Büyük Ayrıntılı Konya Haritası

Buğra Dündar tarafından yazıldı. Aktif . Yayınlanma iller ve Özellikleri

Büyük Ayrıntılı  Konya Haritası

Büyük Ayrıntılı  Konya Haritası

 

Tarih öncesi dönem[değiştir | kaynağı değiştir]

Konya, Türkiye'deki en eski yerleşim birimlerinden biridir. Konya'da yerleşimin Prehistorik (Tarih öncesi) çağdan başladığı görülmektedir. Konya'nın merkezinde yer alan ve aynı zamanda bir höyük olan, Anadolu Selçuklu sultanı II. Alaeddin Keykubad'a nispetle Alâeddin Tepesi adı verilen suni tepe ve çevresinde yapılan araştırmalar sonucu, Prehistorik çağ içinde gerek Neolitik (Cilalı Taş Devri) ve Kalkolitik ve gerekse Erken Bronz Çağlarına ait kültürel bulgulara rastlanmıştır.

Yine Prehistorik çağa ait höyüklerden, merkeze 15 km mesafede yer alan ve Konya'nın bugünkü merkez Harmancık mahallesinde yer alan Karahöyük ve Konya Ovası üzerinde, bulunmuş en eski ve en gelişmiş Neolitik devir yerleşim merkezi olan Çatalhöyük bulunmaktadır.

Roma dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]

Anadolu ve Suriye topraklarında büyük bir imparatorluk kuran Hititler Konya'ya da hakim olmuşlardır. Hititler'den sonra Friglerin egemenliğine giren Konya (Kavania) daha sonra Lidyalılar, Persler ve Büyük İskender'in istilalarına uğramıştır. Sonraları Anadolu'da Roma hakimiyeti sağlanınca Konya İconium olarak varlığını korumuştur.

Önemini Roma ve Bizans dönemleri boyunca korumuş olan şehir, Hıristiyanlığın ilk yıllarında dini bir merkez hüviyeti de kazanmıştır. Aziz Paul Anadoludaki dinî seyahatleri sırasında Konya'ya da uğramıştır.

Selçuklu dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]

İslamiyetin doğuşuyla beraber Doğu Roma İmparatorluğu aleyhine büyüyen İslam Devleti, İstanbul'u hedef alan harekatları sırasında Konya üzerine de akınlar düzenlemişlerdir. Anadolu'da ve Konya çevresinde ilk İslami oluşumlar bu devirde ortaya çıkmıştır.

1071 senesinde Malazgirt Ovası'nda yapılan Malazgirt Savaşı'ndan önce Anadolu üzerine keşif harekatları düzenleyen Türkler ve Anadolu'yu tanıyan Büyük Selçuklular, bu savaş sonucu Anadolu'nun büyük bir kısmı ile beraber Konya'yı da, ele geçirmişler ve bölgedeki uzun Bizans hakimiyetine son vermişlerdir.

Süleyman Şah 1076 tarihinde Konya'yı Anadolu Selçukluları'nın başkenti yapmış, bilahare başkent 1080 tarihinde İznik'e nakledilmiştir. İlk haçlı seferi sırasında İznik şehri tekrar Bizans'ın eline geçmiş, sultan I. Kılıçarslan da 1097 tarihinde başşehri tekrar Konya'ya taşımıştır. Bu tarihten 1277 tarihine kadar Konya aralıksız Anadolu Selçuklu Devleti'nin başkenti olmuştur.

 

 

Tarihi Katalan Atlası'na göre Karamanoğulları Beyliği'nin bayrağı.

Karamanoğulları dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]

Karamanoğullarının kökeni Azerbaycan'dan Sivas'a göç eden Hoca Saadettin'in oğlu Nur-i Sufi'ye dayanmaktadır. Buradan Torosların eteğinde olan Larende kasabasına gelip yerleşmişlerdir.Karamanoğulları Oğuzların Avşar boyundandırlar. Nur-i Sufi'nin oğlu Kerimeddin Karaman Bey 13. yüzyılda buradan başlamak üzere Kilikya bölgesinin büyük bir kısmında güç sahibi olmuş. Bunun üzerine Anadolu Selçuklu Devleti sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından bölgenin beyi olarak atanmıştır.Karamanoğlu Mehmet Bey Konya'yı 1277 yılında beyliğine katmış ve Anadolu Selçuklu Devleti'ne son vermiştir. Konya şehrini Karamanoğulları topraklarına katmış ve beyliğinin başkenti yapmıştır. Tam 16 kez Osmanoğulları ve Karamanoğulları arasında el değiştirmiştir.

Osmanlı dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]

Şehir 1442 tarihinde Osmanlı egemenliğine geçmiştir. Sultan II. Murad Konya'yı zaptederek Karamanoğlu hakimiyetine son vermiştir.

Kurtuluş Savaşı Dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]

Milli mücadelenin başlamasıyla Konya bu kutsal mücadelenin içinde yer almış, ancak istenmeyen ve Konya halkınca pek tasvip görmeyen bazı olayların gelişmesi, bir takım yanlış anlamalara, gerçekle pek alakası olmayan yorumlara yol açmıştır.

Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Vali’nin Artin Cemal’in yanı sıra Konya’daki Amerikalı Miss Kouchman, İngiliz Rahip Rew Frew, Dr. İpokrat, Kirkor Şişmanyan, Rodoslu Nikola Samarcidis ve Kıbrıslı Kemal Subhuezel gibi ajanların, azınlık temsilcilerinin tabi Damat Ferit ve Zeynel Abidin’in her türlü engelleme, çabalarına rağmen kurulmuştur. Tabi en önemlisi Konya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin Kadınlar Şubesinin kurulması da önemlidir.

Konya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı Sivaslı Ali Kemal’in çalışmaları, çabaları Mustafa Kemal Paşa tarafından takdir edilmiştir. Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin bu çalışmalar içinde önemsediğim İşgale ve işgalcilerin uygulamalarına karşı düzenlenen protesto mitingleridir. Bu mitinglerle Konya halkının tepkisi dile getirilmiş, hem de halkın birlik beraberliğinin oluşması sağlanmıştır. Hele o günlerde ilk kadın mitingi Konya’da yapılmış, işgale karşı Konyalı kadınlarımızın tepkisi bu mitingle ifade edilmiştir.

Konya, işgal görmeyen Ankara, Kayseri, Yozgat, Çorum, Çankırı gibi iç Anadolu şehirleriyle birlikte kurtuluş savaşında ordunun ihtiyaçlarının karşılandığı lojistik merkezi olmuştur. Cephede savaşan ordunun ihtiyaçları Konya’da toplanmış ve cepheye buradan gönderilmiştir. Konya, cepheden gelen yaralı ve hastaların tedavi gördüğü merkez olmuştur.[1]

Atatürk ve Konya[değiştir | kaynağı değiştir]

 

 

Konya'da Mevlevi Dergahı Postnişini Abdulhalim Çelebi ve Mevlevilerle

Milli Mücadelenin başlaması ile Mustafa Kemal Paşa çeşitli Zamanlarda Ankara’dan, bezende cepheden Konya’ya gelmiş kalabalık halk tarafından coşkuyla karşılanmıştır. Bazı gelişlerinde yerli ve yabancı konukları olmuş onarlara Konya’yı gezdirmiş, konuklarına Konya’yı, Mevlana’yı tanıtmıştır. Mustafa Kemal Paşa'nın Konya ve Mevlana ile ilgili güzel sözleri de vardır. Bir Konya ziyareti sırasında söylediği şu sözler Hz. Mevlana’ya gösterdiği sevgi ve saygının delili gibidir:

““-Ne zaman bu şehre gelecek olsam, içimde bir heyecan duyarım. Hz. Mevlana düşünceleriyle benliğimi sarar. O çok büyük bir dahi, çağları aşan bir yenilikçi...”demiştir.”

Mustafa Kemal Paşa’nın konuşmalarından önemsediğim 4 Ağustos günü öğle sonu Hükümet alanında yaptığı konuşmadır. Mustafa Kemal Paşa, iç ve dış düşmanların açık ve gizli düşünceleri hakkında geniş bilgi verdiği konuşmasında, “Milli amaçlara ihanet eden bedbahtlar, yine milletin iradesi ile cezalarını bulacak, hatalarını anlayacaklardır.” demiş, millet Kuva-yı Milliye ile hemfikirdir diyerek Konya halkına ve Türk Milletine olan güvenini dile getirmiştir. Zaman bu konuşmanın haklılığını göstermiştir.

Mustafa Kemal Paşa beraberindekilerle birlikte 5 Ağustos günü Konya’dan Akşehir’e ayrılır, Akşehirliler paşaya ve beraberindekilere büyük sevgi gösterisinde bulundular. Mustafa Kemal Paşa; Akşehirlilerin bu coşkulu karşılamasına memnuniyetini ifade etmiştir. Mustafa Kemal Paşa 6 Ağustos günü Akşehir’den Konya halkına bir teşekkür telgrafı göndermiştir. Telgraf metni şöyledir;

““ Konya’nın muhterem memurları ve ahalisinin hakkımızda ibraz ettikleri Mihman-ı Muvazi (misafirperverlik) bizi pek ziyade mütehassıs etmiştir. Vilayetin hududunda pek tatlı hissiyat ile veda ederken teşekküratımızı takdim eder, bütün umuma iblağını rica ederiz””

Atatürk yukarıdaki telgraf metninde olduğu gibi Konya’ya ve Konya halkına karşı her zaman sevgi ve muhabbet duyguları beslemiştir. Konya’ya sık sık ziyaretler yapmak sureti ile bu duygularını göstermiştir. Hemen şunu belirtmekte fayda var Konya Atatürk’ün İstanbul ve İzmir’den sonra en çok geldiği ve şehirlerden biridir. Atatürk Milli Mücadele’nin başlangıcından ölümüne kadar geçen süreçte Konya’ya 13 kez gelmiş, bu gelişlerinde toplam 33 gününü Konya’da geçirmiştir.[1]