Grafit Zımpara Alunit Yatakları Haritası

aygunhoca tarafından yazıldı. Aktif . Yayınlanma Türkiye Maden Yatakları Haritaları

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Grafit Zımpara Alunit Yatakları Haritası

Haritayı Büyütmek için üzerine tıklayınız

Grafit Zımpara Alunit Yatakları Haritası

GRAFİT NEDİR
GRAFİTİN VE KULLANIM ALANLARI :

Grafit, gayet yumuşak, dokunumu yağsı ve ince levhalar halinde bükülme özelliğine sahip, bir karbon mineralidir. Sertliği 1, yoğunluğu 2'dir. Rengi siyah ve gri, çizgi rengi kül renginde ve yağlıcadır. Doğada; kristal, pul ve "amorf" diye tanımlanan şekilleri mevcut olup, en iyi formu kristal grafittir ve tenörü en yüksek olanıdır.
Doğada daha ziyade metamorfik zonlarda şistler ve mermerlerle birlikte ve magmatik kayaçların yakınlarında bulunmakta ve daha ziyade rejiyonal metamorfizma alanlarında daha geniş rezervlere ve yüksek tenörlere sahip olabilmektedirler. Grafitin doğadaki yatak şekilleri; fillon, damar, adese, bazen de dissemine şekildedir. Sadece Rusya'da cevherleşme, dayk şeklinde magmatik olarak teşekkül etmiştir.
Üretim yapılan cevherlerin grafitleşme durumları daha ziyade X ışınları, reflektans ölçen fotomultiplierli mikroskoplar ve H/C oranlarının tesbitiyle saptanabilmekte, tenörleri de, bunlardan olumlu rapor alınması durumunda, "sabit karbon" yüzdelerinin tesbit edilmesi ile ortaya konabilmektedir. Numunenin grafit olup olmadığını saptamadan, sabit karbon yüzdesinin tesbiti ve böylece yorumlara gitmek hatalıdır. Bu gün işletilmekte olan gerçek grafitin yüzde reflektans değerleri % 6,5 'tan büyük olup, H/C oranları da 0,15 'ten küçüktür ve bu özellikte olan grafit yataklarının sabit karbon oranları da % 1,5 ile % 30 arasında değişmektedir. Tabii ki bunlardan daha yüksek tenöre sahip yataklar da mevcuttur.
Özellikleri nedeni ile, grafitin kullanım alanları çok geniştir. Yumuşaklığı nedeniyle, kurşun kalem yapımı ve hareketli metal aksamlarının yağlanması işlemlerinde, ateşe ve asitlere karşı dayanıklığı nedeniyle de döküm ve refrakter sanayiinde, pota ve laboratuvar malzemeleri imalinde kullanılır. Siyah renkli ateşe dayanıklı boyalar da genellikle grafitten yapılır. İyi elektrik iletkenliği dolayısı ile elektrod, motor fırçaları, pil çubukları ve elektronik aletlerin imalinde kullanılmaktadır. Grafit ayrıca lastik, araba balataları, kibrit ve motor yağlarında katkı malzemesi olarak ta kullanılmaktadır.
Türkiye'de grafiti ham olarak tüketen sanayi dalları kurşun kalem ve döküm sanayiidir. Boya yapımcıları ve demir çelik fabrikaları ithal grafit ve ürünlerini kullanmaktadırlar. Döküm sanayiinde kullanılan grafitte % 60 - 70 oranında sabit karbon istenilmektedir. Kurşun kalem sanayiinde ise bu oran % 95 in üzerindedir.
Grafit, sentetik olarak ta yapılabilmektedir. Petrol kok’u veya antrasit agglomeraları elektrik fırınlarında 4000 oC de ısıtılarak yapay grafit elde edilir. Kalsine petrol kokunun karbon içeriğinin çok yüksek olması yüzünden döküm fabrikalarında kullanımı çok sık olmakta bu da ucuz olduğu için yerli grafit üretimini etkilemektedir.
Bazen grafit yerine, öğütülmüş kok ta, döküm yüzeyleri için kullanılmaktadır. Molibden disülfidler de katı yağlayıcı vazifesi görebilmekte ama oksitleyici şartlara daha fazla duyarlılık göstermektedir.
Sektörde Faaliyet Gösteren Uluslararası Organizasyonlar
Üç ana türünün de kullanıldığı bilinen grafitin üretiminde Seylan ve Madagaskar uzun seneler birinci sırada yer almıştır. Ancak son yıllarda Meksika, Norveç, Almanya, Kore, Avusturya, Çin Halk Cumhuriyeti ve B.D.T. (Bağımsız Devletler Topluluğu) gibi bir çok ülkeler, üretimde ön sıraya geçmişlerdir. Özellikle B.D.T., Çin, Avusturya ve Kore amorf ve pul türü grafit üretiminde, Sri Lanka ise parça grafit üretiminde monopol durumdadır. Tüketimde ise A.B.D. başta olmak üzere Avrupa'nın bir çok ülkeleri, Japonya ve Avustralya ön sıralardadır. Bu ülkelerden bazılarında doğal ve yapay grafit potansiyeli ve teknolojisi mevcut ise de, ihtiyaçlarının büyük bölümünü dışarıdan temin etmektedirler.
Dış Ticaret
Türkiyede grafit, yurt içi tüketimine yetmediği için ve tüketici için uygun özelliğe getirilemediği için çoğunlukla dışarıdan ithal edilmektedir. İthalatın bir kısmı grafit şeklinde, büyük bir kısmı ise ürün şeklinde yapılmaktadır.
Türkiye dışarıya daha ziyade ithal etmiş olduğu grafit ve grafit ürünlerini veya ithal malzeme ile üretmiş olduğu grafit ürünlerini, ayrıca küçük ölçekte yerli amorf grafitleri ihraç etmektedir. İhraç edilen amorf grafitlerin çoğu genellikle ya deneme veya test yapılma amacı ile ihraç edilmektedir.

GRAFİT NEDİR?
Pırıl pırıl parlayan bir elmas ile sağlam bir matkap ucu arasındaki ortak nokta nedir? İşlenmemiş ham elmas “tüm minerallerin, tüm malzemelerin” sertlik şampiyonudur. Bu nedenle kristal elmas her türlü malzemeyi kesme, delme ve düzlemede, yani aşındırıcı olarak kullanılır.
Sertlik; dıştan gelen kuvvetlerle minerallerin çizilmeye karşı gösterdiği dirençtir. Mineralleri sertlikleri yardımıyla tanıma kolaylığı vardır. Bir mineral diğeri tarafından çizdirilerek izafi sertlik değeri belirlenebilir. Tüm minerallere sertliklerini belirlemek amacıyla puanlama yapan bilim adamları, elmasa 10 üzerinden 10 puan vermeyi uygun bulmuşlardır. Peki elması bu kadar sert yapan nedir?
Kurşun kalemlerde kullandığımız kırılgan ve yumuşak grafit uç ile elmasın aynı atomlardan oluşması oldukça dikkat çekicidir. Grafit de tıpkı elmas gibi karbon atomlarından oluşur. Ne var ki biri oldukça yumuşak iken diğeri alabildiğine serttir. Biri kara bir kömür parçası gibi iken diğer pırıl pırıl bir yüzeye sahip olabilmektedir. Biri doğada son derece bol bulunurken diğerine rastlamak çok zordur. Tabi ki tüm bu nedenlerden dolayı elmas, grafit ile kıyaslanamayacak maddi bir değere sahiptir. Peki karbon atomu nasıl olup da birbirinden bu kadar farklı iki kimliğe bürünebilmektedir?
İsterseniz bu farklılığa girmeden önce biraz elması oluşturan karbon atomlarından bahsedelim. Karbon atomu canlılar için son derece önemlidir. İngiliz kimyager Nevil Sidgwick de, Chemical Elements and Their Compounds (Kimyasal Elementler ve Bunların Bileşikleri) adlı eserinde bunu şöyle vurgular:
“Karbon, yapabildiği bileşiklerin sayısı ve çeşitliliği yönünden, diğer elementlerden tamamen farklı, özgün bir yapıdadır. Şimdiye dek karbonun yarım milyonun üzerinde farklı bileşiği ayrılmış ve tanımlanmıştır. Ama bu bile karbonun güçleri hakkında çok yetersiz bir bilgi verir, çünkü karbon tüm canlı maddelerin temelini oluşturur.”
Karbonun sadece hidrojen ile kurduğu farklı bağlar, "hidrokarbonlar" olarak bilinen büyük bir aileyi meydana getirir. Bu aile içinde; doğal gaz, sıvı petrol, gaz yağı, kerosen ve çeşitli makina yağları vardır. Etilen ve propilen olarak bilinen hidrokarbonlar ise petrokimya endüstrisinin temelidir. Başka hidrokarbonlar da benzen, toluen ve turpentin gibi bileşikler meydana getirir. Giysilerimizi güvelenmekten koruması için dolaplara konan naftalin bir başka tür hidrokarbondur. Klor veya florla birleşen hidrokarbonlar ise anestezi maddeleri, yangın söndürücüler ve buzdolaplarında kullanılan freonlar gibi farklı maddeleri oluşturur.
İşte elması elmas yapan karbon böylesine önemli bir atomdur. Elmasın kristal yapısı, kristal dünyasındaki en mükemmel örnektir. Bir benzeri daha yoktur. Elmas kristallerinde karbon atomları elmasa sertlik özelliğini kazandıracak ideal bir geometrik düzen içindedirler. Grafit de karbondan oluşmasına karşın atomları elmastaki gibi bir düzen ile sıralanmazlar. Bu durum bilim adamları tarafından “allotropi” olarak adlandırılır.

ZIMPARA TAŞI

ZIMPARA TAŞI :Zımpara taşı; hassas optik araçların merceklerinin parlatılmasında, zımpara kâğıdı ve özel çimento yapımında kullanılmaktadır. Taşları ve madenleri cilâlamak için de toz halindeki zımpara taşından yararlanılır. Ayrıca zımpara, bileği taşı olarak da kullanılır.Başta Tire olmak üzere, İzmir'in birçok ilçesinde, Akçaalan (Manisa) yöresinde, Söke, Karacasu (Aydın), Yatağan, Milâs civarlarında ve Denizli'nin Tavas ile Buldan ilçesinde zımpara taşı yatakları vardır.

Alunit MadeniKimyasal Bileşimi: KAl3(SO4)2 (OH)6
Kristal Sistemi: Hegzagonal ve pseudo-kübik
Kristal Biçimi: Nadir bir kristal; genellikle masif, bazen levhamsı, tanesel yada kompakt
Sertlik: 3.5 - 4
Özgül Ağırlık: 2.6 - 2.9
Dilinim: {0001} belirsiz
Renk ve Şeffaflık: Beyaz, bazen gri ve kırmızımsı; şeffaf-yarışeffaf
Çizgi Rengi : Beyaz
Parlaklık: Camsı
Ayırıcı Özellikleri: Masif dolomitten, anhidrit veya manyezitten kimyasal test yapılmadan ayrılması çok güçtür.
Bulunuşu: Alunit, sülfirik asit ile altere edilmiş potasyum feldspat içeren volkanik kayalarda ikincil olarak oluşur.

TÜRKİYE'DE DURUM (ALUNİT)
Ürünün Türkiye'de Bulunuş Şekilleri

Türkiye'nin en önemli ve halen işletilmekte olan alunit yatağı, Kütahya-Gediz-Şaphane'dedir. Riyolit ve riyolitik tüflerin kırık, çatlak ve boşluklarında oluşan alunitler, iki tip cevherleşme göstermektedir. Birinci tip cevherleşmede alunitler, 3-10 cm kalınlığında çatlak dolguları şeklindedir. Balmumu renginde olup romboedrik kristaller şeklinde bulunmaktadır. İkinci tip oluşum ise, alkali feldspat içeren kayaç ve tüflerde ramplasman ile oluşmuştur. Bu tip yataklar masif olup alunitler kirli beyaz renktedir. Tenörün düşük olmasına rağmen (7.54 K2O), 4 milyon ton civarında rezerve sahip olması nedeniyle ekonomik önem taşımaktadır. Bunun dışında kaolin yatakları içinde gözlenen alunit oluşumları da vardır. Örneğin, halen özel sektör tarafından işletilmekte olan Nevşehir-Avanos'daki kaolenlerin içinde sarı renkli, camsı alunit kristalleri yaygın olarak izlenmektedir. Ancak kaolinlerin içindeki alunitlerin değerlendirildiğine dair bilgi edinilememiştir.

Rezervler
Ülkemizde, Şebinkarahisar ve Foça'daki alunit yatakları, eski çağlarda işletilmiş yataklardır. Bu yataklardaki alunitçe zengin kısımlardan üretim yapılmıştır. Ancak yataklardaki ortalama alunit tenörü düşük olduğundan, günümüzde ekonomik görülmemektedir.

Türkiye'nin bilinen alunit yatakları, rezervleri ve tenörlerine ait bilgiler Tablo verilmiştir.