslar, Trabzon ve Erzincan’ı aldılar. 1917 Mart’ında başlayan Rus İhtilâli, cephedeki Rus kuvvetlerini de etkilemişti. Ekim 1917’de gerçekleştirdikleri bir ihtilalle Rusya’da Çarlık rejimini yıkarak yönetimi ele geçiren Bolşevikler, savaştan çekilme kararı aldılar. Bunun üzerine, 16 Aralık 1917’de Ruslarla Erzincan Mütarekesi yapıldı. Bu mütarekeden sonra Rus kuvvetleri Doğu Anadolu’yu boşaltmaya başladılar. Rusların boşalttığı bu toprakları bu kez Ermeni birlikleri istila etti. Ermenilerin bölgedeki Türkleri toplu katliamlarla yok etmeye başlamaları üzerine; Şubat 1918’de başlarında ileri harekata geçen Türk ordusu, bütün Doğu Anadolu’yu istiladan kurtardı.<br />Sovyetlerle 3 Mart 1918’de yapılan Brest Litovsk Antlaşmasıyla Kars, Ardahan ve Batum vilayetleri Osmanlı Devleti’ne geri verildi. Bölgedeki Türk kuvvetleri Azerbaycan içlerinde Bakü’ye ve Hazar Denizi kıyılarına, İran içlerinde ise Tebriz’e kadar olan geniş bir sahayı ele geçirdi. Ancak, Mondros Mütarekesi’nden sonra, galip devletlerin baskısı üzerine, Türk Ordusu harbin başladığı yere 1914 hududuna çekildi ve İstiklâl Harbinin Doğu Cephesi de tekrar bu huduttan başladı.<br /><br />Not : İngiltere tepki olarak Çanakkale ve Irak cephelerini açmıştır.<br /><br /><strong>Çanakkale Cephesi (18 Mart 1915) :</strong><br /><br />Çanakkale’de cereyan eden muharebeler, I. Dünya Savaşı’nın akışını değiştirmiş, sonucunu etkilemiş olduğu için ayrı bir önem taşır. Çanakkale geçilebilseydi; Rusya’daki büyük insan kaynağı İtilâf devletlerinin silah ve malzeme fazlasıyla donatılacak, Rus ordusunun taarruz gücü artırılacak, büyük bir ihtimalle savaş daha çabuk bitecek, Rusya’da ihtilâl ortamı meydana gelmeyecekti. Dolayısıyla da Rusya savaştan yenik olarak erken ayrılmak zorunda kalmayacaktı.<br />Türk Ordusu, Çanakkale’de kendisinden özellikle ateş gücü bakımından üstün kuvvetlerin denizden ve karadan yaptıkları saldırılara dokuz ay süreyle, ağır kayıplar pahasına mukavemet etmiş ve nihayet saldırganların cepheyi boşaltıp gitmesiyle hak ettiği zaferi kazanmıştı.<br />Çanakkale Cephesi’nin açılmasına gerçi Rusların isteği üzerine karar verilmiştir, ama burada bir cephe açılması çok daha önce düşünülmüştü. Balkan savaşında ele geçirdiği Ege adalarını sağlama bağlamak ve Türkleri Ege Denizinden uzaklaştırmak isteyen Yunanistan, 19 Ağustos 1914’de Osmanlı Devleti’nin henüz tarafsız bulunduğu günlerde, İngiltere’ye müracaat ederek Çanakkale’de bir cephe açılmasını önermişti. O tarihte İngiltere, böyle bir hareketin Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesini hızlandıracağı endişesiyle bu öneriyi reddetmişti.<br />Türkiye savaşa girdikten sonra Kasım 1914’te İngiliz Bahriye Nazırı Churchill ve Amiral Fisher, Türk kuvvetlerinin Süveyş’e saldırmalarını önlemek amacı ile Gelibolu Yarımadasına bir çıkarma yapılmasını önermişlerdi. Fakat İngiliz savaş kabinesi bu öneriyi kabul etmemişti.<br />Nihayet, l915 yılı başında Avrupa’daki savaş mevzî harbine dönüşünce İngilizler, bütün kuvvetlerini Batı Cephesine yığmaktansa Çanakkale ya da Balkanlarda ikinci bir cephe açarak harbi hareket harbine çevirmeyi ciddî olarak düşünmeye başladılar. Böylece Rusya’ya lojistik destek sağlanabileceği gibi; Osmanlı başkentinin ele geçirilmesiyle Osmanlı Devleti de Alman ittifakından ayrılma mecburiyetinde bırakılacaktı. Ayrıca, kararsız durumda olan Bulgaristan’ın Merkezi Devletlere katılması da önlenecektir.<br />Bu arada, Türklerin Süveyş Kanalına yaptıkları taarruz başarısızlıkla sonuçlanıp, Mısır’da bulunan kuvvetlerin bir kısmının Çanakkale’ye aktarılması imkânı da ortaya çıkınca; Boğazın önce donanmayla geçilmesine ve donanma Marmara’ya girdikten sonra arkadan yetişecek kuvvetlerin boğazların ve İstanbul’un işgalinde kullanılmasına karar verildi<br /><strong><br />* Deniz Harekatı</strong><br /><br />İtilâf devletleri, Çanakkale harekatına 12’si İngiliz, 4’ü Fransız olmak üzere 16 Muharebe gemisi, 6 muhrip, 14 mayın arama tarama gemisi ve 1 uçak ana gemisi ayırmışlardı. Ayrıca, 4 hafif kruvazörle 16 muhribin, 5 İngiliz, 2 Fransız denizaltısının, altı deniz uçağı taşıyan uçak ana gemisinin de bu harekata katılmasını kararlaştırmışlardı.<br />Çanakkale Boğazı’ndaki Türk savunma tertibinin belkemiğini Müstahkem Mevki teşkil ediyordu. Mart 1915 başlarında Çanakkale Müstahkem Mevki emrinde 27 batarya halinde teşkilatlanmış çeşitli çapta 104 top ve bir de mayın grubu vardı. Topların bir kısmı savaş gemilerinden çıkarılmış --gemi toplarıydı.<br />İtilaf Devletlerinin, Çanakkale Cephesi’ne ayırdıkları kara kuvvetlerinin gücü, iki tümenli bir ANZAK Kolordusuyla, iki İngiliz ve bir Fransız tümeni ve iki deniz piyade taburuydu. İtilâf devletleri daha sonra on piyade tümeniyle bir Hint tugayını bu cephede birbiri ardına muharebeye sokmuşlardır.<br />İtilâf Devletleri Donanması’nın Boğazlara yönelik ilk hareketi 19 şubat günü başlayan, Boğazların girişindeki müstahkem mevkilerin bombardımanı olmuştur. 25 Şubat’a kadar aralıklı devam eden bombardımanla bu bölgedeki Türk savunma bataryaları susturulmuştu. İtilâf Devletleri mayın aramatarama gemilerinin, Boğazların girişindeki tüm mayınları temizlediklerini düşündüklerinden, 18 Mart 1915’ de Müttefik Donanması’nın boğazları zorlayarak geçmesi kararını almışlardı. Müttefik Donanması’nın taarruzu 18 Mart günü başladı. Ancak, müttefik mayın arama-tarama gemileri, Türk mayın gemisi Nusret’in 8 Mart’ta döktüğü mayınları farkedememişti.<br />Durgun ve güzel bir havada Boğaza giren Müttefik Donanması’ndan ilk isabeti “Gaulois” isimli gemi aldı ve sulara gömüldü. Daha sonra Fransızların Suffren gemisi birkaç isabet aldı. Öğleden sonra ise, Fransız muharebe gemisi Bauvet aldığı isabetlerle birkaç dakikada battı. Bir süre sonra da İngilizlerin İrresistable gemisi etkisiz hale getirildi. Ona yardım için giden Ocean isimli gemi de savaş dışı kaldı. Her iki gemi de, açılan topçu ateşleriyle batırıldı. Türk topçusunun isabetli atışları düşman gemileri üzerinde büyük tahribat yapmış ve mayınlar son darbeyi vurmuştur.<br />Saat 18.00’de Müttefik Donanması’nın Boğazı terk etmesiyle, tarihin bu büyük “Boğaz Muharebesi” Türklerin kesin zaferiyle sonuçlandı. Yaklaşık 7 saat devam eden çok şiddetli ateş muharebesi sırasında Müttefik Donanması tonlarca mermi yağdırmıştır. Sadece İngiliz gemileri tarafından toplam 3344 top mermisi atılmıştır. Bunca ateşe rağmen, Türk kuvvetlerin zayiatı 24 şehit 43 yaralıdır. Dört ağır top harap olmuş, üç top hasara uğramış, bir cephanelik infilak etmiştir. Müttefik Donanması’na gelince; üç muharebe gemisi (İrresistable, Ocean, Bauvet) batmış, iki muharebe gemisi ve bir muharebe kruvazörü (İnflexible, Gaulois, Suffren) ağır yaralanmıştı. İnsan zayiatı ise, çoğu ölü olmak üzere 800 kişiyi aşmıştır.<br />Bu büyük mağlubiyet üzerine Müttefikler, Boğazı donanmayla zorlayarak geçme umutlarını tamamen yitirmiş oldular.<br /><br /><strong>* Kara Harekâtı</strong><br /><br />18 Mart yenilgisinden sonra müttefikler, karaya asker çıkarmak suretiyle Gelibolu Yarımadasını ele geçirmeye karar verdiler. Bu suretle, Boğazlardaki tahkimatı arkadan vurarak açabileceklerini sanıyorlardı.<br />Müttefik çıkarması 25 Nisan 1915 sabahı başladı. Müttefikler Saros Körfezi ve Anadolu kıyılarına yaptıkları sahte çıkarma hareketlerinde başarılı olmuşlar ve Alman komutanın dikkatini o bölge üzerine toplamışlardı. Müttefiklerin esas çıkarma yaptıkları bölgeler, Seddülbahir ve Arı Burnu idi.<br />Seddülbahir bölgesine çıkarma yapan İngiliz kuvvetlerine karşı, bu bölgeyi korumakla görevli bir Türk piyade taburu çok büyük bir başarı kazandı ve kıyıya çıkan düşmanlar iç kısımlara sokulmadılar. Arı Burnu’na çıkan ANZAK Kolordusu’na karşı savaşan Türk piyade bölüğü, burayı kahramanca savundu ama kendisi de tamamen eridi. Bigalı’da 5. Ordu’nun ihtiyat birliği olarak beklemekte olan Kur. Yarbay Mustafa Kemal’in kuvvetleri bu bölgeye çağrılmıştı. Kendi inisiyatifiyle aldığı kararla, bir alayını (57. Alay) çıkarma yapan düşmanların üzerine gönderen Yarbay Mustafa Kemal, kahraman 57. Alay’ıyla Kocaçimen tepesi üzerinden düşmana yaptırdığı taarruzda başarılı oldu ve düşman saldırıları durdurulduğu gibi, geri çekilmeye de zorlandı. Aynı gün öğleden sonra, 19. Tümenin diğer alayları da muharebelere katılınca Arı Burnu’na çıkan düşman kuvvetlerinin ilerlemeleri tamamen durduruldu.<br />Bundan sonraki günlerde ve aylarda Müttefikler, Çanakkale’deki Türk kuvvetlerini imha ederek Boğazı açmak, Türkler de Boğazı savunmak ve düşmanı denize dökmek amacıyla gittikçe artan bir gayretle savaştılar, çok kanlı muharebeler cereyan etti. Savaş bir süre sonra bir mevzi harbine dönüştü.<br />7-8 Ağustos 1915’de Müttefik Kuvvetleri Kumandanı General Hamilton, emrine verilen dört tümenli 9. İngiliz Kolordusu’yla Anafartalar bölgesine bir çıkarma yaptıysa da Anafartalar Grup Kumandanı Albay Mustafa Kemal’in (Atatürk) komutasındaki Türk birliklerinin 9 ve 10 Ağustos günleri yaptığı karşı taarruzlar sonucunda bu çıkarma hareketi de durdurulmuş ve büyük başarılar kazanılmıştır. Bu başarısızlık üzerine İngiliz General Hamilton görevinden alınmıştı.<br />Kasım ayında İngiliz Savaş Bakanı Lord Kiçner, Çanakkale’ye geldi ve cepheleri gezdi. Bu sırada, Sırbistan yolu açılıp Almanya’dan ağır silahlar gelmeye başlamıştı. İşte İngilizler, Türk kuvvetleri önünde duramayacaklarını da anladıklarından işgallerini kaldırılarak, müttefik kuvvetlerin tahliyelerine karar verdiler. Bu nedenle İngilizler, önce Anafartalar ve Arı Burnu, daha sonra da Seddülbahir bölgelerini boşalttılar ve kuvvetlerini geri çektiler.<br />Böylece, 18 Mart Deniz Zaferi’nden sonra yaklaşık altı aydan fazla sürmüş olan Çanakkale Cephesi’ndeki kara savaşları da Türklerin zaferiyle sona erdi.<br />Osmanlı Genelkurmayı, Çanakkale’deki Türk zayiatını 55.000 şehit, 100.000 yaralı, 10.000 kayıp, 21.000 hastalıktan ölüm, 64.000 hasta olmak üzere 250.000 kişi olarak göstermektedir.<br />İngilizler ise 43.000 ölü, 72.000 yaralı, 90.000 hasta olmak üzere 205 000; Fransızlar ise toplam 47.000 kişilik zayiat vermişlerdir.<br />Çanakkale savaşları Türk Milleti’nin tarihine altın harflerle yazılmış büyük bir zaferdir. Bu zafer, en rütbelisinden en kıdemsizine kadar Türk askerinin kanıyla, canıyla kazandığı, her anı kahramanlıklarla dolu bir abidedir. Vatan sevgisinin, iman gücünün çelikleştiği ve adeta etten bir duvar örülerek “Çanakkale Geçilemez” dedirten Mehmetçiğin zaferidir.<br />Bu zaferin bir çok önemli sonucu vardır. Ama hiç şüphesiz ki, gelecekteki “Türk Milli Mücadelesi”nin önderi ve komutanı olacak olan Mustafa Kemal Paşa’yı ortaya çıkarmasıdır. Çanakkale Savaşları’nda büyük askerî başarılar kazanıp, haklı olarak “Anafartalar Kahramanı” adıyla anılacak olan Mustafa Kemal Paşa, bu savaşların sonunda ordu, kamuoyu ve basının yakından tanıdığı bir isim olacaktır.<br />Çanakkale Muharebeleri’nin diğer sonuçları da kısaca şöyledir:<br />1. Çanakkale geçilememiş ve müttefikler Osmanlı Devleti’ni savaş dışı bırakamamışlardı. Bu durum savaşı en az iki yıl uzatmıştır.<br />2. Balkan Savaşı esnasında perişan bir vaziyette gördükleri Türk ordusunu küçümseyen, Türklerin artık bittiklerini ve yok olacaklarını düşünen müttefikler, beklemedikleri ağır bir yenilgiye uğramışlardı.<br />3. Türk vatanı ve başkenti İstanbul, erken gelecek olan bir istila ve işgalden kurtulmuştu.<br />4. Boğazları geçemeyen müttefikler, Rusya’ya silah yardımında bulunamadıkları gibi, Rusya’dan sağlayacakları tarım ürünlerini Avrupa’ya götürememişler ve Avrupa’daki açlığı ve sefaleti önleyememişlerdir.<br />5. 1917 ‘de Rusya’da ihtilâl çıkınca, boğazlar kapalı olduğundan İngiltere ve Fransa müttefikleri Çar’a yardım yapamamışlar ve Çarlık Rusya devleti yıkılmıştır.<br />6. Büyük ölçüde kendi imkanlarımızla kazandığımız bu zafer, on binlerce kaybımıza neden olsa da Türk kamuoyu ve Türk kuvvetleri için büyük bir moral kaynağı olmuştur.<br /><br /><strong>Sina-Filistin-Suriye Cephesi</strong><br />Süveyş Kanalı, Alman Başkomutanlığının harekât planlarındaki önemli hedeflerden biriydi. Almanlar, kanalı ele geçirmek suretiyle İngiltere’nin Hindistan’la irtibatını kesmek ve böylece İngilizlerin Hindistan’dan getirecekleri askerlerle Avrupa Cephesini takviye etmesine engel olmak istiyorlardı. Türkler de Mısır’ı tekrar etkileri altına almak suretiyle, İslâm alemindeki saygınlıklarını artıracaklarını umuyorlardı. Fakat Kanal’a taarruz edebilmeleri için 200 km. genişliğindeki Sina çölünü aşmak gerekiyordu. Bunun için, çok kuvvetli ve düzenli lojistik desteğe ihtiyaç vardı. Ancak, Türk ordusunun en zayıf olduğu noktaların başında da bu lojistik destek konusu gelmekteydi. Bu olumsuzluğa rağmen, bu cephede I. ve II. Kanal Harekâtı yapılmıştı.<br />I. ve II. Kanal harekatındaki başarısızlıktan sonra, İngilizler çölü geçerek Sina Yarımadasını tamamen ele geçirmek istediler. 22 Aralık 1916’da Elariş’i ele geçirdiler. Buradaki Türk birlikleri Gazze-Şeria-Birüssebi hattına çekilerek savunma için hazırlık yapmaya başladılar. Diğer taraftan, İngilizlerin teşvikiyle 5 Haziran 1916’da başlayan Arap ayaklanması, Sina yarımadası tarafımızdan boşaltıldıktan sonra daha da genişledi.<br />* Kara Harekâtı devamıGaliçya, Makedonya ve Romanya’dan anayurda dönen birlikler ve yeni kurulan tümenlerden yararlanarak Halep’te 7. Türk Ordusu’nun kurulmasına karar verilmiş ve Irak’ta ki 6. Türk Ordusu’yla bu yeni kurulan 7. Ordu’nun birleştirilerek Yıldırım Ordular Grubu adıyla bir ordu grubu oluşturulmuş ve komutanlığına General Von Falkenhayn atanmıştı<br />31 Ekim 1917’de taarruza geçen İngiliz kuvvetleri ile Gazze-Birüssebi Meydan Muharebesi yapıldı. İngilizler Türk mevzilerini yararak kuvvetlerimizi Kudüs-Yafa hattına kadar geri çekilmeye zorladılar. Bilahare Kudüs İngilizlerin eline geçti. Bu başarısızlık üzerine, Yıldırım Ordular Grubu komutanı değişti ve bu göreve Liman Von Sanders Paşa atandı. Türk kuvvetleri yeniden teşkilatlandırıldı. 19 Eylül 1918’de büyük kuvvetlerle üç koldan taarruza geçen İngilizler Nablus Meydan Muharebesi’ni kazandılar ve cephemizi yardılar.<br />7. Ordu komutanı olan Mustafa Kemal Paşa, İngiliz süvarilerini Bisan’da durdurmayı başardı. Böylece, Türk kuvvetlerinin Şeria Nehri’nin doğusuna geçişini güvence altına aldı. Çekilme 10 Ekim 1918’e kadar devam etti. Bu arada Ekim başlarında Şam da düştü ve İngilizlerin eline geçti. Bu yenilgi üzerine Yıldırım Ordular Grubu Kumandanı Liman Von Sanders Paşa, komutayı Mustafa Kemal’e bırakarak karargahıyla Adana’ya çekildi. 25 Ekim’de Halep, İngiliz ve Arap kuvvetlerinin eline geçti. Mustafa Kemal Paşa, emrindeki kuvvetlerle İskenderun-Cerablus mevziinde İngiliz taarruzlarını durdurmaya çalıştığı günlerde Mondros Mütarekesi imzalanmış ve bu mütareke hükümleri gereğince 31 Ekim 1918’de cephelerde savaş son bulmuştu. Nitekim, Mustafa Kemal Paşa’nın savunma yaptığı bu hat, Türk İstiklâl Harbi sırasında milli sınır olarak kabul edilmiştir.<br /><br /><strong>Irak ve İran Cephesi</strong><br />Hint Okyanusunda kuvvetli bir devletin bulunmasını istemeyen ve Basra Körfezinin kontrolüne çok önem veren İngiltere, Alman-Türk yakınlaşmasının askerî bir ittifaka dönüşmekte olduğunu görünce; bölgede politik ve askerî bazı önlemler aldı. Türkiye’nin Almanya’nın yanında savaşa gireceğinin belli olmasıyla da Ekim 1914’te Bahreyn Adasına asker çıkardı. Irak ve Basra bölgesi, zengin petrol yatakları ve Abadan’daki rafineriler bakımından da İngiltere için çok önemliydi.<br />İngilizlerle Kasım 1914’de başlayan muharebelerde, Arap erlerinin firar etmesi ve Arap halkının düşmanca tavırları nedeniyle, bu bölgedeki Türk kuvvetleri İngilizler karşısında tutunamadı ve İngilizler 23 Kasım’da Basra’yı ele geçirdiler. Devam eden muharebelerde İngilizler Güney Irak’ı büyük ölçüde ele geçirdiler. Daha sonraki günlerde Türk kuvvetleri Basra’yı tekrar almak, İngilizler ise Bağdat’ı ele geçirmek amacıyla buradaki kuvvetlerin sayısını artırmaya başladılar. Eylül 1915’teki “Birinci Kutülammare Muharebelerini” İngilizler kazandı. Bu bölgedeki Türk kuvvetlerinin başında Nurettin Paşa bulunuyordu. İngiliz kuvvetlerine ise General Townshend komuta ediyordu. İngilizler yeniden bir taarruz harekatı başlatmıştı; ancak yapılan savunma ve karşı taarruz hareketi üzerine İngilizler ağır kayıplar verdiler ve geri çekildiler. İngiliz Generali bu muharebenin ilk günü akşamı hatıra defterine şunları yazacaktır “Avrupa da hiçbir asker yoktur ki, savunmada Türklerle mukayese edilebilsin. Talihsizliğimin cezasını çekiyorum.”<br />İngilizler, uğradıkları başarısızlık üzerine geri çekilerek tekrar Kutülammare mevzilerinde savunma yapmaya başladılar. Kutülammare’de Türk kuvvetleri İngiliz birliklerini kuşattılar. Bu kuşatma 4.5 ay devam etti. İngilizler birkaç defa kuşatmayı yarmak istemişlerse de başarılı olamadılar. Nihayet, 29 Nisan 1916 tarihinde İngiliz Generali Townshend ve kuvvetleri kayıtsız şartsız teslim oldu. Kutülammare’de, 5 General, 481 subay ve 13.300 civarında asker esir alındı. Ölenler ve teslim olanlarla birlikte İnglizler burada 40.000 den fazla zayiat verdiler.<br />Kutülammare’deki İngiliz kuvvetlerinin teslim olmasından sonra bu bölgede Ruslar da Bağdat’ı almak için taarruza geçmişler, Hanikin’i ve Kasrışirin’i ele geçirmişlerdi. Bunun üzerine, Irak’taki Türk kuvvetleri 6. Türk Ordusu olarak yeniden yapılandırıldı. Bir taraftan Rusların, diğer taraftan İngilizlerin taarruzları sonucunda; Ruslar durdurulmuşlarsa da İngilizler 11 Mart 1917’de Bağdat’ı aldılar. Türk kuvvetlerinin Bağdat’ı geri almak için yaptıkları muharebelerden bir sonuç alınamadı. İngilizler’de Musul’u ele geçirmek istiyorlardı, fakat yaptıkları taarruzlarda onlarda başarılı olamadılar. Bu bölgedeki Türk kuvvetleri 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’ne kadar Musul’u İngilizlere karşı başarıyla savundular. Bilahare mütarekenin imzalanmasından sonra İngilizler, mütareke hükümlerini gerekçe göstererek 3 Kasım 1918’de Musul’u işgal ederek ele geçirdiler.<br /><br /><strong>Avrupa Cepheleri: (Galiçya-Romanya-Makedonya)</strong><br />İtilâf Devletleri’nin Çanakkale Cephesini boşalttıktan sonra (Ocak-1916) buradaki Türk kuvvetleri serbest kalmıştı. Gerçi zayiatlardan dolayı mevcutları azalmıştı ama yine de etkili kuvvetlerdi. Üstelik zafer kazandıkları için moralleri çok yüksekti. 1916 yılı başlarında Kafkas Cephesi’nde Türk Ordusunun durumu kritikti. Aynı zamanda Ruslar karşı taarruza geçmişlerdi. Çanakkale’de serbest kalan kuvvetlerle derhal Kafkas Cephesinin takviyesi gerekirdi.<br />Ancak, Türk Orduları Başkumandan Vekili Enver Paşa, harbin kesin sonucunun Avrupa cephelerinde alınacağı düşüncesiyle toplam 100. 000’i aşan seçkin subay ve erlerden oluşan üç Türk Kolordusunu, Avrupa’daki cephelerin takviyesinde kullanmaya karar verdi. Enver Paşa’nın bu düşüncesi, Türk topraklarının savunulması zararına yapılmış çok büyük bir özveriydi. O kadar ki, Alman askerî heyeti başkanı Liman Von Sanders bile Türk Başkomutan Vekilinin bu kararına karşı çıkmaktan kendisini alamadı.<br />Nihayet, Alman Başkomutanlığı ile varılan anlaşma sonucunda 15nci Kolordunun Galiçya, 20 Kolordunun Makedonya ve 6ncı Kolordunun ise Romanya’ya gönderilmesine karar verildi. Avrupa cephelerine gönderilen bu Türk kuvvetleri; Galiçya cephesinde Ruslarla, Romanya cephesinde Romenlerle ve Makedonya cephesinde ise Sırplarla savaşmışlardır. Kendilerinden beklenilenin üstünde bir gayret ve mücadele vermiş olan kuvvetlerimiz bu cephelerde kazanılan başarılarda önemli rol oynamışlardır.<br /><br /><strong>Hicaz ve Yemen Cephesi</strong><br />Savaşın başında Başkomutanlığa bağlı olan bağımsız Hicaz Tümeni, 11 Ocak 1915’de 4. Türk Ordusuna bağlanmıştı. Birinci Kanal Seferine katılmak için, bu Hicaz Tümeninden “Hicaz Kuvve-i Seferiyesi” teşkil edildi. Ancak, harekâta zamanında yetişemediği için katılamadı. Bu kuvvetlerin bir kısmı Maan bölgesinde bırakıldı, kalanları ise Hicaz’a (Mekke) gönderildi.<br />Hicaz Cephesinde, Hicaz Emiri Şerif Hüseyin’in liderliğinde, İngiliz vaadleri, kışkırtmaları ve yardımlarıyla ayaklanan Arap kuvvetleri saldırılarının büyük önem kazanması üzerine bu cephe Şam’daki 4. Ordu’dan takviye edilerek, ordu komutanlığı yetkisinde Hicaz Kuvve-i Seferiye Komutanlığı kuruldu. Bölgedeki birlikler bu komutanlığa bağlandı ve komutanlığına da 12. Kolordu Komutanı Fahrettin Paşa atandı.<br />Fahrettin Paşa ve kuvvetleri, İngilizlerin Nablus savaşını kazanmaları ve Filistin Cephesindeki Türk Kuvvetlerinin Halep bölgesine çekilmesi üzerine, İngiliz ve Arap kuvvetleri tarafından kuşatıldığı için Medine’de mahsur kaldı. Fahrettin Paşa, Bölgedeki Türk kuvvetleri ile irtibatının kesilmesine ve hiçbir ikmal desteği almamasına rağmen bir avuç kuvvetiyle Medine’yi kahramanca savunmuş ve Çöl Kaplanı unvanını almıştır. Kuşatmadan önce, Medine’deki kutsal emanetlerin büyük bir kısmını, teşkil ettiği özel bir ekiple İstanbul’a ulaştıran Fahrettin Paşa, Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra da Medine’yi savunmuş ve 13 Ocak 1919’da Medine’yi teslim etmiş ve esir düşmüştür.<br /><br /><strong>Libya Cephesi Harekatı</strong><br />İtalyanların Trablusgarp’ı işgalleri ile başlayan Türk-İtalyan savaşı, Balkanlarda yeni bir savaşın çıkması üzerine, 5 Ekim 1912 tarihinde imzalanan Uşi Antlaşmasıyla sona ermişti. Osmanlı Devleti, bu antlaşmayla Trablusgarp ve Bingazi’yi İtalya’ya bırakmıştı. Ancak Türk subaylarının komutasındaki yerli halk İtalyanlara karşı mücadelelerini sürdürüyorlardı.<br />Birinci Dünya savaşının başlamasıyla, Osmanlı Devletine karşı sempatisi devam eden yerli halkın direniş ve mücadele azminin artırılması, İtalyanların bölgeden kovulması ve Mısır’daki İngiliz kuvvetlerine baskın taarruzları yapılarak Mısır bölgesine daha fazla İngiliz kuvvetinin bağlanması plânlanıyordu. Böylece Libya’da kaybedilen Osmanlı hakimiyeti yeniden sağlanacak ve Almanların diğer cephelerde karşısına daha az İngiliz kuvvetinin çıkması sağlanacaktı. Osmanlı Devleti’nin savaşa girerken 14 Kasım 1914’de ilân ettiği “Cihad-ı Ekber” bölgede duyulunca, İtalyanlara karşı yapılan direnişler arttı.<br />Trablusgarp cephesinde İtalyanlara karşı mücadeleler 30 Ekim 1918’e kadar devam etmişti.<br />Sonuç olarak; I. Dünya Savaşı’nda Trablusgarp’ta büyük sayıda kuvvetler ayırmadan, çok az sayıdaki uzman kadronun yetiştirdiği yerli kuvvetlerle, İtilâf Devletlerinin 100.000 den fazla askerîni bu cephede tutmayı başarmışlardı.<br /><br /><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/100-osmanli-imparatorlugu-haritalari/650-osmanli-devletinin-1-dunya-savasinda-savastigi-cepheler-haritasi.html" style="color: #309cbf;">Osmanlı Devletinin 1.Dünya Savaşında Savaştığı Cepheler Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/1007-8-sinif-tc-inklap-tarihi-ders-kitabi-notlari.html">8. Sınıf Tc İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Kitabı Özet Notlar</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/86-1-dunya-savasi-haritalari.html">1.Dünya Savaşı Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/87-2dunya-savasi-haritalari.html">2.Dünya Savası Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/100-osmanli-imparatorlugu-haritalari.html">Osmanlı imparatorluğu Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/97-kurtulus-savasi-haritalari.html">Kurtuluş Savaşı haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular.html">Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Konuları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/920-kurtulus-savasi-genel-hatlariyla-ozet.html">Kurtuluş Savaşı Genel Hatlarıyla Özet</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/55-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-sorular.html">Tc inkılap Tarihi ve</a><a href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/869-ataturkun-kronolojik-hayati.html">Atatürk'ün Kronolojik Hayatı</a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/55-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-sorular.html"> Atatürkçülük Sorular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../ataturk-kosesi/117-ataturk-videolari.html">Atatürk Videoları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/126-tc-inkilap-tarihi-ve-ataturkculuk.html">Kpss Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarihi-videolar.html" title="Tarihi Videolar">Tarihi Videolar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarihi-resimler.html" title="Tarihi Resimler">Resimlerlerle Tarih</a></p><p><strong> Osmanli Devletinin Savaştığı Cepheler </strong><br /><br /><strong>** Kendi toprakları üzerindeki cepheler :</strong><br /><br /><strong>Taarruz Cepheleri :</strong><br /><br /><em>* Kafkas<br />* Kanal</em><br /><strong><br />Savunma Cepheleri :</strong><br /><br /><em>* Çanakkale<br />* Irak<br />* Suriye -Filistin<br />* Hicaz - Yemen</em><br /><br /><strong>** Müttefiklerine yardım için savaştığı cepheler :</strong><br /><em><br />* Romanya<br />* Makedonya<br />* Galiçya</em><br /><strong><br />Kafkas Cephesi :</strong><br />Doğu Cephesinde askerî harekât, 1 Kasım 1914 günü Rus Ordusunun sınırı geçmesiyle başladı. Bu cephede, Osmanlı devletinin 3. Ordusu bulunuyordu. 21 Kasım’da sınırı geçerek Erzurum istikametinde ilerleyen Rus kuvvetleri, önce Köprüköy ve ardından da Azap muharebelerini kaybederek geri çekilmek zorunda kaldı. Ancak Türk Ordusu da ağır zayiat verdiği için geri çekilen düşman takip edilemedi; daha elverişli bir arazide toplanmak, takviye kuvvetlerinin gelmesini beklemek ve yeni bir Rus taarruzunu karşılamaya hazır olmak amacı ile geri çekildi.<br />Avrupa’da savaşın mevzî harbine dönüşmesi ve Galiçya’da Avusturya’lıların Ruslar karşısında zor durumda kalmaları üzerine; Harbiye Nazırı ve Türk Başkomutan Vekili Enver Paşa, doğu cephesinde Rus kuvvetlerinin imhasını hedef alan büyük ölçüde kuşatıcı bir taarruza karar verdi. Bu amaçla 14 Aralık 1914’te Erzurum’a geldi. Taarruz için mevsimin uygun olmadığını ve bu nedenle bahara bırakılmasını isteyen 3 Ordu Komutanını görevden aldı. Ordu komutanlığını kendisi üstlendi. Savaş plânı, düşmanın cepheden ve yanlardan kuşatılarak imha edilmesi esasına dayanıyordu.<br />Tamamen karla örtülü çok yüksek dağlık ve yolsuz bir arazide, o günün şartları altında kış donatımından yoksun yaya ve atlı birliklerle yapılan bu hareket çok riskli idi. Nitekim Türk Kuvvetlerinin büyük bir kısmı donarak öldü. Sarıkamış’a girebilen çok az sayıda bir kuvvet de Ruslar tarafından geri atıldı. 3. Türk Ordusu tamamen elden çıktı. Bu savaşta Türklerden 60.000 asker kaybedilmiş, çok sayıda da esir verilmişti. Bu başarısızlık üzerine Doğu Anadolu’nun kapıları Rus ordularına açılmış oldu.<br />1915 Nisan sonlarında Rus ordusu tekrar taarruza geçti. Bu arada, Van bölgesindeki Ermeniler de ayaklanarak Türk ordusunu arkadan vurmaya başladılar. Bu durumda Osmanlı Devleti, Ermeni azınlığı, çıkartılan “Tehcir Kanunu” ile başka yerlere göç ettirerek buradaki Türk kuvvetlerinin arkasını sağlama almaya çalıştı.<br />1915 yılı sonunda doğudaki kuvvetlerinin sayısını 700.000’e çıkaran Ruslar karşı taarruza geçtiler ve Erzurum, Muş Rusların eline geçti. 1916 ve 1917 yıllarında cereyan eden savaşlar sonunda Doğu Anadolu’nun büyük bir kısmını işgal ettiler. Ruslar, Trabzon ve Erzincan’ı aldılar. 1917 Mart’ında başlayan Rus İhtilâli, cephedeki Rus kuvvetlerini de etkilemişti. Ekim 1917’de gerçekleştirdikleri bir ihtilalle Rusya’da Çarlık rejimini yıkarak yönetimi ele geçiren Bolşevikler, savaştan çekilme kararı aldılar. Bunun üzerine, 16 Aralık 1917’de Ruslarla Erzincan Mütarekesi yapıldı. Bu mütarekeden sonra Rus kuvvetleri Doğu Anadolu’yu boşaltmaya başladılar. Rusların boşalttığı bu toprakları bu kez Ermeni birlikleri istila etti. Ermenilerin bölgedeki Türkleri toplu katliamlarla yok etmeye başlamaları üzerine; Şubat 1918’de başlarında ileri harekata geçen Türk ordusu, bütün Doğu Anadolu’yu istiladan kurtardı.<br />Sovyetlerle 3 Mart 1918’de yapılan Brest Litovsk Antlaşmasıyla Kars, Ardahan ve Batum vilayetleri Osmanlı Devleti’ne geri verildi. Bölgedeki Türk kuvvetleri Azerbaycan içlerinde Bakü’ye ve Hazar Denizi kıyılarına, İran içlerinde ise Tebriz’e kadar olan geniş bir sahayı ele geçirdi. Ancak, Mondros Mütarekesi’nden sonra, galip devletlerin baskısı üzerine, Türk Ordusu harbin başladığı yere 1914 hududuna çekildi ve İstiklâl Harbinin Doğu Cephesi de tekrar bu huduttan başladı.<br /><br />Not : İngiltere tepki olarak Çanakkale ve Irak cephelerini açmıştır.<br /><br /><strong>Çanakkale Cephesi (18 Mart 1915) :</strong><br /><br />Çanakkale’de cereyan eden muharebeler, I. Dünya Savaşı’nın akışını değiştirmiş, sonucunu etkilemiş olduğu için ayrı bir önem taşır. Çanakkale geçilebilseydi; Rusya’daki büyük insan kaynağı İtilâf devletlerinin silah ve malzeme fazlasıyla donatılacak, Rus ordusunun taarruz gücü artırılacak, büyük bir ihtimalle savaş daha çabuk bitecek, Rusya’da ihtilâl ortamı meydana gelmeyecekti. Dolayısıyla da Rusya savaştan yenik olarak erken ayrılmak zorunda kalmayacaktı.<br />Türk Ordusu, Çanakkale’de kendisinden özellikle ateş gücü bakımından üstün kuvvetlerin denizden ve karadan yaptıkları saldırılara dokuz ay süreyle, ağır kayıplar pahasına mukavemet etmiş ve nihayet saldırganların cepheyi boşaltıp gitmesiyle hak ettiği zaferi kazanmıştı.<br />Çanakkale Cephesi’nin açılmasına gerçi Rusların isteği üzerine karar verilmiştir, ama burada bir cephe açılması çok daha önce düşünülmüştü. Balkan savaşında ele geçirdiği Ege adalarını sağlama bağlamak ve Türkleri Ege Denizinden uzaklaştırmak isteyen Yunanistan, 19 Ağustos 1914’de Osmanlı Devleti’nin henüz tarafsız bulunduğu günlerde, İngiltere’ye müracaat ederek Çanakkale’de bir cephe açılmasını önermişti. O tarihte İngiltere, böyle bir hareketin Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesini hızlandıracağı endişesiyle bu öneriyi reddetmişti.<br />Türkiye savaşa girdikten sonra Kasım 1914’te İngiliz Bahriye Nazırı Churchill ve Amiral Fisher, Türk kuvvetlerinin Süveyş’e saldırmalarını önlemek amacı ile Gelibolu Yarımadasına bir çıkarma yapılmasını önermişlerdi. Fakat İngiliz savaş kabinesi bu öneriyi kabul etmemişti.<br />Nihayet, l915 yılı başında Avrupa’daki savaş mevzî harbine dönüşünce İngilizler, bütün kuvvetlerini Batı Cephesine yığmaktansa Çanakkale ya da Balkanlarda ikinci bir cephe açarak harbi hareket harbine çevirmeyi ciddî olarak düşünmeye başladılar. Böylece Rusya’ya lojistik destek sağlanabileceği gibi; Osmanlı başkentinin ele geçirilmesiyle Osmanlı Devleti de Alman ittifakından ayrılma mecburiyetinde bırakılacaktı. Ayrıca, kararsız durumda olan Bulgaristan’ın Merkezi Devletlere katılması da önlenecektir.<br />Bu arada, Türklerin Süveyş Kanalına yaptıkları taarruz başarısızlıkla sonuçlanıp, Mısır’da bulunan kuvvetlerin bir kısmının Çanakkale’ye aktarılması imkânı da ortaya çıkınca; Boğazın önce donanmayla geçilmesine ve donanma Marmara’ya girdikten sonra arkadan yetişecek kuvvetlerin boğazların ve İstanbul’un işgalinde kullanılmasına karar verildi<br /><strong><br />* Deniz Harekatı</strong><br /><br />İtilâf devletleri, Çanakkale harekatına 12’si İngiliz, 4’ü Fransız olmak üzere 16 Muharebe gemisi, 6 muhrip, 14 mayın arama tarama gemisi ve 1 uçak ana gemisi ayırmışlardı. Ayrıca, 4 hafif kruvazörle 16 muhribin, 5 İngiliz, 2 Fransız denizaltısının, altı deniz uçağı taşıyan uçak ana gemisinin de bu harekata katılmasını kararlaştırmışlardı.<br />Çanakkale Boğazı’ndaki Türk savunma tertibinin belkemiğini Müstahkem Mevki teşkil ediyordu. Mart 1915 başlarında Çanakkale Müstahkem Mevki emrinde 27 batarya halinde teşkilatlanmış çeşitli çapta 104 top ve bir de mayın grubu vardı. Topların bir kısmı savaş gemilerinden çıkarılmış --gemi toplarıydı.<br />İtilaf Devletlerinin, Çanakkale Cephesi’ne ayırdıkları kara kuvvetlerinin gücü, iki tümenli bir ANZAK Kolordusuyla, iki İngiliz ve bir Fransız tümeni ve iki deniz piyade taburuydu. İtilâf devletleri daha sonra on piyade tümeniyle bir Hint tugayını bu cephede birbiri ardına muharebeye sokmuşlardır.<br />İtilâf Devletleri Donanması’nın Boğazlara yönelik ilk hareketi 19 şubat günü başlayan, Boğazların girişindeki müstahkem mevkilerin bombardımanı olmuştur. 25 Şubat’a kadar aralıklı devam eden bombardımanla bu bölgedeki Türk savunma bataryaları susturulmuştu. İtilâf Devletleri mayın aramatarama gemilerinin, Boğazların girişindeki tüm mayınları temizlediklerini düşündüklerinden, 18 Mart 1915’ de Müttefik Donanması’nın boğazları zorlayarak geçmesi kararını almışlardı. Müttefik Donanması’nın taarruzu 18 Mart günü başladı. Ancak, müttefik mayın arama-tarama gemileri, Türk mayın gemisi Nusret’in 8 Mart’ta döktüğü mayınları farkedememişti.<br />Durgun ve güzel bir havada Boğaza giren Müttefik Donanması’ndan ilk isabeti “Gaulois” isimli gemi aldı ve sulara gömüldü. Daha sonra Fransızların Suffren gemisi birkaç isabet aldı. Öğleden sonra ise, Fransız muharebe gemisi Bauvet aldığı isabetlerle birkaç dakikada battı. Bir süre sonra da İngilizlerin İrresistable gemisi etkisiz hale getirildi. Ona yardım için giden Ocean isimli gemi de savaş dışı kaldı. Her iki gemi de, açılan topçu ateşleriyle batırıldı. Türk topçusunun isabetli atışları düşman gemileri üzerinde büyük tahribat yapmış ve mayınlar son darbeyi vurmuştur.<br />Saat 18.00’de Müttefik Donanması’nın Boğazı terk etmesiyle, tarihin bu büyük “Boğaz Muharebesi” Türklerin kesin zaferiyle sonuçlandı. Yaklaşık 7 saat devam eden çok şiddetli ateş muharebesi sırasında Müttefik Donanması tonlarca mermi yağdırmıştır. Sadece İngiliz gemileri tarafından toplam 3344 top mermisi atılmıştır. Bunca ateşe rağmen, Türk kuvvetlerin zayiatı 24 şehit 43 yaralıdır. Dört ağır top harap olmuş, üç top hasara uğramış, bir cephanelik infilak etmiştir. Müttefik Donanması’na gelince; üç muharebe gemisi (İrresistable, Ocean, Bauvet) batmış, iki muharebe gemisi ve bir muharebe kruvazörü (İnflexible, Gaulois, Suffren) ağır yaralanmıştı. İnsan zayiatı ise, çoğu ölü olmak üzere 800 kişiyi aşmıştır.<br />Bu büyük mağlubiyet üzerine Müttefikler, Boğazı donanmayla zorlayarak geçme umutlarını tamamen yitirmiş oldular.<br /><br /><strong>* Kara Harekâtı</strong><br /><br />18 Mart yenilgisinden sonra müttefikler, karaya asker çıkarmak suretiyle Gelibolu Yarımadasını ele geçirmeye karar verdiler. Bu suretle, Boğazlardaki tahkimatı arkadan vurarak açabileceklerini sanıyorlardı.<br />Müttefik çıkarması 25 Nisan 1915 sabahı başladı. Müttefikler Saros Körfezi ve Anadolu kıyılarına yaptıkları sahte çıkarma hareketlerinde başarılı olmuşlar ve Alman komutanın dikkatini o bölge üzerine toplamışlardı. Müttefiklerin esas çıkarma yaptıkları bölgeler, Seddülbahir ve Arı Burnu idi.<br />Seddülbahir bölgesine çıkarma yapan İngiliz kuvvetlerine karşı, bu bölgeyi korumakla görevli bir Türk piyade taburu çok büyük bir başarı kazandı ve kıyıya çıkan düşmanlar iç kısımlara sokulmadılar. Arı Burnu’na çıkan ANZAK Kolordusu’na karşı savaşan Türk piyade bölüğü, burayı kahramanca savundu ama kendisi de tamamen eridi. Bigalı’da 5. Ordu’nun ihtiyat birliği olarak beklemekte olan Kur. Yarbay Mustafa Kemal’in kuvvetleri bu bölgeye çağrılmıştı. Kendi inisiyatifiyle aldığı kararla, bir alayını (57. Alay) çıkarma yapan düşmanların üzerine gönderen Yarbay Mustafa Kemal, kahraman 57. Alay’ıyla Kocaçimen tepesi üzerinden düşmana yaptırdığı taarruzda başarılı oldu ve düşman saldırıları durdurulduğu gibi, geri çekilmeye de zorlandı. Aynı gün öğleden sonra, 19. Tümenin diğer alayları da muharebelere katılınca Arı Burnu’na çıkan düşman kuvvetlerinin ilerlemeleri tamamen durduruldu.<br />Bundan sonraki günlerde ve aylarda Müttefikler, Çanakkale’deki Türk kuvvetlerini imha ederek Boğazı açmak, Türkler de Boğazı savunmak ve düşmanı denize dökmek amacıyla gittikçe artan bir gayretle savaştılar, çok kanlı muharebeler cereyan etti. Savaş bir süre sonra bir mevzi harbine dönüştü.<br />7-8 Ağustos 1915’de Müttefik Kuvvetleri Kumandanı General Hamilton, emrine verilen dört tümenli 9. İngiliz Kolordusu’yla Anafartalar bölgesine bir çıkarma yaptıysa da Anafartalar Grup Kumandanı Albay Mustafa Kemal’in (Atatürk) komutasındaki Türk birliklerinin 9 ve 10 Ağustos günleri yaptığı karşı taarruzlar sonucunda bu çıkarma hareketi de durdurulmuş ve büyük başarılar kazanılmıştır. Bu başarısızlık üzerine İngiliz General Hamilton görevinden alınmıştı.<br />Kasım ayında İngiliz Savaş Bakanı Lord Kiçner, Çanakkale’ye geldi ve cepheleri gezdi. Bu sırada, Sırbistan yolu açılıp Almanya’dan ağır silahlar gelmeye başlamıştı. İşte İngilizler, Türk kuvvetleri önünde duramayacaklarını da anladıklarından işgallerini kaldırılarak, müttefik kuvvetlerin tahliyelerine karar verdiler. Bu nedenle İngilizler, önce Anafartalar ve Arı Burnu, daha sonra da Seddülbahir bölgelerini boşalttılar ve kuvvetlerini geri çektiler.<br />Böylece, 18 Mart Deniz Zaferi’nden sonra yaklaşık altı aydan fazla sürmüş olan Çanakkale Cephesi’ndeki kara savaşları da Türklerin zaferiyle sona erdi.<br />Osmanlı Genelkurmayı, Çanakkale’deki Türk zayiatını 55.000 şehit, 100.000 yaralı, 10.000 kayıp, 21.000 hastalıktan ölüm, 64.000 hasta olmak üzere 250.000 kişi olarak göstermektedir.<br />İngilizler ise 43.000 ölü, 72.000 yaralı, 90.000 hasta olmak üzere 205 000; Fransızlar ise toplam 47.000 kişilik zayiat vermişlerdir.<br />Çanakkale savaşları Türk Milleti’nin tarihine altın harflerle yazılmış büyük bir zaferdir. Bu zafer, en rütbelisinden en kıdemsizine kadar Türk askerinin kanıyla, canıyla kazandığı, her anı kahramanlıklarla dolu bir abidedir. Vatan sevgisinin, iman gücünün çelikleştiği ve adeta etten bir duvar örülerek “Çanakkale Geçilemez” dedirten Mehmetçiğin zaferidir.<br />Bu zaferin bir çok önemli sonucu vardır. Ama hiç şüphesiz ki, gelecekteki “Türk Milli Mücadelesi”nin önderi ve komutanı olacak olan Mustafa Kemal Paşa’yı ortaya çıkarmasıdır. Çanakkale Savaşları’nda büyük askerî başarılar kazanıp, haklı olarak “Anafartalar Kahramanı” adıyla anılacak olan Mustafa Kemal Paşa, bu savaşların sonunda ordu, kamuoyu ve basının yakından tanıdığı bir isim olacaktır.<br />Çanakkale Muharebeleri’nin diğer sonuçları da kısaca şöyledir:<br />1. Çanakkale geçilememiş ve müttefikler Osmanlı Devleti’ni savaş dışı bırakamamışlardı. Bu durum savaşı en az iki yıl uzatmıştır.<br />2. Balkan Savaşı esnasında perişan bir vaziyette gördükleri Türk ordusunu küçümseyen, Türklerin artık bittiklerini ve yok olacaklarını düşünen müttefikler, beklemedikleri ağır bir yenilgiye uğramışlardı.<br />3. Türk vatanı ve başkenti İstanbul, erken gelecek olan bir istila ve işgalden kurtulmuştu.<br />4. Boğazları geçemeyen müttefikler, Rusya’ya silah yardımında bulunamadıkları gibi, Rusya’dan sağlayacakları tarım ürünlerini Avrupa’ya götürememişler ve Avrupa’daki açlığı ve sefaleti önleyememişlerdir.<br />5. 1917 ‘de Rusya’da ihtilâl çıkınca, boğazlar kapalı olduğundan İngiltere ve Fransa müttefikleri Çar’a yardım yapamamışlar ve Çarlık Rusya devleti yıkılmıştır.<br />6. Büyük ölçüde kendi imkanlarımızla kazandığımız bu zafer, on binlerce kaybımıza neden olsa da Türk kamuoyu ve Türk kuvvetleri için büyük bir moral kaynağı olmuştur.<br /><br /><strong>Sina-Filistin-Suriye Cephesi</strong><br />Süveyş Kanalı, Alman Başkomutanlığının harekât planlarındaki önemli hedeflerden biriydi. Almanlar, kanalı ele geçirmek suretiyle İngiltere’nin Hindistan’la irtibatını kesmek ve böylece İngilizlerin Hindistan’dan getirecekleri askerlerle Avrupa Cephesini takviye etmesine engel olmak istiyorlardı. Türkler de Mısır’ı tekrar etkileri altına almak suretiyle, İslâm alemindeki saygınlıklarını artıracaklarını umuyorlardı. Fakat Kanal’a taarruz edebilmeleri için 200 km. genişliğindeki Sina çölünü aşmak gerekiyordu. Bunun için, çok kuvvetli ve düzenli lojistik desteğe ihtiyaç vardı. Ancak, Türk ordusunun en zayıf olduğu noktaların başında da bu lojistik destek konusu gelmekteydi. Bu olumsuzluğa rağmen, bu cephede I. ve II. Kanal Harekâtı yapılmıştı.<br />I. ve II. Kanal harekatındaki başarısızlıktan sonra, İngilizler çölü geçerek Sina Yarımadasını tamamen ele geçirmek istediler. 22 Aralık 1916’da Elariş’i ele geçirdiler. Buradaki Türk birlikleri Gazze-Şeria-Birüssebi hattına çekilerek savunma için hazırlık yapmaya başladılar. Diğer taraftan, İngilizlerin teşvikiyle 5 Haziran 1916’da başlayan Arap ayaklanması, Sina yarımadası tarafımızdan boşaltıldıktan sonra daha da genişledi.<br />* Kara Harekâtı devamıGaliçya, Makedonya ve Romanya’dan anayurda dönen birlikler ve yeni kurulan tümenlerden yararlanarak Halep’te 7. Türk Ordusu’nun kurulmasına karar verilmiş ve Irak’ta ki 6. Türk Ordusu’yla bu yeni kurulan 7. Ordu’nun birleştirilerek Yıldırım Ordular Grubu adıyla bir ordu grubu oluşturulmuş ve komutanlığına General Von Falkenhayn atanmıştı<br />31 Ekim 1917’de taarruza geçen İngiliz kuvvetleri ile Gazze-Birüssebi Meydan Muharebesi yapıldı. İngilizler Türk mevzilerini yararak kuvvetlerimizi Kudüs-Yafa hattına kadar geri çekilmeye zorladılar. Bilahare Kudüs İngilizlerin eline geçti. Bu başarısızlık üzerine, Yıldırım Ordular Grubu komutanı değişti ve bu göreve Liman Von Sanders Paşa atandı. Türk kuvvetleri yeniden teşkilatlandırıldı. 19 Eylül 1918’de büyük kuvvetlerle üç koldan taarruza geçen İngilizler Nablus Meydan Muharebesi’ni kazandılar ve cephemizi yardılar.<br />7. Ordu komutanı olan Mustafa Kemal Paşa, İngiliz süvarilerini Bisan’da durdurmayı başardı. Böylece, Türk kuvvetlerinin Şeria Nehri’nin doğusuna geçişini güvence altına aldı. Çekilme 10 Ekim 1918’e kadar devam etti. Bu arada Ekim başlarında Şam da düştü ve İngilizlerin eline geçti. Bu yenilgi üzerine Yıldırım Ordular Grubu Kumandanı Liman Von Sanders Paşa, komutayı Mustafa Kemal’e bırakarak karargahıyla Adana’ya çekildi. 25 Ekim’de Halep, İngiliz ve Arap kuvvetlerinin eline geçti. Mustafa Kemal Paşa, emrindeki kuvvetlerle İskenderun-Cerablus mevziinde İngiliz taarruzlarını durdurmaya çalıştığı günlerde Mondros Mütarekesi imzalanmış ve bu mütareke hükümleri gereğince 31 Ekim 1918’de cephelerde savaş son bulmuştu. Nitekim, Mustafa Kemal Paşa’nın savunma yaptığı bu hat, Türk İstiklâl Harbi sırasında milli sınır olarak kabul edilmiştir.<br /><br /><strong>Irak ve İran Cephesi</strong><br />Hint Okyanusunda kuvvetli bir devletin bulunmasını istemeyen ve Basra Körfezinin kontrolüne çok önem veren İngiltere, Alman-Türk yakınlaşmasının askerî bir ittifaka dönüşmekte olduğunu görünce; bölgede politik ve askerî bazı önlemler aldı. Türkiye’nin Almanya’nın yanında savaşa gireceğinin belli olmasıyla da Ekim 1914’te Bahreyn Adasına asker çıkardı. Irak ve Basra bölgesi, zengin petrol yatakları ve Abadan’daki rafineriler bakımından da İngiltere için çok önemliydi.<br />İngilizlerle Kasım 1914’de başlayan muharebelerde, Arap erlerinin firar etmesi ve Arap halkının düşmanca tavırları nedeniyle, bu bölgedeki Türk kuvvetleri İngilizler karşısında tutunamadı ve İngilizler 23 Kasım’da Basra’yı ele geçirdiler. Devam eden muharebelerde İngilizler Güney Irak’ı büyük ölçüde ele geçirdiler. Daha sonraki günlerde Türk kuvvetleri Basra’yı tekrar almak, İngilizler ise Bağdat’ı ele geçirmek amacıyla buradaki kuvvetlerin sayısını artırmaya başladılar. Eylül 1915’teki “Birinci Kutülammare Muharebelerini” İngilizler kazandı. Bu bölgedeki Türk kuvvetlerinin başında Nurettin Paşa bulunuyordu. İngiliz kuvvetlerine ise General Townshend komuta ediyordu. İngilizler yeniden bir taarruz harekatı başlatmıştı; ancak yapılan savunma ve karşı taarruz hareketi üzerine İngilizler ağır kayıplar verdiler ve geri çekildiler. İngiliz Generali bu muharebenin ilk günü akşamı hatıra defterine şunları yazacaktır “Avrupa da hiçbir asker yoktur ki, savunmada Türklerle mukayese edilebilsin. Talihsizliğimin cezasını çekiyorum.”<br />İngilizler, uğradıkları başarısızlık üzerine geri çekilerek tekrar Kutülammare mevzilerinde savunma yapmaya başladılar. Kutülammare’de Türk kuvvetleri İngiliz birliklerini kuşattılar. Bu kuşatma 4.5 ay devam etti. İngilizler birkaç defa kuşatmayı yarmak istemişlerse de başarılı olamadılar. Nihayet, 29 Nisan 1916 tarihinde İngiliz Generali Townshend ve kuvvetleri kayıtsız şartsız teslim oldu. Kutülammare’de, 5 General, 481 subay ve 13.300 civarında asker esir alındı. Ölenler ve teslim olanlarla birlikte İnglizler burada 40.000 den fazla zayiat verdiler.<br />Kutülammare’deki İngiliz kuvvetlerinin teslim olmasından sonra bu bölgede Ruslar da Bağdat’ı almak için taarruza geçmişler, Hanikin’i ve Kasrışirin’i ele geçirmişlerdi. Bunun üzerine, Irak’taki Türk kuvvetleri 6. Türk Ordusu olarak yeniden yapılandırıldı. Bir taraftan Rusların, diğer taraftan İngilizlerin taarruzları sonucunda; Ruslar durdurulmuşlarsa da İngilizler 11 Mart 1917’de Bağdat’ı aldılar. Türk kuvvetlerinin Bağdat’ı geri almak için yaptıkları muharebelerden bir sonuç alınamadı. İngilizler’de Musul’u ele geçirmek istiyorlardı, fakat yaptıkları taarruzlarda onlarda başarılı olamadılar. Bu bölgedeki Türk kuvvetleri 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’ne kadar Musul’u İngilizlere karşı başarıyla savundular. Bilahare mütarekenin imzalanmasından sonra İngilizler, mütareke hükümlerini gerekçe göstererek 3 Kasım 1918’de Musul’u işgal ederek ele geçirdiler.<br /><br /><strong>Avrupa Cepheleri: (Galiçya-Romanya-Makedonya)</strong><br />İtilâf Devletleri’nin Çanakkale Cephesini boşalttıktan sonra (Ocak-1916) buradaki Türk kuvvetleri serbest kalmıştı. Gerçi zayiatlardan dolayı mevcutları azalmıştı ama yine de etkili kuvvetlerdi. Üstelik zafer kazandıkları için moralleri çok yüksekti. 1916 yılı başlarında Kafkas Cephesi’nde Türk Ordusunun durumu kritikti. Aynı zamanda Ruslar karşı taarruza geçmişlerdi. Çanakkale’de serbest kalan kuvvetlerle derhal Kafkas Cephesinin takviyesi gerekirdi.<br />Ancak, Türk Orduları Başkumandan Vekili Enver Paşa, harbin kesin sonucunun Avrupa cephelerinde alınacağı düşüncesiyle toplam 100. 000’i aşan seçkin subay ve erlerden oluşan üç Türk Kolordusunu, Avrupa’daki cephelerin takviyesinde kullanmaya karar verdi. Enver Paşa’nın bu düşüncesi, Türk topraklarının savunulması zararına yapılmış çok büyük bir özveriydi. O kadar ki, Alman askerî heyeti başkanı Liman Von Sanders bile Türk Başkomutan Vekilinin bu kararına karşı çıkmaktan kendisini alamadı.<br />Nihayet, Alman Başkomutanlığı ile varılan anlaşma sonucunda 15nci Kolordunun Galiçya, 20 Kolordunun Makedonya ve 6ncı Kolordunun ise Romanya’ya gönderilmesine karar verildi. Avrupa cephelerine gönderilen bu Türk kuvvetleri; Galiçya cephesinde Ruslarla, Romanya cephesinde Romenlerle ve Makedonya cephesinde ise Sırplarla savaşmışlardır. Kendilerinden beklenilenin üstünde bir gayret ve mücadele vermiş olan kuvvetlerimiz bu cephelerde kazanılan başarılarda önemli rol oynamışlardır.<br /><br /><strong>Hicaz ve Yemen Cephesi</strong><br />Savaşın başında Başkomutanlığa bağlı olan bağımsız Hicaz Tümeni, 11 Ocak 1915’de 4. Türk Ordusuna bağlanmıştı. Birinci Kanal Seferine katılmak için, bu Hicaz Tümeninden “Hicaz Kuvve-i Seferiyesi” teşkil edildi. Ancak, harekâta zamanında yetişemediği için katılamadı. Bu kuvvetlerin bir kısmı Maan bölgesinde bırakıldı, kalanları ise Hicaz’a (Mekke) gönderildi.<br />Hicaz Cephesinde, Hicaz Emiri Şerif Hüseyin’in liderliğinde, İngiliz vaadleri, kışkırtmaları ve yardımlarıyla ayaklanan Arap kuvvetleri saldırılarının büyük önem kazanması üzerine bu cephe Şam’daki 4. Ordu’dan takviye edilerek, ordu komutanlığı yetkisinde Hicaz Kuvve-i Seferiye Komutanlığı kuruldu. Bölgedeki birlikler bu komutanlığa bağlandı ve komutanlığına da 12. Kolordu Komutanı Fahrettin Paşa atandı.<br />Fahrettin Paşa ve kuvvetleri, İngilizlerin Nablus savaşını kazanmaları ve Filistin Cephesindeki Türk Kuvvetlerinin Halep bölgesine çekilmesi üzerine, İngiliz ve Arap kuvvetleri tarafından kuşatıldığı için Medine’de mahsur kaldı. Fahrettin Paşa, Bölgedeki Türk kuvvetleri ile irtibatının kesilmesine ve hiçbir ikmal desteği almamasına rağmen bir avuç kuvvetiyle Medine’yi kahramanca savunmuş ve Çöl Kaplanı unvanını almıştır. Kuşatmadan önce, Medine’deki kutsal emanetlerin büyük bir kısmını, teşkil ettiği özel bir ekiple İstanbul’a ulaştıran Fahrettin Paşa, Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra da Medine’yi savunmuş ve 13 Ocak 1919’da Medine’yi teslim etmiş ve esir düşmüştür.<br /><br /><strong>Libya Cephesi Harekatı</strong><br />İtalyanların Trablusgarp’ı işgalleri ile başlayan Türk-İtalyan savaşı, Balkanlarda yeni bir savaşın çıkması üzerine, 5 Ekim 1912 tarihinde imzalanan Uşi Antlaşmasıyla sona ermişti. Osmanlı Devleti, bu antlaşmayla Trablusgarp ve Bingazi’yi İtalya’ya bırakmıştı. Ancak Türk subaylarının komutasındaki yerli halk İtalyanlara karşı mücadelelerini sürdürüyorlardı.<br />Birinci Dünya savaşının başlamasıyla, Osmanlı Devletine karşı sempatisi devam eden yerli halkın direniş ve mücadele azminin artırılması, İtalyanların bölgeden kovulması ve Mısır’daki İngiliz kuvvetlerine baskın taarruzları yapılarak Mısır bölgesine daha fazla İngiliz kuvvetinin bağlanması plânlanıyordu. Böylece Libya’da kaybedilen Osmanlı hakimiyeti yeniden sağlanacak ve Almanların diğer cephelerde karşısına daha az İngiliz kuvvetinin çıkması sağlanacaktı. Osmanlı Devleti’nin savaşa girerken 14 Kasım 1914’de ilân ettiği “Cihad-ı Ekber” bölgede duyulunca, İtalyanlara karşı yapılan direnişler arttı.<br />Trablusgarp cephesinde İtalyanlara karşı mücadeleler 30 Ekim 1918’e kadar devam etmişti.<br />Sonuç olarak; I. Dünya Savaşı’nda Trablusgarp’ta büyük sayıda kuvvetler ayırmadan, çok az sayıdaki uzman kadronun yetiştirdiği yerli kuvvetlerle, İtilâf Devletlerinin 100.000 den fazla askerîni bu cephede tutmayı başarmışlardı.<br /><br /><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/100-osmanli-imparatorlugu-haritalari/650-osmanli-devletinin-1-dunya-savasinda-savastigi-cepheler-haritasi.html" style="color: #309cbf;">Osmanlı Devletinin 1.Dünya Savaşında Savaştığı Cepheler Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/1007-8-sinif-tc-inklap-tarihi-ders-kitabi-notlari.html">8. Sınıf Tc İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Kitabı Özet Notlar</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/86-1-dunya-savasi-haritalari.html">1.Dünya Savaşı Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/87-2dunya-savasi-haritalari.html">2.Dünya Savası Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/100-osmanli-imparatorlugu-haritalari.html">Osmanlı imparatorluğu Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/97-kurtulus-savasi-haritalari.html">Kurtuluş Savaşı haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular.html">Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Konuları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/920-kurtulus-savasi-genel-hatlariyla-ozet.html">Kurtuluş Savaşı Genel Hatlarıyla Özet</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/55-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-sorular.html">Tc inkılap Tarihi ve</a><a href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/869-ataturkun-kronolojik-hayati.html">Atatürk'ün Kronolojik Hayatı</a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/55-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-sorular.html"> Atatürkçülük Sorular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../ataturk-kosesi/117-ataturk-videolari.html">Atatürk Videoları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/126-tc-inkilap-tarihi-ve-ataturkculuk.html">Kpss Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarihi-videolar.html" title="Tarihi Videolar">Tarihi Videolar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarihi-resimler.html" title="Tarihi Resimler">Resimlerlerle Tarih</a></p>2. Dünya Savaşı Neden ve Sonuçları2010-07-16T20:50:45Z2010-07-16T20:50:45Zhttp://aygunhoca.com/tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/1555-2-dunya-savasi-neden-sonuclari.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><strong>İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI </strong><br />3 Eylül 1939’da İngiltere ve Fransa’nın Polonya’yı işgal eden Almanya’ya savaş ilan etmesiyle başladı. <br />Almanya, İtalya ve Japonya’nın oluşturduğu Mihver Devletleri ile Fransa,İngiltere,ABD ve SSCB’nin oluşturduğu Müttefikler dünyanın hemen her bölgesinde savaştı. <br />II. Dünya Savaşı topyekun bir savaştı,yani savaşa giren bütün ülkelerin tüm kaynakları ve insan gücü savaş için kullanıldı. <br />Askerlerin yanı sıra milyonlarca sivil insan öldürüldü. Savaş Portekiz,İspanya,İsveç,İsviçre dışında bütün Avrupa’ya yayıldı. <br />ABD,deniz filosunun Japon uçaklarına bombalanması üzerine Aralık 1941’de savaşa katıldı. <br />II. Dünya Savaşı Eylül 1945’te bitti. Bu savaşın sonuçlarından dünyanın pek az bölgesi kendisini kurtarabildi. <br />Almanya’da Adolf Hitler’in diktatörlüğü,büyük can kayıpları ve büyük acılar pahasına yıkılabildi. <br />Savaşın sonunda, SSCB ve bazı Doğu Avrupa ülkeleri yeni topraklar kazanırken, Japon ve İtalyan imparatorlukları yıkıldı.<br /><strong><br />SAVAŞIN NEDENLERİ:</strong><br /><br />Dünya Savaşı’nın sonunda Almanya yenilmiş ve ağır koşullar içeren bir antlaşma yapmak zorunda bırakılmıştı. <br />Almanlar 1919’da imzalanan Versay Antlaşması’nın haksız maddeler içerdiğini ve yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorlardı. <br />1920’lerde büyük ekonomik güçlüklerle karşı karşıya kalan Almanya’da 1933’te Adolf Hitler önderliğindeki Naziler iktidara geldi. <br />Hitler,bir yandan Versay Antlaşması’nın geçersiz sayılmasına çalışırken,öte yandan da silahlı kuvvetlerini yeniden toparladı.<br /><br />1919’da barışı korumak ve uyuşmazlıkları çözümlemek amacıyla kurulan Milletler Cemiyeti,bu görevleri yürütebilmek için gerekli olan yaptırım gücünden yoksundu.<br /> ABD bu örgütün dışında kaldı; öbür üyeler arasında da kararlara uymayan devletlere karşı zor kullanma konusunda görüş birliğine varılamadı. <br />Bu sorun, 1931’de Japonya’nın protestolara aldırmayarak Cin’in Mançurya bölgesini ele geçirmesiyle iyice açığa çıktı. <br />Japonya 1930’lar boyunca gücünü arttırdı. <br />1935’te faşist Benito Mussolini yönetimindeki İtalyanlar,Etiyopya’yı işgal ettiler.<br />Milletler Cemiyeti bu kez de etkin önlemler alamadı.<br /><br />Bu zayıflıktan yararlanan Hitler, 1936 Mart’ında Almanya’nın Ren Irmağı’nın batısında kalan topraklarına askeri birliklerini gönderdi.<br /> Oysa 1925’te Almanya ile Milletler Cemiyeti arasında yapılan antlaşmaya göre bu bölgede hiçbir devlet asker bulunduramayacaktı. <br />Milletler Cemiyeti bu konuda da protestolar dışında yaptırım uygulamadı. <br />Ardından İtalya ve Almanya,İspanya’daki iç savaşta cumhuriyetçi yönetime karşı faşist General Francisco Franco’nun saflarında savaşmak üzere asker gönderdi. böylece yeni silah ve uçaklarını da denediler. <br />Yeni toprak kazanımları ve dünya egemenliği için Almanya,İtalya ve Japonya, Berlin-Roma-Tokyo Mihveri diye adlandırılan bir ittifak kurdular. <br />Bu yüzden bu ülkeler Mihver Devleri adıyla anıldı.<br /><br />1937’de Japonya,Çin’e karşı topyekun bir savaş başlattı. <br />Bir yıl sonra Almanya,Avusturya’yı işgal etti; ardından da Çekoslovakya’da Alman asıllıların çoğunlukta olduğu Südet bölgesi üzerinde hakkı olduğunu ileri sürdü.<br />İngiltere ve Fransa,Çekoslovakya’yı Hitler’in bu isteğine boyun eğmesinin yararlı olacağına inandırdı ve Eylül 1938’de yapılan Münih Antlaşması’yla bölge Almanya’ya bırakıldı. <br />6 ay sonra Hitler başkent Prag’ı bombalayacağını söyleyerek gözdağı verince Çekoslovakya Almanya’nın boyunduruğuna girdi.<br /><br />Almanya’nın sonraki kurbanı I. Dünya Savaşı’nın ardından bağımsız bir devlet olarak yeniden kurulan Polonya’ydı. <br />İngiltere ve Fransa bu kez Alman saldırısına karşı Polonyalılara yardım edecekleri konusunda kesin güvence verdiler.<br />Almanya,Polonya’ya saldırınca da II. Dünya Savaşı başlamış oldu.<br /><br /><strong>Avrupa’da Savaş Başlıyor:</strong><br /><br />Almanya Ağustos 1939’da SSCB ile bir saldırmazlık paktı imzaladıktan sonra,1 Eylül’de Polonya’ya girdi. <br />İngiltere ile Fransa sözlerini tutarak 3 Eylül’de Almanya’ya savaş ilan etti.<br />Avusturya,Kanada ve Güney Afrika’nın da aralarında bulunduğu başka ülkeler de İngiltere ve Fransa’nın yanında yer aldı. <br />Ama Müttefikler,Alman kara ve güçlerince hızla işgal edilen Polonya’ya yardım edemdi.<br />17 Eylül’de SSCB de doğudan Polonya’ya girdi. Polonya teslim oldu. <br />80 bin kadar Polonya askeri mücadeleyi sürdürmek amacıyla önce Romanya’ya daha sonra da Fransa’ya giderek burada toplandı.<br />Ekimde SSCB, olası bir Alman saldırısına karşı bir batıda “tampon devletler” oluşturmak amacıyla,üç Baltık ülkesini, Estonya,Letonya ve Litvanya’yı işgal etti.<br />Ardından SSCB,Finlandiya’dan birliklerine Finlandiya topraklarına girme hakkının verilmesini istedi. <br />Finlandiya SSCB’nin koşullarını kabul etmek zorunda kaldı.<br />Bunlar olurken batı oldukça hareketsizdi. <br />Fransa,Alman sınırında Maginot Hattı adıyla anılan savunma hattını kurdu.<br />Kuzeydeki İngiliz birlikleri,Belçika’nın savaşa girmemesi nedeniyle Almanlarla hiç karşılaşmadı.<br />1940 Nisan’ında Almanlar,Norveç’e saldırdı. <br />Amaçları denizaltıları için üsler kurmak ve İsveç’in kuzeyindeki madenlerden çıkartılarak denizyoluyla Norveç’in Narvik limanına getirilen demire el koymaktı.<br />Alman birlikleri gemilerle geldi ve bir bölümü hiçbir engele karşılaşmazsınızın Norveç kıyılarına çıktı. <br />Bir bölümü de İngiliz deniz güçleriyle,iki tarafın da eşit kayıplar verdiği sert çatışmalara girdi. Ama Almanlar kısa sürede Norveç’te Müttefiklerin asker çıkarma girişimlerini önleyebilecek hava üsleri kurdular. <br />Norveç 9 Haziran’da teslim oldu. <br />Almanların nisanda saldırdığı Danimarka da pek az direnebildi.<br />10 Mayıs 1940’ta başlayan Alman saldırısı,kısa sürede Belçika,Hollanda ve Lüksemburg’un işgaliyle sonuçlandı. <br />Yardıma gelen İngiliz ve Fransız orduları da püskürtüldü. 13 Mayıs’ta Sedan’da Alman tankları Meuse Irmağı’nı geçti ve Fransa’nın içlerine doğru ilerledi. <br />Hollanda 14 Mayıs’ta teslim oldu. <br />Alman tankları kuzeye,kıyıya doğru ilerledi ve geri çekilen Müttefiklerin önünü kesit. <br />Belçika 27 Mayıs’ta teslim oldu.<br />Belçika’da sıkışıp kalan İngiliz ve Fransız birlikleri büyük kayıplar verdi. <br />İngiliz deniz güçlerinin yardımıyla Dunkerque kıyılarından 346 bin kadar Müttefik askeri kurtarıldı; ama silah,araç ve gereçler geride bırakıldı.<br />14 Haziran’da Almanlar Paris’e girdiler, 22 Haziran’da da Fransızlar ateşkes antlaşmasını imzaladılar. <br />Alman güçleri Kuzey Fransa’yı ve bütün Atlas Okyanusu kıyılarını işgal etti.<br />Mareşal Henri Philippe Petain Vichy’de Almanlar’ın denetiminde bir hükümet kurdu. <br />İngiltere’de bulunan General Charles de Gaulle savalın sonuna kadar varlığını koruyan Özgür Fransa Hareketi’ni kurarak işgalcilere karşı direnişe geçti.<br />İngiltere’de ayrıca “özgür” Polonya,Norveç,Belçika,Hollanda ve Çek askeri birimleri de oluşturdu.<br />Hitler bir sonraki hedef olarak İngiltere’yi seçti. <br />Alman hava kuvvetleri Güney İngiltere’deki havaalanlarını ve limanlarını her gün bombalamaya başladı. <br />İngilizlerin kesin direnişiyle karşılaşan Almanlar,ardından Londra’yı ve İngiltere’nin iç bölgelerindeki kentleri de bombaladı. <br />Bu baskınlar pek çok sivilin ölümüne ve büyük zarara yol açtı. <br />Buna karşılık İngiliz hava kuvvetleri de Fransa ve Belçika limanlarında askerleri Manş Denizi’nden geçirmek üzere toplanmış Alman gemilerini batırdı.<br />İngiltere göklerinde Ağustos-Ekim 1940 arasında yapılan üstünlük savaşından sonra,Alman hava saldırıları gece bombardımanlarına dönüştü; 1941 ortalarına kadar İngiltere’deki kentler yoğun hava akınlarının hedefi oldu.<br />Haziran 1940’tan sonraki bir yıl içinde yaklaşık 43 bin sivil yaşamını yitirdi;50 bin kişi ağır yaralandı.<br /><br /><strong>Almanya SSCB’ye Saldırıyor (Barbarossa harekatı):</strong><br /><br />Hitler’in SSCB ile 1939’da yaptığı saldırmazlık paktının asıl amacı,Almanya’nın aynı hem batıda,hem doğuda savaşmak zorunda kalmasını önlemekti. <br />1940’ta Alman orduları Fransa’yı göçertip İnglizler’i Avrupa’dan sürünce Hitler, SSCB’ye saldırmaya karar verdi. <br />Hızlı bir harekatla SSCB üzerinden Ortadoğu’ya inmeyi tasarlamıştı. <br />SSCB’ye saldırı Napolyon’un 1812’deki başarısız Rusya seferinden bir gün önce 22 Haziran 1941’de başladı.<br />Finlandiya,Bulgaristan,Macaristan ve Romanya da SSCB’ye savaş açtılar. <br />Savaş başlangıçta Almanlar için oldukça olum gelişti. Almanlar sonbaharda Leningrad kentine, aralık ayında da Moskova’nın banliyölerine ulaştılar. <br />Daha güneyde de Don Iramağı ağzındaki Rostov kentine ulaştılar,ama kış gelince Alman birlikleri yorulmuş, savaşma güçleri azalmıştı.<br />Ardından SSCB’nin karşı saldırısı başladı. <br />Hitler’in tasarılarında bu harekatın kıl gelmeden tamamlanması öngörüldüğü için,Alman askerlerinin giysileri soğuk kış günlerine uygun değildi. <br />Büyük kayıplar verdiler ve SSCB’nin içlerinde tutunabilmelerine karşın başlangıçtaki güçlerini bir daha kazanamadılar.<br />1942’de Hitler, Karadeniz ile Hazar Denizi arasında bulunan Kafkasya petrol yataklarını ele geçirmeyi hedefledi. <br />Bir Alman ordusu ağustosta Maykop’taki petrol merkezine ulaştı. <br />Daha kuzeydeki Stalingrad kentine yönelik saldırıları ise başarısız oldu. SSCB birlikleri kenti sonuna kadar savundu ve kış bastırınca karşı saldırıya geçtiler. <br />250 bin kişilik Alman ve Romanya birliklerini kuşattılar ve Şubat 1943’te bu birlikler teslim oldu. <br />SSCB’nin II. Dünya Savaşının en büyük kara çarpılmasındaki başarısı Almanlar’ı,Kafkasya’dan çekilmek zorunda bıraktı.<br />1943 yazı başlarken SSCB orduları Almanları geri sürdü ve 1944 balında Polonya’ya, çok geçmeden de Romanya’ya girdi.<br />Bu savaşta SSCB büyük yıkıma uğradı ve yaklaşık 20 milyon insanını yitirerek II. Dünya Savaşı’nda en çok can veren ülke oldu.<br /><br /><strong>ABD Savaşa Giriyor:</strong><br /><br />ABD savaşta tarafsız kalmasına karşın İngiltere’ye destek sağlıyordu.<br />Örneğin, 1940’ta ABD,deniz kuvvetlerinin 50 destroyerini İngiltere’ye ödünç vermişti.<br />7 Aralık 1941’de Pazar günü sabah saatlerinde,Japon uçak gemilerinden havalanan 360’ın üzerinde savaş uçağı, Hawaii Adaları’ndaki Pearl Harbor deniz üssünde bulunan ABD savaş gemilerine saldırdı. <br />Japonlar bombaladıkları sekiz savaş gemisinden altısını batırdı ya da çalışamaz duruma getirdi; ama üssü kendisi pek zarar görmedi. <br />Uçak gemileri o anda başka bir yerde olduğu için bu saldırıdan kurtuldu.<br />Bu olay üzerine ABD kongresi, 8 Aralık 1941’de Japonya’ya, üç gün sonra da Almanya ve İtalya’ya savaş ilan etti.<br />Pearl Harbor baskınıyla aynı gün, Formoza’dan kalkan Japon uçakları Filipin Adaları’na saldırdı. <br />Bu adalar daha sonra Japon birliklerince işgal edildi. General Douglas MacArthut komutasındaki ABD ve Filipin güçleri yenildiler ve bölgeyi boşaltmak zorunda kaldılar. <br />Japonlar 1942 Mayıs’ında Filipinler’i ele geçirdiğinde 36 bin kadar asker ve 25 bin sivili esir aldı. Japonlar ,saldırını sürdürerek ABD’den Guam ve Wake adalarını,İngiltere’den de Hong Kong’u aldılar. <br />Japon askerleri Taylan üzerinden hareketle Malaya’yı da işgal etti ve yarımadanın alt bölümlerine,Singapur’a doğru ilerlediler; Singapur 1942 Şubat’ında teslim oldu.<br />Daha sonra, Saravak, Brunei, Borneo, Timor, Cava, Sumatra,Sel ebes,Yeni Britanya,Solomon Adaları,Yeni Gine’nin doğusu,Gilbert Adaları da Japonya’nın eline geçti. <br />Buraları savunmaya çalışan Müttefik deniz güçleri büyük kayıplar verdi,askerlerinin pek çoğu öldü ya da esir edildi.<br />Bu saldırılar sonucunda Japonya,Güney doğu Asya’nın denizden ulaşımını denetleyen adaları ele geçirdi. <br />Japonlar ayrıca Çinhindi ve Taylant’dan geçerek Birmanya’yı da işgal etti ve oradaki İngiliz birliklerini Hindistan’a çekilmek zorunda bıraktılar.<br />Güneydoğu Asya’da kurdukları üslerden Avustralya’ya hava saldırıları düzenlediler.<br /><br /><strong>Batıdaki Deniz Savaşları:</strong><br /><br />Savaş başladığında İngiltere ve Fransa’nın güçlü donanmaları vardı. <br />Alman donanması ise, daha küçük olmakla birlikte, modern ve etkiliydi. <br />Uçak gemisi yoktu,ama güçlü savaş gemiler ve hızla artan denizaltı gücüyle ticaret gemilerine büyük zararlar verebiliyordu.<br />Akdeniz’ed İngiliz deniz gücünün üstünlüğü sayesinde,asker ve erzak taşıyan düşman gemileri batırılarak Kuzey Afrika harekatına yardımcı olundu. <br />Ne var ki, İngiliz donanması da Alman denizaltılarının ve kıyıda üslenmiş savaş uçaklarının yarattığı tehlike yüzünden İngiliz gemileri Batı Çölü’ndeki savaş için gerekli desteği Cebelitarık Boğazı ve Akdeniz’den getirmek yerine,çoğunlukla Ümit burnu ve Süveyş kanalı yolunu izleyerek sağladılar.<br />Durmaksızın bombalanan Malta yalnızca denizaltılar ve küçük gemilerce kullanılabiliyordu. <br />Bu yüzden İngilizler’in ana deniz üssü Mısır’da,İskenderiye’deydi. <br />Zaman zaman Alman savaş gemileri Müttefik ticaret gemilerine saldırmak üzere Atlas Okyanusu’na açılıyordu. <br />Daha sonra da ticaret gemisi görünümde,silahlandırılmış gemiler göndermeyi sürdüler.<br />Atlas Okyanusu’ndaki asıl savaş Alman denizaltılarıyla oldu. <br />Bu savaş gece gündüz durmaksızın sürdü. <br />Müttefiklerin,asker,savaş araç ve gereçleri de taşıyan ticaret gemileri konvoylar oluşturarak savaş gemilerinin koruması altında yol alabiliyorlardı.<br />Uçak gemilerinden ve kıyıdaki hava üslerinden kalkan savaş uçakları da deniz savaşlarına katılıyordu,ama Alman denizaltılarına engel olmak çok güçtü.<br />Savaş süresince bu denizaltılar Müttefiklerin 23.351 ticaret gemisini batırdı.<br />Buna karşılık 782 Alman denizaltısı yok edildi.<br /><br /><strong>Kuzey Afrika Çıkarması:</strong><br /><br />Müttefikler,mihver güçlerini yenmek için,önce Almanya’yı yenmek gerektiğini düşünüyordu. <br />1942’de Kuzey Avrupa’yı geri alacak güçleri olmayan Müttefikler,düşmana önce Kuzey Afrika’dan sürmeye karar verdiler. <br />Bu nedenle,General Dwight D. Eisenhower komutasındaki İngiliz ve ABD askerlerinden oluşan 100 bin kişilik bir kuvvet Fas ve Cezayir kıyılarına çıkarma yaptı.<br />Bu ülkeler,o sırada Vichy Fransa’sının denetimindeydi. Vichy yönetimi önce bu çıkarmaya karşı çıktıysa da,hemen ardından Müttefler’le işbirliğine girdi.<br />Müttefikler önce doğuya,Tunus’a doğru ilerledi,ama Akdeniz üzerinden hava ve denizyoluyla getirilen güçlü Alman birliklerince durduruldu.<br />1943 Ocak ayı sonunda Montgomery’nin ordusu Batı Çölü’nü geçerek Tunus’a girdi.<br />Zorlu çarpışmalardan sonra Müttefik orduları Mayıs 1943’te Alman ve İtalyan kuvvetlerini çökertti ve Mihver ordularının ancak küçük bir bölümü esir düşmekten kurtulabildi.<br />Müttefikler Kuzey Afrika’daki başarılarını,1943 Temmuz’unda Sicilya’yı işgal ederek sürdürdü. <br />Bu harekat,limanları ele geçirerek değil,açık plajlara asker çıkararak yürütüldü.<br />Daha önce önemli yol ve köprüleri ele geçirmek üzere planör ve paraşütlerle hava birlikleri indirilmişti. <br />Ağustosun ortalarında ada ele geçirildi.<br />Sicilya’nın yitirilmesi ve İtalya’nın Müttefiklerce bombalanması İtalya diktatörü Bento Mussolini’yi çekilmeye zorladı. <br />Eylül başlarında İtalya teslim oldu ve Malta’daki donanmasına el kondu. <br />Bu olay İtalya’da Müttefikler ile Almanları karşı karşıya bıraktı.<br />Müttefik güçler 3 Eylül’de güney İtalya’ya birkaç gün sonra da Salerno Körfezi’ne çıktılar. <br />Almanlar inatla direndiler.<br />Ekimde Napoli’ye ulaşan Müttefikler yarımadanın ortalarında güçlü bir Alman savunması tarafından durduruldu.<br />1944 Ocak’ında Müttefikler, Anzio’ya çıkarak bu savunma hattının ardına geçmeye çalıştılar. <br />Aynı zamanda bu hattın asıl güçlü noktası olan Cassino’ya yönelik saldırılar düzenlediler. <br />Müttefikler Polonya birliklerinin Cassino’yu almasından sonra Anzio’daki kuvvetlere katılmak üzere kuzeye doğru ilerlemeyi başardılar. <br />4 Haziran’da Roma alındı.<br /><br /><strong>Avrupa’da Savaşın Sonu:</strong><br /><br />İtalya’daki Müttefik güçler 13 Ağustos 1944’te Floransa’yı aldı. Almanlar bunun üzerine Pisa ile Rimini arasında bir savunma hattı oluşturarak kış gelene kadar burada tutundular. <br />Nisan 1945’te Müttefikler Po Irmağı’nı geçti ve Alp Dağları’na doğru ilerledi. <br />İtalya’da Almanlar 2 Mayıs’ta teslim oldular. <br />İki gün sonra da Müttefikler Avusturya’dan güneye doğru ilerleyen ABD askerleriyle buluştu. <br />SSCB birlikleri ise 1944 Haziran’ında Doğu Avrupa’da bir harekat başlattı. <br />Temmuz sonunda Varşova’nın karşısında Vistül Irmağı’nın doğu kıyısına geldiler. <br />Daha güneyde SSCB ordu,Romanya ve Bulgaristan’ı aldı. Finlandiya eylülde düştü. <br />Ağustosta SSCB orduları iki koldan ilerlemeye başladı. Biri Baltık Denizi’nin doğu kıyıları boyunca,öbürü de Tuna vadisi üzerinden Macaristan’a doğru hareket etti. <br />Almanlar bu ilerlemeyi durduramayarak geri çekildiler.<br />1945 başlarında,Almanya’nın artık uzun süre savaşamayacağı ortaya çıkmıştı. <br />Müttefik liderler,ABD Başkanı Roosevelt,İngiltere Başbakanı Churchill ile SSCB’nin önderi Stalin Kırım’daki Yalta kentinde toplandılar ve Almanya’nın koşulsuz olarak teslim alınması konusunda anlaştılar.<br />Ayrıca savaş sonrası Avrupa’ya ilişkin planlar da yaptılar. <br />Ocak 1945’te SSCB askerleri Oder Irmağı’nı Budapeşte’ye,nisan başında da Viyana’ya girdiler ve Berlin’e doğru ilerlediler. <br />25 Nisan’da Berlin’i kuşattılar. Kentin merkezinde ki bir yer altı sığınağından savunmayı yönetmekte olan Hitler savaşın yitirildiğini kavrayarak 30 Nisan’da intihar etti. Amiral Karl Dönitz’i kendi yerine atamıştı.<br />Dönitz’in temsilcileri Reims’e Müttefiklerle görüşmeye geldi. <br />Batıda Müttefiklere teslim olmayı; ama doğuda SSCB’ye karşı savaşı sürdürmeyi istiyorlardı. <br />Eisenhower Almanların her yerde koşulsuz teslim olmaları konusunda ısrar etti. <br />Almanya’nın teslim olması 8-9 Mayıs 1945’te gece yarısı gerçekleşti.<br /><br /><strong>Japonya’nın Teslim Olması:</strong><br /><br />ABD,Japonya’nın kıyı kentlerini yoğun bir biçimde bombaladığı sırada Başkan Truman,Japonların direnişini kırmak ve savaşı kısaltmak gerekçesiyle atom bombası kullanmaya karar verdi. <br />Atom bombası ABD’de,gizlice geliştirilen ve büyük yıkım gücü olan bir silahtı. <br />6 Ağustos 1945’te ABD hava kuvvetlerinin bir bombardıman uçağı Hiroşima kenti üzerine ilk atom bombasını attı. <br />3 gün sonra gücü azaltılmış bir atom bombası da Nagasaki’ye atıldı. <br />Bu bombalar Hiroşima’da 200 bin, Nagasaki de ise 80 bin sivilin ölmesine ve on binlerce kişinin yaralanmasına yol açtı. <br />Bu kentler büyük ölçüde yıkıldı; bitki örtüsü çok zarar gördü. <br />Atom bombasının yol açtığı radyasyon etkisi yıllarca. <br />Radyasyon nedeniyle insanlar; daha sonra sakatlandılar ve öldüler. <br />Uzun yıllar sonra bile özürlü çocuklar doğdu.<br />8 Ağustos’ta SSCB de Japonya’ya savaş açtı ve Japonların elinde bulunan Mançurya ve Kore’yi işgale başladı. <br />Bunun üzerine Japonya 2 Eylül’de resmen teslim oldu ve II. Dünya Savaşı sona erdi.<br /><br /><strong>II.DÜNYA SAVAŞI VE TÜRKİYE</strong><br /><br />Türkiye II. Dünya Savaşı’na katılmadı. <br />Ama savaş boyunca izlediği yansızlık siyasetinde zaman zaman büyük güçlüklerle karşılaştı. <br />Türkiye 1939’da savaş olasılığının iyice artması üzerine toprak bütünlüğünü korumaya yönelik ittifak anlaşmaları sağlamak amacıyla bazı girişimlerde bulundu. <br />Almanya ve İtalya’nın saldırgan tutumları karşısında doğal olarak bu girişimler İngiltere, Fransa ve SSCB’ye yönelikti. <br />İlk görüşmeler sonucu 12 Mayıs 1939’da İngiltere’yle, 23 Haziran’da Fransa’yla Türkiye’nin de “Barış Cephesi” içinde yer aldığını açıklayan ortak bildiriler yayımlandı. <br />Bunu SSCB’yle de benzeri bir anlaşma sağlanması yolundaki çabalar izledi. Ama SSCB’nin 23 Ağustos’ta Almanya’yla bir saldırmazlık anlaşması imzalaması karşısında Türkiye’nin çabaları boşa çıktı.<br />Bu durumlar üzerine İngiltere ve Fransa’yla ilişkiler daha da sıklaştırıldı ve 19 Ekim 1939’da Ankara’da Türkiye-İngiltere-Fransa İttifak anlaşması imzalandı.<br />Anlaşmaya göre Türkiye bir Avrupa devletinin saldırısına uğrarsa İngiltere ve Fransa yardımda bulunacak, buna karşılık Avrupa’da çıkacak bir savaş Akdeniz’e yayılırsa Türkiye’de İngiltere ve Fransa’ya yardımda bulunacaktı.<br />Savaşın Balkanlara doğru yayılma eğilimi göstermesi üzerine Türkiye, Balkan Antantı’na bağlı ülkelerle de işbirliğini güçlendirmeye çalıştı. <br />Ama Şubat 1940’ta Belgrad’da toplanan Balkan Antantı Bakanlar Konseyi bu yönde olumlu bir karar alamadan dağıldı. <br />10 Haziran 1940’ta İtalya’nın da katılmasıyla savaş Akdeniz’e yayılınca Türkiye’nin 1939 Ankara Anlaşması’yla üstlendiği yükümlülükler gündeme geldi. <br />Ne var ki, Fransa’nın kısa bir süre sonra Fransa’nın teslim olması, İngiltere’nin de bu konuda ısrarlı davranmaması Türkiye’yi savaştan uzak tuttu.<br />Alman orduları 1941 ortalarına doğru Balkanlar’ı tümüyle ele geçirince Türkiye’nin de Alman istilasına uğramasından, dolayısıyla Ortadoğu’daki yaşamsal önemdeki çıkarlarının tehlikeye girmesinden çekinen İngiltere, Türkiye’den savaşa katılmasını istedi. <br />Bu sırada SSCB’ye saldırmaya hazırlanan Almanya da güney kanadını güvenceye almak amacıyla Türkiye’ye bir saldırmazlık anlaşması önerdi.<br />Türkiye bunu hemen kabul etti. 18 Haziran 1941’de imzalanan bu anlaşma Türkiye’nin savaş dışı kalma siyasetinde yeni bir aşama oldu. <br />Bunu 10 Ağustos 1941’de SSCB ile İngiltere’nin ortak notası izledi. Savaşın iyice yoğunlaştığı bu dönemde her iki ülke Türkiye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olduklarını bildiriyorlardı. <br />Buna karşılık Türkiye’den 1936 Montrö (Montreaux) Sözleşmesi’ni tam olarak uygulayarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarını savaş gemilerine kapalı tutulmasını istiyorlardı.<br />1942’de hem Almanya’nın hem İngiltere’nin başını çektiği Müttefikler’in Türkiye’yi savaşa sokmak için baskı uyguladıkları bir yıl oldu. <br />Türkiye çeşitli gerekçeler ileri sürerek bunların hepsini geri çevirdi. <br />Ama 1943’te Müttefiklerin üstünlüğü belirince İngiltere bu kez savaşın bir an önce bitmesine katkıda bulunmak ve zaferin nimetinden pay almak gibi görüşlerle Türkiye’yi Müttefiklerin yanında savaşa sokmaya çalıştı. <br />Churchill bu amaçla 30 Ocak 1943’te Adana’ya gelerek İsmet İnönü’yle görüştü. <br />İnönü, Churchill’in Türkiye’nin en geç Ağustos 1943’te savaşa katılması isteğine karşı, bunun gerekli silahların, savaş araç ve gereçlerinin verilmesi durumunda olanaklı olabileceğini söyledi. <br />Bu konudaki görüşmeler sürerken Müttefikler 14-24 Ağustos tarihlerinde Kanada’nın Québec kentinde, 19-30 Ekim’de de Moskova’da düzenledikleri toplantılarda Türkiye’yi savaşa katmak yolundaki baskıyı arttırma kararı aldılar.<br />28 Kasım-2 Aralık tarihlerinde bir doruk toplantısı yapan Churchill, Roosevelt ve Stalin de bu kararı onayladı. <br />Bunun üzerine Churchill ve Roosevelt 3 Aralık 1943’te İsmet İnönü’yü Kahire’ye davet ederek bu konudaki kesin isteklerini ilettiler ve Türkiye’nin Şubat 1944’te savaşa katılması durumunda her türlü yardımı keseceklerini bildirdiler. <br />İsmet İnönü’nün askeri ve stratejik gerekçelerle savaşa katılmayı reddetmesi üzerine Mart 1944’te İngiltere, Nisan 1944’te de ABD Türkiye’ye askeri yardımı durdurdu. <br />Diplomasi alanında da baskılar sürüyordu. Bu baskılara bir süre daha direnen Türkiye savaşın gidişinin iyice belirginleşmesi üzerine 2 Ağustos 1944’te Almanya ile siyasal ilişkilerini kesti. <br />Bunu 6 Ocak 1945’te Japonya ile ilişkilerini kesmesi izledi. <br />Ardından Müttefik liderleri Şubat 1945’te toplanan Yalta (Kırım’da) Konferansı’nda, yeni kurulacak Birleşmiş Milletler’e yalnızca 1 Mart 1945’e kadar Almanya’ya savaş açmış ülkelerin katılmasını içeren bir karar aldılar.<br />Bunun üzerine Türkiye 23 Şubat’ta Almanya’ya savaş ilan etti. <br />Bu sırada Almanya’nın yenilgisi kesinleşmiş olduğundan fiilen savaşa girmedi.<br /><br /><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/1007-8-sinif-tc-inklap-tarihi-ders-kitabi-notlari.html">8. Sınıf Tc İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Kitabı Özet Notlar</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/86-1-dunya-savasi-haritalari.html">1.Dünya Savaşı Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/87-2dunya-savasi-haritalari.html">2.Dünya Savası Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/100-osmanli-imparatorlugu-haritalari.html">Osmanlı imparatorluğu Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/97-kurtulus-savasi-haritalari.html">Kurtuluş Savaşı haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular.html">Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Konuları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/920-kurtulus-savasi-genel-hatlariyla-ozet.html">Kurtuluş Savaşı Genel Hatlarıyla Özet</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/55-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-sorular.html">Tc inkılap Tarihi ve</a><a href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/869-ataturkun-kronolojik-hayati.html">Atatürk'ün Kronolojik Hayatı</a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/55-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-sorular.html"> Atatürkçülük Sorular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../ataturk-kosesi/117-ataturk-videolari.html">Atatürk Videoları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/126-tc-inkilap-tarihi-ve-ataturkculuk.html">Kpss Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarihi-videolar.html" title="Tarihi Videolar">Tarihi Videolar</a></p><p><strong>İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI </strong><br />3 Eylül 1939’da İngiltere ve Fransa’nın Polonya’yı işgal eden Almanya’ya savaş ilan etmesiyle başladı. <br />Almanya, İtalya ve Japonya’nın oluşturduğu Mihver Devletleri ile Fransa,İngiltere,ABD ve SSCB’nin oluşturduğu Müttefikler dünyanın hemen her bölgesinde savaştı. <br />II. Dünya Savaşı topyekun bir savaştı,yani savaşa giren bütün ülkelerin tüm kaynakları ve insan gücü savaş için kullanıldı. <br />Askerlerin yanı sıra milyonlarca sivil insan öldürüldü. Savaş Portekiz,İspanya,İsveç,İsviçre dışında bütün Avrupa’ya yayıldı. <br />ABD,deniz filosunun Japon uçaklarına bombalanması üzerine Aralık 1941’de savaşa katıldı. <br />II. Dünya Savaşı Eylül 1945’te bitti. Bu savaşın sonuçlarından dünyanın pek az bölgesi kendisini kurtarabildi. <br />Almanya’da Adolf Hitler’in diktatörlüğü,büyük can kayıpları ve büyük acılar pahasına yıkılabildi. <br />Savaşın sonunda, SSCB ve bazı Doğu Avrupa ülkeleri yeni topraklar kazanırken, Japon ve İtalyan imparatorlukları yıkıldı.<br /><strong><br />SAVAŞIN NEDENLERİ:</strong><br /><br />Dünya Savaşı’nın sonunda Almanya yenilmiş ve ağır koşullar içeren bir antlaşma yapmak zorunda bırakılmıştı. <br />Almanlar 1919’da imzalanan Versay Antlaşması’nın haksız maddeler içerdiğini ve yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorlardı. <br />1920’lerde büyük ekonomik güçlüklerle karşı karşıya kalan Almanya’da 1933’te Adolf Hitler önderliğindeki Naziler iktidara geldi. <br />Hitler,bir yandan Versay Antlaşması’nın geçersiz sayılmasına çalışırken,öte yandan da silahlı kuvvetlerini yeniden toparladı.<br /><br />1919’da barışı korumak ve uyuşmazlıkları çözümlemek amacıyla kurulan Milletler Cemiyeti,bu görevleri yürütebilmek için gerekli olan yaptırım gücünden yoksundu.<br /> ABD bu örgütün dışında kaldı; öbür üyeler arasında da kararlara uymayan devletlere karşı zor kullanma konusunda görüş birliğine varılamadı. <br />Bu sorun, 1931’de Japonya’nın protestolara aldırmayarak Cin’in Mançurya bölgesini ele geçirmesiyle iyice açığa çıktı. <br />Japonya 1930’lar boyunca gücünü arttırdı. <br />1935’te faşist Benito Mussolini yönetimindeki İtalyanlar,Etiyopya’yı işgal ettiler.<br />Milletler Cemiyeti bu kez de etkin önlemler alamadı.<br /><br />Bu zayıflıktan yararlanan Hitler, 1936 Mart’ında Almanya’nın Ren Irmağı’nın batısında kalan topraklarına askeri birliklerini gönderdi.<br /> Oysa 1925’te Almanya ile Milletler Cemiyeti arasında yapılan antlaşmaya göre bu bölgede hiçbir devlet asker bulunduramayacaktı. <br />Milletler Cemiyeti bu konuda da protestolar dışında yaptırım uygulamadı. <br />Ardından İtalya ve Almanya,İspanya’daki iç savaşta cumhuriyetçi yönetime karşı faşist General Francisco Franco’nun saflarında savaşmak üzere asker gönderdi. böylece yeni silah ve uçaklarını da denediler. <br />Yeni toprak kazanımları ve dünya egemenliği için Almanya,İtalya ve Japonya, Berlin-Roma-Tokyo Mihveri diye adlandırılan bir ittifak kurdular. <br />Bu yüzden bu ülkeler Mihver Devleri adıyla anıldı.<br /><br />1937’de Japonya,Çin’e karşı topyekun bir savaş başlattı. <br />Bir yıl sonra Almanya,Avusturya’yı işgal etti; ardından da Çekoslovakya’da Alman asıllıların çoğunlukta olduğu Südet bölgesi üzerinde hakkı olduğunu ileri sürdü.<br />İngiltere ve Fransa,Çekoslovakya’yı Hitler’in bu isteğine boyun eğmesinin yararlı olacağına inandırdı ve Eylül 1938’de yapılan Münih Antlaşması’yla bölge Almanya’ya bırakıldı. <br />6 ay sonra Hitler başkent Prag’ı bombalayacağını söyleyerek gözdağı verince Çekoslovakya Almanya’nın boyunduruğuna girdi.<br /><br />Almanya’nın sonraki kurbanı I. Dünya Savaşı’nın ardından bağımsız bir devlet olarak yeniden kurulan Polonya’ydı. <br />İngiltere ve Fransa bu kez Alman saldırısına karşı Polonyalılara yardım edecekleri konusunda kesin güvence verdiler.<br />Almanya,Polonya’ya saldırınca da II. Dünya Savaşı başlamış oldu.<br /><br /><strong>Avrupa’da Savaş Başlıyor:</strong><br /><br />Almanya Ağustos 1939’da SSCB ile bir saldırmazlık paktı imzaladıktan sonra,1 Eylül’de Polonya’ya girdi. <br />İngiltere ile Fransa sözlerini tutarak 3 Eylül’de Almanya’ya savaş ilan etti.<br />Avusturya,Kanada ve Güney Afrika’nın da aralarında bulunduğu başka ülkeler de İngiltere ve Fransa’nın yanında yer aldı. <br />Ama Müttefikler,Alman kara ve güçlerince hızla işgal edilen Polonya’ya yardım edemdi.<br />17 Eylül’de SSCB de doğudan Polonya’ya girdi. Polonya teslim oldu. <br />80 bin kadar Polonya askeri mücadeleyi sürdürmek amacıyla önce Romanya’ya daha sonra da Fransa’ya giderek burada toplandı.<br />Ekimde SSCB, olası bir Alman saldırısına karşı bir batıda “tampon devletler” oluşturmak amacıyla,üç Baltık ülkesini, Estonya,Letonya ve Litvanya’yı işgal etti.<br />Ardından SSCB,Finlandiya’dan birliklerine Finlandiya topraklarına girme hakkının verilmesini istedi. <br />Finlandiya SSCB’nin koşullarını kabul etmek zorunda kaldı.<br />Bunlar olurken batı oldukça hareketsizdi. <br />Fransa,Alman sınırında Maginot Hattı adıyla anılan savunma hattını kurdu.<br />Kuzeydeki İngiliz birlikleri,Belçika’nın savaşa girmemesi nedeniyle Almanlarla hiç karşılaşmadı.<br />1940 Nisan’ında Almanlar,Norveç’e saldırdı. <br />Amaçları denizaltıları için üsler kurmak ve İsveç’in kuzeyindeki madenlerden çıkartılarak denizyoluyla Norveç’in Narvik limanına getirilen demire el koymaktı.<br />Alman birlikleri gemilerle geldi ve bir bölümü hiçbir engele karşılaşmazsınızın Norveç kıyılarına çıktı. <br />Bir bölümü de İngiliz deniz güçleriyle,iki tarafın da eşit kayıplar verdiği sert çatışmalara girdi. Ama Almanlar kısa sürede Norveç’te Müttefiklerin asker çıkarma girişimlerini önleyebilecek hava üsleri kurdular. <br />Norveç 9 Haziran’da teslim oldu. <br />Almanların nisanda saldırdığı Danimarka da pek az direnebildi.<br />10 Mayıs 1940’ta başlayan Alman saldırısı,kısa sürede Belçika,Hollanda ve Lüksemburg’un işgaliyle sonuçlandı. <br />Yardıma gelen İngiliz ve Fransız orduları da püskürtüldü. 13 Mayıs’ta Sedan’da Alman tankları Meuse Irmağı’nı geçti ve Fransa’nın içlerine doğru ilerledi. <br />Hollanda 14 Mayıs’ta teslim oldu. <br />Alman tankları kuzeye,kıyıya doğru ilerledi ve geri çekilen Müttefiklerin önünü kesit. <br />Belçika 27 Mayıs’ta teslim oldu.<br />Belçika’da sıkışıp kalan İngiliz ve Fransız birlikleri büyük kayıplar verdi. <br />İngiliz deniz güçlerinin yardımıyla Dunkerque kıyılarından 346 bin kadar Müttefik askeri kurtarıldı; ama silah,araç ve gereçler geride bırakıldı.<br />14 Haziran’da Almanlar Paris’e girdiler, 22 Haziran’da da Fransızlar ateşkes antlaşmasını imzaladılar. <br />Alman güçleri Kuzey Fransa’yı ve bütün Atlas Okyanusu kıyılarını işgal etti.<br />Mareşal Henri Philippe Petain Vichy’de Almanlar’ın denetiminde bir hükümet kurdu. <br />İngiltere’de bulunan General Charles de Gaulle savalın sonuna kadar varlığını koruyan Özgür Fransa Hareketi’ni kurarak işgalcilere karşı direnişe geçti.<br />İngiltere’de ayrıca “özgür” Polonya,Norveç,Belçika,Hollanda ve Çek askeri birimleri de oluşturdu.<br />Hitler bir sonraki hedef olarak İngiltere’yi seçti. <br />Alman hava kuvvetleri Güney İngiltere’deki havaalanlarını ve limanlarını her gün bombalamaya başladı. <br />İngilizlerin kesin direnişiyle karşılaşan Almanlar,ardından Londra’yı ve İngiltere’nin iç bölgelerindeki kentleri de bombaladı. <br />Bu baskınlar pek çok sivilin ölümüne ve büyük zarara yol açtı. <br />Buna karşılık İngiliz hava kuvvetleri de Fransa ve Belçika limanlarında askerleri Manş Denizi’nden geçirmek üzere toplanmış Alman gemilerini batırdı.<br />İngiltere göklerinde Ağustos-Ekim 1940 arasında yapılan üstünlük savaşından sonra,Alman hava saldırıları gece bombardımanlarına dönüştü; 1941 ortalarına kadar İngiltere’deki kentler yoğun hava akınlarının hedefi oldu.<br />Haziran 1940’tan sonraki bir yıl içinde yaklaşık 43 bin sivil yaşamını yitirdi;50 bin kişi ağır yaralandı.<br /><br /><strong>Almanya SSCB’ye Saldırıyor (Barbarossa harekatı):</strong><br /><br />Hitler’in SSCB ile 1939’da yaptığı saldırmazlık paktının asıl amacı,Almanya’nın aynı hem batıda,hem doğuda savaşmak zorunda kalmasını önlemekti. <br />1940’ta Alman orduları Fransa’yı göçertip İnglizler’i Avrupa’dan sürünce Hitler, SSCB’ye saldırmaya karar verdi. <br />Hızlı bir harekatla SSCB üzerinden Ortadoğu’ya inmeyi tasarlamıştı. <br />SSCB’ye saldırı Napolyon’un 1812’deki başarısız Rusya seferinden bir gün önce 22 Haziran 1941’de başladı.<br />Finlandiya,Bulgaristan,Macaristan ve Romanya da SSCB’ye savaş açtılar. <br />Savaş başlangıçta Almanlar için oldukça olum gelişti. Almanlar sonbaharda Leningrad kentine, aralık ayında da Moskova’nın banliyölerine ulaştılar. <br />Daha güneyde de Don Iramağı ağzındaki Rostov kentine ulaştılar,ama kış gelince Alman birlikleri yorulmuş, savaşma güçleri azalmıştı.<br />Ardından SSCB’nin karşı saldırısı başladı. <br />Hitler’in tasarılarında bu harekatın kıl gelmeden tamamlanması öngörüldüğü için,Alman askerlerinin giysileri soğuk kış günlerine uygun değildi. <br />Büyük kayıplar verdiler ve SSCB’nin içlerinde tutunabilmelerine karşın başlangıçtaki güçlerini bir daha kazanamadılar.<br />1942’de Hitler, Karadeniz ile Hazar Denizi arasında bulunan Kafkasya petrol yataklarını ele geçirmeyi hedefledi. <br />Bir Alman ordusu ağustosta Maykop’taki petrol merkezine ulaştı. <br />Daha kuzeydeki Stalingrad kentine yönelik saldırıları ise başarısız oldu. SSCB birlikleri kenti sonuna kadar savundu ve kış bastırınca karşı saldırıya geçtiler. <br />250 bin kişilik Alman ve Romanya birliklerini kuşattılar ve Şubat 1943’te bu birlikler teslim oldu. <br />SSCB’nin II. Dünya Savaşının en büyük kara çarpılmasındaki başarısı Almanlar’ı,Kafkasya’dan çekilmek zorunda bıraktı.<br />1943 yazı başlarken SSCB orduları Almanları geri sürdü ve 1944 balında Polonya’ya, çok geçmeden de Romanya’ya girdi.<br />Bu savaşta SSCB büyük yıkıma uğradı ve yaklaşık 20 milyon insanını yitirerek II. Dünya Savaşı’nda en çok can veren ülke oldu.<br /><br /><strong>ABD Savaşa Giriyor:</strong><br /><br />ABD savaşta tarafsız kalmasına karşın İngiltere’ye destek sağlıyordu.<br />Örneğin, 1940’ta ABD,deniz kuvvetlerinin 50 destroyerini İngiltere’ye ödünç vermişti.<br />7 Aralık 1941’de Pazar günü sabah saatlerinde,Japon uçak gemilerinden havalanan 360’ın üzerinde savaş uçağı, Hawaii Adaları’ndaki Pearl Harbor deniz üssünde bulunan ABD savaş gemilerine saldırdı. <br />Japonlar bombaladıkları sekiz savaş gemisinden altısını batırdı ya da çalışamaz duruma getirdi; ama üssü kendisi pek zarar görmedi. <br />Uçak gemileri o anda başka bir yerde olduğu için bu saldırıdan kurtuldu.<br />Bu olay üzerine ABD kongresi, 8 Aralık 1941’de Japonya’ya, üç gün sonra da Almanya ve İtalya’ya savaş ilan etti.<br />Pearl Harbor baskınıyla aynı gün, Formoza’dan kalkan Japon uçakları Filipin Adaları’na saldırdı. <br />Bu adalar daha sonra Japon birliklerince işgal edildi. General Douglas MacArthut komutasındaki ABD ve Filipin güçleri yenildiler ve bölgeyi boşaltmak zorunda kaldılar. <br />Japonlar 1942 Mayıs’ında Filipinler’i ele geçirdiğinde 36 bin kadar asker ve 25 bin sivili esir aldı. Japonlar ,saldırını sürdürerek ABD’den Guam ve Wake adalarını,İngiltere’den de Hong Kong’u aldılar. <br />Japon askerleri Taylan üzerinden hareketle Malaya’yı da işgal etti ve yarımadanın alt bölümlerine,Singapur’a doğru ilerlediler; Singapur 1942 Şubat’ında teslim oldu.<br />Daha sonra, Saravak, Brunei, Borneo, Timor, Cava, Sumatra,Sel ebes,Yeni Britanya,Solomon Adaları,Yeni Gine’nin doğusu,Gilbert Adaları da Japonya’nın eline geçti. <br />Buraları savunmaya çalışan Müttefik deniz güçleri büyük kayıplar verdi,askerlerinin pek çoğu öldü ya da esir edildi.<br />Bu saldırılar sonucunda Japonya,Güney doğu Asya’nın denizden ulaşımını denetleyen adaları ele geçirdi. <br />Japonlar ayrıca Çinhindi ve Taylant’dan geçerek Birmanya’yı da işgal etti ve oradaki İngiliz birliklerini Hindistan’a çekilmek zorunda bıraktılar.<br />Güneydoğu Asya’da kurdukları üslerden Avustralya’ya hava saldırıları düzenlediler.<br /><br /><strong>Batıdaki Deniz Savaşları:</strong><br /><br />Savaş başladığında İngiltere ve Fransa’nın güçlü donanmaları vardı. <br />Alman donanması ise, daha küçük olmakla birlikte, modern ve etkiliydi. <br />Uçak gemisi yoktu,ama güçlü savaş gemiler ve hızla artan denizaltı gücüyle ticaret gemilerine büyük zararlar verebiliyordu.<br />Akdeniz’ed İngiliz deniz gücünün üstünlüğü sayesinde,asker ve erzak taşıyan düşman gemileri batırılarak Kuzey Afrika harekatına yardımcı olundu. <br />Ne var ki, İngiliz donanması da Alman denizaltılarının ve kıyıda üslenmiş savaş uçaklarının yarattığı tehlike yüzünden İngiliz gemileri Batı Çölü’ndeki savaş için gerekli desteği Cebelitarık Boğazı ve Akdeniz’den getirmek yerine,çoğunlukla Ümit burnu ve Süveyş kanalı yolunu izleyerek sağladılar.<br />Durmaksızın bombalanan Malta yalnızca denizaltılar ve küçük gemilerce kullanılabiliyordu. <br />Bu yüzden İngilizler’in ana deniz üssü Mısır’da,İskenderiye’deydi. <br />Zaman zaman Alman savaş gemileri Müttefik ticaret gemilerine saldırmak üzere Atlas Okyanusu’na açılıyordu. <br />Daha sonra da ticaret gemisi görünümde,silahlandırılmış gemiler göndermeyi sürdüler.<br />Atlas Okyanusu’ndaki asıl savaş Alman denizaltılarıyla oldu. <br />Bu savaş gece gündüz durmaksızın sürdü. <br />Müttefiklerin,asker,savaş araç ve gereçleri de taşıyan ticaret gemileri konvoylar oluşturarak savaş gemilerinin koruması altında yol alabiliyorlardı.<br />Uçak gemilerinden ve kıyıdaki hava üslerinden kalkan savaş uçakları da deniz savaşlarına katılıyordu,ama Alman denizaltılarına engel olmak çok güçtü.<br />Savaş süresince bu denizaltılar Müttefiklerin 23.351 ticaret gemisini batırdı.<br />Buna karşılık 782 Alman denizaltısı yok edildi.<br /><br /><strong>Kuzey Afrika Çıkarması:</strong><br /><br />Müttefikler,mihver güçlerini yenmek için,önce Almanya’yı yenmek gerektiğini düşünüyordu. <br />1942’de Kuzey Avrupa’yı geri alacak güçleri olmayan Müttefikler,düşmana önce Kuzey Afrika’dan sürmeye karar verdiler. <br />Bu nedenle,General Dwight D. Eisenhower komutasındaki İngiliz ve ABD askerlerinden oluşan 100 bin kişilik bir kuvvet Fas ve Cezayir kıyılarına çıkarma yaptı.<br />Bu ülkeler,o sırada Vichy Fransa’sının denetimindeydi. Vichy yönetimi önce bu çıkarmaya karşı çıktıysa da,hemen ardından Müttefler’le işbirliğine girdi.<br />Müttefikler önce doğuya,Tunus’a doğru ilerledi,ama Akdeniz üzerinden hava ve denizyoluyla getirilen güçlü Alman birliklerince durduruldu.<br />1943 Ocak ayı sonunda Montgomery’nin ordusu Batı Çölü’nü geçerek Tunus’a girdi.<br />Zorlu çarpışmalardan sonra Müttefik orduları Mayıs 1943’te Alman ve İtalyan kuvvetlerini çökertti ve Mihver ordularının ancak küçük bir bölümü esir düşmekten kurtulabildi.<br />Müttefikler Kuzey Afrika’daki başarılarını,1943 Temmuz’unda Sicilya’yı işgal ederek sürdürdü. <br />Bu harekat,limanları ele geçirerek değil,açık plajlara asker çıkararak yürütüldü.<br />Daha önce önemli yol ve köprüleri ele geçirmek üzere planör ve paraşütlerle hava birlikleri indirilmişti. <br />Ağustosun ortalarında ada ele geçirildi.<br />Sicilya’nın yitirilmesi ve İtalya’nın Müttefiklerce bombalanması İtalya diktatörü Bento Mussolini’yi çekilmeye zorladı. <br />Eylül başlarında İtalya teslim oldu ve Malta’daki donanmasına el kondu. <br />Bu olay İtalya’da Müttefikler ile Almanları karşı karşıya bıraktı.<br />Müttefik güçler 3 Eylül’de güney İtalya’ya birkaç gün sonra da Salerno Körfezi’ne çıktılar. <br />Almanlar inatla direndiler.<br />Ekimde Napoli’ye ulaşan Müttefikler yarımadanın ortalarında güçlü bir Alman savunması tarafından durduruldu.<br />1944 Ocak’ında Müttefikler, Anzio’ya çıkarak bu savunma hattının ardına geçmeye çalıştılar. <br />Aynı zamanda bu hattın asıl güçlü noktası olan Cassino’ya yönelik saldırılar düzenlediler. <br />Müttefikler Polonya birliklerinin Cassino’yu almasından sonra Anzio’daki kuvvetlere katılmak üzere kuzeye doğru ilerlemeyi başardılar. <br />4 Haziran’da Roma alındı.<br /><br /><strong>Avrupa’da Savaşın Sonu:</strong><br /><br />İtalya’daki Müttefik güçler 13 Ağustos 1944’te Floransa’yı aldı. Almanlar bunun üzerine Pisa ile Rimini arasında bir savunma hattı oluşturarak kış gelene kadar burada tutundular. <br />Nisan 1945’te Müttefikler Po Irmağı’nı geçti ve Alp Dağları’na doğru ilerledi. <br />İtalya’da Almanlar 2 Mayıs’ta teslim oldular. <br />İki gün sonra da Müttefikler Avusturya’dan güneye doğru ilerleyen ABD askerleriyle buluştu. <br />SSCB birlikleri ise 1944 Haziran’ında Doğu Avrupa’da bir harekat başlattı. <br />Temmuz sonunda Varşova’nın karşısında Vistül Irmağı’nın doğu kıyısına geldiler. <br />Daha güneyde SSCB ordu,Romanya ve Bulgaristan’ı aldı. Finlandiya eylülde düştü. <br />Ağustosta SSCB orduları iki koldan ilerlemeye başladı. Biri Baltık Denizi’nin doğu kıyıları boyunca,öbürü de Tuna vadisi üzerinden Macaristan’a doğru hareket etti. <br />Almanlar bu ilerlemeyi durduramayarak geri çekildiler.<br />1945 başlarında,Almanya’nın artık uzun süre savaşamayacağı ortaya çıkmıştı. <br />Müttefik liderler,ABD Başkanı Roosevelt,İngiltere Başbakanı Churchill ile SSCB’nin önderi Stalin Kırım’daki Yalta kentinde toplandılar ve Almanya’nın koşulsuz olarak teslim alınması konusunda anlaştılar.<br />Ayrıca savaş sonrası Avrupa’ya ilişkin planlar da yaptılar. <br />Ocak 1945’te SSCB askerleri Oder Irmağı’nı Budapeşte’ye,nisan başında da Viyana’ya girdiler ve Berlin’e doğru ilerlediler. <br />25 Nisan’da Berlin’i kuşattılar. Kentin merkezinde ki bir yer altı sığınağından savunmayı yönetmekte olan Hitler savaşın yitirildiğini kavrayarak 30 Nisan’da intihar etti. Amiral Karl Dönitz’i kendi yerine atamıştı.<br />Dönitz’in temsilcileri Reims’e Müttefiklerle görüşmeye geldi. <br />Batıda Müttefiklere teslim olmayı; ama doğuda SSCB’ye karşı savaşı sürdürmeyi istiyorlardı. <br />Eisenhower Almanların her yerde koşulsuz teslim olmaları konusunda ısrar etti. <br />Almanya’nın teslim olması 8-9 Mayıs 1945’te gece yarısı gerçekleşti.<br /><br /><strong>Japonya’nın Teslim Olması:</strong><br /><br />ABD,Japonya’nın kıyı kentlerini yoğun bir biçimde bombaladığı sırada Başkan Truman,Japonların direnişini kırmak ve savaşı kısaltmak gerekçesiyle atom bombası kullanmaya karar verdi. <br />Atom bombası ABD’de,gizlice geliştirilen ve büyük yıkım gücü olan bir silahtı. <br />6 Ağustos 1945’te ABD hava kuvvetlerinin bir bombardıman uçağı Hiroşima kenti üzerine ilk atom bombasını attı. <br />3 gün sonra gücü azaltılmış bir atom bombası da Nagasaki’ye atıldı. <br />Bu bombalar Hiroşima’da 200 bin, Nagasaki de ise 80 bin sivilin ölmesine ve on binlerce kişinin yaralanmasına yol açtı. <br />Bu kentler büyük ölçüde yıkıldı; bitki örtüsü çok zarar gördü. <br />Atom bombasının yol açtığı radyasyon etkisi yıllarca. <br />Radyasyon nedeniyle insanlar; daha sonra sakatlandılar ve öldüler. <br />Uzun yıllar sonra bile özürlü çocuklar doğdu.<br />8 Ağustos’ta SSCB de Japonya’ya savaş açtı ve Japonların elinde bulunan Mançurya ve Kore’yi işgale başladı. <br />Bunun üzerine Japonya 2 Eylül’de resmen teslim oldu ve II. Dünya Savaşı sona erdi.<br /><br /><strong>II.DÜNYA SAVAŞI VE TÜRKİYE</strong><br /><br />Türkiye II. Dünya Savaşı’na katılmadı. <br />Ama savaş boyunca izlediği yansızlık siyasetinde zaman zaman büyük güçlüklerle karşılaştı. <br />Türkiye 1939’da savaş olasılığının iyice artması üzerine toprak bütünlüğünü korumaya yönelik ittifak anlaşmaları sağlamak amacıyla bazı girişimlerde bulundu. <br />Almanya ve İtalya’nın saldırgan tutumları karşısında doğal olarak bu girişimler İngiltere, Fransa ve SSCB’ye yönelikti. <br />İlk görüşmeler sonucu 12 Mayıs 1939’da İngiltere’yle, 23 Haziran’da Fransa’yla Türkiye’nin de “Barış Cephesi” içinde yer aldığını açıklayan ortak bildiriler yayımlandı. <br />Bunu SSCB’yle de benzeri bir anlaşma sağlanması yolundaki çabalar izledi. Ama SSCB’nin 23 Ağustos’ta Almanya’yla bir saldırmazlık anlaşması imzalaması karşısında Türkiye’nin çabaları boşa çıktı.<br />Bu durumlar üzerine İngiltere ve Fransa’yla ilişkiler daha da sıklaştırıldı ve 19 Ekim 1939’da Ankara’da Türkiye-İngiltere-Fransa İttifak anlaşması imzalandı.<br />Anlaşmaya göre Türkiye bir Avrupa devletinin saldırısına uğrarsa İngiltere ve Fransa yardımda bulunacak, buna karşılık Avrupa’da çıkacak bir savaş Akdeniz’e yayılırsa Türkiye’de İngiltere ve Fransa’ya yardımda bulunacaktı.<br />Savaşın Balkanlara doğru yayılma eğilimi göstermesi üzerine Türkiye, Balkan Antantı’na bağlı ülkelerle de işbirliğini güçlendirmeye çalıştı. <br />Ama Şubat 1940’ta Belgrad’da toplanan Balkan Antantı Bakanlar Konseyi bu yönde olumlu bir karar alamadan dağıldı. <br />10 Haziran 1940’ta İtalya’nın da katılmasıyla savaş Akdeniz’e yayılınca Türkiye’nin 1939 Ankara Anlaşması’yla üstlendiği yükümlülükler gündeme geldi. <br />Ne var ki, Fransa’nın kısa bir süre sonra Fransa’nın teslim olması, İngiltere’nin de bu konuda ısrarlı davranmaması Türkiye’yi savaştan uzak tuttu.<br />Alman orduları 1941 ortalarına doğru Balkanlar’ı tümüyle ele geçirince Türkiye’nin de Alman istilasına uğramasından, dolayısıyla Ortadoğu’daki yaşamsal önemdeki çıkarlarının tehlikeye girmesinden çekinen İngiltere, Türkiye’den savaşa katılmasını istedi. <br />Bu sırada SSCB’ye saldırmaya hazırlanan Almanya da güney kanadını güvenceye almak amacıyla Türkiye’ye bir saldırmazlık anlaşması önerdi.<br />Türkiye bunu hemen kabul etti. 18 Haziran 1941’de imzalanan bu anlaşma Türkiye’nin savaş dışı kalma siyasetinde yeni bir aşama oldu. <br />Bunu 10 Ağustos 1941’de SSCB ile İngiltere’nin ortak notası izledi. Savaşın iyice yoğunlaştığı bu dönemde her iki ülke Türkiye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olduklarını bildiriyorlardı. <br />Buna karşılık Türkiye’den 1936 Montrö (Montreaux) Sözleşmesi’ni tam olarak uygulayarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarını savaş gemilerine kapalı tutulmasını istiyorlardı.<br />1942’de hem Almanya’nın hem İngiltere’nin başını çektiği Müttefikler’in Türkiye’yi savaşa sokmak için baskı uyguladıkları bir yıl oldu. <br />Türkiye çeşitli gerekçeler ileri sürerek bunların hepsini geri çevirdi. <br />Ama 1943’te Müttefiklerin üstünlüğü belirince İngiltere bu kez savaşın bir an önce bitmesine katkıda bulunmak ve zaferin nimetinden pay almak gibi görüşlerle Türkiye’yi Müttefiklerin yanında savaşa sokmaya çalıştı. <br />Churchill bu amaçla 30 Ocak 1943’te Adana’ya gelerek İsmet İnönü’yle görüştü. <br />İnönü, Churchill’in Türkiye’nin en geç Ağustos 1943’te savaşa katılması isteğine karşı, bunun gerekli silahların, savaş araç ve gereçlerinin verilmesi durumunda olanaklı olabileceğini söyledi. <br />Bu konudaki görüşmeler sürerken Müttefikler 14-24 Ağustos tarihlerinde Kanada’nın Québec kentinde, 19-30 Ekim’de de Moskova’da düzenledikleri toplantılarda Türkiye’yi savaşa katmak yolundaki baskıyı arttırma kararı aldılar.<br />28 Kasım-2 Aralık tarihlerinde bir doruk toplantısı yapan Churchill, Roosevelt ve Stalin de bu kararı onayladı. <br />Bunun üzerine Churchill ve Roosevelt 3 Aralık 1943’te İsmet İnönü’yü Kahire’ye davet ederek bu konudaki kesin isteklerini ilettiler ve Türkiye’nin Şubat 1944’te savaşa katılması durumunda her türlü yardımı keseceklerini bildirdiler. <br />İsmet İnönü’nün askeri ve stratejik gerekçelerle savaşa katılmayı reddetmesi üzerine Mart 1944’te İngiltere, Nisan 1944’te de ABD Türkiye’ye askeri yardımı durdurdu. <br />Diplomasi alanında da baskılar sürüyordu. Bu baskılara bir süre daha direnen Türkiye savaşın gidişinin iyice belirginleşmesi üzerine 2 Ağustos 1944’te Almanya ile siyasal ilişkilerini kesti. <br />Bunu 6 Ocak 1945’te Japonya ile ilişkilerini kesmesi izledi. <br />Ardından Müttefik liderleri Şubat 1945’te toplanan Yalta (Kırım’da) Konferansı’nda, yeni kurulacak Birleşmiş Milletler’e yalnızca 1 Mart 1945’e kadar Almanya’ya savaş açmış ülkelerin katılmasını içeren bir karar aldılar.<br />Bunun üzerine Türkiye 23 Şubat’ta Almanya’ya savaş ilan etti. <br />Bu sırada Almanya’nın yenilgisi kesinleşmiş olduğundan fiilen savaşa girmedi.<br /><br /><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/1007-8-sinif-tc-inklap-tarihi-ders-kitabi-notlari.html">8. Sınıf Tc İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Kitabı Özet Notlar</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/86-1-dunya-savasi-haritalari.html">1.Dünya Savaşı Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/87-2dunya-savasi-haritalari.html">2.Dünya Savası Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/100-osmanli-imparatorlugu-haritalari.html">Osmanlı imparatorluğu Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari/97-kurtulus-savasi-haritalari.html">Kurtuluş Savaşı haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular.html">Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Konuları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/920-kurtulus-savasi-genel-hatlariyla-ozet.html">Kurtuluş Savaşı Genel Hatlarıyla Özet</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/55-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-sorular.html">Tc inkılap Tarihi ve</a><a href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/54-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-konular/869-ataturkun-kronolojik-hayati.html">Atatürk'ün Kronolojik Hayatı</a><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tc-inklap-tarihi-ve-ataturk/55-tc-inklap-tarihi-ve-ataturkculuk-sorular.html"> Atatürkçülük Sorular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../ataturk-kosesi/117-ataturk-videolari.html">Atatürk Videoları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../flash-oyunlar.html" title="Flash Eğitici Oyunlar">Flash Eğitici Oyunlar</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarih-haritalari.html" title="Tarihi Haritalar">Tarih Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../tarih/35-tarih-konular.html">Tarih Konular</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/126-tc-inkilap-tarihi-ve-ataturkculuk.html">Kpss Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/../kpss/121-kpss-tarih.html">Kpss Tarih</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/../tarihi-videolar.html" title="Tarihi Videolar">Tarihi Videolar</a></p>Ankara Ansiklopedik Bilgiler ve Resim Galerisi2010-07-11T21:55:28Z2010-07-11T21:55:28Zhttp://aygunhoca.com/il-ilce-ve-koylerimiz/64-iller-ve-ozellikleri/1517-ankardetayli-bilgiler-resim-galerisi.htmlaygunhocaaydinbiyiksiz@gmail.com<p><strong>Ankara </strong><br />Ankara, Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti, nüfus bakımından İstanbul'dan sonra ikinci büyük şehri ve dünyadaki 40. büyük şehri. Nüfusu 4.466.756 kişidir. Topraklarının büyük bölümü İç Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Sakarya bölümünde yer alan Ankara ilinin merkez kenti'dir. Rakımı ortalama 890 metredir.<br /><br /><strong>Ankara tarihi </strong><br />Ankara M.Ö. 333'de Makedonya Kralı Büyük İskender tarafından Persler'den alınana kadar; tarihi boyunca Frigyalılar , Lidyalılar, Persler ve Hititler'in egemenliğine girmiştir. O yıllarda Anadolu’ya gelen savaşçı bir kavim olan Galatlar eski Ankara Kalesi’ni yapmışlardır. Daha sonra bölgede siyasal birliği kuran Romalılar M.Ö. 189 yılında Galatlar'ı yenerek Ankara’yı ele geçirmişlerdir.<br />M.S. 3. yüzyıl ortalarında Roma İmparatorluğu’ndan ortaya çıkan sosyal ve ekonomik çöküntüyle paralel olarak kent o günlere kadar koruduğu açık kent niteliğini yitirmiş; çevresi surlarla çevrilmiştir. Roma İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul’a taşınınca, Ankara’dan geçen ve başkenti doğuya bağlayan yolların önemi daha da artmıştır. M.S. 10. yüzyıla kadar Ankara diğer Bizans Kentleri gibi para ekonomisinin geliştiği, örgütlü bir ekonomik yapısı olan önemli bir merkez özelliği kazanmıştır. Bu dönemde, kent planının temel öğeleri; kent düşman saldırılarına karşı koruyan kalın surlar, pazar yeri işlevini gören agora ve kilisedir.<br />Ankara’nın Selçuklular'ın eline geçmesi, Malazgirt Savaşı'ndan sonra 1073 yılına rastlar. 12 ve 13. yüzyıllarda Selçuklu sultanlarının da çabasıyla transit ticaret bir gelişme gösteren Ankara 1304’de görevli özerklik verilerek Osmanlı Devleti'ne bağlandı. I. Murat zamanında kesin olarak Osmanlı topraklarına bağlanan kentte, 1402 yılında Timur ve Osmanlı Yıldırım Bayezid arasındaki Ankara Savaşı yapıldı. Savaşta kent ve çevresinin büyük ölçüde harap olmuş, Anadolu birliğini yeniden kuran II. Murat zamanında yeniden onarılmıştır.<br />I. Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti savaştan yenilgiyle ayrılınca; Mustafa Kemal Atatürk Kurtuluş Savaşı'nı başlatan en büyük adımı Ankara'da atmış, ilk ulusal meclis burada açılmış, Kurtuluş Savaşı Ankara'dan yönetilmiştir. Savaş sonucunda Türk Milleti bağımsızlığını tekrar kazanmış, 13 Ekim 1923'te Ankara yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti olmuştur.<br /><strong>Ankara ismi </strong><br /><br />Ankara , tarih boyunca pek çok isimle anılmıştır. Beki L. Bahar , Efsaneden Tarihe Ankara Yahudileri [11] adlı kitabında Ankara'nın isimlerinin kronolojik isim sıralaması vardır. Ankuva , Ankir , Anküra , Ankyra , Ankora , Tektasagon Neocoros Lamportante Metropolis Sebaste , D'antoniania Ankyra , Engüriye , Engürü , Ankara, Aneras , Beldei-el Selasil , İmariye , İmadiye , Amudiye , Kala-i Selasil yine benzer bir sıralama Orhan Karaveli'nin Bir Ankara Ailesinin Öyküsü adlı kitabında'da bulunmaktadır. Ankulla , Ankuwa , Ancyra , Ankyra , Ankira , Ankagra , Ankori , Angori , Engüriye , Engürü , Angora , Angada ve Ankara , Avram Galanti Ankara Tarihi isimli kitabının birinci bölümünde Ancora , Ankura , Anker , Angira , Angaras , Ankyra , Ankuvva isimleri geçmektedir.<br />Anchor Latince'de gemi çapası , Ankas Sanskritçede engebeli , Engür Farsça'da üzüm , Angurika Yunanca'da koruk anlamına gelmektedir. Hitit belgelerinde geçen Ankuwa ve Ankurawa ise Yüce Anka Tapınağı olarak çevrilmektedir.<br />Kemal Bağlum'un Beş Bin Yılda Nereden Nereye ANKARA isimli kitabında Ankara isminin kökenini şu şekilde açıklamaktadır.<br /> « Ankara isminin nereden geldiği konusunda çeşitli görüşler bulunmaktadır. Bunların en önemlisi ve tarihçilerin ve arkeologların birleştiği ad Galatların amblemi olan ve çapa anlamına gelen Ancyra'dan kaynaklanmaktadır.Roma İmparatoru Neron döneminde Ankara Tectosageler'in Ancyra'sı olarak biliniyor. Antonin (138 - 161) ve Caracalla da (211 - 217) Ankara'ya Antoninaniya ismini vermişlerdir.Bizanslılar Ancyra , Tarihçiler Arapların 8. yüzyılda Ankara , İslam akıncıları ise Zat'ül Selasi adını koymuşlardır. Selçuklu komutanı El İdris 12. yüzyılda Anadolu'ya geldiğinde bu kente Angori ismini vermiş. İbni-il Atun , Yakut , İbni-Bibi , Ebul Feda 13. ve 14. yüzyılda Ankara'yı Engüriye ve Engürü olarak isimlendirmişlerdir.Danişmentliler Ankara'yı Darül-Selasiye olarak adlandırmışlardır. Tarihçiler, Selçuk ve Moğollar dönemindenden 1343 yılına kadar Ankara'ya Engüriye, Katip Çelebi de 1648'de Ankara'ya geldiğinde bu kentin adının Engüri olduğunu yazmıştır. »<br /><br /><strong>Ankara coğrafyası </strong><br />Ankara, doğuda Kırıkkale ili'ne bağlı Balışeyh ve Yahşihan, kuzeydoğuda Ankara ili'ne bağlı Kalecik, kuzeyde Çankırı ili'ne bağlı Şabanözü, ve Ankara ili'ne bağlı Kızılcahamam, kuzeybatı ve batıda Ankara ili'ne bağlı Güdül ve Beypazarı, güneyde Ankara ili'ne bağlı Polatlı ve Haymana, güneydoğuda ise Ankara ili'ne bağlı Bala ile komşudur.<br />Ankara, Orta Anadolu'nun kuzeybatısında bulunan Kızılırmak ve Sakarya nehirlerinin kollarının oluşturduğu ovalarla kaplı bir bölgedir. Bu bölgede orman alanları ve bozkır alanlarını bir arada görmek mümkündür.<br />Akarsu boylarında sıralar halinde görülen iğde, söğüt ve kavak ağaçları bozkır içerisinde yer alır. Ankara çevresinde plato üzerinde yükselen münferit dağlar ile kuzeydeki dağlık sahada ise yağışlardaki artış yüzünden orman örtüsü oluşur.<br /><strong> </strong></p>
<p><strong>İklim </strong><br />Güneyde ve orta bölümlerde Step İklimi, kuzeyde ise Karadeniz İklimi'nin ılıman ve yağışlı halleri görülebilir. Genel olarak Step İklimiin hüküm sürdüğü Ankara'da kışlar soğuk ve kar yağışlı, yazlar ise sıcak ve kuraktır. Yağışlar en çok ilkbahar mevsimindedir. Karın yerde kalma süresi ortalama 63 gündür. Gece ile gündüz, yaz ile kış mevsimi arasında önemli sıcaklık farkları bulunur. En sıcak aylar Temmuz (ortalama 23,4 °C) ve Ağustos (ortalama 23,9 °C), en soğuk aylar ise Ocak (ortalama 0,6 °C) ve Şubat (ortalama 2 °C) olarak belirlenmiştir.[16]<br />Ortalama yağış miktarı 382 mm'dir. Şehirde son yıllarda yağış oranı önceki yıllara göre azalış göstermiştir ve ayrıca kışlar da çok daha ılık ve kurak geçmektedir. Bu durumun küresel ısınma ile direkt ilgili olduğu bilim adamlarınca öne sürülmektedir.<br /><br /><strong>Ulaşım <br />Şehir içi ulaşım</strong><br />Ankara şehir içi ulaşımı, 1920'li ve 1930'lu yıllar arasında yerleşim kale ve gar arasında olduğundan ve ufak kent görünümü nedeniyle ağırlıklı yayan olmak üzere çok sınırlı sayıda araç ile yapılmakta idi. 1930 - 1935 yılları arasında Ankara’ nin nüfusu kentin Yenişehir ve Cebeci bölümlerine kaymasından dolayı şehri yüzey alanı genişlemiş yaya mesafesini aşmıştır. Ulaşım ihtiyacı kaptı-kaçtı adındaki tahta otobüslerle giderilmeye çalışılmıştır. Bu otobüsler 12 toplu taşım hattında belediye tarafından belirlenen tarifeye göre Ulus merkezli olarak çalışmıştır.22 Ocak 1930 tarihinde Bakanlar Kurulunun aldığı karar ile de Ankara da otobüs, minibüs ve elektrikli tramvay işletme yetkisi Belediyeye verilmiştir.<br />1935'te Ankara Belediyesi Otobüs İdaresi kurularak belediyenin ilk otobüs toplu taşıma hizmeti başlatılmıştır.; 1 Ekim 1935’de SSCB’den kredi ile topluca alınan 100 adet ZİS marka uzun alınmış. Ankara genelinde; 12 adet hat açılmış ve bu otobüsler servislere verilmiştir. 1942 yılında filoya 7 Magirus , 1943 yılında 10 FBW otobüsü katılmıştır. 1944 yılında otobüs idaresi katma bütçeli hale getirilerek "Ankara Otobüs İşletmesi" adını almış ancak işletme gelişme olanağı bulamamıştır.<br />1940'lı yıllarda küçük girişimciler Station Wagon tarzında 7 kişilik Amerikan yapımı otomobillerle taksi dolmuş uygulaması başlatmış. Bu tip araçlarla ulaşım 1970'li yıllarda da devam ettirilmiştir.1982 yılında taksi dolmuş uygulamaları tamamiyle yasaklanmıştır.<br />17 Ekim 1946’da çıkan bir yangında otobüs garajının büyük bir bölümü ve otobüs filosunun önemli bir kısmı yanarak kullanılamaz hale gelmiştir. Bunun üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla İstanbul’un Anadolu yakasında İETT’den bağımsız olarak hizmet veren Üsküdar Kadıköy Halk Tramvayları Şirketi’nin elindeki 5 adet Ford otobüs ile Hatay’dan 2 Ford ve 2 Twin Coach marka otobüs Ankara’ya gönderilmiştir.<br />1947 yılında ,Türkiye'nin ilk Troleybüs Şebekesi kurularak hizmete açılmıştır. 1 Haziran 1947’de 10 adet Brill marka , 1948’de yine 10 adet FBW marka troleybüs ; Ulus - Bakanlıklar hattında hizmete girmiştir. 1952’de alınan 13 MAN araçla birlikte, Ankara’da çalışan troleybüs adedi; 33’e ulaşmıştır.<br />1951-1960 yılları arasında otobüs parkına 133 Büssing otobüs eklenmiştir. 1960’da ise İstanbul İETT idaresi ile birlikte İtalya’dan Ansaldo San Giorgio marka 33 adet troleybüs getirildi ve böylece EGO’nun troleybüs parkı; 66’ya yükselmiştir.<br />1962-69 dönemi içinde de Büssing otobüs alımları devam etmiş ve filoya 175 yeni araç daha katılmıştır.<br />1974’de ilk kez toplu Mercedes-0302 otobüs alımı yapılmış. 50 Mercedes-RST filoya katılmıştır.<br />1976-77 yılları arasında MAN-590 model 175 araç yerli piyasadan temin edilmiştir.<br />1977’de yolcu yoğunluğu az olan ve daha çok gecekondu bölgelerine hizmet veren hatlarda kullanılmak üzere 20 adet Magirus marka midibüs alınmıştır.<br />1979 yılında Macaristan’dan İkarus marka 50 körüklü ve 35 solo otobüs filoya katılmıştır. Ankara’ya 1979-80 yıllarında gelen bu yeni araçlar, aynı zamanda şehrin ilk 3 kapılı otobüsleriydiler. Bu yıldan itibaren EGO, otobüs kapı numaralarını numaralandırma sistemini değiştirerek, klâsik sistemi terketti ve Türkiye’de ilk kez; “Alınış yılı-sıra numarası” kalıbına geçti (Bu yöntem, 1994’de de İETT’de uygulanmaya başlandı).<br />1979-1981 döneminde trafiği aksattıkları ve yavaş gittikleri gerekçesiyle 56 troleybüs hizmetten kaldırıldılar (Brill marka troleybüsler, 1973 yılından önce hizmetten alınmışlardı) ve bu tarihten itibaren EGO İşletmesi günümüze kadar sadece otobüs bazında hizmetini ettirmektedir.<br />1982 yılında kent içi toplu taşımaya sarı renkli özel halk otobüsleri de katılmıştır.<br />1984’ lü yillarda otobüslerde biletçi uygulaması kaldırılarak tek tip ücret ve kumbara uygulaması baslatılmış, Dikimevi-Beşevler arasında 5,3 Km.'lik otobüs özel yolu hizmete açılmıştır.<br /><br />Şehir içi ulaşımda son zamanlarda en yoğun taşımacılık metro ile yapılmaktadır. EGO Genel Müdürlüğü tarafından işletilen Ankara metrosu günde yaklaşık 150.000 yolcu taşımaktadır. Metro ağında halihazırda Metro ve Ankaray adı altında iki ayrı taşıma sistemi çalışmaktadır. Ankaray Metroya göre daha hafif bir raylı sistemdir. Ağ halen süren çalışmalarla şehrin dört bir yanına ulaşma hedefine doğru gitmektedir.<br />Günlük ulaşımda belediye tarafından işletilen otobüsler ile özel olarak işletilen dolmuşlar da kullanılmaktadır. Belediyeye ait araçlarda manyetik kontörlü kartlar kullanılmaktadır. Özel araçlarda ise nakit kullanılmaktadır.<br />Şehirde taksi sayısı da halkın ihtiyacını karşılayacak düzeydedir ve 24 saat hizmet vermektedir. Saat 24 ile sabah 6 arası taksiler zamlı tarife uygulamaktadır.<br /> <br /><strong>Şehir dışına ulaşım </strong><br />Kentin kuzeyinde yer alan Esenboğa Uluslararası Havalimanı şehre havayolu ile giriş çıkışı sağlayan, en önemli noktadır. 2006 yılında tamamen yenilenip kapasitesi ve işlevi çağdaşlaştırılmıştır. Hava limanını şehir merkezine bağlayan yol da tamamen yenilenmiş ve yeni geçitler devreye sokulmuştur. Havayolu ile kente ulaşmanın bir başka yolu da ordunun hizmetindeki Etimesgut Askeri Havalimanıdır. Bu havalimanı sivil uçuşlar için kullanılmasa da gerektiğinde alternatif olarak kullanılabilmektedir.<br />Şehre giriş çıkışlarda ikinci önemli yer ise Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi kısaca AŞTİ'dir. Avrupanın en büyük otobüs terminalleri arasında yer alan tesislerde restoranlar, emanet, büfeler ve firmalar için servis istasyonları da bulunur. Tesislerin Ankaray bağlantısı olduğu gibi yeterli sayıda taksi servisi de vardır.<br /><br />Tren yolu ile giriş çıkışta en önemli yer Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Ankara Garı'dır. Burası aynı zamanda ülkenin doğusu ile batısının ayrıldığı noktadır. Halihazırda ülkenin dört bir yanına ve banliyölere buradan tren seferleri düzenlenmektedir. Eskişehir üzerinden kenti İstanbul'a bağlayacak olan hızlı tren projesi ise yapım aşamasında olup 2008 yılı içerisinde hizmete girmesi beklenmektedir<br /><br /><strong>Uygarlık</strong><br /><strong>Ankara'daki müzeler</strong> <br /><strong>Roma Hamamı</strong><br />Ulus meydanından Yıldırım Beyazit Meydanına uzanan Çankırı Caddesi üzerinde, Ulus'tan itibaren yaklaşık 400 m. uzaklıkta, yolun batısında, caddeden 2.5 metre kadar yükseklikte yer alır, III. Yüzyılda Septimius Severus'un oğlu Roma İmparatoru Caracalla (212-217) tarafından Sağlık Tanrısı Asklepion adına yapılmıştır.<br />Kale<br />Ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmemekle birlikte Hititlere uzanan tarihi boyunca birçok kez tamirden geçirildiği tahmin edilmektedir. Romalılar, Bizanslılar hakimiyetinde kalan kale, 1073 yılında Selçukluların eline geçmiştir. 1101 yılında Haçlılarca ele geçirilen kale 1227 yılında tekrar Selçukluların hakimiyetine girmiştir. Selçuklular döneminde onarılan ve eklemeler yapılan kale Osmanlı döneminde 1832'de Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa tarafından bir onarımdan geçirilmiştir.<br /><br /><strong>Augustus Tapınağı</strong><br />Ankara Ulus'ta Hacı Bayram Camii bitişiğindedir. M.Ö. II. yüzyılda Frigya tanrısı Men adına yapılmış olan tapınak zamanla yıkılmıştır. Bugün kalıntıları bulunan tapınak ise son Galatya hükümdarı Amintos'un oğlu kral Pilamenes tarafından Roma İmparatoru Augustus adına bir bağlılık nişanesi olmak üzere yaptırılmıştır.<br /><br /><strong>Jülian Sütunu</strong><br />Ulus bölgesinde bulunur. Sütün 362 yılında Roma İmparatoru Julianın Ankaraya ziyareti onuruna karşılık dikilmiştir.<br /><br /><strong>Akköprü</strong><br />Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde, Varlık mahallesi'nde bulunan Anadolu Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubad zamanında yaptırılmış tarihi bir köprüdür.<br />Roma Tiyatrosu Ulus Meyda'nından Ankara Kalesine çıkan Hisar Parkı Caddesi üzerindedir. Roma döneminde M.S. 1. yüzyıl'ın ikinci yarısı ile M.S. 2. yüzyılın başına tarihlendirilmiştir.<br />Ankara şehir merkezi sınırları içerisinde çeşitli kurumlarca işletilen 42 müze bulunmaktadır.<br /> <br /><strong>Ankara'daki camiler </strong><br /><strong>Kocatepe Camii</strong><br />Ankara'nın Kocatepe semtinde 1967'de inşaatına başlanan ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1987'de inşaatı tamamlanan cami.<br /><br /><strong>Hacı Bayram Câmii</strong><br />Ankara'nın Ulus semtinde bulunan tarihi camii. Augustus (Ogüst) Tapınağı'nın bitişiğindedir.<br /><br /><strong>Karacabey Camii </strong> 15. yüzyılda Karacabey tarafından yaptırılmıştır.Bugün Hacettepe Kampusü içinde kalmıştır.<br /><strong>Arslanhane Camii</strong> 1289 - 1290 yılları arasında Ahi Şerafeddin tarafından yaptırılmıştır. Samanpazarı semtindedir.<br /><strong>Sultan Alaeddin Cami</strong><br />1211-1236 yılları arasında Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından bugün eski Ankara denilen Kaleiçi’nde yaptırılmış Ankara’nın ilk camisi.<br /><strong>Maltepe Camii</strong><br /><br /><strong>Ahi Elvan Camii </strong> 1382 yılında Ahi Elvan Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır. Koyunpazarı semtinde bulunmaktadır.<br />Cenab-ı Ahmet Paşa Camii 1566 yılında Anadolu Beylerbeyliği yapmış Cenabı Ahmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Ulucanlar caddesi üzerinde bulunmaktadır.<br />Zincirli Camii 1687 yılında Şeyhülislam Ankaralı Mehmet Emin tarafından 1687 yılında yapılmıştır.Anafartalar Caddesindedir<br />Ağaçayak Camii 1705 yılında yapılmıştır. Ulucanlar caddesindedir.<br />Leblebicioğlu Camii 1711 yılında yapılmıştır. Denizciler cadddesindedir.<br />Eskicioğlu Camii Ne zaman yapıldığı ve kim tarafından yaptırıldığı belli değildir. Eskicioğlu mahallesinde yer almaktadır.<br />Hacettepe Camii Hacettepe Mahallesi, Sarı Kadın caddesindedir.Kapısının üzerinde dört satırlık kitabesi bulunmaktadır.<br />Hacı Hidayet Camii Basın Evleri Basın Caddesi'ndedir.<br />Hacı İlyas Camii <br />Hacı Musa Camii <br />Kurşunlu Camii <br />Azize Teresa Latin Katolik Kilisesi <br />Samanpazarı Musevi Cemaati Sinagogu <br /> <br /><strong>Türbeler</strong><br />Hacı Bayram Türbesi<br />Karacabey Türbesi <br />Arslanhane Türbesi <br />Cenab-ı Ahmet Paşa Türbesi <br />Karyağdı Türbesi 1577 - 1578 yıllarında Karyağdı Hatun adına inşa edilmiştir. İtfaiye Meydanında bulunmaktadır.<br />Kesikbaş Türbesi <br />Yörük Dede Türbesi <br />Hüseyin Gazi Türbesi <br /><br /><strong>Hazireler </strong><br />Taceddin Camii Haziresi Taceddin Camisinin avlusunda yer almaktadır.<br />Cenabı Ahmed Paşa Haziresi Cenabı Ahmed Paşa Camisinin doğu tarfındaki avlusunda yer alır.<br />Yalçınkaya Mahallesi'nde bulunmaktadır <br /><br /><strong>Hanlar </strong><br />Çengel Han<br />Ankarada 1522-1523 tarihlerinde Mihrimah Sultan’ın eşi Damat Rüstem Paşa tarafından inşa ettirilmiş tarihi bir handır. Atpazarı mahallesi Kaleönü Depo sokakda bulunmaktadır. Şu anda binadaRahmi Koç Müzesi bulunmaktadır<br /><br /><strong>Taşhan</strong><br />1880'li yılların sonuna doğru Ankara'nın Ulus Meydanı'nda inşa edilmiş olan ve yıkıldıktan sonra yerine Sümerbank binasının yapıldığı bir binadır.<br />Suluhan 1685 yılında Şeyhülislam Cevvarzade Mehmet Emin Bey tarafından yaptırılmıştır. Posta caddesi üzerinde bulunmaktadır.<br />Safran Han 1512 yılında Hacı İbrahim Bin Hacı tarafından yaptırılmıştır. Atpazarı , Salman sokakta bulunmaktadır<br />Çukurhan <br />Kurşunlu Han Sadrazam Mahmut Paşa tarafından yaptırılmıştır. Şu anda binada Anadolu Medeniyetleri Müzesi yer almaktadır.<br /><br /><strong>Hamamlar ve Çeşmeler </strong><br />Eyne Bey Hamamı Ankara Gazi lisesi ile Denizciler Caddesi arasındadır. Sultan I. Murat'ın subaşılarından Eyne Bey tarafından 14. yüzyıllın sonu veya 15. yüzyıl başında yaptırılmıştır.<br />Karacabey Hamamı Talat Paşa Bulvarı üzerindedir. 1440 yılında Karaca Bey tarafından yaptırılmıştır.<br />Şengül Hamamı Anafartalar Caddesi üzerindedir. Kitabesi olmadığından yapım tarihi kesinleşmemiştir. İshak Paşa tarafından yaptırılmıştır.<br />Hanifi Rum Çeşmesi Kitabesine göre 1804 yılında yapılmıştır. Hacettepe Merkez Öğrenci yurdu arkası Zülüflü sokakta bulunmaktadır.<br />Gicik Çeşmesi 1901 yılında yapılmıştır. Ulucanlar Cadddesi Gicik Mescidi'nin önünde yer alır.<br />Molla Büyük Çeşmesi Kayabaşı Mahallesi Yasa Sokakta yer alır. Molla Büyük Mescidinin kuzeyindedir. Kitabesine göre 1804 yılında Sahire Hanım tarafından yaptırılmıştır.<br /><strong> </strong></p>
<p><strong>Ankara'daki anıtlar ve heykeller </strong><br />Cumhuriyet dönemi Ankara'sında açılan ilk anıt namazgah tepedeki Etnoğrafya Müzesi önüne yerleştirilen Atlı Atatürk Anıtıdır , anıt 29 Ekim 1927 yılında açılmış , bu anıtı Zafer Meydanındaki Mareşal Atatürk Anıtı ve Ulus Zafer Anıtı izlemiştir.[27]<br />1980'li yıllarda dönemin belediye başkanı Ali Dinçer, kentte oluşturulan yaya bölgelerine heykel koymak üzere girişimde bulunur. Ankara, Gazi Eğitim Enstitüsü Heykel hocalarından Burhan Alkar, Remzi Savaş ve Metin Yurdanur üçer adet heykel yaparlar. Burhan Alkar’ın soyut anlayışta galvandizli su borusundan yaptığı Atılım isimli heykeli konulduğu Sakarya yaya bölgesinden kaldırılır. Yine aynı bölgeye konulan Barış kompozisyonu yerinde durmaktadır. Remzi Savaş Abdi İpekçi parkındaki havuza bronz fıskiye kompozisyonuyla, Sakarya yaya bölgesine konulmak üzere iki adet soyutlanmış bronz kompozisyon gerçekleştirir. Ancak bu iki heykel yerlerine konulamadan 12 Eylül 1980 yönetimi tarafından malzemelerinden yararlanmak amacıyla eritilir. Metin Yurdanur’un Ankara Garı önündeki Miras isimli heykeli ve Sıhhıye Abdi İpekçi parkındaki Eller heykeli de bu dönemde yapılmış çalışmalardır.<br /><br /><strong>Cumhuriyet Dönemi Yapılar </strong><br /><strong>Anıtkabir</strong><br />Türk Kurtuluş Savaşı'nın ve inkılaplarının önderi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, Ankara Anıttepe'de (eski adıyla Rasattepe) bulunan anıt mezarıdır.1973'den beri İsmet İnönü'nün kabri de Anıtkabir'dedir.<br /><strong><br />Atatürk Orman Çiftliği</strong><br />Atatürk'ün 1925 yılında, Ankara'da modern bir çiftlik kurulması için verdiği talimat ile kurulmuştur.<br /><br /><strong>Ankara Garı</strong><br />1937'de açılan Türkiye Cumhuriyeti Başkent'inin erken yıllarına ait en görkemli yapıtlardan birisidir.Günümüzde hâlen TCDD'nin Ankara ana istasyonu olarak kullanılmaktadır.<br />Sümerbank Genel Müdürlük Binası 1937 - 1938 yılları arasında Alman Mimar Martin Elsaesser tarafından yapılmıştır.<br />Merkez Bankası Genel Müdürlük Binası Avusturyalı mimar Clemens Holzmeister tarafından 1931-1933 yılları arasında Emlak Bankası olarak yapılan bina , Atatürk'ün istemiyle Merkez Bankası'na dönüştürüldü. Bina 1952 yılına kadar Anadolu Kulübü olarak da faaliyet gösterdi<br />TEKEL Başmüdürlük Binası İtalyan mimar G. Mongeri tarafından 1928 yılında yapılmıştır<br />Ziraat Bankası Genel Müdürlük Binası İtalyan mimar G. Mongeri tarafından 1926 - 1929 yılında yapılmıştır. Ankara'nın ilk resmi binasıdır.<br />Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Binası<br />1937 yılında Alman mimar Bruno Taut tarafından planı çizilen ve yapılan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nin eğitim ve öğretim binasıdır.<br />Ankara Opera Sahnesi<br />Bina ilk orijinalinde Türk mimar Şevki Balmumcu tarafından bir sergi merkezi olarak dizayn edildi. 1933 yılında açılan uluslararası yarışmada bu proje birinci seçilmişti. Yapı daha sonra Alman mimar Paul Bonatz tarafından bir opera sahnesine dönüştürüldü. Bu şekilde hizmet vermeye 2 Nisan 1948' de başladı.<br /><br /><strong>Meydanlar </strong><br />Hergele Meydanı<br />Ankara Ulus'ta bugünkü İtfaiye Meydanı'nın eski adı bit pazarı ya da ikinci el eşya pazarı olarakda bilinen Hergele Meydanı adını 19.asırda şehre dışardan gelenlerin ve şehir esnafının bir araya gelmesinden dolayı her gelen uğradığı yer anlamında Hergelen Meydanı adını almıştır.<br />Kızılay Meydanı<br />Türkiye'nin başkenti Ankara'nın merkezidir. İsmini Kızılay kurumundan almıştır.<br />Opera Meydanı<br />Meydan adını Opera binasından almaktadır.<br />Tandoğan Meydanı<br />Şehrin eski valisi 1946 yılında intihar ederek ölen Nevzat Tandoğan'ın adının verildiği semttin tam ortasında bulunan meydan.<br />Şili Meydanı<br />Türkiye ile Şili arasındaki dostluğu pekiştirmek adına yapılmıştır. Meydanda Şili'nin kurtarıcısı ve Şili Cumhuriyeti'nin kurucusu Bernardo O'Higgins'in anıtı bulunmaktadır.<br />Ulus Meydanı <br />Hükümet meydanı</p>
<p><strong>PARKLAR</strong> <br /> <br />Ankara'da cumhuriyetin ilk yıllarında inşa edilmiş ve daha sonra da oldukça geliştirilmiş açık alanlar ve parklara sahiptir.<br />Gençlik Parkı<br />Gençlik Parkı lunapark, kayıkla gezilebilecek geniş bir havuz ve yeşil alanlara ev sahipliği yapar,<br /><br />Kurtuluş Parkı<br />Kurtuluş Parkı(buz pateni pisti de mevcuttur<br /><br />Altın Park<br />yeşil alanlar dışında fuar alanı ve binaları da bulunur),<br />Göksu Parkı<br />Eryaman'da eski Susuz göleti üzerine kuruludur.<br /><br />Soğuksu Millî Parkı<br />1959 yılında Millî Park olarak tesis edilmiştir. Ankara'ya yakın olması hem avantaj hem dezavantaj teşkil etmektedir. Kızılcahamam ilçesi sınırları içersinde bulunmaktadır ve Ankara merkezine 80 kilometre uzaklıktadır.<br />Kore Parkı<br />Ankara'da Kore Savaşı sırasında şehit olan Türk askerlerinin anısına yapılmış olan 1973 yılında açılan anıtın bulunduğu park.<br />Atatürk Orman Çiftliği<br />geniş imkânalara sahip bir rekreasyon ve çiftlik alanıdır. İçeriğinde hayvanat bahçesi, küçük kültür çiftlikleri , seralar, restoranlar, bir mandıra ve bira fabrikası bulunur. Burası ailece piknik yapmak, yürüyüş yapmak, bisiklete binmek ve aynı zamanda kaliteli yemekleri ve doğal güzelliği ile hoş bir mekandır. Çiftlikte ayrıca Atatürkün 1881 yılında Selanikde doğmuş olduğu evein bire bir kopyası da bulunur. Ziyaretçiler burada eski usul bira ve dondurma , taze süt ürünleri , kömür ateşinde köfte ve kebaplardan tadabilirler.<br />Harikalar Diyarı Avrupanın şehir limitleri içindeki en geniş parkı<br />Mamak Mavi Göl Eski Bayındır barajının üzerine kurulu olan park. Mamak tarafındadır.<br />Botanik Bahçesi <br />Seğmenler Parkı <br />Anayasa Parkı <br />Kuğulu Park Çin tarafından hediye edilmiş olan kuğularla ünlü<br /><br />Abdi İpekçi Parkı <br />Güven Park <br />Anıt Park Bahçelievler'de Anıtkabir'in karşısında yerlan bir parktır.<br /><strong>SİNEMALAR</strong><br /> <br />1975 ve 2002 yılları arasında Ankara Atatürk Bulvarı 227 numaralı binada hizmet veren Akün Sineması, bir dönem Ankara'nın en büyük sineması olma özelliği taşıyan ve Ankara'nın sembollerinden biri olarak kabul edilen, 911 koltuk kapasiteli sinema salonu oldu.<br />• Bahçelievler Büyülü Fener, Ankara'nın Bahçelievler semtinde 1996 yılında açılmış olan sinemadır. Türkân Şoray, Şener Şen ve Yılmaz Güney'in ismini taşıyan üç ayrı sinema salonu vardır. <br />• Kızılay Büyülü Fener, Kızılay'da 29 Ocak 2005 tarihinde açılan sinema ve kültür merkezidir. 11 salonu ve bin seyirci kapasitesi vardır. <br />• Kızılay Metropol, 9 salonu ve 11495 koltuk kapasitesi olan diğer bir sinemadır. <br /><br />• <strong>TİYATROLAR</strong><br /> <br />• ANKARA DEVLET TİYATROSU<br />Ana madde: Ankara'daki tiyatrolar <br />Ankara'da birçok devlet tiyatrosu sahnesi ve özel tiyatro grupları bulunmaktadır. Ayrıca her yıl Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali düzenlenmektedir.<br />• Ankara Devlet Tiyatrosu: 10 sahneyle hizmet vermektedir. <br />o Muhsin Ertuğrul Sahnesi <br />o Mahir Canova Sahnesi <br />o Oda Tiyatrosu <br />o İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi <br />o Altındağ Tiyatrosu <br />o Akün Sahnesi <br />o Şinasi Sahnesi <br />o Küçük Tiyatro <br />o Büyük Tiyatro <br />o 125. Yıl Çayyolu sahnesi <br />• Ankara Çağdaş Sanat Tiyatrosu <br />• Ankara Deneme Sahnesi <br />• Ankara Sanat Tiyatrosu <br />• Çan Tiyatrosu <br />• Mavi Sahne <br />• Sanatolia <br />• Tiyatro Pembe Kurbağa <br />• Öteki Tiyatro <br />• Sahne Sanat Evi <br />• Ekin Tiyatrosu <br />• 80.Yıl Tiyatrosu <br />• Gülüm Pekcan Dans Tiyatrosu <br />• Pamira Papağan Çocuk Tiyatrosu <br />• Dikmen Nevzat Sahnesi <br />Müzik ve orkestralar<br />Ankara beş klasik müzik orkestrasına ev sahipliği yapar:<br />• Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası <br />• Bilkent Senfoni Orkestrası <br />• Hacettepe Senfoni Orkestrası <br />• Orkestra Akademik Başkent <br />• Başkent Oda Orkestrası <br />Şehirde beş konser salonu bulunur:<br />• CSO Konser Salonu <br />• Bilkent Konser Salonu <br />• MEB Şura Salonu <br />• Çankaya Çağdaş Sanatlar Merkezi Konser Salonu <br />Sanat festivalleri <br />Şehir gelenekselleşmiş birçok tiyatro, müzik ve sinema festivallerine ev sahipliği yapar:<br />• Ankara Film Festivali <br />• Ankara Uluslararası Müzik Festivali <br />• Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali <br />• Ankara Caz Festivali <br /><strong>Sağlık <br />Devlet hastaneleri </strong><br />Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ataturkhastanesi.gov.tr<br /><br />Ankara Dışkapı Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ankaracocuk.gov.tr<br /><br />Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi diskapieah.gov.tr<br /><br />Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi ankarahastanesi.gov.tr<br /><br />Ankara Etlik İhtisas Hastanesi sbetlikihtisas.gov.tr<br /><br />Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi aftr.gov.tr<br /><br />Ankara Gazi Devlet Hastanesi <br />Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesi ankarameslekhastanesi.gov.tr<br /><br />Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi anh.gov.tr<br /><br />Ankara Ulucanlar Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi ulucanlargoz.gov.tr<br /><br />Ankara Ulus Devlet Hastanesi ankaraulusdh.gov.tr<br /><br />Ankara Verem Savaş Derneği Hastanesi <br />Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ataturksanatoryumu.gov.tr<br /><br />Büyükşehir Belediye Hastanesi <br />Deri Ve Zührevi Hastalıkları Hastanesi <br />Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi onkoloji.gov.tr<br /><br />Dr. Hulusi Alataş Elmadağ Devlet Hastanesi elmadaghastanesi.gov.tr<br /><br />Dr. M. Ülker Acil Yardım Ve Travmatoloji Hastanesi <br />Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesi sincandevlethastanesi.gov.tr<br /><br />Dr. Sami Ulus Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi samiulus.gov.tr<br /><br />Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ztb.gov.tr<br /><br />Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Ve Araştırma Hastanesi <br />Elmadağ Devlet Hastanesi <br />Etimesgut Devlet Hastanesi <br />Gölbaşı Hasvak Devlet Hastanesi golbasihastanesi.gov.tr<br /><br />Halil Şıvgın Çubuk Devlet Hastanesi cubukhastanesi.gov.tr<br /><br />Hamdi Eriş Kazan Devlet Hastanesi <br />Haymana Devlet Hastanesi haymanadh.saglik.gov.tr<br /><br />Kalecik Devlet Hastanesi kalecikhastanesi.gov.tr<br /><br />Keçiören Eğitim ve Araştıma Hastanesi keciorenegitimarastirmah.saglik.gov.tr<br /><br />Kızılcahamam Devlet Hastanesi <br />Muhittin Ülker Acil Yardım Hastanesi <br />Nallıhan Devlet Hastanesi <br />Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi<br />polatlidevlethastanesi.gov.tr<br /><br />Prof. Dr. Celal Ertuğ Etimesgut Devlet Hastanesi etimesgutdh.gov.tr<br /><br /> <br />Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi tyih.gov.tr<br /><br />Ulucanlar Dispanseri <br />V.S.D. Nusret Karasu Göğüs Hastalıkları Hastanesi <br />Yenişehir Dispanseri <br /> <br /><strong>Üniversiteler </strong><br />Ankara'da 10 üniversite eğitim vermektedir.Bunlar;<br />Ankara Üniversitesi<br />http://www.ankara.edu.tr/<br /><br />Atılım Üniversitesi<br />http://www.atuni.edu.tr/<br /><br />Başkent Üniversitesi<br />http://www.baskent.edu.tr/<br /><br />Bilkent Üniversitesi<br />http://www.bilkent.edu.tr/<br /><br />Çankaya Üniversitesi<br />http://www.cankaya.edu.tr/<br /><br />Gazi Üniversitesi<br />http://www.gazi.edu.tr/<br /><br />Hacettepe Üniversitesi<br />http://www.hacettepe.edu.tr/<br /><br />Orta Doğu Teknik Üniversitesi<br />http://www.metu.edu.tr/<br /><br />TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi<br />http://www.etu.edu.tr/<br /><br />Ufuk Üniversitesi<br />http://www.ufuk.edu.tr/www/tr/<br /><br /><strong>Spor </strong><br /> <br />Ankara'da yapılan bir ekstrem spor: kaykay<br />Şehirde Türkiye'ye paralel olarak en çok ilgi gören ve yapılan sporlar sırasıyla futbol ve basketboldur. Futbol tesislerinin yetersiz olmasının da etkisiyle herhangi bir önemli uluslararası futbol organizasyonuna ev sahipliği yapmamış olan şehirde 2001 yılında Avrupa Basketbol Şampiyonası düzenlenmiştir.<br />Ayrıca şehirde bulunan TED Ankara Koleji, Türk Telekom Spor Kulübü sayesinde basketbolla özdeleşmiş bir şehirdir.<br />Deniz ve göllerden uzak olması nedeniyle su sporları hemen hemen hiç yapılmayan şehirde, coğrafi şartların da etkisiyle yapılan ve yaklaşık 27 yıldır yaşayan tek ekstrem spor kaykay sporudur.<br />Futbol dalında şehri Ankaragücü, Hacettepe, Ankaraspor ve Gençlerbirliği takımları Turkcell Süper Ligi'nde; Türk Telekomspor TFF 2. Lig'de; Keçiörengücü ve Etimesgut Şekerspor İddaa Lig B'de; Tarım Kredispor, Ankara Demirspor ve Bağlum Belediyespor ise 3.Lig'de temsil etmektedir. Şehirdeki en büyük stadyum yaklaşık 35.500 sporsevere ev sahipliği yapabilen Cebeci İnönü Stadıdır.Ardında kapasitesi bakımından şehrin 3. sıradaki ama tüm türbünleri koltuklu ve kapalı 19 Mayıs Stadyumu gelir.Stadyum şehir merkezinde Gençlik parkı'nın hemen yanıbaşındadır.<br />Basketbol dalında Türkiye Erkekler Basketbol Ligi'nde Türk Telekomspor ve CASA TED Kolejliler takımlarıyla temsil edilen başkent Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi'nde Çankaya Üniversitesi takımıyla temsil edilmektedir.<br />Ankara Buz Pateni Sarayı ve Kurtuluş Parkında ise buz pateni pistleri mevcuttur ve amatör sporculara da hizmet vermekteidr.<br />Hentbol dalında Süper Lig Erkekler'de Çankaya Belediyesi,İl Özel İdare, Polis Akademisi ve Koleji , Milli Piyango, Ankara Büyükşehir Belediyesi , Süper Lig Bayanlar'da Çankaya Belediyesi , Milli Piyango , Ankara D.M.O. temsil etmektedir.<br /><strong>Alışveriş </strong><br /> <br />Ankaranın yabancı ziyaretçileri genellikle Çıkrıkçılar yokuşundaki eski dükkânları ziyaret etmekten hoşlanırlar. Burada eski moda kıyafetler, el dokuması halılar ve deri ürünleri cazip fiyatlarla bulunur. Bakırcılar Çarşısında ise, bakır ürünler dışında ziynet eşyaları, halılar, kostümler ve antikalar da bulunur. Kale girişine yakın olan üst kısımda , çeşitli baharatların bulunduğu dükkânlar , kuru yemişçiler, fındıkçılar ve diğer ürünler bulunur.<br /><br />Modern alışveriş merkezleri ise daha çok Kızılay, ya da Tunalı Hilmi Caddesi üzerinde bulunur. Karum caddenin üst başında bulunur. Diğer bir merkez olan Atakule Çankaya'dadır. Kule şehri seyretmek için müthişdir ve tepesinde bir de döner restoran bulunur.<br />Ankaranın 1970 lerden itibaren batıya doğru genişlemesi ile Eskişehir yolu tarafında çeşitli uydu kentler ortaya çıkmaya başladı. Daha müreffeh kesimin yaşadığı bu bölgelerde de modern alışveriş merkezleri bir bir açılmaya başladı. Bilkent alışveriş merkezi ve Ümitköy Çayyolu tarafındaki merkezler daha çok bu semtlere hizmet verirken tüm şehre hitap eden Armada alışveriş merkezi de Eskişehir ve Konya yolunun kesiştiği bölgede inşaa edildi. Bu merkez pek çok uluslararası ödülün de sahibi oldu. Bölgenin en büyük alışveriş merkezi ise İstanbul ve Konya yolunu kesiştiği bölgede bulunan Ankamall'dır ve meşhur dünya markaları mağazalarına ev sahipliği yapar.<br />• Panora <br />• Cepa <br />• ANKAmall <br />• Armada alışveriş merkezi <br />• Atakule <br />• Karum alışveriş merkezi <br />• Antares AVM <br />• Arcadium AVM <br />• Malltepepark <br />• Optimum <br />• Kentpark <br />• KC Göksu <br />• Gordion AVM <br />• Atlantis AVM <br />• Forum Ankara AVM <br />• Arcadium <br />• Galleria Ankara <br />• gimsa Batıkent <br />• Carrefour Batıkent <br />• Bilkent Ankuva <br />• Minasera <br /><br /><strong><br />Kardeş şehirler </strong><br />Ankara şehrinin 2008 tarihi itibarıyla 40 kardeş şehri bulunmaktadır.İzmir Caddesi’nin Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’ndan girişindeki üzerinde Türkçe,İngilizce ve kendi dillerinde olmak üzere, Ankara’nın kardeş kentlerinin adının yazılı olduğu anıt 2003 yılında konduğundan 2003 yılı ve öncesi kardeş olan şehirler anıtta görülebilmektedir.<br /> 1. Zagrep, Hırvatistan, (2008)<br />2. Helsinki, Finlandiya <br />3. Minsk, Beyaz Rusya, (2007)<br />4. Bangkok, Tayland, (2006) <br />5. Kazan, Tataristan <br />6. Kinşasa, Kongo <br />7. Taşkent, Özbekistan <br />8. San'a, Yemen <br />9. Priştina, Kosova <br />10. Kahire, Mısır <br />11. Addis Ababa, Etiyopya <br />12. Kabil, Afganistan, (2003) <br />13. Ulan Batur, Moğolistan, (2003) <br />14. Duşanbe, Tacikistan, (2002) <br />15. Kişinev, Moldova, (2001) <br />16. Astana, Kazakistan, (2001) <br />17. Manama, Bahreyn, (2000) <br />18. Mogadişu, Somali, (2000) <br />19. Santiago, Şili, (2000) <br />20. Bükreş, Romanya, (1998) <br />21. Hanoi, Vietnam, (1998) <br />22. Ufa, Başkurdistan, Rusya Federasyonu, (1997) <br />23. Tiflis, Gürcistan, (1996) <br />24. Tiran, Arnavutluk, (1995) <br />25. Üsküp, Makedonya Cumhuriyeti, (1995) <br />26. Aşkabat, Türkmenistan, (1994) <br />27. Kuveyt Şehri, Kuveyt, (1994) <br />28. Saraybosna, Bosna-Hersek, (1994) <br />29. Kiev, Ukrayna, (1993) <br />30. Havana, Küba, (1993) <br />31. Budapeşte, Macaristan, (1992) <br />32. Bişkek, Kırgızistan, (1992) <br />33. Hartum, Sudan, (1992) <br />34. Sofya, Bulgaristan, (1992) <br />35. Moskova, Rusya, <br />36. Pekin, Çin Halk Cumhuriyeti, (1990) <br />37. Lefkoşa, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, (1989) <br />38. Kuala Lumpur, Malezya, (1986) <br />39. İslamabad, Pakistan, (1986) <br />40. Seul, Güney Kore Cumhuriyeti, (1971) <br /> <br /><strong>ANKARA KALESİ</strong><br />Ankara Kalesi, Ankara'da bulunan bir kale. Ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmemekle birlikte Romalılar, Bizanslılar hakimiyetinde kalan kale, 1073 yılında Selçukluların eline geçmiştir. 1101 yılında Haçlılarca ele geçirilen kale 1227 yılında tekrar Selçukluların hakimiyetine girmiştir. Selçuklular döneminde onarılan ve eklemeler yapılan kale Osmanlı döneminde 1832'de Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa tarafından bir onarımdan geçirilmiştir.<br />Kale yapısında rastlanan heykel, lahit, sütun başlıkları kalenin yapımı ve onarımında etrafta bulunan malzemelerden yararlanıldığını göstermektedir.<br />Kalede roma dönemine ait kalıntılar dikkati çekerse de büyük ölçüde Bizans döneminde yapılmıştır.İmparator II.Consantantinus MS.668 'de Dış kaleyi yaptırmıştır,İmparator Isaurili III.Leonise kale duvarlarını onarırken iç kale surlarını yükseltmiştir.Bunun ardından İmparator Nikoporos 805'te , İmparator Bazileus 859'da bu kaleyi onarmıştır.Kalenin yerden yüksekliği 110m.'dir Kale içnde çeşitli restoronlarda bulunmaktadır. Ankara Kalesi dışardan görümüne göre daha büyüktür. Ayrıca kale her yıl çeşitli festivallere de ev sahipliği yapmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong> ANKARA RESİM GALERİSİ</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Resimleri Büyütmek için üzerine Tıklayabilirsiniz<br /></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank (2).jpg" border="0" alt="Ankara Resimleri" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank (3).jpg" border="0" alt="Ankara Fotoğrafları" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank (4).jpg" border="0" alt="Anakara Kocatepe Camisi" width="200" height="125" style="border: 0;" /></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank-ulus.JPG" border="0" alt="Ankara Ulus Atatürk Heykeli" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank (6).jpg" border="0" alt="Ankara Kalesi Resimleri" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank (7).jpg" border="0" alt="Ergenekon Kalesi ve Şelale Resimleri" width="200" height="125" style="border: 0;" /></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank (8).jpg" border="0" alt="Anıtkabir Resimleri" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank.jpg" border="0" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank-.jpg" border="0" width="200" height="125" style="border: 0;" /></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank-altn_park.png" border="0" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank-ankara-2.jpg" border="0" alt="Ankara Gece Resimleri" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank-atakule.jpg" border="0" alt="Ankara Atakule Resimleri" width="200" height="125" style="border: 0;" /></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank-kuulu_park.jpg" border="0" alt="Ankara Kuğulu Park Resimleri" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank-pembe_kk.jpg" border="0" alt="Ankara Pembe Köşk Resimleri" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank-tbmm.JPG" border="0" alt="Ankara Yeni TBMM Resimleri" width="200" height="125" style="border: 0;" /></strong></p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><strong><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi.html" title="Sosyal Bilimler Resim Galerisi">Sosyal Bilimler Resim Galerisi</a></strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/il-ilce-ve-koylerimiz/84-il-videolari/693-ankara-tanitim-turistik-videosu.html" style="color: #309cbf;">Ankara Tanıtım Turistik Videosu</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari/661-sinir-komsusu-ulkeler-ulasim-aglari-gumruk-kaplari-haritasi.html">Sınır Komşusu Ülkeler Ulaşım Ağları Gümrük Kapıları Haritası</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/49-6-snf-sosyal-bilgiler-sorular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Soruları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/112-meb-astetat-seti-haritalari.html">Meb Asetat Seti Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/il-ilce-ve-koylerimiz/64-iller-ve-ozellikleri.html">iller ve Özellikleri</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/il-ilce-ve-koylerimiz/64-iller-ve-ozellikleri/1191-corum-haritasi.html" style="color: #309cbf;">Çorum Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/il-ilce-ve-koylerimiz/64-iller-ve-ozellikleri/1202-kirsehir-haritasi.html" style="color: #309cbf;">Kırşehir Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/il-ilce-ve-koylerimiz/64-iller-ve-ozellikleri/216-cankr-haritasi.html" style="color: #309cbf;">Çankırı Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/il-ilce-ve-koylerimiz/64-iller-ve-ozellikleri/712-corum-ili-ozellikleri.html" style="color: #309cbf;">Çorum ili Özellikleri</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/il-ilce-ve-koylerimiz/64-iller-ve-ozellikleri/709-konya-ili-oezellikleri.html" style="color: #309cbf;">Konya ili Özellikleri</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/il-ilce-ve-koylerimiz/64-iller-ve-ozellikleri/708-izmir-ili-ozellikleri.html" style="color: #309cbf;">izmir ili Özellikleri</a></p><p><strong>Ankara </strong><br />Ankara, Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti, nüfus bakımından İstanbul'dan sonra ikinci büyük şehri ve dünyadaki 40. büyük şehri. Nüfusu 4.466.756 kişidir. Topraklarının büyük bölümü İç Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Sakarya bölümünde yer alan Ankara ilinin merkez kenti'dir. Rakımı ortalama 890 metredir.<br /><br /><strong>Ankara tarihi </strong><br />Ankara M.Ö. 333'de Makedonya Kralı Büyük İskender tarafından Persler'den alınana kadar; tarihi boyunca Frigyalılar , Lidyalılar, Persler ve Hititler'in egemenliğine girmiştir. O yıllarda Anadolu’ya gelen savaşçı bir kavim olan Galatlar eski Ankara Kalesi’ni yapmışlardır. Daha sonra bölgede siyasal birliği kuran Romalılar M.Ö. 189 yılında Galatlar'ı yenerek Ankara’yı ele geçirmişlerdir.<br />M.S. 3. yüzyıl ortalarında Roma İmparatorluğu’ndan ortaya çıkan sosyal ve ekonomik çöküntüyle paralel olarak kent o günlere kadar koruduğu açık kent niteliğini yitirmiş; çevresi surlarla çevrilmiştir. Roma İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul’a taşınınca, Ankara’dan geçen ve başkenti doğuya bağlayan yolların önemi daha da artmıştır. M.S. 10. yüzyıla kadar Ankara diğer Bizans Kentleri gibi para ekonomisinin geliştiği, örgütlü bir ekonomik yapısı olan önemli bir merkez özelliği kazanmıştır. Bu dönemde, kent planının temel öğeleri; kent düşman saldırılarına karşı koruyan kalın surlar, pazar yeri işlevini gören agora ve kilisedir.<br />Ankara’nın Selçuklular'ın eline geçmesi, Malazgirt Savaşı'ndan sonra 1073 yılına rastlar. 12 ve 13. yüzyıllarda Selçuklu sultanlarının da çabasıyla transit ticaret bir gelişme gösteren Ankara 1304’de görevli özerklik verilerek Osmanlı Devleti'ne bağlandı. I. Murat zamanında kesin olarak Osmanlı topraklarına bağlanan kentte, 1402 yılında Timur ve Osmanlı Yıldırım Bayezid arasındaki Ankara Savaşı yapıldı. Savaşta kent ve çevresinin büyük ölçüde harap olmuş, Anadolu birliğini yeniden kuran II. Murat zamanında yeniden onarılmıştır.<br />I. Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti savaştan yenilgiyle ayrılınca; Mustafa Kemal Atatürk Kurtuluş Savaşı'nı başlatan en büyük adımı Ankara'da atmış, ilk ulusal meclis burada açılmış, Kurtuluş Savaşı Ankara'dan yönetilmiştir. Savaş sonucunda Türk Milleti bağımsızlığını tekrar kazanmış, 13 Ekim 1923'te Ankara yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti olmuştur.<br /><strong>Ankara ismi </strong><br /><br />Ankara , tarih boyunca pek çok isimle anılmıştır. Beki L. Bahar , Efsaneden Tarihe Ankara Yahudileri [11] adlı kitabında Ankara'nın isimlerinin kronolojik isim sıralaması vardır. Ankuva , Ankir , Anküra , Ankyra , Ankora , Tektasagon Neocoros Lamportante Metropolis Sebaste , D'antoniania Ankyra , Engüriye , Engürü , Ankara, Aneras , Beldei-el Selasil , İmariye , İmadiye , Amudiye , Kala-i Selasil yine benzer bir sıralama Orhan Karaveli'nin Bir Ankara Ailesinin Öyküsü adlı kitabında'da bulunmaktadır. Ankulla , Ankuwa , Ancyra , Ankyra , Ankira , Ankagra , Ankori , Angori , Engüriye , Engürü , Angora , Angada ve Ankara , Avram Galanti Ankara Tarihi isimli kitabının birinci bölümünde Ancora , Ankura , Anker , Angira , Angaras , Ankyra , Ankuvva isimleri geçmektedir.<br />Anchor Latince'de gemi çapası , Ankas Sanskritçede engebeli , Engür Farsça'da üzüm , Angurika Yunanca'da koruk anlamına gelmektedir. Hitit belgelerinde geçen Ankuwa ve Ankurawa ise Yüce Anka Tapınağı olarak çevrilmektedir.<br />Kemal Bağlum'un Beş Bin Yılda Nereden Nereye ANKARA isimli kitabında Ankara isminin kökenini şu şekilde açıklamaktadır.<br /> « Ankara isminin nereden geldiği konusunda çeşitli görüşler bulunmaktadır. Bunların en önemlisi ve tarihçilerin ve arkeologların birleştiği ad Galatların amblemi olan ve çapa anlamına gelen Ancyra'dan kaynaklanmaktadır.Roma İmparatoru Neron döneminde Ankara Tectosageler'in Ancyra'sı olarak biliniyor. Antonin (138 - 161) ve Caracalla da (211 - 217) Ankara'ya Antoninaniya ismini vermişlerdir.Bizanslılar Ancyra , Tarihçiler Arapların 8. yüzyılda Ankara , İslam akıncıları ise Zat'ül Selasi adını koymuşlardır. Selçuklu komutanı El İdris 12. yüzyılda Anadolu'ya geldiğinde bu kente Angori ismini vermiş. İbni-il Atun , Yakut , İbni-Bibi , Ebul Feda 13. ve 14. yüzyılda Ankara'yı Engüriye ve Engürü olarak isimlendirmişlerdir.Danişmentliler Ankara'yı Darül-Selasiye olarak adlandırmışlardır. Tarihçiler, Selçuk ve Moğollar dönemindenden 1343 yılına kadar Ankara'ya Engüriye, Katip Çelebi de 1648'de Ankara'ya geldiğinde bu kentin adının Engüri olduğunu yazmıştır. »<br /><br /><strong>Ankara coğrafyası </strong><br />Ankara, doğuda Kırıkkale ili'ne bağlı Balışeyh ve Yahşihan, kuzeydoğuda Ankara ili'ne bağlı Kalecik, kuzeyde Çankırı ili'ne bağlı Şabanözü, ve Ankara ili'ne bağlı Kızılcahamam, kuzeybatı ve batıda Ankara ili'ne bağlı Güdül ve Beypazarı, güneyde Ankara ili'ne bağlı Polatlı ve Haymana, güneydoğuda ise Ankara ili'ne bağlı Bala ile komşudur.<br />Ankara, Orta Anadolu'nun kuzeybatısında bulunan Kızılırmak ve Sakarya nehirlerinin kollarının oluşturduğu ovalarla kaplı bir bölgedir. Bu bölgede orman alanları ve bozkır alanlarını bir arada görmek mümkündür.<br />Akarsu boylarında sıralar halinde görülen iğde, söğüt ve kavak ağaçları bozkır içerisinde yer alır. Ankara çevresinde plato üzerinde yükselen münferit dağlar ile kuzeydeki dağlık sahada ise yağışlardaki artış yüzünden orman örtüsü oluşur.<br /><strong> </strong></p>
<p><strong>İklim </strong><br />Güneyde ve orta bölümlerde Step İklimi, kuzeyde ise Karadeniz İklimi'nin ılıman ve yağışlı halleri görülebilir. Genel olarak Step İklimiin hüküm sürdüğü Ankara'da kışlar soğuk ve kar yağışlı, yazlar ise sıcak ve kuraktır. Yağışlar en çok ilkbahar mevsimindedir. Karın yerde kalma süresi ortalama 63 gündür. Gece ile gündüz, yaz ile kış mevsimi arasında önemli sıcaklık farkları bulunur. En sıcak aylar Temmuz (ortalama 23,4 °C) ve Ağustos (ortalama 23,9 °C), en soğuk aylar ise Ocak (ortalama 0,6 °C) ve Şubat (ortalama 2 °C) olarak belirlenmiştir.[16]<br />Ortalama yağış miktarı 382 mm'dir. Şehirde son yıllarda yağış oranı önceki yıllara göre azalış göstermiştir ve ayrıca kışlar da çok daha ılık ve kurak geçmektedir. Bu durumun küresel ısınma ile direkt ilgili olduğu bilim adamlarınca öne sürülmektedir.<br /><br /><strong>Ulaşım <br />Şehir içi ulaşım</strong><br />Ankara şehir içi ulaşımı, 1920'li ve 1930'lu yıllar arasında yerleşim kale ve gar arasında olduğundan ve ufak kent görünümü nedeniyle ağırlıklı yayan olmak üzere çok sınırlı sayıda araç ile yapılmakta idi. 1930 - 1935 yılları arasında Ankara’ nin nüfusu kentin Yenişehir ve Cebeci bölümlerine kaymasından dolayı şehri yüzey alanı genişlemiş yaya mesafesini aşmıştır. Ulaşım ihtiyacı kaptı-kaçtı adındaki tahta otobüslerle giderilmeye çalışılmıştır. Bu otobüsler 12 toplu taşım hattında belediye tarafından belirlenen tarifeye göre Ulus merkezli olarak çalışmıştır.22 Ocak 1930 tarihinde Bakanlar Kurulunun aldığı karar ile de Ankara da otobüs, minibüs ve elektrikli tramvay işletme yetkisi Belediyeye verilmiştir.<br />1935'te Ankara Belediyesi Otobüs İdaresi kurularak belediyenin ilk otobüs toplu taşıma hizmeti başlatılmıştır.; 1 Ekim 1935’de SSCB’den kredi ile topluca alınan 100 adet ZİS marka uzun alınmış. Ankara genelinde; 12 adet hat açılmış ve bu otobüsler servislere verilmiştir. 1942 yılında filoya 7 Magirus , 1943 yılında 10 FBW otobüsü katılmıştır. 1944 yılında otobüs idaresi katma bütçeli hale getirilerek "Ankara Otobüs İşletmesi" adını almış ancak işletme gelişme olanağı bulamamıştır.<br />1940'lı yıllarda küçük girişimciler Station Wagon tarzında 7 kişilik Amerikan yapımı otomobillerle taksi dolmuş uygulaması başlatmış. Bu tip araçlarla ulaşım 1970'li yıllarda da devam ettirilmiştir.1982 yılında taksi dolmuş uygulamaları tamamiyle yasaklanmıştır.<br />17 Ekim 1946’da çıkan bir yangında otobüs garajının büyük bir bölümü ve otobüs filosunun önemli bir kısmı yanarak kullanılamaz hale gelmiştir. Bunun üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla İstanbul’un Anadolu yakasında İETT’den bağımsız olarak hizmet veren Üsküdar Kadıköy Halk Tramvayları Şirketi’nin elindeki 5 adet Ford otobüs ile Hatay’dan 2 Ford ve 2 Twin Coach marka otobüs Ankara’ya gönderilmiştir.<br />1947 yılında ,Türkiye'nin ilk Troleybüs Şebekesi kurularak hizmete açılmıştır. 1 Haziran 1947’de 10 adet Brill marka , 1948’de yine 10 adet FBW marka troleybüs ; Ulus - Bakanlıklar hattında hizmete girmiştir. 1952’de alınan 13 MAN araçla birlikte, Ankara’da çalışan troleybüs adedi; 33’e ulaşmıştır.<br />1951-1960 yılları arasında otobüs parkına 133 Büssing otobüs eklenmiştir. 1960’da ise İstanbul İETT idaresi ile birlikte İtalya’dan Ansaldo San Giorgio marka 33 adet troleybüs getirildi ve böylece EGO’nun troleybüs parkı; 66’ya yükselmiştir.<br />1962-69 dönemi içinde de Büssing otobüs alımları devam etmiş ve filoya 175 yeni araç daha katılmıştır.<br />1974’de ilk kez toplu Mercedes-0302 otobüs alımı yapılmış. 50 Mercedes-RST filoya katılmıştır.<br />1976-77 yılları arasında MAN-590 model 175 araç yerli piyasadan temin edilmiştir.<br />1977’de yolcu yoğunluğu az olan ve daha çok gecekondu bölgelerine hizmet veren hatlarda kullanılmak üzere 20 adet Magirus marka midibüs alınmıştır.<br />1979 yılında Macaristan’dan İkarus marka 50 körüklü ve 35 solo otobüs filoya katılmıştır. Ankara’ya 1979-80 yıllarında gelen bu yeni araçlar, aynı zamanda şehrin ilk 3 kapılı otobüsleriydiler. Bu yıldan itibaren EGO, otobüs kapı numaralarını numaralandırma sistemini değiştirerek, klâsik sistemi terketti ve Türkiye’de ilk kez; “Alınış yılı-sıra numarası” kalıbına geçti (Bu yöntem, 1994’de de İETT’de uygulanmaya başlandı).<br />1979-1981 döneminde trafiği aksattıkları ve yavaş gittikleri gerekçesiyle 56 troleybüs hizmetten kaldırıldılar (Brill marka troleybüsler, 1973 yılından önce hizmetten alınmışlardı) ve bu tarihten itibaren EGO İşletmesi günümüze kadar sadece otobüs bazında hizmetini ettirmektedir.<br />1982 yılında kent içi toplu taşımaya sarı renkli özel halk otobüsleri de katılmıştır.<br />1984’ lü yillarda otobüslerde biletçi uygulaması kaldırılarak tek tip ücret ve kumbara uygulaması baslatılmış, Dikimevi-Beşevler arasında 5,3 Km.'lik otobüs özel yolu hizmete açılmıştır.<br /><br />Şehir içi ulaşımda son zamanlarda en yoğun taşımacılık metro ile yapılmaktadır. EGO Genel Müdürlüğü tarafından işletilen Ankara metrosu günde yaklaşık 150.000 yolcu taşımaktadır. Metro ağında halihazırda Metro ve Ankaray adı altında iki ayrı taşıma sistemi çalışmaktadır. Ankaray Metroya göre daha hafif bir raylı sistemdir. Ağ halen süren çalışmalarla şehrin dört bir yanına ulaşma hedefine doğru gitmektedir.<br />Günlük ulaşımda belediye tarafından işletilen otobüsler ile özel olarak işletilen dolmuşlar da kullanılmaktadır. Belediyeye ait araçlarda manyetik kontörlü kartlar kullanılmaktadır. Özel araçlarda ise nakit kullanılmaktadır.<br />Şehirde taksi sayısı da halkın ihtiyacını karşılayacak düzeydedir ve 24 saat hizmet vermektedir. Saat 24 ile sabah 6 arası taksiler zamlı tarife uygulamaktadır.<br /> <br /><strong>Şehir dışına ulaşım </strong><br />Kentin kuzeyinde yer alan Esenboğa Uluslararası Havalimanı şehre havayolu ile giriş çıkışı sağlayan, en önemli noktadır. 2006 yılında tamamen yenilenip kapasitesi ve işlevi çağdaşlaştırılmıştır. Hava limanını şehir merkezine bağlayan yol da tamamen yenilenmiş ve yeni geçitler devreye sokulmuştur. Havayolu ile kente ulaşmanın bir başka yolu da ordunun hizmetindeki Etimesgut Askeri Havalimanıdır. Bu havalimanı sivil uçuşlar için kullanılmasa da gerektiğinde alternatif olarak kullanılabilmektedir.<br />Şehre giriş çıkışlarda ikinci önemli yer ise Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi kısaca AŞTİ'dir. Avrupanın en büyük otobüs terminalleri arasında yer alan tesislerde restoranlar, emanet, büfeler ve firmalar için servis istasyonları da bulunur. Tesislerin Ankaray bağlantısı olduğu gibi yeterli sayıda taksi servisi de vardır.<br /><br />Tren yolu ile giriş çıkışta en önemli yer Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Ankara Garı'dır. Burası aynı zamanda ülkenin doğusu ile batısının ayrıldığı noktadır. Halihazırda ülkenin dört bir yanına ve banliyölere buradan tren seferleri düzenlenmektedir. Eskişehir üzerinden kenti İstanbul'a bağlayacak olan hızlı tren projesi ise yapım aşamasında olup 2008 yılı içerisinde hizmete girmesi beklenmektedir<br /><br /><strong>Uygarlık</strong><br /><strong>Ankara'daki müzeler</strong> <br /><strong>Roma Hamamı</strong><br />Ulus meydanından Yıldırım Beyazit Meydanına uzanan Çankırı Caddesi üzerinde, Ulus'tan itibaren yaklaşık 400 m. uzaklıkta, yolun batısında, caddeden 2.5 metre kadar yükseklikte yer alır, III. Yüzyılda Septimius Severus'un oğlu Roma İmparatoru Caracalla (212-217) tarafından Sağlık Tanrısı Asklepion adına yapılmıştır.<br />Kale<br />Ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmemekle birlikte Hititlere uzanan tarihi boyunca birçok kez tamirden geçirildiği tahmin edilmektedir. Romalılar, Bizanslılar hakimiyetinde kalan kale, 1073 yılında Selçukluların eline geçmiştir. 1101 yılında Haçlılarca ele geçirilen kale 1227 yılında tekrar Selçukluların hakimiyetine girmiştir. Selçuklular döneminde onarılan ve eklemeler yapılan kale Osmanlı döneminde 1832'de Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa tarafından bir onarımdan geçirilmiştir.<br /><br /><strong>Augustus Tapınağı</strong><br />Ankara Ulus'ta Hacı Bayram Camii bitişiğindedir. M.Ö. II. yüzyılda Frigya tanrısı Men adına yapılmış olan tapınak zamanla yıkılmıştır. Bugün kalıntıları bulunan tapınak ise son Galatya hükümdarı Amintos'un oğlu kral Pilamenes tarafından Roma İmparatoru Augustus adına bir bağlılık nişanesi olmak üzere yaptırılmıştır.<br /><br /><strong>Jülian Sütunu</strong><br />Ulus bölgesinde bulunur. Sütün 362 yılında Roma İmparatoru Julianın Ankaraya ziyareti onuruna karşılık dikilmiştir.<br /><br /><strong>Akköprü</strong><br />Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde, Varlık mahallesi'nde bulunan Anadolu Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubad zamanında yaptırılmış tarihi bir köprüdür.<br />Roma Tiyatrosu Ulus Meyda'nından Ankara Kalesine çıkan Hisar Parkı Caddesi üzerindedir. Roma döneminde M.S. 1. yüzyıl'ın ikinci yarısı ile M.S. 2. yüzyılın başına tarihlendirilmiştir.<br />Ankara şehir merkezi sınırları içerisinde çeşitli kurumlarca işletilen 42 müze bulunmaktadır.<br /> <br /><strong>Ankara'daki camiler </strong><br /><strong>Kocatepe Camii</strong><br />Ankara'nın Kocatepe semtinde 1967'de inşaatına başlanan ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1987'de inşaatı tamamlanan cami.<br /><br /><strong>Hacı Bayram Câmii</strong><br />Ankara'nın Ulus semtinde bulunan tarihi camii. Augustus (Ogüst) Tapınağı'nın bitişiğindedir.<br /><br /><strong>Karacabey Camii </strong> 15. yüzyılda Karacabey tarafından yaptırılmıştır.Bugün Hacettepe Kampusü içinde kalmıştır.<br /><strong>Arslanhane Camii</strong> 1289 - 1290 yılları arasında Ahi Şerafeddin tarafından yaptırılmıştır. Samanpazarı semtindedir.<br /><strong>Sultan Alaeddin Cami</strong><br />1211-1236 yılları arasında Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından bugün eski Ankara denilen Kaleiçi’nde yaptırılmış Ankara’nın ilk camisi.<br /><strong>Maltepe Camii</strong><br /><br /><strong>Ahi Elvan Camii </strong> 1382 yılında Ahi Elvan Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır. Koyunpazarı semtinde bulunmaktadır.<br />Cenab-ı Ahmet Paşa Camii 1566 yılında Anadolu Beylerbeyliği yapmış Cenabı Ahmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Ulucanlar caddesi üzerinde bulunmaktadır.<br />Zincirli Camii 1687 yılında Şeyhülislam Ankaralı Mehmet Emin tarafından 1687 yılında yapılmıştır.Anafartalar Caddesindedir<br />Ağaçayak Camii 1705 yılında yapılmıştır. Ulucanlar caddesindedir.<br />Leblebicioğlu Camii 1711 yılında yapılmıştır. Denizciler cadddesindedir.<br />Eskicioğlu Camii Ne zaman yapıldığı ve kim tarafından yaptırıldığı belli değildir. Eskicioğlu mahallesinde yer almaktadır.<br />Hacettepe Camii Hacettepe Mahallesi, Sarı Kadın caddesindedir.Kapısının üzerinde dört satırlık kitabesi bulunmaktadır.<br />Hacı Hidayet Camii Basın Evleri Basın Caddesi'ndedir.<br />Hacı İlyas Camii <br />Hacı Musa Camii <br />Kurşunlu Camii <br />Azize Teresa Latin Katolik Kilisesi <br />Samanpazarı Musevi Cemaati Sinagogu <br /> <br /><strong>Türbeler</strong><br />Hacı Bayram Türbesi<br />Karacabey Türbesi <br />Arslanhane Türbesi <br />Cenab-ı Ahmet Paşa Türbesi <br />Karyağdı Türbesi 1577 - 1578 yıllarında Karyağdı Hatun adına inşa edilmiştir. İtfaiye Meydanında bulunmaktadır.<br />Kesikbaş Türbesi <br />Yörük Dede Türbesi <br />Hüseyin Gazi Türbesi <br /><br /><strong>Hazireler </strong><br />Taceddin Camii Haziresi Taceddin Camisinin avlusunda yer almaktadır.<br />Cenabı Ahmed Paşa Haziresi Cenabı Ahmed Paşa Camisinin doğu tarfındaki avlusunda yer alır.<br />Yalçınkaya Mahallesi'nde bulunmaktadır <br /><br /><strong>Hanlar </strong><br />Çengel Han<br />Ankarada 1522-1523 tarihlerinde Mihrimah Sultan’ın eşi Damat Rüstem Paşa tarafından inşa ettirilmiş tarihi bir handır. Atpazarı mahallesi Kaleönü Depo sokakda bulunmaktadır. Şu anda binadaRahmi Koç Müzesi bulunmaktadır<br /><br /><strong>Taşhan</strong><br />1880'li yılların sonuna doğru Ankara'nın Ulus Meydanı'nda inşa edilmiş olan ve yıkıldıktan sonra yerine Sümerbank binasının yapıldığı bir binadır.<br />Suluhan 1685 yılında Şeyhülislam Cevvarzade Mehmet Emin Bey tarafından yaptırılmıştır. Posta caddesi üzerinde bulunmaktadır.<br />Safran Han 1512 yılında Hacı İbrahim Bin Hacı tarafından yaptırılmıştır. Atpazarı , Salman sokakta bulunmaktadır<br />Çukurhan <br />Kurşunlu Han Sadrazam Mahmut Paşa tarafından yaptırılmıştır. Şu anda binada Anadolu Medeniyetleri Müzesi yer almaktadır.<br /><br /><strong>Hamamlar ve Çeşmeler </strong><br />Eyne Bey Hamamı Ankara Gazi lisesi ile Denizciler Caddesi arasındadır. Sultan I. Murat'ın subaşılarından Eyne Bey tarafından 14. yüzyıllın sonu veya 15. yüzyıl başında yaptırılmıştır.<br />Karacabey Hamamı Talat Paşa Bulvarı üzerindedir. 1440 yılında Karaca Bey tarafından yaptırılmıştır.<br />Şengül Hamamı Anafartalar Caddesi üzerindedir. Kitabesi olmadığından yapım tarihi kesinleşmemiştir. İshak Paşa tarafından yaptırılmıştır.<br />Hanifi Rum Çeşmesi Kitabesine göre 1804 yılında yapılmıştır. Hacettepe Merkez Öğrenci yurdu arkası Zülüflü sokakta bulunmaktadır.<br />Gicik Çeşmesi 1901 yılında yapılmıştır. Ulucanlar Cadddesi Gicik Mescidi'nin önünde yer alır.<br />Molla Büyük Çeşmesi Kayabaşı Mahallesi Yasa Sokakta yer alır. Molla Büyük Mescidinin kuzeyindedir. Kitabesine göre 1804 yılında Sahire Hanım tarafından yaptırılmıştır.<br /><strong> </strong></p>
<p><strong>Ankara'daki anıtlar ve heykeller </strong><br />Cumhuriyet dönemi Ankara'sında açılan ilk anıt namazgah tepedeki Etnoğrafya Müzesi önüne yerleştirilen Atlı Atatürk Anıtıdır , anıt 29 Ekim 1927 yılında açılmış , bu anıtı Zafer Meydanındaki Mareşal Atatürk Anıtı ve Ulus Zafer Anıtı izlemiştir.[27]<br />1980'li yıllarda dönemin belediye başkanı Ali Dinçer, kentte oluşturulan yaya bölgelerine heykel koymak üzere girişimde bulunur. Ankara, Gazi Eğitim Enstitüsü Heykel hocalarından Burhan Alkar, Remzi Savaş ve Metin Yurdanur üçer adet heykel yaparlar. Burhan Alkar’ın soyut anlayışta galvandizli su borusundan yaptığı Atılım isimli heykeli konulduğu Sakarya yaya bölgesinden kaldırılır. Yine aynı bölgeye konulan Barış kompozisyonu yerinde durmaktadır. Remzi Savaş Abdi İpekçi parkındaki havuza bronz fıskiye kompozisyonuyla, Sakarya yaya bölgesine konulmak üzere iki adet soyutlanmış bronz kompozisyon gerçekleştirir. Ancak bu iki heykel yerlerine konulamadan 12 Eylül 1980 yönetimi tarafından malzemelerinden yararlanmak amacıyla eritilir. Metin Yurdanur’un Ankara Garı önündeki Miras isimli heykeli ve Sıhhıye Abdi İpekçi parkındaki Eller heykeli de bu dönemde yapılmış çalışmalardır.<br /><br /><strong>Cumhuriyet Dönemi Yapılar </strong><br /><strong>Anıtkabir</strong><br />Türk Kurtuluş Savaşı'nın ve inkılaplarının önderi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, Ankara Anıttepe'de (eski adıyla Rasattepe) bulunan anıt mezarıdır.1973'den beri İsmet İnönü'nün kabri de Anıtkabir'dedir.<br /><strong><br />Atatürk Orman Çiftliği</strong><br />Atatürk'ün 1925 yılında, Ankara'da modern bir çiftlik kurulması için verdiği talimat ile kurulmuştur.<br /><br /><strong>Ankara Garı</strong><br />1937'de açılan Türkiye Cumhuriyeti Başkent'inin erken yıllarına ait en görkemli yapıtlardan birisidir.Günümüzde hâlen TCDD'nin Ankara ana istasyonu olarak kullanılmaktadır.<br />Sümerbank Genel Müdürlük Binası 1937 - 1938 yılları arasında Alman Mimar Martin Elsaesser tarafından yapılmıştır.<br />Merkez Bankası Genel Müdürlük Binası Avusturyalı mimar Clemens Holzmeister tarafından 1931-1933 yılları arasında Emlak Bankası olarak yapılan bina , Atatürk'ün istemiyle Merkez Bankası'na dönüştürüldü. Bina 1952 yılına kadar Anadolu Kulübü olarak da faaliyet gösterdi<br />TEKEL Başmüdürlük Binası İtalyan mimar G. Mongeri tarafından 1928 yılında yapılmıştır<br />Ziraat Bankası Genel Müdürlük Binası İtalyan mimar G. Mongeri tarafından 1926 - 1929 yılında yapılmıştır. Ankara'nın ilk resmi binasıdır.<br />Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Binası<br />1937 yılında Alman mimar Bruno Taut tarafından planı çizilen ve yapılan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nin eğitim ve öğretim binasıdır.<br />Ankara Opera Sahnesi<br />Bina ilk orijinalinde Türk mimar Şevki Balmumcu tarafından bir sergi merkezi olarak dizayn edildi. 1933 yılında açılan uluslararası yarışmada bu proje birinci seçilmişti. Yapı daha sonra Alman mimar Paul Bonatz tarafından bir opera sahnesine dönüştürüldü. Bu şekilde hizmet vermeye 2 Nisan 1948' de başladı.<br /><br /><strong>Meydanlar </strong><br />Hergele Meydanı<br />Ankara Ulus'ta bugünkü İtfaiye Meydanı'nın eski adı bit pazarı ya da ikinci el eşya pazarı olarakda bilinen Hergele Meydanı adını 19.asırda şehre dışardan gelenlerin ve şehir esnafının bir araya gelmesinden dolayı her gelen uğradığı yer anlamında Hergelen Meydanı adını almıştır.<br />Kızılay Meydanı<br />Türkiye'nin başkenti Ankara'nın merkezidir. İsmini Kızılay kurumundan almıştır.<br />Opera Meydanı<br />Meydan adını Opera binasından almaktadır.<br />Tandoğan Meydanı<br />Şehrin eski valisi 1946 yılında intihar ederek ölen Nevzat Tandoğan'ın adının verildiği semttin tam ortasında bulunan meydan.<br />Şili Meydanı<br />Türkiye ile Şili arasındaki dostluğu pekiştirmek adına yapılmıştır. Meydanda Şili'nin kurtarıcısı ve Şili Cumhuriyeti'nin kurucusu Bernardo O'Higgins'in anıtı bulunmaktadır.<br />Ulus Meydanı <br />Hükümet meydanı</p>
<p><strong>PARKLAR</strong> <br /> <br />Ankara'da cumhuriyetin ilk yıllarında inşa edilmiş ve daha sonra da oldukça geliştirilmiş açık alanlar ve parklara sahiptir.<br />Gençlik Parkı<br />Gençlik Parkı lunapark, kayıkla gezilebilecek geniş bir havuz ve yeşil alanlara ev sahipliği yapar,<br /><br />Kurtuluş Parkı<br />Kurtuluş Parkı(buz pateni pisti de mevcuttur<br /><br />Altın Park<br />yeşil alanlar dışında fuar alanı ve binaları da bulunur),<br />Göksu Parkı<br />Eryaman'da eski Susuz göleti üzerine kuruludur.<br /><br />Soğuksu Millî Parkı<br />1959 yılında Millî Park olarak tesis edilmiştir. Ankara'ya yakın olması hem avantaj hem dezavantaj teşkil etmektedir. Kızılcahamam ilçesi sınırları içersinde bulunmaktadır ve Ankara merkezine 80 kilometre uzaklıktadır.<br />Kore Parkı<br />Ankara'da Kore Savaşı sırasında şehit olan Türk askerlerinin anısına yapılmış olan 1973 yılında açılan anıtın bulunduğu park.<br />Atatürk Orman Çiftliği<br />geniş imkânalara sahip bir rekreasyon ve çiftlik alanıdır. İçeriğinde hayvanat bahçesi, küçük kültür çiftlikleri , seralar, restoranlar, bir mandıra ve bira fabrikası bulunur. Burası ailece piknik yapmak, yürüyüş yapmak, bisiklete binmek ve aynı zamanda kaliteli yemekleri ve doğal güzelliği ile hoş bir mekandır. Çiftlikte ayrıca Atatürkün 1881 yılında Selanikde doğmuş olduğu evein bire bir kopyası da bulunur. Ziyaretçiler burada eski usul bira ve dondurma , taze süt ürünleri , kömür ateşinde köfte ve kebaplardan tadabilirler.<br />Harikalar Diyarı Avrupanın şehir limitleri içindeki en geniş parkı<br />Mamak Mavi Göl Eski Bayındır barajının üzerine kurulu olan park. Mamak tarafındadır.<br />Botanik Bahçesi <br />Seğmenler Parkı <br />Anayasa Parkı <br />Kuğulu Park Çin tarafından hediye edilmiş olan kuğularla ünlü<br /><br />Abdi İpekçi Parkı <br />Güven Park <br />Anıt Park Bahçelievler'de Anıtkabir'in karşısında yerlan bir parktır.<br /><strong>SİNEMALAR</strong><br /> <br />1975 ve 2002 yılları arasında Ankara Atatürk Bulvarı 227 numaralı binada hizmet veren Akün Sineması, bir dönem Ankara'nın en büyük sineması olma özelliği taşıyan ve Ankara'nın sembollerinden biri olarak kabul edilen, 911 koltuk kapasiteli sinema salonu oldu.<br />• Bahçelievler Büyülü Fener, Ankara'nın Bahçelievler semtinde 1996 yılında açılmış olan sinemadır. Türkân Şoray, Şener Şen ve Yılmaz Güney'in ismini taşıyan üç ayrı sinema salonu vardır. <br />• Kızılay Büyülü Fener, Kızılay'da 29 Ocak 2005 tarihinde açılan sinema ve kültür merkezidir. 11 salonu ve bin seyirci kapasitesi vardır. <br />• Kızılay Metropol, 9 salonu ve 11495 koltuk kapasitesi olan diğer bir sinemadır. <br /><br />• <strong>TİYATROLAR</strong><br /> <br />• ANKARA DEVLET TİYATROSU<br />Ana madde: Ankara'daki tiyatrolar <br />Ankara'da birçok devlet tiyatrosu sahnesi ve özel tiyatro grupları bulunmaktadır. Ayrıca her yıl Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali düzenlenmektedir.<br />• Ankara Devlet Tiyatrosu: 10 sahneyle hizmet vermektedir. <br />o Muhsin Ertuğrul Sahnesi <br />o Mahir Canova Sahnesi <br />o Oda Tiyatrosu <br />o İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi <br />o Altındağ Tiyatrosu <br />o Akün Sahnesi <br />o Şinasi Sahnesi <br />o Küçük Tiyatro <br />o Büyük Tiyatro <br />o 125. Yıl Çayyolu sahnesi <br />• Ankara Çağdaş Sanat Tiyatrosu <br />• Ankara Deneme Sahnesi <br />• Ankara Sanat Tiyatrosu <br />• Çan Tiyatrosu <br />• Mavi Sahne <br />• Sanatolia <br />• Tiyatro Pembe Kurbağa <br />• Öteki Tiyatro <br />• Sahne Sanat Evi <br />• Ekin Tiyatrosu <br />• 80.Yıl Tiyatrosu <br />• Gülüm Pekcan Dans Tiyatrosu <br />• Pamira Papağan Çocuk Tiyatrosu <br />• Dikmen Nevzat Sahnesi <br />Müzik ve orkestralar<br />Ankara beş klasik müzik orkestrasına ev sahipliği yapar:<br />• Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası <br />• Bilkent Senfoni Orkestrası <br />• Hacettepe Senfoni Orkestrası <br />• Orkestra Akademik Başkent <br />• Başkent Oda Orkestrası <br />Şehirde beş konser salonu bulunur:<br />• CSO Konser Salonu <br />• Bilkent Konser Salonu <br />• MEB Şura Salonu <br />• Çankaya Çağdaş Sanatlar Merkezi Konser Salonu <br />Sanat festivalleri <br />Şehir gelenekselleşmiş birçok tiyatro, müzik ve sinema festivallerine ev sahipliği yapar:<br />• Ankara Film Festivali <br />• Ankara Uluslararası Müzik Festivali <br />• Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali <br />• Ankara Caz Festivali <br /><strong>Sağlık <br />Devlet hastaneleri </strong><br />Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ataturkhastanesi.gov.tr<br /><br />Ankara Dışkapı Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ankaracocuk.gov.tr<br /><br />Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi diskapieah.gov.tr<br /><br />Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi ankarahastanesi.gov.tr<br /><br />Ankara Etlik İhtisas Hastanesi sbetlikihtisas.gov.tr<br /><br />Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi aftr.gov.tr<br /><br />Ankara Gazi Devlet Hastanesi <br />Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesi ankarameslekhastanesi.gov.tr<br /><br />Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi anh.gov.tr<br /><br />Ankara Ulucanlar Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi ulucanlargoz.gov.tr<br /><br />Ankara Ulus Devlet Hastanesi ankaraulusdh.gov.tr<br /><br />Ankara Verem Savaş Derneği Hastanesi <br />Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ataturksanatoryumu.gov.tr<br /><br />Büyükşehir Belediye Hastanesi <br />Deri Ve Zührevi Hastalıkları Hastanesi <br />Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi onkoloji.gov.tr<br /><br />Dr. Hulusi Alataş Elmadağ Devlet Hastanesi elmadaghastanesi.gov.tr<br /><br />Dr. M. Ülker Acil Yardım Ve Travmatoloji Hastanesi <br />Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesi sincandevlethastanesi.gov.tr<br /><br />Dr. Sami Ulus Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi samiulus.gov.tr<br /><br />Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ztb.gov.tr<br /><br />Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Ve Araştırma Hastanesi <br />Elmadağ Devlet Hastanesi <br />Etimesgut Devlet Hastanesi <br />Gölbaşı Hasvak Devlet Hastanesi golbasihastanesi.gov.tr<br /><br />Halil Şıvgın Çubuk Devlet Hastanesi cubukhastanesi.gov.tr<br /><br />Hamdi Eriş Kazan Devlet Hastanesi <br />Haymana Devlet Hastanesi haymanadh.saglik.gov.tr<br /><br />Kalecik Devlet Hastanesi kalecikhastanesi.gov.tr<br /><br />Keçiören Eğitim ve Araştıma Hastanesi keciorenegitimarastirmah.saglik.gov.tr<br /><br />Kızılcahamam Devlet Hastanesi <br />Muhittin Ülker Acil Yardım Hastanesi <br />Nallıhan Devlet Hastanesi <br />Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi<br />polatlidevlethastanesi.gov.tr<br /><br />Prof. Dr. Celal Ertuğ Etimesgut Devlet Hastanesi etimesgutdh.gov.tr<br /><br /> <br />Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi tyih.gov.tr<br /><br />Ulucanlar Dispanseri <br />V.S.D. Nusret Karasu Göğüs Hastalıkları Hastanesi <br />Yenişehir Dispanseri <br /> <br /><strong>Üniversiteler </strong><br />Ankara'da 10 üniversite eğitim vermektedir.Bunlar;<br />Ankara Üniversitesi<br />http://www.ankara.edu.tr/<br /><br />Atılım Üniversitesi<br />http://www.atuni.edu.tr/<br /><br />Başkent Üniversitesi<br />http://www.baskent.edu.tr/<br /><br />Bilkent Üniversitesi<br />http://www.bilkent.edu.tr/<br /><br />Çankaya Üniversitesi<br />http://www.cankaya.edu.tr/<br /><br />Gazi Üniversitesi<br />http://www.gazi.edu.tr/<br /><br />Hacettepe Üniversitesi<br />http://www.hacettepe.edu.tr/<br /><br />Orta Doğu Teknik Üniversitesi<br />http://www.metu.edu.tr/<br /><br />TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi<br />http://www.etu.edu.tr/<br /><br />Ufuk Üniversitesi<br />http://www.ufuk.edu.tr/www/tr/<br /><br /><strong>Spor </strong><br /> <br />Ankara'da yapılan bir ekstrem spor: kaykay<br />Şehirde Türkiye'ye paralel olarak en çok ilgi gören ve yapılan sporlar sırasıyla futbol ve basketboldur. Futbol tesislerinin yetersiz olmasının da etkisiyle herhangi bir önemli uluslararası futbol organizasyonuna ev sahipliği yapmamış olan şehirde 2001 yılında Avrupa Basketbol Şampiyonası düzenlenmiştir.<br />Ayrıca şehirde bulunan TED Ankara Koleji, Türk Telekom Spor Kulübü sayesinde basketbolla özdeleşmiş bir şehirdir.<br />Deniz ve göllerden uzak olması nedeniyle su sporları hemen hemen hiç yapılmayan şehirde, coğrafi şartların da etkisiyle yapılan ve yaklaşık 27 yıldır yaşayan tek ekstrem spor kaykay sporudur.<br />Futbol dalında şehri Ankaragücü, Hacettepe, Ankaraspor ve Gençlerbirliği takımları Turkcell Süper Ligi'nde; Türk Telekomspor TFF 2. Lig'de; Keçiörengücü ve Etimesgut Şekerspor İddaa Lig B'de; Tarım Kredispor, Ankara Demirspor ve Bağlum Belediyespor ise 3.Lig'de temsil etmektedir. Şehirdeki en büyük stadyum yaklaşık 35.500 sporsevere ev sahipliği yapabilen Cebeci İnönü Stadıdır.Ardında kapasitesi bakımından şehrin 3. sıradaki ama tüm türbünleri koltuklu ve kapalı 19 Mayıs Stadyumu gelir.Stadyum şehir merkezinde Gençlik parkı'nın hemen yanıbaşındadır.<br />Basketbol dalında Türkiye Erkekler Basketbol Ligi'nde Türk Telekomspor ve CASA TED Kolejliler takımlarıyla temsil edilen başkent Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi'nde Çankaya Üniversitesi takımıyla temsil edilmektedir.<br />Ankara Buz Pateni Sarayı ve Kurtuluş Parkında ise buz pateni pistleri mevcuttur ve amatör sporculara da hizmet vermekteidr.<br />Hentbol dalında Süper Lig Erkekler'de Çankaya Belediyesi,İl Özel İdare, Polis Akademisi ve Koleji , Milli Piyango, Ankara Büyükşehir Belediyesi , Süper Lig Bayanlar'da Çankaya Belediyesi , Milli Piyango , Ankara D.M.O. temsil etmektedir.<br /><strong>Alışveriş </strong><br /> <br />Ankaranın yabancı ziyaretçileri genellikle Çıkrıkçılar yokuşundaki eski dükkânları ziyaret etmekten hoşlanırlar. Burada eski moda kıyafetler, el dokuması halılar ve deri ürünleri cazip fiyatlarla bulunur. Bakırcılar Çarşısında ise, bakır ürünler dışında ziynet eşyaları, halılar, kostümler ve antikalar da bulunur. Kale girişine yakın olan üst kısımda , çeşitli baharatların bulunduğu dükkânlar , kuru yemişçiler, fındıkçılar ve diğer ürünler bulunur.<br /><br />Modern alışveriş merkezleri ise daha çok Kızılay, ya da Tunalı Hilmi Caddesi üzerinde bulunur. Karum caddenin üst başında bulunur. Diğer bir merkez olan Atakule Çankaya'dadır. Kule şehri seyretmek için müthişdir ve tepesinde bir de döner restoran bulunur.<br />Ankaranın 1970 lerden itibaren batıya doğru genişlemesi ile Eskişehir yolu tarafında çeşitli uydu kentler ortaya çıkmaya başladı. Daha müreffeh kesimin yaşadığı bu bölgelerde de modern alışveriş merkezleri bir bir açılmaya başladı. Bilkent alışveriş merkezi ve Ümitköy Çayyolu tarafındaki merkezler daha çok bu semtlere hizmet verirken tüm şehre hitap eden Armada alışveriş merkezi de Eskişehir ve Konya yolunun kesiştiği bölgede inşaa edildi. Bu merkez pek çok uluslararası ödülün de sahibi oldu. Bölgenin en büyük alışveriş merkezi ise İstanbul ve Konya yolunu kesiştiği bölgede bulunan Ankamall'dır ve meşhur dünya markaları mağazalarına ev sahipliği yapar.<br />• Panora <br />• Cepa <br />• ANKAmall <br />• Armada alışveriş merkezi <br />• Atakule <br />• Karum alışveriş merkezi <br />• Antares AVM <br />• Arcadium AVM <br />• Malltepepark <br />• Optimum <br />• Kentpark <br />• KC Göksu <br />• Gordion AVM <br />• Atlantis AVM <br />• Forum Ankara AVM <br />• Arcadium <br />• Galleria Ankara <br />• gimsa Batıkent <br />• Carrefour Batıkent <br />• Bilkent Ankuva <br />• Minasera <br /><br /><strong><br />Kardeş şehirler </strong><br />Ankara şehrinin 2008 tarihi itibarıyla 40 kardeş şehri bulunmaktadır.İzmir Caddesi’nin Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’ndan girişindeki üzerinde Türkçe,İngilizce ve kendi dillerinde olmak üzere, Ankara’nın kardeş kentlerinin adının yazılı olduğu anıt 2003 yılında konduğundan 2003 yılı ve öncesi kardeş olan şehirler anıtta görülebilmektedir.<br /> 1. Zagrep, Hırvatistan, (2008)<br />2. Helsinki, Finlandiya <br />3. Minsk, Beyaz Rusya, (2007)<br />4. Bangkok, Tayland, (2006) <br />5. Kazan, Tataristan <br />6. Kinşasa, Kongo <br />7. Taşkent, Özbekistan <br />8. San'a, Yemen <br />9. Priştina, Kosova <br />10. Kahire, Mısır <br />11. Addis Ababa, Etiyopya <br />12. Kabil, Afganistan, (2003) <br />13. Ulan Batur, Moğolistan, (2003) <br />14. Duşanbe, Tacikistan, (2002) <br />15. Kişinev, Moldova, (2001) <br />16. Astana, Kazakistan, (2001) <br />17. Manama, Bahreyn, (2000) <br />18. Mogadişu, Somali, (2000) <br />19. Santiago, Şili, (2000) <br />20. Bükreş, Romanya, (1998) <br />21. Hanoi, Vietnam, (1998) <br />22. Ufa, Başkurdistan, Rusya Federasyonu, (1997) <br />23. Tiflis, Gürcistan, (1996) <br />24. Tiran, Arnavutluk, (1995) <br />25. Üsküp, Makedonya Cumhuriyeti, (1995) <br />26. Aşkabat, Türkmenistan, (1994) <br />27. Kuveyt Şehri, Kuveyt, (1994) <br />28. Saraybosna, Bosna-Hersek, (1994) <br />29. Kiev, Ukrayna, (1993) <br />30. Havana, Küba, (1993) <br />31. Budapeşte, Macaristan, (1992) <br />32. Bişkek, Kırgızistan, (1992) <br />33. Hartum, Sudan, (1992) <br />34. Sofya, Bulgaristan, (1992) <br />35. Moskova, Rusya, <br />36. Pekin, Çin Halk Cumhuriyeti, (1990) <br />37. Lefkoşa, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, (1989) <br />38. Kuala Lumpur, Malezya, (1986) <br />39. İslamabad, Pakistan, (1986) <br />40. Seul, Güney Kore Cumhuriyeti, (1971) <br /> <br /><strong>ANKARA KALESİ</strong><br />Ankara Kalesi, Ankara'da bulunan bir kale. Ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmemekle birlikte Romalılar, Bizanslılar hakimiyetinde kalan kale, 1073 yılında Selçukluların eline geçmiştir. 1101 yılında Haçlılarca ele geçirilen kale 1227 yılında tekrar Selçukluların hakimiyetine girmiştir. Selçuklular döneminde onarılan ve eklemeler yapılan kale Osmanlı döneminde 1832'de Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa tarafından bir onarımdan geçirilmiştir.<br />Kale yapısında rastlanan heykel, lahit, sütun başlıkları kalenin yapımı ve onarımında etrafta bulunan malzemelerden yararlanıldığını göstermektedir.<br />Kalede roma dönemine ait kalıntılar dikkati çekerse de büyük ölçüde Bizans döneminde yapılmıştır.İmparator II.Consantantinus MS.668 'de Dış kaleyi yaptırmıştır,İmparator Isaurili III.Leonise kale duvarlarını onarırken iç kale surlarını yükseltmiştir.Bunun ardından İmparator Nikoporos 805'te , İmparator Bazileus 859'da bu kaleyi onarmıştır.Kalenin yerden yüksekliği 110m.'dir Kale içnde çeşitli restoronlarda bulunmaktadır. Ankara Kalesi dışardan görümüne göre daha büyüktür. Ayrıca kale her yıl çeşitli festivallere de ev sahipliği yapmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong> ANKARA RESİM GALERİSİ</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Resimleri Büyütmek için üzerine Tıklayabilirsiniz<br /></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank (2).jpg" border="0" alt="Ankara Resimleri" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank (3).jpg" border="0" alt="Ankara Fotoğrafları" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank (4).jpg" border="0" alt="Anakara Kocatepe Camisi" width="200" height="125" style="border: 0;" /></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank-ulus.JPG" border="0" alt="Ankara Ulus Atatürk Heykeli" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank (6).jpg" border="0" alt="Ankara Kalesi Resimleri" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank (7).jpg" border="0" alt="Ergenekon Kalesi ve Şelale Resimleri" width="200" height="125" style="border: 0;" /></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank (8).jpg" border="0" alt="Anıtkabir Resimleri" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank.jpg" border="0" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank-.jpg" border="0" width="200" height="125" style="border: 0;" /></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank-altn_park.png" border="0" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank-ankara-2.jpg" border="0" alt="Ankara Gece Resimleri" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank-atakule.jpg" border="0" alt="Ankara Atakule Resimleri" width="200" height="125" style="border: 0;" /></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank-kuulu_park.jpg" border="0" alt="Ankara Kuğulu Park Resimleri" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank-pembe_kk.jpg" border="0" alt="Ankara Pembe Köşk Resimleri" width="200" height="125" style="border: 0;" /><img src="http://aygunhoca.com/images/il-resimleri/ank-tbmm.JPG" border="0" alt="Ankara Yeni TBMM Resimleri" width="200" height="125" style="border: 0;" /></strong></p>
<p><strong>Ayrıca Bakınız</strong></p>
<p><strong><a href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilimler-resim-galerisi.html" title="Sosyal Bilimler Resim Galerisi">Sosyal Bilimler Resim Galerisi</a></strong></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/il-ilce-ve-koylerimiz/84-il-videolari/693-ankara-tanitim-turistik-videosu.html" style="color: #309cbf;">Ankara Tanıtım Turistik Videosu</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari/661-sinir-komsusu-ulkeler-ulasim-aglari-gumruk-kaplari-haritasi.html">Sınır Komşusu Ülkeler Ulaşım Ağları Gümrük Kapıları Haritası</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/sosyal-bilgiler/49-6-snf-sosyal-bilgiler-sorular.html">6.Sınıf Sosyal Bilgiler Soruları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/72-turkiye-haritalari.html">Türkiye Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/112-meb-astetat-seti-haritalari.html">Meb Asetat Seti Haritaları</a></p>
<p><a class="category" href="http://aygunhoca.com/il-ilce-ve-koylerimiz/64-iller-ve-ozellikleri.html">iller ve Özellikleri</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/il-ilce-ve-koylerimiz/64-iller-ve-ozellikleri/1191-corum-haritasi.html" style="color: #309cbf;">Çorum Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/il-ilce-ve-koylerimiz/64-iller-ve-ozellikleri/1202-kirsehir-haritasi.html" style="color: #309cbf;">Kırşehir Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/il-ilce-ve-koylerimiz/64-iller-ve-ozellikleri/216-cankr-haritasi.html" style="color: #309cbf;">Çankırı Haritası</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/il-ilce-ve-koylerimiz/64-iller-ve-ozellikleri/712-corum-ili-ozellikleri.html" style="color: #309cbf;">Çorum ili Özellikleri</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/il-ilce-ve-koylerimiz/64-iller-ve-ozellikleri/709-konya-ili-oezellikleri.html" style="color: #309cbf;">Konya ili Özellikleri</a></p>
<p><a href="http://aygunhoca.com/il-ilce-ve-koylerimiz/64-iller-ve-ozellikleri/708-izmir-ili-ozellikleri.html" style="color: #309cbf;">izmir ili Özellikleri</a></p>