Yıldırım yayınevi türk edebiyatı 118,119.sayfa

merve tarafından yazıldı. Aktif . Yayınlanma 11.sınıf Türk Edebiyatı Yıldırım Yayınları Cevapları

Yıldırım yayınevi türk edebiyatı  118,119.sayfa

Sayfa 118

1.Hikayenin yazıldığı dönemde ülkenin işgal  edilmeye çalışıldığı büyük bir savaşın yaşandığı bir dönem var. Bu hikayede de bu konu işlenmiş.  Dini duyguların işendiği ramazan ayında teravihe gidildiği bilgilerini görüyoruz. Yine Mili duygulardan bahsedilerek milli  değerler  öne çıkarılmış.

Öğrencilerin savaşa gitmelerinin  ertelendiği  bilgisi var. Bütün bunlar dönemin sosyal ve siyasi yapısını yansıtan ifadelerdir.

6.Etkinlik

Olay örgüsü:

·Hüseyin Arif’in Macaristan’da odasında gazetede Çanakkale savaşı ile ilgili bir yazı okuması

·İstanbul’un içinde bulunduğu durumu hayal etmesi

·Mehmed Siyâvuş’un onu ziyarete gelmesi

·Sümbülü koklayınca sümbül kokusunun  İstanbul’u  hatırlatması

· Çanakkale’ye gidip savaşma kararı almaları

·İstanbul’a gitmek için eşyalarını satmaları

· Pasaportlarını vize ettirmek için şehbenderhaneye gidince öğrencilerin askerliğinin tecil edildiğini öğrenmeleri

7.Etkinlik

Şahıs kadrosu: HüseyinArif, Mehmet Siyavuş,  Katip,  bir gazeteci

Hüseyin Arif: Macaristan’nın Budapeşte şehrinde  Darülfünunu Tabiiyat Şûbesinde okuyan bir öğrencidir. Vatan sever biridir. uzun, siyah kirpikleri vardır. Ninesi ve ablası İstanbul’dadır.

Mehmet Siyavuş:  Hüseyin Arifin arkadaşıdır. O da  öğrencidir. Vatansever biridir. İstanbulludur.

Katip: soğuk biri. Şehbenderhanede ( konsoloslukta) çalışıyor.

Gazeteci:  Hakkında bilgi yok.

2.Hikaye Maacristanın Budapeşte şehrinde küçük, dar fakirane bir odadır. Odada bir masa vardır. Masanın üzerinde bir rovelver durmaktadır.

a.Mekan gerçeklik duygusu uyandırıyor. Küçük, dar bir öğrenci odası günlük hayatta karşılaşılabilecek bir oaddır.

b. Hikayenin yazıldığı dönemle yaşandığı dönem  aynı zaman dilimidir. Osmanlının son dönemleridir. Birinci Dünya savaşının yaşandığı yıllardır.

8. Etkinlik

Mekan: ev,  zaman: Birinci Dünya Savaşın yılları,  olay: Hüseyin Arif’in savaşa katılmak için karar vermesi, Kişiler: Hüseyin Arif, Mehmet Siyavuş, Bir gazeteci, katip. 

*Hikayede yapıyı oluşturan unsurlar arsında bir uyumdan söz edilebilir. Hem kişiler hem mekan hem de zaman olayın yapısı ile uyumludur.

*Yapıyı oluşturan unsurlardan biri değiştirildiği zaman bir uyumdan söz edilemez.

3.a.Hikayedeki temel çatışma:  Vatan için fedakarlık yapma.

 b.Tema: vatan sevgisi.

4.hikayede insana özgü gerçeklik gerçek yaşama uygun ele alınmış. Hikayede geçen olay günlük yaşamda karşılaşabileceğimiz bir olaydır.

5.Hikayede yazarın bakış açısı ilahi anlatıcı bakış açısıdır. Yazar kahramanın hayaline yer evriyor.

Örnek metinler:

“Her satır bir hançer, her nokta bir kurşun gibi beynine saplanıyordu.”

“Şimdi vatanı, İstanbul bütün camileriyle, saraylarıyle mavi göğü, mavi deniziyle, saz benizli narin kadınlarıyle, ince uzun boy lu sinirli gençleriyle, ağır ve me’yus yürüyüşlü ihtiyarlarıyle gözünün önüne geliyorlar...”

Sayfa 119

6.Hikayede bazı bölümlerde şiirimsi bir anlatım havası vardır. İçten samimi bir dil kullanılmıştır. Teşbihlerle söz sanatlarıyla anlatım zenginleştirilmiştir.

6.a. bu hikâye servet-i fünun hikâye geleneğine göre yazılmıştır.

b.Olay hikâyesidir.

 Olay öyküsü

·  Bu tarz öykülere “klasik vak’a öyküsü” de denir.

·  Bu tür öykülerde olaylar zinciri, kişi, zaman, yer öğesine bağlıdır.

·   Olaylar serim, düğüm, çözüm sırasına uygun olarak anlatılır.

·   Olay, zamana göre mantıklı bir sıralama ile verilir, düğüm bölümünde oluşan merak, çözüm bölümünde gi-derilir.

·   Bu teknik, Fransız sanatçı Guy de Maupassant (Guy dö Mopasan) tarafından geliştirildiği için bu tür öykülere “Maupassant tarzı öykü” de denir.

·   Türk edebiyatında bu tarz öykücülüğün en büyük temsilcisi Ömer Seyfettin’dir. Ayrıca Refik  Halit Karay, Reşat Nuri Güntekin, Yakup Kadri Karaosmanoğlu Orhan Kemal, Samim Kocagöz, Necati Cumalı, Talip Apaydın da olay türü öykücülüğünün temsilcileri arasındadır.

7. Hikâyede geçen konu ve olaylara her zaman rastlamak mümkündür. Vatanı için elinde ne varsa satıp cepheye gitme için harekete geçen bir genç konu edinilmiştir. Bu günlük yaşamda karşılaşılabilecek bir durumdur.

10. Etkinlik

* Turancılık akımının etkisinde kalmıştır.

* Sade bir dil kullanmıştır. Sanatlı bir anlatımı var.

* Edebiyata Servet-i Fünun edebiyatı ile başlamış daha sonra milli edebiyat akımının etkisinde kalmıştır.

* Her edebi eser yazarının sanat anlayışından dünya görüşünden izler taşır. Bu yüzden sanat eserini sanatçıdan ayrı düşünmek doğru olmaz.

12. Etkinlik

* Her iki hikaye de olay hikayesidir.

* Her iki hikâyede de yapıyı oluşturan unsurlar aynıdır. Olay, zaman, mekan ve kişiler.

* Her iki hikayede serim, düğüm, çözüm bölümlerinden oluşmaktadır.

**Görücü adlı hikâyede tema görücü usulü evlilik, Sümbül Kokusu adlı hikâyede tema vatan sevgisidir.

* Her iki hikâye de Servet-i Fünun hikâyeciliğini özelliklerini yansıtmaktadır.