Dünya Haritaları, Türkiye Haritaları, Ortadoğu Haritaları, Kıta Haritaları, Uydu Haritaları, Dinsel Haritalar, Türkiye Bölgeler Haritaları, Dünyada Önemli Bölgeler, Meb Asetat Seti Haritaları, Birlik Haritaları, Küçük, Dünya Haritaları,Logo,Banner, Transparent Haritalar, Coğrafya, Flash, Haritaları, World Maps, Map, Maps, Eart, Turkey, Ihtiyacınız olan bütün Coğrafya Haritaları'nı bulabilirsiniz http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih.html Sat, 30 May 2015 04:20:09 +0000 Joomla! - Open Source Content Management tr-tr aydinbiyiksiz@gmail.com (aygunhoca.com) Pazırık Kurganı nedir nerdedir http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/8669-pazirik-kurgani-nedir-nerdedir.html http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/8669-pazirik-kurgani-nedir-nerdedir.html Pazırık Kurganı nedir nerdedir

Pazırık Kurganı, MÖ 3. ve 6. yüzyıllara ait İskit sanatının özellikle halı ve küçük el sanatlarının örneklerinin bulunduğu Pazırık Kurganında ele geçirilen objeler ve eserler, Altay ın altın dağları bölgesinde UNESCO Dünya Mirası Bölgelerinden birisidir.

Altaylar'da MÖ 3. yüzyıl olarak tarihlenen bu kurganda; Arkeolog Sergei Ivanovich Rudenko'nun keşfettiği MÖ 5. yüzyıla ait eserler İskitlerin İran, Hindistan, ve Çin ile güçlü ticaret bağlantıları olduğunu sergilemektedir. Bulunan eserler arasında en değerlilerinden biri olan İskit Halısının boyu 200, eni 189 cm, kalınlığı 2 mm olan bu Pazırık Halısında, her 10 santimetrekarede 36.000 düğüm bulunmaktadır. Dünyanın en eski halısı olarak nitelendirilen Pazırık halısı, Ermitaj Müzesi'nde sergilenmektedir.

Pazırık, Güney Sibirya'da Altay eteklerinde Pazırıkta bulunan ve MÖ 5. yüzyıla tarihlendirilen ve arkeolog Natalia Polosmak tarafından bulunan ve Buz bakiresi adı verilen mumyalanmış ceset ve bunun gibi kollarında hayvan desenli dövmeleri bulunun mumyalar keşfedilmiştir. Bulunan eserlerde ağırlıklı olarak geyikler, dağ keçileri, Leningrad Ermitaj müzesinde yer alan eserler arasında, halı dışında kumaş, renkli keçe, aplike örtüler, hayvan ve bitki desenli tekstil ürünleri vardır.

]]>
aydinbiyiksiz@gmail.com (aygunhoca) Kpss Tarih Wed, 06 Aug 2014 19:45:51 +0000
Mültezim ne demektir http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/8668-multezim-ne-demektir.html http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/8668-multezim-ne-demektir.html Mültezim ne demektir

Mültezim, Osmanlı toprak sisteminde açık artırma usulüyle merkezden uzak olan eyaletlerde toprakları kiraya vermeye iltizam, iltizam sahibi olan kişiye de mültezim denirdi. Bu yolla elde edilen para doğrudan devlet kasasına giderdi. İltizam usulü kiraya verilen eyaletlerde çalışan devlet görevlilerin maaşını devlet karşılardı.

Köylülerden alınan vergiyi toplamakla birlikte, politik olarak yerel yönetimle, devlet yönetimi arasında bir aracı kuruluş oluştururdu. Gerek duyulduğunda politik ve ekonomik güç olarak devlete yardımda bulunurdu. 18. yüzyılda birçok mültezim Osmanlı devletinde ayan ( toprak ağası) olarak tanımlanmıştır.

]]>
aydinbiyiksiz@gmail.com (aygunhoca) Kpss Tarih Wed, 06 Aug 2014 19:32:35 +0000
İltizam nedir açıklama kpss tarih http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/8667-iltizam-nedir-aciklama-kpss-tarih.html http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/8667-iltizam-nedir-aciklama-kpss-tarih.html İltizam nedir açıklama kpss tarih

İltizam usulü, Osmanlı devlet gelirlerinin (vergilerin) bir bölümünün belli bir bedel karşılığında devlet tarafından kişilere devredilerek toplanması yöntemidir.

Vergiyi toplamayı üstlenen kişiye "mültezim" denirdi. Mültezimler bir tür müteahitti. Arttırma sonucu iltizamı üstlenen mültezim, böylece devlete karşı belli bir ödeme yapmayı taahhüd ederdi. Orta Çağ'da Fransa ve Almanya'da da uygulanan iltizam sistemi, Osmanlı İmparatorluğu'nda yıllıklı eyaletlerde uygulanırdı. 16. yüzyılın sonlarından itibaren, uzun süren savaşlar ve ticaret yollarının değişmesi Osmanlı İmparatorluğu'nun ekonomisini bozarak hazinede nakit para açığına sebep oldu. Bu nedenle Tımar sisteminin uygulandığı eyaletlerde de iltizam uygulanmaya başlandı ve Tımar sistemi bozuldu.

İltizam yönteminde vergi daha çok ürün olarak toplanırdı; nitekim Osmanlılar'da da âşar, iltizam yöntemiyle toplanırdı. Bu yöntemde, mültezim devlete yaptığı ödemeyi karşılamak ve kendine kâr sağlamak için köylüler üzerinde büyük baskı uygulamak durumundaydı. Vergi toplamada büyük keyfiliklere yol açan bu yöntem zamanla yerini çağdaş vergilere bıraktı. İltizam usulü diye bilinen bu özel girişim niteliğindeki mali birim Mukataa'larda uygulanıyordu. Mültezimler açık arttırmayla çıkarılan mukataayı bırakacağı kar hakkındaki tahminlere göre kıymetlendirdikten sonra devlete tekliflerini yapardı. Hazine teklif verenler arasından en yüksek teklifi yapan mültezime Tahvil adı verilen ve genellikle 1 ila 3 yıl arasında değişen bir devre için, o mukataayı vergilendirme hakkını devrederdi. (Hazine mültezimden senet ve kefil isterdi.Sorumluluğu yerine getiremez ise malları müsadere edilirdi.)

iltizam, usulü, nedir, iltizam usulü, ne demek,osmanlıda iltizam,

]]>
aydinbiyiksiz@gmail.com (aygunhoca) Kpss Tarih Wed, 06 Aug 2014 19:28:00 +0000
Osmanlı Hükümdarlık Sembolleri nedir kısa ve uzun açıklama http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/8666-osmanli-hukumdarlik-sembolleri-nedir-kisa-ve-uzun-aciklama.html http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/8666-osmanli-hukumdarlik-sembolleri-nedir-kisa-ve-uzun-aciklama.html Osmanlı Hükümdarlık Sembolleri; hutbe, sikke (para), davul (nevbet), sancak, hilat (giysi), çetr (saltanat şemsiyesi), tuğ, tuğra, kılıç alayı, otağ ve tahttır.

OSMANLI DEVLETİNDE HÜKÜMDARLIK SEMBOLLERİ

1) Unvan ve Lakablar

Türk siyasî otorite kavramını ortaya koyan unvanların ilki “Tanrı-kut” unvanıdır. Mete Han’ın da unvanı olan bu tabir Kut’un Tanrı menşeli oluşunu ve siyasî otoritenin kaynağını göstermesi açısından önemlidir. Bir diğer eski Türk hükümdar unvanı ise “kutlug”dur ve anlamı “Tanrı tarafından verilen kut’a, siyasî otorite gücüne sahip olan” demektir. Bundan başka Göktürk kitabeleri’nde geçen “Tengri ifadesi; “Tanrıya benzer Tanrı” ya da “Tanrıya benzer Gök” şeklinde çevrilmiştir ve sanki Türk hükümdarının “Gök (Sema)’ün oğlu” olduğu anlayışı yerleştirilmeye çalışılmıştır. Ancak kimi tarihçiler yorumlarında burada geçen tâbi rin “Kendine benzer (eşi olmayan Tanrı’nın yarattığı kimse” demek olduğu fikrini benimsemişlerdir. Yine “Tengri Teg Tengride Kut Bulmış”, “Tengri (Gök Kağan”, “Iduk-kut” gibi eski Türk hükümdar unvanlarının hepsi “hükümet etme hakkı olarak Tanrı tarafından bahşedilen yetki” karşılığında kullanılmışlardır.

Türk hâkimiyet anlayışında bir kimsenin hükümdar olabilmesi için Tanrı’nın o kimseye “yarlıg” vermesi, onu ‘kut” ile donatması ve ayrıca hükümdarın “ülüg” sahibi olması gerekiyordu. Bunların yanı sıra ‘küçlüg” ve “erdem”tabirleri de Kağan’ın önemli özelliklerindendi. Türk hükümdarları bu deyişleri unvanlarına dâhil etmekle siyasî otoritelerini hukuki bakımdan meşrulaştırmış oluyorlardı. Bu sözcüklerden “yarlıg” “Tanrı’nın izni ve iyi kader” demektir.

Türk anlayışı her konuyu Tanrı’nın iznine bağlıyordu. “erdem”, fazilet demekti Kaşgarlı Mahmud bu sözü Arapça “edeb” tabiriyle karşılamıştır. Bir nevi Tanrı vergisi olan erdem devlet yönetme yetkisiye çok yakından anılmış ayrıca “Alplik” ile “erdem” yan yana söylenmiştir. “Ülüg” ise “Tanrı tarafından insanlara paylaştırılan akıl ve şans” idi. İslâmiyet sonrası bu tabir “nasip” kavramı ile ifade edilmiştir. “Küçlüg” sözü de “güçlü” anlamında kullanılmış, Türk kağanları Tanrı’nın verdiği güçle hükümdar olduklarına inanmışlardır.

İslamî dönem Türk devletlerinde kullanılan hükümdar unvanları ise özetle şöyledir:

Karahanlılar camiasında hükümdar’a umumiyetle “beg: bey” diye hitab edilmekteydi. Ayrıca “iliğ” unvanı da kullanıyordu. Ancak Kaharanlı hükümdarlarının en çok kullandıkları unvanlar “Han” ve “Hakan” olmuştur. Bununla birlikte Arslan, Buğra, Tonga gibi Türk tarihinde “Onkun” olan çeşitli hayvanlar ile Tabgaç, Kara, Kadir ve Kılıç gibi sıfatlarda unvanlarla birlikte geçmektedir. Xl.Yüzyıl Karahanlı hükümdar (ve hatunlarının) unvanları arasında “Terken”i de saymalıyız. “Sultan”tabirinin ise Karahanlılar çağında yeni benimsenmeye başlayan bir unvan olduğunu eklemek gerekiyor.

Selçuklu Devleti hükümdarlık haline geldiği zamandan itibaren (1092) Melikşah’ın ölümüne kadar ki süreçte hanedanın başında bulunan hükümdarlar ( Tuğrul Bey, Alp Arslan, Melikşah“es-Sultan’ül-mu’azzam şâhenşâh” (şahların şahı büyük sultan ) unvanını taşımışlar bu unvan altında paralar bastırmışlardır. Bunun yanı sıra Sultan Tuğrul,Abbasi halifesinin kendisine tevcih ettiği “Melikü’l-maşrık ve’l-mağrib” (doğunun ve batının meliki) lakabını da kullanmaktaydı. Alparslan’ın en ünlü lakabı Adududdevle idi. Esasen şekli bir durum ifade eden unvan ve lâkablar bahsedeceğimiz diğer hâkimiyet sembolleriyle birlikte siyasî otorite gücünün kimde olduğunu tayin etmekteydi. Örneğin Selçuklu vassalık(bağlılık) statüsünde tâbi(bağlı) devlet hükümdarı metbu(bağlı olunan) devlet başkanının unvan ve lâkablarını taşıyamıyordu. Bu anlamda unvan ve lâkablarda derecelendirme söz konusuydu.

“Siyâset-nâme”de bu lâkablar için uzun bir bölüm ayrılmıştır. Anlaşıldığına göre unvan ve lâkablar Selçuklu sultanlarına Bağdad Abbasi Halifeliği tarafından belirlenip gönderiliyordu.Selçuklu sultanları halife dışında hanedan üyelerinden olmak üzere hiç kimseyi saltanatlarında ortak tanımamışlardı.İstisnai olarak Selçuklu Devleti’nin son dönemlerinde ortak hükümdarlık görülmüştür.

2) Hutbe

İslam devletlerinde meşruiyetin bir şartı olarak halifenin hükümdarın otoritesini tasdik etmesi gerekiyordu. Bunun göstergelerinden birisi de hükümdarın hâkim olduğu sahalardaki camilerde cuma namazları esnasında halifeden sonra kendi adının, unvan ve lâkablarının zikredilmesidir. Buna “hutbe”, hutbeyi okuyan din adamına da “hatib” denir.

Tahta çıkan hükümdarın halife tarafından tanınmasının öncelikle alâmeti hutbedir. Hutbede öncelikle halifenin ismi ardından da hükümdarın ismi halifenin kendisine verdiği unvan ve lâkablarla birlikte zikredilirdi. Tâbi(bağlı) bir hükümdarın ülkesinde ise okunan hutbede önce halifenin,ardından metbu(bağlı olunan) hükümdarın son olarak ta kendisinin ad, unvan ve lâkabları zikredilirdi.Aynı durum tâbi hükümdarların bastırdığı Para içinde geçerlidir. Şayet tâbi(bağlı) hükümdarlar okuttuğu hutbeden ve bastırdığı paradan metbu(bağlı olunan) hükümdarın ismini çıkarmış ise, bu onun isyan ettiği anlamına geliyordu. Bu durumda metbu hükümdar isyan eden tâbi hükümdarları üzerine ordu göndererek onu cezalandırıyordu.Osman Bey,1299 yılında adına hutbe okutarak,Osmanlı Devleti’nin kuruluşunu tamamlıyordu.Hutbe,devletin ilk kuruluşunda ya da hükümdar değişikliklerinde de okutularak bir nevi duyuru niteliğinde kullanılıyordu.Selçıklular’da Dandanakan savaş meydanında,Tuğrul Bey adına hutbe okutarak,bağımsızlıklarını dünyaya ilan etmişlerdi(1040).Bağımsızlık ilanı ceşitli devletlere ayrıca ulaklar aracılığı ile duyurulurdu.

3) Sikke

Tahta çıkan bir hükümdarın bağımsızlık alâmeti olarak adına para bastırması ve İslamî meşruiyetin gereği, kendi adı ile unvan ve lâkablardan önce zamanın halifesinin adını bu parada zikretmesi gerekiyordu.

4) Hükümet Merkezi (Payitaht)

Başkent, bir devletin hem dış hem de iç hâkimiyetini belgeleyen üçüncü önemli bir unsurdur. Orta Asya Türk toplulukları başkent kavramını “Ötüken” bölgesi ile sembolize ederlerdi. Bu bölgeyi ele geçirip, kağanlık otağını oraya kuramamış bir kavim, Orta Asya üzerinde hâkim olma hakkını elde edemezdi. Ötüken, Türk hayatında kutsal bir yer idi. Burası aynı zamanda askerî strateji bakımından da önemliydi. Türklere göre ebedi bir devlete sahip olmak ancak başkent Ötüken’de il tutmakla mümkündü.Göktürk Kitabelerinde de “Ötüken” uzun uzun anlatılmıştır.

Türkler “kağan otağının bulunduğu yer” anlamında “ordu” sözünü kullanmışlardır. Büyük Hun Devleti çağından beri yaşayan ordu deyimi esasen hakan ailesinin bulunduğu devletin merkezini ifade ediyordu. Karahanlı Devleti’nde de görülen bu tabir devletin kuruluşu yıllarındaki payitahtlar olan Kaşgar ve Balasagun’u da anlatan bir tabirdir. Kaşgarlı Mahmud bu konuda şu bilgiyi verir: “ordu, hakanın oturduğu şehir demektir. Bundan alınarak hakanların oturduğu Kaşgar şehrine de ‘ordu-kent” denilmiştir.

5) Saray

Saray, Türklere göre hükümdarlığın önemli alâmetlerinden biridir. Uygur Türkleri saraya, “Örg” (Örüg) adını verirlerdi. Türk hakanları ele geçirdikleri ülkeler ve sınırlara ‘hâkimiyet sembolü” olarak kendi saylarını da yaptırırlardı. Saray bir nevi “devlet evi” sayılırdı. Kaynaklarda “dergâh, bârgâh, devlet-hâne” gibi isimlerle de zikredilen sarayda, hükümdar ve ailesi otururdu. Ayrıca burada devletin resmi işleri de yapılırdı.

6) Otağ

Eski Türk devletlerinden beri bilinen “otağ” yani “hakanlık çadırı” da Türklerde hâkimiyet alâmetlerindendir. Büyük Selçuklularda saltanat çadırı manasında “süradik” tabiri kullanılırdı. Hükümdar sefere çıkacağı zaman otağını ne tarafa kurdurmuşsa seferin o yöne yapılacağı anlamına geliyordu.

Saltanat çadırı sadece sefer zamanı değil sevinçli bir hadisenin kutlanacağı anlarda da kuruluyordu.

7) Taht ve Tac

Türklerde hakan olmak vakıası, ilk defa tahta oturmakla kendisini gösterir. Eski Türkler taht’a “örgin” demişlerdir. Tahtın şekli ve kıymeti mevki ve makama göre değişiyordu.

Taç, tahttan hiç ayrılmayan bir hâkimiyet alâmeti idi. Hükümdarlar tahta çıktıkları zaman tacı da başlarına takarlardı.

8) Çetr

Çetr hükümdarların başlarında taşınan bir nevi saltanat şemsiyesidir.

Karahanlılarda hükümdara ve prenslere mahsus çetrlerin vardı ve bunlar kırmızı renkteydi. Selçuklu’larda da çetr saltanat alemetiydi.

9) Bayrak

Hâkimiyet sembollerinden bayrak, Türk devletlerinin önemli simgelerindendi. Türkler, bayrak kelimesi ile birlikte “âlem” kelimesini de kullanmışlardır. Bu nedenle seferlerde ordunun önünde bayrak taşıyan kimseye “alemdar” denilmiştir. Karahanlılarda ve Büyük Selçuklularda bayrak ve tuğların kırmızı renkte olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte beyaz renkte hükümdar renklerindendir.

10) Tuğ

Eski Türklerin bağımsızlık sembollerinden olan tuğ (âlem) bayraklar gibi al (turuncu-kırmızı) renkte idi. Hakanın tuğ sayısı dokuzdur. Zira, Türkler dokuz sayısını uğurlu sayarlardı. Burada sözü edilen tuğ, at, yaban sığır vb. kuyruklarından yapılmış tuğ değildir.Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad,Osman Bey’e bağımsızlık alameti olarak “ak sancak” da göndermişti. Kastettiğimiz tuğ kumaştan yapılan bir nevi sancaktır. Karahanlılar’da at ve yaban sığırı kuyruğu gibi tüyler devletin sembolü olarak değil, savaşta muharipler tarafından mızrak uçlarına veya at eğerlerine takılan ve “beçkem” diye adlandırılan bir nevi yiğitlik alâmeti olarak kullanılmıştır.

11) Nevbet

Nevbet, hükümdarlık sarayının kapısında veya saltanat çadırının önünde o zamanın devlet bandosunun konser vermesi demektir. Nevbet, Sultan için, namaz vakitlerinde olmak üzere günde beş defa çalındığı halde; tâbi hükümdarlar, üç defadan fazla çaldıramazlardı. Hükümdar seferde iken de devlet orkestrası yanında olurdu.

Devlet mehteri geleneği eski Türk devletlerinden itibaren süregelmiştir.Bu bir nevi mızıka takımına “tuğ” da denilmiştir. Yine hâkimiyet sembolü olarak davula “kövrüg”, “köbrüge”, “kös” isimleri verilmiştir.

12) Hil’at, Tıraz

Tıraz, üzerine hükümdarın ad ve lâkabların işlenmiş bulunduğu sembolü olan renkte imâl edilen elbisenin adıdır. Tıraz, hükümdar tarafından devlet adamlarına verildiği zaman hil’at adını alırdı. Diğer taraftan hil’at kelimesi yalnızca elbiseyi değil, kemer, kılıç ve benzeri kuşam malzemesi ile at eğer takımı gibi şeyleri de kapsamaktadır.

]]>
aydinbiyiksiz@gmail.com (aygunhoca) Kpss Tarih Wed, 06 Aug 2014 19:20:50 +0000
Biat ne demektir http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/8665-biat-ne-demektir.html http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/8665-biat-ne-demektir.html Biat ne demektir ?

Bi'at, (Arapça: Bey'ah); Bağlılığını, itimadını bildirmek; rey vermek, anlamına gelen ve İslam toplumlarında hükümdarların dinsel yargı gücüne sahip olabilmeleri, meşru (yasal) ve yetkili sayılabilmeleri için halktan aldıkları söz, bağlılık andı veya yetkisidir. Emeviler Devri'nde hükümdarlığın babadan oğula geçen bir saltanat haline gelmesi nedeniyle biat biçimsel bir gelenek durumuna dönüştürmüştür. Kendilerinden önceki dört halife döneminde  halifeler seçimle işbaşına gelmişlerdi. Bu kuralı yıkıp hilafeti saltanata dönüştümenin meşruiyeti gayreti içine girerek bu kılıfı uydurmuşlardır.

Biat, Bir güç merkezine bağlılık, Bir yerlerden çıkar içinde olma

]]>
aydinbiyiksiz@gmail.com (aygunhoca) Kpss Tarih Wed, 06 Aug 2014 19:16:46 +0000
Tarih Bilimine Giriş Konu Özeti KPSS http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/7245-tarih-bilimine-giris-konu-ozeti-kpss.html http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/7245-tarih-bilimine-giris-konu-ozeti-kpss.html Tarih Bilimine Giriş Konu Özeti KPSS 

TARİH BİLİMİNE GİRİŞ

Tarih; geçmişteki insan topluluklarının yaşayışlarını, birbirleriyle olan ilişkilerini (siyasİ, kültürel, ekonomik) yer ve zaman göstererek, belgelere dayanarak neden sonuç ilişkisi içinde objektif olarak anlatan bilim dalıdır.

Yer ve zaman göstererek, neden sonuç belirterek ve belgelere dayanarak anlatma tarihe bilim olma özelliği kazandırır.

 

Tarihin Bilim Olarak Özellikleri

a. Tarih tekrarı olmayan olayları inceler.

b. Tarihte asla deney ve gözlem yapılamaz. Ta rihin kendine özgü metodları vardır.

c. Tarihi değerlendirirken, olayın geçtiği zamandaki koşullar göz önüne alınmalıdır.

TARİH METODU VE KAYNAKLAR

1. Ana Kaynaklar; Kendi İçinde yazılı ve yazısız kaynaklar olarak 2'ye ayrılır.

a. Yazılı Kaynaklar: Kitabeler, paralar, hatıralar, seyehat yazıları.

b. Yazısız Kaynaklar: Sanat eserleri, Mezarlar, Günlük kullanılan eşyalar.

2. İkince El Kaynaklar; Ana Kaynaklardan yararlanılarak yazılan eserler.

 

Tarihin Sınıflandırılması

a. Zamana göre: Tarihin, çağları ve önemli olayları esas alınarak sınıflandırılmasıdır. İlk Çağ,Orta Çağ, XV. y.y. Osmanlı Tarihi gibi.

b. Mekâna göre: Tarihin, olayın yaşandığı yere göre sınıflandırılmasıdır. Asya tarihi, Mezopotamya tarihi gibi.

c. Konuya göre: Tarihin sosyal, ekonomik, dini olaylara göre sınıflandırılmasıdır. Hukuk tarihi, tıp tarihi, sanat tarihi gibi.

Tarihe Yardımcı Bilim Dalları

Tarihe yardımcı bilim dallarını, coğrafya, arkeoloji (Kazı Bilimi), kronoloji (Tarihi oluş sırasına göre  düzenleme), paleografya (Eski yazı), diplomatik (Devletler arası resmi yazışma), antrpoloji (İnsan ırklarını araştırma), etnografya (Kültür araştırması), numizmatik (Para Bilimi), sosyoloji, psikoloji, filoloji (Dil bilimi), Epigrafya (Kitabeleri İnceleme) olarak sıralayabiliriz.

 

Bu bilim dallarından fası II® ilgisi ©İsinim Tarihi D®wlri®rin afdlınlanma&ındla yartSımsı ®lm, yası II® İlgisi ©laıafanlar IB® dahu g@k Tarih Ğm®sl D®wlrl®rln aydınlanmasında yardıım& ©lur.

 

O Tarihi Devirler yasının İcadıyla başlar. Yasının bulunmasından ûnmkl saman-lam da Tarih ön@®sl D®wlrl®r d®nlr.

 

TAKVİMLER

Zamanı ölçmek için hazırlanan çizelgelerdir. Ayın dünya etrafında 12 defa dönüşünü 354 günde tamamladığı süre ay yılı, dünyanın güneşin etrafında 1 defa dönüşünü 365 gün 6 saatte tamamlaması ise güneş yılıdır.

 

TÜRKLERİN KULLANDIĞI TAKVİMLER

a. 12 Hayvanlı Türk Takvimi, güneş yılına göredir. Yıllara sayı yerine hayvan adı verilir.

b. Hicrî takvim, ay yılı hesabına göredir. Hicret esas alınır. 354 gündür (Dini gün ve bayramlar butakvime göre belirlenir.).

c. Celalî Takvimi, güneş yılına göredir. Büyük Selçuklular kullandı.

ç. Rumî Takvim, Osmanlı Devleti'nde vergi toplama ve yabancı devletlerle yapılan ticari ilişkiler sırasında takvim farklılığından dolayı ortaya çıkan zorlukları gidermek için hazırlandı. Güneş yılına göre hazırlanmıştır.

d. Miladî Takvimi, güneş yılına göredir. 365

gün 6 saattir.

TC. Devletinde de 1 Ocak 1926'dan itibaren kullanılmaya başlanmıştır.

Tarih Öncesi Devirler (Yazının İcadından

Önceki Tarih)

YAZININ İCADI

(M.Ö. 3500) Tarihi Devirler (Yazının İcadından Sonraki Tarih)

 

İLKÇAĞ Başlangıcı:

Yazının icadı M.Ö. 3500

Son:

Kavimler Göçü M.S. 375

ORTAÇAĞ Başlangıç:

Kavimler Göçü: M.S.375

Son:

istanbul'un Fethi M.S. 1453

Madenlerin işlenmesiyle ilk şehir devletleri kurulurken denizyolları kullanılmaya başlanmış, devrin sonlarında yazı bulunmuştur.

Tarih yazının icadı ile başlar. Yazılı belgelerin olmadığı tarih öncesi dönemlerin devirlere ayrılmasında araç gereç ve malzemeler ölçü alınır.

 

Eski Taş Devrinde; avcılık, toplayıcılık yapılmış, ilkel ok ve yay kullanılsa da ürün üretilmemiştir, insanlık tarihinin en uzun devridir.

 

Orta Taş (Yontma) Devri; Sonlarına doğru ateş, ısınmak, pişirmek ve korunmak için kullanılmıştır. Tekerlek icat edilmiştir.

Yeni Taş (Cilâlı) Devri; Tarım başlamış, yerleşik hayata geçiş olmuş, hayvanlar ilkkez evcilleşti-rilmiş, ilk bitki liflerinden elbiseler yapılmıştır.

bir sonraki olayın başlangıcıdır.

 

ESKİ ÇAĞ MEDENİYETLERİ

Hint Medeniyeti

Çin Medeniyeti

 

Anadolu Medeniyeti 

1. Hititler 4. iyonlar

2. Frigyalılar 5. Urarturlar

3. Lidyalılar

 

Mezopotamya Medeniyeti

1. Sümerler 

2. Akadlar

3. Babiller

4. Asurlar

5. Elamlar

 

Doğu Akdeniz Medeniyeti

1. Fenikeliler

2. ibraniler

 

Mısır Medeniyeti

İran Medeniyeti

1. Medler

2. Persler

 

Ege Medeniyeti

1. Girit

2. Miken

3. Yunan

Roma Medeniyeti

Hellen Medeniyeti

HİNT MEDENİYETİ:

Halkı sınıflara ayıran Kast Sistemi yüzünden devlet olamadılar. Budizm, Brahmanizm, Hinduizm inançları yaygındır.

ÇİN MEDENİYETİ:

Kendilerine ait alfabeleri vardır. Barut ve pusulayı icat ettiler. Budizm, Tao, Konfiçyusizm yaygındır.

ANADOLU MEDENİYETLERİ

Hititler:

Merkezi Boğazköy (Hattuşaş) tır. Anadolu, tarihi devirlere Hititler döneminde geçti. Pankuş denilen meclis kurulup kralın yetkilerini kısıtladılar. Anadolu'da Tımar sistemi Hititler zamanında kullanıldı. M.Ö. 1280'de ilk yazılı antlaşma olan Kadeş Antlaşmasını Mısırla imzaladılar. Anal denilen yıllıklar tutarak ilk kez tarafsız tarih yazıcılığını başlattılar. Kralın hanımı olan "Tavananna" kralın tüm yetkilerine sahipti. Hukuk sistemi gelişmiştir.

Frigyalılar:

Merkezleri Gordion'dur. Çok tanrılı dine inandılar. Bereket tanrıları Kibele'dir. Kuyu mezarları vardır. Tarıma çok fazla önem vermekteydiler. Hatta öküz öldüren veya saban kıranın cezası ölümdü. Kibele isimli Tabit Tanrıçaları vardır. Krallarına "Mi-das" denir.

Lidyalılar:

Merkezleri Sard'dır. Yaptıkları Kral Yolu ile doğu batı ticareti gelişti. Parayı icat ettiler.

İyonlar:

Şehir devletleri şeklinde yaşadılar. Koloniler kurdular, hür düşünceye önem verdiler. Bilimde çok ilerlemişlerdir. Pisagor, Tales, Hipokrat gibi ünlü bilim adamları yetişmiştir.

Urartular:

Merkezleri Tuşpa (Van)'ö\r. Mezarlarını oda şeklinde yapmalarından ölümden sonraki hayata inandıklarını anlıyoruz. Su kanalları yapmalarından ise tarımla uğraştıkları sonucuna varıyoruz.

MEZOPOTAMYA MEDENİYETLERİ

Dicle ile Fırat arasındaki bölgeye Mezopotamya denir. Bölgeden göç yollan geçtiğinden birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Nehirlerin akış yönü dikkate alınarak bölgenin kuzeyine Yukarı Mezopotamya, güneyine Aşağı Mezopotamya denir.

Sümerler:

Çivi yazısını buldular. Ay yılı esaslı takvim ve tarihteki ilk yazılı kanunları yaptılar (Urgakina isimli Kralları hazırlamıştır). İlk hukuk devletidir. Zıggu-rat isimli tapınaklarını aynı zamanda gökyüzünü incelemek için (Rasathane) olarak da kullanmışlardır.

Akadlar:

İlk sürekli orduyu kurarak tarihteki ilk büyük imparatorluğu kurdular.

Babiller:

Sümerler'den etkilenerek kanunlar oluşturmuştur. Ancak Sümerler'in kanunları fidye esaslı iken, Hamımurabi'nin hazırladığı kanunlarda kısas esaslıydı. Yani suçun ne ise cezan aynı olacaktı. Ayrıca dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen "Ba-bil'in Asma Bahçelerini" tarihe bırakmışlardır.

Asurlar:

Anadolu'yla ticaret yaptıkları sırada Hititler'e çivi yazısını öğreterek Anadolu'da tarihi devirlerin başlamasında etkili oldular.

Elamlılar:

Şehir devletleri hâlinde yaşadılar.

DOĞU AKDENİZ MEDENİYETLERİ

Fenikeliler:

Kurdukları koloniler ile doğu kültürünü batiye taşıdılar. Tarihteki ilk alfabeyi yaptılar. (Bu alfabı gelişerek Latin alfabesi meydana geldi.)

İbraniler:

Tek tanrılı inanca sahip ilk uygarlıktır. Sadec* ibraniler'e ait olduğu inancı bu dinin yayılmasın önledi.

 

MISIR MEDENİYETİ

Nil nehrinin akış yönüne göre kuzeye Aşağı Mısır, güneye Yukarı Mısır denir. Mısır'ın diğer medeniyetlerden etkilenmeyip, istilâlara uğramamasının nedeni coğrafî konumudur. (Bunun nedeni, etrafının çöllerle kaplı oluşudur), ilk güneş yılı esaslı takvimi yapmışlardır. Resim yazısı olan hiyeroglifi icat etmişlerdir. Ölümden sonraki hayata inandıklarından vücutları çürümemesi için mumyalamışlardır. Böylece tıp ve eczacılık gelişmiştir. Ayrıca matematik ve geometri biliminde de ilerlemişlerdir.

İRAN MEDENİYETLERİ

Medler:

Urartular'ı yıktılar. Persler tarafından yıkıldılar. Persler:

Medlerin egemenliğinde yaşarlarken onları yıkarak topraklarında Persler'i kurmuşlardır. Zer-düştlü dinine inandılar. İlk posta teşkilâtını kurdular. Sümer'in çivi yazısını kullandılar.

EGE MEDENİYETLERİ

Girit, Miken, Yunan medeniyetlerinden oluşmuştur.

Girit: Tarihe bıraktıkları en önemli eserleri Knossos Sarayıdır. Tarihte ilk olimpiyat oyunlarını düzenleyen medeniyettir.

Miken: Tarihte Kubbeli Kuyu Mezarları ile meşhurlardır.

Yunan Medeniyeti: Tanrıları adına olimpiyatlar düzenlediler. Çok tanrılıdırlar (Apollo, Zeus gibi) Polis isimli şehir devletleri halinde yaşıyorlardı. (Sportapolis, Atinapolis gibi) Drakon, Solon ve Klistenes isimli kişiler anayasa hazırlamışlardır, içlerinde demokrasiye en yakın olanı Klistenes'in hazırladığı anayasadır.

HELLEN MEDENİYETİ

Makedonya kralı Büyük iskender'in Asya seferi sonrası doğu ve batı kültürlerinin kaynaşmasıyla doğdu. (Avrupa-ı- Anadolu+ İran+ Mezopotamya+ Mısır medeniyetlerinin biraraya getirilmesi sonucu)

ROMA MEDENİYETİ

İlk Çağın en büyük köleci devletidir. Sınıf farklılıklarını önlemek için 12 Levha Kanunlarını yaparak günümüz Avrupa hukuk sisteminin temelini attılar. (Roma Hukuku'nun)

]]>
aydinbiyiksiz@gmail.com (aygunhoca) Kpss Tarih Thu, 20 Feb 2014 18:24:32 +0000
İslam Öncesi Türk Tarihi http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/7244-islam-oncesi-turk-tarihi.html http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/7244-islam-oncesi-turk-tarihi.html İslam Öncesi Türk Tarihi

Türk adının güçlü, kuvvetli ya da türeyen çoğalan anlamında olduğuna dair iki görüş yaygındır. Türklerin ilk ana yurdu Orta Asya'dır.

Hazar Denizi

Sibirya

ORTA ASYA

Kingan Dağlan (Çin)

Himalaya Dağ Sırası

Orta Asya'da Türkler yüksek bir uygarlık seviyesine yükselmişler, ancak göç etmek zorunda kalmışlardır.

Göç etmeyip ana yurtta kalan Türkler Hun, Göktürk ve Uygur devletlerini kurmuşlardır.

 

Göçlerin Nedenleri

Orta Asya iklim ve toprak koşullarının tarım ve hayvancılığa elverişsiz hâle gelmesi. Nüfus artışı ile geçim kaynaklarının yetersiz kalışı.

Türk toplulukları arasındaki anlaşmazlıklar sonucu çıkan savaşlar.

* Moğol ve Çin başta olmak üzere, dış baskılar. Dünya hakimiyeti düşüncesi, yeni ülkeler fethetme ve yurt edinme düşüncesi.

* Hayvan hastalıkları.

Başa geçmek için Han'ın çocukları arasında yaşanan mücadeleler.

Göçler milât öncesinden başlar, Milâttan sonra da sürer.

Milattan Önceki Göçler: Çin'in Kansu ve Or-dos bölgelerine Mezopotamya, Anadolu ve Ege Bölgesine, Yakut ve Çuvaşlar Sibirya'ya göç ettiler. Bazı boylar Hindistan'ın indus ve Pencap bölgelerine gittiler. Türkler gittikleri yerlerin halklarını Cilâlı Taş ve Maden Devrine çıkarmış, hayvan evcilleştirmeyi, ekip biçmeyi, maden işlemeyi öğretmişlerdir. Kendi adlarıyla yerleşim yeri kuran Türk kültürü geniş bir coğrafyaya yayılmıştır.

Milâttan Sonraki Göçler: Güneye ve batıya devam etti. Batıya göç edenlerin bir kısmı Hazar Denizi ve Karadeniz'in kuzeyinden Orta Avrupa ve Balkan Yarımadası'na geldiler. XI. yy.'da ise İran üzerinden Anadolu'ya geldiler.

Türk Tarihinin Özellikleri

Atlı ve göçebe hayat yaşamışlardır.

Çoğunlukla hayvan figürleri ile eserler yapmışlardır.

Ruhban sınıfı, kölelik, sömürge ve derebeylik anlayışı ve uygulaması yoktur.

»* Değişik coğrafî alanlarda ve değişik ülkelerde devletler kurmuşlardır.

İklim şartlarının zorluğu ve atlı göçebe olmaları bağımsızlık duygusunu ortaya çıkarmış, teşkilatçılık ve savaşçı karakter kazandırmıştır.

Çoğunlukla ikili teşkilât kullanmışlardır. Bu da doğu ve batı olmak üzere ülkenin ikiye ayrılmasıdır. Doğu her zaman kutsal sayıldığından yönetimde tahta çıkma şansı yüksek velihat vardır. Batıyı askerî nitelikli kişiler yabgu unvanıyla yönetir. Merkezde hakan vardır.

İslamiyet öncesi ilk kurulan Türk Devletlerinin en büyükleri 5 tanedir.

1. ASYA HUN (BÜYÜK HUN) DEVLETİ

Merkezi Ötüken olarak Orhun ve Selenga nehirleri kenarında kuruldu. Türkler tarafından kurulduğu bilinen ilk devlettir. Bilinen ilk hükümdar, Teoman'dır. Çinliler Hun saldırılarını önlemek için Çin Seddi'ni yaptılar. Mete Döneminde devlet en güçlü dönemini yaşamıştır. Bölgedeki kavimleri bir bayrak altında toplamış ve Türk ordu teşkilatının temeli olan onlu sistemin temelini atmıştır. Toprak devletin temeli ve köküdür, milletin malıdır anlayışını getirdi ve yerleştirdi. Hunlar onun zamanında imparatorluk hâline geldiler.

Mete Han'ın ölümünden sonra Çin baskısı ve entrikaları ile İpek Yolu Çin'e kaptırılmış, taht kavgaları ve askeri bakımdan Çinliler'in Türkleri taklit etmeleri ile baş edemeyen Hunlar önce doğu - batı, sonra kuzey - güney olarak ikiye ayrılmışlardır.

Bir kısmı yerinde kaldı. Ardından Çin'e Katıldı.

• Çin'e Katılmak istemeyenler Batı'ya göç ettiler.

• Kavimler Göç'üne sebep oldu.

• Avrupa Hun Devletini Kurdu.

Kuzey Hun

 

ASYA HUN

Güney Hun

Bir kısmı yerinde kaldı Ardından Çin'e katıldı.

Çin'e Katılmak istemeyenler Güney'e inip Ak-hun (Eftalit) Devletini Kurdu. (Afganistan'da)

KAVİMLER GÖÇÜ

Hakanları Balamir komutasındaki Kuzey Hun larından bir kısmının Karadeniz'in kuzeyinden ge çerek buradaki Barbar kavimleri göçe zorlamaları dır (375).

Sonuçları

Roma İmparatorluğu Doğu ve Batı Roma olarak ikiye ayrıldı (395).

Bugünkü Avrupa milletleri oluştu.

• Avrupa 100 yıl kadar karışıklık içinde kaldı.

Avrupa'da 14. yüsyûûm 1i» yötv.la tedlar sür<s©§k 1©® yıl savaşlarımla karıştınl-mamalıdır.

İlkçağ sona erdi, Orta Çağ başladı.

Feodalite (Derebeylik) ortaya çıktı.

Avrupa Hun Devleti kuruldu.

Batı Roma İmparatorluğu yıkıldı.

2- AVRUPA HUN DEVLETİ

Kurucusu Balamir'dir. Avrupa'da kurulan ilk Türk devletidir. Kuzey Hunları tarafından Macaristan'da kurulan devlet en güçlü dönemini Attila zamanında yaşamıştır. Attila Dönemi

Doğu Roma'yı (Bizans'ı) vergiye bağlayan Attila Batı Roma seterine çıktı. Ancak Papa'nın isteği üzerine barış yaparak geri döndü. Ölümünden sonra taht kavgaları ve dış baskılar sonucu yıkıldı..

3- I. GÖKTÜRK DEVLETİ

552'de Avarlar'ı yenen Göktürkler'in kökenleri Hunlar'a dayanıyordu. Tarihte Türk adını kullanan ilk devlettir. Asya Hunları'ndan sonra ikinci kez Orta Asya'da siyasî birliği sağlamış, devlet yönetiminde ikili teşkilâtı uygulamışlardır. Kendilerine ait alfabeleri vardır.(Göktürk Alfabesi) Türkçe'nin tarihte görülen ilk alfabesidir. Çin entrikaları ve taht kavgaları ile önce doğu - batı olarak ikiye ayrılıp Çin hakimiyetine girdiler. Batı Türkistan'ı Türkleştirenler. Ergenekon Destanı Göktürkler'e aittir, islamiyet öncesinde kurulmuş Türk Devletleri içinde sınırları en geniş Türk Devleti'dir.

4- II. GÖKTÜRK (KUTLUK) DEVLETİ

Çin hakimiyetindeki Göktürkler Kutluk Kağan liderliğinde devlet kurdular. En güçlü devirleri Bilge Kağan, kardeşi Kültigin ve Vezir Tonyukuk zamanında yaşadılar. Bu üç devlet adamı adına dikilen Orhun Abideleri o dönemin en önemli kültür mirasıdır. Göktürkler'in siyasî ve sosyal hayatı hakkında bilgi veren ilk Türkçe eseridir. Bilge Kağan'dan sonra iç çekişmelerle zayıflayan devlet Basmil, Karluk, Uygur isyanıyla yıkılmıştır.

5- UYGURLAR

Karluk, Basmil ve Uygurlar tarafından 744'de kuruldu, ipek Yolu ticareti yaparak Çin'le iyi ilişkiler kurdular. Mani dinini seçerek savaşçı özelliklerini kaybettiler. Bu yüzden varlıklarını uzun süre devam ettiremediler. Kırgızlar devlete son verince Moğollar'ın yaşadığı bölgeye göç ettiler ve Moğol-lar'ın Türkleşmesini sağladılar. Budizm'i benimseyen Uygurlar ile İslamiyet'i yaymak isteyen Kara-hanlılar mücadele ettiler. Yerleşik hayata geçen Uygurlar ilk defa kent ve kasaba kurup mimari alanda eserler vermişlerdir. Kendilerine ait alfabe oluşturmuşlardır. Yaradılış Destanı onlara aittir, ilk kez matbaa ve kağıdı kullanan Uygurlar, siyasî alandan çok kültürel alanda isimlerini duyurmuşlardır. Kırgızlar tarafından yıkılmıştır.

DİĞER TÜRK BOYLARI

Avarlar: İstanbul'u kuşatan ilk Türk boyudur.

Oğuzlar: İslâmiyet'i topyekün seçmiş Selçuklu ve Osmanlı Devleti'ni kurmuşlardır.

Türgişler: Emevîler'le mücadelelerinin ana nedeni Orta Asya'yı İslâm hakimiyetine sokmamak içindir. Türk tarihinde ilk parayı kullandılar.

Peçenekler: Balkanlar'a geldiler. Malazgirt Sa-vaşı'nda Selçuklular'a yardım ettiler.

Kartuklar: islâmiyet'i topyekûn seçen ilk Türk boyudur. Talaş Savaşı'nın kazanılmasında ve Ka-rahanlı Devleti'nin kurulmasında önemli rol oynadılar.

Kumanlar (Kıpçak): X. yy.da Doğu Avrupa'ya gelen Kumanlar Ruslarla mücadele ettiler. Oğuz -Kıpçak savaşları Dede Korkut Destanı'nda yer alır.

Bulgarlar: Tuna Bulgarlar'ı Hristiyanlığı, Volga (İtil) Bulgarları islâmiyet'i seçtiler.

Hazar: Yöneticileri Türk, din bakımdan Musevî-dirler. Bölgede sağladıkları huzur ve güvenden "Hazar Barış Çağı" olarak adlandırılmıştır.

Sibirler: Sibirya ve Kafkasya'da yaşayıp Sibirya'ya adlarını vermişlerdir.

Kırgızlar: Ötügen'de kurdukları devletlerini Moğollar yıkınca bölge Moğollar'ın eline geçti. Türk edebiyatının en uzun destanı Manas Destanı onlara aittir.

Akhunlar: Afganistan ve Kuzey Hindistan'da etkili oldular.

Macarlar: Doğu Avrupa'da devlet kurdular. Hristiyanlığı seçtiler.

KÜLTÜR VE MEDENİYET

Hükümdarlık: Han, Hakan, Kağan, Sanyü unvanlarını kullandılar. Hükümdarlığın Gök Tanrı tarafından verildiğine inanırlardı. Devlet yönetme yetkisi olan Kut, kan yoluyla babadan oğula geçerdi. "Ülke, hanedanının ortak malıdır anlayışı Türk devletlerinin taht kavgalarıyla kısa sürede yıkılmasına neden olmuştur.

Aileler obaları, obalar boyları, boylar devleti (il, oluştururdu. Bu sayede kolaylıkla devlet kurulabili yordu. Kurultay (toy ya da kengeş meclisi) adlı da nışma meclisi vardı. Üyeleri boy beyleriydi. Siyasî askerî, ekonomik kararlar alırdı. Hükümdarın yetki leri kısıtlı idi. Yönetimde hükümdar eşi olan hatun lar da söz sahibi idi. Devlet meclisine katılır, elç kabul ederdi.

Devlet ve toplum yaşayışında kullanılan baz terimler şunlardır:

Tarkan: Hakan'a idarî ve askerî işlerde yardım cı olan üst düzey memur.

Tudun: Vergi memuru

Bitikçi: Dış işleri yürüten kişi

Yuğ: Dini tören (yas ayini)

Kurgan: Mezarlar

Balbal: Ölen kişinin savaşta öldürdüğü kişi kc dar dikilen heykel

Ayukı: Hükümet

Aygucı: Başbakan

Buyruk: Bakan

Şad: Boylara gönderilen yönetici Yabgu: Hükümdarın kardeşi

HUKUK

Yazılı hukuk yoktur. Devlet ve toplum işleri düzenleyen kurallara töre denilirdi.

ORDU

Türk Ordusunu Çin, Roma, Bizans, Rus, M ğollar örnek almışlardır. Ordu onlu sisteme gc düzenlenirdi. Kadın erkek herkes asker sayılın Genellikle atlı birliklerden oluşurdu. Savaşlar hilâl taktiği (Turan taktiği) uygulanırdı.

DİN VE İNANIŞ

Göktanrı inancı Türkler arasında en yaygın olan dindir. Mani dini, Hristiyanlık, Şamanizm, Totemizm, Budizm, Musevîlikde kabul ettikleri dinlerdi. Avrupa'ya göç eden Türk boyları Hristiyanlığı kabul ederek Türklük özelliklerini yitirmişlerdir. Avrupa'ya göç eden Türkler;

 Hristiyanlığı kabul etmeleri

Orta Asya ile bağlarının kesilmesi

* Nüfus azlığı

* Bizans entrikaları sonucu Türklük özelliklerini yitirdiler.

EDEBİYAT

Daha çok sözlü edebiyat gelişmiştir. En eski edebiyat ürünü destanlardır, ilk alfabeler Göktürk ve Uygur alfabesidir.

]]>
aydinbiyiksiz@gmail.com (aygunhoca) Kpss Tarih Thu, 20 Feb 2014 18:18:38 +0000
İlk Müslüman Türk Devletleri http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/7243-ilk-musluman-turk-devletleri.html http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/7243-ilk-musluman-turk-devletleri.html İlk Müslüman Türk Devletleri

A- TOLUNOĞULLARI(868-905)

Mısır'da kurulan ilk Türk devletdir. Yoksulların her türlü ihtiyaçlarını karşıladığından "Sosyal Hukuk Devleti" özelliği taşır. Tevaif-i Mülük devletlerindendir.

B- İHŞİDLER (AKŞİD) (935-969)

Bu iki devletinde yöneticileri Türk, halkı Arap olduğu için fazla ömürlü olamamıştır. Hicaz bölgesini (Mekke, Medine'yi" ele geçiren ilk Türk devletidir. Bu da Tevaif-i Mülük devletlerindendir.

C- KARAHANLILAR(840 - 1212)

Karluk, Yağma, Çiğil Türkleri tarafından Orta Asya'da kurulan İlk Türk - Müslüman devletidir. Türk dilinin gelişmesine katkıda bulunan Karahan-lıların hükümdarı, ordusu, halkı ve yöneticileri tamamen Türk'tür. Türkçe'yi resmi dil olaak kabul etmiştir, ilk Türk- islam sanat eserlerini vermişlerdir.

Yusuf Has Hacip - Kutadgu Bilig Kutadgu Bilig Divan-ı Lügat-it Türk Edip Ahmek Yükneki => Atabet-ül Hakayık Hoca Ahmet Yesevi => Divan-ı Hikmet

D- GAZNELİLER (963 - 1182)

Samanoğulları valisi Alptekin tarafından Afganistan'ın Gazne şehrinde kuruldu. Gazneli Mahmut zamanında ilk defa "sultan" unvanı kullanıldı. Hükümdar, yönetim, ordu komutanları Türk, halk

ve ordu Türk - İran - Afganistan ve Hintlilerden oluşuyordu. Gazneli Mahmut, Hindistan'a düzenlediği 17 seferle meşhurdur. Bu seferler sayesinde Hindistan, Endonezya, Malezya gibi bölgeler islamiyet'le tanışmışlardır.

Sultan Mesut zamanında 1040'da Dandanakan Savaşı'nda Selçuklulara yenilince zayıfladılar ve bir daha toparlanamadılar. Afganistan'ın yerlileri Gurlular'ın isyanıyla yıkılmışlardır.

E- BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ (1040- 1157)

Oğuzların Kınık boyu tarafından kurulmuştur. Oğuz - Yabgu Devleti'nde subaşı olan Selçuk Bey, Cend şehrine gelerek islâmiyet'i benimsedi. Torunları Tuğrul ve Çağrı Beyler başa geçti. Tuğrul Bey'in yaşı küçük olmasına rağmen devlet idaresinden sorumlu olmuş, daha büyük olan Çağrı Bey'de askeri işlere bakmıştır. Çağrı Bey, Anadolu'ya keşif amaçlı seferler düzenlemiştir. 1040 Dandanakan Savaşı'yla resmen kuruldu. Gazneliler yıkılışa geçti.

Horasan'da Selçuklu egemenliği kesinleşecek Selçukluların islâm dünyasındaki otoritesi arttı. Bizans'la ilk savaş olan Pasinler Savaşı yapıldı (1048). Böylece Anadolu'nun yeni bir yurt olabileceği anlaşıldı. Tuğrul Bey, Abbasî halifesini Şii Büveyhoğulları baskısından kurtarınca Hilâfetin ve İslâm dünyasının koruyuculuğunu üstlenen ilk Türk - İslâm devleti oldular.

Alparslan Dönemi

Türklerin Anadolu'ya akınlarını önlemek isteyen Bizans ile Selçuklular arasında 1071'de Malazgirt Savaşı yapıldı. Böylece;

Anadolu'nun kapıları Türklere açıldı ve Anadolu Türklerin yeni yurtları oldu.

Anadolu Türk tarihi başlangıcı 1071 olarak kabul edildi. İslâm dünyası üzerindeki Bizans tehdidi sona erdi.

Türklerin batı yönüne ilerlemeleri hız kazandı.

Anadolu'da ilk bağımsız beylikler kuruldu.

• Danişmentler

• Saltuklar

• Mengücekler

• Artuklar

• Çaka Beyliği

Haçlı Seferine neden oldu.

Melikşah Dönemi

Sınırlar en geniş şeklini aldı. Devlet en ihtişamlı günlerini yaşarken Batınîlik faaliyetleri, vezir Ni-zam-ül Mülk'ün öldürülmesi, Melikşah'ın ölümü devleti yıkılma sürecine girdirdi. İç karışıklıklar, taht kavgaları, Haçlı Seferleri devleti yıprattı. 1141'deki Katvan Savaşında Moğolların Karahıtay kolu ve Oğuzlara yenilerek yıkıldı. Batınîlik faaliyetleri, Abbasî halifelerinin aleyhine faaliyetleri de diğer yıkılış nedenleridir.

Büyük Selçuklular yıkıldıktan sonra devlet olarak Anadolu Selçukluları, Suriye-Filistin Selçukluları, Irak Selçukluları, Hemedan - Kirman Selçukluları beylik olarak Çaka beyliği, Artuklar, Saltuklar Danişment; atabeylikler olarak Şam, Böri, Sal-gurlular, İlderoğulları, Zengiler kuruldu.

Atabeyler şehzadelerin hocalarıdır. Şehzadelerin yanında gönderilen atabeyler devlet yıkılıncc bulundukları bölgelerde devletlerini kurdular.

F- MOĞOL İMPARATORLUĞU (1196- 1227)

Kurucusu Cengiz Han'dır. Türk veraset sistemin benimsemiştir. Uygurlar Moğolların Türkleşmesin sağlamıştır. Cengiz Han'ın oğulları döneminde Ba tı Çin'de İslâmiyet yayıldı.

• Moğol istilâsından kaçan Türkler Anadolu'ya yerleşerek Anadolu'nun Türkleşmesini sağladılaı Cengiz Han'ın ölümünden sonra aynı topraklardı Altınorda, İlhanlılar, Çağatay ve Kubilay Hanlık lan kurulmuştur.

• Kubilay Hanlığı hariç hepsi İslâmiyeti benim sedi.

G- TİMUR DEVLETİ (1370 - 1507)

Timur tarafından Çağataylar'ın topraklarında-Türkistan'da kurulan devlet Altınorda Devleti'ni yıkarak Ruslar'ın güçlenip güneye inmesine neden oldu. 1402'de Ankara Savaşı'nda Osmanlı Devletini yendi. Çin seferine çıktığı sırada öldü.

H- HARZEMŞAHLAR(1097- 1231)

Moğol istilâsının hızını kesti. Harzemşahlar bağımsızlıklarını ilan etmeden önce, Büyük Selçuklularla bağlıydı. Moğollar'ın baskısıyla Doğu Anadolu'ya girmiştir. Bu topraklara göz dikince Büyük Selçuklularla 1230'da Yassıçemen savaşı yapmışlar ve yıkılma sürecine girmişlerdir.

I- EYYUBİLER

Haçlılar'dan Kudüs'ü alıp III. Haçlı Seferleri'ne sebep oldular. Baharat Yolu'na hakim oldular. Mısır'da kurulmuş olan Türk Devletlerindendir.

J- MEMLÜKLER

Eyyubiler'e son vererek, Mısır'da kuruldu. Mo-ğolları tarihte ilk kez yenen (Sultan Baybars tarafından 1260'da Ayn Calut Savaşı ile) ve durduran devlettir. Abbasî halifeliğini koruyarak devamını sağladılar. Osmanlı Devleti tarafından yıkıldılar.

Her emir (vali) sultan olma hakkına sahip olduğundan, Osmanlı'dan daha kısa ömürleri olmasına rağmen daha fazla sayıda sultanları olmuştur.

K- BABÜRLER

Hindistan'daki en önemli Türk - islam devletidir. En önemli eserleri mimarî alanda Tac Mahal'dir. 19. yüzyılın ortalarında ingilizler tarafından Hindistan'ın işgaliyle yıkılmıştır.

L- SAFEVİ DEVLETİ

Kurcusu aslen Türk olan Şah İsmail'dir. Ancak İran topralarında Şiiliği benimsediğinden sünni olan Osmanlılar'a düşmanlık beslemiştir. Osmanlı-lar'a Çaldıran'da yenildi. Osmanlı Devleti'ni doğudan sürekli olarak tehdit ederek batıdaki seferlerini olumsuz şekilde etkilediler.

]]>
aydinbiyiksiz@gmail.com (aygunhoca) Kpss Tarih Thu, 20 Feb 2014 18:15:49 +0000
Türk İslam Devletlerinde Kültür ve Medeniyet http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/7241-turk-islam-devletlerinde-kultur-ve-medeniyet.html http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/7241-turk-islam-devletlerinde-kultur-ve-medeniyet.html Türk İslam Devletlerinde Kültür ve Medeniyet

• Sınıf ayrımı ve kölelik yoktu.

• Ülke hanedanın ortak malıdır ve Kut anlayışı geçerliliğini korumuştur.

• Hükümdara yardımcı, vezirlik makamı oluşturulmuştur. Büyük divan vardır. Buna bağlı başka divanlar da vardı. Ülke bölge ve eyaletlere bölünürken hanedan üyelerinden veya asker valilerden yönetici gönderilirdi. Selçuklular'da vali hanedan üyesi melik denilirdi.

EĞİTİM VE BİLİM

Melikşah döneminde vezir olan Nizamül Mülk devrinde Nizamiye Medreseleri yapılmıştır. Melikşah adına Güneş yılına göre hazırlanan Celali Takvim düzenlenmiştir.

İmam-ı Gazali -ihya-i Ulumiddin, Nizam-ül Mülk - Siyasetname gibi eserler de verilmiştir.

ORDU

Hassa

ikta

Eyalet

Guleman-ı Saray

Türk - islam devletlerinde orduları çoğunlukla Türkler oluşturuyordu. Selçuklularda; Hassa ordusuna; askerler milliyetleri ne olursa olsun küçük yaşta saraya alınır, yetiştirilirlerdi. Hükümdarın yanında bulunup ücret alırlardı. Güleman-ı Saray, hassa ordusu içinden seçilir ve saray muhafızı olarak görev yapardı. İkta, devlet görevlilerine maaş karşılığı verilen toprakların vergi gelirlerinin bir kısmıyla yetiştirilen atlı askerlerdi. Eyalet askerleri ise, eyaletlerde yer alan askeri birliklerdir.

Türkmenler

Göçebe olarak yaşayan Türkmenler sınır bölgelerine yerleştirilmiş, sınırdaki bölgelerimizi korumuşlardır, ikta Sistemi ile hazineden para çıkmadan güçlü bir ordu sahibi olundu. Vergiler düzenli toplanarak, göçebe Türkmenler'in yerleşik hayata geçişi sağlandı.

Adalet

Türk - islâm devletlerinde şer'î ve örfî hukuk vardı. Kadı'lar şer'î davalara bakardı.

Toprak

Has (hükümdar ve hanedan üyeleri), mülk (şahıslara ait), ikta (komutan, devlet adamı), vakıf toprakları (hayır kurumlarının, eğitim, bayındırlık ihtiyacını karşılamak için ayrılmış)

TOPRAK 

Has Mülk ikta Vakıf

A. KAVİMLER GÖÇÜ

M.S. 375'de Asya Hunları'nın Kuzey ve Güney olarak ikiye ayrılmasının üzerine Kuzey Hunların-dan bir kısmı batıya göç etmiştir. Bu durum Avrupa'da Kavimler Göçü'ne sebep olmuştur.

]]>
aydinbiyiksiz@gmail.com (aygunhoca) Kpss Tarih Wed, 19 Feb 2014 19:28:37 +0000
Orta Çağda Avrupa Kpss Ders Notları http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/7240-orta-cagda-avrupa-kpss-ders-notlari.html http://aygunhoca.com/kpss/121-kpss-tarih/7240-orta-cagda-avrupa-kpss-ders-notlari.html Orta Çağda Avrupa Kpss Ders Notları

I. Haçlı Seferi

I. Haçlı Seferi'nin sonunda Urfa, Antakya, Ku-

düs'te Latin Krallığı kuruldu. İznik'i Haçlılar'a kap-

tıran Anadolu Selçukluları başkentlerini Konya'ya

taşımak zorunda kalmışlardır.

• Feodalite doğuya taşınmış oldu.

II. Haçlı Seferi:

Urfa'yı Haçlılardan, İmadeddin Zengi'nin geri alması üzerine bu sefer başlamıştır. Anadolu Selçukluları bu sefere Danişmentlerle beraber karşı koymuşlardır. Avrupalı Krallar bu seferde başarılı olamadı.

III. Haçlı Seferi:

Haçlılar İstanbul'un zenginliğini görünce Sela-hattin Eyyubi Kudüs'ü Haçlılardan aldığı için düzenlenen bu seferlerde de başarılı olamadılar. Bu sefere Anadolu Selçukluları ve Eyyubiler birlikte karşı koydular.

 

IV. Haçlı Seferi:

Haçlılar İstanbul'un zenginliğini görünce İstanbul'u alarak Latin Krallığını kurdular. (1204)

• istanbul'dan kaçan Rumlar, İznik ve Trabzon'da Rum İmparatorluğu kurdular.

Haçlı Seferleri Sonuçları:

Dini

Kilise ve Papaya olan güven sarsıldı. Skolastik düşünce zayıfladı. Kutsal yerler Müslümanlarda kaldı.

Siyasi

Türklerin ilerleyişi durdu. Türklerin Balkanlara geçişi durdu.

Bizans İmparatorluğu topraklarını koruduğu Burjuva sınıfı ve mutlak krallık rejimi güçlenerek feodalite rejimi zayıfladı.

Ekonomik

* Doğu batı ticareti gelişerek Akdeniz limanları önem kazandı.

Avrupa'da yaşam standartı yükselirken, İslam dünyası ekonomik açıdan zayıfladı.

Sosyal

Barut, Pusula, Kağıt ve matbaa Avrupa'ya geçti.

Barut: Derebeylerin arkalarına saklandıkları surlar ve şatolar yıkıldı. Derebeylik yıkıldı, Krallık rejimi yeniden güçlendi.

Pusula: Açık denizlerde gemicilerin yönlerini bulmaları kolaylaştı. Coğrafi keşiflere sebep oldu.

Kağıt, Matbaa: Kendi dinlerinin kutsal kitapları olan incil kendi dillerine tercüme edilip, yaygınlaştı. Halk papazların kendilerini kandırdıklarını anladılar. Klasik eserler daha fazla yayıldı. Bunlarda Rönesans ve Reform'a sebep oldu.

Sonuç: Avrupa Aydınlanma Çağı'na girdi hızla ilerledi.

KPSS Tarih,KPSS Tarih Konuları,KPSS Tarih Konu Özeti, KPSS

]]>
aydinbiyiksiz@gmail.com (aygunhoca) Kpss Tarih Wed, 19 Feb 2014 19:23:32 +0000