Dünya Haritaları, Türkiye Haritaları, Ortadoğu Haritaları, Kıta Haritaları, Uydu Haritaları, Dinsel Haritalar, Türkiye Bölgeler Haritaları, Dünyada Önemli Bölgeler, Meb Asetat Seti Haritaları, Birlik Haritaları, Küçük, Dünya Haritaları,Logo,Banner, Transparent Haritalar, Coğrafya, Flash, Haritaları, World Maps, Map, Maps, Eart, Turkey, Ihtiyacınız olan bütün Coğrafya Haritaları'nı bulabilirsiniz http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari.html Sat, 23 May 2015 05:46:16 +0000 Joomla! - Open Source Content Management tr-tr aydinbiyiksiz@gmail.com (aygunhoca.com) Türkiye Petrol Arama İşletme Ruhsatları Haritası http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/4676-suriye-petrol-ruhsat-haritasi.html http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/4676-suriye-petrol-ruhsat-haritasi.html Suriye Petrol Ruhsat HaritasıTürkiye Petrol Arama İşletme Ruhsatları HaritasıGüneydoğu’da çözüm süreciyle birlikte 30 yıl sonra petrol arama çalışmaları hızlanıyor.Bakanlıktan 4 yıllık petrol arama ruhsatı alan Arp Petrol , Şırnak , Midyat ve Nusaybin’i kapsayan 400 kilometrekarelik alanda “Suriye’den göç eden petrolü” aramaya başladı.

]]>
dundar@hotmail.com (Buğra Dündar) Türkiye Maden Yatakları Haritaları Sun, 10 Nov 2013 10:36:48 +0000
Nabucco Haritası http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/4667-nabucco-haritasi.html http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/4667-nabucco-haritasi.html Nabucco HaritasıNabucco HaritasıNabucco veya uzunca ismi ile Nabucodonosor İtalyan opera bestecisi Giuseppe Verdi'nin bestelediği 4 perdelik bir opera eseridir. İtalyanca libretto Temistocle Solera tarafından Fransız Auguste Anicet-Bourgeois ve Francis Cornue'nun İncil'de Eski Ahit Yeremya kısmında bulunan bir hikâye dayanarak 1836da yazdıkları bir oyunundan uyarlanarak hazırlanmıştır. Nabucco operasının ilk versiyonunun prömiyeri 9 Mart 1849'te Milano'da La Scala Tiyatrosu'nda yapılmıştır.

Bu opera Verdi'nin diğer eserlerine nisbetle daha az olarak yapımlanmakla beraber günümüzde yine de birçok dünya operaevi repretuvatarında bulunan Verdi'nin erken eserleri arasında dır.[1] Eserdeki Abigaille soprano rolü opera şarkıcılarai arasında zor bir rol olarak kabul edilmektedri ve 20. yüzyıl ünlü sopranolarından olan Leontyne Price ve Joan Sutherland bu rolü hiç almamışlar; Maria Callas ancak üç defa bu rolü oynamıştır. Bazı sopranoların bu rolü almaları sonucu seslerine zarar verdikleri bildirilir.

]]>
dundar@hotmail.com (Buğra Dündar) Türkiye Maden Yatakları Haritaları Sat, 09 Nov 2013 19:30:31 +0000
Doğal Gaz ve Petrol Boru Hatları Haritası http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/4649-dogal-gaz-ve-petrol-boru-hatlari-haritasi.html http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/4649-dogal-gaz-ve-petrol-boru-hatlari-haritasi.html Doğal Gaz ve Petrol Boru Hatları Haritası

Haritayı Büyütmek için tıklayınızDoğal Gaz ve Petrol Boru Hatları Haritası

Orta Asya ve Kafkasya'daki Türk Cumhuriyetlerinin petrol ve doğal gaz zenginliklerinin Batıya taşınması konusunda uluslararası arenada çekişmeler yaşanmıştır.

Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bağımsızlığını kazanan Orta Asya ve Kafkasya'daki Türk Cumhuriyetlerinin petrol ve doğal gaz zenginliklerinin batıya taşınması konusunda uluslararası arenada çekişmeler yaşanmıştır. Türkiye ve ABD'nin savunduğu Batı Rotası petrol ve doğal gazın, Rusya ve İran'ın güzergaha dahil edilmeden Orta Asya, Hazar, Gürcistan ve Türkiye üzerinden uluslararası piyasalara arzını hedeflemektedir. Rusya'nın desteklediği Kuzey Rotası petrol ve doğal gazın boru hatlarıyla Kafkaslar üzerinden Rusya'nın Karadeniz'deki Novorosisk Limanına pompalanmasını, oradan tankerlerle İstanbul Boğazı yoluyla Avrupa'ya sevk edilmesini hedeflemektedir. Kuzey Rotasının ikinci alternatifi ise Boğazlar yerine Bulgaristan ve Yunanistan üzerinden geçerek Avrupa'ya ulaşacak bir boru hattıdır.

]]>
dundar@hotmail.com (Buğra Dündar) Türkiye Maden Yatakları Haritaları Sat, 09 Nov 2013 18:34:05 +0000
Botaş Doğalgaz Boru Hattı Sistemi Haritası http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/4646-botas-dogalgaz-boru-hatti-sistemi-haritasi.html http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/4646-botas-dogalgaz-boru-hatti-sistemi-haritasi.html Botaş Doğalgaz Boru Hattı Sistemi HaritasıBotaş Doğalgaz Boru Hattı Sistemi Haritası

BOTAŞ (Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi), 1,83 milyar lira olan sermayesinin tamamı Hazine Müsteşarlığı adına kayıtlı olan ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi bir İktisadi Kamu Kuruluşu'dur. (KİT'tir)

Genel Müdürlüğü Ankara Bilkent'te bulunan BOTAŞ, yıllık yaklaşık 10 Milyar TL cirosu ile Türkiye'nin en büyük kuruluşları arasında yer almaktadır. 2008 Fortune 500 listesinde net satış rakamlarına göre 2. sırada yer almıştır. 1974 yılında TPAO'ya bağlı iştirak olarak kurulan BOTAŞ 1995 yılında İktisadi Kamu Teşekkülü statüsü kazanmıştır. Günümüzde doğalgaz piyasasında tanımlanmış olan gaz ithalat, ihracat, depolama, iletim, toptan satış, LNG ticareti, petrol iletimi faaliyetlerini yürütmektedir. Avrupa'nın gaz ihtiyacını karşılamakta Rusya dışında alternatif yollar bulma stratejisine göre şekillenen NABUCCO projesinin %16,67 oranında hissedarı konumunda bulunmaktadır. 2012 yılı itibarı ile yaklaşık 2800 personele sahiptir. Ankara ve Ceyhan'da Bölge Müdürlüğü; İstanbul, Marmara Ereğlisi, Kayseri, Hatay Dörtyol'da İşletme Müdürlüğü; Kırklareli,Bursa,Konya, Erzurum ,Çarşamba ,İzmir, Kahramanmaraş'da Şube Müdürlüğü şeklinde teşkilatlanmıştır.

Doğalgaz ticareti piyasasındaki tekel konumu 2001 yılında yürürlüğe giren 4646 sayılı yasa ile sona ermiş olup yine söz konusu yasa gereği 2009 yılında faaliyet alanlarına göre tüzel kişiliklere bölünmesi, iletim faaliyeti hariç diğer tüzel kişiliklerin 2011 yılına kadar özelleştirilmesi öngörülmekteydi. Ancak Türkiye'nin enerji yollarının kavşak noktalarında bulunması, Türkiye'nin çevresinde yer alan ülkelerin neredeyse tamamının enerji politikası satrancını kamu şirketleriyle oynuyor olması bu konuda politika değişikliğine gidilmesi olasılığını arttırmaktadır. 2013 yılında yapılacak yasa değişikliği ile Botaş'ın yurt içindeki etkinliğini kontrollü şekilde özel sektörle paylaşması, faaliyetsel açıdan ayrı şirketlere bölünmesi ancak holding çatısı altında yurt dışı operasyonlar içinse büyütülmesi planlanmaktadır. Yurt dışı petrol ameliyeleri gerçekleştiren ve daha önce TPAO'ya ait bir iştirak şirket olan TPIC 2013 yılı başında BOTAŞ'a bağlanmıştır.

]]>
dundar@hotmail.com (Buğra Dündar) Türkiye Maden Yatakları Haritaları Sat, 09 Nov 2013 18:26:32 +0000
Boru Hattları Haritası http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/4645-boru-hattlari-haritasi.html http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/4645-boru-hattlari-haritasi.html Boru Hattı HaritasıBoru Hattları Haritası

Boru hattı taşımacılığı malı borular yardımı ile nakletme işidir. Genellikle sızı ve gaz maddeler taşınır fakat pnömatik borularda kapsüllere konulan katı maddeler hava basıncı kullanılarak da taşıma yapılır.

Gazların ve sıvıların yanı sıra bazı kararlı kimyasal malzemelerde boru hattı yardımı ile nakledilebilir. Bu yüzden kanalizasyon, sulu çimento, su ve hatta bira boru hatları mevcuttur; fakat bunlar arasında tartışılmaz en önemli taşıma petrol ve doğal gazın taşınmasıdır. Sık sık bu boru hatları, "boru hattı denetleme aletleri" ile kontrol edilir ve temizlenir.

]]>
dundar@hotmail.com (Buğra Dündar) Türkiye Maden Yatakları Haritaları Sat, 09 Nov 2013 18:19:59 +0000
2. Nabucco Haritası http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/4668-2-nabucco-haritasi.html http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/4668-2-nabucco-haritasi.html 2. Nabucco Haritası2. Nabucco HaritasıNabucco veya uzunca ismi ile Nabucodonosor İtalyan opera bestecisi Giuseppe Verdi'nin bestelediği 4 perdelik bir opera eseridir. İtalyanca libretto Temistocle Solera tarafından Fransız Auguste Anicet-Bourgeois ve Francis Cornue'nun İncil'de Eski Ahit Yeremya kısmında bulunan bir hikâye dayanarak 1836da yazdıkları bir oyunundan uyarlanarak hazırlanmıştır. Nabucco operasının ilk versiyonunun prömiyeri 9 Mart 1849'te Milano'da La Scala Tiyatrosu'nda yapılmıştır.

Bu opera Verdi'nin diğer eserlerine nisbetle daha az olarak yapımlanmakla beraber günümüzde yine de birçok dünya operaevi repretuvatarında bulunan Verdi'nin erken eserleri arasında dır.[1] Eserdeki Abigaille soprano rolü opera şarkıcılarai arasında zor bir rol olarak kabul edilmektedri ve 20. yüzyıl ünlü sopranolarından olan Leontyne Price ve Joan Sutherland bu rolü hiç almamışlar; Maria Callas ancak üç defa bu rolü oynamıştır. Bazı sopranoların bu rolü almaları sonucu seslerine zarar verdikleri bildirilir.
]]>
dundar@hotmail.com (Buğra Dündar) Türkiye Maden Yatakları Haritaları Sat, 09 Nov 2013 19:32:53 +0000
Türkiye Petrol Arama Ve Üretim Kuyu Yoğunluğu Haritası http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/4638-turkiye-petrol-arama-ve-uretim-kuyu-yogunlugu-haritasi.html http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/4638-turkiye-petrol-arama-ve-uretim-kuyu-yogunlugu-haritasi.html Türkiye Petrol Arama Ve Üretim Kuyu Yoğunluğu Haritası

Türkiye, Petrol, Arama, Ve, Üretim, Kuyu, Yoğunluğu, Haritası

Türkiye Petrol Arama Ve Üretim Kuyu Yoğunluğu HaritasıHerhangi bir bölgenin petrol rezervi o bölgenin petrol kaynaklarindan ayri tutulmalidir. Bölgedeki rezervuarlarda bilinen petrol ve gaz miktari “yerinde rezervi” olusturur. Ancak bunun büyük çogunlugunu üretmek mümkün degildir. Petrol yataginin yayilimi saptandiktan sonra hazne kaya içindeki petrolün miktari (yerinde rezerv) ile bu miktarin ne kadarinin üretilebilecegi hesaplanir. Buna “Üretilebilir rezerv” denir. Üretilebilir petrol orani, petrolün niteligine, hazne kayanin gözeneklilik ve geçirgenlik özelligine baglidir. Bu oran ülkemizde, sahalarin niteligine göre, %5 ile %44 arasinda degismektedir. Bu oranlar disindaki petrol yeraltinda kalmakta ve üretilememektedir. Petrol kaynaklari rezervlerden her zaman çok fazla olup; yerinde rezerv, olasi, bulunmamis ve gelistirilmemis rezervlerle birlikte petrol üretilebilecek diger kaynaklari kapsar.

]]>
dundar@hotmail.com (Buğra Dündar) Türkiye Maden Yatakları Haritaları Wed, 06 Nov 2013 15:15:43 +0000
Türkiye Tersiyer Yaşlı Kömür Havzaları Haritası http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/3261-turkiye-tersiyer-yasli-komur-havzalari-haritasi.html http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/3261-turkiye-tersiyer-yasli-komur-havzalari-haritasi.html  

Türkiye Tersiyer Yaşlı Kömür Havzaları Haritası

Haritayı Büyütmek için Üzerine  Tıklayınız

Türkiye Tersiyer Yaşlı Kömür Havzaları Haritası

 

 

Türkiye'de kömürün tarihçesi

Türkiye'de ilk taş kömürü madenciliği Uzun Mehmet’in 1829 yılında Ereğli’de kömürü bulmasıyla başlamıştır. İlk fiilî üretim ise 1848 yılında "Hazine-i Hassa" tarafından havzanın Galata sarraflarına kiralanmasıyla gerçekleşmiş ve bu idare altında çok ilkel bir çalışma ile 40–50 bin ton civarında kömür üretilmiştir. Kırım Harbi’nin başlaması ile idare İngilizlere geçmiş, 1864 yılında ise devrin Kaptan-ı Deryası’na devredilmiş ve bir maden nazırlığı kurulmuştur. Bu devrede havzada büyük gelişmeler olmuş, tren ve dekovil hatları döşenmiş havzanın sınırları tespit edilmiş, kok, briket, ateş tuğlası ve çimento fabrikaları gibi tüketici tesisler kurulmuş ve üretim muntazam artışlarla 1907 yılında 735.000 tona erişmiştir. 1. Dünya Savaşı sırasında faaliyet tekrar gerilemiş savaşın sonunda ise havza Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. Bu idare altında istihsal 1920 yılında 570.000 tona erişmiştir.

Türkiyede antrasit içeren kömür yatağına rastlanmamıştır. En çok rastlanan kömür çeşidi ise linyittir. Türkiye linyit bakımından oldukça zengin bir ülkedir ve toplam 8,4 milyar ton linyit rezervine sahiptir. Fakat bu rezervin %68’inin ısıl değeri az olduğundan, üretilen linyitler genellikle termik santrallerde kullanılır.

Çeşitli derinliklerdeki taşkömürü yatakları ile Ereğli, Zonguldak havzası Türkiye'nin en önemli taş kömürü havzasıdır. Taşkömürü rezervi ise toplam 1,35 milyar ton dur.

Ayrıca her ne kadar kalori değeri düşük olsa da, elektrik enerjisi alanında Türkiye'nin en büyük linyit rezervi Afşin-Elbistan bölgesinde bulunmaktadır.

 

Türkiye'deki başlıca linyit yatakları

Afşin Elbistan AEL (Afşin Elbistan Linyitleri)

Karaisalı, Adana)

Merzifon ve Suluova

Mengen, Bolu

Kükürtlü

Eynez, Soma ve Işıklar, Soma (Manisa)

Uluçayır, Divriği (Sivas)

Gülşehir, Nevşehir)

Zonguldak

Tunçbilek, Tavşanlı (Kütahya) GLİ (Garp Linyitleri İşletmesi)

Anahtar Kelimeler:turkiye komur haritasi google cografyaforum com türkiye demiryolu haritası türkiye kömür sahaları potansiyel kullanım türkiye metamorfik türkiye metalojeni haritası türkiye kömür rezervleri haritası google cografyaforum mta gov com kömürsahaları türkiye demiryolları haritasıharitasi google cografyaforum mta gov com türkiye magmatik kayaçlar türkiye kayaçları haritası türkiye haritası demiryolları deki tersiyer yaşlı kömürler türkiye haritaları google cografyaforum türkiye magmatik kayaç haritası

 

 

]]>
aydinbiyiksiz@gmail.com (aygunhoca) Türkiye Maden Yatakları Haritaları Sun, 23 Dec 2012 18:52:23 +0000
Türkiye Madencilik Haritası Büyük Boyutlu http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/2782-turkiye-madencilik-haritasi-buyuk-boyutlu.html http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/2782-turkiye-madencilik-haritasi-buyuk-boyutlu.html  Haritayı Büyütmek için Üzerine  Tıklayınız

turkiye-madencilik

 

TÜRKİYEDE MADENLER VE ENERJİ KAYNAKLARI
1) MADENLER
Yapılan arkeolojik çalışmalar, Anadolu’da madenciliğin M.Ö.7000 yıllarına kadar uzandığını ve buradaki uygarlıkların gelişmesinde önemli bir rol oynadığını ortaya koymuştur. Yer yüzünün ilk yerleşilen karalarından biri olarak Anadolu’da, madene dayalı yüksek uygarlıklar kurulmuştur. Madeni çok önceleri tanıyıp kullanan Orta Asya kökenli Türkler, Anadolu’ya gelip yerleştikçe madene dayalı uygarlık daha da gelişmiştir. 
Madenler, doğada ender olarak saf halde bulunur. Yer altında "filiz" adı verilen bileşimler halinde çıkarılan ham madenler, işlenerek ve yabancı maddelerden ayıklanarak (rafine edilerek) saf metal haline getirildikten sonra kullanıma sunulur. Maden filizleri, tabakalar arasında "damarlar" yada "yataklar" halinde bulunur. Bu damarların yada yatakların işletmeye açılabilmesi için belli koşullar gerekir. Bunların başında maden cevheri içindeki metal oranının "bu orana tenor denir." Yüksek olması gelir. Ayrıca işletmeye açılacak yerdeki maden cevherinin rezervi (yedeği)yeterli olmalıdır. Bulunan ya da bulunacak olan maden yatağındaki maden; 
• Metal oranı bakımından yeteri kadar zengin değilse, 
• Yedeği (rezervi) az ve çabuk bitebilecek durumdaysa,
• Cevheri çıkarma ve işlenecek yere nakletme çok pahalıya mal oluyorsa, 
Böyle bir maden yatağı yada damarı işletilemez. Çünkü madenin çıkarılması ve taşınması kârlı olmaz. 
Maden yatakları bakımından Türkiye şanslı ülkeler arasında yer alır. Dünyada üretilen 50'yi aşkın maden çeşidi için yapılan değerlendirmede Türkiye, 29 çeşit ile Dünyada ilk 10 ilki arasında yer almaktadır. Bunun başlıca nedeni Ülkemizin dağ oluşumu hareketlerinden fazla etkilenmesi, bu hareketler sonucunda başkalaşım ve volkanizma hareketlerine yaygın olarak uğramasıdır. Söz gelimi demir, krom, çinko, bakır ve kurşun oluşumu bu tür yer hareketleri ile ilgilidir. Fakat, bazı maden rezervlerimiz çok zengin değildir. Bu nedenle maden çeşidi bakımından ilk sıralarda yer alan ülkemiz, Dünya maden pazarındaki payı açısından gerilerde bulunmaktadır. Bunun bir nedeni, Türkiye’nin yer yüzünün ilk yerleşilen karalarından biri olması ve maden yataklarının bir bölümünün çok eskiden beri işletilmesidir. Ayrıca Türkiye’nin bulunduğu arazi ,değişik jeolojik devirlerde oluşmuş ve çok sayıda yer hareketlerine uğramıştır. Başka bir deyişle Türkiye’nin jeolojik yapısı oldukça karmaşıktır. Bu durum maden yataklarının çeşitliliğini sağlarken; öte yandan maden aranmasında ve bulunan maden yataklarının işletilmesinde çeşitli güçlüklere neden olmaktadır. Ülkemizdeki maden rezervinin zengin olmamasının temel nedeni ise Türkiye’nin bulunduğu arazinin jeolojik yapısının zengin maden yataklarının oluşumuna elverişli yapıda olmamasıdır. 
Cumhuriyetten önceki dönemde, maden üretiminin tam***** yakını yabancı şirketlerin elindeydi. Cumhuriyetin ilk yıllarında madenlerimiz yabancılardan alınarak millileştirilmiştir. Atatürk, milli sanayinin kurulması ve gelişmesinin maden arama ve işletmeye sıkı sıkıya bağlı olduğunu belirtmiş ve madenciliğe özel bir önem vermiştir. Çünkü gelişen milli sanayi artan ham madde ve enerji ihtiyacının karşılanması ancak madenciliğin geliştirilmesi ve yeni enerji kaynaklarının sağlanmasıyla mümkün olabilirdi. 
Madencilik alanında ilk sistemli ve geniş ölçülü araştırma 1935 yılında Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü (MTA) nün kurulması ile başlamıştır. Bundan sonra bir çok yeraltı kaynağımız işletmeye açılmıştır. Türkiye madenleri ile ilgili büyük bir kuruluşta Eti banktır. Cumhuriyet döneminde, bulunan madenlerin işletilmesi görevi Eti bank’a verilmiştir. 
Bugün Türkiye’de madenciliğin önemi gittikçe artmakta ve madenden faydalanma yaygınlaşmaktadır. Madenciliğimizin gelişme yoluna girilmiştir. 
Türkiye’de bulunan ve işletilen başlıca madenlerin dağılışı şöyledir: 
a) Demir: 
Demir, insan oğlunun bildiği en eski madenlerden biridir. Günümüzde de ağır sanayinin ana metali demirdir. Demirin çok geniş bir alanının olması, ona büyük bir önem kazanmıştır. 
Yurdumuzun bir çok yerinde demir yatakları olmakla birlikte bunların önemli bir bölümü işletilmeye elverişli değildir. Türkiye’de iki ana demir madeni havzası bulunmaktadır. (harita - 16) bunlardan biri Sivas - Malatya arasındadır. Bu bölümün önemli yatakları Divriği, Hekimhan ve Hasan çelebi'dedir. Demir - çelik sanayimizin ihtiyacının önemli bir bölümünün yüksek verimli olan bu yataklar karşılar. Buradan çıkarılan ham cevher, demir yoluyla Samsun'a oradan da gemilerle Ereğli’ye taşınır. İkinci havza, Kayseri'den Adana ve Kahraman Maraş'a uzanmaktadır. Bu bölümün önemli yatakları da Mansurlu ve Karamadazı'dır. Bu iki havzanın dışında; Bitlis, Sakarya, Eskişehir ve Balıkesir yörelerinde de demir cevheri yatakları vardır.

b) Bakır: 
İnsanların çok eskiden beri bilip kullandığı madenlerden biride bakırdır. Günümüzde, elektronik ve elektroteknik sanayinde uçak, motor ve ev aletleri yapımı başta olmak üzere bir çok sanayi dalında yaygın olarak kullanılan bir madendir. Ülkemizde bakır yatakları genellikle çinko ve kurşun yatakları ile birlikte bulunur. 
Bakır, Türkiye’nin bir çok yerinde bulunmakla birlikte, işletilen önemli yataklar iki yörededir. (Harita - 17) bunlar; Murgul (Artvin) ile Küre (Kastamonu) dedir. Bakır yataklarının en yaygın olduğu bölüm, Dogu Karadeniz'dir. Murgul dışında; maden köy (Rize), Körü başı, Lahanos, Asarcık (Giresun), Kutlular ve Alaca dağ (Trabzon) da da bakır yatakları vardır. Yurdumuzda bunlar dışındaki bakır yatakları, Koyu Hisar (Sivas) ile Maden köy (Siirt) dedir. Maden (Elezıg) deki bakır yatakları, çok eskiden buyana işletildiği için ekonomik değerini yitirmiş ve kapatılmıştır. 
Türkiye’de çıkarılan bakır, iç tüketime yetmediğinden her yıl, bir miktar bakır ithal edilmektedir.

c) Krom: 
Krom; sert, çok iyi cilalanabilen ve paslanmayan bir maden olduğu için, madeni eşya yapımında büyük önem taşır. Bu maden, çeliğin sertleştirilmesinde ve paslanmayı önlemek için çelik eşyaların kaplanmasında kullanılır. 
Türkiye, 19. yüzyılın başlarına kadar dünya krom üretiminin yarısından çoğunu gerçekleştiriyordu. Fakat Rusya federasyonu, Güney Afrika Hindistan ve Küba'da yüksek nitelikli krom yataklarının bulunmasıyla Türkiye eski üstünlüğünü kaybetmiştir. Bununla birlikte yurdumuz, dünyanın sayılı krom üreticileri arasında yer almaya devam etmektedir. 
Türkiye'de krom yatakları oldukça yaygın ve dağınıktır. Öyle ki yurdumuzda bilinen krom yataklarının sayısı 700'ü geçmektedir. Bu yatakların toplandığı ana yöreler şunlardır (harita - 18 ): 
• Guleman - Elazığ,
• Fethiye - Köyceğiz - Denizli, 
• Bursa - Eskişehir, 
• Kop Dağı (Doğu Karadeniz),
• İskender - İslahiye - Kahraman Maraş,
• Kayseri - Adana - İçel,

Ülkemizde, ferro - krom tesislerinin yetersizliği nedeniyle üretilen kromun önemli bir bölümü ham olarak ihraç edilmektedir. Kromun kullanım alanının yaygın oluşu nedeniyle Türkiye’de üretilen krom, dış piyasada her zaman alıcı bulmaktadır. Son yıllarda krom üretimi sürekli artış göstermiştir. 
ç) Boksit: 
Boksit, alüminyumun ham maddesidir. Çok hafif olduğu için uçak sanayide, otomobil, ev eşyası, elektrik malzemesi yapımında kullanılır. Başlıca boksit yatakları; Seydişehir (Konya), Akseki (Antalya), İslahiye (Gaziantep) ve Milas'tadır. Boksit yatakları içinde en önemlisi Seydişehir'dekidir. Seydişehir alüminyum fabrikasının ihtiyacını karşılayan yataklar, Suğla gölünün batısındaki giden gelmez dağlarının eteklerindedir. 
Alüminyumun elde edilmesi esnasında, çok yüksek miktarda elektrik enerjisi tüketilir. Bu nedenle elektrik enerjisinin ucuza mal edildiği (Su güçünden elektrik elde edilen) ülkelerde, alüminyum sanayi daha çok gelişmiştir. Seydişehir alüminyum fabrikasının elektrik gereksiniminin karşılamak amacı ile Oyma pınar Barajı ve Hidro elektrik Santrali yapılmıştır. 
d) Bor Mineralleri: 
Bor mineralleri, sanayide sayısız denicek kadar çok çeşitli işlerde kullanılmaktadır. Bor minerallerinden elde edilen boraks ve asit borik; özellikle nükleer alanda, jet ve roket yakıtı, sabun, deterjan, lehim, fotoğrafçılık, tekstil boyaları, cam elyafı ve kağıt sanayinde kullanılmaktadır. Bor mineralleri, dünyanın sayılı bir kaç ülkesinde bulunur. Bunlar içinde yedekleriyle en zengin ülke, Türkiye'dir. Ancak üretimin ve ihracatın sınırlı olması nedeniyle bu maden, yurt ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. 
Başlıca bor yatakları; Kütahya, Eskişehir ve Balıkesir'dedir. Bor minerallerini işletmek için Bandırma ve Kırka'da tesisler kurulmuştur. 
e) Kükürt: 
Kükürt; kimya, lastik ve boya sanayinde, barut ve gübre yapımında, zirayi mücadelede kullanılır. Kükürdün bağcılıkta önemli bir yeri vardır. Asmaların ve sebzelerin yapraklarında üreyen bakteriler, kükürtlü bileşiklerle yok edilir. 
Türkiye’de önemli kükürt yatakları Keçi borlu (Isparta) dadır, Son yıllarda, ekonomik olmadığı için buradaki üretim durdurulmuştur. 
f) Zımpara Taşı: 
Zımpara taşı; hassa optik araçların merceklerinin parlatılmasında, zımpara kağıdı ve özel çimento yapımında kullanılır. Taşları ve madenleri cilalamak için de toz halindeki zımpara taşından yararlanılır. Ayrıca zımpara, bileği taşı olarak da kullanılır. 
Başta Tire olmak üzere İzmir'in bir çok ilçesinde, Akça alan (Manisa) yöresinde, Söke, Karacasu (Aydın) Yatahan, Milas civarında ve Denizlinin Tavas ile Buldan ilçelerinde zımpara taşı yatakları vardır. Üretimin büyük bir bölümü ihraç edilmektedir. 
g) Barit: 
Baritin kullanım alanı oldukça geniştir. Boya, deri, kimya, şeker, cam, kauçuk sanayilerinde ve ilaç yapımında kullanılır. Petrol aramalarında da sondaj kuyularını ve duvarlarını sabitleştirmede çok işe yarar. 
Türkiye, barit rezervlerinin zenginliği bakımından dünyada ilk sıralarda yer alır. Türkiye'deki üretimin büyük bir bölümü; Alanya, Gazipaşa (Antalya) ile Köprü başı - Dereli (Giresun) ve Beyşehir (Konya) yörelerindeki yataklardan sağlanmaktadır. 
h) Tuz: 
Tuz, günlük ihtiyaçların yanı sıra; dericilik, konservecilik, zeytincilik ile kimya ve tekstil sanayinde kullanılmaktadır. Kara yollarında kar ve buzla mücadelede de tuzdan yararlanılır. 
Türkiye’nin tuz ihtiyacı; Denizlerden, göllerden, kaya ve kaynak tuzlarından karşılanmaktadır. 
Son 15 yılda, göl tuzlarındaki tuz üretimi, hızla artarak 3 katına çıkmıştır. Şuanda ülkemizdeki tuz üretiminin yaklaşık üç de ikisi göl tuzlarından elde edilmektedir. Ülkemizdeki en büyük göl tuzları Tuz gölünde yer almaktadır. Bunun dışında Konya - Karapınar ve Kayseri'de de göl tuzları bulunmaktadır.
Ülkemizdeki deniz tuzlarının en önemlisi İzmir'deki cam altı tuzlasıdır. Türkiye'nin yıllık tuz üretiminin dörtte birinden fazlasını burası sağlamaktadır. Ayrıca; İstanbul (Tuzla) Edirne (Tekke göl) ve Adana (Akdeniz) tuzlarından da tuz elde edilmektedir. 
Türkiye, kaya tuzu kaynakları bakımından çok zengindir. Kaya tuzu yataklarının başlıcaları; Çankırı, Kars, (Kağızım) Iğdır (Tuzluca) Nevşehir (Gül şehir ve tuz köy) Yozgat (Yerköy ve sekili) ve Erzurum (Oltu) illerindendir. 
Yer altı sularının, tuz alanlarından geçerek kaynak şeklinde ortaya çıkmasıyla oluşan kaynak tuzları da tuz üretiminde önemli yer tutar. Türkiye'de 40 civarında kaynak tuzlasının tuz elde edilmektedir. 
ı) Diğer madenler: 
Türkiye'de yukarıda açıklanan başlıca madenler dışında çok sayıda maden işletilmektedir. Manganez, antimon, civa, volfram, asbest, nikel, flüorit, fosfat, manyezit, kurşun ve çinko bunların başlıcalarıdır (harita - 19) 
Kurşun ve cinko, genelde bakır yatakları ile birlikte bulunur. Başlıcaları: Ak dağ madeni (Yozgat), Cam ardı (Niğde), Koyulhisar (Sivas) Yenice (Çanakkale) ve köprübaşı (Trabzon)'ındadır. 
Antimon, Kurşunla karıştırılarak cephane ve batarya yapımında kullanılır. Yüksek verimli antimon yatakları: Niğde, Tokat ve Ödemiş'tedir. 
Civa, akışkan haldeki tek madendir. Eczacılıkta ve elektrik araçlarının yapımında kullanılır. Türkiye’nin başlıca civa yatakları; İzmir, Konya, Uşak, Niğde ve Balıkesir yörelerindedir. Ekonomik olmadıkları için üretimleri durdurulmuştur. 
Volfram, kaliteli çelik ve yüksek sıcaklığa dayanıklı boya yapımında, elektrik ve elektronik sanayilerinde kullanılan çok önemli bir madendir. En önemli volfram (Tungsten) yatağı, Uludağ'dadır. Ekonomik değeri olmadığı için, son 10 yıldır üretim yapılmamaktadır.

Amyant olarak ta bilinen asbest, lif halindedir. Tıpkı pamuk yada yün gibi eğirilerek iplik haline getirilebilir, kumaş biçiminde dokunabilir, dövülerek keçeleştirilebilir. Asbest bezi; firen balatalarında, debriyaj kaplamalarında, ateşe dayanıklı elbise ve iş eldivenleri ile sıcak malzeme taşıyan bantların yapımında kullanılır. Erzincan ve Hayat’ta zengin asbest yatakları vardır. 
Gümüş, Kütahya'daki Gümüş köyde üretilmektedir. Keban ve Gümüşhane'deki yataklar, çok eskiden buyana işletildiği için ekonomik değerini yitirmiş ve kapatılmıştır. 
Daha çok kaplamacılıkta (Nikelaj) kullanılan nikel cevherinin, en zengin yatakları Manisa'dadır. 
Maden, cam, kimya, seramik ve optik sanayinde kullanılan flüorit; daha çok Karaman (Kırşehir) Şefaatli (Yozgat) Ovacık (Kütahya) ve Beyli kahırda (Eskişehir) bulunmaktadır. Mardin, Adıyaman, Hatay, Bingöl, Bitlis yörelerinde bulunan fosfat; özellikle Suni gübre yapımında çok gerekli bir ham maddedir. Manyezit yatakları; Karaca ören (Kütahya) Mihallıcık (Eskişehir) Çayırbağ - yunak (Konya) ve çayırlı (Erzincan) da bulunmaktadır. 
Yurdumuzda ayrıca metalik olmayan maden yatakları da vardır. Bunların başlıcaları; mermer, kil, kaolin, kireç taşı, lüle taşı ve oltu taşıdır. 
Mermer, çoğunlukla yapı malzemesi olarak kullanılır. Afyon, Bursa, Marmara adası, Bandırma ve Gemlik, kaliteli mermer yataklarıyla ünlüdür. Bunlar dışında, yurdumuzun hemen her yerinde zengin mermer yatakları vardır. 
Arı kil olan kaolin; çini, porselen ve seramik yapımında ve elektrik yalıtım malzemesi olarak kullanılır. Kilden ise çömlek, tuğla vb. yapılır. 
Süs eşyası, ağızlık, pipo vb. yapımında kullanılan lüle taşı, en çok Eskişehir'de çıkarılır ve işlenir. Erzurum’un oltu ilçesinde çıkarılan siyah renkli oltu taşından, tespih başta olmak üzere, çeşitli takı ve süs eşyaları yapılır.

]]>
aydinbiyiksiz@gmail.com (aygunhoca) Türkiye Maden Yatakları Haritaları Mon, 26 Dec 2011 17:14:23 +0000
Türkiye Jeoloji Haritası http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/2766-turkiye-jeoloji-haritas.html http://aygunhoca.com/cografi-haritalar/284-turkiye-maden-yataklari-haritalari/2766-turkiye-jeoloji-haritas.html Türkiye Jeolojik Yapı  Haritası

Haritayı Büyütmek için Üzerine  Tıklayınız

Türkiye Jeoloji Haritası

TÜRKİYEN’İN JEOLOJİK YAPISINA TOPLU BAKIŞ

Türkiye Alp Kıvrım kuşağı içindedir. Bu nedenle her jeolojik zaman da kabuk tabakası, yer hareketleriyle değişmeye uğramıştır. Dağ oluşum hareketleri ile yükselen sahalar, akarsularla sürekli olarak aşınmıştır. Yüksek sahalardan aşınan maddeler, çukur sahalarda,deniz ve göllerde birikmiştir.Bu birikim alanlarına Jeosenklinal denir.


JEOLOJİK ZAMANLARA GÖRE GEÇİRDİĞİ EVRELER :

A)I. Zaman: 1. zamanda oluşmuş metamorfik ve tortul araziler bulunur. Türkiye’nin temelini oluşturan metamorfik araziler, Yıldız Dağları, Güneydoğu Toroslar, Batı An. Saruhan –Menteşe veya Menderes masifinde yer alır. Ayrıca İç An.ve Alanya-Anamur arasında. Bu jeolojik zamanın şar döneminde (Karbonifer) gür ormanlar yetişmiş ve bu bitki kalıntılarının göllerde birikmesiyle Zonguldak çevresi oluşmuştur.

B)II. Zaman: Bu zamanda Türkiye’nin büyük bir bölümünde Tetis denizi bulunuyordu. Akarsuların taşıdığı malzemeler bu denizin tabanında tortul tabakalar oluşturmuştur. Bu tortul tabakalar kırılarak kireçtaşları oluşmuştur. Bu nedenle Toroslar ve Kuzey Anadolu uzandığı sıralarda, bu araziler geniş yer kaplar. Karadeniz kıyılarında Samsun-Zonguldak arasında, kumlu ve kireçtaşı tabakaları görülür. Aynı zamanda tortullarla birlikte volkanlardan çıkan malzemeler yayılmıştır.

C)III. Zaman: Bu jeolojik zamanın başlarında ülkemiz sıcak ve kurak iklimin etkisi altında kalmıştır. Bu dönemde Ankara-Çankırı-Sivas ile K. Anadolu’daki kapalı havzalarda tuzlu ve jipsli tortular oluşturmuştur. Alp-Himalaya kıvrım sistemi ile birlikte Toroslar ve K. An. Dağları oluşmuştur. Anadolu’nun iç kesiminde yer kabuğunun çökmesiyle çukur sahalar göllerle kaplanmıştır. Buralarda yetişen bitkilerin çürümesiyle linyit kömürleri oluşmuştur. G.Doğu An. Bölgesinde petrol yatakları oluşmuştur.

D)IV. Zaman: Türkiye bugünkü halini almıştır. Bu zaman başlarında Ege denizinin bulunduğu saha çökmüştür. Sık sık değişen iklim koşulları nedeniyle etraftaki denizlerde seviye yükselmesi olmuştur. İklim soğuması nedeniyle buzul çağı yaşanmış, Türkiye’deki bazı dağlar buzullarla kaplanmıştır. Eğe ve Akdeniz’in seviyesi şimdiye göre 100m alçalmıştır. Yaklaşık 8000 yıl önce bugünkü ilkim şartları oluşmuştur. Deniz seviyesinin yükselmesiyle Akdeniz’in tuzlu suları, tatlı suları olan Karadeniz ulaşmıştır.İç ve D. Anadolu’da volkanizma olayları başlamış ve bazı volkanik dağlar oluşmuştur.

Özet

Türkiye kuzey yarım küresinde ortalama bir mevkide eski dünya karalarının birbirlerine en çok yaklaştıkları kesimde Asyanın batısında yer alan Anadolu yarımadası üzerinde izdüşüm olarak 779452 gerçek alan olarak ise 814578 km saha kaplayan bir Ortadoğu ülkesidir. 36-42 kuzey enlemleri ile 26-45 doğu boylamları arasında kalan ülkemiz üç taraftan denizlerle çevrilidir. Alpin kuşak içinde yer alan ülke ortalama yükseltisinin (1131) fazla olması yanında oldukça arızalı bir reliyefe sahiptir.Türkiye yer şekilleri bakımından çeşitlilik "dağ, plato, ova" gösteren bir ülkedir. Birbirinden farklı şekillerin meydana gelmesinde başrolü Pleistosendeki hareketler oynamıştır. Bu dönemde Anadolu Yarımadası bütünü ile yükselmiş kenar kesimlerinde ise kırıklar meydana gelmiştir, daha sonra ise iç bölgelerdeki blokların oynamaları sonucu volkanizma olayları baş göstermiş genç volkan konileri meydana gelmiştir. Ülkemizde yer şekillerinin başlıcası olan dağlar çok geniş bir alan kaplar. Önemli olanları ise "Kuzey Anadolu" Karadeniz dağları, Istrancalar, Güneyde batı, orta, doğu ve güneydoğu olmak üzere Toros dağları, Marmara bölgesinde Samanlı Dağları, Uludağ, Ganos dağları, Kazdağı, Ege bölgesinde Murat dağı, Honaz dağı, Samsun dağı, Manisa dağı, Bozdağlar ve Aydın dağları ile Beşparmak dağları, İç ve Doğu Anadoluda ise sönmüş volkan konileri Melendiz, Erciyes, Hasandağ, Süphan, Nemrut, Tendürek, Büyük ve Küçük Ağrı dağları olarak sayılabilir.Önemli düzlük, ovalık alanlarımız ise Çarşamba, Bafra, Sakarya, Adapazarı, Ergene, Düzce, Bolu, Erzurum, Erzincan, Gediz, Büyükmenderes, Küçükmenderes, Bursa, Konya, Antalya, Elmalı Kastel, Adana, Malazgirt, Muradiye, Malatya, Elazığ ovaları olarak sayılabilir. Birbirlerinden farklı şekilde teşekkül eden bu ovalar farklı coğrafi bölgelerimizde yer alırlar.
Başlıca plato sahalarımız İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde yer alır. Bunlar içinde önemli olanlar Kocaeli-Çatalca, Yukarı Sakarya, Erzurum, Kars, Taşeli, Cihanbeyli, Hilvan platolarıdır.

]]>
aydinbiyiksiz@gmail.com (aygunhoca) Türkiye Maden Yatakları Haritaları Sun, 25 Dec 2011 18:14:48 +0000