Yıldırım yayınevi türk edebiyatı sayfa 139-142

merve tarafından yazıldı. Aktif . Yayınlanma 11.sınıf Türk Edebiyatı Yıldırım Yayınları Cevapları

Yıldırım yayınevi türk edebiyatı sayfa 139-142

Sayfa 139

2.Etkinlik

Fecriati topluluğunun ortaya çıkmasında Batılı edebiyat akımlarının rolü olmuştur. Servetifünuncuların edebiyata yeterince yenilik getiremediğini savunan Fecriaticiler halka edebiyat sevgisini aşılamayı amaçlamışlardır.

3.Etkinlik

Fecriaticiler daha çok şiir, makale ve eleştiri alanında eserler yazmışlardır. Fecriati Beyannamesi’nde Batılı eserlerin tercüme edileceğinden, halka tanıtılacağından söz edilmiştir.

Anlama Yorumlama

1)Fecriati grubu Servetifünun topluluğuna tepki olarak doğmuşsa da onları taklit etmekten öteye geçememişlerdir.

2)Fecriaticilerin benimsediği yeni anlayışlar, yapmak istediği yenilikler Fecriati Beyannamesi’nde dile getirilmiştir.

3)Fecriaticiler arasında bir kültür, zevk ve anlayışı bütünlüğü oluşmamıştır.

4)Fecriati topluluğu Balkan Savaşları’nın yaşandığı, Avrupa ve Osmanlı içinde siyasi çalkantıların başladığı bir dönemde ortaya çıkarak “sanat şahsi ve muhteremdir.” Anlayışıyla eser yazmıştır. Ancak halk, bu çalkantılı yıllarda edebiyata, sanata pek ilgi göstermemiştir.

Sayfa 140

Değerlendirme

1)DYD

2)ilk ve tek, Milli Edebiyat

3)E

4)C

5)D

6)Servetifünun topluluğunun dağılmasından sonra edebi anlamda bir boşluğun oluşması

Fecriaticilerin Servetifünuncuları Batı edebiyatını anlamada ve halka anlatmada yetersiz bulmaları ve bu eksikliği kendilerinin gidereceğini iddia etmeleri

2.Meşrutiyet’in ilanıyla özgürlükçü bir ortamın oluşması

Sayfa 141

1.   "Şiirin doğduğu yer bilinçaltıdır." sözünden ne anladığınızı sözlü olarak ifade ediniz.

“Şiirin doğduğu yer bilinçaltıdır” ifadesi şiirin insanın iç dünyasını yansıtmasını anlatıyor. Şiir insanın ruh dünyasının dışa vurumudur.

2.   Şiirin anlam bakımından açık olmasımı, kapalıifadeler içermesi mi hoşunuza gider? Tartışı-nız ve elde ettiğiniz sonuçlarıtahtaya yazınız.

şiirin anlamının açık olası yani şiirin anlaşılır olması daha iyidir.. İnsanların ne anlatmak istediğini açıkça anlatması kapalı anlatımdan anlaşılmamaktan daha iyidir.

3. Şiirde, "ifadenin çağrışıma açık olması"ndan ne anladığınızı sözlü olarak ifade ediniz.

ifadenin çağrışıma açık olması”  ortay konan düşüncelerin  farklı yorumlanabilir olması demektir. Her okuyan kişinin kendine göre bir yorum çıkarması çağrışım açıklık anlamına gelir.

4.   Aşağıdaki şiirlerden yola çıkarak şairin birey ve toplumla olan ilişkisi ile devrin siyasi, sosyal ve kültürel yapısı arasında bir ilişkinin kurulup kurulamayacağını tartışınız. Elde ettiğiniz sonuçları defterinize yazınız.

Sanat eserleri tamamen olmasa da devrin sosyal, siyasal ve kültürel yaşamından izler taşır. Şiirlerde de görüldüğü gibi her şiir farklı bir dönemde oluşturulmuştur. Her biri yaşanılan devrin sanat anlayışını yansıtmaktadır.

Sayfa 142

1.    Fecriati Topluluğu Beyannamesi ile okuduğunuz Uzlette adlı şiirin dönemin siyasi, sosyal ve kültürel hareketleriyle ilişkisini belirleyip metnin oluşumuna imkân sağlayan zihniyeti tespit ediniz. Elde ettiğiniz sonuçları tahtaya yazınız.

Uzlette şiiri  fecriati şirinin özelliklerini yansıtmaktadır. Fecr-i Ati şiiri toplumsal temalardan uzak durmuştur. Batıdaki sanat akımları Fecr-i Ati topluluğunu da etkilemiş şiirlerini sembolizm akımının tesirinde kalarak oluşturmuşlardır. Dönemin siyasal yapısından pek etkilendikleri söylenemez. Balkan savalarının  yaşandığı bir dönemde sosyal temalara pek eğilmemişler bireysel temalar işlemişlerdir.

2.    Uzlette şiirini yapı özellikleri bakımından inceleyiniz ve ulaştığınız sonuçları defterinize yazınız.

Uzlette şiiri sone nazım şekli ile yazılmıştır. İki dörtlük ve iki üçlükten meydana geliyor son kısım ise tek bir mısradan oluşuyor. Kafiye düzeni abab, cdcd, eff,ghh, ı şeklindedir.  Aruz ölçüsü kullanılmıştır.

3.    Uzlette şiirinin temasını belirleyerek temanın yapı, ahenk ve söyleyiştarzıyla ilişkisini tartışınız. Sonuçları defterinize yazınız.

Şiirin teması: sevgiliye duyulan özlem. Bu tema şiirde ahenk unsurları ile bütünleştirilerek verilmiş. Şiirde karma bir kafiye düzeni var. Bu şairin ruh halini yansıtıyor. 

1. Etkinlik

•  Sembolizm akımının özellikleri ile önemli temsilcileri hakkında yaptığınız araştırmayı hazırladığınız slaytlarla sınıfa sununuz.

•  Araştırma sonuçlarınızdan ve Uzlette şiirinde geçen Akşamın dûd-ılâci verdisi, Güllerin bûy-i mest üşehvîsi, Esiyor akşamın ipek nefesi gibi ifadelerden yola çıkarak Uzlette şiirinin bütününde, sembolizmi düşündüren özelliklerin olup olmadığını belirleyiniz.

•  Elde ettiğiniz sonuçları defterinize yazınız.

19.yüzyılın ikinci yarısında parnasizme tepki olarak ortaya çıkmış bir akımdır. Parnasyenler insan duygularına, izlenimlere önem vermiyorlardı Onlar için önemli olan gerçekti, düşüncelerdi. Sembolistler bu anlayışa karşı çıkmış, duygusallığa, insanın iç dünyasına yönelmişlerdir. Onlara göre somut varlıklar, dış dünya ile insanın duyuları arasında köprü kurmaya yarayan birer simgedir. Çünkü dış gerçek ancak insanın algılayış biçimiyle var olur. Yani insan onu nasıl algılıyorsa öyle değerlendirilir. Sembolistler, semboller aracılığıyla dış çevrenin insan üzerindeki etkilerini ve izlenimlerini anlatmışlardır.

Şiiri sessiz bir şarkı olarak tanımlamışlar ve müziği şiirin amacı durumuna getirmişlerdir. Onlara göre şiir düşüncelere değil duygulara seslenmelidir; çünkü şiir bir şey anlatmak için yazılmaz.

Şiirde anlam kapalı olmalıdır ve herkes kendince yorum getirebilmelidir. Sözcüğün anlam değerinden çok müzikal değeri önemlidir. Anlam kapanıklığı ve farklı çağrışımlar yaratabilme amacı, bol bol mecaz ve istiarelerin kullanılmasına yol açmış, dolayısıyla dil de ağırlaşmıştır.

Gerçeklerden kaçma, hayale sığınma, çirkinlikleri hayal yardımıyla güzelleştirme, bunlara bağlı olarak ortaya çıkan karamsarlık, sembolizmin en belirgin özelliklerindendir.

Durgun sular, ay ışığı, alacakaranlık, tan ağartısı, perdede gezinen gölgeler ve ölüm başlıca temalarıdır. Lirizm, bu anlayışın en önemli ögesi durumundadır.

Parnasyenlerin genellikle “sone” nazım biçimini kullanmalarına karşın, sembolistler daha çok serbest nazım biçimlerine yönelmişlerdir.

Başlıca temsilcileri:

  Baudelaire

  Rimbaud

  Mallarme

  Verlaine

  Puşkin

TÜRK EDEBİYATINDA SEMBOLİZM

Bu anlayışın ilk uygulayıcısı Cenap Şahabettin’dir. Ancak bu akımın en başarılı örneklerini veren şairimiz Ahmet Haşim’dir. Kimi yönleriyle Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Hamdi Tanpınar gibi şairler de bu akımın izlerini taşırlar.

“Şairin dili, düzyazı gibi anlaşılmak için değil, ama duyulmak üzere oluşmuş müzik ile söz arasında, sözden çok müziğe yakın, ortalama bir dildir”                                               Ahmet Haşim (Piyâle Önsözü)

Uzlette şiirinde sembolizmin özellikleri görülmektedir. Şiirde düşünceler direk verilmemiş semboller kullanılmıştır. Akşam, gül, sis, rüzgar, gece, yıldız gibi kavramlar şiirde birer semboldür. Şiirde duygular açıktan verilmemiştir.