Şehname

aygunhoca tarafından yazıldı. Aktif . Yayınlanma İran Edebiyatı

Şehname

Firdevsi'nin eski Iran efsaneleri üzerine kurulu manzum destanıdır. Iran edebiyatının en büyük eserlerinden biri olarak kabul edilir. 60.000 beyitten oluşur.

 Ähnāmeh, Tarih öncesi zamanlardan başlayıp Sasani Imparatorluğu sonuna dek tüm eski Iranlı kralları inceler. Bunlar; Gaymarth, H¡ang, Tahmrath, Ğam¡üd, Zuhhāk, Feradun, Manutschehr, Kai Chobad, Kai Kawous (Kai Kās), Kai Khosrow, Bahman, Dara (III. Darius), Iskandar (Büyük Iskender), Ardaschir I.,  Äapur I., Hormoz, Bahrām V., Chosrau, Yazdgird III. gibi krallar, ana tema Zabulistan prensi efsanavi kahramanı Rostam (Rüstem), Esfandiār (Go¡tāsp'ın oğlu) ve Afrāsiab gibi, kahramanları ve suçluları içerir.

Rivayete göre, Gazneli Mahmut, sarayında Firdevsi'ye tarihi, efsanevi bir çok resimlerle; av ve savaş silahlarıyla süslenmiş mükemmel bir mekan tahsis etmiştir. Firdevsi bunlardan esinlenmiş; özellikle ıssız bağlarda, zümrüt kırlarda gezerek; çimler ve serviler altında oturarak; suların çağıltısını, bülbüllerin ötüşünü dinleyerek bu destanı kaleme almıştır. Edebiyat ve tarih yetkeleri tarafından destan olarak nitelendirilen Şehname'nin içeriğinde masalımsı bir hava da sezilir. Bununla birlikte Şehname'de mitolojik unsurlar da bir hayli fazladır. Hemen hemen her milletin edebiyatında o milletin tarihiyle ilgili bilgiler veren anlatılar mevcuttur. Sözgelimi; Türk milleti; Oğuz Kağan, Türeyiş ve Göç Destanı gibi, olayları kesin olarak bilinmeyen zamanlarda meydana gelmiş birçok anlatıya sahiptir. Sümerlere ait Gılgamış, Ruslara ait Igor, Britanyalılara ait Kral Arthur, Finlilere ait Kalevala, Hintlilere ait Ramayana, Antik Yunanlılara ait Iliada ve Odysseia destanları buna dair başlıca örneklerdir.
El yazmalarındaki resimler

Belgelenmiş  Äh-nāma'nin resimli el yazmaları Ilhanlılar döneminde (1256 - 1353) tarihleri arasında yazılmış ve böylece farklı bir edebi eser oluşturulmuştur.

Etkileri

Şehname'nin Firdevsi tarafından 10. yüzyıl'ın sonunda kaleme alınmasından sonra, Doğu edebiyatlarında Şehname yazma geleneği başlamıştır. Pek çok şair, Şehname kahramanları etrafında oluşturdukları müstakil eserlerle bu geleneğin yerleşmesini ve devamını sağlamıştır. Türk edebiyatında, Arapça ve Farsça tercümelere dayalı hikayeler anlatan meddah tipindeki hikayecilere Firdevsi'nin Şehname'sinden hareketle Şehname-han (Şehname) anlatıcısı denildiğini de görmekteyiz. Evliya Çelebi'de, Şehname'nin Bursa içindeki kahvelerde meddahlar tarafından ezberden okunduğunu anlatır.

Osmanlı sahasına baktığımızda, Osmanlı şairlerinin de bu gelenekten oldukça etkilendikleri görülür. Özellikle Divan edebiyatının kuruluş ve gelişme yıllarında bu etki oldukça üst düzeydedir. Şiirde övülen kişiler Şehname kahramanlarıyla karşılaştırılmış; bu beyitlerin anlamsal kurguları, yine onlara telmihlerde bulunularak oluşturulmuştur.

Şehname'nin Divan edebiyatı üzerindeki etkisi bununla sınırlı kalmamıştır. Bazı şairler, Şehname'yi manzum veya mensur olarak dönemin Türkçesine aktarmışlardır. Doğu kültürüne ait kimi mitolojik ögeler, imgesel değerleriyle, her devir Türk şiirine kaynak teşkil etmiştir. Özellikle Şehname'den etkilenme ve Şehnamenin kahramanlarından esinlenme, Klasik edebiyatımız içerisinde daha yoğun olarak hissedilmekle birlikte; Halk edebiyatımızın çeşitli anlatım türlerinde (destan, masal, efsane vd.), Halk şiirimizin içeriğinde ve çağdaş Türk şiirinde de sıkça karşılaşılan bir olgudur.

Şehname, tarihte yaşandığı kabul edilen Iran-Turan savaşlarına ve ilişkilerine ışık tutması bakımından da önemli bir kaynaktır. Firdevsi'nin zaman zaman övdüğü, zaman zaman da kendi milletini yüceltme adına küçümsediği Efrasiyab'ın Türk destan kahramanı Alp Er Tunga olduğu pek çok kaynakta belirtilmektedir.

14. yüzyılın sonununda, her nasılsa, Firdevsi epiği, yerini çoğu kez daha kısa benzetme epiklere bırakmıştır. Çoğunlukla ikinci veya son olarak tanımlanan epikler ki bunlar Garaasp-nāma, Borzu-nama, Bahman-nama ve Sam-nama gibi epikler dahil edilir.
Türkçe çeviriler

* En eski Şehname'nin Türkçe çevirisi, belirsiz bir yazar tarafından 1450-51 yılları arasında, Sultan II. Murad'ın (salt. 1421-51) Osmanlı Imparatorluğu döneminde yapılmıştır.
* Ikincisi, ,Hüseyin bin ,Hasan Şerif (ö. 1514) (Şerifi bin med olarakta bilinir), tarafından Türkçe çevirisi yapılmış, daha sonra Istanbul'dan Mısır'a gitmiştir. Son Mamluk sultanı Kansu Gavri  emri üzerine, 1510 yılında Kahire'de tamamlamış, tam çevirisi onun on yılını almıştır.
* Başka bir çeviriside 17. yüzyılın ilk yarısında Derviş Hasan tarafından Sultan II. Osman için yapılmıştır.
Ayrıca Bakınız
*Islamiyet Öncesi Türk Edebiyatı
*Islami Devir Türk Edebiyatı
*Batı Etkisindeki Türk Edebiyatı
*Cumhuriyet Dön Türk Edebiyatı
*Türk Cumhuriyetleri Edebiyatı
*Türk Toplulukları Edebiyatı
*Batı Edebiyatı
*Dünya Edebiyatı